| I/İ...I/İ ile ... | (I ile başlayıp I/İ ile biten AYNI YAZAÇLILAR...)

- ION ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR D'ION[Fr.] / IONENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON HIZLANDIRICISI

- IONENLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON İLETKENLİĞİ

- ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS[Fr.] / IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KAYNAĞI

- IONENKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KRİSTALİ

- ION CHROMATOGRAPHY[İng.] / IONEN CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KROMATOGRAFİSİ

- IONIC ATMOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= İYON KÜRESİ

- ION LASER[İng.] / LASER À IONS[Fr.] / IONENLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON LAZERİ

- ION PUMP[İng.] / POMPE À IONS[Fr.] / IONENPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON POMPASI

- ION SCATTERING SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= İYON SAÇILIM SPEKTROSKOPİSİ

- ION TRAP[İng.] / PIÈGE À IONS[Fr.] / IONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON TUZAĞI


- İYONİK KATI ile/||/<> MOLEKÜLER KATI

( İyonik iyonlardan, moleküler moleküllerden oluşur )
( Formül: NaCl İLE buz )

- İYONİK SIVI ile/||/<> EUTEKTİK ÇÖZÜCÜ

( İyonik sıvı sadece iyonlardan oluşan sıvıyken, eutektik çözücü düşük erime noktalı karışımdır )
( Formül: T_m < 100°C )

- IONIZATION DEGREE[İng.] / IONISIERUNGS GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA DERECESİ

- İYONLAŞMA ENERJİSİ ile/||/<> ELEKTRON İLGİSİ

( İyonlaşma elektron koparmak için gereken enerji, elektron ilgisi elektron alırken açığa çıkan enerjidir )
( Formül: E_n = -13.6 eV/n² (Hidrojen)\nIE = E_∞ - E_n (İyonlaşma) )

- IONIZATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSENERGIE, IONISIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ENERJİSİ

- HEAT OF IONIZATION[İng.] / CHALEUR DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSWÄRME, IONISIERUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ISISI

- IONIZATION CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ODASI

- IONIZATION GAUGE[İng.] / JAUGE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ÖLÇEĞİ/ÖLÇERİ

- IONIZATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA POTANSİYELİ

- IONIZATION CONSTANT[İng.] / IONISATIONSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA SABİTİ


- IONIZATION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA TESİR KESİTİ

- İYONLAŞTIRMAK ile İYON ile İYONLANMA ile İYONLAŞMA ile İYON YUVARI

- IONOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= İYONOGRAFİ

- IODINE TEST[İng.] / JODPROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT DENEYİ

- IODINE NUMBER[İng.] / INDICE D'IODE[Fr.] / JODZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT SAYISI

- İYS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİN DÜZENİ

- İZABE ile İZABE FIRINI ile İZABE NOKTASI

- İZÂFE/TEN[Ar.] ile İZÂFÎ[Ar.]

( Bir şeye ilişik/ait olarak. İLE Görelilikle/izâfetle ilgili. | Bağlı bulunduğu şey ile değişen. )

- İZÂFÎ ve FÂNİ

( Eğer tüm göreceli ve geçici veriler, sonsal hedef yapılırsa, putperestlik kaçınılmazdır. )

- İZÂFÎ[Ar.] yerine GÖRELİ


- İZÂFİ ile MECÂZİ

- İZAH ile İZAHLI

- İZÂHÎ ile/ve/<> İZÂFÎ

- İZAHI yoksa/> MİZAHI

( Açıklması/izahı olmayanın, mizahı/gülmecesi olur. )

- İZAN ile İZANLI ile İZANSIZ/LIK ile İZANSIZCA

- İZANAKİ ile/ve/||/<> İZANAMİ

- IZDIRAP ile IZDIRAPLI ile IZDIRAPSIZ/LIK

- IZDIRÂRÎ[Ar.] ile/ve/||/<> DÜVELÎ[Ar.]

- IZDIRÂRÎ ile/ve/||/<>/> İHTİYÂRÎ ile/ve/||/<>/> İKTİSÂBÎ

( Zorunlu/motor işlevler/durumlar. İLE/VE/||/<>/> Yapmayabileceğin eylemler/işler. İLE/VE/||/<>/> Bilebileceklerin. )

- IZDIRÂRÎ[Ar.] ile/ve/||/<> İKTİSÂBİ[Ar.]


- GRID CURRENT[İng.] / COURANT DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA AKIMI

- GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GRILLE[Fr.] / GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA GERİLİMİ

- CARACTÉRISTIQUE DE LA GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA KARAKTERİSTİĞİ

- GRID CHARACTERISTICS[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA KARAKTERİSTİKLERİ

- SCREEN FACTOR OF A GRID[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA PERDELEME ÇARPANI

- IZGARA ile IZGARA ile IZGARA İŞİ

- IZGARA/LIK ile IZGARALI ile IZGARASIZ ile IZGARA KÖFTE ile IZGARA DEMİRİ ile IZGARA YATAĞI ile IZGARA PARMAKLIĞI

- İZİ ile YIL
[<

( Gelecek yıldan sonraki yıl. İLE ... )

- ICELAND SPAR[İng.] / SAPATH D'ISLANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZLANDA SPATI

- ISLÄNDISCHEN DOPPELSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZLANDA SPATİ


- ICELAND AGATE[İng.] ile/değil/yerine/= İZLANDA TAŞI

- İZLEM/STRATEJİ ile/ve AKIL

( Üst kuram, kuram kurma kuramı. İLE/VE ... )
( Strateji sakatsa takviye yetmez. )

- İZLENİM ile İZLENİMCİ ile ETKİLEMEK ile İZLENİM ile ETKİLEYİCİ ile İZLENİM ile DAMGA

- İZMİR MARŞI ile SEPET HAVASI

- İZMİR ile İZMİRLİ/LİK ile İZMİR KÖFTESİ

- İZOBAR ile İZOBAR EĞRİSİ

- ISOELEKTRONISCHE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRONİK DİZİ

- İZOGAMET ile İZOGAMİ

- İZOHİPS ile İZOHİPS EĞRİSİ

- ISOKLINE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKLİNİK EĞRİ


- ISOCHROMATISCHER RAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKROMATİK SAÇAK DESENİ

- İZOMER ile İZOMERİ ile İZOMERLEŞME

- İZOMETRİK ile İZOMETRİ

- İZOTERM ile İZOTERM EĞRİSİ

- ISOTOPE EFFECT[İng.] / EFFET ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP ETKİSİ

- ISOTOPIC IRRADIATION[İng.] / ISOTOPENBESTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP IŞINLAMASI

- ISOTOPE SHIFT[İng.] / ISOTOP VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP KAYMASI

- İZOTOP (KİMYASI) ile/ve/||/<> İZOMER (KİMYASI)

( Aynı ögenin farklı nötron sayısına sahip atomları. İLE/VE/||/<> Aynı moleküler formüle sahip fakat farklı yapısal düzenlemelere sahip bileşikler. )
( İzotopların kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> İzomerlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )

- İZOTOP KİMYASI ile/||/<> RADYOİZOTOP KİMYASI

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )

- İZOTOP KİMYASI ile/||/<> RADYOİZOTOP KİMYASI

( İzotopların kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Radyoaktif izotopların kimyasını inceleyen bilim dalı. )

- ISOTOPE DILUTION ANALYSIS[İng.] / ISOTOPVERDRÄMMUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTME ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- ANALYSE PAR DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTME ÇÖZÜMLEMESİ

- ISOTOPE DILUTION[İng.] / DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPENVERDÜNNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTMESİ

- ISOTOPIC TRACER[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK İZLEYİCİ

- ISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTROPİ

- IZTIRAR ile IZTIRARİ

- İZZET BAYSAL HUZUREVİ

( Bolulu İşadamı ve hayırsever İzzet Baysal tarafından yaptırıldı ve 1992'de hizmete açıldı. İstanbul Valiliğince yönetilen huzurevinde 63 yaş üstü ihtiyaç sahiplerine ve düşkünlere hizmet verilmektedir. )

- ı ile i

- KAFA DURUŞU ile İNATÇI

- KALAALLİTLER ile/ve İNUVİALUİTLER ile/ve İNUPİATLAR, YUPİGETLER, YUPLİTLER, ALUTİİTLER ile/ve YUPİKLER[:
Gerçek kişi]

( Grönland'daki eskimolar. İLE/VE Kanada'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'nın güneybatısında ve Sibirya'daki eskimolar.[İnuit sözünün ne olduğunu bilmezler.] )

- KALP HASTALIKLARININ NEDENİ:
KAN YAĞLARI
değil İNSÜLİN DİRENCİ

( )

- KANAATBAHŞ değil/yerine/= İNANDIRICI

- KANAL KAPASİTESİ İLE HATA DÜZELTME İLE SIKIŞTIRMA ile/||/<> İLETİŞİM TEOREMİ

( Shannon ın temel teoremleri. )
( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )

- KAPİTALİZM:
ÜRÜN TEMELLİ
değil "İMGE ODAKLI"

- KARDELEN ile/||/<> İSTANBUL KARDELENİ

- KARDİYAK KAS ile/||/<> İSKELET KASI

( Kardiyak çizgili istemsiz, iskelet çizgili istekli. )
( Formül: Involuntary İLE voluntary striated )

- KARMAŞA/SI" ile/ve/değil/yerine/< İLİŞKİ/Sİ

- KARŞILIK ile/ve/değil/<> IŞILTI

- KATILIM ve/||/<>/< İLGİ

- KAVRAMLARIN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ ile/ve/||/<> İLKELERİN TRANSANDANTAL ANALİTİĞİ


- KEFAL ile İNCİ KEFALİ

( ... İLE Sadece Van Gölü'nde yaşar/bulunur. )
( )

- KEKİK ile İZMİR KEKİĞİ

- KELÂM'IN:
İHMÂLİ
değil/yerine/>< İMÂLİ

( Kelâmın imâli, ihmâlinden evlâdır. )
( Kelâmın imâli, mümkün olmaz ise ihmâl olunur. / Kelâm, imâl olunmazsa, ihmâl olunur. )

- KENDİ BAŞINA DİL ile İNSAN DİLİ

- KENDİ HAKKIN ile/ve/değil/yerine/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARI

- KESİNTİ ile DÜŞÜLDÜ ile İNDİRİLEBİLİR ile TÜMDENGELİMLİ

- KEŞİŞ ile İNZİVA YERİ

- KEŞKE ... ile İYİ Kİ ...

( Geçmiş zamanın olumsuzu. İLE Geçmiş zamanın olumlusu. )

- KEŞŞÂF[Ar.] değil/yerine/= İZCİ

- KEYFÎ değil/yerine/= İSTEĞE BAĞLI


- KEYFÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBARÎ

( Tüm ayrımlar, itibârîdir fakat keyfidir anlamına gelmez! )

- KİRAZ ile İDRİSAAĞACI/MAHLEP[Ar.]

( Gülgillerden bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesi. İLE Meyvesi hoş kokulu, hoş bir kiraz türü, kokulu kiraz. )

- KIRILMA İLE YANSIMA İLE GİRİŞİM İLE KIRINIM ile/||/<> IŞIK OLAYLARI

( Işığın madde ile etkileşiminde görülen dört temel optik olaydır. )
( Formül: n₁sinθ₁ = n₂sinθ₂ )

- 43 YAŞINA KADAR ALKOL:
İÇMEYENİN BEYNİ
ile/ne yazık ki/>< "İÇENİN" "BEYNİ"

( )
( Alkol, yüzeye yakın kan damarları genişleyerek "sıcaklık duyusu" verir fakat gerçek bir durum değildir. Gövde iç sıcaklığını düşürür. )

- KİŞİ ile/ve/||/<> İNSAN TEKİ

- KİŞİLER:
EKMEK GİBİ
ile İLÂÇ GİBİ ile MİKROP GİBİ

( Her zaman aranır, bazen bulunur. İLE Gereksinimin olduğunda aranır, pek az bulunur. İLE Her zaman, bizi bulur. )

- KİŞİLER İÇİN:
"BİR TANESİ"
değil İÇLERİNDEN BİRİ

- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(")
ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")

( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.

[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]

[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.

[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.

[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.

[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.

[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.

[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.

[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)

[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.

[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.

[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.

[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.

[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )

- KİŞİLİK ile/ve IRA/ÖZYAPI

- KİTÂBET/KETEBE/MUKABELE/KUBİLE KAYDI = FERAĞ KAYDI = İSTİNSAH KAYDI

( İstinsah kayıtlarında, tarihler, yazıyla verilir.[nadiren de rakamla] )
( İstinsah kayıtları, genellikle Arapça'dır. [XI. yy.'dan sonra Farsça da görülmektedir. XIV. yy.'dan sonra çok az sayıda Türkçe olarak da görülmektedir. Bazen de ebced ile kaydedilmiştir.][bkz. İslâm İlimleri Dergisi - Esad Coşan, 2. Sayı, 55-56 s., 1975, Ankara] )

- KOHERENT İLE İNKOHERENT İLE KISMEN KOHERENT ile/||/<> IŞIK KOHERENSI

( Işık dalgalarının faz ilişkileri. )
( Formül: γ = |⟨E₁E₂*⟩|/√(I₁I₂) )

- KOKULUKİRAZ = İDRİSAĞACI = MAHLEP[Ar. < MAHLEB]

( Gülgillerden, Anadolu'nun kuzey ve doğu kesimlerinde yüksek yerlerde yetişen, boyu 10 metreye ulaşabilen bir tür ağaç. )

- KOLAYLAŞTIRMAK ile İRTİFAK HAKKI

- KÖLE ile/değil/<>/< İŞÇİ

- KOLIMATÖR/COLLIMATOR[İng.] değil/yerine/= IŞIN YÖNLENDİRICİ

- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= İŞBİRLİKÇİ

- KONFORMER İLE KONFİGÜRASYON İLE KONSTİTÜSYON ile/||/<> İZOMERİ TÜRLERİ

( Moleküllerin farklı düzenleme biçimleri. )
( Formül: ΔE = RT ln K )

- KONSTANZ ile İSTİKRAR ile DEVAMLI ile KONSTANTİNOPOLİS ile SÜREKLİ

- KONVEKSİYON/CONVECTION[İng.] değil/yerine/= ISI YAYIMI/ISIYAYIM

( Devinen nesnelerle belirli nicelikte ısının taşınması olayı, iletim. )

- KOOPERASYON/COOPERATION[İng.] değil/yerine/= İŞBİRLİĞİ


- KÖŞKLÜ ile/ve "İKİ KEÇELİ"

( Osmanlı'da yangın habercileri. )
( ... İLE/VE Üst kıdemli. )

- KOŞULLU ile/ve/yerine/değil İSTEKLİ

- [ne yazık ki]
KÖTÜLERİN, "BASKISI"
ile/değil/||/<> İYİLERİN, KAYITSIZLIĞI

- KÖTÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ OLANIN YOKLUĞU

- [ne yazık ki]
"KÖTÜLÜK"
değil/yerine/>< İYİLERİN ÇABASI

( Kötülüğün baskın gelmemesi için tek koşul, iyilerin, çaba göstermeleridir. )

- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ

( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )

- KSİLEM İLE FLOEM ile/||/<> İLETİM DOKULARI

( Bitkilerde taşıma sistemleri. )
( Formül: Ψ = Ψs + Ψp + Ψm )

- KULLUK İÇİN değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI

- KUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İNCİR ÇEKİRDEĞİ

- KÜMES ile İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ile KOOPERATİF ile KOOPERATİF FONU ile İŞBİRLİKÇİ


- KUŞ ile İSTİRİDYE KUŞU(AFRİKA KARA İSTİRİDYE AVCISI)

- KUYUNUN DERİNLİĞİ değil İPİN KISALIĞI

- LAMB SHİFT İLE HYPERFİNE İLE ISOTOPE ile/||/<> İNCE YAPI KAYMALARI

( Spektrumda küçük enerji farkları. )
( Formül: ΔE_Lamb ~ α⁵mc² )

- LATTER :/yerine İKİNCİSİ, SONRAKİ

- LEBESGUE İLE RİEMANN İLE STİELTJES ile/||/<> İNTEGRAL TÜRLERİ

( Farklı integral tanımları. )
( Formül: ∫f dμ )

- LED İLE LASER DİODE İLE VCSEL ile/||/<> IŞIK KAYNAKLARI

( Yarıiletken ışık yayıcılar. )
( Formül: hν = Eg )

- LENZ ile/||/<> FARADAY ile/||/<> HENRY ile/||/<> İNDÜKSİYON YASALARI

( Elektromanyetik indüksiyon prensipleri. )
( Formül: ε = -N(dΦ/dt) )
( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- LİNKAGE İZOMERİ ile/||/<> İYONİZASYON İZOMERİ

( Linkage SCN vs NCS, iyonizasyon [Co(NH₃)₅Br]SO₄ vs [Co(NH₃)₅SO₄]Br. )
( Formül: Bağlanma İLE pozisyon )

- LİRET[Fr. < LIRETTE] değil/yerine/= İTALYA'NIN PARA BİRİMİ

- MAGMA[Yun.] değil/yerine/= ISI/SICAK YUVARI

( Yerin içinde, sıvı ya da hamur kıvamında, uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik. )

- MAHKEME ile/ve/<> İSTİNAF (MAHKEMESİ)

( ... İLE/VE/<> Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek, bir kararı, istinaf mahkemesine götürme. | [eskiden] [MAHKEMESİ]: İlk derecedeki mahkemelerle Yargıtay arasında yer alan mahkeme. )

- MAHREM değil/yerine/= İÇREK, GİZLİ

- MAKİNİST değil/yerine/= İŞLERGECİ

- MANTIKSIZ ile İRRASYONEL SAYI

- MARTI ile İNCE GAGALI MARTI

- MATEMATİK SAATLERİ:
1-9
ile/ve/||/<> İKİ TABANLI ile/ve/||/<> ile/ve/||/<> EULER ile/ve/||/<> ÇİN ile/ve/||/<> MAYA

- MEDDE İLEYHİ BASARAHU[Ar.] ile İSTEŞRAFEHU Bİ BASARİHÎ[Ar.]

- MEKANİK MÜHENDİSLİĞİ değil/yerine/= İŞLEYBİLİM ÖLÇMENLİĞİ

- MELEKLERDE:
"KANAT"
değil İLİŞKİ

- MELUN[Ar.] değil/yerine/= İLENÇLİ/KARGINMIŞ/KARGIŞLI


- MERAKLI ile/ve/değil/yerine İLGİLİ

- MESAJ değil/yerine/= İLETİ

- MESAJ değil/yerine/= İLETİ/BİLDİRİ

( Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun, belirli bir nedenle ilgililere gönderdiği bildiri. | Yazı ya da sözle verilen, gönderilen bilgi. | Yazı ya da sözle anlatılması amaçlanan duygu ya da düşünce. )

- MEVLÂNÂ ile/ve İBN ARABÎ

( Şiir. İLE/VE Nesir/Düzyazı. )
( Lâfz-ı Mevlânâ'dan, Zât-ı Mevlâ'dır garaz. )

- MİTLER:
MISIR
ile/ve/<> HİNT ile/ve/<> İBRÂNÎ ile/ve/<> YUNAN

( Varoluş'un öyküsünü anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Gövdenin macerasını anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Ruhun başına gelenleri anlatan/anlatır. İLE/VE/<> Aklın, aklî gelişimin ve akılsal ilke ile melekelerin öyküsünü anlatan/anlatır.
)

- MİTİK ile/ve İLÂHÎ

- MODERATE :/yerine ILIMLI

- MONAD İLE COMONAD İLE ADJUNCTİON ile/||/<> İLERİ KATEGORİ KAVRAMLARI

( Kategori kuramınin soyut yapıları. )
( Formül: μ: T² → T İLE η: Id → T )

- MOORE AÇMAZI ile/ve/||/<> BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile/ve/||/<> BELİRLENMİŞ ÖĞRENCİ AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI

- MUAYENE ile İNCELEMEK ile DENETÇİ


- MUHABBET SOKAK değil İNCİLİ ÇAVUŞ SOKAĞI

- MUHABERE MEMURU değil/yerine/= İLETİŞİM İŞYARI

- MUHÂFAZA ile/ve için SEVGİ

- MUHTEVÂ/LI / MUHTEVİYAT / MAZRUF[Ar.] yerine İÇERİK/Lİ

- MÜLKİYET HAKKI değil/yerine/= İYELİK ÜLEVİ

- MÜŞTEHİ[Ar.] değil/yerine/= İSTEKLİ

( Bir şey için çok istek gösteren, istekli. | İştahlı. )

- MÜTEALLİK[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİN, İLGİLİ

- MUTEDİL[Ar.] değil/yerine/= ILIMAN/ILIMLI

- MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ

- MUTLAK ile İLÂHİ

( MUTLAK[< TALÂK): Herhangi bir şeye ilişik olmayan. )

- MÜZİK ile/ve/değil İLÂHÎ

- NAMAZ ile İKİNDİ NAMAZI

( ... İLE Kaza kılınmaz! )
( Güneş batarken ve tam tepedeyken de kılınmaz! )

- NAMAZ ile/ve İŞRAK NAMAZI

( ... İLE/VE Gün doğumundan yaklaşık 40 dakika sonra kılınan bir "nafile" namaz. )

- NÂZİK[Ar.] değil/yerine/= İNCELİKLİ

- NE-LİK ile/ve NİTELİK ile/ve İLİŞKİLERİ

- NESNE İLİŞKİLERİ ile/ve/||/<> İÇSELLEŞTİRİLMİŞ NESNE İLİŞKİLERİ

- NESNE/MADDE ve IŞIĞIN BÜKÜLMESİ/IŞIĞI BÜKTÜRMESİ

- NİYET AÇMAZI ile/ve/||/<> CAYDIRICILIK AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI

- NÜSHA TESPİTİNDE:
TEK OLMASI
ile/ve/||/<> NADİR OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİF HATTI OLMASI ile/ve/||/<> EN ESKİ TARİHLİ OLANI ile/ve/||/<> MÜELLİF NÜSHASINDAN İSTİNSAH EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİFİN YAŞAMINDA, EN YAKIN DÖNEMDE MUKÂBELE EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> İLK 2/3 FERÂ KAYDININ OLMASI

- ODYOGRAM/AUDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= İŞİTME ÇİZGESİ


- ÖĞLE ile/ve/||/<> İKİNDİ

( Gölgesizlik. İLE/VE/||/<> Gün geçişi. )

- OMURGALILAR:
SUCUL
ile/ve/<> KARACIL ile/ve/<> İKİ-YAŞAYIŞLI

- ÖNCELİK ile/ve/değil/<>/= İLGİ

- ÖNCÜ ve/||/<> İNCİ

- ÖNERME[İng. PROPOSITION] ile/||/<> A PRİORİ ile/||/<> BAĞDAŞIMCILIK[İng. COHERENTISM] ile/||/<> DOĞALLAŞTIRILMIŞ EPİSTEMOLOJİ[İng. NATURALIZED EPISTEMOLOGY] ile/||/<> DOĞRULAMA İLKESİ[İng. VERIFICATION PRINCIPLE] ile/||/<> İÇSELCİLİK[İng. INTERNALISM] ile/||/<> ÖNCÜL[İng. PREMISE] ile/||/<> SENTETİK A PRİORİ[İng. SYNTHETIC A PRIORI]

( Önermeyi, doğru ve yanlış değerine sahip bir yargı, bir iddia taşıyan cümle olarak düşünmek mümkündür. Pritchard, önermesel bilginin insana özgü olduğunu ve daha sofistike entelektüel yetenekler gerektirdiğini düşünür. Bir cümle biçiminde ileri sürülen, bir şeyin durumunu söyleyen “Dünya yuvarlaktır.”, “Bekârlar, evlenmemiş olanlardır.”, “Baba II, harika bir filmdir.”, ya da “Ay peynirden yapılmış değildir” türünden ifadeler önerme örnekleridir. @@ Önsel, deneyime dayanmayan anlamına gelmektedir. Deneye dayanmayan, deneyden önce gelen ya da ondan bağımsız olarak ulaşılan bilgi için kullanılır. Örneğin, “bir cisim aynı anda birden çok yerde bulunamaz” önerisi "a priori" önermedir. Bu sınıflandırmayı felsefe tarihinde ilk öne süren Aristoteles’tir. @@ Bir önermenin doğru yolla gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği problemi çağdaş epistemolojinin merkezinde yer almaktadır. İnançlarımız, birbirleriyle bağlantılı ve tutarlı bir ağ oluşturabilmesinin doğru inançların gerekçelendirilerek bilgi olarak tanımlanması için yeterli olduğu düşünen yaklaşım Bağdaşımcılık olarak bilinir. Bağdaşımcılara göre sahip olduğumuz inançların epistemik statüleri arasında hiyerarşik bir ilişki yoktur. Doğru inançlarımızın birbirleriyle tutarlı bir ağ oluşturabilmesini epistemik bir sınır olarak kabul eden bu görüşe getirilen en büyük eleştirilerden biri izolasyon problemidir. Bu eleştiriye göre, inançlarımız birbiriyle tutarlı bir ağ oluştursa da, diğer epistemik ağlarla bağlantılı olmadıkları için, bu ağ içindeki inançların doğruluğunu tehdit edecek inançları kapsamaz. İnançlar tutarlı olsa da, bu kendi içinde tutarlı ağlara tamamen zıt ve kendi içinde tutarlı başka ağlar kurmak mümkündür. Kısacası, bu bağdaşımcı ağlar birbiriyle bağlantılı olmadıklarından ötürü, izolasyon problemi ortaya çıkar. @@ Bu yaklaşım Dışsalcılığın radikal bir biçimi olarak görülebilir. Çoğu yorumcu bu yaklaşımı bir dönem ünlü Natüralistler savunulduğu ve Natüralizmin ön kabulleri ile epistemolojiye yaklaşıldığını iddia ederek “yerini alma natüralizmi” de demiştir. Hatta öyle ki bu yaklaşımı, Natüralizmin epistemolojideki biçimi olarak da görenler bile olmuştur. Özellikle Quine tarafından sistemleştirilen bu görüşe göre, insanın bilişsel yetileri ve bilgi ile ilişkin zihinsel süreçleri evrimsel bir çerçevede anlaşılır Yani bilen kişi fizyolojik/biyolojik bir yapı olarak dışsal uyarıcılara tepki vermektedir. O halde insan zihni evrimsel bir sürecin sonucu olup çevresel etkilere oldukça duyarlıdır; çevreden gelen girdileri zihnimiz işler ve çıktı olarak karşımızda bilgiyi görürüz. Kimileri için böylesi bir yaklaşım a priori bilginin varlığına şüpheli yaklaşarak a posteriori bilgiyi ön plana almıştır. Peki bu ne demektir? Quine, 1951 yılında yayınlanan “Two Dogmas of Empiricism” (Deneyciliğin İki Dogması) adlı ünlü metninde Kant’ın analitik/sentetik ayrımı ve mantıkçı pozitivistlerin “her anlamlı ifade duyu tecrübelerine dayanır” iddiasını açık bir biçimde dogma olarak tanımlar ve eleştirir. Onun için her inanç ya da bilgi, aksi tecrübeler ışığında revize edilebilirdir, deneye dayanmayan bir inanç ya da bilgiden söz edilemez. İşte bu epistemoloji ile bilim arasındaki bütünlüğe işaret eden ve Natüralizm’in bir türü olarak görülebilecek bir bakış açısı olabilir. Doğallaştırılmış epistemoloji duyu verileri ile başlayan süreci psikolojinin konusu olarak gördüğü için epistemoloji ve psikoloji arasında doğrudan bir bağ kurar. Doğallaştırılmış epistemoloji yaklaşımına göre kanıt ile kuram arasındaki epistemik bağlantı belirlenmelidir, gözlem önermeleri ile teorik çıktılar arasındaki ilişki ancak ve ancak empirik bilimler yoluyla bilinebilir. Doğallaştırılmış epistemoloji bilginin doğasında yer aldığı düşünülen “gerekçelendirme” unsurunun yerine “gözlemsel unsurlar ile kuram arasındaki nedensel ilişki”yi koymak istiyormuş gibi görünüyor. @@ Viyana Çevresi (1920’lerde ortaya çıkmış olan ve Moritz Schlick, Otto Neurath, Fredrich Waismann, Rudolf Carnap ile anılan felsefe ekolü) olarak bilinen ekol tarafından geliştirilen bu yaklaşım anlamlı önermeleri matematiksel ifadeler ve olgu önermeleri olarak ikiye ayırmıştır. Bu ekol anlamı tecrübenin yanı başına koyarak, ancak ve ancak duyu verisine dayanan önermelerin anlamlı ve dolayısıyla doğru olabileceğini iddia etmiştir. Diğer yandan doğrulama ilkesinin zayıf versiyonu (bir ifadenin matematik, mantık ve totoloji olmaksızın ancak duyu tecrübesi ile doğrulanırsa anlamlı olacağı tezi) Mantıkçı Pozitivizm geleneğinin ilk yıllarında savunulmuş ve onların din felsefesine bakışınında temelini atmıştır. @@ İlk kez 1980 yılında BonJour ve Goldman tarafından kullanıldığı bilinen içselcilik (internalism) ve dışsalcılık (externalism) kavramları, çağdaş epistemolojide iki farklı yaklaşımı temsil eder. İçselciler, gerekçelendirmeyi zihne ait içsel durum ve özellikler ile ele almayı tercih eder. İçselciler için problemin çözümü gerekçelendirmedeki teminat şartının bilişsel olarak doğru inanca sahip kişinin zihninde (yani o kişiye 'içsel' koşullarda) hazır olarak bulunmasında yatar. Diğer bir deyişle, doğru inançların gerekçelendirilmesi, kişinin bu gerekçelendirme sürecinin farkında olması ve inançların kişiye erişilebilir olması ile mümkündür. İçselciliğin yaygın olarak kabul edilen iki biçimi vardır. Bunlardan ilki olan erişimcilik (İng: accessibilism), bir öznenin sahip olduğu inancın epistemik gerekçelendirmesini, öznenin zihnindeki bazı özel erişim türleri ile belirlenebileceğini iddia eder. Bir doğru inancı gerekçelendiren etkenlerin her an erişime ve muhakeme etmeye açık olması, öznenin bakış açısına içsel olan etkenlerin önemine vurgu yapar. BonJour, Audi ve Chisholm’un savunduğu bu yaklaşımda, bir şeyle ilgili tam deneyime sahipsek bilinç, içe bakış ve muhakeme ile bilgiye ulaşabiliriz; inanç ve algı deneyimlerimizin çoğuna muhakeme yeteneğini ile ulaşırız. Bu içselci yaklaşım şu türden iddialar ve kabullere sahiptir; gerekçelendirme bilgi için olmazsa olmaz bir koşuldur, doğru inancın bilgiye dönüşmesi için, öznenin inancın doğruluğuna dair iyi bir nedene sahip olması ve bu nedenin farkında olmalıdır, öznenin bir nedenin içsel olarak farkında olması aynı zamanda öznenin bu nedenine bilişsel anlamda erişimini gerektirir. Öyleyse öznenin bizzat doğru inancı ile neden arasındaki ilişkiye erişimi ve farkındalığının bulunması bu yaklaşım için merkezi bir önem taşımaktadır. Diğer yandan böylesi bir yaklaşım içselciliğin deontolojik statüsüne de dikkat çekmeyi gerektirir. Öznenin neye inanması gerektiği konusunda bir tür yol göstericilik rolünün söz konusu olması deontolojik yaklaşım asli özelliklerinden biridir. İçselcilik büyük oranda deontolojik bir biçimde özneye yol göstericilik rolü üstleniyormuş gibi görünüyor. O halde, öznenin p öncülü ya da c önermesine inanması belirli türden bilişsel görev ve sorumluluklarını yerine getirmesine bağlıdır. Söz konusu epistemik ve bilişsel ödevler, sorumluluklar gerekçelendirmenin normatif boyutuna işaret eder. Diğer yandan bu konudaki tartışmalar daha sonra doğallaştırılmış epistemolojinin normatifliği yok saydığı yönündeki itirazlarla tekrar gündeme gelecektir. @@ Bir sonuca ya da çıkarıma ulaşmakta kullanılan önermeler. Öncüller, savunulan iddia ya da argümanın dayandırıldığı temel fikir ya da yargılardır. Argüman sunarken doğru öncüller sunmak argümanı daha sağlam ve geçerli hâle getirirken kullanılan yanlış öncüller ise argümanı daha zayıf ya da geçersiz kılar. @@ Kant’ın felsefeye kazandırdığı bir kavram olan sentetik a priori, saf görü ile empirik görünün birlikte çalışması sonucunda ortaya çıkan bilgi türüdür. Bir yargının a priori olması, deneyime dayanmaksızın zorunlu ve kesin bilgiyi ifade ederken bir yargının sentetik olması, doğruluğunun içerdiği kavramların tanımlarına dayanamaması bakımından ek bilgi veren niteliğe sahip olduğu anlamına gelmektedir. Sentetik a priori bilgilerin kuruluşu, bağ kurucu bir unsur olan görüye dayanmaktadır. Görü, duyusallığın altına nesne düşürebildiğimiz zaman ortaya çıkmaktadır. Duyusallığın altına nesne düşürmeyi ise duyusallığın formları olan uzam ve zamandan hareketle yaparız. Bir nesnenin kavramını kurabilmek için gerekli olan şey görüdür. Böylelikle biz, altına görü düşürebildiğimiz nesneler üzerine yargıda bulunabiliriz. Bu bağlamda duyusallık ile görü, birbiriyle doğrudan ilişkili kavramlardır. Görü, empirik olgu durumları zemininde oluştuğu zaman sentetik a posteriori yargılar meydana gelmektedir. Öte yandan görünün, saf aklın kökeninde oluşması durumunda ise sentetik a priori yargılar meydana gelmektedir. Bu durumda sentetik a priori yargıların olanağı, olanaklı deneyimin sınırları içerisinde, saf görü ile empirik görünün birlikte çalışmasına bağlıdır. Sentetik a priori bilgilere örnek olarak Kant, matematiğin, geometrinin ve metafiziğin önermelerini ileri sürmüştür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ÖN-İKONOGRAFİ ile İKONOGRAFİ ile | İKONOLOJİ

( Tanımlama. İLE Çözümleme. İLE | Yorumlama. )
( Olgusal. İLE | Özsel. )
( Biçim. İLE | İçerik. )

- ÖNSES (DÜŞMESİ) ile/ve/||/<> İÇSES (DÜŞMESİ) ile/ve/||/<> SONSES (DÜŞMESİ)

( Sözcük başındaki ilk ses. İLE/VE/||/<> Sözcüğün, önses ve sonsesi arasında kalan ses ya da sesler. İLE/VE/||/<> Sözcük sonundaki son ses. )
( ARSLAN > ASLAN ile/ve/||/<> ISICAK > SICAK | ISITMA > SITMA ile/ve/||/<> YAYLAG > YAYLA | ARIG > ARI )

- ORMANLAR:
TROPİK
ile/ve/değil/||/<> KUZEY (BOREAL) ile/ve/değil/||/<> ILIMAN ile/ve/değil/||/<> ALT TROPİK/SUBTROPİK

( %45 @@ %27 @@ %16 @@ %12 )
( )

- ÖRÜMCEK ile/ve İPEKÖRÜMCEĞİ

- ÖTE ile/ve İLERİ


- ÖVGÜ ve/||/<> İLGİ ve/||/<> SEVGİ

( Erilde/erkekte. VE/||/<> Dişilde/kadında. VE/||/<> Çocukta. )

- ÖZDEŞLİK:
"MANTIĞI"
değil İLKESİ

- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI SIĞASI

( Özgül ısı birim kütle için (c), ısı sığası toplam kütle için (C = mc). )
( Formül: Q = mcΔT İLE Q = CΔT )

- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI"
ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI

( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )

- PARILTI ile IŞILTILI ile IŞILTILI

- PARS ile İRAN PARSI

- PAZARLIK PAYI ile/ve/değil/yerine İNDİRİM PAYI

- PAZI/YABANİ ISPANAK/YABANPANCARI ile IŞTIR

( Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. İLE Ispanakgillerden, sapları etli bir ot, yabanpazısı. )

- PERSISTAN/PERSISTENT[İng.] değil/yerine/= İNATÇI

- PHOTOIONIZATION ile/||/<> AUTOIONIZATION ile/||/<> TUNNELING ile/||/<> İYONLAŞMA SÜREÇLERİ

( Atomdan elektron koparma mekanizmaları. )
( Formül: γ = ω/ωtunnel )

- PIERRE LOTI değil/yerine/ya da ÜÇ ŞEHİTLER değil/yerine/ya da İDRİS-İ BİTLİSÎ TEPESİ

- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU

- POW/PROOF OF WORK[İng.] değil/yerine/= İŞLEM KANITI

- PREIMPLANTATION GENETIC DIAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= İMPLANTASYON ÖNCESİ GENETİK TANI

( İmplantasyon (tıpta embriyonun rahime gömülmesidir) ve gebelik öncesinde embriyoda gerçekleştirilecek erken genetik analizi sağlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PRENSİP KARARI değil/yerine/= İLKE VARGISI

- PROGRESİF/PROGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİCİ

- PROKARYOT değil/yerine/= İLKEL ÇEKİRDEKLİ

- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ

- QUINN AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI ile/ve/||/<> YIĞIN AÇMAZI

- RADYOLOJİ[Fr. < RADIOLOGIE] değil/yerine/= IŞIN BİLİMİ


- RADYOLOJİ/RADIOLOGY[İng.] değil/yerine/= IŞIN BİLİMİ

- RADYOTERAPİ/RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI

- RADYOTERAPİ değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI/TEDAVİSİ

- RAHATSIZ EDİCİ ile İTİCİ

- RDS/RELATIONAL DATABASE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İLİŞKİSEL VERİTABANI YÖNETİM DÜZENİ

- REDÜKTÖR/REDUCER[İng.] değil/yerine/= INDIRGEYİCİ

- REGARDING :/yerine İLE İLGİLİ

- REKABET ile/ve/yerine İŞBİRLİĞİ

- RELATION :/yerine İLİŞKİ

- RELATIONSHIP :/yerine İLİŞKİ


- RELEVANT :/yerine İLGİLİ

- RENCİDE ETMEK/EDİCİ değil/yerine/= İNCİTMEK/İNCİTİCİ

- RENK TONLARI ve İNSAN TENİNDEKİ KARŞILIKLARI

( 1950’lerde, bir matbaa olarak kurulan Pantone, kendi icadı olan renk katalog düzenlemesiyle, bugün dünyanın her yerindeki tasarım ve baskıların endüstriyel standardını oluşturuyor.

Brezilya'lı sanatçı Angelica Dass'ın çalışmasında, katalogda yer alan renk kodlarının insan tenindeki karşılıklarının bulunduğu fotoğraflardan oluşan Humanae adlı bir blog-galeri.

http://humanae.tumblr.com

)

- RENK ile/ve/<>/değil IŞIK DALGALARI

( İnsanda[zihinde]. İLE/VE/<>/DEĞİL Doğada. )

- REPREZANTER/REPRESENTER[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TANITICI

- RİEMANN ile/||/<> LEBESGUE ile/||/<> STİELTJES ile/||/<> İNTEGRAL TÜRLERİ

( Farklı integral tanımları ve uygulamaları. )
( Formül: ∫f dg (Stieltjes) )
( Bernhard Riemann tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1826-1866) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Riemann geometrisi, kompleks analiz) )

- RT/RADYOTERAPİ RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI

- SABİT ile İLİŞKİ

- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ
ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI

( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )

- SÂFİYET (AHLÂKI) ile/ve/> İRFANİYET (AHLÂKI) ile/ve/> AŞK (AHLÂKI)

( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )

- ŞAHIS ZAMİRİ/ADILI ile/ve İŞARET ZAMİRİ/ADILI

- SANATSAL DUYARLILIK İÇİN SANAT(IN):
EYLEMİ
ve/ya da İLGİSİ

- SAZ ile İKİTELLİ

( ... İLE İki teli olan, bir çeşit saz. )

- SAZAN ile İNCİBALIĞI

( ... İLE Sazangillerden, küçük bir balık. )

- SEDEF ile İNCİ

- ŞEKER ile/ve/<> İNSÜLİN DİRENCİ

- SEKONDER/SECONDARY[İng.] değil/yerine/= İKINCİL | İLİŞKİLİ

- SEV!:
AŞINI
ve İŞİNİ ve EŞİNİ

- SEVGİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİ

- SEVGİ ile/ve/<> İLİŞKİ


- SEVGİ ile/ve/<> İŞBİRLİĞİ

- SEVMEK:
"İŞİNE GELDİĞİ GİBİ"
ile/değil/>< İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ

- SEYİRCİ[Ar.] yerine İZLEYİCİ, DİNLEYİCİ

- SEZGİ ile İÇSEL ALGI

- SICAKLIK ile ISI

( Bir nesnenin, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. İLE Sıcak olan şeyin etkisi ya da niteliği. )
( Bir nesnenin moleküllerinin deviminin ve ortalama kinetik enerjisinin bir ölçüsüdür. İLE Enerjinin bir biçimidir ve sıcaklık farkı nedeniyle bir nesneden ötekine aktarılması. )
( Termometre ile ölçülür. İLE Kalorimetre ile ölçülür. )

- SICAKLIK ile ISI EMİCİ ile İSİLİK ile ISIYA DAYANIKLI ile SOĞUTUCU ile ISITICI ile SICAK ÇARPMASI

- SİCİM ile ISPAVLİ[İt.]

( ... İLE Gemilerde kullanılan, bir çeşit kalın sicim. )

- SIKICI ile İÇ KARARTICI

- SİNCAP ile İSOTRİKS SİNCABI

- SİNSİ ile İÇTEN PAZARLIKLI