Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 16.986 başlık/FaRk ile birlikte,
16.986 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(49/69)


- PLONJON[Fr.] değil/yerine/= DALIŞ


- PLOT :/yerine KONU, ARSA


- PLOT[İng.] değil/yerine/= KURGU, ANA ÇİZGİ


- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME


- ŞAKÜL/ŞAKUL/ŞAVUL[Ar.]/PLUMB[İng.] değil/yerine/= ÇEKÜL


- PLÜRALİST değil/yerine/= ÇOĞULCU


- PLÜRALİST değil/yerine/= ÇOKÇU


- PLÜRALİZM değil/yerine/= ÇOĞULCULUK


- PLÜRALİZM değil/yerine/= ÇOKÇULUK


- PLUS :/yerine ARTI


- PLUTOKRASİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= VARSILERKİ


- PLÜVİYOMETRE değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER

( Belirli bir zamanda. belirli bir yerde düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan aygıt. )


- PLÜVİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER


- PM/PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALP PİLİ


- PM :/yerine ÖĞLEDEN SONRA


- PNN/PROBABILISTIC NEURAL NETWORKS[İng.] değil/yerine/= OLASILIKSAL SİNİR AĞLARI


- PNÖMOTİK/PNEUMATIC[İng.] değil/yerine/= HAVALI, HAVA BASINÇLI


- PO&SUP2;/PARTIAL OXYGEN PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL OKSİJEN BASINCI


- POA/PROOF OF AUTHORITY[İng.] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ


- POCKET :/yerine CEP


- PÖÇ/UCA değil/yerine/= KUYRUKSOKUMU


- pocul.[Lat. < POCULUM] değil/yerine/= BARDAK


- PODYUM[Yun.] değil/yerine/= ÇIKMALIK, YAYKIN

( Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin ya da giysileri sergilemek için mankenlerin çıktığı, merdivenli, yüksekçe yer. )


- POEM :/yerine ŞİİR


- POET :/yerine ŞAİR


- POETİK[İng./Yun.] değil/yerine/= ŞİİRSEL


- POETRY :/yerine ŞİİR


- POINT :/yerine NOKTA, İŞARET ETMEK


- POLARİS değil/yerine/= KUZEY YILDIZI


- POLARITE/POLARITY[İng.] değil/yerine/= KUTUPLULUK


- POLARİZASYON/POLARISATION değil/yerine/= UCLAŞMA/KUTUPLAŞMA


- POLARİZASYON/POLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPLAŞMA


- POLARİZASYON değil/yerine/= UCAYLANMA


- POLE :/yerine DİREK


- POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY


- POLEN/POLLEN[İng.] değil/yerine/= ÇİÇEK TOZU


- POLİÇE değil/yerine/= ÖDEKÇE


- POLICE :/yerine POLİS


- POLİÇE[< İt. < Yun.] değil/yerine/= SİGORTA BELGİTİ


- POLICY :/yerine POLİTİKA


- POLİFONİ değil/yerine/= ÇOKSESLİLİK


- POLİFONİK değil/yerine/= ÇOKSESLİ


- POLIFORM/POLYFORM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLİGENİK/POLYGENIC[İng.] değil/yerine/= ÇOK GENLİ


- POLİGON değil/yerine/= ATIŞ ALANI


- POLİGON değil/yerine/= ÇOKGEN


- POLIMER/POLYMER[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZ


- POLIMERİZASYON/POLYMERIZATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZLAMA


- POLIMORF/POLYMORPH[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ | PARÇALI


- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLIMORFİZM/POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK


- POLINOM[İng.] değil/yerine/= ÇOK TERİMLİ


- POLINÜKLEER/POLYNUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇOK ÇEKİRDEKLİ GÖZE


- POLİP/POLYP[İng.] değil/yerine/= SAPLI UR


- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ


- POLITICAL :/yerine POLİTİK


- POLITICALLY :/yerine POLİTİK OLARAK


- POLITICIAN :/yerine POLİTİKACI


- POLITICS :/yerine SİYASET


- POLİTİKA EKONOMİSİ değil/yerine/>< EKONOMİ POLİTİKASI


- POLİTİKACI değil/yerine DEVLET ADAMI

( Seçimleri düşünür. DEĞİL/YERİNE Gelecek kuşakları düşünür. )


- POLİVALAN/POLYVALENT[İng.] değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİKLİ


- POLL :/yerine ANKET


- POLLUTION :/yerine KİRLİLİK


- POLYANNA'CI/LIK ile/değil/yerine/<>/< İYİMSER/LİK


- POMPALAMAK ile/değil/yerine DESTEKLEMEK


- POMPALAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ŞİŞİRMEK


- PONKSİYON/PUNCTION[İng.] değil/yerine/= DELME


- POOL :/yerine HAVUZ


- POOR :/yerine FAKİR


- POP :/yerine POP (MÜZİK), PATLATMAK


- POP ile/ve/değil/yerine/||/<>/> POPÜLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KLASİK


- POPULAR :/yerine POPÜLER


- POPULATION :/yerine NÜFUS


- POR/PORE[İng.] değil/yerine/= GÖZENEK


- PORCH :/yerine VERANDA


- POROZİTE/POROSITY[İng.] değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK


- PORSİYON değil/yerine/= PAYLIK


- PORT/PORTA[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ YERİ


- PORT :/yerine LİMAN


- PORTABIL/PORTABLE[İng.] değil/yerine/= TAŞINABİLİR


- PORTAL değil/yerine EŞİK


- PORTAL yerine EŞİK


- PORTATİF değil/yerine/= SÖKKURLU


- PORTATİF/SEYYAR değil/yerine/= TAŞINABİLİR/TAŞINIR


- PORTE değil/yerine/= DİZEK


- PORTE[Fr.] değil/yerine/= DİZEK[müzik'te]

( Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )


- PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI


- PORTION :/yerine PORSİYON, BÖLÜM


- PORTMANTO[Fr.] değil/yerine/= ASKILIK

( Palto, şapka gibi şeyleri asmak için yapılmış, raflı ve bazısı aynalı askı yeri. )


- PORTÖR değil/yerine/= HASTALIK TAŞIYICI, SAYRITAŞIR, SAYRI TİNİ


- PORTRAIT :/yerine PORTRE


- PORTRAY :/yerine TASVİR ETMEK


- p.os[Lat. < PER OS] değil/yerine/= AĞIZ YOLUYLA, AĞIZDAN


- POS/PROOF OF STAKE[İng.] değil/yerine/= PAY KANITI


- POSE :/yerine POZ VERMEK


- POSITION :/yerine POZİSYON, KONUM


- POSITIVE :/yerine OLUMLU, POZİTİF


- POSSESS :/yerine SAHİP OLMAK


- POSSIBILITY :/yerine OLASILIK


- POSSIBLE :/yerine MÜMKÜN


- POSSIBLY :/yerine MUHTEMELEN


- POST ile/ve/değil/yerine/||/<> DOST

( Toprak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Allah. )

( Postu bırakırsak, dostu buluruz! )


- POST :/yerine POSTA, GÖNDERİ


- POSTACI ile/değil/yerine POSTA KUTUSU

( Papua Yeni Gine'de, hiç postacı bulunmuyor. Ancak posta kutusu kiralayabiliyorsunuz. )


- POSTER değil/yerine/= ASKILI SUNUM, ASKILI TANITIM


- POSTERIOR[İng.] değil/yerine/= ARKA | ARKADA


- POSTEROLATERAL/POSTEROLATERAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-DIŞ YAN


- POSTEROMEDİYAL/POSTEROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-İÇ YAN


- POSTİKTAL/POSTICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBET SONRASI


- POSTMORTEM[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM SONRASI


- POSTOP./POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI


- POSTOPERATİF/POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI


- POSTÜR/POSTURE[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DURUŞU


- POŞU ile/değil/yerine BAŞÖRTÜSÜ

( Bir tür kenarları saçaklı başörtüsü. İLE ... )


- POT :/yerine TENCERE, POTA


- Bİ'L KUVVE[Ar.]/POTANSİYEL[Fr., İng. < POTENTIAL] değil/yerine/= İÇKİN/GİZİL/GİZİLGÜÇ


- POTATO :/yerine PATATES


- POTENT[İng.] değil/yerine/= GÜÇLÜ


- POTENTIAL :/yerine POTANSİYEL


- POTENTIALLY :/yerine POTANSİYEL OLARAK


- POUND :/yerine POUND (BİRİM), DÖVMEK


- POUR :/yerine DÖKMEK


- POVERTY :/yerine YOKSULLUK


- POW/PROOF OF WORK[İng.] değil/yerine/= İŞLEM KANITI


- POWDER :/yerine TOZ


- POWER :/yerine GÜÇ


- POWERFUL :/yerine GÜÇLÜ


- POZ ile/değil/yerine KOZ

( [not] POSE/POSITION vs./but TRUMP/ADVANTAGE
TRUMP/ADVANTAGE instead of POSE/POSITION )


- POZİSYON/POSITION[İng.] değil/yerine/= KONUM | DURUM


- POZİSYONLA(N/DIR)MAK değil/yerine/= KONUMLA(N/DIR)MAK


- POZİSYON/STATÜ/VAZİYET değil/yerine/= KONUM


- POZİTİF BİLİM yerine DENEY BİLİMİ

( POSITIVE SCIENCE instead EXPERIMENTAL SCIENCE )


- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU


- POZİTİVİST değil/yerine/= OLGUCU


- POZİTİVİZM değil/yerine/= OLGUCULUK


- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ


- PPE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM


- PPM/PARTS PER MILLION[İng.] değil/yerine/= MILYONDA BİR


- PPM/PERMANENT PACEMAKER KALICI PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALICI KALP PİLİ


- p.r.[Lat. < PER RECTUM] değil/yerine/= REKTUM/ANÜS YOLUYLA


- PRACTICAL :/yerine PRATİK


- PRACTICE :/yerine UYGULAMA, PRATİK


- PRAGMATİK ANALİZ/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= EDİMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME


- PRAGMATİK/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= YARARCILIK, EDİMBİLİM


- PRAGMATİK değil/yerine/= EDİMBİLİM/EDİMBİLİMSEL


- PRAKSİ/PRAXIS[İng.] değil/yerine/= EDİM


- PRANDİYAL/PRANDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖĞÜNE AIT


- PRATİK[İng., Yun.]/TEAMÜL[Ar.] değil/yerine/= KILGI/KILGIN/KILGILI


- PRATİK değil/yerine/= KOLAY


- PRATİSYEN değil/yerine/= ALIŞTIRMAN


- PRAY :/yerine DUA ETMEK


- PRAYER :/yerine DUA


- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ


- PRECISELY :/yerine TAM OLARAK


- PREDICT :/yerine TAHMİN ETMEK


- PREDİKTİF/PREDICTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ (ETKEN)


- PREDİKTÖR/PREDICTOR[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ


- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN


- PREDISPOZE/PREDISPOSED[İng.] değil/yerine/= YATKIN


- PREDISPOZİSYON/PREDISPOSITION[İng.] değil/yerine/= YATKINLIK


- PREFABRİK[Fr.] değil/yerine/= HAZIRYAPIM EV


- PREFABRİK değil/yerine/= ÖNYAPILI/KURMALI/KURMA


- PREFER :/yerine TERCİH ETMEK


- PREFERENCE :/yerine TERCİH


- PREGNANCY :/yerine HAMİLELİK


- PREGNANT :/yerine HAMİLE


- PREHİSTORİK değil/yerine/= ÖNESKİNCİL


- PREKLİNİK/PRECLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLİNİK ÖNCESİ


- PREKÜRSÖR/PRECURSOR[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL


- PRELIMINER/PRELIMINARY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL | İLK


- PRELOAD[İng.] değil/yerine/= ÖN YÜK


- PREMATÜRE/PREMATURE[İng.] değil/yerine/= ERKENDOĞAN, GÜNSÜZ | ERKEN


- PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN


- PREMEDİKASYON/PREMEDICATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAYICI SAĞALTIM


- PRENSİP KARARI değil/yerine/= İLKE VARGISI


- PRENSİP OLARAK .../PRENSİPTE ... değil/yerine İLKECE ...


- UMDE[Ar.]/PRENSİP[İng. < PRINCIPLE] değil/yerine/= İLKE


- PRENSİP/Lİ/PRINCIPLE[İng.] değil/yerine İLKE/Lİ


- PREOP./PREOPERATİF PREOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT ÖNCESİ


- PREPARASYON/PREPARATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ


- PREPARATION :/yerine HAZIRLIK


- PREPARE :/yerine HAZIRLAMAK


- PRESCRIPTION :/yerine REÇETE


- PRESENCE :/yerine VARLIK


- PRESENT :/yerine SUNMAK, MEVCUT, HEDİYE


- PRESENTATION :/yerine SUNUM


- PRESERVE :/yerine KORUMAK


- PRESIDENT :/yerine BAŞKAN


- PRESIDENTIAL :/yerine BAŞKANLIK


- PRESİPITAN/PRECIPITANT[İng.] değil/yerine/= TETİKLEYİCİ | HIZLANDIRICI | ÇÖKELTICİ


- PRESİPITASYON/PRECIPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELME | HIZLANDIRMA


- PRESİSTOLİK/PRESYSTOLIC[İng.] değil/yerine/= SISTOL ÖNCESİ


- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN


- PRESS :/yerine BASIN, BASMAK


- PRESSURE :/yerine BASKI


- PRETEND :/yerine NUMARA YAPMAK


- PRETTY :/yerine GÜZEL, OLDUKÇA


- PREVALAN/PREVALENT[İng.] değil/yerine/= YAYGIN


- PREVALANS/PREVALENCE[İng.] değil/yerine/= YAYGINLIK ORANI


- PREVANTİF/PREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PREVENT :/yerine ÖNLEMEK


- PREVIOUS :/yerine ÖNCEKİ


- PREVIOUSLY :/yerine ÖNCEDEN


- PREZANTASYON/PRESENTATION[İng.] değil/yerine/= SUNUM


- PREZENTASYON[İng. < PRESENTATION] yerine SUNUM


- PREZERVASYON/PRESERVATION[İng.] değil/yerine/= KORUMA


- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)


- PRICE :/yerine FİYAT


- PRICK TEST/SKIN PRICK TEST[İng.] değil/yerine/= DERİ DELME TESTİ


- PRIDE :/yerine GURUR


- PRIEST :/yerine RAHİP


- PRIMARILY :/yerine ÖNCELİKLE


- PRIMARY :/yerine BİRİNCİL, ANA


- PRIME :/yerine BAŞLICA, BİRİNCİ


- PRIME[İng.] değil/yerine/= ÖNCEL


- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL


- PRIMING[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PRIMİTİF/PRIMİTIVE[İng.] değil/yerine/= İLKEL


- PRİMİTİVİZM değil/yerine/= İLKELCİLİK


- PRIMORDİYAL/PRIMORDIAL[İng.] değil/yerine/= İLKEL | TEMEL


- PRIMUM NIHIL NOCERE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLE ZARAR VERME


- PRIMUM[İng.] değil/yerine/= İLK | ÖNCE


- PRINCIPAL :/yerine MÜDÜR, ESAS


- PRINCIPLE :/yerine İLKE


- PRINT OUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI


- PRINT :/yerine YAZDIRMAK, BASKI


- PRINTER[İng.] değil/yerine/= YAZICI


- PRIOR :/yerine ÖNCEKİ


- PRIORITY :/yerine ÖNCELİK


- PRISON :/yerine HAPİSHANE


- PRISONER :/yerine MAHKUM


- PRIVACY :/yerine GİZLİLİK


- PRIVATE :/yerine ÖZEL


- PRK/PHOTOREFRACTIVE KERATOCTOMY FOTOREFRAKTİF[İng.] değil/yerine/= KORNEA KESİSİ, IŞIKKIRAN SAYDAM TABAKA KESİSİ


- PRN/PRO RE NATA[İng.] değil/yerine/= GEREKSİNIM DURUMUNDA, İHTİYAÇ HALİNDE


- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE


- pro us ex.[Lat. < PRO USU EXTERNA] değil/yerine/= DIŞARIDAN KULLANMAK İÇİN


- PROBABİLİZM değil/yerine/= OLASICILIK


- PROBABLY :/yerine MUHTEMELEN


- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN


- PROBLEM :/yerine SORUN


- PROBLEM/Lİ yerine SORUN/LU


- PROBLEMATİK değil/yerine/=


- PROCEED :/yerine İLERLEMEK


- PRODROM[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTİ


- PRODROMAL[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTILİ


- PRODUCE :/yerine ÜRETMEK


- PRODUCER :/yerine YAPIMCI, ÜRETİCİ