YA'dan YU'ya ilk iki yazacı aynı olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.239 başlık/FaRk ile birlikte,
3.239 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/14)
- YALAKA/LIK ile/değil/yerine/>< SAYGI/LI
- YALAKACI değil YALAKA
- YALAMA ile YALAMA UÇUŞ ile YALAMA YAZI
- YALAMAK ile "DİL ATMAK"
- YALAMAK ile YAL ile YALI ile YALI YAR ile YALI BOYU ile YALI AĞASI ile YALI UŞAĞI ile YALI BÜLBÜLÜ
- YALAN (MI?) ile YANLIŞ (MI?)
- YALAN KONUŞMAK değil YALAN SÖYLEMEK
- YALAN SÖYLEME! ile/değil/yerine DOĞRUYU SÖYLE!
( Suçlamak. İLE/DEĞİL/YERİNE Yol göstermek. )
- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil DOĞRUYU SÖYLEYEMEMEK
( [not] TO LIE vs./and/but NOT TO SAY THE TRUTH )
- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<> DUYMAK İSTENİLENİ (İSTENİLDİĞİ BİÇİMDE) SÖYLEMEK
- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK
( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )
( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )
( [not] TO LIE vs./but/>< TO SAY THE TRUTH
TO SAY THE TRUTH instead of TO LIE )
- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<>/< GİZLEMEK
- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )
- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine/>< DOĞRUYU SÖYLEYİP/DÜRÜST OLUP "KAYBETMEK"(/KAZANMAK)
- YALAN SÖYLÜYORSUN! ile/değil/yerine HATA EDİYORSUN
- YALAN SÖYLÜYORSUN! değil YALAN!
( Doğru/yanlış, tüm bireylere ve olguya/olaylara tâbidir. Dolayısıyla doğrudan ya da "dolaylı" olarak belirli/bir kişiyle sınırlanamaz/odaklanamaz! )
- YALAN-DOLAN
- YALAN-YANLIŞ
- YALAN:
DÜNYADA ve/||/<> SİYÂSETTE ve/||/<> TİCARETTE ve/||/<> FELSEFEDE ve/||/<> EDEBİYATTA ve/||/<> GAZETECİLİKTE ve/||/<> GENÇLİKTE
( Vefâ. VE/||/<> Vaad. VE/||/<> Reklam. VE/||/<> Safsata. VE/||/<> Mecaz. VE/||/<> Haber. VE/||/<> Aşk. )
- YALAN:
HATA değil İHANET
- YALAN:
SAFSATA ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER
( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )
- YALAN/CI ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/CI
- YALAN/YANLIŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> "ÇOK AKILLICA OLAN"/KANDIRMA
( Yapılmaması gereken [yapılmamalı!]. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<> Yapılan, yapılmaya çalışılan. )
- YALAN ile/değil (BAŞKASINI İLGİLENDİRMEYEN) AYRINTI/"BİLGİ"
- YALAN ile AD/TANIM DEĞİŞTİRMEK
( LIE vs. TO RENAME )
- YALAN ile/ve/değil/||/<>/> ALDATMA
- YALAN ile BAHÂNE
- YALAN ile/değil BİR ŞEY SÖYLEMEMEK
- YALAN ile/ve/=/||/<> ÇÖP
- YALAN ile DOĞASINA UYGUN DAVRANMAK
( LIE vs. BEHAVE IN THE SELF OF NATURE )
- YALAN ile/değil/yerine/>< DOĞRU
( [ne yazık ki] Yalan, öyle işlemiş ki bireylerin diline, "doğruyu söylemek gerekirse" diye bir kalıp "var". )
( Ocağını batırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Onurunu artırır. )
( Doğruları biliyorsak, yalanları dinlemek, eğlencelidir. )
- YALAN ile FARKLILAŞTIRMA
- YALAN ile/ve/değil/yerine FELSEFE
( [not] LIE vs./and/but PHILOSOPHY
PHILOSOPHY instead of LIE )
- YALAN ile/değil/yerine/>< GERÇEK
( Yüksek sesle çıkar, gürültülüdür ve çok söz söyletir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sessizdir ve az söz söyletir. )
- YALAN ile HAKARET
- YALAN ile İFTİRA
- YALAN ile IĞRIP
( ... İLE Yalan, düzen. )
- YALAN ile/ve İLGİLENMEME/UĞRAŞMAMA (İSTEĞİ)
( LIE vs./and (INCLINATION OF) NOT TO INTEREST )
- YALAN ile KAMUFLAJ
( LIE vs. CAMOUFLAGE )
- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN "DOĞRU"
- YALAN ile KITIR
( ... İLE Uydurma söz. )
( LIE vs. FICTITIOUS WORD )
- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN
( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )
- YALAN ile/ve/||/<> KURT MASALI
( ... İLE/VE/||/<> Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler. )
- YALAN ile/değil/yerine MASAL
( Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum. İLE/DEĞİL/YERİNE Ben bir masal uydurdum. )
- YALAN ile/ve/değil OYALAN
( "O yalan, bu yalan"... Var, biraz da sen oyalan! )
- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖZVERİ
( )
- YALAN ile/ve PALAVRA[İsp. < PALABRA]/MARTAVAL[argo]
( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )
- YALAN ile ŞAKA
( Dürûg-zen(yalancı) olursa bir evde, düzen olmaz o evde. )
( Zekâ, doğruluk Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )
( LIE vs. JOKE )
- YALAN ile/ve/değil/<> SANAL
- YALAN ile/ve/=/<>/< ŞİRK
- YALAN ile/ve/||/<>/> TALAN
- YALAN ile/değil ÜSTLENME
( [not] LIE vs./but TO TAKE ON )
- YALAN ile/ve/||/<>/> UTAN(DIR/IL)MAK
- YALAN ile/ve/değil/||/<> YANLIŞ
( İzin verilmez. İLE/VE İzin verilebilir. )
( [argo] MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )
( "Yalan söylemişim" ve "Yanlış anlattım" diyemeyiz.["Yalan söyledim" ve "Yanlış anlatmışım" diyebiliriz.]
"Zannedersem" de diyemeyiz.["Zannediyorum/zannederim" diyebiliriz.] )
( MEYN ile/ve GALAT
BECEL: Yalan, iftirâ. | Şaşma.
BEHÎTE: İftirâ, yalan söz. )
( LIE vs./and WRONG )
( MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )
- YALAN ile/ve/||/<>/> YAVAN
- YALANCI İLAÇ AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN İNANÇ AÇMAZI
- YALANCI PARADOKSU ile/||/<> DOĞRULUK PARADOKSU
( Yalancı paradoksu "Bu tümce yanlıştır" önermesi İLE doğruluk paradoksu öz-göndergeli tümcelerin paradoksudur. Yalancı paradoksu doğruysa yanlış, yanlışsa doğru İLE bu klasik mantık için sorun yaratır. Tarski doğruluğun meta-dilde tanımlanması gerektiğini gösterdi. )
( Alfred Tarski tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )
- YALANCI ŞEMSİYE, KORİMBUS = EZHÂR-I HUZMÎYE = CORYMBE
- YALANCI(EPİMENİDES) AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ DEĞİŞTİRME AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI
- YALANCI/LIK ile/değil/yerine/>< DOĞRULUK / DÜRÜST/LÜK[Fars.]
( Haksız da olsa hiç susmaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İncitilirse, bir daha hiç konuşmaz. )
- YALANCI/LIK ile MİTOMAN/İ
( ... İLE Kendi söylediği yalana inanma sayrılığı. )
- YALANCI yerine SAHTE
- YALANCI ile/değil YANILICI
- Yalanı DİNLE!!!
- YALANLAMAK ile/değil/yerine YANLIŞLAMAK
- YALANLAR:
AYAKKABICIDA ile/ve/||/<> EMLÂKÇIDA ile/ve/||/<> ÖĞRETMENLERDE ile/ve/||/<> ESNAFTA ile/ve/||/<> GALERİCİDE ile/ve/||/<> MEMURDA
( "Giydikçe açılır." İLE/VE/||/<> "Merkeze 10 dk." İLE/VE/||/<> "Zeki ama çalışmıyor." İLE/VE/||/<> "Bana gelişi bu." İLE/VE/||/<> "Dosta gider." İLE/VE/||/<> "Sistem gitti." )
- Yalansız KONUŞ!!!
- YALAP YALAP
( Parıl parıl, parıldayarak. )
- YALAP YALAP ile YALAP ŞALAP
- YALATMAK ile YALATABİLMEK
- YALAYIP YUTMAK
( EZBERLEMEK )
- YALAZLAMAK ile YALAZLANMAK ile YALAZ ile YALAZA
- YALÇIN, DR. M. İHSAN (AKŞEHİR, 1938) :
( A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Maiyet Memurluğu, Ilgaz - Belören Nahiye Müdürlüğü, Ayaş, Çay, Gerede, Yenimahalle, Yığılca, Ahlat Bismil kaymakamlıkları yaptı. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Şube Müdür Müdürü, Genel Müdür Yardımcılığı, daha sonra Ankara Vali Yardımcılıklarında bulundu, Siirt Vali Vekilliğinden sonra İstanbul Vali Yardımcılığı görevlerini yaptı. Emekli olduktan sonra yerel seçimlerde Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem başkan olarak görev yaptı. Futbol Adamları Derneğinde uzun süreden beri yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. Pek çok mesleki ve sosyal, sportif amaçlı dernekte üyedir. )
- YALÇIN, SÜLEYMAN (RUMELİKAVAK, 1957) :
( Rumelyikavaklı, profeszyonel futbolcu ve antrenör. Rumelikavak'ta yetişti. Bu takımda oynadıktan sonra amatör ve profesyonel olarak Davutpaşa, Beykoz, Çor u, Polatlı, Hatay, Tokat kulüplerinde oynadı. TFF tarafından açılan kursu tamamlayarak antrenörlük diploması sahibi oldu. Öğretici olarak görev yapmaktadır. )
- YALÇIN ile/ve KAYGAN
- YALÇIN ile SARP/DİK
- YALÇIN ile YALMAN ile YALPAK ile YALPI ile YALPIK ile YALPILI
( Düz, sarp. | Düz, kaygan. İLE Eğik, eğinik. | Sarp, dik. | Kesici ve batıcı araçların, kesen ya da batan bölümü. İLE Sokulgan, cana yakın. | Yüze gülücü, dalkavuk. | Sarp yer, uçurum. İLE Eğimli yüzey, yamaç. | İki tepe arasındaki düzlük. İLE Derinliği az ve geniş olan, yayvan. İLE Bir yanı, öbüründen yüksek ya da kalın. )
- YALÇINKAYA SOKAK :
( Merkez Sarıyer'de Kocataş dağ silsilesinin eteğinde ve Kayadibi Sokağın az ilerisindedir. Bu alanda eski yıllarca taş ocağı olduğundan, bu sokağa taşı çağrıştıran Yalçınkaya Sokak adı verilmiştir. )
- YALÇINKAYA, MACİT (SARIYER, 1951) :
( İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun olduktan sonra ticaret hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- YALÇINLAŞMAK ile YALÇIN
- YALDIZLAMAK ile YALDIZLANMAK ile YALDIZLATMAK ile YALDIZ ile YALDIZCI/LIK ile YALDIZLI ile YALDIZSIZ ile YALDIZLI HAP
- YÂLE[Fars.] ile ...
( Sığır boynuzu. )
- YALI ÇAPKINI ile MADAGASKAR YALI ÇAPKINI
- YALI, FAZLI (ÇANKIRI, 1941 -) :
( İthalat ve ihracatçı olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )
- YALILAR'I
- YALI ile/değil SAHİLHANE
- YALIÇAPKINI/EMİRCİK/İSKELEKUŞU ile CÜCE YALIÇAPKINI
( ALCEDO ATTHIS vs. ... )
( COMMON KINGFISHER vs. ... )
- YALIM/YALIN ile YALIM
( Alev. İLE Bıçak gibi kesici araçların, keskin yüzü, keskinlik. )
- YALIM ile YALIMI ALÇAK
- YALIN (ÖNERME) = VAKİİYE = ASSERTORIC[İng.] = ASSERTORIQUE[Fr.] = ASSERTORISCH[Alm.] = ASSERERE[Lat.]
- YALIN DURUM ile ...
( NOMINATIVE CASE )
- YALIN DÜŞÜNCE ve/||/<>/> SEZGİ ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> KAVRAM
- YALIN KARBONHİDRAT ile/ve/||/<>/> KARMAŞIK KARBONHİDRAT
( Kısa zincirli şeker molekülleri. İLE/VE/||/<>/> Uzun zincirli şeker molekülleri. )
- YALIN NESNE ile/ve BİLEŞİK NESNE
( CORPORA SIMPLICISSIMA cum/et CORPORA COMPOSITA )
- YALIN ÜNDEŞ ile/ve/<> YAPIŞIK ÜNDEŞ
( B - D - G - L ile/ve/<> LB - LD - LG - LL | NB - ND - NG - NL | RB - RD - RG - RL [hem başta, hem de sonda] )
- YALIN/BASİT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/>< BİLEŞİK/MÜREKKEP[Ar.]
- YALIN/LIK ile/ve/<> DURU/LUK
- YALIN/LIK ve/||/<> ESNEK/LİK
- YALIN/LIK ve/<> GÜZEL/LİK
( SIMPLE/SIMPLICITY and BEAUTY )
- YALIN/LIK ile/ve/||/<>/>/< ŞIK/LIK
- YALIN/LIK ile/ve/<> YETKİN/LİK
- YALIN/LIK ile/ve/<> ZARİF/ZARÂFET
- YALIN ile BASİT
( BARE vs. SIMPLE )
- YALIN ile OLAĞAN
( BARE vs. USUAL )
- YALIN ile YALIN
( Alev. İLE Gösterişsiz, süssüz, sade. | Çıplak. )
- YALIN ile YALINÇ
( ... İLE Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. | Karışık olmayan, basit. )
- YALINGAÇ ile YALINKAT
( Kabuğu çatlayıp soyulan. İLE Tek katı olan. | Sağlam olmayan, dayanıksız. | Basit, derinliği olmayan, üstünkörü. )
- YALINGÖZ ile YALINGÖZ
( Gözkapakları olmayan. İLE Bir tür kertenkele. )
- YALINLAŞMAK ile YALINLAŞTIRMAK ile YALIN/LIK ile YALINÇ ile YALIN AD ile YALIN HAL ile YALIN KAT ile YALIN AYAK ile YALIN İSİM ile YALIN ZARF ile YALIN CÜMLE ile YALIN DURUM ile YALIN KILIÇ ile YALIN SIFAT ile YALIN TÜMCE ile YALIN ZAMAN ile YALIN ÜSLUP ile YALIN KELİME ile YALIN YAPILDAK
- YALINLIK ve AKIL
( BARE and REASON )
- YALINLIK ile/ve/||/<> BİREYLİK
- YALINLIK ile/ve BİRLİK
( BARE vs./and UNITY )
- YALITILMIŞ/LIK ile/ve/<> TEK YANLI/LIK
- YALITILMIŞLIK ile/ve İKİLİK
( INSULATED vs./and DUALITY )
- YALITILMIŞLIK ile/ve/yerine YALNIZLIK
( INSULATEDNESS vs./and LONELINESS
LONELINESS instead of INSULATEDNESS )
- YALITIM ile/ve DUYARSIZLIK
( INSULATION vs./and INSENSITIVITY )
- YALITIM ile/ve SOYUTLAMA
( ISOLATION vs./and ABSTRACTION )
- YALITIM ile YALITIMLI
- YALITKAN ile GÜNEŞLENME
( INSOLATE vs. INSOLATION )
( خورتاب گرفتن ile خورتابگيري )
( KHORTAB GARAFTAN ile خورتابگيري )
- YALITMA/YALITIK/İZOLE[Fr., İng. ISOLE < Lat.] ile YOK ETME, GİDERME/İZALE[Ar.]
- YALITMA ile/ve/||/<> SOĞURMA
- YALITMA ile SOYUTLAMA
- YALITMAK ile YALITILMAK ile YALITABİLMEK ile YALITICI
- Yalın KONUŞ!!!
- YALMAÇ ile/değil/||/<>/< MAMA
( İnek, köpek vb. hayvanlara yedirmek için hazırlanan unla kepek karışımı sulu yiyecek, bulamaç. İLE/DEĞİL/||/<>/< Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı. )
- YALNIŞ değil YANLIŞ
( "Yanılma"dan akılda kalabilir. )
- YALNIZ ... ile SADECE ...
( ONLY ... vs. JUST ... )
- YALNIZ OLMAK/KALMAK/BIRAKILMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SENİ, YALNIZ HİSSETTİREN KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK
( Daha kötü. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> En kötüsü. )
- YALNIZ OLMAK ile/değil YALNIZ KALMAK
- YALNIZ, İNSAN, ... değil YALNIZCA İNSAN, ...
- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> (")ÇIPLAK/LIK(")
- YALNIZ/LIK ile/ve/<> ÇARESİZ/LİK
( Kişiyi, katılaştırır. )
- YALNIZ/LIK ile/ve/> GÜVENSİZ/LİK
- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> KENDİLİK
- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<>/< MUTSUZ/LUK | ile/ve/||/<>/< DOYUMSUZ/LUK
- YALNIZ/LIK ile TEK BAŞINA/LIK
( Gereksinim duyarız. İLE Yeğleriz. | Temsildir. )
( Tek başına yürüyen kişi, bir dostluk kurar. )
( Yalnızların yılmaması, kendileri için yararlı olur. )
( Kendimizi, kendimizle zaman geçirmeyi, "yalnızlık" saymayacağımız biçimde geliştiriyoruz. )
( Yalnız kalpleri harekete geçiren kişi, dünyayı hereket ettirir. )
( We need. VS. We prefer. )
( En kötü/ileri yalnızlık, kendiyle barışık olmamaktır. )
( LONELINESS vs. SOLITUDE/ALONE )
- YALNIZ ile/ve TEK
( LONE vs./and ALONE )
- YALNIZCA ile/değil İLKSEL OLAN
- YALNIZLAŞMA ile/ve/||/<> YABANCILAŞMA
- YALNIZLAŞMAK ile YALNIZLAŞABİLMEK ile YALNIZ/LIK ile YALNIZCA ile YALNIZCI/LIK ile YALNIZ BAŞINA
- YALNIZLIĞINA KAÇMAK ile/ve/||/<> YALNIZLIĞINDAN KAÇMAK
- YALNIZLIK [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- YALNIZLIK [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE ile/ve/<> AŞKTA
( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/ya da ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )
( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )
- YALNIZLIK:
FARKINDA OLUNMAYAN ile/değil/yerine FARKINDA OLUNAN
( Hakkında, "konuşabildiğin". İLE/DEĞİL/YERİNE Susmaktan başka çarenin olmadığı. )
- YALNIZLIK:
ZEKİLERDE ile/ve/||/<> ÇIKARSIZLARDA ile/ve/||/<> SAĞDUYULULARDA
- YALNIZLIK/LAR ile/ve/<> YANLIŞLIK/LAR
- YALNIZLIK ile/ve/||/<> "DEĞERSİZLİK" ile/ve/||/<> "BOŞLUKTALIK"
- YALNIZLIK ile DÜŞÜNÜR/YAZAR "YALNIZLIĞI"
( ... İLE Azınlıkta olmanın ya da paylaşım ağının yaygın olamamasından dolayı duyumsanan. )
- YALNIZLIK ile/ve/||/<>/> GÖZÜ AÇIK GİTMEK
( Kendini tanımak, daha nitelikli ve verimli yaşamak için ikisini de göze alabilmek, bunları anlamış ve kabul edebilmek, bunlarla yüzleşebilmek gerek. )
- YALNIZLIK ile/ve/||/<> İLİŞKİ
( Yanılsama[ilüzyon]. İLE/VE/||/<> Nesnesiz "algı"[halüsünasyon]. )
- YALNIZLIK ile KENDİNLE BAŞBAŞALIK
- YALNIZLIK ve/< KUŞKU
- YALNIZLIK ile/ve SIKINTI
- YALNIZLIK ile/değil/yerine/||/<>/> ÜRETKEN YALNIZLIK
- YALNIZLIK ile/||/<> YEĞLENEN/YEĞLENEBİLEN YALNIZLIK
- YALOVA ile YALOVALI/LIK ile YALOVA MİSKETİ ile YALOVA KAYMAKAMI
- YALPALAMA(") ile/<> (")TÖKEZLEME(")
- YALPALAMAK ile YALPALANMAK ile YALPALATMAK ile YALPA ile YALPAK/LIK
- YALPALAV -değil/yerine/=
- YALPI ile YALPIK ile YALPILI
- YALTAKLANMAK ile YALTAK/LIK ile YALTAKÇA ile YALTAKÇI/LIK
- YALTIRIK, PROF. DR. FAİK (EREĞLİ/ZONGULDAK, 1930) :
( İ.Ü. Orman Fakültesi öğretim üyelerinden. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Beşiktaş'ta yaptı, Kabataş Lisesinden mezun oldu (1947). İ.Ü. Orman Fakültesini 1952 yılında birincilikle bitirdi. 1957 yılında Orman Fakültesi, Orman Botaniği Kürsüsüne Asistan olarak atandı ve 1963 de "Belgrad Ormanı Vejetasyonunun Floristik Analizi ve Ana Meşçere Tiplerinin Kompozisyonu Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile Ormancılık Bilimleri Doktoru unvanını aldı, 1968 yılında "Yerli Akçaağaç (Acer L.) türleri Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Araştırmalar" konulu tezi ile Üniversite Doçenti oldu. 1976yılında da Profesörlüğe yükseltildi. Türkiye'nin orman ağaçları ve otsu bitkiler üzerinde araştırmalarda bulundu, ülkemizde yetiştiği bilinmeyen çok sayıda ağaç türü ve varyetelerini ortaya çıkardı ve bunlara yeni isimler verdi. Edinburg Üniversitesinde büyük bir ekip tarafından hazırlanan Kraliyet Botanik Bahçesi herbaryumunda yazımı tamamlanan ve basılan 10 ciltlik "Flora of Turkey and the Aegean Island" adlı büyük eser için yılları alan çalışma ile odunsu bitkilere ait çok sayıda familya, cins ve türlerin revizyonlarını yaptı, ülkemizde yetiştiği bilinmeyen 2 yeni tür, 5 yeni alttür, 6 yeni varyete saptadı ve 12 yeni taksonomik kademe düzeltmesi yaptı. Bir kısmı yabancı dergi ve florada yayınlanan 160'ı aşkın makalebi, 10 adet araştırma ve ders kitabı vardır. Örneğin; "Belgrad Ormanı Vejetasyonunun Floristik Analizi ve Ana Meşçere Tiplerinin Komipozisyonu Üzerine Araştırmalar (1966)", "Yerli Akçaağaç (Acer L.) Türleri üzerinde Morfolojik ve Anatomik Araştırmalar (1971)", "Türkiye'deki Doğal Oleaceae Taksonlarının Sistematik Revizyonu, 1978 (Profesörlük Tezi)", Dendroloji - I Orman ve Parklarımızdaki Bazı Yapraklı Ağaç ve Çalıların Kışın Tanınması, 1981 (Yardımcı ders kitabı)"Türkiye Orman Yan Ürünleri (Y. Bozkurt ve M. Özdönmez ile müşterek), 1982", "Türkiye Meşeleri Teşhis Kılavuzu, 1984", "Dendroloji Ders Kitabı I (Açık Tohumlular) 1988", "Dendroloji Ders Kitabı II (Kapalı Tohumlular), 1988", Otsu Bitkiler Sistematiği Ders Kitabı 1989", "İstanbul Adalarının Doğal ve Ekzotik Bitkileri (A. Efe ve A. Uzun ile müşterek), 1993" , "Süs Bitkileri: Ağaç ve Çalılar (M. Öztürk ve E. Yücel ile müşterek), 1995","Tarih Boyunca İstanbul'un Park, Bahçe ve Koruları, Egzotik Ağaç ve Çalıları (A. Efe ve A. Uzun ile müşterek), 1997" ve ayrıca pek çok bilimsel makale yayınladı. OPTİMA (Akdeniz Bölgesi Bitki Sistematiği Araştırmaları Organizasyonu; Uluslararası Dendroloji Derneği ve Uluslararası Meşe Derneği, A.B.D. Türkiye Ormancılar Cemiyeti; T.M.M.O.B. Orman Mühendisleri Odası, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Türkiye Yeşillendirme ve Çevre Koruma Kurumu. Ayrıca İstanbul Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'na dört yıl süre ile YÖK tarafından üye seçildi. Ayrıca dört yıl süre ile İstanbul Belediye Başkanlığı Danışma Kurulu Üyeliği yaptı. 1973 yılında TÜBİTAK tarafından "50. Yıl Cumhuriyet Ödülü" ile ödüllendirildi. İtalyan Ormancılık Bilimleri Akademisine de üye olan Yaltırık, 1981 - 1986 ylılları arasında İ.Ü. Orman Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevinde bulundu. )
- YALVAÇ =/< MANAR ANT-OK-YASI
( Isparta'nın ilçesi. =/< Isparta'nın, Yalvaç ilçesinin, kadîm dönemlerdeki "Öncü kahramanın yemin birliği diyarı" anlamına gelen ön-Türkçe adı. )
- YALVAÇ ile YALVAÇ
( Isparta'nın ilçesi. İLE Kitap getirmiş peygamber. )
- YALVAR-YAKAR (OLMAK)
- YALVARIŞ ile YALVARIŞLI ile YALVARIŞ YAKARIŞ
- YALVARMAK ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)
( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )
- YALVARMAK ile MERHAMET DİLEMEK ile YALVARIYOR
( BEG vs. BEG FOR MERCY vs. BEGGING )
( التماس کن ile التماس کردن ile استدعا کردن ile تضرع کردن ile دست دراز کردن ile امان خواستن ile دريوزه ile تضرع ile استعاثه ile طلب ile گدايي ile التماس ile متکدي ile باالتماس خواستن ile متمني )
( ELTMAS KON ile ELTMAS KARDAN ile ESTEDAA KARDAN ile TAZARE KARDAN ile DAST DARAZ KARDAN ile EMAN KHASTAN ile DARYVAZEH ile TAZARE ile استعاثه ile TALAB ile GODAYY ile ELTMAS ile متکدي ile BAELTMAS KHASTAN ile متمني )
- YALVARMAK ile/ve YAKARMAK
- YALVARMAK ile YALVARAN
( BESEECH vs. BESEECHING )
( التماس کردن ile از و جز )
( ELTMAS KARDAN ile AZ VE JAZ )
- YALVARMAK ile YALVARDI ile YALVARIYOR
( IMPLORE vs. IMPLORED vs. IMPLORING )
( التماس کردنبه ile استغاثه کردناز ile مستغاث ile استغاثه )
( ELTMAS KARDANBEH ile ESTEGHASEH KARDANAZ ile مستغاث ile ESTEGHASEH )
- YALVARMAK ile YALVARTMAK ile YALVARILMAK ile YALVARABİLMEK
- YAMA ile/ve NIYAMA ile/ve ASANA ile/ve PRANAYAMA ile/ve PRATYAHARA ile/ve DHARANA ile/ve DHYANA ile/ve SAMADHI
( Eylem kontrolü. İLE/VE Kişisel eylem kontrolü. İLE/VE Duruşlar ve gövde çalıştırma teknikleri. İLE/VE Soluk ve enerji yönetimi. İLE/VE Çakra ve Kundalini teknikleri. İLE/VE Odaklanma teknikleri. İLE/VE Derin odaklanma teknikleri. İLE/VE Üstün odaklanma teknikleri. )
- YAMAÇ ile/ve GÜZEY
( ... İLE Az güneş alan çok gölgeli kuzey yamaç. )
( Dağların güzeyindeki karlar geç erir. )
- YAMAK/LIK ile YAMAMAK ile YAMALMAK ile YAMANMAK ile YAMATMAK ile YAMALAMAK ile YAMALANMAK ile YAMANABİLMEK ile YAMAYABİLMEK ile YAMAN ile YAMAÇ ile YAMACI/LIK ile YAMALI ile YAMALIK ile YAMALI BOHÇA ile YAMAÇ PARAŞÜTÜ
- YAMAK = ELULAĞI
( Bir işte, yardımcı olarak çalışan erkek. | Yeniçeri ocağında, topçu ve humbaracı gibi askeri kuruluşlarda, aday olarak bulunan kişi. | Birinin etkisinde kalarak, onun sözünden hiç çıkmayan kişi. )
- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK
- YAMAN, MURAT (İST. 1974) :
( Küçükköy S. K. den transfer edildi. Sarıyer Spor Kulübünde 6 sezon (1998 - 2004) tescilli kaldı. Bu süre içinde 61 lig, 4 kupa, 2 turnuva maçı olmak üzere 67 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte toplam olarak 112 maçta oynadı. Lig maçlarında 2 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. )
- YAMAN
( Güç, etki ya da beceri olarak alışılmışın üzerinde olan. | Kötü, korkulan. )
- YAMANLAR, PROF. DR. ORHAN (İZMİR. 1918 - 1970) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk, orta ve Lise öğrenimini İzmir'de tamamladı. 1942'de Ankara Yüksek Ziraat Enstitüleri Orman Fakültesinden mezun oldu. Bir süre Orman Teşkilatında çalıştıktan sonra 1945 açılan sınavı kazanarak Geodezi Kürsüsüne asistan olarak atandı. 1950'de "Orman İşletme İnşaatı Kürsüsünde hazırlamış olduğu "Kağıthane ve Alibey Derelerinde Toprak Taşınmaları ve Haliç'in Dolmasını Önleyecek Teknik ve Kültürel Tedbirler Üzerine Araştırmalar" isimli tezi ile "Doctor Artiium Foresterium" unvanı aldı."Marmara Havzası ve Bilhassa Yalova Mıntıkası için Arazi Tasnifinin Erozyon Kontrolü üzerine Yapacağı Tedbirler" tezi ile 1953'te "Üniversite Doçenti" unvanını aldı ve Ormancılık Coğrafyası ve Yakın Şark Ormancılığı Kürsüsüne tayin oldu. 1962'de profesör oldu ve Orman Coğrafyası ve Yakın Şark Ormancılığı Kürsüsüne atandı. 26 telif ve 10 tercüme yayınlanmış eseri bulunmaktadır. Ayrıca iki ders kitabı (Roto Not) bulunmaktadır. )
- YAMÇI ile YAMÇILI ile YAMÇISIZ
- YAMPALA ile YAMPİRİ
( Birinin, yeni bir durum karşısında ne yapacağını kestiremeyerek şaşkınlık geçirdiğini teklifsiz ve alaylık olarak anlatan, "yampala zeydün" deyiminde geçer. İLE Eğri büğrü, yan yan ve çarpık bir biçimde. )
- YAMRU YUMRU
( Eğri büğrü, çarpık, engebeli. )
- YAMRULMAK ile YAMRU YUMRU
- YAMUK YUMUK (İŞLER YAPMAK)
- YAMUK/LUK ile YAMUK YUMUK
- YAMUK ile/değil/yerine/>< DÜZGÜN OLMAYAN
- YAMUK ile/değil YILIK
( ... İLE/DEĞİL Çarpık, eğri ağız. | Şaşı göz. )
- YAMULTMAK ile RAYINDAN ÇIKARMAK
- YAMYAM("İNSAN YİYEN İNSAN") ile/değil/yerine/>< İNSAN
( )
- YAMYAM ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK YAPMAK
( CANNIBAL vs. CANNIBALISM vs. CANNIBALISTIC vs. CANNIBALIZE )
( آدمخوار ile آدمخواري ile آدمخورانه ile آدمخواري کردن )
( ADAMKHAR ile ADAMKHARY ile آدمخورانه ile ADAMKHARY KARDAN )
- YAN DAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇAP
- YAN MASAMDA ile YANMASAM DA
- YAN SANAYİ(") ile/ve/||/<> DOLAYLI NEDENLER/SONUÇLAR
- YAN TÜMCECİK ile ...
( SUBORDINATE CLAUSE )
- YAN YANA (GELMEK)
- YAN YANA KOYMAK ile BİRARAYA GETİRMEK
( PUT IN SIDE BY SIDE vs. TO BRING TOGETHER )
- YAN YANA YÜRÜYEMİYORSAK ile/||/<>/> ÜSTÜNE ÜSTÜNE YÜRÜMEK
- YAN YANA/LIK | ARD ARDA/LIK ile/ve/||/<>/> BİRARADA/LIK
- YAN YANA/LIK ile/ve ART ARDA/ARDIŞIK/LIK/MÜTERÂDİF[Ar. < RİDF]
( Uzay/mekân. İLE/VE Zaman. )
( SIDE BY SIDE vs./and ONE AFTER ANOTHER )
- YAN YANA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİRLİKTE/LİK
- YAN YANA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> CAN CANA
- YAN YANALIK ile/ve DIŞTALIK
( (TO BE) SIDE BY SIDE vs./and (TO BE) OUTER )
- YAN ile DERİNLİK
- YAN ile YÖN
( NEZT ile ... )
- YAN ile/ve/||/<>/> YÖN
- YANA-YAKILA (ARAMAK)
- YANAĞI DEĞDİRİP, ÖPÜCÜK SESİ ÇIKARMAK ile/yerine YANAĞI ÖPMEK
- YANAK GAMZESİ ile BEL GAMZESİ
( CHEEK DIMPLE vs. WAIST DIMPLE )
- YANAK değil/yerine/= BUKKAL
( .... İLE Yanak içi [ile ilgili]. )
- YANAK ile/ve/||/<> ENEK
( ... İLE/VE/||/<> Yanağın alt yanı. )
( SÎB: ELMA [Sevgilinin çenesi ve gabgabı sürekli olarak elmaya benzetilir.] )
- YANAK ile/ve/||/<> KANAT
- YANAK ile YANAKLI ile YANAK YANAĞA
- YANAL ile YANAL YÜZEY
- YANAR DAĞ değil YANARDAĞ
- YANAR DÖNER
- YANARDAĞ ile BAZALT
( ... İLE Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi. )
- YANARDAĞ ile YANARDAĞ AĞZI ile YANARDAĞ BİLİMİ ile YANARDAĞ BİLİMCİ ile YANARDAĞ BÖLGESİ ile YANARDAĞ PATLAMASI ile YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ
- YANARDAĞLARDA:
GAZ ile/ve/<> FÜMEROL[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz. )
- YANAŞIK/LIK ile YANAŞIK DÜZEN ile YANAŞIK NİZAM
- YANAŞMA / FOSİLLEŞME değil/yerine/>< BİLMEK / ÇÖZÜMLEMEK / YÜZLEŞMEK
- YANAŞMAK ile İLİŞMEK
- YANAŞMAK ile YANAŞILMAK ile YANAŞTIRMAK ile YANAŞABİLMEK ile YANAŞLIK
- YANAŞMAK ile/ve YARANMAK
- YANAŞMAK ile YILIŞMAK ile SIRNAŞMAK
- YANAVENKO, EVGUANİ (KAZAKİSTAN, 1962) :
( Rusya'nın Duinyaper kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1003 - 1995) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 34 lig, 5 kupa maçı olmak üzere 39 resmi ve ayrıca 20 özel maçla birlikte toplam olarak 59 maçta Sarıyer forması giydi. Sakatlığı nedeniyle ülkesine döndü. )
- YANAY ile YANAY DOĞRUSU ile YANAY DÜZLEMİ
- YANAY >< YATAY
( Bir nesnenin, düşey kesiti. | Katmanları gösteren kesit. >< ... )
- YANAZ ile ...
( Hiçbir şeyden memnun olmayan. )
- YANCI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OYUNCU (OLMAK)
- YANCI/LIK ile YANCIK
- YANDAŞ ile YOLDAŞ/TOVARİŞ[Rusça]
- YANDIK
( Baklagillerden, sıcak ve kurak bölgelerde yetişen, sarımtırak küçük tohumlarından, kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. )
( ALHAGI MAURORUM )
- YANDIK ile AYVAYI(/...) YEDİK
- YANDIM yerine SU ARATILDIM
- YANGILANMAK ile YANGI ile YANGIN ile YANGILI ile YANGINCI/LIK ile YANGISIZ ile YANGIN TOPU ile YANGIN YERİ ile YANGIN KULESİ ile YANGIN ÇIKIŞI ile YANGIN BOMBASI ile YANGIN HORTUMU ile YANGIN MUSLUĞU ile YANGIN MERDİVENİ ile YANGIN SİGORTASI ile YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile YANGIN TULUMBASI
- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN
( )
- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI
- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI
- YANGININ/İLTİHABIN:
ÇOĞU ile/ve/||/<> AZI
( Yaşlandırır. İLE/VE/||/<> Kanser (olasılığını) artırır. )
( )
- YANİ ÖRNEĞİN" değil YANİ ya da ÖRNEĞİN
- YANİ[Ar.] değil/yerine/= DEMESİ
- YANİ ile NEYSE
- YANİ ile/ve SONUÇTA
- YANİ ile/ve/değil/yerine/||/<> YA DA
- YANİ ile YANİ?
- YANICI ile İLTİHAPLANMA ile ALEVLENDİRMEK ile İLTİHAPLI ile YANICILIK ile YANICI ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI
( INFLAMABLE vs. INFLAMATION vs. INFLAME vs. INFLAMED vs. INFLAMMABILITY vs. INFLAMMABLE vs. INFLAMMATION vs. INFLAMMATORY )
( محترقه ile محترق ile بادکردگي ile ملتهب کردن ile بادکردن ile بر افروختن ile ملتهب ile مشتعل ile ورمکرده ile قابليت اشتعال ile آتشگيري ile التهاب پذير ile شعله ور ile آتشگير ile سام ile آماس ile التهاب ile ورم ile اشتعال ile باد کرده ile ورمي ile آماسي ile التهابي ile پرالتهاب ile اشتعالي ile فساد آميز ile فتنه انگيز ile آتش افروز ile آتش افروزي )
( محترقه ile MOHTARGH ile BADKARDEGY ile MOLTEHAB KARDAN ile BADKARDAN ile BAR AFROKHTAN ile MOLTEHAB ile MOSHTEL ile ورمکرده ile GHABELYT ESHTAAL ile آتشگيري ile ELTEHAB PAZYR ile SHOLEH VAR ile آتشگير ile SAM ile AMAS ile ELTEHAB ile VARAM ile ESHTAAL ile BAD KARDEH ile ورمي ile AMASY ile ELTEHABY ile PROLTEHAB ile ESHTAALY ile FESAD AMYZ ile FATNEH ENGYZ ile ATASH AFRUZ ile ATASH AFRUZY )
- YANIK DERECELERİNDE:
1 ile/> 2 ile/> 3
( Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir. [Güneş yanıkları] İLE/> Deride içi su dolu kabarcıklar vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.[Haşlanmalar, alev yanığı] İLE/> Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğünden dolayı ağrı yoktur. )
(
ile/>
ile/>
)
- YANIK VE SICAK ÇARPMALARINDA:
5 YAŞ ALTI ve/||/<> 65 YAŞ ÜSTÜ
( Yanık ciddiyetini etkileyen ve risk oluşturan yaşlardır. )
( [Sıcak çarpmasında risk öbekleri]
- Kalp ve tansiyon hastaları.
- Şeker ve kanser hastaları.
- Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar.
- Psikolojik ya da psikiyatrik rahatsızlığı olanlar.
- Böbrek hastaları.
- 65 yaş üzeri kişiler, 5 yaş altı çocuklar.
- Hamileler, sürekli ve bilinçsiz rejim uygulayanlar.
- Yeterli miktarda su içmeyenler. )
( [Sıcak Çarpmasından Korunmak İçin Alınması Gereken Önlemler]
- Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır.
- Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir.
- Bol miktarda sıvı tüketilmelidir.
- Gövde, temiz tutulmalıdır.
- Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır.
- Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır.
- Doğrudan güneş ışığında kalınmamalıdır.
- Kapalı ortamların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir. )
(1996'dan beri)