İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.622 başlık/FaRk ile birlikte,
13.622 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/56)
- BUĞDAY ile/değil/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA
( Karabuğday (Greçka), adından dolayı, tahıllarla birlikte ele alınıp sınıflandırılmasına karşın, Gramineae[Buğdaygiller] ailesinin içinde değildir. Üçgen biçimindeki tohumları tüketilen, Rusya, Ukrayna, Kuzey ve Doğu Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya ve Çin gibi ülke ve bölgelerde üretilen bir bitkidir. Polygonaceae[Kuzukulağıgiller] ailesinin içindedir. )
- BUHARLAŞMAK ile BUHARLAŞMA
- BUKLE değil KUPLE[İng. < COUPLE] [bunların yerine ÇİFT/BEYİT]
- BÜKÜLMEK ile EĞİL ile BÜKÜCÜ ile BÜKME ile NAMAZDA EĞİLMEK
- BÜKÜLMÜŞ ile ESNEK OLMAYAN
- BULANIK ANLAM ile BULANIK ANLAMLI
- BULANIK DENEYİMDEN BİLGİ ile/ve İMLERDEN VE SÖZCÜKLERDEN BİLGİ
( Birinci türden bilgi. )
( Yanlışın biricik nedenidir. )
- BULANIKLIK ile BULANIK
- BULAŞICILIK ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIKLAR ile BULAŞICILIK
- BULAŞICILIK ile İLETİŞİMSEL ile İLETİŞİM
- BULAŞMA ile AKIŞ
- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON
( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )
( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 100 adet /cm²]
Eller [1.000 6.000 adet /cm²]
Kol [100 4.500 adet /cm²
Ayak [100 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon 10 milyon adet/ml] )
- BULAŞMAK ile/ve ULAŞMAK
- BULAŞTIRMAK ile İMA ile ÖRTÜLÜ ile ÖRTÜLÜ OLARAK
- BULAŞTIRMAK ile YAYMAK
- BULDOG ile BAKSIR/BOXER
- BULGARİSTAN ile BULGARCA
- BULGU ile/ve/<> KANIT
- BULMAK ile BİR TEDAVİ BUL ile BİR FIRSAT BUL ile MÜŞTERİ BUL ile KUSUR BUL ile SUÇLU BULMAK ile FIRSAT BUL ile ANLAMAK ile ÇÖZÜM BUL ile GENÇLİĞİ YENİDEN BUL
- BULMAK ile/ve/<> UYANMAK
- BULUCU ile BULMA
- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.] ile/ve/<> BİLİNÇ
- BULUNCU(VİCDANI), TATMİN ETMEK ile/ve/||/<> AKLI, İKNÂ ETMEK
- BULUNDURMA ile BİRİKTİRME
- BULUŞ
- BULUŞ ile YAKALAMA
( Ondokuzuncu yüzyılın en büyük buluşu, buluşun yöntemlerinin bulunmasıydı. )
- BULUŞMA = APPOINTMENT/MEETING[İng.] = RANDEVU/RENDEZ-VOUS[Fr.] = RENDEZVOUS/VERABREDUNG[Alm.] = APPUNTAMENTO[İt.] = CITA[İsp.]
- BULUŞMADA ve YAŞAMDA:
GEÇ ile/değil/yerine/>< ZAMANINDA ile/değil/yerine/>< (")ERKEN(")
( Kabul edilemez olan/olabilen. İLE/DEĞİL Geç kalınmış olan/olabilen. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanında olan/olabilen. )
( Unacceptable. VS. Late. VS. On time. )
- BULUŞMAK ile/ve UYUŞMAK
- BULUŞMAK ile/ve UZLAŞMAK
- BULUT ve/||/<> BOYUT
- BULUT ile BULUTSUZ
- BULUT ile RAF BULUTU
- BULUT ile YAĞMUR/KAR GETİREN BULUT
( Bulutlar, atmosferde asılı kalan minik su damlacıkları ya da buz kristalleri yığınlarıdır. Bu damlacık ya da kristaller su buharının duman ya da tuz gibi daha da küçük parçacıklar etrafında yoğunlaşmasıyla oluşur.[Yoğunlaşma çekirdekleri olarak adlandırılırlar.] )
( CEHÂM: Yağmur vermeyen bulut. )
- BULUTLU LEOPAR ile FORMOZA BULUTLU LEOPAR
(
ile
)
( ... İLE Tayvan'da görülmektedir. )
- BUMERANG ile/ve FRİZBİ[İng. FRISBEE]
- BUNALIM/BUNGUN ile/ve SIKINTI/LI
- BUNALMA ile BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA]
( Sonsuz sonucu olmayan hiçbir küçük iş yoktur. )
- BUNU ile/ve ONU
- BURADA ile KALITSALLIK ile KALITSALLIK ile DOĞUŞTAN ile DOĞASI GEREĞİ
- BURAYA ile ŞİMDİYE KADAR
- BURJUVA ile BURJUVAZİ
- BÜRO ile EMLAK BÜROSU ile BÜROKRASİ ile BÜROKRAT
- BÜROKRAT ile BÜRO OFİSİ ile BÜRO İŞLERİ
- BURTLAK/MOZAK/MERDEK ile ÇORPA
( Domuz yavrusu. İLE Dağ domuzu yavrusu. )
- BURUK ile BURUKLUK
- BURUN ile/ve/değil GAGA
- BURUŞMAK ile BURUŞUK
- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN
(
Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir. Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir. Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır. Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır. Etrüsk serpantin bustrofedon örneği Adriyatik kıyısı yazıtları Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir. Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni Eski Macar çomak yazıtları
Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.
Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).
Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.
Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.
Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.
Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.
Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.
Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.
Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.
Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım. Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı. Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır. Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez. Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür. Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın.BUSTROFEDON
Köken ve Tanım
βουστροφηδόν (boustrophēdón)
Bustrofedon Türleri
Gerçek Bustrofedon
TRUE
Gortyn Yasaları
Etrüsk Yazıtları
Sözde Bustrofedon
FALSE / SCHLANGENSCHRIFT
Capua Steli
Sabellik Yazıtları
Ters Bustrofedon
REVERSE
Rongorongo
Macar Rovás
Karşılaştırma
Özellik
Gerçek (True)
Sözde (False)
Ters (Reverse)
Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi
* Her satırda
* Her satırda
* Her satırda
* Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü
Yatay aynalama (mirror)
180° rotasyon (invert)
180° rotasyon
Türe göre değişir
Okuma Ekseni
Yatay zigzag
Yatay zigzag
Dikey zigzag (↑)
Yatay sürekli
Tablet Çevirme
X Gerekmez
X Gerekmez
* Gerekli (180°)
X Gerekmez
Paragraf Kesintisi
Olabilir (yön sıfırlanır)
Olabilir
Nadir
X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası
Sol üst köşe
Sol üst köşe
Sol alt köşe
Sol üst köşe
Yerine Ad
-
Schlangenschrift, Serpentine
-
Continuous Boustrophedon
Yaygınlık
En yaygın
Nadir
Çok nadir
Uzun metinlerde
Önemli Örnek
Gortyn Yasaları
Capua Steli
Rongorongo
Luwi Hiyeroglifleri
Bustrofedon Örnekleri
Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı
GERÇEK BUSTROFEDON
Kaplumbağa ve Tavşan
SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon
TERS BUSTROFEDON
Tarihsel Metin Örnekleri
Gortyn Yasaları
Luwi Hiyeroglifleri
Rongorongo Tabletleri
Capua Etrüsk Steli
Sabaean Yazıtları
Safaitic Yazıtları
İlişkili Yazı Yönü Kavramları
Sinistrograd
Dekstrograd
Stoichedon
Ayna Yazısı
Spiral Yazı
Dikey Yazı
Dijital Araçlar ve Kaynaklar
Araç / Kaynak
Tür
Açıklama
Bağlantı
dCode Boustrophedon
Çevrimiçi Dönüştürücü
Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar.
dcode.fr
TextFixer Reverse Text
Metin Ters Çevirici
Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir.
textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm
Teknik Standart
Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için.
unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon
Ansiklopedi
Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar.
wikipedia.org
Omniglot Writing Systems
Referans Sitesi
Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi.
omniglot.com
Unicode Denetim Karakterleri
Karakter
Unicode
İsim
Kullanım
U+200F
Right-to-Left Mark (RLM)
Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E
Left-to-Right Mark (LRM)
Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E
Right-to-Left Override (RLO)
Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D
Left-to-Right Override (LRO)
Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C
Pop Directional Formatting (PDF)
Yön geçersiz kılmasını sonlandırır
Aynalı Yazaç
(
| Bölüm | Açıklama |
|---|---|
| Tanım | Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi. |
| Köken |
Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki). Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”. |
| Yazım Yönü |
Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler. Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır. |
| Görsel Mantık | Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder. |
| Kullanıldığı Dönemler |
MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları. Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya. Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler. Runik yazmalarda ender örnekler. |
| Bustrofedon Türleri |
1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır. 2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz. 3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır. |
| Teknik İşlevler |
Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar. Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi. |
| Modern Kullanım |
Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları. QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı. Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer. |
| Somut Eski Örnekler |
Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri. Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem). Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları. |
| ... | Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir. |
- BÜTÇE ile/ve BÜTÇELENDİRME
- BÜTÇE ile BÜTÇESEL ile BÜTÇE KONTROLÜ
- BÜTÜN/LÜK ile/ve KENDİ/LİK
- BÜTÜN ile/ve BAĞLANTILI
- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA
( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )
( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )
( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )
- BÜTÜN ile TAMAMEN ile BÜTÜNLÜK
- BÜTÜNCÜL ile TÜMEL
- BÜTÜNLE(N)MEK ile/ve TAMAMLA(N)MAK
- BÜTÜNLEŞME ile BÜTÜNLENME
- BÜTÜNLEŞME ile/ve FARKLILAŞMA
- BÜTÜNLEYİCİ ile TAMAMLAYICI
- BÜTÜNLÜK
- BÜTÜNLÜK ile/ve DOKUNULMAZLIK
- BÜTÜNLÜK ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON
- BÜTÜNSELLEŞTİRME ile İNDİRGEME
- BÜTÜNSELLİK ile KUŞATICILIK
- BÜTÜNSELLİK ile/ve/<> SEVGİ
- BÜYÜ YAPMAK ile BÜYÜLENMİŞ
- BÜYÜ YAPMAK ile SİHİRBAZLIK
- BÜYÜ ile BÜYÜLER
- BÜYÜK AYI ile BÜYÜK
- BÜYÜK BRİTANYA ile BÜYÜK PİRAMİTLER ile ÇİN SEDDİ ile HARİKA ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK TORUNU ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK BÜYÜK BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK YALANCI ile BÜYÜK SAYI ile DAHA BÜYÜK ile EN BÜYÜK ile BÜYÜK ÖLÇÜDE ile ÇOK ETKİLENMİŞ ile BÜYÜKLÜK ile TANRI'NIN BÜYÜKLÜĞÜ
- BÜYÜK PATLAMA ile PATLATMAK ile PATLATILMIŞ
- BÜYÜK TURKİA ile/ve TURKİA
( Türk adının tarih sahnesine çıkışı VI. yüzyılda Gök-Türk Devleti'nin kuruluşuna bağlıdır. )
- BÜYÜK ile BÜYÜK FİNCAN ile KALIN BAĞIRSAK ile BÜYÜK NEHİR ile BÜYÜK BOY ile BÜYÜK MİKTAR ile BÜYÜK KANATLI ile BÜYÜKLÜK ile CÖMERTLİK
- BÜYÜK ile KOCAMAN İNSAN
- BÜYÜKANNE ile BÜYÜKANNE
- BÜYÜKANNE ile BÜYÜKANNE ile BÜYÜK TEYZE
- BÜYÜKAYI ile KÜÇÜKAYI
- BÜYÜKELÇİ(SEFİR[Ar.]/SEFÂRET)/LİK ile/ve/||/<> KONSOLOS[Yun.]/LUK / ŞEHBENDER[Fars.]
( VİSKONSÜL: Konsolos yardımcısı. )
( Ülkesinin, öteki ülkelerin başkentinde sadece bir tane olan, temsil etmekte olduğu ülkenin en büyük yetkisine sahip diplomatik kurumudur.[Çoğunlukla ve olağan koşullarda vize ve pasaport işlemleri yapılmaz.] İLE/VE/||/<> Ülkesinin, öteki ülkelerdeki ticari çıkarlarını korumakla sorumlu, diplomatik olmayan resmi kurumlardır.[Diplomatik özelliği bulunmayan resmi görevlerin yapıldığı, resmi kurumdur. Genellikle, pasaport, evlilik, doğum ve ölüm gibi işlemler yapılmaktadır.][Konsolosluk arşivleri ile binalarının dokunulmaz hakları vardır.] )
( Kendi ülkesini başka ülkede temsil eden en üst düzeydeki devlet görevlisidir, diplomattır.[Görevli oldukları ülkelerde, vatandaşı oldukları ülkenin devlet başkanının temsilcisidir. Ülkesiyle görevli oldukları ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri ilişkileri geliştirmeyi hedefler.] İLE/VE/||/<> Konsolosluk yöneticisinin unvanı, ülkelere göre farklılık gösterir.[Bulundukları kentin yetkili yöneticisiyle ilişki durumundadır. Konsolosluktaki görevlilerin diplomatik temsil hakkı yoktur.] )
- BÜYÜKELÇİ ile BÜYÜKELÇİLER ile BÜYÜKELÇİ
- BÜYÜKELÇİ ile ELÇİLİK
- BÜYÜKLÜK ile KOCAMAN
- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜCÜ ile BÜYÜLEYİCİ
- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLENMİŞ
- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLENMİŞ ile HAYRANLIK
- BÜYÜLEMEK ile ESARET
- BÜYÜLEMEK ile GÖZ KAMAŞTIRMASI
- BÜYÜLTMEK ile/ve/=/> KÜÇÜLTMEK
- BÜYÜME ile BÜYÜME VE ARTIŞ
- BÜYÜME ile/ve/değil ÇOĞALMA
- BÜYÜME ile/ve/<> GELİŞME
- BÜYÜMEK ile SAKAL BIRAKMAK ile SAKAL UZATMAK ile BÜYÜMEK ile BOYUT OLARAK BÜYÜMEK ile YAPRAKLARI BÜYÜTMEK ile YAŞLANMAK ile ÇIKMAK ile BÜYÜYOR
- BÜYÜMEK ile SEMİRMEK (MEYVE VERMEK)
- BÜYÜTMEK ile GENİŞLEME ile GENİŞLEME
- BUZ ile BUZ GİBİ ile DONDURMA ile BUZ ALANI
- BUZ ile/ve SU
( Üzerine damga yapılmaz! İLE/VE Üzerine yazı yazılmaz! )
- BUZAĞI["BUZA" değil!] ile/<>/> DANA ile/<>/> DÜVE ile/<>/> İNEK ile/<>/> TOSUN ile/<>/> BOĞA/KELE ile/<>/> ÖKÜZ ile/<>/> SIĞIR
( Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu. İLE/<>/> İneğin, sütten kesildikten sonra 15 aylığa kadar olan yavrusu. İLE/<>/> Doğum yapmamış dişi inek yavrusu. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri dişi sığır. İLE/<>/> Danalıktan yeni çıkmış 15 - 24 ay arasındaki genç boğa. | [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri erkek boğa/sığır. İLE/<>/> Kısırlaştırılmış/burulmuş boğa. İLE/<>/> Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. )
- BUZAĞI ile BUZAĞI AŞKI ile DANA DERİSİ
- BUZDAĞININ:
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ
( Gördüğümüz, olan değildir. )
( Görünüşler, aldatıcıdır. )
( Adı değiştirebiliriz fakat gerçek yine kalır. )
( Appearances are deceptive. )
( What you see is not what is.
You may change the name, but the fact remains. )
- BUZUL ile BUZUL
- C BANDI ile C BANTLAMA/KONSTİTUTİF HETEROKROMATİN
( Genellikle meteoroloji radarlarında kullanılan 3,75 ila 7,5 GHz dalga boyu arasındaki elektromanyetik tayftaki frekans aralığı. İLE Kromozomların genellikle sentromerik bölgeler ile heterokromatin yapı içeren öteki bölgelerin boyanmasında görevli, türlerin kromozomal olarak tanılanmasında, türler arasındaki genomik yakınlık derecelerinin belirlenmesinde, polimorfizm ve çeşitli kromozom mutasyonları çalışmaları ile karyotip çözümlemesinde en çok kullanılan boyama tekniği. )
- C-AĞIRLIKLI ...:
SES/GÜRÜLTÜ DÜZEYİ ile SES MARUZİYET DÜZEYİ
( Özellikle motor gürültüsü, makine gürültüsü, patlama sesi gibi gürültülerin ölçümünde kullanılan, 30-10.000 Hz arasını tekdüze ağırlıklandırmanın yapıldığı, desibel ölçeğinde ifade edildiğinde dBC etiketinin kullanıldığı gürültü düzeyi. İLE Deneğin maruz kaldığı gürültünün nicel ölçümlerinde C-ağırlıklandırma eğrisinin kullanılması. )
- C ile Ca ile C.G.S.[İng.][cm. | Gram | Second]
( Abecenin üçüncü harfi.[Sesbilim bakımından, dişeti damak ünsüzlerinin, ötümlüsüdür.] | Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası, harfle gösterildiğinde, üçüncü maddenin başına getirilir. | Nota imlerini, harflerle gösterme yönteminde, "do" sesini gösterir. | Karbon öğesinin simgesi. | Celsius sıcaklık derecesinin simgesi [°C]. | Isınma ısısının simgesi. | Kapasitör ve kapasitesi simgesi. | Elektrik sığasının simgesi. | Elektrik yükü birimi, Kulomb'un simgesi. | Isıl sığanın simgesi. | %1 anlamındaki santi[10¯²] simgesi. | Kritik durum ve kristal duruma işaret etmek için alt indis olarak kullanılan simge. | Işık hızını belirtmek için kullanılan simge. | Romen rakamlarında, 100 sayısını gösterir. İLE Kalsiyum'un simgesi. İLE Santimetre, gram, saniye sözcüklerinin baş harfleri ile gösterilen birim düzeni. )
- ÇABA HARCAMAK ile ETKİ YARATMAK ile EFOR ile KUVVET UYGULANMASI
- ÇABA = EDEAVOUR[İng.] = EFFORT[Fr.] = BESTREBEN[Alm.] = CONATUS[Lat.]
- ÇABA ile ZAHMETSİZCE ile ZAHMETSİZLİK ile ÇABALAR
- CADI ile GEVEZELİK EDEN
- ÇAĞ ile/ve DÖNEM
- ÇAĞ = EPOCH/AGE[İng.] = ÉPOQUE[Fr.] = EPOCHE[Alm.] = ERA[İt.] = ÉPOCA[İsp.]
- ÇAĞ ile/ve KOŞULLAR
- ÇAĞ ile/ve/değil/yerine SÜREÇ
- ÇAĞDAŞ = CONTEMPORARY[İng.] = CONTEMPORAIN[Fr.] = ZEITGENÖSSISCH[Alm.] = CONTEMPORANEO[İt.] = CONTEMPORÁNEO[İsp.]
- ÇAĞIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine DAVET ETMEK
- ÇAĞLARI ve YÜZYILLARI ve DÖNEMLERİ
- ÇAĞLAYAN ile KADEMELİ BAĞLANTI ile KADEMELİ KONTROL
- ÇAĞRIŞIM/LI ile/değil/yerine/></< ANLAMAK | ANLAM/LI
- ÇAĞRIŞIM = TEDAî = ASSOCIATION)[İng., Fr.] = ASSOZIATION[Alm.] = ASOCIACIÓN[İsp.]
- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK
( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )
( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )
- CAHİL ile/ve KABA
( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )
( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )
- ÇAKIL ile ÇAKILLI
- ÇAKIŞMAK ile DENK GELMEK ile TESADÜF ile TESADÜFİ ile ÇAKIŞAN
- ÇAKMAKTAŞI ile ÇAKMAKTAŞI CAM
- ÇALGICI ile ENSTRÜMANTASYON
- ÇALIKUŞU -ile
- ÇALIŞKAN/LIK ile/ve/> ZEKİ/LİK
( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )
( Çalışan kişi, sürekli saf; tembel ise hilekârdır. )
- ÇALIŞKAN ile/ve/değil (İYİ) ÇALIŞAN
- ÇALIŞKANLIK ile GAYRETLİ
- ÇALIŞKANLIK ile GAYRETLİ
- ÇALIŞMA ile ETKİN-LİK/FAALİYET
( Çalışma, bütün tarafından bütün içindir. İLE Etkin-lik, ego tarafından ego içindir. )
- ÇALIŞMA ile SALT ETKİN-LİK
- ÇALIŞMA ile/ve UĞRAŞMA
( Uğraşmak gerçek doğanızdır. )
( Sonuç beklemeden uğraşın, hırstan yoksun bir çaba gösterin. )
- ÇALIŞMA ile/ve ÜRETİM
( Siz çalışmayı sürdürün, tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )
( İyi olanı isteyin, o zaman tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )
( Çalışma ve bilgi elele yürümelidir. )
( Kişinin tek kazancı, çalıştığıdır. )
( Çalışan kişinin kimseye zararı dokunmadığı gibi, ondan hem milleti, hem de insanlık yararlanır. )
( Ya dünyayı bir oyun gibi görün ya da onun üzerinde var gücünüzle çalışın. Ya da ikisini de yapın. )
( Çalışmak zordur, gereksiz çalışmalardan kaçınmak ise daha da zordur. )
( Neye gereksiniminiz olduğunu en iyi siz bilirsiniz. )
( LABORARE ESTORARE: ÇALIŞMAK İBADETTİR! )
- ÇALIŞMA ile/ve/<> VERİMLİLİK
( ONGUN: Çok verimli olan. | Yarar duruma gelmiş. | Mutlu. | Kutlu. | Totem. | Arma. )
- ÇALIŞMAMAK değil/yerine/>< (B)AĞ KURMAK
- ÇALIŞTIRILABİLİR ile UYGULAMAK ile ATEŞ EDEREK İDAM ETMEK ile UYGULANMIŞ ile UYGULAMAK ile İDAM MANGASI TARAFINDAN İNFAZ ile CEZANIN İNFAZI ile YÜRÜTME SÜRESİ ile CELLAT ile YÖNETİCİ ile İCRA MEMURU ile YÜRÜTME GÜCÜ ile VASİ ile YÖNETİCİ
- ÇALIŞTIRMA ile AKTÜATÖR
- ÇALKALAMAK ile HEYECANLI ile AJİTASYON ile KARIŞTIRICI
- CALL CENTER[İng.] değil ÇAĞRI MERKEZİ
- ÇAM AĞACI/KÖKNAR ile/ve SÖĞÜT AĞACI ile/ve KAVAK AĞACI
( Sağlığı simgeler. İLE/VE ... İLE/VE ... )
- CAM DİRENÇ ile/||/<> CAM FİBER
( Üzeri helezonî bir karbon direnç elemanıyla kaplanmış bir cam tüp. İLE Ses, ısı ve elektrik yalıtımında kullanılan 25nm'den daha ince seyrek yapıdaki bir cam lif. )
- CAM ile/değil CAN
( Yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/DEĞİL Özünü görmek isteyenin baktığı. )
- CAM ile PAYREKS[İng.]
( ... İLE Sıcaklığa ve kimyasal etkilere dayanıklı bir tür cam. )
- ÇAMAŞIR ile ÇAMAŞIRHANE SERVİSİ
- CÂMİ'[Ar. < CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile CÂMİ'[Ar. < CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile Câmî[Fars.]
( CÂMİ: CEBRAİL + AZRÂİL + MİKÂİL + İSRÂFİL
( Beyin. + Göz. + Kulak. + Ağız. )
- CAMİA[Ar., Fars.] = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = COMMUNITAS[Lat.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = HË METUZIA[Yun.] = COMUNITA[İt.] = COMUNIDAD[İsp.] = GEMEENSCHAP[Fel.] = FÆLLESSKAB[Dan.] = OBŞÇESTVO[Rus.]
- CAMPBELL FORMÜLÜ ile/||/<> CAMPBELL KÖPRÜSÜ
( Yüklenmiş bir iletim hattının iletme sabitini, yüklenmemiş bir hattın iletme sabiti ve karakteristik empedansıyla her bir yükleyici bobinin empe-dansına bağlayan formül. İLE Karşılıklı indüktansı mukayese ve onun ayarlanmasıyla frekansların ölçülmesi için tasarımlanmış, L; bobinin iki nokta arasındaki öz indüktansı, M; bobin çiftinin karşılıklı (ortak) indüktansı, C; seri bağlı bir sığanın değeri ve R, Rı, R2 de seri bağlı dirençlerin değerleri olmak üzere, denge durumuna gelinceye kadar dirençlerin değiştiği ve denge durumunda L/M = 1 + R1/R ve M/C = R.R2 olduğu bir köprü devresi. )
- ÇAMUR ile SULU ÇAMUR
- CAN ERİK ile PAPAZ ERİK
- CAN ile/ve/<> CANLI
( Görünmez. İLE/VE/<> Görünür. )
( CAN: Yaşam kudreti. )
- CAN ve/<> COŞKU
- CAN ile/ve/<> TEN
( Ben/beden(gövde). İLE/VE/<> Hizmet. )
- CAN = TİRİM = PSYCHY[İng.] = ÂME[Fr.] = ANIMA, VITA[Lat., İt.] = LEBENSHAUCH, DAS BELEBENDE[Alm.] = TO PNEUMA, HO ZÕN[Yun.] = ALMA[İsp.] = ZIEL[Fel.] = SJÆL, İLDSJÆL[Dan.] = DUH[Rus.]
- CANA YAKIN ile DOĞUŞTAN
- CANAVAR ile CANAVARCA ile HAYVANLAR
- CANCILIK = CÂNEGERÂYÎ[Fars.] = ERVÂHİYYE/T[Ar.] = ANIMISM[İng.] = ANIMISME[Fr.] = ANIMISMUS[Alm.] = ANIMISMO[İt., İsp.]
- CANLI OLAN = ÂLÎ[Fars.] = 'UZVİYYE[Ar.] = ORGANIC[İng.] = ORGANIQUE[Fr.] = ANIMALIS[Lat.] = BELEBT, ORGANISCH[Alm.] = ORGANA EKHÕN, EMPSÜKHOS[Yun.] = ORGANICO[İt., İsp.] = ORGANISCH[Fel.] = ORGANISK[Dan.]
- CANLI/LIK ile/ve DERİN/LİK
- CANLI/LIK ile/ve/değil DİRİ/LİK
- CANLI ile/ve/<> CAN
( Görünür. İLE/VE/<> Görünmez. )
- CANLI ile/ve/<> GERÇEK
- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN
- CANLI ile/ve ORGANİK
- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
- CANLI ile/ve/yerine VAROLAN
- CANLI ile/ve YOĞUN
- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
- CANSIZ ile/ve/<> CANLI
( Sadece kendi. İLE/VE/<> [Üreyerek] Kendini taklit ve tekrar eden/edebilen. )
- CANSIZ ile CANSIZ NESNE
- ÇANTA ile HENTBOL
- ÇANTA ile MİSK TORBASI ile TORBALAMA ile BOL
- ÇAP ile/ve ÇEVRE
- ÇAP = DIAMETER[İng.] = DIAMÈTRE[Fr.] = DURCHMESSER[Alm.] = CALIBRO[İt.] = DIÁMETRO[İsp.]
- ÇAP ile/ve HAD
- ÇAP ile/ve/<> YARIÇAP
( Genellikle cisimlerin genişliği. | Büyüklük, ölçü. | Değer. | Yapının ya da arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. | Uc noktaları, dairenin çevresi üzerinde bulunan çemberin merkezinden geçen doğru parçası. İLE/VE/<> Çemberin/kürenin herhangi bir noktasıyla merkezini birleştiren doğru parçası, çapın yarısı. )
- ÇAPA ile ÇAPA KİŞİ ile DEMİRLEME
- CAPABLE OF DISCRİMINATING[İng.] değil/yerine/= ERGINLİK VE SEZGINLİK
- CAPE TOWN ile ÜMİT BURNU ile PELERİN
- ÇAPRAZ ÇUBUK ile KEMİKLERİN ile TATAR YAYI ile MELEZ ile MELEZ
- ÇAPRAZ SORGU ile ÇAPRAZ REFERANS ile ÇAPRAZ ŞEKİLLİ
- ÇARDAK ile KABİNLER
- ÇARENİN BULUNMASI/BULUN(A)MAMASI ile BAŞARI/BAŞARISIZLIK
- ÇARESİZ ile UMUTSUZCA ile ÇARESİZLİK
- ÇARESİZLİK ile/yerine KOŞULSUZLUK
- ÇARESİZLİK ile UMUTSUZ
- CARLİN ile CARLİNE
- ÇARPAN ile/değil/yerine/||/<>/< DEĞİŞKEN
- ÇARPIŞMA ile ÇARPIŞMA
- ÇARPIŞMA ile/||/<> ÇARPIŞMA FREKANSI ile/||/<> ÇARPIŞMA KURAMI ile/||/<> ÇARPIŞMA MATRİSİ / SAÇILMA MATRİSİ ile/||/<> ÇARPIŞMASIZ BOLTZMANN DENKLEMİ / VLASOV DENKLEMİ ile/||/<> ÇARPIŞMA ETKİ KESİTİ / ÇARPIŞMA TESİR KESİTİ / ETKİ KESİTİ / TESİR KESİTİ ile/||/<> ÇARPIŞMAYLA İYONLAŞMA ile/||/<> ÇARPIŞMAYLA UYARMA ile/||/<> ÇARPIŞMA YOĞUNLUĞU
- ÇARPIŞMAK ile ÇARPIŞAN
- ÇARPITMAK ile ÇARPIK ile ÇARPITMA
- ÇARPITMAK ile GERİYE YANSITMA
- ÇARPMALARDA... -<
- CASTING[İng.] değil/yerine/= DENEME ÇEKİMİ/OYUNCU SEÇİMİ
- CASUS[Ar.]/AJAN[Fr./İng. < AGENT] değil/yerine/= ÇAŞIT
- ÇATALLANMAK ile ÇATALLANMA
- CATERING[İng.] değil/yerine/= TOPLU YEMEK SUNUMU
- ÇATI ile ÇATI
( İnsan sesi. İLE Bir yapının/evin tepesini kuran parçaların tümü. )
- ÇATIRTI ile ŞAKA YAPMAK ile ÇATLAMAK ile BASKI ile ÇATLAK ile KIRIK FISTIK ile KRAKER ile ÇATLAMA
- ÇATLAK | AYRIK/FİSSÜR[İng. < FISSURE < Lat. FISSURA: Yarık/çatlak.] ile/ve/||/<> AKARCA/FİSTÜL[İng./Lat. < FISTULA: Tüp.] | OLAĞAN DIŞI KANAL/SAPAK BAĞLANTI
( Doku ya da örgen yüzeyinde çatlak ya da yırtık oluşması. İLE/VE/||/<> İki örgen ya da doku/yüzey arasında anormal bir bağlantı oluşması. )
( PALPEBRAL FISSURE: Göz kapakları arasındaki açıklık. )
( GASTROCOLICA FISTULA: Mide ile kolon arasında bağlantı oluşması.
COLOSTOMY: Kalın bağırsak ile karın yüzeyi arasında bağlantı oluşması. )
- ÇATLAK ile ÇINLAMA
- CAYDIRMAK ile CAYDIRICI
- CAYDIRMAK ile CAYDIRILMIŞ
- CAZİBE ile CHARMED ile ALIMLI
- CEBİR ile CEBİRSEL ile CEBİR DİLİ
- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İng., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]
- CEBRÂİL/GABRIEL[İng.] ile/ve/<> MİKÂİL/MICHAEL[İng.] ile/ve/<> İSRÂFİL/RAPHAEL[İng.] ile/ve/<> AZRÂİL/AZRAEL[İng.]
( Cebrail'in görevi, haber vermektir, yani ağız. İLE/VE/<> Mikail'in görevi, Doğu'dan Batı'ya, tüm sesleri işitmekmiş, Kulak. İLE/VE/<> İsrafil'in öttürdüğü surlardan biri, kişileri öldürecek, öbürüyse diriltecekmiş, değil mi? Burnumuzdan aldığımız solukla biz de diriliyoruz, kanımızdaki canlılar da. Kapa bakalım birisinin burnunu, ölüyor mu, ölmüyor mu? Burun da, her soluk alış-verişte iki sur öttürüyor. İLE/VE/<> Azrail gözdür. İnsan ölürken, önce gözleri solar. )
( ... İLE/VE/<> Sevgi. | Cazibe. | Vahdetin gölgesi. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Amellerin toplamı. )
( TÂVUS-İ SİDRE: Cebrail aleyhisselâm. )
( KERRÛBİYYÛN: Dört büyük melek. )
( GREŞTA GABET: Dört büyük melek. )
( BÂNG-İ REVÂREV[Fars.]: İsrafil'in üfleyeceği sûrun ikinci derecesi. )
( ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Alıp, saklayan. )
( Epistemelojik. İLE/VE/<> Ontolojik. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Ağız/a. İLE/VE/<> Kulak/a. İLE/VE/<> Dil/e. İLE/VE/<> Göz/e. )
( ... İLE/VE/<> Allah'ın adını taşıyan melek. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
( Azrail'e can vermeyen,
Hakk'a, Hakikat'e varamaz. )
- CEHÂLET["CAHÂLET" değil!] ile/ve/yerine/değil İLİM
( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )
( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )
( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )
( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )
( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )
( There is nothing that can help the world more than your putting an end to ignorance. )
- CEHÂLET/BİLGİSİZLİK ve/<> ÇOK VE BOŞ (GEREKSİZ) KONUŞMAK
- CEHÂLET/CÂHİL ile/ve ZULÜM/ZÂLİM
( Cahil kişi, kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir? )
( Zulümle âbâd olanın, sonu, berbâd olur. )
- CEHÂLET ile/ve CESÂRET
( Cesaret, akıldan gelirse cesârettir. Bilgisizlikten gelirse cehalettir. )
- CEHÂLET ile/ve/< KİN
- CEHÂLET ve/> SABIRSIZLIK
- CEHÂLET ile/ve TİCARET
- CEHÂLET ile UZAK OLMAK
- CEHENNEM ile FENA HALDE BÜKÜLMÜŞ
- ÇEK AUT[İng. < CHECK-OUT] değil/yerine/= ÇIKIŞ İŞLEMİ
- ÇEKAP/CHECK-UP[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK TARAMASI/YOKLAMASI, TÜM/TAM BAKIM
- ÇEKİÇ (KEMİĞİ) ile/ve ÖRS (KEMİĞİ) ile/ve ÜZENGİ (KEMİĞİ) ile/ve ORTA KULAK KEMİKLERİ
( AZM-İ MITRAKA ile/ve AZM-İ SENEDÂNÎ ile/ve AZM-İ RİKÂBÎ ile/ve ... )
( 
)
(
)
- ÇEKİCİ ile TEMYİZ BAŞVURUSUNDA BULUNAN KİŞİ ile ÇEKİCİ
- ÇEKİM / ÇEKİM KUVVETİ ile/||/<> ÇEKİM KÜTLESİ / KÜTLE
( Nesnelerin çekim(gravitasyon), elektrik, manyetik ve nükleer nitelikli güçlerle birbirini çekmesi. )
- ÇEKİM ile ÇEKİM EKİ
- ÇEKİMSEL BİÇİMBİLİM ile ÇEKİMSEL BİÇİMBİRİM
- ÇEKİMSER KALMAK ile ÇEKİMSER
- ÇEKİMSER ile ÇEKİNGEN/SINGIN
- ÇEKİNCE ile SAKINCA
- ÇEKİNCE ile/değil/yerine SAYGI
- ÇEKİNME ile EMPATİ
- ÇEKİNMEK ile ÇEKİLMEK
- ÇEKİNMEK ile SAKINMAK
- ÇEKİRDEK FÜZYONU ile/>< ÇEKİRDEK FİSYONU
( Hafif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır bir çekirdek oluşturması. İLE/>< Ağır bir atom çekirdeğinin bölünerek daha hafif çekirdekler oluşturması. )
( Füzyon tepkimeleri, büyük miktarda enerji açığa çıkarır ve güneşte gerçekleşen tepkimelerdir. [iki hidrojen atomunun birleşerek bir helyum atomu oluşturması.] İLE/>< Fisyon tepkimeleri de büyük miktarda enerji açığa çıkarır ve nükleer reaktörlerde kullanılır. [uranyum-235 çekirdeğinin nötronlarla bombardıman edilerek iki daha hafif çekirdeğe ve nötronlara bölünmesi] )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEK BAĞLANMA ENERJİSİ / BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BOZULMA MODU / BOZULMA ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ
( Temel olarak proton ve nötronlardan oluşan, yükü +Ze olan, etrafında elektronların döndüğü ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan çok yoğun merkezî kısmı. | Bir düzenek sargısının ortasında bulunan, manyetik çekirdek ya da kor olarak da bilinen manyetik nesne. )
- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEK MATRİSİ ile ÇEKİRDEK DÜZLEMİ ile ÇEKİRDEK DEPOLAMA
- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEKLENMİŞ
- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]
( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )
- ÇEKİRGE ile BOZKIR KARAÇEKİRGESİ
( ... İLE Düzkanatlılar (Orthoptera) takımının karaçekirgeler (Gryllidae) ailesinde yer alan, erginleri 12-20 mm boyunda, siyah renkli, ergin ve nimfleri sebzeler, mısır, şekerpancarı gibi bitkilerle beslenerek zarara yol açan böcek türü. )
- ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK
( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )
- ÇEKME ile/||/<> ÇEKME DEĞERİ ile/||/<> ÇEKME DİRENCİ / ÇEKME SINIRI
( Bir elektronik sinyal üreteci, bağımsız sinyal üreten başka bir devreyle çiftlenim yaptığında ilk üreteç frekansının bağımsız üreteç frekansına doğru değişme eğilimi göstermesi. İki frekans arasındaki fark küçükse bu eğilim çok güçlüdür. İLE/||/<> Yük empedansı yansıma kat sayısının fazı 360 derece değişliğinde bir sinyal üretecinin frekansının uc değerleri arasında ısıl etkiler dışında oluşan fark. [Bu yansıma kat sayısının mutlak değeri 0.20'dir.] İLE/||/<> Bir nesnenin kopuncaya kadar dayanabildiği, birim kesiti başına düşen çekme gücüyle ölçülen zorlanma. )
- ÇEKMEK ile ALIKOYMAK
- ÇEKOSLOVAKYA ile ÇEKOSLOVAK
- CELAL ile CELAL ABAD ile CELAL TALEBANİ
- ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]
- ÇELİŞKİ ile/ve ÇATIŞKI
( Düşündürür. İLE/VE Güldürür ya da ağlatır.[öfkeden] )
( Goes to think. WITH/AND Goes to laugh or cry.[by the anger] )
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine EYTİŞİM
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLİŞKİ
- ÇELİŞKİ ile/ve YANILSAMA
- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil FARKLI
- ÇELİŞME/ÇELİŞKİ = TENAKUZ = CONTRADICTION[İng., Fr.] = WIDERSPRUCH[Alm.] = CONTRADICTIO[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]
- CELP/CELB[Ar.] ile ÇAĞRI
- CEMAAT ile/ve CEMİYET
- ÇEMBER ile DAİRE
( ... İLE Bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların toplamı. )
(1996'dan beri)