Bugün[04 Temmuz 2026]
itibarı ile 27.821 başlık/FaRk ile birlikte,
27.821 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(103/113)


- TOLAZOLINE HYDROCHLORIDE[İng.] / CHLORHYDRATE DE TOLAZOLINE[Fr.] / TOLAZOLINHYDROCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAZOLİN HİDROKLORÜR


- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA

( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )


- TOLLENS REAGENT[İng.] / TOLLENS REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLLENS BELİRTECİ/REAKTİFİ


- TOLU BALSAM[İng.] / BAUME DE TOLU[Fr.] / TOLUBALSAM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLU BALZAMI


- TOLUENE, TOLUL[İng.] / TOLUÉNE[Fr.] / TOLUOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUEN


- TOLUIDINE[İng.] / TOLUIDINE[Fr.] / TOLUIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİDİN


- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT


- TOMOGRAFİ/TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= KESIT ÇEKİM


- TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE[Fr.] / TOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOMOGRAFİ


- TOMOTERAPİ/TOMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= KESIT SAĞALTIM


- TON/TONE[İng.] değil/yerine/= TINI, TİTREM


- TON[Fr. < TONNE] ile TON[Fr.] değil/yerine/= TİTREM

( Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması. | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin yükselip alçalması, titrem. )


- TON[Fr. < TONNE] değil/yerine/= BENİZ | RENK | SES AĞIRLIĞI


- TONE[İng.] / VIRER, TON[Fr.] / TÖNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TON


- TONAL[İng.] değil/yerine/= TINIMSAL


- TONER[İng.] / TONER, COLORENT ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHER PIGMENTFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= TONER


- TONGA[argo] değil/yerine/= HİLE, DÜZEN, TUZAK


- TONİK/TONIC[İng.] değil/yerine/= GERGILİ | GÜÇLENDİRICİ


- TONIQUE/TONALITÉ/SONORISATION[Fr.] değil/yerine/= SONORISATION, VOICING[İng.] değil/yerine/= SONORISIERUNG[Alm.] değil/yerine/= TONLU

( Tonun bulunduğu ( hece ). )


- TONİSITE/TONICITY[İng.] değil/yerine/= GERGİ


- TONKA BEAN[İng.] / TONKA[Fr.] / TONKABONNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONKA FASULYESİ


- TONMAYSTER değil/yerine/= SES UZMANI


- TONOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TONOMETRE


- TONOMÉTRIE[Fr.] / TONOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONOMETRİ


- TONSIL[İng.] değil/yerine/= BADEMCİK

( Dilin kaidesinde ve yutağın başlangıç bölgesinde yer alan lenf dokusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TONÜS/TONUS[İng.] değil/yerine/= KAS GERİNIMİ


- TOPARLA(N)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SİLKELE(N)MEK


- TOPAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SARIYAKUT

( Alüminyum silikatı ve flüorinden oluşan, kahverengi ya da soluk sarı renkte değerli bir taş. )


- TOPAZ[İng.] ile/değil/yerine/= TOPAZ


- TOPİKAL/TOPICAL[İng.] değil/yerine/= YÜZEYSEL


- GESAMTSSTRAHLUNGSSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞIN PİROMETRESİ


- TOTAL RADIATION PYROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞINIM PİROMETRESİ


- MECMÛ-U VEZNİYET[Osm.] / TOTAL MOMENTUM[İng.] / ÉLAN TOTAL[Fr.] / GESAMTBEWEGUNGSGRÖSSE, GESAMTIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM MOMENTUM


- TOTAL HARDNESS[İng.] / DURETÉ TOTAL[Fr.] / GESAMTES HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM SERTLİK


- TOTAL REFLECTION[İng.] / GESAMTREFLECTION, GESAMTREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM YANSIMA


- SUMMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM


- TOPLAMA BİSİKLET ile/ve/<>/değil/yerine MARKALI BİSİKLET


- TOPLAMA ile/ve/değil/yerine TEVHİD

( Maneviyatta bulunduğumuz yeri beğenmek ölümdür. Tevhid ise ölümsüzdür, ebedidir. )


- LOI D'ADDITIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TOPLANABİLİRLİK YASASI


- TOPLANTI ile/değil/yerine GÖRÜŞME


- COLLECTOR RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI DİRENCİ


- COLLECTOR JUNCTION[İng.] / JONCTION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI EKLEMİ/ENGEL KATMANI


- COLLECTOR VOLTAGE[İng.] / TENSION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI GERİLİMİ


- COUPURE DU COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORDURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KESİLMESİ/KIRILMASI


- COLLECTOR CUT OFF[İng.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KESİMİ


- COLLECTOR MODULATION[İng.] / MODULATION DE COLLECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KİPLEMESİ


- KOLLEKTORMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KİPLENİMİ


- KOLLEKTORDURCHSCHLAGSMECHANISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI KIRILMA DÜZENEĞİ


- COLLECTOR CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI SIĞASI


- COLLECTOR[İng.] / COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI


- GEMEINSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLULUK


- TOPLUMU DEĞİŞTİRME OLANAĞI/"GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ DEĞİŞTİRME OLANAĞI


- TOPLUMU:
"DÜZENLEME" ile/ve/değil/yerine DAVET


- TOPOGRAFİ/TOPOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BÖLGESEL ANATOMİ ÇİZGELEMESİ


- TOPOISOMERASE[İng.] değil/yerine/= TOPOİZOMERAZ

( Bir topolojik formdan digerine DNA'yı dönüştüren enzimlerin bir sınıfıdır. DNA replikasyonunda bükümlü DNA nın dönerek açılmasını kolaylaştırır. DNA'nın topolojisinde görülen bir izomeraz enzimidir. İlk topoizomeraz, E.coli topo I, James C. Wang tarafından keşfedildi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TOPOCHEMICAL REACTION[İng.] / RÉACTION TOPOCHIMIQUE[Fr.] / TOPOCHEMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPOKİMYASAL TEPKİME


- TOPRAĞIN ALTINDA ile/değil/yerine/olacağına/>< DAĞIN ARDINDA (OLSUN)


- TÜRÂB[Osm.] / SOIL, ERBIUM[İng.] / TERRE, TERRAIN, ERBIUM[Fr.] / ERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAK, ERBİYUM


- ERDPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAK POTANSİYELİ


- ERDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPRAKLAMA


- TORTHYRATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TOR TİRATRON


- TORR[İng.] / TORE, TORR[Fr.] ile/değil/yerine/= TOR


- TORAKS/THORAX[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS BOŞLUĞU, GÖĞÜS KAFESİ/KÜSRİ(KABURGA KEMİKLERİ)[dvnlgttrk]


- TORBA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KESE KÂĞIDI

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçine bazı nesneler konulmak için kâğıttan yapılmış kese biçiminde torba. )


- TORBERNITE[İng.] / TORBERNITE[Fr.] / URANGLIMMER, KUPFERUNGLIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TORBERNİT


- TÖRE ile/ve/<>/değil/yerine TÜZE/YASA


- TORISCHER MAGNETKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK MANYETİK DEVRE


- TORISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK YÜZEY


- TORK/TORQUE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ


- TORNA değil/yerine/= YONTAR


- TOROID[İng.] ile/değil/yerine/= TOROİD


- TOROIDAL FIELD[İng.] / CHAMP TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ALAN


- TOROIDAL CORE[İng.] / NOYAU TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ÇEKİRDEK


- TOROIDAL MACHINE[İng.] / MACHINE TOROÏDALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MAKİNE


- TOROIDAL MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MANYETİK DEVRE


- TOROIDAL WINDING[İng.] / ENROULEMENT TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL SARGI/SARIM


- TOROIDSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT BOBİN


- TOROIDKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT ÇEKİRDEK


- TOROID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT


- THORON[İng.] / THORON[Fr.] / THORON[Alm.] ile/değil/yerine/= TORON


- TORPİL ile/değil/yerine ARACILIK


- TORPİL ile/ve/değil/yerine HAKKINI TESLİM ETMEK

( [not] "PULL/INFLUENCE" vs./and/but TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE
TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE instead of "PULL/INFLUENCE" )


- TÖRPÜLE(N)MEK ile/ve/değil/yerine/||/>< DENGELE(N)MEK


- TORRICELLISCHER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ BOŞLUĞU


- TORRICELLI EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLI-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ DENEYİ


- TORRICELLI VACUUM[İng.] / VIDE TORRICELLIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ VAKUMU


- TORRICELLI LAW[İng.] / LOI DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ YASASI


- TORSİYON/TORSION[İng.] değil/yerine/= BURULUM


- TORTİKOLİS/TORTICOLLİS[İng.] değil/yerine/= EĞRİ BOYUN


- TORTİYOZ/TORTUOUS[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLI


- TORTİYOZİTE/TORTUOSITY[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLILIK


- TORTONIAN AGE[İng.] değil/yerine/= TORTONİYAN ÇAĞI

( Günümüzden 11.608.000 ile 7.246.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SEDIMENT[İng.] / SÉDIMENT[Fr.] / BODENSATZ, ANSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTU


- SEDIMENTATION[İng.] / SEDIMENTATION[Fr.] / SEDIMENTATION, ABSETZEN, ABSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTULAŞMA


- THORIUM-ZERFALLSREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORYUM BOZUNMA SERİSİ


- THORIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU THORIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= TORYUM DİZİSİ/SERİSİ


- THORIUM[İng.] / THORIUM[Fr.] / THORIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TORYUM


- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM


- TOTOLOJİ ile/değil/yerine/>< BÜTÜNSEL


- TOURNAISIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TORNASYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 358.900.000 ile 346.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK


- TÖVBE ile/ve/değil/yerine TÖVBEDEN, TÖVBE


- DÉCHARGE DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-ENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND BOŞALMASI


- TOWNSEND CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KARAKTERİSTİĞİ


- TOWNSEND COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KATSAYISI


- TOWNSEND DISCHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND YÜK BOŞALMASI


- IMPINGER[İng.] ile/değil/yerine/= TOZ TOPLAMA KABI


- DUST CATCHER[İng.] ile/değil/yerine/= TOZ TUTUCU


- TPM/TEMPORARY PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ KALP PİLİ


- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME


- TRABEKÜLASYON/TRABECULATION[İng.] değil/yerine/= BÖLMELENİM


- TIRABZAN[Fars. < DARBEZİN] değil/yerine/= MERDİVEN KORKULUĞU


- TRACEABILITY[İng.] değil/yerine/= İZLENEBİLİRLİK


- TRACHEA[İng.] değil/yerine/= TRAKEA

( Nefes borusu; kıkırdak halkalarla güçlendirilmiş, gırtlaktan bronşiyal tüplere uzanan ve akciğerlere ve akciğerlerden hava taşıyan büyük bir membranöz tüp.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRADİSYON[Fr. < TRADITION] değil/yerine/= GELENEK


- ANANE/TRADİSYON değil/yerine/= GELENEK


- TRADİSYONEL[Fr. < TRADITIONEL] değil/yerine/= GELENEKSEL


- TRADITION/CONVENTIONAL[İng.] değil/yerine/= TRADITION[Fr.] değil/yerine/= GELENEKÇILIK

( Kimi toplumlarda saptanan geleneklere sıkı sıkıya bağlılık durumu, bk. gelenek, krş. boşinanççılık. @@ Geleneğin ürünü olan toplum özelliklerinin, toplumun gerçek gereksinmeleri sonucu ortaya çıktığını düşünen, geleneklerin toplum yaşayışında çok önemli etki ve görevleri bulunduğunu ileri süren bir öğreti. @@ Sanatta geçmişin değerlerine ve geleneğine bağlı olma durumu. @@ 1. a. Geleneklere aşırı değer verme eğilimi, b. Eskimiş olana, alışkanlıklara, eski inanışlara yakınlık duyan yaşama tutumu. 2. (Özel anlamada) 19. yüzyılda Fransa'da katolik bilginlerce (Bonald, de Maistre vb. ) Aydınlanma'ya karşı geliştirilen, doğruluğun gelenekle, özellikle kilise geleneğiyle bilinebileceğini öne süren öğreti.@@Bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, bk. geleneksel yasa, gelenek özdeği, gelenekçilik, geleneksel zincir, geleneksel uygarlık. krş. görenek, boş inanç. @@ Sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılan ve bir toplumda kuşaktan kuşağa geçen kültür kalıtları, alışkanlıklar, bilgiler, töreler, davranışlar. @@ Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen toplum üyeleri arasında manevi bağları güçlendiren her türlü kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar. )


- TRAFİK değil/yerine/= YOLAKIŞ


- TRAFİKTE:
"SİNİRLİ OLMAK" değil/yerine SORUMLU OLMAK

( www.plakanialdim.com )

( Facebook, KENDİNE GEL!!! sayfasına katılın, uyarın!

Kişi, kurum ve kuruluşların, "yaptığı" fakat yapmayabilecekleri yanlış(lık)ları göstererek anlatmak üzere kurulmuş bir uyarı sayfasıdır!

Sen de uyar! )

( Sivil Yaya Girişimi )

( Emniyet Şeridi İhlâli, Makas Atanlar, Yaya Geçidine park edenlere sinirlenip söyleneceğinize, fotoğraflayıp internetten İHBAR edin! Cezası, ilgiliye gitsin... )


- TRAFO[Alm.]/TRANSFORMER[İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ

( Dönüştürücü. | Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği kentin ağında kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer. )


- TRAIT[İng.] değil/yerine/= ÖZNEL YAPI


- TRAJEDİ ve KÖTÜMSERLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÜLDÜRÜ ve İYİMSERLİK


- TRAJEDİ ile/değil/yerine/>< KOMEDİ

( Yaşama, yakından baktığımızda. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşama, uzaktan baktığımızda. )

( "Hissedenler" için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünenler için. )


- TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU

( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )


- TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI/İLTİHABI

( TRAKEİT )


- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ


- TRAKSİYON değil/yerine/= KALDIRGAÇ


- TRAKT/TRACT[İng.] değil/yerine/= YOL


- TRAKTÖR[Fr. < TRACTEUR] değil/yerine/= ÇEKERSÜRER

( Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi. )


- TRAKTÖR değil/yerine/= SÜRÇEKER


- TRAKUNYA[Yun.] değil/yerine/= ÇARPAN BALIĞI


- TRAMPLEN[Fr. < TRAMPLIN] değil/yerine/= SIÇRAMA TAHTASI

( Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. | Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan. )


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK


- TRANKİLİZAN/TRANQUİLİZER[İng.] değil/yerine/= YATIŞTIRICI


- TRANS SPECIES EVOLUTION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ TÜRLERİNİN EVRİMİ

( MHC alelik çeşitliliğin çok tercih edilen türü.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRANS/TRANCE[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇME


- TRANSACTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- TRANSACTINIDE ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSAKTİNİT ELEMENTLER


- TRANSAMINATION[İng.] / TRANSAMINATION[Fr.] / TRANSAMINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSAMİNASYON


- TRANSANDANTAL/İST değil/yerine/= DENEYÜSTÜ/CÜ / AŞKIN/CI


- TRANSCENDENTALISM/EXPERIMENTATION/EMPIRICISM/EMPIRICAL/EXPERIMENTAL[İng.] değil/yerine/= TRANSCENDANTALISME/EMPIRISME/EMPIRIQUE/EXPÉRIMENTAL[Fr.] değil/yerine/= EMPIRISMUS/EMPIRISCH/EXPERIMENTELL[Alm.] değil/yerine/= DENEY

( Belirli bir varsayımın doğruluk durumunu değerlendirme ya da var olabilecek bağıntıları ortaya çıkarma amacıyla koşulların ya da bunların değişken durumlarının ve sonuçların gözlendiği planlanmış deneme. @@ 1. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya da deney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi. 2. Bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem. @@ (Deneysel tasarım) Etkenlerin bağımlı değişken üzerindeki etkilerini araştırmak üzere rasgelelik süreçleri kullanılarak yapılan denemeler. @@ Bilimsel araştırmanın gözlem ve varsayım basamaklarından sonra gelen, gözlenen olayları, benzerlerini ya da doğada gözlenmemiş olanları, çeşitli koşullarda ve özgül yöntemlerle deneylikte yapmak için uygulanan türlü etkinliklere verilen ad. @@ Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış ya da amaçlı olarak düzenlenmiş gözlem ya da deneyleme sürecinin ürünü. @@ genel uygulayım: 1. Deneme işleminde yapılan iş, uygulama vb. 2. Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir varsayımı kanıtlamak ya da bir yasanın doğruluğunu ortaya koymak için yapılan işlem. @@ Gerçekliği olana ilişkin her çeşit yaşantı, algılama, duyumlama, verilmiş olma vb. İnsan yaşamında bilincin karşılaştığı şeylerin tümü. (Felsefede) Gerçeklik üzerine kavramsal olmayan her türlü bilginin temeli: Her bilimin güvenilir olabilmesi için deneye dayanması, öte yandan bilginin salt deneyle kalmaması gerekir. Deneyin bilimsel amaçlarla, düşünce yoluyla düzenlenmesi, karşılaştırılması, bağlantılar kurulması, giderek doğrulanması ve tamamlanması gereklidir. Yunanca peira (deneme, sınama) sözcüğünden iki dizi sözcük türetilmiş: I. (Soyut ve genel anlamda kullanılan) empeiria ve türevleri: empirik, empirizm; II. (Somut ve daha teknik anlamda kullanılan) experientia (Latince experiri = deneme, deney yapma) ve türevleri: expérimenter, experimental, expérimentation. @@ I- Empeiria = deney, yaşantı, görgü: Episteme' (bilim)ye karşıt olan: İşlenmemiş bir olay üzerine dayalı bilgi. Olaylardan doğrudan doğruya kendimizin bilgi edinmemizin yolu. Olaylardan edindiğimiz dolaysız bilgi. İnsanın kendi görmesi, kendi yaşantısıyle kazanmış olduğu şey; insanın kendi sınadığı deney. empirique = görgüsel deneysel, (deneyci): 1. Experimental (deneyimsel) ya da bilimsel olana karşıt olarak: Yöntemli bir denetlemeye baş vurmadan doğrudan doğruya, sıradan yapılan deney. 2. Ussal ve dizgesel olana karşıt olarak: Yapılan deneyin verilerini yorumlamak ya da ussal bir dizge halinde düzenlemek için usa baş vurmadan sıradan bir deneme düzeyinde kalan deney. 3. Bazen, ama yanlış olarak: experimental’le eşanlamlı: Yöntemli ve ussal biçimde yapılan deney; deneyci yöntem (méthode empirique). @@ Empirisme : bk. deneycilik, görgücülük @@ II. Experientia - deney : Deneyle sınama, araştırma, deneyimleme edimi (deneyim); olayların kesin, tam ve yöntemli bir biçimde araştırılabilmesi ya da gözlemlenebilmesi için olabildiğince değişken koşullar altında canlı olarak yapma bir biçimde oluşturulması; gözlem, deneyim, tümevarım yoluyla edinilen yöntemli, bilimsel deney; tümevarımlı bilgi (Bacon'dan beri) hem tümdengelimli bilgiye hem de sıradan deneye karşıt olarak kullanılmıştır. (Felsefede) 1. (Usa karşıt olarak) Bilgide kazanılmış olan (şey), bk. deneycilik. 2. Yapılmış olan deney: deneme, deneyler yapma eylemi, a. Edilgin olarak yapılırsa (sıradan deney) bilgi amacı yoktur, deneysel empirik bilgi verir; b. etkin olarak yapılırsa (bilimsel deney) bilgi aracı olarak özellikle bir varsayımı denetlemek içindir; deneylere dayanarak (experimental) bilgi elde eder. 3. (Geniş anlamda) Bir varsayımı denetlemek için yapılan her çeşit gözlem. @@ Expérimentation = deneyim: Bir doğruyu ortaya çıkarmak üzere deneyin (2 b anlamında) yöntemli bir biçimde kullanılması. Experimental = Deneysel: 1. Geniş anlamda (empirique'le eşanlamlı): Sıradan deneyi kullanır ve sonuçlar çıkarır. Deney odası (laboratuvar) tekniği kurulmadan önce de ruhbilim deneyseldi, ama empirik anlamında. 2. Empirik'e karşıt anlamda: bilimsel deneyi kullanır. Expérience morale = töresel deney (töresel yaşantı). Ahlak değerlerinin gerçekliği üzerine bir bilincin doğmasını sağlayan yaşanmış eylem. Expérience vécue (Erlebnis-Erfahrung), bk. yaşantı @@ Bilimsel birgerçeği ortaya çıkarmak, bir varsayımı denemek ya da kanıtlamak, bir yasanın doğruluğunu göstermek ereğiyle yapılan işlem. @@ Bilimsel araştırma yapmak, bir varsayımı ya da bir yasayı kanıtlamak için tasarlanarak yapılan ve belirli niceliklerin ölçülmesine, karşılaştırılmasına dayanan kılgıl çalışma. @@ (astronomi, fizik, kimya) @@ @@ Deneme işleminde yapılan iş. @@ 1. İstatistiksel açıdan, gözlemlerin veya ölçümlerin olası sonuçlarını elde etmek için kullanılan terim. 2. Test. )


- TRANSDÜKSİYON/TRANSDUCTION[İng.] değil/yerine/= İLETİ


- TRANSDUKTORVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSDÜKTÖR YÜKSELTECİ


- TRANSDÜSER/TRANSDUCER[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ


- TRANSEKSİYON/TRANSECTION[İng.] değil/yerine/= ENİNE KESİ


- TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA


- TRANSFER[İng.] değil/yerine/= AKTARMA


- TRANSFERANS/TRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSFERASE[İng.] / TRANSFÉRASE[Fr.] / TRANSFERASE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSFERAZ


- TRANSFERRIN[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSFERRİN


- TRANSFORMASYON/TRANSFORMATION[İng.] değil/yerine/= YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMASYON değil/yerine/= DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMATEUR/TRANCE[Fr. < TRANSFORMATEUR] değil/yerine/= TRANS: KARŞI[Lat.] değil/yerine/= TRANSCRIPT[İng. < TRANSCRIPT] değil/yerine/= TRANSFER

( bk. takım değiştirme. @@ )


- TRANSFORMATÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- TRANSFORMATÖR değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- MUHAVVİLE[Osm.] / TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATOR, UMSPANNER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSFORMATÖR


- TRANSFORMER/SOCIETY[İng.] değil/yerine/= TRANSFORMATEUR/SOCIÉTÉ[Fr.] değil/yerine/= TRANSFORMATOR/GESELLSCHAFT[Alm.] değil/yerine/= SOCIETAS[Lat.] değil/yerine/= DÖNÜŞ

( Disk ya da çekiç atmada, atış hızı için gerekli olan merkezkaç kuvveti oluşturmak amacıyla vücudu kendi ekseni üzerinde döndürme. @@ Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. @@ Sürekli biçimde yinelenen belli bir işlem dizisi, özellikte bu dizinin bir kez yinelenme süresi, bk. dönüş süresi. @@ Bir sözü söyledikten sonra ondan dönermiş gibi yaparak karşıtını ya da daha güçlüsünü söylemekle anlatımı güçlendirme:/............................demin / Ferda senin dedim, beni alkışladın; hayır, / Her şey vediadır sana, ey genç! .....(Tevfik Fikret, Ferda) @@ 1. genel uygulayım: Bir şeyin kendi ekseni çevresinde bir tam devinimi. 2. mekanik: Bir tekerleğin tam dönmesi. @@ Dansçının dönmesi. @@ @@ bk. salınım )


- TRANSFORMİZM[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK


- TRANSFORMİZM değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK


- TRANSFÜZYON/TRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- TRANSFÜZYON değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- TRANSGENİK/TRANSGENIC[İng.] değil/yerine/= GEN AKTARIMLI


- TRANSHUMANT/TRANSHUMANCE[İng.] değil/yerine/= TRANSHUMANT/TRANSHUMANCE[Fr.] değil/yerine/= HERDENWANDERER/TRANSHUMANZ[Alm.] değil/yerine/= YAYLANMA

( Vücut bölümlerinde, kasların gerilme ve kasılma gücü ile oluşan ve birbirini ölçülü olarak izleyen esnek yaklaşma, uzaklaşma devinimi. @@ otomobil: Yolun düzgün olmamasından ileri gelen sarsıntıları azaltmaya yarayıp, bir taşıtın ağırlığını dingillere aktaran yay, dengelik vb. öğelerin tümü. )


- INVERSE GAIN OF TRANSISTOR[İng.] / GAIN INVERSE DU TRANSISTOR[Fr.] / TRANSISTOR-INVERSGEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR TERS KAZANCI


- TRANSISTOR-TRANSISTOR-LOGIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR-TRANSİSTÖR MANTIĞI (TTL)


- TRANSİSTÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= İLETEÇ/GEÇİRGEÇ

( Germanyum ya da silisyum öğelerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak üretilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü araç. )


- TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR[Fr.] / TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTOR


- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ


- TRANSİT[Fr./İng.] değil/yerine/= DURMADAN GEÇMEK | GEÇİCİ

( Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek. | Geçici. | Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi. )


- TRANSİT değil/yerine/= DURMAZLI


- TRANSITIONAL FOSSIL[İng.] değil/yerine/= ARA TÜR FOSİLİ

( Evrimsel süreçte hem ata türe, hem de torun türe ait özellikleri bünyesinde barındıran canlı türlerinin fosilleşmiş kalıntıları.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME


- TRANSİZYONEL/TRANSITIONAL[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞİCİ | GEÇİCİ


- TRANSKRIPSİYON/TRANSCRIPTION[İng.] değil/yerine/= KOPYALAMA


- TRANSKRİPSİYON[Fr./İng. < TRANSCRIPTION] değil/yerine/= ÇEVİRİYAZI/KOPYALAMA

( آ) ا) > Ā, ā

أ) ا) > A,a / E,e / I,ı/ İ,i / U,u/ Ü,ü

ب > B,b

پ > P,p

ت > T,t

ث > Ŝ,ŝ

ج > C,c

چ > Ç,ç

ح > Ĥ,ĥ

خ > Ħ,ħ

د > D,d

ذ > Ź,ź

ر > R,r

ز > Z,z

ژ > J,j

س > S,s

ش > Ş,ş

ص > Ś,ś

ض > Ż,ż / Đ,đ

ط > Ş,ş

ظ > Ž,ž

ع > Ǿ

غ > Ġ,ġ

ف > F,f

ق > Ķ,ķ

ك > K,k

ل > L,l

م > M,m

ن > N,n

و > V,v / Ū,ū / Ü,ü / O,o / Ö,ö

ه > H,h / a / e

لا > La / lā

ى > Y,y / I, ı / Ī,Ī

' > ǿ )

( â > Uzun a

é > Kapalı e

ē > Uzun e

π > Patlayıcı, tonlu, art damak ünsüzü

« > Sızıcı, tonsuz, art damak ünsüzü

h > Hırıltılı, sızıcı, sedasız ön damak ünsüzü

ȋ > Uzun i

ḳ > Patlayıcı, tonsuz, art damak ünsüzü

ñ > Nazal n

ō > Uzun o

û > Uzun u )


- TRANSKÜTAN/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİDEN


- TRANSKÜTANÖZ/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ GEÇİŞLİ


- TRANSLİTERASYON[Fr./İng. < TRANSLITERATION] değil/yerine/= HARF ÇEVİRİSİ

( Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması. )


- TRANSLOKASYON/TRANSLOCATION[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞİM


- TRANSLÜMINAL/TRANSLUMINAL[İng.] değil/yerine/= İÇ BOŞLUKTAN


- TRANSLÜMİNASYON/TRANSILLUMINATION[İng.] değil/yerine/= IŞIK GEÇİRİM


- TRANSLÜSEN/TRANSLUCENT[İng.] değil/yerine/= YARI SAYDAM


- TRANSMEMBRAN/TRANSMEMBRANE[İng.] değil/yerine/= ZARDAN


- TRANSMİSYON/TRANSMISSION[İng.] değil/yerine/= AŞIRTIM | GENETİK AKTARIM | İLETIM


- TRANSMİTER/TRANSMİTTER[İng.] değil/yerine/= UYARI AKTARICI


- TRANSMÜRAL/TRANSMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR TUTAN | DUVARDAN


- TRANSMUTATION[İng.] / TRANSMUTATION[Fr.] / TRANSMUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSMÜTASYON


- TRANSÖZOFAGEAL/TRANSESOPHAGEAL[İng.] değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN


- TRANSPARAN[İng. < TRANSPARENT] değil/yerine/= İÇ GÖSTERİR


- TRANSPARAN/TRANSPARENT[İng.] değil/yerine/= SAYDAM


- TRANSPARENCY/TRANSPARENCY[İng.] değil/yerine/= SAYDAMLIK


- TRANSPERSONAL değil/yerine BEN-ÖTESİ


- TRANSPIRATION[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSPİRASYON


- TRANSPLANT[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSPLANT


- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSPLANTASYON[İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= DOKU/ÖRGEN AKTARIMI


- TRANSPLANTASYON[Fr./İng. < TRANSPLANTATION] değil/yerine/= ÖRGEN/BİTKİ AKTARIMI


- TRANSPLANTATION[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSPLANTASYON


- TRANSPORT[İng.] değil/yerine/= TAŞINIM, TAŞIMA


- TRANSPOZİSYON/TRANSPOSITION[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞİMİ


- TRANSURANIC ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS TRANSURÉS[Fr.] / TRANSURANCE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSURANİK ELEMENTLER, TRANSURANUM ELEMENTLERİ


- TRANSVERSE[İng.] değil/yerine/= ENINE


- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU


- TRAPEZ[Fr.] değil/yerine/= SALINCAK

( Alt uclarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış salıncağa benzer bir jimnastik aracı. | Trapezci. )


- TRASE/TRACING[İng.] değil/yerine/= YOL, İZ


- TRAVAY LABOUR[İng.] değil/yerine/= DOĞUM EYLEMİ


- TRAVMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİM

( [örüntüsü/bağlamı/öyküsü/anlamı] Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vardır. )


- TRAVMA["TROVMA" değil!]/TRAUMA[İng.]/DARBE[Ar.] değil/yerine/= ÖRSELENME


- TRAVMATİK/TRAUMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖRSELEYİCİ, YARALAYICI, SARSICI


- TRAVMATİZASYON/TRAUMATIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖRSELENME, YARALANMA, SARSILMA


- TREADMILL[İng.] değil/yerine/= KOŞU BANDI


- TREHALOSE[İng.] değil/yerine/= TREHALOZ

( İki glikoz molekülünden oluşan bir şekerdir. C12H22O11 formülü ile gösterilir. Bazı omurgasız hayvanlar, bakteriler, mantarlar ve bitkiler donmaktan ve susuzluktan korunmak için enerji kaynağı olarak trehaloz sentezler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TREKKİNG değil/yerine/= DAĞ YÜRÜYÜŞÜ


- TREMOR[İng.] değil/yerine/= TİTREME


- TRENÇKOT[İng. < TRENCH-COAT] değil/yerine/= YAĞMURLUK

( İçi astarlı, kemerli, su geçirmez yağmurluk. )


- TREND değil/yerine/= EĞİLİM


- TRENT/TREND[İng.] değil/yerine/= EĞİLIM


- THREONINE[İng.] / THREONIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TREONİN


- TRETUVAR/TROTUAR[Fr. < TROTTOIR] değil/yerine/= YAYA KALDIRIMI


- TRI-N-HEXYLALUMINIUM[İng.] / TR, -N-HEXYLALUMINIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİ-N-HEKSİLALÜMİNYUM


- TRI-N-HEKSALAMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİ-N-HEKZİLAMONYUM


- TRI-[İng.] / TRI-[Fr.] / TRI-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİ-


- TRİAD[Osm.] / TRIADE[İng.] / TRIADE[Fr.] / TRIADE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAD


- TRİAJ[Fr.] değil/yerine/= İLK TANI/BAKI


- TRIACONTANE[İng.] / TRIACONTANE[Fr.] / TRIAKONTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAKONTAN


- TRIAKONTANOL[İng.] / TRIAKONTANOL[Fr.] / TRIAKONTANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAKONTANOL


- TRİAKSİYEL/TRIAXIAL[İng.] değil/yerine/= ÜÇ EKSENLİ


- TRIALKYLALUMINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİALKİL ALÜMİNYUM


- TRIALKYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİALKİLAMİN


- TRIALLYLAMINE[İng.] / AMINE DE TRIALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİALLİLAMİN


- TRIAMINE[İng.] / TRIAMINE[Fr.] / TRIAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİN


- TRIAMINOBENZENE[İng.] / TRIAMINOBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİNOBENZEN


- TRIAMINOBENZÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİAMİNOBENZÈNE


- TRIAMORPHA[İng.] / TRIAMORPHE[Fr.] / TRIAMORPH[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMORF


- TRIAMCINOLONE ACETONIDE[İng.] / TRIAMCINOLONE ACÉTONIDE[Fr.] / TRIAMCINOLON ACETONID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMSİNOLON ASETONİD/ASETONÜR


- TRIAMTERENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİAMTEREN


- TRİANGÜLER/TRIANGULAR[İng.] değil/yerine/= ÜÇGENIMSİ


- TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE[Fr.] / TRI-ACETAT, AZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETAT


- TRIACETIN, GLYCEROL TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTINE[Fr.] / TRIASETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETİN, GLİSERİN TRİASETAT


- TRIACETONAMINE[İng.] / TRIACÉTONAEMINE[Fr.] / TRIACERONAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETONAMİN


- TRIAZANE[İng.] / TRIAZANE[Fr.] / TRIAZAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZAN


- TRIAZANO-[İng.] / TRIAZANO-[Fr.] / TRIAZANO[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZANO


- TRIAZENE[İng.] / TRIAZÉNE[Fr.] / TRIAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZEN


- TRIAZINE[İng.] / TRIAZINE[Fr.] / TRIAZINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİN


- TRIAZINYL[İng.] / TRIAZINYLE[Fr.] / TRIAZINYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİNİL


- TRIAZOLE[İng.] / TRIAZOL[Fr.] / TRIAZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOL


- TRİAZOLYL[Osm.] / TRIAZOLYLE[İng.] / TRIAZOLYLE[Fr.] / TRIAZOLYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLİL


- TRIAZOLONE[İng.] / TRIAZOLONE[Fr.] / TRIAZOLONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLON