Değil/yerine (... değil/yerine ... bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.574 başlık/FaRk ile birlikte,
13.574 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(40/56)
- POLARITE/POLARITY[İng.] değil/yerine/= KUTUPLULUK
- POLARİZASYON/POLARISATION değil/yerine/= UCLAŞMA/KUTUPLAŞMA
- POLARİZASYON/POLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPLAŞMA
- POLARİZASYON değil/yerine/= UCAYLANMA
- POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY
- POLEN/POLLEN[İng.] değil/yerine/= ÇİÇEK TOZU
- POLİÇE değil/yerine/= ÖDEKÇE
- POLİÇE[< İt. < Yun.] değil/yerine/= SİGORTA BELGİTİ
- POLİFONİ değil/yerine/= ÇOKSESLİLİK
- POLİFONİK değil/yerine/= ÇOKSESLİ
- POLIFORM/POLYFORM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- POLİGENİK/POLYGENIC[İng.] değil/yerine/= ÇOK GENLİ
- POLİGON değil/yerine/= ATIŞ ALANI
- POLİGON değil/yerine/= ÇOKGEN
- POLIMER/POLYMER[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZ
- POLIMERİZASYON/POLYMERIZATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZLAMA
- POLIMORF/POLYMORPH[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ | PARÇALI
- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- POLIMORFİZM/POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK
- POLINOM[İng.] değil/yerine/= ÇOK TERİMLİ
- POLINÜKLEER/POLYNUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇOK ÇEKİRDEKLİ GÖZE
- POLİP/POLYP[İng.] değil/yerine/= SAPLI UR
- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- POLİTİKA EKONOMİSİ değil/yerine/>< EKONOMİ POLİTİKASI
- POLİTİKACI değil/yerine DEVLET ADAMI
( Seçimleri düşünür. DEĞİL/YERİNE Gelecek kuşakları düşünür. )
- POLİVALAN/POLYVALENT[İng.] değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİKLİ
- POLYANNA'CI/LIK ile/değil/yerine/<>/< İYİMSER/LİK
- POMPALAMAK ile/değil/yerine DESTEKLEMEK
- POMPALAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ŞİŞİRMEK
- PONKSİYON/PUNCTION[İng.] değil/yerine/= DELME
- POP ile/ve/değil/yerine/||/<>/> POPÜLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KLASİK
- POR/PORE[İng.] değil/yerine/= GÖZENEK
- POROZİTE/POROSITY[İng.] değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK
- PORSİYON değil/yerine/= PAYLIK
- PORT/PORTA[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ YERİ
- PORTABIL/PORTABLE[İng.] değil/yerine/= TAŞINABİLİR
- PORTAL değil/yerine EŞİK
- PORTATİF değil/yerine/= SÖKKURLU
- PORTATİF/SEYYAR değil/yerine/= TAŞINABİLİR/TAŞINIR
- PORTE değil/yerine/= DİZEK
- PORTE[Fr.] değil/yerine/= DİZEK[müzik'te]
( Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )
- PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI
- PORTMANTO[Fr.] değil/yerine/= ASKILIK
( Palto, şapka gibi şeyleri asmak için yapılmış, raflı ve bazısı aynalı askı yeri. )
- PORTÖR değil/yerine/= HASTALIK TAŞIYICI, SAYRITAŞIR, SAYRI TİNİ
- p.os[Lat. < PER OS] değil/yerine/= AĞIZ YOLUYLA, AĞIZDAN
- POS/PROOF OF STAKE[İng.] değil/yerine/= PAY KANITI
- POST ile/ve/değil/yerine/||/<> DOST
( Toprak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Allah. )
( Postu bırakırsak, dostu buluruz! )
- POSTACI ile/değil/yerine POSTA KUTUSU
( Papua Yeni Gine'de, hiç postacı bulunmuyor. Ancak posta kutusu kiralayabiliyorsunuz. )
- POSTER değil/yerine/= ASKILI SUNUM, ASKILI TANITIM
- POSTERIOR[İng.] değil/yerine/= ARKA | ARKADA
- POSTEROLATERAL/POSTEROLATERAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-DIŞ YAN
- POSTEROMEDİYAL/POSTEROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-İÇ YAN
- POSTİKTAL/POSTICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBET SONRASI
- POSTMORTEM[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM SONRASI
- POSTOP./POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI
- POSTOPERATİF/POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI
- POSTÜR/POSTURE[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DURUŞU
- POŞU ile/değil/yerine BAŞÖRTÜSÜ
( Bir tür kenarları saçaklı başörtüsü. İLE ... )
- Bİ'L KUVVE[Ar.]/POTANSİYEL[Fr., İng. < POTENTIAL] değil/yerine/= İÇKİN/GİZİL/GİZİLGÜÇ
- POTENT[İng.] değil/yerine/= GÜÇLÜ
- POW/PROOF OF WORK[İng.] değil/yerine/= İŞLEM KANITI
- POZ ile/değil/yerine KOZ
( [not] POSE/POSITION vs./but TRUMP/ADVANTAGE
TRUMP/ADVANTAGE instead of POSE/POSITION )
- POZİSYON/POSITION[İng.] değil/yerine/= KONUM | DURUM
- POZİSYONLA(N/DIR)MAK değil/yerine/= KONUMLA(N/DIR)MAK
- POZİSYON/STATÜ/VAZİYET değil/yerine/= KONUM
- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU
- POZİTİVİST değil/yerine/= OLGUCU
- POZİTİVİZM değil/yerine/= OLGUCULUK
- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ
- PPE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM
- PPM/PARTS PER MILLION[İng.] değil/yerine/= MILYONDA BİR
- PPM/PERMANENT PACEMAKER KALICI PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALICI KALP PİLİ
- p.r.[Lat. < PER RECTUM] değil/yerine/= REKTUM/ANÜS YOLUYLA
- PRAGMATİK ANALİZ/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= EDİMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME
- PRAGMATİK/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= YARARCILIK, EDİMBİLİM
- PRAGMATİK değil/yerine/= EDİMBİLİM/EDİMBİLİMSEL
- PRAKSİ/PRAXIS[İng.] değil/yerine/= EDİM
- PRANDİYAL/PRANDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖĞÜNE AIT
- PRATİK[İng., Yun.]/TEAMÜL[Ar.] değil/yerine/= KILGI/KILGIN/KILGILI
- PRATİK değil/yerine/= KOLAY
- PRATİSYEN değil/yerine/= ALIŞTIRMAN
- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ
- PREDİKTİF/PREDICTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ (ETKEN)
- PREDİKTÖR/PREDICTOR[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ
- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN
- PREDISPOZE/PREDISPOSED[İng.] değil/yerine/= YATKIN
- PREDISPOZİSYON/PREDISPOSITION[İng.] değil/yerine/= YATKINLIK
- PREFABRİK[Fr.] değil/yerine/= HAZIRYAPIM EV
- PREFABRİK değil/yerine/= ÖNYAPILI/KURMALI/KURMA
- PREHİSTORİK değil/yerine/= ÖNESKİNCİL
- PREKLİNİK/PRECLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLİNİK ÖNCESİ
- PREKÜRSÖR/PRECURSOR[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL
- PRELIMINER/PRELIMINARY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL | İLK
- PRELOAD[İng.] değil/yerine/= ÖN YÜK
- PREMATÜRE/PREMATURE[İng.] değil/yerine/= ERKENDOĞAN, GÜNSÜZ | ERKEN
- PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN
- PREMEDİKASYON/PREMEDICATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAYICI SAĞALTIM
- PRENSİP KARARI değil/yerine/= İLKE VARGISI
- PRENSİP OLARAK .../PRENSİPTE ... değil/yerine İLKECE ...
- UMDE[Ar.]/PRENSİP[İng. < PRINCIPLE] değil/yerine/= İLKE
- PRENSİP/Lİ/PRINCIPLE[İng.] değil/yerine İLKE/Lİ
- PREOP./PREOPERATİF PREOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT ÖNCESİ
- PREPARASYON/PREPARATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA
- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ
- PRESİPITAN/PRECIPITANT[İng.] değil/yerine/= TETİKLEYİCİ | HIZLANDIRICI | ÇÖKELTICİ
- PRESİPITASYON/PRECIPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELME | HIZLANDIRMA
- PRESİSTOLİK/PRESYSTOLIC[İng.] değil/yerine/= SISTOL ÖNCESİ
- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN
- PREVALAN/PREVALENT[İng.] değil/yerine/= YAYGIN
- PREVALANS/PREVALENCE[İng.] değil/yerine/= YAYGINLIK ORANI
- PREVANTİF/PREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ
- PREZANTASYON/PRESENTATION[İng.] değil/yerine/= SUNUM
- PREZERVASYON/PRESERVATION[İng.] değil/yerine/= KORUMA
- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)
- PRICK TEST/SKIN PRICK TEST[İng.] değil/yerine/= DERİ DELME TESTİ
- PRIME[İng.] değil/yerine/= ÖNCEL
- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL
- PRIMING[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA
- PRIMİTİF/PRIMİTIVE[İng.] değil/yerine/= İLKEL
- PRİMİTİVİZM değil/yerine/= İLKELCİLİK
- PRIMORDİYAL/PRIMORDIAL[İng.] değil/yerine/= İLKEL | TEMEL
- PRIMUM NIHIL NOCERE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLE ZARAR VERME
- PRIMUM[İng.] değil/yerine/= İLK | ÖNCE
- PRINT OUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI
- PRINTER[İng.] değil/yerine/= YAZICI
- PRK/PHOTOREFRACTIVE KERATOCTOMY FOTOREFRAKTİF[İng.] değil/yerine/= KORNEA KESİSİ, IŞIKKIRAN SAYDAM TABAKA KESİSİ
- PRN/PRO RE NATA[İng.] değil/yerine/= GEREKSİNIM DURUMUNDA, İHTİYAÇ HALİNDE
- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE
- pro us ex.[Lat. < PRO USU EXTERNA] değil/yerine/= DIŞARIDAN KULLANMAK İÇİN
- PROBABİLİZM değil/yerine/= OLASICILIK
- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN
- PROBLEMATİK değil/yerine/=
- PRODROM[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTİ
- PRODROMAL[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTILİ
- PRODÜKSİYON değil/yerine/= YAPIM
- PRODÜKTÖR değil/yerine/= YAPIMCI/ÜRETİCİ
- PROFESÖR["PROFÖSÖR" değil!] değil/yerine/= BİLMEN
- PROFESYONEL değil/yerine/= İŞGEDENUZMAN
- PROFESYONEL değil/yerine/= UZMAN/CA
- PROFICIENCY[İng.] değil/yerine/= YETERLİLİK
- PROFİL/PROFILE[İng.] değil/yerine/= DÖKÜM | YANDAN GÖRÜNÜŞ
- PROFİLAKSİ/PROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= ÖNLEME
- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ
- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM
- PROGRAM[İng.] değil/yerine/= İZLENCE, İZLİK
- PROGRAM[İng. PROGRAM | Fr. PROGRAMME ] değil/yerine/= KOMUTLAM
- PROGRES/PROGRESS[İng.] değil/yerine/= İLERLEME | GÜNLÜK
- PROGRESİF/PROGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİCİ
- PROGRESYON/PROGRESSION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİŞ
- PROJE[İng. PROJECT] değil/yerine/= TASARI/İŞ
- PROJEKSİYON/PROJECTION[İng.] değil/yerine/= YANSITMA | İZ DÜŞÜM
- PROJEKSİYON değil/yerine/= YANSITMA
- PROJEKTİF/IDENTIFIKASYON PROJECTIVE IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= YANSITMALI ÖZDEŞİM
- PROJEKTIL/PROJECTILE[İng.] değil/yerine/= MERMİ, ATIŞ
- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ
- PROKARYOT değil/yerine/= İLKEL ÇEKİRDEKLİ
- PROKSİMAL[/PROXIMAL[[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA YAKIN
- PROLAPSUS[İng.] değil/yerine/= SARKMA
- PROLIFERASYON/PROLIFERATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALMA
- PROLIFERATİF/PROLIFERATIVE[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALAN
- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ
- PRÖMİYER/GALA["İLK PRÖMİYER/İLK GALA" değil!] değil/yerine/= İLK GÖSTERİM
- PROMOSYON değil/yerine/= TANITIM
- PROMOTOR[İng.] değil/yerine/= KURUCU, GELİŞTİREN
- PRON/PRONE[İng.] değil/yerine/= YÜZÜSTÜ
- PRONASYON/PRONATION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNME (KOL VB.)
- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL
- PROPORSİYON/PROPORTION[İng.] değil/yerine/= ORANTI
- PROPORSİYONEL/PROPORTIONAL[İng.] değil/yerine/= ORANTILI
- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU
- PROPRIYOSEPSİYON/PROPRIOCEPTION[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALGILAMA
- PROPRIYOSEPTÖR/PROPRIOCEPTOR[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALMACI
- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM
- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ
- PROSES/PROCESS[İng.] değil/yerine/= SÜREÇ
- PROSPEKTİF EVALÜASYON/RETROSPECTIVE EVALUATION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK DEĞERLEME
- PROSPEKTİF/PROSPECTIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK
- PROSPEKTÜS/PACKAGE INSERT[İng.] değil/yerine/= TANITMALIK
- PROSPEKTÜS[Fr./İng. < PROSPECTUS] değil/yerine/= TANITMALIK
- PROSTAT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KESTANECİK
( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )
- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK
- PROTEİN değil/yerine/= ÖNBESİ
- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] değil/yerine/= KORUYUCU
- PROTEST (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)
- PROTEZ /PROSTHESIS[İng.] değil/yerine/= TAKMA
- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...
( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )
- PROTİSTLER/PROTİSTALAR değil/yerine/= YUVARGİLLER
- PROTOKOL değil/yerine/= SÖZLEŞME/ANTLAŞMA, SÖZ BELGE/TUTANAK | SEÇKİN, SEÇKİNLER
( Bir toplantı sonunda imzalanan belge. | Diplomaside uyulması gereken kurallar. )
- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK
- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- PROTOTİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ÖNBASKI
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK
( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )
- PROVİZYON değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)
- PROVOKASYON/PROVOCATION[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTMA
- PROVOKATİF/PROVOCATIVE[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI
- PROVOKATÖR değil/yerine/= KIŞKIRTMACI
- PROZODİ ANALİZ/PROSODY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= VEZİN ÇÖZÜMLEMESİ
- PROZODİ değil/yerine/= SESLEM UYUM
- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA[İng.] değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI
- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI / YÜZLERİ TANIYAMAMA
- PRP/PLATELET RICH PLASMA TROMBOSITTEN[İng.] değil/yerine/= ZENGIN PLAZMA
- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ
- PSİKOLEPTİK/PSYCHOLEPTIC[İng.] değil/yerine/= RUHSAL YATIŞTIRICI
- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ
- PSİKOLOJİK ile/değil/yerine PSİKOJENİK
- PSİKOPAT ile/değil/yerine SOSYOPAT
- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE
- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER
- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL
- PUKÖ/PICA/PLAN, İMPLEMENT, CONTROL, ACTION[İng.] değil/yerine/= PLAN, UYGULAMA, KONTROL, ÖNLEM
- PULMONER/PULMONARY[İng.] değil/yerine/= AKCİĞER
- PULS/OKSİMETRİ / PULSE OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= VURU-OKSİJEN ÖLÇÜMÜ
- PULSAR değil/yerine/= ATARCA
( Uzayda kısa aralıklarla ve hızla dönen [0.033 - 3.5 saniye] düzgün radyo dalgaları yayan nötron yıldızları. )
- PULSASYON/PULSATION[İng.] değil/yerine/= VURUM
- PULSATIL/PULSATILE[İng.] değil/yerine/= VURUMLU
- PULSE/PULSUS[İng.] değil/yerine/= NABIZ
- pulv.[Lat. < PULVIS] değil/yerine/= TOZ, PUDRA
- PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY
- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]
( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )
- PUNT[İt.] değil/yerine/= FIRSAT
( Uygun zaman. )
- PUPILLA[İng.] değil/yerine/= GÖZBEBEĞİ
- PÜR TEMKÎN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EHL-İ TEMKÎN
( Çok ağırbaşlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ağırbaşlı. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi. | Kendini sadece Tanrı yoluna adamış kişi. )
- PURGING[İng.] değil/yerine/= AYIKLAMA | ARINDIRMA
- PURSANTAJ[İng. < PERCENTAGE]["PURSUNTAJ" değil!] değil/yerine/= YÜZDE
( Filmlerin sinema salonlarında gösterildiği süre boyunca elde edilen bilet gelirlerinin dağıtım oranı. [Bu oran, yapımcılar, dağıtımcılar ve sinema salonları arasında bilet satışlarından elde edilen kazancın nasıl paylaştırılacağını belirler.] [Pursantaj oranı, genellikle film gösteriminin ilk haftalarında yüksek olur, ardından zamanla düşebilir.] )
- PUSET[Fr. < POUSSETTE] değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI
- YILANLARDA:
PUSUDA BEKLEYENLER ile/ve/değil/yerine/||/<> AV PEŞİNDE HAREKET EDENLER
- PUSULA[İt. < BUSSALO] ile/değil/yerine İLETECİK/BETİK/PUSULA[İt.]/TEZKERE[Ar.]
( Üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön saptamak için kullanılan kadranlı aygıt. İLE/DEĞİL/YERİNE Küçük bir kâğıda yazılmış kısa mektup. | Üzerinde alacak hesabı yazılmış kâğıt. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmi kâğıt. | Genellikle ozanların yaşamlarıyla koşuklarından söz eden yapıt. )
- PUSULA[İt. < BUSSALO] değil/yerine/= YÖNDEÇ/YÖNEÇ/İLETECİK
- PUT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KUT
( [not] IDOL vs./and/but/||/<>/< BLESSING/FORTUNE
BLESSING/FORTUNE instead of IDOL )
- PUTLAŞTIRMA ile/değil/yerine VEFÂ
- PUTREL/POTREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMİR KİRİŞ
( Yapılarda, demiryollarında kullanılan demir kiriş. )
(1996'dan beri)