Tarih'teki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.547 başlık/FaRk ile birlikte,
7.547 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(14/32)
- HİYERARŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HETERARŞİ
( Dikey (ilişki). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yatay (ilişki). )
- HİYEROGLİF ile/ve ABECE
( Temsil. İLE/VE Çözümleme. )
( Abece hiyerogliften daha üst bir aşamayı temsil eder. Temsil etmekten çok çözümler. )
( Abece, seyahat etmek ve değişik diller zorunda olan tüccar halklar tarafından bulunmuştur. )
( ŞAMPOLYON: 1822 yılında, hiyeroglifleri başarılı bir biçimde çözen kişi. [1790-1832] )
( Hiyeroglif abecesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )
- HİYEROGLİF ile/ve/<> İKONOGRAFİ
( Doğa. İLE/VE/<> İnsan. )
- HİYEROGLİF ve ÖZET
( Nasıl, iyi bir ilkokul öğretmeni, dersini daha açık duruma getirmek için tebeşiri eline alıyorsa mağaralarda yaşayanlar da konuşmalarının arasına, açıklayıcı küçük resimler koyuyordu. Sözgelimi, "bir karga uçup bir ağacın tepesine kondu" demek istediğinde, önce kuşun ötüşünü taklit ediyor, uçuşu "frrr!" frrr!" ile dile getiriyor, sonra bir odun parçası alarak bir ağaç ile ağacın üzerinde bir kuş çiziyordu. )
( BROSSES )
- HİYEROGLİF ile/ve/||/<> REŞİD/ROSETTA TAŞI
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- HIZLI GİTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAĞA GİDEBİLMEK
( [... için/istiyorsak ...]
Yalnız gidilmeli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Birlikte gidilmeli. )
- HIZLI YAZMA/YAZIM ("GEREKSİNİMİ") ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "HIZLI GÖNDERME GEREKLİLİĞİ" YANILGISI
( Hızlı yazabiliriz. [gereksinim değildir!] Fakat her zaman hataları denetleyebilir ve düzeltebiliriz. Sorun, hızlı yazmakta değil hızlı gönderme yanılsamasında ve ne yazık ki davranış sorumsuzluğu, okuyuculara kayıtsızlık, "kendi rahatını tüm olası okuyuculara dayatma" vb. olarak açıklanabilir. )
- HİZMET ve/||/<>/>/< KENDİNİ YOK ETMEK
- HİZMETLİ ile MÜTEFERRİKA
( ... İLE Küçük giderler için ayrılan para. | Güvenlik örgütünde, kuşkulu kişilerin ilgili yerlere gönderilmek üzere geçici olarak barındırıldıkları bölüm. | Sultan, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde bulunan. )
- HOAX[İng.] değil/yerine/= ALDATMACA
- HOCA[Fars. HVÂCE] değil/yerine/= ÖĞRETMEN
- HOMEROS ile/ve/||/<> HESIODOS
( )
- HOMO SAPIENS SAPIENS ile HOMO SAPIENS NEANDERTHALENSIS
- HOMO SAPIENS SAPIENS ile HUMANUS
( Beşer. İLE İnsan. )
- HOROZLANMAK ile/değil DİK DURMAK
- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]
- HOŞLANIP HOŞLANMAMA ile/ve/değil/||/<>/< GÜDÜLENİP GÜDÜLENMEME
- HOSPİTALİZE ETMEK ile HOST ile HOSTİLİTE
( Hastaneye yatırmak. İLE Konak. İLE Düşmanlık. )
- HOSTILITY ile/değil/yerine/>< HOSPITALITY
( Düşmanlık. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Konukseverlik. )
- HOŞUNA GİTME/ME ile/ve İŞİNE GELME/ME
- HUBB[Ar.] ile/değil/yerine/>< HUBB[Ar.]
( Aldatıcı, kurnaz, hilekâr. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevgi. )
- HÜBEL ile/ve/||/<> LÂT ile/ve/||/<> MENAT ile/ve/||/<> UZZA
- HÜCUM (ETMEK) değil/yerine/= SALDIRI (SALDIRMAK)
- HÜDAVENDİGÂR/İMPARATOR ile/||/<> İMPARATOR ile/||/<> HÜKÜMDAR ile/||/<> HAKAN/MELİK ile/||/<> HÜNKÂR/SULTAN ile/||/<> HULAGUHAN
( XIV. ve XV. yüzyılda Osmanlı sultanları tarafından imparator anlamında kullanılan san. İLE/||/<> Çok uluslu devleti yöneten hükümdar. İLE/||/<> En üst ve gücü elinde tutan yönetici. İLE/||/<> Hükümdarlar hükümdarı anlamında kullanılan san. İLE/||/<> Osmanlı'da devlet başkanına verilen san. İLE/||/<> İlhanlı Devleti'nin kurucusu olan ünlü Moğol hükümdarı. )
- TÜZE/HUKUK:
BAŞLANGIÇTA ile/ve/değil/||/<>/> GÜNÜMÜZDE
- HUKUK DÜZENİ ile/ve/||/<>/< DÜNYA GÖRÜŞÜ
- HUKUK'UN YAYGINLAŞTIRILMASI ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜĞÜN GÜVENCESİ
- HÜKÜMDAR[Ar. + Fars.] ile HAKAN[< KAĞAN]
( Sultan, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı. İLE Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir san. | Osmanlı sultanlarına verilen san. )
- HÜKÜMDAR ile/değil/yerine/=/<> İLHAN
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/=/<> Bir ilhanlığın başında bulunan hükümdar/imparator. | İran Moğollarında hükümdarın sanı. )
- HÜKÜMDAR ile/ve/<>/> VELİAHT
( ... İLE/VE/<>/> Bir hükümdarın ölümünden ya da tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kişi. )
- HÜKÜMDAR["KRAL/PAPA"]:
"YASALARLA BAĞLANMIŞ/SINIRLANDIRILMIŞ DEĞİLDİR" ve/||/<> AKILLA BAĞLANMIŞ/SINIRLANDIRILMIŞ DEĞİLDİR
( LEGIBUS SOLUTUS et/||/<> RATIONE ALLIGATUS )
- HÜKÜMDARLIK değil HÜKÜMRANLIK
- HÜKÜMET ile HANEDAN
( GOVERNMENT vs. DYNASTY )
- HÜKÜMET ile HİKMET-İ HÜKÜMET
- HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE ile HÜLLE[Ar. < HOL] ile HÜLLE[Ar. < HULLE]
( Haller, durumlar. İLE Cennette giyilecek giysi. İLE Sazdan yapılan, kulübe. İLE Tandır bacası. İLE Kâğıt lira. İLE Abartmalı konuşma. İLE Hülleyi gerçekleştirmek. | Bir işte geçici çözüm için hileye başvurmak. İLE Gölgelik. İLE Yurttaşlar Yasası'nın kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe, bir günlüğüne nikâh edilmesi. )
- HÜMANİZM/HÜMANİST değil/yerine/= İNSANCIL
( Bilgelik/hikmet/irfan ile hak arayışı. )
- HUMAR[Ar.] ile/değil/yerine SERSEMLİK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İçki ya da uyku sersemliği. )
- HUMBARA/HUMBERE[Fars.] ile HUMBARA/KUMBARA[Fars. < HUMBERE]
( Havan topu. İLE Para biriktirmek için kullanılan, bozuk ya da kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak ya da plastikten yapılmış küçük kap. | Humbara. )
- HUN ile HUN ile HUN ile HUN[Fars.]
( Küçük parça, bölüm. İLE Hazine. İLE Ottan, çalı-çırpıdan yapılan kulübe. İLE Kan. )
- HURÇ ile HURUÇ[Ar.]
( Genellikle yelken bezinden yapılmış büyük heybe. İLE Çıkma, çıkış. | Göç. )
- HURDA/CI ile/ve/değil/yerine/<>/>< ANTİKA/CI
( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Bağırmaz. )
- HÜRMETKÂR[Ar.] değil/yerine/= SAYGILI
- HÜVİYET ile/ve/||/<>/> HÜRRİYET
- HUY ile/ve/||/<>/> OYUN/U
- HÜZÜN VE ÜZÜNTÜ ile/ve ÜMİT VE KAYGI
( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )
( AHZEN: Çok hüzünlü, kederli. )
( In the past. vs./AND In the future. )
( MELANCHOLY AND SORROW/GRIEF vs./and HOPE AND ANXIETY )
- HUZUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM
- HUZUR ile/ve/||/<>/< DÜZEN
- HUZURSUZLUK >< UYGARLIK
- HZ. İBN ARÂBÎ ve/||/<> AZİZ PAVLUS (SEYAHATNÂMELERİ)
- HZ. İSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOKRATES
( Sevgi > Saygı > Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hakikat > Saygı > Sevgi. )
( Kişi üzerinden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram[olgu/bilgi/felsefe/bilim] üzerinden. )
- HZ. MÛSA ile MÛSA b. MEYMÛN
- I. RAMSES ile/ve/||/<>/> II. RAMSES
( Dede. İLE/VE/||/<>/> Torun. )
( ... İLE/VE/||/<>/> [M.Ö. 1306 - 1213][6/7 evliliğinden 200 çocuğu olmuştur.[92(E) | 108(K)
Antik Mısır'da, XIX. Hanedan firavunlarından biridir. 16 yaşındayken babası I. Seti, Ramses'i, veliaht olarak seçmiştir. 20'li yaşlarının başında tahta geçen Ramses, Mısır'ı M.Ö. 1279'dan MÖ 1213'e kadar, tam altmış altı yıl yönetmiştir. )
- I. TANZİMAT ile/ve/||/<>/> II. TANZİMAT ile/ve/||/<>/> SERVET-İ FÜNÛN ile/ve/||/<>/> FECR-İ ÂTÎ ile/ve/||/<>/> MİLLÎ EDEBİYAT
( )
- İADE ve/> İKÂME
- İADE[Ar. < AVD] >< MÜSÂDERE[Ar. < SUDÛR | çoğ. MÜSÂDERÂT]
( Geri gönderme/çevirme. | Eski/önceki durumuna getirme. | Karşılık yapma. | Birinci dizenin son sözcüğünü, ikinci dizenin başında tekrarlayarak yazılan şiir. >< Tanzimat'tan önce, herhangi suçlu birinin malının, hükümetçe, sultan adına alıkonulması. | Yasak bir şeyin, yasaya uygun olarak alıkonulması/zabtı, zoralım. )
( CONVERSION/RETURN >< CONFISCATION )
- İÂNE ile İÂRE ile İÂŞE ile İBÂTE
( Yardım. | Yardım amacıyla toplanan para. İLE Eğreti verme, ödünç verme. İLE Yedirip içirme, besleme, bakma. İLE Barındırma. )
- [hem] İBÂDET ile/ve/hem de/ya da/||/<> NEDÂMET
- İBÂDET ile/ve RİTÜEL
( İkisi de seyirlik değildir, doğrudan katılımı gerektirir. )
( )
( WORSHIP vs./and RITUEL )
- İBKA'["ka" uzun okunur] ile İBKÂ[Ar.]
( Sürekli kılma, devamlı, daim, bâki. | Yerinde, önceki durumunda bırakma. | Sınıf geçememe. İLE Ağlatma. )
- İBKA'[Ar.] ile/ve/||/<>/> LAĞV[Ar.]
- İBN BATUTA ile/ve/||/<>/> EVLİYA ÇELEBİ
- İBN NEDİM[v. 385/995] ve/<> HAYYAM et-TEVHÎDÎ[v. 400/1009] ve/<> YÂKÛT-ÛL HAMEVÎ[v. 629/1229]
( İlk varrak. | İlk kez ücretle kitap istinsah eden.[Kitab-ül Fihrist'in müstensihi/yazarı.] VE/<> ... VE/<> ... )
- İBN YUNUS ile KEMALEDDIN İBN YUNUS
( Mısır'da, Fatimî döneminde yaşayan, büyük astronom ve matematikçi. Halife için hazırladığı Zicü'l-Hakimî astronomi tarihindeki önemli ziclerden kabul edilir. Bu zicte, ayrıca, trigonometrik işlevlerin algoritmasında, ilerlemeler görülür. )
- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA
- İBRET (ALMAK) ile/ve/||/<> DERS (ALMAK)
( Kötü sonuç veren bir olgudan alınan ders. İLE/VE/||/<> İzlenmesi gereken bir durum. )
( İBRET/TÂBİR < UBÛR[: Dar geçit.] İLE/VE/||/<> ... )
( Görülenden, yaşanandan aktarma. İLE/VE/||/<> Duyulandan, düşünülenden aktarma. )
- İBRET[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜTÖRNEK
- İBTİDA ile/ve İNTİHA
( Başlangıç. İLE/VE Son. )
( Bilinemeyen ve bölünemeyenlerdir. )
- EGEMENLİK:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> EVRENSEL
- İÇ İÇE GEÇMİŞ/LİK ile/ve/||/<> KATMANLI/LIK
- İÇ ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE
- SUSABİLMEK/SUSABİLEN:
İCÂBEN ile/ve/değil/||/<>/< EDEBEN
- İCAT ile/ve/değil/<>/> YAYGINLAŞTIRMA
( Abecenin icadı, FİNİKE'liler değil/< UGARİT'ler üzerindendir. Finike'liler, yaygınlaştırmıştır. )
- İCÂZET ile HİLÂFET
- İCÂZET ile/değil İZAHAT
( Olurlama, yetki. İLE/DEĞİL Açıklama. )
- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ
- İCBÂR/CEBRETME[Ar.] değil/yerine/= ZORLA(N)MA
- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]
- İCBÂR ile/değil/yerine İTİBÂR
- İÇERİĞİN:
BELİRSİZLİĞİ ile/ve/||/<> MUTLAKLIĞI
- İÇERİK DEĞER ile/ve/<> KÜLTÜREL DEĞER
( İç değerimizi bilmeliyiz, ona güvenmeliyiz ve günlük yaşantımızda istek ve korkularımızı fedâ ederek bunu belirgin kılmalıyız. )
( We must know our inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear. )
( CONTENT VALUE vs./and/<> CULTURAL VALUE )
- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ
- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]
- İÇİN İÇİN İÇLİ İÇLİ (AĞLAMAK/GÜLMEK/ÜZÜLMEK/DÜŞÜNMEK)
- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR
- İÇİNDE OLMAK ile/ve PARÇASI OLMAK
( TO BE IN IT vs./and TO BE PART OF )
- İÇİNDE ile/ve/değil/||/<>/>/< İÇİNDEKİ İÇİNDE(FİH-İ MA FİH)
- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA
- İÇİNE ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BÜTÜNLEŞMEK
- İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A ve/||/<> NESNEYE
( TEMPORAL and/||/<> SPATIAL )
- İÇİNE GİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCELEMEK
- SİMGE:
İÇKİN ile/ve/||/<> AŞKIN
- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]
- İÇSEL TARİH ile/ve/||/<> DIŞSAL TARİH
- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU
- İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
- İÇSELLEŞTİRMEK ile/değil (İYİ) ANLAMAK
- İÇSELLEŞTİRMEK ile/>< KURTULMAK
- [ne yazık ki]
İÇTEN PAZARLIKLI ile ÇIKARCI
- İÇTEN PAZARLIKLI ile İKİYÜZLÜ
- İÇTENPAZARLIK/ÇI ile/ve/||/<> YALAN/CI
- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL
- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA
- İDAM değil/yerine ADÂLET
( [not] DEATH PENALTY but JUSTICE
JUSTICE instead of DEATH PENALTY )
- [ne yazık ki]
"İDDİA (ETMEK)" ile/ve/değil/||/<>/>/< (")MASTÜRBASYON(")
- İDDİA ile DAYANAK
( İddiaya itiraz edilmez! Ancak "delil"lerine edilebilir. )
( UMDE: Dayanılacak, güvenilecek şey/kişi/yer, destek. | İlke. | Herkesin güvendiği kişi. )
( CLAIM vs. BASE )
- İDDİA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNANÇ
- İDDİA değil/yerine NEŞE
- İDDİA ile/değil OLGU
- İDDİA ile/değil SÖYLEM
- ... İDEASI" ile/değil ... İDDİASI
- İDEOLOJİK TAVIR ile SONUÇ ODAKLILIK
- İDİL BULGARLI -ile
( İlk Türkî devlet. )
- İDOL ile/ve/||/<>/> İLÂH
- İDRAK (ETMEK/EDEMEMEK) ile/ve/||/<>/> İZAH (ETMEK/EDEMEMEK)
- İDRAK[Ar.] değil/yerine/= ALIMLAMA
- İDRAK ve/||/<> İHYÂ
- İDRAK ve/||/<>/> İNŞÂ
- İDRAK ve/=/||/<>/>/< İTİBÂR
- IDUK/IDUQ ile IDUK TAG/IDUQ TAG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kutsanmış herhangi bir şey. İLE Geçit vermeyen ve uzayıp giden dağ. )
- İFADE (EDİLEBİLEN) ile/ve/||/<>/>/< İŞARET (EDİLEBİLEN)
- İFADE değil/yerine/= DIŞAVURUM
- İFÂDE ile/ve/||/<>/> İSTİFÂDE
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İHLÂS[Ar.]
- İFRAT/TEFRİT ve/> TENKİT" değil/ne yazık ki/||/<>/< İFRAT ve/>< TEFRİT
- İFŞÂ ile İMÂ
( Gizli bir şeyi yayma, ortaya dökme, açığa vurma. İLE İşaret. | İşaretle/dolaylı anlatma. )
- İFŞÂ ile/ve/<> KEŞF
( Varoluş. İLE/VE/<> Şuur. )
( Yukarıdan aşağı.[İNZAL] İLE/VE/<> Aşağıdan yukarı.[URÛC] )
- İFSÂD[< FESAD] değil/yerine/= BOZMA, FESÂDÂ UĞRATMA/UĞRATILMA
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile İFTİDÂH/İFTİZÂH[Ar. < FADÂHAT/FAZÂHAT]
( Fidye vererek kölelikten kurtulma. İLE Kırma, kırıp ufalama. | Rezil/maskara olma. )
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile/ve/||/<> TALAK[Ar.]
( [evliliğin sona ermesi] Kadının, kocasını boşaması. İLE/VE/||/<> Evliliğin sona ermesi. Erkeğin, karısını boşaması. )
- İFTİHÂR (ETMEK)/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ (DUYMAK)/ÖVÜNÇ, ÖĞÜNMEK
- [ne yazık ki]
!İFTİRA ile !İFK
( Birine, aslı olmayan bir suç yükleme. İLE Bir suçu, birine yükleme. )
- İFTİRA ile/ve KARALAMA/KARAMA/KARA ÇALMAK/KARA SÜRMEK
( !TAKVÎL[çoğ. TAKVÎLÂT], İSNÂD[çoğ. İSNÂDÂT] ile/ve ... )
- İGİT[Oğuz] = YALAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- İĞRETİ" ile/değil EĞRETİ/İĞRENÇ
- İĞTİLÂF[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar. < HİLÂFET, çoğ. İHTİLÂFÂT] ile İTİLÂF[Ar. < ÜLFET, çoğ. İTİLÂFÂT]
( Kılıf içine girme. İLE Ayrılık, uymayış/uymama, anlaşmazlık, aykırılık. İLE Alışma, ülfet etme. | Uyuşma, uygunluk. )
- İGTİMÂD/İGMÂD[Ar. < GIMÂ] | İĞTİLÂF/İGLÂF[Ar. < GILÂF] [Ar.] ile İTİMAD[Ar. < AMD]
( Kınına/kılıfına sokma. İLE Dayanma, güvenme. | Emniyet, güven. )
- İĞTİNAM[Ar.] değil/yerine/= YAĞMA
- İHANET ETMEK değil/yerine/= SATKINLIK ETMEK
- İHÂNET ile/değil MUHÂLEFET
- İHLÂS ve/||/<>/> İSLÂM[< SLM] ve/||/<>/> İMÂN[< EMN] ve/||/<>/> İKÂN[< YAKÎN] ve/||/<>/> İHSÂN[< HÜSN]
( Elimizde ve dilimizde. VE/||/<>/> Zihnimizde.[İSLÂM: Bilinçli ihlâs.] VE/||/<>/> Kalbimizde. VE/||/<>/> Kalbimizde. VE/||/<>/> Kalbimizde. )
(
)
- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/||/<>/> İHLÂL
- İHMAL[Ar.] ile/değil/yerine/>< İMAR[Ar.]
- İHSAN FAZLIOĞLU BETİKLERİNDE:
KENDİLİK ile/ve/||/<> KİMLİK
- İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İMTİDÂD[Ar. < MEDD]
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK, TEVAZÛ [bkz. İHTİZÂ] | HÎLEKÂRLIK | ALDATMA | DOĞRU YOLA GİRME, HİDAYETE ERME | İSLÂM DİNİNİ KABUL ETME, MÜSLÜMAN OLMA )
- İHTİKÂR ile İHTİLAS
( Vurgunculuk, vurgun. İLE Aşırma, para aşırma, aşırtı. )
- İHTİLAÇ ile İHTİYAÇ
( Çırpınma. İLE Gereksinim. )
- İHTİLÂL[Ar.] değil/yerine/= DEVİRİ/DEVRİM
- İHTİLÂL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNKILÂP
( Başlar ve biter. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sürer. )
- İHTİMAL DAHİLİNDE[Ar.] değil/yerine/= OLASILIK İÇİNDE
- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİMAM[< HEMM] ile/ve/||/<> İTİNÂ[< UNİYY]
( Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. İLE Çok dikkat etme. )
- İHTİRÂ'[Ar.] ile İBTİDÂ'[Ar.]
( Daha önce benzeri olmayan bir şey icat etme; türetme. | Uydurulan bir yalanı gerçek gibi gösterme. | Daha önce kimse tarafından söylenmemiş yeni şeyler söyleme. | Özgün söz, şiir vb. İLE Başlangıç. | Bir işe başlama. | Önceleri, en önce, ilk önce. )
- İHTİRAS ile İTİRAZ
- İHTİYACA CEVAP VERMEK değil/yerine/= GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK
- İHTİYÂREN[Ar.] ile/ve/||/<> İHTİYÂRÎ[Ar.]
( Olumsuzdan, yanlıştan, zararlıddan, kötüden uzak durarak, zihnini/dilini/gözünü/elini/belini çekerek. İLE/VE/||/<> Reddetmeyi ve "Hayır!" demeyi yeğleyerek.["Evet!" demekten, istenç/irâdeden(yapma isteğinden/bilgisinden) önce olarak.] )
- İHTİYÂRİ[Ar.] ile/ve/||/<>/> İKTİSÂDÎ[Ar.]
- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK
- İHTİYATEN ile İHTİYATÎ
( Her duruma, her olasılığa karşı, ileriyi düşünerek. İLE İlerisi düşünülerek yapılan. )
- İHTİYATÎ TEDBİR değil/yerine/= SAKINTIL ÖNLEM
- İHTİYAT/Î[Ar.] değil/yerine/= SAKINTI/L
- İHTİYAT/LI[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA/SAKINGAN
( Herhangi bir korku ya da düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak uzak durmak, içtinap etmek. | Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. | Korumak, esirgemek, gözetmek. )
- II. MAHMUT ve/||/<>/> ABDÜLAZİZ ve/||/<>/> FEYZİ PAŞA/FEYZULLAH İZMİDÎ
( )
- II. RAMSES ile/ve/||/<> HZ. MUSA
( Aynı dönemde yaşamışlardır. )
- II. RAMSES'İN:
YAŞAM TAPINAĞI ile/ve/||/<> ÖLÜM TAPINAĞI
( Doğu'da. İLE/VE/||/<> Batı'da. )
- İKAL ile/ve/||/<> AKIL
( İçten. İLE/VE/||/<> Dıştan. )
- İKÂME (ETME) değil/yerine/= ORNATMA
( Bir türün yerine onun değişik bir biçiminin geçmesi. | [kimya] Molekülün geri kalan bölümünde değişikliğe yol açmadan, bir atom ya da bir kök yerine bir başka atom ya da kökün geçmesi. | [mat.] Bir cebirsel ifadenin yerine bir başkasını koyma işlemi. )
- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]
- İKİ BİLİM:
REKLAMCILIK ile/ve/||/<>/> FİZİK
- [ne yazık ki]
İKİ "ÇETE":
"HIRSLI" ile/ve/||/<> HIRSIZ
- [ne yazık ki]
2 x 2 = 4 "ETMESİN" ile/ve/||/<>/> 2 x 2 = 5 "ETSİN"
("DİLEĞİ/BEKLENTİSİ")
- İKİ MISIR'LI -ile
( AHMES VE EMHETOP )
- İKİ TERAZİNİN KEFESİ GİBİ" değil "TERAZİNİN İKİ KEFESİ GİBİ"
- [ne yazık ki]
İKİ YANLIŞ!:
SUSULACAK YERDE, KONUŞMAK ve/||/<> KONUŞULACAK YERDE, SUSMAK
- İKİ YIL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTMIŞ YIL
( Konuşabilmek için gerekli zaman. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Susabilmek ve susabilmeyi anlayabilmek için geçen [ya da bu kadar uzun sürmeyebilecek] zaman. )
- İKİLEM ile/ve/||/<> ÇATIŞMA
- İKİLEM ile/ve/||/<> İKİRCİK
( DILEMMA vs. HESITATION )
- İKİLEMLİ ile/değil İKİLİ
- İKİ/LİK ile/ve/||/<>/> ÇOK/LUK
- İKİLİK ile İKİYÜZLÜLÜK
- TASIMIN/KIYASIN OLANAKLILIĞI:
İKİLİLERDE ile/ve/değil/||/<>/>/< ÜÇLÜLERDE
- İKİNCİ BİR SÖZ ile/ve/||/<> BAŞKA BİR SÖZ ile/ve/||/<> AYKIRI BİR SÖZ
- İKİNCİ ile/ve/||/<> ÇİFTE
- İKİNCİL KAYNAKLARLA:
ÇÖZÜMLEME değil/yerine BETİMLEME
( İkincil kaynaklarla, belki betimleyici(tasvirî) çalışmalar yapılabilir fakat çözümleyici(tahlilî) çalışmalar yapılamaz! )
- İKİNCİLLEŞTİRME ile/ve/<> TARİHSELLENDİRME
- İKİRCİK ile/ve/||/<> ÇATIŞMA
- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/değil/yerine ÇELİŞKİ
( CONTRADICTION instead fo RİYÂ )
( [not] RİYÂ vs./and/but CONTRADICTION )
- İKLİM HARİTASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ANAKARA/KITA HARİTASI
( LEVAMİ'U'N NUR - KÂTİP ÇELEBİ )
- İKNA ile İTİRAZ
- İKON ile İDOL/PUT
- İKONALARDA:
HZ. MERYEM ve HZ. MERYEM'İN YANINDAKİ
( Kilisenin kime ithâf edildiğini gösterir. )
- İKTAM - İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İKRAZ[Ar.]
( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Borç ya da ödünç verme. )
- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İSTİKRAZ[Ar.]
( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Ödünç alma, borçlanma. )
- İKTİBÂS ve MEHAZ[< AHZ | çoğ. MEÂHİZ]
( Ödünç alma. | Bir sözcüğü, tümceyi ya da bunların anlamlarını, olduğu gibi alma/aktarma. VE Bir şeyin alındığı, çıkarıldığı yer; kaynak. [Bir yapıt yazılırken başvurulan.] )
- İKTİDAR değil/yerine İTİBAR
- İKTİDAR ile/ve/||/<>/> KAVGA
- İKTİDARI DEVİRMEK ile ÜLKEYİ BÖLMEK
- İKTİSAT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< İHTİSAS[Ar.]
- İLÂH ve/||/<>/= ZAN
- YASALAR/KANUNLAR:
"İLÂHÎ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/⊇/< BEŞERÎ/İNSANİ
( (Olan ve olması gereken...
Belirli ve yaygın bir kesime. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/⊇/< [ne iyi ki] Herkese. )
(Çoğunluk/yaygın/baskın olmasına karşın olmaması gereken...
Herkese. İLE/VE/||/<> [ne yazık ki] Belirli bir kesime. )
- İLÂN[Ar.]/ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= DUYURU/DUYURMAK/DUYUT
( Söz ve yazı yoluyla verilen kısa haber. )
( ANONSE[Fr.]: Bildirilmiş, ilân edilmiş. )
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> İCAP/İCAB[Ar.]
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> KABUL[Ar.]
- İLÂN ile/ve/||/<> TEBLİĞ
- İLE BİRLİKTE ile/ve/değil/||/<>/< İLE BİR
- ... İLE BAŞ ETMEK ile MÜCADELE ETMEK
- İLELEBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRGİT
- ILENÇ/İLENÇ ile YAKINMA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Belirli bir konuya özgü görüşünün hatalı olduğu anlaşıldığında, salık veren kişiye yöneltilen yakınma. İLE ... )
- İLERİ "DÖNELİK" değil İLERİ DÖNÜK/YÖNELİK
- İLERİ GİDEBİLMEK ve/||/<>/< GERİ GİDEBİLMEK
- İLERİ GİTME! ve/||/<> GERİDE KALMA!
( [vururlar] Başına. VE/||/<> Kıçına. )
- İLERİ SÜRME = İDDİA = ASSERTION[İng., Fr.] = BEHAUPTUNG[Alm.] = ASSERTIO < ASSERERE[Lat.]
- İLERİ ile/ve/değil KAPSAYICI
- İLERİCİ/LİK ile/ve/<> GENİŞ BAKIŞLI/LIK
- İLERİCİ/LİK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK
- İLERİ/DE ile/||/<> ÖN/DE
- İLERİYE SÜRMEK değil İLERİ SÜRMEK
- İLERLE(T)ME ile/ve/||/<> GENİŞLE(T)ME
- İLERLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRDÜRMEK
- İLERLEMEK ile/ve YÜRÜMEK
- İLERLEYİCİ/LİK ile/ve/||/<> YENİLİKÇİ/LİK
- İLETİŞİM KURAMADIK" ile/değil/||/<>/> ANLAŞAMADIK
- İLETİŞİM ile/ve/||/<>/>/< ULAŞIM ile/ve/||/<>/>/< ENERJİ
( İnsanlığın/bilginin/aklın gelişim, araç ve kaynak yönetimindeki önceliklerindeki/sıralamasındaki üç temel alan. )
- İLGİ UYANDIRMAK ile/ve CAZİBE YARATMAK/OLUŞTURMAK
- İLGİLENDİRİR ile BAĞLAR
- İLGİLENDİRMEK ile/ve/||/<> IRGALAMAK
- İLGİLEN(DİR)MEMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< BAKMAMAK/DUYMAMAK (-YI YEĞLEMEK)
- İLGİLENME ile/ve/||/<> İLİŞKİLENME
- İLGİLİ ile/ve İLİŞKİLİ
( INTERESTED vs./and CONNECTED/RELATED )
- İLGİNÇ (OLAN) ile ESRARENGİZ (OLAN)
- İLGİSİZ/LİK ile/ve/||/<> UZAK/LIK
( Olmaz ilâç sîne-i sad pâreme
Çâre bulunmaz bilirim yâreme,
Baksa tabibân-ı cihân çâreme,
Çare bulunmaz bilirim yâreme
Kast ediyor tîr-i müjen cânıma,
Gözlerin en son girecek kanıma,
Şerh edemem halimi cânânıma
Çare bulunmaz bilirim yâreme
)
( MÜFTEİLÜN MÜFTEİLÜN FAİLÜN [RECEZ-İ MÜSEDDES-İ MUTFİ-İ MEKŞUF] )
- İLHÂK[Ar.] ile İŞGÂL[Ar. < ŞUGL]
( Katma, katılma, karışma, katıştırma. | Egemenlik altına alma, bağlama. | Sözcüğün sonuna bir harf ya da edat katma. İLE Meşgul etme, işle uğraştırma. | İşten alıkoyma. | Tutma. | Oyalama. )
- İLHAM ile İGVA/İĞVÂ'[< GAVÂYE]
( ... İLE Azdırma, azdırılma, baştan çıkarma, baştan çıkarılma, yolunu şaşırtma, ayartmak. )
- İLİM ve İRÂDE ve KUDRET
- İLİNEK ile/ve/||/<> İKİNCİL
- İLİŞKİ:
EMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZEN
- İLİŞKİ ile/ve BAĞLANTI
( RELATION vs./and CONNECTION )
- İLİŞKİ ile/ve/<> "GEÇİŞ"
- İLİŞKİ ile/ve SÜREÇ
( İlişki, kavramın özünü, süreç de onun içeriğini oluşturur. )
( İlişki(relatio), doğasal, toplumsal ve bilinçsel tüm olgular arasındaki karşılıklı bağlılıktır. )
( Bir şey "ne" ise, ancak başka bir şeyle ilişkisinde "o"dur. )
( Bir şeyi tanımak, o şeyin ilişkilerini tanımaktır. )
( Evrende herhangi bir şey ancak ilişkileriyle varlaşır. )
( Uslamlamanın ya da akıl yürütmenin temeli ilişki kurmaktır. )
( Tüm varoluşlar "İlişki'nin zorunlu sonucu olduğu gibi, varoluşların zorunlu koşulu da "İlişki"dir. )
( Bir şeyin kendi iç çelişkisi ve o çeşitli yanları arasındaki ilişkiler "İç İlişkiler"; o şeyle başka şeyler arasındaki ilişkiler ise "Dış İlişkiler"dir. )
( İç ve Dış İlişkiler birbiriyle bağımlıdır. )
( RELATION vs./and PROCESS )
- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/değil/yerine/<>/> AN'A GETİRMEK
- İLİŞKİLEN(DİR)MEK ile/ve/||/<>/> DOKUMAK
- İLİŞKİ/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< SIRA/LI
- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK
- İLK ARACIN GELİŞTİRİLMESİ ile/ve/<>/> İLK ARAÇ > YAZI ile/ve/<>/> YAZI > MATBAA ile/ve/<>/> MATBAA > BİLGİSAYAR ile/ve/<>/> BİLGİSAYAR > İNTERNET ile/ve/<>/> İNTERNET > BLOK ZİNCİR
( 300.000 yıl öncesi. İLE/VE/<>/> 294.000 yıl. İLE/VE/<>/> 5430 yıl. İLE/VE/<>/> 450 yıl. İLE/VE/<>/> 40 yıl. İLE/VE/<>/> 30 yıl. )
- İLK "BASAMAĞINI" ATTI değil İLK ADIMINI ATTI
- İLK BATIK (TİCARİ) GEMİ : ULUBURUN
( M.Ö. XIV. yy.'da - Uluburun - Kaş )
- İLK DENİZ FENERİ
- İLK DENİZALTI (MODELİ) ile/ve/||/<>/> OSMANLI'DA DENİZALTI
( )
- İLK DİL ile/ve EVRENSEL DİL
( Tüm dillerde ortak dilbilgisel ilkeler arayabiliriz ancak bu, zorunlu olarak bir ilk dile dönmemizi gerektirmez. )
- İLK GÜNEŞ SAATİ -ile
( DİKİLİTAŞ )
(1996'dan beri)