Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 16.986 başlık/FaRk ile birlikte,
16.986 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(27/69)


- HIV/HUMAN IMMUNODEFICIENCY VİRUS[İng.] değil/yerine/= INSAN BAĞIŞIKLIK YETERSİZLİĞİ VİRÜSÜ


- HIYANET/İHANET[Ar.] değil/yerine/= SATKINLIK/SATINÇ


- HIYAR yerine GÖĞEN YEMİŞİ


- HİYERARŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HETERARŞİ

( Dikey (ilişki). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yatay (ilişki). )


- HIZ ile/değil/yerine AKIŞ


- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR


- HİZÂYA GELMEK/GETİRMEK değil/yerine/= YOLA GELMEK/GETİRMEK


- HİZAYA GELMEK değil/yerine/= DÜZ SIRA OLMAK


- HİZB değil/yerine/= KISIM, BÖLÜK | CEMAAT, TÂİFE, TARAFTAR


- HIZLI GİTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAĞA GİDEBİLMEK

( [... için/istiyorsak ...]
Yalnız gidilmeli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Birlikte gidilmeli. )


- HIZLI GİTMESİNE NEDEN OLMAK ile/değil/yerine YAVAŞ GİTMESİNİ SAĞLAMAK


- HIZLI KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKICI KONUŞMAK


- HIZLI KULLANIM değil/yerine SAKİN KULLANIM


- HIZLI MODA ile/değil/yerine/>< YAVAŞ MODA

( )

( Gerçek Bedel[The True Cost] ve Irmak Mavisi[River Blue] belgesellerini de izleyelim, bilgilenelim, bilinçlenelim, çevremize duyuralım! )


- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ

( [not] FAST vs./and/but ACTIVE
ACTIVE instead of FAST )


- HIZLIK/VİTES TELİ ile/ve/değil/yerine/||/<> FREN TELİ

(

Bisikletlerde Fren Teli ile Vites Teli arasındaki FaRkLaR

🔧 Fren Teli

  • Çap: 1.5 mm – 1.6 mm
  • Yapısı: Kalın ve güçlü, ani frenlemeye dayanıklı
  • Nipel (kablo başı): Yol ve dağ bisikletine göre değişir
  • Kablo dışı: Helezonik, sert yapı; güç kaybını önler

⚙️ Vites Teli

  • Çap: 1.1 mm – 1.2 mm
  • Yapısı: Daha ince, hassas hareket aktarımı için
  • Nipel (kablo başı): Küçük, standart yapı
  • Kablo dışı: Esnek, tel demeti biçiminde; hassas geçiş sağlar

📏 Kalınlık Karşılaştırması

Tel Türü Ortalama Çap Fark
Fren Teli 1.5–1.6 mm
Vites Teli 1.1–1.2 mm ~0.3–0.5 mm daha ince
❗️Not: Fren teli vites sisteminde kullanılmaz, vites teli de fren sisteminde güvenli değildir. Uygun tel kullanımı güvenlik açısından kritiktir.
)


- HİZMET ETMEK/VERMEK değil/yerine/= İŞGÖRÜ YAPMAK/SUNMAK


- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV


- HİZMET:
REHBETEN[Ar.] ile/değil/yerine/>< RAĞBETEN[Ar.]

( Korkarak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İsteyerek. )


- HİZMET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= İŞGÖRÜ SÖZLEŞMESİ


- HİZMET:
| YARARLANILAN ile/ve/<> ETKİLENİLEN | ile/değil/yerine KATILINAN


- HİZMET değil/yerine/= İŞGÖRÜ


- HİZMET ile/ve/değil/yerine KARŞILIKSIZ HİZMET


- HİZMETÇİ ile/değil/yerine HİZMETLİ


- HİZMETÇİ değil/yerine/= İŞGÖREN


- HİZMETNİŞİN değil/yerine/= GÖREV ALAN, HİZMET EDEN, HİZMET EDENLERDEN


- HKM/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- HL7/HEALTH LEVEL SEVEN[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK SEVİYE 7 STANDARDI


- HLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ, İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ


- HOAX[İng.] değil/yerine/= ALDATMACA


- HOBİ[İng. < HOBBY] değil/yerine DÜŞKÜ/OYNAÇ


- HOCA[Fars. HVÂCE] değil/yerine/= ÖĞRETMEN


- HOCANIN:
YAPTIĞI ile/ve/değil/yerine/<>/>/< SÖYLEDİĞİ/DEDİĞİ

( Hocanın dediğini yap, her yaptığını yapma! )


- HOL[İng. HALL]/KORİDOR[Fr. CORRIDOR]/SOFA[Ar.] değil/yerine/= GEÇENEK, ARALIK

( Evlerde, oda kapılarının açıldığı genişçe yer. )

( BAKLA SOFA
FASULYE ODA )


- HOLD :/yerine TUTMAK


- HOLDER[İng.] değil/yerine/= TUTAÇ


- HOLDİNG değil/yerine/= ÜSTORTAKLIK


- HOLE :/yerine DELİK


- HOLIDAY :/yerine TATİL


- HOLISTİK TIP/HOLISTIC MEDICINE[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜL TIP


- HOLİZM/HOLISM[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜLLÜK


- HOLOLENS[İng.] değil/yerine/= KARMA GERÇEKLİK GÖZLÜĞÜ


- HOLY :/yerine KUTSAL


- HOME :/yerine EV


- HOMELESS :/yerine EVSİZ


- HOMEOPATİ/HOMEOPATHY[İng.] değil/yerine/= BENZERİ BENZERLE SAĞALTIM


- HOMİSİT/HOMICİDE[İng.] değil/yerine/= ELKIYIM


- HOMOGREFT/HOMOGRAFT[İng.] değil/yerine/= TÜRDEŞ YAMA


- HOMOJEN/HOMOGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYNI YAPIDA | BAĞDAŞIK


- HOMOJENİZATÖR/HOMOGENIZER[İng.] değil/yerine/= BAĞDAŞTIRICI


- HOMOJENLEŞME" değil/yerine/= BENZEŞME/BAĞDAŞIK


- HOMOLATERAL/HOMOLATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN


- HOMOLOG/HOMOLOGUE[İng.] değil/yerine/= EŞDEŞ


- HOMONİM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SESTEŞ/EŞSESLİ/EŞADLI


- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI


- HOMUNKULUS/HOMUNCULUS[İng.] değil/yerine/= INSANCIK


- HONEST :/yerine DÜRÜST


- HONEY :/yerine BAL


- HONOR :/yerine ONUR


- HOPE :/yerine UMUT


- HOR GÖRMEK değil/yerine HOŞ GÖRMEK


- hor. intermed.[Lat. < HORIS INTERMEDIIS] değil/yerine/= ARA SAATLERDE


- HORDEOLUM değil/yerine/= ARPACIK


- HORGÖRÜ ile/yerine HOŞGÖRÜ

( Hor görme! Hor gördüğüne muhtaç olursun. )

( Güçlü bir zihin hoşgörülü, dar bir zihin horgörülü olur. )

( DESPISE vs. TOLERANCE
TOLERANCE instead of DESPISE )


- HORIZON :/yerine UFUK


- HORİZONTAL[İng.] değil/yerine/= YATAY, ÇEVREN


- HORMON değil/yerine/= İÇSALGI, SALGI


- HORN[İng.] değil/yerine/= BOYNUZ


- HORROR :/yerine KORKU


- HORSE :/yerine AT


- HORTUM[Ar.]/GİRDAP[Fars.] değil/yerine/= BURGAÇ


- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine BAĞDAŞMA


- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine İMAN

( [not] TOLERANCE vs./and/but FAITH
FAITH instead of TOLERANCE )


- HOŞNUT/MEMNUN ETMEK değil/yerine/= KIVANDIRMAK


- HOŞNUT/MEMNUN OLMAK değil/yerine/= KIVANMAK


- HOŞNUT/MEMNUN değil/yerine/= KIVANIK


- HOSPITAL :/yerine HASTANE


- HOST :/yerine EV SAHİBİ


- HOST[İng.] değil/yerine/= KONAKÇI


- HOSTILITE/HOSTILITY[İng.] değil/yerine/= DÜŞMANLIK


- HOSTILITY ile/değil/yerine/>< HOSPITALITY

( Düşmanlık. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Konukseverlik. )


- HOT :/yerine SICAK


- HOTEL :/yerine OTEL


- HOUR :/yerine SAAT


- HOUSE :/yerine EV


- HOUSEHOLD :/yerine HANE, EV


- HOUSING :/yerine KONUT


- HOW :/yerine NASIL


- HOWEVER :/yerine ANCAK


- HRİSTİYAN ile/değil/yerine/= İSEVÎ


- hs.[Lat. < HORA SOMNI] değil/yerine/= YATMA ZAMANI, YATARKEN


- HTBS/MAP BASED INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HARİTA TABANLI BİLGİ DÜZENİ


- HTMS/PATIENT TRACKING INTERVENTION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTA TAKİP MÜDAHALE DÜZENİ


- HTS/RAPID TREATMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HIZLI TEDAVİ DÜZENİ


- HTTP/HYPERTEXT TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= ÜST METİN AKTARIM PROTOKOLÜ


- HUB ile/yerine SWITCH


- HUBB[Ar.] ile/değil/yerine/>< HUBB[Ar.]

( Aldatıcı, kurnaz, hilekâr. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevgi. )


- HÜCRE[Ar.]/CELL[İng.] değil/yerine/= GÖZE


- HÜCRE[Ar.] değil/yerine/= YUVAR, GÖZE


- HÜCRE/VÎ değil/yerine/= GÖZE/CİL


- HÜCUM (ETMEK) değil/yerine/= SALDIRI (SALDIRMAK)


- HÜCUM değil/yerine/= İLERİ


- HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHÎD/İBİBİK/MÜRG-İ SÜLEYMÂN[Fars.] değil/yerine/= ÇAVUŞKUŞU

( Çok renkli, çizgili ve kötü kokan bir kuş. )

( Mezbelede açtığı bir çukur içinde yumurtlar. Yer altında bulunan suları, sanki bir cam içindeymiş gibi gördüğü söylenir. | SÜLEYMAN PEYGAMBER İLE SEBÂ MELÎKESİ BELKİS ARASINDA HABER GETİRİP GÖTÜREN KUŞ | TASARRUF-I İLÂHÎ [bkz. EBÜRREBİ'] )


- HUDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIR


- HUGE :/yerine KOCAMAN


- HÜKMETMEK değil/yerine/= EGEMENLENMEK


- HUKUKU:
DELMEK ile/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK


- HUKUK'UN:
KÖRELTİLMESİ değil/yerine/>< YAYGINLAŞTIRILMASI


- HÜKÜMDAR ile/değil/yerine/=/<> İLHAN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/=/<> Bir ilhanlığın başında bulunan hükümdar/imparator. | İran Moğollarında hükümdarın sanı. )


- HÜKÜMET[Ar.]/KABİNE[Fr./İng.] değil/yerine/= YÖNETKE


- HÜKÜMETİ/HÜKÜMETLERİ CİDDİYE ALMAK yerine DEVLETİN/VATANIN BÜTÜNLÜĞÜ VE GELECEĞİ İÇİN ÇABA HARCAMAK/ÜRETİMDE BULUNMAYA DEVAM ETMEK


- HÜKÜMRAN[Fars.] değil/yerine/= EGEMEN


- HÜKÜMRANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
DİSİPLİN ile/ve/> YÖNETİMSELLİK


- HÜKÜMSÜZ değil/yerine/= GEÇERSİZ


- HÜKÜMSÜZLÜK değil/yerine/= GEÇERSİZLİK


- EZCÜMLE/HULÂSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZET/LE [bkz. ZÜBDE] | KISACA )


- HULÛS değil/yerine/= SAFLIK, GÖNÜL TEMİZLİĞİ, SAMİMİYET


- HUM değil/yerine/= UĞULTU


- HUMAN :/yerine İNSAN


- HÜMANİZM/HÜMANİST değil/yerine/= İNSANCIL

( Bilgelik/hikmet/irfan ile hak arayışı. )


- HUMAR[Ar.] ile/değil/yerine SERSEMLİK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İçki ya da uyku sersemliği. )


- HUMOR :/yerine MİZAH


- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL


- HUNDRED :/yerine YÜZ


- HÜNER[Fars.] değil/yerine/= BECERİ


- HUNGRY :/yerine AÇ


- HUNHAR(/CA)[Fars. < HUNHVÂR] değil/yerine/= KAN DÖKÜCÜ, KANA SUSAMIŞ(/ÇA/SINA)


- HUNTER :/yerine AVCI


- HUNTING :/yerine AVLANMA


- HURDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİNCİ EL


- HURDA/CI ile/ve/değil/yerine/<>/>< ANTİKA/CI

( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Bağırmaz. )


- HURDA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AVADANLIK


- HÜRMETKÂR[Ar.] değil/yerine/= SAYGILI


- HÜRMETTE KUSUR ETMEMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYGIYI EKSİK ETMEMEK


- HURRA[İng.] değil/yerine/= YAŞA!


- HURT :/yerine İNCİTMEK


- HURÛFÎLİK ile/değil/yerine İLM-İ HURÛF


- HURÛFÎ(LÎK) ile/ve/yerine SÜRÛRÎ(LİK)


- HURÛŞ[Ar.] değil/yerine/= COŞMA, TAŞMA, ŞAMATA, TELÂŞ, GÜRÜLTÜ


- HUSBAND :/yerine KOCA


- HÜSÜN[Ar. < HÜSN] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CEMÂL[Ar.]

( Görünüşün/sıfatın güzelliği. | Bezenerek, bir etkiyle oluşturulan güzellik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var olanın/oluşun, özün[zât] "güzelliği". )


- HÜSN-Ü NİYET değil/yerine/= SAĞİSTEM

( İyi niyet. )


- HÜSNÜHAL KAĞIDI değil/yerine/= İYİ DURUM BELGESİ


- HÜSNÜNİYET değil/yerine/= İYİCİLLİK


- HÜSNÜYUSUF değil/yerine/= GUGUÇİÇEĞİ

( Karanfilgillerden, bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen bir bitki. )

( DIANTHUS BARBATUS )


- HÜSRAN[Ar.] değil/yerine/= BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI


- HUSÛL[Ar.] değil/yerine/= ÜREME, TÜREME, ORTAYA/MEYDANA ÇIKIŞ


- HUSÛSEN değil/yerine/= ÖZELLİKLE


- HUSUSİ/MAHSUS/MÜNHASIR değil/yerine/= ÖZEL


- HUSUSİYET değil/yerine/= ÖZELLİK


- HÜVİYET[Ar.] değil/yerine/= KİMLİK


- HUY değil/yerine/= ALIŞKI/ÂDET[Ar.]


- HUY[Aniden "gelen"/çıkan.] değil/yerine/>< ERDEM


- HUY değil/yerine HUY EDİNMEK

( Bilinçsiz. DEĞİL/YERİNE Farkındalıkla. )


- HUY ile/ve/değil/yerine TUTUM


- HUZUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM


- HUZUR değil/yerine/= ERİNÇ/DİRLİK


- HUZUREVİ değil/yerine YAŞAMEVİ


- HYPOTHESIS :/yerine HİPOTEZ


- HZ. EBÛ BEKİR CAMİLERİ ile/ve/değil/yerine HZ. ÖMER CAMİLERİ


- HZ. İSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOKRATES

( Sevgi > Saygı > Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hakikat > Saygı > Sevgi. )

( Kişi üzerinden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram[olgu/bilgi/felsefe/bilim] üzerinden. )


- HZ. MUHAMMED GİBİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> MUHAMMED OLMAK


- İ < D ile İ > D ile İ < D ile/değil/yerine/<>/> İ <> D

( Doğa, insanı/kişiyi belirler. İLE Kişi, doğayı bilir/belirler. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE İkisi de birbirini belirler. )


- i. inf.[Lat. < INFUSUM] değil/yerine/= ENFÜZYON


- I :/yerine BEN


- IABP/INTRAAORTIC BALLOON PUMP INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= BALON POMPASI, AORT İÇİ BALON POMPASI, ANA ATARDAMAR İÇİ BALON POMPASI


- İADE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= GERİVERİ/GERİ VERMEK/ÇEVİRMEK


- İADE/Lİ TAAHHÜTLÜ değil/yerine/= GERİ GÖNDERİM/Lİ


- İBÂRE değil/yerine/= SÖZCE


- İBARET/MÜREKKEP değil/yerine/= OLUŞAN


- İBÂRET değil/yerine/= OLUŞMAKTA


- İBE/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ


- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA


- İBRAZ BANKASI/PRESENTING BANK değil/yerine/= SUNUM BANKASI


- İBRE değil/yerine/= GÖSTERGE/İĞNE


- İBRE değil/yerine/= İMGİ


- İBRET OLAN ile/ve/yerine İBRET ALAN


- İBRET[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜTÖRNEK


- İBTİDÂ'[< BED] değil/yerine/= BAŞLAMA | BAŞLANGIÇ | BAŞTA, EN ÖNCE


- IC/INSPIRATUVAR KAPASITE INSPIRATORY CAPACITY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ALIM SIĞASI


- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ


- İCAP/ÎCÂB değil/yerine/= GEREK/GEREKLİLİK


- İCÂB-I HÂL[Ar.] değil/yerine/= DURUM GEREĞİ/İSTERİ


- ... İCABI yerine ... GEREĞİ


- İCABINA BAKMAK değil/yerine/= GEREĞİNİ YAPMAK


- İCAP ETMEK değil/yerine/= GEREKMEK


- İCAPÇI değil/yerine/= GEREKÇİ


- İCAT/ÎCÂD değil/yerine/= BULGU; BULUŞ/YARATMA; TÜRETİ


- İCÂZET(NÂME) değil/yerine/= OLURLUK(BELGE)


- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ


- İCÂZET-İ LÂHİKA değil/yerine/= SONRADAN OLURLAMA


- İCBÂR/CEBRETME[Ar.] değil/yerine/= ZORLA(N)MA


- İCBAR ETMEK/MECBUR ETMEK değil/yerine/= GÜCEMEK


- İCBAR değil/yerine/= GÜCEM


- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]


- İCBÂR ile/değil/yerine İTİBÂR


- ICD/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES | İMPLANTABLE CARDIOVERTER DEFİBRİLLATOR[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI | YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR (AYGIT)


- ICD-O/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES-ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI-ONKOLOJİ


- İÇ(İN)E ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/></ya da YANSITMA


- İÇE ATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HİÇE ATMAK/ALMAK


- ICE :/yerine BUZ


- İÇEKAPANIK/LIK ile/ve/değil/yerine İÇEDÖNÜK/LÜK


- İÇİÇELİK ile/değil/yerine İLİŞKİ/LİLİK


- İÇİÇELİK ile/ve/değil/yerine İLİŞKİLİLİK


- ... İÇİN ile/değil/yerine ... AÇISINDAN


- ... İÇİN ile/değil/yerine ... GEREĞİ(NCE)


- İÇİNE GİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCELEMEK


- İÇKİ ile/ve/değil/yerine İÇECEK


- İÇKİ ile/değil/yerine İÇİT

( İçinde alkol bulunan içecek. | İçki içme işi. İLE/DEĞİL/YERİNE İçilecek şey. )


- İÇKİN ÖTE ile/ve/yerine/||/<> AŞKIN ÖTE


- İÇKİYLE SARHOŞ/LUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞ/LUK

( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )


- İCRÂ HEYETİ değil/yerine/= YÜRÜTME KURULU


- İCRÂ KUVVETİ değil/yerine/= YÜRÜTME GÜCÜ


- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME


- İCRAAT[Ar.] değil/yerine/= İŞ YAPMA; UYGULAMALAR


- ICT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ


- İÇTİHAT, İÇTİHÂD["İŞTİYAT" değil!] değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ

( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )


- İÇTİHAT değil/yerine/= ÖZGÖRÜ


- İÇTİMA/İNİKAT değil/yerine/= TOPLANMA/TOPLANTI

( Toplanma, toplantı. | Askerlerin, silahlı ve donatılı olarak toplanmaları. | [gökbilim] Kavuşum. )


- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM


- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL


- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA


- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ


- ÎD[çoğ. A'YÂD] değil/yerine/= BAYRAM


- İD değil/yerine/= ALTBENLİK


- İDAM" ETMEK/ETTİRMEK ile/değil/yerine/>< İDAME ETMEK/ETTİRMEK


- İDAM değil/yerine ADÂLET

( [not] DEATH PENALTY but JUSTICE
JUSTICE instead of DEATH PENALTY )


- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ


- İDARE ETMEK ile/değil/yerine ÇÖZÜM BULMAK


- İDARE ETMEK değil/yerine/= YETMEK


- İDÂRE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÖNETMEK/YÖNETİM


- İDARE değil/yerine/= YÖNETİM


- İDAREİ HUSUSİYYE[Ar.] değil/yerine/= İL ÖZEL YÖNETİMİ


- İDARİ değil/yerine/= YÖNETSEL


- İDDİA ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN


- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/fakat/<> SÖYLEMEK

( Edilemez. İLE/VE/FAKAT/<>/DEĞİL/YERİNE Söylenilebilir. )


- İDDİA MAKAMI değil/yerine/= SAVCILIK ORUNU


- İDDİA ile/değil/yerine DAVET


- İDDİA ile/değil/yerine DAYANAKÇA


- İDDİA ile/ve/değil/yerine GÖRÜŞ

( [not] CLAIM vs./and/but OPINION
OPINION instead of CLAIM )


- İDDİA ile/değil/yerine HAKİKAT


- İDDİA ile/değil/yerine İBÂDET


- İDDİA değil/yerine NEŞE


- İDDİA ile/ve/değil/yerine ÖNESÜRÜM


- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN

( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )


- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL


- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV


- İDDİACI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİALI OLMAK


- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK

( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )

( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )

( [not] TO BE ASSERTIVE vs./but TO MAKE AN EFFORT
TO MAKE AN EFFORT instead of TO BE ASSERTIVE )


- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI