Bugün[02 Temmuz 2026]
itibarı ile 6.575 başlık/FaRk ile birlikte,
6.575 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(19/28)


- ÖRNEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARAÇ


- ÖRNEK ile/||/<> BASILI ÖRNEK/HARDCOPY


- ÖRNEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BENZETME


- ÖRNEK ile/||/<> EVREN

( Örnek alt küme İLE evren tüm popülasyondur )

( Formül: Sample İLE population )


- ÖRNEK ile ÖRNEK ile ÖRNEKLER

( EXAMPLAR vs. EXAMPLE vs. EXAMPLES )

( مثلي ile مثالي ile مثال ile نمونه ile سرمشق ile مال ile عبرت ile الگو ile نظائر ile امثال ile امثاله )

( مثلي ile مثالي ile MASAL ile NEMONEH ile SARMASHGH ile MAL ile EBRAT ile ALGO ile NEZAER ile AMSAL ile امثاله )


- ÖRNEK ve RESM-İ NÂKIS


- ÖRNEKLEME ile/ve/||/<> KIYASLAMA


- ÖRNEKLEMEK ile ÖRNEKLEMEMEK

( Beni sıkar. İLE Seni sıkar. )

( Anlayamama(sı)ndan dolayı, örnekleme zorunluluğu doğar. )

( "TEŞBİHTE HATA OLMAZ" değil TEŞBİHTE, HATA OLMASIN/OLMAZ/OLMAMALI!
[ Hangi benzetmeyi yaparsan yap, önemli değildir anlamına gelmez. Benzetme(teşbih) yapacağın zaman hata yapmama gerekliliğini anlatır! [Teşbih sözcüğünden sonra virgül/duraklama çok önemli!]) ( Halk arasında daha çok, yapılan benzetmeden alınılmamasını dilemek için söylenilir ama bu yanlış kullanımdır. ] )

( Kötü örnek, örnek değildir!
[Sui misal, misal teşkil etmez!] )


- ÖRNEKLEMEK ile ÖRNEKLENMEK ile ÖRNEKLENDİRMEK ile ÖRNEKLEYEBİLMEK ile ÖRNEK/LİK


- ORNITHOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ORNİTOFOBİ

( Kuşlara karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunanca'da "kuş" anlamına gelen ὄρνις ("ornis") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ORNİTORENG ve DİKENLİ KARINCAYİYEN

( Yumurtlayan, sadece iki memelidir. )


- OROBAN değil/yerine/= CANAVAROTU

( Canavarotugiller ailesinin örnek türlerinden olan ve kenevirle tütün köklerinin asalaklarından biri sayılan çiçekli bitki. [Lat. OROBANCHE RAMOSA] )


- OROBANCHEAE = BÎKÎYE


- OROGENY ile ...

( DAĞLARIN OLUŞUMU )


- OROGENY[İng.] değil/yerine/= OROJENEZ

( Birbirlerine yaklaşan levhalar arasında sıkışan tortul tabakaların yükselip kıvrılması ya da kırılması yoluyla gerçekleşen dağ oluşum süreci.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DAĞ OLUŞ/OROJENİ[Fr. < Yun. OROS: Dağ. | GNOS: Doğuş.] ile/ve DAĞCILIK/ALPİNİZM[Fr.]

( Dağ oluş. | Dağ bilimi. İLE/VE Dağcılık. )


- OROPOID ile AKDENİZ, ALP DAĞ, KUZEY TİPİ

( AKDENİZ, ALP DAĞ, KUZEY TİPİ ile )


- ETIKETTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖROPVUM


- OROSPU ile/değil METRES


- OROSPU/LUK / KAHPE[Ar. < KAHBE] / EKEK/LİK / ERSEK[dvnlgttrk] ile FÂHİŞE/LİK | KEVÂŞE

( Kısaca: Orospuluk Zihinde; Fahişelik Gövdede
Orospuluk, spekülatif düşüncelerle, çıkara yönelik, işine geldiği gibi hareket etme eğilimi(eşeysel göstergesi olmaksızın). İLE Fahişelik ise, içinde bulunduğu/bulunmuş oldukları koşullardan/olumsuzluklardan/"acziyetten" kaynaklanabilen, çok geniş/özel nedenlere dayanabilen ya da kişisel seçim/karar ile gövdenin eşeysel yönde, nesnel karşılığı için kullandırılması. )

( BAGIYY [çoğ. BAGAYÂ] )


- OROSPU/LUK ile OROSPU BÖREĞİ ile OROSPU YEMEĞİ ile OROSPU ÇOCUĞU ile OROSPU BOHÇASI


- ORPHAN GENE[İng.] değil/yerine/= ORFON

( İzole olmuş lokasyonlarda bulunan, izole olmuş bir gen kümesinin üyesi olan gen.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ORPHAN vs. MOTHERLESS


- ÖRS ile ÖRS

( Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli demir araç. | Üzerine çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı aracı. İLE Kulaktaki üç kemikten biri. )


- ORSA[İt.] ile/>< BOCA[İt.]

( Yelkenleri, rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, iki taraftan da yelkenin ortasına bağlanan ip. | Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgâr üstü. | Geminin, yelin geldiği yöne döndürülmesi. İLE Geminin rüzgâr almayan yanı. )


- ORSA[İt.] ile/ve ORSA ALABANDA[İt.] ile/ve ORSA POCA/BOCA[İt.]

( Yelkenleri, rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, iki taraftan, yelkenlinin ortasına bağlanan ip. | Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgâr üstü. İLE/VE Gemiyi birdenbire rüzgârın üstüne çevirme. İLE/VE Geminin, bazı rüzgâr yönüne yaklaşarak, bazen rüzgârdan uzaklaşarak yol alması. | Geminin rüzgâr almayan yanı. | [mecaz] Bata çıka, iyi kötü. )


- ORSALAMAK ile ORSA ile ORSA BOCA ile ORSA ALABANDA


- ORSAT APPARATUS[İng.] / ORSATAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORSAT AYGITI/CİHAZI


- ÖRSELEMEK ile ÖRSELENMEK ile ÖRS ile ÖRS KEMİĞİ


- ÖRSELEMEK ile TIRMALAMAK


- ORŞİT ile HİDROSEL


- OERSTED[İng.] / ŒRSTED[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖRSTED


- ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ'NDE:
HASTALIK ve/<> HASTAHANE

( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, hastahane ve sağlık hizmetleri çok kötü olduğundan, hasta olmamak için -umarız bir gün düzelene kadar- hastahaneye gitmemek bile gerekebilir. )


- ORTA AMERİKA CUMHURİYETİ:
EL SALVADOR ve/<> HONDURAS ve/<> GUATEMALA ve/<> NİKARAGUA ve/<> KOSTA RİKA

( Orta Amerika Cumhuriyeti, 1843 yılında, beş ayrı ülkeye bölündü. )


- ORTA AMERİKA ile MERKEZİ ile MERKEZ POLİS KARAKOLU ile MERKEZİ İŞLEMCİ ile MERKEZ TERMİNAL ile MERKEZCİ ile MERKEZİLİK ile MERKEZİLEŞTİRMEK ile MERKEZİLEŞTİRİLMİŞ ile MERKEZLEYİCİ ile MERKEZ

( CENTRAL AMERICA vs. CENTRAL vs. CENTRAL POLICE STATION vs. CENTRAL PROCESSOR vs. CENTRAL TERMINAL vs. CENTRALIST vs. CENTRALITY vs. CENTRALIZE vs. CENTRALIZED vs. CENTRALIZER vs. CENTRE )

( وسطي ile مرکزي ile مياني ile آمريکاي مرکزي ile سرکلانتري ile پردازنده مرکزي ile پايانه مرکزي ile طرفدار تمرکز ile مرکزيت ile متمرکز کردن ile تمرکز دادن ile مرکزيت دادن ile متمرکز ile متمرکز کننده ile درمرکز قرار گرفتن ile وسط ونقطه مرکزي )

( VASTY ile MARKZY ile MYANY ile AMARYKAY MARKZY ile SARKOLANTERY ile PARDAZANDEH MARKZY ile PAYANEH MARKZY ile TARAFDAR TAMRAKZ ile MARKZYT ile MATMARKZ KARDAN ile TAMRAKZ DADAN ile MARKZYT DADAN ile MATMARKZ ile MATMARKZ KONANDEH ile DARMARKZ GHARAR GARAFTAN ile VAST VANGHTEH MARKZY )


- ORTA CAMİ ile ORTAKÖY CAMİSİ / MECİDİYE CAMİSİ

( Fatih'te, Sofular semtinde, Et Meydanı'ndadır. İLE Ortaköy'de, iskele yanındadır. )

( 1527'de, Maktûl İbrahim Paşa tarafından. [Ahmediye Camisi, Et Meydanı Camisi adlarıyla da bilinir.] İLE 1854'te, Sultan Abdülmecid tarafından, Mimar Karabet Balyan'a Barok üslûbunda yaptırılmıştır. )


- ORTA DAMAR ile/ve/||/<> YAN DAMAR

( Bitki yapraklarının tam ortasında bulunan ve yan damarlara göre daha kalın olan damar. )


- ORTA HECE DÜŞMESİ ile/||/<> ÖN SES DÜŞMESİ ile/||/<> ÜNSÜZ TÜREMESİ

( Son hecelerinde dar ünlü bulunan Türkçe kelimelerin bir gurubu ad çekimi ve iyelik ekleri aldıklarında, iç heceye geçen son hecedeki dar ünlülerin, eklerle genişletilmiş bazı kelimelerde de, Türkçenin ses tarihi içinde geçirdiği çeşitli gelişmeler sonunda vurgunun kendinden sonraki heceye kayması yüzünden, içseste kalan veya bağlantı görevi yapan ünlülerin düşmesi olayı: ağız > ağzı, ağza, ağzın; alın > alnı, alna, alnın; bağır > bağrı, bağra, bağrın; boyun > boynu, boyna boynun; oğul > oğlu, oğla, oğlun; kayın > kaynı, kaynın; dirilik > dirlik, ilerilemek > ilerlemek, karışı > karşı, kokulamak > koklamak, kavuşak > kavşak, süpürüntü > süprüntü, yalınız > yalnız, yanılış > yanlış vb. @@ Azerbaycan Türkçesi: sinkop ~ söz ortasında säs düşmäsi; Türkmen Türkçesi: daarçekimlileriň düşmesi; Gagauz Türkçesi: sinkopa ~ orta kısımın (sesin) düşmesi; Özbek Türkçesi: tóvuş tuşişi ~ sinkopa; Uygur Türkçesi: tavuşlarniň cüşüp qelişi ~ sinkopa; Tatar Türkçesi: sinkopa~ urtadağı icek (suzıq) qısqaru; Başkurt Türkçesi: sinkopa ~ öndöň töşöp qalıwı; Kmk:söznü içindegi awaznı tüşmegi - sinkopa; Krç.-Malk.: tawuşnu tüşüwü ~sinkopa; Nogay Türkçesi: sestîň tüsüwi ~ sinkopa; Kazak Türkçesi: dıbıstıň tüsüwi ~ sinkopa;Kırgız Türkçesi: tıbıştın tüşüp kalışı; Alt:: tabıştın tüşkeni; Hakas Türkçesi: tapsagnıň tüskenî;Tuva Türkçesi: kı'zaa a'jık ünnernin çı'deri; Şor Türkçesi: *ün tüşkeni ~ sinkopa; Rusça: vıpadeniye zvuka ~ sinkopa; ~ )

( HAPLOLOGY, SYNCOPATION | APHERESIS | CONSONANT EPENTHESIS~APHERESIS~CONSONANT EPENTHESIS )

( HAPLOLOGIE, SYNCOPE | APHÉRÈSE | ÉPENTHÈSE CONSONANTIQUE~APHÉRÈSE~ÉPENTHÈSE CONSONANTIQUE )

( ...~APHAERESIS~... )

( HAPLOLOGIE, SYNKOPE | APHARESE, APHARESES | KONSONANTENEINSCHUB~APHARESE, APHARESES~KONSONANTENEINSCHUB )

( SINCOPE~AFERESI~EPENTESI CONSONANTICA )

( ΣΥΓΚΟΠΉ / συγκοπή~ΑΦΑΊΡΕΣΗ / αφαίρεση~ΕΠΈΝΘΕΣΗ ΣΥΜΦΏΝΟΥ / επένθεση συμφώνου )


- MITTEL SCHNELLE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTA HIZLI NÖTRONLAR


- MITTELSCHNELLER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTA HIZLI REAKTÖR


- ORTA LAMEL[İng. MIDDLE LAMELLA] ile/||/<> ORTADÖL DEĞERİ[İng. MID-OFFSPRING VALUE] ile/||/<> ORTAEBEVEYN DEĞERİ[İng. MIDPARENT VALUE] ile/||/<> ORTAK BAHÇE DENEYİ[İng. COMMON GARDEN EXPERIMENT] ile/||/<> ORTALAMA FAZLALIK[İng. MEAN EXCESS]

( Bitki gözesinin bölünmesi sırasında göze plağını oluşturan, yan yana iki bitki gözesi duvarı arasındaki çoğunlukla pektinden oluşan tabaka. @@ Bir ailedeki yavruların ortalama fenotiplerini belirtmek için kullanılır. @@ Bir bireyin iki ebeveyninin ortalama fenotip değeridir. @@ Farklı popülasyonların benzer koşullar altında bir araya getirilmesine dayanan bir deneydir. @@ Bir a aleli için ortalama fazlalık, a alelini taşıyan bireylerin ortalama uyum başarılarının, popülasyonun genel ortalama uyum başarısından olan fazlalığı ya da eksikliğidir. Eğer ortalama fazlalık pozitif ise, o alelin frekansı nesiller içinde artacaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÖNDER:
ORTA ile/ve/||/<>/> İYİ ile/ve/||/<>/> DAHA İYİ ile/ve/||/<>/> EN İYİ

( Anlatır. İLE/VE/||/<>/> Açıklar. İLE/VE/||/<>/> Gösterir. İLE/VE/||/<>/> Esin/ilham verir. )


- ORTA OYUNU ile/ve/||/<>/> DOĞAÇLAMA/TULUAT[Ar.]

( )

( Kavuklu ve Pişekâr İLE/VE/||/<>/> Uşak ve Efendi )


- RÉACTEUR À SPECTRE INTERMÉDIAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ORTA TAYFLI TEPKİLEŞİM


- ORTA YOL ile/ve/değil/||/<> ARA ÇÖZÜM


- ORTA ile/ve/||/<> ARACI


- ORTA ile/ve/değil MERKEZ


- ORTA ile/ve/||/<> ORTAY/MERKEZ[Ar.]


- ORTA ile/ve/||/<> SONUÇ

( [İki taraftan da pay] Alarak/alıyorsa. İLE/VE/||/<> Almıyorsa. )


- ORTAÇAĞ:
ERKEN ile/ve/<>/> YÜKSEK/KLASİK ile/ve/<>/> GEÇ

( ORTAÇAĞ: Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden [476] başlayarak, 1453 ya da 1492'ye kadar süren çağ. )

( 476 - 1000 arası. ile/ve/<>/> 1000 - 1300 arası. ile/ve/<>/> 1300 - 1453/1492 arası. )

( )


- ORTAÇEŞME (HACI SALİH PAŞA ÇEŞMESİ) :

( Sarıyer'den Maden Mahallesine giderken, mezarları geçtikten sonra yol ayrımında bulunmaktadır. Asırlık çınar ağaçlarının karşısında ve büyük dişbudak ağacının dibinde çukurdadır. Kitabesinde: Sahib - ül hayrat vel - hasenat/Elhac Salih Paşa Sadr - ı ali hala" (1238) yazısı vardır. Sarıyer Vakıf memba suyunun ulaştığı ilk çeşmedir. Bakımsızlıktan, gelen suyun yol seviyesinin çok altında kalması nedeniyle su akışı iptal edilmiştir. Çeşme bakımsız ve harap haldedir. )


- ORTAÇEŞME CADDESİ :

( Taşiskele'den başlayarak, üç mezarlığı geçtikten sonra Ortaçeşme de son bulur. Sarıyer'in en eski caddesidir. Sarıyer'in en görkemli Köşkü bu cadde üzerindedir. Sahibi Erzurum Milletvekili Alb. Dr. Fehmi Çobanoğlu muhteşem köşkünü Sarıyer Verem Savaş Derneğine bağışladı. Cadde ismini, mezarlıkların kuzey tarafında bulunan ve oradaki maslaktan Sarıyer'deki çeşmelere su veren Orta Çeşmeden almış olabilir. )


- ORTADA BIRAKMA/KALMA ile/ve/||/<>/>/< BELİRSİZLİK


- ORTADA ile/ve/değil ORTALIKTA


- ORTADA/Kİ ile/ve/değil/yerine ARACI

( Uzak illet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yakın illet. )

( MUTAVASSIT ile/ve/değil/yerine VASITA )


- ORTADAN KALDIRMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK


- ORTADAN KALDIRMAK ile KALDIRILDI ile KALDIRILMIŞ GÜMRÜKLER

( ABOLISH vs. ABOLISHED vs. ABOLISHED CUSTOMS )

( اازميان بردن ile نسخ کردن ile منسوخ کردن ile موقوف ile منسوخ ile رسوم مسوخه )

( AZMYAN BARDAN ile NASKH KARDAN ile MONSOKH KARDAN ile MOGHOOF ile MONSOKH ile رسوم مسوخه )


- ORTADAN KALDIRMAK ile/||/<> KÖKÜNÜ KAZIMAK


- ORTADAN KALDIRMAK ile ORTADAN KALDIRILDI ile YOK ETME

( ERADICATE vs. ERADICATED vs. ERADICATION )

( از ريشه در آوردن ile ريشه کن کردن ile لنجيدن ile ريشه کن ile ريشه کني ile قلع )

( AZ RYSHEH DAR AVARDAN ile RYSHEH KON KARDAN ile LANJYDAN ile RYSHEH KON ile RYSHEH KONY ile GHAL )


- ORTADAN KALDIRMAYINCA ile/değil ORTADAN KALDIRMADIKÇA


- ORTADOKS değil ORTODOKS


- ORTAK AKIL ile/ve/||/<> ORTAK İSTENÇ


- ORTAK AKLIN, ...:
SÖYLEME ÇIKIŞI ve/||/<>/> GÖRÜNÜŞE ÇIKIŞI

( Tüze[hukuk]. VE/||/<>/> Tüzel kurumlar. )


- ORTAK (ALAN/PARA/BİLGİ vs.) ile/ve/değil TOPLAM (ALAN/PARA/BİLGİ vs.)


- ORTAK ALAN ALAN


- ORTAK ALAN ile/ve ORTAK NOKTA

( COMMON FIELD vs./and COMMON POINT )


- ORTAK DİL ile/||/<> ULUSAL DİL

( Bir dilin lehçe ya da ağızlarından birinin yaygınlaşarak ülkenin ortak dili durumuna gelmiş biçimi: Türk ortak dili, Fransız ortak dili vb. @@ Bir ülkede konuşulan lehçe ve ağızlar içinde yaygınlaşarak hâkim duruma geçen, ortak yazı ve edebiyat dili olarak kullanılan dil. Türkiye Türkçesinin ortak dili İstanbul ağzı üzerine kurulmuştur. )

( COMMON | COMMON LANGUAGE | NATIONAL LANGUAGE~NATIONAL LANGUAGE )

( LANGUE COMMUNE | LANGUE NATIONALE~LANGUE NATIONALE )

( GEMEINSPRACHE, KOINE | GEMENISPRACHE | NATIONALSPRACHE~NATIONALSPRACHE )

( LINGUA COMUNE~LINGUA NAZIONALE )

( ΚΟΙΝΉ ΓΛΏΣΣΑ / κοινή γλώσσα~ΕΘΝΙΚΉ ΓΛΏΣΣΑ / εθνική γλώσσα )


- ORTAK DUYU = HİSS-İ MÜŞTEREK = COMMON SENSE[İng.] = SENS COMMUN[Fr.] = GEMEINSINN[Alm.] = SENSUS COMMUNIS[Lat.] = KOINE AISTHESIS[Yun.] = COMÚN SENTIDO[İsp.]


- ÉLECTRONS COMMUNS[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAK ELEKTRONLAR


- ORTAK GEÇMİŞ ve/değil/yerine/||/<>/>/< ORTAK GELECEK


- ORTAK, GENEL = COMMON[İng.] = COMMUN[Fr.] = COMMUNISGEWÖHNLICH[Alm.]


- COMMON ION EFFECT, MOLARITY[İng.] / MOLARITÉ[Fr.] / MOLARITÄT, MOLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAK İYON ETKİSİ, MOLARİTE


- ORTAK KAVRAMLAR = COMMON NOTIONS[İng.] = NOTIONS COMMUNES[Fr.] = GEMEINBEGRIFFE[Alm.] = NOTIONES COMMUNES[Lat.]


- COLLECTIVE MODEL[İng.] / MODÈLE COLLECTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ORTAK MODEL


- ORTAK NOKTA ile/ve/değil/yerine ALT KATILIM(ASGARİ MÜŞTEREK)

( [not] COMMON POINT vs./and/but COMMON SENSE
COMMON SENSE instead of COMMON POINT )


- ORTAK NOKTA ile/ve BENZE(T)MEK

( COMMON POINT vs./and TO LIKEN )


- ORTAK OLAN/OLUNAN ile/ve/değil/yerine ÖDÜNÇ ALINAN


- COLLECTIVE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL COLLECTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ORTAK POTANSİYEL


- ORTAK ile KOMÜNALİZM ile KOMÜN ile İLETİŞİM ile İLETİŞİM ile İLETİŞİM KANALI ile İLETİŞİM AĞI ile İLETİŞİM UYDUSU ile İLETİŞİM TEORİSİ ile İLETİŞİMSEL ile İLETİŞİMCİ ile CEMAAT ile KOMÜNİZM ile KOMÜNİST ile TOPLUM ile TOPLUM MERKEZİ ile TOPLULUK MÜLKİYETİ ile İLETİŞİM KURMAK

( COMMUNAL vs. COMMUNALISM vs. COMMUNE vs. COMMUNICATE vs. COMMUNICATION vs. COMMUNICATION CHANNEL vs. COMMUNICATION NETWORK vs. COMMUNICATION SATELLITE vs. COMMUNICATION THEORY vs. COMMUNICATIVE vs. COMMUNICATOR vs. COMMUNION vs. COMMUNISM vs. COMMUNIST vs. COMMUNITY vs. COMMUNITY CENTER vs. COMMUNITY PROPERTY vs. COMMUNIZE )

( اشتراکي ile سيستم اشتراکي ile صميمانه گفتگو کردن ile کمون ile مزرعه اشتراکي ile ارتباط برقرار کردن ile ابلاغ کردن ile القاء کردن ile مکاتبه ile مرابطه ile ابلاغ ile مجراي ارتباطي ile شبکه ارتباتي ile ماهواره ارتباطي ile نظريه ارتباطات ile ارتباطي ile رسان ile صميميت وهمدلي ile مسلک اشتراکي ile مرام اشتراکي ile کمونيسم ile کمونيست ile کمونيستي ile جماعت ile جامعه ile مرکز اجتماع ile اموال همگاني ile اشتراکي کردن ile کمونيستي کردن )

( اشتراکي ile SYSETAM ESHTARAKY ile SAMYMANEH GOFTEGO KARDAN ile KAMON ile MAZRAEH ESHTARAKY ile ERTABAT BARGHARAR KARDAN ile ABLAGH KARDAN ile ELGHA KARDAN ile MAKATBEH ile مرابطه ile ABLAGH ile MOJRAY ERTABATY ile SHABKEH ERTABATY ile MANPAVAREH ERTABATY ile NAZARYYEH ERTABATAT ile ERTABATY ile RESAN ile SAMYMYT VAHAMDELY ile مسلک اشتراکي ile MARAM ESHTARAKY ile KAMONYSAM ile KAMONYSET ile کمونيستي ile JOMAAT ile JAMEH ile MARKZ EJTEMA ile AMVAL CPEHMGANY ile ESHTARAKY KARDAN ile KAMONYSETY KARDAN )


- ORTAK ile ORTAKLAŞA


- [ne yazık ki]
ORTAK ALANDA:
"KİŞİSEL DAVRANIŞ" ve/||/<>/< "KEYFÎ TUTUM"

( İkisi de yapılmamalı! )


- ORTAKLAŞALIK = CEMAAT = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = COMUNIDAD[İsp.]


- ORTAKLAŞA/LIK ile ORTAKLAŞACI/LIK


- ORTAK/LIK ile/ve/||/<>/< AŞKIN/LIK


- ORTAKLIK ile/ve/<> AYRIM


- ORTAK/LIK ile/ve BENZER/LİK

( COMMON vs./and SIMILAR )


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇÖZÜM ORTAKLIĞI


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine DAYANIŞMACI ORTAKLIK


- ORTAK/LIK ile/ve FARKLI/LIK

( COMMON vs./and DIFFERENT )


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/<> GÜÇ BİRLİĞİ


- ORTAK/LIK ile KOŞUT/LUK


- ORTAK/LIK ile/ve/<> ÖZDEŞ/LİK


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine TOPLUMSAL ADÂLET

( [not] COMMUNISM vs./and/but SOCIAL JUSTICE
SOCIAL JUSTICE instead of COMMUNISM )


- VASATÎ KIYMET[Osm.] / MEAN VALUE[İng.] / VALEUR MOYENNE[Fr.] / MITTELWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA DEĞER


- MEAN ACTIVITY COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA ETKİN/AKTİFLİK KATSAYISI


- MITTLERER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA HATA


- ORTALAMA HIZ ile/||/<> ANLIK HIZ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Ortalama toplam/zaman, anlık belirli andaki hızdır )

( Formül: vort=Δx/Δt İLE v=dx/dt )


- AVERAGE SPEED[İng.] / VITESSE MOYENNE[Fr.] / DURCHSCHNITTSGESCHWINDIGKEIT, MITTLERE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA HIZ


- ORTALAMA İLE MEDYAN İLE MOD ile/||/<> MERKEZİ EĞİLİM ÖLÇÜLERİ

( Ortalama aritmetik merkez, medyan sıralı ortanca, mod en sık tekrarlanan değerdir. )

( Formül: μ = Σxᵢ/n )


- ION MEAN LIFE[İng.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA İYON ÖMRÜ


- ORTALAMA (OLARAK) ile/ve GENELLEME

( ON AN AVERAGE vs./and GENERALIZATION )


- MEAN FREE PATH[İng.] / LIBRE PARCOURS MOYEN[Fr.] / MITTLERE FREIE WEGLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA SERBEST YOL


- STANDARD ERROR OF A MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA STANDART HATASI


- ORTALAMA ile EN AZ(ASGARİ)


- ORTALAMA ile/ve/||/<> GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ


- ORTALAMA ile/||/<> MEDYAN

( Ortalama aritmetik merkez İLE medyan sıralı ortadaki değer )

( Formül: μ = Σx/n İLE M = x_{(n+1)/2} )


- ORTALAMA ile ORTALAMASI

( AVERAGE vs. AVERAGE OF )

( متوسط ile معدل ile حد متوست ile ميانگين ile متعارفي ile معدل گرفتن )

( MOTOSET ile MADEL ile HAD MOTOST ile MYENGYNE ile MOTAAREFY ile MADEL GARAFTAN )


- ORTALAMA ile/ve/||/<>/> RASTGELELİK

( Basınç ve ısı. İLE/VE/||/<>/> Tersinemezlik. )


- VASATÎ[Osm.] / MEAN, AVERAGE[İng.] / MOYENNE[Fr.] / DURCHSCHNITTLICH, MITTE, MITTELTWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA


- ORTALAMA ile YAKLAŞIK


- ORTALAMA ile/ve/değil/yerine YAKLAŞIK

( [not] AVERAGE vs./and/but APPROXIMATE
APPROXIMATE instead of AVERAGE )


- ORTALIKTA DURAN ile ORTALIKTA DÖNEN

( STANDS AROUND vs. TURNINGS AROUND )


- [Ortalık yerde karıştırılmamalı!]
BURUN DELİKLERİ ve/||/<> KULAK DELİKLERİ


- ORTAM:
HAREKETİ TETİKLEMEZ ile/değil/hatta/>< ENGELLER


- ORTAM İÇİN:
KOKU/YOR ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/> HAVA/SIZ


- ORTAM [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- ORTAM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ORTAM ile ALTYAPI


- ORTAM ile/ve/||/<> KOŞULLAR


- MUHİT, VASAT[Osm.] / AMBIENT, MEDIUM[İng.] / MILIEU[Fr.] / MEDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAM


- ORTAM ile/değil ORTAĞIM


- ORTAM ile/ve/değil/<> ORTALIK


- ORTAMA GİRMEK ile/ve/<> ORTAMDAN ÇIKMAK

( Ortamda bulunan kişilerin, sizin orada/aralarında bulunup bulunmamanıza göre gösterdikleri memnuniyet ya da rahatsızlıklarıyla orantılıdır. )


- MEDIAN[İng.] / MEDIAN, ZENTRAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTANCA


- ORTANCA ile ORTANCA

( Yaş bakımından, üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan. | Büyüklük, irilik bakımından, üç nesne arasında, sondan ya da baştan ikinci gelen. İLE Taşkırangillerden, kırmızı, pembe ya da mor renkli çiçeklerini yaz başında açan, gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. )

( ... cum HYDRANGEA HORTENSIA )


- ORTANCADA:
ASİDİK TOPRAK ile/ve/||/<>/> NÖTR TOPRAK ile/ve/||/<>/> ALKALİ TOPRAK

( Mavi tonlar. İLE/VE/||/<>/> Mor. İLE/VE/||/<>/> Pembe tonlar. )

( pH 5.5 ve altı.[koyu mavi] > Açık mavi.[hafif asidik] İLE/VE/||/<>/> pH 6.5 - 7. [mor] İLE/VE/||/<>/> Canlı pembe.[hafif alkali] > 7 ve üzeri.[koyu pembe] )


- ORTANIN SAĞI ile ORTANIN SOLU


- ... değil ORTAOYUN


- ORTASINDA ile ARASINDA

( Bacaklarının ortasında ne vardır?: Diz/ler! [arasında değil!] ;) )


- ORTAYA ÇIKARMA ile ÖNE ÇIKARMA

( TO EXPOSE vs. TO BRING FORWARD )


- ORTAYA ÇIKARMA ile/ve/||/<> TEMELLENDİRME


- ORTAYA ÇIKARMAK ile MARUZ ile MARUZ KALMAK ile TEHLİKEYE MARUZ

( EXPOSE vs. EXPOSED vs. EXPOSED TO vs. EXPOSED TO DANGER )

( بيپناه گذاشتن ile درمعرض گذاشتن ile ضاهر ساختن ile بي پناه ile در معرض ile در معتز خطر )

( BEYPENAH GOZASHTAN ile DARMARZ GOZASHTAN ile ZANPAR SAKHTAN ile BEY PENAH ile DAR MARZ ile DAR MOETEZ KHATAR )


- ORTAYA ÇIKIŞ ile ACİL DURUM ile ACİL

( EMERGENCE vs. EMERGENCY vs. EMERGENT )

( ناگه آينده ile اضطراري ile اضطرار ile اورژانس ile اثرات ناشيه ile بيرون آينده ile طالع )

( NAGEH AYNADEH ile EZTERARY ile EZTERAR ile ORZHANS ile ASARAT NASHYYEH ile BEYRON AYNADEH ile TALE )


- ORTAYA ÇIKMA ile KENDİNİ GÖSTERME


- ORTAYA ÇIKMA ile/ve/<>/değil OLUŞMA


- ORTAYA ÇIKMA ile/ve/||/<> ORTAYA KOYMA


- ORTAYA ÇIKMA ile/ve/değil/> YAPILANMA


- ORTAYA KOYMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖYLEMEK

( )


- ÖRTBAS["ÖRTPAS" değil!] ETMEK ile KORUMAK ile BASTIRMAK ile GÖZARDI ETMEK

( ... vs. TO IGNORE )


- ORTEZ ile/ve/||/<> PROTEZ

( Kaybedilen örgenlerin desteklenmesinde ve düzeltilmesinde yardımcı olan araçlar. İLE/VE/||/<> Herhangi bir örgen kaybı yaşandığında oluşturulan yapay örgenler. )


- ORTHOCENTER ile/||/<> CENTROİD

( Orthocenter yükseklik kesişimi İLE centroid ağırlık merkezi. )

( Formül: Altitude intersection İLE mass center )


- ORTHOGONAL ile/||/<> ORTHONORMAL

( Orthogonal dik ⟨u,v⟩=0, orthonormal dik ve birim. )

( Formül: Perpendicular İLE unit perpendicular )


- ORTHOLOG GENES[İng.] değil/yerine/= ORTOLOG GENLER

( Farklı organizmalarda bulunan, atasal kökeni aynı, dolayısıyla yapısal ve işlevsel benzerliği olan fakat tür oluş sürecinde ayrılmış olan genler. Şekilde A atasal geninin tür içinde A ve B genlerine ikilenmesinden (duplikasyon) sonra, türleşme sürecinde farklı türlere geçişi gösteriliyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ORTH-/ORTHO- ile/||/<> OST-/OSTE-/OSTEO-/-OSTEON ile/||/<> OSSEO-/OSSİ- ile/||/<> SPHEN-/SPHENO- ile/||/<> CHONDR-/CHONDRİ-/CHONDRİO-/CHONDRO- ile/||/<> FRACT-

( Düz, normal, doğru, gerçek. İLE/||/<> Kemik. İLE/||/<> Kemik, kemiksi. İLE/||/<> Kama, kama biçiminde, sfenoid kemikle ilgili. İLE/||/<> Kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdak. İLE/||/<> Kırık, kırılma. )


- ORTHSTAIN[İng.] ile/değil/yerine/= ORTHSTAİN


- ÖRTMEK ile ÖRTMECE


- ORTHO ACID[İng.] / ORTHO ACIDE[Fr.] / ORTHO SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTO ASİT


- ORTO ile/||/<> META

( Orto yan yana İLE meta bir atlayarak konumdur )

( Formül: 1 ile2- İLE 1 ile3- )


- ORTHO-[İng.] / ORTHO-[Fr.] / ORTHO-[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTO-


- ORTODROMİK/ORTHODROMIC NORMAL YÖNE İLETİR -değil/yerine/=


- ORTHOFORM[İng.] ile/değil/yerine/= ORTOFORM


- ANTENNES ORTHOGONALES[Fr.] / ORTHOGONALE ANTENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOGONAL ANTENLER


- ORTHOGONALE MATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOGONAL MATRİS


- ORTHOGONAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOGONAL


- ORTOKLAZ ile ORTOKLAZLI


- ORTHONORMALE VEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTONORMAL VEKTÖRLER


- ORTOPEDİ[Yun. ORTHOS: Doğru. | PAIS/PAIDOS: Çocuk.] ile/ve/<> AGMATOLOJİ ile/ve/<> OSTEOLOJİ[Fr.]

( ORTOPEDİ: Tıbbın, çocuklardaki gövde biçimsizliklerini düzelten ya da önleyen bir kolu. | Gövdedeki kemikler, eklemler, kaslar, kirişler, sinirler gibi hareketi sağlayan örgen bozukluklarını sağaltan cerrahi kolu. | Hastahanelerde, bu tür sağaltımların yapıldığı bölüm. İLE/VE/<> Kırık bilimi. İLE/VE/<> Kemik bilimi. )


- ORTOPEDİ ile ORTOPEDİST


- ORTOPEDİST ile PODİATRİST(/CHIROPODIST)

( Kemik, eklem ve kas uzmanı. İLE Ayak uzmanı. )

( ORTOPEDİ[Yun. ORTHOS: Doğru. | PAIS/PAIDOS: Çocuk.]: Tıbbın, çocuklardaki gövde biçimsizliklerini düzelten ya da önleyen bir kolu. | Gövdedeki kemikler, eklemler, kaslar, kirişler, sinirler gibi hareketi sağlayan örgen bozukluklarını sağaltan cerrahi kolu. | Hastahanelerde, bu tür sağaltımların yapıldığı bölüm. )


- ORTOREKSİYA NERVOZA/ORTHOREXIA NERVOSA[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI BESLENME TAKINTISI


- ORTHORHOMBIC SYSTEM[İng.] / ORTHORHOMBIQUE SYSTÉM[Fr.] / ORTHORHOMBISCH KRISTALL-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOROMBİK DİZGE/SİSTEM


- ORTHORHOMBIC LATTICE[İng.] / RÉSEAU ORTHORHOMBIQUE[Fr.] / ORTHORHOMBISCHES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOROMBİK ÖRGÜ


- ORTHOSCOPE[İng.] / ORTHOSCOPE[Fr.] / ORTHOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOSKOP


- ORTHOSCOPIC SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ORTOSKOPİK DİZGE


- ORTHOSCOPIC EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE ORTHOSCOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ORTOSKOPİK GÖZMERCEĞİ


- ORTHOSKOPISCHES OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOSKOPİK OKÜLER


- SYSTÈME ORTHOSCOPIQUE[Fr.] / ORTHOSKOPISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOSKOPİK SİSTEM


- ORTOSTATİK HİPOTANSİYON/ORTHOSTATIC HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= AYAKTA KAN BASINCI DÜŞÜKLÜĞÜ


- ORTOSTATİK/ORTHOSTATIC[İng.] değil/yerine/= AYAKTA


- ORTHOTOMIC SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ORTOTOMİK DİZGE


- SYSTÈME ORTHOTOMIQUE[Fr.] / ORTHOTOMISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTOTOMİK SİSTEM


- ORTOZ ya da/= ORTOKLAZ[Fr. < Yun.]

( Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça halinde dilinen bir çeşit potasyum feldispat. )


- ÖRTÜ/PERDE[Fars.]/HİCAB[Ar.]:
BURKU ile NİKAB ile LİFAM ile LİSAM ile HIMAR ile NASİF ile MİKNE'A ile CİLBAB


- ÖRTÜ ile KUMAŞÇI

( DRAPE vs. DRAPER )

( با پارچه مزين کردن ile پارچه فروش ile ماهوت فروش )

( BA PARCHEH MOZYNE KARDAN ile PARCHEH FOROSH ile MAHOUT FOROSH )


- ÖRTÜ ile/değil ÖRTENEK

( ... İLE/DEĞİL Hayvanların gövdesini örten deri, kıl, tüy, pul gibi dokuların tümü. | Bazı örgenleri örten zarlara verilen ad. )


- ORTU ile OTRA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Herhangi bir şeyin ortası. İLE Herhangi bir şeyin ortası ya da kenarları olan herhangi bir şeyin ortası. )


- ÖRTÜ ile PUŞİDE[Fars.]

( ... İLE Türbelerde sandukaların üzerine örtülen süslü kumaş. )


- ÖRTÜK BİLME ile/ve/||/<> EKİNSEL/KÜLTÜREL BİLME


- ÇEVİRİ:
ÖRTÜK ile/ve/||/<> AÇIK

( COVERT TRANSLATION vs. OVERT TRANSLATION )


- ÖRTÜK TASIM = KIYAS-I MATVİ = ENTHYMEME[İng.] = ENTHYMÈME[Fr.] = ENTHYMEM[Alm.] = ENTHYMEMA[Yun.]


- ÖRTÜK ile/ve/||/<> DOLAYLI


- ÖRTÜK ile ÖRTÜLÜ ile ÖRÜLÜ

( Örtülü, kapalı. İLE Örtüsü olan. | Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. | Açıklama yapmadan, kapalı olarak, müphem. İLE Örülmüş olan. )


- ÖRTÜK = ZIMNİ = IMPLICIT[İng.] = IMPLICITE[Fr.] = IMPLIZITE[Alm.]


- ÖRTÜK/LÜK ile/ve/||/<> ÖZDEŞ/LİK


- ORTUK/ORTUQ = ORTAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ÖRTÜLMEK ile ÖRTÜNMEK ile ÖRTÜŞMEK ile ÖRTÜŞEBİLMEK ile ÖRTÜ ile ÖRTÜK/LÜK ile ÖRTÜŞ ile ÖRTÜLÜ/LÜK ile ÖRTÜSÜZ ile ÖRTÜLÜ ÖDENEK ile ÖRTÜLÜ OMURGALILAR


- ÖRTÜLÜ ile/ve/<> GÖRÜNMEYEN


- ÖRTÜLÜ ile KAPLI

( ... İLE Kaplanmış olan. | Kabı olan. | Ciltli. )


- ÖRTÜ/LÜ ile PERDE/Lİ

( CLOTH vs. CURTAIN )


- ÖRTÜLÜ/PERDELİ ile AÇIK

( ... ile VUZÛH )

( CONCEALED vs. OPEN )


- ÖRTÜNME ile/değil SIRLANMA

( Kalbini örten kişi/kadın, çırılçıplak gezse, çıplak değildir. )


- ÖRTÜŞEBİLİRLİK ile/ve/||/<> ÖRTÜŞTÜRÜLEBİLİRLİK

( CONGRUENCE )


- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<> BAĞDAŞMA


- ÖRTÜŞME ile BİRLEŞME

( INTERSECTION vs. TO CONJUNCTION )


- ÖRTÜŞME ile BULUŞMA


- ÖRTÜŞME ile/ve BULUŞMA

( INTERSECTION vs./and TO BRING TOGETHER )


- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<>/> DOĞRULAMA


- ÖRTÜŞME" ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYLI BAĞLANTI


- ÖRTÜŞME ile/ve/||/<>/> TAMAMLAMA


- ÖRTÜŞME = TETABUK = COINCIDENCE[İng.] = COÏNCIDENCE[Fr.] = KOINZIDENZ[Alm.] = COINCIDENTIA[Lat.] = COINCIDIR[İsp.]


- ÖRTÜŞME ile/ve/değil/||/<>/< TUTARLILIK


- ÖRTÜŞME ile/ve/<> UYUMLULUK


- ORU ile ÇUKUR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Buğday, şalgam ve buna benzer şeyleri saklamak için kazılan çukur. İLE ... )


- ORUÇ ile/ve/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR]


- ORUÇ ile/ve EZBER BOZMAK


- ORUÇ ile/ve NAFİLE ORUÇ

( Bozulmaz. İLE/VE Bozulabilir. )


- ORUÇ ile ORUÇLU/LUK ile ORUÇSUZ


- ORUÇ ile/ve/değil SAVM-I DÂVÛD

( ... İLE/VE/DEĞİL Bir gün tutarak, bir gün tutmadan uygulanan oruç. )


- ORUÇ ile/ve SAVM-I VİSÂL


- ORUÇ ile/ve/<> TEKNE ORUCU

( ... İLE/VE/<> Çocuklara, öğlene kadar tutturulan alıştırma orucu. )


- ORUÇ ile TEŞYÎ[< ŞİYÂ]

( ... İLE Uğurlama, selâmetleme. | Ramazan'dan sonra altı gün[Şevval'in 1'inden, 6'sına kadar] oruç tutma. )


- ORUÇLU yerine NİYETLİ


- ORUCU:
NASIL "TUTTUĞUN" ile/ve/değil/||/<>/> NASIL AÇTIĞIN


- ÖRÜLMEK ile ÖRÜ ile ÖRÜK ile ÖRÜM ile ÖRÜŞ ile ÖRÜMCE


- ÖRÜLÜ ile ÖRÜLÜŞ


- ORUM ile ORUT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir tutam ot. İLE Bir yıllık kurumuş ot. )


- ÖRÜMCE ile ÖRÜMCEK

( Yeşil renkli tırtılları, incirde yaprak ve ham meyve kemiren kelebek. İLE Örümcekler takımından, eklemli hayvan. | Örümceğin ördüğü. | Yürüteç. )

( ANTHOPHILA PARIANA cum ARANEA )


- ÖRÜMCEK AĞI =/=/= TENE, KERÎ[Fars.] =/=/= BEYT-ÜL-ANKEBUT[Ar.] =/=/= COBWEB[İng.] )


- ÖRÜMCEK MAYMUN ile/ve (BIYIKLI) İPEK MAYMUNU ile/ve SİNCAP MAYMUNU ile/ve BAŞLIKLI MAYMUN


- ÖRÜMCEK ile ALTIN TEKERLEK ÖRÜMCEĞİ

( image )

( )


- ÖRÜMCEK ile BÖĞ/KARADUL/POY/RÜTEYLÂ[Ar.]/TARANTULA

( ... İLE Zehirli ve bazı örümcekler. )

( RÜTEYLÂ[Ar.]: Zehirli ve iri bir cins kır örümceği. )

( Madagaskar'da, 500'ün üzerinde, örümcek türü bulunmaktadır.[400'ü, dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz.] )

( ... İLE 2.5 yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. )

( ANKEBÛT/ANKÛT[çoğ. ANÂKİB] ile/ve ... )

( CÛLÂH, KEREV ile/ve ... )

( SPIDER vs./and TARANTULA )

( ARACHNE cum/et LYCOSA TARENTULA / LATRODECTUS MACTANS )


- ÖRÜMCEK ile DARWIN KABUKLU ÖRÜMCEĞİ


- ÖRÜMCEK ile/değil DEVE ÖRÜMCEĞİ/SARIÖMER/SARIKIZ/BÖĞ/BÖĞÜ/BÖYÜ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

( Kuzey Irak çöllerinden gelen bu böcek, zehriyle bir insanı öldürebilecek güçtedir. )

( Sıcak ve kuru arazilerde yaşarlar. Genellikle geceleri ortaya çıkarlar. )

( Çok saldırgan yapıları vardır. Güçlü çene yapısı nedeniyle et parçasını dahi koparabilirler. )

( Yetişkin bir Sarı Ömer'in boyu, yetişkin bir insan eli kadardır. )

( İkisi aynı ortamda kalsa ikisinden biri ölene kadar durmadan savaşırlar. )

( Hızlı zıplama yetenekleri sayesinde avını kolayca yakalayabilirler. Bir metreye kadar zıplayabilen türleri vardır. )

( Örümceğimsiler sınıfının en hızlısıdır. Hızlı koşma konusunda eklembacaklılar filumu içinde yer alan Amerika hamamböceği (Periplaneta americana) türünden sonra ikinci sırada Galeodes cinsinden, Sarı Ömer'ler yer alır. )

( ... İLE/DEĞİL )

( ... cum SOLIFUGAE )

( ... vs. CAMEL SPIDER )


- ÖRÜMCEK ile/ve HUNİ ÖRÜMCEK


- ÖRÜMCEK ile/ve İPEKÖRÜMCEĞİ


- ÖRÜMCEK ile/ve KÖR ÖRÜMCEK

( ... İLE/VE Büyük gözlü Kurt Örümceği ailesine mensuptur. )

( ... İLE/VE Sadece Hawaii'deki Kauai volkanik adasında üç zifiri karanlık mağarada yaşarlar. )


- ÖRÜMCEK ile KUNDA

( ... İLE Bir tür iri ve zehirli örümcek. )


- ÖRÜMCEK ile KURT ÖRÜMCEĞİ

( image )


- ÖRÜMCEK ile LOBLU ÖRÜMCEK

( )

( ... cum ARGIOPE LOBATA )


- ÖRÜMCEK ile MÜHÜR ÖRÜMCEĞİ


- ÖRÜMCEK ile/değil/||/<> OTBİÇEN

( ... vs. OPILIONES )


- ÖRÜMCEK ile/||/<> PEACOCK ÖRÜMCEĞİ

( ... @@ Avustralya çalılıklarında yaşar. )


- ÖRÜMCEK ile/ve PİSAURA


- ÖRÜMCEK ile ŞEYTANÖRÜMCEĞİ

( ... İLE Ördüğü ağı, rüzgâra salarak onunla birlikte uzaklara giden bir cins örümcek. | Öğle sıcağında, havada, örümcek ağı gibi tel tel görünen güneş ışığı. )


- ÖRÜMCEK ile/ve SU (ALTI) ÖRÜMCEĞİ


- ÖRÜMCEK ile SU ÖRÜMCEĞİ

( ... İLE Su altında kendi ördüğü ipekten kese içinde yaşayan örümcek. )

( ... cum ARGYRONETA AQUATICA )


- ÖRÜMCEK ile TAVUSKUŞU ÖRÜMCEĞİ

( )


- ÖRÜMCEK ile/ve YENGEÇÖRÜMCEĞİ


- ÖRÜMCEK ile ZIPLAYAN ÖRÜMCEK


- ÖRÜMCEKGİLLER ile ARAKNOİD

( ARACHNIDA vs. ARACHNOID )

( عنکبوتيان ile عنکبوتي ile عنکبوتيه )

( ANKABUTYAN ile ANKABUTY ile ANKABUTYYEH )


- ÖRÜMCEKLENMEK ile ÖRÜMCEK ile ÖRÜMCEKLİ ile ÖRÜMCEKLER ile ÖRÜMCEK KUŞU ile ÖRÜMCEK KAFALI/LIK ile ÖRÜMCEK KUŞUGİLLER


- ÖRÜMCEKLER ve/||/<> GÖZLERİ

( )


- ÖRÜMCEKSİ ile ÖRÜMCEKSİ BEN ile ÖRÜMCEKSİ ZAR


- ORUN ile ORUNLAMA


- ÖRÜNTÜ KURMA DÜRTÜSÜ ve/||/<> KEŞİF ve/||/<> DUYUSAL/EŞEYSEL ve/||/<>
BAĞLANMA ve/||/<> BAKICILIK ve/||/<> YAKINLIK ve/||/<> GERİ ÇEKİLME/KAÇINMA/ÖFKE/ZITLIK

( Kişinin ve bebeğin, ilk harekete geç(iril)en, yönelim, donanım ve gereksinimleri... )


- ÖRÜNTÜ ile/ve/||/<> BAĞLAM


- ÖRÜNTÜ ile/ve/||/<> DÖNGÜ


- ÖRÜNTÜ ile/ve/<> GÖRÜNTÜ

( PATTERN vs./and/<> APPEAR )


- ÖRÜNTÜLENDİRME ile/ve/||/<> YAPILANDIRMA


- PATTERNS[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRÜNTÜLER