İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.622 başlık/FaRk ile birlikte,
13.622 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(19/56)
- FARKLI ile/ve SIRADIŞI
- FARKLILIK ile AYRICALIK
- FARKLILIK ile/ve/<> FARKINDALIK
( Farklılık, sadece, farklı olmak isteğinden çıkmaz. Ancak, yaşam biçiminde (de) olursa farklılıktır. )
- FARKLILIKLAR değil FARKLAR
(
| Kavram | Açıklama | Örnek Kullanım |
|---|---|---|
| Farklılık |
- Bir durum ya da nesnenin genel olarak farklı olma durmunu tanımlar. - Soyut bir kavramdır ve tekil olarak kullanılır/kullanılmalıdır. |
- "İki kültür arasındaki farklılık, oldukça dikkat çekiciydi." - "Tasarımlardaki farklılık, genel estetik anlayışından kaynaklanıyor." |
| Farklar |
- Belirli iki ya da daha fazla nesne arasındaki somut ya da açık ayrımları tanımlar. - Nesne ya da tek tek gözlemlenebilen durumlar için yeğlenir. |
- "Bu iki öneri arasındaki farklar oldukça belirgindir." - "Renkler arasındaki farklar, hemen göze çarpıyor." |
| "Farklılıklar" |
- En son/üst düşün(dür)me/soyutlama "-lık" ekinden sonra "-lar" çoğul ekinin kullanımı gereksiz/yanlıştır. Dil bilgisi hatasıdır. - Yerine "farklılık" ya da "farklar" yeğlenmelidir. |
- Hatalı örnek: İki çalışma arasındaki "farklılıklar", ayrıntılarıyla incelendi. - Doğru: İki çalışma arasındaki farklar, ayrıntılarıyla incelendi. |
- FARKLILIKLAR ile FARKLAR
- FARMAKOLOJİ/PHARMACOLOGY[İng.] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ
- FARMAKOPE/PHARMACOPEIA[İng.] değil/yerine/= RESMİ İLAÇ BİLGİSİ
- FARMAKOVİJİLANS/PHARMACOVİGILANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ TAKİP DÜZENİ
- FARROKH ile FERRUHZAD
- FARSÇA ile İLERİ GÖRÜŞLÜ
- FARZ ETMEK ile VARSAYILAN ile VARSAYMAK ile ADINI VARSAYMAK
- FARZAN ile FERZANEH
- FASET/FACET(TE)[İng.] değil/yerine/= DÜZ, PÜRÜZSÜZ YÜZEY
- FASİKÜL/FASCICLE[İng.] değil/yerine/= DEMETÇİK
- FASİKÜLASYON/FASCICULATION[İng.] değil/yerine/= SEYİRME
- FASİLITASYON/FACILITATION[İng.] değil/yerine/= KOLAYLAŞTIRMA
- FASİYAL/FACIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZ (İLİŞKİLİ)
- FASULYE ile FASULYE KABUĞU
- FATALITE ORANI/FATALITY RATE[İng.] değil/yerine/= OLGU-ÖLÜM ORANI
- FATALITE/FATALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜLÜK
- FATEMEH ile FATEMEH BEYGOM ile FATEME HATUN
- FAUL ile FAUL YAPMAK
- FAUNA ile FAUNA DİZİNİ
- FAVORİ ile KAYIRMACILIK
- FAYDALANMAK ile SÖMÜRÜ ile SÖMÜRÜLEN
- FAYDALI ile İYİLİK ile HAYIRSEVER ile YARARLI ile YARARLANICI ile FAYDA ile FAYDALANMAK ile FAYDALAR
- FAZ[Fr./İng. < PHASE] değil/yerine/= EVRE
- FAZ/İK/PHAS/IC[İng.] değil/yerine/= EVRE/Lİ
- FAZLA BİLGİ ile FAZLADAN BİLGİ
- FAZLA ile ÇOK
- FAZLA ile/ve/değil ETKİN
- FAZLA ile/ve/değil GEREKSİZ
- FAZLA ile/ve/değil HIZLI
- FAZLA ile ÖTE
- FAZLA ile/ve SORUN
- FAZLA ile/ve/yerine/değil YETERİNCE
- FAZLALIK ile/ve AİDİYET
- FAZLALIK ile AŞIRILIK
- FAZLALIK ile OBUR
- FDA/FOOD AND DRUG ADMINISTRATION[İng.] değil/yerine/= ABD GIDA VE İLAÇ DAİRESİ
- FEBRİL/FEBRİLE[İng.] değil/yerine/= ATEŞLİ
- FEDAKARLIK ile FEDAKAR ile FEDAKAR
- FEDÂKÂRLIK ile KATLANMA
- FEDERAL ile FEDERALİZM ile FEDERASYON ile FEDERASYON
- FEDERASYON[Fr./İng. < FEDERATION] değil/yerine/= ÜSTBİRLİK
- FELAKET ile FELAKET NİTELİĞİNDE
- FELAKET ile FELAKETLER ile FELAKET
- FELAKETLER ile FELAKET ile FELAKET
- FELSEFE ile/ve/<> DÜŞÜNCE
( Düşünce, düşünce başlar. [yere/aşağı düşünce!] )
( Bir yerini/dizini incitmeyen, düşünmeye başlamaz kolay kolay. )
( Dilin dilbilgisi. İLE/VE/<> Aklın dilbilgisi. )
( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )
( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )
( Tekillerden, tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde, tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını, röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Birleştirmek/birlikte tutmak gerekiyor. )
( Hayranlık. VE Hayret. )
( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )
( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )
( Hayret. VE/<> Hayranlık. VE/<> Aşk. )
( Hikmet, teolojik; illet, metafizik; sebep, fizik nedenleri aramaktır. )
( Hikmet: Nasıl ise onu o biçimde bilmek. )
( Hikmet: Varolanları, nasılsa o biçimde ve tâkatı kadar bilmek. )
( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )
( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )
( Hikmet: Gizil durumda, tüm erdemleri içerir. )
( Hikmet Tanrısı: ENKİ )
( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )
( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )
( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )
( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )
( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
( Nazarî hikmet. VE Amelî hikmet. )
( ... İLE HİKMET-İ HÂLİDA, CÂVİDÂN-I HIRED, PHILOSOPHIA PERENNIS )
( Genel felsefe eserlerinin adı olarak bu ad kullanılır. İLE/VE İlm-i mantık'ın başka bir adıdır. Pek çok mantık kitabı bu adı taşır. İLE/VE Abdurrahman Hazinî'nin eserinin adıdır. Eser, çekim ve cisimlerin özgül ağırlıklarından bahseder. Modern döneme kadar konuyla ilgili en önemli çalışmadır. İngilizce çevirisi de vardır. )
( Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. VE Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. )
( GAZALİ ve KANT )
( Kişinin, kendine soru sormaya başlamasıyla devreye girer. )
- FELSEFE ile/ve/||/<> İNSAN
- FELSEFE ile/ve KELÂM
( Kelâmın anlaşılmayanı kabuğu, anlaşılanı içidir. )
- FELSEFE ile/ve/değil/||/<>/< KURAM
- FELSEFE ile/ve MACERA
- FELSEFE ile/ve MATEMATİK
( Tekillerden tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde tümeli görmek esastır. )
( Felsefe, matematiğin çalışma odasını röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )
( Kavramlarla ilgili etkinlik. İLE/VE Kavram inşâ etmek. )
- FELSEFE ile/ve METAFİZİK ile/ve MİSTİSİZM["MİSTİZİM" değil!]
( ... İLE/VE Metafizik sözü ilk defa Peripatos'culardan Rodos'lu Andronikos (M.Ö. I. yy.) tarafından kullanıldığı öne sürülür. İLE/VE ... )
( METAFİZİK: BİLGİ - VARLIK - AHLÂK )
- FELSEFE = PHILOSOPHY[İng.] = PHILOSOPHIE[Fr., Alm.] = PHILOSOPHIA(PHILIA:SEVGİ, SOPHIA:BİLGELİK)[Yun.] = FILOSOFIA[İsp.]
- FELSEFE ve/<> TUTKU
( Kişi, felsefeyi, ancak tutkuyla yaşama katar. )
- FENALIK ile NAZAR ile KÖTÜ HUYLU
- FENESTRASYON/FENESTRATION[İng.] değil/yerine/= PENCERELEME
- FENOTİP/İK / PHENOTYP/IC[İng.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜM/SEL
- FEODAL ile FEODALİZM ile FEODALİTE
- FERÂGAT AHLÂKI ile/ve/değil/yerine ANNELİK AHLÂKI
- FERAGAT ETMEK ile FERAGAT ile FERAGAT EDEN
- FERÂGAT(BEZL) ile TERK
( Canına kıymazsan, seyahat etme! )
- FERAGAT ile VAZGEÇMEK
- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]
( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )
- FERMANTASYON/FERMENTATION[İng.] değil/yerine/= MAYALANMA
- FERMENT[İng.] değil/yerine/= MAYA
- FERMENTE ETMEK ile FERMANTASYON ile FERMENTATİF ile FERMENTE EDİLMİŞ
- FERRUM[İng.] değil/yerine/= DEMİR
- FESTİVAL[İng.] değil/değil/yerine/= ŞENLİK/ŞÖLEN
- FESTİVAL ile ŞENLİKLER ile ŞENLİK
- FETHETMEK ile FETHEDİLDİ ile FATİH ile FETİH
- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH
( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )
- FETİŞ ile TAPMA/TAPINMA, TAPINCAK
- FEV/FORCED EXPIRATORY VOLUME[İng.] değil/yerine/= ZORLU SOLUK VERME OYLUMU
- FFP/FRESH FROZEN PLASMA | FİLTERING FACE PİECE[İng.] değil/yerine/= TAZE DONMUŞ PLAZMA | YÜZE SÜZGEÇLENEN PARÇA
- FFP2 MASKE/FFP2 MASK[İng.] değil/yerine/= N95 MASKE
- FFR/FRACTIONAL FLOW RESERVE[İng.] değil/yerine/= ORANSAL AKIM YEDEĞİ
- FHIR/FAST HEALTHCARE INTEROPERABILITY RESOURCES[İng.] değil/yerine/= HIZLI SAĞLIK HİZMETİ BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK KAYNAKLARI
- FİBER[İng.] değil/yerine/= LIF
- FİBRİL[İng.] değil/yerine/= LIFÇİK
- FİBRİLASYON/FİBRİLLATION[İng.] değil/yerine/= ÇIRPINTI
- FİBULA ile KAVAL KEMİĞİ
- FİDAN, SÜRGÜN ile/ve AĞAÇ
( ... Ağaç rakım sınırı 1800 m.dir. [Deniz seviyesinden 1800 m.nin üzerinde ağaç olmaz] )
( Sürgün, taze ve düzgün fidan. )
( Divan şiirinde sevgilinin boyu ve endamı, ince ve düzgün oluşu nedeniyle nihâle benzetilir. )
( [Sümerce] ... ile/ve GİŞ )
- FİDANLIK ile AĞAÇ PARKI/ARBORETUM[Lat.]
( Ağaç yetiştirilen alan. İLE Çeşitli ağaçların, sergilenme, eğitim ya da bilimsel inceleme amacıyla yetiştirildikleri ya da korundukları geniş bahçe. )
- FİDBEK[İng. < FEEDBACK] değil/yerine/= GERİBİLDİRİM
- FIFO/FIRST IN FIRST OUT[İng.] değil/yerine/= İLK GİREN, İLK ÇIKAR
- FİGÜR = FIGURE[İng., Fr.] = FIGURA[Lat., İsp.]
- FİGÜRLÜ ile MECAZİ ile MECAZİ OLARAK ile FİGÜR ile ŞEKİL LİSTESİ ile ŞEKİL YUMRUK ile RAKAMLAR
- FİİL EHLİYETİ/CAPACITY TO ACT[İng.] değil/yerine/= AYIRT ETME GÜCÜ/EDİM UZLUĞU
- FİİL-İ MÂZÎ ile/ve FİİL-İ MUZÂRİ
( Geçmiş zaman. İLE/VE Şimdi, geniş ve gelecek zaman. )
- FİİL-İ TAACCÜB EVVEL
- FİKİR BİRLİĞİ ile ONAY ile RAZI OLMAK ile FİKİR BİRLİĞİ
- FİKİR ile İDEAL OLARAK ile FİKİRLER
- FİKİR ile TEZÂHÜR
- FİKİR ile/ve/yerine VİCDAN
- FIKRA[Ar. çoğ. FIKARÂT] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]
- FİKS[İng. < FIX] değil/yerine/= DURAĞAN/DEĞİŞMEZ, SABİT
- FİKS/FIXED[İng.] değil/yerine/= SABİT
- FİKSASYON/FIXATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME | SAPLANMA
- FİKSATÖR/FIXER[İng.] değil/yerine/= SABİTLEYİCİ
- FİL BENZERİ ile FİL HASTALIĞI ile FİL GİBİ
- FİLAMENT/FİLAMENT[İng.] değil/yerine/= İĞCİK
- FİLARMONİ[İng./Fr. PHILHARMONY/PHILHARMONIE < PHILOS: Sevgi/si.] ile/ve/||/<> SENFONİ[İng./Fr. SYMPHONY/SYMPHONIE < Yun. < SYMPHONIA(συμφωνία) | SYM-: Birlikte. ( > SEN-)]
( Güçlü müzik sevgisi. | Müzik konserleri derneği. İLE/VE/||/<> Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )
- FİLDİŞİ SAHİLİ ile FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ KULESİ
- FİLIFORM[İng.] değil/yerine/= İPLİKSİ | ZAYIF
- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile BÜYÜK FİLİKA
( Cankurtaran sandalı. İLE ... )
- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile ÇATANA[Çetene kasabasının adından]/İSTİMBOT[İng. < STEAMBOAT]
( Cankurtaran sandalı. İLE Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur. [Tuna kıyısındaki Çetene kentinden] )
- FİLİZ ile/ve KIVILCIM
- FİLM ile FİLM YAPIMCISI ile FİLM YAPIMI ile FİLM KAYDEDİCİ ile FİLM ÇEKMEK ile FİLME ALMAK ile FİLM ŞERİDİ
- FİLO ile GEÇİCİ
- FİLOZOF ile SÛFÎ
( Yaptığına bakılmaz, söylediğine bakılır. İLE Söylediğine bakılmaz, yaptığına bakılır. )
- FİLTRASYON/FILTRATION[İng.] değil/yerine/= SÜZME | SÜZÜLME
- FİLTRAT/FILTRATE[İng.] değil/yerine/= SÜZÜNTÜ
- FİLTRE[Fr. FILTRE / İng. FILTER < Lat. ] değil/yerine/= ELEK/SÜZGEÇ/SÜZEK
- FİLTRE/FİLTER[İng.] değil/yerine/= SÜZGEÇ
- FİLTRE ile FİLTRE YATAĞI ile FİLTRE SİGARA ile FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELENMİŞ ile FİLTRELEME
- FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELEME
- FİLYASYON/FILIATION[İng.] değil/yerine/= ALAN INCELEMESİ
- FİMBRİYA/FİMBRIA[İng.] değil/yerine/= SAÇAK
- FİNAL[İng.] değil/yerine/= SON/LAMA, BİTİM
- FİNANS ile MALİ ile MALİ YETENEK ile MALİ YARDIM ile MALİ TEMSİLCİ ile MALİ SORUMLULUK ile FİNANSÇI
- FİNİŞ[İng. < FINISH] değil/yerine/= BİTİŞ, VARIŞ
- FİRAVUN FARESİ ile BAL PORSUĞU
( ... @@ Sansargiller ailesinin Mellivorinae alt ailesindeki Mellivora cinsine ait tek türdür.[12 alt türü vardır]
Soyu tükenmekte olan bir hayvan değildir ve IUCN Kırmızı Dizini'nde en düşük kaygı altındaki bir türdür.
Yaşadığı alanlar, Güney Fas'tan, Güney Afrika'ya ve Hazar Denizi'nden, Hindistan'a kadar uzanır. )
( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
(
)
- FIRÇALAMAK ile FIRÇALAMA
- FİRE ile FIRE[İng.]
( Ağırlık yitimi. | Bir iş yapılırken çıkan artık parça. | Eksik, noksan olan. İLE Ateş. )
- FIRIN ile FIRINCI
- FIRLATILDI ile FIRLATMA
- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK
- FİRMA ile SIKILAŞMAK ile SIKICA ile SERTLİK
- FIRSAT ile/ve ORTAM
- FIRSAT ile/ve ŞANS
- FIRSAT ile/ve VESİLE
- FIRSATÇILIK ile/değil/yerine YARARCILIK
- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA
( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )
- FISH/FLUORESCEİN İN SITU HYBRİDIZATION[İng.] değil/yerine/= FLORESAN İN SITU HİBRİDİZASYON, FLORESANLA YERİNDE MELEZLEME
- FİSKE ile TİTREME ile TİTREK
- FİSYON ile ATOM BOMBASI ile BÖLÜNEBİLİR
- FİT[İng.] değil/yerine/= ATAK, NÖBET | UYMA
- FİTOTERAPİ/PHYTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL SAĞALTIM
- FİYASKO[İt. FIASCO < Cerm.] ile/ve SKANDAL[Fr. < SCANDALE]
( Bir girişimde, gülünç ve başarısız sonuç. İLE/VE Ayıp sayılacak bir durumun çıkaracağı gürültü. | Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )
( Böyle kuşun, böyle kuyruğu olur. )
- FİYAT/I ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER/İ
( Nesnelere verilen. İLE/VE İnsana/kişiye verilen. )
( [... olmayana]
"Çöp" denilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Çıkarken kapıyı kapat" denilir. )
( Her şeyin olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazı şeylerin ve kişilerin olur. )
- FİZİBİLİTE ile FİZİBİLİTE ile MÜMKÜN
- FİZİK MUAYENE/PHYSICAL EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= FİZİK BAKI
- FİZİK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE ve/||/<>/>/< FİZİK
- FİZİK ile/ve/||/<> KİMYA
( Katının/sertin bilgisi/bilimi. İLE/VE/||/<> Sıvı, gaz ve yumuşağın bilgisi/bilimi. )
(
Fizik ile Kimya Arasındaki FaRkLaR
Tanımlar
Fizik: Nesne ve enerjinin temel yasalarını inceleyen bilim dalıdır. Güç, hareket, enerji, elektrik, manyetizma, ışık ve kuantum gibi konularla ilgilenir.
Kimya: Nesnelerin yapısını, bileşimini, özelliklerini ve birbiriyle nasıl etkileşime girdiğini inceleyen bilim dalıdır.
Fizik ve Kimyanın İlişkisi
İki bilim dalı, çok noktada kesişir. Termodinamik, kuvantum mekaniği ve malzeme bilimi gibi alanlar, hem fizik, hem de kimyanın çalışma konusudur.
Fizik ve Kimyanın Farkları
| Fizik | Kimya |
|---|---|
| Daha genel yasalar ve evrensel ilkelerle ilgilenir. | Nesnenin özellikleri ve değişim süreçleriyle ilgilenir. |
| Genellikle matematiksel modellemelerle açıklanır. | Deneysel süreçler ve moleküler yapı çözümlemeleri içerir. |
| Atom altı parçacıklar, kuvantum mekaniği, elektromanyetizma gibi alanları kapsar. | Kimyasal bağlar, tepkimeler, organik ve inorganik nesneleri kapsar. |
- FİZİK ile/ve MEKANİK
- FİZİK ile/ve/||/<>/> METAFİZİK
( Nesne. İLE Nesnellik. )
( Madde İLE/VE/||/<>/> Varlık. )
( Madde ve Varlık arasındaki durum/ilişki Mevcud. )
( Sadece "ilk neden" alanının incelenmesi, ilâhiyat/teoloji. )
( [ilk neden] | < 0 ile/ve/||/<>/> 0 > | [ilk neden] )
( Işıktan yavaş olan. İLE/VE/||/<>/> Işıktan hızlı olan. )
( )
- FİZİK ile/ve MÜZİK
- FİZİKÖTESİ = MABAD-ET-TABİİYE = METAPHYSICS[İng.] = MÉTAPHYSIQUE[Fr.] = METAPHYSIK[Alm.] = META TA PHYSIKA[Yun.]
- FİZİKÖTESİ ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİMLER ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM ile/ve/||/<> VAROLUŞBİLİM
( Felsefede. İLE/VE/||/<> Felsefede. İLE/VE/||/<> Teknolojide. İLE/VE/||/<> Bilimde. )
- FİZYOLOJİ/PHYSIOLOGY[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA İŞLEV BİLİMİ
- FİZYOLOJİ ile/ve/değil/||/<> ANATOMİ
( www.anatomage.com | www.anatomagetable.com )
( Gövdenin işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gövdenin yapısını inceleyen bilim dalı. )
- FİZYOLOJİK GEREKSİNİMLER ile/ve/<> PSİKOLOJİK GEREKSİNİMLER
( Yerleşim dışında. İLE/VE/<> Yerleşim merkezlerinde. )
- FİZYON/FÜZYON/FISSION[İng.] değil/yerine/= BÖLÜNME | ÇOĞALMA
- FİZYOPATOLOJİ/PHYSIOPATHOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK OLUŞUM BİLİMİ
- FLAMBAJ/FLAMBAGE[İng.] değil/yerine/= YALAZLAMA
- FLANK[İng.] değil/yerine/= BÖĞÜR
- FLAPPING TREMOR ASTERIXIS, FLAPPING TREMOR[İng.] değil/yerine/= KANAT ÇIRPINTISI
- FLAŞ ile EL FENERİ
- FLASHBULB HAFIZA/FLASHBULB MEMORY[İng.] değil/yerine/= AYRINTILI OLAY BELLEĞİ
- FLASİDİTE/FLACCIDITY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEKLİK
- FLASTER ADHESIVE TAPE[İng.] değil/yerine/= YAPIŞKAN ŞERIT
- FLEKSİBIL/FLEXIBLE[İng.] değil/yerine/= ESNEK
- FLEKSİBİLİTE/FLEXIBILITY[İng.] değil/yerine/= ESNEKLİK
- FLEKSİYON/FLEXION[İng.] değil/yerine/= ESNEME
- FLEKSÖR/FLEXOR[İng.] değil/yerine/= BÜKÜCÜ, EĞİCİ
- FLEKSURA/FLEXURA[İng.] değil/yerine/= BÜKÜNTÜ
- FLEP/FLAP[İng.] değil/yerine/= SAPLI DOKU
- FLOKÜLASYON/FLOCCULATION[İng.] değil/yerine/= BULUTSU ÇÖKÜŞÜM
- FLOR ile FLORESAN ile FLORESAN IŞIK
- FLORANSA ile ÇİÇEK
- FLORESAN/FLUORESCENT[İng.] değil/yerine/= IŞIKTA PARLAYAN, IŞIK YAYAN
- FLORİDA ile GÖSTERİŞLİ ile SÜSLÜLÜK
- FLOROSKOPİ/FLUOROSCOPY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINIYLA BAKI
- FLÖRT ile FLÖRT ETMEK
- FLÖRT ile GÖSTERİŞ ile KOKET ile FLÖRT ile CİLVELİ
- FLOW CYTOMETER[İng.] değil/yerine/= AKAN GÖZEÖLÇER
- FLOW CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= AKAN GÖZE ÖLÇÜMÜ
- FLOWMETER[İng.] değil/yerine/= AKIŞÖLÇER
- FLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= AKIŞÖLÇÜMÜ
- FLU[Fr. < FLOU]/BLURRED[İng.] değil/yerine/= BULANIK
- FLÜKTÜAN/FLUCTUANT[İng.] değil/yerine/= ÇALKANTILI
- FLÜKTÜASYON/FLUCTUATION[İng.] değil/yerine/= ÇALKALANIM
- FLÜT ile FLÜT AŞILAMA ile FLÜT ile FLÜTÇÜ
- FMA/COST BENEFIT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YARAR BEDEL ÇÖZÜMLEMESİ
- FMA/FOUNDATIONAL MODEL OF ANATOMY[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TEMEL MODELİ
- FMF/FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER[İng.] değil/yerine/= (AILEDEN GELEN) AKDENİZ ATEŞİ
- FMRI/FUNCTIONAL MAGNETIC RESONANCE IMAGING[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME
- FOB[İng.] ile
( Alıcı ile satıcı arasında kararlaştırılan bir fiyatın, malın, satıcı tarafından, belirli bir limanda, gemi üzerinde teslimi koşuluyla biçilmiş olduğunu gösteren bir kısaltma. )
- FOBİ/PHOBIA[İng.] değil/yerine/= KORKU
- FOK ile LEOPAR/PARS FOKU
( ... İLE 22 km. hızla yüzebilirler. )
( ... İLE Boyu, 4 m.; ağırlığı, yarım tondan fazla olabilir. )
( ... İLE Deniz memelilerini avlayan tek foktur. )
( ... İLE Suyun dışında, hareket becerileri düşüktür. )
- FOKAL/FOCAL[İng.] değil/yerine/= ODAKSAL
- FOKUS[İng. < FOCUS]/LANMA değil/yerine/= ODAK/LANMA
- FOLIE A DEUX[İng.] değil/yerine/= PAYLAŞILMIŞ GERÇEKLİK YİTİMİ
- FOLİKÜL/FOLLICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK
- FOLKLOR ile HALK OYUNLARI
- FOLKSONOMİ/FOLKSONOMY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL SINIFLANDIRMA
- FOLLOWER[İng.] değil/yerine/= ARTÇI DALGI
- FON ile FONLAR
- FONETİK/PHONETIC[İng.] değil/yerine/= SES (İLİŞKİLİ)
- FONKSİYON[İng. FUNCTION] değil/yerine/= İŞLEV
- FONKSİYONEL/FUNCTIONAL[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL
- FONOKARDİYOGRAM/PHONOCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= KALP SES ÇİZGESİ
- FONOLOJİ[Fr., İng. < Yun.] değil/yerine/= SESBİLİM
- FONT[Fr.] ile FONT[İng.]
( Dökme, demir, pik. İLE Yazı tipi. )
- FONTANEL/FONTİKÜL/FONTANELLE/FONTICULUS[İng.] değil/yerine/= BINGILDAK
- FORAMEN[İng.] değil/yerine/= DELİK
- FORAMİNAT ile FORAMİNİFERLER
- FOREDO ile ÖN KIYAMET
- FORM ile/ve/değil MORF
( SURET ile/ve/değil ŞEKİL )
( Biçimden soyutlanmış suret'in kalıcılığı olanaklı değildir.[Şekil'den mücerred suret'in bekâsı mümkün değildir.] )
- FORMAL/FORMEL[İng./Fr.] >< (INFORMAL/INFORMEL) değil/yerine/= BİÇİMSEL (OLAN) (>< OLMAYAN)
- FORMASYON[Fr., İng.] değil/yerine/= YETİŞİM
- FORMASYON/FORMATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENME | OLUŞUM
- FORMICA ile FORMİKA[İng. < FORMICA]
( Karınca(/dan) [ailesi]. İLE Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür nesne. )
- FORMÜLASYON/FORMULATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENDİRME | BİLEŞİMLEME
- FORMÜLE ETME ile FORMÜLASYON
- FORNİKS/FORNIX[İng.] değil/yerine/= KEMERSİ YAPI | ÇIKMAZ | KATLANTI
- FORSEPS/FORCEPS[İng.] değil/yerine/= TUT ÇEK
- FORSEPS ile FORSEPS
- FORTRAN/FORMULA TRANSLATOR[İng.] değil/yerine/= FORMÜL DÖNÜŞTÜRÜCÜ (PROGRAMLAMA DİLİ)
- FORWARD GRUPLAMA/FORWARD TYPING[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN ÖBEKLENDİRME
- FOSİL ile FOSİLLEŞMEK
- FOSSA[İng.] değil/yerine/= ÇUKUR
- FOTON ile FOTON[İng. PHOTON]
( Fotoğrafın. İLE Işıcık. )
- FOTOSENTEZ ile/ve/||/<> SOLUNUM
( * Sadece bitki gözelerinde olur. İLE/VE/||/<> Bitkisel ve hayvansal tüm gözelerde olur.
* Sadece ışık altında gerçekleşir. İLE/VE/||/<> Günün her saatinde (gece-gündüz) devam eder.
* Fotosentez sırasında su ve karbondioksit kullanılır. İLE/VE/||/<> Organik besinler ve oksijen kullanılır.
* Fotosentez sırasında oksijen açığa çıkar. İLE/VE/||/<> Solunum sonrasında su ve karbondioksit açığa çıkar.
* Güneş enerjisi kimyasal enerjiye dönüşür. İLE/VE/||/<> Kimyasal enerji, serbest iş enerjisine dönüşür.
* Ağırlık artışı olur. İLE/VE/||/<> Ağırlık azalması olur.
* Organik besinler yapılmış olur. İLE/VE/||/<> Organik besinler yıkılıp, parçalanmış olur. )
- FOTOTERAPİ/PHOTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIK SAĞALTIMI
- FOVEA[İng.] değil/yerine/= ÇUKURCUK
- FPGA/FİELD-PROGRAMMABLE GATE ARRAY[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR KAPI DİZİSİ
- FRAGMANTASYON/FRAGMENTATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALAMA
- FRAJİL[İng./Fr. FRAGILE] değil/yerine/= KIRILGAN
- FRAJİLITE/FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= KIRILGANLIK
- FRAKSİYON/FRACTION[İng.] değil/yerine/= PARÇA | BÖLÜM | KESİM
- FRAKSİYONASYON/FRACTIONATION[İng.] değil/yerine/= AYRIŞMA
- FRAKTÜR/FRACTURE[İng.] değil/yerine/= KIRIK
- FRAME[İng.] değil/yerine/= ÇERÇEVE, KARE KARE
- FRANSA ile FRANSA HABER AJANSI
- FRANSIZCA ile FRANSIZ KADİFE ÇİÇEĞİ ile FRANSIZ TEBEŞİRİ ile FRANSIZ KAPISI
- FRC/FRK/FUNCTIONAL RESIDUAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= FONKSİYONEL İŞLEVSEL ARTAKALAN SIĞA, REZİDÜEL KAPASITE
- FREE(DOM) vs./and FREE
- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN
- FREKANS[Fr. FRÉQUENCE/İng. FREQUENCY] değil/yerine/= SIKLIK
( Birim zamandaki titreşim sayısı. )
- FREKANS ile DERECE
- FREKANSLI ile SIKLIK ile SIK ile SIKLIKLA
- FREMITUS[İng.] değil/yerine/= ELE GELEN TİTREŞİM
- FREN ile FREN PABUCU
- FRİ ŞOP[İng. < FREE SHOP] değil/yerine/= GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA
- FRİKSİYON/FRICTION[İng.] değil/yerine/= SÜRTÜNME
- FROG[İng.] -ile
( At tırnağının içi. )
(1996'dan beri)