BİSİKLET (BICYCLE)

- SELE ile SELE[Lat.] ile SELE/SERE

( Yayvan sepet. İLE Çifttekerin, oturulacak yeri. İLE Açık duran başparmağın ucundan, göstermeparmağının ucuna kadar olan uzaklık. )

- SENDELEME ile YALPALAMA

( ... İLE Dengesi bozularak, bir sağa, bir sola eğilmek. [YALPA: Rüzgâr ya da dalgaların etkisiyle, geminin, bir sancağa(sağa), bir iskeleye(sola) yatıp kalkması.] )

- ŞENLENME ve/||/<>/> BEREKETLENME

- SERİ[Ar.] değil/yerine/= HIZLI

- SES ile/ve/değil/||/<>/>/< "ES"[< S][ARA (VERMEK)]

- SEVGİ ile/ve/<> İLİŞKİ

- SEZGİYİ HAREKETE GEÇİRMEK ile/ve SEZGİYİ OLGUNLAŞTIRMAK

- ŞİB[Ar.] ile ŞİB'/ŞİBA'[Ar.] ile Şİ'B[Ar. çoğ. ŞİÂB]

( İniş, aşağı doğru eğiklik. İLE Doyma, tokluk. İLE Dar yol, keçiyolu, dağ yolu. | Oymak, kabile. | Küçük akarsu yatağı. )

- SIKI/LAŞMA ile KATI/LAŞMA

- SIMSIKI ile DİPDİRİ


- SINIR ile/ve/||/<> ARA

- SIRÇA[Tr. < SIRIÇGA]/CAM[Fars. < KUPA] ile/ve/||/<>/> AYNA[Ar.]

( Cam, camdan yapılmış. İLE/VE/||/<>/> Camın sırlanmışı. )

- [ne yazık ki]
ŞİŞMAN/LIK
ve/||/<>/> PİŞMAN/LIK

( Ağzımızı tutmazsak. VE/||/<>/> Dilimizi tutmazsak. )

- SIVIŞMAK ile/değil/yerine/>< SAVAŞMAK

- SOLMAK ile/değil/yerine/||/>< OLMAK

- SORUMLULUK ve/||/<>/< (KENDİNİ) SAVUNABİLMEK("SALDIRI" değil/olmayan!)

- SORUNLARIN:
OLUŞMASI
ile/ve/değil/||/<>/< ORTAYA ÇIKMASI

- SPOR BİLİMİ ile SPOR FİZYOLOJİSİ

( Egzersiz ve sporun insan gövde üzerindeki etkilerini inceleyen bir bilim dalı. İLE Egzersiz sırasında gövdede oluşan fizyolojik değişimleri inceleyen bir alt dal. Bu iki dalın kesiştiği noktada, sporcuların performansı optimize edilmesi ve spor yaralanmalarının önlenmesi için çalışmalar yapılmaktadır. )

- SPOR ile/ve/değil HAREKET

- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU

( İnanmadığımız bir iş üzerine çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İnandığımız bir iş üzerine çok çalışmak. )

- STRETCHING[İng.] değil/yerine/= GERME/GERİNME

- SÜNGER/KÖPÜK/PLASTİK ile/ve/değil/yerine/||/> D30

- SÜREKLİ/LİK, DEVAM ile/ve TEKRAR

( Tekrarlama, soluğunuza istikrar kazandırır. )
( Tekrara neden olan arzudur. )
( Arzunun olmadığı yerde tekrarlamalar da olmaz. )
( Repetition will stabilise your breath.
It is desire that causes repetition.
There is no recurrence where desire is not. )

- SÜRÜNME ile SÜRÜNME

( Yerde. İLE Koku. )

- SU/SIVI DOLU ŞİŞEYİ, ÇANTAYA ...:
YAN/TERS KOYMAK
değil/yerine/>< AĞZI, YUKARI GELECEK ŞEKİLDE DİK KOYMAK

- TAHÂDU'[Ar. < HUD'A] ile TAHADDU'/TAHAZZU'[Ar. < HUDÛ'/HUZÛ'] ile TAHADDUR[Ar. < HIDR/HIZR] ile TAHAZZUR[Ar. < HÂZIR] ile TAHADDÜR[Ar. < HADER] ile TAHADDÜR[Ar. < HADR] ile TAHAZZÜR[Ar. < HAZER] ile TAHATTUR[Ar. çoğ. TAHATTURÂT]

( Aldanmış gibi görünme. İLE Alçakgönüllülük gösterme. İLE Yeşilleşme, yeşil renk bağlama. İLE Hazır olma/bulunma. İLE Örtünmek, tesettür. | Uyuşma, uyuşturulma. İLE Yokuş aşağı inme. | Yukarıdan aşağı akıp gitme. İLE Sakınma, korunma, çekinme. İLE Anımsama, hatıra getirme/getirilme, unutulduktan sonra anımsanan şey. )

- TAHALLÜF[< HİLÂF] değil/yerine/= GERİDE KALMA, ARKADA BIRAKILMA | UYGUN GELMEME

- TAHAMMÜL ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< KABUL

- TAHRÎK[Ar. < HAREF] ile TAHRÎK[Ar. < HARK] ile TAHRÎK[Ar. < HAREKET | çoğ. TAHRÎKÂT]

( Yırtma, yırtılma, yarma, yarılma. İLE Çok yakma/yakılma. | Susatma/susatılma. İLE Kımıldatma, oynatma. | Kışkırtma, azdırma. | Yola çıkarma. | Uyandırma. | Meczum(cezimli) bir harfi hareke ile okuma.[İLM sözcüğünü İLİM olarak okuma.] )

- TAKALLÜS[Ar.] değil/yerine/= KASILMA


- TÂKAT değil/yerine/= GÜÇ

- [önce] TAKDİR[Ar.] ve/sonra/||/<>/> TAKDİM[Ar.]

- TANIKLIK ile/ve/||/<>/> TANIŞIKLIK

- TANSİYON değil/yerine/= GERİLİM, GERGİNLİK, BASINÇ

- TAVSİYE ile/ve/||/<>/> TEŞVİK

- TAYT ile/değil TAYF

( Bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir pantolon türü. | Sızmaz, su geçirmez bir kumaştan yapılmış şort giyecek. İLE Birleşik bir ışık demetinin bir biçmeden geçtikten sonra ayrıldığı yalın renklerden oluşmuş görüntü. )

- TEKE TEK (MÜCADELE ETMEK)

- TEKLİFSİZ BİRLİKTELİK ile/ve NEDENSİZ BİRLİKTELİK

- TEKRAR ile/ve PEKİŞTİRME

- TELLERİ(MİZİ) KARDEŞ EYLEMEK ve/||/<>/> SAZI(MIZI) DÜZENLEMEK


- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN

- TER KOKUSU ile KOLTUKALTI KOKUSU

( Koku koltukaltından geliyorsa, "koltukaltın kokuyor" ya da "koltukaltından koku geliyor" demek gerekir. "Kokuyosun!" ya da "Ter kokuyosun! / Terlemişsin sen!" denilmez! )

- TERBİYE[< RÜBÜV) ile TA'LÎM[< İLM]

( Besleyip, bütütme; Eğitim; Görgü; Alıştırma; Bedeni eğitmek. İLE Aklı eğitmek, öğrenme, öğretim. )

- TERİM SOĞUMASIN değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK

- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]

( Belirlenmiş zaman, randevu. İLE/DEĞİL Alıştırma. )

- TOZLUK ile/ve/<> DOLAK

( ... İLE/VE/<> Bacaklara, ayak bileğinden, dize kadar dolanan, ensiz ve uzun kumaş parçası. )

- TÜKENME:
"YENİLİNCE"
değil "PES EDİNCE"

- TUTUCU ile TUTUCU ile TUTUCU/İTİCİ[Fr. TENEUR] ile TUTUCU

( Süregiden toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen kişi. İLE Tutumlu. İLE Durmalı çıkışlarda, çiftekerciye yardım eden kişi. [Eskiden "itici" denilirdi. Çıkışta, koşucuyu itmek yasak olduğundan, bugün, bu yardımcılara "tutucu" denilmektedir.] İLE Ateş maşası. )

- ÜNLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE

- ÜSSÜ[Ar. < USS] ile/||/<> ÜSSÜ[Ar. < USS] ile/||/<> ÜSTÜ[< ÜST]

( [matematikte] Bir sayının üstüne yazılan ve kendiyle kaç kez çarpıldığını gösteren sayı, kuvvet. [62 'de 2 üs, 6 ise taban] İLE/||/<> Esas. | Bazı görevleri yürütebilmek amacıyla kurulan, özel yapıları, donatımları, atölyeleri, onarım yerleri, hizmet alanları olan, sürekli ya da geçici olarak konaklanılan yer. | Bir askerî harekâtta, birliklerin gereksinim duyduğu her türlü gerecin toplandığı, dağıtıldığı bölge. İLE/||/<> Bir nesnenin ya da yerin, yukarı, göğe doğru olan yanı. )

- ÜSTÜNLÜK ile AYRICALIK

- UYGAR/MEDENÎ ile MODERN

- UYGARLIK ve/<> BİREYSEL FEDÂKÂRLIK

- UYGARLIK ve/||/<> ZEKÂ

- UYGUNLUK ile/ve/<>/>< ENGEL

- UYUM ile/ve/<> DENGE

( Her varolan, öteki bir varolan ile uyum içindedir. )
( Uyumun içinde, korkuya yer yoktur. )
( Şehvet gibi ateş, nefret gibi kötülük, uyumsuzluk gibi acı ve aydınlanma gibi de sevinç yoktur. )
( En büyük hastalık, doyumsuz istekler; en büyük acı da uyumsuzluktur. )
( Sarı, öğle güneşinin rengi yani orta noktanın ve dengenin simgesidir. )
( Gerçek, Sattva'dan ötededir. )
( İFRÂT[< FART] - İTİDAL - TEFRİT )
( Tamas donuklaştırır, rajas çarpıtır, sattva uyumlu kılar. )
( İnsan-altı olanlar, Tamas'ın ve Rajas'ın egemenliği altındalardır; kişiler ise Sattva'nın. )
( Berraklık ve yardımseverlik, zihni ve eylemi etkilemesinden dolayı Sattva'dır. )
( Sattva'nın olgunlaşmasıyla tüm arzu ve korkular son bulur. )
( Tamas obscures, rajas distorts, sattva harmonises. )
( Every being is compatible vs. every other being.
In harmony there is no place for fear.
The sub-human - the 'humanoids' - are dominated by tamas and rajas and the humans by sattva.
Clarity and charity is sattva as it affects mind and action.
With the maturing of the sattva all desires and fears come to an end.
The real is beyond sattva. )

- UYUŞ(TUR)MAK ile/değil/<>/< UYUMLAN(DIR)MAK

- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN

- UZAK ile/ve/||/<>/> TUZAK

- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK


- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET

- VARLIK ile/ve/= HAREKET

- VAROLAN ile/ve HAREKET

- VECÂ-İ BATN ile VECÂ-İ CENB ile VECÂ-İ MEFÂSIL

( Karın ağrısı, kuru buruntu. İLE Göğsün yan tarafındaki ağrı. İLE Eklem ağrıları. )

- YALPALAMA(") ile/<> (")TÖKEZLEME(")

- YAN YANA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİRLİKTE/LİK

- YANLIŞ ile/değil BAŞKALDIRI

- YANSITMAK ile/ve/||/<>/> YAYGINLAŞTIRMAK

- YAPI ile/ve/||/<> KAPASİTE

- YAPILAN ile/ve/<> YAPILMAKTA OLAN


- YARA-BERE (İÇİNDE OLMAK/KALMAK)

- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK

( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )

- YARIŞ ile YARIŞMA

- YARIŞMAYI:
"KAYBETTİM"
değil/yerine KAZANAMADIM

- YAŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KİLO

- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI

( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )

- YAŞAM ile/ve HAREKET

- YAŞAMIMIZA GİRENLERİ BELİRLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMIMIZDAN ÇIKARILACAKLARI BELİRLEMEK

- YAŞANMASI GEREKEN ile/ve/||/<>/> YAŞANMALI

- YAVAŞLIK ile/ve/||/<> ESNEKLİK


- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> GÜNEŞLENME

( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<>
Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )

- YEMEME ile ORUÇ/RİYÂZAT

- YENİDEN ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ

- YEŞİL ALAN ile/ve/||/<>/> BAHÇE

- YETENEK ile/ve ETKİLİLİK

- YETENEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCELİK

- YETENEK ile/ve/||/<>/> TAKIM OYUNU

( Maçı kazandırır. İLE/VE/||/<>/> Şampiyonluğu getirir. )

- (YETERİNCE) SU İÇMEYİ:
UNUTMAMAK
ve/||/<> ATLAMAMAK ve/||/<> ERTELEMEMEK

- YETERLİLİK ile/ve/> YETENEK

- YIL ile YAZSIZ YIL

( ... İLE 1815'te, Endonezya'daki Tambora Dağı'ndaki volkanik patlama sonucu oluşan kül bulutunun stratosfere kadar yükselmesi ve güneş ışınlarını engellemesi nedeniyle ısı 3 derece düşmüştü. [Dünyanın çoğu bölgesinde çeşitli iklimsel bozukluklara, soğuk ve kıtlığa neden olmuştur.] )
( ... İLE Avrupa'da ürünlerin fiyat artışı; Alman mucit Karl Drais'e ilkel bir bisiklet icat etmesi noktasında ilham kaynağı oldu. İsviçre'de bozuk hava koşulları ve sürekli yağışlar 1816 yılında yazar Mary Shelley'i eve kapatmış ve ünlü korku romanı "Frankenstein"ın ortaya çıkmasına dolaylı da olsa etkide bulunmuştur. )

- YOKUŞ ile BAYIR

( ... İLE Küçük yokuş. )

- YOKUŞ ile ŞEV[Fars.]

( ... İLE Yokuş aşağı, inişli yer. | Meyilli, eğik. | Gece. )

- YOKUŞ ile YAMAÇ

- YOKUŞ/EĞİM:
[hem/ne] ÇIKIŞ
ile/ve/değil/hem de/ne de/=/||/<> İNİŞ

- YORULDUĞUMUZDA:
"BIRAKMAK/VAZGEÇMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/></< DİNLENMEK

- YORULMADA:
HAREKET
ile/değil DURGUNLUK

( Kişiyi, hareket değil durgunluk yorar. )

- YORULMAK ile/ve/<>/değil SIKILMAK/BEZMEK

( Bilişsel[felsefe/bilim/sanat] konular, fiziksel değil zihinseldir! Kötü bir benzetmedir ve kişinin nalıncı keseri gibi kendine yonttuğu, asalaklaştırılmış bir sözcük olarak başka bir kötüye kullanımdır. [Acı ile/değil ıstırap farkı gibi.] )

- YÜKSELİP/İLERLEYİP BİRLEŞMEK ile/değil/yerine BİRLEŞİP YÜKSELMEK/İLERLEMEK

( 23 + 43 = 72 İLE/DEĞİL/YERİNE (2 + 4)3 = 216 )
( image )

- YÜKSELİŞ ile/ve/||/<>/> AŞMAK

- (ZAMAN ZAMAN/SIK SIK) GERİNMELİ!


- ZAMAN ve/||/<>/< HAREKET ve/||/<>/< DEĞİŞİM

( Zaman, hareketin ölçüsüdür ve değişimin tanımlanma çabasıdır. )

- ZAYIF/LIK ile/ve/||/<> ZORUNLU/LUK

- ZEDELE(N)ME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEŞİTLE(N)ME

- ZEKÂ ve/<>/>< EYLEM

- ZEMİN ile/ve HAREKET NOKTASI

( Zemini olmayanın ereği olmaz. )

- ZİNDE[Fars.] değil/yerine/= DİNÇ/DİRİMLİ/DİRİ/SAĞLAM

- ZİNDE[Fars.] ile/ve/||/<>/> İZİNDE

- ZİNDE/LİK[Fars.] değil/yerine/= DİNGİN/LİK, DİNÇ/LİK

- ZİYAN ile/değil/yerine/>< EHLİYET/EHİL

( Ehline denk gelmeyen hizmetler[/işler, kişiler, konular/sorunlar, araçlar/nesneler], ziyan olur. )

- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI


- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAMLI

- ZOR ile/ve ZORLA(N)MA!

( İse sev! İLE/VE Sevmiyorsa.
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )

- ZORLAMA ile/değil İNCELİK

- ZORLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORLANMA

( Dışarıda/ki/ler/de. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçeride/ki/ler/de/n. )

- ZORUNLU HAREKET ile/ve/değil ZORLAMALI HAREKET