İlişkili FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 20.458 başlık/FaRk ile birlikte,
20.458 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(54/83)
- MON-/MONO- ile/||/<> UNİ- ile/||/<> HAPL-/HAPLO- ile/||/<> COAG-
( Tek, yalnız, tek başına, eşi olmayan, bir. İLE/||/<> Bir, tek. İLE/||/<> Tek, yalnız, tek başına, eşi olmayan. İLE/||/<> Bir araya gelme, toplanma. )
- MONAD İLE COMONAD İLE ADJUNCTİON ile/||/<> İLERİ KATEGORİ KAVRAMLARI
( Kategori kuramınin soyut yapıları. )
( Formül: μ: T² → T İLE η: Id → T )
- MONAD[1] ile/ve/||/<> DIAD[2] ile/ve/||/<> TRIAD[3] ile/ve/||/<> TETRAD[4] ile/ve/||/<> PENTAD[5] ile/ve/||/<> HEKSAD[6] ile/ve/||/<> HEPTAD[7] ile/ve/||/<> OGDOAD[8] ile/ve/||/<> ENNEAD[9] ile/ve/||/<> DECAD[10]
- MONİZM:
MATERYALİZM ile/<> İDEALİZM ile/<> TARAFSIZ MONİZM
- MONODENTAT ile/||/<> ÇOK DİŞLİ
( Monodentat tek bağ NH₃, çok dişli chelate EDTA. )
( Formül: Tek İLE çoklu bağlanma )
- MONOFİLETİK ile/||/<> PARAFİLETİK
( Monofiletik tek ata tüm türev İLE parafiletik bazı hariç. )
( Formül: Complete İLE incomplete )
- MONOFOBİ[İng. MONOPHOBIA] ile/||/<> MONOHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. MONOHYBRID CROSS] ile/||/<> MONOSPESİFİK[İng. MONOSPECIFIC] ile/||/<> MONOTREM ile/||/<> MONOZOMİ[İng. MONOSOMY]
( Yalnız kalma korkusu olarak bilinen, Yunancada "bir" anlamına gelen μονόφωνος ("mŏnŏ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Bir genetik özelliğin farklı alel çiftlerini taşıyan bireylerin kendi arasında çaprazlanması. Örneğin heterozigot sarı ve yeşil tohum rengi aleline sahip iki bezelye bitkisi çaprazlandığında oluşacak yavruların 3/4'ü sarı, 1/4'ü ise yeşil tohum rengine sahip olacaktır. @@ Sadece bir antijenle tepkimeye giren antikor. @@ Oldukça değişik hayvanlardır ve sadece iki tip monotrem vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlıdırlar, kılları vardır ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in sürüngenlerden evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar. @@ Diploit organizmanın tek bir kromozom kaybetmesi durumu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MONOHİBRİT İLE DİHİBRİT İLE TRİHİBRİT İLE POLİHİBRİT İLE EPİSTASİ ile/||/<> KALITIM ÇAPRAZLAMALARI
( Mendel genetiğinde farklı sayıda özelliğin kalıtım desenleri. )
( Formül: (3:1)ⁿ fenotip oranı )
( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MONOİD İLE YARIGRUP İLE GRUP İLE HALKA İLE MODÜL İLE CAD ile/||/<> CEBİRSEL YAPI HİYERARŞİSİ
( Soyut cebirdeki yapıların gittikçe zenginleşen hiyerarşisi. )
( Formül: (G ile*) İLE (R ile+ ile×) İLE (F ile+ ile×) )
- MONOKLİN İLE TRİKLİNİK İLE ORTOROMBİK ile/||/<> KRİSTAL SİSTEMLERİ
( 7 kristal sistemi. )
( Formül: P İLE I İLE F İLE C merkezleme )
- MONOKOT ile/||/<> DİKOT
( Monokot tek çenekli paralel damar İLE dikot iki çenekli ağlı. )
( Formül: One İLE two cotyledons )
- MONOKOTİL[İng. MONOKOT] ile/||/<> TEPAL
( Tohumlarında tek çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ilki. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 1 tane çenek oluşumu gözlenir. @@ Bir çiçekte sepal (çanak yapraklar) ve petal (taç yapraklar) ayrımı yapılamıyorsa, çiçek örtüsünü oluşturan kısımlar tepal olarak adlandırılır. Monokotil (tek çenekli) ve bazı "ilkel" dikotil (çift çenekli) bitkilerde karakteristiktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MONOKROMATİK IŞIK ile/||/<> POLİKROMATİK IŞIK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Monokromatik tek renk, polikromatik çok renklidir )
( Formül: Tek λ İLE çoklu λ )
- MONOLİTİK KOLONLAR ile/||/<> TANECİKLİ KOLONLAR
( Monolitik kolonlar tek parça gözenekli yapıyken İLE tanecikli kolonlar küçük parçacıklarla doldurulmuş yapıdır )
( Formül: Düşük basınç düşüşü )
- MONOMER İLE OLİGOMER İLE POLİMER İLE KOPOLİMER ile/||/<> MAKROMOLEKÜL TÜRLERİ
( Tekrarlanan birimlerden oluşan farklı büyüklükteki molekül zincirleridir. )
( Formül: [-CH₂-CH₂-]ₙ (polietilen) )
- MONOMER ile/||/<>/> POLİMER
( Tek birimden oluşan molekül.[Polimeri oluşturan tek birim.] İLE/||/<>/> Çok sayıda birimin birleşmesiyle oluşan büyük molekül. )
( Büyük moleküllerin yapı taşları olan küçük moleküller. İLE/||/<>/> Monomerlerin birleşmesiyle oluşan büyük moleküller. )
- MONOSAKKARİT ile/ve/||/<>/> DİSAKKARİT
( Tek şeker molekülü. İLE/VE/||/<>/> İki şeker molekülünün birleşimi. )
- MONOTONE CONVERGENCE ile/||/<> DOMİNATED CONVERGENCE
( Monotone artış/azalış, dominated üst fonksiyon. )
( Formül: Order preserving İLE bounded above )
- MONOTREM ile/||/<> THERİA
( Monotrem yumurta bırakan İLE theria canlı doğuran. )
( Formül: Egg-laying İLE live birth )
- MONTE CARLO İLE FİNİTE ELEMENT İLE SİMPLEX ile/||/<> SAYISAL YÖNTEMLER
( Hesaplamalı problem çözme. )
( Formül: Mesh discretization )
- MONTE CARLO YÖNTEMİ ile/||/<> SONLU ELEMANLAR YÖNTEMİ
( Monte Carlo rastgele örnekleme, FEM deterministik bölümleme )
( Formül: Rastgele sayı İLE Mesh oluşturma )
- MONTE CARLO ile/||/<> MOLEKÜLER DİNAMİK
( MC rastgele örnekleme istatistik, MD deterministik Newton. )
( Formül: Metropolis İLE Verlet )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MONTE CARLO ile/||/<> QUASİ-MONTE CARLO ile/||/<> STOKASTİK SİMÜLASYON
( Rastgele örnekleme yöntemleri. )
( Formül: σ ∝ 1/√N (MC) )
- MONTEVIDEO ve/<> "18 TEMMUZ" CADDESİ
( "Bir dağ gördüm" VE/<> Uruguay'ın, bağımsızlığını kazandığı tarih.[18 Temmuz 1828] )
- MONTEVIDEO ve/<> PUNTA DEL ESTE
( ... VE/<> Uruguay'ın başkenti Montevideo'ya, 139 km. uzaklıkta, dünya çapında üne sahip bir kumsal/plaj. )
( ... VE/<> Plata Irmağı'nın okyanus ile birleştiği uc. [Bir tarafında Atlantik Okyanusu, öteki tarafında ise Plata Irmağı'nın ağzı görülmektedir.] )
( ... VE/<> Irmağın debisi, saniyede 22.000 m³'tür. Okyanus ile buluşan ağzının genişliği 240 km.'dir. )
- MONTEVIDEO ve/<> "TÜRK SOKAĞI"
( Uruguay'ın başkenti Montevideo'da, kentin bir bölgesindeki sokaklara, ülke adları verilmiş. Bunlardan biri de, "Türk Sokağı"dır. )
- MOONSHİNE CONJECTURE ile/||/<> MONSTROUS MOONSHİNE
( Moonshine conjecture modüler fonksiyon ve grup kuramı bağlantısıyken İLE monstrous moonshine Monster grubu ile J-invariant ilişkisidir )
( Formül: Monster group representation )
- MOORE AÇMAZI ile/ve/||/<> BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile/ve/||/<> BELİRLENMİŞ ÖĞRENCİ AÇMAZI ile/ve/||/<> INDY AÇMAZI
- MOORE AÇMAZI ile/ve/||/<> BEKLENMEYEN SINAV AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI İLAÇ AÇMAZI
- MORAN ile/||/<> SÜRECİ
( Moran süreci (evrim modeli) )
( Patrick Moran tarafından 1958 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1917-1988) (Ülke: Avustralya) (Alan: İstatistik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Moran süreci, popülasyon genetiği) )
- MORARMAK ile/ve/||/<> CIBARMAK
( ... İLE/VE/||/<> Vurma nedeniyle/sonucunda morarma. )
- MORBİDİTE[İng. MORBIDITY] ile/||/<> AKUT[İng. ACUTE] ile/||/<> POLİFARMASİ[İng. POLYPHARMACY]
( Bir hastalığa ya da hastalık semptomuna sahip olmayı ya da bir popülasyondaki hastalık miktarını ifade eder. Morbidite oranı, bir hastalık ya da hastalığın bir popülasyonda ortaya çıkma oranını ifade eder ve bir popülasyonun sağlığını ve sağlık ihtiyaçlarını belirlemek için kullanılabilir. Hastalıklar akuttan kronik, uzun süreli durumlara kadar değişebilir. @@ Ani başlayan, kısa süren ve şiddetli seyreden enfeksiyon. @@ Bir hastanın içinde bulunduğu duruma göre birden fazla (beş ya da daha fazla) ilacı düzenli olarak kullanmasıdır. Polifarmasi genellikle multimorbiditenin (çok sayıda uzun vadeli tıbbi duruma sahip olmanın) bir sonucudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MORFOGEN İLE GRADYAN İLE PATERN ile/||/<> GELİŞİMSEL SİNYALLER
( Embriyoda şekil oluşumu mekanizmaları. )
( Formül: C(x) = C₀ e^(-x/λ) )
- MORFOLOJİ[İng. MORPHOLOGY] ile/||/<> ÇEVRE TAKİBİ[İng. ENVIRONMENTAL MONITORING] ile/||/<> DİNAMİK DENGE[İng. DYNAMIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> IRAKSAK EVRİM[İng. DIVERGENT EVOLUTION] ile/||/<> JEOMORFOLOJİ[İng. GEOMORPHOLOGY]
( Canlıların fiziksel görünüşlerini inceleyen bilim dalı. Genel olarak, bu görünüşlerin toplamını ifade etmek için de kullanılır. Anatomi ile yakından ilişkilidir; ancak morfoloji daha kapsamlıdır. @@ Kısa sürede oluşan değişimlerin, uzun vadede belirli bir ortalama değer etrafında çeşitlilik göstermesine neden olan morfolojik evrimdir. Dinamik denge olarak da bilinir. @@ Kısa dönemde birçok değişiklik olmasına karşın, uzun dönemde pek fazla morfolojik değişimin gözlenmediği durumlardır. Net evrimsel değişimin az olduğu durumlar için kullanılır. @@ Başlangıçta benzer olan soylar arasındaki morfolojik farklılığın artmasına neden olan bir tür evrimsel değişim. @@ Yeryüzü şekillerinin özelliklerini, oluşumlarını ve kökenlerini inceleyen bilim dalıdır. Jeomorfoloji sözcüğü Yunancada yer anlamına gelen "Geo", şekil anlamına gelen "Morph" ve bilim anlamına gelen "Logos" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Günümüzde jeomorfoloji alanında yapılan bilimsel çalışmalar yeryüzü şekillerinin kökenleriyle ilgilidir. Bu tür çalışmalar, karasal yüzeyin birincil kabartma öğelerini şekillendiren ve değiştiren kuvvetlere odaklanır. Bu kuvvetler, tektonik aktiviteyi ve yüzeysel yer hareketlerini (örneğin, toprak kaymaları ve kaya düşmeleri) içerir. Ayrıca rüzgâr, buzul buzu ve akarsular tarafından oluşturulan kaya döküntülerinin ayrışması, erozyonu ve birikmesi de bu kuvvetlere örnek olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MORFOLOJİ ile/ve/||/<> FİZYOLOJİ
(
Morfoloji ve Fizyoloji arasındaki FaRkLaR
Yapı ve İşlev Bilimlerinin Kapsamlı Çözümlemesi
MORFOLOJİ
Yunanca "morphe" (biçim) ve "logos" (bilim) - Canlıların dış ve iç yapılarının biçim ve organizasyonunu inceleyen bilim dalı
FİZYOLOJİ
Yunanca "physis" (doğa) ve "logos" (bilim) - Canlı organizmaların ve düzeninin nasıl çalıştığını, işlevlerini ve yaşamsal süreçlerini inceleyen bilim dalı
| Kriter | Morfoloji | Fizyoloji |
|---|---|---|
| Odak Noktası | YAPI (Structure) | İŞLEV (Function) |
| Temel Soru | "Nasıl görünür?" "Ne?" | "Nasıl çalışır?" "Neden?" |
| İnceleme Konusu | Biçim, organizasyon | Süreç, mekanizma, etkinlik |
| Zaman Etmeni | Durağan (anlık durum) | Devingen (süreç odaklı) |
| Ölçüm Yöntemi | Görsel, metrik | İşlevsel, biyokimyasal |
| Çalışma Materyali | Ölü ya da canlı doku | Canlı organizma |
| Yaklaşım | Gözlemsel, tanımlayıcı | Deneysel, açıklayıcı |
| Morfolojik Yöntemler | Fizyolojik Yöntemler |
|---|---|
| Makroskopik inceleme | Biyokimyasal çözümlemeler |
| Işık ve elektron mikroskopi | Elektrofizyolojik kayıtlar |
| Histolojik kesitler | Metabolik ölçümler |
| Görüntüleme (X-ray, MR, BT) | İşlevsel testler |
| Morfometrik ölçümler | Hormon çözümlemeleri |
| 3D modelleme | Moleküler yöntemler |
| Morfoloji Alt Dalları | Fizyoloji Alt Dalları |
|---|---|
| Anatomi | Yapı fizyolojisi |
| Histoloji | Göze fizyolojisi |
| Sitoloji | Nörofizyoloji |
| Embriyoloji | Kardiyovasküler fizyoloji |
| Karşılaştırmalı morfoloji | Egzersiz fizyolojisi |
| Paleomorfoloji | Üreme fizyolojisi |
| Ultrastrüktür morfoloji | Endokrin fizyolojisi |
| Organ/Sistem | Morfolojik Özellikler | Fizyolojik Özellikler |
|---|---|---|
| KALP | ||
| Yapı/İşlev | 4 odacıklı, kas dokulu, konik biçim, 250 - 350 gram | 60 - 100 atım/dk, 5 L/dk kan pompalar, elektriksel ileti |
| KEMİK | ||
| Yapı/İşlev | Kompakt ve spongioz yapı, Havers düzenekleri, lameller | Ca homeostazı, kan gözesi üretimi, mekanik destek |
| GÖZ | ||
| Yapı/İşlev | Küresel yapı, kornea, lens, retina katmanları | Işık kırılması, görüntü oluşumu, sinyal iletimi |
| AKCİĞER | ||
| Yapı/İşlev | Süngerimsi yapı, alveol, bronş ağacı, ince duvar | Gaz değişimi, pH dengesi, ses üretimi |
| BÖBREK | ||
| Yapı/İşlev | Fasulye biçimi, korteks-medulla, nefron yapısı | Filtrasyon, reabsorpsiyon, idrar üretimi |
| Alan | Morfolojik Bozukluklar | Fizyolojik Bozukluklar |
|---|---|---|
| Patoloji Tipleri | Anatomik anomaliler | Metabolik sayrılıklar |
| Organ Değişimleri | Organ hipertrofisi/atrofisi | Organ yetmezliği |
| Neoplazi | Tümör oluşumu ve boyutu | Hormon salgılayan tümörler |
| Dejenerasyon | Dejeneratif değişiklikler | İşlev kaybı |
| Konjenital | Konjenital malformasyonlar | Enzim eksiklikleri |
| İmmün Sistem | Lenfoid hiperplazi | Otoimmün reaksiyonlar |
| Morfolojik Araştırma | Fizyolojik Araştırma |
|---|---|
| Yapısal karşılaştırmalar | İşlevsel çözümlemeler |
| Evrimsel morfoloji | Adaptasyon mekanizmaları |
| Gelişimsel anatomi | Düzenleme düzenekleri |
| Karşılaştırmalı anatomi | Karşılaştırmalı fizyoloji |
| Kuantitatif morfoloji | Düzenek fizyolojisi |
| Temel İlke | "Yapı, işlevi belirler; işlev, yapıyı biçimlendirir" | |
| Evrimsel Uyumlanma | İki bilim de çevresel uyumlanmaları inceler | |
| Karşılıklı Bağımlılık | Morfolojik değişimler, fizyolojik sonuçlar doğurur | |
| Homeostaz | İki bilim de dengeyi koruma mekanizmalarını araştırır | |
| Entegrasyon | Modern bilimde morfofizyoloji olarak birleşir | |
Morfoloji Özellikleri
- Statik inceleme
- Yapı odaklı çözümleme
- Gözlemsel yaklaşım
- "Ne?" ve "Nasıl görünür?" soruları
- Form ve organizasyon
- Ölü ya da canlı dokuda çalışma
Fizyoloji Özellikleri
- Dinamik inceleme
- İşlev odaklı çözümleme
- Deneysel yaklaşım
- "Nasıl?" ve "Neden?" soruları
- Süreç ve mekanizma
- Canlı organizmada çalışma
Spor Bilimlerinde
Morfoloji: Kas hipertrofisi, tendon kalınlaşması
Fizyoloji: VO₂ max artışı, laktat eşiği
Sayrılık Tanısında
Morfoloji: Biyopsi ile doku incelemesi
Fizyoloji: Kan testleri, EKG, SFT
İlaç Gelişiminde
Morfoloji: İlacın doku üzerindeki yapısal etkileri
Fizyoloji: İlacın metabolik ve işlevsel etkileri
- MORGANİT ile/||/<> HELİODOR
( Pembe ila turuncu renkte bir beril. İLE/||/<> Sarı renkte bir beril. )
- MORION ile/ve/||/<> HIGGS
- MORİTANYA'DA/TROBRİAND ADALARI'NDA:
ATAERKİLLİK ile/ve/değil/<> ANAERKİLLİK
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Moriler, anaerkil bir topluluktur.[Ancak kadın isterse boşanma gerçekleşir.] )
- MORKİNOS:
MAVİ YÜZGEÇLİ ile/<> SARI YÜZGEÇLİ ile/<> ÇİZGİLİ YÜZGEÇLİ ile/<> KOCAGÖZ
- MORPHOGEN İLE ORGANİZER İLE INDUCER ile/||/<> GELİŞİM SİNYALLERİ
( Embriyoda şekil oluşum mekanizmaları. )
( Formül: [Morphogen] → Pattern )
- MORS ABECESİ ile/ve/||/<> BREYL(BRAILLE) ABECESİ
( Işık ya da seslerin kullanılarak bilgi aktarılmasını sağlayan yöntem/abece. İLE/VE/||/<> Görme engelliler abecesi. )
( Hem görmeyen, hem de duymayan bir çocuğun, nasıl eğitilip yaşama katılabileceğini ve tek başına ayakta kalabileceğini, böyle bir durumun tüm zorlukları ve buna karşın olan çaba ve çözümlerini de ayrıntılarıyla gösteren, çok etkileyici ve çok başarılı bir film olan "Benim Dünyam" adlı filmi [Uğur Yücel - Beren Saat] izlemenizi salık veririz. )
( Mors Abecesi ve Metin - Mors Çeviricisi için burayı tıklayınız... )
(
)
( Yıldızlararası(Interstellar) filmini de izlemenizi salık veririz... )
( 
"Braille Abecesi ve Louis Braille'nin Öyküsü" yazısı için burayı tıklayınız... )
( DUMLUPINAR
"Delikanlı, Askeri Deniz Lisesi'ni kazanır ve Heybeliada'da okula başlar...
Bu arada, tanıştığı o Çanakkale'li kıza âşık olmuştur. Okulla beraber, aşkını büyüterek geliştirir. Arada mektuplaşmalar yazışmalar ve gün gelir, okul biter. Deniz Harp Okulu'nu da bitiren delikanlı, artık, Teğmen olmuştur.
Yine her zaman buluştukları kır kahvesinde buluşmak için randevulaşırlar. Önce delikanlı gelir, sonra da genç kız. Genç kız geldiğinde delikanlının yüzü düşmüş, yüzü asık onu beklemektedir. Genç kız, bu yüzü hiç beğenmemiştir. "Ayrılık zamanı geldi" diye düşünerek hazırlamıştır kendini. Önceki buluşmalardaki o heyecan, o sevinç, artık yoktur delikanlıda...
Usulca yanına yaklaşır ve "Hoş geldin" der. Kuru bir "sen de hoş geldin" diye aldığı yanıt, iyice hüzne boğmuştur genç kızı.
Artık bu aşkın sonuna geldiğini düşünerek sorar;
- "Senin bir sıkıntın mı var?"
- "Evet!"
- "Haydi söyle o zaman, her şeye hazırlıklıyım."v
- "Yaa... Beni bir denizaltıya verdiler", der genç... Kızgınca...
Genç kız, artık rahatlamıştır. Sorunun kendi değil denizaltı olduğunu duyunca içinden bir ohh çeker.
- "Ne var bunda?" diye sorar genç kız.
- "Yaa öyle deme! Biz denizciler, gemideyken sevdiklerimizle haberleşemiyoruz. Denizaltıdan nasıl haberleşeceğiz?"
Ve delikanlı, üzgün bir sesle sorar genç kıza...
- "İstersen ayrılalım!"
- "Hayır! Asla! Ben, seni bırakmam!" diye yanıtlar genç kız.
Delikanlı, beklediği bu yanıtı alır almaz heyecanlanır ve elinde tuttuğu paketi kıza uzatır.
- "Sana armağan getirdim. Al!"
Kızın kalbi hızla atmaya başlar. Neredeyse duracak gibi olur ve içinde yüzük olduğunu tahmin ettiği paketi heyecanla açar ama şaşkınlıktan duraklar. Paketin içinde bir fener ve mors abecesini gösteren kitap bulunmaktadır. Kız, şaşkınlıkla yine sorar...
- "Bunlar da ne?"
- "Yaa biz Çanakkale boğazından denizaltı ile çok geçeceğiz ve geçişlerimiz hep yüzeyden olur. Sen de fenerle mors abecesini kullanarak sana haber verdiğim zamanlarda yazışırız. Olmaz mı?"
- "Bunlarla mı yazışacağız?" diye sorar genç kız, yeniden.
- "İstemiyorsan ayrılalım!" der delikanlı.
- "Yok! Hayır!" der genç kız... "Ayrılık yok! Yaşasın mors!" diye yineler delikanlıya.
Genç kız, mors abecesi üzerinde çalışmaya başlar. Tüm ayrıntılarıyla öğrenir ve kullanabilir seviyeye gelir artık. Birkaç gün sonra haber gelir delikanlıdan. Gelen iletiye göre beş gün sonra gece saat 01:00'de geçeceğini ve kendine ileti yazmasını, kendinin de ona ileti göndereceğini iletir. Genç kız, belirtilen zaman ve saatte pencerede hazır bekler. Gelibolu'da denizaltı denizden süzülerek geçerken, çevrenin zifiri karanlığında, uzaklardan bir yerden yanan ışık pırıltılarını fark eder güvertedeki komutan ve öteki subaylar... İçlerinden biri...
- "Bakın bakın! İleriden bir yerden ışık yanıp sönüyor" diye dikkat çeker.
- "Çabuk okuyun! Bakalım ne diyorlarmış?" diye emir verir komutan. Subaylardan biri heceleyerek okur...
- "S-e-n-i-s-e-v-i-y-o-r-u-m..."
- "Bu ne lan?"" diye sorar komutan.
Hemen yanında duran delikanlı Teğmen...
- "Komutanım. "O, benim sevgilim!" der en şirin haliyle...
- "Nedir oğlum bu?"
- "Komutanım. Mors abecesi kitabı armağan etmiştim ve ben geçince bana yazarsın demiştim. İşte o!" diye yanıtlar delikanlı Teğmen.
- "Vayy be aferin lan! Desene biz bunca zaman boğazları hep boş geçmişiz."
- "İzin verir misiniz komutanım. Ben de bir ileti göndereyim."
- "Neyle?"
- "Cep fenerim var komutanım." der delikanlı Teğmen.
- "Ne feneri? Aç yansıtıcıyı! Geç başına! Gönder iletini!" der komutanı Teğmen'e...
Yansıtıcıyı açan Teğmen, yanıp söndürürken, sanki Gelibolu'yu yakıp tutuşturuyordu aşkından... İlk kez böyle bir şeyle karşılaşan Gelibolu halkı ise sanki uzaylılar istila etmiş gibi heyecanlanmıştı Teğmen ile genç kızın aşkından.
Gelen iletileri heceleyerek kâğıda dökmeye çalışan genç kız, denizaltı geçtikten sonra elindeki kâğıdı okur.
"S-O-N-S-U-Z-A-K-A-D-A-R!" yazılıydı delikanlıdan gelen iletide.
Bu olay, tüm denizaltıcılar arasında duyulmuştu. Artık herkes delikanlı Teğmen ile genç kızın aşkını anlatıyordu...
Birkaç gün sonra bir haber daha gelir. "Bir hafta sonra gece saat 02:45'te pencerede ol! Ben geçiyorum. Bana ileti gönder. Ama dikkat et! Konvoy durumunda geliyoruz ve ilk denizaltıda ben varım. Sakın sırayı şaşırma!"
Genç kız yine belirtilen saatte pencerede bekler...
Gecenin karanlığında Ege Denizi'nden, Çanakkale Boğazı'na giren denizaltılar süzülerek ilerliyordu. Genç kız, fenerini yakıp söndürerek iletisini göndermeye başladı. Işıkları gören denizaltındaki denizciler...
- "Bakın bakın! Işık, yanıp sönüyor okuyun!"
"S-e-n-i-s-e-v-i-y-o-r-u-m"
- "Vay be! Duyduğumuz doğruymuş. Gerçekten böyle bir aşk varmış!" der denizaltının kaptanı Bahri Kunt.
- "İyi de bu kızın sevgilisinin denizaltısı öndeydi. İlk denizaltıydı. Niye bize ileti gönderdi ki?" diye kendi kendine seslice sormadan edemez kaptan.
- "Komutanım. Herhalde uyuyakaldı ya da sırayı şaşırmıştır." diye yanıtlar subaylardan biri.
- "Yahu geçip gideceğiz. Şimdi kız haber almazsa yanlış anlayacak. Rahat uyuyamaz... Nasılsa gecenin karanlığı. Kimse anlamaz. Açın şu yansıtıcıyı!" emrini verir kaptan Bahri Kunt.
Ve iletiyi gönderir...
"S-O-N-S-U-Z-A-K-A-D-A-R!"
Tarih, 04 Nisan 1953'tü...
O konvoyun 1. denizaltısının adı ise "Dumlupınar"dı...
Çanakkale'nin Nara burnu açıklarında, İsveç bandıralı ve buzkıran donanımlı Naboland gemisinin çarpması sonucu Çanakkale Boğazı'nın derin sularına az önce gömülmüştü...
Konvoydaki 2. denizaltı ise bunu hiç fark etmeden devam etmişti ve boğazdan ilk geçen denizaltı olmuştu...
81 denizcimiz ile beraber o genç delikanlı Teğmen...
"S-O-N-S-U-Z-A-K-A-D-A-R..." sürecek olan son uykularına dalıyordu...
Anılarına saygıyla... Mekânları cennet olsun... )
( MORSE CODE vs./and/||/<> BRAILLE )
- MORS ABECESİ ile/ve/<> PIRILDAK
( ... İLE/VE/<> Işık açıp kapayarak işaretler vermeyi ve anlaşmayı sağlayan aygıt. )
- MORS "(OLMAK/ETMEK)" ile/değil/||/<> MARS (OLMAK/ETMEK)
- MORSE İLE FLOER İLE CONTACT ile/||/<> DİFERANSİYEL TOPOLOJİ
( Manifoldlar üzerinde analiz. )
( Formül: f: M → R )
- MORSE THEORY ile/||/<> FLOER HOMOLOGY
( Morse kritik nokta, Floer sonsuz boyut Morse. )
( Formül: Finite dimensional İLE infinite dimensional )
- MORULA İLE BLASTULA İLE GASTRULA ile/||/<> EMBRİYONİK EVRELER
( Erken embriyo gelişim aşamaları. )
( Formül: 2ⁿ göze (n=bölünme) )
- MORULA ile/||/<> BLASTULA
( Morula dolu top İLE blastula içi boş küre )
( Formül: Kompaksiyon İLE kavitasyon )
- MOT İLE OPTİCAL LATTİCE İLE ATOM CHİP ile/||/<> ATOM TUZAKLAMA
( Atomları yakalama ve kontrol teknikleri. )
( Formül: F = -kv - ∇U )
- MOTİVİC HOMOTOPY ile/||/<> ALGEBRAİC K-THEORY
( Motivic homotopy cebirsel geometride homotopi kuramıyken İLE algebraic K-theory halka ve şemaların K-gruplarını inceler )
( Formül: A¹-homotopy )
- MOTİVİC INTEGRATION ile/||/<> P-ADİC INTEGRATION
( Motivic integration cebirsel geometride measure kuramıyken İLE p-adic integration p-adik analiz measure kuramıdir )
( Formül: Arc space measure )
- MOTOR İLE SHUTTLE İLE RATCHET ile/||/<> MOLEKÜLER MAKİNELER
( Nano ölçek mekanik sistemler. )
( Formül: kBT scale energy )
- MOTOR[Fr. < MOTEUR] ve/||/<> KARBÜRATÖR[Fr. < CARBURATEUR]
( Herhangi bir enerjiyi mekanik enerjiye dönüştüren düzenek. VE/||/<> Patlamalı motorlarda akaryakıtı buharlaştırıp hava ile karışmasını sağlayan aygıt. )
- MOTT İLE ANDERSON İLE HUBBARD ile/||/<> ELEKTRON KORELASYONU
( Güçlü etkileşimli elektron sistemleri. )
( Formül: H = -t∑
- MOTT YALITKANI ile/||/<> BAND YALITKANI
( Mott elektron korelasyonu, band tek parçacık bant aralığı. )
( Formül: U >> t İLE E_g )
- MOVE/MENT ile/ve/<> MOBILE ile/ve/<> MOTION
( Saf harekettir, öz olarak bir yörünge, bir doğrultu/güzergâh/rota(route) üzerinde izlenen harekettir. İLE/VE/<> Hareketin devinimidir, biçimsel harekettir, merkeze bağımlı yapısı vardır. İLE/VE/<> Kütlesel devinimdir. )
- MOZAİK ÇİNİ ile/||/<> VİTRAY ile/||/<> GÜL PENCERE
( Değişik renklerde sırlanmış levha ve parçaların alçı zemin içinde dondurulmasıyla elde edilen bir süsleme tekniği. İLE/||/<> Renkli camların belirli bir kompozisyon düzeni içinde bir araya getirilişi. Avrupa'da özellikle kiliselerin pencerelerini süsleyen vitraylarda, doğaya özgü motiflerin yanında dinsel konular da belirli bir düzen içinde resimlenmiştir. İLE/||/<> Genellikle Gotik katedrallerin cephelerinde yer alan daire biçimindeki vitraylı pencere. )
- MOZAİK ile/ve/değil/yerine/||/<> AŞURE
- MOZAİK ile/ve/değil/||/<>/> EBRU
- MR ile/ve/||/<> BT/CT(TOMOGRAFİ)
( Gövdenin yapısal anormalliklerini tespit etmede kullanılan manyetik alanlı ve radyo dalgalı bir görüntüleme aracı.[Daha çok tendon yaralanmalarında, omurilik sorunlarında, beyin tümorlerinde ve yumuşak bağ doku tespitlerinde kullanılır.][Manyetik alan kullanılır.][X-ray ışınları ve radyasyon kullanılmaz.][İşlemi, yarım saat kadar sürebilir.] İLE/VE/||/<> Daha çok kemik yaralanmalarında, ciğer ve göğüs sorunlarında ve kanser tespitlerinde kullanılır.[Radyasyon kullanılır.][Daha çok acil servislerde kullanılır.][İşlemi, yaklaşık beş dakika sürer.] )
- MRI ile/||/<> CT
( MRI manyetik rezonans yumuşak doku İLE CT X-ray kemik. )
( Formül: H proton İLE X-ray )
- MRI ile/ve/||/<>/> fMRI
( RITA LEVI-MONTALCINI[22 Nisan 1909 - 30 Aralık 2012]
[1940'ta, MR'ı yapan kişidir.] )
- MRNA ile/||/<> KEŞİF
( Haberci RNA keşfi )
( François Jacob tarafından 1961 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1655-1705) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bernoulli sayıları, olasılık teorisi) (Nobel: 1965) )
- mRNA ile/ve/<> miRNA ile/ve/<> tRNA ile/ve/<> rRNA
( Messenger RNA. İLE/VE/<> Transfer RNA. İLE/VE/<> Ribozomal RNA. )
- MRNA ile/||/<> TRNA
( mRNA mesaj taşır İLE tRNA amino asit getirir. )
( Formül: Bilgi İLE taşıyıcı )
- MST İLE MAX FLOW İLE MATCHİNG ile/||/<> GRAF OPTİMİZASYON
( Klasik graf optimizasyon problemleri. )
( Formül: Max flow = Min cut )
- MUACCELE ile/||/<> MUECCEL
( Önden alınan. | Vakıf kiralarının ya da mâlikâne yöntemi ile işletilen mukataalardan peşin alınan bölümü. İLE/||/<> Tecil edilmiş, mühletli, sonraya bırakılan, peşin olmayan. )
- MUADDEL ile/||/<> MUNKALİB ile/||/<> TEBÂDÜL ile/||/<> TAHVÎL
( Değiştirilmiş, tâdil edilmiş. İLE/||/<> Değişen. İLE/||/<> Değişme. İLE/||/<> Değiştirme. )
- MUAF[Ar.] ile/ve/<> MASUM[Ar.]
- MUÂKADE[Ar. < AKD] ile/ve/||/<>/> MÜKÂTEB/E[Ar. < KETB]
( Sözleşme yapmak, antlaşma, akid. İLE/ve/||/<>/> Tamamlandığı zaman özgürleştirilmek üzere bedele bağlanan köle/lik. )
- MUALLİMHANE-İ NÜVVÂB ile/=/<>/> MEKTEB-İ NÜVVÂB ile/=/<>/> MEKTEB-İ KUZÂT
( Kadı yetiştirmek amacıyla açılan okullardı. )
( 1853 ile/=/<>/> 1884 ile/=/<>/> 1911 )
- MUALLİM-İ EVVEL ile/ve/<> MUALLİM-İ SÂNÎ
( Aristoteles. İLE/VE/<> Fârâbî. )
- MUAMELAT[Ar.] ile/ve/||/<> MÜNAKAHAT[Ar.]
( ... İLE/VE/||/<> Temizlemek, temiz/pak kılmak. )
- MUAMELE ve/<> MUHASEBE
- MUAMELE ile/ve/<> MÜKÂŞEFE
( Günlük yaşamın gerekleri/davranışları hakkındaki bilgilerin bilinmesi. İLE/VE/<> Manevi bilgilerin derinliğine ulaşma bilgisi. | Hakikat ehline, Allah sırlarının görünmesi, tevhîd delilleriyle halkta Hakk'ı görmek. | Meydana çıkarma. )
- MUÂMELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RİCA
- MUAYYEN ile/||/<> MÜSTATÎL ile/||/<> MURABBA ile/||/<> MÜSELLES ile/||/<> MÜSEDDES ile/||/<> MUHAMMES ile/||/<> KESÎRU'L-EDLÂ ile/||/<> MUNHARİF
( Eşkenar dörtgen. İLE/||/<> Dikdörtgen. İLE/||/<> Kare. İLE/||/<> Üçgen. İLE/||/<> Altıgen. İLE/||/<> Beşgen. İLE/||/<> Çokgen. İLE/||/<> Yamuk. )
- MUAZZAM ve/<> MUNTAZAM
- MÜBÂHESE ile/ve/değil/yerine/||/<> MÜNÂZARA
( Bir konu üzerine konuşma. | Toprağı kazmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Kurallara uygun olarak karşılıklı konuşma. | Bilimsel tartışma. )
- MÜBÂŞERET[Ar.] ile/ve/||/<>/< İRÂDE[Ar.]
- MÜBTEDEEN ile/ve/||/<> ZORUNLU
- MÜCADELE ve/||/<>/> MÜŞAHEDE
- MÜCÂDELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MÜZÂKERE
- MÜCEDDİD[< CEDÎD] ile/ve/||/<> MUHYÎ[< HAYÂT]
( Yenileyen, yenileyici, yeni bir biçim ve sûret veren, tecdîd eden. | Dine yeni bir açı katan kişi. İLE/VE/||/<> İhyâ eden, dirilten, canlandıran, yaşam/hayat veren. )
- SULTAN:
MÜCEDDİD ile/ve/||/<> MÜCAHİD
- MÜCERRED/YALIN ile/||/<> NÂKIS/MENKÛS/EKSİKLİ ile/||/<> FASİH
( Türemiş ya da bileşik sözcüğe karşıt olarak, kök nitelikli bir anlambirim özelliği taşıyan sözcük. İLE/||/<> Ad ya da eylem çekimine girmekle birlikte ilişkin olduğu veznin tüm biçimlerini içermeyen sözcükler. İLE/||/<> Bozulmamış, öz dile ait sözcük. )
- MÜCESSEM ADESÎ ile/||/<> MÜCESSEM BEYDÎ
( Mercek nesnesi. İLE/||/<> Oval nesne. )
- MÜCMEL ile/ve/değil/yerine/<> TAFSİL
( Kısa ve öz sözle anlatılmış. İLE/VE/<> Etraflıca, uzun uzun anlatma/açıklama. )
- MÜDAHALE ile/ve/<> SINIRLAMA
( INTERFERENCE vs./and/<> LIMITING )
- MÜDAHALE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TASHİH
- MÜDAHELE (EDİCİ) ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜZENLEME/DÜZENLEYİCİ
- MÜDÂHİL ile/ve/<> NÜFÛZ
- MÜELLEFÂT-I SEBÂ ve/||/<>/= ALTI ASKI[ŞİİR VE ŞAİR]
- MÜELLİF TESPİTİ:
SATIR SAYISI ve/||/<> ÇİZİM/KARALAMA ve/||/<> BOŞLUKLAR ve/||/<> KENDİ İRÂDESİ
( Hicrî IV./V. yy.'a kadar, sin ve şın harfleri dişliydi. )
- MÜESSESE ile/ve/||/<> TEŞEKKÜL
- MÜFTABİH ile/ve/||/<> MÜFTÂBİH
( Hakkında, fetvâ verilmiş olan. Kendiyle amel olunması icâb eden hüküm. İLE/VE/||/<> Müctehid âlimlerin ictihâdlarının kendiyle fetvâ. )
- MUĞLAK ile/||/<> MÜPHEM ile/||/<> MECHUL ile/||/<> MUAMMA ile/||/<> MUÂLLAK ile/||/<> MUHAL
( Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık. İLE/||/<> Belirsiz. | Açık ve seçik olmadan. İLE/||/<> Bilinmeyen. İLE/||/<> Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. İLE/||/<> Asılmış, asılı, ta'lîk edilmiş. | Bir yere dayanmadan, havada, boşta duran. | Sürüncemede kalmış iş. | Bağlı. | Kesin olmayan. | Açık hece.[bâ] | Bir yazı biçimi. İLE/||/<> Olanaksız, olmaz, olmayacak. )
- MUHABBET ve/||/<>/< HAKİKAT
( Sözlerde. VE/<> Gözlerde. )
- MUHABBET ile/ve/<> İLİM
- MUHABBET ile/ve/<> MERHAMET ile/ve/<> ADÂLET
( LOVE vs./and/<> MERCY vs./and/<> JUSTICE )
- MUHABBET ve/<> MÜNÂSEBET
( LOVE and/<> RELATIONSHIP )
- MUHABBETİN/AŞKIN DERECELERİ'NDE:
MEYL ile/||/<>/> ARZU ile/||/<>/> SAHÂBET ile/||/<>/> GARÂM ile/||/<>/> VEDÂD ile/||/<>/> ŞEGAF ile/||/<>/> TEFÎN ile/||/<>/> TEABBÜD ile/||/<>/> HULLET ile/||/<>/> IŞK
( Öteki dillerde bizim "muhabbet" gibi çok anlamlı bir sözcük var mıdır bilmem. Ama şu kadarını söyleyeyim... Bizi bilmek demek, biraz da bu sözcüğü tüm anlamlarıyla bilmek demek...
Muhabbeti; sevgi, aşk, sevdâ, dostluk, bağlılık, sohbet, yârenlik etmek anlamlarında kullanıyoruz. Birini sevdiğimizde ona muhabbet besleriz. Sevdiğimizle oturup konuştuğumuzda muhabbet etmiş oluruz. Bir erkek ile bir kadının birbirini tanımasına ve sevmesine vesile olanlara "muhabbet tellâlı" deriz. Ama konu tasavvuf olunca sözcük farklı anlamlar kazanmaya başlar.
Eskiler, muhabbeti, şiddetine göre on dereceye ayırmış. Öncesi ilgi duymak, sonrası muhabbetin şiddetiyle yok olmak olan muhabbet olmaz ise yolculuk da olmaz. Sırayla açıklayalım...
1. MEYL: Sözlükte bir yöne doğru yönelmek, eğilmek, eğik duruma gelmek anlamı verilmiş. Biz ise birine ya da bir şeye yönelmek, sevgi, ilgi göstermek, istek ve arzu duymak anlamlarında kullanıyoruz. Tasavvufta yolun en başındakilere muhib deriz. Muhib, ilgi duyan kişidir. Yolun başı ise ilgi duymaktır. O yüzden;
Âşık oldur kim kılar cânın fedâ cânânına
Meyl-i cânân itmesin her kim ki kıymaz cânına
(Fuzûlî)
İlgi duymaya başladığımız anda yolculuğumuz başlar. Çünkü meyl ile başlayan yolculuğun sonu bu uğurda canını vermektir.
2. ARZU: Meyl, irâdeye yükselirse arzu adını alır. İrâdeye yükselmesi ise yâri istemek ile olur. Ama bunun da bir bedeli vardır.
Cân la’lin eyler arzû yâr içmek ister kanımı
Yârâb ne vâdîdir bu kim cân teşne cânân teşnedir
(Bâkî)
3. SAHÂBET: Benimseyip koruma, kayırma suretiyle sâhiplenme, sâhip çıkma anlamlarında kullandığımız sözcük, Arapça olmasına karşın anlamını Türkçe'de kazanmış. Kişinin arzu ettiği kişiye karşı, gönlünden bir akış, bir eğilim peyda olması sonucunda da korumaya, sahiplenmeye başlar.
4. GARÂM: Olağanüstü sevgi, şiddetli arzu ve iştiyâk, büyük aşk anlamına gelen garâm, sevginin gönle âdeta yapışmasıdır.
Cenap Şehabeddin;
Uyan ey bister-i sînemde yatan tıfl-ı garâm
derken âşık olmaya başladığını ya da âşık olmak arzusunu dile getiriyordu.
5. VEDÂD: Sevgi, dostluk, muhabbet anlamlarına gelen vedâd, muhabbetin saf ve katıksız durumu. Gönülden öteki eşya ve kişilere olan ilginin atılması durumu. Aynı sözcükten türeyen vedûd ise “Kullarını çok seven, onları lûtfa, ihsâna gark eden; sevilmeye lâyık ve müstahak yalnız kendi olan” anlamında Allah’ın adlarındandır.
6. ŞEGAF: Sevginin kalbi istilâ etmesi, aşırı sevgi, mecnûnca, çılgınca sevme. Kalp, sevilen şey dışındakilerden temizlenince bu sefer sevgi coşmaya başlar, kalbin tamamını fetheder, istilâ eder.
7. TEFÎN: Örümcek ağı demek olan tefîn, aşkın bir üst derecesi. Kalbin her yanını istilâ eden sevgi, kalpten taşmaya başlar. Kalpten taşmaya başlaması ise kontrolün aşk sahibinin elinden çıkıp aşkın eline geçmeye başlamasıdır. Öyle ki aşk, örümceğin ördüğü ağ gibi kişinin her tarafını kapsar, örer, onu âdeta sıkı sıkı bağlar.
8. TEABBÜD: Kul köle olmak, tapınmak anlamındaki teabbüd, kişinin artık aşkın elinde oyuncak olduğu haldir. Bu durumdaki âşığı, Hayretî şöyle anlatır:
Gam yeriz kan yutarız kûşe-i mihnette müdâm
Sanma biz kevser-i cennât-ı naîmin kuluyuz
9. HULLET: Gerçek dostluk anlamındaki hullet, sevgiliden başka kimsenin kalmadığı durumu açıklamak için kullanılır. Hullette iki özellik bulunur. Biri sadâkât yani doğruluk, öteki de samimiyet. Aşkın sondan bir önceki durumudur. Artık aşkın gerçek olduğundan, heves ya da yanılsama olmadığından emin olunmuştur.
10. IŞK: Muhabbetin en son hali ve en aşırı derecesidir. Halkanın tamamlandığı son zincir. Zât, sıfata meylettiğinde, kalpte ortaya çıkarak tüm damarlarda akıp tüm organlara yayılan aşırı muhabbet. Hallâc’ın her tarafı kesildiğinde, kanının yerlere Allah Allah diyerek akmasının nedeni de Züleyha’nın kanının Yusuf diye diye akmasının nedeni de budur. Işk öyle bir durumdur ki kişinin nazarında, sevdiğinden başka bir şey olmaz ve tüm ilgisini sevdiğine gösterir. Sadece gözleriyle ve gönlüyle değil baştan ayağa tüm âzâsıyla sevdiğini müşâhede eyler.
Tasavvuf, meyl ile başlayıp ışk ile biten bir yolculuktur. O yüzden,
Muhabbet bir kef-i Dâvud’dur pûlâdı mûm eyler
(Suzî-i Prizrenî)
ve
Muhabbet öyle bir sırdır ki bin setr et nihân olmaz
(Îzzet Molla)
Işk sahipleri nerede olursa olsun hemen bilinir.
Son sözü de Fuzûlî söylesin:
Aşk imiş her ne vâr âlemde
Muhabbetiniz daim, aşkınız bâkî ve dâim olsun.
İsmail Güleç (Prof.Dr.) | www.ismailgulec.net
)
( Aşk Merdiveni [Diotima]

6. Basamak: Aşkın kendine duyulan aşktır. Kişi, güzelliği kendi biçiminde görür ve aşkın güzelliğini olduğu gibi sever. Her özel ve güzel olan, bu biçimle bağlantısı nedeniyle güzeldir.
5. Basamak: Genel olarak bilgiye duyulan aşktır.
4. Basamak: Yasalara ve kurumlara duyulan aşktır.
3. Basamak: Nefs sevgisidir. Bu, fiziksel özelliklerin bir kenara bırakıldığı, manevi ve ahlâkî güzelliğin sevgiyi tetiklediği aşamadır. Bu adımda, kişi, nitelikli zihinlere âşık olacaktır.
2. Basamak: Tüm güzel gövdelerin sevgisidir. Kişi, tüm gövdesindeki güzelliği görür ve farkları sevmeyi öğrenir.
1. Basamak: Tek bir gövdenin sevgisidir. Bu aşk, belirli bir gövdeye duyulur. Fiziksel özelliklere duyulan bir istektir. )
- MUHAFAZAKÂR ile/ve/değil/<>/>< RADİKAL
( Gelecek kaygılı. İLE/VE/DEĞİL/<>/>< Gelecekten ümitli. )
- MUHAFAZAKÂRLIK ile/ve/||/<> TEPKİSELLİK
- MUHAKEME[İng. REFLECTION] ile/||/<> ERİŞİMCİLİK[İng. ACCESSIBILISM]
( Aklın bir yetisi olarak muhakeme, dış dünyayı algılayıp çıkarımlarda bulunma ve aklın kendi kendini denetlemesi anlamına gelmektedir. Muhakeme yetisi sayesinde bellekte hali hazırda bulunan bilgiler ile yeni deneyimler doğrultusunda elde edilen bilgiler denetlenir, karşılaştırılır, çıkarımlar yapılır, bilgilerin doğruluğu üzerine düşünülür ve her ikisinin bir bütün oluşturduğu bir bilgi ağı meydana getirilir. Bu işlevleri doğrultusunda muhakeme bir denetleme ve çıkarım mekanizması olarak görülebilir. Epistemik özne, daha önce edindiği bilgilerin doğruluğu ile yeni edinmiş olduğu bilgilerin doğruluğunu muhakeme yetisi ile denetler. Bu denetleme sonucunda epistemik özne, hangi inançların doğru olduğu bilgisini edinir ve inançlarını biliyor olduğunu bilme bilgisine ulaşabilir. Bu anlamda muhakeme, öznenin bilinçli bir etkinliğidir. @@ İçselciliğin bir türü olan bu yaklaşım bir öznenin sahip olduğu inancın epistemik gerekçelendirmesini, öznenin zihnindeki bazı özel erişim türleri ile belirlenebileceğini iddia eder. Bir doğru inancı gerekçelendiren etkenlerin her an erişime ve muhakeme etmeye açık olması, öznenin bakış açısına içsel olan etkenlerin önemine vurgu yapar. BonJour, Audi ve Chisholm’un savunduğu bu yaklaşımda, bir şeyle ilgili tam deneyime sahipsek bilinç, içe bakış ve muhakeme ile bilgiye ulaşabiliriz; inanç ve algı deneyimlerimizin çoğuna muhakeme yeteneğini ile ulaşırız.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MUHÂKEME ile/ve/||/<>/> MÜZÂKERE
- MUHAKKÂK ile/||/<> REYHANÎ
( Sülüse benzeyen ancak daha fazla yatık ve uzun çizgileri olan büyük boy yazı biçimi. İLE/||/<> Muhakkâk'ın küçüğü. )
- MUHALEFET[Ar.] ile/||/<> HİZİP[Ar. < HİZB]
- MUHAMMEDÎ'LİK:
MUSEVÎ'LİK ile/ve/||/<> İSEVÎ'LİK
( Dışta. @@ İçte. )
- MUHARRER ile/||/<> TAHRÎR ile/||/<> TEVSÎK ile/||/<> MÜLÂHAZAT
( Yazılı. İLE/||/<> Yazma. İLE/||/<> Vesikalandırma, sağlamlaştırma, yazılı duruma getirme. İLE/||/<> Açıklamalar. )
- MUHASEBE ile/ve/||/<> MALİ İŞLER
- MUHASEBE ile/ve/||/<>/< MUHAKEME
- MUHDES ve/||/<> MANZUM ve/||/<> MALÛL ve/||/<> MAKÛL ve/||/<> MAHDUT ve/||/<> MÜSPET
- MÜHENDİS/LİK ile/ve/<> MİMAR/LIK
( ... ile/ve/<> BENNÂ )
( ... ile/ve/<> DÜLGER )
( ENGINEER vs./and/<> ARCHITECT )
- MUHİBBÂN/MUHİPLER ile/ve/değil/||/<>/> MÜNTESİB
( Bir tarikatın, tarikattan olmamasına karşın taraflısı olanlar. | Sevenler, saygı besleyenler, dostlar. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir yere, birine bağlanmış, kapılanmış, intisap etmiş olan kişi, derviş. | İlgili. )
- HARFLER:
MUHKEM ile/ve/||/<> MUKATTA
- MÜHR-Ü HÜMÂYÛN ile/||/<> TUĞRA ile/||/<> SERİR
( Padişah mührü. İLE/||/<> Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçime sahip simgeselleşmiş işaret. İLE/||/<> Padişahlarının makam koltuğuna verilen ad. )
- MUHSİN ERTUĞRUL ve/||/<> MUAMMER KARACA
( )
- MUHTELİF[Ar.] ile/||/<>/> MÜTENEVVİ[Ar.]
( Zıt, birbirini tutmayan. | Türlü, çeşit çeşit, çeşitli. İLE Türlü, çeşitli. )
- MUHTESİP[Ar.](İHTİSAP AĞASI) ile/ve/||/<> KETHÜDÂ/KAHYÂ[Fars.]
( İslâm şehirlerinde çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, belediye memuru. İLE/VE/||/<> Yiğitbaşılar aracılığıyla esnaf ve devlet ilişkisini yürüten. | Konak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kişi. | Değnekçi. | Gerekmediği hâlde başkasının işine karışan kişi. | Esnaf kuruluşlarında lonca başkanı. )
- MUİN ile/ve/||/<> HİMMET ile/ve/||/<> MÜZAHERET ile/ve/||/<> NUSRET
( Çoğunlukla alt seviyedeki kişinin yardımı.[Alttaki kişi, yukarı yardım/muavenet eder.] İLE/VE/||/<> Yukarıdan aşağıya yardım.[Yetkili kişi, aşağı yardım/himmet eder.] İLE/VE/||/<> Yandan, eş makamdan yardım.[Meslektaş, meslektaşına aynı güç ve konumdakine yardım eder.] İLE/VE/||/<> Lojistik yardım. )
- MÜJDE[Fars. < MUJDE] ile/ve/||/<> İKAZ/UYARI
- MÜJDE ile/ve/<> ÜMİT
- MUKABELE ile/ve/||/<> KIRAAT
( HOCA <> TALEBE <> HOCA )
- MUKÂBERE[Ar.] ile/ve/||/<> MUÂNEDE[Ar.] ile/ve/||/<> MÜCÂDELE[Ar.] ile/ve/||/<> MÜNÂZARA[Ar.] ile/ve/||/<> MUÂKEDE[Ar.] ile/ve/||/<> MUŞÂABE[Ar.] ile/ve/||/<> MUGÂLATA[Ar.]
( Bildiği hâlde inkâr etmek. İLE/VE/||/<> Bilmediği halde iddia etmek. İLE/VE/||/<> Doğrunun tespiti için başkasıyla tartışmak. İLE/VE/||/<> Doğrunun tespiti için kendiyle ya da başkasıyla tartışmak. İLE/VE/||/<> Konuşmaksızın kendiyle tartışmak. İLE/VE/||/<> Bilimsel bir konuyu, yalnızca doğrunun tespiti için tartışmak. İLE/VE/||/<> Bilimsel bir konuyu, yalnızca râkibi alt etmek için tartışmak. )
- MUKADDİME[İBN HALDUN] NÜSHALARINDA:
TUNUS ile/ve/<> MISIR ile/ve/<> ÜÇÜNCÜSÜ
- MUKARNAS ile/||/<> İSTALAKTİT ile/||/<> PANDANTİF
( Kademeli olarak taşmalar yapacak biçimde, aşırtmalı olarak yan yana ve üst üste gelen, üç boyutlu görünüm veren bir geçiş ve dolgu ögesi. Petek biçimli bir görüntü ile yarım kubbelerin içini dolgular İslâm sanatı ögesi. İLE/||/<> Sarkıtlı olan mukarnas. İLE/||/<> Kare altyapıdan kubbe eteği olan daireye geçiş ögesi. )
- MUKAYYED ile/||/<> MÜSECCEL
( Kaydedilmiş. İLE/||/<> Tescil edilen. )
- MÜKELLEF[< KÜLFET] ile/ve/<>/< MUHÂTAB[< HUTBE]
- MÜKELLEF ile/||/<> LÂYIK ile/||/<> EHİL
- MÜKELLEF[Ar.] ile/ve/||/<> MÜEDDEP[Ar. < MÜEDDEB]
- MÜKELLEFİYET ile/ve/değil/yerine/<> MUHABBET
- MÜKEMMEL SAYI ile/||/<> ARKADAŞ SAYILAR
( Mükemmel sayı bölenlerinin toplamı kendisine eşit İLE arkadaş sayılar birbirlerinin bölen toplamına eşit )
( Formül: σ(n) = 2n (mükemmel) İLE σ(a) = b ve σ(b) = a (arkadaş) )
- [ne yazık ki]
MÜKEMMELİYETÇİLİK" ile/ve/değil/||/<>/< ERTELEME "ALIŞKANLIĞI"
- MÜKEMMELİYETÇİ/LİK ile/ve/değil/<> GARANTİCİ/LİK
- MÜKEMMEL/LİK ile/değil/yerine/||/<>/< SÜREKLİ/LİK / KESİNTİSİZ/LİK
- MÜKTESEBAT[Ar.] ile/ve/||/<>/> KÜLLİYAT[Ar.]
- MUKTİ ile/||/<> MOKSHA ile/||/<> NİSSARANA
( Bağımsızlığa, iç özgürlüğe ulaşmış kişi. @@ Dünyevi mevcudiyetten kurtuluş, özgürleşme. @@ Özgürlük, kurtuluş. Aydınlanmak zihnimizi zincirleyen bağlardan kurtulmaktır. )
- MÜLÂHAZA[Ar.] ile/||/<> MÜTALÂA[Ar.]
- MÜLÂKAT[Ar. < LİKA] ile/ve/değil/yerine/<>/< LİYÂKAT
- MÜLK ile/ve/||/<> MÜLÜK
- MULLİKEN YÜKÜ ile/||/<> NBO YÜKÜ
( Mulliken orbital paylaşım, NBO doğal orbital lokalize. )
( Formül: Basis bağımlı İLE değil )
- MÜLTECİ:
ÜLKESİNDE ile/ve/||/<> YERİNDEN EDİLMİŞ ile/ve/||/<> YERİNDE/MAHALİNDE [IDPs]
- MULTİ-COMPONENT REACTİON ile/||/<> TWO-COMPONENT REACTİON
( Multi-component reaction üç veya daha fazla reaktan aynı anda reaksiyona girerken İLE two-component reaction iki reaktan arasında gerçekleşir )
( Formül: MCR efficiency )
- MULTIFERROIC ile/||/<> MAGNETOELECTRİC ile/||/<> SPINTRONICS ile/||/<> ÇOK İŞLEVLİ MALZEMELER
( Birden fazla düzen parametresi. )
( Formül: P·M coupling )
- MULTİPL SKLEROZ ile/||/<> GUİLLAİN-BARRÉ BELİRGESİ/SENDROMU
( Merkezi sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Periferik sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )
- MULTİPLE SKLEROZ ile/||/<> AMYOTROFİK LATERAL SKLEROZ (ALS)
( Merkezi sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Motor nöronların kaybı ile kas zayıflığı ve atrofisi ile ilişkili bir nörodejeneratif sayrılık. )
- MULTİVARİATE STATİSTICS ile/||/<> UNİVARİATE STATİSTICS
( Multivariate statistics çok değişkenli veri analizi yaparken İLE univariate statistics tek değişkenli analiz yapar )
( Formül: PCA analysis )
- MUMAĞACI ile/<> MUMPALMİYESİ ile/<> MUMÇİÇEĞİ
( Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa'da yetişen, bir tür mumpalmiyesi. İLE/<> Ilıman bölgelerde yetişen, gövdesi boyunca bir santim kalınlığında bir mum katmanı bulunan, yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. İLE/<> İkiçeneklilerden, güzel kokulu, şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan, etli yapraklı, sarılcı bir süs bitkisi. )
( MYRICA CERIFERA cum/<> CEREXYLON ANDICOLA cum/<> CERINTHE MINOR, CERINTHE RETORTRA )
- MUMBOYASI ile/<> MUMCİLÂSI
( Mum, terebentin, su ve toprakboyalarla hazırlanan boya. İLE/<> Parafin ve balmumunun, terebentin ya da neftyağında çözüştürülmesi ile elde edilen, ağaç eşyaları cilâlamakta kullanılan madde. )
- MÜMİN ile/ve/<> İSLÂM ile/ve/<> İHSAN
( Elinden, dilinden ve belinden emin olan/olunan. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> ... )
- MÜMKÜN DÜNYALAR ile/||/<> GERÇEK DÜNYA
( Mümkün dünyalar mantıksal olasılıklar İLE gerçek dünya fiili durumdur. Kripke semantiği mümkün dünyalar çerçevesinde İLE modal mantık ifadelerini değerlendirir. Zorunluluk tüm mümkün dünyalarda doğruluk. )
( Saul Kripke tarafından 1963 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1940-2022) (Ülke: ABD) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modal mantık semantiği, Kripke modelleri, isim teorisi, zorunluluk ve olasılık) )
- MUMYALAMA ile/ve/<>/değil/yerine TAHNÎT
- [ne yazık ki]
!MÜNÂFIK[< NİFÂK] ile/ve/<> !MÜFSİD[< FESAD]
( Ara bozan, bölücü, karıştırıcı. İLE/VE/<> Ara bozan, karıştırıcı, fesatçı. )
- MÜNCERR ile/ve/||/<>/< CERR
( Bir tarafa çekilip sürüklenen, sürülen, kayıp bir tarafa giden. | Varıp sona eren. | Sonuçlanan. İLE/VE/||/<>/> Çekme, sürükleme.| Arapça'da, ait olduğu adı, meksûr[kesreli=esreli] okutan harf ya da edat.[harf-i cerr] | Para, eşyâ vb. çekme. )
- MUNDUZ ile/ve/||/<> MUNDUZ ile/ve/||/<> MUNGAN / MUNGAK/MUNGAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Budala, şaşkın. İLE/VE/||/<> ... İLE Boşboğaz, geveze kişi. )
- [ne yazık ki]
MÜNKER ile/ve/||/<> FAHŞA-YI MÜNKER
- MÜNKİR ile/ve/||/<>/> KÂFİR ile/ve/||/<>/> MÜNÂFIK ile/ve/||/<>/> MÜŞRİK
( Hakikati bilmediğinden, inkâr eden. İLE/VE/||/<>/> Hakikati bilen ve bilinmesin diye örten. İLE/VE/||/<>/> Hakikati bilen ve örterek gizleyen.[kendini müminlerden göstererek kafirliğini saklayan ve nifak sokan. İLE/VE/||/<>/> Allah'a ortak koşan. )
- MÜPHEM[Ar.] ile/değil/yerine/||/<>/< MÜLHEM[Ar.]
- MÜPHEM[Ar.] ile/ve/||/<> ŞAİBE/Lİ[Ar.]
- MURAT[Ar. < MURAD] ile/ve/||/<> ŞAE[Ar.]
( İstek/istemek. İLE/VE/||/<> Diledi, istedi, murad eyledi. )
- MURAT ile/ve/değil/||/<>/> MEŞAKKAT
- MÜREKKEPBALIĞI ve/||/<> GELİNCİK ve/||/<> SALYANGOZ
( Avlarını, hipnoz ederek de avlayabilirler. )
- MÜREKKEPTE:
BEYAZ ile/ve/||/<> SİYAH ile/ve/||/<> KIRMIZI
- MÜREKKEPTE:
ISI ve/||/<> ARAP ZAMKI[İS/KURUM]
( En iyi mürekkep, en çok sallanmış olan mürekkeptir.[Hacc'a gönderilir ve döndükten sonra kullanılırdı.] )
- MÜRÎD[< REVD] ile/ve/||/<> MÜRŞİD[< RÜŞD]
( İrâde eden, buyuran/emreden, bir şeyhe bağlı olan kişi . İLE/VE/||/<> İrşâd eden, doğru yolu gösteren, kılavuz. | Tarikat pîri, tarikat şeyhi. | Gafletten uyandıran. | Hadım ül fukara. )
- MÜRŞİD ile/ve/değil/||/<> AYNA
- MÜRŞİDDE BULUNAN HALLER ile/ve/<> MÜRİDDE BULUNAN HALLER
- MÜRŞİD-İ KÂMİL KUCAĞINDA:
ARSLAN ve/<> CEYLAN
- MÜRTED[Ar. < İRTİDÂD] ile/ve/||/<> BAĞYİ[Ar.]
- MÜRÜVVET ve/||/<>/>/< MUHABBET
- MUSA ile/ve/||/<> MUSA
( [Osmanlı döneminde] [Müslümanlar için "SİN" ile yazılan.] İLE/VE/||/<> Müslüman olmayanlar için "SAD" ile yazılan. )
- MÜSAADE ile/ve/||/<> MÜSAİT
- MÜŞABİH ile/ve/<> MÜŞEBBEH
( Aralarında benzerlik olan, benzer, benzeş. İLE/VE/<> Bir şeyle arasında benzerlik bulunan, benzetilen. )
- MUSÂFAHA[Ar. < SAFH] ile/ve/||/+/<>/< EL SIKIŞMA, TOKALAŞMA
- MÜŞÂHEDE ve/<> MÜKÂŞEFE
( Görmek. VE/<> Perdeyi açmak. )
- MÜŞÂHEDE ile/<> TEMÂŞÂ
- MÜSÂHİB ile/ve/||/<> MERCE-İ TAKLİT
( ... İLE/VE/||/<> İran'da. )
- MUSAKKÂ ile/||/<> GAYR-İ MUSAKKÂ
( Sulu[suyu olan] tarla. İLE/||/<> Susuz tarla. )
- MUSAKKAF ile/||/<> MUSAKKAFÂT ile/||/<> HÂNE
( Üstü damla örtülü (bina), gayrimenkul kiralarına ilişkin. İLE/||/<> Ev, han ve dükkan gibi üstü dam ile örtülü yerler. İLE/||/<> Ev. )
- MUSALLA ile/ve/<> "MEZAT" ile/ve/<> MEZAR
( Namaz kılmaya yarayan, açık yer. | Camilerde, cenaze konulup önünde namaz kılınan yer. İLE ... İLE ... )
- MÜSEMMEN ile/||/<>/> MÜSEDDES ile/||/<>/> MURABBA
( [tefile]
8 @@ 6 @@ 4 )
- MUSHAF ile/ve/||/<>/< CÜZ
- MUSHAF ile/ve/<>/değil KUR'AN-I KERİM
( Kağıtların biraradalığı. İLE/DEĞİL Okunması gereken. )
( Aşk yoktur. İLE/VE/<>/DEĞİL Aşk vardır/olur. )
( Öznesi yoktur. İLE/VE/<>/DEĞİL Öznesi vardır. )
- MUSİBET ve/<> DUA
- MUSICA:
MUNDANA ve/||/<> HUMANA ve/||/<> INSTRUMENTALIS
( Kürelerin uyumu. VE/||/<> Müziğin, insan tiniyle ilişkisi. VE/||/<> "Müzik" dediğimizde, düşündüğümüz. )
( BOETHIUS[M.S. 477 - 524] )
- MÜSLÜMAN ile/ve/<> DERVİŞ
( Rikkatli kişi. İLE/VE/<> Rikkatli müslüman. )
( MUSLIM vs./and/<> DERVISH )
- MUSTAFA KEMAL/ATATÜRK ile/ve/||/<>/< KÂZIM KARABEKİR
- MUSTAFÂ[< SAFVET] ile/ve/||/<>/>/< MÜRTEZÂ[< RIZÂ]
( Istıfâ edilmiş. | Tertemiz, tasfiyet olunmuş. | Hz. Muhammed'in adlarından. İLE/VE/||/<>/>/< Râzı olunmuş. )
- MUSTAFA SAMİ ve/||/<>/> MONGERİ ve/||/<>/> RAŞİT TAHSİN BEY[1870 - 1936] ve/||/<>/> MAZHAR OSMAN
( Serriyat-ı Akliye Dersleri )
- MUSTAFA ile/ve/||/<> MUHTAR[< HAYIR]
- MÜSTAGNÎ[Ar. < GANÎ] ile/ve/||/<>/< ÂRÎ[Ar.]
( Doygun, gönlü tok. | Çekingen, nazlı (davranan). | Gerekli bulmayan. İLE/VE/||/<>/< Arınmış, soyutlanmış olan. )
- MÜSTAHZAR[Ar. < HUZUR] ile/ve/||/<>/>/< MÜSTAHZIR[Ar.]
( Hazırlanmış, huzura getirilmiş, istihzar edilmiş. | Zihinde tutulmuş. İLE/VE/||/<>/>/< Hazırlayan, istihzar eden. )
- MÜSTAKİLEN ile/||/<> MÜŞTEMİLÂT
( Yalnız, kendine ait. İLE/||/<> Taşınmazın kullanılmasını kolaylaştıran ek yapı. )
- MÜSTAKİLL[< KILLET] ile/ve/||/<> HÜR
( Başlı başına, kendi başına, kendin kendine, ayrıca, bağımsız. İLE/VE/||/<> Özgür. )
- MÜSTELEZZ[Ar. < LEZZET | çoğ. MÜSTELEZZÂT] ile/||/<> MÜSTELİZZ[Ar. < LEZZET]
( Lezzet alınmış, tadına varılmış. @@ Lezzet alan, tad alan, tadına varan. )
- MÜSTEZÂD ile/ve/||/<>/> SERBEST MÜSTEZÂD
- MÜSTEZAT ile/ve/||/<>/> SERBEST MÜSTEZAT
- MUTABAKAT[Ar.] ile/ve/||/<> ENTEGRASYON[İng. INTEGRATION]
- MUTAJEN[İng. MUTAGEN] ile/||/<> TERATOJEN[İng. TERATOGEN]
( Mutasyon oluşumuna sebep olan faktör. Bazı kimyasallar, virüsler ve radyasyon mutajen. @@ Seks gözelerinde mutasyon oluşumuna sebep olan mutajen. Bu mutasyonlar kalıtılabilir. Vücut gözelerinde oluşan mutasyonlar kalıtılamaz fakat kanser oluşturabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MUTASYON[İng. MUTATION] ile/||/<> BEKÇİ GENLER[İng. CARETAKER GENE] ile/||/<> BİLEŞİK HETEROZİGOT[İng. COMPOUND HETEROZYGOT] ile/||/<> ÇERÇEVE KAYDIRICI MUTASYON[İng. FRAMESHIFT MUTATION] ile/||/<> ÇOKLUPARMAK (POLİDAKTİL)[İng. POLYDACTYLY]
( Bir organizmanın nükleik asit dizisinde meydana gelen, dış etkenlere bağlı ve/veya rastlantısal olarak meydana gelen değişikliklerin tümü. Mutasyonların %70-90 arası nötr etkiye sahip ve canlıda herhangi bir ani değişim yaratmaz. %8-25 arası ani zararlı etkiler doğurur, %2-5 civarı ise ani yararlı etkilere sahip. @@ İnaktif hale getirildiğinde direkt olarak tümörleri teşvik etmeyen bir gen sınıfı; Bunun yerine, inaktivasyonu genetik dengesizliklerle sonuçlanır ve tüm genleri etkileyen mutasyon oranının artmasına neden olur. BRCA1 ve BRCA2 bekçi genlerin örnekleridir. @@ Bileşik homozigotluk, belirli bir gen lokusunda iki ya da daha fazla sayıda farklı mutasyonlara uğramış alellerin bulunması durumudur. @@ Genetik kodun içerisine 3 ya da 3'ün katlarından farklı sayıda kodun eklenmesi ya da çıkması sonucunda, kodun okunmasında meydana gelen şablon kayması tipi mutasyonlardır. Çoğunlukla yepyeni özelliklerin üretilmesine neden olur ya da ciddi sorunlar doğurur. @@ Genetik mutasyon ile el ve ayak parmak sayısının normalin üzerinde olmasına denir. Şimdiye kadar bir insanda görülmüş en fazla parmak sayısı, 34 adet parmak ile Akshat Saxena'nın parmak sayısıdır. Saxena'nın ellerinde 7'şer tane, ayaklarında 10'ar tane parmak bulunur. Aşağıda, bir görseli verilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MUTASYON ile/||/<> KURAM
( Mutasyon kuramı ve sıçramalı evrim )
( Hugo de Vries tarafından 1901 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1935) (Ülke: Hollanda) (Alan: Botanik, Genetik) (Önemli katkıları: Mutasyon teorisi) )
- MUTASYON ile/||/<> POLİMORFİZM
( Mutasyon nadir değişim İLE polimorfizm yaygın varyant. )
( Formül: 1 den az İLE 1 den fazla )
- MUTASYON ile/||/<> VARYASYON
( Mutasyon DNA değişimi İLE varyasyon çeşitliliktir )
( Formül: Nokta mutasyon İLE boy farkı )
- MÜTEAHHİT ile/ve/<> MÜHENDİS MÜTEAHHİT ile/ve/<> MİMAR MÜTEAHHİT
- MÜTEÂKİB ile/||/<> ZAHRİ ile/||/<> TEMÂDİ
( Sırayla, birbirinin arkasına gelen. İLE/||/<> Arkası, arkaya ait. İLE/||/<> Birbirinin devamı, devam etmek. )
- MUTEBER[Ar.] ile/ve/||/<> MUHTEREM[Ar.]
- MÜTEDEYYİN[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< MUHAFAZAKÂR[Ar.]
- MÜTEFEKKİRE ve/<> TERTİB
- MÜTEHAYYİLE ile/ve/<> MÜTEFEKKİRE
( Yaşam. ILE/VE/<> İlim. )
- MÜTEŞABİH ile/ve/değil/||/<> MESEL
- MÜTESÂVÎ EL-EDLÂ ile/||/<> MÜTESÂVÎ ES-SÂKEYN ile/||/<> MUHTELİFÜ'L-EDLÂ ile/||/<> MENŞÛR
( Eşkenar üçgen. İLE/||/<> İkizkenar üçgen. İLE/||/<> Çeşitkenar üçgen. İLE/||/<> Üçgen prizması. )
- MÜTEŞEBBİH:
"BENZER" ile/ve/değil/||/<>/< ŞÜPHE
- MÜTESELSİL ile/||/<> TESELSÜL
( Ard arda. İLE/||/<> Zincirleme. )
- MÜTEVEFFÂ ile/||/<> MÜTEVEFFİYE
( Vefat etmiş [erkek]. İLE/||/<> Vefat etmiş [kadın]. )
- MÜTEVELLİ[Ar.] ile/ve/||/<> MUVAZZAF[Ar.]
- MUTFAK ile/||/<> İŞLİK/ATÖLYE ile/||/<> GARAJ[İng. < GARAGE] ile/||/<> LABORATUVAR[Fr. < LABORATOİRE]
- BAĞIŞIKLIK:
MUTLAK ile/değil/yerine/<>/>< SINIRLI
- MUTLAK DEĞER ile/||/<> SAYI DEĞERİ
( Mutlak uzaklık, sayı değeri kendisidir )
( Formül: |-5|=5 İLE -5 )
- MUTLAK ÖZGÜRLÜK >< EŞİTLİK ile/<> MUTLAK EŞİTLİK >< ÖZGÜRLÜK
( Özgürlük ve Eşitlik, genişlediği oranda, birbirini yok eder.
[ "Mutlak Özgürlük" diye bir şeyden söz ettiğimiz oranda "Eşitlik"ten,
"Mutlak Eşitlik" diye bir şeyden bahsettiğimiz oranda da, "Özgürlük"ten söz edemeyiz. ] )
- MUTLAK REFRAKTER ile/||/<> GÖRECELİ REFRAKTER
( Mutlak hiç uyarılamaz, göreceli güçlü uyarı. )
( Formül: Impossible İLE difficult )
- MUTLAK SICAKLIK ile/||/<> BAĞIL SICAKLIK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Mutlak Kelvin ölçeği, bağıl Celsius/Fahrenheit ölçeğidir )
( Formül: K İLE °C )
( William Thomson (Lord Kelvin) tarafından 1848 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MUTLAK UZAY ile/||/<> MUTLAK MEKÂN
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- MUTLAK UZAY ile/ve/||/<> MUTLAK MEKÂN ile/ve/||/<> MUTLAK ZAMAN
- MUTLAK VARLIK ile/ve/<> MUTLAK HİÇLİK
- MUTLAK ve/=/||/<> ADEM
- MUTLAKA ile/ve/değil/yerine/||/<> KUŞKUSUZ
- MUTLAK/LAŞTIRMA ile/ve/||/<> KUTSAL/LAŞTIRMA
- MUTLAK/LIK ile/ve/||/<> BAĞLAYICI/LIK
- MUTLAK/LIK ile/ve/||/<> İLÂHÎ/LİK
- SALTIK/LIK / MUTLAK/LIK ile/ve/||/=/<> KOŞULSUZ/LUK
- MUTLAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YETKİN/LİK
( Bir şeyin mutlak olması, yetkin olduğu anlamına gelmez. )
- MUTLU ile/ve/<> MEMNUN
( Başarının sırrı nedir bilmiyorum fakat başarısızlığın sırrı herkesi memnun etmeye çalışmaktır. )
( HAPPY vs. PLEASED/GLAD )
- MUTLULUĞU ANIMSAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MUTLULUK
( [Çoğunluk için ne yazık ki] Yaşamın küçük bölümünde yaşanılan mutluluktan geriye kalan büyük bölümü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yaşamın çok küçük bir bölümünde yaşanılan. )
- MUTLULUK ADASI ve/||/<>/< SIRADANLIK DENİZİ
( Mutluluk adasına, sıradanlık denizinden ulaşılır. )
- MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME
- MUTLULUK:
GERÇEKLİK ile/ve/değil/yerine/-/||/<> BEKLENTİSİZLİK
- MUTLULUK:
SAHİP OLDUKLARIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE KADAR AZ ŞEYE GEREKSİNIM DUYDUĞUMUZ
- MUTLULUK:
SEROTONİN ve/||/<> OKSİTOSİN ve/||/<> MELATONİN ve/||/<>
NORADRENALİN ve/||/<> FENİLETİLAMİN ve/||/<>
DOPAMİN ve/||/<> ENDORFİN ve/||/<> ASETİLKOLİN
( Özsaygı ve uyku hormonu. VE/||/<> Güven hormonu. VE/||/<> Coşku hormonu. VE/||/<> Heyecan hormonu. VE/||/<> Mutluluk hormonu. VE/||/<> Ödül hormonu. VE/||/<> Ağrı kesici hormon. VE/||/<> Uyanıklık hormonu. )
(
)
- MUTLULUK ve/||/<> CİVANMUKTİ
( Bedenli olarak bu dünyada yaşarken özgürlüğe, kurtuluşa, mutluluğa erişenler. )
- MUTLU/LUK ve/||/<>/>/< DİNGİN/LİK
- MUTLULUK ile/ve/||/<> DOSTLUK ile/ve/||/<> AŞK
( Birlikte gülebiliyorsak. İLE/VE/||/<> Birlikte ağlayabiliyorsak. İLE/VE/||/<> Birlikte susabiliyorsak. )
- MUTLULUK ile/ve/||/<>/>/< SÜKÛN
- MUTLULUK ile/ve/değil/||/<>/< TATMİN OLMA
- MUTLULUK ve/||/<>/>/< YETİNMEK
- MUTSUZLUK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇOCUKLUĞUNU KAYBETMİŞ OLMAK
- MUTSUZLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MUTLULUK
( Sahip olduklarımızı unuttuğumuzdan dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sahip ol(a)madıklarımıza ulaşmak için. )
( En mutsuz kişi, geçmiş ve/ya da geleceğe (fazla) odaklı olandır. )
- [ne yazık ki]
"MUTSUZ/LUK" ile/ve/||/<>/>/< "UMUTSUZ/LUK"
( Ahlâksızlık. İLE/VE/||/<>/>/< Küfür. )
- MUTUAL İLE CONDİTİONAL İLE RELATİVE ile/||/<> BİLGİ ÖLÇÜLERİ
( Farklı bilgi ilişki metrikleri. )
( Formül: I(X;Y) = I(Y;X) ≥ 0 )
- MUTUALİZM İLE KOMMENSALİZM İLE PARAZİTİZM ile/||/<> SİMBİOZ TÜRLERİ
( Türler arası ilişkiler. )
( Formül: Mantar + Alg = Liken )
- MUTUALİZM İLE KOMMENSALİZM İLE PARAZİTİZM ile/||/<> SİMBİYOZ TÜRLERİ
( Türler arası etkileşim tipleri. )
( Formül: +/+ İLE +/0 İLE +/- )
(1996'dan beri)