Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 17.119 başlık/FaRk ile birlikte,
17.119 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(54/70)


- SAMPLING[İng.] değil/yerine/= ÖRNEKLEME


- SANA (DA) BİR ŞEY SÖYLENİLMİYOR değil/yerine NE SÖYLEYECEĞİNİ (İYİ) BİLMEK

( Ne söylediğini ve haddini iyi bilirsen beklemediğin tepkiler de almazsın. )


- SANA SÖVÜYORUM değil/yerine/>< SENİ SEVİYORUM

( DEĞİL/YERİNE/>< )


- SANA YAPILAN "KÖTÜLÜK" ile/değil/yerine/ne yazık ki/>< SENİN YAPTIĞIN KÖTÜLÜK/YANLIŞ/HATA

( Unut/abil! İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Unutma! )


- SANAL DİN ile/değil/yerine DİN

( Onun/onların "dini". İLE/DEĞİL/YERİNE Senin olan/sa! )


- SANAT ESERİ[Ar.] değil/yerine/= ESİNÇ YAPITI


- SANAT/HÜNER değil/yerine/= ESİNÇ


- SANAT:
"PROPAGANDA" değil/yerine ÖĞRETİM


- SANATÇI:
SAHTE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GERÇEK

( Taklit eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alır/"çalar". )


- SANATÇI değil/yerine/= ÜNERMEN


- SANATÇININ:
BAKTIĞINA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖRDÜĞÜNÜ GÖRMEK


- SANATKÂR[Ar.]/ARTİST[İng.] değil/yerine/= ESİNÇÇİ


- SANATSAL ÜRÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/<> (KENDİNE VE TOPLUMA) SANATSAL DUYARLILIK KAZAN(DIR)MAK/KAZANDIRABİLMEK

( Sanat ürünü, sanatçısını yanında istemez. )


- SANATSAL değil/yerine/= ESİNCİL


- SANATTA:
FARK ile/ve/değil/yerine/||/>/<>/>< BENZERLİK


- SANATTA KALMAK ile/değil/yerine SANATLA KALMAK


- SANAT(TA TAKLİT):
DOĞRU OLMAYANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DOĞRU OLANDA

( Sanat, doğru olmayanı da taklit edebilir, doğru olanı da.
Doğru olmayanı taklit ederse aldatıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Doğru olanı taklit ederse doğruluğunu daha çok güçlendirir. )

( Sanat, doğru ya da güzel olmayanı, doğru ve güzel olarak gösterebilir. )


- SANAYİ/ENDÜSTRİ[< INDUSTRY]/URAN değil/yerine/= İŞLEYİM


- SANCTION :/yerine YAPTIRIM


- SAND :/yerine KUM


- SANDALYE[Ar.] değil/yerine/= OTURAK


- SANDALYE[Ar. < SANDALİYE] değil/yerine/= OTURGA


- SANDOVİÇ değil/yerine/= KISTIRMA


- SANI/ZAN/ZEHAB[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<> KANI/KANAAT(> "KANIMCA")

( Sahibi olunan düşüncenin/yorumun üzerine yargıda bulunum ve bu sürecin ilk durumu/sonucu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bir durum/olgu üzerine düşünce/yorum sahibi olmak. )

( Gerçeği bulmak istiyorsak, kanılarımıza asılmamalıyız. )

( To find truth, we must not cling to our convictions. )

( [not] SURMISE vs./and/but/||/<> OPINION
OPINION instead of SURMISE )


- SANİHA[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLIK/DOĞUNÇLUK


- SANİYE değil/yerine/= İKİNÖY


- ŞANJAN/JANJAN[Fr.] değil/yerine/= YANARDÖNER

( Kıpırdadıkça, türlü renklerde parlayan [kumaş vb.]. )


- SANKİ ile/değil/yerine SANIRIM


- SANKİ değil/yerine/= SÖZÜMONA


- SANMAK ile/değil/yerine/>< "SAYMAK"


- ŞANO[İt. SCENA] değil/yerine/= TİYATRO SAHNESİ


- ŞANS ile/ve/değil/yerine NİMET

( Bir nimetin çok olması, onun nimet olmadığını göstermez. )


- ŞANS ile/değil/yerine/>< ÖZEN/BAKIM


- ŞANS değil/yerine/= UĞUR/YOM


- SANSASYONEL değil/yerine/= ÇARPICI/SES GETİREN


- SANSKRİT değil/yerine HİNTÇE


- ŞANSLI (OLAN) ile/ve/değil/yerine ŞANSINI YARATAN (OLMAK)

( Kişileri değil de, konu/kavram, olgu ve olayları düşünerek yaşamanın ve konuşmanın önemli(öncelikli) olduğunu anımsayarak, kişinin "şanslı" olup olmadığı değil olanaklarını, fırsatlarını değerlendirmesini/yaratmasını, olasılıkları yönetmenin esas olduğunu düşünmektir aslolan. )


- SANSÜALİZM[İng. < SENSUALISM] değil/yerine/= DUYUMCULUK


- SANSUALİZM[Fr.]/SENSÜALİZM[İng.] değil/yerine/= DUYUMCULUK


- SANSÜR[Fr.] değil/yerine/= DENETLEME/DENETKİ/SIKIDENETİM

( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro yapıtlarının, hükümetçe, önceden denetlenmesi. Yayın ve gösterilmesinin, izne bağlı olması, sıkıdenetim. | Denetleme işini yapan kurul. )


- SANSÜR ile/değil/yerine DİSİPLİN

( [not] CENSORSHIP vs./and/but DISCIPLINE
DISCIPLINE instead of CENSORSHIP )


- SANSÜRLEME ile/değil/yerine DÜZENLEME


- ŞANTİYE[Fr. CHANTIER] değil/yerine/= ...

( Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı ya da işlendiği yer. | İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. | Büyük yapıların inşasında yapıcıların yaşadıkları geçici bina. | Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri. | Gemi tezgâhı. )


- SANTRA[İng. < Lat.] değil/yerine/= ORTA, MERKEZ


- SANTRAL/CENTRAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZÎ


- SANTRİFÜGAL/CENTRİFUGAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZKAÇ


- SANTRİFÜJ/CENTRİFUGE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜR AYIR AYGIT


- MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.] değil/yerine/= ÖZEKKAÇ

( Merkezden uzaklaşan. )


- SANTRIPEDAL/CENTRIPETAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZCİL


- ŞANZIMAN değil/yerine/= GÜÇAKTAR


- SAPIK/LIK" ile SAPKIN/LIK | ile/değil/yerine/||/<>/< SAPMA

( "Yükleme". İLE Tespit. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum. )


- ŞAPKA:
ÜSTTE/(BAŞTA) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE


- SAPKIN" ile/değil/yerine ÇAPKIN


- SAPLANTI ile/değil/yerine İSTİKRAR


- SAPLANTI" ile/değil/yerine/>< SORGULAMAK


- SAPROFİT[Fr. < Yun. SAPROS: Çürük. | PHYTON: Bitki.]/SAPROTROF değil/yerine/= ÇÜRÜKÇÜL

( Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan bitki ve organizmalar. )


- SAPTIRMA ile/değil/yerine SAPTAMA


- SAR/SPECİFIC ABSORPTION RATE[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERİ


- ŞARAP[Ar.]/MEY[Fars.] değil/yerine/= ÇAKIR/SÜÇİK


- SARAY ile/ve/değil/yerine/<> ÇAYIR-BAYIR


- ŞARBON[Fr. < CHARBON] değil/yerine/= KARAKABARCIK


- ŞARBON[Fr.] değil/yerine/= YANIKARA/KARAKABARCIK/KARAYANIK

( Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri ya da mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan, tehlikeli sayrılık. )


- ŞARDON/LU değil/yerine/= TÜYLENDİRME/TÜYLENDİRİLMİŞ


- SARF ETMEK değil/yerine/= KULLANMAK


- SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE


- SARHOŞ ETMEK değil/yerine/= ESRİTMEK


- SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= ESRİMEK


- SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= SÜDREMEK/ESRİMEK


- SARHOŞ[Fars. SER:Baş. + HOŞ] değil/yerine/= ESRİK/ESRÜK[dvnlgttrk]


- SARI "BULGUR" ile/değil/yerine DOĞAL BULGUR


- SARIMSAKTA:
YEŞİL FİLİZİ OLAN değil/yerine BEYAZ FİLİZİ OLAN


- ŞARJ ÂLETİ değil/yerine/= YÜKLEÇ


- ŞARJ[Fr., İng. CHARGE] değil/yerine/= YÜKLEME


- ŞARJ ETMEK değil/yerine/= YÜKLEMEK


- ŞARJ OLMAK değil/yerine/= YÜKLENMEK


- ŞARKI OKUMAK/SÖYLEMEK ile/yerine/değil ŞARKI İCRÂ ETMEK


- ŞARKI SÖYLEMEK değil/yerine/= YIRLAMAK


- ŞARKÎ/ŞARKLI değil/yerine/= DOĞULU


- ŞARKI değil/yerine/= EZGİ, ÇIĞGA


- ŞARKI ile/ve/değil/yerine/<> NİNNİ

( Tüm ninniler, hicaz makamındadır. )


- ŞARKI değil/yerine/= YIR


- ŞARKİYAT/ORYANTALİZM değil/yerine/= DOĞU BİLİ/Mİ


- ŞARLATAN ile/değil/yerine/>< BİLGİN

( Aldatır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Aydınlatır. )


- ŞARLATAN değil/yerine/>< FİLOZOF

( Filozofların aydınlatmadığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )


- SARRÂF ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHHÂF


- ŞART (SÜRMEK) ile/değil/yerine RİCA (ETMEK)


- ŞARTLI TAHLİYE değil/yerine/= KOŞULLU SALIVERİ


- ŞARTNAME/BAYLAVBETİ değil/yerine/= KOŞULLUK


- ŞÂŞAA/LI["ŞAŞALI" değil!] değil/yerine/= GÖRKEM | PARILTI, PARLAKLIK


- ŞAŞAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞAR

( Torun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Dede. )

( İstenç[irâde]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Direnç[ihtiyâr]. )

( Aynı dönemde ve birlikte yaşarlar. )


- ŞASE[Fr. SACHET] değil/yerine/= BOHÇA

( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. )


- ŞAŞIRTICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNDÜRÜCÜ


- ŞAŞIRTMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EZBER BOZMAK


- ŞAŞKIN/LIK ile/değil/yerine AŞKIN/LIK


- ŞATAFAT değil/yerine/= GÖRKEM


- SATELLIT SİSTEM/SATELLITE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UYDU DÜZENİ


- SATELLITE :/yerine UYDU


- SATHÎ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEYSEL/GELİŞİGÜZEL/ÜSTÜNKÖRÜ


- SATIH/SATHİ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEY/SEL


- SATIN ALMAK ile/değil/yerine/>< KENDİN YAP!


- SATIR ARASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM


- SATIR[Ar.] değil/yerine/= DİZEK/ÇİZEK


- SATIR[Ar.] değil/yerine/= KINRAK


- SATİR[Fr.] değil/yerine/= YERGİ


- SATIR'DAN ile/ve/yerine SADIR'DAN (OKUMAK/KONUŞMAK)


- SATIŞ VAADİ değil/yerine/= SATIŞ ÜSTLENİMİ


- SATISFACTION :/yerine MEMNUNİYET


- SATISFY :/yerine TATMİN ETMEK


- SATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DAĞITMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIŞLAMAK


- SATVET[Ar.] değil/yerine/= (ZORLU/SİNDİRİCİ) GÜÇ


- SAUCE :/yerine SOS


- S.A.V. değil/yerine/= S.A.S.


- SAVAŞ değil/yerine/>< BARIŞ

( İyisi yoktur. DEĞİL/YERİNE/>< Kötüsü yoktur. )


- SAVAŞ ya da KORSANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< TİCARET


- SAVAŞ yerine MÜCADELE


- SAVAŞ ile/ve/değil/yerine/< SALDIRI/Ş


- SAVAŞ değil/yerine/>< SANAT


- SAVAŞ ile/ve/değil/yerine SAVAŞIM


- SAVAŞMA değil/yerine/<>/> TANIŞMA


- SAVE :/yerine KAYDETMEK, KURTARMAK


- SAVING :/yerine BİRİKİM


- ŞAVK/ŞEVK[Ar.] değil/yerine/= IŞIK


- SAVLET/HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM


- SAVRULMAK ile/değil/yerine/>< SALINMAK


- SAVT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAMT[Ar.]

( Ses, sadâ[insan sesi], selen. | Bağırma, haykırma, çığlık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Susmak. )


- SAVUNDUĞUNDAN DOLAYI BİLMEK ile/değil/yerine/>< BİLDİĞİNDEN DOLAYI SAVUNMAK


- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)

( Bulmak için değil kaybetmek için arıyoruz. )

( Her mazharata bir mazeret bulunur. )

( [not] EXCUSE FOR DEFENSE vs./but EXCUSE FOR GRATITUDE
EXCUSE FOR GRATITUDE instead of EXCUSE FOR DEFENSE )


- SAVUNMA ile/ve/değil/yerine ARKASINDA/ARDINDA DURMA


- SAVUNMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUŞTURMA


- SAVUNMA ile/değil/yerine SERİMLEME


- SAVUNMAK" ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK


- SAVUNUCU YAKLAŞIM/AÇIKLAMA ile/değil/yerine İKİNCİL/ALTERNATİF YAKLAŞIM/AÇIKLAMA


- SAVURGAN/LIK ile/ve/<>/değil/yerine DAĞINIK/LIK


- SAVURGAN/LIK ile/değil/yerine/>< SADÂKAT/SÂDIK


- SAVURMAK ile/değil/yerine/>< SAVUNMAK


- SAY[Ar.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK


- SAY :/yerine SÖYLEMEK, SAYMAK


- ŞÂYÂN[Fars.] değil/yerine/= UYGUN, YAKIŞIR, YARAŞIR, DEĞER


- ... SAYESİNDE ile/ve/değil/yerine ... ARACILIĞIYLA/VESİLESİYLE


- ŞÂYET[Fr.] değil/yerine/= EĞER


- SAYFİYE değil/yerine/= KIRYÖRE


- SAYFİYE[Ar.] değil/yerine/= YAZLIK


- SAYGISIZLIK ile/değil/yerine/>< ELEŞTİRİ


- SAYGISIZLIK ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) RAHATLIK


- ŞÂYİ HİSSE değil/yerine/= ORTAK PAYI


- SAYI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RAKAM

( image )

( [not] NUMBER vs./and/but/||/<>/< DIGIT
DIGIT instead of NUMBER )


- ŞAYİA[Ar.] değil/yerine/= DUYULTU/SÖYLENTİ


- SAYRILIK/HASTALIK/MARAZ[Ar.] değil/yerine/>< ESENLİK


- SAYRILIK/HASTALIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BOZUKLUK

( Zihinsel/psikolojik. İLE/VE/DEĞİL Gövdesel/somatik. )

( Mekanikte. İLE/VE/DEĞİL Organikte. )

( Nedeni bilinmiyorsa. İLE/VE/DEĞİL Nedeni biliniyorsa. )

( Hastalanmamak en büyük hastalıktır. )

( Uzun sürmeyen hastalıkların değerini bilmek gerek. )


- SAYTEYŞIN değil/yerine/= GÖNDERİ


- SAZ ŞAİRİ/ŞAİRLİĞİ değil/yerine/= KOŞUKÇU/LUK


- SAZ ŞİİRİ değil/yerine/= KOŞUK


- SAZ değil/yerine/= SAZ, ÇALGI


- ŞÂZZ[Ar.] değil/yerine/= AYRIK, KURALDIŞI


- SBRT/STEROTAKTİK VÜCUT RADYOTERAPİSİ STEREOTACTIC BODY RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK GÖVDE IŞIN SAĞALTIMI


- SBS/HEALTH INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENLERİ


- SBS/SEQUENTIAL BACKWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI GERİ YÖNLÜ SEÇİM


- SBY/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- SC/SUBCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ ALTI


- SCALABILITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEKLENEBİLİRLİK


- SCALE :/yerine ÖLÇEK


- SCANDAL :/yerine SKANDAL


- SCANNER[İng.] değil/yerine/= TARAYICI


- SCANNING[İng.] değil/yerine/= TARAMA


- SCARED :/yerine KORKMUŞ


- SCD/ANİ KARDİYAK ÖLÜM/SUDDEN CARDIAC DEATH[İng.] değil/yerine/= KALP YETMEZLİĞINE DAYALI ANİ ÖLÜM


- SCENARIO :/yerine SENARYO


- SCENE :/yerine SAHNE


- SCH/SCHIZOPHRENIA[İng.] değil/yerine/= ŞİZOFRENİ


- SCHEDULE :/yerine PROGRAM, ZAMANLAMAK


- SCHEME :/yerine PLAN, ŞEMA


- SCHOLAR :/yerine BİLGİN, BURSLU ÖĞRENCİ


- SCHOLARSHIP :/yerine BURS, BİLGİNLİK


- SCHOOL :/yerine OKUL


- SCIENCE :/yerine BİLİM


- SCIENTIFIC :/yerine BİLİMSEL


- SCIENTIST :/yerine BİLİM İNSANI


- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY

( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )


- SCOPE :/yerine KAPSAM


- SCORE :/yerine SKOR, PUAN


- SCREAM :/yerine ÇIĞLIK ATMAK


- SCREEN :/yerine EKRAN


- SCRIPT :/yerine SENARYO


- SD/STANDART DEVİYASYON STANDARD DEVIATION | SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= STANDART SAPMA | UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU, MEKANSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU


- SDLC/SOFTWARE DEVELOPMENT LIFE CYCLE[İng.] değil/yerine/= YAZILIM GELİŞTİRME YAŞAM DÖNGÜSÜ


- SDP/HEALTH TRANSFORMATION PROJECT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROJESİ


- SEA :/yerine DENİZ


- SEANS[İng.] değil/yerine/= OTURUM


- SEANS/SESSION[İng.] değil/yerine/= OTURUM


- SEARCH :/yerine ARAMAK


- SEASON :/yerine SEZON


- SEAT :/yerine KOLTUK, OTURMAK


- SEBAT ETMEK değil/yerine/= DİREŞMEK/DİREŞİM GÖSTERMEK


- SEBAT değil/yerine/= DİREŞİM


- SEBATKÂR[Ar.] değil/yerine/= DİREŞKEN/LİK


- SEBEBİYET VERMEK değil/yerine/= NEDEN OLMAK/YOL AÇMAK


- ŞEBEKE[Ar.]/NETWORK/WEB[İng.] değil/yerine/= AĞ

( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )


- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖRÜKE


- SEBT GÜNÜ:
DİNLENME GÜNÜ değil/yerine DİNGİNLİK/DÖNÜŞÜM GÜNÜ

( YEVM-İ SEBT[Ar.]: Cumartesi günü. )


- SEBZE/SEBZEVAT/ZERZEVAT değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ/GÖVLÜK/YEŞERTİ/YEŞİLLİK


- SEBZELER:
TOPRAK ALTINDAKİLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TOPRAK ÜSTÜNDEKİLER

( [beslenmemizin] %25'inde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< %75'inde. )


- SEBZELERİ SAKLAMADA:
BUZDOLABININ KENARI değil/yerine ORTASI


- SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK


- ŞECÂAT[Ar.] değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESÂRET


- SECCÂDE[Ar.]/NAMAZLIK değil/yerine/= YAYGI


- SEÇENEK ile/değil/yerine OLASILIK


- ŞECERE[Ar.]["SECERE" değil!]/PEDIGRI/PEDIGREE[İng.] değil/yerine/= SOYAĞACI/SOYKÜTÜĞÜ


- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH

( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )

( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )

( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )

( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )

( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )

( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )

( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )


- SEÇİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< STRATEJİ


- SEÇKİN ile/ve/değil/yerine ÖNCÜ


- SEÇMEK/YEĞLEMEK VE SONRASINDA GÖRMEK/DENEMEK ile/ve/değil/yerine GÖRMEK/DENEMEK VE SONRASINDA SEÇMEK/YEĞLEMEK

( [not] TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY vs./and/but TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER
TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER instead of TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY )


- SECOND :/yerine İKİNCİ, SANİYE


- SECRET :/yerine SIR


- SECRETARY :/yerine SEKRETER


- SECTION :/yerine BÖLÜM


- SECTOR :/yerine SEKTÖR


- SECURE :/yerine GÜVENLİ


- SECURİTY[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİK


- SECURITY :/yerine GÜVENLİK


- SEDASYON/SEDATION[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRME


- SEDATİF/SEDATIVE[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRICİ


- ŞEDDÂDÎ BİNA değil/yerine/= GÖKDELEN


- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA


- SEDİMANT/ASYON değil/yerine/= ÇÖKELÖLÇÜM/ÇÖKELME/TORTULLANMA/TORTULAŞMA


- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU


- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK


- SEE :/yerine GÖRMEK


- SEED :/yerine TOHUM


- SEEK :/yerine ARAMAK, İSTEMEK


- SEEM :/yerine GÖRÜNMEK


- ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER


- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA


- SEFAHAT değil/yerine/= EĞLENCE/UÇARILIK


- SEFÂLET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK


- SEFER değil/yerine/= KEZ


- SEFERBER/LİK değil/yerine/= ELBİR/LİK


- ŞEFFAF[Ar.]/TRANSPARAN[İng.] yerine SAYDAM


- SEFÎH değil/yerine/>< SÂLİK


- SEFÎH[Ar.] değil/yerine/= UÇARI

( Zevk ve eğlenceye düşkün, parasını israf eden. | Ele, avuca sığmaz. | İrâdesine hâkim olamayan, ihtiyârını devrede tutamayan. )


- ŞEFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN


- SEFİR/SEFÂRET değil/yerine/= ELÇİ/LİK


- ŞEFKÂT değil/yerine/= SEVECENLİK


- ŞEFKÂTLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN


- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA


- SEGMENTAL[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLÜ


- SEGMENTASYON/SEGMENTATION[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLEME


- SEHER[Ar.] değil/yerine/= TAN AĞARTISI

( TAN YERİ AĞARMADAN BİRAZ ÖNCEKİ ZAMAN )


- SEHİM/SEHM[Ar.] değil/yerine/= PAY

( Pay/hisse karşılığı/bedeli. | Pay. | Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. )


- ŞEHİR değil/yerine/= İL


- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )

( YATUK )

( POLİS )

( BURG/BURJUVA )

( TEMEDDÜN: Kentleşme. )

( SEMERKAND: Semer'in kenti. )

( )

( ŞÂR )