| SI/Sİ... |

- SI-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SI BİRİMİ

- si ile Si

( Gam dizisinde, la ile do arasındaki ses. | Bu sesi gösteren nota imi. İLE Silisyum'un simgesi. )

- SI[İng.] / SI[Fr.] / SI[Alm.] ile/değil/yerine/= SI

- SI" değil -SIZ

- ŞİÂ'[Ar. < ŞUÂ] ile ŞÎA/ŞİYA/EŞYÂ[Ar.]

( Işın, güneşten ya da başka bir ışık kaynağından uzanan tel ışıklar. | Vektör. İLE Taraflılar, yardımcılar (topluluğu). | Hz. Ali taraflısı. | Şiîlik. )

- ŞİA ile ŞİAR

- ŞİA = ŞİİLİK

( İslâmiyet'te, Hz. Ali'ye yandaş olan kişiler. )

- ŞİÂB[Ar. < Şİ'B] ile ŞİÂB/ŞUÂB/ŞUÂBÂT[Ar. < ŞUBE]

( Dar yollar, dağ yolları, patikalar, keçiyolları. İLE Şubeler, bölükler, kısımlar, takımlar. | Dallar, budaklar. )

- ŞİÂR[Ar. < ŞA'R] ile ŞİÂR[Ar. çoğ. ŞAÂYİR] ile -ŞİÂR[Ar.]

( Kıllar. İLE İşaret, iz, alâmet. | Ayırıcı işâret, ayırdedici âdet. | Hacı olmak için Mekke'de yapılann tören/ler. İLE "İyi, üstünlük veren işâret, âdet" anlamlarında gelerek birleşik sözcükler meydana getirir.[MERHAMET-ŞİÂR: Merhametli. | ŞÖHRET-ŞİÂR: Ünlü.] )

- ŞİAR ile ŞİYAR


- ŞİB[Ar.] ile ŞİB'/ŞİBA'[Ar.] ile Şİ'B[Ar. çoğ. ŞİÂB]

( İniş, aşağı doğru eğiklik. İLE Doyma, tokluk. İLE Dar yol, keçiyolu, dağ yolu. | Oymak, kabile. | Küçük akarsu yatağı. )

- ŞİBA'[Ar.] ile ŞİBÂ'[Ar. < ŞEB'ÂN]

( Doyma, tokluk. İLE Toklar, karnı doymuşlar. )

- SİBİRYA'DAKİ TÜRK BOYLARI ile/ve SİBİRYA DIŞINDAKİ TÜRK HALKLARI

( Çok uzakta kalmalarından dolayı, atalarının dini olan Şamanlığı devam ettirmişler. İLE/VE İslâm'ı kabul ederek, eski Şaman din anlayış ve uygulamalarından uzaklaşmışlardır. )

- SICACIK ile SICAKÇA

( Yeterli derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan. İLE Biraz sıcak, sıcağa yakın. )

- SICAK YEREL YELLERDE:
FÖHN
ile SİROKKO

( Bitkilere kurutucu etki yapan rüzgârlar. [Bir dağ yamacını aşarak başka bir yamaçtan aşağı doğru esen rüzgârın sıcaklığı artar, çevrede nem açığı oluşur.] [Türkiye'de Kuzey Anadolu dağları ile Toroslar'da etkilidir.] İLE
Büyük Sahra'dan, İtalya'nın güneyine doğru esen sıcak ve kuru rüzgâr. [Akdeniz'den geçerken nem aldığından İtalya'nın güney kıyılarına yağış bırakır.] )

- SICAK YİYECEĞİ/İÇECEĞİ:
ÜFLEMEK
değil/yerine SOĞUMASINI BEKLEMEK

- SICAK ile SICAK KOLTUK ile ÖFKE ile ÇABUK SİNİRLENEN ile SICAK HAVA

- SICAKLAMAK ile SICAKLAŞMAK ile SICAKLAŞTIRMAK ile SICAK/LIK ile SICAKÇA ile SICAK HARP ile SICAK PARA ile SICAK KUŞAK ile SICAK SAVAŞ ile SICAK SICAK ile SICAK ÇEKME ile SICAK YASTIK ile SICAK DALGASI ile SICAK RENKLER ile SICAKLIK SEVİYESİ

- SICAKLIK ile ISI EMİCİ ile İSİLİK ile ISIYA DAYANIKLI ile SOĞUTUCU ile ISITICI ile SICAK ÇARPMASI

- SIÇAN ile SIÇAN

( Fare türü. İLE Dışkılama eylemi içinde olan. )

- SIÇAN ile SIÇAN KIRI ile SIÇAN YOLU

- SIÇANDİŞİ ile SIÇANDİŞLİ

- SIÇANKULAĞI/FAREKULAĞI ile SIÇANKUYRUĞU

( Çuhaçiçeğigillerden, tohumu, kuşyemi olarak kullanılan bitkilerin cins adı. | Yabanimercanköşk. İLE Delikleri genişletmek için kullanılan, konik ve uzun bir tür törpü. )

- SİCİL ile SİCİLLİ