T ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.858 başlık/FaRk ile birlikte,
10.858 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/45)
- İDRAK ile/ve/= TASAVVUR
- İFDÂL[Ar.] ile TEFADDUL[Ar.]
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile/ve/||/<> TALAK[Ar.]
( [evliliğin sona ermesi] Kadının, kocasını boşaması. İLE/VE/||/<> Evliliğin sona ermesi. Erkeğin, karısını boşaması. )
- İFTİTÂH TEKBİRİ ile/ve/<> İSTİFTÂH TEKBİRİ ile/ve/<> TAHRİME TEKBİRİ ile/ve/<> TEŞRÎK TEKBİRİ
( Namaza başlarken alınan ilk tekbir. İLE/VE/<> Namaza başlarken alınan ilk tekbir. İLE/VE/<> İhrama girmek gibi yapılmaması gerekenlerin başladığı tekbir. İLE/VE/<> Arefe Günü, Sabah namazı ile başlayıp Kurban Bayramı'nın 4. günü ikindi namazına kadar, namazların farzını kılıp selâm verdikten sonra ara vermeden, yerinden kalkmadan, dünya kelâmı konuşmadan yerine getirilir ve vaciptir. )
( ... İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> Allah-u Ekber[Allah sözü farzdır, Ekber sözü vacib'tir. El kaldırıp kulağa götürmek ise sünnettir.] İLE/VE/<> Vaciptir. )
( "ALLAHÜ EKBER(ALLAH ULULARIN ULUSUDUR)", "ALLAHÜ EKBER, ALLAHÜ EKBER, LÂİLÂHE İLL'ALLAHÜ V'ALLAHÜ EKBER, ALLAHÜ EKBER VE Lİ-LLÂH-İL HAMD" )
- İĞNE ile TOPLU İĞNE
( NEEDLE vs. PIN )
( MİHYÂT ile ... )
( SÛZEN ile ... )
- IGO ile INGO ile PVO ile BINGO ile TGO ile HO
( INTERSTATE/INTERGOVERNMENT ORGANIZATIONS vs. INTERNATIONAL NONGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS vs. PUBLIC VOLUNTARY ORGANIZATIONS vs. BUSINESS INTERNATIONAL NONGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS vs. TRANSGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS )
- İĞRENME ile TİKSİNTİ ile İĞRENÇ
( DISGUST vs. DISGUSTED vs. DISGUSTING )
( تنفر ile انزجار ile بيزار کردن ile بيزاري ile نفرت ile منزجر کردن ile مشمئز کردن ile ضجور ile بري ile متنفر ile مشمئز ile منزجر ile بيزار ile نفرتآور ile نفرتانگيز ile بيزار کننده ile تهوع آور )
( TANFAR ile ENZEJAR ile BEYZAR KARDAN ile BEYZARY ile NAFARAT ile MANZAJR KARDAN ile MOSHMAEZ KARDAN ile ضجور ile BARY ile MOTANFAR ile MOSHMAEZ ile MANZAJR ile BEYZAR ile NAFARATAVAR ile NAFARTANGYZ ile BEYZAR KONANDEH ile TAHAVO AVAR )
- İHBÂT[Ar.] ile TEKFÎR[Ar.]
- İHMAL ile TERK
( NEGLIGENCE vs. ABANDONMENT )
- İHTİBÂR[Ar.] ile TECRÎB[Ar.]
- İHTİLÂF[Ar.] ile TEFÂVÜT[Ar.]
- İHTİLÂF ile TEFRİKA
- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU
- İHTİYÂR SAHİBİ (OLMAK/OLAN) ile/ve/<>/|| TASARRUF SAHİBİ (OLMAK/OLAN)
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/>/< TAKDİR
- İHTİYÂRÎ/TAHYİRÎ HÜKÜMLER:
CEVAZ ile/ve/||/<> İBÂHE/MUBAH ile/ve/||/<> NEDB ile/ve/||/<> İSTİHSAN ile/ve/||/<> TABİÎYET ile/ve/||/<> HELÂL
- İHTİYÂR/İRÂDE ile/ve/değil/||/<> TASARRUF
- İHTİYÂT ile TEMKİN
- İHTİZAZ[Ar.]/VİBRASYON[Fr./İng.]/REZONANS[Fr./İng. < RESONANCE] değil/yerine/= TİTREŞİM/SESELİM/TINLAŞIM
- İHVÂN[< ÂH] ile/ve/<> TÂLİB
( Sâdık, samimi, candan dostlar. | Tarîkat yoldaşları/arkadaşları. İLE/VE/<> İsteyen, istekli. )
( Amaçta bir olmak. İLE/VE/<> Aynı amacı arıyor/istiyor olmak. )
- İKDÂM[Ar.] ile TEKAHHUM[Ar.]
- İKİ TERAZİNİN KEFESİ GİBİ" değil "TERAZİNİN İKİ KEFESİ GİBİ"
- BIDIRECTIONAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR BIDIRECTIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- BIDIRECTIONAL TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR BIDIRECTIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ TRANSİSTÖR
- İKİ YUMURTAYI BİRDEN ALMAK ile/yerine/değil TEK YUMURTAYI ALMAK
- İKİCİLİK/DUALİZM ile TEKÇİLİK/MONİZM
( Gerçekliğin iki temel unsurdan [anlık/zihin ve özdek/madde] oluştuğunu savunan görüş. İLE Gerçekliğin tek bir temel unsurdan oluştuğunu savunan görüş. )
- İKİ/LEME ile TEKRAR/LAMA
- İKİLİ METAL SİTESİ ile/||/<> TEK METAL SİTESİ
( İkili metal sitesi iki metal merkezinin sinerjik etkisiyken İLE tek metal sitesi izole metal merkezi aktivitesidir )
( Formül: Bimetallic cooperation )
- TYPE II SUPERCONDUCTOR[İng.] / TYP-II-SUPRALEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TİP SÜPER İLETKEN
- İKİNCİLLEŞTİRME ile/ve/<> TARİHSELLENDİRME
- İKİRCİK/TEREDDÜT[Ar. < REDD] ile TEMKÎN[Ar. < MEKÂNET]
( Kararsızlık. İLE Yerleşme, yer tutma, mekânlanma.| Ağırbaşlılık. | İhtiyat, tedbir. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi, kendini yalnızca Hakk yoluna adamış olan kişi. )
- İKİRCİK ile/ve TARTIŞMA
- İKİŞER İKİŞER ile TEKRAR TEKRAR
- İKNA EDİCİ ile TATLILIKLA KANDIRMA
( COAX vs. COAXING )
( چرب زباني کردن ile ريشخند کردن ile ريشخند )
( CHARB ZABANY KARDAN ile RYSHKHAND KARDAN ile ريشخند )
- İKRAR ve TEKRİS
- İKTİBÂS ile/değil/yerine TAHSİL
- İKTİBÂS ile/ve/<> TAKLİT
- İKTİZÂ ile/ve/||/<> TAHYİR ile/ve/||/<> VAZI
- İLÂN ile/ve/||/<> TEBLİĞ
- İLERLEME/TERAKKİ ve/||/<>/< TAKLİT
( Taklit, ilerlemenin/terakkinin motorudur. )
- İLERLEME = TERAKKİ = PROGRESS[İng.] = PROGRÈS[Fr.] = FORTSCHRITT[Alm.] = PROGRESSUS < GRESSUS:YÜRÜME, ADIM. PRO:ÖNDE, İLERİYE[Lat.] = PROGRESO[İsp.]
- PROGRESSIVE WAVE TUBE[İng.] / TUBE À ONDES PROGRESSIVES[Fr.] / FORTSCHREITENDE WELLENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEYEN DALGA TÜPÜ
- İLETEÇ/KABLO[Fr. CABLEAU] ile TEL
( Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir nesne ile sarılı bulunan metal tel. İLE Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. | Bu nesneden yapılmış ya da bu nesne biçiminde olan. | Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. | İnsan saçını oluşturan ipçik. | Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. )
(
)
- TRANSMITTANCE[İng.] / BEFÖRDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİCİLİK
- NÂKİLİYET[Osm.] / TRANSMISSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= İLETİLİRLİK
- İLETİM DOKUSU = NESC-İ Vİ'ÂÎ = TISSU CONDUCTEUR
- TRANSMISSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TRANSMISSION[Fr.] / DURCHLÄSSIGKEITSFAKTOR, LEITUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM KATSAYISI
- İLETİM ile/||/<> TAŞINIM (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( İletim katılarda, taşınım akışkanlarda ısı transferidir )
( Formül: Q=kAΔT/d İLE Q=hAΔT )
- İLETİŞİM ile TEKELLÜM
- NAKLETMEK, NAKLEDEN[Osm.] / TO CONDUCT, CONDUCTANCE, CONDUCTIVITY, CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTIBILITÉ, CONDUCTEUR[Fr.] / LEITEN, LEITFÄHIG, LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETMEK, İLETKEN, İLETKENLİK
- İLETMEK ile NAKİL ile KONVEYÖR ile TAŞIMA ile KONVEYÖR
( CONVEY vs. CONVEYANCE vs. CONVEYER vs. CONVEYING vs. CONVEYOR )
( افاده کردن ile انشعاب رود ile وسيله نقليه ile سند انتقال ile ناقل ile رسان ile افاده ile ناقله ile رساننده )
( AFADEH KARDAN ile ENSHOAB RUD ile VESYLAH NAGHALYYEH ile SAND ENTEGHAL ile NAGHAL ile RESAN ile AFADEH ile ناقله ile RESANANDEH )
- İLGİ ile/ve TEPKİ
( INTEREST vs./and REACTION )
- İLGİ ile/ve/<> TEVECCÜH
- İLGİNÇ ile TEZAD
( INTERESTING vs. OPPOSITION )
- İLGİNÇ ile TEZAT
( INTERESTING vs. OPPOSITION )
- İLİM ve/+/<> TASAVVUR
( ... VE/+/<> Bir şeyin sûretinin zihinde bulunması/oluşması. )
( Bir ilme başlamak, o ilmi tasavvur etmeye/etmeyi bağlıdır/gerektirir. )
( Bir şeyi, hiçbir yönünden bilmemek olanaksızdır. )
( Bir ilmi bilmek bile ucundan tutmaktır. )
- İLİM ile/ve/değil TEDRİS
- İLİM ile TEFEKKÜR
( İlâhî sıfat. İLE Tabiî sıfat. )
- ILIMAN İKLİM ile/ve/> BOREAL ile/ve/> TUNDRA ile/ve/> KUTUP
- ILIMLILIK = TEMPERANCE[İng.] = TEMPÉRANCE[Fr.] = MÄßIGHEIT[Alm.] = TEMPERANTIA[Lat.]
- İLİNEK/SEL ile/ve/değil/yerine TÖZ/SEL
- İLK TANIŞTIĞIMIZ GÜN değil TANIŞTIĞIMIZ GÜN
- İLK YARDIMDA ARAÇ ÖNLEM ARALIĞI:
KENT İÇİNDE ile/ve/||/<> TEM'DE
( 50 m. İLE/VE/||/<> 100 m. )
- İLK YARDIMDA [SIRASIYLA]:
HASTAYI HAREKET ETTİRMEMEK
ve/||/<>/>
YİYECEK-İÇECEK VERMEMEK
ve/||/<>/>
ÜSTÜNÜ ÖRTMEK
ve/||/<>/>
TIBBÎ YARDIM ÇAĞIRMA[112]
ve/||/<>/>
2-3 DAKİKADA BİR SOLUNUMU KONTROL ETMEK
- İLK ile/ve TEK
( FIRST vs./and UNIQUE )
- İLKE ile/ve/||/<> TROPLAR
( ... İLE Antik Çağ kuşkucularının varolanlar hakkında nesnel bilgi edinebilmenin olanaksızlığını kanıtlamak için kullandıkları ilkeler. )
- İLLET[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TABİAT[Ar.]
- ILM/İLM[Ar.] ile TAKLÎD[Ar.]
- ILM/İLM[Ar.] ile TEBYÎN[Ar.]
- İLMEKLERDEN YAPILMIŞ DOKU = SIRÇALI NESC = TISSU DE MAILLES
- İLM-İ MUTLAK ve/= TASAVVUR-U MUTLAK
- İLTİFAT[Ar. < LÜTÛF[çoğ.] < LÂTİF(< L-T-F)(< LETÂFET)] ile/ve/||/<> TALTİF[Ar. < LÜTÛF < T-L-F]
( Sözel ya da duygusal bir övgü ve ilgi gösterme biçimi. | Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. | İlgi gösterme, rağbet etme. | Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine ya da bir şeye yöneltme. | Yüzünü çevirerek bakma. İLE/VE/||/<> Daha çok, somut bir ödül ya da onurlandırma anlamı taşır. | Birini ödüllendirmek, takdir etmek. Birine lütûf ve ikramda bulunmak. | Yumuşatma, güzelleştirme. | | İyi ve güzel davranarak gönül almak. | Birini nişan, madalya, aylık artırma vb. şeylerle ödüllendirme. )
( Kişiye/kişilere, (beklentisiz/karşılık beklemeksizin ve incelerek) gülümsemek/tebessüm, yüz/bakış, dans, müzik, ses, şiir, ince sözcük, selen/sedâ ve/ya da soluk/nefes(konuşma/yanıt) ikram etmek... )
- İLTİMAS ile ŞEFAAT ile İSAR ile TAFDİL[< FADL]
( Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. | Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma. İLE Birinin suçunun bağışlanması ya da dileğinin yerine getirilmesi için o kişiyle Tanrı arasında, peygamberin yaptığı aracılık. İLE İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE Birini, ötekilerden üstün tutma. | En üstünlük. )
- İLÜZYON[İng. ILLUSION] ile/||/<> TARİHİN-SONU İLÜZYONU[İng. END-OF-HISTORY ILLUSION]
( Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymamasıdır.Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan diğer çizgilerle aynı uzunlukta olabilir. @@ Tarihin Sonu İlüzyonu psikolojik bir ilüzyondur. Her yaştan insanın, kişisel olarak geliştiğini ve ileriki zamanlarda ciddi ölçüde büyümeyeceğini ya da olgunlaşmayacağını düşünmesidir. Bakış açılarının geliştiğini görseler de, kişiler bakış açılarının ileride aşağı yukarı aynı kalmasını bekleyecekler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İMAN ETMEK ile/ve TÂBİ OLMAK
( İnsan her şeye iman ederse, hiç canı sıkılmaz. )
- İMAN ETTİM ve/||/<>/> TESLİM OLDUM
( AMENNA ve/||/<>/> ESLEMNA )
- İMÂN ve/<> İLİM ve/<> TAKVÂ
( Gövde. VE/<> Koruyucu giysi. VE/<> En dış koruyucu giysi. )
- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK
( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )
- İMPAKSİYON/IMPACTION[İng.] değil/yerine/= TAKILMA
- İMPARATORLUK ile İMPARATORLUK İYİLİKLERİ ile EMPERYALİZM ile EMPERYALİST ile EMPERYALİST ile TEHLİKE ile BUYURGAN ile BUYURGAN BİR ŞEKİLDE
( IMPERIAL vs. IMPERIAL FAVORS vs. IMPERIALISM vs. IMPERIALIST vs. IMPERIALISTIC vs. IMPERIL vs. IMPERIOUS vs. IMPERIOUSLY )
( امپراتوري ile همايوني ile شاهنشاهي ile همايون ile سلطنتي ile مراحم ملوکانه ile امپرياليسم ile استعمار طلبي ile امپرياليست ile بهره جويانه ile استعمار گراي ile درخطر انداختن ile اماره ile آمرانه )
( EMPERATORY ile همايوني ile SHANESHAHY ile CPEHMAYVAN ile SALTANTY ile MARAHAM MOLOKANEH ile EMPERYALYSAM ile ESTEMAR TALABY ile EMPERYALYSET ile BACPAREH JOYANEH ile ESTEMAR GERAY ile DARKHATAR ANDAKHTAN ile EMAREH ile AMRANEH )
- İMRENMEK ile/ve TELÂHHUZ[Ar.]
( ... İLE/VE İmrenerek ağzın sulanması. )
- İN'ÂM[Ar.] ile TEMETTU'[Ar.]
- İNANÇ ile TAKVÂ
- İNANÇ ile/ve TESLİMİYET
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine TESPİT
( [not] BELIEF vs./and/but ESTABLISHING
ESTABLISHING instead of BELIEF )
- İNANÇLAR ile/ve/||/<> TEMEL İNANÇLAR
- İNANMAK ile/yerine TEMEL ALMAK
( TO BELIEVE vs. TO GET BASE
TO GET BASE instead of TO BELIEVE )
- THIN FILM CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DEVRESİ
- THIN FILM RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DİRENÇ
- THIN FILM TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR À COUCHE MINCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- THIN FILM CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DU FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SIĞASI
- THIN FILM TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM TRANSİSTOR
- THIN FILM SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM YARI İLETKEN
- THIN FILM[İng.] / FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM
- THINNER; DILUTING AGENT, DILUENT[İng.] / DILUANT, DILUENT[Fr.] / STRECKMITTEL, VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCELTİCİ, SEYRELTİCİ
- INCENTIVE :/yerine TEŞVİK
- İRCÂ ETMEK[Osm.] / TO REDUCE[İng.] / RÉDUIRE[Fr.] / REDUZIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEMEK
- REDUCED TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ SICAKLIK
- İNEK ile/değil TAKİN/KEÇİ ANTİLOBU
( ... İLE/DEĞİL Başı keçiye, gövdesi ineğe benzeyen, 4500 metrenin üzerindeki yüksekliklerde, Himalayalar'da [Bhutan, Burma, Nepal ve Myanmar'da] yaşayabilen bir hayvandır.[25 Kasım 1985'te, Bhutan'ın ulusal hayvanı olarak kabul edilmiştir.] )
- İNGİLİZCE'Yİ:
İng.-TÜRKÇE SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK ile/ve/<>/||/değil/yerine TÜRKÇE-İng. SÖZLÜKTEN ÇALIŞMAK
- İNHİSÂR[Ar. < HASR]/MONOPOL[Fr.] değil/yerine/= TEKEL
( Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum. | Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu. | Bir kişi ya da kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç. )
- İNKOMPLET/INCOMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN | TAMAMLANMAMIŞ
- İNMEK ile TORUNLARI ile İNDİ ile İMAM RIZA'NIN SOYUNDAN ile ALÇALAN ile İNİŞ
( DESCEND vs. DESCENDANTS vs. DESCENDED vs. DESCENDED FROM EMAM REZA vs. DESCENDING vs. DESCENT )
( نزول کردن ile پائين رفتن ile اعقاب ile معنعن ile رضوي ile نزولي ile نژاد ile نسب ile نزول ile هبوط )
( NEZOL KARDAN ile PAYEYNE RAFTAN ile EGHAB ile معنعن ile REZVY ile NEZOLY ile NEJAD ile NASB ile NEZOL ile CPEHBUT )
- İNSAN:
DİRİMSEL(BİYO) ve/||/<> ANLIKSAL/ZİHİNSEL(PSİKO) ve/||/<> TOPLUMSAL(SOSYAL) VAROLAN
- İNSAN:
DÜNYANIN ve/||/<> TOPRAĞIN TUZU
(
)
- İNSAN:
"EN ŞEREFLİ" VAR OLAN değil TEK, ŞEREFLİ/ONURLU VAR OLAN
- İNSAN FELSEFESİNDE:
FİZİK ÖTESİ/METAFİZİK ve/<> VARLIKBİLİM/ONTOLOJİ ve/<> BİLGİBİLİM/EPİSTEMOLOJİ ve/<> ZİHİNBİLİM/PSİKOLOJİ ve/<> TOPLUMBİLİM/SOSYOLOJİ
- İNSAN:
İRÂDE SAHİBİ ile/ve/değil/||/<>/< (TEK) İHTİYÂR SAHİBİ
- İNSAN/KİŞİ:
DOĞA ve/<> TARİH
( Dirimsel[biyolojik] yanı, gövdesi itibariyle. VE/<> Zihni, bilgisi, deneyimleri, görgüsü, dili ve kültürü itibariyle. )
- İNSAN'IN/KİŞİNİN DÜŞÜNMESİ ile/ve TANRI'NIN DÜŞÜNMESİ
( [mâhiyetçe değil derece olarak!] Bilkuvve'den bilfiil'e doğru. İLE/VE Bilfiil. )
- İNSANIN/KİŞİNİN:
TENSEL VAROLUŞ/U ile/ve/<> TİNSEL VAROLUŞ/U
( Belirlilik. İLE/VE<> Ereklilik. )
( Belirleyici olan, zemindir/koşullarındır. )
- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER
( İnsan olmayanların[hayvan/bitki/nesne] bulunduğu yerde. İLE/DEĞİL/< Hayvan/bitki/nesnenin bulunmayıp sadece insanın bulunduğu ya da konu edildiği yerde. )
( Soyut, kümeleme ve kümenin "adı/etiketi/rengi". İLE/DEĞİL/< Kümenin öğeleri. )
( "İnsanlar" ve "kişiler" sözcükleri, birbirine benzer anlamları taşısa da önemli bir farkı gösterir. Genel olarak, "insan" ya da "insanlar" sözcüğü daha geniş bir kapsama sahiptir ve tüm insan kümesini, insan olmayanları yani tüm hayvan, bitki ve nesneleri dışarıda bırakacak biçimde tanımlar. "kişiler" sözcüğü daha özel bir anlam taşır ve "insan" kümesinin içinde bulunan bireyleri ya da çoğul olması durumunda belirli bir ya da birkaç topluluğu karşılar.
"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.
Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )
( [not] HUMAN vs./but/< PERSON/PEOPLE )
( REN ile/değil/< MIN )
- İNSANLIK OLARAK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL OLARAK
- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )
( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )
( [unfortunately] HUMAN CRIMES: GENOCIDE and/||/<> TORTURE and/||/<> DISCRIMINATION and/||/<> HATRED and/||/<> TO PUSH ADDICTION (and/||/<> TO DISSAPOINT) )
- INSEMINASYON/INSEMINATION[İng.] değil/yerine/= TOHUMLAMA
- INSTRUCTION :/yerine TALİMAT
- INTERSTISYUM/INTERSTITIAL[İng.] değil/yerine/= TISSUE ARA DOKU
- İNTİHÂL ile TEVÂRÜD
( Çalma. Edebiyatta birinin yazı ya da şiirini kendinin gibi göstermesi. İLE İki şairin birbirinden habersiz olarak aynı mısra ya da beyti söylemeleri. )
( Kasıt vardır. İLE Kasıt yoktur. )
- İNTİZÂR[Ar.] ile TERABBUS[Ar.]
- İNTİZÂR[Ar.] ile TERACCÎ[Ar.]
( Beklemek. İLE Ümit etmek. )
- İNTRAVENÖZ/İNTRAVENOUS[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR İÇİ
- INTRODUCE :/yerine TANITMAK
- İNVERSİYON/INVERSION[İng.] değil/yerine/= TERSINE DÖNME
- IOLİT ile/||/<> TURMALİN
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- IOM/INSTITUTE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIP ENSTİTÜSÜ
- IOMT/INTERNET OF MEDICAL THINGS değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ
- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ
- İP ile TARAZ/DARAZ
( ... İLE Taramak. | Düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik. Dokumanın taraktan geçirilirken kopan ipliklerinden oluşan kabartılar. | (Saç için) Dağınık, biçim verilmemiş, kabarık. | Taraz sözcüğü Anadolu halk ağzında daraz biçiminde de söylenir. Bu sözcüğün kökünde daralmak, sıkılmak, dağılmak, kopmak, üşümekten tüyleri dikilmek vb. anlamlar vardır. )
- İP ile/ve TENEF/HAYTA
( ... İLE/VE Çadır ipi. )
- İPOTEK[Fr. < HYPOTHÈQUE] değil/yerine/= TUTU
- İPOTEK ile TAŞINMAZ YÜKÜ
( Bir borcun ödenmesini güvence altına almak için borç ödenince ortadan kaldırmak koşuluyla borçlu tarafından belirlenecek bir taşınmaz üzerine alacaklı lehine tapuya işlenen kayıt. İLE Söz konu taşınmaz sahibini başka bir kişiye yükümlü kılar.[Söz konusu olabilmesi için tapu kütüğüne tescil koşulu bulunmaktadır.] )
- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH
( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/ya da "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )
( CONATUS cum/et/<> APETITUS cum/et/<> CUPIDITAS )
- İRÂDE[Ar.] ile TAHARRÎ[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile TAVTÎNU'N-NEFS[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile TEVAHHÎ[Ar.]
- TEBÂİD[Osm.] / DIVERGENCE[İng.] / DIVERGENCE[Fr.] / DIVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IRAKSAMA
- IRAQUOIS(ALTI ULUS):
CAYUGA ve/||/<> MOHAWK ve/||/<> ONCIDA ve/||/<> ONONDAGA ve/||/<> SENECA ve/||/<> TUSCARORA
( New York eyaleti olarak bilinen toprakların gerçek sahipleri. )
- İRİTASYON/IRRITATION[İng.]/TAHRİŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALAMA | YAKIŞ, KAŞINDIRMA
- AMEL, FİL[Osm.] / WORK[İng.] / TRAVAIL[Fr.] / ARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ
- İSABETLİLİK ile/ve TUTARLILIK
- HEAT TRANSFER[İng.] / TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIMI
- ISI YALITIMINDA:
BETON ile/değil/yerine/< AHŞAP ile/değil/yerine/< KÜTÜK ile/değil/yerine/< TAŞ ile/değil/yerine/< KERPİÇ ile/değil/yerine/< SAMAN
( Daha/en düşük. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Daha/en yüksek. )
- THERMAL AGITATION[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇALKALANMA
- THERMOCOUPLE DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE À THERMOCOUPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFT DOZÖLÇERİ
- THERMOCOUPLE PYROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFT PİROMETRESİ
- THERMOCOUPLE[İng.] / THERMOCOUPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFT
- THERMAL COULOMB[İng.] / COULOMB THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES COULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL COULOMB
- THERMAL WAVE[İng.] / THERMISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DALGA
- THERMAL VALUE[İng.] / VALEUR THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DEĞER
- THERMAL EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DENGE
- TERMISTOR / THERMAL RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE THERMIQUE, THERMISTANCE[Fr.] / THERMISCHER WIDERSTAND, WÄRMEWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DİRENÇ
- THERMAL RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL DİRENÇLİLİK
- THERMAL CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHER KONVERTER, THERMOUMFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- THERMOSTAT[İng.] / THERMOSTAT[Fr.] / TEMPERATURREGLER, THERMOSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DÜZEN, TERMOSTAT
- THERMOJUNCTION BATTERY[İng.] / BATTERIE THERMOJOINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL EKLEM BATARYA
- THERMOJUNCTION[İng.] / THERMOJONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL EKLEM
- THERMOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET THERMOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRİK ETKİ
- THERMOELECTRIC POWER[İng.] / PUISSANCE THERMODLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRİK GÜÇ
- THERMOELECTRIC MODULE[İng.] / MODULE THERMOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRİK MODÜL/ENDÜKTANS
- KUDRET-İ HARRÎ[Osm.] / THERMAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE ENERGIE, WÄRMEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ENERJİ/ISI ENERJİSİ
- THERMOELASTICITY COEFFICIENTS[İng.] / COEFFICIENTS THERMOÉLASTIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ESNEKLİK KATSAYILARI
- THERMAL FARAD[İng.] / FARAD THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL FARAD
- THERMOPHONE[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL FON
- THERMOGALVANOMETER[İng.] / THERMOGALVANOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL GALVANOMETRE
- THERMAL STRESS[İng. / TENSION THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE SPANNUNG, WÄRMESPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL GERİLİM/GERİLME
- THERMIC POWER[İng.] / PUISSANCE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE LEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL GÜÇ
- THERMAL NOISE[İng.] / BRUIT THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL GÜRÜLTÜ
- THERMISCHE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL HAREKET
- THERMAL HENRY[İng.] / HENRY THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL HENRY
- THERMAL HYSTERESIS[İng.] / THERMISCHE HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL HİSTEREZİS
- THERMAL INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE INDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL İNDÜKTANS
- THERMOELECTRON[İng.] / THERMOÉLECTRON[Fr.] / PHOTOELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL ELEKTRON
- THERMOELASTICITY[İng.] / THERMOÉLASTICITÉ[Fr.] / THERMOELASTIZITÄT, PHOTOELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL ESNEKLİK
- THERMAL CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ THERMIQUE[Fr.] / WÄRMELEITFÄHIGKEIT, PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL İLETKENLİK
- THERMOLUMINESCENCE[İng.] / RADIOLUMINESCENCE THERMIQUE, THERMOLUMINESCENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞILDAMA
- THERMAL RADIATOR[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞINIM YAYICI
- THERMAL RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE STRAHLUNG, WÄRMESTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞINIM
- THERMISCHER STRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞIYICI
- THERMION[İng.] / THERMOION[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYON
- THERMIONIC CURRENT[İng.] / COURANT THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK AKIM
- THERMIONIC ACOUSTIC EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK AKUSTİK ETKİ
- THERMIONIC DIODE[İng.] / DIODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK DİYOT
- THERMIONIC CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- THERMIONIC WORK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE TRAVAIL THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK İŞ İŞLEVİ/FONKSİYONU
- THERMIONIC CATHODE[İng.] / CATHODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK KATOT
- THERMIONIC CELL[İng.] / CELLULE THERMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK PİL
- THERMIONIC TRIODE[İng.] / TRIODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK TRİYOT
- THERMIONIC TUBE[İng.] / TUBE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK TÜP
- THERMIONIC VALVE[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK VANA
- THERMIONIC EMISSION[İng.] / ÉMISSION THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK YAYIM/YAYINIM
- THERMIONICS[İng.] / THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK
- THERMAL CONVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL KONVEKSİYON
- THERMOMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET THERMOMAGNÉTIQUE[Fr.] / PHOTOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYETİK ETKİ
- THERMOMAGNETOMETER[İng.] / THERMOMAGNÉTOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYETOMETRE
- THERMAL MAGNON[İng.] / MAGNON THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES MAGNON[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYON/MAGNON
- THERMOMECHANICAL EFFECT[İng.] / EFFET THERMOMÉCANIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL MEKANİK ETKİ
- THERMAL NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS THERMIQUES[Fr.] / THERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL NÖTRONLAR
- THERMAL OHM[İng.] / OHM THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL OHM
- THERMAL DEATH[İng.] / MORT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMETOD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ÖLÜM
- THERMAL POTENTIAL DIFFERENCE[İng.] / DIFFÉRENCE DE POTENTIEL THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE POTENTIALDIFFERENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL POTANSİYEL FARKI
- THERMOCHROMY[İng.] / THERMOCHROMIE[Fr.] / THERMOCHROMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL RENKLİLİK/RENK DEĞİŞİMİ
- THERMAL ROSSBY NUMBER[İng.] / NOMBRE DE ROSSBY THERMIQUE[Fr.] / ROSSBY-THERMALZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ROSSBY SAYISI
- THERMAL SCATTERING[İng.] / DISPERSION THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL SAÇILMA
- THERMOPHONE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL SESER
- THERMAL CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL SIĞA
- THERMAL DRIFT[İng.] / DÉRIVE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE DRIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL SÜRÜKLENME
- THERMAL REACTOR[İng.] / RÉACTEUR THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- THERMONUCLEAR REACTION[İng.] / RÉACTION THERMONUCLÉAIRE[Fr.] / THERMONUKLEARE REAKTION, THERMISCHE KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/TERMO ÇEKİRDEK/NÜKLEER TEPKİMESİ
- THERMOPILE[İng.] / PILE, THERMO-ÉLECTRIQUE, THERMOPILE[Fr.] / THERMOELEMENT, THERMOSÄULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/TERMO PİL
- THERMAL EXCITATION[İng.] / EXCITATION THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE ANREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL UYARILMA
- THERMAL EFFICIENCY[İng.] / THERMISCHE WINKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL VERİMİ
- THERMOSPHÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL YUVAR
- HARURÎ[Osm.] / THERMAL[İng.] / THERMIQUE[Fr.] / THERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL
- THERMODYNAMICS[İng.] / THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMIK, WÄRMEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISILDEVİNGE, TERMODİNAMİK
- TÉLESCOPE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINAK, TELESKOP
- TAZYİK-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM BASINCI
- RADIANT TRANSMITTANCE[İng.] / TRANSPARENCE RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GEÇİRGENLİĞİ
- RADIATIVE TRANSITION[İng.] / TRANSITION RADIATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLI GEÇİŞ
- RADIATIONLESS TRANSITION[İng.] / TRANSITION SANS RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMSIZ GEÇİŞ
- ISIRMA GÜCÜ'NDE:
SIRTLAN ve TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA
( 450 kg./1000 lbs.[Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır.] VE 453 kg./1004 lbs. )
( İnsan (rekor): 0.8 MPa = 81.6 ton-kuvvet/metrekare
Alman Kurdu: 1.6 - 5.5 MPa = 163-561 ton-kuvvet/metrekare
Pitbull: 1.6 MPa = 163 ton-kuvvet/metrekare
Leopar: 2.1 MPa = 214 ton-kuvvet/metrekare
Rottweiler: 2.3 - 2.4 MPa = 240 ton-kuvvet/metrekare
Beyaz Köpekbalığı: 4.13 MPa = 421 ton-kuvvet/metrekare
Aslan: 4.76 MPa = 485 ton-kuvvet/metrekare
Sivas Kangalı: 4.92 MPa = 502 ton-kuvvet/metrekare
Mürekkepbalığı: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare
Sırtlan: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare
Timsah: 17.2 - 34.47 MPa = 1754-3515 ton-kuvvet/metrekare )
- İŞKÜM ile TEPSİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hakan'ların önüne konan, büyük, çanak biçimindeki, ayakları bulunmayan tepsi. İLE ... )
- ISLAH ile/ve/||/<> İHYÂ ile/ve/||/<> TECDİD
- İSLÂM DÜŞÜNCESİ ile/ve TÜRK DÜŞÜNCESİ
- STEEPING[İng.] / TREMPAGE[Fr.] / EINWEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATMA
- İŞLEM SIRASINDA:
ÜSLÜ ile/ve/<>/> PARANTEZ ile/ve/<>/> ÇARPMA-BÖLME ile/ve/<>/> TOPLAMA-ÇIKARMA
( 1. ile/ve/<>/> 2. ile/ve/<>/> 3. ile/ve/<>/> 4. )
- İŞLEMEK ile SUÇ İŞLEMEK ile ZİNA YAPMAK ile ADALETSİZLİK YAPMAK ile İNTİHAR ETMEK ile İHANET ETMEK ile VANALİZM YAPMAK ile ŞİDDET UYGULAMAK ile BAĞLILIK ile KOMİTE ile TAAHHÜT
( COMMIT vs. COMMIT A CRIME vs. COMMIT ADULTERY vs. COMMIT INJUSTICE vs. COMMIT SUICIDE vs. COMMIT TREASON vs. COMMIT VANALISM vs. COMMIT VIOLENCE vs. COMMITMENT vs. COMMITTEE vs. COMMITTING )
( متعهدبانجامامري نمودن ile مرتکب شدن ile سر سپردن ile دست به جنايت زدن ile جنايت کردن ile جنايت مرتکب شدن ile جرم کردن ile زنا کردن ile بي عدالتي کردن ile خودکشي کردن ile انتحار کردن ile دست به خودکشي زدن ile خود کشي کردن ile خيانتکردن ile دست به تخريب زدن ile دست به خشونت زدن ile سرسپردگي ile مجلس مشاوره ile کميسيون ile کميته ile ارتکاب )
( MOTEADBANJAMAMERY NEMUDAN ile MORTEKAB SHODAN ile SAR SEPARDAN ile DAST BAH JENAYT ZADAN ile JENAYT KARDAN ile JENAYT MORTEKAB SHODAN ile JARAM KARDAN ile ZANA KARDAN ile BEY ADOLTY KARDAN ile KHODKESHY KARDAN ile ENTEHAR KARDAN ile DAST BAH KHODKESHY ZADAN ile KHOD KESHY KARDAN ile KHYENTEKARDAN ile DAST BAH TAKHARYBE ZADAN ile DAST BAH KHSHOONT ZADAN ile SARSEPARDEGY ile MOJALS MOSHAVAREH ile KAMYSYVAN ile KAMYTAH ile ERTAKAB )
- İŞLEV[İng. FUNCTION] ile/||/<> ANOKSİ[İng. ANOXIA] ile/||/<> B VİTAMİNİ[İng. VITAMIN B] ile/||/<> BAŞLANGIÇTAN GEN TAHMİNİ[İng. AB INITIO GENE PREDICTION] ile/||/<> EULER METODU[İng. EULER METHOD] ile/||/<> TÜREV[İng. DERIVATIVE]
( Bir kümenin her elemanının başka bir kümenin en az bir defa ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağıntı. Tanım kümesindeki tüm elemanlar, değer kümesindeki en az bir elemanla ilişkilendirilir. Tanım kümesinde eşleştirilen bir eleman ikinci defa eşleştirilemez. Değer kümesinde ilişkilendirilen elemanların oluşturduğu kümeye "görüntü kümesi" adı verilir. Fonksiyonlar genellikle f, g ya da h gibi küçük harflerle gösterilirler. Örneğin A ve B isimli iki küme oluşturulursa A'nın her elemanının B'nin en az bir ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağlantıya "A'dan B'ye fonksiyon" denir ve şu biçimde gösterilir: @@ Oksijen yetmezliği, vücut gözelerinin normal fonksiyonlarını gerçekleştirecek oksijenden yoksun kalması anlamına gelen bir terim. @@ Çeşitli metabolik fonksiyonlara sahip olan, suda çözünen bir grup vitamin. Bunlar: tiamin (B1), riboflavin (B2), niasin (B3), pantotenik asit (B5), B6 vitamini, biotin (B7), folik asit (B9) ve B12 vitamini. @@ Genlerin fonksiyonuna ya da organizmanın genetiğine dair herhangi bir bilgi olmamasına karşın, belirli genleri tespit etmek için kullanılan bir işlemsel biyoloji tekniği. Bu başarılabilir, çünkü eksonlar, intronlar, başlatıcılar gibi farklı gen özellikleri, DNA dizilimindeki eşsiz şablonlarla ilişkilidir. @@ Sayısal analizde, diferansiyel denklemlerin yaklaşık çözümlerini bulmak için kullanılan basit bir yöntem. Adını İsviçreli matematikçi Leonhard Euler'den alır. Başlangıç koşulları verilen bir diferansiyel denklemin çözümünü, küçük adımlarla ilerleyerek yaklaşık olarak hesaplar. Özellikle ilk derece adi diferansiyel denklemlerin çözümünde kullanılır ve adım adım, türevin eğim bilgisine dayanarak fonksiyonun değerlerini bulur. Basitliği ve uygulanabilirliği ile öne çıksa da, doğruluğu açısından daha gelişmiş yöntemlerle karşılaştırıldığında sınırlamalara sahiptir. @@ Matematikte bir f(x)f(x)f(x) fonksiyonunun tanım kümesi içinde yer alan bir xxx noktası için anlık değişim miktarı ya da diğer bir tabiri ile o noktadan geçen teğetin sahip olduğu eğim miktarı. Aralarındaki mesafe aaa olan farklı iki nokta üzerinden geçen doğrunun eğimini bulmayı sağlayan:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TÂBİ[Osm.] / FUNCTION[İng.] / FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞLEV
- İŞLEV ile/ve TERETTÜB-ÜL ÂSÂR[Ar.]
( ... İLE/VE Varolanın içeriğine(mahiyetine) ilişkin niteliklerinin ortaya çıkması. )
- İSPAT değil/yerine/= TANITLAMA
- ISRAR ile/değil/yerine TEKLİF
( Yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Var. )
( Teklif et fakat ısrar etme! )
( [not] INSISTENCE vs./but PROPOSAL/OFFER
PROPOSAL/OFFER instead of INSISTENCE )
- ISRAR ile/ve "TİTİZLİK"
- [ne yazık ki]
ISRARLI ile/ve/||/<> TAKINTILI
- İSTANBUL ve/<>/> TEBRİZ
( Türkçe'nin en çok konuşulduğu kent. VE/<>/> Türkçe'nin en çok konuşulduğu ikinci kent. )
- İSTANBUL ile/ve TÜRKİYE
( Eski İstanbul'un denizden yüksekliği 2 ile 12 metre arasındadır. )
( 1854/55: İstanbul Belediyesi'nin kuruluşu. )
( İSTANBUL'DA ... )
( İSTANBUL SÖZLÜĞÜ - M. ORHAN BAYRAK - TARİH DÜŞÜNCE KİTAPLIĞI )
( İSTANBUL'UN İLKLERİ VE ENLERİ - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU - EP YAYINLARI )
- İSTATİSTİKSEL ANLAM/LILIK / YORUM ile/ve/<> TARİHSEL ANLAM/LILIK / YORUM
- İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )
- İSTEK ile/ve/<> TERCİH
( REQUEST vs./and/<> PREFER )
- İSTEK ile/ve TESLİMİYET
- İSTEMEK ile/ve/<> TENEZZÜL
- İSTİ'ÂRE[Ar.] ile TEŞBÎH[Ar.]
- İSTİĞFÂR[Ar.] ile TEVBE[Ar.]
- İŞTİKÂK[Ar.] ile TÜREME | [Edebiyatta, aynı kökten türemiş olan sözcükleri bir arada bulundurma sanatı.]
- İSTİKRAR ve/||/<>/< TUTARLILIK
- ISTILAH[< SULH] değil/yerine/= TERİM, İLİM SÖZÜ, TÂBİR
- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT] ile TEÂTÎ[< ATÂ]
- [ne yazık ki]
İSTİSMÂR ile/ve/||/<>/> TECÂVÜZ
- İSYAN ile/ve/||/<>/> TEPKİ
- İSYAN/KÂR/LIK ile/ve/değil/yerine/<> TEPKİ/SEL/LİK
- İTAAT ile/ve/değil/yerine/<> "TAPMAK" ile/ve/değil/yerine/<> TESLİMİYET
( [not] OBEY vs./and "WORSHIP" vs./and/but/<> SUBMISSION
SUBMISSION instead of OBEY and "WORSHIP" )
(1996'dan beri)