- SANLIUN ile/ve SANRON
( Çin Buda'cı okulu. İLE/VE Japon Buda'cı okulu. )
- SANMAK ile/değil/yerine/>< "SAYMAK"
- SANRI ile/ve/||/<> SANCI
- SANRI ile SANRILAR ile ALDATICI
- SANRILAMAK ile SANRI ile SANRISAL
- SANRILARDAN "KURTULMAK" ile/ve/değil/||/<>/< SANRILARI TEKRAR EDEREK KURTULMAK
- ŞANS ile KANAL ile ŞANSÖLYE
- ŞANSIZ ile ŞANSSIZ
( Ünsüz. | Gösterişsiz. | Kılıksız, kıyafetsiz. İLE Şansı olmayan. )
- SANSKRİTÇE değil SANSKRİT
- ŞANSLI (OLAN) ile/ve/değil/yerine ŞANSINI YARATAN (OLMAK)
( Kişileri değil de, konu/kavram, olgu ve olayları düşünerek yaşamanın ve konuşmanın önemli(öncelikli) olduğunu anımsayarak, kişinin "şanslı" olup olmadığı değil olanaklarını, fırsatlarını değerlendirmesini/yaratmasını, olasılıkları yönetmenin esas olduğunu düşünmektir aslolan. )
- SANSÜRLEMEK ile SANSÜRLENMEK ile SANSÜRLEYEBİLMEK ile SANSÜR ile SANSÜRCÜ/LÜK ile SANSÜRLÜ ile SANSÜRSÜZ/LÜK
- ŞANTAJ ile ŞANTAJCI
- ŞANTAJ ile ŞANTAJCI/LIK
- SANTİAR[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAM[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAT[Fr.] ile/ve/<> SANTİLİTRE[Fr.] ile/ve/<> SANTİM[Fr.] ile/ve/<> SANTİMETRE[Fr.]
( Bir ar'ın, yüzde biri, bir metrekare. İLE/VE/<> Bir gramın, yüzde biri, bir desigramın onda biri. İLE/VE/<> Suyun, buz olma noktasını sıfır, buharlaşma noktasını 100 sayarak, arası, derece olarak adlandırılan yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği. İLE/VE/<> Bir litrenin, yüzde biri. İLE/VE/<> Herhangi bir birimin, yüzde biri. İLE/VE/<> Bir metrenin, yüzde biri. )
- SANTİGRAT ile SANTİGRAM
- SANTİMANTAL ile SANTİMANTALİZM
- SANTONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SANTONYAN EPOKU
( Günümüzden 86.300.000 ile 83.600.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- SANTRA ile SANTRAL ile SANTRALCİ/LİK ile SANTRA NOKTASI ile SANTRA ÇİZGİSİ ile SANTRA YUVARLAĞI
- SANTRANÇ değil SATRANÇ
- SANTRFOR[İng.] ile SANTRHAF[İng.]
( [ayaktopunda] gol atmakla görevli, ortada oynayan oyuncu. İLE Üç kişilik haf düzleminin ortasında yer alan oyuncu. )
- SANTUR ile SANTURİ ile SANTURCU/LUK
- SANZEN[Jap.] = SAN-CH'AN[Çince]
- SAP ile SAMAN
( Bitkinin dal, yaprak, çiçek vb. bölümlerini taşıyan, ağaçlarda odunlaşarak gövde durumunu alan bölüm. | Çiçek ya da meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. İLE Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan ufalanmış sapları. )
- ŞAP ile ŞAP ŞAP ile ŞAP TAŞI ile ŞAP HASTALIĞI
- ŞAP ile ŞAP[Ar. < ŞABB]/ALÜN[Fr.] ile ŞAP
( İstekle öperken çıkan ses. | Birden yere düşme ya da çarpma sırasında çıkan ses. İLE Alüminyum ve potasyum sülfatından ya da amonyum alüminyum sülfatından oluşan, sıcak suda eriyen, tadı buruk, antiseptik bir madde. İLE İnce kum ve çimentoyla yapılan düzgün döşeme sıvası. )
- SAP ile SAPA ile SAP SAPA ile SAPI SİLİK
- SAP ile SAPÇIK
( Bitkinin, dal, yaprak, çiçek gibi bölümlerini taşıyan, ağaçlarda, odunlaşarak, gövde durumunu alan bölüm. | Çiçek ya da meyveyi dala bağlayan ince bölüm, sak. | Bir aracı tutmaya yarayan bölüm. | İplik, tire, ibrişim gibi şeylerde, iğneye geçirilen bir dikişlik iplik. | Demet durumundaki sap. İLE Küçük sap. | Bir örgeni, organizmanın öteki bölümlerine bağlayan, içinde damarlar, sinirler ve görevsel kanallar bulunan öğelerin tümü. | Ucunda çiçek bulunan dalcık. )
- SAPA ile SAPAK
( Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. İLE Bir anayoldan ayrılan yolun, başlangıç noktası. )
- SAPAN ile SAPANCA
- SAPIKLAŞMAK ile SAPIK/LIK ile SAPIKÇA
- SAPIK/LIK" ile SAPKIN/LIK | ile/değil/yerine/||/<>/< SAPMA
( "Yükleme". İLE Tespit. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum. )
- ŞAPIR ŞAPIR ile ŞAPIR ŞUPUR
- ŞAPIRDAMAK ile ŞAPIRDATMAK
- SAPITMA ile/değil/||/< SAPTIRMA ile/değil/||/< SAPMA
- SAPITMAK ile SAPITTIRMAK
- ŞAPKA ile ŞAPKACI
- ŞAPKA/LIK ile ŞAPKACI/LIK ile ŞAPKALI ile ŞAPKASIZ ile ŞAPKA İŞARETİ
- SAPKI ile SAPKIN/LIK ile SAPKIN KAYA
- SAPKINLIK ile SAPKINLIK ile SAPKIN
- SAPLAMAK, BATIRMAK = SANÇMAK
- ŞAPLAMAK ile ŞAPLAMAK ile ŞAPLAMAK ile ŞAPLAMAK
( "Şap" diye ses çıkarmak. İLE Bir şeyi, şaplı su ile ıslatmak. İLE Bir yapının tabanını, ince kum ve çimentoyla hazırlanan karışımla sıvamak. İLE Yemeğe şap katmak. )
- SAPLAMAK ile SAPLANMAK ile SAPLATMAK ile SAPLANABİLMEK ile SAPLANIVERMEK ile SAPLAYABİLMEK ile SAPLAYIVERMEK
- ŞAPLAMAK ile ŞAPLATMAK ile ŞAPLAK
- SAPLAMAK ile/değil SAPTAMAK
( Hızla batırmak. İLE/DEĞİL Bir şeyi belirgin kılma, tespit. | Yıkanmış gümüş bromürlü tabakanın, gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi. )
- SAPLANTI ile SAPLANTILI/LIK ile SAPLANTISIZ/LIK
- SAPLI ile SAPLI MEŞE
- SAPMA ile/ve/<> SAPLANMA
- SAPMAK ile KONUDAN SAPMAK ile SAPMIŞ ile SAPMA ile SAPMA ile SAPMA ile SAPKIN ile SAPMACILIK ile SAPTIRICI
- SAPMAK ile SAPMA KOŞULU ile SAPMA GÖSTERGESİ
- SAPOTAĞACI ve/<> SAPOTGİLLER
( Sapotgillerin örnek bitkisi olan, lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. VE/<> İkiçeneklilerden, örnek bitkisi sapotağacı olan, sıcak ülkelerde, genellikle Orta Amerika'da yetişen, bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki ailesi. )
- ŞAPPADAK ile ŞARKADAK
( Apansız/ansızın. İLE Ani bir "şapırtı" sesi çıkararak. )
- ŞAPŞALLAŞMAK ile ŞAPŞAL/LIK ile ŞAPŞALCA ile ŞAPŞAL YAKA
- SAPSIZ ile SAPSIZ BALTA
- SAPTAMAK ile SAPTANMAK ile SAPTANABİLMEK ile SAPTAYABİLMEK
- SAPTANIM ile SAPTANIMCI/LIK
- SAPTAYIŞ ile SAPTAYICI
- SAPTIRMA ile/değil/yerine SAPTAMA
- SAPTIRMAK ile SAPMA
- SAPTIRMAK ile SAPTIRTMAK ile SAPTIRILMAK ile SAPTIRABİLMEK ile SAPTIRICI/LIK
- SAPTIRMAK ile ŞAŞKINLIK
- SAR'/SAR'A[Ar.] ile SÂR[Ar.] ile -SÂR[Ar.]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Öc, intikam. İLE "yer" bildirerek birleşik sözcükler yapar.[ÇEŞME-SÂR: Çeşmeleri çok olan yer. | KÜH-SÂR: Dağlık yer.] )
- SAR'/SAR'A[Ar.]/TUTARAK/TUTARIK/TUTARGA/YİLBİK[Ar.] ile SÂRÂ[Ar.]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Katkısız, hâlis. )
- SARAKA ile SARAKACI
- SARAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SAĞAN
- ŞARAP ile ŞARAPÇI/LIK ile ŞARAP RENGİ ile ŞARAP FIÇISI ile ŞARAP ÇANAĞI ile ŞARAP BARDAĞI
- SARARMAK ile SARABİLMEK ile SARA ile SARAK ile SARAT ile SARAY ile SARAÇ/LIK ile SARALI ile SARAYLI ile SARAY KONUT ile SARAY ÇİÇEĞİ ile SARAY LOKMASI ile SARAY MENEKŞESİ
- SARARTMAK ile SARARTI
- SARAY DANSLARINDA:
MENUETTO ile/<> GIGUE ile/<> SARABANDE ile/<> ALLAMANDE
- SARDUNYA ile SARDUNYA
( Çoğunlukla pembe çiçekler açan, sardunyagillerden bir bitki. İLE Bir balık türü. )
- SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE
- SARGENT CYCLE[İng.] / CYCLE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT ÇEVRİMİ
- SARGENT CURVE[İng.] / COURBE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT EĞRİSİ
- SARGILAMAK ile SARGI ile SARGIN ile SARGILI ile SARGISIZ ile SARGI BEZİ ile SARGI YERİ ile SARGIN EĞİTİM
- SARGILI ile/değil SARILI
- SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞ ETMEK ile SARHOŞ ile SARHOŞ EDİCİ ile SARHOŞLUK
- SARHOŞ İKEN ile/değil SARHOŞ İSEN
- SARHOŞ ile AYYAŞ ile SARHOŞ ile SARHOŞ DAVRANIŞI ile SARHOŞ HALİ
- SARHOŞ ile SARHOŞ OLMAK ile SARHOŞLUK
- SARHOŞLAMAK ile SARHOŞLAŞMAK ile SARHOŞ/LUK ile SARHOŞÇA
- SARI KÖŞK ile SARI KÖŞK
( Beylerbeyi Sarayı'nın arka bahçesindedir. İLE Emirgan Korusu'ndadır. )
( 1856'da, inşa edilen, saraylı hanımların kaldıkları bir köşk. İLE Emirgan Korusu'ndaki üç köşkten biridir. [Pembe, Beyaz ve Sarı Köşk] )
- SARİ ile SÂRİ
( Budist rahiplerin giydiği sarı renkli giysi. İLE Bulaşıcı sayrılık. )
- SAR'Î ile SARÎ' ile SÂRÎ[Ar. < SİRÂYET] ile SÂRÎ[Fars.] ile SARÎH[Ar. < SARÂHAT]
- SARİ ile SARİG ile SARİH/LİK ile SARİH MEFUL
- SARIAĞI ile SARIAĞIZ
- SARICA ile SARICA
( Yabanarısı. | Sarıyı andıran, sarıya yakın. İLE Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker. )
- SARIGÜZEL CADDESİ değil/< SARIGÖREZ CADDESİ
- SARIKIZ ile SARIKIZ
( İnek. İLE Deve örümceği. )
- SARILGAN ile SARILGAN GÖVDE
- SARILI ile SARILI
( Üstünde, sarı renk bulunan. İLE Sarılmış olan. )
- SARILIŞMAK ile SARILIŞ
- SARILMAK ile SARILMA
- SARILMAK ile SARINMAK
( Sarma eyleminin yapılması. | Bir şeyin üzerine, bir ya da birkaç kez dolanmak. | Kollarını dolamak, kucaklamak. | Tüm gücü ile ele almak. | Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. | Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. İLE Kendi üstüne sarmak. )
- ŞARILTI ile ŞARILTILI ile ŞARILTISIZ
- SARIMSAK ile SARIMSAKOTU
( ... İLE Turpgillerden, beyaz, küçük çiçekli, ovulduğunda sarımsak kokusu veren bir bitki. )
- SARIMSAKLAMAK ile SARIMSAKLANMAK ile SARIMSAKLATMAK ile SARIMSAK ile SARIMSAKLI ile SARIMSAK OTU ile SARIMSAK HARDALI
- SARIMSI = SARIMTIRAK
( Sarıya çalan/benzeyen. )
- SABIR/SARISABIR[Süryanice ŞABRÂ] ile SARISALKIM
( Zambakgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları, oldukça yüksek bir sapın tepesinde, rozet biçiminde toplanmış bulunan bir süs bitkisi. | Bu bitkinin, etli ve kalın yapraklarından çıkarılan, kırmızımsı esmer renkli, tıpta ve boyacılıkta kullanılan bir madde. İLE Baklagillerden, salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. )
( ŞİBÂRU[Akatça]: Sivri bir araç. İlâç olarak kullanılan bir bitki. )
- SARIŞIN ile SARIŞINLIK
- SARIŞIN/LIK ile SARIŞINCA
- SARIVERMEK ile SARIVELİLER
- ŞARJÖR ile ŞARJÖRLÜ ile ŞARJÖRSÜZ
- ŞARK ile Şark
( Yön. İLE Özel ad, bölge adı. )
- SARKAÇ ile SARKIK ile SARKIL ile SARKINTI ile SARKIŞ ile SARKIT
( Durağan bir nokta çevresinde, ağırlığının etkisiyle salınım yapan, devingen katı nesne. İLE Aşağı doğru uzanmış, sölpük, salpa, gevşek. İLE Sarkaçla ilgili, devinimi, sarkaç devinimine benzeyen. İLE Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. İLE Sarkma eylemi ya da biçimi. İLE Mağaraların tavanında oluşan, genel olarak koni biçiminde, kalker birikintisi, damlataş, istalaktit. )
- SARKAÇLAMAK ile SARKAÇ ile SARKAÇLI ile SARKAÇSIZ
- ŞARKI MEŞK ETMEK değil ŞARKI/YI İCRÂ ETMEK
- ŞARKI OKUMAK/SÖYLEMEK ile/yerine/değil ŞARKI İCRÂ ETMEK
- ŞARKI ile ŞANSON
( ... İLE Hafif şarkı. )
- ŞARKILARINA EŞLİK ETMEK/EDİLMESİ ile/ve/||/<>/> ŞARKILARININ HEP BİRLİKTE SÖYLENMESİ
- ŞARKILAŞTIRMAK ile ŞARKILAŞTIRILMAK ile ŞARKI ile ŞARKICI/LIK ile ŞARKILI
- SARKITMAK ile SARKITABİLMEK ile SARKIT
- ŞARKİYAT ile ŞARKİYATÇI/LIK
- ŞARKIYI ...:
BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< DUYMAMIŞ OLMAK
- SARKMAK ile SARKABİLMEK
- ŞARLATAN/LIK[İt./Fr.] ile/ve/<> ŞAKLABAN/LIK
( Kendi bilgi ve niteliklerini ya da mallarını överek, çevresindekileri kandıran, dolandıran kişi. | Bilir geçinen kişi. İLE Şen, şakacı ve güldürücü kişi. | Dalkavuk. )
- ŞARLATAN ile ŞARLATANLIK
- ŞARLATANLAŞMAK ile ŞARLATAN/LIK ile ŞARLATANCA
- ŞARLATAN/LIK ile SAHTEKÂR/LIK
- SARMA ile SARMAL/YILANKAVİ/HELİSEL/HELEZONİ[Ar., Yun.] ile SARMAN ile SARMAŞAN/SARILGAN ile SARMAŞIK
( Sarma eylemi. | Saran, içine alan şey. | Yaprak ya da başka şeylerle, içlik malzeme konup sarılarak yapılan yemek. | Güreşçinin, kendi ayağını, arkasında bulunan rakibin ayağının iç tarafına sokup dolaması. | Sarılarak yapılan. İLE Sarmal biçiminde olan. İLE Azman, iri. | Sarı tüylü kedi. İLE Sarılgan. İLE Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan, küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. )
- SARMAK ile SARMAŞMAK ile SARMALAMAK ile SARMALANMAK ile SARMAL/LIK ile SARMAN ile SARMAÇ ile SARMA KAFİYE ile SARMAL METOT ile SARMAŞ DOLAŞ ile SARMAL YÖNTEM
- SARMAŞIK ile SARILGAN
( ... İLE Sapı yakınındaki başka bitkilere ya da başka şeylere sarılıp yükselen, otsu ya da odunsu bitki. )
- SARMAŞIK ile/değil SARMAL
- SARMAŞIK ile SARMAŞIK İNCİRİ
- SARMAŞIK ile SARMAŞIKLI ile SARMAŞIKSIZ
- SARNIÇ ile SARNIÇLI ile SARNIÇ GEMİSİ ile SARNIÇ VAGONU
- SARPLAŞMAK ile SARP/LIK ile SARPA
- SARRÂF ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHHÂF
- SARRAF/LIK ile SARRAFLIK HAKKI
- SARSAK/LIK ile SARSAKÇA ile SARSAK SURSAK
- SARSILMAK ile KASILMA ile SARSICI
- SARSIM ile SARSINTI
( Sarsma eylemi. | Gök nesnelerinin[cirim], genel çekim yasasına uygun olarak birbirini çekmesi nedeniyle herhangi bir gezegenin hareketinde görülen karışıklık. İLE Birden sallanma, sarsılma. | Titreme. | Deprem. | Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri. | Bir kurum ya da kuruluşun dengesini etkileyen bozukluk. | Kaza, ilaç ve uyuşturucuların yarattığı, fiziksel ya da coşkusal nitelikteki, birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü. )
- SARSINTI ile SARSINTI
- SARSINTI ile SARSINTILI ile SARSINTISIZ ile SARSINTI BİLİMİ ile SARSINTI BİLİMSEL
- SARSMAK ile SARSILMAK ile SARSALAMAK ile SARSABİLMEK
- ŞART ile/ve/<> ŞATR
( Koşul. | Durum, hal, vaziyet. | Yemin. İLE/VE/<> Yarı, yarım. | Bölüm, kısım, parça. | Mısra. )
- ŞART-I A'ZAM ile/ve ŞART-I BÂTIL ile/ve ŞART-I CÂİZ ile/ve ŞART-I LAĞV ile/ve ŞART-I MÜFSİD ile/ve ŞART-I MÜTEAHHİR ile/ve ŞART-I MÜTEÂRIZ ile/ve ŞART-I MÜTEKADDİM/EVVEL ile/ve ŞART-I NÂSİH ile/ve ŞART-I SÂNİ ile/ve ŞART-I SARÎH ile/ve ŞART-I TAKYÎDÎ ile/ve ŞART-I VÂKIF
- ŞART-I İNFİSÂHÎ ile/ve ŞART-TÂLİKÎ
( Bozucu şart. [Evimi eşime bağışlarım fakat benden önce ölürse ev benimdir.] İLE/VE
Belirli bir zamana/koşula bağlı şart. [Eğer sınıfı geçersen bisiklet alırım.] )
- ŞARTLAMAK ile ŞARTLANMAK ile ŞARTLAŞMAK ile ŞARKLILAŞMAK ile ŞARTLANDIRMAK ile ŞARJ ile ŞARK ile ŞART ile ŞARKLI/LIK ile ŞARKÇI/LIK ile ŞARTLI/LIK ile ŞAR ŞAR ile ŞARTSIZ/LIK ile ŞART KİPİ ile ŞART ŞURT ile ŞARK ÇIBANI ile ŞARTLI REFLEKS ile ŞARTLI TAHLİYE ile ŞARK KURNAZLIĞI ile ŞARTSIZ REFLEKS ile ŞARTSIZ ŞURTSUZ ile ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE ile ŞARTLI BİRLEŞİK ZAMAN
- ŞARZ değil ŞARJ
- ŞAŞA ile ŞATAFAT
- ŞAŞALAMAK ile ŞAŞABİLMEK ile ŞAŞALATMAK ile ŞAŞAA ile ŞAŞAALI ile ŞAŞAASIZ
- ŞASE[Fr. SACHET] ile ŞASİ[Fr. CHÂSSIS]
( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. İLE Motorlu kara taşıtlarının iskelet bölümü. | Fotoğrafçılıkta içine duyarlı bir cam ya da kâğıt konulan, yassı, ışık geçirmez kutu. | Yapı işlerinde sürme çerçeve. )
- ŞAŞI ile ŞAŞI
- ŞAŞI/LIK ile/değil ŞAŞIL/ŞEHLÂ
( Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz ya da kişi.) | Gözlerini çarpıtarak. İLE Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı göz. )
- ŞAŞILMAK ile ŞAŞIRMAK ile ŞAŞILAŞMAK ile ŞAŞIRABİLMEK ile ŞAŞIRIVERMEK ile ŞAŞI/LIK
- SASIMAK ile SASI
- ŞAŞIRMAK ile/ve/||/<> SARSILMAK
- ŞAŞIRTMA ile ŞAŞIRTMACA
- ŞAŞIRTMAK ile ŞAŞIRTABİLMEK ile ŞAŞIRTI
- ŞAŞKIN ile ŞAŞKIN ile ŞAŞKINLIK
- ŞAŞKINLAŞMAK ile ŞAŞKIN/LIK ile ŞAŞKINCA ile ŞAŞKIN ŞAVALAK
- ŞAŞMA/ŞAŞIRMA/HAYRET (ETMEK) ile/ve/||/<>/> ŞAŞAKALMA/HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> AŞK
( Felsefeye yöneltir. İLE/VE/||/<>/> Sanata yöneltir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Doğaya/doğada. İLE/VE/||/<>/> İnsana/insanda. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Kısa süreli. İLE/VE/||/<>/> Uzun süreli. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Hem olumlu, hem olumsuzlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Olumsuzlara yönelik değildir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Parçaya yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanmışlara/olgunlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Anlayamadıklarımıza yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Aydınlatıcıdır. Kavrama ve kuşatmamızla birliktedir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Açmazlarda, çelişki ve sıkıntılarda deneyimlediğimiz. İLE/VE/||/<>/> Sonsuzluğu, yüceliği ve üstünlüğü "duyumsatır". İLE/VE/||/<>/> ... )
- ŞAŞMAK/ŞAŞALAMAK ile ŞAŞIRMAK
( Şaşan ve şaşıran kişi, bilmediğini bilen kişidir. )
- ŞAŞMAK ile ŞAŞMAZ/LIK
- ŞAŞMAZ/LIK ile/ve/||/<>/> SAPMAZ/LIK
- SAT ile/||/<> SAD-CHİT ile/||/<> SADCİTANANDA
( Aktif durumdaki Nihai Prensip'in aşkın yüzü. @@ Evrensel potansiyelin aşkın durumu. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe (sat+chit+ananda) sahip En Üstün Prensip. )
- ŞÂT[Ar.] ile ŞAT/ŞATT[Ar. çoğ. ŞUTÛT] ile ŞATH[Ar.] ile ŞAT[Fr. CHATTE]
( Koyun. İLE Büyük ırmak. İLE Ciddi bir hissi ya da düşünceyi mizahî bir edayla anlatan şiir. İLE Sığ sularda, ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz, bir çeşit tekne. )
- ŞATAFAT ile ŞATAFATLI/LIK ile ŞATAFATSIZ/LIK
- SATAŞMAK ile SATAŞILMAK ile SATAŞABİLMEK
- SATH ile/||/<> SATH MÜSTEVÎ
( Yüzey. | İki boyutluların yüzeyi. İLE/||/<> Düzlemsel yüzey. )
- SATHEN[Ar.] ile SATHÎ[Ar.]
( Dıştan, dış yüzden. İLE Dış yüzeyle ilgili. | [matematikte] Yüzeysel. [İng. SUPERFICIAL, Fr. SUPERFICIEL] | Üstünkörü. )
- SATHİLEŞMEK ile SATHİLEŞTİRMEK ile SATHİ/LİK
- ŞATHİYAT ile ŞATHİYE
( Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler. İLE Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum yapıt. | Tasavvuf konularını mizahlı bir biçimde işleyen, coşku hâlinde söylenen bir şiir türü. )
- ŞATHİYE[Ar.] ile ŞÂTIİYE[Ar.]
( Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler. İLE Uzunbacaklılar.[Fr. ECHASSIERS] )
- SATI ile SATIH[Ar.]
( Satmak, satış. İLE Yüz, yüzey. )
- ŞÂTIR[Ar. < ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]
( Neşeli, zevkli, şen, şenlik. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, sultanın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Dize/mısra. )
- SATIR ile/ve SADIR
- SATIR'DAN ile/ve/yerine SADIR'DAN (OKUMAK/KONUŞMAK)
- SATIRSONU ile SATIRBAŞI
- SATIŞ/SATIM ile SATIN (ALMAK)
( Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın, alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir eder alınması yoluyla yapılan işlem, satma eylemi. İLE Ederini vererek bir şey almak. )
- SATIŞ VAADİ değil/yerine/= SATIŞ ÜSTLENİMİ
- SATRANÇ ile ŞATRANÇ
- SATRANÇ ile SATRANÇ OYUNCUSU ile SATRANÇ KARESİ ile SATRANÇ TAHTASI
- SATRANÇ ile SATRANÇLI ile SATRANÇÇI/LIK ile SATRANÇ TAŞI ile SATRANÇ VEZNİ ile SATRANÇ TAKIMI ile SATRANÇ TAHTASI
- SATTIRMAK ile SATTIRABİLMEK
- S.A.V. değil/yerine/= S.A.S.
- SAV ile/||/<> SAVA
( Haber. İLE/||/<> Havadis. )
- SAVÂB[Ar.] ile SEVÂB[Ar.] ile SEVVÂB[Ar.] ile SAVB[Ar.]
( Doğruluk, dürüstlük. Doğru hareket/davranış/düşünce. | Doğru, dürüst. İLE Ödüllendirilen hareket/davranış/tutum. | Hayırlı hareket, hayır işleme. İLE Elbiseci. İLE Yön/cihet, taraf. )
- SAVAKLAMAK ile SAVAK
- SAVAN ile SAVANA
- SAVART[İng.] / SAVART[Fr.] / SAVART[Alm.] ile/değil/yerine/= SAVART
- SAVAŞ ile/ve/değil/yerine/< SALDIRI/Ş
- SAVAŞ değil/yerine/>< SANAT
- SAVAŞ ile SAVAŞ ÇIĞLIĞI ile SAVAŞA HAZIRLIK ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ GEMİSİ
- SAVAŞ ile/ve/değil/yerine SAVAŞIM
- SAVAŞIM ile SAVAŞIMCI/LIK
- SAVAŞMAK ile SAVAŞTIRMAK ile SAVAŞABİLMEK ile SAVAŞ ile SAVAŞÇI/LIK ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ DÜZENİ ile SAVAŞ GEMİSİ ile SAVAŞ SEBEBİ
- SAVATLAMAK ile SAVATLANMAK ile SAVAT ile SAVATLI
- ŞAVKIMAK ile ŞAVK
- SAVLAMAK ile SAVLA
- SAVMAK ile SAVMACI/LIK
- SAVRUK ile SAVSAK
( Aklını işine vermeyen, dikkatsiz. | Düzensiz, dağınık. İLE İşlerine önem vermeyip onları gelişigüzel yapıveren ya da daha sonraya bırakan. )
- SAVRULMAK ile/değil/yerine/>< SALINMAK
- SAVRULMAK ile/değil SARSILMAK
- SAVRULMAK ile SAV ile SAVA ile SAVACI/LIK ile SAV SÖZ ile SAVI KANITSAMA
- SAVSAKLAMA ile/ve/<> SALLAMA
- SAVSAMAK ile SAVSAKLAMAK ile SAVSAKLANMAK ile SAVSAK
- SAVT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAMT[Ar.]
( Ses, sadâ[insan sesi], selen. | Bağırma, haykırma, çığlık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Susmak. )
- SAVT[Ar.] ile SAVT[Ar.] ile ŞAVT[Ar.]
( Ses, sadâ[insan sesi], selen. | Bağırma, haykırma, çığlık. İLE Kamçı, kırbaç. İLE Tavafta, her dönüşün adı. )
- ŞAVULLAMAK ile ŞAVUL
- SAVUNMA ile SAVUNMA AVUKATI ile SAVUNULABİLİR ile SAVUNMA ile SAVUNMA DURUŞU
- SAVUNMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUŞTURMA
- SAVUNMA ile/ve/||/<> "... SAYMA"
- SAVUNMAK ile SANIK ile SAVUNDU ile DEFANS OYUNCUSU
- SAVUNMAK ile SAVUNULMAK ile SAVUNDURMAK ile SAVUNABİLMEK ile SAVUNU ile SAVUNUCU/LUK
- SAVUNMA/LIK ile SAVUNMALI ile SAVUNMASIZ/LIK ile SAVUNMA OYUNCUSU
- SAVUNULMASI BİZE DÜŞMEZ değil SAVUNULMASINA GEREK KALMAZ/YOKTUR
- SAVURGAN/LIK ile/değil/yerine/>< SADÂKAT/SÂDIK
- SAVURGAN/LIK ile SAVURGANCA
- SAVURMAK ile SALLAMAK
- SAVURMAK ile/değil/yerine/>< SAVUNMAK
- SAVURMAK ile SAVURTMAK ile SAVURABİLMEK ile SAVUR
- SAVUŞMAK ile SAVUŞUVERMEK
- SAVUŞTURMAK ile SAVUŞTURABİLMEK
- SA'Y/SA'Y Ü GAYRET ile ...
( ÇALIŞMA, ÇABALAMA, GAYRET, EMEK | GEÇİNMEK İÇİN İŞ İŞLEME )
- SAY ile/||/<> SAYA
( Düz tabaka biçiminde ince, yassı taş, çakıl. İLE/||/<> Yumuşak taş. )
- SAYAÇ ile SAYAÇLI ile SAYAÇSIZ ile SAYAÇ TAKIMI
- SAYDAMLAŞMAK ile SAYDAMLAŞTIRMAK ile SAYDAMLAŞTIRILMAK ile SAYDAM/LIK ile SAYDAMSIZ/LIK ile SAYDAM RESİM ile SAYDAM TABAKA
- SAYDIRMAK ile/ve/||/<>/> SALDIRMAK
- SAYDIRMAK ile SAYDIRMAK
- SAYDIRMAK ile SAYDIRTMAK ile SAYDIRABİLMEK
- SÂYE[Fars.] ile SÂYEBÂN[Fars.]
( Gölge. | Koruma, sahip çıkma. | Yardım. İLE Gölgelik. )
- SAYFALAMAK ile SAYFALANDIRMAK ile SAYFA/LIK ile SAYFA EKRAN
- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK
( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )
( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )
- SAYGI "DUYMAMIZ" GEREK/LÂZIM değil "SAYGI GÖSTERMEMİZ GEREK/LÂZIM"
- SAYGI GÖSTERMEK ve/<> SAYGI AŞILAMAK
- SAYGI ile SAYGIN
- SAYGI ile SAYGIN/LIK ile SAYGILI/LIK ile SAYGISIZ/LIK ile SAYGILICA ile SAYGISIZCA ile SAYGI DURUŞU
- SAYGILI ile SAYGIN
( Kişinin, başkalarına gösterdiği tutum dolayısıyla. İLE Başkalarının, kişiye gösterdiği tutum dolayısıyla. )
- SAYGINLIĞI VAR ile/değil SAYGISI VAR
- SAYGISIZLIK ile SAYGISIZ ile SAYGISIZ
- ŞÂYİ'[< ŞÜYÛ] ile ŞÂYİA
( Duyulmuş, herkesçe bilinmiş. Belirli olan, duyulan. | Bölüşülmemiş ortak hisse. | Bir şeyin her noktasıyla ilgili bulunan. İLE Yayılmış haber, yaygın söylenti, duyultu. )
- ŞAYİ ile ŞAYİA
- SAYILABİLİR SONSUZ ile/||/<> SAYILAMAZ SONSUZ
( Sayılabilir sonsuz doğal sayılarla eşlenebilen İLE sayılamaz sonsuz daha büyük sonsuzdur. Cantor doğal sayılar sayılabilir İLE gerçel sayılar sayılamaz olduğunu kanıtladı. Bu farklı sonsuzluk büyüklükleri gösterir. )
( Georg Cantor tarafından 1874 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )
- SAYILABİLİR SONSUZ/LUK ile/ve SAYILAMAZ SONSUZ/LUK
( Tam sayılar kümesidir. [Tam sayıların sonu yoktur.
Herhangi bir tam sayıya, 1 eklerseniz, yeni ve daha büyük bir tam sayı elde edersiniz.] İLE/VE Sayılamaz sonsuz sayılara "irrasyonel" sayılar denilir. Herhangi
iki tam sayının bölümü olarak ifade edilemezler. [Bu tür sonsuzluğa örnekler, Pi sayısı[3.141592654...] ve e sayısı[2.718281828...] olabilir.] [Doğa ve evren ile ilgili matematik modellerde sabit olan sayılar, e ve Pi sayılarını içerdiklerinden, evrende ve öznede, sayılamaz bir sonsuzluk bulunduğunu gözönünde bulundurmak zorundayız.] )
- SAYILABİLİR ile/||/<> SAYILAMAZ
( Sayılabilir kümeler doğal sayılarla eşleştirilebilir İLE sayılamaz kümeler eşleştirilemez )
( Cantor tarafından 1874 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )
- SAYILAMAK ile SAY ile SAYA ile SAYE ile SAYI ile SAYACI/LIK ile SAYICA ile SAYICI/LIK ile SAYILI ile SAYISAL/LIK ile SAYISIZ/LIK ile SAYI FARKI ile SAYI SIFATI ile SAYI BONCUĞU ile SAYI LEVHASI ile SAYISAL LOTO ile SAYILI FIRTINA ile SAYI GÖSTERGESİ
- SAYILMAK ile SAYILABİLMEK
- SAYIM/TÂDÂT[Ar.] ile SAYIMLAMA/SAYIMBİLİM/İSTATİSTİK ile SAYIŞ ile SAYIŞMA
( Sayma eylemi. İLE Bir dizi olayın ya da sayı ile gösterilen olguların, yöntemli öbekleştirilmesine dayanan ve ilkelerini, olasılık kuramlarından alan, matematiğin uygulamalı dalı. İLE Sayma eylemi ya da biçimi. İLE Takas. | Çocuk oyunlarında, sayı sayarak, ebeyi belirleme. )