ve (... ve ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 22.352 başlık/FaRk ile birlikte,
22.352 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/91)
- DÜŞÜNÜR ile/ve/ne yazık ki/> DÜŞÜNÜLENLERİ "DÜŞÜNÜR"
( Her uzun dönemde, ancak birkaç kişi. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/> Geri kalanlar. )
- DÜŞÜNÜŞ BİÇİMİ ile/ve/<> BİLGİ ÇERÇEVESİ
- DÜŞÜNÜŞ" ile/ve/||/<> "ELE/DİLE ALIŞ" ile/ve/||/<> "YAKLAŞIM" ile/ve/||/<> "ANLAYIŞ" ile/ve/||/<> "YÖNTEM"
- DUT AĞACI ile/ve GÖLGE DUTU AĞACI
- DUVAR ile/ve/değil EŞİK
- DUVAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KAPI
- DUVARDA:
KİREÇ HARÇLI ile/ve HORASAN HARÇLI
( Horasan harçlının yıkımı üç kat daha fazla maliyetlidir. )
- DUYARLILIK ile/ve/<> İÇSELLEŞTİRME
- DUYARLILIK ile/ve İMGELEM
( DUYUSALLIK + DUYGUSALLIK = DUYARLILIK )
( SENSITIVITY vs./and IMAGINATION )
- DUYARLILIK ile/ve/||/<> İRKİLME ile/ve/||/<> ÜREME
- DUYARLILIK/HASSASİYET ile/ve/değil/yerine KAYGI/ENDİŞE [>< BİLGİ/BİLİNÇ]
- DUYARLILIK ve/> ÖZ | OLUŞ
( Duyarlılık, özünüze yeni bir başlangıcın açılımıdır. )
( SENSITIVITY and/> ESSENCE | BEING
Sensitivity is the beginning of the new openning in your being. )
- DUYARLI/LIK ve/||/<> ÖZEN / TİTİZ/LİK
- DUYARLILIK ile/ve "TOPLUMSAL ROL"
( SENSITIVITY vs./and "SOCIAL ROLE" )
- DUYARLILIK ile/ve ZEKÂ
- DUYARSIZLAŞMADA:
SOĞUK AŞAMA ile/ve/||/<>/> SICAK AŞAMA
( Kortizon. İLE/VE/||/<>/> Çarpıntı + korku. )
- DUYARSIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KAYITSIZ/LIK
- DUYARSIZLIK ile/ve TEPKİSİZLİK
( INSENSITIVITY vs./and NON-REACTING )
- DUYDUĞUNU NAKLETMEK ile/ve/yerine BİLDİĞİNİ NAKLETMEK
- DUYGU:
İÇSEL ile/ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ
- DUYGU İFADELERİNDE:
POZİTİF ile/ve/||/<> NEGATİF ile/ve/||/<> YAKINLIK
( 3, 4, 9, 11, 13, 15, 16. maddeler. İLE/VE/||/<> 2, 5, 10, 14. maddeler. İLE/VE/||/<> 1, 6, 7, 8, 12. maddeler. )
- DUYGU:
İLİŞKİSEL EYLEM EĞİLİMİ ile/ve/||/<> ANLAM İNŞÂ SÜRECİ ile/ve/||/<> BİRİNCİL UYARIM DÜZENİ/DÜZENEĞİ
- DUYGU ODAKLI TERAPİDE:
DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> DUYGU DEĞERLENDİRME ile/ve/||/<> DUYGU DEĞİŞİM İLKELERİ
- DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> ANLAM ŞEMALARI
- DUYGU:
SEMPATİK DÜZENEK ve/||/<> PARASEMPATİK DÜZENEK
( DUYGU: Düşüncenin, gövde üzerinde/eşliğinde, sempatik ve parasempatik düzenekle açığa çıkan fizyolojik etkileşimleri/yansımaları. )
- DUYGU ile/ve SU
( EMOTION vs./and WATER )
- DUYGU ile/ve/||/<> BELLEK
( EMOTION vs./and/||/<> MEMORY )
- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"
( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )
- DUYGU ile/ve/=/||/<> BULANIK DÜŞÜNCE
- DUYGU ile/ve/<> COŞKU
( Kaynağı ve uyaranları, dışarıdan olanlara verilen geribildirim. İLE/VE/<> Kaynağı, içte/sende bulunanlarla verilen geribildirim. )
( İkincildir. İLE/VE/<> Birincildir. )
( FEELING vs./and EMOTION
EMOTION vs./and EXUBERANCE | EBULLIENCE )
- DUYGU ve/||/<>/= DEĞİŞKİ
- DUYGU ile/ve/değil/||/<> DENEYİM
- DUYGU ile/ve/değil/||/<>/< DURUM
( [not] EMOTION vs./and/but/||/<>/< STATE/CONDITION )
- DUYGU ile/ve DUYU/HİS
( EMOTION vs./and FEEL )
( MANAS ile/ve ... )
- DUYGU ile/ve/||/<>/>/< EYLEM EĞİLİMİ
- DUYGU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET
- DUYGU ile/ve TUTKU
( EMOTION vs./and PASSION )
- DÜŞÜNSEL İZLENİMLER:
DİNGİN ile/ve/||/<> ŞİDDETLİ
( Eylemlerde, sanat yapıtlarında ve doğa nesnelerinde, güzellik, biçimsizlik. İLE/VE/||/<> Sevgi, nefret, sevinç, keder. )
( David Hume )
- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )
- DUYGULARI:
ANLAMA BÜRÜME ile/ve/||/<>/> ANLAMLANDIRMA ile/ve/||/<>/> HUZUR
- DUYGULARIN:
FARKINDALIĞI ile/ve/||/<> SAHİPLENİLMESİ
- DUYGULARIN KONUŞULMASI ile/ve/||/<> GEREKSİNİMLERİN GİDERİLMESİ
- DUYGUNUN:
NESNESİ ile/ve/değil/<>/< NEDENİ
- DUYGUSAL BİRLİK ve/< İLKESEL BİRLİK
- İÇGÖRÜ:
"DUYGUSAL" ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜŞÜNSEL/ZİHİNSEL
- [ne yazık ki]
İSTİSMÂR:
DUYGUSAL ile/ve/ya da/||/<> FİZİKSEL ile/ve/ya da/||/<> EŞEYSEL
- DUYGUSAL ile/ve/||/<>/> SEZGİSEL
- DUYGUSALLIK ve/> DENETİMSİZLİK/KONTROLSÜZLÜK
- DUYGUSAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DUYARLI/LIK
- DUYGUSALLIK ve/> MUTSUZLUK
- DUYGUSAL/LIK ile/ve/||/<> TEPKİSEL/LİK
( Bilgisizlikle. İLE/VE/||/<> Bilinçsizlikle. )
- DUYGUYA ODAKLANMADA:
VAROLUŞUMUZU SÜRDÜRMEK ile/ve/||/<> İLİŞKİLERİMİZİ DÜZENLEMEK ile/ve/||/<> SORUN ÇÖZMEK
- DUYGUYA SAHİP OLMA ile/ve/||/<>/> DUYGULAR ÜZERİNE DERİNLEMESİNE DÜŞÜNME (YETENEĞİ)
- DUYGUYU DÜZENLEME ile/ve/||/<>/> KİŞİYİ/DANIŞANI, DUYGUYA GETİRME
- DUYMA(MA)K ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> DİNLEME(ME)K
( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )
- DUYMAK/DUYUMSAMAK ile/ve/||/<>/< ÖNEMSEMEK
- DUYMUŞ ile/ve/||/<>/> DOYMUŞ
- SİNİR GÖZESİNDE:
DUYU ile/ve/||/<> MOTOR ile/ve/||/<> ARA
- DUYU ve/+ AKIL ve/+ HADS ve/+ MATEMATİK
- DUYU ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DOĞASI
- DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME/TASVİR ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/> AD/SÖZCÜK ve/||/<>/> KAVRAM/SOYUTLAMA
- DUYU/HİS ile/ve/<> DEĞER
- DUYU ve/||/<> DUYGU ve/||/<> AKIL
( Akıl eleştiri kaldırır, duygu/vicdan kaldırmaz. )
( Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )
( ZİHİN: İç duyuların toplam adı. )
( DUYU: (DIŞ DUYULAR) İNTİBÂ/İZLENİM/MÜŞAHEDÂT ve DUYGU: (İÇ DUYULAR) ANLAM-DEĞER, MANEVİYAT/VİCDÂNİYAT, (AHLÂK, DİN, ESTETİK) [ ZİHİN/İHSAS/MAHSUSAT ] ve AKIL: AKLİYÂT/MÜDRİKÂT, TÜMELLER-FORMLAR, BİLGİ(TANIM + YARGI + TASAVVUR + TASDİK) [ İDRAK ] )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi sakatlar. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi köreltir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi ketler. )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi hayvanileştirir. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi mistikleştirir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi vahşileştirir. )
( ... VE/||/<> Karanlık. VE/||/<> Aydınlık. )
( SENSE and/||/<> EMOTION and/||/<> REASON )
- DUYU ile/ve/değil EŞİK
- DUYU ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM
- DUYU ile/ve/||/<>/> HAYAL ile/ve/||/<>/> AKIL / ANLAM/MANÂ
( Biriyle uğraşan zihin/kişi, öteki ikisiyle uğraşamaz. [Çivi çakmak. İLE Sevgiliyi düşünmek. İLE Matematik yapmak.] )
( Kişileri birleştiren, [ortak] hayalleridir. [aklın olabildiğince devrede olanları/tutulanları ile tabii!] )
- DUYU ile/ve/||/<>/> ZİHİN ile/ve/||/<>/> AKIL
( "Çırak". İLE/VE/||/<>/> "Kalfa". İLE/VE/||/<>/> "Usta". )
- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK KAYDI
- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM
- GEÇMİŞ ZAMAN:
DUYULAN ile/ve/||/<> GÖRÜLEN
- DUYULAR:
DİRENÇSİZ/DİRENÇDIŞI/"İSTEMEDEN"(GAYR-I İHTİYÂRÎ) ile/ve/||/<>/> HEM DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ), HEM DE DİRENÇSİZ; NE DİRENÇLİ, NE DE DİRENÇSİZ ile/ve/||/<>/> DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ)
( Duyma(kulak) ve koklama(burun). İLE/VE/||/<>/> Dokunma/fiziksel duyumsama(deri). İLE/VE/||/<>/> Bakma(göz) ve tad(ağız/dil). )
- DUYULAR ile/ve/<>/değil FARKINDALIK
( [not] SENSES vs./and/<>/but AWARENESS )
- DUYULARDA:
| GÖRME, DUYMA ve DOKUNMA |
ile/ve/değil/||/<>
TATMA ve KOKLAMA
- DUYULAR/DA:
SINIRLI/LIK ile/ve/||/<> ÇARPITICI/LIK
- DUYU/M ile/ve ALGI
( SENSE/SENSATION vs./and PERCEPTION )
- DUYUM ile/ve HAZ
( SENSE vs./and PLEASURE )
( SINNLICHKEIT mit/und VERGNÜGEN )
- DUYUMDA:
BASINÇ ile/ve/<> ISI ile/ve/<> AĞRI/ACI
- DUYUMSAMA ile/ve/||/<> DUYARLILIK
( Dışarıdakilerde/n. İLE/VE//||/<> İçte/n. )
- DUYUMSAMA ile/ve YANILSAMA
- DUYUMSAMAK ile/ve/<> KABUL ETMEK
- DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSAYABİLEN ile/ve/||/<>/> DUYUMSAYABİLDİĞİNİ, DUYUMSATABİLMEK/DUYUMSATABİLEN
- DUYURMAK ile/ve/değil DİNLETMEK
- DUYURU ile/ve ÜSTLENME
( ANNOUNCEMENT vs./and TO TAKE )
- DUYUSAL KANIT ile/ve/||/<> TÜMEL KANIT
( Anlık/zihin. İLE/VE/||/<> Us/akıl. )
- DUYUSAL-NESNE DÜRTÜSÜ ve BİÇİM DÜRTÜSÜ | ile/ve/||/<>/> OYUN DÜRTÜSÜ
( Doğal yanımız/yaşamımız. VE Akıl yanımız. İLE/VE/||/<>/> Canlı biçim.[Güzellik ve özgürlük.][İkisi arasında kurulmak istenilen uyumdur. Sanatta ortaya çıkar.][Kişi, oynayabildiği yerde tamlık kazanır.] )
- DUYUSAL SOYUT ile/ve/değil/||/<>/>/< SOYUT
( Doğa. İLE/VE/||/<>/>/< Akıl. )
- DUYUSAL ile/ve/<> USSAL
( Geçici. İLE/VE/<> Kalıcı. )
- DÜZ BASKI/OFSET[İng.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİJİTAL BASKI
( Kalıp izlerini, önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye dayanan, çift kopyalı baskı yöntemi. )
- DÜZ ÇİZME ile/ve/yerine KÖRÜKLÜ ÇİZME
- DÜZ (DOKUNMUŞ) ile/ve SUMAK ile/ve CECİM/CİCİM ile/ve ZİLİ ile/ve HEYBE
( ... İLE/VE ... İLE/VE Nakışlı ve ince. Sivas/Divriği bölgesinde. İLE/VE Ağrı/Patnos, Çanakkale bölgelerinde. İLE/VE Urfa bölgesinde. )
- SÖZ:
DÜZ ile/ve/||/<> ETKİ ile/ve/||/<> EDİM
- DÜZ YÖNELTEÇ/GİDON ile/ve/>< TERS YÖNELTEÇ/GİDON
( )
- DÜZELSİN/DÜZELTİN/DÜZELTELİM ile/ve/değil/yerine DÜZELTİYORUM(DEĞİŞİME ŞİMDİ/ŞU AN BAŞLIYORUM!)
- DÜZELTME ile/ve/değil BİLGİLENDİRME
( [not] CORRECTION vs./and/but TO INFORM )
- DÜZELTME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CESÂRET VERME
- DÜZELTME ile/ve/değil/<>/> GELİŞTİRME
- DÜZELTME/HAVALE İŞARETLERİNDE:
S ile/ve/||/<> H
( MÜKERRER: Altı çizilerek gösterilir. )
- DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYARLAMAK
- DÜZEN "BU/(B)ÖYLE" ile/ve/değil/yerine/<> ÇOĞUNLUK "(B)ÖYLE" OLDUĞUNDAN DOLAYI
( Çoğunluğun sürdürdüğü/uyduğu olgu/durum/tutum, düzenin öyle olduğu ya da olması gerektiği anlamına gelmez/getirilmemelidir! )
- DÜZEN ve SIRADÜZEN/HİYERARŞİ ile/ve/||/<>/> DEĞİŞİM ve EŞİTLİK
( Modern öncesindeki öncelikler. İLE/VE/||/<>/> Modern dönemdeki öncelikler. )
- DÜZEN ile/ve/||/<> BAĞLAM
- DÜZEN ile/ve/||/<>/> BUNALIM ile/ve/||/<>/> DÜZELTME
( NİZAM ile/ve/||/<>/> BUHRAN ile/ve/||/<>/> ISLAHAT )
( SYSTEM vs./and/||/<>/> CRISIS vs./and/||/<>/> REFORM )
- DÜZEN ile/ve DENGE ile/ve UYUM
( Düzenli bir hayat yaşayın ama onu kendi içinde bir amaç haline getirmeyin. )
( SETTING/ORDER/REGULARITY vs. BALANCE
Live an orderly life, but don't make it a goal by itself. )
- DÜZEN ile/ve DİSİPLİN
( Disiplin için "Sevgiyle Disiplin-Fitzhugh Dodson-Kuraldışı Yay." kitabından yararlanmanızı salık veririz. )
( REGULARITY vs./and DISCIPLINE )
- DÜZEN ile/ve DİZGE/SİSTEM
( Kurulabilir en geniş düşünce kalıpları. )
( SETTING/ORDER/REGULARITY vs./and SYSTEM )
- DÜZEN ile/ve/değil DÜZENEK
( [not] SYSTEM vs./and/but MECHANISM )
- DÜZEN ile/ve "DÜZENSİZ" DÜZEN
- DÜZEN ile/ve/||/<>/> DÜZEY
- DÜZEN ile/ve GEREKLİLİK
( REGULARITY vs./and NECESSITY )
- DÜZEN ile/ve GİZLİ DÜZEN
( DAVID BOHM )
( ORDER vs./and IPLICATE ORDER )
- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM
( ORDER and/<> BEAUTY and/<> HARMONY )
- DÜZEN ve/<> HIZ ve/<> YALINLIK
- DÜZEN ile/ve/<> İLERLEME
( BREZİLYA ve TÜRKİYE )
( REGULARITY vs./and/<> PROGRESS )
( İTTİHAT ile/ve/<> TERAKKİ )
- DÜZEN ile/ve/değil/yerine İSTENİLEN/İSTENİLEBİLEN DÜZEN
( [not] REGULARITY vs./and/but REQUESTED/REQUESTABLE REGULARITY
REQUESTED/REQUESTABLE REGULARITY instead of REGULARITY )
- DÜZEN ile/ve/değil KALIP
- DÜZEN ile/ve KAVRAM
( Örgütlenmiş bir bütünlüğü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı maddî ya da maddî olmayan unsurların tamamı. İLE/VE ... )
( SYSTEM vs./and CONCEPT )
- DÜZEN ile/ve/<> KURALLILIK
( REGULARITY vs./and/<> REGULARNESS )
- DÜZEN ile/ve/değil MAKİNE
( [not] SYSTEM vs./and/but MACHINE )
- DÜZEN ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ
- DÜZEN ile/ve/değil/||/<>/< ÖRÜNTÜ
- DÜZEN ve/||/<>/>/< SÜKÛNET
- DÜZEN ile/ve/<>/= SÜREKLİLİK
( REGULARITY vs./and/<>/= CONTINUITY )
- DÜZEN ile/ve TEKRAR
( ORDER vs./and REPETITION )
- DÜZEN ile/ve UYGUNLUK
( ORDER vs./and APPROPRIATENESS )
- DÜZEN ile/ve UYUM
( Düzen ve uyumu içinizde aramalısınız. )
( ORDER vs./and HARMONY
To find order you must search within. )
- DÜZENİ:
KURMAK ile/ve/||/<>/> KORUMAK
- DÜZENLEME ve/+/||/<>/> ANLAMA ve/+/||/<>/> DÖNÜŞTÜRME
- DÜZENLEME ile/ve/||/<>/< BİR ARAYA GETİRMEK
- DÜZENLEMEK ile/ve/||/<> AYARLAMAK
- DÜZENLEYİCİ KAVRAMLAR ile/ve/<> VAROLUŞSAL KAVRAMLAR
( ORGANIZER/REGULATOR CONCEPTS vs./and/<> ONTOLOGICAL CONCEPTS )
- DÜZENLİ GÖÇ ile/ve/||/<> DÜZENSİZ GÖÇ
- DÜZENLİ ile/ve DİSİPLİNLİ
( SYSTEMATIC vs./and DISCIPLINED )
- DÜZENLİ ile/ve SIÇRAMALI
- DÜZENLİ/LİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜK/LÜ/LÜK
- DÜZENLİLİK ile/ve/<> BÜTÜNLÜLÜK
- DÜZENLİ/LİK ile/ve DEĞİŞMEZ/LİK
( REGULAR/ITY vs./and STABLE/NESS )
- DÜZEN/Lİ/LİK ile/ve/değil DÖNGÜ/SEL/LİK
- DÜZEN/Lİ/LİK ile/ve/||/<>/> KURUM/SAL/LIK
- DÜZENSİZLİK İÇİNDE/Kİ DÜZEN ile/ve DÜZEN İÇİNDE/Kİ DÜZENSİZLİK
( REGULARITY IN DISORDER vs./and DISORDER IN REGULARITY )
- DÜZENSİZ/LİK ile/ve/||/<>/>/< BELİRSİZ/LİK
- DÜZENSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇÜLEMEZLİK/HESAPLANAMAZLIK
- DÜZGÜN ÇİZGİSEL DEVİM ile/ve/||/<> DAİRESEL DEVİM
( Tanıtlı/sabit hızla düz bir çizgide devim. İLE/VE/||/<> Tanıtlı/sabit hızla bir çember üzerinde devim. )
- DÜZGÜN ile/ve/değil/||/<>/< DÜZ
( Bilgiye uzanan yol, hiçbir zaman, düz ve düzgün olmamıştır. )
- DÜZGÜN ile/ve/||/<> DÜZENLİ
- DÜZİNE ve GROSA
( Oniki. İLE Oniki düzine. )
- DALGALAR:
DÜZLEMSEL ile/ve/||/<> AKIŞKAN ile/ve/||/<> RAYLEIGH YÜZEY ile/ve/||/<> ENİNE
(
)
- DÜZÜŞGEN" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVİŞKEN
- DÜZÜŞME ile/ve/=/<> (ENERJETİK) SPOR
- DÜZYAZI ile/ve ŞİİR/Şİ'R[Ar.]
( Anlatım. İLE/VE Yaratım. )
( Başka dile çevrilebilir. İLE Çevrilemezler ve/fakat yeniden/tekrar kurulabilir. )
( NESİR/MENSÛR ile/ve NAZIM/MANZUM )
( ... İLE/VE Zengin simgelerle, ritmli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. | Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. )
- DÜZYAZILARDA:
YALIN ile/ve SÜSLÜ ile/ve ORTA
- DÜZYAZININ GELİŞMESİ ile/ve/||/<> ARAÇLARIN, TEKNİKLEŞTİRİLMESİ
- DYOGEN ile/ve KIBRIS'LI DYOGEN ile/ve ROMEN DYOGEN
( )
- E5 ile/ve TEM
( E5 otoyolu. İLE/VE Avrupa otoyolu. [Transportation European Motorway] )
- EBAD ile/ve/<> CİSİM
- EBE ile/ve/||/<> DOULA
- [Ar.] EBED/Î, BENGİ ile/ve EZEL/Î[çoğ. AZAL]
( Sonu olmayan gelecek zaman. İLE/VE Öncesi olmayan geçmiş zaman. )
( Ezel ve ebed nedir? ŞİMDİ'dir! )
( Varlık'ın gelecekte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. İLE/VE Varlık'ın geçmişte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. )
( Ezel ve ebed, ikisi birden önsüzlüğü ve sonsuzluğu bildirir. )
( CÂVİDÂN ile/ve ... )
- EBEKİ ile/ve/||/<> EBEKİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Küçümsemek. İLE/VE/||/<> Azımsamak. )
- EBEVEYN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAKIM VEREN
- ECEL ile/ve/||/<>/> AMEL ile/ve/||/<>/> EMEL
- ECEL ve RIZK
( Ecel, iki türlüdür:
* Ecel-i Kazâ
* Ecel-i Müsemmâ (Zamanı belirlenmiş ölüm) )
( Kişiler, ana rahmine, çoğunlukla gece düşerler. Düştükleri saatte doğar, o saatte de ölürler. Bu, Ecel-i müsemmâ'dır. )
- ECRÂM ve/<> ECSÂM
( Cirim. VE/<> Cisim. )
( Uzayda.VE/<> Dünyada. )
( Ay üstü. VE/<> Ay altı. )
( 4 öğeden/unsurdan oluşmayan. VE/<> 4 öğeden/unsurdan oluşan. )
( Güneş. VE/<> Madde. )
- ECR-İ AZÎM ile/ve ECR-İ KERÎM
( Düşünebileceğinin ötesinde verilen. İLE/VE Hiç düşün(e)mediğinin verilmesi. )
- ECR-İ HASS ile/ve/<> ECR-İ MÜŞTEREK
- EDÂ ile/ve/<>/değil KAZÂ
( Namazın, vaktinde kılınması. İLE/VE/<>/DEĞİL Vaktinde edâ edilemeyen namazın, başka bir vakitte farzının kılınması. )
- EDATLAR/HURÛF:
(HURÛF-U) ATIF ve/||/<> (HURÛF-U) CER ve/||/<> (HURÛF-U) ŞART
( VE | FA[Ar.]/FAYI[Ar.] | SÜMME(SONRA) | BEL[FAKAT, ANCAK, BİLÂKİS] | LÂKİN | EV(YA DA)
ve/||/<>
BA[İLE] | ALÂ[ÜZERİNDE] | İLÂ[...YA KADAR]
ve/||/<>
İN[EĞER] | İZÂ[O/NE ZAMAN Kİ] )
( DES PARTICULES: DES PARTICULES ATTRIBUTIVES avec PARTICULES CREANT RELATION DU GENITIF avec DES PARTICULES CONDITIONNELLES )
- EDB ve/||/<>/> İAE
( Elinde, diline ve beline sahip olmak. VE/||/<>/> İşine, aşına ve eşine sahip çıkmak. )
- EDEB ile/ve ÂDÂB
( Elif, Dal, Be. Edebli olmak, eline, diline, beline sahip olmak anlamını taşır. İLE/VE Edeb'in çoğulu. )
( Âdap eksikliği, öze dair bilginin eksikliğindendir. )
( EDEB YÂ HÛ )
- EDEB ve ADÂLET
( Yerli-yerince hareket etmek. VE Yerli-yerinde olmak. )
- EDEB ile/ve/||/<> AHLÂK ile/ve/||/<> MATEMATİK
( İnsanlığın gelişimindeki/tarihindeki üç önemli eşik. )
- EDEB ve/<>/= DİL
( BREEDING and/<>/= LANGUAGE )
- EDEB ve EDEBİYAT
( Söylemesini bilmeyen, eylemesini bilemez. )
- EDEB ile/ve EMNİYET
- EDEB ile/ve ERKÂN
( Muktezâ-yı hal üzere söylemek ve eylemek. İLE/VE ... )
- EDEB ile/ve/<> HAYÂ
( : ZİNNÛREYN )
- EDEB ve/> İLİM
( Edep, ilimden önce gelir. )
- EDEB ve/<>/> İMAN ve/<>/> İLİM ve/<>/> AMEL ve/<>/> İHLÂS
- EDEB ve/=/<> İRFAN
- EDEB ile/ve KORKU
- EDEB ile/ve/<> SAMİMİYET
( Ne kadar samimi olunsa da edebten uzaklaşmamak gerekir! )
- EDEB ve/=/<> TEVHİD
- EDEB ile/ve USÛL
- EDEB ile/ve/<> ZARÂFET
- EDEB-İ HAKİKAT ile/ve/||/<>/> EDEB-İ CEMÂL
- EDEBÎ (OLAN) ile/ve/||/<>/>/< EBEDÎ (OLAN)
- EDEBÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR) ile/ve/<> MANEVÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR)
- EDEBÎ ZENGİNLİK ile/ve FELSEFÎ FAKİRLİK
- EDEBÎ ve/> EBEDÎ
- EDEBİYAT ile/ve EDEBÎYAT
( Dili, dildeki göstergeleri, dil üzerinden ve dil aracılığıyla dile getirmenin dili. İLE/VE Tasavvufun dile getirilişi. )
- EDEBİYAT ve/<> İLÂHİYAT
- EDEBİYAT ile/ve TARİH
( Bilim olarak görülmese de her âlimin bilmesi gerekir. )
- EDEB(SİZ/LİK) ile/ve AHLÂK(SIZ/LIK)
( İçte. İLE/VE Dışta. )
( [olmaması] Ayıptır. İLE/VE Suçtur. )
( [olmaması] Açıkça yapılır. İLE/VE Gizlice yapılır. )
( [olmamasında] Utanmaz. İLE/VE Utanır. )
( [olmamasında] İğrenilir. İLE/VE Kızılır. )
( Kavramsal/kurumsal/meslekî. İLE/VE Kişisel. )
( Çoğul. İLE/VE Tekil. )
- EDEN BULUR (KADER[Ar. < KADAR]/KARMA[Hintçe]) ile/ve/||/<>/> NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN
- EDEP ve/||/<>/< AKIL
( Kişinin, aklı kadar edebi; edebi kadar da ederi vardır. )
- EDEP/EDEB ve/||/<> HİKMET
( Sağa sola fazla "bakmayanın" sahip olabildiği. VE/||/<> Fazla konuşmayanın sahip olabildiği. )
- EDEPLİ:
FELSEFECİ ve/||/<> MATEMATİKÇİ ve/||/<> HUKUKÇU
( Ancak, felsefeci, matematikçi ve hukukçular edeplidir.[Ancak, dile hâkim olabildikleri ve sorgulayabildikleri oranda.] [Ne hareketi/sporu temel/öncelikli alan, ne bilimsel tutarlılığı olan, ne de sanatsal duyarlılığı ile sınırları/nı aşan.] )
- EDEPSİZ/LİK ile/ve/||/<> AHLÂKSIZ/LIK
- EDEPSİZ/LİK ile/ve/değil/||/<> MÜSTEHCEN/LİK
- EDGE ile/ve/||/<> FRINGE
( Eşik. İLE/VE/||/<> [Kuantum] Işık/parçacık yansımalarının arasındaki [0 | arasındaki] eşik. )
- EDİB ve/||/<> NAZİK ve/||/<> HAZİK
( Sözümüzde. VE/||/<> Davranışımızda. VE/||/<> İşimizde[ustalığımızda]. )
- EDİK ve SOKMAN
( Kısa çizme. VE Uzun konçlu çizme. )
- EDİLGEN ALICI ile/ve/değil/yerine/<>/< ETKİN KURUCU
- EDİLGEN ile/ve/değil/||/<>/< ETKİN OL(A)MAYAN
- EDİLGEN/LİK(PASİF/LİK) ile/ve/değil TAM YERİNDE OLMAK
- EDİM ile/ve EYLEM
( ACT vs./and ACTION )
- EDİM ile/ve İŞLEV
( ACT vs./and FUNCTION )
- EDİMSELLİK:
DOĞADA ve/||/<>/> TİNDE
( İkisinde de kuvvettir. )
- EDİMSELLİK ve/||/<>/> OLUMSUZLAMA
- EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME
- ED'İYE[< DUÂ] ile/ve/<>/> HEDİYE
( Yalvarmalar, yakarmalar. İLE/VE/<>/> Armağan. )
- EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN
- EF'AL:
SIHHAT ile/ve/||/<> İNİKAT ile/ve/||/<> NİFAZ ile/ve/||/<> LÜZÛM
( LEGALITE avec/et/||/<> CONCLUSION avec/et/||/<> VALIDITE avec/et/||/<> NECESSITE D'EXECUTION )
- EF'ÂL ve/<> AHVÂL
( Eylemler/fiiller. VE/<> Haller. )
- EF'AL ile/ve AMEL
- EFDAL ile/ve EKMEL
- EFENDİSİ ve/||/<>/< KÖLESİ
( Bilginin. VE/||/<>/< Çalışmanın. )
- EFSANE ile/ve/||/<> ECZANE
- EFSÂNEVÎ ile/ve/||/<> ÂBİDEVÎ
- EGEMENLİK ile/ve/||/<> BAĞIMSIZLIK
- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE
- EGEMENLİK ile/ve ERK
( SOVEREIGNTY vs./and POWER )
- EGEMENLİK ile/ve ÖZGÜRLÜK
( SOVEREIGNTY vs./and FREEDOM )
( ZHU QUAN ile/ve ... )
- EĞİLİM ile/ve/<> ÇEKİLEN
- EĞİLİM ile/ve/<> EĞİTİM
( TENDENCY vs./and/<> EDUCATION )
- EĞİLİM ile/ve/||/<>/> EYLEM
- EĞİLİM ile/ve/<> İLGİ
( Tanım: Nedenleri zihinsel/duygusal olarak belirli ya da belirsiz etkilenim süreci. İLE/VE/<> Zihinde ya da duygularda bir karşılık/anlam oluşması ve içsel geribildirimi. Sözlükte: Benimseme, benimseyiş, eğinim, heves, ilgi, ilgilenme, istidat, merak, meyil, meyletme, önemseme, temayül, yetenek, yönelim, yöneliş, yönelme, yönseme )
( TENDENCY vs./and/<> INTEREST )
( PROPENSI cum/et/<> ... )
- EĞİLİM ile/ve/<> İSTEK
( TENDENCY vs./and/<> REQUEST )
- EĞİLİM ile/ve/<> İSTENÇ(İRÂDE)
( TENDENCY vs./and/<> WILL )
- EĞİLİM ile/ve/<> YÖNELİM
( SAMSKARA )
- EĞİLME:
BARDAK ile/ve/değil/||/<>/>/< SÜRAHİ
( Çırak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Usta. )
( Derin olan, dolu olan, usta olan, boyun büker/bükmelidir! Çırak değil! )
- EĞİLMEK ve/||/<> BAŞAK
( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )
- EĞİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇÖMELMEK
( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek değil dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )
- EĞİM ile/ve/||/<> ALAN
( SLOPE/INCLINATION vs./and/||/<> AREA )
- EĞİM ile/ve/değil YÜKSEKLİK
- EĞİTİLMEK ile/ve/yerine EĞİTİMİ, KENDİ EĞİMLİLİĞİNDE TUTMAK
- EĞİTİLMİŞ/LİK ile/ve/||/<>/< ADANMIŞ/LIK
- EĞİTİM:
"BOŞ KABI DOLDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIVILCIMLA ATEŞ YAKMAK
- EĞİTİM > ÖZGÜVEN ve/||/<>/> ÖZGÜVEN > ÜMİT ve/||/<>/> ÜMİT > BARIŞ
- EĞİTİM:
SÜS ile/ve/||/<> SIĞINAK
( İyi/bahtiyâr zamanlarda/koşullarda. İLE/VE/||/<> Kötü/bedbaht zamanlarda/koşullarda. )
- EĞİTİM ve/> ÇİLE
( Şekillenmesi üzerine. VE/> Kalıcılığı/pişmesi üzerine. )
( Topraktan/kilden yapılan ürünlerin oluşumu gibi. )
- EĞİTİM ve/||/<> ÇOK SESLİLİK
- EĞİTİM ile/ve/||/<>/> DENETİM
- EĞİTİM ile/ve/<> DONANIM
( EDUCATION vs./and/<> RIGGING )
- EĞİTİM ile/ve/> DUYARLILIK
( EDUCATION vs./and/> SENSITIVENESS )
- EĞİTİM ile/ve/||/<> EDİNİM
- EĞİTİM ile/ve/||/<> GÖRGÜ
- EĞİTİM ile/ve/<> KÜLTÜR
( EDUCATION withand/<> CULTURE )
- EĞİTİM ile/ve ÖĞRETİM
( Zaman gerektirir. İLE/VE İlgi gerektirir. )
( EDUCATION vs./and INSTRUCTION
Needs time. WITH/AND Needs interest. )
- EĞİTİM ve/<>/|| TEDAVİ
( eğitim şart )
(1996'dan beri)