Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 7.961 başlık/FaRk ile birlikte,
7.961 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(3/33)


- ATOM[Fr./İng. ATOME < Yun.] değil/yerine/= EYCİK


- ATOMIC GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK TABAN DURUMU


- ATRAKSİYON[Fr. < ATTRACTION] değil/yerine/= EĞLENDİRİ


- ATTACH :/yerine EKLEMEK


- AUGER ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON AUGER[Fr.] / AUGER-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER ELEKTRONU


- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI


- AUX- ile/||/<> CRESCO- ile/||/<> -BRY ile/||/<> EDE-/EDEMA- ile/||/<> GANGLİ- ile/||/<> -PHYMA ile/||/<> VARİC-/VARİCO- ile/||/<> CİRS-

( Büyüme, artma. İLE/||/<> Büyüme. İLE/||/<> Büyüme, şişme. İLE/||/<> Şişlik, şişme. İLE/||/<> Şişlik, pleksus. İLE/||/<> Derinin bir bölümünün şişmesi, tümör. İLE/||/<> Varisle ilgili, şiş, kıvrımlı. İLE/||/<> Genleş(tir)mek, genişle(t)mek, Dilate, variköz. )


- AVAM KAMARASI ile TEMSİLCİLER MECLİSİ ile EV ile EV TEMİZLİĞİ ile EV MOBİLYALARI ile EV BEKÇİSİ ile TANRI'NIN EVİ ile TOPLANTI EVİ ile DÜZELTME EVİ ile HAZİNE EVİ ile EV PARTİSİ ile EV ISINMA PARTİSİ ile YIKMAK ile EV SAHİBİ ile HİZMETÇİ ile EVLER

( HOUSE OF COMMONS vs. HOUSE OF REPRESENTATIVES vs. HOUSE vs. HOUSE CLEANING vs. HOUSE FURNITURE vs. HOUSE KEEPER vs. HOUSE OF GOD vs. HOUSE OF ASSEMBLY vs. HOUSE OF CORRECTION vs. HOUSE OF TREASURY vs. HOUSE PARTY vs. HOUSE WARMING PARTY vs. HOUSEBREAK vs. HOUSEHOLDER vs. HOUSEMAN vs. HOUSES )

( منزل ile چهارديواري ile جا دادن ile منزل گزيدن ile مسکن ile منزل دادن ile منزلگاه ile مسکن دادن ile خاندان ile خانه ile سراي ile چارديواري ile خانه تکاني ile سامان ile خانهدار ile مجلس ايالتي ile مجل عوام ile مجلس عوام ile دار التاديب ile بيت الله ile مجلس نمايندگان ile مجلس مبعوثان ile بيت المال ile مجالس خانگي ile جشن ورود ile بخانه دستبرد زدن ile مالک خانه ile مستخدم خانه ile منازل ile بيوتات )

( MANZEL ile چهارديواري ile JA DADAN ile MANZEL GOZYDAN ile MOSKAN ile MANZEL DADAN ile MANZELGAH ile MOSKAN DADAN ile KHANDAN ile KHANEH ile SARAY ile چارديواري ile KHANEH TAKANY ile SAMAN ile KHANEHDAR ile MOJALS AYELTY ile مجل عوام ile MOJALS AVAM ile DAR ELTADYBE ile بيت الله ile MOJALS NAMAYNADEGAN ile مجلس مبعوثان ile BEYT OLMAL ile MOJALES KHANGY ile JASHEN VORUD ile BAKHANEH DASTABARD ZADAN ile MALK KHANEH ile MOSTEKHODAM KHANEH ile MENAZEL ile بيوتات )


- AVOKADO:
FUERTE ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ

( Türkiye'de daha çok yeğlenen. İLE/||/<> Dünyada daha çok yeğlenen. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( Eylül, Haziran arası olan bu cinslerin hepsinin toplanma zamanı farklıdır. )

( )


- AVUÇ ile ELSİZ

( HANDFUL vs. HANDLESS )

( مشتواره ile مشتي ile مشت ile بي دست )

( مشتواره ile MOSHTY ile MOSHT ile BEY DAST )


- AXINİT ile/||/<> EPİDOT

( Kahverengi, sarı ve mavi tonlarında bulunur. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olup kristal yapısı uzundur. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6.5-7 İLE/||/<> 6-7
Işık Kırma İndisi: 1.68-1.70 İLE/||/<> 1.72-1.75
Rengi: Kahverengi, sarı, mavi İLE/||/<> Yeşil
Molekül yapısı: Ca²(Fe,Al)Al²BSi4O05(OH) İLE/||/<> Ca²(Al,Fe)³(SiO4)³(OH) )


- AY AYAKTA, ÇOBAN YATAKTA, AY YATAKTA ÇOBAN AYAKTA" ile/ve "ERKEN KALKAN ERKEN YOL ALIR"


- AYAĞIM, ELİM/KOLUM VB.:
SORUNLU ile RAHATSIZ ile SAKAT


- AYAK UYDURMAK ile/ve EŞLİK ETMEK


- AYAKKABI ile/||/<> ESPADRİL[Fr. < ESPADRILLE]

( ... İLE/||/<> Üstü keten, tabanı ipten örme ayakkabı. )


- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI


- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK


- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON


- AYDINLANMA(/IŞIKLANMAK) = TENEVVÜR = İŞRAK(tasavvuf) = ENLIGHTENMENT[İng.] = ENLAITEMENT, SIÈCLES DES LUMIÈRES[Fr.] = AUFKLæRUNG[Alm.] = ESSERE ILLUMINATO[İt.]


- AYDINLANMA ile/ve/değil EŞİK


- AYDINLANMAK ile/ve/||/<>/> ERMEK


- AYIBA KARŞI TEKEFFÜL değil/yerine/= EKSİKLİĞE KARŞI YÜKÜMLENME


- AYIP OLMAZ/ARANILMAZ!:
TIPTA ile/ve/||/<> HUKUKTA ile/ve/||/<> SÖZLÜKTE ile/ve/||/<>
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> SANATTA ile/ve/||/<> SPORDA ile/ve/||/<>
DOĞADA ile/ve/||/<> HAYVANLARDA ile/ve/||/<> BİTKİLERDE ile/ve/||/<>
NESNELERDE ile/ve/||/<> DİRİMBİLİMDE ile/ve/||/<>
ANLIKTA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<> USTA(AKILDA) ile/ve/||/<> TARİHTE ile/ve/||/<>
RIZÂDA ile/ve/||/<> GÜVENLİKTE ile/ve/||/<> İKİ KİŞİ ARASINDA ile/ve/||/<>
EŞEYSELLİKTE ile/ve/||/<> DÖRT DUVAR ARASINDA ile/ve/||/<> BATTANİYENİN ALTINDA


- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ


- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS


- ECZÂ-İ MUFTÂRİK[Osm.] / IDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES DISCERNABLES[Fr.] / UNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEBİLİR PARÇACIKLAR


- ECZÂ-İ GAYR-İ MUFTÂRİK[Osm.] / UNIDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES INDISCERNABLES[Fr.] / UNUNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEMEZ PARÇACIKLAR


- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ


- AYNÎ ile İNFÂKÎ ile EKLİ


- EINSTEINIUM[İng.] / EINSTEINIUM[Fr.] / EINSTEINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYNŞTAYNYUM


- AYRAÇ ile ETİKETLİ AYRAÇ

( LABELLED BRACKET )


- AYRICA ile/ve/||/<> EK OLARAK


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI


- AZÂB[Ar.] ile ELEM[Ar.]


- AZAMİ["AZAMİ:" değil A:ZAMİ:]/MAKSİMAL/MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÜST


- AZAP[Ar. < AZAB < İZB: Tat, lezzet.] değil/yerine/= EZİNÇ

( Şiddetli acı ya da sıkıntı. )


- AZAP değil/yerine/= EZİNÇ


- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI


- AZINLIK ile/değil ETNİK ÖBEK

( [not] MINORITY vs./but ETHNICAL GROUP )


- A/AN[Yun.] ile/||/<> ANTİ[Yun.] ile/||/<> Bİ/BİS[Lat.] ile/||/<> DE/DES[Fr.] ile/||/<> DİS[Yun.] ile/||/<> EX[Lat.] ile/||/<> EXO[Lat.] ile/||/<> EPİ[Yun.] ile/||/<> FOS[Yun.] ile/||/<> GEO( >JEO)[Yun.] ile/||/<> HETER/O[Yun.] ile/||/<> HYPO(HİPO)[Yun.] ile/||/<> HYPER(HİPER) ile/||/<> HYDRO(HİDRO)[Yun.] ile/||/<> HOMO[Yun.] ile/||/<> İL/İN ile/||/<> İNTER[Lat.] ile/||/<> İZO[Yun.] ile/||/<> COZMO(KOZMO)[Yun.] ile/||/<> KONTRA[İt.] ile/||/<> KO/KOL/KOM/KON[Lat.] ile/||/<> MAKRO[Yun.] ile/||/<> MİKRO[Yun.] ile/||/<> MONO[Yun.] ile/||/<> NEO[Yun.] ile/||/<> OTO[Yun.] ile/||/<> PAN[Yun.] ile/||/<> PAR/PARA[Yun.] ile/||/<> POLİ[Yun.] ile/||/<> PRE[Fr.] ile/||/<> PRO[Yun.] ile/||/<> RE[Lat.] ile/||/<> SYN/SYM/SEM[Yun.] ile/||/<> SÜR[Lat.] ile/||/<> TELE[Yun.]

( ANTİ-...

- Antiaging/anti-aging: Genç kalma, yaşlanmayı önleme; yaşlanmayı önleyici.

- Antialerjik: Duyarca önleyici/giderici.

- Antidepresan: Çökkünlük giderici.

- Antidiüretik: Sidik/idrar kesici.

- Antidiyabetik: Şeker düşürücü.

- Antidot(e): Panzehir.

- Antiemetik: Kusma önleyici.

- Antienfeksiyöz/antienfektif: Bulaş önleyici/giderici.

- Anti-enflamatuvar: Yangı giderici.

- Antiflojistik: Yangı giderici.

- Antifungal: Mantar giderici/karşıtı.

- Antihelmintik: Solucan kıran/giderici.

- Antihemorajik: Kanama kesici/önleyici.

- Antihipertansif: Kan basıncı düşürücü.

- Antikoagülan: Pıhtı önleyici/çözücü.

- Antikodon: Karşıt şifre.

- Antikonsepsiyonel: Gebelik önleyici.

- Antikonvülzif: Nöbet önleyici.

- Antimalarial: Sıtma ilacı.

- Antimikotik: Mantar ilacı/karşıtı.

- Antineoplastik: Kanser ilacı.

- Antinevraljik: Sinir ağrısı dindirici.

- Antiparaziter: Asalak karşıtı/ilacı.

- Antipiretik: Ateş düşürücü.

- Antiproliferatif: Çoğalım önleyici.

- Antiprüritik: Kaşıntı giderici.

- Antisekretuvar: Salgı önleyici.

- Antisepsi: Arıtım, bulaş giderici.

- Antiseptik: Arıtkan, bulaş gideren.

- Antispazmodik: Kasılım çözücü.

- Antistres: Gerilim giderici/önleyici.

- Antite: Özgün durum.

- Antite morbid: Sayrılıklı özgün durum.

- Antitermik: Isı/sıcaklık düşürücü.

- Antitussif: Öksürük kesici/önleyici.

- Antivertijinöz: Baş dönmesi önleyici. )

( Yok/luk. [ametal | amorf | aritmik] [analjezi | anestezi | anonim]

İLE/||/<>

Karşıt. [antibiyotik | antipatik | antitez]

İLE/||/<>

Çift, tekrar. [binok | bisiklet]

İLE/||/<>

Olumsuzluk.[demode | deforme | deşifre]

İLE/||/<>

Olumsuzluk ve güçlük. [diskalifiye | dismorf | disfonksiyon]

İLE/||/<>

Dışı, dışında, ...-dan başka. [exporte | expresyonizm | expresyon]

İLE/||/<>

Dışarıdan, dıştan bakılınca. [exotermik | exotizm]

İLE/||/<>

Üzerinde. [epiderm | epigrafi]

İLE/||/<>

Işık, parıltı. [fosfat | fosfor]

İLE/||/<>

Yerle ilgili ön ek. [jeofizik | jeoloji/jeolog]

İLE/||/<>

Öteki, öbür, başka. [heterojen | heterozigot]

İLE/||/<>

Aşağı, alt, daha alt. [hipoderm | hipotenüs | hipotez]

İLE/||/<>

Üstünde, aşırı, yukarı, dışında. [hipertansiyon]

İLE/||/<>

Su, suyla ilgili. [hidrosefali | hidrografi | hidrojen]

İLE/||/<>

Eş, benzer. [homojen | homonim | homolog]

İLE/||/<>

-dan yoksun. [illegal] [indirekt | inorganik]

İLE/||/<>

Ara, arası. [internasyonal | interpol]

İLE/||/<>

Eşitlik. [izobar | izotop | izoterm]

İLE/||/<>

Evren. [kozmogami | kozmopolit | kozmoloji]

İLE/||/<>

Karşı, aksi yönde. [kontrast | kontgerilla | kontratak]

İLE/||/<>

Birlik, beraberlik. [koalisyon | koleksiyon | konferans

İLE/||/<>

Büyük, geniş. [makrosefal | makrostopi]

İLE/||/<>

Küçük. [mikrofilm | mikrometre | mikrofon]

İLE/||/<>

Bir, tek. [monarşi | monolog | monopol]

İLE/||/<>

Yeni. [neolitik]

İLE/||/<>

Kendi, kendiliğinden. [otobiyografi | otopsi | otokritik]

İLE/||/<>

Bütün, birlik. [panorama | pankreas]

İLE/||/<>

Boyunca, karşı, üstünde, yanında. [paragraf | paralel]

İLE/||/<>

Çok. [poliandri | poliklinik]

İLE/||/<>

İlk, önceki, birinci. [prefabrik | prematüre]

İLE/||/<>

İleride, önde. [prolog | prova | prototip]

İLE/||/<>

Yeniden, tekrar, geri döndürmek. [reaksiyon | redaktör]

İLE/||/<>

Birlikte. [simetri | senfoni | sempati]

İLE/||/<>

Süper, üstünlük. [sürmenaj]

İLE/||/<>

Uzak, ırak. [teleferik | telefon | telepati] )


- BÂB ile/||/<> EBVÂB

( Bölüm, kapı. İLE/||/<> Kapılar. )


- BACTERIA ve ARCHAEA ve EUKARYA

( ... VE ... VE Hayvanların bulunduğu alan. )


- BOND ENERGY, BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON, BAND D'ÉNERGIE[Fr.] / BINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ENERJİSİ, BAĞLA(N)MA ENERJİSİ


- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]


- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK


- EFFICACITÉ LUMINEUSE RELATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMLİLİĞİ


- BAĞIMSIZLIK ile/ve/=/||/<>/< EKONOMİK BAĞIMSIZLIK


- BAĞIRAN) AĞAÇ KURBAĞASI ile EKVADOR AĞAÇ KURBAĞASI ile YEŞİL AĞAÇ KURBAĞASI

( HYLA GRATIOSA cum EPIPEDOBATES TRICOLOR cum LITORIA CAERULEA )

( BARKING TREE FROG vs. PHANTASMAL POISON FROG vs. GREEN TREE FROG )


- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK

( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )


- BAĞIŞLAYAN ile/ve/değil ESİRGEYEN


- BAĞLAM ve/> NİYET ve/> EREK

( CONTEXT and/> INTENTION and/> AIM )


- BAĞLAMLARDA DÜŞÜNCE ve/||/<>/> BİLME-İNANMA ve/||/<>/> EYLEME-YAŞAMA


- TERMINAL[İng.] / TERMINAL[Fr.] / ENDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI UCU, TERMİNAL


- BOUND STATE[İng.] / ÉTAT LIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DURUM


- BOUND ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI ELEKTRON


- BAHARAT ile/||/<> EFHÂ'[Ar. < FEHÂ]

( ... İLE/||/<> Soğan ya da yemeklere konulan nane, kekik gibi kuru otlar. )


- BAKİR değil/yerine/= ERDEN


- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]


- BAKIŞIM = SYMMETRY[İng.] = SYMÉTRIE[Fr.] = EBENMAß, SPIEGELGLEICHHEIT, SYMMETRIE[Alm.] = SIMMETRIA[İt.] = SIMETRIA[İsp.] = CONVENIENTIA PARTIUM[Lat.] = SÜMMETRIA, EMMETRIA, EURÜTHMIA[Yun.] = el-TENÂSUK, el-TAMÂSUL, TAVÂZİ, MAVÂZÂT[Ar.] = TEKÂRON, SÂZOVÂRÎ[Fars.] = SYMMETRIE[Felm.]


- BAKIŞIM/SİMETRİ ile/ve/||/<> EŞDEĞİŞKEN

( SYMMETRY vs./and/||/<> COVARIANT )


- BAL ARISI ile/ve EŞEK ARISI/ZENBUR ile/ve YABAN ARISI/SARICA ile/ve ERİL ARI

( Bal yapan arı. İLE/VE Et yiyen arı. | Sarı eşek arısı, vesveseyi simgeler. İLE/VE ... İLE/VE Bal yapmayan iğnesiz arı. )

( Bal arıları, en uzun süre yaşayan böceklerdir. )

( Bal arısının iğnesinin ucu kıvrıktır, sokunca çıkaramaz. Yavaş çekse çıkarır ama öfkeli ve sinirli olduğu için, yavaş çekmek elinden gelmez. Birdenbire çekince de, iğnesi kopar ve soktuğu yerde kalır. )

( Arı, karnındaki boğum köklerden soluk alır. [Boğumlu, halkalı hayvanlar ciğersizdir.] )

( Arı kovanının ısısı insan gövdesiyle aynıdır. )

( Antenleriyle koku alırlar. )

( Balarıları, karmaşık bir dizi hareket ve sallanmadan oluşan "salınma danslarıyla" birbirine yiyeceğin niteliğini, uzaklığını ve tam konumunu anlatabilirler. [Bu iletişimlerini bizler de anlayabiliyoruz. Her salınım, kovandan 45 metre uzakta anlamına gelir. (Karl von Frisch 1945 [Bu keşfiyle, hayvan davranışları çalışmalarında verilen tek Nobel ödülünü kazanmıştır.]) ] )

( Bir turları yaklaşık 12 km.dir. )

( Saatte 30 km. hızla uçabilmektelerdir. )

( Dümdüz hatlar üzerinde gidip gelmektelerdir. )

( Tek kalan bir arı, ne kadar zeki olursa olsun, kovandan ayrı kaldığında tamamen savunmasızdır. )

( Beyinlerinde 950.000 sinir hücresi vardır. )

( Morötesi aralıkta görebilmektelerdir. [İnsan yüzlerini dahi tanırlar] )

( Arı kafalarının fotoğrafları... )

( NAHL[çoğ. NÜHÛL], ASSÂLE, RÂHİYE[çoğ. REVÂHÎ] ile/ve ZÜNBÛR[çoğ. ZENÂBÎR] ile/ve ... ile/ve ... )

( MEGES-İ ENGÜBÎN, KİBT ile/ve TÜNTE, BEVZ ile/ve ... ile/ve ... )

( BEE/WASP vs./and WASP/HORNET, VESPIT WASP vs./and COMMON WASP vs./and DRONE )

( APIS MELLIFERA/MELLIFICA cum/et VESPA CRABRO cum/et VESPA VULGARIS cum/et ... )


- BAL ile/ve/değil EĞİR

( ... İLE/VE/DEĞİL Arıların çıkardığı bir tür salgı. )


- BÂLİĞ değil/yerine/= ERİN


- BALİNA ile EOSEN BALİNALARI


- ÉNERGIE DE BANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= BANT ENERJİSİ


- BÂRİ[Fars.] değil/yerine/= EN AZINDAN / HİÇ OLMAZSA


- BARİKAT[Fr. < BARRICADE] değil/yerine/= ENGEL

( Bir yolu ya da geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel. )


- BARİKAT[Fr. BARRICADE] değil/yerine/= ENGELLEK


- BARYTA WATER[İng.] / EAU DE BARYTE[Fr.] / BARYTWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BARİT SUYU


- BARİYER[Fr. < BARRIÉRE] değil/yerine/= ENGEL


- BARİYER[İng., Fr. < BARRIER] değil/yerine/= ENGEL


- BARİYER değil/yerine/= ENGEL


- BARKHAUSEN EFFECT[İng.] / EFFET BARKHAUSEN[Fr.] / BARKHAUSEN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARKHAUSEN ETKİSİ


- BARNETT EFFECT[İng.] / EFFET BARNETT[Fr.] / BARNETT-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARNETT ETKİSİ


- BAŞ EDİLEMEZ/LİK ile ELDE TUTULAMAZ/LIK


- BAŞAK, SPİKA = SÜNBÜLE = ÉPI


- BASAMAK ile/ve/değil EŞİK


- BAŞARI = SUCCESS[İng.] = SUCCÈS[Fr.] = ERFOLG[Alm.] = SUCCESSO[İt.] = ÉXITO[İsp.]


- PRESSURE EFFECT[İng.] / EFFET DE PRESSION[Fr.] / DRUCKEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ETKİSİ


- BAŞINDA DURMAK ile EŞLİK ETMEK


- EINFACHES SINUSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ARMONİK DEVİM


- EINFACHE SINUSE ELEKTROMOTORKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ARMONİK ELEKTROMOTOR GÜÇ


- BASİT BAŞAK/SPİKA = SÜNBÜLE-İ ÂDÎYE = ÉPI SIMPLE


- ELEMENTARY GAS[İng.] ile/değil/yerine/= BASİT GAZ


- SIMPLE MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES MIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT MİKROSKOP


- SIMPLE LATTICE[İng.] / RÉSEAU SIMPLE[Fr.] / EINFACHES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ÖRGÜ


- ELEMENTARY[İng.] / ELEMENTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT, SADE


- BASİT RAKKAS[Osm.] / SIMPLE PENDULUM[İng.] / PENDULE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT SARKAÇ


- SIMPLE SOUND SOURCE[İng.] / SOURCE SONORE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES SCHALLQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT SES KAYNAĞI


- ELEMENTARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT TANECİK


- SIMPLE TONE[İng.] / TON SIMPLE[Fr.] / EINFACHER TON[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT TON


- BAŞKALDIRI ile/değil/yerine ELEŞTİRİ


- BASKIN/DOMİNANT ALEL ile EDİLGEN/RESESİF ALEL

( Bir genin iki kopyasının da aynı olması durumunda ortaya çıkan özellik. İLE Bir genin iki kopyasından sadece birinin olması durumunda ortaya çıkan özellik. )


- BASKIN ile/ve/||/<> EGEMEN


- BAŞLANGIÇ ve/||/<> EMEK


- BAŞLANGIÇ ile/ve/değil EŞİK


- STARTER ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE DÉMARRAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAŞLATICI ELEKTROT


- BATARYA[İng. BATTERY] ile/||/<> ANOT[İng. ANODE] ile/||/<> ELEKTROLİT[İng. ELECTROLYTE] ile/||/<> ELEKTROT[İng. ELECTRODE] ile/||/<> KİMYASAL ENERJİ[İng. CHEMICAL ENERGY]

( Kimyasal enerjiyi doğrudan elektrik enerjisine dönüştüren cihaz. Her bataryanın bir adet katot adı verilen pozitif yüklü plakası ve bir adet anot adı verilen negatif yüklü plakası vardır. Bu elektrotlar, iyonların elektrotlar arasında geçişine izin veren bir elektrolit ile ayrılır. Enerji dönüşümü sırasında elektrokimyasal indirgenme-yükseltgenme (redoks) tepkimesi yoluyla elektronların bir elektrik devresi aracılığıyla bir malzemeden diğerine aktarılması sağlanır. @@ Yükseltgenme tepkimesinin meydana geldiği noktadır. Genel olarak bir anotta, elektrik potansiyeli nedeniyle negatif iyonlar ya da anyonlar reaksiyona girme ve elektron verme eğilimindedir. @@ Elektrolit, bir çözücüde pozitif ve negatif iyonları ayrıştırarak elektriksel iletkenliğe sahip olan ortamdır. Elektrolitlerin ölçüm birimi "Miliekivalan (mEq)"dır. Vücudumuzda kanda ve gözelerde bulunan elektrolitler vücut sıvılarını düzenleme görevi görürler. @@ Bir devrenin metalik olmayan bir parçasıyla (örneğin yarı iletken, elektrolit, vakum ya da hava) temas kurmak için kullanılan bir elektrik iletkenidir. Elektrotlar, pil tipine bağlı olarak çeşitli malzemelerden oluşabilen pillerin temel parçalarıdır. @@ Kimyasal enerji, bileşikleri oluşturan atomlar arası kimyasal bağlarda depolanan enerjidir. Kimyasal enerji, bir kimyasal tepkime sırasında ısı olarak açığa çıkabilir; bu tür tepkimeler, kimya biliminde "ekzotermik reaksiyon" olarak adlandırılır. Gıdalarda bulunan kimyasal enerji vücut tarafından mekanik enerjiye ve ısıya dönüştürülür. Veya pillerdeki kimyasal enerji elektrik enerjisine dönüştürülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BATEMAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE BATEMAN[Fr.] / BATEMAN-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BATEMAN DENKLEMLERİ


- BATI/LI(coğrafya) = KEDİN, KURIYAKI = WEST/ERN[İng.] = OUEST, OCCIDENT/AL[Fr.] = DER WESTEN/WESTLICH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = OCCIDENS/OCCIDENTEM[Lat.] = HE DÜZIS/PROS HELION DÜZIN[Yun.] = el-ĞARB/ĞARBÎ[Ar.] = BÂKHTER/Î[Fars.] = HET WESTEN/WESTELIJK[Felm.]


- BATI/LI(uygarlık) = GARB/Î = OCCIDENT/AL[İng., Fr.] = DAS ABENDLAND/ABENDLÄNDISCH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = VESPER, OCCIDENS, TERRÆ OCCIDENTEM VERSUS SITÆ[Lat.] = HE PROS HELIOU DÜSMAS[Yun.] = el-MAĞRİB[Ar.] = GARBÎ[Fars.] = HET AVONDLAND/S[Felm.]


- BÂTIN ve/<> EDEB


- BÂTINÎ/LİK = ESOTERIC/ISM[İng.] = ÉSOTÉRIQUE/ÉSOTÉRISME[Fr.] = ESOTERISCH/ESOTERISMUS[Alm.] = ESOTERISMO[İt., İsp.] = ESOTERICUS[Lat.] = ESOTERIKOS[Yun.] = BÂTİNİ/YYE, SİRRİ/YYE[Ar.] = BÂTİNÎ/GERÎ[Fars.] = ESOTERISCH/ESOTERISME[Felm.]


- BATTERY İLE SUPERCAPACİTOR İLE FUEL CELL İLE FLYWHEEL ile/||/<> ENERJİ DEPOLAMA

( Farklı enerji depolama teknolojileri. )

( Formül: E = ½Iω² (flywheel) )


- BAY BAY değil/yerine/= ESENKALINIZ/GÜLE GÜLE/İYİKALINIZ/SAĞLICAKLA


- BEAUFORT SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE BEAUFORT[Fr.] / BEAUFORTSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= BEAUFORT ÖLÇEĞİ


- BEBEK BESLENMESİNDE:
BİBERON ile/değil/yerine EMZİRME

( Annenin zanları ile. İLE/DEĞİL/YERİNE Bebeğin gereksinimi kadarı ile. )


- BEBEK ile/ve/<>/> ÇOCUK ile/ve/<>/> ERGEN ile/ve/<>/> GENÇ ile/ve/<>/> ORTA YAŞ ile/ve/<>/> YAŞLI

( [yaş arası] 0-1 İLE/VE/<>/> 1-12. İLE/VE/<>/> 12-18. İLE/VE/<>/> 18-65. İLE/VE/<>/> 66-79. İLE/VE/<>/> 79-99.[Dünya Sağlık Örgütü'nün kabulü olarak] )


- BEÇÇE/BEÇE[Fars.] ile ENİK, ENCİK ile CERV[Ar.]

( İnsan ya da hayvan yavrusuna verilen genel ad. İLE Kedi, köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu. | [Ar. ENÎK] Güzel, sevimli, şirin şey. İLE Yırtıcı hayvan yavrusu. )


- BECQUEREL EFFECT[İng.] / EFFET BECQUEREL[Fr.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL ETKİSİ


- BEDEL ile EDER(/FİYAT)


- BEHAİM[Ar.] ile/ve/||/<>/> EN'AM[Ar.]

( İnsan dışındaki tüm hareket edebilen canlılar. @@ Yararı olan hayvanlar. [At, deve, sığır, koyun vs.] )


- BEKÂ ile/ve/||/<> EBEDİYET ile/ve/||/<> HALİDİYET

( Sonun/sonunun olmaması. İLE/VE/||/<> Öncesi ve sonrasında fark olmama. İLE/VE/||/<> Önünün olup sonunun olmaması. )


- KIYMET-İ MEMUL[Osm.] / EXPECTED VALUE[İng.] / VALEUR D'ESPÉRANCE[Fr.] / ERWARTUNGSWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKLENEN DEĞER


- BEKLENTİ değil/yerine/>< EYLEM


- BEKLENTİ ile/ve/<>/< EZBER / KALIP / KABUL


- BELGİT/SENET ÇEŞİTLERİ'NDE:
ADİ ile RESMİ ile RE'SEN DÜZENLENMİŞ/TANZİM EDİLMİŞ ile TASDİKLİ ile HATIR ile KIYMETLİ ile TİCÂRÎ ile EMTİA


- BELİRLE(N)ME ile/ve/||/<> ETKİLE(N)ME


- BELİRSİZLİK /= TEHLİKE:
EN KÖTÜ ile/ve/||/<>/> EN İYİ ile/ve/||/<>/> EN OLASI


- BELİRSİZLİK/KARARSIZLIK ile/değil/yerine/>< "EN KÖTÜ KARAR/ZARAR"

( Alınacak/alınabilecek "en kötü karar" ya da "en büyük zarar" bile zihnin kaldıramayacağı/taşıyamayacağı belirsizlik ve kararsızlıktan çok daha iyidir. )


- BELİT/AKSİYOM ile/ve/değil EŞİK


- BELLEĞE YÖNELİK BİLGİ (YÖNETİMİ/KULLANIMI) ile/yerine EYLEME YÖNELİK BİLGİ (YÖNETİMİ/KULLANIMI)

( [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT MEMORY vs. [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT ACTION
[TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT ACTION instead of [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT MEMORY )


- BELLEĞİNDEN SİLMEK ile/ve/> ETKİSİNDEN/"BÜYÜSÜNDEN" KURTULMAK

( REMOVE FROM MEMORY vs./and/> RELEASE FROM EFFECT/CHARMING )


- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> ARA-BUL-GERİYE GETİR[İng. SEARCH-FIND-RETRIEVE] ile/||/<> BELLEĞE YARDIMCI TEKNİKLER[İng. MNEMONIC TECHNIQUES] ile/||/<> BELLEK GENİŞLİĞİ[İng. MEMORY SPAN] ile/||/<> EPİSTEMİK MANTIK[İng. EPISTEMIC LOGIC]

( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya yarayan yetenektir. @@ Bellekte depolanmış olan bir bilgiye ulaşıp onu hatırlama işlemidir. @@ Bildiğimiz materyallerle yeni öğrenmekte olduğumuz materyali ilişki içine sokarak bellekte daha iyi tutmaya yardımcı olan tekniklerdir. @@ Bir tek takdimden sonra bireyin tekrar edebildiği maddelerin (harf, sayı, kelime) sayısıdır. Ortalama bellek genişliğinin 5-9 arasında olduğu kabul edilmektedir.İ @@ Önermesel bilgi söz konusu olduğu zaman, bilgi ile ilgili önemli bir ayrım dikkati çeker. Bu ayrım Bertrand Russell tarafından yapılmıştır. Russell şeylerin bilgisi ve şeyler hakkında bilgi arasında bir ayrım yapar. İlki, herhangi bir nesne ya da kişiyi tanıma anlamında bilgiye, ikincisi ise, doğrunun elde edilmesi anlamında bilgiye işaret eder. Şeylerin bilgisi söz konusu olduğunda, bilginin nesnesi şeylerin kendisi ya da varlığın doğrudan kendisidir. Öznenin doğrudan farkında olduğu, tanıdığı şeyler buraya dâhil edilir. Duyu verileri, bellek aracılığıyla hatırlanan şeyler, içgözlem aracılığıyla doğrudan fark edilen zihinsel durumlar ve kavrama ile farkında olunan tümeller söz konusu nesneleri oluşturur. Bu türden bir bilgi, dolayımsız bir bilgidir ve bu dolayımsızlık durumu aklın hiçbir neden ya da gerekçeye başvurmadan doğruyu kavraması olarak düşünülmelidir. Şeyler hakkında bilgi söz konusu olduğunda ise, bilginin nesnesi doğru ve yanlış yüklemlerin taşıyıcısı olan önermelerdir. Dolayısıyla bu bağlamda herhangi bir şeyi bilmek demek, o şey hakkındaki belirli bir önermenin doğru olduğunu bilmek anlamına gelir. Bu anlamda, Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu bilmek demek, bunu ifade eden “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır” önermesini bilmek demektir. Cümleler aracılığıyla ifade edilen bu tür önermeler bilginin nesnesini oluşturur. Epistemik mantık, Hintikka’ya dayandırılır. Özellikle onun Knowledge and Belief metnine atıfta bulunulur. En genel anlamda bilgi hakkındaki tartışılanları formalize etme girişimleri içeriğini oluşturur. “S’ p’yi bilir.”, “S, p’yi bilmez.”, “S, p’ye inanır.”

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BELLEMEK ile/ve/yerine EZBERLEMEK[Fars.]

( ... İLE/VE/YERİNE Kalbe yazmak. )


- ben ile/değil EŞEYSEL ÖRGEN


- BEN ile/ve ET BENİ

( [Ar..] ŞÂME[çoğ. ŞÂM, ŞÂMÂT] ile/ve SÜÛL )

( HİND/HİNDÛ: Siyah ben. )

( HÂL, ŞÂM ile/ve BÂDÂME )

( MOLE vs./and ... )


- ben = me[İng.] = JE[Fr.] = ICH[Alm.] = IO[İt.] = YO[İsp.] = EGO[Lat., Yun.] = ANÂ[Ar.] = MÄN[Fars.] = IK[Felm.]


- BEN = ZÂT = I[İng.] = das SOSEIN[Alm.] = TO TI ESTIN, TO TI ÈN EINAI[Yun.] = ESSENTIA[Ortaçağ Lat.]


- BENCİLLİK ile/>< ELEŞTİRİ


- BEND :/yerine EĞMEK


- BENEDICKS EFFECT[İng.] / EFFET BENEDICKS[Fr.] ile/değil/yerine/= BENEDİCKS ETKİSİ


- BENEKLİ YUNUS ile ESMER YUNUS


- BENMERKEZCİ/LİK ile/değil/yerine/>< EVRENSELLİK


- BENZEŞ/LİK ile EŞİT/LİK

( ASSIMILATION vs. EQUALITY )


- BERBAH[Ar.]/ÉPIDIDYME ile ERBEZİ ÜSTÜ

( Erbezi üstü. )


- BEREKET ALMAK ve EL TUTMAK


- BERNOULLI EFFECT[İng.] / EFFET BERNOULLI[Fr.] / BEERNOULLI-EFFEKT, BERNOULLI-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ ETKİSİ


- BERTHELOT'S EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE BERTHELOT[Fr.] / BERTHELOTSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT HAL DENKLEMİ


- BERZAH ile/ve/değil EŞİK


- BESİDOKU, ENDOSPERMA = SÜVEYDÂ = ENDOSPERME


- BESLEYİCİ MADDELER, GIDA MADDELERİ = ECZA-İ GIZÂÎYE = PRINCIPES ALIMENTAIRES


- BEST :/yerine EN İYİ


- BEYİN[Ar.] değil/yerine EMİK


- BEYİN ile/ve/<> EVREN


- BEYLİK SÖZLER ve/||/<>/< EZBER SÖZLER


- BİBERON değil/yerine/= EMZİK


- BIÇAK SIRTI ile/ve/değil EŞİK


- BIÇAK ile EKMEK BIÇAĞI


- DEFORMATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATIONSSENERGIE, UMFORMUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME ENERJİSİ


- BİÇİM ile NASIR OLUŞTURMAK ile APSE OLUŞTURMAK ile BİR İZLENİM OLUŞTURMAK ile KORKUNÇ BİÇİM ile RESMİ ile BİÇİMSEL MANTIK ile FORMALİTELER ile FORMALİTE ile RESMEN ile FORMASYON ile ÖNCEKİ ile ESKİ SOVYETLER BİRLİĞİ ile ESKİDEN ile FORMİK KOL ile RESMİ EVRAK

( FORM vs. FORM A CALLUS vs. FORM AN ABSCESS vs. FORM AN IMPRESSION vs. FORM FRIGHTFUL vs. FORMAL vs. FORMAL LOGIC vs. FORMALITIES vs. FORMALITY vs. FORMALLY vs. FORMATION vs. FORMER vs. FORMER SOVIET UNION vs. FORMERLY vs. FORMICARM vs. FORMICARY )

( فرم ile تشکيل يافتن ile تشکيل دادن ile ورقه ile سرشتن ile شکل گرفتن ile صيغه ile شکل ile شکل دادن ile وجه ile پينه زدن ile پيله کردن ile نقش بستن ile وهم کردن ile رسمي ile مجلسي ile تشريفاتي ile قرار دادي ile منطق رمزي ile تشريفات ile تکلف ile رسميت ile رسما ile تشکل ile تشکيل ile تکون ile قالب گير ile سابقي ile اسبق ile پيشين ile سابق ile شوروي سابق ile سابقا ile پيشتر ile لانه مور )

( FARAM ile TASHKYLE YAFTAN ile TASHKYLE DADAN ile VARGHEH ile سرشتن ile SHEKL GARAFTAN ile SEYGHEH ile SHEKL ile SHEKL DADAN ile VAJEH ile PEYNAH ZADAN ile PEYLAH KARDAN ile NAQSH BASTAN ile VAHAM KARDAN ile RASMY ile MOJALSY ile TASHARYFATY ile GHARAR DADY ile منطق رمزي ile TASHARYFAT ile TAKOLF ile RASMYT ile RASMA ile TASHEKL ile TASHKYLE ile TAKON ile GHALEB GYR ile سابقي ile ASBAGH ile PEYSHYNE ile SABAGH ile SHOROY SABAGH ile سابقا ile PEYSHTAR ile LANEH MOOR )


- BİÇTİĞİN ve/||/<>/>/< EKTİĞİN

( "Biçtiğimizi" beğenmiyorsak, "ektiğimize" bakmalıyız! )


- BİL(E)MEMEK ile/ve EMİN OLMADIĞINDAN (DOLAYI) BİL(E)MEMEK

( NOT (ABLE) TO KNOW vs./and NOT (ABLE) TO KNOW BECAUSE OF TO BE NOT SURE )


- BİLEŞİK ÇİÇEK DURUMU, KAPİTULUM = EZHÂR-I MÜREKKEBE = CALATHIDE, CAPITULE


- BİLEŞİK ŞEMSİYE/UMBELLA = EZHÂR-I SAYVÂNÎYE-İ MÜREKKEBE = OMBELLE COMPOSÉE


- BİLGİ = (")DÜŞÜNCEDİR(") ile/ve/||/<> (")ERDEMDİR(") ile/ve/||/<> (")DÜZENDİR(") ile/ve/||/<> (")BAĞLAMDIR(")

( [ise | durumu/düşüncesi] Felsefeyi verir. İLE/VE/||/<> Ahlâk'ı verir. İLE/VE/||/<> Toplumu verir. İLE/VE/||/<> Bilgeliği verir. )


- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK


- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK


- BİLGİ ve EDİM

( Mahsusun, makul duruma getirilmesi. VE Amaca bağlı davranışlar. )


- BİLGİ ve/<> EMEK/EYLEM

( İşe taşınmayan bir bilgi, kişinin sahip olduğu bir bilgi değildir. )


- BİLGİ ile/ve/= ERDEM

( KNOWLEDGE vs./and/= VIRTUE )


- BİLGİ ve/||/<>/> ERDEM ve/||/<>/> MUTLULUK ve/||/<>/> BİLGELİK


- BİLGİ ve/||/<>/> İLGİ ve/||/<>/> EYLEM/TEPKİ

( Bildiklerinizi eyleme geçirin, bilmedikleriniz size gelir. )

( KNOWLEDGE and INTEREST and ACTION )


- BİLGİBİLİM/GNOSEOLOJİ[Fr.] ile/değil/yerine EPİSTEMOLOJİ


- BİLGİLEN(DİR)ME ile/ve/<> EĞİTİM

( Kanuni Sultan Süleyman döneminde eğitim bütçesi toplam bütçenin dörtte biri kadardı. )

( TO (GET) INFORM(ATION) vs./and/<> EDUCATION )


- BİLGİLİ ile/ve/<>/değil EDİB


- BİLGİLİK = KAMUS = ENCYCLOPEDIA[İng.] = ENCYLOPÉDIE[Fr.] = ENZYKLOPÄDIE[Alm.] = ENCICLOPEDIA[İsp.]


- COMPUTERIZED TOMOGRAPHY EQUIPMENT[İng.] / ÉQUIPEMENT DE TOMOGRAPHIE AUTOMATISÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ AYGITI/CİHAZI


- BİLGİSİZLİK/CEHÂLET ile/ve/değil EŞİK


- BİLİM[İng. SCIENCE] ile/||/<> ADEN- ile/||/<> AERODİNAMİK[İng. AERODYNAMICS] ile/||/<> ALOMETRİ[İng. ALLOMETRY] ile/||/<> ALOPATRİK MODEL[İng. ALLOPATRIC MODEL] ile/||/<> ANATOMİ[İng. ANATOMY] ile/||/<> ETOLOJİ[İng. ETHOLOGY] ile/||/<> FİZYOLOJİ[İng. PHYSIOLOGY]

( Evrendeki doğal olguları deney ve gözlemlerden elde edilen verilerle sistematik bir biçimde inceleyerek açıklamaya çalışan entelektüel ve pratik disiplin. Natüralist bir metodoloji ile doğru bilgiye ulaşmayı amaçlar. Bu alandaki araştırmacılara "bilim insanı" denir. Fizik, kimya, biyoloji ve jeoloji gibi çeşitli dalları bulunur. Bu alanda elde edilen bilgiler zaman içinde güncel veriler ışığında değişebilir, genişletilebilir ya da çürütülebilir. @@ "Bez" anlamına gelen bir ön ektir. Örneğin, "adenoloji" sözcüğü "bez bilimi" anlamına gelmektedir. @@ Hareket halinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkileri inceleyen bilim dalıdır. Genellikle akışkanların ve spesifik olarak gazların hareketini inceler. @@ Vücut büyüklüğünün vücudun şekline, anatomiye, fizyolojiye ve davranışa bağlı olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Çoğu zaman, bir canlının gelişimi sırasında farklı parçalarının ya da boyutlarının farklı büyüme miktarı göstermesi için kullanılsa da sadece asimetrik büyüme analizini içermez. Bir organizmanın vücut biçimi, gelişim süresince farklı parçalarının oransal büyüme hızına bağlıdır. Vücudun kendine özgü şeklini almasını sağlayan bu orantılı büyümeye alometrik büyüme denir. Örneğin baş; insanın gelişimi sırasında vücuda oranla daha yavaş, bacaklar ise daha hızlı gelişmektedir. @@ Bir popülasyonun izole olduğunda seçilimin ve sürüklenmenin izolasyonun iki yanındaki popülasyonlara bağımsız olarak etki etmesi yoluyla türleşmenin gerçekleştiğini ileri süren hipotezdir. Günümüzde bilimsel gerçek olarak görülmektedir. @@ Canlıların vücut yapısını ve düzenlerini tanımlayan ve inceleyen bilim dalıdır. @@ Hayvan davranışlarını inceleyen zooloji alt dalıdır. Davranışçılık akımından farklı olarak, hayvanların doğal ortamlarında gözlenmesi gerektiği ekolüne sahiptirler; ancak artık ikisini de kapsayıcı bir çatı olarak görülmektedir. Etoloji, özellikle evrim, nöroanatomi ve ekoloji gibi bazı bilim dallarıyla sıkı işbirliği içinde yürütülen, laboratuvar ve alan çalışmalarını kapsar. Etolojinin amacı belirli bir hayvan grubunu değil, onların davranışlarını incelemektir ve çoğu kez tek bir davranış kalıbının, örneğin saldırganlığın değişik hayvanlarda nasıl ortaya çıktığını araştırır. Nöroetoloji olarak ayrılmış, sinirbilimin daha aktif dahil olduğu bir dalı bulunur. Özellikle etoloji üzerinde çalışan zoologlara etolog adı verilir.Modern etolojinin 1930 senesinde Hollandalı Nikolaas Tinbergen ile Avusturyalı etologlar Konrad Lorenz ve Karl von Frisch'in çalışmalarıyla başladığı kabul edilmektedir. Üçlü, yaptıkları çalışmalardan ötürü 1973 Nobel Fizyoloji Ödülü'nü paylaşmışlardır. @@ Canlı organizmaları ve sistemlerinin parçalarının işlevlerini inceleyen bilim dalıdır. Organizmaların, organ sistemlerinin, organların, gözelerin ve biyomoleküllerin canlı sistemi içinde işlevlerini nasıl yerine getirdiklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BİLİMSEL ile/ve/||/<> EVRENİN BİLİMSELLİĞİ


- BİLİNÇ ve/<> AMAÇ ve/<> EYLEM/ETKİNLİK

( CONSCIOUSNESS and/<> AIM/PURPOSE and/<> ACTION )


- BİLİNÇ ve/=/||/<> EDİM/EYLEM ve/=/||/<> OLANAK/LI/LIK


- BİLİNMEZE OTURMAK ve/||/<>/> ENGİNE YOL ALMAK


- BİLİŞİM SUÇLARI ile/ve/||/<> ELEKTRONİK SUÇLAR ile/ve/||/<> DİJİTAL SUÇLAR ile/ve/||/<> BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SUÇLARI


- BİLME ile/= EYLEME ile/= SEYİR(TEMÂŞÂ)

( Tanrı'yı seyir = İrfan; - Evren'i seyir = Estetik )


- BİLMEK ile/ve/değil EMANET ALMAK


- BİLMEK ile/ve/değil EŞİK


- BİLMEK ile EZBERE BİLMEK ile BİLGİ BİRİKİMİ

( KNOW vs. KNOW BY HEART vs. KNOW HOW )

( بلد بودن ile دانستن ile شناختن ile استحزار يافتن ile از بر داشتن ile رموزکار ile معلومات خاص )

( BOLD BODAN ile DANSTAN ile SHENAKHTAN ile ESTAHZAR YAFTAN ile AZ BAR DASHTAN ile رموزکار ile MALOOMAT KHAS )


- BİLMEME BİLGİSİ = DOCTA IGNORANTIA[Lat.] (SCIO ME NIHIL SCIRE = EN İYİ BİLDİĞİM ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİM)


- BİLMEMEK ile/değil DAHA/EN DOĞRU(YA YAKIN) OLAN TANIMI/BİLGİYİ DÜŞÜNMEK


- BİLMEMEK ile/ve/değil EDEB

( TECÂHÜL-İ ÂRİFÂNE: Çok iyi bildiği halde bilmiyormuş/cahilmiş gibi görünmek. | [edediyat] Bilinen bir şeyi, edebî bir nükte ile bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. )

( [not] NOT TO KNOW vs./and/but BREEDING )


- ... BİLMİNİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine (EN AZINDAN) ... BİLMİNİN SONUÇLARINI BİLMEK


- BİR DÖNEM/KOŞUL İÇİN:
(")FAHİŞE(") ile (")EŞKIYÂ(")

( Azize'ye dönüşebilir. İLE Zamanın sahibi olabilir. )


- BİR HAYLİ/HAYLİ değil/yerine/= EPEYCE/OLDUKÇA


- BİR ile EŞİT/MÜSÂVÎ[Ar. < SEVİYY]

( INTEGRATED vs. EQUAL )


- BİREŞİM/TEVHİD:
AMAÇTA ile/ve/||/<> KİMLİKTE ile/ve/||/<> EYLEMDE

( Sıfat. İLE/VE/||/<> Zât. İLE/VE/||/<> Ef'al. )


- BİREY İLE POPÜLASYON İLE KOMÜNİTE İLE EKOSİSTEM ile/||/<> EKOLOJİK ORGANİZASYON

( Canlıların organizasyon seviyeleri tek bireyden ekosisteme doğru genişler. )

( Formül: Birey < Popülasyon < Komünite < Ekosistem )


- BİREYSELLİK ve/<>/>/< EDEB

( Yalnız kalmayı da göze alabilmek. VE/<>/>/< Yapmamayı öncelleyebilmek ve tercih edebilmek. )


- BİRİCİK/LİK ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK


- UNIT POLE[İng.] / PÔLE UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM KUTUP


- UNIT VECTOR[İng.] / VECTEUR UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM VEKTÖR


- VAHİT/VAHİD[Osm.] / UNIT[İng.] / EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM


- ELECTRODE OF THE FIRST KIND[İng.] / ERSTARREN, GEFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF ELEKTROT


- ERSTER ART STROM, ERSTER KATEGORIE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TÜR AKIM


- BİRİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> İKİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ YASA ile/ve/||/<>/> EVRENSEL ÇEKİM YASASI

( Bir nesne üzerine etki eden net güç sıfırsa nesne durur ya da sabit hızla devinir. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnenin ivmesi, üzerine etki eden net güçle doğru orantılıdır ve kütlesiyle ters orantılıdır. İLE/VE/||/<>/> Her etkiye karşılık eşit ve zıt bir tepki vardır. İLE/VE/||/<>/> İki nesne arasındaki çekim kuvveti, kütleleriyle doğru orantılı ve aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. )


- PRIMARY ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS PRIMAIRES[Fr.] / PRIMÄRELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL ELEKTRONLAR


- ELVÂN-İ ASLÎ[Osm.] / PRIMARY COLORS[İng.] / COULEURS PRIMAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL RENKLER


- PRIMARY EMISSION[İng.] / ÉMISSION PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄREMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL SALIM/YAYIM


- UNIFIED FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE DU CHAMP UNIFIÉ[Fr.] / EINHEITLICHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK ALAN KURAMI


- BİRLEŞME ile/||/<> ERİME


- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]


- BİSİKLET ve/<> EĞLENCE


- BİSİKLET ve/<>/= EGZERSİZ


- BİSİKLET ve/<> ENERJİ


- BİSİKLET ve/<> ENGELSİZLİK


- BİSİKLET ve/<> EŞYA


- BİSİKLETTE:
ELCİĞİ/GİDONU TUTARAK ve ELLERİ BIRAKARAK


- BİT ile EVCİL PİGME DOMUZU BİTİ

( ... İLE Hindistan savanalarında yaşayan küçük pigme domuzları üzerinde yaşarlar. [Tehlikeli sınıfına sokulan tek bittir.] )

( ... cum HAEMATOPINUS OLIVERI )


- BITCOIN ile ETHEREUM


- POINT D'ACHÈVEMENT[Fr.] / ENDOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTİM NOKTASI


- END POINT[İng.] ile/değil/yerine/= BİTİŞ NOKTASI, DÖNÜM NOKTASI


- BİYOÇEŞİTLİLİK ile/||/<> ENDEMİZM

( Biyoçeşitlilik tür zenginliği İLE endemizm bölgeye özgü. )

( Formül: Toplam İLE lokal )


- ESSAI BIOLOGIQUE[Fr.] / BIOLOGISCHE AUSWERTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK ÖLÇMELER


- BİYOM ile EKO DÜZEN

( Benzer iklim ve bitki örtüsüne sahip geniş coğrafi bölgeler. Benzer ekodüzenlerin bir araya gelerek oluşturduğu geniş yaşam alanları. İLE Belirli bir bölgede yaşayan canlı ve cansız bileşenlerin, çevresinin oluşturduğu bir düzen. )


- BİYOM ile/||/<> EKOSİSTEM

( Biyom geniş coğrafi bölge İLE ekosistem yerel topluluk )

( Formül: Karasal/sucul biyomlar )


- -BLAST ile -BORN/E ile -EKTAZİ ile -EKTOMİ ile -GRAF ile -GRAFİ ile -GRAM ile -MALASİ, -MALAZİ ile -MEGALİ ile -OSTOMİ ile -ÜRİ

( -göze[si] öncüsü. İLE ... kaynaklı. İLE ... genişlemesi. İLE ... alım/ı / çıkarım/ı. İLE -yazar, -çizer. İLE -yazım/ı, -çizim/i, -çekim/i. İLE -yazı/sı, -çizim/i, sayım/ı, -ölçüm/ü. İLE ... yumuşaması. İLE ... büyümesi, ... büyüklüğü. İLE ... ağızlaştırımı. İLE ... işeme. )


- BLOCH EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE BLOCH[Fr.] / BLOCH-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BLOCH DENKLEMLERİ


- BLOKAJ/BLOCKADE değil/yerine/= ENGELLEME, DURDURMA


- BLOKER/BLOCKER değil/yerine/= ENGELLEYİCİ


- BLOKLAMAK değil/yerine/= ENGELLEMEK


- BÖBREK AKTARIMINDA:
DEĞİŞTİRME değil EKLEME

( Böbrek aktarımı sırasında sorunlu böbrek, yenisi ile değiştirilmez. Gövdeye üçüncü bir böbrek takılır. )

( )


- BOĞA ile/ve/||/<> EŞEK ile/ve/||/<> YILAN ile/ve/||/<> BİLGİSİZ/CAHİL

( [...'ya yaklaşma!]
Ön tarafından. İLE/VE/||/<> Arka tarafından. İLE/VE/||/<> Yanından. İLE/VE/||/<> Hiçbir tarafından. )


- YAKLAŞMA!:
BOĞAYA ile/ve/||/<> EŞEĞE ile/ve/||/<> BİLGİSİZE/CAHİLE

( Önünden. VE/||/<> Arkasından. VE/||/<> Hiçbir yerinden. )


- BOĞAZ ile/ve/değil EŞİK


- BOĞUM ile ENDAZE[Fars.] ile İPLİK ile ÖRÜMCEKTELİ ile PARMAK

( Çubuk biçiminde bir şeyin üzerinde, çepeçevre sıkılmış ya da şişmiş gibi bir durumda bulunan yer. | İki boğum arasındaki bölüm. | Arşının 1/60'ı olan eski parmağın 2.5 katına eşit uzunluk ölçüsü. | Yağmur borusunun, bileziğe oturduğu noktadaki şişkin bölümü. İLE Ölçü. | Eskiden, değerli kumaşları ölçmekte yararlanılan, 0,6575 m. uzunluğunda bir Türk uzunluk ölçü birimi. İLE Arşının 1/60'ı olan parmağın, 1/10'una eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE İpliğin, 1/100'ü eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE Eskiden, Türk mimarlarının kullandıkları, 75,774 cm.lik arşın. )


- BUNDLE[İng.] / EMPAQUETTER[Fr.] / BÜNDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHÇA


- BOLTZMANN TRANSPORT EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE TRANSPORT DE BOLTZMANN[Fr.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN TAŞINIM DENKLEMİ


- BOLTZMANN-VLASOV EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE BOLTZMANN-VLASOV[Fr.] / BOLTZMANN-VLASOV-GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOLTZMANN-VLASOV DENKLEMLERİ


- BAUMÉ SCALE[İng.] / ÉCHELLE BAUMÉ[Fr.] / BAUMÉ-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= BOME DERECESİ


- BONKÖR değil/yerine/= ELİAÇIK

( NE OLUR!
Arada bir, bonkör/insan ol! )


- BORÇ ALMAK/ALAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> EMİR ALMAK/ALAN


- BORÇ ile/ve/değil/yerine "EMÂNET"


- BORMAN EFFECT[İng.] / EFFET BORMAN[Fr.] / BORMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BORMAN ETKİSİ


- BORULAR, ODUN BORULARI = EV'İYE = VAISSEAUX


- EMPTY BAND[İng.] / BANDE INOCCUPÉE[Fr.] / LEERES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞ BANT


- BOŞ ile ELİ BOŞ

( EMPTY vs. EMPTY HANDED )

( تهي کردن ile پوک ile خالي کردن ile تهي ile خشک و خالي ile پفکي ile خالي ile توخالي ile مجوف ile مخلي ile دست خالي )

( TAHY KARDAN ile PUK ile KHALY KARDAN ile TAHY ile KHSHK VE KHALY ile POFAKY ile KHALY ile TOOKHALY ile MOJOOF ile مخلي ile DAST KHALY )


- DISCHARGE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE DÉCHARGE[Fr.] / ENTLADUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞALMA KATSAYISI


- DISCHARGE TUBE[İng.] / TUBE À DÉCHARGE[Fr.] / ENTLADUNGSSCHLAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞALMA TÜPÜ


- LAMPE À DÉCHARGE[Fr.] / ENTLADUNGSLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞALMALI LAMBA


- BOŞLUK ile/ve/değil EŞİK


- BOYFRIEND :/yerine ERKEK ARKADAŞ


- BOYUNA DALGA[İng. LONGITUDINAL WAVE] ile/||/<> ENİNE DALGA[İng. TRANSVERSE WAVE]

( Titreşim doğrultusunun enerjinin yayılma doğrultusuna paralel olan dalga türü. Yay dalgaları, boyuna dalga oluşturabilir. Bu dalgalarda, enine dalgalar gibi tepe ve çukur noktası değil, sıkışma ve seyrelme bölgeleri var. @@ Titreşim doğrultusunun enerjinin yayılma doğrusuna dik olan dalga türü. İp dalgalarının oluşturduğu dalgalar enine dalgalardır. Bu dalgaların en üst noktasına tepe noktası, en alt noktasına ise çukur noktası adı verilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BOYUT ile/ve EVREN

( DIMENSION vs. UNIVERSE )


- DISINTEGRATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉSINTÉGRATION[Fr.] / ZERFALLSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNMA ENERJİSİ


- BRACHISTOCHRONE EĞRİSİNDE:
EN KISA YOL ile/ve/değil/||/<>/< EN KISA ZAMAN


- BREAD :/yerine EKMEK


- BRIDGMAN EFFECT[İng.] / EFFET BRIDGMAN[Fr.] / BRIDGMANSCHE EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BRİDGMAN ETKİSİ