H ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.396 başlık/FaRk ile birlikte,
1.396 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(3/7)
- ENGLISH :/yerine İNGİLİZCE
- ENOUGH :/yerine YETERLİ
- ERMÂ'[Ar. < REMH] ile ERMÂH[Ar. < REMH]
( Çok güzel ve cilveli olan.[sevgili] İLE Vuruşlar, darbeler. | Mızraklar, süngüler.[< RUMH] )
- ERTE ile SABAH
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sabahın körü. )
- ERVA'[Ar.] ile ERVÂH[Ar. < RÛH]
( Çok güzel genç. | Son derece cesur ve yiğit. İLE Canlar, yaşamın cevher"ler"i. )
- EŞBÂH[Ar. < ŞEBÂH] ile EŞBÂH[Ar. < ŞİBH/ŞEBÎH]
( Kişiler, nesneler, gövdeler. | Büyük kapılar. | Uzaktan görünen şeyler, hayaller, karaltılar. İLE Nazîrler, misiller, benzeyenler, eşler. | İbn-i Nüceym ile İbn-i Vekîl'in "Furû"a, Süyûtî'nin "nahv"e ait ünlü eserleri.[el-eşbâh ve-n-nezâir] )
- EŞKA["ka" uzun okunur] ile EŞKAH[Ar.]
( Daha/en/pek şakî, haydut. İLE Al renkli at. | Kızıl donlu hayvan. | Kırmızı yüzlü adam. )
- ESNÂ'[Ar. < SİNY] ile ESNA'[Ar.] ile ESNÂH[Ar. < SİNH] ile ESNÂN[Ar. < SİNN]
( Ara, aralı, vakit, sıra. İLE "Efdal" gibi "bülent, yüksek". İLE Asıllar, kökler. İLE Dişler. )
- ESTABLISH :/yerine KURMAK
- ESTETİK ile KİÇ(KITSCH[Alm.])
- ESTETİK ile/ve/||/<> TARİH
- ETRA'[Ar.] ile ETRÂH[Ar. < TERAH]
( Dere gibi akan su. İLE/VE Kaygılar, tasalar, gamlar, kederler. )
- EUNICH ile/değil UNIQUE
( Hadım.[YU:NİK | U'yu uzatarak] İLE/DEĞİL Tek.[YUNİ:K | İ'yi uzatarak] )
- EYALET ile/ve/değil COMMONWEALTH
( ... İLE/VE/DEĞİL Ortak rızayla oluşturulmuş siyasi topluluk. ["İngiliz Uluslar Topluluğu" değil!] )
( Amerika'da 46 eyalet vardır. İLE/VE/DEĞİL Virginia, Kentucky, Pennsylvania ve Massachusetts birer Commonwealth'tir.
Virginia [(Virgin: Bakire) Kraliçe I. Elizabeth'ten] Amerika'nın kuruluşundaki 13 eyaletten [Amerikan bayrağındaki 13 çizgi] biriydi. Kendisini Commonwealth olarak ilân eden ilk bölgeydi. )
- EYEBROW vs. EYELASH
- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve/||/<> TARİH
- EYVAH" ile/değil/yerine EYVALLAH
( Temel, yerde bir muz kabuğu görmüş...
- "Eyvah! Yine düşeceğim." demiş. )
- EYVALLAH ile/ve ESTAĞFİRULLAH
- EY-V-ALLAH ile/ve/||/<> EY-V-ALLAH
( HAKK'A TESLİMİYET ile PEKÎ, ÖYLE OLSUN | ALLAH'A ISMARLADIK | HİÇ İTİRAZ ETMEMEK )
- F ve/||/<> S ve/||/<> T ve/||/<> K ve/||/<> Ç ve/||/<> Ş ve/||/<> H ve/||/<> P
[FISTIKÇI ŞAHAP]
( Bu harfler, ayrık de'lerin kullanımı dışında, ancak, buradaki öteki harflerle kullanılır.
Levent'te | Erdinç'te | Sınıfta | Geçitte, Geçişte | Sancak'ta | Sehpada | Edip'te | Sevinçte, Sevinç'te | Elektrikçi )
- -FACIENT ile/||/<> -FICATION ile/||/<> -FEROUS ile/||/<> FUNCT- ile/||/<> -GEN/-GENE ile/||/<> -GENESIS ile/||/<> HEREDO- ile/||/<> -PRAXIA/-PRAXIS ile/||/<> -PLASIA/-PLASIS/-PLASY ile/||/<> -PLAST/-PLASTIC/-PLASTY/-PLASY ile/||/<> -PARA/-PAROUS ile/||/<> -POIESIS/-POIETIC ile/||/<> NE-/NEO- ile/||/<> -OSIS/SIS- ile/||/<> SEPT-/SEPTI-/SEPTO- ile/||/<> ECH-
( Yapmak, oluşturmak. İLE/||/<> Yapmak, neden olmak. İLE/||/<> Oluşturmak, sağlamak, yapmak. İLE/||/<> Yapma, hizmet, işlev. İLE/||/<> Oluşturulan, yayılan, yönlendirilen, oluşturan, yönlendiren, meydana getiren, babası olmak. İLE/||/<> Herhangi bir şeyin oluşumu, kaynağı. İLE/||/<> Genetiksel. İLE/||/<> Etki, yapma, tedavi uygulamaları. İLE/||/<> Gelişme ile ilgili, oluşum. İLE/||/<> Oluşturan, oluşma, oluşturma olayı, meydana getirme, gelişme, büyüme, canlı ilkel göze. İLE/||/<> Yapma, oluşturma, ortaya çıkarma, doğurma. İLE/||/<> Oluşum ya da yapımla ilgili. İLE/||/<> Yeni, son, yeni gelişen bölüm, anormal yeni oluşum. İLE/||/<> Bir durum, olay, koşul, fizyolojik artım, oluşum. İLE/||/<> Bölme, bölüm/septum ile ilgili, yedi. İLE/||/<> Sahip olmak, birleşmek. )
- FAHİŞ[Ar.] değil/>< NARH[Fars.]
( Ölçüyü aşan, aşırı, çok fazla. | Ahlâka ve törelere uygun olmayan. DEĞİL/>< Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinme maddeleri için devletçe saptanan fiyat. )
- FAITH[İng.] ile/değil FATİH
- FAITH :/yerine İNANÇ
- FAKİH ile İLMİHAL BİLEN/HOCA
- FAKİH ile MÜCTEHİD
- FARROKH ile FERRUHZAD
( FARROKH vs. FARROKHZAD )
( فرخ ile فرخزاد )
( FARKH ile FARKHAZAD )
- FARZAN ile FERZANEH
( FARZAN vs. FARZANEH )
( فرزان ile فرزانه )
( FARZAN ile FARZANEH )
- FÂSİH[Ar. < FESH] ile FASÎH[Ar. çoğ. FUSAHÂ]
( İptal eden, bozan, çürüten, fesheden. İLE Güzel, düzgün ve açık konuşan, iyi söz söyleme becerisi olan. | Açık, âşikâr, sarih. )
- FASL[Ar.] ile FETH[Ar.]
- FASTIDIOUS vs. FUSSY vs. METICULOUS vs. PAINSTAKING vs. PERNICKETY vs. SCRUPULOUS vs. THOROUGH
- FATE FAITH DESTINY
- FATEMEH ile FATEMEH BEYGOM ile FATEME HATUN
( FATEMEH vs. FATEMEH BEYGOM vs. FATEMEH KHATUN )
( فاطمه ile فاطمهبيگم ile فاطمهخاتون )
( FATEMEH ile فاطمهبيگم ile فاطمهخاتون )
- FÂTİH[Ar. < FETH] ile FÂTİH[Ar.]
( Açan. | Anahtar. İLE Kendini açan/feth eden. )
- FATİH ile FATİHA
- FÂYİH[Ar.] ile FÂYİHA[Ar. çoğ. FEVÂYİH]
( Kendiliğinden dağılan güzel koku. İLE Çiçek ve meyve kokusu. | Hoş kokulu nesne. )
- FÂZÎH/A[Ar.] ile FAZÎHA[Ar. çoğ. FAZÂYİH]
( Utanmaz, rezil. | Çirkin, fena. İLE Edepsizliği, alçaklığ gerektiren iş/şey. )
- FEATURE OF EARTH değil/yerine/= TOPAN
- FEHM ile TEDEKKÜR ile TEFEKKUH
- FELÂ[Ar.] ile FELÂH[Ar.] ile FELAH[Ar.]
( O halde, o zaman. İLE Kurtuluş, selâmet, onma. | Mutluluk, kutluluk. İLE Başlangıç, iptida. )
- FELSEFE ile/ve/<> TARİH
- FELSEFE ve/<> TIP ve/<> TARİH
( Tabakât Literatürü Üzerine Bir İnceleme
[ www.klasikyayinlari.com/ebooks/default.aspx?kitapid=123 ] )
- FENÂ-Fİ-LLÂH ile/ve/||/<> FENÂ-Fİ-L-AŞK
( Allah'ın varlığı içinde yok olma. İLE Aşk içinde yok olma. )
- FENAFİŞŞEYH ile FENAFİRRESUL ile FENAFİLLÂH
- FERAH -ile
( Kuş yavrusu. )
- FERAH[Ar.] ile FERÂH[Ar.]
( Gönül açıklığı, sevinç, sevinme. İLE Bol, geniş, yayvan, açık. )
- FERAH ile REFAH
- FERAH[Ar.] ile SÜRÛR[Ar.]
- FERAHLAMAK ile FERAHLANMAK ile FERAHLATMAK ile FERAHLANDIRMAK ile FERAH/LIK ile FERAHİ ile FERAH FAHUR ile FERAH FERAH
- FERÂSET ile/ve ÂGÂH ile/ve ZİKİR
( Gözün uyanıklığı. İLE/VE Kulağın uyanıklığı. İLE/VE Kalbin uyanıklığı. )
- FERİH ile FERİH FAHUR
- FERİH[Ar.] ile SÜRÛR
( Çok sevinçli, neşeli. İLE Neşe. )
- FERİŞTAH[Fars. < FİRİŞTE] değil/yerine/= UZMAN / EN YETKİLİ
- FERMÂ[Fars.] ile FERMÂN[Fars.]
( Buyuran, emreden, âmir. | Süren. İLE Buyruk, emir. | Sultan tarafından verilen yazılı emir, berat, buyrultu. )
- FERSAH FERSAH değil/yerine/= KAT KAT
- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]
( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )
- FERSAH/LIK ile FERSAH FERSAH
- FESÂD[Ar.] ile KABÎH[Ar.]
- FESAHAT(FASİH) ile BELAĞAT(BELİĞ)
- FESİH[Ar.] değil/yerine/= DAĞIL
- FESİH ile/||/<> İLGÂ[Ar. < LAĞV] ile/||/<> TASFİYE[Ar. < SAFVET/SAFÂ: Saf, duru olmak.]
( Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. | Dağıtma, dağıtılma, lağıv. İLE Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma. İLE Arıtma/arıtım/arıtılma, ayıklama, temizleme, saflaştırma/saflaştırılma. | Bir kuruluşun iflâsı ya da kapanması sonunda hesaplarının kapatılıp kalan maddî varlığın, mal ve paranın alacaklılara dağıtılması. | Bir kuruluşta işçi ve memur çıkarma. | Görevine son verme. )
- FETHETMEK ile FETHEDİLDİ ile FATİH ile FETİH
( CONQUER vs. CONQUERED vs. CONQUEROR vs. CONQUEST )
( فتح کردن ile تسخير کردن ile مسخر کردن ile مفتوح ile مسخر ile غالب ile فاتح ile ظافر ile تسخير )
( FATH KARDAN ile TASKHYR KARDAN ile MOSKHAR KARDAN ile MOFTOH ile MOSKHAR ile GHALEB ile FATEH ile ظافر ile TASKHYR )
- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH
( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )
- FETİH ile İSTİLÂ
( Ruhun kalbe sahip olması. İLE Nefsin kalbe sahip olması. )
- FIFTH :/yerine BEŞİNCİ
- FİİLLERDE:
HUKUKULLAH ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD ADDEDİLEN ile/ve/||/<> İKİSİ BİRDEN ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD'İN GALİP BULUNDUĞU
- FİİLLERDE:
MEMNÛ ile/ve/||/<> TAVSİYEYE ŞÂYÂN / GAYR-I ŞÂYÂN ile/ve/||/<> MUBAH
- FIKH[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]
- FIKIH -ile
( BİR ŞEYİ, BİR SÖZÜ NEDENLERİ VE DERİNLİKLERİYLE, ZEVKİNE VARARAK ANLAMAK | ŞERÎAT İLMİ )
- FIKIH ile TARİHÎ BİLGİ
( Olması/Olmaması Gereken İLE "Ne olmuş" olduğu )
- FIKIH ve/> TASAVVUF
( "Tasnif'ul Ulûum" kitabında Tasavvuf: "İmanın meyvesi ve İslâm'ın neticesi."/"Hüve semeretül iman ve neticetü'l-İslâm" )
( İman ve itikadı anlatan geniş ve derin ilim.[Bu ilmi anlatan kitaplara AKÂİD de denilir.] VE Gövde ile yapılacak ahkâm-ı islâmiye'yi bildiren ilim ve kitapları. VE Halk için, tahsili olmayanlar için yazılmış olan ve herkesin bilmesi, inanması ve yapması gereken kelâm, ahlâk ve fıkıh bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan ilim ve kitapları. )
- FIKIH ile USUL-İ FIKIH
( -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı İLE
* Deliller/Kaynaklar
- Naklî(-Kitap, -Sünnet)
- Aklî(-Kıyas, -İstihsan, -Mesalih-i Mürsele, -İstishab, -Örf, -Sedd-i Zerayi)
- Mülhak Olanlar
* Hükümler
* İstinbat(hüküm elde etmek üzerine uğraş)
* İctihad )
- FİNİŞ[İng. < FINISH] değil/yerine/= BİTİŞ, VARIŞ
- FINISH :/yerine BİTİRMEK
- FÎ-SEBÎL-İLLÂH -ile
( KARŞILIK BEKLEMEKSİZİN | ALLAH YOLUNDA )
- FISH :/yerine BALIK
- FLASH vs. FLESH
( Parıltı, ışıltı. İLE Et. )
- FLESH :/yerine ET, BEDEN
- FONDLE vs. TOUCH
- FORM vs. MORPH
- FORTH :/yerine İLERİ
- FORTUNE :/yerine SERVET, TALİH
- FOUNDER CLASSIC vs. BIG SYNTHESIS CLASSIC vs. CLASSICS IN, TO CEASE THE CIVILIZATIONS VERTICAL/HORIZONTAL(/BOTH)
- FOURTH :/yerine DÖRDÜNCÜ
- FRAKTALLERDE:
KOCH ile/ve LORENZ ile/ve MANDELBROT
- FRENCH :/yerine FRANSIZ
- FRESH :/yerine TAZE
- FUHŞ[Ar.] ile KUBH[Ar.]
- FURUZAN ile FURUZANDEH
( FURUZAN vs. FURUZANDEH )
( فروزان ile فروزنده )
( FOROZAN ile FORUZANDEH )
- GÂFİL ile/değil/yerine/>< AGÂH
- GAH ile GAHİ ile GAHİCE
- GALİBİYET ile/ve/değil/yerine FETİH
( [not] VICTORY/TRIUMPH vs./and/but CONQUEST
CONQUEST instead of VICTORY/TRIUMPH )
- GECELERİ BİSİKLETTE:
SİYAH ile MAVİ ile KIRMIZI ile SARI ile BEYAZ ile YEŞİL
( Görünmez. İLE 17 m.'ye kadar. İLE 24 m.'ye kadar. İLE 37 m.'ye kadar. İLE 55 m.'ye kadar. İLE 130 m.'ye kadar. )
- GENELLEME ile/değil BENZETME/TEŞBİH
( [not] GENERALIZATION vs./but SIMILE )
- GEORGE ile GEORGE BUSH ile GEORGE FOREMAN ile GEORGE W. BUSH ile GÜRCÜ
( GEORGE vs. GEORGE BUSH vs. GEORGE FOREMAN vs. GEORGE W. BUSH vs. GEORGIAN )
( جورج ile جرج ile جرج بوش ile جورج فورمن ile جرج دبليو بوش ile گرجي ile گرجستاني )
( JORJ ile JARJ ile JARJ BOOSH ile JORJ FORMAN ile JARJ DABLYVE BOOSH ile GARJY ile GARJASTANY )
- GERÇEK = HAKİKİ, VAKİ = REAL[İng., İsp.] = RÉEL[Fr.] = REAL, WIRKLICH[Alm.] = REALIS, VERUS[Lat.]
- GERÇEKLİK = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.]
- GHADESİEH ile GHADES
( GHADESIEH vs. GHADESS )
( قادسيه ile قادصيه ile قادس )
( قادسيه ile قادصيه ile GHADES )
- GHODSİ ile TANRIDSİYEH
( GHODSI vs. GHODSIYEH )
( قدسي ile قدسيه )
( GHODASY ile قدسيه )
- GHZ İLE W İLE CLUSTER İLE GRAPH ile/||/<> ÇOK PARÇACIK DOLANIKLIK
( Multipartit kuantum dolanıklık türleri. )
( Formül: |GHZ⟩ = (|000⟩+|111⟩)/√2 )
- GİBİ OL(URSUN):
HZ. ÎSÂ ile HZ. MUHAMMED ile ALLAH
( Kendini kurtarmak istersen. İLE Başkasını kurtarmak istersen. İLE Hiçbir işe karışma! )
- GİRİZGÂH değil/yerine/= GİRİŞ
- GİRİZGÂH değil/yerine/= GİRİŞLİK
- GIŞÂİYY-ÜL-CENÂH[Ar.] -ile
( Zarkanatlılar. )
- GOOD FAITH PURCHASER and IN PLEDGE OF GOOD FAITH and IN GOOD FAITH
( İyi niyetli alıcı. VE İyi niyet sözüyle. VE İyi niyetle. )
- GÖSTERME (TASVİH)
- GROWTH :/yerine BÜYÜME
- GUDVE[Ar.] / BÂMDÂD/ÂN, BÂMDÂDÎ, BÂM-GÂH/GEH[Fars.] değil/yerine/= SABAH, SEHER
- GULAM ile GULAM ABBAS ile GULAM ALİ ile GULAM HASAN ile GULAM HÜSEYİN ile GULAM MUHAMMED ile GULAM RIZA ile GHOLAM RIZA AGHAZADEH
( GHOLAM vs. GHOLAM ABBAS vs. GHOLAM ALI vs. GHOLAM HASAN vs. GHOLAM HOSEYN vs. GHOLAM MOHAMMAD vs. GHOLAM REZA vs. GHOLAM REZA AGHAZADEH )
( غلام ile غلامعباس ile غلامعلي ile غلامحسن ile غلامحسين ile غلاممحمد ile غلامرضا ile غلام رضا آقازاده )
( GHLAM ile GHLAMEBAS ile GHLAMALY ile GHLAMOHSAN ile GHLAMHOSYNE ile غلاممحمد ile GHLAMREZA ile GHLAM REZA AGAZADEH )
- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]
- GUN :/yerine TABANCA, SİLAH
- GÜNÂH -ile
( ALLAH İLE KULUN ARASINI AÇAN )
( ALLAH'IN EMİRLERİNE AYKIRI OLARAK GÖRÜLEN İŞ, DÎNÎ SUÇ )
- GÜNAH ile AYIP
- GÜNAH ile GİZLİ ŞİRK
- GÜNAH ile/değil GÜBRE
- GÜNAH ile GÜNAHLI/LIK ile GÜNAHSIZ/LIK ile GÜNAHSIZCA ile GÜNAH KEÇİSİ
- GÜNAH ile/ve/değil/||/<>/< HARAM
( Davranışta. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Nesneler için. )
- GÜNAH ile/ve/<> İSYAN ile/ve/<> NİSYAN
- GÜNAH ile KEBÂİR[< KEBÎRE]
( Günah. İLE Büyük Günahlar. )
( Kişinin en kolay ve sürekli yaptığı hata/yanlış, en büyük günahıdır. )
- GÜNAH ile/ve/=/>/: KENDİNİ SUÇLAMA
- GÜNAH ile/ve/<> SEYYİAT
- GÜNAH ile/ve/değil TERSTEN İYİLİK
( MEKR-İ İLÂHİ )
- GÜNAH ile ZELLE
( Cüzzî irade ile. İLE Küllî irade ile. )
- GÜNAH ile ZENB
( ... İLE Cezayı gerektirecek günah. )
- GÜREŞ/JUDO ile KURAŞ/KURASH
( Açıklamalar için burayı tıklayınız... | Ayrıca, www.kurash-ika.org adresinden de yararlanılabilir. )
- GÜRÛH[Fars.] ile GÜRÛH-I NÂCİ
( Cemaat, bölük, takım. | Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, derinti, sürü. İLE Kurtulmuş topluluk. )
- GÜRUH[Fars.] değil/yerine/= SÜRÜ/DERİNTİ
( Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk. )
- GURUR VEREN İBÂDET değil/yerine ÜZÜNTÜ VEREN GÜNAH
- GÜZELLİKTE:
3 BEYAZ ve/<> 3 SİYAH ve/<> 3 KIRMIZI
( Ten, diş ve el. VE/<> Göz, kaş ve kirpik. VE/<> Yanak, dudak ve tırnak. )
- HADÎS-İ MÜRSEL ile/ve HADÎS-İ SAHİH
( Hz. Muhammed'den duyulduğu söylenilen söz. İLE Râvîsi sağlam olan hadisler. )
- HADÎS-İ SAHİH ile/ve HADÎS-İ MEVZÛ
( Râvîsi sağlam olan hadisler. İLE Hz. Muhammed'e isnad olunan söz. )
- HAHN-BANACH ile/||/<> OPEN MAPPİNG
( H-B linear functional uzatma, open mapping açık dönüşüm. )
( Formül: Extension İLE open mapping )
- HAKİKATTE:
[ne] ŞAH ne de PADİŞAH
- HAKK:
DOĞA ve/<> TARİH
( HAKK: Doğa ile tarihin birliği. )
( DIVINE TRUTH: NATURE and/<> HISTORY )
- HALI ile NAH[Fars.]
( ... İLE Değerli kumaşlardan yapılan bir çeşit halı, kilim. )
- HALİL ile HALİLULLAH ile HALİLZAD
( KHALIL vs. KHALILOLLAH vs. KHALILZAD )
( خليل ile خليلالله ile کهليل زاد )
( خليل ile خليلالله ile KONPALYLE ZAD )
- HAMD ve/<> MEDH
- HAMD/MEDED ile/ve ŞÜKÜR ile/ve MEDİH ile/ve HİMMET
( Genel. İLE/VE Özel. İLE/VE ... )
( Gövdemin her zerresi gelse de dile şükrünün binde birini yapamaz bile )
( PRAISE/HELP/SUPPORT vs./and GRATITUDE vs./and EULOGY vs./and SPIRITUAL SUPPORT )
- HÂN-KAH -ile
( TEKKE, MERKEZ DERGÂH, PÎR EVİ, KÂBETÜ'L-UŞŞÂK )
- TİMSAH:
HANTAL ile/ve/değil/>< ÇEVİK
( Karada. İLE/VE/DEĞİL/>< Suda. )
- HARAM ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH
- HARAM ile MEKRUH
- HARCIRAH[Ar., Fars.] değil/yerine YOLLUK
- HARCIRAH[Ar.] değil/yerine/= YOLLUK
- HAREM DAİRESİ ile/ve HAREM DAİRESİ
( HAREM-İ HÜMÂYÛN: Sultan'ın Harem'i. )
( Topkapı Sarayı'nda. İLE/VE Dolmabahçe Sarayı'nda. )
( İkinci ve üçüncü bahçelerin solunda. [1588] İLE/VE Pembe Salon. )
( 259 oda, 46 tuvalet, 12 sandık odası, 8 hamam, 4 mutfak, 6 kiler bulunmaktadır. [6720 m2] İLE/VE ... )
- HASEN[Ar.] ile MUBÂH/MÜBÂH[Ar.]
- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER
- HAŞMAT ile HAŞMETULLAH
( HESHMAT vs. HESHMATOLLAH )
( حشمت ile حشمتالله )
( HASHMAT ile HASHMETALLAH )
- HAT ile/ve/> SATH ile/ve/> ŞEKİL
( Tek boyut. İLE/VE/> İki boyutlu. İLE/VE/> Üç boyutlu. )
- HATT[Ar. çoğ. HUTÛT] ile HATT[Ar.]
( Çizgi. | Satır. | Yol. | Yazı. | Buyruk/ferman, sultan yazısı. | Sıra, saf. | Gemiler için hareket istikameti olarak belirtilen taraf. | Yalnız uzunluğu olan boyut/buut. | Gençlerde terleyen bıyık/sakal. | Parmağın onikide biri olan bir ölçü. İLE Aşağı inme/indirme. | Oyunda taş çıkarma. )
- HAY TEK[İng. < HIGH TECH] değil/yerine/= YÜKSEK TEKNOLOJİ
- HAYAL ile/ve/||/<> BERZAH
- HAYÂT[Ar.] ile RÛH[Ar.]
- HAYIRHAH değil/yerine/= İYİLİKSEVER
- HAYR[Ar.] ile SALÂH[Ar.]
- HAYVÂNÎ RUH ile RÛHREVÂN ile İZÂFÎ RUH (CÂN-I CÂN-I CAN)
- HAZRET(HZ.)[< HUZÛR (çoğ. HAZERÂT)][KURB, PİŞ-GÂH] -ile
( Saygı ile büyüklere verilen/kullanılan unvan. | Kalenderce bir sesleniş. | Var oluş mertebelerinin her biri. )
- HEALTH :/yerine SAĞLIK
- HEART ile/ve/||/<> EARTH
- HEDÎR ile NEVH
( Güvercin ve benzeri kuşların ötmesi. İLE Güvercinin nağme ile ötmesi. )
- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX
( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )
- HELÂK ve/<> ALLAH
( Helâk olmadan Allah'a kavuşulmaz. )
- HELÂL ile/ve/||/<> HİLÂL ile/ve/||/<> LÂLEH
- HELÂL[Ar.] ile MÜBÂH[Ar.]
- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER
( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )
( Hidrojen )
- HİCRİ ile HİCRİ TARİH ile HİCRİ TAKVİM
- HIGH :/yerine YÜKSEK
- HISTORY :/yerine TARİH
- HİZBULLAH ile HİZBULLAH
( HEZBOLLAH vs. HEZBOLLAHI )
( حزب الله ile حزب اللهي )
( HEZB OLLAH ile HEZB OLLAHY )
- HO CHI MINH VILLE ve/değil/<> NGUYEN THAT THANH
( Vietnam'da, Saygon ırmağının sağ kıyısında bulunan Ho Chi Minh Ville kenti, adını, Birleşik Vietnam kurulduğunda, 1975 yılında almıştır.
[MINH: Aydınlatan., adını, 1945'te Viet-Minh kurulduğunda almıştır.] )
- HOJJAT ile HOCATALLAH
( HOJJAT vs. HOJJATALLAH )
( حجت ile حجت الله )
( HOJAT ile HOJAT OLLAH )
- HÖRGÜÇ ITRÎH
( ... İLE/VE/||/<> Devenin yüksek, büyük hörgücü. )
- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]
- HOW? vs. HOW MUCH?
- HUB ile/yerine SWITCH
- HÜKÜMDAR[Ar. + Fars.] ile HAKAN[< KAĞAN]
( Sultan, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı. İLE Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir san. | Osmanlı sultanlarına verilen san. )
- HUMOR :/yerine MİZAH
- HÜNKÂR KASRI ile/ve HÜNKÂR KASRI ile/ve HÜNKÂR KASRI
( Sultanahmed Camii'nin bitişiğinde bulunan, Sultan'ın namaz kılma yerine ait bir kasır. [1617] İLE/VE Üsküdar'da, Selimiye Camii'nin bitişinde bulunan kasır. [1979 yılından beri Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı kütüphanesi olarak kullanılmaktadır] İLE/VE Eminönü, Yeni Cami'nin yanında bulunan kasır. )
- Hüsrev[Fars.] ile HÜSREV[Fars.]
( Yapıtlarını Farsça yazmış bir Türk şairi ve edîbi.[1253-1325, Hindistan] | Hüsrev ü Şîrîn masalının eril kahramanı. İLE Sultan, padişah, hükümdar. )
- HÜSUL ile/ve KUBUH
- HÜZÜN ve/> ALLAH
- HYPHEN vs. DASH
- İBÂDET/BULUŞMA/TOPLANMA YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ
( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )
( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )
( SANAL CAMİLER )
( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )
( Hünkâr[Sultan] Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )
( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )
( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )
- İBADULLAH ile İBADUSULTAN
( KURB-İ SULTÂN, ATEŞ-İ SÛZÂN )
- İBN MİSKEVEYH ile/ve DARWIN
- İÇREK = BÂTINÎ = ESOTERIC[İng.] = ÉSOTÉRIQUE[Fr.] = ESOTERISCH[Alm.] = ESO[Yun.]
- İÇSEL TARİH ile/ve/||/<> DIŞSAL TARİH
- İCTEZE'E[Ar.] ile BİH[Ar.] ile İKTEFÂ BİH[Ar.]
- İCTİHAD ile FIKIH
( Dil + Anlam. Büyük din âlimlerinin Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Nebeviyye'ye dayanarak vazettikleri karar. İLE -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı )
- İCTİRÂ'[Ar. < CÜR'ET] ile İCTİRÂ'[Ar. < CÜR'A] ile İCTİRÂH[Ar.]
( Yeltenme, cesâret etme, cür'et etme. İLE Suyu birden içme.[soluk almadan] İLE El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )
- İDOL ile/ve/||/<>/> İLÂH
- İFLÂ[Ar.] ile İFLÂH[Ar.]
( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFLÂH[Ar.]
( Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilân olunan iş adamının durumu. | Yenilgiye uğrama, değerini yitirme. | İşlevini ya da görevini yapamama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFSÂH[Ar. < FASÂHET] ile İFSÂH[Ar. < FÜSHAT] ile İFSÂH[Ar. < FESH]
( Açık ve düzgün söz söyleme. İLE Açma, genişletme. İLE Unutma, akıldan çıkarma, ihmal etme. )
- İHÂNET ile/ve/<> GÜNAH
- İHTİYÂRÎ/TAHYİRÎ HÜKÜMLER:
CEVAZ ile/ve/||/<> İBÂHE/MUBAH ile/ve/||/<> NEDB ile/ve/||/<> İSTİHSAN ile/ve/||/<> TABİÎYET ile/ve/||/<> HELÂL
- İHVÂN[< ÂH] ile/ve/<> TÂLİB
( Sâdık, samimi, candan dostlar. | Tarîkat yoldaşları/arkadaşları. İLE/VE/<> İsteyen, istekli. )
( Amaçta bir olmak. İLE/VE/<> Aynı amacı arıyor/istiyor olmak. )
- İKAMETGAH ile İKAMETGAH
( DOMICIL vs. DOMICILE )
( محل اقامت ile مقر )
( MOHAL EGHAMET ile MOGHAR )
- İKAMETGAH ile İKAMETGAHSIZ ile İKAMETGAH KAĞIDI ile İKAMETGAH İLMÜHABERİ
- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT
- IKMÂ'[Ar.] ile IKMÂH[Ar.]
( Birini aşağılama. | Gelen birini geriye döndürme. İLE Kibir ve azametle kafa tutma. )
- İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂH[Ar. < KERH]
( Kiraya verme/verilme. İLE Okutma. İLE Birine, zorla iş yaptırma. | İğrenme, tiksinme. )
- İKRAH[< KERH] -ile
( BİRİNE ZORLA İŞ YAPTIRMA | İĞRENME, TİKSİNME (DVESA [Sansk.]) )
- İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂH[Ar. < KÜNH] ile İKTİNÂF[Ar.]
( Gizlenme, saklanma. İLE Çalışarak kazanma. | Meslek tutma, uyma. | Biriktirme, yığma. İLE Kökünü, aslını, künhünü anlama. İLE Bir şeyin etrafını kuşatmak. )
- İL MUKAH:
AY TANRISI > ALLAH
- İLAÇLAMAK ile İLAHLAŞMAK ile İLAÇLANMAK ile İLAHLAŞTIRMAK ile İLA ile İLAH ile İLAM ile İLAN ile İLAÇ/LIK ile İLANCI/LIK ile İLAÇLI ile İLAÇSIZ/LIK ile İLAN PANOSU ile İLAÇ BİLİMİ ile İLAN TAHTASI
- İLÂH ile/ve/değil ALLAH
( Bütünlük içindeki bir parçaya bağlanmak. İLE/VE/DEĞİL Bütünlüğe bağlı. )
- İLÂH ve/ CİRİM ve/ CİSİM ve/ İNSAN
( TANRI ve TANRISAL ve DÖRT UNSUR ve İNSAN )
- İLÂH ile/ve/<> İLÂÇ
- İLÂH[Ar. çoğ. ÂLİHE] ile ÎLÂH[Ar.]
( Tanrı, mitolojide tanrı. İLE Ve başkaları/benzerleri. vb. | ilâ-âhirihi'nin kısaltması. )
- İLÂH[Ar.] ile MA'BÛD Bİ HAKKIN[Ar.]
- İLÂH ve/||/<>/= ZAN
- İLÂLLÂH ile/ve ALÂLLÂH ile/ve BİLLÂH ile/ve HÂNİLLÂH ile/ve FİLLÂH ile/ve MAÂLLAH ile/ve LİLLÂH
( Allah'a. İLE/VE Allah üzerine. İLE/VE Allah ile. İLE/VE Allah'tan. İLE/VE Allah'ta. İLE/VE Allah'la. İLE/VE Allah için. )
- İLGİ ile/ve/<> TEVECCÜH
- İLKA'["ka" uzun okunur] ile İLKAH["ka" uzun okunur]
( Bırakma/bırakılma, terk, atma. | Telkin etme, ilhâm etme. | Bir hatayı/kusuru başkasına yükleme. İLE Aşı vurma, dölleme/döllenme. )
- İLKAH ile/ve/||/<> İLHAM
- ILM/İLM[Ar.] ile RESH[Ar.]
- İLMÂ[Ar.] ile İLMÂ'[Ar.] ile İLMÂH[Ar.]
( Çalma. İLE Parlatma, lemeân ettirme. | Bir şeyi, olmadan önce işaretle bildirme. İLE Bir şeyi parıldatma. | Güzel bir bayanın, yüzünü gösterip hemen çekilmesi. )
- İLM-İ KELÂM ve İLM-İ FIKIH ve İLM-İ HÂL
( İman ve itikadı anlatan geniş ve derin ilim.[Bu ilmi anlatan kitaplara AKÂİD de denilir.] VE Gövde ile yapılacak ahkâm-ı islâmiye'yi bildiren ilim ve kitapları. VE Halk için, tahsili olmayanlar için yazılmış olan ve herkesin bilmesi, inanması ve yapması gereken kelâm, ahlâk ve fıkıh bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan ilim ve kitapları. )
( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )
( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )
- İLMULLÂH ile/ve/değil/yerine MARİFETULLÂH
( Allah'ı bildim" cümlesinde bilmek anlamında ilim sözcüğü kullanılmaz. Çünkü, filozof ve kelâmcılara göre ilim, tümellere ilişkin olduğundan, Allah'ın zâtını bilmek(ilim) mümkün değildir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Bilmek(ilim) yerine Marifet kullanılır. Çünkü Marifet filozof ve kelâmcılara göre tikellere ilişkindir. )
( Mârifetullah'ta, fikir/tefekkür kalmaz. )
- İLTİMÂ[Ar.] ile İLTİMÂ'[Ar. < LEM | çoğ. İLTİMÂÂT] ile İLTİMÂH[Ar. < LEMH]
( Renk değiştirme. | Sararma, solma. İLE Parıldama, lem'alanma. İLE Bir şeye şaşkın şaşkın bakma. )
- İLTİYÂ'[Ar.] ile İLTİYÂH[Ar.]
( İç heyecanlanması, alevlenmesi. İLE Susama. | Gövdenin/cildin güneşten yanması. | Şimşek çakması. | Yıldızın pırıltısı. )
- İMAM ve/||/<> FATİH
( ... VE/||/<> İmamın arkasında bulunan kişi. Saf tutulurken hiza alınan kişi. )
( ... VE/||/<> Nefsini feth eden. )
( ... VE/||/<> Sıra(saf), mihrabtaki imamın hemen arkasındaki kişiden, iki tarafa birden açılmasıyla, ikinci ve öteki sıralar da sıranın ortasındaki "Fatih" ile başlatılır ve sağlı sollu olarak devam ettirilir. )
- İNAN = İMAN = FAITH[İng.] = FOI[Fr.] = GLAUBE[Alm.] = FIDES[Lat.] = FE[İsp.]
- İNBÂ'[Ar.] ile İNBÂH[Ar.]
( Haber verme. İLE Uyandırma/uyandırılma. | Kımıldatma, hareket ettirme. )
- INCARNATION vs. BIRTH
- INDEX THEORY ile/||/<> RİEMANN-ROCH
( Index diferansiyel operatör, R-R cebirsel geometri. )
( Formül: Differential operator İLE algebraic geometry )
- İNFİSÂD[Ar. < FESÂD] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH]
( Bozulma, fesada uğrama. İLE Bozulma, etkisiz/hükümsüz kalma. İLE Bollaşma, genişleme. )
- İNKA'["ka" uzun okunur] ile İNKA'["ka" uzun okunur] ile İNKÂH[Ar. < NİKÂH]
( Temiz/pak olma. İLE Suda ıslatma. İLE Nikâh etme/edilme. )
- İNŞAALLAH ile ALİMALLAH
- İNŞAALLAH ile/ve/<> MAAŞALLAH ile/ve/<> DUR BAKALIM
( Türk "felsefesi". )
- İNSAN/KİŞİ:
DOĞA ve/<> TARİH
( Dirimsel[biyolojik] yanı, gövdesi itibariyle. VE/<> Zihni, bilgisi, deneyimleri, görgüsü, dili ve kültürü itibariyle. )
- İNSAN = BERZAH
- İNSAN = HUMAN, MAN[İng.] = HOMME[Fr.] = MENSCH[Alm.] = HOMO[Lat.] = ANTHROPOS[Yun.] = HUMANO/NA[İsp.]
- İNŞİRAH[Ar. < ŞERH] ile AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK
( AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK )
- İNTIBÂ[Ar. < TAB] ile İNTİBÂH[Ar.] ile İNTIBÂH[Ar.]
( Basılma, matbû olma. | Zihinde iz bırakma. | İzlenim. İLE Uyanma, uyanış. İLE Pişme. )
- İNTİBA ile İNTİBAH ile İNTİBAK ile İNTİBAKSIZ/LIK
- İNTİFÂ'[Ar.] ile İNTİFÂ'[Ar. < NEF | çoğ. İNTİFÂAT] ile İNTİFÂH[Ar. < NEFH]
( Ortadan yok olma, aradan çıkma. İLE Yararlanma, menfaatlenme. İLE Kabarma, şişme. | Örgenlerden birinin şişmesi. )
- İNTİKA["ka" uzun okunur] ile İNTİKAH["ka" uzun okunur]
( Bir şeyi seçme, ayırd etme. İLE Zayıf olma, nekahat gerektirme. | İyi bir haber duyup sevinme. )
- İNTİSÂH[Ar. < NESH] ile İNTİSÂH[Ar.]
( Kopyasını/nüshasını/sûretini çıkarma, istinsah. İLE Verilen öğüdü tutma. )
- İNTİYÂH[Ar.] ile İNTİZÂC[Ar.]
( Ağlama, gözyaşı dökme. İLE Çıbanın olgun duruma gelmesi. | Çok gözyaşı dökme. )
- INVENTION vs. CATCH
- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH
( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/ya da "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )
( CONATUS cum/et/<> APETITUS cum/et/<> CUPIDITAS )
- IRISH :/yerine İRLANDALI
- İRTİDÂ'[< RIDÂ]/İRTİZÂ'[< RIZÂ] ile İRTİZÂH
( Bir şey kesilme, bir şeyden ziyân görme. | Beğenme, seçme. | Uygun olma, uygun bulma, râzı olma. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )
- İRTİVÂ'[Ar.] ile İRTİVÂH[Ar.]
( İçerek kanma. | Gövdedeki örgenlerin ve eklemlerin/mafsalların kalınlaşması. İLE Nöbetle çalışma. )
- İRTİYÂ'[Ar.] ile İRTİYÂH[Ar. < RİH]
( Korkma, ürkme. İLE Ferahlama. | Rüzgârlanıp rahatlama. )
- İRTİZÂ[Ar.] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂH[Ar.]
( Bir şeyin eksilmesi, bir şeyden zarar/ziyan görme. İLE Beğenme, seçme. | Uygun bulma, râzı olma. İLE Süt emme. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )
- İSA MESİH ile İSA
( JESUS CHRIST vs. JESUS )
( ياعلي ile عيسا مسيح )
( ياعلي ile عيسا مسيح )
- Îsâ[Ar.] ile ÎSÂ[Ar.] ile ÎSÂ'[Ar.] ile ÎSÂ'[Ar.] ile İSÂH[Ar. < VESAH]
( Hristiyanlık dininin peygamberi. İLE Teselli edip sabırlılığa teşvik etme/edilme. İLE Vasî yapma, vasiyet yapmaya memur etme. | Vasiyet etme. İLE Zenginleştirme/zenginleştirilme. | Genişletme. İLE Kirletme/kirletilme. )
(1996'dan beri)