| PE... |

- PEÇE[Ar.] ile PEÇE[Ar.]

( Sarmaşık. | Yavru.[insan ve hayvanda] | Çocuk, oğlan. İLE Eskiden ülkemizde, bugün kimi ülkede bayanların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü. | Bir şeyi gizlemek için üzerine çekilen örtü. | Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı. )

- PEÇE ile/değil PERDE

- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ

- PEÇENEK ile PEÇENEKÇE

- PEÇETE[İt. < PEZZETTA] ile/||/<> PEÇETA

( Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt ya da kumaş parçası. @@ İspanyol para birimi. )

- PEÇETE ile PEÇETELİ ile PEÇETESİZ

- PEDAGOJİ ile PEDAGOJİK

- PEDER ile/||/<> PEDEREŞ

( Baba. İLE/||/<> (Onun) babası. )

- PEDİKÜR ile PEDİKÜRCÜ/LÜK

- PEDOFİL ile PEDOFİLİ


- PEDOLOJİ[Fr. < Yun. PAİD: Çocuk. LOGOS: Bilim.] ile PEDOLOJİ[Fr. < Yun. PEDON: Toprak. LOGOS: Bilim.]

- PEDOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= PEDOFOBİ

( Çocuk korkusu. "Paedofobi" ve "pediafobi" de denmektedir. Yunanca "çocuk" anlamına gelen παιδί ("pedo") ve "fobi" anlamına gelen φόβος ("fobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PEHLİVAN/LIK ile PEHLİVANCA ile PEHLİVAN DUASI ile PEHLİVAN YAKISI

- PEHPEHLEMEK ile PEHPEH

- PEJORATIVE[İng.] değil/yerine/= PEJORATİF

( Genellikle bireyleri, grupları ya da kavramları küçümsemek, aşağılamak ya da kötülemek için kullanılan, olumsuz çağrışımlar ya da imalar taşıyan dil, ifade ya da terimler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PEK ÇOK ...LARI" değil PEK ÇOK ...'YI

- PEK KOLAY DEĞİL değil PEK OLASI DEĞİL

- PEK ile PEKİ ile PEK PEK ile PEK ÇOK ile PEK DOKU ile PEK ÇOĞU ile PEK BAŞLI ile PEK CANLI ile PEK GÖZLÜ ile PEK YÜZLÜ ile PEK YÜREKLİ

- PEKÂLÂ değil/yerine/= PEKİYİ

- PEKİŞMEK ile PEKİŞİLMEK ile PEKİŞTİRMEK


- PEKİŞTİRME ile PEKİŞTİRMELİ ile PEKİŞTİRME ÜNLÜSÜ ile PEKİŞTİRMELİ ZARF ile PEKİŞTİRMELİ ÖZNE ile PEKİŞTİRMELİ SIFAT

- PEKİŞTİRMEK ile/ve/<> PERÇİNLEMEK[Fars. :Siyeç.]

( ... İLE/VE/<> Bir bağıntıyı, perçinle tutturmak. | İki ya da daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. | Berkitmek, sağlamlaştırmak, güçlendirmek. )
( PERÇİN[Fars.]: İki ya da daha çok levhayı birbirine bağlamak için geçirilen çivinin, ezilerek baş durumuna getirilen ucu. )

- PEKLEŞMEK ile PEKLEŞTİRMEK