Yerine bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 17.119 başlık/FaRk ile birlikte,
17.119 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(38/70)
- LİNGUİSTİK değil/yerine/= DİL(SEL)
- LINK :/yerine BAĞLANTI
- LİNK[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTI
- LİNOTİP[İng.] değil/yerine/= DİZGİ MAKİNESİ
( Basımevinde, harfleri dizen ve satırları, blok durumunda döken makine. )
- LİNYİT değil/yerine/= GÖYNÜK
- LIP :/yerine DUDAK
- LİPOPROTEİNLER değil/yerine/= YAĞLI ÖNBESİ
- liq.[Lat. < LIQUOR] değil/yerine/= SIVI İLAÇ, LİKÖR
- LIS/LABORATORY INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= LABORATUVAR BİLGİ DÜZENİ
- LİSÂN[Ar.] değil/yerine/= DİL
- LİSAN[Ar.]/ZEBAN[Fars.] değil/yerine/= DİL/DİLDEM
- LİSAN-I MÜNÂSİP (İLE)[Ar.] değil/yerine/= UYGUN BİR DİL (İLE)
- LİSANS[İng. < LICENCE] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ / YETKİNLİK
- LİSE[Fr.] değil/yerine/= BİLGİTEY
- LIST :/yerine LİSTE
- LİSTE[İng. < LIST] yerine DİZİN/DİZELGE/DÖKÜM
- LISTEN :/yerine DİNLEMEK
- LITERALLY :/yerine HARFİ HARFİNE
- LITERARY :/yerine EDEBİ
- LİTERATÜR[Fr./İng. < ] değil/yerine/= YAZINCA
- LITERATURE :/yerine EDEBİYAT
- LİTOLOJİ[Fr., İng.] değil/yerine/= TAŞBİLİM
- LİTOSFER değil/yerine/= TAŞYUVARI/TAŞKÜRE
- LITTLE :/yerine KÜÇÜK, AZ
- LIVE :/yerine YAŞAMAK, CANLI
- LIVING :/yerine YAŞAM, YAŞAYAN
- LİYÂKAT değil/yerine/= DEĞİM/YARAŞIRLIK
- LİYOFİLİZASYON/LYOPHILIZATION[İng.] değil/yerine/= DONDURARAK KURUTMA
- LİZOZOM değil/yerine/= SİNDİRGEN
- LOAD :/yerine YÜKLEMEK, YÜK
- LOAN :/yerine KREDİ, BORÇ
- LOB değil/yerine/= BÖLÜM
- LOBİ değil/yerine/= DALAN
( Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk. | Otel, tiyatro gibi yerlerde, girişe yakın, geniş yer. | Bazı çıkar gruplarının temsilcilerinden oluşan topluluk. )
- LOBUT[Ar. < NEBBUT]["LABUT" değil!] değil/yerine SOPA
( Kalın, kısa ve düzgün sopa. | Kol gücünü geliştirmek için kullanılan jimnastik aracı. [gürgenden] | Bovling oyununda devrilmesi amaçlanan, alt bölümü geniş, üst bölümü tek boğumlu, çeşitli malzemeden yapılmış hedef. )
- LOCAL :/yerine YEREL
- LOCATE :/yerine YERİNİ BULMAK
- LOCATION :/yerine KONUM
- LOCK :/yerine KİLİTLEMEK, KİLİT
- LOĞ/YUVAK/YUVGU/YUVGUZ ile/değil/yerine/= SİLİNDİR[Fr. < Yun.]/ÜSTÜVANE[Ar.]
( Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine koşut iki yüzeyin sınırladığı cisim. | Metalleri inceltmek, kumaşları parçalatmak, kâğıt üzerine baskı yapmak gibi işler için sanayide kullanılan merdane. | Motorlu taşıtların motorunda, pistona güçlü bir itiş sağlamak ve gaz karışımının yandığı ya da patladığı yer. | Yollarda, toprak damlarda, yeri bastırmak ya da tarlalarda, toprakları ezmek için gezdirilen taş silindir. )
- LOINC/LOGICAL OBSERVATION IDENTIFIERS NAMES AND CODES[İng.] değil/yerine/= MANTIKSAL GÖZLEM TANIMLAYICILARI ADLAR VE KODLAR
- LOJMAN[Fr. LOGEMENT] değil/yerine/= KURUM KONUTU
( Bir kuruluş ya da iş yerindeki çalışanlara, parasız ya da az bir kira karşılığında verilen konut. )
- LOKAL ANESTEZİ değil/yerine/= SINIRLI UYUŞTURMA
- LOKAL POTANSİYEL/LOCAL POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= YEREL GİZİL GÜÇ
- LOKAL değil/yerine/= DERNEKEVİ
- LOKAL değil/yerine/= YEREL
- LOKALİZASYON/LOCALIZATION[İng.] değil/yerine/= YERLEŞİM
- LOKALİZE/LOCALIZED[İng.] değil/yerine/= YERLEŞİMLİ
- LOKAVT değil/yerine/= İŞKAPAT
- LOKMA'NIN BEDELİ değil/yerine LOKMAN'IN TEDBİRİ(AKLI/BİLGİSİ)
- LOKMAYI ÇABUK YUTMAK ile/değil/yerine/><
YETERİNCE ÇİĞNEDİKTEN SONRA YUTMAK
( Yemek yerken bir sonraki lokmayı hazırlamak yerine ağızdaki lokmayı iyice çiğnemek, yavaş yemek ve yiyeceğin tadını/zevkini tam olarak almaya çalışmaktır doğru olanı! )
( Yediğini, iç; içtiğini, ye! )
- LOKOMOTİF[Fr. < LOCOMOTIVE] değil/yerine/= ÖNYEDEN
- LÖKOSIT FORMÜLÜ/DİFFERENTIAL BLOOD COUNT[İng.] değil/yerine/= AKYUVAR DAĞILIMI
- LÖKOSİT/LEUKOCYTE[İng.] değil/yerine/= AKYUVAR
- LOKÜLE/LOCULATED[İng.] değil/yerine/= YUVALI
- LOKÜS/LOCUS[İng.] değil/yerine/= KONUM, YER
- LONG-TERM :/yerine UZUN VADELİ
- LONG :/yerine UZUN
- LONGITÜDİNAL ÇALIŞMA/LONGITUDİNAL STUDY[İng.] değil/yerine/= ZAMANA YAYILI ÇALIŞMA
- LONGITÜDİNAL/LONGITUDİNAL[İng.] değil/yerine/= UZUN EKSENDE, UZUNLAMASINA
- LOOK :/yerine BAKMAK, GÖRÜNMEK
- LOOSE :/yerine GEVŞEK
- LOSE :/yerine KAYBETMEK
- LOSS :/yerine KAYIP
- LOST :/yerine KAYBOLMUŞ
- lot.[Lat. < LOTIO] değil/yerine/= İLAÇLI SU, LOSYON
- LOT :/yerine ÇOK, ARSA
- LOTS :/yerine ÇOK, BİRÇOK
- LOUD :/yerine YÜKSEK SESLİ
- LOVE :/yerine AŞK, SEVMEK
- LOVELY :/yerine HOŞ, SEVİMLİ
- LOVER :/yerine SEVGİLİ
- LOW :/yerine ALÇAK, DÜŞÜK
- LOWER :/yerine ALÇALTMAK, ALT
- LP/LUMBAR PUNCTION[İng.] değil/yerine/= LOMBER PONKSİYON
- LSTM/LONG-SHORT TERM MEMEORY[İng.] değil/yerine/= UZUN-KISA SÜRELİ BELLEK
- LUCK :/yerine ŞANS
- LUCKY :/yerine ŞANSLI
- LÛGAT[Ar.] değil/yerine/= SÖZLÜK
- LÜKS ile/değil/yerine TOKGÖZLÜLÜK
( Yapay yoksulluk. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğal zenginlik. )
- LÜKSASYON/LUXATION[İng.] değil/yerine/= ÇIKIK
- LÜMEN/LUMEN[İng.] değil/yerine/= BORUMSU BOŞLUK
- LUNCH :/yerine ÖĞLE YEMEĞİ
- LUNG :/yerine AKCİĞER
- LUP[İng. < LOOP] değil/yerine/= DÖNGÜ
- LUSITROPİ/LUSITROPY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEME GÜCÜ
- LÜTFEN değil/yerine/= KAYRADAN
- LÜTFETMEK değil/yerine/= KAYRALAMAK
- LÜTUF/İHSAN/ATIFET/İNAYET değil/yerine/= KAYRA/İYİDEM/KUTBAĞIŞ/KUTYARDIM
- LÜTÛFKÂR/ÂNE değil/yerine/= KAYRALI/CA
- LÜZUM/HACET/İCAP değil/yerine/= GEREK/İSTER
- LVAD/LEFT VENTRICULAR ASSIST DEVICE SOL VENTRİKÜL[İng.] değil/yerine/= SOL KARINCIK DESTEK AYGITI
- M-HEALTH/MOBILE HEALTH[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK, M-SAĞLIK
- m.[Lat. < MISCE] değil/yerine/= KARIŞTIR, BİRLEŞTİR
- M/MOLAR[İng.] değil/yerine/= MOL
- M-RNA MESSENGER RİBONUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= HABERCİ RİBONÜKLEİK ASIT
- MAL/MÜLK/MADDİ ZENGİNLİK değil/yerine/= OD, OCAK
- MAALESEF[Ar.]["MALESEF" değil!]/DERDÂ[Fars.] değil/yerine/= NE YAZIK Kİ
- MAARİF/Çİ[Ar.] değil/yerine/= EĞİTİM/Cİ
- MAAŞ/MAHİYE[Fars., Ar.]["MAYIŞ" değil!] değil/yerine/= AYLIK
- MÂBED/MÂBET[Ar.] değil/yerine/= TAPINAK
- MAÇ[İng. MATCH] değil/yerine/= KARŞILAŞMA/EŞLEŞME
- MACERA[Ar.]/SERÜVEN[Fars. SERVAN]/SERGÜZEŞT[Fars.]/AVANTÜR[Fr. AVENTURE | İng. ADVENTURE] değil/yerine/= OLAYCA
- MACERAPEREST değil/yerine/= OLAYCASEVER
- MACHINE :/yerine MAKİNE
- MAD :/yerine DELİ, SİNİRLİ
- MADDE değil/yerine/= EY/ÖZDEK/NESNE
- MADDE/(î) değil/yerine/= ÖZDEK/(SEL)
( Biçimi kabul etme olanağı. )
- MADDÎ EDİM değil/yerine/= EYCİL EDİM
- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER
( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )
- MADDİ MALLAR değil/yerine/= EYCİL TAVARLAR
- MADDÎ değil/yerine/= EYCİL
- MADDİYAT değil/yerine/= EYCİLLİK
- MAFSAL[Ar.] değil/yerine/= EKLEM
- MAĞARA[Ar.] değil/yerine/= İN
( Bir yamaca ya da kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu. | Karst bölgelerinde, kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yeraltı kovukları. )
- MAĞAZA değil/yerine/= KEPİTEY
- MAGAZINE :/yerine DERGİ
- MAĞDUR/İYET[Ar.] değil/yerine/= KIYGIN/LIK
( Haksızlığa uğramış kişi. )
- MAĞLUP/MAĞLUBİYET değil/yerine/= YENİK/YENİLEN/YENİLGİ/SIMAK
( Bir savaşta, yarışmada kaybetme, yenilme. | Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme. )
- MAGMA[Yun.] değil/yerine/= ISI/SICAK YUVARI
( Yerin içinde, sıvı ya da hamur kıvamında, uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik. )
- MAGNETOSPHERE değil/yerine/= KAPARYUVAR
- MAGNETOTELLURICS değil/yerine/= KAPARBALKI
- MAGNİFİKASYON/MAGNİFICATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜLTME
- MAGNİTÜT/MAGNİTUDE[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLÜK | ÖNEM
- MAĞRUR[Ar.] değil/yerine/= GURURLU
- MAĞRUR ile/ve/değil/yerine/||/>< MAĞDUR
( Mağdur olan, mağrur olur. )
( "Mağrurun" değil mağdurun yanında olmayı yeğleriz/yeğlemeliyiz... )
- MAĞŞUŞ[Ar.] değil/yerine/= KARIŞIK
- MAHAL/MEVZİ[Ar.] değil/yerine/= YER/YÖRE
- MAHALLİ[Ar.] değil/yerine/= YÖRESEL/YEREL
- MAHÂRET değil/yerine/= BECERİ
- MÂHÂZÂ/MAAHÂZÂ değil/yerine/= BUNUNLA BİRLİKTE, BÖYLEYKEN, BÖYLE İSE DE
- MAHCUBİYET[Ar.] değil/yerine/= UTANGAÇLIK/SIKILGANLIK
- MAHCUR[Ar.] değil/yerine/= KISITLI
- MAHCUR değil/yerine/= KISITLI
- MAHCUZ değil/yerine/= ELKOYLU
- MAHDUT değil/yerine/= DAR
- MAHDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIRLANMIŞ
- MAHFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUNCAK
- MAHFAZA değil/yerine/= KORUNCAK
- MAHFİL-İ KAZÂ değil/yerine/= ADÂLET MEYDANI
- MAHFUZ[Ar.] değil/yerine/= KORUNAN/KORUNMUŞ/SAKLANMIŞ/SAKLI
- MAHFUZ[Ar.]["MAFUZ" değil!] değil/yerine/= SAKLANMIŞ/KORUNMUŞ
( MAHFUZEN: Gözaltında olarak. )
- MAHFUZ değil/yerine/= SAKLI/KORUNUK
- MAHİR[Ar.] değil/yerine/= USTA/BECERİKLİ
( MÂHİRÂNE[Ar., Fars.]: Becerikli bir biçimde, becerikli olarak, ustaca. )
- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= İÇYÜZ
- MAHİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖZLÜK/İÇYÜZ
( Bir şeyin durumu. | Kişi. )
- MAHKÛK[Ar.] değil/yerine/= KAZILMIŞ
- MAHKÛM ETMEK ile/ve/yerine ELEMEK
- MAHLÛK[Ar.] değil/yerine/= YARATIK
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= ÇÖZÜLMÜŞ/DAĞILMIŞ
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= HALLOLMUŞ/ÇÖZÜLMÜŞ | ERİYİK
- MAHLUL/SOLÜSYON değil/yerine/= ERİYİK/ÇÖZELTİ
- MAHLUT[Ar.] değil/yerine/= KATIŞIK | KARIŞIM
- MAHMUL değil/yerine/= YÜKLETİLMİŞ/YÜKLÜ/DOLU
- MAHMUZ[Ar.] değil/yerine/= ÇIKINTI
( Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. | Eski tür savaş gemilerinde, su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı. | Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. )
- MAHPUS[Ar.] değil/yerine/= KAPATILMIŞ
( Kapatılmış, hapsedilmiş. | Bir çeşit tavla oyunu. )
- MAHPUS değil/yerine/= KISINIK
- MAHREC değil/yerine/= PAYDA
- MAHREK[Ar.] değil/yerine/= YÖRÜNGE
( Yürüyen bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. | Bir gökcisminin, devinme süresince aldığı yol. )
- MAHREM değil/yerine/= GİZLİ
- MAHREM değil/yerine/= İÇREK, GİZLİ
- MAHREMİYET değil/yerine/= GİZLİLİK
- MAHRUKAT[Ar.] değil/yerine/= YAKIT/YAKACAK
- MAHRUM[Ar.] değil/yerine/= YOKSUN
- MAHRUM/İYET değil/yerine/= YOKSUN/LUK
- MAHRUT[Ar.] değil/yerine/= KONİ
- MAHSUBEN[Ar.] değil/yerine/= SAYILCA
- MAHSUL/HASILAT değil/yerine/= ÜRÜN
- MAHSUL[Ar.] değil/yerine/= ÜRÜN/VERİM
- MAHSUP değil/yerine/= SAYIŞIK
- MAHSÛR[Ar.] değil/yerine/= KISIĞ
- MAHSUS ile/ve/değil/yerine MÂKUL
( Elimizle/gözümüzle, duyularımızla. İLE/VE/DEĞİL Beyin, akıl ile. )
- MAHSUS[Ar.]["MASUS" değil!] değil/yerine/= ÖZELLİKLE
- MAHÛLE[Ar.] değil/yerine/= DUL
( Kocası ölmüş kadın. İLE Eşi ölmüş ya da eşinden boşanmış kadın ya da erkek. )
- MAHV[Ar.] ile/değil/yerine HAVF[Ar.]
- MAİ[Ar. < MA: Su.] değil/yerine/= MAVİ/GÖKÇE
- MAIL :/yerine POSTA, E-POSTA
- MAIN :/yerine ANA
- MAİN[Ar.] değil/yerine/= KARE/EŞKENAR DÖRTGEN
- MAINLY :/yerine BAŞLICA
- MAINTAIN :/yerine SÜRDÜRMEK
- MAINTENANCE :/yerine BAKIM
- MAİŞETİ TEMİN[Ar.] değil/yerine/= GEÇİMİNİ SAĞLAMAK
- MAJOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= MAJOR ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA
- MAJOR :/yerine ANA, BÜYÜK
- MAJÖR/MAJOR[İng./Fr.] değil/yerine/= BÜYÜK/ÖNEMLİ
( Büyük, önemli. | Bir makam, bir akort ya da bir aralığın oluşma biçimi. | Büyük önerme. )
- MAJORITY :/yerine ÇOĞUNLUK
- MAKABLE TEŞMİL değil/yerine/= GERİ YÜRÜTÜM
- MAKALE değil/yerine/= YAZI
- MAKAM/MANSIP/MESNET/MEVKİ değil/yerine/= ORUN
- MAKAM ŞÖFÖRÜ değil/yerine/= ORUN SÜRÜCÜSÜ
- MAKAM TAZMİNATI değil/yerine/= ORUN ÖDENEĞİ
- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ
( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )
( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )
( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )
- MAKARA değil/yerine/= SARDIRAÇ
- MAKBUZ[Ar.] değil/yerine/= ÖDENDİ BELGESİ
- MAKE :/yerine YAPMAK
- MAKER :/yerine YAPAN, ÜRETİCİ
- MAKEUP :/yerine MAKYAJ
- MAKİNE değil/yerine/= İŞLERGE
- MAKİNİST değil/yerine/= İŞLERGECİ
- MAKSAT[Ar. < KASD]/AMAÇ[Fars.] değil/yerine/= EREK
- MAKSİMAL[/MAXIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK
- MAKSİMİZASYON/MAXIMIZATION[İng.] değil/yerine/= EN ÇOKLAMA, EN ÇOKLAYIM, EN ÇOKLATIM
- MAKSİMUM/MAXIMUM[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK
- MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÇOK/YÜKSEK
- MAKSİMUM değil/yerine/= SON SINIR / EN FAZLA
- MAKSUMUN ALEYH değil/yerine/= BÖLEN
- MAKTUL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜLEN
- MAKYAJ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜLÜMSE/MEK
( Kişinin en güzel/iyi/büyüleyici/olmazsa olmaz/değerli/etkili/sınırsız/sürekli makyajı, gülümsemesidir. )
- MAKYAJ[Fr.] değil/yerine SÜSLEM / YÜZ BOYAMA
- MAKYAJLI ile/yerine MAKYAJSIZ
- MAL/META ile/değil/yerine CAN
- MALA[Fars.] değil/yerine/= SÜRGÜ
( Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, tahta saplı, duvarcı ve sıvacı aracı. )
- MALABSORPSİYON/MALABSORPTION[İng.] değil/yerine/= EMİLİM BOZUKLUĞU
- MALADJUSTMENT[İng.] değil/yerine/= UYUM BOZUKLUĞU
- MALAKİT[Fr. MALACIHTE < Yun.] değil/yerine/= BAKIRTAŞI
( Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat. )
- MALE :/yerine ERKEK
- MALEZYA'DA:
KENT değil/yerine KÖY
( Malezya halkı, (daha çok) yerleşim ve yaşamak için kent yerine köyleri tercih etmektedir. )
- MALFORMASYON/MALFORMATION[İng.] değil/yerine/= OLUŞUM BOZUKLUĞU | BİÇİM KUSURU
- MALI SEVMEK ile/değil/yerine KENDİNİ SEVMEK
( Kendini sevemeyenin sevdiği. İLE ... )
- MALİGNANSİ/MALİGNANCY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK
- MALİGNİTE/MALIGNITY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK
- MÂLİK[< MÜLK | çoğ. MÜLLEK] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SÂLİK[< SÜLÛK]
( Sahip, bir şeye sahip olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bir tarikata girmiş bulunan. | Yolcu, Allah'a giden yolu tutana, seyr hâlinde bulunduğu sürece verilen isim. )
- MALL :/yerine ALIŞVERİŞ MERKEZİ
- MALNÜTRİSYON/MALNUTRITION[İng.] değil/yerine/= KÖTÜ BESLENME
- MALPOZİSYON/MALPOSITION[İng.] değil/yerine/= KÖTÜ KONUM
- MALPRAKTİS/MALPRACTICE[İng.] değil/yerine/= HATALI TIBBİ UYGULAMA
- MALROTASYON/MALROTATION[İng.] değil/yerine/= KUSURLU DÖNÜŞ
- MALUL GAZİ değil/yerine/= SÖKEL BATUR
- MALÛL[Ar.] değil/yerine/= SÖKEL/SAKAT | GÜÇSÜZ
- MALULEN değil/yerine/= SÖKELCE/SÖKELLİKTEN
- MALUM/AKTİF değil/yerine/= ETKEN
- MALUMAT ile/ve/yerine FEYZ
- MALUMUNUZ ... ile/ve/değil/yerine/<> ANIMSARSANIZ ...
- MALUMUNUZ ... ile/ve/değil/yerine/<> BİLDİĞİNİZ GİBİ
- MALZEME[Ar.] değil/yerine/= GEREÇ
- MAMUR[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIR
( Gelişip güzelleşmesi, yaşayış koşullarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan. )
- man. pr.[Lat. < MANE PRIMO] değil/yerine/= SABAH ERKENDEN
- MAN :/yerine ADAM
- MÂNÂ[Ar.] değil/yerine/= ANLAM
- MANAGE :/yerine YÖNETMEK
- MANAGEMENT :/yerine YÖNETİM
- MANAGER :/yerine YÖNETİCİ
- MANCANA[İt.] değil/yerine/= FIÇI
( Gemilerde, içme suyu konulan, büyük, yassı fıçı. )
- MANDREN/MANDRİN[İng.] değil/yerine/= DALGI KILAVUZU
- MANEN değil/yerine/= ÖZCE
- MANEVİ TAZMİNAT değil/yerine/= ÖZCÜL ÖDENCE
- MANEVİ değil/yerine/= ÖZCÜL
- MANEVİYAT değil/yerine/= ÖZCÜLLÜK
- MANEVRA[Fr.] değil/yerine/= DÖNÜŞ/HAREKET
( Bir aygıtın işleyişini düzenleme, yönetme eylemi ya da biçimi. | Geminin bir yere yanaşmak ya da bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. | Lokomotifin, katar katmak ya da katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hasa geçmesi. | Hareket, gidiş-geliş. | Asker birliklerini, savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi, tatbikat. | İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. )
(1996'dan beri)