Bugün[06 Nisan 2026]
itibarı ile 6.786 başlık/FaRk ile birlikte,
6.786 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(15/29)


- [hem] ÇOK OKUYAN ile/ve/||/<>/hem de ÇOK GEZEN

( Hangisi daha çok bilir?" sorusuna, birinden yana, iki yaklaşımda bulunuluyor. Doğru yanıt diye bir şey yok! İkisi de doğru ya/ya da yanlış olabilir. Fakat bilinebilecek bir şey varsa, o da ikisini de yapanın hiçbir şey bilmediğidir. Yani ne kadar bilmediğini anlayarak ve ne kadar daha anlaması gerektiğini anlar. "ŞİO ME NİHİL ŞİRE"[En iyi bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğim!"] )


- HEM ..., HEM DE ... ile DURUMA GÖRE ...


- HEM, HEM DE ve NE, NE DE:
[İkisi birlikte kullanılır!/kullanılmalıdır!]


- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLENLER ile/ve/||/<> SÜRÜNGENLER ile/ve/||/<> BALIKLAR

( Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri )

( ZÂT-ÜT-TENEFFÜS-İL-MÜZDEVİC, ZU-L-MAÂŞEYN/MÂÎŞEYN ile ... )

( FERZEND-İ ÂB: Suda yaşayan hayvanlar. )

( AMPHIBIANS vs. REPTILES and FISHES )

( AMPHIBIE avec ... et ... )


- HEM SAVCI, HEM DE HAKİM OLMAK" ile/değil KONUŞMADA KİŞİ ADININ GEÇMESİ


- [ne yazık ki]:
[hem] SUÇLU ile/ve/hem de/||/<>/> "GÜÇLÜ"


- HEME, HAEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEM


- HEMAFEREZ/HEMAPHERESIS[İng.] değil/yerine/= KAN AYIR-SEÇ (İŞLEMI)


- HEMAGLÜTİNASYON/HEMAGGLUTINATION[İng.] değil/yerine/= KAN KÜMELEŞMESİ


- HEMAL KANAL[İng. HEMAL CANAL] ile/||/<> HEMATOFAGUS[İng. HEMATOPHAGOUS] ile/||/<> HEMATOJEN[İng. HAEMATOGENOUS] ile/||/<> HEMATOKROM[İng. HEMATOCHROME] ile/||/<> HEMATOKSİLİN[İng. HEMATOXYLIN] ile/||/<> HEMATOLOJİ[İng. HEMATOLOGY] ile/||/<> HEMATOPOİEZ[İng. HEMATOPOIESIS]

( Hemal yayların meydana getirdiği ve içinden kan damarları geçen kanal. @@ Kanla beslenen. @@ Kan ya da bileşenlerinin bir ya da daha fazlasının üretimiyle ilgili; kandan kaynaklanan. Kan yoluyla dağılan ya da dağıtılan; kan yoluyla bulaşan. @@ Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. @@ Bakkam ağacı (Haematoxylin campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya. @@ Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. @@ Ana gözelerden kan gözelerinin oluşumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMATEMEZ ile/||/<> MELENA

( Mide ya da yemek borusundan kan kusma. İLE/||/<> Sindirim düzeninden kanamalı dışkı. )


- HEMATİ[Fr. < Yun.] ile HEMATİT[Fr. < Yun.]

( Kanın, hemoglobinle renklenmiş kırmızı yuvarı. [Bir milimetreküp insan kanında, 5 milyon hemati vardır.] İLE Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan bir mineral [Fe2O3], kantaşı. )


- HEMATİ ile HEMATİT


- HEMATİT[Fr. < HÉMATITE] değil/yerine/= KAN TAŞI

( Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit. )


- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT


- HEMATİT ile MANYATİT


- HEMATİT ile/||/<> MANYETİT/MAGNETİT

( Metalik gri ya da siyah renkte olan bir taş. İLE/||/<> Siyah manyetik bir mineral. )


- HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOMETRE

( HEMATOLOGIST vs. HEMATOLOGY vs. HEMATOMETER )

( خون شناس ile خون شناسي ile خون سنج )

( KHON SHENAS ile KHON SHENASY ile KHON SANJ )


- HEMATOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HEMATOLOJİ


- HEMATOLOJİ değil/yerine/= KAN BİLİMİ

( Kan üzerinde incelemeler yapan bilim. )


- HEM(AT)OPO(İ)ETİK ile HEM(AT)OPO(İ)EZ ile HEMAGLÜTİNASYON ile HEMATEMEZ ile HEMATOJEN ile HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOM ile HEMATÜRİ

( Kan yapıcı, kan oluşumu [ile ilgili]. İLE Kan yapımı, kan oluşumu. İLE Kan kümeleşimi. İLE Kan kusma. İLE Kan yapıcı, kan yoluyla. İLE Kanbilim uzmanı. İLE Kanbilim. İLE Kan toplağı. İLE Kan işeme. )


- HEMATÜRİ ile/||/<> PROTEİNÜRİ

( Sidikte kan bulunması. İLE/||/<> Sidikte protein bulunması. )


- HEMATÜRİ ile/||/<> PROTEİNÜRİ

( Sidikte kan bulunması. İLE/||/<> Sidikte protein bulunması. )


- HEMCİNS değil/yerine/= EŞEYDEŞ


- HEMCİNS ile/ve/değil/||/<> HEMDERT

( Varolanların tümü. | Cinsleri bir olan, aynı soydan. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Dertleri ortak/yakın olan kişiler. )


- HEM-DEM[Fars.] ile HEM-DEST[Fars.]

( Sıkı fıkı, canciğer arkadaş. İLE Kuvvet kudrette beraber olan, el ele veren. | Ortak. | Kumaş dokuyuculukta bir çırağa, artık tek başına çalışabilecek seviyeye geldiğini bildiren beratı veren kişi. )


- HEM-DEST -ile


- HEM-DİL -ile

( DÜŞÜNCELERİ, YÜREKLERİ BİR OLAN, GÖNÜLDEŞ )


- HEME İLE CHLOROPHYLL İLE COBALAMİN İLE IRON-SULFUR ile/||/<> METALLOPROTEİNLER

( Metal içeren biyomoleküller. )

( Formül: Fe²⁺ ⇌ Fe³⁺ )


- HEME OST ile HEME EZ OST


- HEMEN DEĞİŞİM ile/ve ÂNÎ DEĞİŞİM

( IMMEDIATELY ALTERATION vs./and SUDDEN ALTERATION )


- HEMEN ile DOĞRUDAN

( IMMEDIATELY vs. INDIRECT )


- HEMEN ile HEMEN HEMEN


- HEMEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAĞI SICAĞINA


- HEMEN/HIZLICA UNUT!:
YAPTIĞIN İYİLİĞİ ve/||/<>/< SANA YAPILAN KÖTÜLÜĞÜ


- HEMERALOFİK ile HEMERALOPİ ile HEMERALOPİK

( HEMERALOPHIC vs. HEMERALOPIA vs. HEMERALOPIC )

( روز کور ile روزکوري ile روزکور )

( RUZ KOR ile روزکوري ile RUZKOOR )


- HEMFİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNDEŞ/OYDAŞ


- HEMFİKİR değil/yerine/= OYDAŞ


- HEMİANOPSİ ile HEMİPLEJİ ile HEMİSFER

( Yarım görmezlik. İLE Yarı inme. İLE Yarı küre. )


- HEMICRYPTOPHYTE[İng.] değil/yerine/= HEMİKRİPTOFİT

( Tomurcukları toprak seviyesinde olan rozet şeklindeki bitkiler ile iki yıllık bitkiler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMIEDRISCHE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMİEDRİK SİMETRİ


- HEMİNTH-/HEMİNTHO- ile/||/<> VERMİ-

( Kurt, solucan. İLE/||/<> Solucan. )


- HEMİŞ, FAHRİ :

( Yenimahalle muhtarı olarak görev yaptı. Sarıyer Yoksulları Koruma Derneğinin kurucularından biri ve yönetiminde bulundu. )


- HEMICELLULOSE, PSEUDOCELLULOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEMİSELLÜLOZ


- HEMISFER/HEMISPHERE[İng.] değil/yerine/= YARI KÜRE


- HEMM[Ar.] ile GAMM[Ar.]


- HEMM[Ar.] ile HİMMET[Ar.]


- HEMM[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]


- HEMM[Ar.] ile KASD[Ar.]


- HEM/NE PAYLAŞILANLAR/PAYLAŞILABİLENLER, HEM/NE PAYLAŞIL(A)MAYANLAR


- HEMO-[İng.] / HÉMO-[Fr.] / HÄMO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMO-


- HEMODİLÜSYON/HEMODILUTION[İng.] değil/yerine/= KAN SEYRELIM


- HEMODİNAMİ/HEMODYNAMICS[İng.] değil/yerine/= KAN DOLAŞIM DEVİNIMLİĞİ


- HEMODİYALİZ/HEMODIALYSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ARITIM/SÜZDÜRÜM


- HEMODİYALİZ ile HEMOGRAM ile HEMOLİTİK ile HEMOLİTİK ANEMİ ile HEMOLİZ ile HEMOPTİZİ ile HEMORAJİ ile HEMORAJİK ile HEMOSİTOMETRE ile HEMOSTATİK ile HEMOSTAZ

( Kan süzüm. İLE Tam kan sayımı. İLE Kan yıkımlı, kan yıkıcı. İLE Yıkımlı kansızlık. İLE Kan yıkımı. İLE Kan tükürme. İLE Kanama. İLE Kanamalı, kanama[yla ilgili]. İLE Kan sayar. İLE Kanama durdurucu. İLE Kanama durması, kanın durması. )


- HEMOFİL ile HEMOFİLİ


- HEMOFİLTRASYON/HEMOFILTRATION[İng.] değil/yerine/= KAN SÜZDÜRÜM


- HEMOFOBİ[İng. HEMOPHOBIA] ile/||/<> HEMOSÖL[İng. HEMOCOEL] ile/||/<> HEMOSTAZ[İng. HEMOSTASIS]

( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMOGLOBIN, HAEMOGLOBIN[İng.] / HÉMOGLOBINE[Fr.] / HÄMOGLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMOGLOBİN


- HEMOGLOBİN ile/||/<> KANSIZLIK (ANEMİ)[İng. ANEMIA] ile/||/<> TALASEMİ[İng. THALASSEMIA]

( Hemoglobin, birçok hayvanın kanındaki demir içeren protein. Omurgalıların kırmızı kan gözelerinde (eritrositler) oksijeni dokulara taşımada görevlidir. Hemoglobin, oksijen ile dengesiz, geri çevrilebilir bir bağ oluşturur. Yükseltgenmiş durumda oksihemoglobin denir ve parlak kırmızıdır; İndirgenmiş durumda mor mavi olur. @@ Kanda alyuvar sayısının normalin altına düşmesi sonu gelişen hastalık hali. Aynı zamanda hemoglobinde de azalma meydana gelmesi sonucu oluşabilir. Birçok farklı tip anemi bulunur. @@ Bir grup genetik olarak kalıtılan anemi; narin hemoglobinlerin oluşur ve kolayca parçalanır. Talaemi Güneydoğu Asya ve Akdeniz havzasında yaygın olarak görülür. Bu bireyler sıtmaya karşılık bağışıklık gösterebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMOGLOBİN ile/||/<> MİYOGLOBİN

( Hemoglobin kanda O₂ taşır İLE miyoglobin kasta O₂ depolar )

( Formül: Hb 4 hem grubu İLE Mb 1 hem grubu )


- HEMOGRAM/HEMOGRAM[İng.] değil/yerine/= KAN GÖZE ÇİZGESİ


- HEMOLİZ/HEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YIKIMI


- HEMOLİZ ile HEMOLİZ

( HEMOLYSIS vs. HEMOLYZE )

( خونکافت ile هموليزه کردن )

( KHONKAFT ile CPEHMOLYZAH KARDAN )


- HEMOLYSIS, HEMATOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= HEMOLİZ


- HEMORAJİ/HEMORRHAGE, BLEEDING[İng.] değil/yerine/= KANAMA


- HEMORAJİK DİYATEZ/HEMORRHAGIC DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA EĞİLIMİ


- HEMOSTAZ/HEMOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA DURDURMA


- HEMOVİJİLANS/HEMOVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= KAN TAKİP DÜZENİ


- HEMPA ile/||/<> HEMTA

( Ayaktaş, arkadaş[kötü işlerde]. İLE/||/<>/||/<> Yandaş, denktaş, arkadaş. )


- HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA/ARKADAŞ

( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )


- HEMŞİRE/ŞVESTER değil/yerine/= SAYRICI < KARDEŞ[KADIN]


- HEMZ[Ar.] ile LEMZ[Ar.]

( Örtülü ayıplama. İLE İthâm ederek ayıplama. )


- [ ’ ](Hemze) ile [ ‘ ](Ayn)


- HEMZEMİN ve/<> HEMDEM


- HEMZEMİN ile HEMZEMİN GEÇİT


- HENDEK ile/ve AZMAK ile/ve UR

( ... İLE/VE Su birikmiş hendek. İLE/VE Bir tür hendek. )


- HENDEK değil/yerine/= ÇUKUR


- HENDEK ile KUYU/TUYNUK

( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )

( ... ile Bİ'R[çoğ. ÂBÂR], BEVD
... ile BÂSİKA: Ağzına kadar su dolu olan kuyu. )

( ... ile ÇÂH, ÇEH )

( DITCH/TRENCH vs. WELL )


- HENDERSON-HASSELBALCH EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= HENDERSON-HASSELBALCH EŞİTLİĞİ


- HENGAM ile HENGAME


- HENGÂME[Fars.][HANGAME/ENDAME değil!] ile İZDİHÂM[Ar. < ZAHAM] ile CURCUNA

( Kavga, patırtı, gürültü. İLE Kalabalık, yığılma, kalabalıktan sıkışma. İLE Gürültülü, karışık durum. | Türk müziğinde, on zamanlı, altı vuruşlu küçük bir usûl. | Bu usûlle bestelenmiş yapıt. )


- HENÎ'[Ar.] ile MERÎ'[Ar.]


- HENRY[İng.] / HENRY[Fr.] / HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRİ


- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER

( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )

( Hidrojen )


- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU


- HENRY ile/||/<> YASASI

( Gazların çözünürlüğü yasası )

( William Henry tarafından 1803 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1774-1836) (Ülke: İngiltere) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Henry yasası) )


- HENTBOL ile HENTBOLCU/LUK


- HEP ile/yerine/değil DAHA ÇOK


- HEP ile HEP BİRDEN ile HEP BERABER ile HEP BİR AĞIZDAN


- HEP[Fars. < HEB] ile/değil İKİ (KEZ)

( [not] ALLWAYS vs./but TWO (TIMES)/TWICE )


- HEP ile İKİDE BİR


- HEP ile/değil/yerine OLABİLDİĞİ KADAR


- HEP ile/ve/<> SADECE


- HEPA/FİLTRE HİGH-EFFICIENCY PARTICULATE AIR FILTER[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK VERİMLİ PARÇACIKLI HAVA SÜZGECİ


- HEPANIL, MUSTAFA (SARIYER, İSTİNYE 1960) :

( Sarıyerli işadamı. Büyükdere Mehmet İpgin İlkokulunu ve Levent Lisesini bitirdi. Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümünden mezun oldu. Bir yıl süre ile Londra'da dil eğitimi aldıktan sora iş hayatına atıldı. Bir süre Türkiye'nin ilk denizcilik gemi yakıtları ticareti şirketinde (Tekfen & Sodescan) çalıştı. Askerliğini takiben Gemi yakıtları sektöründe üç şirkette müdür ve yöneticilik yaptığı ve kar ortaklığı pozisyonlarında bulundu. Lukoil Şirketinde Satış & Pazarlama Koordinatörü olarak görev yaptı. Bazı ticari şirketler ortaklıkları devam ediyor. Beyaz Martı Şirketi'nin sahibidir. Sarıyer Spor Kulübü üyesi olup, üyesi olduğu kulüpte önce yönetim kurulunda görev aldı, olağanüstü genel kurulda da kulüp başkanlığına seçildi (2008/2009). Bilahare 2011/12 sezonun da bir kez daha yönetim kurulunda İkinci Başkan olarak görev yaptı. )


- HEPARIN[İng.] / HÉPARINE[Fr.] / HEPARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPARİN


- HEPATİK ile HEPATOLOJİ ile HEPATOMEGALİ ile HEPATOSİT ile HEPATOSPLENOMEGALİ ile HEPATOTOKSİK

( Karaciğer [ile ilgili]. İLE Karaciğerbilim. İLE Karaciğer büyümesi. İLE Karaciğer gözesi. İLE Karaciğer/dalak büyümesi. İLE Karaciğere zararlı. )


- HEPATİT A ile/||/<> HEPATİT B ile/||/<> HEPATİT C ile/||/<> HEPATİT D ile/||/<> HEPATİT E

( Hepatit A virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ya da yiyeceklerle bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsünün neden olduğu, kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit C virüsünün neden olduğu, kan yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsü ile birlikte bulaş oluşturan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit E virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ile bulaşan bir karaciğer bulaşı. )


- HEPAT/O- ile KRAN(İ)YO- ile M(İ)YEL(O)- ile FLEBO- ile PNEUM-/PNEUMO-/PNEUMATO- ile PİYO- ile NEKRO-

( Karaciğer [ön ek]. İLE Kafa-, kafatası. İLE Omurilik [ile ilgili]. İLE Toplardamar [ile ilgili]. İLE Hava-, gaz-, akciğer. İLE İrinli, irin .... İLE Ölü/nekro-. )


- HEPATOMEGALİ ile/||/<> SPLENOMEGALİ

( Karaciğerin olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Dalağın olağandışı büyümesi. )


- HEPİMİZ:
AYNIYIZ değil AYNI DEĞERDEYİZ


- HEPİMİZİ BİR YAPAN ile/ve/<> BAZILARIMIZI "AYRI" YAPAN


- HEPİMİZİN "HAYATLARI" değil HAYATI


- HEPİMİZ(İN), ... ile/değil HER BİRİMİZ(İN), ...


- HEPİMİZ(İN) ile HERKES(İN)


- HEPSİ "HARİKALAR/ŞAHANELER" değil HEPSİ HARİKA/ŞAHANE


- HEPSİ "YERLERİNE" OTURUYOR değil HEPSİ YERİNE OTURUYOR


- HEPTA, SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTA, SEPTA, SEPTİ


- HEPTADÉCCANE[Fr.] / HEPTADEKAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKAN


- HEPTADECANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKANE


- HEPTANE[İng.] / HEPTANE[Fr.] / HEPTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTAN


- HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM ile KÖKEN TANRI ile MİMAR TANRI ile YARATICI TANRI ile KİŞİ TANRI ile KAVRAM TANRI


- HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK(PANTEİZM) ile HEPTANRIDACILIK(PANENTEİZM)

( Tanrı ile evrenin aynı şey olduğunu savunan görüş. | Tanrı'yı, etkin yaratıcı güç olarak belirlemekle birlikte Tanrı'yla dünyayı özdeşleştiren öğreti. ["Tek gerçek varlık, Tanrı'dır, dünya onun yansısıdır ya da türevidir. Buna göre, dünya, Tanrı'dan ayrı bir töz değildir".]
İLE
Tanrı'nın evreni kapsadığını ancak ondan daha büyük olduğunu savunan görüş. | Her şeyin, Tanrı'da olduğunu öne süren öğreti. ["Gerçeklik, üç öğeden; ruhtan, doğadan, insandan oluşur. Ancak, bu üç öğenin temelinde, yüce varlık olan Tanrı vardır. Dünya, Tanrı'yla ve Tanrı'dadır, Tanrı'nın yanında değil ondadır, onun bağımlılığı altındadır, insanlık bu dünya ve yeryüzüyle sınırlı değildir, insanlık Tanrı'dadır, dolayısıyla ölümsüzdür ve tüm evrene yayılmıştır."] )

( PANTEISM vs. PANENTEISM )


- HEPTOSES[İng.] / HEPTOSES[Fr.] / HEPTOSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTOZLAR


- Her AN SUS!!!


- HER AN ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ


- HER ANLAM/DA ile/ve/değil/||/<>/< HER ALAN/DA


- HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL ile HER BABAYİĞİDİN KÂRI DEĞİL


- HER BİÇİMDEN/GÖRÜNÜŞTEN ÇÖZÜLME/UZAKLAŞMA ve/||/<>/> YENİ VE YENİDEN BİÇİMLENME


- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...

( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )


- HER BİR/BEHER[Fars.] ile BEHER/BEHERGLAS[Alm. < BECHER/GLAS]

( Her bir. İLE Silindir biçiminde cam deney çubuğu. )


- HER BİR KİŞİ, DÜŞÜNCENİN, DİLİN, SÖZCÜĞÜN VE HER ÖNEMLİ DEĞERİN:
TEMSİLCİSİ ve/||/<>/> BEKÇİSİ


- HER BİRİ ile HER BİRİ ile BİRBİRİNE GÖRE ile HER SEFERİNDE

( EACH vs. EACH ONE vs. EACH OTHER vs. EACH TIME )

( هريک از ile هريک ile هر کدام ile هرکدام ile هر ile هرکدم ile همديگر ile با هم ile يکديگر ile هم ile دفعه به دفعه )

( NPARYK AZ ile NPARYK ile NPAR KODAM ile NPARKDAM ile NPAR ile NPARKADAM ile CPEHMADYGAR ile BA NPAM ile YKADYGAR ile NPAM ile DAFE BAH DAFE )


- HER BİRİSİNE değil HER BİRİNE


- HER DERDE DEVÂ OLAN:
(")SARIMSAK(") ile/ve/değil/||/<>/< SARILMAK


- Her düşündüğünde SUS!!!


- HER ELİNİ SIKAN İLE ... ile/ve/<> HER CANINI SIKAN İLE ...

( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )


- Her fırsatta DİNLE!!!


- Her fırsatta SUS!!!


- HER GÜN ...:
BİR ile/ve/||/<>/> ÜÇ ile/ve/||/<>/> BEŞ
İŞ/GÖREV

( [Her gün ...]
Büyük bir işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az üç orta işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az beş küçük işi/görevi yerine getirebilmek. )


- (HER GÜN) GERİNMELİ ve ESNEMELİ!


- HER HAFTA ile AYDA DÖRT KERE


- HER HALÜKÂRDA değil/yerine/= HER DURUMDA


- HER İKİ" DİSİPLİN/SİSTEM DE ... değil İKİ DİSİPLİN/SİSTEM DE ...


- HER İKİ KAPILARIMIZ değil İKİ KAPIMIZ


- HER İKİSİ değil İKİSİ ya da HER BİRİ


- HER İLE OER İLE ORR İLE CO2RR ile/||/<> ELEKTROKATALİTİK REAKSİYONLAR

( Önemli elektrokimyasal dönüşümler. )

( Formül: 2H₂O → 2H₂ + O₂ )


- HER "İNSAN/IN" değil HER KİŞİ/NİN


- HER İŞE KARIŞMAK =/<> HİÇBİR İŞ YAPMAMAK


- HER KAVRAM ve/<> HER KAHRAMAN(/KİŞİ)


- HER KOŞUL ALTINDA GEÇERLİLER ile/ve/||/<>/> MÜKEMMELLEŞME


- (HER KOŞULDA) YAP!:
NE YAPABİLİYORSAN ile/ve/||/<> NE KADARINA SAHİPSEN ile/ve/||/<> NEREDEYSEN

( (IN ANY CONDITION) DO:
WHAT YOU CAN vs./and/||/<> WHAT YOU HAVE vs./and/||/<> WHERE YOU ARE )


- HER NE KADAR ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN/RAĞMEN değil HER NE KADAR ŞÖYLE OLSA DA ya da ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN


- HER NE MENEMSE" ile "HER NE ŞEYİMSE/SİKİMSE" |
ile/değil/yerine/||/<>/<
"HER NEYSE"


- HER NE OLURSA ve/||/<> DİLİM/İZ DURURSA

( Bana, benden olur. VE/||/<> Başım barış/selâmet bulur. )


- HER NEYSE değil/yerine NEYSE


- HER SEFERİNDE değil/yerine/= DEĞME KEZ


- HER ŞERDE, BİR HAYIR VARDIR" değil HER ZAHMETTE, BİR RAHMET VARDIR


- HER ŞEY, DEĞİŞİR değil HER ŞEY, (BELİRLİ/BELİRSİZ) BİR ŞEYE GÖRE DEĞİŞİR


- HER ŞEY ile/ve/||/<> GERİ KALAN NE VARSA


- HER ŞEY ile HER ŞEY

( EVERYTHING vs. EVERYTHING THAT )

( همه چيز ile هر چيزي ile هر چيز ile هرآنچه )

( CPEHMEH CHYZ ile NPAR CHYZY ile NPAR CHYZ ile NPARANCHEH )


- HER ŞEY ile/ve/değil/||/<>/>/< HER ŞEYDE


- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)

( EVERY THING vs. EVERY THING )


- HER ŞEY ile HERŞEY('İ)

( Her şey, her şeyle ilişkili olduğu için hiçbir şeyi, sadece ve tek başına "her şey" olarak düşünemez ve dillendiremezsin. )

( Her şey, biraraya getirilmiş parçalar anlamını taşır. )

( EVERY THING vs. EVERYTHING
Everything implies a collection of particulars. )


- HER ŞEY(DE)/YER(DE) ile/ve HİÇBİR ŞEY(DE)/YER(DE)

( When we realise that all is in our mind and that we are beyond the mind, that we are truly alone; then all is us.
Nothing is me, so I am nothing. )

( Hiçbir "şey", ben değildir; böylece, ben, hiçbir şeyim. )

( Herhangi bir şey, sadece o şey değildir. )

( Herhangi bir şey, bütünün bir yanını göstererek gizleyendir. )

( Herşey, kendi olmayanı da işaret etmektedir. )

( Can sıkmanın sırrı, herşeyi anlatmaktır. )

( Herşeyin, zihnimizde olduğunu, bizim, zihinden öte olduğumuzu ve gerçekten yalnız başımıza olduğumuzu, ne zaman anlarsak, işte o zaman, herşey biziz. )

( [ON] EVERYTHING/PLACE vs./and [ON] NOTHING/PLACE )


- HER ŞEYİ BİLİYOR OLMAK değil ÇOĞUNLUĞUN, PEK FAZLA ŞEY BİLMİYOR OLMASI


- HER ŞEYİN KONUŞULABİLİRLİĞİ ile/ve/||/<>/>/< SÖYLEDİKLERİNİ TAMAMLAMASINI BEKLEMEK


- HER "ŞEYSİ" değil HER ŞEYİ


- HER "SORUNLARINI" (ÇÖZMEK) değil HER SORUNUNU (ÇÖZMEK)


- HER YERDE ile/ve/<> DİLDE, GÖNÜLDE


- HER YERDE ve/<> HER KOŞULDA


- HER YER(İ)(NDE) ile/ve HİÇBİR YER(İ)(NDE)

( EVERYWHERE vs./and NOWHERE | NOT ANYWHERE )


- Her zaman DİNLE!!!


- Her zaman DİNLE!!!


- Her zaman DİNLE!!!


- Her zaman SUS!!!


- HER ZAMAN ile HER ZAMAN

( ALWAY vs. ALWAYS )

( همه وقت ile مدام ile هميشه ile همواره ile عليالدوام ile دائما )

( CPEHMEH VAGHT ile MADAM ile NPAMYSHEH ile NPAMVAREH ile عليالدوام ile DAEMA )


- HER ZAMAN ile "HER ZAMAN"I

( Genelin içinde düşünülen zaman. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "ZAMAN"ı. )

( EACH TIME vs. EVERYTIME )


- HER ZAMAN ile SÜREKLİ/DAİMA[Ar.]

( Zaman-ötesi oluş, tümüyle Şimdi'dedir. )

( EVERY TIME vs. ALWAYS/FOREVER
Timeless being is entirely in the now. )


- HER ile/ve BASİT HER


- HER ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BAZI

( [kitap] Okunmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazılarına başvurulur. )

( [eşya] Kullanılmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları saklanır. )

( [yazar] Sevilmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları (sadece) beğenilir. )


- HER ile HEP

( EACH/EVERY vs. ALWAYS )


- HER ile HER AN ile HER ZAMAN

( EVERY vs. EVERY MOMENT vs. EVERY TIME )

( همه ile هر ile هرکدام ile آن به آن ile هر وقت )

( CPEHMEH ile NPAR ile NPARKDAM ile AN BAH AN ile NPAR VAGHT )


- HER ile/ve HERHANGİ


- HER ile HERK ile HER BİR ile HER DEM ile HER GÜN ile HER BİRİ ile HER DAİM ile HER HALDE ile HER NEYSE ile HER ZAMAN ile HER NASILSA ile HER NEDENSE ile HER DEM TAZE ile HER NE KADAR ile HER YERDELİK ile HER HALÜKARDA ile HER NE HİKMETSE


- HER ... ile/değil HİÇBİR ...


- HER :/yerine ONUN (KADIN)


- HER ile TÜM

( EACH/EVERY vs. ALL )


- HERA ile/ve/||/<> ATHENA ile/ve/||/<> AFRODİT


- HERAKLEITOS AÇMAZI ile/ve/||/<> ÇOKLUK AÇMAZI ile/ve/||/<> THESEUS AÇMAZI


- HERBAL[İng.] değil/yerine/= OTSU BİTKİ


- HERC Ü MERC değil/yerine/= ALTÜST, KARMAKARIŞIK, ALLAK BULLAK, DARMADAĞINIK


- HERCAİ MENEKŞE ile YABANİ HERCAİ MENEKŞE

( PANSY vs. WILD PANSY )

( VIOLA TRICOLOR HORTENSIS cum VIOLA TRICOLOR )


- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ

( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )


- HERCAİ/LİK ile HERCAİCE ile HERCAİ MENEKŞE


- HERDER ve/||/<>/> GOETHE ve/||/<>/> SCHILLER

( 25 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1803 VE/||/<>/> 28 Ağustos 1749 - 22 Mart 1832 VE/||/<>/> 10 Kasım 1759 - 09 Mayıs 1805 )


- HERE :/yerine BURADA


- HEREDİTE/HEREDITY[İng.] değil/yerine/= KALITIM, SOYA ÇEKİM


- HEREDİTE ile HEREDİTER ile HERİTABİLİTE

( Kalıtım, soyaçekim. İLE Kalıtsal. İLE Kalıtılabilirlik. )


- HEREDİTER/HEREDITARY[İng.] değil/yerine/= KALITIMSAL


- HEREDOT ile/ve/değil TUKİDİDES


- HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA


- HEREKE ile/ve SİVAS


- HEREKLEMEK ile HEREK


- HERETİK ile HERMETİK


- HERETİZM ile ATEİZM ile PANTEİZM


- HERGELE/LİK ile HERGELECİ/LİK


- HERGÜNSEL, CAFER (DÜZCE, 1956) :

( İlk, orta, lise öğrenimini Hendek'te tamamladı. Ortaköy Eğitim Enstitüsü ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdi. Yüksek Lisansını İ.Ü. Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalında yaptı. Öyküleri Yazko Edebiyat, Varlık, Gösteri Broy, Edebiyat - Kop. Dergileriyle Cumhuriyet ve Hürriyet gazetelerinde yayımlandı. Kalfa, Yaşam Sürgünleri, Verirken, Ara Beni Sesini Duyayım öykü kitapları ve Hamit Nasıl Okuma Yazma Öğrendi çocuk romanı yayınlandı. 2010 İstanbul Kültür Başkenti Programı çerçevesinde "Geçmişten Günümüze Esintilerle Emirgan" kitabıyla yer aldı. Sarıyer Edebiyat Günlerinde Sarıyer Beyaz Martı Edebiyat Onur Ödülü (1916) alan yazarın son eseri "Sarı Zarf" isimli romanı (2018). )


- HERHALDE ile/ve/||/<> BELKİ (DE)


- HERHALDE değil/yerine YÜKSEK/BÜYÜK OLASILIKLA


- HERHALDE ile HER HALDE

( Tahmin, belki. İLE Mutlaka, kesinlikle. )


- HERHALDE["HERALDE" değil!] ile/değil/yerine SANIRIM


- HERHANGİ BİR ARKADAŞININ, SENİ, PARA İSTEMEK İÇİN ARAMASI ile TANIDIĞIN VE SEVDİĞİN BİR ARKADAŞININ, SENİ, PARA İSTEMEK İÇİN ARAMASI


- HERHANGİ BİR) DÜŞÜNCEYE:
MAHKÛM/İYET ile/ve/değil/yerine HÂKİM/İYET


- HERHANGİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK)


- HERHANGİ BİR ŞEY ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)

( ANYTHING vs. ANYTHING )


- HERHANGİ BİRİ OLMAK ile/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ OLMAK


- HERHANGİ BİRİ ile ÖYLE BİRİ ile HERHANGİ BİRİ

( ANYONE vs. ANYONE THAT vs. ANYONE WHICH )

( هر کس ile هرشخص معين ile هر شخص )

( NPAR KES ile NPARSHKHS MAYNE ile NPAR SHKHS )


- HERHANGİ BİRİ ile YA-VEYA

( EITHER vs. EITHER-OR )

( چه چه ile يايا ile خواه خواه )

( CHEH CHEH ile يايا ile KHAH KHAH )


- HERHANGİ ile ARTIK DEĞİL

( ANY vs. ANY MORE )

( هر ile هريک ile هرگونه ile هيچ نوع ile هيچ ile ديگر )

( NPAR ile NPARYK ile NPARGONEH ile YEHYCH NO ile YEHYCH ile DYGAR )


- HERHANGİ ile HERHANGİ BİR ile HERHANGİ BİRİ


- [ne yazık ki]
HERHANGİ BİR YERDEKİ ADÂLETSİZLİK ile/değil/yerine/></> HER YERDEKİ ADÂLET

( Tehdit. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Düzen. )

( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik, adâleti tehdit eder her yerde. )

( Injustice anywhere is a threat to justice everywhere. )


- HERITAGE and LEGACY


- HERITAGE :/yerine MİRAS


- HERKELE[Ar.] ile HERGELE[Ar.]

( İnce, zarif, hoş. | Hoşluk, incelik. İLE Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış [akıllı] hayvan. | Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. )


- HERKES BİLİRLERDİ değil HERKES BİLİRDİ


- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL


- HERKES, KENDİ İŞİNE BAKSIN! değil HERKES, KENDİ İÇİNE BAKSIN!


- HERKES YAPAMAZ ile/ve/değil HERKES, HER ZAMAN (KOLAY KOLAY) YAPAMAZ


- HERKES YAPIYORSA BIRAK YAPSINLAR | KİMSE YAPAMIYORSA BEN NASIL YAPAYIM ile/değil/yerine/>< HERKES YAPIYORSA BEN DE YAPABİLMELİYİM | KİMSE YAPAMIYORSA BEN YAPAYIM


- HERKES ile BİRÇOK

( EVERYBODY vs. MANY )


- HERKES ile/değil/yerine ÇOĞUNLUK


- HERKES ile/ve/değil/yerine HAZIR OLAN HERKES

( [not] EVERYBODY vs./and/but EVERYBODY WHO ARE READY
EVERYBODY WHO ARE READY instead of EVERYBODY )


- HERKES ile HEPİMİZ

( EVERYBODY vs. ALL OF US )


- HERKES(") ile/değil/||/<> HER BİR KİŞİ


- HERKES ile/ve/değil/||/<>/< HER BİREY


- HERKES ile/ve/değil/||/<> HERHANGİ BİRİ


- HERKES ile HERKES ÖYLE ile HERKES HANGİ

( EVERYONE vs. EVERYONE THAT vs. EVERYONE WHICH )

( هرکه ile هر کس ile همگان ile هر شخص ile هرآنکه )

( NPARKEH ile NPAR KES ile CPEHMGAN ile NPAR SHKHS ile NPARANKEH )


- HERKES ile "HERKES"İ

( Genelin içinde düşünülen kişiler. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "KİŞİ"yi. )

( EVERYBODY vs. "EVERYBODY" )


- HERKES ile MİLLET

( EVERYBODY vs. PEOPLE )


- HERKES ile ORTAK DİLDE HERKES ile AYRIMSIZ HERKES


- HERKESE YETİŞMEYE ÇALIŞMAK ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KENDİNE GEÇ KALMAK


- HERKESE ...'YA DİKKAT ETMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM değil HERKESİ ...'YA DİKKAT ETMESİ İÇİN UYARIYORUM


- HERKESİN:
"BEYNİ" değil ZİHNİ
:FARKLI ÇALIŞIR


- HERKESİN:
YANLAŞTIĞI KİŞİ/LER ile/ve/değil/||/<>/< İYİ ANLAŞTIĞI KİŞİ/LER


- Herkesle herşeyi konuşma fakat her ayrıntıyı KONUŞ(ABİL)!!!


- HERKES/LİK ile HERKESÇE


- HERKESTE VAR değil HER YERİ/ŞEYİ KAPLAYAN


- HERKEZ değil HERKES


- HERMAFRODİT ile HERMAPRODİT

( HERMAPHRODITE vs. HERMAPRODITE )

( مخنث ile نر وماده ile نرموک )

( مخنث ile NAR VOMADEH ile NARMOK )


- HERMALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMALİN


- HERMANN-MAUGUIN SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES D'HERMANN-MAUGUIN[Fr.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGELERİ


- HERMANN-MAUGUIN-SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGESİ


- HERMANN von MEYER ve/<>/> GERHARD HEILMANN

( 03 Eylül 1801 - 02 Nisan 1869 ve/||/<> 25 Haziran 1859 - 26 Mart 1946 )


- HERMAPHRODITISM[İng.] değil/yerine/= HERMAFRODİTLİK

( Tek bir canlının hem erkek, hem de dişi cinsel organlarına sahip olması durumu. Birçok omurgasız canlı ve bitkide rastlanan bir durumdur. Etimolojik olarak, Yunan mitolojisinde haberleşme tanrısı olan "Hermes", ve güzellik tanrıçası olan "Afrodit" isimlerinin birleşiminden köken alır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HERMELINE[İng.] ile/değil/yerine/= HERMELİN


- HERMENEUTİK

( HERMENEUTICS )


- HERMENEUTİK ve FELSEFÎ ANTROPOLOJİ


- HERMENEUTİK ile/ve FELSEFÎ HERMENEUTİK