Yerine bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 31.334 başlık/FaRk ile birlikte,
31.334 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(90/127)
- CONNECTION IN PARALLEL[İng.] / CONNEXION PARALLÈLE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLAMA
- PARALLELSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLANTI
- REPLICATE SAMPLES[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL DENEY NUMUNELERİ
- PARALLEL AXIS THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSEN TEOREMİ
- THÉORÈME DES AXES PARALLÈLES[Fr.] / PARALLELES-ACHSEN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSENLER TEOREMİ
- LAMELLA WITH PARALLEL SURFACES[İng.] / LAMELLE À FACES PARALLÈLES[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ İNCE LEVHA
- LAMELLE MIT PARALLELEN OBERFLÄCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ LAM
- PARALLELEPIPED[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ
- PARALEL değil/yerine/= ENLEM/ENLEMLİ
- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK
- MUVÂZİ[Osm.] / PARALLEL[İng.] / PARALLÈLE[Fr.] / PARALLEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL
- PARALLELLOSTERIZM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALELOSTERİZM
- PARALİTİK/PARALYTIC[İng.] değil/yerine/= FELÇLİ
- PARALİZİ/PARALYSIS[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PARALYSOL[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZOL
- PARALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZÖR
- PARALLÈLE/PARALÉLLISME/PARALLÉLOGRAMME[Fr. < PARALLÈLE] değil/yerine/= PARALLELOGRAM[İng.] değil/yerine/= PARALLELOGRAMM[Alm.] değil/yerine/= PARALELKENAR
( 63. Paralelkenar , karşılıklı kenarları paralel olan dörtgendir. Şekil :33 Şekil: 34 @@ 83. Paralelkenar: Paralelkenarın, alanı tabanı ile yüksekliğinin çarparığına eşittir. Misal: Tabanı 24 metre ve yüksekliği 16 metre olan bir paralelkenar düşünelim. 24 ile 16 nın çarparığı olan 384 metre kare, bu paralelkenarın alanıdır. Şekil:50 Şekil:51 )
- PARALOGY[İng.] değil/yerine/= PAROLOJİ
( Türleşme yerine gen kopyalanması sebebiyle oluşan homolog gen ürünleri.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARALOJİ/PARALOGIA[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ AKIL YÜRÜTME
- PARALUMINUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALUMİNUM
- PARAM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAM
- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA
- PARAMAGNETISCHE ELEKTRONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ELEKTRON REZONANSI
- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ
- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL
- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE
- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK
- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU
- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ
- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK
- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA
- PARAMEDİKAL/PARAMEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIPLA BAĞLANTILI
- PARAMEDİYAN/PARAMEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTAYA YAKIN
- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN
- AMPLIFIANT PARAMÉTRIQUE[Fr.] / PARAMETRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMETRİK YÜKSELTEÇ
- PARAMYLEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMİYELİN
- PARAMNEZİ/PARAMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YANILSAMASI
- PARAMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMORFİZM
- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN
- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI
( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)
- PARANIN "ÖNEMİ" değil/yerine/< İNSANLIK
- P-NITROANILINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARANİTRONİLİN
- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA ile/ve/değil/yerine YOKSA
( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )
- PARANKİM/PARENCHYMA[İng.] değil/yerine/= ÖZEK DOKU
- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK
- PARANOYA/PARANOIA[İng.] değil/yerine/= AKIL DIŞI SAPLANTI
- PARANOYA/K[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖTEKUŞKU/CU / ÖTEKUŞKUSAL
- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ
- PARAPECTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAPEKTİK ASİT
- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA
- PARAPRAKSİ/PARAPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DİL-DEVİNIM SÜRÇMESİ
- PARAPSİKOLOG değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ
- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"
- PARAPSİKOLOJİK değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMSEL
- PARASENTEZ/PARACENTESIS[İng.] değil/yerine/= KARIN ZARI SIVI ALIMI
- PARASINI ÖDEMEK ile/değil/yerine ÜCRETİNİ ÖDEMEK
- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT
- PARASITOLOGY/PARASITOLOGIST/PARASITOLOGICAL[İng.] değil/yerine/= PARASITOLOGIE[Fr. < PARASITE] değil/yerine/= PARASITOLOGIE[Alm.] değil/yerine/= PARAZIT
( TV. Vericilerin ürettiği dalgaların dışında, elektrik yüklerinin hızlı yer değiştirmesinden doğan ve bu dalgaların ilettiği yayını bozan radyoelektrik yayın. @@ bk. asalak. @@ bk. asılak @@ bk. asalak @@ Asalak. @@ 1. Canlı bir organizmanın üzerinde veya içerisinde organizmanın zararına yaşayan bitki veya hayvan, asalak. İnsanların, hayvanların ve bitkilerin üzerinde veya içerisinde bu canlıların aleyhine yaşayan canlılar. Kimi yazarlar bakteri ve virüsleri da parazit olarak ifade etmektedirler. 2. Bakışımlı ikizlerden eksik gelişen ve daha küçük kalmış yavru, dölüt içinde dölüt. Normal gelişim gösteren ikize sıkı bir biçimde yapışmış ve normal yavrunun içine girmiş olarak bulunur. @@ Anadolu ağızlarında barazit ~ barazıt biçimlerini almıştır. bk. barazit ~ barazıt. )
- PARACYANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARASİYANOJEN
- PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] değil/yerine/= KANAT/İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"
- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON
- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] değil/yerine/= PERDE[Fars.]
( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda, bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır, çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden, kendine belirli etmeden yararlanılan kişi/kuruluş. )
- PARAVAN/A[Fr. < PARAVENT]/SEPERATÖR[İng. < SEPERATOR] değil/yerine/= AYRAÇ
( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belirli etmeden yararlanılan [kişi ya da kuruluş]. )
- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ
- PARASITENÄTZENDES MITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT ÖLDÜRÜCÜ
- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM
- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR
- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")
( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )
- PARASITE[İng.] / PARASITE[Fr.] / PARASITÄ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT
- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ
- PARÇA ile/değil/yerine ÜYE
- TEILCHENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKI YOĞUNLUĞU
- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU
- PARTICLE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEDEKTÖRÜ
- PARTICLE DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ
- ÉNERGIE DE LA PARTICULE[Fr.] / TEILCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ENERJİSİ
- PARTICLE ENERGY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ERKESİ
- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ
- ZERRE[Osm.] / PARTICULE[İng.] / PARTICULE[Fr.] / PARTIKEL, TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK, TANECİK
- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK
- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ
- PARÇALANMA/PARÇALANMIŞ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BÖLÜNME/BÖLÜNMÜŞ/LÜK
( TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED )
- PARÇALANMA ile/ve/değil/yerine DAĞILMA
( [not] TO BREAK INTO PIECES vs./and/but TO DISPERSE
TO DISPERSE instead of TO BREAK INTO PIECES )
- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK
( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )
- PARÇASI OLMAK ile/yerine/değil UZANTISI OLMAK
( [not] TO BE PART OF vs./but TO BE EXTENSION
TO BE EXTENSION instead of TO BE PART OF )
- PARENT :/yerine EBEVEYN
- PARENTERAL NÜTRİSYON/PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI BESLENME
- PARENTERAL[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI
- PARESTHAESIA[İng.] değil/yerine/= PARESTEZİ
( Genellikle ellerde, kollarda, bacaklarda ya da ayaklarda hissedilen ancak vücudun diğer kısımlarında da görülebilen yanma ya da karıncalanma hissi. Uyarı olmaksızın gerçekleşen his çoğunlukla ağrısızdır ve karıncalanma ya da uyuşma, ciltte karıncalanma ya da kaşıntı olarak tanımlanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PAREZİ/PARESIS[İng.] değil/yerine/= HAFİF FELÇ
- PARFÜM (KOKUSU) ile/yerine TEMİZ TEN (KOKUSU)
- PARCHMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PARGÓMEN
- PLASTER OF PARIS[İng.] ile/değil/yerine/= PARİA PLASTERİ
- PARİDİYE[Ar.]/PARIDÉES[Fr.] değil/yerine/= BAŞTANKARAGİLLER
( ... cum TERMINALIA CITRINA )
- SCINTILLATION DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DEDEKTÖRLERİ
- RAMPE DE SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DÜZENEĞİ
- SCINTILLATION COUNTERS[İng.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA SAYAÇLARI
- SCINTILLATION[İng.] / SCINTILLATION[Fr.] / LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA
- GIPS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİS PLASTERİ
- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU
- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI
- CONSERVATION DE LA PARITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= PARİTENİN KORUNUMU
- PARK YERİ değil/yerine BİSİKLET(Lİ) YOLU
- PARK :/yerine PARK
- PARKE[Fr. PARQUET] değil/yerine/= SAVCI
( Eskiden, hakim kürsüsünden aşağıda ve yerde oturmaları nedeniyle savcılara, parke adı verilirmiş. )
- PARKING :/yerine PARK YERİ
- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI
- PARKUR değil/yerine/= YARIŞ YOLU
( Bisiklet, atletizm gibi bazı yarış ve koşularda, yarışmaların yapıldığı yol. )
- BRILLIANT YELLOW[İng.] / JAUNE BRILLANT[Fr.] / BRILLANT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK SARI
- BRILLIANT GREEN[İng.] / VERT ÉTHYL / VERT MALACHITE G[Fr.] / ÁTHYLGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK YEŞİL
- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- BRIGHTNESS[İng.] / LUMINOSITÉ[Fr.] / GLANZ, HELLIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK
- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK
- PAROKSİSMAL/PAROXYSMAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLEMELİ
- PARSE[İng.] ile/değil/yerine İNCELEME
( Bir tümce ya da sözcüğü, dilbilgisi açısından incelemek. )
- PARSEC[İng.] / PARSEC[Fr.] / PARSEC[Alm.] ile/değil/yerine/= PARSEK
- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= PARSİMONİ
( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= TUTUMLULUK
( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARCHEMIN[Fr.] / PERGAMENT, TRANSPARENTLEDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARŞÖMEN
- PART TAYM/PART TIME değil/yerine/= YARIM GÜN
- PART TİME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- PART-TIME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- part vic.[Lat. < PARTIBUS VICIBUS] değil/yerine/= BÖLÜNMÜŞ DOZLARLA
- PART :/yerine PARÇA, BÖLÜM
- PARTICIPANT :/yerine KATILIMCI
- PARTICIPATE :/yerine KATILMAK
- PARTICIPATION :/yerine KATILIM
- PARTICLE PHYSICS[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK FİZİĞİ
( Parçacık fiziği ya da yüksek enerji ve plazma fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.[1] Daha kapsamlı bir ifadeyle parçacık fiziği; baryonlar, mezonlar, kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi atom altı parçacıkları, ve bu parçacıkların yapılarını ve özelliklerini inceler. Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başlarında bilim insanları en küçük yapı taşının atom olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda atom çekirdeğinin +1 yüklü protonlar ile yüksüz nötronlardan oluştuğu, çekirdeğin etrafında ise negatif yüklü elektronların bulunduğu anlaşıldı.[2] Daha sonrasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) gibi elektrik alanlar ve manyetik alanlar kullanılarak yapılan parçacık hızlandırıcılar sayesinde birçok yeni parçacık daha keşfedildi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARTICULAR :/yerine BELİRLİ
- PARTICULARITY/UNIVERSALITY[İng.] değil/yerine/= TIKEL
( Tek tek nesnelerin sayısız çeşitlilik gösteren ya da türsel olmayan bireysel özelliklerinden her biri. bk. tümel. @@ (Mantıkta) Bir türün bütün bireylerine değil de bir ya da birkaç bireyine ilişkin olan. // Önermelerin olumlu ya da olumsuz oluşuna göre İ ve O simgeleri ile gösterilir. Formülü: Bazı S ler P dir; bazı S ler P değildir. Karşıtı bk. tümel @@ Bir tümün bir parçası ile ilgili.@@Bir nesneler kümesinin tüm üyelerine ilişkin olan türsel Özelliklerden her biri. bk. tikel. @@ (Mantıkta) Belli bir sınıfa bağlı bireylerin tümünü içine alan. Bütün kapsamıyle alınmış olan (önerme). Bir önermenin tümelliği 'bütün' ya da 'her' sözcüğüyle gösterilir. Genellik bir terimin kapsamını; tümellik önermede konunun bütün kapsamıyle alındığını gösterir. )
- PARTICULARLY :/yerine ÖZELLİKLE
- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTINIUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARTİNYUM
- PARTİSYON değil/yerine/= BÖLME, BÖLÜM
- PARTLY :/yerine KISMEN
- PARTNER :/yerine ORTAK, PARTNER
- PARTNERSHIP :/yerine ORTAKLIK
- PARTON MODEL[İng.] / MODÈLE DES PARTONS[Fr.] / PARTON-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARTON ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- PARTY :/yerine PARTİ
- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ
- PARVOLINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARVOLİN
- PAS" ile/değil/yerine/>< HAS
- PASAJ[Fr.] ile/değil/yerine ÇARŞI
( İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık, aynı zamanda yol olarak kullanılan ve geçiş yapılan çarşı. | Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )
- PASAJ/PASSAGE[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ | GEÇİT
- PASCALSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL İLKESİ
- PASCAL'S RULES[İng.] / RÈGLES DE PASCAL[Fr.] ile/değil/yerine/= PASCAL KURALLARI
- PASCAL GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI/KANUNU
- PASCAL'S LAW[İng.] / LOI DE PASCAL[Fr.] / PASCALSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI
- PASCHEN-BACK EFFECT[İng.] / EFFET PASCHEN-BACK[Fr.] / PASCHEN-BACK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN-BACK ETKİSİ
- PASCHEN SERIES[İng.] / SÉRIES DE PASCHEN[Fr.] / PASCHEN REIHE, PASCHEN-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN DİZİLERİ
- PASCHEN-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN İLKESİ
- PASCHEN'S LAW[İng.] / LOI DE PASCHEN[Fr.] / PASCHENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN YASASI
- PASİF-AGRESİF/PASSIVE-AGGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN-SALDIRGAN
- PASSIVE IMMUNIZATION[İng.] / PASSIFI IMMUNISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PASİF AŞILAMA
- COMPOSANT PASSIF[Fr.] / PASSIVE KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF BİLEŞEN
- PASSIV IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF İMMUNİZASYON
- PASSIVE METAL[İng.] / PASSIF MÉTAL[Fr.] / PASSIV METALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF METAL
- PASİF/PASSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN
- PASİF değil/yerine/= ÇEKİNİK
- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN
- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN/EDİLGİN
- PASSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= PASİFİK
- PASİFİKASYON değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME
- PASİFİZE ETMEK değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRMEK
- PASSIVITE[Fr.] / PASSIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİFLİK
- PASINAIZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİNİYAZİT
- PASSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİT
- PASCAL[İng.] / PASCAL[Fr.] / PASCAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL
- PASCAL.SECOND[İng.] / PASCAL.SECONDE[Fr.]PASCAL-SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL.SANİYE
- STAINLESS/CHROMIUM STEEL[İng.] / NICHTBESTAND STAHL, ROSTFREIERSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASLANMAZ ÇELİK, KROM ÇELİĞİ
- PASS :/yerine GEÇMEK, PAS
- PASSAGE :/yerine GEÇİT
- PASSENGER :/yerine YOLCU
- PASSION :/yerine TUTKU
- PASSIVATION/QUIETISM[İng. < DINGY] değil/yerine/= PASSIVATION/QUIÉTISME[Fr.] değil/yerine/= QUIS[Lat.] değil/yerine/= QUIETISMUS[Alm.] değil/yerine/= DINGIL
( @@ mekanik: Tekerlek, yuvgu, çark gibi nesnelerin ortasından geçirilen çubuk. @@ Soba yapmak için kullanılan uzun ve köşeli demir. (*Haymana -Ankara) @@ Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk. ~ Çuv tĕnĕl. Türkçe dingil'in karşılığı olarak Moğolcada tenggelig biçimi geçer (Eren: NyK 51: 362-363). Macarca tengely eski bir Türk dilinden kalma alıntıdır (Gombocz: BTLw 201; Ligeti: TörK). Arapça (Mısır) dingil, dungul da Türkçeden alınmıştır (Fischer: ZDMG 73: 198; Littmann: Tschudi Arm 117/110). Sevortyan (ÊSTJa 1980, 235-236) Anadolu ağızlarında kullanılan dink biçimiyle birleştirmiştir. Türkçe dink'in Farsçadan kalma bir alıntı olduğu Sevortyan'ın gözünden kaçmıştır. bk. Sevortyan: ÊSTJa 1980, 281-282. )
- PASSIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK
( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PASSIVITY/PASSIVE/DISABLE[İng.] değil/yerine/= EDILGENLIK
( Olaylar ve uyaranlar karşısında edimsiz kalma ya da davranışta bulunmama. )
- PAST :/yerine GEÇMİŞ
- PASTE, SLURRY[İng.] / PÂTE, BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / PASTE, TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTA, BULAMAÇ
- PASTER P. LOUIS[Fr.] ile/değil/yerine/= PASTER P. LOUİS
- PASTEUR P. LOUIS[İng.] / PASTEUR P. LOUIS[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTEUR P. LOUİS
- PASTORAL[Fr.] değil/yerine/= ÇOBANLAMA/KIRSAL
- PASTEURIZED MILK[İng.] / LAIT PASTEURISÉ[Fr.] / PASTEURISERTE MILCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT
- PASTEURIZATION[İng.] / PASTEURISATION[Fr.] / PASTEURISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE ETME
- PATHOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİ
- PATHOLOGIC(AL)[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİK
- PATCH :/yerine YAMA
- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK
- PATCHOULI ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ ALKOLÜ
- PATCHOULI OIL[İng.] / ESSENCE DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ YAĞI
- PATCHPLASTY[İng.] değil/yerine/= YAMALAMA
- PATCHWORK[İng.] değil/yerine/= KIRK YAMA / YAMA İŞİ
- PATCHHOUL ALKOLOL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ ALKOLÜ
- PATSCHÜLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ YAĞI
- PATENS/PATENCY[İng.] değil/yerine/= AÇIK KALMA
- PATENT BLUE[İng.] ile/değil/yerine/= PATENT MAVİSİ
- PATENT YELLOW[İng.] / JUINE DE PATENTE[Fr.] / PATENT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT SARISI
- PATENT[İng.] değil/yerine/= AÇIK | BULUŞ BELGESİ
- PATENT[İng.] / BREVENT[Fr.] / PATENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT
- PATERA PROCESS[İng.] / TRAITER DE PATERA[Fr.] / PATERA BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATERA İŞLEMİ
- PATERN ANALİZ/PATTERN ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ ÇÖZÜMLEME
- PATERN[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ | KALIP
- PATERNAL[İng.] değil/yerine/= BABADAN/ATADAN
- PATEUX/PÂTE[Fr.] değil/yerine/= PASTE[İng.] değil/yerine/= PASTE[Alm.] değil/yerine/= HAMURSUZ
( Sodalı hamurdan yapılan ekmek. (Kandilli -Bilecik) )
- PATH :/yerine YOL
- PATHOGNOMONIC[İng.] değil/yerine/= PATOGNOMONİK
( Belirli bir hastalık ya da durumun ayırt edici ya da karakteristiği olan ve tanıyı koydurucu bulgular. Birkaç örnek aşağıdakileri içerir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PATIENT :/yerine HASTA, SABIRLI
- PATİKA[Slavca/Bulgarca] değil/yerine/= İZLEK/İZYOLU/KEÇİ YOLU/YOLAK/ÇIĞIR[dvnlgtturk]
- PATINA[İng.] ile/değil/yerine/= PATİNA
- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR
- BLASTING GELATINE[İng.] / GELATINE EXPLOSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI PLASTİK
- EXPLOSIVES, PROPELLANT[İng.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI
- PATOGENEZ/PATHOGENESIS[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK GELİŞİM SÜRECİ
- PATOGNOMİK/PATHOGNOMONIC[İng.] değil/yerine/= TANI KOYDURUCU
- PATOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PATOJEN
- PATOJEN/PATHOGEN[İng.] değil/yerine/= SAYRILAYICI, HASTALIK YAPICI
- PATOJENİK/PATHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YOZLATAN, SAYRILAYAN
- PATOGENIC[İng.] ile/değil/yerine/= PATOJENİK
- PATOCHEMISTRY[İng.] / PATOCHIMIE[Fr.] / PATOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOKİMYA
- PATHOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOLOJİ
- PATOLOJİ/PATHOLOGY[İng.]/MARAZÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYRILIK BİLİMİ
- PATOLOJİK/PATHOLOGIC[İng.]/MARAZÎ değil/yerine/= SAYRILIKBİLİMSEL/SAYRILIKLI/SAYRILIKLA İLGILİ
- PATRON OLMAK ile/değil/yerine ÖRNEK VE ÖNDER OLMAK
( [not] BEING BOSS vs./but BEING EXAMPLE AND LEADER
BEING EXAMPLE AND LEADER instead of BEING BOSS )
- PATRON değil/yerine/= İŞVEREN
- PATRONAJ[Fr. < PATRONAGE] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM | YÖNETİM, GÖZETİM
( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. )
- PATRONITE[İng.] ile/değil/yerine/= PATRONİT
- PATTERN MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ
- PATTERN :/yerine DESEN, KALIP
- PATTERSON-HARKER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE PATTERSON-HARKER[Fr.] / PATTERSON-HARKER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON-HARKER YÖNTEMİ
- PATTERSON FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PATTERSON[Fr.] / PATTERSON-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON İŞLEVİ/FONKSİYONU
- PATTERSON VECTORS[İng.] / VECTEURS DE PATTERSON[Fr.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRLERİ
- PATTERSON-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRÜ
- PATTINSON PROCESS[İng.] / PATTINSONAGE[Fr.] / PATTINSONIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTİNSON İŞLEMİ
- PAULI EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION DE PAULI[Fr.] / PAULISCHES AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ DIŞARLAMA İLKESİ
- PAULI PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE PAULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PAULİ İLKESİ
- PAULI PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME DE PAULI[Fr.] / PAULISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ PARAMANYETİZMASI
- PAULI SPIN MATRICES[İng.] / MATRICES DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINMATRIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN MATRİSLERİ
- PAULI SPIN SPACE[İng.] / ESPACE DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN UZAYI
- PAULLINIA TANNIN[İng.] ile/değil/yerine/= PAULİNİA TANNİN
- PAULLINIA TANIN[Fr.] / PAULLINIA TANNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULLİNİA TANİNİ
- PAUSE :/yerine DURAKLATMAK, MOLA
- PAPAW[İng.] ile/değil/yerine/= PAVAP
- PAVIN[İng.] ile/değil/yerine/= PAVİN
- PAWPAW[Fr.] ile/değil/yerine/= PAVPAV
- PAVY'S SOLUTION[İng.] / SOLUTION DE PAVY[Fr.] / PAVY LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAVY ÇÖZELTİSİ
- PAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAK
- PAY :/yerine ÖDEMEK, PAY
- PAYDOS[Yun.] değil/yerine SON/ARA
( İşi ya da çalışmayı, (geçici olarak) bırakma. DEĞİL/YERİNE ... )
(1996'dan beri)