Bugün[31 Mart 2026]
itibarı ile 5.146 başlık/FaRk ile birlikte,
5.146 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/22)


- ÇINAR, ŞENER (SARIYER, 1950 - 1994) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Büyükdere'ye transfer olduktan sonra tekrar Sarıyer'e alındı (1968). Beş sezon (1968 - 1973) Sarıyer'de tescilli kaldı. 86. Lig ve 17 Özel olmak üzere 103 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 2, özel maçlarda 1 gol attı. Trabzonspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı(1973). Bilahare Adanaspor'da yıllarca oynadı. Futbol yaşamını sadece birkaç müsabaka oynadığı Karagümrük kulübünde noktaladı. Yenimahalle Spor Kulübü ve Sarıyer Lisesi Mezunları Derneğinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ÇINAR, TEMEL :

( Esnaftı ve Büyükdere'de bir dönem muhtar olarak görev yaptı. )


- ÇINARALTI :

( Emirgan Hamid - i Evvel Camii ile Muvakkithane arasında kalan Muvakkithane Caddesi üzerindedir. Caddenin tam ortasında asırlık çınar ağaçları olması nedeniyle bu alana Çınaraltı denildi. Çınaraltı Emirgan'ın kalbi sayılır. Arkaya doğru sıralanan çay bahçeleri, kafeteryalarla Boğaziçi'nin önemli dinlence yerlerindendir. Bilhassa edebiyatçıların buluştuğu sabahlara kadar sohbet ettikleri bir yer olarak bilinir. )


- ÇINARALTI ile/ve KÜLLÜK KIRAATHANESİ


- ÇIRACI, ÖMER (ALMANYA, 1975) :

( VFR Aalen (Almanya) Kulübünden transfer edildi (1995). İki sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. 24 Lig, 4 Kupa maçı ve 26 özel maçla birlikte toplam 54 maçta oynadı ve takımına 2 gol kazandırdı. Tekrar Almanya'ya döndü (1997). )


- ÇIRACIOĞLU, VECDİ (BURSA, 1953) :

( Rumelihisarlı, yazar - edebiyatçı. İTÜ. Metalürji Fakültesini bitirdi. İş hayatı ile birlikte yazarlığını sürdürdü. Roman, öykü, biyografı ve monografi dalında eserler verdi. Eserlerinden bazıla: Roman; Kara Büyülü Uyku (1999), Cimri Kirpi (2002), Serseri Standartları Sempozyumu (2004), Sarıkasnak, Denize Dair Hikâyet (2006), Gemileri Sayan Kedi (2011). Öyküleri; Nehirler Denize Kavuştuğunda (2002), Mayhoş Zamanlar (2006); Çocuk Öyküleri (Kemancı ve Küçük Kuş (2006), Cam Kutu İçindeki Mücevher (2006); Biyografi; Rafetçe, Bir Ressamın Alacalı Paleti (2007), Gladyator, Yeşil Sahalarda Bir İsyanın Hikâyesi "Metin Kurt" (2009), Halkın Savcısı Mehmet Feyyat (2012). Monograf; Devşirme Eşiktaşı'nın Ruhu, Rumelihisarı (2010), Boğaziçi Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, 100. Yılı (2012), Barış Yurdu Hindistan (2014). TYS, PEN Yazarlar Derneği, Edebiyatçılar Derneği ve BESAM üyesi olup, Can Yayınları Roman Ödülü (1999), TESK, Türkiye Edebiyatçılar Derneği "Esnaf Öyküsü" yarışmasında 1.lik Ödülü (2002); Foça Belediyesi 7. Uluslararası Rastgele Balıkçılık Festivali, "Deniz Öyküsü" Yarışması 1.lik Ödülü (2007) ve Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödüllerini (2009) kazandı. )


- ÇIRÇIR HAYAT SUYU ÇEŞMESİ :

( Çırçır Suyu mesiresi içindedir. H.1330, M.1914 yapılmıştır. Çeşme korunmasına karşın suyu yoktur. )


- ÇIRÇIR MESİRESİ YANINDAKİ ANIT ÇINAR AĞACI :

( Cadde ortasındadır. Caddeyi ortadan ikiye böler. Hayli yıpranmıştır ve içi kovuktur. Çevresi göğüs hizasından 5.50 m.dir. 500 yaşın üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. )


- ÇIRÇIR SUYU ÇEŞMESİ :

( Çırçır suyu mesiresi içinde yapılmıştır (H.1308, M.1890). Bu çeşme de zamanla yok olup gitti. Mehmet Raif'in Mirat'ı İstanbul isimli kitabından bu çeşmenin Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırıldığını öğreniyoruz. Çeşmenin sağında solun birer yüksek sütün olduğu, bu sütunlardan birinde çeşmenin suyunun mükemmel olduğu ifade edilirken diğer sütunda kitabeyi yazanın Said olduğu ve su içenlerin çeşmeyi yaptırana dua etmesi hatırlatıyor. )


- ÇIRÇIR SUYU :

( Sarıyer, Maden Mahallesi sınırlarına dahil ve Çırçır mesiresi içinden çıkan bir memba suyudur. Sertlik derecesi 6'dır (Bazı kaynaklarda 6.5). )


- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL


- ÇIRPINA SUYU :

( Rumelifener köyü sınırları içindedir ve içimi çok iyi bir sudur. )


- CİSR-İ MUALLAK[Ar.] ile ASMA KÖPRÜ

( ASMA KÖPRÜ )


- ÇİT ile/değil BARI

( ... İLE Bahçe, açık ağıl etrafındaki çit. )


- ÇİT/SİYE[N]Ç ile ÇİT

( Bağ, bahçe, bostan gibi yerlerin çevresine, çalı, kamış, ağaç dalı, diken gibi şeylerden çekilen duvar. İLE Pamuktan dokunmuş basma. | Başörtü, yazma, yemeni. | Üzerine desenler işlenmiş süslü bir Çin kumaşı. )


- ÇITA ile BAĞDÂDÎ

( Düzgün biçilmiş uzun ve ensiz tahta. İLE Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılan duvar ya da tavan. | Yapılarda kullanılan çıta. | 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi. )


- CIVADRA[İt. < GIVADERA] ile TALİMAR[İt. < TAGLIAMARE]

( Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk. İLE Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına destek olması amacıyla konulan ekleme. )


- CİVATA değil CIVATA[İt. < CHIAVARDA]


- CIVATA[İt. < CHIAVARDA] ile MAPA[İt. < MAPPA]

( ... İLE Ucu halkalı cıvata. | Gemi içini aydınlatmaya yarayan zeytinyağıyla yanan siperli fener. )


- CİVELEK, MÜRSEL (SARIYER, 1996) :

( Sarıyer Altyapısından yetişti ve yaş gruplarında oynadıktan sonra profesyonel kadroya alındı (2015/2016). 2 lig, 1 kupa olmak üzere 3 resmi ve 1 de özel maç olmak üzere 4 maçta oynadı. Sezon sonunda Sarıyer'den ayrıldı ise de 2018/2019 sezonunda tekrar Sarıyer'e döndü. Yenimahalle, Sarıyer ve Yomrasor kulüplerinde oynadı. )


- ÇİVİ ÇAKILMADAN YAPILAN CAMİİ -ile

( MUSTAFA CAMİİ )


- ÇİVİ ile/ve EKSER/ENSER/MIH[Fars.]/MİSMÂR[Ar.]

( ... İLE Büyük çivi. )


- ÇİVİ ile KABARA

( ... İLE Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. | Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi. | Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. )


- ÇİVİ ile NODUL

( ... İLE Üvendirenin ucuna çakılmış, sivri, demir çivi. )


- ÇİVİ ile PİM[İng. < Lat.]

( ... İLE İç içe geçen ya da birbiri üzerine gelen parçaları tutturmaya yarayan bir tür tahta ya da metal çivi. )


- ÇİVİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÜTÜ

( Bozan/delen [olmak]. İLE/VE/||/<>/>< Düzelten [olmak]. )


- ÇİZİNÇ/HARİTA[Ar.] ile/ve/||/<>/> YÖNDEÇ/PUSULA[İt.]


- CLOSE vs. CLOSE

( Kapalı. İLE Yakın/lık. )


- ÇOBAN, ALİ (TEKİRDAĞ, 1955) :

( Kocaelispor'dan transfer edildi (1985). İki sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 69 lig, 6 kupa maçı olmak üzere 75 resmi ve 13 özel maç olmak üzere toplam 88 maçta Sarıyer'de forma giydi. Takımı hesabına Lig maçlarında 2, özel maçlarda 6 gol attı.7 Kez A Milli, 7 kez Ümit Milli, 12 kez Amatör Milli ve 12 kez da A Genç Milli olmak üzere 38 kez Milli takım forması giydi. )


- ÇOBANÇEŞME ile/ve ÇOBAN ÇEŞMESİ

( Havaalanı sapağı öncesinde bulunan çeşme ve semt. İLE/VE Alibeyköy Deresi ve Kemerburgaz yolunda. [Silâhtar Yusuf Ağa - 1595] )


- ÇOBANOĞLU KÖŞKÜ :

( Sarıyer'de Orta Çeşme Caddesi üzerindedir. Yan tarafında ve bahçe içinde Naile Sağlam Verem Savaşı Dispanseri bulunmaktadır. Erzurum milletvekili Fehmi Çobanoğlu'na ait olan bu mükemmel köşkü sahibi Kızılay'a bağışladı. Köşk mimarinin güzelliği ile dikkat çekmektedir. Köşk Naile Sağlam Verem Savaş Dispanserinin lojmanı olarak kullanılmaktadır. )


- ÇOBANOĞLU, FEHMİ (?) :

( Sarıyerli olup, Ortaçeşme Caddesi üzerindeki Çobanoğlu Köşkünün sahibidir. Köşkü Verem Savaş Derneğine bağışlamıştır. TBMM de 9. Dönem (14 Mayıs 1950) Erzurum Milletvekili olarak görev yaptı. )


- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK


- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK


- ÇOK GÜZELSİN! DEMENİN:
ÖNCESİ ile/ve/||/<>/> SONRASI

( )

( "Çok Güzelsin!" Demenin Etkileri... yazısı için burayı tıklayınız... )


- ÇÖKME ile/ve GÖÇME


- ÇÖKÜK ile GÖÇÜK


- ÇÖKÜNTÜ/YIKINTI/ENKAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/> KAZI/HAFRİYAT[Ar.]


- ÇÖL[Azr.] = DIŞARI[Tr.]


- ÇOLAK, MECNUR (RAZGARD, BULGARİSTAN, 1967) :

( Beykoz'dan transfer edildi (1990). Üç sezon ‘1990 - 1993) Sarıyer'de tescilli kaldı. 89 Lig, 11 Kupa ve 8 Turnuva maçı olmak üzere 108 resmi ve 30 özel maçla birlikte toplam 138 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 24, Kupa maçlarında 4, turnuva maçlarında 4 olmak üzere resmi maçlarda 32, özel maçlarda attığı 15 golle birlikte toplam olarak Sarıyer'e 47 gol kazandırdı. Fenerbahçe'ye transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- ÇOLAK, YÜCEL (SAMSUN, 1968) :

( Erzurumspor'dan transfer edildi. Bir sezon (1995/96) tescilli kaldı, 19 Lig, 1 kupa ve 7 özel maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 7 ve özel maçlarda 9 olmak üzere 16 gol attı.9 kez Ümit, 3 kez Amatör, 8 kez A Genç, 6 kez B Genç Milli takım olmak üzere 26 kez milli oldu. )


- ÇÖLGEÇEN, FERİDUN (İST. 1911 - 1978) :

( Ankara Gazi Lisesinden mezun oldu. Konservatuara devam ettiyse de bitiremedi. 1935 - 1937 yılları arasında Almanya, Belçika ve Fransa'ya tiyatro kurslarına gitti. Merkez Bankasında, Devlet Demir Yollarında (DDY) çalıştı. Fransızca öğretmenliği, Konya Halkevi yönetmenliği yaptı. 1933'te ilk defa kamera karşısına geçti, 1935'te Raşit Rıza topluluğunda profesyonel olarak tiyatroya başladı ve Hedefsiz Buseler oyununda oynadı. Bir süre Nejat Uygur tiyatrosunda oynadıktan sonra 1957'de Avrupa'ya oradan da Amerika'ya gitti ve çeşitli filmlerde oynadı. 20 si yabancı 200'den fazla filmde rol aldı. )


- ÇOLPAN İLHAN YALILAR PARKI :

( Yenimahalle'de pazarbaşı mevkiinde ve sahildedir. 1.540,18 m²lik bir alan üzerindedir. 741,84 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )


- CÖMERT, ADNAN (SARIYER/MADEN, 1934 - 2003) :

( Sarıyer ilkokulunu bitirdi. İstinye Tersanesinde çalışarak emekli oldu. Siyasete CHP de başladı, Maden CHP ocak teşkilatında görev aldı. Bilahare SHP de siyasete devam etti ve 1889 - 1994 döneminde SHP Üyesi olarak Sarıyer Belediye Meclisine seçildi. )


- ÇÖMLEKÇİ SOKAK :

( Çayırbaşı Mahallesi sokaklarından biridir. Bu alanda çömlekçi atölyeleri bulunuyordu. Uzun yıllar faaliyete bulundular. Alan sokak haline dönüştürüldükten sonra sokağa "Çömlekçi Sokak" ismi verildi. )


- ÇOMUŞLUK/ÇOMUŞLUQ = ...
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Tuvalet. )


- ÇÖP ile POSA


- [ne yazık ki]
!ÇÖP ATMAK =/||/<> !"ÇÖP BIRAKMAK"


- ÇÖRTEN ile ÇÖRTÜ

( Dam çevresindeki yağmur sularını, oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarından dışarı doğru uzatılmış oluk. İLE Değirmende, buğday teknesi oluğu. )


- ÇOVAÇ, İBRAHİM (R.HİSARI, 1928 - 2003) :

( İş hayatına İş Bankasında memuriyete başlayarak atıldı. Şef, müdür yardımcısı ve müdür olarak değişik şubelerde görev yaptı. 3. Bölge Müdürlüğünden 35 yıl hizmet vererek emekli oldu. Bankadaki memuriyeti içinde ve sonrasında İş Bankası Emekli Sandığı Yönetim Kurulu, Anadolu Sigorta Yönetim Kurulu ve Reasüans Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulundu. Bir siyasi partinin ilçe teşkilatında görev aldı, ayrıca İstanbul İl genel meclisi üyesi olarak görev yaptı. Rumelihisar Kulübü'nde Başkan ve Yönetim Kurulu üyesi olarak 18 dönem hizmet gördü. Ayrıca Sarıyer Spor Kulübü'nde de 13 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesiydi. )


- ÇÖZÜM ORTAKLIĞI ile YATIRIM ORTAKLIĞI


- ÇUBUK ile ARDA

( ... İLE İşaret olarak yere dikilen çubuk. )


- ÇUBUKÇU, YUSUF (SİVAS, 1966) :

( Yozgat'tan transfer edildi. Sarıyer'in 27 Lig, 2 Kupa ve 13 özel maç olmak üzere 42 maçında forma giydi, Lig maçlarında 49, kupa maçlarında 6 ve özel maçlarda 22 olmak üzere toplam 77 gol yedi. Kaleci antrenörü olarak çalışmaktadır. )


- ÇUGURDAN ile ÇULİMAN[Kençek]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Uçurum. | Suyun önüne çekilen duvar. İLE İçinden çıkılamayan. | Durgun su. )


- ÇUKUR ÇEŞME :

( Ortaçeşme caddesi üzerinde ve Recep Efendi Sokakla Koru Mandıra sokağının kesiştiği köşe başındadır. Kitabesi yoktur, ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir Uzun zamandan beri su akışı yoktur. )


- ÇUKUR DENİZ :

( Kilyosburnu arkasında ve kalenin güney doğusunda yer alan kayalıkların arasında küçük bir koydur. Kuzeye doğru olan küçük çıkıntının altı koy ve liman gibi olup kıyısında sandal çekekleri ile birkaç balıkçı mağazası ve kulübesi bulunmaktadır. Yaz ayları plaj olarak da halkın ilgi gösterdiği bir yerdir. )


- ÇUKUR ile/değil/||/<> KUYU


- ÇUKURBOSTAN ÇEŞMESİ :

( Rumelihisarı'nın üst kısmında, Çukurbostan mevkiinde ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunları Derneği'nin yanındadır. Suyu acı olduğu için çeşmeye "Acısu Çeşmesi" de denilmektedir. Kitabesi sökülüp alınmış, kim tarafından ve zaman yapıldığı bilinmiyor. )


- ÇUKURDENİZ :

( Kilyos tahlisiyesi feneri ile Kilyos kalesi arasında bulunan küçük koy. )


- CUMBA[İt.]/ÇIKMA ile ŞAHNİŞİN[Fars.]

( Yapıların üst katlarında, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. | Sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm. İLE Odaların dışarı doğru çıkmış kapalı balkon durumundaki yeri. Eski Türk mimarisinde, odanın karşı ön yüzünde yer alan üç yanı pencereli çıkma. )


- CUMHURİYET İLKÖĞRETİM OKULU :

( Tarabya'da 1974/1975 ders yılında Murat Sitesi İlk Okulu adı ile açıldı. 1980'de Cumhuriyet İlkokulu adını aldı. Bilahare İlköğretim okuluna dönüştürüldü. )


- CUMHURİYET LİSESİ :

( Darüşşafaka mahallesinde yeni açılan ve eğitim veren yeni bir lisedir. )


- CUMHURİYET MAHALLESİ :

( Sarıyer'in yeni yerleşim bölgelerinden biri olup 1984'te mahalle oldu. Cumhuriyet mahallesi; Çayırbaşı, Kireçburnu, Tarabya, Çamlıtepe (Derbent), PTT. Evleri ile Büyükdere Caddesinden sınır alır. Cumhuriyet mahallesi önceleri Özbir adı ile kurulan bir gecekondu mahallesi idi. Mahallenin bir kısmı Tarabya, bir kısmı Kireçburnu bir kısmı da Çayırbaşı mahallelerine bağlı idi. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 9.988'dir. )


- CUMHURİYET PARKI (ŞEHİTLER PARKI) :

( Ağazağa mahallesindedir. 3.011,38 m²lik bir alan üzerinde kurulmuştur. 1.294,71 m² yeşil alanı olan büyük bir park olup içinde bir de kreş vardır. )


- ÇÜRÜK ELMA MESCİDİ -ile

( Eminönü'ndedir. )


- ÇÜRÜK-ÇARIK (MALZEMELER KULLANMAK)


- DADYAN, ARTİN (1830 - 1901) :

( Soyları Ermeni kralı Senekerim Ardzruniye kadar uzanan Dadyan ailesinin bir ferdidir. Aile büyükleri Osmanlı devletinde üç kuşak barutçu başı olarak görev yaptı. Hovhannes Dadyan'ın oğlu olan Harunyan (Artin) Dadyan Fransa'da öğrenim gördü. İstanbul'a geldikten sonra Hariciye Nezaretine girdi. Delegasyon üyelikleri ve elçilik gibi önemli görevlerde bulunduktan sonra Paşa unvanı verilmiş, Hariciye Nezareti müsteşarlığı yapmıştır. Yeniköy'de ikamet etmiştir. )


- DADYAN/ADİL SEZER YALISI :

( Yeniköy, Köybaşı Caddesindedir. 18. yy'ın sonlarında inşâ edilmiştir. Sahibi II. Abdülhamid (1773 - 1789) vezirlerinden Dadyan'dı. Yalı daha çok Harutyan(Artin) Dadyan (1830 - 1901) Paşa adı ile anılır. Yalı Mari Dadyan'a ait iken 1972'de Adil Sezer tarafından satın alındı ve 1974'te onarıldı. Bu yalı ile ilgili olarak Ermeni Tarihi'nde şu kayıt vardır: 4 Ekim 1819'da, yalının penceresinden Mikayel Çelebi Düzyan ve amcası Mıgırdıç Düzyan Halet Efendi'nin iftirası ile idam edilmiştir". )


- DAĞ EVLERİ ORTA CAMİ :

( Kazım Karabekir Mahallesinde Osmanlı mimari tarzın yapılan bir camidir. )


- DAĞ, ŞEVKET (İSTANBUL, 1875 - 1944) :

( Güzel Sanatlar Akademisini bitirdikten sonra Galatasaray Lisesi ve İstanbul Öğretmen Okullarında resim öğretmenliği yaptı. Ev ve cami içleri, çini süslemeler üzerinde çalıştı. 5. de Konya, 7. dönemde Siirt milletvekili olarak T.B.M.M. de bulundu. Yunanistan, Almanya ve Fransa'da açtığı resim sergileri ile ödüller kazandı. Rumelihisarı Spor Kulübü'nün (1931) kurucuları arasında yer aldı ve bu kulübün başkanlığını yaptı. 1944'te İstanbul'da vefât etti. )


- DAĞ/DA BAYIR/DA


- DAĞDİBİ ÇEŞMESİ :

( Gümüşdere Köy içine girilirken solda dağ dibindedir. Yapılış tarihi ve yaptıranı belli değil. Gümüşdere halkı mübadele ile bu köye geldiklerinde bu çeşmeyi bulmuşlar. Bu demektir ki bu çeşmenin yapılış tarihi çok eskidir. Çeşmenin su akışı vardır. )


- DAĞLI, SAMET (KARAMAN, 1993) :

( Profesyonel futbolcu. Orta saha elemanı olarak Kızılcabölük Spor'dan transfer edildi ve 2019/2020) sezonunda Sarıyer takım kadrosunda yer alrdı. Sezon bitmeden ara transfer de serbest bırakıldı. Bu süre içinde Sarıyer'in 6 lig ve 1 Kupa maçı olmak üzere Sarıyer'in 7 resmi maçında oynadı. Sarıyer'den önce Başakspor, 1922 Konyaspor, Karaman Gençlik, Sarayönü Belediye, Karaman Belediye, Utaş Uşakspor, Serik Belediye ve Kızılcabölükspor'da forma giydi. )


- DAĞLI, TUNCAY (İSKENDERUN, 196I) :

( Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. İzmir Yeni Asır (1982 - 84), Milliyet (1986 - 87) ve Hürriyet 1988 - 2000) gazeteleri ile Doğan Haber Ajansı (DHA) (2000 - 2006) Adana Bürosu'nda muhabir olarak çalıştı. 2007 başında İstanbul'a gelerek Sarıyer'e yerleşti. Gazeteciliğini Sarıyer'de devam etmekte ve Sarıyer Posta Gazetesi Haber Müdürlüğü görevini yürütmektedir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC), Türkiye Edebiyatçılar Derneği, ADD, ÇYDD, Gönüllüler Derneği, Sanatçılar Platformu ve Sarıyer Basın Birliği Üyesi'dir. Gazeteciliği yanında şiir ve öykü yazmaktadır. Değişik edebiyat dergilerinde şiir ve öyküleri yayınlandı. Fotoğraf ve şiir sergileri açarak çalışmalarını devam ettirmektedir Başkanlık Tutkusu (Öykü, 1998), Ayrılıklar Olmasın (Şiir, 1999), Morgdan Dünya (Öykü, 2000), Çoban Yıldızı (Şiir, 2002), Koltuk Düşkünü (Öykü, 2003), Yol Parası (Öykü, 2005), Bana Hep seni Seviyorum De (Roman, 2008), Aşk Seni İstiyorum (Şiir, 2008), Çekme lan...(Gazetecilik anı ve muhabirlik, 2008 ve Kendini Öptürmeyen Başkan (Öykü, 2011) ve Dün (2018) kitapları yayımlandı. Sarıyer Belediyesince düzenlenen Edebiyat Günlerinde "Herkesin Bir Öyküsü Vardır" öykü yarışması Seçici Kurul üyesi olarak görev yaptı. 6. Edebiyat Günleri etkinliğinde ise "Beyaz Martı Onur Ödülü"nü aldı (2017). )


- DAHA ÇOK İNANAN:
CAMİLERDE ve/değil/||/<> HASTAHANELERDE


- DAHA GÜZEL değil/yerine BAŞKA/AYRI BİR GÜZEL


- DALAY, BURHAN (KADIKÖY, 1033 - 1997) :

( Ankara Şeker Hilal Spor Kulübünden transfer edildi ve üç sezon (1962 - 1965) Sarıyer S.K. de tescilli kaldı. Bu süre içinde 2 lig ve 3 kupa olmak üzere 30 resmi ve ayrıca 7 özel maçla birlikte toplam olarak 37 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında takımına 1 gol kazandırdı. Kaptanlık görevi yaptığı takımda oynarken futbolu bıraktı. )


- DALGA ile/ve/||/<> CHICAMA DALGALARI

( Dünyada yasa ile korunan ilk dalgadır. Bir kilometre boyunca yapı yetkisi verilmemektedir. Peru'dadır. )

( )


- DALGALI/ALTERNATİF AKIM ile DOĞRU AKIM ile KUVVETLİ AKIM ile ZAYIF AKIM

( Belirli ve eşit zaman aralıkları ile yeğinliği aynı değer ve yönde olarak değişen elektrik akımı. İLE İletken bir devre üzerinde, hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı. İLE Aydınlatmada ve makinelerin çalıştırılmasında kullanılan akım. İLE Yapıda, zil, telefon, anten, yangın ihbar düzeni gibi iletişim aygıtlarını işletmekte yararlanılan akım. )


- DALLAS PARKI :

( Cumhuriyet Mahallesindedir. 873,59 m²lik bir alanı kapsamaktadır. 230,00 m²lik yeşil alana sahiptir, 90,41 m²lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- DALYAN BURNU :

( Karadeniz kıyısında ve Trakya tarafındadır. Kilyos'un (Kumköy) kuzey doğusunda bulunan bu buruna "Eski Fener Burnu" da denilir. )


- DALYAN EVİ/ASTSB. ORDU EVİ :

( Sarıyer, Yenimahalle Pazarbaşı'nda deniz kenarındadır. Uzun yıllar Hamamcıoğlu ailesine ait Pazarbaşı dalyanı evi olarak kullanıldıktan sonra askeriyeye geçti. Bina 1980'de yıktırılarak yenilendi ve Orduevi haline getirildi. Halen Deniz Ast Subay Orduevi olarak kullanılmaktadır. )


- DALYAN KORUSU :

( Kefeliköy dalyanına ait dalyan evi ve mağazasının bulunduğu büyük alan aynı zamanda Dalyan Koruluğu mesiresi olarak uzun yıllar kullanıldı. Halen aynı ismi taşımaktadır. )


- DAM ile DAM[Fr. < DAME]

( Yapıları, dış etkilerden korumak amacıyla, üzerlerine yapılan, çoğu kiremit kaplı bölüm. | Toprak damlı ev, küçük ev. | Tutukevi. İLE Dansta, erkeğe[kavalye] eş olan kadın. | İskambil kâğıtlarında "kız". )


- DAMALI, ATOM DR. (SİVAS, 1949) :

( Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Amerika da Kaliforniya Berkeley Üniversitesinde mastır yaptı. ODTÜ makine bölümünde asistan olarak çalışmaya başladı bilahare öğretim üyesi ve yardımcı profesör olarak görevler üstlendi. Üniversiteden ayrılıp kendi şirketi Makel A.Ş. ve daha sonra Damaş A.Ş. yi kurdu ve bunları yönetti. Bir dönem İSKİ Genel Müdürlüğü görevini yürüttükten sonra MED Menkul Değerler A.Ş.'ni kurdu ve borsada aracı kurum olarak çalışmaya başladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- DAMAT FERİT PAŞA YALISI :

( Baltalimanı sınırları içinde ve Baltalimanı sahil sarayının yanında, deniz kenarındadır. Bina 1860 - 1870 yılları arasında inşâ edilmiş olup Damat Ferit Paşa tarafından kullanıldı. Bu yalıya Baltalimanı Sahilsarayının "Paşa Dairesi" de denilmektedir. Yalı Cumhuriyetin ilk yıllarında bir süre boş tutuldu. Bilahare yalı Kemik ve Mafsal Veremi Hastanesine sonra da İ.Ü. Fen Fakültesi Hidroloji Enstitüsüne tahsis edildi. Halen İ.Ü. Kültür ve Eğitim Merkezi olarak kullanılmaktadır. )


- DAMATZADE MEHMET MURAT EFENDİ ÇEŞMESİ :

( Büyükdere Çayırbaşı Aralığı Sokağındaki bu çeşme meydan çeşmesidir (H.1170, M.1756).. Çeşmeyi ilk yaptıran Sultan Selim'de tekkesi ve kütüphanesi bulunan Reis - ül Ülema Mehmet Murat Efendidir. Kovalızade Mustafa Efendi ise H.1341 (1925) de çeşmeyi onarmıştır. Çeşmenin iki kitabesi var. Birinci kitabede şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat Damadzade/ Mehmet Murad Efendi ruhiycün" (1170) (1754). İkinci kitabede de şöyle yazmaktadır: Sahib - ül hayrat bani - i sâni Rize eşrafından/ Kovalızade Hacı Mustafa Efendinin ruhiycün fatiha 1341 (1925)". )


- DAMGA ile/ve MÜHÜR


- DANIŞ, HASAN (1921 - 1982) :

( İş hayatına Kibrit fabrikasında işçi olarak başladı ve buradan emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- DAR ile DÂR[Ar.] ile DÂR[Fars.]

( Ensiz. İLE Ev, yurt. İLE İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. )


- DAR ile SIĞ


- DARALMA ile DARLAMA


- DARAVANOĞLU, DİMİTRİ (SARIYER, ...) :

( Kolleksiyoncu. Sarıyer'de doğdu. Ailesinin anlattığı birbirinden çok farklı gerçek ve gerçeküstü öykülerle büyüdü. Arzusu arkoloji okumaktı ama olmadı. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliğinden mezun oldu. Tarih ve arkolojiye merak sardı. Aile fotoğraflarını toplamakla işe başladı. Fotoğraftaki kişilerin isimlerini tespit ederek önemli bir boşluğun doldurulmasını sağladı. Ayrıca tarihi belge, eşya mad alyonlar topladı. Biriktirdiklerin tanzim ederek adını verdiği "Dimitri'nin Müzesi" isimli adeta "Anıları, tazeleyen dijital bir müze" meydana getirdi. Çalışmalarını kurduğu blog ve web sitesinde yayınladı. )


- DELGİ(MATKAP[Ar. < MİSKAB]): DARBESİZ ile/değil/yerine/> DARBELİ

( Delme işlemi yapılırken darbe uygulamaz. Delme işlemi yalnızca dönerek yapılır. Genelde basit tadilat işlemleri için kullanılır. Basit delik açma işlemleri ya da vidalama işlemleri için kullanımı yaygındır. [Eğer yüksek devire sahipse o zaman sert malzemelerin delinmesinde de kullanılabilir.] İLE/DEĞİL/YERİNE/> Sert malzemelerin delinmesi işleminde kullanılır. Delme işlemi dönerek ve aynı zamanda ileri geri hareketler ile gerçekleştirilir. Delme işlemi daha hızlı biçimde gerçekleştirilir. Delme işlemi çok daha kolay yapılır. [Beton ya da metal gibi oldukça sert malzemelerin delinmesinde darbeli matkap yeğlenilmelidir. Hem profesyonel, hem de basit tadilatlarda kullanılabilen araçlardır. Farklı watt gücünde olanları bulunur.] )


- DARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FERAHLIK


- DARÜŞŞAFAKA LİSESİ :

( Darüşşafaka Lisesi 30.03.1863'te Sultan Abdülaziz'in fermanı ile Cemiyet - i Tedrisiye - i İslamiye adıyla Maliye Nazırı Yusuf Ziya Paşa, Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Tevfik Paşa, Hariciye Nazırı Sakızlı Es'ad Paşa ve Trabzonlu Ali Naki Efendi tarafından kuruldu. Okulun açılışındaki amaç; okuma imkânı olmayan çocuklara (yetimlere) eğitim ve öğretim sağlamaktı. Okul 1865'te Beyazıt'taki Valide Mektebi'nde eğitime başladı. Akabinde Aksaray'da Ebubekir Paşa Mektebi açıldı. Modern okulların açılmaya başlanması üzerine yoksul ve yetenekli Türk ve İslam çocuklarına daha iyi eğitim verilmesi amacı ile Darüşşafat - ül İslamiye kuruldu. Bu okul Fatih Çarşamba'da 1873'te açıldı ve okulun adı Darüşşafaka olarak değiştirildi. Darüşşafaka bir hayır kurumu tarafından ilk defa açılan bir okul olma özelliğini taşır. Yardımseverlerin bağışları ile yaşayan okul 1955'te Kolej statüsüne geçti ve yabancı dilde eğitime başladı. 1972 yılında kız öğrencilere de eğitim vermeye başladı. Darüşşafaka'nın Fatih Çarşamba'daki binaları yetersiz kalınca Sarıyer ilçesinde Çamlıtepe (Derbent) de yeni ve modern kampüs inşâ edildi ve 1995'te eğitim vermeye başlandı. Darüşşafaka Lisesi içinde ilköğretim okulu da bulunmaktadır. )


- DARÜŞŞAFAKA MAHALLESİ :

( Darüşşafaka ilçenin yeni ve en modern mahallelerinden biridir. 2003'te Çamlıtepe (Derbent) mahallesinden ayrılarak yeni bir mahalle olarak kuruldu. Darüşşafaka mahallesi, İstinye, Poligon, Çamlıtepe (Derbent), Pınar Mahallesi ve Büyükdere Caddesinden sınır alır. Mahalle ismini sınırları içinde bulunan Darüşşafaka okulundan aldı. Bu mahalle sitelerin kurulması ile meydana gelen bir mahalle olarak dikkat çeker. Mahallenin en eski yerleşim bölgesi dere içi mevkiindeki gecekonduların bulunduğu mahaldir. Gecekonduların yer aldığı mahallin dışındaki yerler sitelerle kaplıdır. Mahallede 44 site bulunuyor. Dairesi sayısı ise 2972'dir. )


- DARÜŞŞAFAKA SAĞLIK BİRİMİ :

( Darüşşafaka mahallesinde Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )


- DARÜŞŞAFAKA SPOR KULÜBÜ :

( Darüşşafaka Derneğine bağlı olarak faaliyet gösteren Türkiye'nin bilhassa basketbol dalında en popüler kulüplerinden biridir. Yıllardan beri I. Türkiye Deplasmanlı Liginde yer almakta ve Türkiye'yi uluslararası yarışmalarda başarı ile temsil eden kulüplerimizden biridir. Darüşşafaka Okulu kampüsü içinde mükemmel tesislerinde faaliyet göstermekte, basketbol, voleybol, yüzme, hentbol, tenis ve karate dallarında yüzlerce sporcuya hizmet vermektedir. Değişik dallarda milli takım forması giymiş sporculara sahiptir. )


- DARÜŞŞİFA:
FATİH ile/ve/||/<> HASEKİ ile/ve/||/<> SÜLEYMANİYE ile/ve/||/<> ATİK VÂLİDE SULTAN ile/ve/||/<> SULTAN AHMED ile/ve/||/<> TOPKAPI SARAYI ENDERUN


- DATCHA ile DATÇA

( Rusya'da, hafta sonu evleri. İLE Türkiye'nin Muğla ilinde bulunan, Marmaris'ten 65 km. sonra ulaşılabilen bir ilçe. )


- DAVLUMBAZ/TAVLUMBAZ/DAVLUNBAZ[Ar. TABL + Fars. -BÂZ]/KÜLÂH[Fars. < KULAH: Şapka.] değil/yerine/= TÜMSEK/ÇIKINTI

( Mutfak duvarlarında ocak, fırın vb.nin dumanını toplayıp bacaya vermeye yarayan emici ile donatılmış, piramidimsi biçimde çıkıntı. | Ocağın üzerinde, eşya koymaya yarayan raf. | Üzeri oymalı, işlemeli, birkaç gözü olan bir çeşit dolap. | Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak. | Otomobillerin tekerleklerini örten yarım daire biçimindeki kapak. | Kaptan köşkü, gemilerdeki yönetim yeri. | Aralık, antre. | Gözenek. | Yüksek. )


- DAYALI ile/ve/değil/||/<>/< DAYANIKLI


- DAYALOĞLU, AHMET :

( Zekeriyaköylü'dür. 1954 - 1960 yılları arasında muhtarlık yaptı. )


- DAYALOĞLU, MUSTAFA (1878 - 1953) :

( Zekeriyaköy'lüdür. Kirazlıbahçe mesiresinin kurucusu ve sahibidir. 1930 - 1934 yılları arasında Zekeriyaköy muhtarlığı yaptı. )


- DAYALOĞLU, ŞERAFETTİN :

( Zekeriyaköy'lüdür. 1968 - 1973 yılları arasında muhtar olarak görev yaptı. )


- DAYAMAK ile/ve/||/<> "DAYAMAK" ile/ve/||/<> DAYATMAK

( Nesnelerde. İLE Argo. İLE "Davranış ve tutumlarda" | Fizikte, güçte. )


- DAYANÇ/SABIR:
EMEK/ÇABA ve/+/||/<>/> SÜREKLİLİK


- DAYAYIP DÖŞEMEK


- DEDE YUSUF (DALYANCI YUSUF BEY) (?) :

( Sarıyer/Büyükderelidir. Her iki semtte evi vardı. İstanbul'un şöhretli dalyancılarındandı. Milli Mücadele sırasında Millicilerden yana tavır koydu. Damadı Avukat Aziz Özgür ile birlikte M.M. (Müdafaa - i Milliye) Örgütünün Sarıyer'de kurulmasına ve taraftar bulmasına çalıştı. Millicileri korudu ve kolladı. Av. Aziz Özgür ile Muhtar Yusuf İzzettin Efendi'nin İngilizlerce tutuklanması ve Kürt Nemrut Mustafa Divanında idamla yargılanmaları sırasında, bir yolunu bulup serbest bırakılmalarını sağladı. Fakat bir süre sonra Anadolu'da başlatılan mücadeleye katkı verdi ve Padişahlı devirmek için silahlı ekip oluşturduğu iddiası ile idam talebi ile tutuklanıp Harp Divanına verildi. Buradan da kurtulmayı başardı ve yine Milli Mücadelenin başarılı olması için uğraştı. Zafer sonrasında Büyükdere'de bir sokağa "Dede Yusuf" adı verilerek ismi yaşatıldı. )


- DEDE YUSUF SOKAK :

( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Sokağa adı verilen kişi Milli Mücadele döneminde büyük yararlıkları olan. M.M. G rubunun en etkili yerel yöneticilerinden biridir. Yerli Rumların Büyükdere vapur iskelesine, İstanbul'un işgali sırasında Yunan Bayrağı asması üzerine harekete geçmiş ve arkadaşları ile bayrağı indirerek önemli bir görev yapmıştır. İstanbul'dan Anadolu'ya Sarıyer üzerinden silah cephane kaçırılmasında etkin rol oynamış olması, tutuklanarak zindana atılan ve sonrada Kürt Nemrut Mustafa Mahkemesinde yargılanan Av. Aziz Beyi kurtarması nedeni ile unutulmaması için sokağa "Dede Yusuf Sokağı" ismi verilmiştir. )


- DEDEMAN PARKI :

( Ferahevler Mahallesindedir. 1.638,14 m²lik bir alan üzerindedir. 514,00 m²lik yeşil alan, 98,00 m² çocuk oyun alanı ve 598,49 m²lik spor alanı bulunmaktadır. )


- DEDEMAN, MURAT (ANKARA, 1951 - 2019) :

( Turizmci, İşadamı. Tarabya'da ikamet eder. 1951'de Ankara'da doğdu. TED kolejini bitirdikten sonra gittiği Ankara İktisadi ve İdari Bilimler Akademisinden mezun olduktan sonra Babası Mehmet Kemal Dedeman'ın yanında ve Dedeman topluluğunda çalışmaya başladı. Toplulukta değişik görevler üstlendi ve 1952'de Dedeman Holding'in Başkanı oldu. Turizmde gösterdiği önemli atılımlar sonucu Dedeman Oteller markasını geliştirerek ülke turizmine büyük hizmetler verdi. Hayırsever kişiliği ile tanındı. Sosyal ve kültürel hayatın içinde olmayı görev kabul etti ve Türkiye Yatırımcıları Derneği (TTYD), Umut Vakfı, Kayak Federasyonu ve TED Kolejleri Vakfı'nın başkanlığını üstlendi. Ayrıca Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TUSİAD), TED İstanbul Koleji, Yurt Madenciliği Geliştirme Vakfı, Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı gibi sosyal, sportif, kültürel, mesleki dernek ve vakıflarda görevler aldı. )


- DEFNE, DOÇ. DR. MESUT ÖMER (ÇANKIRI, 1914 - 1955) :

( Üniversite Öğretim üyesi. Kastamonu Muallim Mektebinin tatbikat kısmını bitirdi. Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesinden 1939'da mezun oldu. 1939 - 1943 yılları arasında askerlik görevini yaptı. 1943'te Orman Entomolojisi ve Koruma Kürsüsüne asistan oldu. "Batı Karadeniz Bölgesindeki Göknarların Zararlı Böçekleri ve Mücadele Metodları" konulu tezi ile "Doktor" unvanını aldı. 1954'te "Türkiye'de Otlak ve Otlatma İşlerini Tanzim Yolu ile Orman Korunması Problemi Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile Üniversite Doçenti unvanını aldı. )


- DEFTER-İ HÂKÂNÎ ile/||/<> DEFTER-İ HÂKÂNÎ İDARESİ ile/||/<> DEFTER-İ HÂKÂNÎ NÂZIRI

( Eskiden taşınmazlar hakkındaki kayıt ve tescillerin işlendiği defterin adı. | Tapu-Tahrir Defterleri.[Bugünkü tapu sicilinin karşılığı] İLE/||/<> Şimdiki tapu dairelerinin eski adı. İLE/||/<> Osmanlı Devleti zamanında tapu ve kadastro işlerine bakan nâzır/bakan. )


- DEĞİRMEN BAYIRI :

( Kilyos tahlisiyesinin bulunduğu bölgedeki tepenin adı. )


- DEĞİRMENTEPE :

( Reşitpaşa Mahallesinde en yüksek noktasıdır. Bu tepe üzerinde Yeldeğirmeni vardı. Bu nedenle Değirmentepe ismi ile anılmaktadır. Değirmenin kalıntıları mevcuttur (bkz. Yel değirmeni). )


- DEĞİŞİM ile/ve/||/<>/> DENETİM


- DEĞİŞMEYEN ile/ve/değil/||/<> ORTAK


- DEHLİZ[Fars.]/KORİDOR[Fr. < CORRIDOR] değil/yerine/= GEÇENEK


- DEHLİZLİ KİLİSELER ile/||/<> DİLİMLİ KUBBE ile/||/<> KUBBELİ BAZİLİKA

( Son Bizans devrinde ortaya çıkmış bir kilise biçimi. Kubbe kasnağı yüksek, kubbeli mekânın üç tarafından başka bir dehliz çevrilir. Ayrıca bu tip kiliselerde binanın cephesine çok önem verilmiştir. Tüm örneklerde çok süslü bir cephe görülür. İLE/||/<> İçi yarım yuvarlak, dışı dilimli olan kubbe. | Tonoz parçalarından oluşan kubbe. İLE/||/<> Bazilika ile merkezi planlı tiptin birleşmesinden oluşan yapı. )


- DEKADANS[Fr., İng. < DECADENCE] değil/yerine/= ÇÖKÜŞ, GERİLEME


- DEKAGRAM[Yun.] ile DEKALİTRE[Yun.] ile DEKAMETRE[Yun.]

( Bir kilonun yüzde biri.[dag] İLE On litrelik oylum ölçü birimi.[dal] İLE On metre uzunluğunda bir ölçü birimi.[dam] )


- DEKOR[İng.] değil/yerine/= KURULGU


- DEKOVİL[Fr. < DECAUVILLE] değil/yerine/= KÜÇÜK DEMİRYOLU

( Ray aralığı 60 santimetre ya da daha az olan, araçları buhar ya da insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu. )


- DELFİ(DELPHOI) TAPINAĞI -ile

( Atina'nın 130 km. kuzeybatısındadır. )


- DELGEÇ/ZIMBA[Ar.] ile DELGİ/MATKAP

( Mukavva, kâğıt, kayış, maden gibi şeylerde delik açmaya yarayan araç. İLE Maden, tahta, taş vb. üzerinde delik açmaya yarayan araç. )


- DELİ BEKİR AĞA CAMİİ :

( Maden Mahlallesindedir. İnşaa tarihi 1900 olup yaptıran kişinin adı ile anılmaktadır. Cami 1971 yılında büyük onarım gördü. )


- DELİ FUAT PAŞA (KAHİRE/MISIR, 1835 - 1931) :

( Babası Müşir Hasan Paşa'nın görevi nedeni ile Mısır'da bulunması nedeni ile Kahire'de doğdu. Ataklığı, olağanüstü cesareti ve dobra dobra konuşması nedeni ile "Deli" lakabı ile anıldı. Öğrenimini Mısır'da Abbasiye mektebinde yaptı. Aynı mektepte hocalık yaptıktan sonra Albay rütbesi ile İstanbul'a tayin edildi. Dar - ı Şura - yı Askeriye'de çalışırken Aşiret ayaklanmalarını bastırmakla görevlendirildi (1872). Karadağ Savaşlarına katıldı (1876), 93 Harbi de denilen Osmanlı Rus Savaşına katıldı (1877/78) ve başarılı oldu. Elana'da Rusları bozguna uğratınca "Elena Kahramanı" olarak anılır oldu. Bu başarısını takiben Padişahın Yaver - i Ekremliğine (Padişah Yaverliğine) getirildi ve olağanüstü elçi olarak Avusturya ve Rusya'ya gönderildi (1894). Abdülhamid yönetimine muhalefet edince Padişaha karşı bir komploya katıldığı iddiası ile evini basan hafiye Fehim Paşa ile çatışmaya girdiği için sıkıyönetim mahkemesine verildi, nişanları alındı ve rütbeleri söküldü ve Şam'a sürüldü. İkinci Meşrutiyetin ilanı ile (1908) İstanbul'a getirildi ve Ayan Meclisi üyesi yapıldı. Hürriyet ve İtilaf Partisi kurucuları arasında yer aldı. Damat Ferit'in istifası üzerine Parti Başkanlığını üstlendi ise de kısa süre sonra istifa ederek ayrıldı (1912). Balkan Savaşlarına katıldı. Damat Ferit Hükümetinin düşmesi için uğraş verdi. Müşirliğe (Mareşallığa) kadar yükseldi. Ömrünün son yıllarını İstinye koyundaki görkemli yalısında geçirdi ve 1931 yılında öldü. )


- DELİHASAN, MEHMET (MADEN, 1999) :

( Sarıyerli siyasetçi. İlk ve Orta öğrenimini Sarıyer İlköğretim okulunda, Liseyi Korkmaz Yiğit Anadolu Lisesinde tamamladı. İ.T.Ü. İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümü öğrencisidir (2019 itibariyle). Halen Ülkü Ocakları Eğitim Birimi Başkanlığı görevini yürütmektedir. İ.T.Ü. Stratejik Araştırmalar Kulübü Başkanlığı görevini yürütmektedir. İ.T.Üniversitesi Dil Tarih ve Kültür Kulübü Yönetim Kurulu üyesidir. Basketbol, Voleybol ve boks dallarında lisanslı sporcu olup, 31 Mart Yerel Seçimlerinde Cumhur İttifakı'nın Belediye Meclis üyesi adayı oldu ve Sarıyer Belediye Meclisine üye olarak seçildi. )


- DELİK ile AVGIN

( ... İLE Duvarda, suyun geçmesine yarayan delik. | Üstü kapalı su yolu. )


- DELİK ile AYRIK


- DELİK ile/değil BARBAKAN

( ... İLE/DEĞİL Kale duvarlarında, düşmana ok atmak üzere açılmış delik. )


- DELİK ile CIRNIK

( ... İLE Set duvarlarında, su akacak delik. )


- DELİK ile ÇİZİK


- DELİK ile/ve/değil/< GEDİK/RAHNE[Fars.]


- DELİK ile KESİK


- DELİK ile OYUK


- DELİK ile YARIK


- DELİK ile YURDU

( ... İLE İğne deliği. )


- DEMİR KİLİSE:
İSTANBUL'DA ile/ve/<> ARJANTİN'DE ile/ve/<> AVUSTURYA'DA


- DEMİR, AV. İSMAİL (ŞEBİNKARAHİSAR, 1963) :

( Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Serbest avukatlık yapmaktadır. Siyasete Refah Partisi saflarında başladı. 1994 - 2004 yılları arasında iki dönem İstanbul İl Genel Meclisi Üyeliği yaptı. 2007 genel seçimlerinde Saadet Partisinden Milletvekili Adayı oldu. Saadet Partisi Sarıyer İlçe Başkanı iken Sarıyer Belediye Başkanlığı için adaylığını koydu. )


- DEMİR, CELAL (SARIYER, 1925) :

( Sarıyer Spor Kulübü'nün ilk takımında futbol oynadı. Aralıklarla 19 dönem Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Askerliği döneminde Ordu Milli takımına seçildi. Sarıyer Kulübü'nden Milli Takımlara seçilen ilk futbolcudur. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- DEMİR, N. ERDİ (MENEMEN, 1964) :

( Fenerbahçe'den transfer edildi (1990) ve beş sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 128 lig, 15 kupa ve 8 Turnuva maçı olmak üzerde 151 resmi ve 51 özel maçla birlikte toplam olarak 202 maçta Sarıyer takımında forma giydi. Lig maçlarında 37, Kupa maçlarında 6, turnuva maçlarında 3 olmak üzere resmi maçlarda 46, ayrıca özel maçlarda attığı 41 golle toplam olarak 87 gol takımına kazandırdı. 9 Ümit, 11 Amatör ve 16 A Genç olmak üzere toplam olarak 36 kez Milli Takım forması giydi ve 1994'te Sakaryaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Teknik direktör lisansına sahip olup teknik adam olarak çalışmaktadır. )


- DEMİR, TEOMAN (İST. 1947) :

( Orta ve Liseyi Ata Kolejinde okudu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. 1970'de Deri İhracatı işi ile ticaret hayatına atıldı. 1971'de firması olan Teodem'i kurdu. Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Galatasaray ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı, Sarıyer S. Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- DEMİR, TUNCAY (İST, 1947) :

( Sarıyerlidir. İş hayatına Gümrük memuru olarak başladı, bilahare Sarıyer Belediyesine geçti ve Gelirler bölümünden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynadı. Sarıyer Spor Kulübünün kongre üyesi olup aynı zamanda Divan Kurulu üyesidir. Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Sarıyer Spor Kulübü ve Sarıyer yeni Merkez Camii Derneği üyesidir. Sarıyerliler Derneği'nde (SA - DER) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- DEMİR ile/ve ATEŞ


- DEMİR ile BAKIR/TUNÇ[< TUÇ]/NUHAS[Ar.]

( ... İLE Atom numarası: 29 | Atom ağırlığı: Cu = 63,54 )

( Bakır/Bronz/Demir üretimin tarihsel gelişimi: M.Ö. 20.000: Cilâlı Taş Devri M.Ö. 10.000: Buzul çağının sona ermesi. M.Ö. 6.000: TÜRKİSTAN/ANO'da bakır devri. M.Ö. 5.500: ELAM'da bakır devri. M.Ö. 5.000: MISIR'da bakır devri. M.Ö. 4.500: TÜRKİSTAN/ULU-KEM'de bronz devri. M.Ö. 2.000: MISIR'da bronz devri. M.Ö. 1.200: MISIR'da demir devri. M.Ö. 1.200: TRUVA'da demir devri. )

( IRON vs. COPPER )


- DEMİR ile ÇELİK

( ... İLE Demire, %2 karbon katılarak. / Karbon oranının azaltılmasıyla. )

( HESPAIDOS: Demir tanrısı. )

( LAHOR ÇELİĞİ )

( IRON vs. STEEL )

( ... ile PULAT )


- DEMİR ile HERDA

( ... İLE Hurda demir. )


- DEMİR ile İĞDEMİR

( ... İLE Marangozlukta, ağaç delmek için kullanılan çelik araç. )


- DEMİR ile METAL


- DEMİR ile/ve/<> NALÇA[Ar., Fars.]

( ... İLE/VE/<> Ayakkabıların altına çakılan demir. )


- DEMİRCİ, HASAN BASRİ (AKÇAKOCA, 1950) :

( Veysel Vardar Denizcilik Şirketinde üst düszeyde yöneticilik yaptı. Rumelikavak Spor Kulübü üyesi olup, bir dönem başkan olarak görev aldı. DSP de siyaset yaptı. Sarıyer ve Büyükşehir Belediye Meclisinde Meclis Üyesi olarak Sarıyer'i temsil etti. Sarıyer Spor Kulübü, ADD Sarıyer Şubesi ve Sarıyerliler Derneği (SA - DER) üyesidir. )


- DEMİRCİ, SİNAN (TRABZON, 1970) :

( Rumelikavaklı'dır ve bu mahallede muhtar olarak görev yaptı (2014 - 2019). Çocuk yaşta futbola başladı. Çeşitli kulüplerde oynadı. Van Spor'da oynarken Sarıyer Spor Kulübüne transfer oldu ve dört sezon (1995 - 1999) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 40 lig, 5 Türkiye Kupası olmak üzere 45 resmi maçta Sarıyer forması giydi. Ayrıca 35 özel maçta forma giydi ve böylece Sarıyer forması altında 80 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. Sarıyer'den ayrılarak İst. B.Ş.Belediye Spor'a transfer eden Sinan Küçükköy Spor'da da oynadı. Muhtarlığını yaptığı (2014 - 2019; 2019 - 2024,31 Mart 2019 da ikinci kez seçildi) Rumelikavağı takımında hem futbol oynadı hem de antrenör olarak görev yaptı. Rumelikavağı, Sarıyer Spor Kulübü ve Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği üyesidir. )


- DEMİRCİKÖY HAMAMI :

( Demirciköy'e girerken Alarko firmasına ait Dört Mevsim Evleri Sitesinin bulunduğu yerde ve yola yakındı. Bizanslardan kalan bu hamam kalıntıları, köyde siteleşme başladıktan sonra yok olup gitti. )


- DEMİRCİKÖY HIRİSTİYAN MEZARLIĞI :

( Uzunya deresine yakın ve Kilisecik mevkiinde olan mezarlık, Hıristiyan köy halkının köyden ayrılmaları üzerine terk edildi. Mezarlığın kalıntıları bile yok. )


- DEMİRCİKÖY MEZARLIĞI :

( Köy medyanı ve harman yerinin doğu, yani denize bakan tarafındadır. )


- DEMİRCİKÖY :

( İlçenin deniz sahili olan köylerindendir. Kilyos, Rumelifeneri, Uskumruköy ve Zekeriyaköy'den sınır alır. Son on beş yıldan beri arazilerin imara açılması nedeni ile köy olmaktan çıkmıştır. Pek çok site, Demirciköy'ü köy havasından uzaklaştırmış, sayfiye yeri haline getirmiştir. 1992 nüfus sayımına göre köy nüfusu 547 dir. )


- DEMİRER, FİKRET (ÜSKÜDAR, 1961) :

( Beşiktaş'tan transfer edildi (1987). Sarıyer'de 4 sezon (19876 - 1991) oynadı. Bu süre içinde 99 lig, 9 kupa ve 4 turnuva maçı olmak üzere 112 resmi, 42 özel maçla birlikte toplam olarak 154 maçta lacivert - beyazlı formayı giydi. Lig maçlarında 10, kupa maçlarında 3 ve özel maçlarda 6 gol olmak üzere takımı adına 19 gol kaydetti. 3 A Milli, 1 Ümit Milli, 4 Amatör Milli ve 4 de A Genç Milli olmak üzere toplam 12 kez Türk Milli takım formasını giydi. Ankaragücü'ne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Beşiktaş Altyapısında teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )


- DEMİRHAN, BİROL (GÜMÜŞHANE, 1970) :

( Bayburtspor'dan transfer edildi (1991). Sarıyer Spor Kulübünde 4 sezon (1991 - 1995) tescilli kaldı ve bu süre içinde 88 lig, 2 Kulüpler arası Balkan Kupası, 9 Türkiye Kupası olmak üzere 98 resmi ve 46 özel maçla birlikte toplam olarak 145 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 1, özel maçlarda 5 gol kaydetti. Kayserispor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- DEMİRKAPI ile DEMİRKAPI ile DEMİRKAPI

( Sarayburnu'nda bulunan deniz surları kapılarından biriydi. [Demiryolu yapımı sırasında yıkılmıştır.] İLE Eyüp'te bir semt. İLE Hoca Paşa mahallesi. )

( Haçlılar ile Osmanlılar'ın İstanbul'u alırken kente girdikleri kapılardan biri. İLE ... İLE ... )


- DEMİRTAŞ CEYHUN PARKI :

( Baltalimanı Mahallesindedir. 429,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 106,50 m²'lik yeşil alanı, 103,59 m²'lik çocuk oyun alanı ve 50,70 m²lik spor alanı bulunmaktadır. )


- DEMİRTAŞ, CENGİZ (DÜZCE, 1937 - ) :

( Düzce Gençlikten transfer edildi (1962). Üç sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. 42 Lig, 3 Kupa olmak üzere 45 resmi ve 17 özel maçla birlikte toplam 62 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 14, Kupa maçında 1 ve özel maçlarda 15 olmak üzere takımına 30 gol kazandırdı. Düzcespor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- DEMİRTAŞ, HAMDİ (İST. 1972) :

( Rumelikavağı altyapısında yetişti ve bu kulüpte oynadı. Bilahare Gençlerbirliği, Adanaspor, Adana Demirspor ve Türk Telekom kulüplerinde oynadı. Antrenörlük kurslarını tamamlayarak antrenör lisansı aldı ve pek çok kulüpte antrenör olarak görev yaptı. )


- DEMİRTAŞ, İBRAHİM (SARIYER, 1932) :

( Sarıyer'in amatör ve profesyonel takımında oynayan bin kaç futbolcudan biridir. Profesyonel takımın 19 lig ve 1 özel maçında yer aldı takımına 8 gol kazandırdı. )


- DEMİRTAŞ, MEHMET (SÜRMENE, 1958) :

( Beykoz'dan transfer edildi (1983) ve iki sezon Sarıyer'de tescilli kaldı. 24 Lig 6 Kupa olmak üzere 30 resmi ve ayrıca 11 özel maçla birlikte toplam 41 maçta Sarıyer forması giydi, Kupa maçında 1, özel maçta dört gol attı. Gaziantepspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Futbolu bıraktıktan sonra antrenör ve teknik direktör olarak Sarıyer Spor Kulübü ve değişik kulüplerde görev yaptı. )


- DEMİRTAŞ, SAADETTİN (1968) :

( Fenerbahçe'den transfer edildi (1994) ve altı sezon 1994 - 2000) Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 119 lig, 9 kupa, 2 turnuva olmak üzere 130 resmi ve 68 özel maçla birlikte toplam olarak 198 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 39, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 28 olmak üzere takımına 68 gol kazandırdı. Sapanca Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- DEMOKAN, MİTHAT (İST. 1949) :

( Manisaspor'dan transfer edildi (1974) ve 2 sezon (1974 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 41 lig, 3 kupa ve 13 özel maç olmak üzere 60 maçta Sarıyer forması giydi, takımı adına 2 gol kaydetti. Galata'ya transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. )


- DENETLEME:
ÜRETİM ÜZERİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< TÜKETİM ÜZERİNDEN


- DENGE ile/ve/||/<> JİROSKOP/GYROSCOPE[İng.]


- DENİZ, MEHMET (SAMSUN, 1965) :

( Siyasetçi. Emirgan Ortaokulu, Behçet Kemal Çağlar Lisesi ve 9 Eylül Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu. Profilo Holding'de Bölge sorumlusu, İstanbul madencilik şirketinde yönetici, Fiba Holding grubuyla çalışan YKA firmasının Türkiye - Romanya bölümünde finans ve personel direktörü olarak görev yaptı. 2008'den beri Turkcell fiber optik kablo alt yapı konusunda faaliyet gösteren ve aynı zamanda Kalekim ve Sidding bayisi olan kendi şirketinde çalışmaktadır. Siyasete Demokratik Sol Parti (DSP) saflarında başladı. İlçe Başkanlığı ve iki dönem Sarıyer Belediye Meclisi üyeliği (1994 - 1999 ve 1999 - 2004) ve iki yıl Sarıyer Belediyesi Meclis Başkanvekilliği yaptı. (1999 - 2004) de Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği görevinde bulundu. Bilahare CHP saflarında siyasete devam etti ve İlçe Başkanlığı görevini üstlendi. Reşitpaşa Spor Kulübünde altı dönem kulüp başkanlığı yaptı. Reşitpaşa Spor Kulübü, Boğaziçi Çevre Derneği, Avcılar Spor Kulübü üyesi olup Basın Press Muhabirliği, Sarıyer Haber Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. )


- DENİZER, ŞEMSİ (ZONGULDAK, 1951 - 1999) :

( Kömür işletmelerinde işe başladı. Sendikal faaliyetlerde bulundu ve Zonguldak'taki Genel Maden İş Sendikası yönetim kurulunda görev aldı. Daha sonra aynı sendikada genel başkan oldu. Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı kurucu üyesi olup, Türk İş'te Genel Sekreterlik yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul dışından Sarıyer Spor Kulübü yönetim kuruluna seçilen ilk kişidir. )


- DENİZER, ŞÜKRÜ (TRABZON, 1947) :

( Sarıyerli İşadamı. İlk ortaokulu Sarıyer'de okudu, Pertevniyal Lisesinden mezun olduktan sonra İktisadı Ticari İlimler Akademisini bitirdi. Balık kabzımalı olarak aile şirketi olan Karadeniz Balıkçılık'ta işe başladı. Bu şirkette Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev aldı. Sarıyer Spor Kulübü, Yenimahalle Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği, Tenis Eskrim Dağcılık (TED) Derneği üyesidir. Sarıyer Spor Kulübünde dört dönem (1994/95; 1996/97; 1997/98 ve 2002/2003) yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği ve Yenimahalle Spor Kulübünde de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- DENİZER, TURAN (TRABZON, 1931) :

( Sarıyerlidir. Balıkçılıkta yenilik getirenlerden biridir. Mesleği onu Sarıyer'e taşıdı. Kurdukları balıkçılık şirketi ile iş hayatına atıldılar (Turan, Burhan, Metin, Şükrü kardeşler ve ortakları Samim Emanet). Turan Denizer yeniliklere açık olan bin insandı. Çok iptidai gördüğü çavalye ile balık naklinin terk edilmesi, kasa sisteminin benimsenmesi için uğraştı. Bu uğraşı benimsendi, sonra bu sistemi de değiştirdi. Bu defa köpükten kasa ve köpükten kutu sistemini getirerek balığın her dem taze (buz içinde) naklinin sağladı. Yeni arayışlara girdi, dünyanın çeşitli ülkelerinde mesleği ile ilgili geziler yaptı. Bu gezilerin birinde orkinos balıkçılığının Türkiye'de yapılmasının yolunu buldu. Bu balığın Japonlar tarafından çok tüketildiğini görünce konu üzerine eğildi. Japonya'ya giderek incelemelerde bulundu ve orkinos avcılığının Türkiye'de yapılması işinin başlatılmasının öncülüğünü yaptı. Balıkçılığın modern usullerle yapıldığı Norveç, İsveç, ABD, Japonya, Fransa'ya gittiği gibi balıkçılıkla uğraşan komşu ülkelerden; Yunanistan, Bulgaristan, Romanya da gitti. Pamuk ipliğinden yapılan ağların yerine naylon ağların kullanılması konusunda büyük uğraşlar verdi. Denizer Nakliyat A.Ş., Denizer Gıda A.Ş. şirketlerini, akabinde bir de buzhane kurduğu gibi bir de tır filosu meydana getirerek Türkiye'de yakalanan balıkları ülke dışına naklini sağladı. Kabzımallığın dışında balıkçılığa yenilikler getirerek daha modern imkânlarla yapılması yolunda çok başarılı çalışmalar yaptı. Sosyal yanı da olan Turan Denizer, Trabzon'daki mahallesi Faroz da bir de Yalıspor isimli kulübün kuruluşuna öncülük etti kurucuları arasında yer aldı. )


- DENİZPARK GAZİNOSU :

( Yeniköy'ün en eski ve tarihi gazinosudur. İşletmecisinin adıyla Aleko'nun yeri de denilmektedir. Yalılar Caddesi, Daire Sokaktadır. Tarihi ahşap binası Rum Parayia Kilise vakfına aittir. )


- DEPARTMAN değil/yerine/= BÖLÜM | ANA BİLİM DALI


- DEPO/KÖMÜRLÜK değil/yerine EV/OFİS/APARTMAN/PARK


- DEPO[Fr. < DÉPÔT] ile HANGAR[Fr. < Cerm.]

( Korunmak, saklanmak ya da gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. | Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer. | Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. İLE Uçak, araba, tarım aracı, eşya gibi nesneleri barındırmaya yarayan, kapalı yer. )


- DEPREM, ÖLDÜRMEZ ve/||/<> KUSURSUZ CİNAYET YOKTUR

( [ne yazık ki]/[fakat] Kötü yapı öldürür. VE/||/<> Kusurlu soruşturmalar vardır. )


- DEPREM ŞEHİDİ GAZETECİLER PARKI :

( Maden Mahallesinde olup 775,00 m²lik bir alan üzerinde kurulmuştur. 300,00 m²lik yeşil alanı, 120,00 m²lik çocuk oyun alanı ve 220,00 m²lik spor alanı bulunmaktadır. )


- DEPREM ve/||/<> YANGIN

( )


- DEPREMDE:
ÇÖKMEK ile/ve/||/<> KAPANMAK ile/ve/||/<> TUTUNMAK

(



)


- DEPREMDE:
P DALGASI ile/ve/> S DALGASI


- DEPREMDE:
RICHTER ÖLÇÜMÜ ile/ve/yerine MMS[Moment Magnitude Scale-Moment Büyüklüğü Ölçeği]

( 600 km.lik mesafede meydana gelen sismik dalgaları ya da titreşimi ölçer. İLE/VE/YERİNE Depremin açığa çıkardığı enerjinin ifade edilmesidir. Fayın iki parçası arasındaki kayma mesafesini etkilenen toplam alanla çarpar. )

( Depremde İlk 72 Saat )

( Deprem nedir?
Yer kabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına denir.

Deprem, insanın hareketsiz kabul ettiği ve güvenle ayağını bastığı toprağın da oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapılarında hasar görüp, can kaybına uğrayacak biçimde yıkılabileceklerini gösteren bir doğa olayıdır.

Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yer yuvarı içinde ne biçimde yayıldıklarını, ölçü aletleri ve yöntemlerini, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili öteki konuları inceleyen bilim dalına "sismoloji" denir.

Magnitüd(büyüklük) ve şiddet arasındaki fark nedir?
Magnitüd(büyüklük), depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü; şiddet ise depremin yapılar ve insan üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Depremlerin ardından açıklanan 4.1, 5.6, 3.2 gibi sayılar, depremin büyüklüğüdür.

Depremin magnitüdü (büyüklüğü) nasıl ölçülür?
Depremin magnitüdü, belirli bir zaman diliminde kaydedilen sismogram üzerindeki deprem dalgalarının genliğinin logaritması olarak tanımlanır.

ML (Richter Ölçeği): 1930 yılında Charles Richter tarafından geliştirilmiştir ve dalga genliğinin logaritması olarak tanımlanır. Açıklanan ölçümlerde depremin farklı dalgalarına göre MB, MS, MW ve MD olarak verilen büyüklükler Richter ölçeğine göre hesaplanan diğer büyüklük birimleridir.

Depremin şiddeti nedir?
Depremin yer yüzeyindeki etkileri depremin şiddeti olarak tanımlanır. Şiddetin ölçüsü, kişilerin deprem sırasında uykudan uyanmaları, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüne alınarak yapılır. Şiddeti tanımlamak için birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeğidir (Modified Mercalli (MM) Intensity Scale). Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp tamamen gözlemsel bilgilere dayanır.

P ve S dalgası nedir?
P dalgası: Kayıtçılara ilk ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı kabuğun yapısına göre 1.5 ile 8 km/sn arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusundadır (boyuna dalga). Yıkım etkisi düşüktür.
S dalgası: Kayıtçılara ikincil olarak ulaşan deprem dalgasıdır. Hızı P dalgası hızının yüzde 60'ı ile yüzde 70'i arasında değişir. Tanecik hareketleri yayılma doğrultusuna dik ya da çaprazdır (enine dalga). Yıkım etkisi yüksektir.

Artçı Deprem(Aftershock) nedir?
Ana depremi izleyen daha küçük sarsıntılar dizisidir.

Artçı Depremler(Aftershocklar) ne kadar süre ile devam eder?
Belirli bir süresi yoktur, 1 ay da olabilir 2 yıl da...
Depremin süresi ne kadardır?
Bir ile doksan saniye arasında değişir.

Depremler önceden belirlenebilir mi?
Var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır.

Fay nedir?
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların bir yüzey boyunca kırılması ve oluşan iki parçanın birbirine göre göreceli olarak yer değiştirmesidir.

Kuzey Anadolu Fay Hattı nedir?
Doğu'da Karlıova ile Batı'da Mudurnu vadisi arasında Doğu-Batı doğrultusunda bir yay gibi uzanır. Dünyanın en etkin ve en önemli kırık hatları arasında yer alan Kuzey Anadolu fay hattının uzunluğu yaklaşık 1200 km.'dir; genişliği ise 100 m ile 10 km arasında değişir.

Deprem olan her yerde fay var mıdır?
Eğer yoksa bile yeni bir tane oluşmuştur.

Deprem nerelerde oluşur?
Deprem herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir. Genel olarak depremlerin kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenilebilir. Dünyanın çeşitli yerlerinde benzer nitelikte depremlerin tekrarlandığı gözlemlenmiştir ve bu kesiler hep levha sınırlarıdır. Depremlerin yoğun olarak gözlendiği bölgeler yeryüzünde üç ana kuşak oluşturur.

Kuşak (Pasifik Deprem Kuşağı): Şili’den kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD’nin batı kıyıları ve Alaska’nın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelanda’yı içine alan en büyük deprem kuşağıdır. Yeryüzündeki büyük depremleri %81'i bu kuşak üzerinde gerçekleşir.

Kuşak (Alpine): Endonezya'dan (Java-Sumatra) başlayıp Himalayalar ve Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu’na ulaşan kuşaktır. Yeryüzündeki büyük depremlerin %17'si bu kuşakta oluşur.

Kuşak (Atlantik): Bu kuşak, Atlantik Okyanusu ortasında yer alan levha sınırı (Atlantik Okyanus Sırtı) boyunca uzanır.

Türkiye’de kaydedilen en büyük deprem hangisidir?
Aletsel dönemde ülkemizde kaydedilen en büyük deprem 26 Aralık 1939 Erzincan'da olmuştur. Gece yarısı olan depremde yaklaşık 33 bin kişi yaşamını kaybetmiştir.

Dünyada kaydedilen en büyük deprem hangisidir?
1900'den bu yana kaydedilen en büyük deprem, 22 Mayıs 1960'ta, Şili'de olmuştur (Magnitud= 9.5 Mw).

Yeryüzünde en az sallanan kıta hangisidir?
Depremi en az olan kıta, Antarktika'dır. )

( image

image

image )


- DEPREMİN:
BÜYÜKLÜĞÜ ile/ve/||/<> ŞİDDETİ

( Depremin büyüklüğü:

Kırılan yerkabuğu yüzeyinin büyüklüğünü ve dolayısıyla ortaya çıkan enerjinin düzeyini belirten bir ölçüdür. Batı dillerinden aktarımla "magnitüd" olarak da adlandırılır ve bu nedenle M harfiyle gösterilir.

Büyüklük; aritmetik değil logaritmik olarak artar. Yani her bir tam sayı arasında 10 kat fark vardır. Örneğin M = 2,0 büyüklüğünde bir deprem, yeryüzünün derinliklerinde yaklaşık bir futbol sahası büyüklüğünde bir kırığın meydana geldiğini gösterir. Büyüklük bir birim artarsa, yani 3,0 büyüklüğünde bir deprem oluşmuş ise yaklaşık 10 futbol sahasına eşit bir alanın kırılmış olduğu anlaşılır. Aynı biçimde 4,0 büyüklüğü 100 futbol sahasına, 5,0 büyüklüğü 1.000 futbol sahasına denk düşer.

Deprem büyüklüğü, sismometre ile ölçülür. Birçok farklı ölçüm yöntemi vardır. ABD'li mucidi Charles Francis Richter’in soyadıyla anılan Yerel (Lokal) Büyüklük (Ml) bunlardan biridir.

Richter gibi görece eski yöntemlerde kullanılan ölçekler, sismografın merkez üssüne uzaklığı ve depremin büyüklüğü gibi değişkenlerden etkilenir. Bu değişkenlere göre hata payları artıp azalabilir.

İLE/VE/||/<>

Depremin şiddeti:

Büyüklük(magnitüd) depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü iken; şiddet ise depremin yapılar ve bireyler üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür.

Bu nedenle büyüklük, her yerde geçerli, nesnel, tekil bir göstergedir. Depremin şiddeti ise konuma göre değişir ve ölçüm özneldir.

Bir bölge, merkez üssünden daha uzak olduğu hâlde, örneğin zemin yapısı nedeniyle depremi daha şiddetli deneyimleyebilir. Son İzmir depreminde dereler arasındaki alüvyonlu bölgede birçok binanın yıkıldığı Bayraklı buna bir örnektir.

Deprem şiddetinin ölçüsü, bireylerin sarsıntı sırasında uykudan uyanması, mobilyaların hareket etmesi, bacaların yıkılması ve toplam hasar gibi çeşitli kıstaslar göz önüne alınarak belirlenir.

Şiddeti tanımlamak için de birçok ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı, Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeği diye adlandırılmıştır. Bu ölçek, Romen rakamları ile belirlenen 12 düzeyden oluşur. Hiçbir matematiksel temeli olmayıp bütünü ile gözlemsel bilgilere dayanır.



)


- DEPREM/ZELZELE ile/||/<> ÜGRÜMEK

( Alttan, yukarı doğru vuran. İLE/||/<> Yerin ileri geri gitmesi ya da geminin sağa sola sallanması/sendelemesi. )


- DERBENT[Fars. < DERBEND] ile DERBENT

( Geçit. | Dağ üzerindeki geçit boğazda bulunan karakol ve sınır üzerinde bulunan küçük kale. İLE Konya iline bağlı ilçelerden biri. )


- DERBENT AŞAĞI CAMİİ :

( Çamlıtepe (Derbent) mahallesinde ve mahallenin alt kısmında bulunan Derbent Aşağı isimli bu camiinde tarihi bir özelliği yoktur. )


- DERBENT MEMBA SUYU :

( Çamlıtepe (Derbent) mahallesi sınırları içinde Derbent suyu adı ile kullanılan bir memba suyudur. )


- DERE MAHALLESİ ÇEŞMESİ :

( Uskumruköy camiinin yanındadır. Kim tarafından ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. )


- DERE ile/ve/<> ÇATAK

( Genellikle, yazın kuruyan küçük akarsu ve bunların yatağı. | İki dağ arasındaki uzun çukur. | Damlarda, yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko ya da kiremit yol. İLE/VE/<> İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. | Yapışık, ikiz meyve. | Kavgacı. )


- DEREBOYU CADDESİ :

( Sarıyer deresinin denize döküldüğü yerden başlayarak mezarlıklara giden bir cadde idi. Sarıyer deresinin üzeri kapandıktan sonra caddenin uzunluğu Aralık Suyu karşısındaki ışıklarda sona erdi. )


- DEREBOYU SOKAK PARKI (KADEMELİ PARK) :

( Ayazağa mahallesindedir. 1.160, 63 m²lik bir alanı kapsamakta, 466,43 m² yeşil alanı ve 317,15 m² oyun alanı bulunmaktadır. )


- DEREİÇİ PARKI (İLHAN SELÇUK PARKI) :

( Baltalimanı Mahallesindedir. 812,47 m²lik bir alanı kapsamaktadır. 149.59 m²lik yeşil alanı,125,50 m²lik çocuk oyun alanı, 257, 85 m²lik spor alanı bulunmaktadır. )


- DEREİÇİ :

( İstinye vadisinin iç kısımlarına Dereiçi denir. İstinye deresinin her iki yanı verimli toprakları nedeniyle uzun yıllar tarım alanı olarak kullanıldı. 1950'den sonra Dereiçi bölgesi sanayiye açıldı. Pek çok fabrika yapıldı. Ne var ki günün koşulları gereği fabrikalar birer birer şehir dışına taşındı. Boş kalan alanın çok büyük kısmı imara açıldı. Dereiçi'nde Borusan Oto, Otokoç, Maxi Center, Champiosa gibi büyük işyerleri açıldı. Dereiçi İstinye ve İlçenin önemli ve canlı iş bölgesidir. )


- DERELİ, HAYRETTİN (İST. 1967) :

( Büyükdereli, mali müşavir ve siyasetçidir. Özel Yıldız koleji ve aynı kolejin Lisesinden mezun oldu. İ.Ü. İşletme Fakültesinde eğitimini tamamladı ve iş hayatına Mali Müşavir olarak atıldı. CHP saflarında siyasete atıldı. İki dönem Sarıyer Belediyesi Meclis Üyesi (2014 - 2019 ve 2019 - 2024) görev yaptı. Engelliler Derneği Başkanlığı görevlerinde de bulundu. Sarıyer Belediyesi Spor Kulübü Başkanlığı Yönetim Kurulu üyesi olarak görevler aldı. )


- DERELİ, KENAN (SÜRMENE, 1933 - 1999) :

( Sarıyer altyapısından Büyükdere'ye gittik ve bu takımdan tekrar Sarıyer'e alındı (1950). İlk kulübü Büyükdere'dir. Sarıyer'de üç sezon (1950 - 1953) oynadıktan sonra I. Lig takımlarından Vefa'ya transfer etti. Vefa'da oynarken sakatlandı ve yurtdışına (İtalya'ya) giderek ameliyat olan ilk futbolculardan biri oldu. Sarıyer S.K. Profesyonelliği kabul edince tekrar kulübüne kaptan olarak geldi. Futbolu bırakana kadar (1963) Sarıyer'de oynadı. Takım kaptanı olarak büyük isim yaptı ve "Baba Kenan" lakabı ile tanındı. Sarıyer forması altında 116 lig ve 17 özel olmak üzere 133 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 17, özel maçlarda 1 olmak üzere 18 gole imza etti. Türkiye'de ilk futbol okulunu kuran teknik adamdı (1957). Bu okuldan sayısız futbolcu yetiştirdi. Futbol oynarken de Sarıyer S.K. de yönetici ve genel kaptan olarak hizmet yapan Kenan Dereli, antrenör ve teknik direktör olarak da ölene kadar Türk futboluna hizmet etti. Sarıyer takımına malzemeci, masör, antrenör ve teknik direktör olarak yıllarını verdi. 19 yıl yönetim kurulu üyeliği yaparak, en çok yöneticilik yapanlar arasında üçüncü sırayı aldı. Türkiye'de "Baba Kenan" olarak çok mümtaz bir yere sahip olmayı bildi ve vefâtından sonra Türkiye Futbol Federasyonu tarafından düzenlenen kurs ve seminerlere adı verildi. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesi, Türkiye Antrenörler Derneği, Türkiye Futbol Adamları Derneği üyesidir. Ayrıca 1940 Sarıyerli Futbolcular Derneği ve Sarıyerliler Derneği (SA - DER) kurucu üyesidir. İASKF'dan "Türk Futboluna Hizmet", Sarıyer Spor Kulübünden "Hizmet Armağanı" ve "Onur" plaketi aldı. )


- DERME-ÇATMA (BİR YERDE YAŞAMAK)


- DERNEK, EROL (İST. 1937 - 1987) :

( Büyükderelidir. Sarıyer Ortaokulunu bitirdikten sonra gazeteciliğe başladı. Pek çok gazetede çalıştı. Magazin gazetecisi olarak büyük başarılar kazandı. )


- DERÛN ile/||/<> HÂVÎ ile/||/<> MUHTEVİ ile/||/<> MENÂFİ

( İçinde. İLE/||/<> İçine alan, içeren, ihtiva eden. İLE/||/<> İçinde bulunan, ihtiva eden. İLE/||/<> Menfaatler. )


- DERZLEME ile/ve/değil/||/<> İNCE DERZLEME


- DESEN ile/ve DAİRE/GEOMETRİ/NESNE

( NOKTA-ÇİZGİ ile/ve NOKTA-ALAN )


- DEŞMEK ile/ve/değil/||/<>/> DELMEK

( Daha hafif. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Daha etkili. )


- DEŞMEK ile/ve/değil/||/<>/> KAZMAK


- DESTEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAYANAKÇA


- DEVELİLİOĞLU, TANER E. (İST. 1940) :

( İzmit'ten kaleci olarak transfer edildi ve iki sezon (1961 - 62) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 38 lig, 2 kupa olmak üzere 40 resmi ve 8 özel maçla birlikte 48 maçta yer aldı ve lig maçlarında 31, kupa maçlarında 6 ve özel maçlarda 8 olmak üzere 45 gol yedi. Teknik eleman olarak görev yapmaktadır. )


- DEVİR ile/||/<> TEMLÎK

( Bir hakkın, birinden başka birine geçmesi. )


- DEVİR[Ar.] ile TESELSÜL[Ar.]

( Dönme, dönüş. | Aktarılma. | Bir malın mülkiyetini ya da bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. | Bir görevin birinden bir başkasına geçmesi. | Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. | Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri ya da bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. | Dolaşma. İLE Zincirleme. | Birbirine bağlı, birbiri ile ilgili şeylerin oluşturduğu dizi, sıra, silsile. | Birden fazla kimsenin bir borçtan dolayı sorumlu olması. )


- DEVLET ile/ve/<> BAHÇE


- DEVRALMAK[Ar.] değil/yerine/= GEÇİRALMAK


- DEVREMÜLK HAKKI değil/yerine/= DÖNEMEV ÜLEVİ


- DEVRETME ile/ve/||/<> EL DEĞİŞTİRME


- DEYN ile/||/<> DÂYİN

( Borç. İLE/||/<> Alacaklı. )


- [ne yazık ki]
DİKENLİ TELLER(/SİYE[N]Ç) ile/ve/||/<> JİLETLİ TELLER

( DİKENLİ TELLER

Madenlerden tel ekme tekniğini bulmakla yetinmeyen kişi, bu icadından çeşitli sanat ve sanayi dalları yarattı. Kafes ve kümes telinden, gelin ve telgraf teline uzanan tel türlerinden biri de dikenli teldir. Kadayıf telinden çok devedikenine benzeyen dikenli tele "teldikeni" de denebilirmiş ama, adı konmuş bir kere, değişmesi zor. Bozkırda sığır güden kovboylar için üretilen dikenli tel, savaşlarda toplama kamplarında kullanılmış. Kimi ülkeler telin üretimini, kimi ticaretini yasaklamış; ötekiler de tüketimi. Ülkemizde dikenli telle ilgili yasal kısıtlamalar olup olmadığı kesin bilinmiyor. Ancak nerede "yasak" levhası varsa onun yakınında dikenli tel örgü bulunması yabancı konuklarımızın hemen dikkatini çekiyor. Çünkü, yasak ya da tehlikeli bölge simgesi olan dikenli telin tüketim düzeyi, ülkenin kültür düzeyi ile yapısal ve açısal sorunlarını gösteriyor. Filtreli sigara ve Calcium(kuvvet) iğnesi türünden Frenk icatlarına fazlaca düşkün olan milletlerin dikenli tel tüketme eğiliminin giderek yükseldiği saptanmış. Yakın geleceğin üst düzey devlet yöneticiliğine aday olan sevgili evlatlarımıza karşı dikenli telin saldırganca kullanıldığı da anlaşılmış. Üstelik, eskiçağlarda "dikendutu" olarak bilinen böğürtlen çitleri yerine, günümüzde dikenli telörgüler kullanılması da çocuklarımızı hiç mutlu etmiyormuş. Nüfusunun yüzde elli oranında şehirli, yüzde yetmiş oranında okuryazar olmasıyla övünen Türkiye'deki dikenli tel tüketimi, plancılarla iktisatçıların tüylerini diken diken eden bir artış hızına ulaşmış. Kesin olmayan ilk hesaplamalara göre yıllık yüzde yüzyirmisekiz dolayındaki tüketim artışı, resmi enflasyon rakamlarını üçe katlayabilen tek tüketim kalemidir.

Bu denemede, dikenli telin şehir halkı ile topluma etkileri üzerinde durulmakta, güncelleşen milli soruna medeni bir çözüm yolu aranmaktadır.

Dikenli telin güvenilir tarihçesi ne yazık ki hâlâ yazılmamış. Tüm bildiklerimiz, yabancı dillerdeki ünlü ansiklopedilerden aktarılıyor. İlk üretim patenti 1874 yılında alınmış. Amerikalı mucit, madeni tele diken takmanın teknik kolayını (aletini) bulmuş. Erkeksi görüntüsünü vurgulamak için, bu yeni icada "sakallı tel" adı verilmiş. Çoğu sakallı olan yiğitlerimiz, Birinci Dünya Savaşı sırasında Mısır'da tanıştıkları yeni silaha "dikenli tel" adını koymuşlar. Sakalın traş çaresi var da dikeninki yok. Dikenli tel örgüler, o gün bugündür, düşmanlara, kaçakçılara, hırsızlara, savaş esirlerine tutuklulara, gözaltına alınanlara karşı bir güvenlik önlemi (aracı) olarak, inşaat şantiyelerinde, Hazine'den tahsisli resmi konutlarda, spor-eğitim ve turizm tesislerinde, yasak ve hassas bölgelerde, saray, köşk, müze ve çocuk bahçelerinde kullanılıyor. Kendi ülkelerinde dikenli teli belki hiç görmemiş olan kimi diplomatlar, bizdeki yaygın kullanıma özenerek, Kançılarya ve Rezidansların bahçe duvarlarını dikenli tellerle takviye etmeye başlamışlar. Bilinen çoğu örnek olaylar, dikenli tel çitlerin, aslında etkili olmadığını ve sadece "yasak" anlamında kullanıldığını ortaya koyuyormuş.

Genellikle güvenilir kaynaklardan alınan derlenen doğrulanmamış bilgilere göre, 1890'da 2000 ton olan dünya dikenli tel üretimi, 1930'da yaklaşık 200.000 tona, 1980'de 22.888.900 metrik tona ulaşmış. Avrupa, Akdeniz ve İslam ülkeleri arasındaki tüketim hızı artışında Türkiye yıllardır ilk sıraları koruyormuş. BM istatistikleri, sanayi ülkelerinde üretilen üstün nitelikli dikenli tellerin daha çok gelişmekte olan ülkelerde tüketildiğini gösteriyormuş. Sivil amaçlı projelerde, DT-7-ASA 9000 TSE standardına uygun (galvanizli çelikten yapılmış) piyasada "Kirpi" mal diye bilinen ithal mallar ihracatında adı geçen ülkeler, dikenli tel kullanılmasını tümden yasaklamışlar. Hatta, et ve süt paketleri üzerinde "Dikenli telsiz çiftliklerde üretilmiştir" damgası vuruluyormuş. Afrika İnsan Hakları Derneği'nin 1986 tarihli araştırması da, dikenli telin hayvanlardan çok yurttaşlara ve şehirlilere karşı kullanıldığı gerçeğini ortaya koymuş.

İlk "Dikenli Tel Yasası" 1894'te İngiltere'de yürürlüğe girmiş. Yasa, dikenli telin insana ve hayvanlara zarar verecek biçimde kullanılmasını yasaklamış. Meskûn yerlerde ve yol kenarında kurulu tel örgüler kaldırılmış, yasaya uymayan kişi ve kurumlara ağır cezalar kesilmiş. Yasa başarılı olmuş. Medeni ülkelere sokulmayan dikenli teller, günümüzde artık medeniyet merkezi sayılan şehirlerde görülüyor. "Gülü seven dikenine katlanır" sözü uyarınca, dikenl tel, en çok da, anıt ve sanat yapıları, okullar, luna-parklar ile çocuk bahçelerinde "yasak" (girilmez/geçilmez/dokunulmaz) anlamında kullanılıyor. Kime karşı, neden yasak? Malı mı koruduğu yoksa canı mı sakındığı? belirsiz olan yasağın kendi, tehlikesinden büyük bir simge! "Dikkat Köpek Var!" ihbarı gibi, "Dikkat Dikenli Tel" diye uyarmak gerekir hemşerileri.

Dikenli telden korunmak için neler yapılabilir? Telin dikenlerini traşlayan elektriklitraş makine patenti 1974'te alınmışsa da, yapılan pazar araştırmaları sonunda, talep azlığı nedeniyle üretime geçilememiş. Uluslararası Hayvanları Koruma Derneği'nin dergisine göre, en basit ve ucuzundan bir tel makası ve iki kalifiye işçi ile yaklaşık 200.000 metrelik tel örgünün üç günde kesilip kaldırılacağı; diken-traş makinelerine hiç ihtiyaç bulunmadığı anlaşılmış. Bu yüzden diken traşlama makinesi yerine, çim-biçme makineleri alınması tavsiye ediliyor.

En kolay ve etkili çözümü Türk çocukları bulmuş. Dikenli telleri, birer yay teli gibi gerip birbirine bağlayarak tel örgülerde 40-50 santimetrelik pencereler açmayı öğrenmişler. Çok büyük değil ama geçmeye yetiyor. Gönüller şen olsun! Büyüklerce tasarlanan tel engellerin çocuklara karşı etkili olmadığı görülüyor. Uzun sözün kısası, dikenli tel, öyle aşılmaz, geçilmez, sağlam ya da dayanıklı bir engel değildir. Tırmalar, yaralar, belki sakatlar ama kararlı kişileri durduramaz. Hele bizim mahalle çocuklarını asla!

Dikenli telle yıllardır içli-dışlı yaşamaya alışmış bir toplumdaki dikenli tel alışkanlığı nasıl giderilebilir? Günlük yaşamımızın parçası olan tellerden vazgeçilebilir mi? Şili, Peru ve Uruguay'daki ilk denemeler, yasağın karaborsaya yol açtığı ve milli standarda uymayan malların piyasaya sürüldüğünü göstermiş. Halkın taklitlerden sakınması güçleşmiş. Ayrca, "Dikenli tel kullanmak yasaktır" levhalarının dikenli telle çevrilmesi de -resmi tüketimin artmasına yol açarken- muhalefet basınında çıkan karikatürlere konu olmuş.

Dikenli telin sakıncası yalnızca ele-göze batmasından, gelip geçen vatandaşların elbise ve eteklerini yırtmasından, her ay yüzler ve binlerce çocuğa yok yere tetanoz serumu yapılmasından ibaret değildir. Asıl üzerinde durulması gereken sorun, dikenli telin gelişigüzel kullanımından doğan duygusal tepki ve manevi yıkıntılardır. AT ülkeleri, Belediyeler Biriği Genel Kurulu, dikenli telle korunmuş kent mekânlarının, hemşeriye hakaret, çocuklara saldırı, milli onura saygısızlık, kamu yararına "muzır" olduğuna karar vermiş.

Güney Amerika'da 1985'te yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, dikenli telli şehirlerde yetişen çocukların, küçüklerini sevmediği, büyüklerini saymadığı, vatandaşlık görevlerini yerine getirmediği görülmüş.* Yakın Doğu'nun Sincan özerk yöresinde at koşturan soydaşlarımızla geçen yaz yapılan bilimsel söyleşide, Uygurlar'ın dikenli tel örgüleri hiç bilmedikleri anlaşılmış. New York Belediyesi de, Batı Yakası'nın Öyküsü filminden sonra okul bahçeleri çevresindeki tel örgüleri tümden kaldırmaya karar vermiş. Çünkü bu okullarda yetişmiş çocukların 2-3 katlı binalara merdivensiz tırmandıkları görülmüş.

Dikenli telden yapılmış en ünlü engel, Birinci Savaş'ta Avusturya (Alp) Cephesi'nde savaşan ve zafer kazanan İtalyan piyadelerinin "Konçertino" (Küçük Konçerto) adını verdikleri istihkam (savaş) aracıdır. Akordiyon körüğü gibi açılıp kapanabilen, rüzgarlı kış gecelerinde, memleket ezgilerini anımsatan özlem dolu sesler çıkaran dikenli kangallar bir dönem Napoliten serenadlar kadar ün kazanmış. İtalyan savaşçılarn kara mizahı, medeniyet yolunda ilerleyen insanlık onuru için görkemli bir esin kaynağı olabilir mi? diye düşünüyorum.

Fantastik çözüm yolları geliyor insanın aklına. Önce, dikenli tel örgülerin önünde ya da arkasına yerleştirilecek sanayi tipi, kuvvetli hava üfüren vantilatörlerle, dikenli tellerin müzik yapma gücü kanıtlanabilir ve amatör müzikseverlerin bu telleri dev akordiyonlar gibi çalması sağlanabilir. İkinci ve daha etkili çözüm yolu olarak şehir merkezi (Centrum) çevresinden sökülecek dikenli tellerden yapılacak Santurlar, Belediye konservatuvar öğrencilerine parasız dağıtılabilir. Hele bir düşünün, değerli dostlarım: "Konser ya da Konçerto alanı: Giriş Serbesttir! Alışageldiğimiz, dikenli yasaklar yerine kulağa ne kadar hoş geliyor, değil mi?

Yasaklar konusunu işleyip de, dikenli tel örgülere yer vermeyen kimi usta sanatçılarımıza buradan kişisel bir çağrıda bulunmak istiyorum. Yaşar Kemal gibi yazarlar, dikenli tel yasaklarına karşı bir kampanya açabilir. Kampanyanın koordinatörlüğünü belirlemek üzere uluslararası yarışmalar da düzenlenebilir. Belediye Başkanlığı, İl Eğitim Müdürlüğü ile İlçe Zabıta Amirliği'nin açılacak yarışmaya danışman olarak katılması sağlanabilir. En çok (kilo ya da kilometre) dikenli teli en kısa zamanda söküp kaldıran yerel örgüte, çocuk ve yaşlı hemşerilerden kurulu yarışma jürisi tarafından Büyük Belde Belediyeler Birliği (BBBB)'nin Başarı Beratı (BB) verilebilir. Yarışmayı kazanan örgüt bandosu ile Konservatuvar Santur Heyeti'nin şehir merkezinde konserler vermesi de düşünülebilir. Tanıtma Vakıflarımız, yeni spor dalının, Akdeniz ve Balkan Oyunları ile Olimpiyat programına alınması için harekete geçirilebilir. Uluslararası yarışmalardaki ulusal başarılara yıllardır özlem duyan ülkemiz, bir yandan altın madalyaları toplarken, barışcı çabalarındaki başarısından dolayı Nobel'e aday da olabilir. Belki hayal denecek ama dikenli tel örgülerimizin kaldırılabileceğini ve şehir merkezlerinin dikensiz, toplu-taşıma raylar ile örülebileceğini sanıyorum. Dikensiz şehir merkezlerinde yetişen kuşakların güllere karşı daha duyarlı ve saygılı olacaklarını da hayal ediyorum.

Dikenli tel, ekili tarlaları, başıboş sürülere karşı başarıyla korumuştur. Endüstrileşen ülkelerde bostana giren danalar tasarım önlemleriyle durduruldu. Zamana ayak uyduramayan ve geri kalmış ülkelerde, şehirlerin konut, eğitim, sağlık, üretim, ulaşım, dinlenme ve savunma bölgeleri birbirine karışınca, tel örgülü yasaklar kaçınılmaz olmuş. Çağdaş Belediyeler, savaşı anımsatan yasakları yaşatmak yerine dikensiz mekanlar yaratmak yolunu seçti. Kent bölgeleri yasalarla belirlenince dikenli tel yasaklara gerek kalmamış. Parklarda, hipodromda, Hisarda, stadyumda, okulda ve otoyoldaki dikenli "yasak"ların yerini biz de deneyebiliriz. Halk dilinde "köşeyi dönmek" başarmak anlamına gelir. Oysa Hemşeri, köşeleri değil kestirmelerin dikkenarlardan yaklaşık, üçte-bir oranında daha kısa ve kârlı olduğunu keşfetmiştir. Dikdörtgen prizmanın köşegenleri yaya trafiğe açılınca, köşeleri bekleyen dikenler işlevsiz kalır. Böylece, uygar davranışa duyarlı şehir tasarımı, dikenli telin kullanma gerekçesini ortadan kaldırır. Dikenli tele çözüm bulan Belediye (Başkanı), "Gidemediğin yer senin değildir." sözüyle ünlü Sivas Valisi Halil Rıfat Paşa gibi, tarihe geçebilir. Gidilen her yer belediyenin, vatandaşın malı olur, vatan olur. Bu öneri de, kuşkusuz, biraz hayal-kurgudur ama gerçek-üstü kuruntu değildir.

Vatandaşımıza, "Girebildiğin her yer senindir. Bu vatan senindir" diyebilmeliyiz.

* Manuel Scorza, Dikenli Tel adlı belgesel romanında (Türkçesi 1975), dikenli teli bir silah gibi kullanan sömürgecilere yenik düşen ve tüm otlaklarını yitiren Peru'lu köylülerin öyküsünü anlatır. Köyün rahibi, dikenli tel örgüyü "Şeytanla top oynayan kişinin işine", Yerli-köylülerse, "Tanrı'nın Gazabına" benzetmişler, Tanrı'ya yalvarmışlarsa da sonuç hiç değişmemiş!

Sayın Bozkurt Güvenç'in, İnsan ve Kültür adlı kitabından... )

( image )


- DİKER, MAHZAR ORD. PROF. DR. (MUT/İÇEL, 1899 - 1952) :

( İlk ve orta öğrenimini Akhisar ve Antalya'da yaptı. 1915'te girdiği Orman Mektebi Âlisi'nden 1917'de mezun oldu. Mezuniyetini takiben Almanya'ya gönderildi ve Tubingen Üniversitesi Ormancılık bölümüne devam etti fakat I. Dünya Savaşı'nın sona ermesi ile 1919 yılında yurda döndü. 1919 - 1921 yılları arasında İstanbul'da Orman Ameliyat Mektebinde öğretmen olarak çalıştı, daha sonra askerlik görevini yaptı. 1923 - 1927 yılları arasında Orman Genel Müdürlüğünde çalıştı ve 1927 yılında ikinci defa Orman Genel Müdürlüğü tarafından Almanya'ya gönderildi. 1929 yılında yurda döndükten sonra Yüksek Orman Mektebine Amenajman Hocası olarak atandı. 1930'da aynı okulda dekan oldu ve dekanlık görevini okulun kapatıldığı 29.10.1934 yılına kadar sürdürdü. 1934 - 1937 yılları arasında Yüksek Ziraat Enstitüsüne bağlı Orman Fakültesinin İstanbul'da Bahçeköy'deki kısmında doçent olarak çalıştı ve 21.10.1937 tarihinde profesör oldu. 1945 yılında Ordinaryüs Profesörlüğe yükseltildi. İki yıl süre ile Orman Genel Müdür vekili olarak görev yaptı. Yüksek Ziraat Enstitüsünün kaldırılması ve Orman Fakültesinin İstanbul Üniversitesine bağlanması üzerine Orman Genel Müdürlüğündeki görevini bıraktı ve tekrar Orman Fakültesindeki görevine döndü. 1951'de İ.Ü. Senatosuna üye seçildi ve 09.08.1952 tarihinde trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti. Sarıyer'deki sosyal her faaliyetin içine girdi ve ilçe gençlerinin eğitimi, spora teşviki ile yakından ilgilendi. 1938'de kapatılan Sarıyer Gençlik Mahfilin de başkanlık görevini uzun süre devam ettirdi. )


- DİKER, ORD. PROF. DR. MAZHAR (MUT, 1899 - 1952) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. Asıl adı Mehmet'tir. İlk ve orta tahsilini 1915 yılına kadar Akhisar ve Antalya'da yaptı. 1915 yılı Eylül ayından 1917 yılı Ağustos ayına kadar İstanbul'da Orman Mektebi Alisinde okudu ve bu okuldan mezun oldu. Mesleki incelemelerde bulunmak üzere Almanya'ya gönderildi. Bir yıl Berlin'de kaldı. Tübingen Ünivesitesinin Ormancılık kısmına devam etti. Savaş nedeni ile yurda döndü. 1919 - 1921 yılları arasında İstanbul'da Beykoz Ameliyat Mektebinde muallim olarak görev yaptı. 1921 den 1922 ye kadar Ankara‘da Yedek Subay okulunda okudu. İstihkâm Yedek Teğmeni olarak İstiklal Savayşına katıldı ve 1923 yılı eylül ayına kadar orduda hizmet etti. Askerliğini takiben çok çeşitli görevlerde bulundu. 1927 de ikinci kez yurtdışına gönderildi. Almanya ve İsviçre de kaldı.1929 da Yüksek Ziraat Mektebine Amenajman Müderrisi oldu. Bir süre sonra Bu okulun Rektörlüğüne önce vekâleten sonra da asaleten tayin edildi. Buradaki görevi 1934 yılına kadar devam etti.1934 - 1937 yılları arasında Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsüne bağlı Orman Fakültesinin İstanbul Büyükderedeki kısmında Doçent olarak görev yaptı. 1937 de ikinci sınıf profesör, 1940 da birinci sınıf profesör ve aynı zamanda Orman Amenajmanı ve Amenajman Enstitüsünün Müdürü oldu. 1934 - 1936 yılları arasında Yüksek Ziraat Enstitüsü Rektörlüğünün Bahçeköy'deki Orman Fakültesinde Temsilciliğini ve 1936 - 1940 yılları arasında da Fakültede vazife gören Alman Dekanların idari sahada yardımcılığını yaptı. 1940 - 1942 yılları arasında Fakültenin Dekanı oldu. 1845 yılında Ordinaryüs Profesörlüğe terfi etti. 1946 - 1948 yıllarında Ankara'da Orman Umum Müdür Veakilliği yaptı. 1938 de kapatılar Sarıyer Gençlik Mahfelinde başkanlık yaptı. 1951 de İstanbul Üniversitesi senatörlüğüne seçildi ve 11.08.1952 de vefât etti. )


- DİKİLİ KAYA :

( Rumelikavağı vapur iskelesinin 300 metre açığında bulunan fenere Dikilikaya denildiği gibi, Dikili Feneri de denilmektedir. Bu fener önceleri Sarıyer Mesarburnu mevkiinde iken 19. yy. da şimdiki yerine nakledildi. )


- DİKİLİTAŞ ile/ve DİKİLİTAŞ ile/ve DİKİLİTAŞ

( Sultanahmed At Meydanı'nda. İLE/VE Nişantaşı'nda. [Valikonağı Caddesi] İLE/VE Yıldız'da. )

( M.Ö. 1457'de ] [İst.'a dikilişi 390][18.74 m. yüksekliğindedir] İLE/VE ... İLE/VE Sultan II. Mahmud'a ait yazılı sütun. [1811] )

( OBELISK )


- DİKMEN, ORHAN (İST. 1922 - 1997) :

( Turizm Bakanlığından emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde iki dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesiydi. )


- DİKMEN, SALİH (BURSA, 1892 - 1960) :

( Orman Teşkilatında memur olarak çalışırken Sarıyer Spor Kulübü'nün kuruluş çalışmalarına katıldı. Uzun yıllar Katib - i Umumi (Genel Sekreter) olarak görev yaptı. "Ormancı Salih" olarak tanınır. )


- DİKRANYAN YALISI :

( Kefeliköy'de ana cadde üzerinde deniz cepheli olan yalı sahibinin adı ile anılmaktadır. 1895'te yapılmıştır. Kireçburnu'na doğru olan bitişik yalılardan ikincisi olan yalının mimari özelliği dikkat çeker. Yalının son sahibi Hüseyin Yörük olup, yalı eskisine sadık kalınarak yeniden inşâ edildi. )


- DİL[Fars.] ile DÎL[Fars.] ile | [Tr.] DİL[Fars.] ile DİL[Fars.]

( Gönül, yürek/kalb. İLE Nokta. | Gönül, kalb. | Mandıra, ağıl. İLE | Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan, etli, uzun, hareketli örgen. Tat alma örgeni. İLE Kişilerin, düşündüğünü ve duyduğunu bildirmek için sözcüklerle ya da işaretlerle yaptıkları anlaşma. Lisan. )


- DİLATOMETRE[Fr.] değil/yerine GENLEŞMEÖLÇER


- DİLAVEROĞLU, HACI OSMAN NURİ (SAFRANBOLU, 1874 - 1967) :

( Sarıyerlidir. Çok iyi eğitim aldığı söylenir. Genç yaşta Esad Efendi'nin müritleri arasına girdi. Esad Efendi, Menemen olayı ile ilgili görüldü. Yargılanma sırasında ölmüş. Yerine halifesi ve müridi olan Sarıyerli Osman Nuri Dilaveroğlu geçti. Ölene kadar Nakşi Şeyhi olarak görevini sürdürdü. Tekkelerin, zaviyelerin yasak olduğu dönemlerde evi sohbet için gelen müritleri tarafından dolar taşardı. "Hacı Baba" ve "Hacı Nuri Bey" olarak da tanınır. Ölmeden önce yeri için Erenköylü Ramazanoğlu Hacı Mahmut Sami Efendi işret edince, şeyhlik koltuğu da ona kaldı. )


- DİLEK SOKAK :

( Merkez Sarıyer'de, Muhacir Mahallesi olarak anılan yerleşim bölgesi içindedir. Bu yerleşim bölgesi 93 Harbi denilen Osmanlı - Rus Harbi (1877) nedeni ile göç edenlerin yerleştirilmesi kuruldu. Burada kurulan yerleşim bölgesi nedeni ile alanda olan mandıranın (çiftliğin) alanı daralmış, sonrada tamamen kaldırıldı. Bu alanda sokaklardan biri de "Dilek Sokak" tır. Yeni yerleşim bölgesine gelip yerleşenler güçlükle karşılaşınca Hem Allah'a yakarır hem de Sarı Baba ile Kara Baba yatırlarına giderek dua eder, istekte bulunduklarından buradaki sokaklardan birine Dilek Sokak adı verilir. )


- DİLMEN, RIDVAN (NAZİLLİ, 1962) :

( Boluspor'dan transfer edildi (1983), 4 sezon (1983 - 1987) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 119 lig, 7 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 127 resmi ve 22 özel maçla birlikte toplam olarak 149 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 29, kupa maçlarında 3 olmak üzere resmi maçlarda takımı hesabına 32, özel maçlarda da 15 olmak üzere toplam olarak takıma 47 gol kazandırdı. 6 kez Ümit ve 24 kez A Milli olmak üzere 39 kez Milli takım formasını giydi ve takım kaptanı olarak görev yaptı. Sarıyer'de oynarken 11 kez A Milli takımda oynadı. Fenerbahçe S. K. ne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Teknik eleman ve TV yorumcusu ve spor yazarı olarak görev yapmaktadır. )


- DİMDİREK" değil/yerine DOSDOĞRU


- DİNAMİT/LER ile/değil DİNAMİK/LER


- DİNÇ, ALİ (İST. 1931, 1990) :

( Büyükderelidir. Ticaretle uğraştı "Fırıncı Ali" olarak tanınır. Sarıyer Halkevi bünyesinde çalıştı ve CHP saflarında siyasete atıldı. İlçe yönetim kurullarında görev aldı. CHP İlçe Başkanlığı yaptı. Sarıyer'i temsilen İstanbul Belediye Meclisi üyeliği yaptı. Pek çok dernekte üye ve yönetici olarak görev yaptı. )


- DİNÇ, CÜNEYT (SARIYER, 1935) :

( Üniversite tahsilini yarım bırakıp İş Bankasında memuriyete başladı ve aynı bankanın değişik şubelerinde memur, şef, müdür yardımcısı ve müdür olarak çalıştıktan sonra emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- DİNÇMEN, ERCÜMENT (İST. 1954) :

( Galata'dan transfer edildi ve bir sezon (1975/76) tescilli kaldığı Sarıyer'de 30 lig 4 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 35 resmi ve 7 özel maçla birlikte toplam 42 müsabaka oynadı. Bolu'ya transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- DİNO, SABRİ (İST. 1942 - 1990) :

( Tarabya S.K. nün yetiştirdiği çok önemli futbolculardan biridir. Genç yaşta Galatasaray'a transfer oldu ve sonra da Beyoğluspor'a geçti. Bu takımda çok başarılı olunca 1964'te Beşiktaş tarafından transfer edildi. 1966/67 sezonunda kaleyi devraldı ve 1975 yılına kadar 194 maçta forma giydi. Beşiktaş'ın şampiyonluklarında büyük pay sahibi oldu. 12 kez A Milli takım formasını giydi. Futbolu bıraktıktan sonra ticarete atıldı. Kendi ismini taşıyan erkek gömlekleri imalatı ve satış mağazaları açtı. Fakat ekonomik sıkıntılar sonucu bunalıma girerek, 14.01.1990 günü Boğaziçi Köprüsünden atlayarak atarak intihar etti. )


- DİREK ile ARMOZ DİREĞİ

( ... İLE Köşe dikmesi. [Doğu Karadeniz'de] )


- DİREK ve/<> ÇANAKLIK

( ... VE/<> Gemi direklerindeki gözleme yeri. )


- DİREK ile/ve/<> DAYANAK


- DİREK ile/değil GÖNDER

( ... İLE/DEĞİL Bayrak çekilen direk. | Üvendire. | Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa. )


- DİREK ile HATIL

( Duvarı sağlamlaştırmak için konulan direkler. )


- DİREK ile/ve/||/<>/> KABALLAMAK

( ... İLE/VE/||/<>/> Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek. )


- DİRENÇ ile/ve/<> ÖZDİRENÇ

( ... İLE/>< Her nesnenin, elektrik akımına karşı gösterdiği direnç. )


- DİRLİK ve/||/<>/> DÜZEN


- DIŞ "GÜZELLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇ GÜZELLİK


- DIŞ ile DİŞ

( OUTER/OUTSIDE vs. TOOTH )


- DIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İÇ

( İçinize, derine dalın ve sizde neyin gerçek olduğunu bulun. )

( İç ile dış arasındaki uyum, mutluluktur. )

( Dışa yöneltmekte olduğunuz aynı dikkati içe çevirin. )

( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )

( Dive deep within and find what is real in you.
Harmony between the inner and the outer is happiness.
The same attention that you give to the outer, you turn to the inner.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid. )

( Bilincin içerikleri. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Bilince dışsal olan her şey. )

( Kişinin içi[zihni] ne kadar boşsa, "dışa" o kadar önem verir. )

( Mahrem. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Namahmrem. )

( Seni/onu yakar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Beni/kişiyi yakar. )

( [not] OUTSIDE vs./and/but/||/<>/>< INSIDE
INSIDE instead of OUTSIDE )


- DİSABİLİTE/DISABILITY[İng.] değil/yerine/= ENGELLİLİK | YETİ YİTIMİ


- DIŞARISINDA ile/değil DIŞINDA


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile/ve/||/<> KABALAŞ(TIR)MAK


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile SOMUTLAŞ(TIR)MAK

( EXTERNALIZE vs. TO CONCRETIZE )


- DİŞLİ ile/ve/||/<> ÇARK


- DİŞMENGİL, HİKMET (İST. 1915 - 1984) :

( İlköğrenimini tamamladıktan sonra babasının yanında Dişçilik mesleğini öğrendi ve devam ettirdi. Sarıyer Gençlik Mahfili ve Sarıyer Halkevinde tiyatro çalışmalarına katıldı, oynadı. Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu gibi pek çok sosyal ve kültürel amaçlı dernekte görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü yönetim kurulu üyesi olarak da görev aldı. Üç dönem Sarıyer merkez mahallesi muhtarı, bir dönem de İstanbul Belediye Meclisi Üyesi olarak hizmet verdi. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesiydi.

Sarıyerlidir, aile mesleği olan dişçilik yapıyordu. 1957 yılında muhtar seçildi ve 1963 yılına kadar devam ettirdi. CHP saflarında siyaset yaptı. İlçe teşkilatında çeşitli görevler aldı, bir dönem Sarıyer'den İstanbul Belediye Meclis Üyesi seçildi. Ayrıca üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde 4 dönem (1955/56, 1956/57, 1958/59 ve 1963/64) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Sarıyer'de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında üye olup yönetici olarak görevler üstlendi, )