VA'dan VU'ya ilk iki yazacı aynı olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.141 başlık/FaRk ile birlikte,
1.141 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(5/6)
- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK
( İlk felsefe. İLE/VE/SONRA/> En son. )
- VARLIK İÇİNDE VARLIK ile/ve/||/<> YOKLUK İÇİNDE YOKLUK
- VARLIK İÇİNDE YOKLUK ile/ve/||/<> YOKLUK İÇİNDE VARLIK
- VARLIK İLKELERİ ile/ve/> VAROLUŞ NİTELİKLERİ
- VARLIK SIRADÜZENİ(HİYERARŞİSİ) ile/ve BİLGİ SIRADÜZENİ(HİYERARŞİSİ)
( EXISTENCE HIERARCHY vs./and KNOWLEDGE HIERARCHY )
- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU
( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın, Ahlâk Tasavvuru olmaz. )
( Ahlâk, kendimiz ve başkalarıyla kurduğumuz ilişkiler bütünüdür. )
( Ahlâk: İnsanla/kişilerle ilgili bilgileri birleştirmek. )
( Ahlâk: Ödev sorumluluğu. )
( )
( EXISTENCE-KNOWLEDGE IMAGINATION vs./and MORALS IMAGINATION )
- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU
( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın Ahlâk Tasavvuru olmaz. )
- VARLIK-VAROLAN-ANLAM/BİLGİ
- VARLIK-YOKLUK ile/değil VERİP-VERMEMEK
- VARLIK/AD "OLUŞTURUCULUK/VERİCİLİK" ile/ve/değil/||/<>/> AKIL
- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET
- VARLIK/VUCUD ile/ve/değil/||/<>/> VAROLAN/VAROLUŞ/MEVCUDİYET
( Anlamın olduğu yerdir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Anlam aranmaz/bulunmaz. )
( Nedeni, kendinde olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Nedeni, dışarıda olan. )
( Aklın alanında/sınırlarında. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zihnin alanında/sınırlarında. )
( VARLIK [< BARLIK] [Türkçe'de V ile başlayan sözcük yoktur.] )
( Tektir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çoktur. )
( Varlık, ölçülebilir ile ölçülemezin; sınırlı ile sınırsızın; oranlanabilir ile oranlanamazın harmanıdır. )
( Kendi özüne bağlı olarak varoluş! )
( Varlığın, görünüşte ne başlangıcı ne de sonu vardır, çünkü o her an yeniden başlar. )
( Evrende, herhangi bir şey, ancak, ilişkileriyle varlaşır. )
( Birlik, barış ve varlık üretir. )
( Kendiyle çelişkide olanın, varlığı yoktur. Ya da anlık bir varlığı vardır ki, bu da aynı anlama gelir. )
( Varlaşma, ilişkilerin belirmesi; değişme, ilişkilerin değişmesi; gelişme, ilişkilerin çözülerek, ilgili nesne, olay, olgu için daha üst bir konumda, yeniden kurulmasıdır. )
( Varlığın ve yokluğun ötesinde, hakiki olanın sonsuzluğu yatar. )
( Varlığın, kendi hakkında bilinçli olması gerekmez. )
( Her ne görürseniz, o gördüğünüz, sürekli olarak sizin kendi varoluşunuzdur. )
( Bilincinde olmadığım bir şeyin, "var olmadığı"nı söylemek, tümüyle yanlıştır. )
( Bilinçli deneyiminiz dışında, var olduğunu iddia ettikleriniz, eldeki bilgilerden çıkarılmış sonuçlardır. )
( Bildiğinizi, sonuna kadar araştırın, inceleyin! Varoluşunuzun, bilinmeyen katmanlarına ulaşacaksınız. )
( VARLIK: İçerik(mahiyet) olarak harf, dışlaşmış(tezahür etmiş) olarak rakam. )
( Dış dünyada bulunan varolanların biçimleri, zihinde, kavramlar olarak bulunur. )
( Gerçek var oluşumuzun derin katmanlarına ulaştıkça, zihnimizin, yüzeydeki oyunlarının bizi pek az etkilediğini göreceğiz. )
( Varoluşta, süreklilik olamaz. )
( Kişi, kendi emeğinin varolanıdır. )
( Varlığın dört biçimi/yansıması:
* VUCUD-İ AYNÎ
* VUCUD-İ ZİHNÎ
* VUCUD-İ HATTÎ/KİTABÎ
* VUCUD-İ LİSANÎ/İBARÎ )
( VARLIK:
* Özne-nesne ilişkisinde somut(vucûd fi'l-a'yân [Ar.])
* Zihnî (vucûd fi'l-ezhân [Ar.])
* Sözlü (vucûd fi'l-ibâre [Ar.])
* Yazılı (vucûd fi'l-kitâbe [Ar.]) )
( VUCÛD-U HARİCÎ: Varoluşunu, benim istencime/irâdeme borçlu olmayan. )
( VARLIK: Ne yapacağının araçlarını bilmek açısından bilmek. )
( Bütünlük. İLE/VE/DEĞİL/<> Parça. )
( İlkeseldir. İLE/VE/DEĞİL/<> Olmayabilir. )
( Becoming has, apparently, no beginning and no end, for it restarts every moment.
What contradicts itself, has no being. Or it has only momentary being, which comes to the same.
Beyond being and not-being lies the immensity of the real.
Being need not be self-conscious.
To say that what I am not conscious of does not exist, is altogether wrong.
What you claim exists outside conscious experience is inferred.
Whatever you see it is always your own being that you see.
Investigate what you know to its very end and you will reach the unknown layers of your being.
When you reach the deep layers of your true being, you will find that the mind's surface-play affects you very little.
There can be no continuity in existence. )
( Bâtın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zâhir. )
( [not] EXISTENCE vs./and/but/||/<>/> PRESENCE )
( HEN TO ON )
( CUNZAI ile/ve ... )
- VARLIK ile/ve / ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR
( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )
- VARLIK ile/ve MANTIK
( EXISTENCE vs./and LOGIC )
- VARLIK ile/ve MANTIK
( EXISTENCE and LOGIC )
- VARLIK ile/ve/||/<> ÂLEM
- VARLIK ile ARA-VARLIK(NOUS)
- VARLIK ile ARAÇ/ENSTRÜMAN
( EXISTENCE vs. INSTRUMENT )
- VARLIK ile/ve BİÇİM
( EXISTENCE vs./and FORM )
- VARLIK ile/ve BİR/LİK
( Çeşitlilik içinde birlik, doğaldır ve iyidir. )
( Herkes diye bir şey yok. Varlık birdir fakat biz kendimizi yok edersek görürüz. )
(
)
( EXISTENCE vs./and UNITY )
( VÜCUD ile/ve VAHDET )
( HEN ile ON )
- VARLIK ve/=/<> BÜTÜNLÜK
- VARLIK ve/<> DARLIK
- VARLIK ve/= DİRENÇ[+]/DİRÂYET[YETENEK]
- VARLIK ile/ve ENSTRÜMAN
( EXISTENCE vs./and INSTRUMENT )
- VARLIK ile GÖLGE
( Gölge, silindirle ezilemez. )
- VARLIK ile/ve/||/<>/>/< GÖZLEM/NAZAR[Ar.]
- VARLIK ile/ve/= HAREKET
( EXISTENCE vs./and/= MOVEMENT )
- VARLIK ile/||/<> HİÇLİK
( Varoluşçuluk )
( Søren Kierkegaard tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1813-1855) (Ülke: Danimarka) (Alan: Felsefe, Teoloji) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk öncüsü) )
- VARLIK ile/ve İKİLEM
( EXISTENCE vs./and DILEMMA )
- VARLIK ile/ve/< İNSAN
( Kişinin, varoluşunu açıklayabilecek hiçbir örnek olamaz/yoktur. )
( EXISTENCE vs./and HUMAN )
- VARLIK ile/ve İNSAN
- VARLIK ile/ve İRÂDE
( EXISTENCE vs./and WILL )
- VARLIK ile/ve İRÂDE
- VARLIK ve/<>/||/= İYİLİK
- VARLIK ve/<> KUDRET
- VARLIK ve KÜRE
( Küre, varlığı simgeler. )
( ... VE Bir düzlemin üzerinde, aynı anda iki noktaya birden değemez. )
( EXISTENCE and SPHERE
The sphere symbolize the existence. )
- VARLIK ile/ve/<> METAFİZİK
( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )
( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )
- VARLIK = MEVCUDİYET = BEING[İng.] = ÊTRE[Fr.] = SEIN, SEIENDE[Alm.] = ENS, ESSE[Lat.] = TO ON, EINAI[Yun.]
- VARLIK ile/ve MÜRİD
- VARLIK ile/ve MÜRİT
( EXISTENCE vs./and DISCIPLE )
- VARLIK ile/ve NOKTA
( Nokta, uzayın yokluğu, olumsuzlamasıdır. )
( Noktada yol yoktur. )
( ... İLE/VE Ahâdiyet simgesi. | Tanımsız. )
( EXISTENCE vs./and POINT )
- VARLIK ile/ve OLANAK
( ... İLE/VE Akılsal olarak olasılık verme. )
( EXISTENCE vs./and POSSIBILITY )
- VARLIK ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR
( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )
( EXISTENCE vs./and PROBABLE APOSTERIORI UNIVERSALISATION/S )
- VARLIK ile/ve/||/<> ÖZ ile/ve/||/<> KAVRAM
- VARLIK ile/||/<> ÖZGÜRLÜK
( Varoluş özden önce gelir )
( Jean-Paul Sartre tarafından 1943 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1905-1980) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk, özgürlük ve sorumluluk) )
- VARLIK ve RAHMET
( EXISTENCE and MERCY AND GRACE )
- VARLIK ile/ve RIZÂ'
( EXISTENCE vs./and CONSENT )
- VARLIK ile SAYI/SI
( EXISTENCE vs. QUANTITY OF EXISTENCE )
- VARLIK ile/ve SINIRLILIK
( EXISTENCE vs./and LIMITEDNESS )
- VARLIK ve/> SÜREKLİLİK
( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )
( VÜCUD ve/> BEKÂ )
- VARLIK ile/ve TAHSİL EDİLEN VAROLUŞ
- VARLIK ile VAR OLUŞ
- VARLIK ile VARLIK
- VARLIK ile VARLIK
- VARLIK ile/ve VARLIK OLARAK VARLIK
( ... ile/ve MİN-HAYSU-HÜVE-HÜVE )
- VARLIK ile VARLIKLI/LIK ile VARLIKSIZ ile VARLIK KARTI ile VARLIK BİLİMİ ile VARLIK NEDENİ ile VARLIK SEBEBİ ile VARLIK BİLİMCİ ile VARLIK BİRLİĞİ
- VARLIK ile/ve/<> VAROLAN ile/ve/<> TİN
( Hakk. İLE/VE/<> Halk. İLE/VE/<> Hüve. )
- VARLIK ile/ve VAROLMA ile/ve YOKLUK
( Akla ilişkindir. İLE/VE Zamana ilişkindir. İLE/VE Zemine/mekâna ilişkindir. )
( ... İLE/VE Gerçeklik alanıdır. İLE/VE Gerçeklik kavramıyla karşılanamaz. )
- VARLIK ile/ve VAROLUŞ
- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN
- VARLIK ve VAROLUŞ ve İNSAN
- VARLIK ile/ve/değil/<> YAŞAMSALLIK/HAYATİYET[Ar.]
- VARLIK ile/ve YOK VARLIK
( ... İLE/VE Tin. )
( Sadece kişi, yoktan varolur. )
( ONTOS ON >< UK ON )
- VARLIK ile/ve/değil/<> YOKLUĞUN VARLIĞI
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> İnsan. )
- VARLIK ile/ve YÖNTEM
( EXISTENCE OF WHAT vs./and METHOD )
- VARLIK ile/ve/<> YORUMLANMIŞ VARLIK
( ... İLE/VE/<> Dil. )
- VARLIKBİLİM ile/ve ARKETİPLER
- VARLIKBİLİM ile/ve FİZİK
( ONTOLOGY vs./and PHYSICS )
- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT
( ONTOLOGY and TRUTH )
- VARLIKBİLİM = MEHBAS-İ VÜCUT = ONTOLOGY[İng.] = ONTOLOGIE[Fr., Alm.] = ONTOLOGIA[Lat.] = ON, ONTOS[Yun.]
- VARLIKBİLİM ile VARLIKDENEYİM
( ONTOLOGY vs. ONTOEXPERIMENT )
- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)
- VARLIKLAŞTIRMA ile/değil BİÇİMLENDİRME
- VARLIKSAL ile/ve/değil VAROLUŞSAL
- VARMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOLCULUK
- VARMIŞER, FARİS (İST. 1906 – 1986) :
( Yeniköy muhtarı olarak 30 yıl kadar görev yaptı. Yenköy'de yemeni/yazma işleri yapan bir atölyesi vardı, bu işini uzun yıllar devam ettirdi. Gençliğinde yağlı görüş yaptı. Sosyal çalışmaları ile tanınan bir kişiydi. )
- VARNA ile ...
( Dört temel kast. Brahmanlar, Kşatriyalar, Vaişyalar, Şudralar ve bu kastın dışında tutulan Paryalar. Varna aynı zamanda "renk" anlamına da gelmektedir. Sidharta Gautama bu ayrıma karşı çıkmıştır. )
- VAROL-MASI değil VAR OLMASI
- VAROL-UŞSAL değil VAR OLUŞSAL
- VAROLAN
- VAROLAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- VAROLAN [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- VAROLAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- VAROLAN BİLİM(ONTOLOJİ) ile/ve VARLIK FELSEFESİ
- VAROLAN BİLİMİ ile/ve/||/<> UYGULAMALI VAROLAN BİLİMİ
- VAROLAN BİLİMİNDE:
ALAN ile/ve/||/<> ÜST SEVİYE
- VAROLAN:
SÜREKSİZ OLAN ile/ve/||/<> TANE ÜZERİNDEN DÜŞÜNME
- VAROLAN'DA:
DOĞRULUK ile/ve GEÇİCİLİK
( ON EXISTENCE: STRAIGHTNESS vs./and TEMPORARY )
- VAROLAN'IN(MEVCUDUN) DÖRT NEDENİ:
MADDÎ ile SURÎ/BİÇİMSEL(FORMEL) ile FAİL/ETKER ile GÂÎ/SONSAL
- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK
( ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY )
- VAROLAN/LAR ile/ve KULLANIMI
( Kullanın, fakat kötü(ye) kullanmayın! )
( EXISTENCE vs./and USING TO EXISTENCE
Use them but don't misuse them. )
- VAROLAN/MEVCÛD ile/ve/=/||/<>/> BİLİNEN/MALUM
- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA
( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )
- VAROLAN/VAROLUŞ ile/ve GEÇİCİ VAROLAN/VAROLUŞ
( EXISTENCE vs./and TEMPORARY EXISTENCE )
- VAROLAN ile BELİRLENİM
( EXIST vs. DETERMINATION )
- VAROLAN ile BELİRLENİM
- VAROLAN ile/ve/değil DUYU
( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL
[not] EXIST vs./and/but APPEARANCE
EXIST vs. DETERMINATION
EXIST vs./and CONCEPT
ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY
ON EXISTENCE: STRAIGHTNESS vs./and TEMPORARY
STRAIGHT/NESS vs./and DEFINITE/NESS
EXIST and TO COMPARE
EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS
EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT
NOT EXIST/NONEXISTENCE vs./and EXIST ON USE
EXISTENCE vs./and TEMPORARY EXISTENCE
[not] EXISTENCE vs./and/but SENSE )
- VAROLAN ile/ve/değil DUYUMLANAN
( [not] EXIST vs./and/but SENSORIAL )
- VAROLAN ile/ve/değil GÖRÜNÜŞ
( [not] EXIST vs./and/but APPEARANCE )
- VAROLAN ile/ve HAREKET
- VAROLAN ve KARŞILAŞTIRMA
( EXIST and TO COMPARE )
- VAROLAN ile/ve/<> OLANAKLI ile/ve/<> OLASILIKLI
( MEVCUT ile/ve/<> MÜMKÜN ile/ve/<> MUHTEMEL )
- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ
( EXIST vs./and IF NOT HAPPENS, NOTHING HAPPENS )
- VAROLAN ile/ve OLMAZSA OLMAZ
- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN
- VAROLAN ile/ve/değil ŞEKİLLENDİRİLMİŞ
- VAROLAN ile/ve/||/<> TÜRÜM
( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )
- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)
( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )
- VAROLAN ile VAROLUŞ
- VAROLAN ile/ve VAROLUŞ
- VAROLANBİLİMİ ile/ve/||/<>/> BİLGİBİLİMİ
( ONTOLOGY vs./and/=/||/<>/> EPISTEMOLOGY )
- VAROLANIN/NESNENİN:
YÜKLEM ALABİLMESİ ile/>< YÜKLEM ALAMAMASI
( Varlık. İLE/>< Yokluk. )
- VAROLANLAR ile/ve ARA-VAROLAN/LAR(NOUS)
( Önce gerçek varlığınıza dönün ve sevginin yüreğinden harekete geçin. )
- VAROLANLARDA:
YANSIMA ile/ve İKİNCİLLİK
- VAROLDUĞUNDAN DOLAYI DÜŞLENEN ile/ve/||/<> DÜŞLENDİĞİNDEN DOLAYI VAR OLACAK OLAN
- VAROLMA ile VARLIK
( Kişinin elindedir. İLE Üzerine düşünülebilecek/söylenilebilecek herşeyin bulunduğu ve hiçbir şeyin bulunmadığı. )
- VAROLMAYAN ile/değil BİLİNEMEYEN
- VAROLUŞ
- Varoluş için DİNLE!!!
- Varoluş için SUS!!!
- VAROLUŞ NESNESİ ile/ve VAROLUŞ ÖZNESİ
( EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT )
- VAROLUŞ:
TÖZ ile/ve/||/<>/> ERK ile/ve/||/<>/> ETKİ ile/ve/||/<>/> EDİM ile/ve/||/<>/> NEDENSELLİK
- VAROLUŞ'TA:
KUŞKULANILAMAZLIK ile/ve KANITLANAMAZLIK
- VAROLUŞ ile/ve/<> DEĞİŞTİRİLEMEZLİK
- VAROLUŞ ile/ve/||/<> DİL ile/ve/||/<> MANTIK
- VAROLUŞ ve/<> DİRENÇ
- VAROLUŞ ve/<> DUYARLILIK
- VAROLUŞ ile/ve/<> EGEMENLİK
- VAROLUŞ ile/ve/değil EŞİK
- VAROLUŞ ve/||/<> EŞİTLİK
- VAROLUŞ ile/ve/<> ETKİNLİK
- VAROLUŞ ile/ve/<> İDRÂK EDİLMİŞLİK
( MEVCÛDİYET ile/ve/<> MUDREK )
- VAROLUŞ ve/||/<> KARAR ALABİLME
- VAROLUŞ ve/= KENDİNİ AŞKINLIK
- VAROLUŞ ile/ve/yerine/= NEFS MERTEBELERİ
- VAROLUŞ ve/||/<> ÖLÇÜ ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> TÜZE ve/||/<> SANAT ve/||/<> SPOR ve/||/<> BÜTÜNLÜK ve/||/<> SUSABİLMEK ve/||/<> YOK/LUK
( Saygı gerek önce
Sonra ölçü
Sonra anlayış gerek
Sonra hak gözetmek
Özen ve duyarlılık gerek
Sürekli hareket gerek
Her an bütünlük
Çoğunlukla susabilmek
Herşeyin ölçütü yok(luk)
[En sonunda, Yaşam ve İnsan/Kişilik] )
( Üzerine düşünülebilecek ve konuşulabilecekler, düşünülmesi ve konuşulması gerekenler/öncelikliler... )
- VAROLUŞ ile/ve/||/<> TARİH
- VAROLUŞ ile/ve/değil/<> VAROLAN
( Varolan, olasıların en iyisidir. )
( Saf varoluşta, parça fikri yoktur. )
( Varoluş başlangıçsızdır ve sonsuzdur. )
( In pure being the very idea of the particular is absent. )
- VAROLUŞ ile VAROLUŞÇU/LUK ile VAROLUŞSAL
- VAROLUŞ = VÜCUT, MEVCUDİYET = EXISTENCE[İng., Fr.] = DASEIN, EXISTENZ[Alm.] = EXISTENTIA[Lat.] = EXISTENCIA[İsp.]
- VAROLUŞÇU MAHİYET ALGISI/YORUMU ile MAHİYET
( Öncelik. İLE Sınır. )
( Sadece insanda. İLE Tüm varolanlarda. )
( Zamansal. İLE Olguların kaynağı. )
- VAROLUŞÇULUK = EXISTENTIALISM[İng.] = EXISTENTIALISME[Fr.] = EXISTENZIALISMUS[Alm.]
- VAROLUŞUMUZ:
ANLAMLI! ve/||/<> YETERLİ!
( Sadece, varolmamız/varoluşumuz bile, (yeterince) anlamlı ve yeterlidir!
[ Bir miktar fazlası da, -beklenti içine düşmeden!- olabilir elbette! ] )
- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK ile AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK
( RÂZİYE ile/ve MARZİYE )
- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞLUK ile/ve/<>/>/< AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞLUK
( RÂZİYE ile/ve/<>/>/< MARZİYE )
- VAROMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞİMÖLÇER
- VAROŞ ile/<> FAVELA
( Gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. İLE/<> Rio de Janeiro - Brezilya gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. )
- VARSAYIM ile/değil "SENARYO"
- VARSAYIM ve CESÂRET
- VARSAYIM ile ÇIKARIM
( vs./and/||/<> INFERENCE )
- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYIM
- VARSAYIM ile/ve DÜŞ/HAYAL
- VARSAYIM = FARAZİYE = HYPOTHESIS[İng.] = HYPOTHÉSE[Fr.] = HYPOTHESE[Alm.] = SUPPOSITIO[Lat.] = HYPOTHESIS[Yun.]
- VARSAYIM ile İNAK/DOGMA
- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<> KOŞUL
( [not] ASSUMPTION vs./and/||/<>/but/< CONDITION
CONDITION instead of ASSUMPTION )
- VARSAYIM ile/ve/değil OLASILIK
- VARSAYIM ile VARSAYIM ile VARSAYIMLAR
( ASSUMPSIT vs. ASSUMPTION vs. ASSUMPTIONS )
( مقاطعه کاري ile پنداشت ile فرض ile گمان ile حدسيات )
( MOGHATEH KARY ile PANDASHT ile FARZ ile GOMAN ile حدسيات )
- VARSAYIM ile VARSAYIMLI ile VARSAYIMSAL
- VARSAYIM ile/ve/değil/||/<>/< YAKLAŞIM
- VARSAYISAL değil SAYISAL
- VARSAYISAL değil VARSAYIMSAL
- VARSAYMAK ile MUTLAK KABUL ETMEK
( United Kingdom + 19 countries English: turkey The de facto official language of the United Kingdom is English, which is spoken as the primary language of 95% of the UK population. The Welsh language is also an official language in Wales, is the only de jure official language in any part of the United Kingdom, and is the second most spoken language in the United Kingdom. )
( TO SUPPOSE vs. TO ACCEPT AS ABSOLUTE )
- VARSAYMAK ile VARSAYILMAK ile VARSAYABİLMEK
- VARSAYMAK ile/ve/<>/değil/yerine ZANNETMEK
- VARSIL/LIK(ZENGİN[Fars. < SENGİN]/LİK) ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></< YOKSUL/LUK(FAKİR/LİK)
( Malı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< Çenesine vurur. )
( Rezilliğin yardımcısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< Erdemin düşmanı. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< Suçsuz olmasına karşın, "düzenden"/"erkten" korkan. )
(
)
( Paranın satın alamayacağı bir şeye sahip olana kadar varsıl değilizdir. )
( "Beş parasızmış" gibi yaşadıklarından dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< "Zenginmiş" gibi yaşadıklarından dolayı. )
( Yoksulluğu över. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>< "Varsılları" savunur. )
(
)
- VARSIL/ZENGİN OLMAK:
KANUN KADAR değil KARUN KADAR
- VARSIL/ZENGİN ile/değil/yerine GANÎ
- VARSIL/ZENGİN ile/ve/<> GÖNÇ
( ... İLE Varlıklı. )
- VARSIL/ZENGİN ile REFHÂN
( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )
( MELİ: Zengin, malı çok olan. )
( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )
( BATÎH ile ... )
- VARSIL/ZENGİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGIN
( Yüksek bir makamda bulunan namuslu biri, görev süresi sona erdiği zaman, varsıl değil saygın biri olmalıdır. )
- VARSIL ile/ve/değil/yerine/||/<> KANAAT SAHİBİ
- VARSILLAŞMAK ile VARSILLAŞTIRMAK ile VARSIL/LIK ile VARSIL ERKİ
- VARSILLIK/ZENGİNLİK(") ile/ve/değil/||/<>/> VARLIK/SERVET
( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Fısıldar. )
- VARTA[Ar.] değil/yerine/= TEHLİKELİ DURUM
- VARY :/yerine DEĞİŞMEK
- VARYABILITE/VARIABILITY[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞEBİLİRLİK
- VARYABL/VARIABLE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKEN
- VARYANS İLE STANDART SAPMA İLE ARALIK ile/||/<> YAYILIM ÖLÇÜLERİ
( Veri dağılım göstergeleri. )
( Formül: σ² = Σ(x-μ)²/n )
- VARYANS[İng. VARIANCE] ile/||/<> STANDART SAPMA[İng. STANDARD DEVIATION]
( Bir listedeki sayıların arasındaki çeşitliliğin ölçüsüdür. Hesaplamak için, öncelikle her sayının, tüm sayıların ortalaması ile arasındaki farkın karesi alınır, bu kareler toplanır ve listedekilerin toplam sayısına bölünür. Bazı teknik sebeplerle, son bölme işlemi, listedekilerin toplam sayısının 1 eksiğine göre de yapılabilir. @@ Bir listedeki sayılar arasındaki çeşitliliği ölçen bir değerdir. Varyansın karekökü olarak bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VARYANS/VARIANCE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKENLİK
- VARYANS ile/||/<> ANALİZİ
( ANOVA (varyans analizi) yöntemi )
( Ronald Fisher tarafından 1918 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )
- VARYANS değil/yerine/= DEĞİŞKİ
- VARYANS ile/||/<> STANDART SAPMA
( Varyans karesel sapma İLE standart sapma karekökü )
( Formül: σ² = Σ(x-μ)²/n İLE σ = √(σ²) )
- VARYANT[Fr.] ile VARYASYON[Fr.]
( Bir yol şebekesi üzerinde, belirli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. | Bir metnin, bir yapıtın, aslından az çok ayrılan değişik biçimlisi. İLE [müzik] Çeşitleme. | [dirimbilim] Değişim. )
- VARYANT/VARIANT[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKE/N
- VARYASYON//VARIATION[İng.] yerine ÇEŞİTLE(N)ME, DEĞİŞİK
- VARYETE[Fr.] değil/yerine/= GÖSTERİ
( Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi, aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. )
- VARYETE/VARYASYON[Fr. < VARIATION] değil/yerine/= DEĞİŞİK BİÇİM
- VARYETE ile VARYETECİ/LİK
- VARYOLASYON (ÇİN) ile/||/<> AŞILAMA (JENNER)
( Çinliler 10. yüzyılda varyolasyon yaptı İLE Jenner 1796da modern aşıyı geliştirdi. )
( Song Hanedanlığı Hekimleri tarafından 1000 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- VAS(I)F değil/yerine/= ÖZELLİK, NİTELİK | ÖVME
- VÂS(I)L -ile
( [Bir şeyi başka bir şeye] ulaştırma, birleştirme. | Ulaşma, birleşme. | Kavuşma, vuslat. | Hakk'a erme. | Hakk'a eren kişi. )
- VASA VASORUM[İng.] değil/yerine/= VASA VASORUM
( Damarların damarları olarak tanımlanan Vasa Vasorum daha büyük arterlerin ve venlerin duvarlarını besleyen küçük kan damarlarıdır.[1] Bu damarların işlevi arteriyel ve venöz duvarlara besin ve oksijen sağlarken duvardaki gözeler tarafından üretilen ya da endotelyum yolu ile düfüzyonel taşıma vasıtasıyla gelen atıkların uzaklaştırılmasını sağlamaktır.[2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VAŞAK ile AVRASYA VAŞAĞI
- VAŞAK ile/ve GAPAR
- VAŞAK ile İBER VAŞAĞI
(
)
- VAŞAK ile KANADA VAŞAĞI
( )
(
)
( LYNX cum LYNX CANADENSIS )
- VAŞAK ile KARAKAL VAŞAK
- VAŞAK ve KURT
( Ehlileştirilmişleri: KEDİ ve KÖPEK )
( Doğadaki en vahşi hayvanlardandır. )
- VAŞAK ile LYNEX
( ... İLE Amerika'da yaşarlar. )
- VAŞAK ile/ve UŞEK/ÜŞEK
( ... İLE/VE Küçük vaşak. )
- VASAT[Ar.]/MEDIA[İng.] değil/yerine/= BESİYERİ, ORTAM, ORTA
- VASAT/LIK ile VASATİ
- VASAT ile/ve/değil/<> İTİDAL
- VASATÎ HATÂ[Ar.] ile VASATÎ MÜRABBAÎ HATÂ[Ar.]
( [matematikte] Herhangi bir şeyin müteaddit ölçülerinin vasatîsi olan rakamı beher ölçü miktarını temsil eden rakamdan çıkarmak sûretiyle elde edilen farklar toplamının ölçü adedine bölümünden elde edilen ± hatâ miktarı. [Fr. ERROR MEDIUS] İLE Herhangi bir şeyin müteaddit ölçülerinin vasatîsi olan rakamı beher ölçü miktarını temsil eden rakamdan çıkarmak suretiyle elde edilen farkların kareleri toplamının kökünün ölçü adedine bölünmesinden elde edilen ± hatâ miktarı. [Fr. ERROR MEDIUS METUENDUS] )
- VASATÎ KIYMET[Osm.] / MEAN VALUE[İng.] / VALEUR MOYENNE[Fr.] / MITTELWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA DEĞER
- VASATÎ[Ar.] değil/yerine/= ORTALAMA
- VASATÎ[Osm.] / MEAN, AVERAGE[İng.] / MOYENNE[Fr.] / DURCHSCHNITTLICH, MITTE, MITTELTWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA
- VASCULITIS[İng.] değil/yerine/= VASKÜLİT
( Kan damarlarının iltihaplanmasına neden olan birkaç durumun genel adıdır. Vaskülitin birden fazla nedeni olabilir. Temel semptomları yorgunluk, ateş, iştah kaybı ve deride kızarıklıktır.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VASECTOMY[İng.] değil/yerine/= VASEKTOMİ
( Bir erkeğin spermini taşıyan tüpleri, hamileliği kalıcı olarak önlemek için kesmek ya da kapatmak amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir. Genellikle lokal anestezi altında yapılır. İşlemin gerçekleşmesi yaklaşık olarak 15 dakika sürer.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VÂSİ'[Ar. < VÜS'AT] ile VASÎ[Ar. < VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ']
( Geniş, açık, enli, bol. | Allah'ın adlarından biri. İLE Bir ölünün vasiyetini yerine getirmeye memur edilen kişi. | Bir yetimin ya da akılca zayıf ve hasta olan bir kişinin malını idare eden kişi. | Hz. Ali. [İmamiye mezhebine göre] )
- VASÎ[< VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂRİS[< VERÂSET | çoğ. VERESE]
( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Kendine kalıt/miras kalan kişi/ler. )
- VASÎ[Ar. < VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂSİ/VÂSİA[Ar. < VÜS'AT]
( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )
- VASİ değil/yerine/= GÖZETİCİ
- VASİ ile VÂSİ
( Mirası yöneten. İLE Geniş, engin. )
- VASÎ ile VELÎ
( Zorunlu. İLE Gönüllü. )
- VÂSIB[Ar.] ile VASIB[Ar.]
( Sürekli, yerinde duran. İLE Hasta. )
- VASIF[Ar. çoğ. EVSAF] değil/yerine/= NİTELİK
- VASIF[Ar.] ile/ve/||/<> SIFAT[Ar.]
- VASIF[Osm.] / PROPERTY[İng.] / EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZELLİK
- VASIFLANDIRMA/TAVSÎF[Ar. < VASF] değil/yerine/= NİTELENDİRME, NİTELİKLERİNİ SÖYLEME | İLİM, BİLGİ
- VASIFLANMAK ile VASIFLANDIRMAK ile VASIF ile VASIFLI/LIK ile VASIFSIZ/LIK ile VASIFLI İŞÇİ ile VASIFSIZ İŞÇİ
- VÂSITA[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ/TAŞIT
- VASITA/LIK ile VASITALI ile VASITASIZ/LIK ile VASITA HALİ ile VASITALI VERGİ ile VASITASIZ VERGİ
- VASITA değil/yerine/= TAŞIT
- VASITA ile TAŞIT ile ARAÇ
- VASİYET[Ar.] ile/ve/||/<>/> MİRAS[Ar.]
- VASİYET ile/ve/<> NASİHAT
- VASİYET değil/yerine/= TUTSUĞ
- VASİYETSİZ ile BAĞIRSAK ile BAĞIRSAK KESİMİ ile BAĞIRSAK
( INTESTATE vs. INTESTINAL vs. INTESTINAL CUT vs. INTESTINE )
( بي وصيت ile رودهاي ile روده بر ile معاء ile روده )
( BEY VASYT ile RUDEHYAY ile RUDEH BAR ile معاء ile RUDEH )
- VASKÜLARİZASYON/VASCULARIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMARLANMA
- VASKÜLER/VASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMARLI OLUŞUM | DAMARSAL
- VASSALE ile ...
( Eski kitapların onarılması. )
- VAST[Ar.] ile VASAT[Ar.]
- VAST :/yerine ENGİN, ÇOK BÜYÜK
- VASUBANDHU ile ...
( Yogachara doktrininin kurucusu olan Hintli Budist filozof (280-360). )
- VATAN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- VATAN [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- VATAN-MİLLET (ELELE/SAKARYA)
- VATAN:
MEZAR ve/||/<> İNSAN ve/||/<> DİL ve/||/<> DÜZEN/NİZAM ve/||/<> TARİH ve/||/<> DESTAN/LAR ve/||/<> GAZÂVATNÂME ve/||/<> TÜRKÜ VE AĞIT ve/||/<> NİNE VE NİNNİ ve/||/<> ROMAN ve/||/<> HATIRAT
- VATAN =/ya da SİLİSTRE
( Namık Kemal'in, 1872'de kaleme aldığı dört perdelik ilk tiyatro yapıtıdır. "Silistre" adlı oyununun, "Vatan" olarak da kullanılmasıyla "Vatan yahut Silistre" adıyla yaygınlaşmıştır. )
- VATAN ve/=/||/<> YÂR
- VATAN ile YURT
( Vatan sevgisini içten duyanlar
Sıdk ile çalışır benimseyerek
Milletine, ulusuna uyanlar
Demez, "neme lâzım, neyime gerek"
Her ferdin hakkı var, bizimdir vatan
Babamız, dedemiz, döktüler al kan
Hudut boylarında can verip yatan
Saygıyla anarız, şehid diyerek
Vatan hakkıyla çalışan kafa
Muhakkak erişir öndeki saffa
Teshîr, nüfûz olur her bir tarafa
Herkes onu büyük tanır, severek
Olmak istiyorsan dünyada mesûd
Hakk'a, halk'a yarayacak bir iş tut!
Çalıştır oğlunu, kızını okut!
İnsan olmak için okumak gerek!
Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
Emin ol ki, her çalışan kol bizim
Ay yıldızlı bayrak bizim, mal bizim
Söyle Veysel, övünerek, överek...
[ Veysel (Âşık) 'ın yazdığı ilk şiirlerindendir ]
[ Sürekli erişim adresi...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/11307 ]
)
( VATAN: Rüyayı, doğru ve birlikte görmek. )
- VATAN değil/yerine/= YURT
- VATANDAŞ/LIK değil/yerine/= YURTTAŞ/LIK
- VATANDAŞ ile/ve/<> BİREY
- VATANDAŞ ile/ve HALK
( CITIZEN vs./and PUBLIC )
( GUOMIN )
- VATANDAŞ ile SEÇMEN
- VATANDAŞ ile VATANDAŞLAR ile VATANDAŞLIK
( CITIZEN vs. CITIZENS vs. CITIZENSHIP )
( شهروند ile تبعه ile تابع ile اهل ile اتباع ile تابعيت ile تبعيت )
( SHEHARVAND ile TABE ile TABE ile HAL ile OTBAE ile TABEYT ile TABYT )
(1996'dan beri)