Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 30.885 başlık/FaRk ile birlikte,
30.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(22/125)


- CLAUSIUSSCHE ZUSTANDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS HALİ DENKLEMİ


- CLAUSIUS THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS KURAMI/TEOREMİ


- CLAUSIUS-MOSSOTTI EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-MOSSOTTI[Fr.] / CLAUSIUS-MOSSOTTISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ DENKLEMİ


- CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ-LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ


- CLAUSIUS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-NUMMER, CLAUSIUS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS SAYISI


- CLAUSIUS VIRIAL THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU VIRIEL DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-VIRIALTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS VİRİAL KURAMI/TEOREMİ


- CLAUSIUS LAW[İng.] / LOI DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS YASASI


- CLAUSIUS[İng.] / CLAUSIUS[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS


- CLEAN :/yerine TEMİZLEMEK, TEMİZ


- CLEAR :/yerine AÇIK, NET


- CLEARLY :/yerine AÇIKÇA


- CLIENT :/yerine MÜŞTERİ


- CLIMATE :/yerine İKLİM


- CLIMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= KLİMATOLOJİ

( Klimatoloji ya da iklim bilimi, zaman içinde gerçekleşen atmosfer ve hava olaylarını inceleyen bilim dalıdır.[1] Klimatoloji bilimi, hava durumu modellerini analiz etmeye ve bu hava olaylarına neden olan atmosferik koşulları anlamaya odaklanır.[2] Bu alanda çalışmalar yapan bilim insanlarına klimatolog denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CLIMB :/yerine TIRMANMAK


- CLINIC :/yerine KLİNİK


- CLINICAL :/yerine KLİNİK


- CLOCK :/yerine SAAT


- CLOSE :/yerine KAPATMAK, YAKIN


- CLOSELY :/yerine YAKINDAN


- CLOSER :/yerine DAHA YAKIN


- CLOTHES :/yerine KIYAFETLER


- CLOTHING :/yerine GİYİM


- CLOUD :/yerine BULUT


- CLUB yerine KULÜP


- CLUBBING değil/yerine/= ÇOMAKLAŞMA


- CLUE :/yerine İPUCU


- CLUSTER/ING değil/yerine/= KÜME/LEME


- CLUSTER :/yerine KÜME


- CMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS


- CMS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİM DÜZENİ


- CNC/COMPUTER NUMERICAL CONTROL değil/yerine/= BİLGİSAYAR SAYISAL DENETIMİ


- CNN/CONVOLUTIONAL NEURAL NETWORK değil/yerine/= EVRİŞİMSEL SİNİR AĞI


- COACH :/yerine ANTRENÖR


- COAL :/yerine KÖMÜR


- COALITION :/yerine KOALİSYON


- COAP/CONSTRAINED APPLICATION PROTOCOL değil/yerine/= SINIRLI UYGULAMA PROTOKOLÜ


- COAST :/yerine KIYI


- COAT :/yerine CEKET, PALTO


- coch. mag.[Lat. < COCHLEARE MAGNUM] değil/yerine/= ÇORBA KAŞIĞI, YEMEK KAŞIĞI DOLUSU


- coch. parv.[Lat. < COCHLEARE PARVUM] değil/yerine/= ÇAY KAŞIĞI DOLUSU


- COCKCROFT-WALTON ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= COCKCROFT-WALTON HIZLANDIRICISI


- COCKROFT-WALTON-BESCHLEUNIGER, COCKROFT-WALTON-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= COCKROFT WALTON HIZLANDIRICI


- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN" değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!


- ÇOCUĞA, PARMAĞINI TUTTURMAK ile/değil/yerine ÇOCUĞUN, ELİNDEN TUTMAK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Güven, güç, ümit ve cesâret verir. Birlik ve bütünlük düşünce ve duygusu yaratır. )


- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ" ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN

( )


- ÇOCUK DÜŞÜNCESİ ile/değil/yerine ŞİZOİD DÜŞÜNCE ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ


- ÇOCUK:
OBEZ ile/değil/yerine GÜRBÜZ


- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR" ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR


- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK

( Belirli bir yaşa/"bilince" kadar ve kısmen kabul edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her yaşta kabul edilir, hoş ve uygundur. )

( Bilgisiz ve bilinçsizcedir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgecedir. )

( Hamakatle/ahmaklıkla. İLE/DEĞİL/YERİNE Neşeyle, sevinçle, coşkuyla. )

( İrâdeyle. İLE/DEĞİL/YERİNE İhtiyârla. )


- ÇOCUKLAR:
"İSTEDİĞİMİZ GİBİ" değil/yerine/< YETİŞTİRDİĞİMİZ GİBİ


- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK

( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )

( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )

( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )


- ÇOCUKLARA, DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜNYAYA, DAHA İYİ ÇOCUKLAR BIRAKMAK


- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK


- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK


- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK


- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE

( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )


- CODDINGTON LENS[İng.] / LENTILLE DE CODDINGTON[Fr.] / CODDINGTONSCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= CODDİNGTON MERCEĞİ


- CODE :/yerine KOD


- CODOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EŞ BASKINLIK

( Bir genin her iki alelinin de fenotipe etki ettiği durum. Bu durumda çekinik alel bulunmaz. Her iki alel de fenotipe etki eder. Örneğin insanlardaki MN kan öbeği eş baskındır. LMLM kan grubunda sahip bireyler sadece M molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine, LNLN kan grubuna sahip bireyler ise sadece N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. Fakat LMLN kan grubuna sahip bireyler hem M, hem de N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. "Kodominanslık" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COFFEE :/yerine KAHVE


- TEKSİR EMSÂLI[Osm.] / MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- TEKÂSÜR[Osm.] / MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATION, ZUNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA, KIRILMA


- AUGMENTER, INCREASER[İng.] / AUGMENTATEUR, MULTIPLICATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALTICI


- COGNITIVE ATTENTIONAL SYNDROME[CAS] değil/yerine/= BİLİŞSEL DİKKAT SENDROMU[BDS]


- COGNITIVE :/yerine BİLİŞSEL


- ÇOĞU ŞEYİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK ile/değil/yerine BAZI ŞEYLERİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK


- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE


- PORTEURS MAJORITAIRES[Fr.] / MAJORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK TAŞIYICILARI


- MAJORITY CARRIER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK TAŞIYICISI


- MAJORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MAJORITAIRE[Fr.] / MAJORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK YAYICISI


- ÇOĞUNLUK ile/değil/yerine/<> YETERSAYI

( ... ile/değil/yerine/<> NİSAP )


- ÇOĞUNLUKÇULUK ile/değil/yerine ÇOĞULCULUK


- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN


- COHABİTATİON[Fr. < COHABITATION] değil/yerine/= BİRLİKTE YAŞAMA


- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİL/LİK değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(Lİ/LİK)

( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )


- MEHRGLIEDRIGES OPTISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİLEŞENLİ OPTİK SİSTEM


- ÇOK BİLMEK/BİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ÇOK BİLMEK/BİLEN / ÇOK BİLGİSİ OLMAK/OLAN

( Hiç yanıltmaz. [Her bilinen, her zaman, zemin ve koşul için "yeterince" hatta tamamen bilinir, emin olunan/olunur "kabul edilir."] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Çok yanıltır. [Veriyle/bilgiyle uğraşmak, varolanlar ve varolabileceklerin tüm (olası) çeşitlilikleriyle uğraşmak demek olduğundan dolayı her ilerleyişte, çok sayıda, yeni bilinmez(lik)ler/veriler açığa çıkar. Dolayısıyla da bilinemeyecek sayıda (sonsuzlukta), bilmenin/verinin ve yeninin sınırı olmadığı kadar yanılmanın da sınırı olmaz/yoktur. Bu durum ve süreçten dolayı da yeni olanların karşısında, yanılma da kaçınılmazdır. Tabii bu süreç/yol da bir o kadar tetikleyicidir. Bilme isteğinin pek sonu olmadığından ve olmayacağından dolayı da yanılmaktan da kurtulma olanağı yoktur. Süreç ve sonuç itibariyle de iyi bir durum ve süreçtir.] )


- MULTIVALENT[İng./Fr.] / MEHRWERTIG, VIELWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİLİK


- ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME

( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! )

( [not] TO THINK MUCH vs./and/but TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED
TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED instead of TO THINK MUCH )


- MULTIPHASE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK EVRELİ


- ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine İŞE YARAYACAK ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK


- MULTIPHASÉ[Fr.] / MEHRPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FAZLI


- MEHRPHOTONENABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTON SOĞURMA


- MEHRPHOTONENIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLA İYONLAŞMA


- MULTIPHOTON IONIZATION[İng.] / IONISATION MULTIPHOTONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU İYONLAŞMA


- MULTIPHOTON ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU SOĞURMA


- ÇOK GİDERSEN/GİDEN ile/değil/yerine/||/>< AZ GİDERSEN/GİDEN

( Kürek yer/sin. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Börek yer/sin. )


- ÇOK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ ile/değil/yerine HAK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ

( "Kendimize" hak gördüğümüzü, başkasına "çok" görmeyelim! )


- MULTIGROUP DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU DİFÜZYON


- MULTIGROUP MODEL[İng.] / MODÈLE À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU ÖRNEKÇE/MODEL


- POLIYSELISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HALKALI BİLEŞİKLER


- POLYCYCLICS[İng.] / POLYCYCLIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK HALKALILAR


- VERY FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS TRÈS RAPIDES[Fr.] / SEHR SCHNELLE NEUTRONEN, ÜBERPROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HIZLI NÖTRONLAR


- ÇOK İSTEMEK ile/yerine GERÇEKTEN İSTEMEK

( REQUEST SO MUCH vs. REALLY REQUEST/WANT
REALLY REQUEST/WANT instead of REQUEST SO MUCH )


- MULTICHANNEL ANALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK KANALLI ÇÖZÜMLEYİCİ


- ULTRA SHORT WAVES[İng.] / ONDES ULTRA-COURTES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK KISA DALGALAR


- ÇOK KONUŞMAK ile/ve BOŞ KONUŞMAK) ile/ve/yerine ÇOK/BOŞ KONUŞMAMAK


- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK

( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )


- POLYCRYSTALLINE[İng.] / POLYCRISTALLIN[Fr.] / POLYKRISTALLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KRİSTALLİ


- ÇOK KÜLTÜRCÜLÜK ile/değil/yerine ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK


- MULTIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION MULTIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU GEÇİŞ


- MULTIPOLAR[İng.] / MULTIPOLAIRE[Fr.] / MEHRPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU


- ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR ile/ve/değil/yerine/||/<> VUSLATTA, GINA VARDIR ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZDEN IRAK/UZAK OLAN, GÖNÜLDEN DE UZAK OLUR


- ÇOK SEVMEK ile/değil/yerine SEVMEK


- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK

( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )


- ÇOK ŞEY BİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇOK ÖNEMLİ(ÖNCELİKLİ) ŞEYLERİ BİLMEK

( [not] TO KNOW MANY THINGS vs./and/but TO KNOW THE MOST IMPORTANTS
TO KNOW THE MOST IMPORTANTS instead of TO KNOW MANY THINGS )


- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK


- ÇOK SÖZ ile/yerine TOK SÖZ

( Sözü çoğaltan, perdeyi kalınlaştırır. )

( MANY WORD vs. FULL WORD
FULL WORD instead of MANY WORD )


- ÇOK ULUSLULUK ile/değil/yerine EVRENSELLİK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Dil, hukuk ve kavramsallık. )


- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK

( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )

( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )


- ÇOK YEMEK/YİYEN değil/yerine/>< AZ YEMEK/YİYEN

( Hastalığın başıdır. DEĞİL/YERİNE/>< Tedavinin başıdır. )

( Az tad alır. DEĞİL/YERİNE/>< Çok tad alır. )


- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK

( [not] TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT
TO LOVE TO EAT instead of TO EAT MUCH )


- ÇOK YEMİŞİM/YEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEDİKLERİM ÇOK GELDİ


- FRÉQUENCE TRÈS HAUTE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK YÜKSEK FREKANS


- HYPERFREQUENCY WAVES[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK YÜKSEK FREKANSLI DALGALAR


- ÇOK değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR


- ÇOK ... yerine/değil YETER(Lİ)/KÂFİ DERECE(DE) ...


- TERESSÜP ETMEK[Osm.] / AUSFALLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELMEK, ÇÖKMEK


- NIEDERSCHLAG (RADIOAKTIVER)[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTİ (RADYOAKTİF)


- RÜSSUP[Osm.] / PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTİ


- PRECIPITATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTME ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ


- TERSİP ETMEK[Osm.] / FALIAJABORANDI[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTMEK


- MULTISCATTERING[İng.] / DIFFUSION MULTIPLE[Fr.] / MEHRFACHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU SAÇILMA


- MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU


- ÇOKLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEREKET


- ÇOK/LUK ile/ve/<>/değil/yerine YAYGIN/LIK


- ZUSAMMENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKME


- PRECIPITATION TITRATION[İng.] / NIEDERSCHLAG TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRME TİTRASYONU


- TO PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRMEK


- ÇÖKÜŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- col.[Lat. < COLA] değil/yerine/= SÜZ


- COLD :/yerine SOĞUK


- COLLAPSE :/yerine ÇÖKMEK, ÇÖKÜŞ


- COLLEAGUE :/yerine MESLEKTAŞ


- COLLECT :/yerine TOPLAMAK


- COLLECTION :/yerine KOLEKSİYON


- COLLECTIVE :/yerine TOPLU


- COLLEGE :/yerine KOLEJ, ÜNİVERSİTE


- COLLOID[İng.] değil/yerine/= KOLLOİD

( Bir tür homojen karışım. 1861'de İskoçyalı bilimci Thomas Graham, değişik maddelerin parşömen zarından geçişlerini inceledi ve bunlardan bazılarının hızlı, bazılarının yavaş hareket ettiklerini gözlemledi. Buna göre Graham, çözünmüş maddeleri zardan geçişlerine göre kristaloidler ve kolloidler olarak ikiye ayırdı. Kolloidler, büyük moleküllü oldukları için zardan geçemedi. Sonunda nişasta, jelatin gibi maddeler zamk ile aynı özellikleri gösterdiği için Yunancada "zamk" anlamına gelen "kola" sözcüğünden türeyen kolloid sözcüğü ile adlandırıldı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- collut.[Lat. < COLLUTORIUM] değil/yerine/= AĞIZ VE BOĞAZ GARGARASI İÇİN ANTİSEPTİK SIVI


- COLONIAL :/yerine SÖMÜRGE


- COLOR :/yerine RENK


- COLORIST değil/yerine/= RENK UZMANI


- COLUMN :/yerine SÜTUN


- colyr.[Lat. < COLLYRIUM] değil/yerine/= GÖZ BANYOSU İÇİN ANTİSEPTİK SIVI


- COMBINATION :/yerine KOMBİNASYON


- COMBINE :/yerine BİRLEŞTİRMEK


- COME :/yerine GELMEK


- COMEDY :/yerine KOMEDİ


- CÖMERT/BONKÖR/AHİ/SEMİH değil/yerine/= ELİAÇIK/AKI/ELİBOL/GÖNLÜBOL/SELEK


- COMFORT :/yerine RAHATLIK


- COMFORTABLE :/yerine RAHAT


- COMMAND :/yerine KOMUT, EMİR


- COMMANDER :/yerine KOMUTAN


- COMMENSALISM[İng.] değil/yerine/= KOMENSALİZM

( Birlikte yaşayan iki canlıdan birinin yarar gördüğü, diğerinin ise ne yarar ne de zarar gördüğü durum. Komensal yaşayan bireyler, birbirlerinden ayrı olduklarında da yaşamlarına devam edebilirler. Bazı yüksek gövdeli ağaçlar üzerinde yaşayan otsu çiçekli bitkiler, ağacın gövdesine tutunmaları sayesinde güneş ışığından etkin biçimde yararlanabilirken, ağaç ise bundan herhangi bir yarar ya da zarar görmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMMENT :/yerine YORUM


- COMMERCIAL :/yerine TİCARİ, REKLAM


- COMMISSION :/yerine KOMİSYON


- COMMIT :/yerine İŞLEMEK, ADAMAK


- COMMITMENT :/yerine BAĞLILIK


- COMMITTEE :/yerine KOMİTE


- COMMON :/yerine ORTAK, YAYGIN


- COMMUNICATE :/yerine İLETİŞİM KURMAK


- COMMUNICATION :/yerine İLETİŞİM


- COMMUNITY :/yerine TOPLUM


- COMORBID[İng.] değil/yerine/= KOMORBİD

( Başka bir tıbbi durumla aynı anda ve genellikle ondan bağımsız olarak var olan hastalık ya da tıbbi durum. Bir hastada iki ya da daha fazla hastalığın ya da tıbbi durumun aynı anda bulunması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPANY :/yerine ŞİRKET


- COMPARE :/yerine KARŞILAŞTIRMAK


- COMPARISON :/yerine KARŞILAŞTIRMA


- COMPENSATION[İng.] değil/yerine/= KOMPANSASYON

( Organik bir kusurun aşırı gelişme ya da başka bir organın ya da aynı organın bozulmamış bölümlerinin işlevinin artırılması yoluyla düzeltilerek dengelenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPETE :/yerine REKABET ETMEK


- COMPETITION :/yerine YARIŞMA, REKABET


- COMPETITIVE EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] değil/yerine/= REKABETÇİ DIŞLANIM İLKESİ

( Bu ilke Gause yasası olarak da bilinir. Diğer ekolojik etmenlerin sabit ve değişmez olması durumunda aynı kaynaklar için rekabet eden iki türün bir arada olamayacağını belirten bir ilkedir. Bu ilke, daha sonra "Birbirine eş değer rakipler bir arada olamazlar." sözüne dönüşmüştür.Eğer bir tür, diğerleri üstünde herhangi bir avantaja ya da küçük dahi olsa bir üstünlüğe sahipse bu durumda bu avantaja sahip olan tür, uzun vadede diğer tür üzerinde hakim olup onun yaşadığı ekolojik nişe egemen olacaktır. Bu iki rakipten birisi, ya diğer türün tükenmesine yol açarak ya da farklı bir ekolojik niş doğrultusunda evrimsel ya da davranışsal bir değişime yol açarak diğer türü zayıf düşürecek ve böylece onu alt edecektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPETITIVE :/yerine REKABETÇİ


- COMPETITOR :/yerine RAKİP


- COMPLAIN :/yerine ŞİKAYET ETMEK


- COMPLAINT :/yerine ŞİKAYET


- COMPLETE :/yerine TAMAMLAMAK


- COMPLETELY :/yerine TAMAMEN


- COMPLEX :/yerine KARMAŞIK


- COMPLICATED :/yerine KARMAŞIK


- COMPONENT :/yerine BİLEŞEN


- COMPOSE :/yerine OLUŞTURMAK, BESTELEMEK


- COMPOSITION :/yerine KOMPOZİSYON


- COMPOUND EYE[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİK GÖZ

( Eklembacaklılarda bulunan ve "ommatidium" adlı birçok organın birleşmesiyle meydana geldiği için bu adla anılan göz çeşidi. Ommatidiumların sayısı ne kadar fazlaysa, görme işlevi de o denli gelişmiştir. Kara sinekte (Musca domestica) 4000, dişi ateş böceğinde (Lampyris noctiluca) 300, mayıs böceğinde (Melolontha melolontha) 5100, Dytiscuslarda 9000, bazı kızböceklerinde (Odonata) 10000-28000 kadar. Büyüklükleri bir birleşik gözde aynı değil.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPREHENSIVE :/yerine KAPSAMLI


- COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WELLENL+A893NGE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON DALGA BOYU


- COMPTON ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON ELEKTRONU


- COMPTON INCOHERENT SCATTERING[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON EŞEVRESİZ SAÇILMASI


- COMPTON-RÜCKSTOSSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇIILMA TANECİĞİ


- PARTICULE DE RECUL COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇILMA PARÇACIĞI


- COMPTON RECOIL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPME PARÇACIĞI


- COMPTON RECOIL[İng.] / RECUL COMPTON[Fr.] / COMPTON-RÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPMESİ


- COMPTON SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT COMPTON[Fr.] / COMPTON-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KAYMASI


- COMPTON EDGE[İng.] / BORD DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-KANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KENARI


- COMPTON RULE[İng.] / RÈGLE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KURALI


- COMPTON EFFECT[İng.] / EFFET COMPTON[Fr.] / COMPTON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON OLAYI


- COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON[Fr.] / COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SAÇILMASI


- COMPTON ABSORPTION[İng.] / COMPTON-ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SOĞURMASI


- COMPTON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON TESİR KESİTİ


- COMPTONMETER[İng.] / COMPTONMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTONÖLÇER


- COMPUTATIONAL NEUROSCIENCE değil/yerine/= BERİMSEL SİNİRBİLİM


- COMPUTER :/yerine BİLGİSAYAR


- CONCENTRATE :/yerine ODAKLANMAK


- CONCENTRATION :/yerine KONSANTRASYON


- CONCEPT :/yerine KAVRAM


- CONCERN :/yerine ENDİŞE, İLGİLENDİRMEK


- CONCERNED :/yerine ENDİŞELİ


- CONCERT :/yerine KONSER


- CONCLUDE :/yerine SONUÇLANDIRMAK


- CONCLUSION :/yerine SONUÇ


- CONCRETE :/yerine BETON, SOMUT


- CONDITION :/yerine DURUM, KOŞUL


- CONDITIONAL MUTATION[İng.] değil/yerine/= DURUMSAL MUTASYON

( Fenotipik ekspresyonu çevresel koşullarca belirlenen mutasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CONDON-SHORTLEY-WIGNER PHASE CONVENTION[İng.] ile/değil/yerine/= CONDON-SHORTLEY-WİGNER EVRE UZLAŞIMI


- CONVENTION DE PHASE DE CONDON-SHORTLEY-WIGNER[Fr.] / CONDON-SHORTLEY-WIGNER-PHASENKONVENTION[Alm.] ile/değil/yerine/= CONDON-SHORTLEY-WİGNER FAZ KONVANSİYONU


- CONDUCT :/yerine YÜRÜTMEK, DAVRANIŞ


- CANDY'S FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= CONDY SIVISI


- CONFERENCE :/yerine KONFERANS


- CONFİDENCE İNTERVAL değil/yerine/= GÜVEN ARALIĞI


- CONFIDENCE :/yerine GÜVEN


- CONFIDENT :/yerine KENDİNE GÜVENEN


- CONFIRM :/yerine ONAYLAMAK


- CONFLICT :/yerine ÇATIŞMA


- CONFRONT :/yerine YÜZLEŞMEK


- CONFUSION :/yerine KAFA KARIŞIKLIĞI


- CONGENITAL[İng.] değil/yerine/= KONJENİTAL

( Doğumda mevcut olan bir durum ya da özellik. Genetik ya da genetik olmayan etmenlerin sonucu olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CONGRESS :/yerine KONGRE


- CONGRESSIONAL :/yerine KONGREYLE İLGİLİ


- CONNECT :/yerine BAĞLAMAK


- CONNECTION :/yerine BAĞLANTI


- CONSCIOUSNESS :/yerine BİLİNÇ


- CONSENSUS ALGORITHMS değil/yerine/= UZLAŞMA ALGORITMALARI


- CONSENSUS :/yerine OYBİRLİĞİ


- CONSENSUS değil/yerine/= UZLAŞMA, DÜŞÜNCE BİRLİĞİ


- CONSEQUENCE :/yerine SONUÇ


- CONSERVATION ile/değil/yerine CONVERSATION

( Korumacılık. İLE/DEĞİL/YERİNE Konuşmak. )


- CONSERVATIVE :/yerine MUHAFAZAKAR


- CONSIDER :/yerine DÜŞÜNMEK, DİKKATE ALMAK


- CONSIDERABLE :/yerine HATIRI SAYILIR


- CONSIDERATION :/yerine DÜŞÜNCE, DEĞERLENDİRME


- CONSIST :/yerine OLUŞMAK


- CONSISTENT :/yerine TUTARLI


- CONSTANT :/yerine SÜREKLİ


- CONSTANTLY :/yerine SÜREKLİ OLARAK


- CONSTITUTE :/yerine OLUŞTURMAK


- CONSTITUTIONAL :/yerine ANAYASAL


- CONSTRUCT :/yerine İNŞA ETMEK


- CONSTRUCTION :/yerine İNŞAAT