Bugün[04 Temmuz 2026]
itibarı ile 35.706 başlık/FaRk ile birlikte,
35.706 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(33/144)


- DEVİR ile NÖBET


- DEVİRME ile/||/<> DEVİRME

( Tamdevirme ya da yarıdevirmenin ortak adı )


- DEVITALIZATION[İng.] ile/||/<> CANSIZLAŞTIRMA

( Bir dokunun canlılığının ortadan kaldırılması devitalizasyon )


- DEVLETÇİLİK ile/||/<> DEVLETÇİLİK

( 1 Devleti tüm toplumsal görevlerin özellikle de ekonomik ve kültürel yaşamın düzenleyicisi olarak gören anlayış 2 Genellikle devleti töre kültür hukuk vb nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi Ekonomik yaşamın devletçe izlenilmesi yöntemi Devleti tüm toplumsal işlevlerin düzenleyicisi olarak kabul eden hem devletin ekonomiye müdahalesini hem de mal ve hizmetleri doğrudan doğruya üretmesini öngören yaklaşım )


- DEVLETÇİLİK ile/||/<> SOSYALİZM

( 1. Devleti tüm toplumsal görevlerin özellikle de ekonomik ve kültürel yaşamın düzenleyicisi olarak gören anlayış. 2. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi. @@ Ekonomik yaşamın devletçe izlenilmesi yöntemi. @@ Devleti tüm toplumsal işlevlerin düzenleyicisi olarak kabul eden, hem devletin ekonomiye müdahalesini hem de mal ve hizmetleri doğrudan doğruya üretmesini öngören yaklaşım. )


- DEVONIAN PERIOD[İng.] değil/yerine/= DEVONİYEN DÖNEMİ

( Fenerozoik Devir içinde bir (410-360 Mya) jeolojik dönem.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DEVR | DÖNÜM ile/||/<> DÖNÜM

( özdeş olarak tekrarlanan olayların bir kez tekrarı için geçen süre peripeti Bir oyun metninde dengenin bozulduğu an 1 decare Bin metrekarelik alan ölçüsü birimi 2 turning Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması )


- DEVR | DÖNÜM ile/||/<> DÖNÜM NOKTASI

( özdeş olarak tekrarlanan olayların bir kez tekrarı için geçen süre. @@ bk. peripeti. @@ Bir oyun metninde dengenin bozulduğu an. @@ 1. (decare) Bin metrekarelik alan ölçüsü birimi. 2. (turning) Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması. )


- DEVR-İ FAHM ile/||/<> CARBONIFEROUS[İng.] ile/||/<> CARBONIFÉRE[Fr.] ile/||/<> KARBON[Alm.] ile/||/<> KARBON DÖNEMİ

( Birinci zamanın beşinci dönemi ve bu dönemde çökeltilmiş olan katmanlar )


- DEVR-İ İNTİBAH ile/||/<> RENAISSANCE[İng.] ile/||/<> RENAISSANCE[Fr.] ile/||/<> RENAISSANCE[Alm.] ile/||/<> RÖNESANS ile/||/<> UYANIŞ

( Uyanış Avrupada ortaçağın sonlarında oluşan ve klasik ilkçağ kültürüne dayanarak gelişen bir kültür aşaması )


- DEVRE DIŞI BIRAKMAK ile ENGELLİ ile SAKATLIK


- DEVRE HİTAMI ile/||/<> END OF PERIOD, END OF EXERCISE[İng.] ile/||/<> FİN DE PÉRİODE, FİN D'EXERCİCE[Fr.] ile/||/<> DÖNEM SONU

( 1 Sayışım döneminin son günü 2 Dengelem günü )


- DEVRE, SİKL | ÇEVRİM ile/||/<> ÇEVRİM

( Sinema TV 1 Bir dizgede oluşan ya da bir dizgenin oluşturduğu bir dizi değişikliğin her biri Her çevrim sonunda bu değişiklik başlangıç noktasına döner Örneğin bir dalgalı akımda en büyük pozitif akımdan en büyük negatif akıma ya da bunun tersine gidiş bir çevrimdir Bir dalgalı akımın yinelenimi saniyedeki çevrim sayısına eşittir 2 Özellikle Bir elektromıknatıs dalganın tam bir salınımı bu durumda çevrim radyo yineleniminin temel birimidir kilosikl 1 000 sikl gigasikl 1 000 megasikl Yinelenimler genellikle saniyede çevrim c s ya da hertz olarak belirtilir çoğalan bir değişkenin art arda gelen minimumlar ya da maksimumlar aralıkları ve bu aralıklardaki değişme biçimleri özdeş değilse bu olayın dönümünden söz edilemez Onun yerine art arda gelen her minimum ya da maksimum çifti arasındaki değişim bir çevrim olur Sözgelişi Güneş lekeleri sayısı tekrarlı olarak azalır çoğalır Bir tarihde gözlenen leke sayısı sıfır iken bir süre sonra bu sayı artar en büyük değeri alır ve sonra tekrar sıfır olur Böylece bir çevrim tamamlanmıştır ondan sonra ikinci çevrim başlar başka hızda ve değerlerde çoğalır yeniden sıfıra iner Bu da ikinci çevrimdir Güneş leke çevrimlerinin süresi 9 ile 13 yıl arasında değişir Kendi üzerine kapanabilen en az bir yolu bulunan bir elektrik ağı 1 E doğrusal uzayının bir a türem işleci için çek a kümesinin öğelerinden birisi Simgesi Bu tür öğelerin oluşturduğu küme Z E ile gösterilir 2 çevrimsel devşirim Bir sürecin döngü ya da çemberli devinimi sırasında geçirdiği dönemlerden her biri fizik Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi fizik Reel gayrisafî yurtiçi hasılanın reel büyüme eğilimi uzun dönem büyüme hızıortalama büyüme hızı etrafında birbirini izleyen daralma dip yükselme patlama gibi aşamalardan geçtiği ve her aşamanın bir sonraki aşamayı oluşturacak dinamikleri içerdiği ve etkilediği süreç Elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol İstenilen bir özelliği kazanması için metallerin geçirdiği ısıl işlem ya da yüzey işlem evrelerinin tümü salınım çevrim )


- DEVRE[Osm.] / PERIOD, P, OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / PÉRIODE, PERIODE[Fr.] / PERIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYOT, P (ELEKTROMANYETİK IŞIMADA)


- DEVRE ile/||/<> DEVRE[Ar. < DEVRE]

( Sinema TV 1 İçinden elektrik akımı geçen iletken yolun tümü 2 Elektrikle çalışan bir aygıtta bu çeşit yollardan oluşan ağ bölüm jeoloji fizik çevrim )


- DEVRE ile DEVRE ile DOLAMBAÇLI


- DEVREDİLEN ile HEYET


- DEVREYE SOKMAK ile İNDÜKTİL ile ENDÜKTİF ile TÜMEVARIMSAL AKIL YÜRÜTME


- DEVRÎ | ÇEVRİMSEL ile/||/<> ÇEVRİMSEL

( kimya )


- DEVRÎ TAKATTUB, TAKATTUB-İ DEVRÎ[Osm.] / CIRCULAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION CIRCULAIRE[Fr.] / KREISFÖRMIGE POLARISATION, ZIRKULARPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAİRESEL KUTUPLANMA


- DEVRİK ANTİKLİNAL ile DEVRİK KANAT ile DEVRİK KATMAN ile DEVRİK KIVRIM ile DEVRİK SENKLİNAL ile DEVRİK (STRATİGRAFİK) İSTİF

( Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı antiklinal. İLE Kıvrımlanma sürecinde, eğim açısı 90 dereceyi aşarak devrik konum kazanan bir istif ya da katmanlardan oluşan, öteki kanat ve kıvrım eksen düzlemi ile aynı yönde eğimli olan kıvrım kanadı. İLE Çökel kayaçlarda istiflenme kuramına uymayan, daha yaşlı olan alt yüzeyi üstte, daha genç olan üst yüzeyinin altta olacak biçimde ters yüz olmuş katman. İLE Kıvrımlanma sürecinde, kanatlarından biri, eğim açısının 90 dereceyi aşmasıyla devrik konum kazanan ve dolayısıyla iki kanadı ve eksen düzlemi aynı yönde eğimli olan jeolojik kıvrım. İLE Kanatlarından birinin eğim açısının 90 dereceyi aşarak bu kanattaki katmanların devrik konum kazandığı senklinal. İLE Üst üstelik ilkesine göre yatay olarak çökelmiş ancak sonraki jeolojik süreçlerde aynı yönde artarak 90 dereceyi aşan bir eğim açısı kazanmış, yaşlı üstte, genç altta olacak biçimde ters yüz olmuş istif. )


- DEVRİK TÜMCE ile/||/<> DEVRİK TÜMCE

( Çağdaş Türk yazarlarının hem anlatım inceliklerini daha iyi yansıtabilmek hem de anlatıma doğallık ve akıcılık kazandırmak için sık sık yararlandıkları yüklemi sonda bulunmayan tümce biçimi Derleme devrik cümle Genellikle yüklemi bazen belirteci veya tümleci öteki sözcüklerden daha önce geleli tümce Ne mutlu Türküm diyene Var mı inecek Dayanamam kitap görünce Al birini vur birine Çekil karşımdan Kurtuldu zavallı kadıncağız Neden beğenmiyoruz yazdıklarımızı nereden geliyor bu hırsımız Hırsını yenemiyor bazı insanlar vb )


- DEVRİKLİK ile/||/<> DEVRİKLİK

( Yerteknesinde oluşan kıvrımların yakınlarındaki ön bölgeye doğru eğimli olmaları Bir tümcede özne ile yüklemin fiil ile tümlecin yer değiştirmesi devrik tümce )


- DEVRİM ile BAŞKALDIRI

( Sürekli devrim, sürekliliği ortadan kaldırır. )

( Baskıya/dayatmalara başkaldırmayan kişi, en başta, kendine karşı adâletsizdir. )


- DEVRİM ile/ve/değil/yerine/<>/> DEVİNİM


- DEVRİM = İNKILÂP = REVOLUTION[İng.] = RÉVOLUTION[Fr.] = REVOLUTION UMWÄLZUNG[Alm.] = REVOLUCION[İsp.]


- DEVŞİRME ile/||/<> DEVŞİRME

( 1 Yeniçeri ocağının acemi oğlan gereksemesini karşılamak üzere Hıristiyan uyruklardan alınan çocuklar 2 Bu çocukların alınması eylemi Özellikle eşleksel iklimlerde bugün de görülen doğanın verdiklerini toplamaya dayalı ilkel bir ekonomi etkinliği ve yaşam biçimi devşirici )


- DEVVÂRE ile/||/<> GID[İng.] ile/||/<> TOURNIS[Fr.] ile/||/<> COENUROSIS[Lat.] ile/||/<> DREHKRANKHEIT[Alm.] ile/||/<> DELİBAŞ

( Delibaş kurtçuğunun arakonakçı ödevini gören hayvanlarla insanlarda özellikle koyunlarda meydana getirdiği körlük aptallık inme güçsüzlük en çok da dönme gibi belirtilerle ortaya çıkan sinir hastalığı dolap hastalığı dönek salıncak illeti )


- DEW CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİĞ EĞRİSİ


- DEW POINT[İng.] / POINT DERASÉE[Fr.] / TAUPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİY/LENME NOKTASI


- DEWAR VESSEL[İng.] / VASE DEWAR[Fr.] / DEWAR-GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEWAR KABI


- DEXTRO LACTIC ACID[İng.] / DEXTROGYRE ACIDELACTIQUE[Fr.] / RECHTSDREHEND MILCHSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKSTRO LAKTİK ASİT


- DEXTROSE[İng.] ile/||/<> KAN ŞEKERİ

( Glikoz )


- DEY[İng.] ile/||/<> DEY[Fr.] ile/||/<> DEI[Alm.] ile/||/<> DAYI

( Osmanlılar döneminde Tunus Cezayir ve Trablusgarpta yerli ileri gelenlerce seçimle başa geçirilen yöneticilere verilen san )


- DEYİMSEL ile DEYİMSEL OLARAK


- DEYLAMİT ile DEYLAMİTLER


- DEYN | BORÇ[SOĞD.] ile/||/<> BORÇLANMA ile/||/<> İÇ BORÇLANMA

( İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük. @@ Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük.@@bk. borç )


- DEYN | BORÇ ile/||/<> BORÇ[SOĞD.]

( İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük borç )


- DEZAVANTAJ ile DEZAVANTAJLI


- DEZENFEKSİYON/DISINFECTION[İng.] değil/yerine/= BULAŞ SAVMA


- DEZENFEKSİYON ile/||/<> DISINFECTION[İng.] ile/||/<> DÉSINFECTION[Fr.] ile/||/<> MİKROPSUZLAŞTIRMA

( kimya Bir özdeği fiziksel kimyasal araç ve işlemlerden yararlanarak sayrılık yapıcı mikroplardan arındırma işlemi )


- DEZENFEKTAN/DISINFECTANT[İng.] değil/yerine/= BULAŞSAVAR


- DEZENFEKTE ETMEK ile DEZENFEKTAN ile DEZENFEKSİYON ile ENFLASYONUN DÜŞÜRÜLMESİ


- DEZENTEGRASYON/DISİNTEGRATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALANMA | BENLİK DAĞILMA


- DEZOKSİDAN, REDÜKLEYİCİ MADDE | REDÜKTÖR | İNDİRGEYİCİ ile/||/<> İNDİRGEYİCİ ile/||/<> İNDİRGEÇ

( 1 kimya metalbilim İndirgeme yapan yapabilecek özellikleri taşıyan özdek 2 indirgeç kimya Nominal cari fiyatlarla ifade edilen iktisadi büyüklükleri gerçek reel yani sabit fiyatlarla ifade edilen büyüklüklere çevirmek yani fiyat artışlarının etkilerini gidermek için kullanılan ve temel bir yıla göre oluşturulan dizin İndirgenleyici özellik taşıyan indirgeyici )


- DEZORYANTASYON/DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= YÖNELIM BOZUKLUĞU


- DF/DOCUMENT FREQUENCY[İng.] değil/yerine/= BELGE SIKLIĞI


- DG/DIRECT RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= DİREKT GRAFİ, DOĞRUDAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME


- Dİ/DIABETES INSIPIDUS[İng.] değil/yerine/= ŞEKERSİZ ŞEKER HASTALIĞI


- DIABETES MELLITUS[İng.] değil/yerine/= ŞEKER HASTALIĞI


- DIABETES[İng.] değil/yerine/= DİYABET

( Anormal derecede yüksek kan şekeri düzeylerinin gözlemlendiği kalıtsal metabolik bir hastalık. İlerleyen safhalarda; katarakt yüzünden körlük, sinir hasarı, ampütasyona sebep veren ayak ve bacaklarda kangren, kalp hastalıkları ve böbrek yetmezliği. Tip 1 diyabet; pankreasdan salgılanan insülinin azalması. Tip 2 diyabet; vücuttaki gözelerin insüline direnç kazanması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DIACETONE ACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİASETON AKRİLAMİT


- DIACETYL[İng.] ile/değil/yerine/= DİASETİL


- DIACETYLMORPHINE[İng.] / DIACETYLMORPHINE[Fr.] / DIACETYLMORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASETİL MORFİN


- DIAGNOSE[İng.] ile/||/<> TANILAMAK

( tanılamak )


- DIAL TONE[İng.] ile/||/<> ÇEVİR SESİ


- DIALYSIS[İng.] / DIALYSE[Fr.] / DIALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYALİZ


- DIAM/DIGITAL IMAGING ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL GÖRÜNTÜLEME BENIMSEME MODELİ


- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- DIAMAGNETIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE ANFÄLLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK ALINGANLIK


- DIAMAGNETIC[İng.] / DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK


- DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME[Fr.] / DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİZMA


- DIAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= DİAMİN


- DIAPHRAGM[İng.] / DIAPHRAGME[Fr.] / BLENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAFRAM


- DIASTEREOMERS[İng.] / DIASTERREMEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİASTEREOMERLER


- DİASTOLIC BLOOD PRESSURE[İng.] değil/yerine/= GEVŞEM KAN BASINCI


- DIATHERMY[İng.] / DIATHERMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYATERMİ


- DİATOM ile İKİ ATOMLU


- DIATOMACEOUS EARTH[İng.] ile/değil/yerine/= DİATOME TOPRAĞI


- DIATOMIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU MOLEKÜL


- DIATOMIC[İng.] / DIATOMIQUE[Fr.] / ZWEIÄTOMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU, DİATOMİK MOLEKÜL


- DİB ile FİDE KAZIĞI


- DIBORANE[İng.] ile/değil/yerine/= DİBORAN


- DICHOTOMY[İng.] değil/yerine/= DİKOTOMİ

( Genellikle birbiriyle çelişkili kısımlar, kategoriler ya da fikirlere olmak üzere, ikiye bölünme demektir. Bir değişkenin ancak birbirinin zıddı iki değer alabilmesidir. Cinsiyetin kadın ya da erkek olmak üzere iki kategoriye ayrılabilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DICKE RADIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= DİCKE IŞINIMÖLÇERİ


- DICOM/DIGITAL IMAGING AND COMMUNICATIONS IN MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIPTA SAYISAL GÖRÜNTÜLEME VE İLETİŞİM


- DICTIONARY[İng.] değil/yerine/= DICTIONNAIRE/LEXICOGRAPHIE[Fr.] değil/yerine/= WÖRTERBUCH[Alm.] değil/yerine/= SÖZLÜK

( Bir dilin ya da bir dilin bir bölümünün sözcüklerini genellikle abece sırasına (kimi zaman konu ya da kavram alanlarına) göre toplayan, bunların aynı dilde tanımlarını yapan ya da başka bir dildeki karşılıklarını veren kitap. @@ Bir dilin belli bir çağdaki kelimelerini veya bütün sözlerini belli bir sıra ile alarak anlamları, türekleri, aralarındaki ilgileri gibi türlü bakımlardan birine veya bir kaçma göre açıklıyan kitap. Kelimelerin yalnız anlamını pek kısa olarak gösteren veya yalnız bir sanatta bir bilimde yahut bir halk sınıfında kullanılan kelimeleri alan bu yoldaki eserlere SÖZLÜKÇE (Lûgatçe, Vocabulaire), az bilinen ve az kullanılan özel kelimeleri açıklıyanlara DEYİMCELİK (Glossaire) adı verilir. @@ Bir dilin eski ve yeni bütün sözlerini veya belli bir çağdaki kelimelerini belli bir sıra ile alarak onları anlam, türetim, karşılıklı ilgi ve daha bu gibi türlü bakımlardan birine veya bir kaçma göre açıklıyan kitap. @@ Bir dildeki kelimeleri esas alarak, onların temel anlamlarını, kazandıkları yan anlamlar ile başka kelimelerle kurdukları ifadelerdeki anlam inceliklerini, değişik kullanımlarını, deyimlerini gösteren ve o dilin bütün söz varlığını içine alan kitap. Sözlükler genellikle alfabe sırasına göre düzenlenir. Ancak, kavram alanlarına ve çeşitli konulara göre düzenlenen sözlük türleri de vardır: Türkçe Sözlük, Osmanlıcadan Türkçeye Sözlük, Deyimler Sözlüğü, Mecazlar Sözlüğü, Köken Bilgisi Sözlüğü vb. @@ @@Cepte taşınabilecek küçüklükte sözlük, bk. sözlük. )


- DİDAKTİK | ÖĞRETİM BİLGİSİ ile/||/<> ÖĞRETİM BİLGİSİ

( Öğretim ilke yöntem ve yollarına ilişkin genel sorunları inceleyen bilgi dalı didaskein öğretmek 1 öğretme sanatı öğretme bilimi 2 Eğitbilimin öğretim konusu ile ilgili bölümü )


- DİDAKTİK ile DİDAKTİK


- DİDAN | SOLUCANLAR ile/||/<> SOLUCANLAR

( Uzun iki yanlı bakışık vücutları düğümlü sinir aygıtları özel kan damarları karışık üreme ve boşaltım örgenleri bulunan omurgasız hayvanlar kökü Oligochaeta oligos az khaite kıl Çokgözeli hayvanlardan halkalıkurtlar Annelida dalının kıllıayaklılar Chaetopoda sınıfına giren bir takımı Azçok uzun olan vücutları birbirine benzer bölütlerden yapılmıştır Kitin kıllar deri çukurlarından çıkar Eşeysel olgunlaşma sırasında üreme açıklıkları çevresinde semer klitellum denen bezli ve şişkin bir bölge meydana gelir Hepsi erdişidir Yenilenme yetenekleri çok yüksektir Nemli toprakta ya da sularda yaşarlar Yer solucanı Lumbricus terrestris tubifeks Tubifex iyi bilinirler zooloji zooloji oligos az khaite kıl Halkalı solucanlar Annelida dalının kıllı ayaklılar Chaetopoda sınıfından vücutları uzun ve birbirine benzeyen bölütlerden yapılmış deri çukurlarından kitin kıllar çıkan eşeysel olgunlaşma sırasında üreme açıklıkları çevresinde semer klitellum denen bezli ve şişkin bir bölge oluşan hepsi er dişi yenilenme yetenekleri çok yüksek nemli topraklarda ya da sularda yaşayan türleri olan bir takım Yer solucanı Lumbriccus terrestris tubifeks Tubifex iyi bilinirler Lüder çizgileri Halkalı solucanlar Annelida dalının kıllı ayaklılar Chaetopoda sınıfından vücutları uzun ve birbirine benzeyen bölütlerden yapılmış deri çukurlarında kitin kıllar çıkan eşeysel olgunlaşma sırasında üreme açıklıkları çevresinde semer klitellum denen bezli ve şişkin bir bölge oluşan hepsi er dişi yenilenme yetenekleri çok yüksek olan nemli topraklarda veya sularda yaşayan türleri olan bir takım )


- DİDAN-I DAHİLİYE | MERCANLAR ile/||/<> MERCANLAR

( Sıcak denizlerde yığınlar durumunda yaşayan ve resif denilen kireçli kayaları oluşturan hayvancıklar Anthozoa anthos çiçek zoon hayvan Çokgözeli hayvanlardan sölentereler Coelenterata altbölümünün knidliler Cnidaria filumuna giren bir sınıfı Sadece polip dölleri vardır Vücutları hem ikiyanlı hem ışınsal bakışımlıdır Dokunaçlar bir kaç sıra üzerine dizilidir Çoğu iskeletlidir Eşeylik gözeleri içderiden meydana gelir Denizlerde tek ya da koloni halinde daima kendilerini bir yere bağlayarak yaşarlar Mercan Corallium rubrum deniz gülü Actinia deniz şakayıkı Anemonla iyi bilinirler zooloji anthos çiçek zoon hayvan Çok hücrelilerden Metazoa sölenterler Coelenterata alt bölümünün knidliler Cnidaria filumundan sadece polip dölleri olan vücutları hem iki yanlı hem ışınsal bakışımlı dokunaçları birkaç sıra üzerine dizili çoğu iskeletli eşey hücreleri iç deriden endoderm meydana gelen denizlerde tek ya da koloniler hâlinde kendilerini daima bir yere bağlayarak yaşayan mercan Corallium rubrum denizgülü Actinia denizşakayığı Anemonia cins ve türleri iyi bilinen bir sınıf Sölenterler Coelenterata alt bölümünün knidliler Cnidaria şubesinden sadece polip dölleri olan vücutları hem iki yanlı hem ışınsal bakışımlı dokunaçları birkaç sıra üzerine dizili çoğu iskeletli eşey hücreleri iç deriden endoderm meydana gelen denizlerde tek veya koloniler biçiminde kendilerini daima bir yere bağlayarak yaşayan bir sınıf )


- DİDAN-I ŞERÎTİYE | ŞERİTGİLLER ile/||/<> ŞERİTGİLLER

( Düz bir kütikülle örtülü vücudu bölümlere ayrılmış olup insan ve hayvan bağırsaklarında asalaklanan yassı solucanlar sınıfı tenyalar şeritler zooloji )


- DİDAN-I ŞERÎTİYE | ŞERİTGİLLER ile/||/<> ŞERİTLER ile/||/<> TENYA

( Düz bir kütikülle örtülü vücudu bölümlere ayrılmış olup, insan ve hayvan bağırsaklarında asalaklanan yassı solucanlar sınıfı; tenyalar, şeritler. @@ (zooloji) )


- DİDAN-İ ÜSTÜVANİYE | YUVARLAK SOLUCANLAR ile/||/<> YUVARLAK SOLUCANLAR

( Sert bir kitinle örtülü vücutları halkasız uzunlamasına yuvarlak ve genellikle ince solucanlar topluluğu ipsi solucanlar helmins solucan nematos iplik Çok hücrelilerin Metazoa birincil ağızlılar Protostomia filumunun ilkel solucanlar Scolecida dalından kirpiksiz bir deri ile örtülü olan vücutları bölmesiz bir silindir biçiminde olan anüsleri oluşmuş vücutlarındaki hücre sayısı sabit ve belirli olduğu için yenilenme rejenerasyon yetenekleri bulunmayan daima eşeyli çoğalan başkalaşıma rastlanabilen iplik solucanları Nematoda ve rotatorlar Rotatoria gibi iki önemli takımı bulunan ilkel bir sınıf Nemathelminthes Uzunluğu 0 3 mm ile 8 5 m arasında değişen toprakta tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bitki insan ve hayvanlarda parazitlenen dioik erkekleri dişilerinden daha kısa olan bilateral simetrik segmentsiz hipodermis tarafından oluşturulan kütikülayla çevrili gömlek değiştiren helmintlerin bir kolu yuvarlak kurtlar Aschelminthes şubesinde Nematoda sınıfında bulunan uzunluğu 0 3 mm ile 8 5 m arasında değişen iki ucu sivrilerek sonlanan silindirik uzunlamasına kaslara sahip toprakta tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bitki insan ve hayvanlarda parazitlenen dioik erkekleri dişilerinden daha kısa olan çift taraflı simetrik segmentsiz hipodermis tarafından oluşturulan kütikülayla çevrili gömlek değiştiren canlılar nematod )


- DİDAN-I ZÜR-RES-İ ŞARİYE ile/||/<> WHIPWORMS[İng.] ile/||/<> TRICHOCÉPHALES[Fr.] ile/||/<> TRICHURIDAE[Lat.] ile/||/<> PEITSCHENWÜRMER[Alm.] ile/||/<> KIRBAÇ KURTLARI

( Yemek boruları kılcal yumurtalıkları tek ön uçları ince bir kırbacı andıran yuvarlak solucanlar familyası Çeşitli türleri insanların ve çeşitli hayvanların kalın bağırsağında yaşamaktadır )


- DIELECTRIC ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN SOĞURMASI


- DIELECTRIC AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN YÜKSELTEÇ


- DIELECTRIC ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ANTEN


- DIELECTRIC BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DELİNMESİ


- DIELECTRIC CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KRİSTAL


- DIELECTRIC FILM[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN İNCEFİLM


- DIELECTRIC HEATING[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ISITMA


- DIELECTRIC HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ERESİMİ


- DIELECTRIC LENS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN MERCEK


- DIELECTRIC LOSS ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYIP AÇISI


- DIELECTRIC LOSS FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYIP ÇARPANI


- DIELECTRIC LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYBI


- DIELECTRIC POWER FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN GÜÇ ÇARPANI


- DIELECTRIC STRENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DAYANIMI


- DIELECTRIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ALINGANLIĞI


- DIELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YALITKAN AĞDALILIĞI


- DIELECTRIC WAVE GUIDES[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DALGA KILAVUZLARI


- DIETERICI EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE DIETERICI[Fr.] / DIETERICISCHES ZUSTANDES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİETERİCİ HAL DENKLEMİ


- DİEZ ile ÇİFT DİEZ


- DİFAZİK/DİPHASİC[İng.] değil/yerine/= İKİ EVRELİ


- DIFDA ile/||/<> KURBAĞA

( Hem suda hem karada yaşayan çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen yüzücü ve sıçrayıcı ufak omurgalıların genel adı I Kotanın dingil ve ok kısmında bulunan iki demir parça Akbulut İspir Erzurum II Kilim motifi Eskil Aksaray Niğde zooloji kuyruksuz iki yaşamlılar Eski ve yeni Türk diyalektlerinde yaygın olarak geçer Az gurbağa gurbağa kırbaka kurbaka kurbaka kurbaka Oğ kurbaka OKıp kurbağa kur baka Eski Türkçede baka kurbağa olarak geçer Ancak kelimenin birinci bölümündeki kurun kökeni ve anlamı açık değildir Clausonun bakaya getirilen kurun kuşak anlamına geldiği yolundaki görüşüne karşılık Leksika yazarları kır sözünün de düşünülebileceğini yazmışlardır )


- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMA


- DİFERANSİYE/DIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMIŞ


- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI


- DIFFERENTIAL AIR THERMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL HAVALI SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL YÜKSELTEÇ


- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ


- DIFFERENTIAL FITNESS[İng.] değil/yerine/= DİFERANSİYEL BAŞARI

( Belirli fenotipe sahip bireylerin ortalama hayatta kalma ve eş bulma becerisinin, diğer fenotiptekilere göre farklılığıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ


- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER


- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ


- DIFFERENTIAL GALVANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GALVANOMETRE


- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI


- DIFFERENTIAL INPUT IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ EMPEDANSI


- DIFFERENTIAL INPUT MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ


- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ


- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL INPUT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ


- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI


- DIFFERENTIAL LEAK DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAÇAK DEDEKTÖRÜ


- DIFFERENTIAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL YÖNTEMLER (KİNETİK)


- DIFFERENTIAL OPERATIONAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ


- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL PERMEABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GEÇİRGENLİK


- DIFFERENTIAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL BASINÇ


- DIFFERENTIAL PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL PULS POLAROGRAFİSİ


- DIFFERENTIAL RELAY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL RÖLE


- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME


- DIFFERENTIAL THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SICAKLIKÖLÇER


- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DIFFERENTIAL TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL TRAFO


- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI


- DIFFERENTIAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİMÖLÇER


- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI


- DIFFERENTIATING SOLVENTS[İng.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRICI ÇÖZÜCÜLER


- DIFFRACTION ANALYSIS[İng.] / BEUGUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM ÇÖZÜMLEMESİ


- DIFFRACTION FRINGES[İng.] / FRANGES DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SAÇAKLARI


- DIFFRACTION GRATING[İng.] / RÉSEAU DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSKRATZEND[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM AĞI


- DIFFRACTION ORDER[İng.] ile/değil/yerine/= KIRINIM DERECESİ


- DIFFRACTION PATTERN[İng.] / CONFIGURATION DE LA DIFFRACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KIRINIM DESENİ


- DIFFRACTION RINGS[İng.] / BOUCLES DE LA DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSRINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM HALKALARI


- DIFFRACTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM TAYFI/SPEKTRUMU


- DIFFRACTION SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SİMETRİSİ


- DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM


- DIFFRACTION[İng.] değil/yerine/= KIRINIM

( Kırınım; ışık, ses, elektromanyetik dalgaların ya da su dalgalarının, onları doğrusal yollarından saptıracak engellerden geçmesiyle oluşur. Herhangi bir dalga kırınıma uğrayabilir. Işığın kırınmasının teleskop ve kameralarda önemli olduğu durumlar vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DIFFRACTOMETER[İng.] / DIFFRACTOMÈTRE[Fr.] / BEUGUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIMÖLÇER


- DIFFUSE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUS[Fr.] / DIFFUSE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK IŞINIM


- DIFFUSE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DIFFUSE[Fr.] / DIFFUSE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSIMA


- DIFFUSE SERIES[İng.] / SÉRIES DIFFUSES[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK DİZİLER


- DIFFUSE SOUND[İng.] / SON DIFFUSÉ[Fr.] / DIFFUSER SCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SES


- DIFFUSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DIFFUS[Fr.] / DIFFUSES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK TAYF/SPEKTRUM


- DIFFUSE TRANSMISSION[İng.] / TRANSMISSION DIFFUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK İLETİM


- DIFFUSED EMITTER-COLLECTOR TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON YAYICI-TOPLA-YICILI TRANSİSTÖR


- DIFFUSED JUNCTION RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM DOĞRULTUCU


- DIFFUSED JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM TRANSİSTÖR


- DIFFUSED JUNCTION[İng.] / JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE-VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM


- DIFFUSED-BASE TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TABANLI TRANSİSTÖR


- DIFFUSION CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE LA DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON SIĞASI


- DIFFUSION CLOUD CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DU NUAGE DIFFUSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON BULUT ODASI


- DIFFUSION COEFFICIENT[İng.] / DIFFUSION COEFFICIENT, COEFFICIENT DE LA DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON KATSAYISI, D (POLAROGRAFİK)


- DIFFUSION CURRENT[İng.] / COURANT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON AKIMI, İD


- DIFFUSION GRADIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON EĞİMİ


- DIFFUSION KERNEL[İng.] / GERME DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON ÇEKİRDEĞİ


- DIFFUSION LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON UZUNLUĞU


- DIFFUSION NUMBER[İng.] / NOMBRE DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON SAYISI


- DIFFUSION OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNE YAYILMASI


- DIFFUSION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ


- DIFFUSION VELOCITY[İng.] / VITESSE DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON HIZI


- DIFFUSION/PREVALENCE[İng.] değil/yerine/= YAYGINLAŞMA

( Kültür değer ve özelliklerinin, göç ya da benimseme yoluyla bir bölgeden ötekine ya da aynı bölgede, bir kümeden başka bir kümeye yayılması. )


- DİFRAKSİYON[Fr./İng. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM

( Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi. )


- DİFRAKSİYON ile/||/<> DİFÜZYON | IŞIK BÜKÜLMESİ

( bk. ışık bükülmesi. @@ bk. kırınma. )


- DİFRAKSİYON ile/||/<> IŞIK BÜKÜLMESİ

( ışık bükülmesi kırınma )


- DİFTERİ ile İKİLİ ÜNLÜ


- DİFÜSYONİZM | YAYILMACILIK ile/||/<> YAYILMACILIK

( Yüksek kültürlerin ve uygarlıkların bir ana kaynaktan göçler ve yayılmalar sonucu oluştuğunu ileri süren görüş bu görüş çevresinde toplanan kimselerin bağlı bulunduğu okul Bir ülkenin iktisadi etkinliğini veya sınırlarını genişletmeye dayanan öğreti )


- DİFÜZ/DIFFUSE[İng.] değil/yerine/= YAYGIN


- DİFÜZYON | İNTİŞAR | YAYINMA ile/||/<> YAYINMA

( Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması 1 fizik a Özdeğin erkesinden bir bölümünü vererek bir elektromanyetik ışıma oluşturması b Işığın kaynaktan her yana doğru çizgisel olarak dağılıp gitmesi olayı 2 radyoculuk Elektromanyetik dalgalarla yapılan ses ve görüntü iletimi 3 aydınlatma Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi birçok doğrultulara yayılması 4 metalbilim Kırılca yapısı içinde bileşim eğimi ve sıcaklık etkisiyle öğeciklerin devinip yayılması olayı 5 kimya Özdeciklerin derişikliğin az olduğu yerlere doğru dağılmaları olayı coğrafya fizik kimya botanik yayınma )


- DİFÜZYONİZM | YAYILIMCILIK ile/||/<> YAYILIMCILIK ile/||/<> YAYILIM

( Halkbilim ürünlerinin yalnızca yayılım oluşumuna uygun bir biçimde toplumlar arasında yayıldığını savunanların ileri sürdükleri kuram yayılım emperyalizm Halkbilim öğe ürün olay ya da olaylarının coğrafyasal düzeyde bir halk kültüründen diğerine geçişi temel yayılım ikincil yayılım ödünç yayılım koşut gelişim dağılım temel düşünce Bir dalganın ya da parçacık akışının kaynağından her yana akışı )


- DİFÜZYONİZM | YAYILIMCILIK ile/||/<> YAYILMACILIK | YAYILIM

( Halkbilim ürünlerinin yalnızca yayılım oluşumuna uygun bir biçimde toplumlar arasında yayıldığını savunanların ileri sürdükleri kuram. bk. yayılım. @@ bk. emperyalizm@@Halkbilim öğe, ürün, olay ya da olaylarının, coğrafyasal düzeyde, bir halk kültüründen diğerine geçişi, bk. temel yayılım, ikincil yayılım, ödünç yayılım. krş. koşut gelişim, dağılım, temel düşünce. @@ Bir dalganın ya da parçacık akışının, kaynağından her yana akışı. )


- DİĞERKÂMLIK | ÖZGECİLİK ile/||/<> ÖZGECİLİK

( Bencillik ve ben tutkusu yerine sevginin başkalarına yönelmesi durumu 1 Çıkar gözetmeksizin başkalarının iyiliği için özveride bulunmayı bir ilke olarak benimseyen ahlak tutum ve görüşü 2 Her kişinin asıl yükümlülüğünün kendisini başkalarına topluma adamak olduğu düşüncesine dayanan ve A Comte ile Spencerin temelini attıkları ahlak görüşü alter başkası özge Başkalarının iyiliğini yaşama ve eyleme ilkesi yapan görüş Bu terimi felsefeye kazandıran Auguste Comtedur Ona göre özgecilik insanlığın ahlak ve kültür bakımından gelişmesinin koşuludur )


- DIGESTIBLE ENERGY[İng.] ile/||/<> SE

( Sindirilebilir enerji )


- DIGESTION[İng.] / DIGESTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OLGUNLAŞTIRMA


- DIGESTION[İng.] ile/||/<> HAZMETME

( Sindirim )


- DIGGER[İng.] ile/||/<> MINEUR[Fr.] ile/||/<> BERKMANN, HAUER[Alm.] ile/||/<> KAZMACI


- DIGITAL CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL DEVRE


- DIGITAL INVERTER[İng.] / INVERSEUR NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALER INVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL EVİRİCİ


- DIGITAL SIGNATURE[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL İMZA


- DIGITAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE NUMÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAYISAL GERİLİMÖLÇER


- DIGITAL[İng.] değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA | PARMAKSI


- DIH | EĞE ile/||/<> EĞE

( anlamdaş kaburga Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur 1 Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar Yenikent Aksaray Niğde 2 Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar Gençali Senirkent Isparta )


- DİJITALİZASYON/DIGITALIZATION[İng.] değil/yerine/= SAYISALLAŞTIRMA


- DİK KAFALI ile BÜYÜK KALPLİ


- DİK PRİZMA | DİK BİÇME ile/||/<> DİK BİÇME

( Tabanı bir ayrılma dik olan biçme matematik )


- DİK ile DİKİLMİŞ ile EREKSİYON


- DİK ile/ve YÜKSEK


- DİKEN ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLAŞTIRMAK ile BARBAR ile DİKENLİ ile DİKENLİ TEL ile BERBER ile KIZAMIK ile BERBERLİK


- DİKENCE ile/||/<> DİKENCE

( Asalak şeritlerin ikinci arakonakçılarından bir balık türü Gasterosteus pungitius Kemiklibalıklar Teleostei takımının dikenlibalıkgiller Gasterosteidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 47 cm Tatlı su balıklarının en küçüklerindendir Birinci sırt yüzgeci yerine 911 diken taşırlar Erkek su bitkileri arasında yuva yapar ve yavrulara bakar zooloji Kemikli balıklar Teleostei takımının dikenli balıkgiller Gasterosteidae familyasından 47 cm kadar uzunlukta tatlı su balıklarından en küçüklerinden birinci sırt yüzgeci yerine 911 diken taşıyan erkekleri su bitkileri arasında yuva yapan ve yavrularına bakan bir tür Kemikli balıklardan dikence balıkları Gasterosteidae familyasından 7 cm kadar uzunlukta olabilen birinci sırt yüzgeci yerine 9 11 diken taşıyan erkekleri su bitkileri arasında yuva yapan ve yavrularına bakan bir tür )


- DİKENLİ SALYANGOZ ile/||/<> DİKENLİ SALYANGOZ

( anlamdaş iskerlet Murex Karnındanayaklılar Gastropoda sınıfının öndensolungaçlılar Prosobranchia takımına giren bir cins Yırtıcıdır Kabuk üzerinde birçok dikenler sıralanmıştır ılık ve tropik denizlerde yaşar Karından ayaklılar Gastropoda sınıfının önden solungaçlılar Prosobranchia takımından yırtıcı kabukları üzerinde birçok diken taşıyan ılık ve tropik denizlerde yaşayan türleri olan bir cins İskerlet Karından ayaklılar Gastropoda sınıfının önden solungaçlılar Prosobranchia takımından kabukları üzerinde bir çok diken taşıyan ılık ve tropik denizlerde yaşayan türleri olan bir cins iskerlet müreks )


- DİKENLİ SALYANGOZ ile/||/<> İSKERLET

( (anlamdaş. iskerlet, Murex): Karnından-ayaklılar (Gastropoda) sınıfının önden-solungaçlılar (Prosobranchia) takımına giren bir cins. Yırtıcıdır. Kabuk üzerinde birçok dikenler sıralanmıştır. ılık ve tropik denizlerde yaşar. @@ Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımından, yırtıcı, kabukları üzerinde birçok diken taşıyan, ılık ve tropik denizlerde yaşayan türleri olan bir cins. İskerlet. @@ Karından ayaklılar (Gastropoda) sınıfının, önden solungaçlılar (Prosobranchia) takımından, kabukları üzerinde bir çok diken taşıyan, ılık ve tropik denizlerde yaşayan türleri olan bir cins, iskerlet, müreks. )


- DİKENLİ YÜZGEÇLİLER ile/||/<> DİKENLİ YÜZGEÇLİLER

( zooloji akantha diken pteryx kanat Balıklar Pisces sınıfının tükel ağızlılar Teleostomi alt sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının yüzme keselerinin ağzı kapalı sırt ve anüs yüzgeç ışınları dikenleşmiş bir alt takımı Barbunyagiller Mullidae izmaritgiller Sparidae kaya balığıgiller Gobiidae kılıç balığıgiller Xiphiidae kırlangıç balığıgiller Triglidae levrekgiller Percidae uskumrugiller Scombridae iyi bilinen familyalardır Kemikli balıklardan gerçek kemikli balıklar Teleostei üst takımından yüzme keselerinin ağzı kapalı sırt ve anüs yüzgeç ışınları dikenleşmiş hem yumuşak hem de kemiksi ışınları bulunan bir grup )


- DİKEY ile DÜŞEY


- DİKEY ile YATAY


- DİKKAT ÇEKMEK ile İLGİ TOPLAMAK

( CÂLİB-İ DİKKAT ile ... )


- DİKKAT ETMEK ile DİKKATLİ ile DİKKATSİZ


- DİKKAT ETMEK ile/ve/||/<>/< SORGULAMAK


- DİKKAT[Ar. < DİKKAT] ile/||/<> İLGİ

( İstençli ya da istençsiz olarak bir olayı daha canlı duruma getirmek için tümü ya da bir parçası üzerinde anlık gücünün toplanması durumu. @@ Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu. @@ )


- DİKKAT/Lİ ile/ve/||/<>/> ÖZEN/Lİ


- DİKKAT ile CAUTİONARY ile DİKKATLİ ile DİKKATLE


- DİKKAT ile/||/<> DİKKAT[Ar. < DİKKAT]

( İstençli ya da istençsiz olarak bir olayı daha canlı duruma getirmek için tümü ya da bir parçası üzerinde anlık gücünün toplanması durumu Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması zihnin uyanık bulunması durumu )


- DİKKAT ile/ve/<> MEDİTATİF DİKKAT ile/ve/<> KONTEMPLATİF DİKKAT

( Odaklanma. İLE/VE Özenli ve düzenli odaklanma. İLE/VE Dikkat etmeden dikkat/odaklanma. )

( Bilinçli yetersizlik. İLE/VE Bilinçli yeterlilik. İLE/VE Bilinçsiz Yeterlilik.
[ BİLİNÇSİZ YETERLİLİK

              ^

BİLİNÇLİ YETERLİLİK

              ^

BİLİNÇLİ YETERSİZLİK

              ^

BİLİNÇSİZ YETERSİZLİK ] )

( Focusing. WITH/AND/||/<>/> Careful and orderly focusing. WITH/AND/||/<>/> Attention without attention/focusing.
Conscious incapacity. WITH/AND/||/<>/> Conscious sufficiency. WITH/AND/||/<>/> Unconscious sufficiency.

[ UNCONSCIOUS SUFFICIENCY

              ^

CONSCIOUS SUFFICIENCY

              ^

CONSCIOUS INCAPACITY

              ^

UNCONSCIOUS INCAPACITY ] )


- DİKKAT ile ÖZENLİ


- DİKKAT ile/ve/||/<>/> RİKKAT( ile/ve/||/<>/> ZARÂFET ile/ve/||/<>/> MELÂHAT)

( Zihinde. İLE/VE/||/<>/> Kalpte. İLE/VE/||/<>/> Eylemde. İLE/VE/||/<>/> Yüzde. )

( İlgi, özen. İLE/VE/||/<> İncelik. | Merhamet, acıma. İLE/VE/||/<>/> Aklı, kötü düşüncelerden, kuruntu/vehm ve kuşku/şüphe/zanlardan arındırmak. İLE/VE/||/<>/> Güzellik, yüz güzelliği. )

( [özellikle] Kullandığımız sözcüklerde. İLE/VE/||/<> Kurduğumuz tümcelerde. İLE/VE/||/<>/> Davranışlarımızda. İLE/VE/||/<>/> Bakış ve duruşumuzda. )


- DİKKATE ALMAK ile ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK ile HATIRI SAYILIR ile DÜŞÜNCELİ ile DÜŞÜNCE ile DİKKATE ALINAN ile GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK


- DİKKATİ ÇEKME | UYARI ile/||/<> UYARI

( Yürüyüş yarışlarında yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığı uyarı Yapılan yanlışın yinelenmesinden ötürü hakemce yapılan dikkat çekme Uyarı alan güreşçi kötü puan alır dikkat )


- DİKKATİNİ DAĞITMAK ile DİKKATİ DAĞILMIŞ ile DİKKAT DAĞITMA ile ALIKOYMAK ile HACİZ


- DİKKATSİZLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZLİK


- DİKKATSİZLİK ile KASITSIZ ile YANLIŞLIKLA


- DİKME | NORMAL | GARS | AMUT/AMUD | DİKME ile/||/<> DİKME

( Yüksek atlamalarda aşılması gereken çıtayı taşıyan ayakların konduğu direklerden her biri Mobilyanın düşey yöndeki çatkı parçalarına verilen ad 1 Bir doğru için belirli bir noktadan geçerek doğruya inilen ya da çıkılan dik doğru 2 Bir düzlem için belirli bir noktadan geçerek düzleme inilen ya da çıkılan dik doğru Mimarlık 1 Çatılarda dikine konulan ve üzerlerine çatı aşıklarının çakıldığı babaların her biri 2 Pencere ve kapı kenarlarına konulan direklerin her biri Sabanın alt kısmını oluşturan saçın kenar kısmını bükmekte kullanılan araç Maraş Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru tarım matematik dikme )


- DİKOTOMİ/[İng. DICHOTOMY] değil/yerine/= İKİLİK | İKİLEM/Lİ / İKİLEMSEL


- DİKOTOMİ ile/||/<> KLASİK İKİLİK

( klasik ikilik dichia ikili temnein kesmek İki eşit parçaya ayrılmak üzere büyüme noktasından ikiye bölünerek dallanma )


- DİKROTİK/DICROTIC[İng.] değil/yerine/= ÇİFT VURULU


- DİKSİYON ile SÖZLÜK


- DİKTE ile DİKTE ile DİKTATÖR ile DİKTATÖRCE ile DİKTATÖRLÜK


- DIKW/DATA-INFORMATION-KNOWLEGDE-WISDOM HIERARCHY[İng.] değil/yerine/= VERİ-BİLİ-BİLGİ-BİLGELİK SIRADÜZENİ


- DİL AKRABALIĞI ile/||/<> DİL AKRABALIĞI

( Derleme dil hısımlığı Bir anadilden türeyen diller arasındaki yakınlık Türkçe ve Moğolca arasındaki veya Fransızca ve İspanyolca arasındaki yakınlık gibi Aynı ana dilden gelen diller arasndaki ses sistemi şekil yapısı ve söz dizisi yakınlıklarından kaynaklanan bağlantı Aralarında bu türlü yakınlıklar bulunan diller akraba diller adını alır Türkçe ile Moğolca Almanca ile Felemenkçe Fransızca ile Rumence Arapça ile İbranice gibi Dil akrabalığında söz hazinesinin de yeri vardır Almanca bruder brother birader Almanca mutter Mother mâder gibi )


- DİL ATLASI ile/||/<> DİL ATLASI

( Dilleri lehçeleri veya dil olaylarını yayılış bölgelerine göre tespit eden atlas Fransız ağızları dil atlası gibi Dillerin lehçelerin ağızların ses ve şekil bilgisi özelliklerini söz varlığını bunların yayılış bölge ve alanlarını gösteren haritaların oluşturduğu atlas ağız atlası Azerbaycan Türkçesi dil atlası Türkmen Türkçesi dil atlası Gagauz Türkçesi dil atlası Özbek Türkçesi til atlasi Uygur Türkçesi til atlasi tel atlası Başkurt Türkçesi tel atlası tilleni atlası Krç Malk til atlası Nogay Türkçesi tîl atlası Kazak Türkçesi til atlası tildik atlas Kırgız Türkçesi tildik atlas Alt til atlazı Hakas Türkçesi tîl atlazı Tuva Türkçesi tıl atlazı Türkçesi til atlazı Rusça yazıkovoyatlas Bir dilin veya bir lehçenin ağızlarındaki ses bilgisi şekil bilgisi özelliklerine ve söz varlığına göre hazırlanmış olan bunların yayılış alanlarını gösteren haritaların oluşturduğu atlas ve dil atlası )


- DİL BALIĞI ile/||/<> DİL BALIĞI

( Solea vulgaris Kemiklibalıklar Teteostei takımının yanyüzergiller Pleuronectidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 50 cm Eti çok beğenilir Üstü küçük pullarla örtülüdür Kuzey denizlerinde ve Türkiye sularında bulunur Tatlı sulara geçer Kemikli balıklar Teleostei takımının yanyüzergiller Pleuronectidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta üstü küçük pullarla örtülü Kuzey denizlerinde ve Türkiye sularında yaşayan bir tür Kemikli balıklardan dil balıkları Soleidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta olabilen üstü küçük pullarla örtülü kuzey denizlerinde ve Türkiye sularında yaşayan bir tür )


- DİL BİLİM(db.) ile/ve/<> DİL BİLGİSİ(dbl.)

( Dil konularında inceleme yoluyla toplum kültürünü araştırma bilimi. İLE ... )

( DİLBİLİM: * Dilin ne olduğu. * Dilin işleyişi. * Dilin edinimi. * Eğitim-Öğretim. İLE/VE/<> DİLBİLGİSİ: * Kuralcılık. * Doğru/yanlış kullanım. * Eğitim-Öğretim. )


- DİL KULLANIMINDA:
BİLGİ ile/ve/<> BECERİ


- DIL-I MÜCESSEM | KARAKTERİSTİK | DIL-I MÜCESSEM | AYRIT ile/||/<> AYRIT

( 113 Bir pürüzmada kenar düzeyleri biribirinden ayıran doğru çizgilere ayrıt denir 1 Bir katı oyutun düzlemsel iki yüzünün ara kesit doğrusu 2 Bir çizgede köşeleri ya da boğum noktalarını birleştiren doğru parçası 3 Bir uzambiçimin kıyısının bir parçası olan doğruparçası Bir nesnenin gözlenmeye bölütlenmeye ve çözümlenmeye elveren ayırıcı özellikleri bölütleme küme sayımsal matematik )


- DİL'İN:
ÇEŞİTLERİ ile/ve/||/<>
LEHÇELERİ ile/ve/||/<> ŞİVELERİ ile/ve/||/<> AĞIZLARI

( ŞİVE[Fars.]: Söyleyiş özelliği. | Naz, eda, cilve. | Ağız. )

( ... İLE/VE/||/<> Bir dilin, bilinmeyen, çok eski dönemlerinde, kendinden ayrılmış kolları. İLE/VE/||/<> Bir dilin, izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış kolu. İLE/VE/||/<> Herhangi bir şivenin, daha çok, söyleyiş[telaffuz] özelliklerine bağlı olarak oluşan yerel kolları. )


- DİL/TIL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME

( Sözcükler, anlamları taşıyan at gibidir. )

( Küçücük bir sözü/kelâmı bile küçümsemeyeceksin! )

( Sözün/Kelâmın değerini bilmek, duymakla olur. )

( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )

( Words indicate, but do not explain. )


- DİL ile/ve/||/<> VARLIK

( Dilin düzeni varlığın düzenidir, varlığın düzeni dilin düzenidir. )

( Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. )


- DİL ile/ve/||/<>/= AKIL


- DİL ile/ve/<> AKIL

( Lâl. İLE/VE/<> Mat. )


- DİL ve/<> BİLİNÇ


- DİL ile DİLLER


- DİL ile/ve DİN

( Dilini kaybeden, dinini de kaybeder. )

( Who loose the language, loose the religion, either. )


- DİL ve/||/<> DİŞ

( DİL VE DİŞ

“Dişler, tüm organların aynasıdır” sözünü anımsayarak, “Dil neyin aynasıdır?” sorusuna bir yanıt arasak, hepimizin buluşma noktası “ÖZ” olacaktır.

“Dil, özümüzün aynasıdır”

“ÖZ <–> GÖZ <–> SÖZ” bağlantısı, nereden hareket edecek olursak olalım, üzerinde en çok durulması gereken ilişkidir. “Öz”ün üzerine fazla eğilmeye gerek kalmaksızın bizleri nereye ulaştırdığını biliyoruz. “Göz” üzerine de aynı ortak duygu ve düşüncelere sahip olarak, özümüzün kapısı olduğu noktasına ulaşıyoruz. “Söz” ise geçmiş, şimdi ve geleceğin; usumuzun, bilimin, felsefenin ve sanatın; iş ve özel yaşamın ve günlük yaşamdaki tüm sürecin en büyük aracıdır. Simge diliyle “Söz”, yazı diliyle “Söz”, sözün diliyle “Söz”, günlük yaşamımızın, düşünce ve duygularımızın ve tüm ilişkilerimizin aracı “Söz”.

Sevgili Yunus Emre’nin güzel sözü ile...

Keleci[sözü] bilen kişinün yüzünü ağ[ak] ede bir söz,
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz.

Söz ola kese savaşı, söz ola kese başı,
Söz ola ağılı[zehirli] aşı bal ile yağ ede bir söz.




Psikoloji, 3D/6D temelli, "Düşünce, Duygu ve Davranışlar"ımızı anlamaya, incelemeye ve altında yatan nedenleri bulmaya çalışan bir bilim dalıdır. Hiçbiri birbirinden bağımsız olmadığı gibi ayrı ayrı düşünmek de pek olanaklı değildir. Bu doğrultuda, son zamanlarda çok yoğun ilgi gören Sinir Dili Programlaması(SDP ya da NLP), çalışmalarının da en büyük aracı olan söz -ve her bir sözcük- ile, tüm hücrelerimizin ve beynimizin programlanabilmesi yoluyla yaşamımıza katacağı gelişmişliği, derinliği, kolaylığı ve rahatlığı sağlatan bir disiplin. SDP tüm eylemlerimiz ile ağzımızdan çıkan her sözün nasıl ve ne kadar bağlantısının olabileceğini anlatır. Ayağını sürüyerek yürüyen bir kişinin, sözlerinin de ağzından uzata uzata, yayılarak çıktığını görebilirsiniz (ya da tam tersi). Yüzü asık birinin, her ne kadar hoş sözler kullansa bile sesinden psikolojik durumunu anlayabilirsiniz. Aynı bağlantılar dilimiz ve dişimize verdiğimiz önem için de geçerlidir. Diş fırçalama alışkanlığımız ile kullanacağımız sözcüklerin de bağlantısı vardır ve de dile, sözlerimize gösterdiğimiz özen ile diş fırçalama alışkanlığımızın. Dişimizin ne kadar önemli olduğunu biliriz fakat maalesef yeteri kadar özeni göstermeyiz.

Dile ve sözlerimize verdiğimiz önem ve duyarlılığımız nedir? Dilimizin de durumu aynı mı acaba? Aynı mı olmalı? Olmamalı mı? Peki nasıl? Bu durumu ne, kim, nasıl değiştirebilir? Tüm bu sorular ve benzerleri gibi daha birçok soruya verebileceğimiz yanıt aynıdır! KENDİMİZ!

Yaşamımızda pek dikkat edilmeyen, çok fazla karıştırılan fakat hiçbir zaman karıştırılmaması gereken bazı noktalar vardır. Bunların en çok yaşandığı altı hassas nokta ve şu oniki kavramın da ayrıntılarına sahip olmalı ve önemine çok dikkat etmeliyiz.

- GENEL ile ÖZEL;

- BİRİNCİL OLAN(/Olma[ma]sı Gereken) ile
İKİNCİL OLAN (/Olma[ma]sı Gereken);

- AMAÇ ile ARAÇ;

- SÜREÇ ile SONUÇ (Merkezlilik);

- KURAM(TEORİ) ile UYGULAMA(PRATİK);

- KORGU ile KAYGI


Konuşmalarımız, değerlerimiz ve tutumlarımız bazen Genel'den hareket ederek Özel'e, bazen de Özel'den hareket ederek Genel'e giderek devam eder. Fakat farkında olunması gereken bu ikisinin arasındaki geçiştir. Geçişteki dikkatsizlikler çok büyük sorunlara dönüşebilirler. Konu ve kavramları ele alışımızdaki sıralamada neyin öncelikli olduğu ve olmadığı bilinci, durumun ya da konunun bir Araç mı, Amaç mı? olduğu sorusunun her an farkındalığımızda olması en dikkat edilmesi gereken noktalardandır. Süreç ve Sonuç’un birbirinden ayrı olmadığı, dengeli bir durumda olması, herhangi birinin üzerinde yoğunlaşmama gerekliliği de üzerinde titizlikle durulması gereken noktalardır. Kuram ile uygulamanın arasındaki farkların ve derecelerinin atlanmaması gerekir. Korku ve Kaygı arasındaki farkların (Belirginlik, Şiddet ve Süre) da bilincinde olarak korku ve kaygı yönetiminin elde tutulması, geleceğin olumsuzu “YA … [olursa]” üzerine değil olumlu gelecek “… [’nın olmasını] İSTİYORUM” üzerinde durulması gerekmektedir.

Doğru, yerinde ve zamanında kullanım için yeğlenebilecek her sözcüğün değeri çok yüksektir. Kişisel ve toplumsal birliğimiz olan sözlükleri daha çok kullanmak, kitap okumak, düşünmek, araştırmak; sözcüklerin, terimlerin günlük hayatımızda, dilimizde yer almasını sağlamak en önemli sorumluluklarımızdandır. Toplumların en büyük serveti dilleri olduğu gibi, kişinin de en büyük değeri ve serveti dilidir.

Dil ile, söz ile başlayan serüvenin çeşitli dönüşümler ile yaşamımızın en büyük parçası ve kaderimize bile dönüşebileceğini vurgulayan şu sözleri sürekli anımsamak gerekir!

Söylediklerinize dikkat edin,
düşüncelere dönüşür...

Düşüncelerinize dikkat edin,
duygularınıza dönüşür...

Duygularınıza dikkat edin,
davranışlarınıza dönüşür...

Davranışlarınıza dikkat edin,
alışkanlıklarınıza dönüşür...

Alışkanlıklarınıza dikkat edin,
değerlerinize dönüşür...

Değerlerinize dikkat edin,
karakterinize dönüşür...

Karakterinize dikkat edin,
Kaderinize dönüşür...
)


- DİL ve/<>/= DÜŞÜNCE

( Düşünceyi sınırlandırarak gelişir ve kişiyi geliştirir. VE/<>/= Dili geliştirerek gelişir ve kişiyi geliştirir. )

( Birlikte tutmak/birleştirmek gerekiyor. )

( Zihin - Dil, Beyin - El ilişkisi! )

( Dilin tıkandığı yerde düşünce, dili, düşüncenin tıkandığı yerde dil, düşünceyi geliştirir. )

( Dil, düşünceyi, geliştirir de, ketler de. )


- DİL ile/ve/<>/= DÜŞÜNME


- DİL ile/ve/<> FELSEFE

( Aklın dilbilgisi. İLE/VE/<> Dilin dilbilgisi. )

( STOACILIK/REVÂKİYE )


- DİL ile/ve GÜNLÜK/KONUŞULAN DİL

( Papua Yeni Gine'de, dünyanın başka herhangi bir yerinde olduğundan daha fazla dil vardır. )

( Dil, dile değmeden, dil öğrenilmez! )


- DİL ile/ve İNSANBİLİM(ANTROPOLOJİ)


- DİL ile/ve KÜÇÜK DİL

( Çin'li doktorlar, binlerce yıl öncesinden beri, hastalıkları saptamak için dil inceleme yöntemini kullanıyor. Günümüzde de doktorlar, teşhis için hastanın önce dilini muayene etmek istiyor. Dil, çok hızlı bir biçimde yeni hücreler üretir. Eğer gövdenin herhangi bir bölgesinde bir sorun varsa, dili inceleyen doktor bunu anlayabilir.

Çin'li doktorlar, dilin renginde ve görünüşündeki bazı değişikliklerin, bazı hastalıkların habercisi oldukları kanısında.

Örneğin, dilin ucundaki değişiklik, bir kalp sorununun habercisidir.

Dilin sağ kenarı, safra kesesiyle ilgili değişiklikleri simgeler.

Sol kenarı ise karaciğerdeki sorunların habercisidir.

Arka kısmı, böbrekler ve bağırsaklarla ilgili sorunları haber verir.

Aynanın karşısına geçin ve dilinizi alıcı gözüyle inceleyin. Size yardımcı olmak için bazı ipuçları verelim:
Dilinizin rengi soluksa, bu, kansızlık[anemi] işaretidir.

Dilin rengi koyu pembe olmuşsa, kan dolaşımında sorun var demektir.

Dilin ucu kırmızıysa kalp yangısı(iltihabı) var demektir.

Dilin kenarları kırmızıysa, alkolik olduğunuz anlaşılır.

Dilin üzerinde beyaz lekeler varsa, soğuk algınlığına işarettir.

Dilin kuruması, menapoz başlangıcını belirtir.

)


- DİL = LANGUAGE[İng.] = LANGUE[Fr.] = SPRACHE[Alm.] = LINGUA[İt.] = LENGUA[İsp.]