Z ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 4.115 başlık/FaRk ile birlikte,
4.115 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/18)
- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ
( Dokularda aşırı bağ dokusu birikimi. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu. )
- FİDE ile FİLİZ
( Yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek üzere hazırlanan sebze ya da körpe çiçek. İLE Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak. )
- FİGÜR ile FİGÜRLÜ ile FİGÜRSÜZ ile FİGÜRASYON
- FİLAR ile FİLARLI ile FİLARSIZ
- FİLARİZLEMEK ile FİLARİZ
- FİLİZ[Yun.] ile FİLİZ[Ar.]
( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Ocaktan çıkarılan, işlenmemiş maden bileşiği. )
- FİLİZ[Ar. < Yun.] ile FİLİZZ[Ar. çoğ. FİLİZZÂT]
( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Eritilip temizlenmemiş olan altın, gümüş, bakır, demir gibi ham mâden, külçe. | Erimiş bakır. )
- FİLİZ ile/ve KIVILCIM
( "SHOOT" vs./and "SPARK" )
- FİLİZ ve/||/<> SIRIKLAMA
( ... VE/||/<> Fasulye, domates gibi bitkilerin tutunması, dallarının desteklenmesi için yanlarına sırık dikmek. | Aşırıp götürmek, çalmak. )
- FİLİZ ile TOMURCUK
( Tohumdan ya da tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. İLE Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek ya da yaprak verecek olan filiz. | Çiçek açacak gonca. )
- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENMEK ile FİLİZLENDİRMEK ile FİLİZ ile FİLİZİ ile FİLİZLİ ile FİLİZ RENGİ
- FİLM/FOTOĞRAF:
SİYAH - BEYAZ ile/ve/||/<>/> RENKLİ
- filt.[Lat. < FILTRA] değil/yerine/= SÜZÜNÜZ
- FİLTRE ile FİLTRELİ ile FİLTRESİZ
- FINDIK ile PALAZ
( CORYLUS AVELLANA cum ... )
- FİRE ile FİREZ
- FIRFIR ile FIRFIRLI ile FIRFIRSIZ
- FİŞEK/LİK ile FİŞEKLİ ile FİŞEKÇİ/LİK ile FİŞEKSİZ ile FİŞEKLİKLİ
- FIŞIRTI ile FIŞIRTILI ile FIŞIRTISIZ
- FİSTAN/LIK ile FİSTANLI ile FİSTANSIZ
- FİTİLLEMEK ile FİTİLLENMEK ile FİTİL ile FİTİLCİ/LİK ile FİTİLLİ ile FİTİLSİZ
- FITNAT[Ar.] ile NEFÂZ[Ar.]
- FİYASKO ile FİYASKOLU ile FİYASKOSUZ
- FİYONK ile FİYONKLU ile FİYONKSUZ ile FİYONK MAKARNA
- f.l.a.[Lat. < FIAT LEGE ARTIS] değil/yerine/= ALANIN YÖNTEMİNE GÖRE YAPINIZ
- FORMALİTE ile FORMALİTECİ/LİK ile FORMALİTELİ ile FORMALİTESİZ
- FOROZ ile FOROZ KAYIĞI
- FOSFATLAMAK ile FOSFATLATMAK ile FOSFAT ile FOSFATLI ile FOSFATSIZ
- FOSFOR ile FOSFORLU ile FOSFORSUZ
- FOTOĞRAF değil/yerine/= EKİZ
- FOTOMORFOZ ile FOTOSENTEZ ile FOTOŞİMİ ile FOTOTAKTİZM/FOTOTAKSİ ile FOTOTERAPİ ile FOTOTROPİZM
( Canlıların, bireyoluş sırasındaki gelişimi üzerinde, ışığın yaptığı etki. İLE Yeşil bitkilerin, ışıkta, basit bileşiklerinden, karmaşık yapılı organik moleküller yapması. İLE Fotokimya. İLE Işığagöçüm. İLE Işığın, sağaltım amacıyla kullanılması. İLE Işığadoğrulum. )
- FOTOSENTEZ ile/ve/||/<> EPİPELAJİK/ÖFOTİK KUŞAK/ZON
( ... İLE/VE/||/<> Denizlerin, fotosenteze elverecek kadar yeterince ışık alan, suyun ışık geçirgenliğine bağlı olarak birkaç metreden 200 metre derinliğe kadar uzanan bölgesi. )
- FOTOSENTEZ ile/ve FOTOTAKSİ
( ... İLE/VE Işığa doğru hareket. )
- FOTOSENTEZ ile GÖZE/SEL SOLUNUM
( Bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmesi ya da üretme süreci. İLE Gözelerin enerji üretme süreci. Besinleri moleküllerden enerjiye dönüştürme süreci. )
- FOTOSENTEZ ile KLOROFİL
( Bitkilerin güneş ışığı kullanarak besin üretme süreci. İLE fotosentez için gerekli olan yeşil pigment. )
- FOTOSENTEZ ile/ve/||/<> SOLUNUM
( * Sadece bitki gözelerinde olur. İLE/VE/||/<> Bitkisel ve hayvansal tüm gözelerde olur.
* Sadece ışık altında gerçekleşir. İLE/VE/||/<> Günün her saatinde (gece-gündüz) devam eder.
* Fotosentez sırasında su ve karbondioksit kullanılır. İLE/VE/||/<> Organik besinler ve oksijen kullanılır.
* Fotosentez sırasında oksijen açığa çıkar. İLE/VE/||/<> Solunum sonrasında su ve karbondioksit açığa çıkar.
* Güneş enerjisi kimyasal enerjiye dönüşür. İLE/VE/||/<> Kimyasal enerji, serbest iş enerjisine dönüşür.
* Ağırlık artışı olur. İLE/VE/||/<> Ağırlık azalması olur.
* Organik besinler yapılmış olur. İLE/VE/||/<> Organik besinler yıkılıp, parçalanmış olur. )
( vs./and/||/<> RESPIRATION )
- FRAK ile FRAKLI ile FRAKSIZ
- FRAKTALLERDE:
KOCH ile/ve LORENZ ile/ve MANDELBROT
- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN
( FREEMAN vs. FREE vs. FREE ENTERPRISE vs. FREE FROM vs. FREE FROM GREED vs. FREE LANCE vs. FREE LOADING vs. FREE SPENDER vs. FREE SPOKEN vs. FREE THOUGHT vs. FREE WILL vs. FREEHAND vs. FREEING vs. FREELY vs. FREEMEN vs. FREEWAY )
( ميداني ile سر دادن ile آزادي بخشيدن ile مجاني ile مختار ile طلق ile بلاعوض ile آزادکردن ile آزا دکردن ile آزاد کردن ile مخير ile رها ساختن ile آزادانه ile مفتي ile آزاد ile عاري ile رايگان ile بي منت ile استخلاس کردن ile بيعوض ile کسب آزاد ile منزه ile چشم و دل سير ile مفرد کار کردن ile مفت خوري ile ولخرج ile ساده گو ile آزادي فکر ile اختيار ile طيب خاطر ile آزادي اراده ile بادست باز ile بي افزار ile بي اسباب ile آزاد سازي ile نجات ile آزادسازي ile برايگان ile مجانا ile فريمن ile آزادگان ile شارع ile شاهراه ile بزرگ راه )
( MYDANY ile SAR DADAN ile AZADY BAKHSHYDAN ile مجاني ile MOKHTAR ile TALGH ile BOLLAAVAZ ile AZADKARDAN ile آزا دکردن ile AZAD KARDAN ile MOKHYR ile RAYAA SAKHTAN ile AZADANEH ile مفتي ile AZAD ile ARY ile RAYGAN ile BEY MONT ile ESTEKHLAS KARDAN ile بيعوض ile KASB AZAD ile MANZEH ile CHESHAM VE DEL SYR ile MAFARD KAR KARDAN ile مفت خوري ile VALKHARJ ile SADEH GO ile AZADY FEKAR ile AKHTYAR ile TYBE KHATER ile AZADY ARADEH ile BADAST BAZ ile BEY AFZAR ile BEY ASBAB ile AZAD SAZY ile NAJAT ile AZADSAZY ile BARAYGAN ile مجانا ile فريمن ile AZADEGAN ile SHARE ile SHARAH ile BOZORG RAH )
- FRENCH :/yerine FRANSIZ
- FRİZ ile FRİZE KAPLAMA
- ft. pulv.[Lat. < FIAT PULVIS] değil/yerine/= TOZ DURUMUNA GETİRİNİZ
- FUAD ile/ve/||/<> EPİFİZ
- FÜRÛŞ[Ar. < FERŞ] ile -FÜRÛŞ[Fars.] ile -FÜRÛZ[Fars. < EFRÛZ]
( Döşemeler. İLE Satan, satıcı. İLE Parlatan, parlak. )
- FÜYÛZÂT[< FEYZ] -ile
( BOLLUK, VERİMLİLİK, BEREKET | İLİM, İRFAN )
- G ile/ve/||/<> V ile/ve/||/<> a ile/ve/||/<> (x,y,z ile/ve/||/<> t)
( Gama. İLE/VE/||/<> Hız. İLE/VE/||/<> İvme. İLE/VE/||/<> Mekân. İLE/VE/||/<> Zaman. )
- GACIRTI ile GACIRTILI ile GACIRTISIZ
- GAGA ile GAGALI ile DENEY KABI ile GAGASIZ
( BEAK vs. BEAKED vs. BEAKER vs. BEAKLESS )
( تک ile نوک ile نک ile منقار ile نوکدار ile منقاردار ile ليوان آزمايشگاه ile جام ile ليوان آئمايشگاه ile ظرف کيمياگري ile بي نوک )
( TAK ile NOK ile NAK ile MONAGHAR ile نوکدار ile MONAGHARDAR ile LEYVAN AZMAYSHGAH ile JAM ile LEYVAN AEMAYSHGAH ile ZARF KYMYEGERY ile BEY NOK )
- GAGAVUZ ile GAGAVUZCA
- GAİP/GAİB değil/yerine/= GÖRÜNMEZ
- GALAKTİK ile GALAKTOMETRE ile GALAKTOZ
( GALACTIC vs. GALACTOMETER vs. GALACTOSE )
( عظيم الجثه ile شير سنج ile گالا کتوز )
( AZYM OLJOSEH ile SHYR SANJ ile GALA KETOZ )
- GALİ ile GALİP ile GALİZ
- GALOŞ ile GALOŞLU ile GALOŞSUZ
- GALVANİZ ile GALVANOMETRE ile GALVANOSKOP
( GALVANIZE vs. GALVANOMETER vs. GALVANOSCOPE )
( آبکاري فلزي کردن ile آب فلزي دادن ile گالوانومتر ile کهرباياب )
( ABKARY FELZY KARDAN ile AB FELZY DADAN ile GALVANOMETR ile KONPARBAYAB )
- GALVANİZLEMEK ile GALVANİZLENMEK ile GALVANİZLETMEK ile GALVANİZ ile GALVANİZE ile GALVANİZCİ/LİK ile GALVANİZLİ ile GALVANİZSİZ
- GALVENİZ değil GALVANİZ
- GAMET ile GAMETLİ ile GAMETSİZ
- GAMZE ile GAMZELİ ile GAMZESİZ
- GARAZ ile GARAZLI ile GARAZSIZ/LIK ile GARAZSIZCA ile GARAZSIZ İVAZSIZ
- GARAZ değil GAREZ
- GARAZ değil/yerine/= HEDEF, GAYE, MEYİL, İSTEK
- GARİZ değil GALİZ
( Kaba ve çirkin. )
- GARNİTÜR ile GARNİTÜRLÜ ile GARNİTÜRSÜZ
- GAS :/yerine GAZ
- GAUSS İLE EİSENSTEİN İLE HURWİTZ ile/||/<> TAM SAYI HALKALARI
( Farklı sayı sistemlerindeki tam sayılar. )
( Formül: N(a+bi) = a² + b² )
( Carl Friedrich Gauss tarafından 1801 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1777-1855) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Sayılar teorisi, istatistik, manyetizma) )
- GAYR-I MÜMKÜN değil/yerine/= OLANAKSIZ
- GAYRİMENKUL[Ar.] değil/yerine/= TAŞINMAZ
- GAYZ -ile
( HİDDET, ÖFKE, KIZMA )
- GAYZ değil/yerine/= HINÇ
- GAZ BALON
- GAZ ile ÇAMUR GAZI
( ... İLE Aktifleştirilmiş çamurlu arıtım sürecinde açığa çıkan %70 metan ve %30 karbondioksit karışımı bir gaz yakıt. )
- GAZ ile GAZ OCAĞI ile GAZ ODALARI ile GAZ MASKESİ ile GAZ SAYACI ile GAZ YAĞI ile GAZ POMPASI ile BENZİN İSTASYONU ile GAZ TANKI ile GAZ VERMEK ile GAZ VANASI
( GAS vs. GAS BURNER vs. GAS CHAMBERS vs. GAS MASK vs. GAS METER vs. GAS OIL vs. GAS PUMP vs. GAS STATION vs. GAS TANK vs. GAS UP vs. GAS VALVE )
( بنزين ile باگاز خفه کردن ile گازدار کردن ile گاز ile گازسوز ile اتاق گاز ile ماسک ضد گاز ile گازسنج ile نفت گاز ile پمپ بنزين ile پمپبنزين ile باک ile بنزين زدن ile شير گاز )
( BENZYNE ile BAGAZ KHFEH KARDAN ile GAZDAR KARDAN ile GAZ ile GAZSOOZ ile OTAGH GAZ ile MASK ZED GAZ ile گازسنج ile NAFT GAZ ile POMP BENZYNE ile POMPEBANZYNE ile BAK ile BENZYNE ZADAN ile SHYR GAZ )
- GAZ[Fr. < Lat. CHAOS[Van Helmont] | "ga" uzun okunur] ile GAZ[Fr. < GAZE] ile GÂZ[Ar.]
( Normal basınç ve sıcaklıkta, olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapmak özelliğinde olan akışkan nesne. İLE Tül. İLE Diş. | Dişle tutma, ısırma. )
- GAZ ile GAZA ile GAZİ/LİK ile GAZ TAŞI ile GAZ YAĞI ile GAZ BETON ile GAZ İBİĞİ ile GAZ OCAĞI ile GAZ PEDALI ile GAZ SAYACI ile GAZ SOBASI ile GAZ YUVARI ile GAZ ÖLÇÜMÜ ile GAZ BOMBASI ile GAZ LAMBASI ile GAZ MASKESİ ile GAZ BOYAMASI ile GAZ DEDEKTÖRÜ ile GAZ KOROZYONU ile GAZ GÖSTERGESİ ile GAZİLER HELVASI
- GAZ ile GAZA ile GAZİ/LİK ile GAZ TAŞI ile GAZ YAĞI ile GAZ BETON ile GAZ İBİĞİ ile GAZ OCAĞI ile GAZ PEDALI ile GAZ SAYACI ile GAZ SOBASI ile GAZ YUVARI ile GAZ ÖLÇÜMÜ ile GAZ BOMBASI ile GAZ LAMBASI ile GAZ MASKESİ ile GAZ BOYAMASI ile GAZ DEDEKTÖRÜ ile GAZ KOROZYONU ile GAZ GÖSTERGESİ ile GAZİLER HELVASI
- GAZ ile GRİZU[Fr.]
( ... İLE Normal sıcaklık ve basınçta, kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz. )
- GAZ ve/<> KABIZLIK/İNKIBAZ
- GAZ KATI
- GAZ ile KRİPTON[Fr. < KRYPTON]
( ... İLE Atom numarası 36, atom ağırlığı 83,8 olan, atmosferde yarım milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz bir soy gaz. [simgesi Kr] )
- GAZ ile KSENON[Fr. < XENON]
( ... İLE Atom numarası 54, atom ağırlığı 131,30 olan, havada on milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz asal gaz. [simgesi: Xe] )
- GAZAB[Ar.] ile GAYZ[Ar.]
- GAZAPLANMAK ile GAZAPLANDIRMAK ile GAZAP ile GAZAPLI ile GAZAPSIZ
- GAZLI/LIK ile GAZLI BEZ
- GAZOZ ile GAZOZCU/LUK
- GEÇEBİLEMEZ değil GEÇEMEZ
- GECELEMEK ile GECELEYEBİLMEK ile GECE/LİK ile GECECİ/LİK ile GECE GECE ile GECE KUŞU ile GECE YAYI ile GECELERCE ile GECE UÇUŞU ile GECE GÜNDÜZ ile GECE HAYATI ile GECE KULÜBÜ ile GECE MAVİSİ ile GECE YANIĞI ile GECE YARISI ile GECE YATISI ile GECE BEKÇİSİ ile GECE KÖRLÜĞÜ ile GECE İŞÇİLİĞİ ile GECE KIYAFETİ ile GECE ÖĞRETİMİ ile GECE GÖSTERİMİ ile GECELİK ENTARİ ile GECELİ GÜNDÜZLÜ
- GECELERİ BİSİKLETTE:
SİYAH ile MAVİ ile KIRMIZI ile SARI ile BEYAZ ile YEŞİL
( Görünmez. İLE 17 m.'ye kadar. İLE 24 m.'ye kadar. İLE 37 m.'ye kadar. İLE 55 m.'ye kadar. İLE 130 m.'ye kadar. )
- GEÇERSİZ ile GEÇERSİZ KILMAK ile GEÇERSİZ KILAN ile HASTALIK ile GEÇERSİZLİK
( INVALID vs. INVALIDATE vs. INVALIDATING vs. INVALIDISM vs. INVALIDITY )
( عليل ile بي اعتبار ile نامعتبر ile غير معتبر ile بي اعتبارکردن ile ناتوان کردن ile عليل کردن ile بلااثر کردن ile مبطل ile زمين گيري ile عدماعتبار ile بي اعتباري ile بطلان )
( عليل ile BEY ETEBAR ile NAMOTABAR ile غير معتبر ile BEY ETEBARKARDAN ile NATAVAN KARDAN ile ALYLE KARDAN ile BELAESAR KARDAN ile MOBTAL ile ZAMYNE GYRY ile عدماعتبار ile BEY ETEBARY ile BETALAN )
- GECİKME ile GECİKMELİ ile GECİKMESİZ
- GEÇİLEMEZ ile/ve/değil/||/<>/< GEÇİŞTİRİLEMEZ
- GEÇİRİMLİ / BİRLEŞİMSEL ile/>< GEÇİRİMSİZ
( TRANSPARENT / COMPOSITIONAL vs./>< OPAQUE )
- GEÇİŞLİ ile/>< GEÇİŞSİZ
( TRANSITIVE vs./>< INTRANSITIVE )
- GEÇİT ile/ve KOYAK/KISIK/KLÜZ
( ... ile/ve VADİ )
- GEÇMİŞ:
"AİT OLDUĞUMUZ" değil BANA/BİZE AİT OLAN
- GEÇMİŞ ile GEÇMİŞLİ ile GEÇMİŞSİZ ile GEÇMİŞ ZAMAN ile GEÇMİŞİ KINALI ile GEÇMİŞİ KANDİLLİ
- GEÇMİŞİN, BİZİ BIRAKMAMASI değil/yerine/></> BİZİM, GEÇMİŞİ BIRAKMAMIZ
- GEDİZ ile/değil GÖRDES
- GELENEK:
DÜZ değil KIRILMALI
- GELİNİLMEZ değil GELİNMEZ
- GELİNMEK ile GELİN/LİK ile GELİN OTU ile GELİN ABLA ile GELİN KUŞU ile GELİN TELİ ile GELİNLİKÇİ/LİK ile GELİN ALAYI ile GELİN ALICI ile GELİN BÖCEĞİ ile GELİN HAMAMI ile GELİN HAVASI ile GELİN ÇİÇEĞİ ile GELİNLİK KIZ ile GELİNLİK ÇAĞI
- GEN AKIŞI ile/||/<> GENETİK DARBOĞAZ
( Gen akışı genler karışır, darboğaz populasyon küçülür. )
( Formül: Mixing İLE reduction )
- GENEL-GEÇER ile/ve/değil/||/<> DEĞİŞMEZ
- GENEL <> ÖZEL ile/ve/değil/yerine BİÇİM <> ÖZ
- GENEZ ile/ve/||/<> GENEZE
( Kolay. İLE/VE/||/<> Gizlenerek beklenilen yer. )
- GENİŞLETİLEMEZ ile UZATMADAN
( INEXTENSIBLE vs. INEXTENSO )
( منقرض نکردني ile بطول کافي )
( MONAGHARZ NAKARDANY ile BETOL KAFY )
- GENİZ ile GENİZ ÜNLÜSÜ ile GENİZ ÜNSÜZÜ
- GERARDO MATOS RODRIGUEZ ve EDUARDO GALEANO
( "La Comparsita" tangosunun bestecisi. VE Latin Amerika'yı şiir tadındaki yazılarıyla anlatan yazar.["Aşkın ve Savaşın, Gündüz ve Geceleri" adlı kitabını okumanızı salık veririz.] )
( İkisi de, Uruguay'lıdır. )
- GERÇEK ile/ve/değil YALANSIZ
( [not] REALITY vs./and/but WITHOUT LIE )
- GERÇEKLİK/HAKİKAT:
ÇÜRÜTEMEDİĞİMİZ ve/||/<> TÜKETEMEDİĞİMİZ
- GEREĞİNDEN ÇOK/AZ ile/değil OLABİLECEĞİNDEN ÇOK/AZ
- GEREK YOK ile/ve DEĞMEZ
- GEREKMEK ile GEREKTİRMEK ile GEREKÇELENDİRMEK ile GEREK/LİK ile GEREKLİ/LİK ile GEREKÇE ile GEREKSİZ/LİK ile GEREKÇELİ ile GEREKSİZCE ile GEREKÇESİZ/LİK ile GEREKSİZ YERE ile GEREKLİLİK KİPİ ile GEREKLİ GEREKSİZ
- GEREKSİNİM/LER/İMİZ ve/<>/>< DEĞER/LER/İMİZ
- GEREKSİZ ile FAZLA(DAN)
- GEREKSİZ ile/ve OLUMSUZ
- GERGİNLEŞMEK ile GERGİNLEŞTİRMEK ile GERGİ ile GERGİN/LİK ile GERGİLİ ile GERGİNCE ile GERGİSİZ
- GERGİNLİĞİN BÖLGELERİNDE:
BOYUN ile/ve/||/<> OMUZ ile/ve/||/<> ÜST SIRT ile/ve/||/<> ORTA SIRT ile/ve/||/<> ALT SIRT ile/ve/||/<> MİDE
( [psikolojik nedenleri] "Kendini tanımlamada korku ve bastırılmışlık." İLE/VE/||/<> "Zorunluluk ve sorumluluk." İLE/VE/||/<> "Üzüntü, keder." İLE/VE/||/<> "Güvensizlik ve güçsüzlük." İLE/VE/||/<> "Utanç, suçluluk, değersizlik." İLE/VE/||/<> "Duyguları yönetmede yetersizlik." )
- GERİ ALINAMAZLIK ile GERİ ALINAMAZ
( IRREVOCABILITY vs. IRREVOCABLE )
( برگشت ناپذيري ile بلا عزل )
( BARGASHT NAPAZYRY ile بلا عزل )
- GERİDE BIRAKTIKLARIMIZ ile/ve/||/<> ELİMİZİN ALTINDAKİLER ile/ve/||/<> ULAŞAMADIKLARIMIZ
( Özlüyoruz. İLE/VE/||/<> Sıkılıyoruz. İLE/VE/||/<> Tutuluyoruz. )
- GERİDÖNÜŞÜMSÜZ değil GERİ DÖNÜŞSÜZ
- GERİSİ GELİR ile/ve/||/<> SONU GELMEZ
- GEVEZELİK ile BOŞBOĞAZ
( BLAB vs. BLABBER )
( فاش و ابراز کردن ile فضول )
( FASH VE EBRAZ KARDAN ile فضول )
- GEZ ile GEZ
( Okun, kirişe geçen ucundaki kertik. | Tüfek, tabanca gibi ateşli silahlarda, namlunun gerisinde bulunan ve nişan alırken, arpacıkla birlikte göz ile hedef arasında aynı doğru üzerine getirilen kertik. İLE Yer ölçmeye yarar, düğümlü ip. | Yapı işlerinde kullanılan çekül. )
- GEZELEMEK ile GEZ ile GEZİ ile GEZİCİ/LİK ile GEZİ YAZISI ile GEZİCİ TOPLULUK ile GEZİCİ KÜTÜPHANE
- GEZELEMEK ile GEZ ile GEZİ ile GEZİCİ/LİK ile GEZİ YAZISI ile GEZİCİ TOPLULUK ile GEZİCİ KÜTÜPHANE
- GEZİYE ÇIKARKEN:
GİYSİLERİNİZ ve/||/<> PARANIZ
( Hazırladıklarının yarısını yanına al! VE/||/<> Bütçenin iki katını yanına al! )
- GHAMAR ile GHAMARNAZ
( GHAMAR vs. GHAMARNAZ )
( قمر ile قمرناز )
( GHAMAR ile قمرناز )
- GİBBS-DUHEM ile/||/<> GİBBS-HELMHOLTZ
( G-D kompozisyon ilişkisi, G-H sıcaklık bağımlılığı. )
( Formül: SdT - VdP + Σnᵢdμᵢ = 0 )
( Josiah Willard Gibbs tarafından 1876 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1839-1903) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Kimyasal termodinamik, Gibbs serbest enerjisi) )
- GICIRTI ile GICIRTILI ile GICIRTISIZ
- GILLIGIŞ ile GILLIGIŞLI ile GILLIGIŞSIZ
- GİRESUN ile/ve KİRAZ
( ... İLE/VE Giresun'da, dağlık bir bölgeye verilen ad. )
- GİRİNTİ ile GİRİNTİLİ ile GİRİNTİSİZ ile GİRİNTİLİ ÇIKINTILI ile GİRİNTİSİZ ÇIKINTISIZ
- GİRİŞ ile KABUL EDİLDİ ile KUŞKUSUZ
( ADMITTANCE vs. ADMITTED vs. ADMITTEDLY )
( هديت ظاهري ile پذيرفته ile معترفا )
( NPANDYT ZANPARY ile PAZYRAFTEH ile معترفا )
- GIRL :/yerine KIZ
- GİYSİ ile SALWAR KAMEEZ
( ... İLE Güney Asya'ya özgü, geleneksel giysi. )
- GİZ/SIR[Ar.] ile SIR
( Varlığı ya da bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. | İnsan usunun, yeterince açıklık getiremediği şey. | Bir işin, bir şeyin, dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen, en zor, en ince yanı. | Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan, özel ve gizli yazılar yazdırılan kişi. İLE Bazı nesnelere parlaklık vermek, dış etkilerden korumak, sızmalarını önlemek gibi amaçlarla sürülen, saydam ya da donuk vernik. | Aynaların arkasına ve kaplam metal eşyanın yüzüne sürülen, ince, metal tabaka. )
- GİZEMLİ ile/ve/değil/yerine BELİRSİZ
( [not] MYSTERIOUS vs./and/but UNKNOWN/INDEFINITE
UNKNOWN/INDEFINITE instead of MYSTERIOUS )
- GİZLİ ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRSİZ
- GLAND[İng.] değil/yerine/= BEZ
- GLİKOLİZ İLE GLUKONEOGENEZ İLE GLİKOJENEZ ile/||/<> KARBONHİDRAT METABOLİZMASI
( Şeker metabolizma yolakları. )
( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 C₃H₃O₃ )
- GLİKOLİZ ile/||/<> GLUKONEOGENEZ
( Glikoliz glukoz yıkımı İLE glukoneogenez glukoz sentezi )
( Formül: C₆H₁₂O₆ → 2 Piruvat + 2 ATP )
- GLİKOLİZ ile/ve/||/<>/> ÜRETİM/KREBS DÖNGÜSÜ
( Glikozun pirüvata dönüştüğü süreç. İLE/VE/||/<>/> Pirüvatın CO2 ve H2O'ya dönüştüğü süreç. )
- GLİKOZ ile FRUKTOZ
( Altı karbonlu aldoz şekeri. İLE Altı karbonlu ketoz şekeri. )
- GLİKOZ ile/ve/<> FRÜKTOZ/LEVÜLOZ[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Meyve şekeri. )
- GLİKOZ ile GLİKOZLU
- GÖBEK ile MERKEZ
( Ulvî ve süflî (aydınlık ve karanlık) bölgelerin birleştiği nokta. İLE ... )
- GÖBEKLENMEK ile GÖBEK ile GÖBEKLİ/LİK ile GÖBEKSİZ ile GÖBEK ADI ile GÖBEK OTU ile GÖBEKLİCE ile GÖBEK BAĞI ile GÖBEK TAŞI ile GÖBEK DANSI ile GÖBEK ODUNU ile GÖBEK HAVASI
- GÖBELEZ ile/ve/<> GÖCEN/GÖÇKEN
( Köpek yavrusu. İLE Tavşan yavrusu. | Kedi, domuz, köpek yavrusu. )
- GOCUK ile GOCUKLU ile GOCUKSUZ
- GOLDBACH ile/||/<> TWIN PRIME ile/||/<> COLLATZ ile/||/<> ÜNLÜ KONJEKTÜRLER
( Çözülmemiş sayı kuramı problemleri. )
( Formül: 6 = 3+3 İLE 8 = 3+5 )
- GOLF TOPU:
PÜRÜZSÜZ değil GİRİNTİLİ
( )
- GÖLGE:
BENİMLE ile/değil BENSİZ
- GÖLGE ile/ve/||/<> İZ
- GÖLGE ile/ve KUZ
( ... İLE/VE Gölgede kalan yan. )
- GÖMLEK ile BLUZ
( CHEMISE[< KÂMİS(Ar.)] ile ... )
( [Divân şiirinde] Âşığın bağrındaki ve gövdesindeki yaralar ile kendi teni bir pîrâhen olarak düşünülür. Ayrıca sevgilinin pîrâheni aşık tarafından kıskanılır. Çünkü o, sevgiliyi sarıp kucaklamıştır. )
( PÎRÂHEN ile ... )
- GÖMLEK/LİK ile GÖMLEKLİ ile GÖMLEKÇİ/LİK ile GÖMLEKSİZ ile GÖMLEKLİLER
- GÖREMEZSİN ile/değil GÖRÜNMEZ
- GÖREMİYORUZ ile/değil/yerine PEK (FAZLA) GÖREMİYORUZ
- GÖRENEDİR GÖRENE, KÖRE NEDİR KÖRE NE? ile/ve ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ
- GÖRÜMCE ile BALDIZ
- GÖRÜNMEZ GÖRÜNÜR
- GÖRÜNMEZ ile/ve/<> MELEKÎ
- GÖRÜNMEZLİK ile GÖRÜNMEZ
( INVISIBILITY vs. INVISIBLE )
( ناپديدي ile غيرقابل مشاهده ile ناپيدا ile ناپديد ile غير مرئي ile غير محسوس ile غيبي ile غيرقابل تشخيص ile نا مرئي ile غيب ile نامرئي )
( NAPADYDY ile GHYRAGHABEL MOSHADEH ile ناپيدا ile NAPADYD ile غير مرئي ile غير محسوس ile GHYBEY ile GHYRAGHABEL TASHKHYSE ile نا مرئي ile GHYBE ile NAMRAYEY )
- GÖRÜNTÜLEMEK ile GÖRÜNTÜLENMEK ile GÖRÜNTÜLETMEK ile GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK ile GÖRÜNTÜ/LÜK ile GÖRÜNTÜLÜ ile GÖRÜNTÜSEL ile GÖRÜNTÜSÜZ
- GÖRÜŞME/EYLEME:
"UYGUN OLDUĞUN(UZ)DA ..."
ile/ve/değil/yerine/<>/>
"UYGUN OLURSAN(IZ) ..."
- GÖSTERGE [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- GÖTÜRÜM ile GÖTÜRÜMLÜ ile GÖTÜRÜMSÜZ
- GÖVDENİN DENGESİNDE: SU ve TUZ
- GÖZ -ile
( ÖZ | ÖZ'ÜN AYNASI, KAPISI, DIŞLAŞMASI | ZÂT | "SUYUN AKMAYA BAŞLADIĞI KAYNAK" )
- GÖZ KAPAĞI ile/ve/||/<>/> PİTOZİS
( ... İLE/VE/||/<>/> Göz kapağı düşüklüğü. )
- GÖZ KORKUTAN ile KORKUSUZ
( DAUNT vs. DAUNTLESS )
( بي جرات کردن ile بي واهمه ile بي محابا )
( BEY JARAT KARDAN ile BEY VANPAMEH ile BEY MOHABA )
- GÖZ ve/||/<>/>/< AKIL
( Göz, odur ki; dağın arkasını göre! VE/||/<>/>/< Akıl, odur ki; başına geleni/geleceği bile! )
- GÖZ ve/<> BİLİNÇ
( Göz ve bilinç, tüm dünyayı gördüğü halde, kendini [pek] [kolay kolay] göremez. )
( EYE and/<> CONSCIOUSNESS )
- GÖZ ile/ve/değil EŞİK
- GÖZ ve/||/<>/> GÖNÜL[< GÖNENME/GÖNENÇ] ve/||/<>/> AYAK
( Gözden uzak(ırak) olan, gönülden/zihinden (de) uzak(ırak) olur. )
( Göz, dostu görendir. )
( DİLÂ: EY GÖNÜL )
( Göz, nereye bakar; gönül, oraya akar. VE/||/<>/> Gönül, nereye akar; ayak, oraya koşar. )
( EYE and/||/<>/> HEART and/||/<>/> FOOT )
- GÖZ ile/ve GÖRGÜ
- GÖZ ile GÖZ ALICI ile GÖZ TEMİZLEYİCİ ile GÖZ TEMİZLEME ile GÖZ MUAYENESİ ile GÖZ AÇICI ile GÖZ AĞRISI ile GÖZ YUVASI
( EYE vs. EYE CATCHER vs. EYE CLEANER vs. EYE CLEANING vs. EYE EXAM vs. EYE OPENER vs. EYE PAIN vs. EYE SOCKET )
( ديده ile سوراخ سوزن ile عين ile چشم ile جالب نظر ile چشمشوي ile معاينه چسم ile چشم بازکن ile رمد ile کاسه چشم )
( DYDAH ile SORAKH SOZAN ile EYNE ile CHESHAM ile JALEB NAZAR ile CHESHMASHOY ile MOAYNAH CHASM ile CHESHAM BAZKON ile رمد ile KASEH CHESHAM )
- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI
( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )
( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )
( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )
( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )
( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )
( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )
( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )
( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )
( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )
( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )
( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )
( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )
( Tanrı heykellerinin gözbebeği yoktur. )
( AYN, MEDMA'[çoğ. MEDÂMİ'] ile/ve ... ile/ve HADEKA, İNSÂN-ÜL-AYN, MANZAR[< NAZAR], MANZAR-I ÇEŞM, NOKTA-İ BÎNİŞ, BÜ-BÜ', MUKLE ile/ve MEDÂR-ÜL-AYN ile/ve ...
RÂFİ'[< REF]: Gözkapağı gibi bazı örgenleri yukarı kaldırmaya yarayan kas/adale, sinir.
TARFE: Gözkapağının bir kere açılıp kapanması. )
( DÎDE, ÇEŞM ile/ve ... ile/ve MERDÜM, MERDÜME, BÎNEK, DÎDE ile/ve ... ile/ve BÂM-I ÇEŞM[üstteki], BERG-İ ÇEŞM[BERG: Yaprak.]
BÂDÂM: Sevgilinin bademi andıran gözü. | Badem. )
( EYE vs./and EYE BALL vs./and PUPIL/APPLE OF THE EYE vs./and ORBIT/EYE HOLE vs./and EYE LID )
- GÖZ ile/ve GÖZDEKİ ANLAM VE DERİNLİK
- GÖZ ile/||/<> GÖZE
( Suyun çıktığı yer, kaynak. İLE/||/<> Gözlü, pınar, çeşme. | İlkbaharda çıkıp yazın kaybolan su. | Örme, örgü, yama. | Süzgeç. | Hücre. )
- GÖZ GÖZLÜK
- GÖZ ile/ve/<> İRİS[Yun.]
( ... İLE/VE/<> Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü. )
- GÖZ ve/||/<> KALP
( Gülmek için!... :) VE/||/<> Sevmek için!... )
( EYE and/||/<> HEART )
- GÖZ ile KENE GÖZ
( ... İLE Çok küçük gözlü. )
- GÖZ ile/ve/=/<> KİŞİLİK/AKIL
- GÖZ ile/ve/||/<> KULAK
( Simgenin/ibretin müşterisi. İLE/VE/||/<> Sözün müşterisi. )
( Göz, dostu görendir. )
( %84 İLE/VE/||/<> %11 )
( [Renklerde dalgaboyu] 400 - 700 nm. İLE/VE/||/<> 20 - 20.000 Hz aralığı. )
- GÖZ ile/ve/<> ÖNODA
( ... İLE/VE/<> Gözde, saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk. )
- GÖZ ile/ve/<> ÖTEKİ ÖRGENLER
( Göz dışında, kişinin çoğu örgeni, -35 °C'de donar. )
( GÖZLER, YALAN SÖYLEMEZ!
Arabası uçuruma yuvarlanmış ve sürücünün cesedi ancak birkaç hafta sonra Ağustos ayında tesadüfen bir köylü tarafından çürümüş halde bulunabilmiş.
Ölüm nedeninin trafik kazası olduğu biliniyor fakat kazanın alkolün ya da başka bir maddenin etkisi altında meydana gelip gelmediğini saptayabilmek için otopside alınan kanda 0.80 promil gram alkol bulunmuş.
Göziçi sıvısında ise alkol bulunmadığı ayrıca uyutucu ve uyuşturucu bir madde bulunmadığı rapor edilmiş.
Cesedin çürümeye başlaması ile ortamda bulunan bakteri ve mayaların etkisi ile kan şekeri tüketilirken alkol üretilir. Ağustos sıcağında çürümenin daha hızlı olması nedeniyle kanda 1.50 promil grama kadar alkol oluşabilir.
Göziçi sıvısı anatomik özelliği nedeniyle yalıtılmış bir yapıya sahiptir ve alkol yapan bakterilerin içeriye girmesine izin vermez.
Göziçi sıvısında alkol ölçümünün önemini bilen bir uzman, gözünde alkol saptanmayan sürücünün, kanında bulunan alkolün cesedin çürümesine bağlı olarak meydana geldiğini dolayısıyla kazayı alkolün etkisi altında yapmadığını rapor eder.
Ölümden sonra bile,
Gözler, yalan söylemez! )
- GÖZ ile PETEKGÖZ
( ... İLE Eklembacaklı hayvanlarda görülen, birçok görme gözesinden oluşan göz türü. )
- GÖZ YÜZ
- GÖZ ile/ve/<> YÜZ(SURAT, VECİH, ÇEHRE, SİMA[Fars.], DİDAR)
(
)
( EYE vs./and/<> FACE )
- GÖZE GÖZ
- GÖZKAPAĞI ile PTOZ
( Üst gözkapağının sarkması. )
- GÖZLÜK ile KORUYUCU GÖZ ile GÖZLÜKLÜ ile GÖZLÜK
( GOGGLE vs. GOGGLE EYE vs. GOGGLED vs. GOGGLES )
( چپ نگاه کردن ile نوعي ماهي ile عينکي ile عينک ile عينک ايمني )
( CHAP NEGAH KARDAN ile NOY MAHY ile عينکي ile EYNAK ile EYNAK AYMANY )
- GÜBRELEMEK ile GÜBRELENMEK ile GÜBRELETMEK ile GÜBRE/LİK ile GÜBRELİ ile GÜBRESİZ ile GÜBRE GAZI ile GÜBRE BÖCEĞİ
- GÜÇ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- GÜÇ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- GÜÇSÜZ" ile/değil NARİN
- GUDDE/GLAND[İng.] değil/yerine/= BEZ
- GÜDELEMEK ile GÜDEBİLMEK ile GÜDEK ile GÜDEKSİZ
- GÜFTÂR[Fars.] ile SÖZ
( SÖZ )
- GÜFTÂR-I ŞİRİN[Fars.] değil/yerine/= "TATLI" SÖZ
- GUIDELINE[İng.] değil/yerine/= KILAVUZ
- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN
( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )
- GÜLER YÜZ ile GÜLER YÜZLÜ/LÜK
- GÜMBÜRTÜ ile GÜMBÜRTÜLÜ ile GÜMBÜRTÜSÜZ
- GÜMRÜKLEMEK ile GÜMRÜKLENMEK ile GÜMRÜKLENDİRMEK ile GÜMRÜK ile GÜMRÜKLÜ ile GÜMRÜKÇÜ/LÜK ile GÜMRÜKSÜZ ile GÜMRÜK KAPISI ile GÜMRÜK BİRLİĞİ ile GÜMRÜK KOLCUSU ile GÜMRÜK TARİFESİ ile GÜMRÜK KOLCULUĞU ile GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA ile GÜMRÜK BEYANNAMESİ
- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER
- GÜN ile GÜNDÜZ VE GECE ile DÜNDEN ÖNCEKİ GÜN ile GÜNDEN GÜNE ile KEFARET GÜNÜ ile YARGILAMA GÜNÜ ile HESAPLAŞMA GÜNÜ ile DİRİLİŞ GÜNÜ ile GÜNDÜZ
( DAY vs. DAY AND NIGHT vs. DAY BEFORE YESTERDAY vs. DAY BY DAY vs. DAY OF ATONEMENT vs. DAY OF JUDGEMENT vs. DAY OF RECKONING vs. DAY OF RESURRECTION vs. DAY TIME )
( روز ile يوم ile نهارخوري ile شبانروز ile شبانه روز ile شبانهروز ile پريروز ile روزبروز ile يوم کيپور ile محشر ile روز حساب ile روز حشر ile روز هنگام )
( RUZ ile يوم ile NEHARKHORY ile SHABANRUZ ile SHABANEH RUZ ile SHABANEHRUZ ile PARYRUZ ile RUZABROZ ile يوم کيپور ile MAHSHAR ile RUZ HASAB ile RUZ HASHAR ile RUZ NPANGAM )
- GÜNEŞ:
GAZ ve/||/<> TOZ ve/||/<> BUZ
( Güneş sistemi, yaklaşık 4.6 x 109[milyar] yıl önce geniş bir gaz[çoğu hidrojen], toz ve buz bulutu olarak başladı. )
- GÜNEŞ ile/ve/||/<>/> YILDIZ
( ... İLE/VE/||/<>/> Güneşin %8'i kadar olduğunda. )
( Güneşin, bir yıldız olarak doğmasına, içindeki nükleer tepkime neden olmuştur.[Güneşi oluşturan nesnelerin başında gelen protonların, helyum çekirdekleri oluşturmak üzere tepkimeye girmesi de güneşin sürekliliğini sağlamaktadır.] )
( SUN vs./and/||/<>/> STAR )
- GÜNSÜZ ile GÜNSÜLER
- GÜPEGÜNDÜZ
- GÜR ile GÜRE ile GÜRZ ile GÜRECİLİK
- GÜRBÜZ ile GÜRBÜZ
( Cerbezeli. | Kahraman. | Anlayışlı. İLE Hilekâr. )
- GÜRS[Fars.] ile GÜRZ[Fars.]
( Açlık. | Kir, pas, leke. | Kâhkül. İLE Uzun saplı, büyük demir topuz. )
- GÜRÜLTÜ ile GÜRÜLTÜCÜ/LÜK ile GÜRÜLTÜLÜ ile GÜRÜLTÜSÜZ/LÜK ile GÜRÜLTÜSÜZCE ile GÜRÜLTÜ PATIRTI ile GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ile GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI ile GÜRÜLTÜSÜZ PATIRTISIZ
- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR ve fakat MUTLU ETMEZ
- GÜRZ ile/||/<> GÜRZ-İ GİRÂN ile/||/<> BOZDOĞAN
( Uzun saplı, büyük demir topuz. İLE/||/<> İri, ağır topuz. İLE/||/<> Yeniçeriler tarafından kullanılan ve atların eyerinde asılı duran, altı toplu gürz. )
- GÜVENÇ ile GÜVENÇLİ ile GÜVENÇSİZ
- GÜVENMEK:
"O, BUNU YAPMAZ" ile/değil/yerine "O, BUNU YAPTIYSA, BİR BİLDİĞİ VARDIR"
- GÜVENSİZ BAĞLANMADA:
KARARSIZ ile KAÇINGAN
- GÜVENSİZ ile GÜVENSİZLİK
( INSECURE vs. INSECURITY )
( غيرمحفوظ ile بي اعتبار ile ناامن ile غير قطعي ile تزلزل )
( غيرمحفوظ ile BEY ETEBAR ile NAOMAN ile غير قطعي ile TEZELZEL )
- GÜZ ile GUZ
( Bahar. İLE Gölgede kalan, güneş almayan köşe. )
- GÜZ ile GÜZ DÖNEMİ ile GÜZ NOKTASI ile GÜZ ÇİĞDEMİ
- GÜZEL SÖZ ile/ve GÜZEL EYLEM
- GÜZELLİKTE:
3 BEYAZ ve/<> 3 SİYAH ve/<> 3 KIRMIZI
( Ten, diş ve el. VE/<> Göz, kaş ve kirpik. VE/<> Yanak, dudak ve tırnak. )
- HACİZ/HACZETMEK değil/yerine/= ELKOY / ELKOYLAMAK
- HACİZ ile HACİZLİ
- HADİS ile HADİSE ile HADİSELİ ile HADİSESİZ
- HAFIZ ile HÂFIZ
( Hıfz edici, saklayıcı. İLE Kur'ân-ı Kerim'i ezberleyen kişi. )
- HAFIZ ile HAFÎZ
- HAFIZ ile HÂFIZ
( Hıfz edici, saklayıcı. İLE Kur'ân-ı Kerim'i ezberleyen kişi. )
- HAFIZ ile HAFIZ ESAD
( HAFEZ vs. HAFEZ ASAD )
( حافظ ile حافظ اسد )
( HAFEZ ile HAFEZ ASAD )
- HAFIZ ile/ve KUR'A HÂFIZI
- HAFÎZ[Ar.] ile RAKÎB[Ar.]
- HAFS[Ar.] ile HAFZ[Ar.]
( Biriktirme, toplama. İLE Basıklık. | Dengeli/îtidâl, aşırı olmama durumu, ölçülülük. | Arap dilbilgisinde kesre/esre imi/işareti. )
- HAİZ ile CAİZ
( Bir şeyi elinde bulunduran, taşıyan. İLE Din, yasa, töre ya da başka bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen, uygun, yerinde sayılan, yakışık alan. )
- HAİZ[Ar.] ile HAİZ[Ar.]
( Sahip, mâlik, taşıyan. İLE Âdetini/hayzını gören hanım. )
- HÂİZ ile HÂKİM
( Sahip, taşıyan. İLE Egemenliğini yürüten, buyruğunu yürüten, sözünü geçiren. | Başta gelen, başta olan, baskın çıkan. | Duygu, davranış vb.ni iradesiyle denetleyebilen kimse. | Yüksekten bir yeri bütün olarak gören. | Yargıç. | Bilge. | Baskın. )
- HAK ile/ve/<>/< AYRICALIK/İMTİYAZ(/MÜMTAZ)[Ar. < MEYZ]
( RIGHT vs./and/<> SPECIAL PRIVILIGE )
- HAKİKAT:
ÖĞRENİLEBİLİR fakat ÖĞRETİLEMEZ
( Belki. FAKAT Asla! )
- HAKİKAT ile MECÂZ ile KİNÂYE
( Kök.(Mutabakat). İLE İkinci anlam yüklemek.(Tazammun/Akıl). İLE Hakikat ile mecâz arasında bırakmak.(İltizam). )
(1996'dan beri)