Bugün[14 Temmuz 2026]
itibarı ile 9.601 başlık/FaRk ile birlikte,
9.601 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(40/40)


- ZİHİNSEL FELSEFE ile/ve SAPTAMAK


- ZİHİNSEL SEZGİ ile/ve/değil AKILSAL SEZGİ

( Zihin, fukarâ olursa akıl, ukalâ olur. )


- ZİHİNSEL YALNIZ/LIK ile GÖVDESEL(BEDENSEL) YALNIZ/LIK

( Adam adama yük değil can gövdeye mülk değil. )

( "Ben Gövde'yim" düşüncesinin ötesine geçelim! )

( Yalnızlık çekmenize gerek yok. )

( Tek başına olsa da bir ağaç kadar sağlam durabilmeli ve yaşamı neşeyle algılamalıdır. )

( LONELINESS vs. SOLITUDE/ALONE
Go beyond the l-am-the-body idea.
You need not feel alone. )


- ZİHNEN[Ar. < ẔİHNEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİHİNCE


- ZİHNİ ve GÖNLÜ:
DAR OLAN ile/değil/yerine/>< ZENGİN OLAN

( Dünyayı da sunsan, "Daha yok mu?" der. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kuru ekmek de versen, şükreder. :) )

( Yüzünü asar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yüzü güler. :) )


- ZİHNÎ[Ar. < ẔİHNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZİHİNSEL


- ZİHNİN:
"DOLULUĞU" ile/ve/değil/yerine/||/<> "YÜKLÜLÜĞÜ"


- ZİHNİN İSTEĞİ ile/ve/değil/||/<>/>/< TENİN İSTEĞİ


- ZİHNİN/AKLIN, ONA ...:
KAYMASI/KAYAR ile/ve/||/<>/> KAÇMASI/KAÇAR


- ZİHNİN OYUNLARI ve NEFSİN TERBİYESİ


- ZİHNİNİ ...:
"YORMAK" değil KULLANMAK


- ZİHNİYE | ANLIKÇILIK ile/||/<> ANLIKÇILIK

( Ruhsal yaşantının tümünü anlık ve yüksek anlıksal süreçlere bağlayan görüş Anlıksal olayların duygulara ve istence göre önceliğini ve üstünlüğünü ileri süren felsefe öğretisi 1 Genel olarak Anlığın usun egemenliğini usun güçlerinin tek yanlı olarak geliştirilmesini ve değerlendirilmesini savunan görüş 2 Bilgi öğretisi bakımından Usçuluk 3 Ahlak felsefesi bakımından Ahlaksal isteme ve eylemlerin usla ve düşünmeyle belirlendiğini dile getiren görüş Sokratesin erdem bilgi anlayışı Karşıtı istenççilik )

( INTELLECTUALISM | BEHAVIORISM )

( INTELLECTUALISME )

( INTELLEKTUALISMUS )

( INTELLETTUALISMO )

( ΔΙΑΝΟΗΤΙΣΜΌΣ / διανοητισμός )


- ZİHNİYE | ANLIKÇILIK >< DAVRANIŞÇILIK

( Ruhsal yaşantının tümünü anlık ve yüksek anlıksal süreçlere bağlayan görüş. @@ Anlıksal olayların, duygulara ve istence göre, önceliğini ve üstünlüğünü ileri süren felsefe öğretisi. @@ 1. (Genel olarak) Anlığın, usun egemenliğini, usun güçlerinin tek yanlı olarak geliştirilmesini ve değerlendirilmesini savunan görüş. 2. (Bilgi öğretisi bakımından) Usçuluk. 3. (Ahlak felsefesi bakımından) Ahlaksal isteme ve eylemlerin usla ve düşünmeyle belirlendiğini dile getiren görüş (Sokrates'in erdem = bilgi anlayışı). Karşıtı bk. istenççilik )

( INTELLECTUALISM | BEHAVIORISM~BEHAVIORISM | BEHARVIORISM )

( INTELLECTUALISME~BÉHAVIORISME )

( INTELLEKTUALISMUS~BEHAVIORISMUS )

( INTELLETTUALISMO~COMPORTAMENTISMO )

( ΔΙΑΝΟΗΤΙΣΜΌΣ / διανοητισμός~ΣΥΜΠΕΡΙΦΟΡΙΣΜΌΣ / συμπεριφορισμός )


- ZİHNİYE[Ar. < ẔİHNİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> ANLIKÇILIK


- ZİHNİYET[Ar. < ẔİHNİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ANLAYIŞ | KAFA

( yasakçı zihniyet anlayış kafa )


- ZİKIYMET[Ar.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİ


- ZİNCİR ile/ve/değil/yerine/||/<> BLOK ZİNCİR

( İki uclu/yönlü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Altı yönlü/yanlı/yüzlü. )


- ZIPKIN GİBİ ile/ve/||/<> DİPÇİK GİBİ


- ZIR/DELİ ile/değil/<> DÂHİ

( Kişilerin/toplumun anlayamadıkları ve/ya da kabul edemedikleri. İLE/DEĞİL Deliliğini, topluma kabul ettire(bile)n. )

(
Özellikle sözlük çalışması, dilin önemi, bireyin farkı ve değeri, yaşam hakkı, aşk, dostluk, psikoloji, ümit, hizmet, hukuksal süreç bağlamında ve daha çoğu bireysel (||/<>) toplumsal düşünce, duygu ve değerler açısından izlenilmesi gerekli olan, gerçek bir yaşam öyküsünün işlenilmiş olduğu etkileyici, ilginç ve harika bir film. )

( "Oxford İngilizce Sözlüğü'nü Olanaklı Kılan Şizofren Cerrah: William Chester Minor" ve James Augustus Henry Murray hakkındaki ve sözlük yazma sürecindeki ilişkiyi okumak için burayı tıklayınız... )


- ZİYÂ ile/||/<> EŞİK

( 4000 A ile 8000 A dalgaboyu aralığında gözle görülebilen elektromagnetik dalga Canlıda tepki uyandırabilmek için gerekli olan en zayıf güçlü uyaran Mimarlık Bir kapının alt kenarına gelen ve döşeme düzeyinden birkaç santim yüksekliği olan taş tahta ya da madenden parça Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran üzeri çok kez düz tümsek biçimli kabartılar Özellikle çarpışma olaylarında yükünleşme uyarma gibi işlemlerin ilk olabildiği erke l Kapı çerçevesinin alt ve üst kısımları Aksaray Niğde 2 Sazların göğsündeki üzerinden teller geçen tahta parçası Beyköy Şarkikaraağaç Isparta Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri coğrafya Dekorda tek basamağa verilen ad 1 Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri 2 Bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye ses eşiği gibi Az eşik 1 dışarı 2 bir yerin dışarıya bakan tarafı eveşik aile mülk īşik kapı küçük kapı işek işek esik kapı esik kapı eşik kapı eşik 1 çadır kapısı yerine kullanılan perde 2 kapı Hal ä şäk door threshold eşik izik ejik alăk kapı Çuvaşçada şnin lye çevrilmesi kuraldır Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede eşik olarak geçer Eski Kıpçakçada da eşik biçimi kullanılır eşü örtmek k eki Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde eşiğe bosağa adı verilir bosağa bosağa bosoğo bosağa Kar basağa bosuğa busağa pozağa Alt Tel puzoğo pusaxa Tatarcadan alınmıştır Diyalektlerde kullanılan bosağa biçimi Moğolcadan alınmıştır bosoġa le seuil dune porte Ramstedt KWb 52b Egorov ÊS 167 Doerfer TMEN 105 Poppe UAJb 46 122 Menges CAJ 15 33 Räsänen V 81b RónaTas Néprajz és Nyelvtudomány 1516 8384 Sevortyan ÊSTJa 1978 197198 Az eşik 1 dışarı 2 bir yerin dışarıya bakan tarafı eveşik aile mülk īşik kapı küçük kapı işek işek esik kapı esik kapı eşik kapı eşik 1 çadır kapısı yerine kullanılan perde 2 kapı Hal ä şäk door threshold eşik izik ejik alăk kapı Çuvaşçada şnin lye çevrilmesi kuraldır Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede eşik olarak geçer Eski Kıpçakçada da eşik biçimi kullanılır eşü örtmek k eki Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde eşiğe bosağa adı verilir bosağa bosağa bosoğo bosağa Kar basağa bosuğa busağa pozağa Alt Tel puzoğo pusaxa Tatarcadan alınmıştır Diyalektlerde kullanılan bosağa biçimi Moğolcadan alınmıştır bosoġa le seuil dune porte Ramstedt KWb 52b Egorov ÊS 167 Doerfer TMEN 105 Poppe UAJb 46 122 Menges CAJ 15 33 Räsänen V 81b RónaTas Néprajz és Nyelvtudomány 1516 8384 Sevortyan ÊSTJa 1978 197198 )

( LIGHT | THRESHOLD | SWELL | SILL )

( LUMIÈRE | SEUIL | PATIN )

( LICHT | SCHWELLE )

( EŞIK[Az.]~ĪŞIK[Tkm.]~IŞEK[Tatk.]~IŞEK[Bşk.]~ESIK[Nog.]~ESIK[Kzk.]~EŞIK[Kklp.]~EŞIK[Krg.]~EŞIK[Özb.]~IZIK[Hak.]~EJIK[Tuv.]~ALĂK[Çuv.]~BOSAĞA[Kklp.]~BOSOĞO[Krg.]~BOSAĞA[Özb.]~BOSUĞA[Nog.]~BUSAĞA[Tatk.]~POZAĞA[Şor.]~PUZOĞO[Alt.]~PUZOĞO[Tel.]~PUSAXA[Çuv.] )


- ZIYA-I HAFIZA | BELLEK YİTİMİ ile/||/<> BELLEK YİTİMİ

( Sarsıntı yüksek ateş beyin zedelenmesi baskı gibi nedenlerle anımsama gücünün bir parçasının ya da tümünün yitirilmesi 1 Herhangi bir çarpma sarsıntı düşme ya da aşırı yorgunluk gibi nedenlerle bellek yetisinin bozulup yitmesi biçiminde beliren ruh hastalığı 2 Belleğin bir an görevini yapamaması )

( AMNESIA | ABOULIA | ALEXIA | APHONIA | APHASIA )

( AMNÉSIE | ABULIE | ALEXIE, CÉCITÉ VERBALE | APHONIE | APHASIE )

( AMNESIE )

( AMNESIA )

( ΑΜΝΗΣΊΑ / αμνησία )


- ZIYA-I KELÂM | SÖZ YİTİMİ ile/||/<> SÖZ YİTİMİ

( Beyinde baş gösteren bir sakatlık yüzünden ya da duygusal nedenlerle konuşma gücünün bir parçasını ya da tümünü yitirme Konuşma ya da konuşulanları anlama yeteneğinde görülen bozukluk )

( APHASIA )

( APHASIE )


- ZIYA-I SAVT | SES YİTİMİ ile/||/<> SES YİTİMİ

( Düzgülü konuşma sesini beyin özürleri dışındaki örgensel ya da ruhsal nedenlerle yitirme Bedensel sinirsel ya da ruhsalgenetik nedenlerle ses kirişlerinin işleyememesi sonucu sesin kısılıp yok olması )

( APHONIA | APHONIA, APHONY )

( APHONIE )


- ZİYAN ve HÜSRAN


- ZŌĒ[Yun.] ile/ve/||/<> BIOS[Yun.] ile/ve/||/<> VIVERE[Lat.] ile/ve/||/<> SI VIVERE[Lat.]

(

ZŌĒ ile BIOS ile VIVERE ile SI VIVERE arasındaki FaRkLaR...
Ölçüt ZŌĒ (Yun.) BIOS (Yun.) VIVERE (Lat.) SI VIVERE (Lat.)
Temel Anlam Canlılık, yaşam gücü Belirli yaşam biçimi Yaşamak Kendisi olarak yaşamak
Yaşam Türü Biyolojik yaşam Toplumsal / etik yaşam Yaşam eylemi Bilinçli yaşam tarzı
Bilinç Gerekli değil Gerekli Gerekli değil Zorunlu
Özne Tüm dirimliler İnsan/kişi (politik özne) Dirimli Kendilik bilinci olan birey
Düzlem Doğal Etik–politik Dirimsel / olgusal Aktöresel / varoluşsal
Değer Boyutu Yok Var Yok Güçlü biçimde var
Felsefî Karşılığı Salt yaşam Yaşam biçimi Yaşamın gerçekleşmesi Yaşamın özüyle uyumu
Birbiriyle İlişki Yaşamın ham durum Zōē’nin biçimlenmiş durumu Zōē’ye denk düşer Bios’a yakın bir etik duruş
Yaygın Yanlış Anlama "İnsan yaşamı" sanılması Dirimsel yaşam sanılması İyi yaşamla karıştırılması Bireycilik sanılması
)


- ZOMBİ ile FELSEFÎ ZOMBİ


- ZOR İŞ değil AZ COŞKU/AŞK


- ZOR/ZAHMETLİ/MÜŞKÜL ile/değil/yerine/= ÇETİN/GÜÇ/KIYINLI/YORUCU


- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI


- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAMLI


- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"


- [ne yazık ki]
ZORA GELEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< "KONFOR"


- ZORBA ve/< ZORDA


- [ne yazık ki]
ZORBALIK ile/ve/değil/<>/> AKRAN ZORBALIĞI


- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ


- ZORLAMA ile/ve/değil/||/<> ABARTI


- ZORLAMA ile/değil İNCELİK


- ZORLAMA ile KANIRTMA

( COMPULSION vs. TO BEND, TO FORCE BACK )


- ZORLAMA[Azr.] = TECAVÜZ[Tr.]


- ZORLAMA ile ZORBALIK


- ZORLAMA ile/ve/değil/< ZORUNDA BIRAKMA


- ZORLAMA ile/ve/değil/yerine/<> ZORUNLULUK

( Kişilerde/insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Doğada. )


- ZORLAMAK ile/ve/||/<> HIRPALAMAK


- ZORLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KOŞUL


- ZORLAMAK ile SIKIŞTIRMAK


- ZORLAMAK ile/değil/yerine "ÜZERİNE GİTMEK"


- ZORLANARAK ile/değil ZORLAYARAK


- ZORLANMA ile SIKINTI


- ZORLANMA ile/||/<> ZORLANMA

( Herhangi bir varlığa uygulandığı zaman gerginlik ve düzen bozukluğu yaratan çok güçlü olunca da yapı ve görevlerde köklü değişme ve çöküntülere yol açan güç Uygulanan bir kuvvet etkisi ile yamrulmaya uğrayan bir nesnenin boyutsal değişiminin doğal boyutuna oranı )

( STRESS | STRAIN )

( EFFORT )

( BEANSPRUCHUNG )


- ZORLANMAK ve/fakat/||/<>/>/< KAÇMAMAK


- ZORLAŞTIRMAK değil ZORLAMAK


- ZORLAYICI ve/<> EĞLENCELİ

( İş zorlayıcı, zorlayıcı olan ise eğlenceli olmalı/olabilmelidir. )


- ZORLAYICI ile/||/<> ZORLAYICI

( Davranışları uygunsuz ve yersiz olmasına karşın bunları yapmak için önüne geçilmez bir iç zorlanım duyan kişi Murray Parçaları da bütünü gibi etki yapan bir uyaran birimi )

( COMPULSIVE | PRESS )


- ZORLAYICI/LIK ile YOL KESİCİ/LİK


- ZOR/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARMAŞIK/LIK


- ZORLUK ile/ve SIKINTI


- ZORLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORLANMA

( Dışarıda/ki/ler/de. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçeride/ki/ler/de/n. )


- ZORLUKLAR KARŞISINDA:
"PES ETMEK" ile/değil/yerine/>< OLGUNLAŞMAK


- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK


- ZORSUNMAK" ile/değil ZORLANMAK


- ZORUNLU "RIZÂ" ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ RIZÂ


- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ) ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)


- ZORUNLU ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ

( [not] COMPULSORY vs./but VOLUNTARY
VOLUNTARY instead of COMPULSORY )

( ... ile/değil/yerine ZIYUAN )


- ZORUNLU ile KASITLI


- ZORUNLU ile ZORLAYARAK/ZORLANARAK


- ZORUNLU ile/ve/değil ZORLAYICI


- ZORUNLULUK ile/ve/<>/> KORKU

( COMPULSORY vs./and/<>/> FEAR )


- ZORUNLULUK ile/ve/> ZEKÂ

( COMPULSORY vs./and/> INTELLIGENCE )


- ZÜBÜK ve/||/<> PIRT

( )


- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL[< ZEHL]

( Öcler, intikamlar, düşmanlıklar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu nedeniyle geciktirme. )


- ZUHURUNUN ŞİDDETİNDEN ALGILANAMAMA

( MANIFESTATION SIDDETINDEN IMPERCEPTIBILITY )


- ZÜLL[Ar.] ile ZULM[Ar.]

( Utanç verici, küçültücü davranış. | Alçalma, horluk, hakirlik. İLE Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. )


- [ne yazık ki]
!ZULM ile/ve/||/<> !DALKAVUKLUK

( [ne yazık ki] "Küçük gördüklerine." İLE/VE/||/<> "Büyük gördüklerine." )


- ZULÜM ile/ve/değil/||/<> İHMALKÂRLIK


- ZULÜM ile KAHR

( Dışarıdan. İLE İçeriden. )


- ZULÜM[Ar.] ile SİTEM[Ar.]

( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Zulüm, haksızlık. | Eziyet. | Çıkışma. )


- ZÜPPELİK/SNOBİZM[Fr. < SNOBISME] ile/||/<> ZÜPPE/SNOP[Fr. < SNOB]