| PA... |

- PAKETLEMEK ile PAKETLENMEK ile PAKETLETMEK ile PAKETLEYEBİLMEK ile PAKET ile PAKET TUR ile PAKET TAŞI ile PAKET PROGRAM

- PAKLAMAK ile PAKLANMAK

- PACHNOLIT[İng.] ile/değil/yerine/= PAKNOLİT

- PACHYMETER[İng.] / PACHOMÈTRE[Fr.] / DICKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKOMETRE

- PAL ile PALA/LIK ile PALU ile PALA BIYIK ile PALA BIYIKLI

- PALAMAR ile PALAMARCI/LIK ile PALAMAR BOYU ile PALAMAR GÖZÜ ile PALAMAR RESMİ ile PALAMAR PARASI

- PALAMUT ile PALAMUT

( Uskumrugillerden, pulsuz bir balık. İLE Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. )

- PALAMUT ile PALIT/PELİT

( Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. İLE Çınar, meşe gibi ağaçların meyvesi. )

- PALAMUTLAMAK ile PALAMUT ile PALAMUTLULAR ile PALAMUT MEŞESİ

- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME


- PALANGA ile PALANGALI ile PALANGASIZ

- PALAS[Fr.] ile PALAS[argo]

( Lüks otel ya da gösterişli yapı. İLE Kolay, rahat. | Kolaylık gösteren, hoşa giden nesne, yer, kişi. )

- PALAS ile PALAS PANDIRAS

- PALAU[İng.] ile/değil/yerine/= PALAU

- PALAVRA ile PALAVRACI/LIK

- PALAVRACI ile PALAVRACI

- PALAZ ile PALAZ/PALAS/FARIÇ/SELAH

( Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. İLE Keklik yavrusu. )

- PALAZLAMAK ile PALAZLANMAK ile PALAZLAŞMAK ile PALAZLANDIRMAK ile PALAZLANABİLMEK ile PALAZ

- PALEOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= PALEOGRAFYA

( Paleografya (paleografi), tarih boyunca kullanılmış eski yazıları inceleyen bilim dalıdır. Eski alfabeleri çözmeye yardımcı olarak geçmişte yazılmış çeşitli tarihi belgelerin okunmasına katkı sağlar. Kök olarak Yunanca “eski yazı” anlamına gelen palaios grapheden gelir.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PALEOMAGNETISM[İng.] / PALÉOMAGNÉTISME[Fr.] / PALÄOMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PALEOMANYETİZMA


- PALET ile PALETLİ ile PALETSİZ

- PALIGORSKITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİGORSKİT

- PALİLALİ[İng. PALILALIA] ile/||/<> PALİNDROM

( Kişinin az önce söylediği kelimeleri, ifadeleri ya da cümleleri tipik olarak duyulabilirlik açısından azalan ve her yinelemede hızlanarak istemsiz olarak tekrar etmesi. @@ Sağdan sola ve soldan sağa aynı okunan sayı, kelime, ifade. Örneğin; 2002, ada, ses. Moleküler biyolojide ise bir DNA parçası üzerinde 5'-3' dizisinin komplementer iplik üzerindeki dizi ile aynı olmasına denir. Restriksiyon enzimlerinin bölgeleri genelikle palindromdur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PALYNOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJ

- PALYNOLOGIE[Fr.] / PALYNOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJİ

- PALITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİT

- PALLADATE[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADAT

- PALLAD[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADİK

- PALLADONS, PALLADIUMS[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADUS

- PALLADIUM[İng.] / PALLADIUM[Fr.] / PALLADIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PALLADYUM


- PALLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= PALLAMİN

- PALLAS[İng.] ile/değil/yerine/= PALLAS

- PALLIATIVE[İng.] değil/yerine/= PALYATİF

( Bir sorunun etkilerini hafifletmeyi amaçlayan ancak sorunu fiilen çözmeyen bir eylemdir. Bu bir ilaç ya da tedavi olabilir. Palyatif bakım, ciddi bir hastalıkla (örneğin kanser) yaşayan insanlar için uzmanlaşmış tıbbi bakımdır. Bu tür bakım, hastalığın semptomlarından ve stresinden kurtulmaya odaklanır. Amaç hem hasta hem de ailesi için yaşam kalitesini artırmaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PALMKUST APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= PALM KÜVET

- PALMIN[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİN

- PALMİTAT[Fr.] ile PALMİTİK[Fr.] ile PALMİTİL[Fr.] ile PALMİTİN[Fr.]

( Palmitik asidin tuzu ya da esteri. İLE Doymuş bir yağ asidi CH3-(CH2)14-CO2H ve bu asitten türeyen bileşikler için kullanılır. İLE Palmitik asitten türeyen C13H31-CO formülündeki tek değerli kök. İLE Gliserinin, palmitik esteri. )

- PALMİTİK ile PALMİTİK ASİT

- PALMITONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİTONİTRİL

- PALMÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PALMİYE YAĞI

- PALMİYE ile/ve PANAMA ŞAPKASI PALMİYESİ

( ... İLE/VE Panama şapkası, bu palmiyenin liflerinin dokunmasıyla yapılır. )
( En iyi nitelikte olan SUPERFINO şapkasının yapımı 5 ay sürebilir. )

- PALMITOVITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİYEVİT

- PALMQUIST APPARATUS[İng.] ile/değil/yerine/= PALMKİST ARACI

- PALMKUSIT APPAREIL[Fr.] ile/değil/yerine/= PALMKUSİT ARACI

- PALTO/LUK ile PALTOLU ile PALTOSUZ

- PALYAÇO ile PALYAÇOLAR

- PAMPEL MUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PAMPELMUSE

- PAMUK ile PAMUK ÇIRPICI ile PAMUK DAYAK ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK TARAKÇI ile PAMUK TARAMA ile PAMUK ÇIRÇIR ile PAMUKLU PED ile PAMUK EĞİRME ile PAMUK DİŞLİ ile PAMUK KADİFE ile PAMUK TOHUMU ile PAMUKSU

- PAMUKLANMAK ile PAMUK ile PAMUKLU ile PAMUKÇU/LUK ile PAMUK OTU ile PAMUK BALI ile PAMUK BEZİ ile PAMUK TAŞI ile PAMUK YAĞI ile PAMUK BALIĞI ile PAMUK ELMASI ile PAMUK İPLİĞİ ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK HELVASI

- PANADOL[İng.] ile/değil/yerine/= PANADOL

- PANAMA ile Panama

( Orta Amerika'da yetişen bir bitkinin yapraklarından örülmüş yumuşak hasır şapka. | Özel olarak dokunmuş bir kumaş türü. İLE Güney Amerika'da bir ülke. )

- PANAMA ile PANAMALI

- PANAYIR ile PANAYIRCI/LIK ile PANAYIR YERİ

- PANCARLAŞMAK ile PANCAR ile PANCARCI/LIK

- PANDERRITE[İng.] / PANDERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PANDERMİT

- PANDİSPANYA ile PANDİSPANYA GAZETESİ

- PANDOMİMA[İt. < Yun.] ile/ve/< PANTOMİM[Fr. < Yun.]

( Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen oyunlar arasına sıkıştırılan sözsüz oyun. | Pantomim. İLE/VE/< Düşünce ve duyguları müzik ya da türlü eşyalar eşliğinde kimi kez dansla, kimi kez de gövde ve yüz devinimleriyle yansıtmayı amaçlayan oyun, sözsüz oyun. )

- PANEL :/yerine PANEL

- PANEL ile PANELİST ile PANEL KÖPRÜ

- PANİK ATAK ile PANİK BOZUKLUK

- PANİKLEMEK ile PANİKLETMEK ile PANİK


- PANİSLAMCI/LIK ile PANİSLAMİZM

- PANJUR ile PANJURLU ile PANJURSUZ

- PANKART ile PANKARTLI

- PANCLASTITE[İng.] ile/değil/yerine/= PANKLASTİT

- PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KREAS: Et.] ile PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KRATOS: Güç.]

( Midenin arkasında bulunan, boşaltıcı kanallarıyla onikiparmakbağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan iri bir bez. İLE Güreşle yumrukoyununu birleştiren sert bir tür spor. )

- PANKREATİK ENZİM EKSİKLİĞİ ile/||/<> PANKREATİK YETMEZLİK

( Pankreasın yeterli enzim üretememesi. İLE/||/<> Pankreasın işlevlerini yerine getirememesi. )

- PANCREATIN[İng.] / PANCRÉATIN[Fr.] / PANKREATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PANKREATİN

- PANKREATİT ile/||/<> PANKREAS KANSERİ

( Pankreasın yangılanması. İLE/||/<> Pankreas gözelerinden kaynaklanan bir kanser türü. )

- PANMICTIC POPULATION[İng.] değil/yerine/= PANMİKTİK POPÜLASYON

( Bireylerin eşleşme ve üreme konusunda tamamen rastgele davrandığı; herhangi bir eş seçim kısıtlaması, fiziksel, sosyal ya da genetik engel olmadan üreme potansiyeline sahip bireyler arasında eşleşmelerin gerçekleştiği bir popülasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PANO ile PAN FLÜT


- PANO ile YATILI ile YATILI OKUL ile PANSİYON

- PANOSE[İng.] ile/değil/yerine/= PANOS

- PANPSYCHISM[İng.] değil/yerine/= PANPSİŞİZM

( Felsefede bilincin sadece insanlara özgü olmadığını, bilincin cansız nesneler de dahil olmak üzere evrendeki her maddede bulunduğunu savunan görüştür. 16. yüzyılda İtalyan filozof Francesco Patrizi tarafından Yunancada "tüm" anlamına gelen "pan" ile ruh, zihin anlamına gelen "psyche" kelimelerinden türetilmiştir. Ancak görüş M.Ö. 7. yüzyıla dayanmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PANSİYON ile PANSİYONCU/LUK

- PANSCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PANSKALA

- PANSUMAN ile PANSUMANCI/LIK

- PANT :/yerine PANTOLON

- PANTAL[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAL

- PANTALON[Fr.] değil PANTOLON[]

- PANTOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAMORFİZM


- PANTEON ile/ve PARTENON

( Yunan ve Roma'lıların tapınaklarının ortak adı. | Bir ülkenin büyüklerinin gömüldükleri yapı. İLE/VE
Eski Yunan'ın Atina'daki ünlü tapınağı.
[ Antik çağda yapılmış dünyanın en büyük kubbeli yapıtıdır. ]
[ Roma Kralı Hadriyan 115-123 yılları arasında eski Yunan Tanrısı Athena Parthenos adına inşa ettirmiştir. Plan ve projesini mimar İktinos, süsleme ve heykellerini heykeltraş Fidyas yapmıştır.] )

- PANTER ile PANTEİST ile PANTEİZM

- PANTOLON ile PANTOLONCU/LUK ile PANTOLONLU ile PANTOLONSUZ

- PANTOTHENIC ACID[İng.] / ACIDE PANTOTHÉNIQUE[Fr.] / PANTOTHEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PANTOTENİK ASİT

- PANTUFLA ile PANTUFLACI/LIK

- PANZEHİR ile PANZEHİR

- PANZEHİR ile PANZEHİR OTU ile PANZEHİR TAŞI

- PANZEHİR[Fars.] ile PANZEHİROTU

( Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde. İLE Küçük, beyaz çiçekli, kökü zehirli, çok yıllık otsu bitki. )

- PAPA ile/ve PAPAZ

( Katolik mezhebinin dini ulu'su. V. yüzyıldan bu yana sadece Roma Psikoposu'na verilen ad. İLE/VE Hristiyan din adamı. )

- PAPAĞAN ile PALMİYE KAKADUS

( ... İLE Yeni Gine ve civarındaki adalarda görülmektedir. )
( ... İLE Uzunlukları, 65 - 75 cm. arasında değişmektedir. )
( ... İLE Kırmızı renkli yüzü vardır.[Heyecanlandıklarında, mavileşmektedir.] )

- PAPAĞANLAŞMAK ile PAPAĞAN/LIK ile PAPAĞANLAR ile PAPAĞAN ANAHTARI

- PAPALIK ile/||/<> PAPA

( Katolik Hıristiyanlığın başkanlığı. Vatikan Kilisesi. İLE/VE/||/<> Katolik Kilisesi'nin, bir kurul tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı. )

- PAPA/LIK ile PAPAK ile PAPAZ/LIK ile PAPAZ BALIĞI ile PAPAZ YAHNİSİ ile PAPAZ BALIĞIGİLLER

- PAPATYA ile PAPATYALI ile PAPATYASIZ ile PAPATYA FALI

- PAPAVERINE[İng.] / PAPAVÉRINE[Fr.] / PAPOVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAVERİN

- PAPAYA ile PAPAYA AĞACI

- PAWPAW[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAYA

- PAPEL ile PAPELCİ/LİK

- PAPYON ile PAPYON KRAVAT

- PARA BİRİKTİRMEK ile/ve/değil/yerine PARA KAZANMAK

( Yaşamak için para kazanmak gerekir fakat para kazanmak için yaşanmaz. )

- PARA ÇEŞİTLERİ ve/||/<> PARA ÇİÇEĞİ(MONEY FLOWER[TAXONOMY OF MONEY])

( )

- PARA KAZANMAK ile/ve PARA HARCAMAK

( Beceri gerektirir. İLE/VE Kültür gerektirir. )
( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )
( İğneyle kuyu kazmak gibi. İLE/VE Kuma su dökmek gibi. )

- PARA RED[İng.] / P-ROUGE[Fr.] / P-ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA KIRMIZISI

- PARA ROSINILIN[İng.] / P-ROSANILINE[Fr.] / P-ROSANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA ROZANİLİN

- PARA "YAPMAK" değil PARA KAZANMAK

- PARA ile PAPEL[argo < İsp. < Lat.]

( ... İLE Kâğıt para. )

- PARA[Azr.] ile PARA[Tr.]

( Yarım, yarısı, bölüm/kısım. İLE Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt ya da metalden ödeme aracı, nakit. | Kazanç. | Kuruşun kırkta biri. )

- PARA ile PARA

( Yükseklik, yücelik. İLE Mangır, pul. )

- PARA[İng.] / PARA[Fr.] / PARA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA

- PARABOL ile PARABOLİK


- PARABOL[Fr. < Yun.] ile PARABOLOİT[Fr. < Yun.]

( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Odağı olmayan, yalnız bir bakışım[simetri] ekseni bulunan, ikinci dereceden yüzey. )

- PARABRAHMAN ile/||/<> PARAMARTHA ile/||/<> TATHATA ile/||/<> TATTVA

( En Yüce Gerçek. @@ Yüce Gerçek. @@ Böylesilik. Evrenin tüm zihinsel koşullanmalar aşıldıktan sonra görülebilen gerçek durumu. @@ Gerçek, Öz. )

- PARADOKS[İng. PARADOX] ile/||/<> PARALEL EVRİM[İng. PARALLEL EVOLUTION] ile/||/<> PARALOG GENLER[İng. PARALOGOUS GENES] ile/||/<> PARAMESYUM[İng. PARAMECIUM] ile/||/<> PARAMUTASYON[İng. PARAMUTATION] ile/||/<> PARAPATRİK TÜRLEŞME[İng. PARAPATRIC SPECIATION] ile/||/<> PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. PARASYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM]

( Genel bilinenene ters ya da karşı olan fakat doğru olan ifade. @@ Paralel evrim, benzer akrabalarda, benzer niteliklerin bağımsız evrimleşmesidir. @@ Bir tek genomda gen ikilenmesi ile oluşmuş ve işlevleri farklılaşmış, benzer genler. @@ Ciliates grubuna ait tek gözeli bir Protoktist. Normalde aseksüel çoğalmalarına karşın, eşleşme tiplerinin de rol oynadığı cinsel konjugasyon da yaparlar. Paramecium aurelia'nın, 16 farklı çiftleşme öbeği oluşturan 34 kalıtsal çiftleşme türü vardır. @@ İki alel arasında bir etkileşim olması sonucunda bir alel, diğerinin genetik yapısında bir değişikliğe neden olması sonucu oluşur. Epigenetik bir mekanizmadır. @@ Kesintisiz bir coğrafi bölgede yeni ekolojik konumların ortaya çıkması ile populasyon ikiye ayrılır ve türler arası etkileşim azalır. Heterezigotların az uyumlu olması nedeniyle iki topluluğun birbiriyle çiftleşmemesini avantajlı kılacak davranışlar ya da mekanizmalar seçilime uğrar. Bu farklı seçilim baskısı sonucunda meydana gelen türleşmeye denir. @@ Vücudun gergin bir durumda adrenalin algıladıktan sonra dinlenme ve sindirim gibi normal faaliyetlere dönmesini sağlayan sinir sistemidir. Vücudun enerjiyi korumasını, sindirim süreçlerinin iyileştirilmesini ve dinlenmeyi teşvik etmesini sağlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARADOKS ile PARADOKSAL

- PARAFFIN BATH[İng.] / PARAFFIN BAD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN BANYOSU

- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU

- PARAFFIN SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİN SKALA

- PARAFFIN OIL[İng.] / PARAFFIN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN YAĞI

- PARAFİN ile PARAFİNLİ ile PARAFİNSİZ

- PARAFFINED PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLENMİŞ KÂĞIT


- PARAFFINS[İng.] / PARAFFINES[Fr.] / PARAFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLER

- PARAFLAMAK ile PARAFELEMEK ile PARAF

- PARAGONIT[İng.] ile/değil/yerine/= PARAGONİT

- PARAGÖZ/LÜK ile PARAGÖZLÜ/LÜK

- PARAHYDROGEN[İng.] / PARAHYDROGÉNE[Fr.] / PARAWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAHİDROJEN

- PARAKETA ile PARAKETACI

- PARAKETE[İt.] ile PAREKETE

( Geminin saatteki hızını ölçmek üzere bir ucu denize atılan araç. )

- PARACON[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKON

- PARACONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİK ASİT

- PARACONINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİN


- PARAXANTHINE[İng.] / PARAXANTHINE[Fr.] / PARAXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSANTİN

- PARAXIALE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL IŞINIM

- PARAXIAL[Fr.] / PARAXIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL

- PARALLAXENFEHLER, MENISKUSFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS HATASI

- MANZAR İHTİLÂFİ[Osm.] / PARALLAX[İng.] / PARALLAXE[Fr.] / PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS

- PARALANMAK ile PARALA(N)MAK

( Parasızken para elde etmek. İLE
Parçala(n)mak. | Yıprat(/n)ıp eski(t)mek. )

- PARALDEHYDE[İng.] / PARALDÉHYDE[Fr.] / PARALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALDEHİT

- PARALLELSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLANTI

- PARALLEL AXIS THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSEN TEOREMİ

- THÉORÈME DES AXES PARALLÈLES[Fr.] / PARALLELES-ACHSEN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSENLER TEOREMİ


- PARALLELEPIPED[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ

- MUVÂZİ[Osm.] / PARALLEL[İng.] / PARALLÈLE[Fr.] / PARALLEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL

- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ

- PARALLELLOSTERIZM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALELOSTERİZM

- PARALI SEKS ile PARAYLA SEKS

( Olabilir. İLE Olmaz! )

- PARALI ile/ve/değil/<>/> PAHALI

- PARALYSOL[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZOL

- PARALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZÖR

- PARALOGY[İng.] değil/yerine/= PAROLOJİ

( Türleşme yerine gen kopyalanması sebebiyle oluşan homolog gen ürünleri.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARALUMINUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALUMİNUM


- PARAM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAM

- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA

- PARAMAGNETISCHE ELEKTRONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ELEKTRON REZONANSI

- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ

- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL

- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE

- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK

- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU

- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ

- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK


- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA

- PARAMETRELEMEK ile PARAMETRE ile PARAMETRELİ

- AMPLIFIANT PARAMÉTRIQUE[Fr.] / PARAMETRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMETRİK YÜKSELTEÇ

- PARAMYLEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMİYELİN

- PARAMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMORFİZM

- PARAN:
VARSA
ile/ne yazık ki YOKSA

( Sayarlar. İLE/NE YAZIK Kİ "Satarlar." )

- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN

- PARANIN:
GİTMESİ
ile/ve HARCANMASI

- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK

- PARANOYA ile PARANOYAK


- PARAPECTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAPEKTİK ASİT

- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA

- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK

(
Parapsikoloji Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan.
Paranormal Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar)
Parafizik Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili.
Paradigma Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve.
Paralel Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda)
Parazit Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."]
Paralimpik Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları.
Paramedik Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri].
)

- PARASEMPATİK ile PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

( )

- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT

- PARACYANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARASİYANOJEN

- PARAŞÜT ile PARAŞÜTLÜ ile PARAŞÜTÇÜ/LÜK ile PARAŞÜT KULESİ ile PARAŞÜT BİRLİKLERİ ile PARAŞÜTÇÜ BİRLİKLER

- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON

- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER


- PARAVAN ile PARAVANA ile PARAVAN MENTEŞESİ

- PARAYI, MEZARA GÖTÜREN >< PARANIN, MEZARA GÖTÜRDÜĞÜ

( Yoktur. >< Çoktur. )

- PARASITENÄTZENDES MITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT ÖLDÜRÜCÜ

- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM

- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR

- PARASITE[İng.] / PARASITE[Fr.] / PARASITÄ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT

- PARAZİTLENMEK ile PARAZİT/LİK ile PARAZİTLİ ile PARAZİTSİZ

- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ

- PARÇA PARÇA ile PARAMPARÇA

- PARÇA ile PAFTA[Fars. :Örmüş.]

( ... İLE Büyük harita, plan ya da modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri. | Metal çubuk ve borulara diş açan aygıt, yivaçar. | Süs için takılan pul ya da çakılan iri başlı çivi. | Büyük benek, leke. )

- PARÇA ile PARÇALI ile PARÇALI ile PARÇALANMIŞ

- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU

- PARTICLE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEDEKTÖRÜ

- PARTICLE DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ

- PARTICLE ENERGY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ERKESİ

- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ

- ZERRE[Osm.] / PARTICULE[İng.] / PARTICULE[Fr.] / PARTIKEL, TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK, TANECİK

- PARÇACIK ile PARÇACIKLI

- PARÇALAMAK ile PARÇALANMAK ile PARÇALATMAK ile PARÇALAYABİLMEK ile PARÇA ile PARÇACI/LIK ile PARÇALI ile PARÇA BÖLÜK ile PARÇA PARÇA ile PARÇA BAŞINA ile PARÇA PÜRÇÜK ile PARÇA BOHÇASI ile PARÇALI BOHÇA

- PARÇALANMAK ile PARÇALANMIŞ ile İLGİSİZLİK ile İLGİSİZ ile İLGİSİZLİK


- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK

- PARDÖSÜ ile PARDÖSÜLÜ ile PARDÖSÜSÜZ

- PÂRE[Fars.] ile -PÂRE[Fars.]

( Parça. | Tane, adet. | Sayı, bölük. | Para. İLE "parça" anlamıyla bileşik sözcükler yapar.[SEMS-PÂRE: Güneş parçası, güzel. | YEK-PÂRE: Tek/bir parça.] )

- PARESTHAESIA[İng.] değil/yerine/= PARESTEZİ

( Genellikle ellerde, kollarda, bacaklarda ya da ayaklarda hissedilen ancak vücudun diğer kısımlarında da görülebilen yanma ya da karıncalanma hissi. Uyarı olmaksızın gerçekleşen his çoğunlukla ağrısızdır ve karıncalanma ya da uyuşma, ciltte karıncalanma ya da kaşıntı olarak tanımlanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARFÜM ile PARFÜMCÜ/LÜK

- PARCHMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PARGÓMEN

- PARILDAMAK ile PARILDATMAK

- PARILDAYIŞ ile PARILDAYICI

- PARILTI ile ÖFKELİ ile PARLAK ile ATEŞ BÖCEĞİ

- PARILTI ile PARILTI


- PARILTI ile PARILTILI ile PARILTISIZ

- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU

- PARİTE/PARITY[İng./Fr.] ile/ve/||/<> PARAMETRE[İng./Fr.]

( İki ülke parasının karşılıklı değeri. İLE Değişken. )

- PARİYETAL KAPAK[İng. PARIETAL OPERCULUM] ile/||/<> PARİYETAL LOB[İng. PARIETAL LOBE] ile/||/<> SYLVİAN OLUĞU[İng. SYLVIAN FISSURE]

( Beyinde, Sylvian oluğunun üstünü kapatan pariyetal lob bölgesidir. İkincil dokunma bölgesini içerir. @@ Uzaysal duyular ve yönelimleri kontrol eden beyin bölgesidir. Dokunma bölgesini ve görsel bölgenin arka kısmını içerir. Cisimlerin görsel manipülasyonunda, soyutlanmasında ve hayal gücünde görev alır. @@ Beyinde, frontal (ön) lob ile pariyetal lob kısımlarını birbirinden ayıran hattın adıdır. Kısımların göreceli büyüklüğünü göstermesi açısından önemlidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARK :/yerine PARK

- PARKELEMEK ile PARKELETMEK ile PARKE ile PARKECİ/LİK ile PARKE TAŞI

- PARKING :/yerine PARK YERİ

- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI

- PARLAK ile PARLAK GÖZLÜ ile PARLAK İŞARET ile AYDINLATMAK ile PARLAKLIK ile PARLAK ÇALIŞMA

- PARLAMA ile PARLAMA NOKTASI


- PARLAMAK ile PARLATMAK ile PARLAKLAŞMAK ile PARLATABİLMEK ile PARLAYABİLMEK ile PARLAYIVERMEK ile PARLAKLAŞTIRMAK ile PARLAK/LIK

- PARLAYICI ile/ve/||/<>/> PATLAYICI

- PARMAK ile PARMAK EKLEMİ ile PARMAK UCU ile KLAVYE ile PARMAK DİREĞİ ile PARMAK İZİ ile PARMAK UCU

- PARMAKLARI:
ÇITLATMAK
ile KÜTLETMEK

( TO CRACK )

- PARMAK/LIK ile PARMAKLAMAK ile PARMAK PARMAK ile PARMAKLI ile PARMAKSIZ ile PARMAK İZİ ile PARMAK ADAM ile PARMAKLIKLI ile PARMAK ÇOCUK ile PARMAK ÜZÜMÜ ile PARMAKLIKSIZ ile PARMAK HESABI ile PARMAK TATLISI ile PARMAK ALFABESİ

- PARODİ[Fr. < Yun.] ile PASTİŞ[Fr. < PASTICHE]

( Ciddi sayılan bir yapıtın, bir bölümünü ya da tamamını alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir öz vererek, biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan, gülünç etki çıkaran tür. İLE Başka sanatçıların yapıtlarını taklit yoluyla oluşturulan sanat yapıtı. | Bir ekolün özelliklerine göre oluşturulan yapıt. )

- PÂRS[Fars.] ile Pârs[Fars.]

( Panter[Yun.]. İLE İran, Fars iklimi, Acemistan. )

- PARSAL = PARTAL

( Çok kullanılmaktan dolayı yıpranmış, eskimiş. )

- PARSEC[İng.] / PARSEC[Fr.] / PARSEC[Alm.] ile/değil/yerine/= PARSEK

- PARSELLEMEK ile PARSELLENMEK ile PARSELLETMEK ile PARSEL ile PARSELLİ ile PARSELASYON


- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= PARSİMONİ

( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARCHEMIN[Fr.] / PERGAMENT, TRANSPARENTLEDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARŞÖMEN

- PARŞÖMEN ile PARŞÖMEN KAĞIDI

- PART :/yerine PARÇA, BÖLÜM

- PARTENOGENEZ[İng. PARTHENOGENESIS] ile/||/<> PARTİKÜL[İng. PARTICLE]

( Döllenme olmaksızın gerçekleştirilen üremedir. Hayvanlarda ve bitkilerde döllenmemiş bir dişi gametin gelişip yeni bir birey meydana getirmesidir. Sürüngenlerde görülürken, memelilerde ve kuşlarda görülmemektedir. Partenogenezin çeşitlilik konusunda kısır olmasına karşın, enerji sarfiyatı konusundaki avantajlarından ötürü evrimsel süreçte korunduğu düşünülmektedir. @@ Çevremizde bulunan, canlı ya da cansız çok küçük fiziksel yapılardır. Ekoloji'de ise atmosferin, tatlı suların ve denizlerin kirlenmesine neden olan yapılara verilen isimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARTICLE PHYSICS[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK FİZİĞİ

( Parçacık fiziği ya da yüksek enerji ve plazma fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.[1] Daha kapsamlı bir ifadeyle parçacık fiziği; baryonlar, mezonlar, kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi atom altı parçacıkları, ve bu parçacıkların yapılarını ve özelliklerini inceler. Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başlarında bilim insanları en küçük yapı taşının atom olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda atom çekirdeğinin +1 yüklü protonlar ile yüksüz nötronlardan oluştuğu, çekirdeğin etrafında ise negatif yüklü elektronların bulunduğu anlaşıldı.[2] Daha sonrasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) gibi elektrik alanlar ve manyetik alanlar kullanılarak yapılan parçacık hızlandırıcılar sayesinde birçok yeni parçacık daha keşfedildi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK

- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK

- PARTİKÜL ile PARTİKÜLLÜ

- PARTİLEŞMEK ile PARTİLEŞTİRMEK ile PARTİ ile PARTİCİ/LİK ile PARTİLİ/LİK ile PARTİSİZ/LİK ile PARTİ OCAĞI


- PARTINIUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARTİNYUM

- PARTİZAN/LIK ile PARTİZANCA

- PARTON MODEL[İng.] / MODÈLE DES PARTONS[Fr.] / PARTON-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARTON ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- PARTY :/yerine PARTİ

- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ