Bugün[23 Şubat 2026]
itibarı ile 13.622 başlık/FaRk ile birlikte,
13.622 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(24/56)


- HİPOSTAZ/HYPOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENİMİ


- HİPOSTENİ/HYPOSTENIA[İng.] değil/yerine/= GÜÇ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HİPOTANSİYON/HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI


- HİPOTERMİ/HYPOTHERMIA[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK SICAKLIK


- HİPOTEZ/HYPOTHESIS[İng.] değil/yerine/= VARSAYIM


- HİPOTONİ/HYPOTONIC[İng.] değil/yerine/= AZ GERİM | AZ GEÇİŞİM


- HİPOVOLEMI/HYPOVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN HACMİ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HIRDAVATÇI ile HIRDAVAT


- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA


- HIRS = AMBITIO[İng.] = AMBITION[Fr.] = EHRGEIZ, EHRSUCHT[Alm.] = AMBITIO[Lat.]


- HIRS ile HEVESLE


- HIRS ile/ve/<> HIZ


- HIRS ile İHTİRAS

( Kontrol edebiliriz. İLE Kontrolü altındayızdır. )

( Sevdiğimiz şeyler, arzu ve ihtiraslarımız, en büyük düşmanımızdır. )

( We can control it. VS. We are under control of it. )

( HIRS: Devenin, dilini ısırıp kendi kanını emmesi. İLE Kişinin, kendini yiyip bitirmesi. )


- HIRSIZ ile SOYGUN YAPMAK


- HIRVATİSTAN ile HIRVAT


- HIS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ


- HİSSETMEK ile EVİNİ ÖZLEMEK ile KIZGIN HİSSETMEK ile ACIMAK ile ÜZGÜN OLMAK ile HİS ile SEVİNÇ HİSSİ ile DUYGULAR


- HİSSETMEK ile/ve/<> FARKETMEK


- HİSTEREZİS ile HİSTEROJENİK ile HİSTEROİD


- HİSTOLOG ile HİSTOLOJİ


- HİSTOLOJİ/K/HISTOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOKUBİLİM/SEL / DOKU/SAL


- HISTORY vs. TIME


- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ


- HIV/HUMAN IMMUNODEFICIENCY VİRUS[İng.] değil/yerine/= INSAN BAĞIŞIKLIK YETERSİZLİĞİ VİRÜSÜ


- HIV ile/ve/||/<>/> TAT

( ... İLE/VE/||/<>/> HIV'in konakçı gözede çoğalmasını sağlayan çoğu dirimsel etmenin üretiminde ve organizasyonunda belirleyici durumdadır. )


- HİYERARŞİ ile HİYERARŞİ


- HIZ ve/<> DİKKAT

( Hız, yoğun dikkat gerektirir. )


- HIZ ile/ve DİZİ/SERİ


- HIZ ve/=/||/<>/> SORUN


- HİZALAMAK ile HİZALANMIŞ ile HİZALAYICI ile HİZALAMA


- HİZBULLAH ile HİZBULLAH


- HIZIR TÜRBESİ değil FERİDUN AHMET PAŞA TÜRBESİ(NİŞANCI)

( Eyüp'tedir. )

( Türbe girişindeki yazının, "Boylu-poslu, endamlı idi. Çok hayırseverdi. Hızır gibi adamdı." olmasından dolayı "Hızır Türbesi" olarak yanlış tanımlanmaktadır. )


- HIZLANDIRICI ile/ve KOLAYLAŞTIRICI


- HIZLANDIRMAK ile/ve ATLAMAK


- HIZLANMAK ile HIZLANMA ile HIZLANDIRICI ile HIZLANDIRICI


- HIZLI DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI) ile YAVAŞ DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI)

( Örnek: Sıcak suya atılmış kurbağa.[hemen zıplar] İLE Kaynayacak olan sudaki kurbağa. [hiçbir şeyin farkına var(a)maz] )

( Emek ve çaba harcayarak değişebileceğinizi hayal etmeyin. )


- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ


- HIZLI ile HIZLI İŞÇİ ile TUTTURMAK ile ORUÇ ile HASLIK


- HIZLI ile KISA


- HİZMET ile/ve DESTEK


- HİZMET ile/ve/<> DEVİNİM

( Hizmet etmek/edebilmek, devindirici ve dönüştürücüdür. )


- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME

( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )

( )


- HKM/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- HL7/HEALTH LEVEL SEVEN[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK SEVİYE 7 STANDARDI


- HLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ, İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ


- HOAX[İng.] değil/yerine/= ALDATMACA


- HOBİ[İng. < HOBBY] değil/yerine DÜŞKÜ/OYNAÇ


- HOJJAT ile HOCATALLAH


- HOKKABAZ ile HOKKABAZLIK


- HOL[İng. HALL]/KORİDOR[Fr. CORRIDOR]/SOFA[Ar.] değil/yerine/= GEÇENEK, ARALIK

( Evlerde, oda kapılarının açıldığı genişçe yer. )

( BAKLA SOFA
FASULYE ODA )


- HOLDER[İng.] değil/yerine/= TUTAÇ


- HOLISTİK TIP/HOLISTIC MEDICINE[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜL TIP


- HOLİZM/HOLISM[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNCÜLLÜK


- HOLLYWOOD ile KUTSAL ile KUTSAL MEŞE


- HOLOLENS[İng.] değil/yerine/= KARMA GERÇEKLİK GÖZLÜĞÜ


- HOMEOPATİ/HOMEOPATHY[İng.] değil/yerine/= BENZERİ BENZERLE SAĞALTIM


- HOMİSİT/HOMICİDE[İng.] değil/yerine/= ELKIYIM


- HOMOGREFT/HOMOGRAFT[İng.] değil/yerine/= TÜRDEŞ YAMA


- HOMOJEN/HOMOGENOUS[İng.] değil/yerine/= AYNI YAPIDA | BAĞDAŞIK


- HOMOJENİZATÖR/HOMOGENIZER[İng.] değil/yerine/= BAĞDAŞTIRICI


- HOMOJENLİK ile HOMOJEN ile HOMOJENLİK ile HOMOJENLEŞTİRMEK


- HOMOLATERAL/HOMOLATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN


- HOMOLOG/HOMOLOGUE[İng.] değil/yerine/= EŞDEŞ


- HOMOLOGLAŞTIRMAK ile KÖKENDEŞLİK


- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI


- HOMUNKULUS/HOMUNCULUS[İng.] değil/yerine/= INSANCIK


- HOMURDANMA ile HOMURDANAN ile HOMURDANMA


- HOR GÖRMEK ile KENDİNİ HOR GÖRMEK

( ZİLLET: Hakirlik, horluk, aşağılık, alçaklık. )


- HORGÖRÜ ile/yerine HOŞGÖRÜ

( Hor görme! Hor gördüğüne muhtaç olursun. )

( Güçlü bir zihin hoşgörülü, dar bir zihin horgörülü olur. )


- HORİZONTAL[İng.] değil/yerine/= YATAY, ÇEVREN


- HORN[İng.] değil/yerine/= BOYNUZ


- HOROZ ile HOROZ DÖVÜŞÇÜSÜ ile HOROZ DÖVÜŞÜ ile HOROZ ile HOROZİBİĞİ ile YARAK VURUŞU ile UKALA


- HOROZ ile/ve/<> TAVUK

( Şehveti simgeler. İLE/VE/<> ... )

( ... ile/ve/<> TOK[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] )

( Horoz ile/ve/<> Tavuk )

( image )


- HOŞ SÖZ ile/ve/<> HOŞ EYLEM


- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]


- HOŞGÖRÜ ile HOŞGÖRÜLÜ ile HOŞGÖRÜYLE


- HOŞGÖRÜ ile/> İHÂNET

( Fazla hoşgörü, ihânete girer. )


- HOŞGÖRÜ ile İKİYÜZLÜLÜK

( İkiyüzlülük yapan, özgür olamaz. )


- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine İMAN


- HOŞGÖRÜ ve ÖZGÜVEN


- HOŞGÖRÜLÜ OLMAK ile HOŞGÖRÜLÜ


- HOŞNUTSUZLUK ile BAĞLANTISINI KESMEK ile AYRILMA


- HOŞNUTSUZLUK ile HOŞNUTSUZ ile HOŞNUTSUZLUK


- HOST[İng.] değil/yerine/= KONAKÇI


- HOSTILITE/HOSTILITY[İng.] değil/yerine/= DÜŞMANLIK


- HOVARDA/LIK ile/ve/||/<> ÇAPKIN/LIK

( Zevki için para harcamaktan kaçınmayan/kaçınmama. | Çapkın/lık. İLE Geçiçi, kısa süreli aşklar peşinde koşan/koşmak. )

( ... @@ Her ne kadar erillere atfedilse de karar verenler ve/ya da kabul edenler dişiller olduğundan dolayı erillerin çok fazla belirleyicilikleri yoktur. )


- HT/HİPERTANSİYON HYPERTENSION[İng.] ile/||/<>/>< HİPOTANSİYON HYPOTENSION[İng.]

( Yüksek kan basıncı durumu. İLE/||/<>/>< Düşük kan basıncı durumu. )


- HTBS/MAP BASED INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HARİTA TABANLI BİLGİ DÜZENİ


- HTK/HCT/HEMATOKRIT HEMATOCRIT[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YÜZDESİ


- HTMS/PATIENT TRACKING INTERVENTION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTA TAKİP MÜDAHALE DÜZENİ


- HTS/RAPID TREATMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HIZLI TEDAVİ DÜZENİ


- HTTP/HYPERTEXT TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= ÜST METİN AKTARIM PROTOKOLÜ


- HUBER KÖŞKÜ ile/= CUHMURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜ

( 1985'ten sonra kamulaştırılarak Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak kullanılmaktadır. )


- HÜCRE İÇİ ile İNATÇI


- HÜCRE[Ar.]/CELL[İng.] değil/yerine/= GÖZE


- HÜCRE ile KİLER ile ÇELLİST


- HÜCRESEL ile HÜCRE ile SELÜLOZ


- HÜKÜM VERMEK ile HÜKÜM


- HÜKÜMET[Ar.]/KABİNE[Fr./İng.] değil/yerine/= YÖNETKE


- HÜKÜMET ile HANEDAN


- HUME ÇATALINDA:
OLGULAR, OLGU DURUMLARI ile/ve/||/<> DÜŞÜNCELERİN BAĞINTILARI


- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL


- HUNİ ile BÜHNER HUNİSİ

( ... İLE Üzerine süzgeç kâğıdının olduğu gibi yerleştirileceği tabanı bulunan, porselenden yapılmış huni. )


- HUNİ ile HUNİ BİÇİMİ


- HÜNNAP ile HÜNNAP KIRMIZISI


- HÜNSÂ/AMPHOTERIC/HERMAPHRODITE[İng.]/MİZVÂCE -ile

( HEM DİŞİLİK, HEM ERİLLİK ALÂMETİ BULUNAN (HÜNSÂ-Yİ RECÛLÎ/HÜNSÂ-Yİ NİSÂÎ) )


- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI

( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )


- HURRA[İng.] değil/yerine/= YAŞA!


- HÜSEYİN ile HÜSEYİN AĞA ile HÜSEYİN ALİ ile HÜSEYİN GHOLİ


- HUYSUZLUK ile HUYSUZ


- HÜZÜN VE ÜZÜNTÜ ile/ve ÜMİT VE KAYGI

( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )

( AHZEN: Çok hüzünlü, kederli. )

( In the past. vs./AND In the future. )


- HÜZÜN = MELANCHOLY[İng.] = MÉLANCOLIE[Fr.] = MELANCHOLIE[Alm.] = MELANCHOLIA[Lat.]


- HÜZÜN ile/ve/değil MUHABBET


- HZ. ÂDEM


- HZ. İSA


- HZ. MUHAMMED


- HZ. MUSA


- IABP/INTRAAORTIC BALLOON PUMP INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= BALON POMPASI, AORT İÇİ BALON POMPASI, ANA ATARDAMAR İÇİ BALON POMPASI


- İADE[Ar. < AVD] >< MÜSÂDERE[Ar. < SUDÛR | çoğ. MÜSÂDERÂT]

( Geri gönderme/çevirme. | Eski/önceki durumuna getirme. | Karşılık yapma. | Birinci dizenin son sözcüğünü, ikinci dizenin başında tekrarlayarak yazılan şiir. >< Tanzimat'tan önce, herhangi suçlu birinin malının, hükümetçe, sultan adına alıkonulması. | Yasak bir şeyin, yasaya uygun olarak alıkonulması/zabtı, zoralım. )


- İBÂDET ile/ve RİTÜEL

( İkisi de seyirlik değildir, doğrudan katılımı gerektirir. )

( )


- İBE/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ


- İBRAHİM EFENDİ SARAYI ile İBRAHİM PAŞA SARAYI

( Feriye Sarayları. İLE Türk-İslâm Eserleri Müzesi. )


- İBRAHİM SEBİLİ (AYASOFYA SEBİLİ) ile İBRAHİM PAŞA SEBİLİ

( Ayasofya türbelerinin sağ köşesinde. İLE Şehzadebaşı'nda. )


- İBRAHİM ile İBRAHİM LİNCOLN


- İBRAHİM ile İBRAHİM SALİHBİCK


- İBRANİCE ile İBRANİCELEŞTİRMEK


- İBRÎ/İBRİYYE[Ar.][İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] -ile

( İğneliler. )


- İÇ BÜTÜNLÜK ile/ve TUTARLILIK


- İÇ DEVİMSEL/HAREKİ[Ar.]/DİNAMİK ile/ve DIŞ DEVİMSEL/HAREKİ/DİNAMİK

( Onun bütününü dikkate alın, yalnızca dış belirtilerini değil. )


- İÇ GEZEGENLER ile/ve DIŞ GEZEGENLER ile/ve OLUŞUMLAR

( Mars, Venüs, Dümya ve Mars. İLE/VE Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE/VE ... )

( Güneşaltı. İLE/VE Güneşüstü. İLE/VE ... )

( Kayasal nesneler ve bunların uyduları ile asteroitler[küçük gezegenler], göktaşları. İLE/VE Temel olarak gazdan[başlıca hidrojen] oluşan nesneler ve Güneş. İLE/VE Kayasal nesnelerle donmuş su, metan ve amonyak karışımından oluşanlar. )


- İÇ GÖZLEM ile İÇ GÖZLEM


- İÇ GÖZLEM ile/ve/||/<> İÇE DİKKAT ile/ve/||/<> ÖZ DÜŞÜNÜM


- İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇME


- İÇ İÇE/LİK ile BAĞIMLI/LIK

( Bağımlı olduğunu imgeleyen yalnızca zihindir. )


- İÇ İÇE ile ARKA ARKAYA


- İÇ SALGI ile DIŞ SALGI


- İÇ TABAN ile KÜSTAHLIK


- İÇ VAROLAN ile/ve DIŞ VAROLAN

( İç varolan ilhamın kaynağıdır. İLE Dış varolan, bellek ile hareket eder. )

( Öz varolanınız en yüce öğretmendir. )


- İÇ YÜZÜ ile ANLAYIŞLI ile ANLAYIŞLILIK


- IC/INSPIRATUVAR KAPASITE INSPIRATORY CAPACITY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ALIM SIĞASI


- İÇ ile İÇTEN YÖNLENDİRİLMİŞ ile İÇ KIVRIMLAR ile İÇ PARÇALAR


- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ


- İCAT ETMEK ile YALANLAR İCAT ETMEK ile İCAT EDİLMİŞ ile İCAT ETMEK ile BULUŞ ile MUCİT ile ENVANTER ile ENVANTER


- İCAT ile/ve/<>/değil KEŞF


- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ


- İÇBÜKEY/OBRUK/MUKAAR[Ar.]/KONKAV[Fr. < CONCAVE] ile DIŞBÜKEY/MUHADDEB[Ar.]/KONVEKS[Fr. < CONVEXE]


- İÇBÜKEY ile İÇBÜKEYLİK


- ICD-O/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES-ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI-ONKOLOJİ


- ICD/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES | İMPLANTABLE CARDIOVERTER DEFİBRİLLATOR[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI | YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR (AYGIT)


- İÇE AKTARMAK ile İTHAL EDİLEBİLİR ile ÖNEM ile ÖNEMLİ ile ÖNEMLİ ŞEY ile İTHAL ile İTHAL MALLAR ile İTHALATÇI ile ISRARCI OLMAK ile ISRARCI


- İÇE ÇARPIK/LIK ile/||/<> DIŞA ÇARPIK/LIK


- İÇE DOĞRU BÜYÜYEN ile İÇ BÜYÜME


- İÇE DOĞRU ile İÇE DOĞRU IŞIK


- İÇE DÖNÜKLÜK ile İÇE DÖNÜK


- İÇEDÖNÜK/LÜK ile DIŞADÖNÜK/LÜK


- İÇERİ ile İÇTEN DIŞA ile İÇERİDEN BİLGİ


- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER

( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )

( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )


- İÇERİK ile/ve BAĞLAM


- İÇERİK = CONTENT[İng.] = CONTENU[Fr.] = INHALT[Alm.] = CONTENUTO[İt.] = CONTENIDO[İsp.]


- İÇERİK ile/ve İDDİA


- İÇERİK ile MEMNUN ile ÇEKİŞMELİ ile MEMNUNİYET ile İÇİNDEKİLER


- İÇERİK ile/ve SINIR

( Sınırlarını tartış, onların gerçekten senin olup olmadığından emin ol. )


- İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]


- İÇERME ile KAPANIMLAR


- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )

( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<> Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )

( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<> Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )

( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<> Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )


- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]


- İÇERMEK ile DAHİL OLMAK ile DAHİL OLMUŞ ile DAHİL OLMAK ile KATILIM ile İÇEREN


- İÇERMEK ile İÇEREN


- İÇERMEK ile KONTEYNER ile KONTEYNERLER ile İÇEREN ile PEYNİR İÇEREN


- İÇGÜDÜ/DOĞALİTKİ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]


- İÇGÜDÜ ile/ve GEN


- İÇGÜDÜ ile İÇGÜDÜSEL ile İÇGÜDÜLER


- İÇGÜDÜ ile/ve/değil NİYET


- İÇİ YAKAN ATEŞ ile DIŞI YAKAN ATEŞ

( ŞÛLE: Mum ateşinin her bir kezlik kıpırtısı. )


- İÇİÇE/LİK ile/ve/> GÖRELİ/LİK


- İÇİNDE OLMAK ile/ve GÖMÜLÜ OLMAK


- İÇİNDE OLMAK ile/ve PARÇASI OLMAK


- İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A ve/||/<> NESNEYE


- İÇİŞLERİ BAKANI ile İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ile İÇ MEKAN


- İÇKİN ile İÇKİN


- İÇKİN ile/ve İÇSEL


- İÇKİN = MÜNDEMİÇ = IMMANENT[İng., Fr., Alm.] = IMMANENS[Lat.]


- İÇKİN ile/ve SAKLI


- İÇLEM = TAZAMMUN = COMPREHENSION[İng.] = COMPRÉHENSION[Fr.] = INHALT[Alm.] = COMPREHENSIO[Lat.]


- İÇMEK ile ÇAY İÇMEK ile İÇİLEBİLİR ile İÇİCİ ile İÇME ile ÇEŞME ile İÇME YERİ ile İÇME SUYU ile İÇECEKLER


- İÇREK = BÂTINÎ = ESOTERIC[İng.] = ÉSOTÉRIQUE[Fr.] = ESOTERISCH[Alm.] = ESO[Yun.]


- İÇSEL FUKARALIK ile/ve/<> EN BÜYÜĞÜN SAHİPLENİLMESİ


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve YAŞAMA YANSITMA


- İÇSELLİK ile/ve KENDİLİK


- ICT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ


- İÇTEN BOZULUŞ ile/ve DIŞTAN BOZULUŞ


- İÇTEPİ ile İÇGÜDÜ

( Toplumda(kilerde)n. İLE Doğadan. )


- İÇTİHAT ile HUKUK


- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ


- İDAM değil/yerine ADÂLET


- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ


- İDDİA ile/ve BENCİLLİK

( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )

( Tüm çatışmaların kökeninde "ben" ve "benim" fikirleri yatar. )

( Sadece kendi ötenize, egonuzdan öteye uzanmalısınız, o zaman onu bulacaksınız. )

( Bencillik, ıstırabın nedenidir. )

( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz, çünkü bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )

( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )

( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )


- İDDİA ile/ve/<> CİDDİYET


- İDDİA ile DAYANAK

( İddiaya itiraz edilmez! Ancak "delil"lerine edilebilir. )

( UMDE: Dayanılacak, güvenilecek şey/kişi/yer, destek. | İlke. | Herkesin güvendiği kişi. )


- İDDİA ile/ve/||/<>/> GEREKÇE


- İDDİA ile/ve/değil/yerine GÖRÜŞ


- İDDİA ile İDDİA ETMEK


- İDDİA ile İDDİADA İDDİA

( Kesin iddia, tutsaklık demektir. )

( Olmadığınız şey olduğunuzu iddia etmekte ve aslında olduğunuz şey olduğunuzu da inkâr etmektesiniz. )


- İDDİA ile İDDİALI


- İDDİA ile/ve/değil İMÂ


- İDDİA ile SUÇLAMA


- İDDİA ile TALEP EDİLEBİLİR ile DAVACI ile İDDİALAR


- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK

( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )

( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )


- İDDİALI ile/ve YETERLİ


- İDEAL ile İDEALİZM ile İDEALİST ile İDEALİST ile İDEALİZE ETMEK


- İDEAL ile/ve MİSYON


- İDEALİZASYON/IDEALIZATION[İng.] değil/yerine/= ÜLKÜLEŞTİRME


- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]


- IDENTIFIKASYON/IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= TANIMLAMA | ÖZDEŞLEŞTİRME


- İDEOLOJİ = İLM-İ SUVER-İ AKLİYE, FİKRİYAT, İLM-İ TASAVVUR = IDEOLOGY[İng.] = IDÉOLOGIE[Fr.] = IDEOLOGIE[Alm.] = IDEOLOGÍA[İsp.]


- İDİL ile İDİL


- İDİYOPATİK/IDIOPATHIC[İng.] değil/yerine/= NEDENİ BİLİNMEYEN


- İDİYOSENKRAZİ/IDIOSYNCRACY[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN DUYARLIK


- İDOL ile İDOL TAPINAĞI ile PUTA TAPAN ile PUTLAŞTIRMAK


- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]


- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK


- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ


- IETF/INTERNET ENGINEERING TASK FORCE[İng.] değil/yerine/= INTERNET MÜHENDISLİĞİ GÖREV GRUBU


- IF-THEN LOOPS[İng.] değil/yerine/= EĞER-İSE DÖNGÜLERİ


- İFADE EDİLEMEZ ile İFADESİZ ile ANLAMSIZLIK


- İFADE ETMEK ile ŞÜPHEYİ DİLE GETİRMEK ile İLGİ GÖSTERMEK ile SEVİNCİNİ İFADE ETMEK ile GÖRÜŞ BELİRTMEK ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE EDİLDİ ile İFADE ETME ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE ile ANLAMLI ile İFADE GÜCÜ ile OTOBAN


- İFADE ile/ve/değil İDDİA


- İFFET ile CEZALANDIRICI


- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]


- İFFETLİ ile İFFETLİ KADIN ile CEZALANDIRMAK ile İFFET


- İFLAS ETMİŞ ile İFLAS


- İFLAS ile İFLAS ETMİŞ


- İFTİRA ile KARALAMAK


- İFTİRACI ile İFTİRA


- IG/IMMÜNGLOBÜLIN IMMUNOGLOBULIN[İng.] değil/yerine/=


- İĞDİŞ EDİLMİŞ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ HAYVAN


- İĞNE ile/ve/||/<>/> AKUPUNKTUR[Fr./İng. < ACUPONCTURE/ACUPUNCTURE]

( ... İLE/VE/||/<>/> Gövdenin belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılan sağaltım. )


- İĞNE ile TOPLU İĞNE


- IGO ile INGO ile PVO ile BINGO ile TGO ile HO


- İĞRENÇ ile İĞRENÇ ile İĞRENÇLİK


- İĞRENME ile TİKSİNTİ ile İĞRENÇ


- İGUANA ile KALAKBAŞ/TEPEGÖZ

( ... İLE Kafalarının ön tarafında üçüncü bir "göz"leri vardır. [Işığa duyarlıdır ve büyük olasılıkla gövde ısısını düzenlemeye yarar.] )

( ... İLE 100 yıldan uzun yaşayabilirler. )

( ... İLE Yeni Zelanda'nın kıyılarındaki adalarda yaşarlar. [Serin adalarda yaşayabiliyorlar.] )

( ... İLE En ilkel sürüngenlerdir. )

( ... İLE Dişleri yoktur. [Tek parça bir çene kemikleri vardır.] )

( ... İLE Kıçlarını birbirine bastırarak çiftleşirler. )

( ... İLE Dişilleri 4 yılda sadece bir kez yumurtlar ve kuluçkaları 1 yıldan uzun sürer. )

( ... İLE Yavrunun, dişil mi eril mi olduğu, yumurta sıcaklığından anlaşılır. )

( ... İLE Nüfusu 2 kat daha fazla eril üretmektedir. [toplam 55.000 kadarlardır] )

( ... İLE İpe bağlı bir topu ısırıp bırakmadıkları için yakalanırlar. [Maymunların, sadece ellerinin girebileceği büyüklükteki bir delikten muzu almak üzere sepetten çıkartmak isterken ellerinin yumruk olmasıyla ve muzu bırakmamalarıyla yakalandıkları gibi] )

( [Maori dilinde] ... ile SİVRİ SIRTLI )


- İHANET ETMEK ile İHANET ile HAİN


- İHBAR ile/ve/değil DEDİKODU


- İHBAR ile/ve İTİRAF


- IHE/INTEGRATING THE HEALTHCARE ENTERPRISE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK GİRİŞİMCİLERİ BİRLİĞİ


- İHMAL ile GÖZARDI


- İHMAL ile/ve/> İKİLEM


- İHMAL ile TERK


- İHRACAT ile İHRACATÇI ile İHRACAT