Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 7.961 başlık/FaRk ile birlikte,
7.961 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(29/33)


- MÜREBBÎ[< TERBİYE] değil/yerine/= EĞİTİCİ | BESLEYEN


- MUSÂFAHA[Ar. < SAFH] ile/ve/||/+/<>/< EL SIKIŞMA, TOKALAŞMA


- MÜSÂVÎ[< SEVİYY] değil/yerine/= EŞİT | DENK

( EŞİT, BİRİNİN ÖTEKİNDEN FARKSIZ OLANI, AYNI HALDE VE DERECEDE BULUNAN )


- MÜSÂVİ değil/yerine/= EŞİT


- MÜSELLES-İ MÜTESÂVİYÜ'L-ADLÂ değil/yerine/= EŞKENAR ÜÇGEN


- MUSTAFÂ:
İSTİFÂ ile/ve/||/> ESTEFÂ


- MUTABAKAT[Ar.] ile/ve/||/<> ENTEGRASYON[İng. INTEGRATION]


- MUTÇULUK = İSTİSADİYE = EUDAEMONISM[İng.] = EUDÉMONISME[Fr.] = EUDÄMONISMUS[Alm.] = EUDAIMONISMOS[Yun.]


- MÜTEDAİR, DAİR değil/yerine/= -E İLİŞKİN (- İLE İLGİLİ / – ÜZERİNE)


- MÜTEESİR değil/yerine/= ETKİLENMİŞ


- MÜTEESSİR OLMAK değil/yerine/= ETKİLENMEK


- MÜTEKAİT[Ar.]/ÇERAĞ[Fars.] değil/yerine/= EMEKLİ


- MÜTERÂDİF[< RİDF]/SİNONİM[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI

( TERÂDÜF EDEN, BİRBİRİNİN ARDI SIRA GİDEN | YAZILIŞI AYRI, ANLAMI BİR OLAN, ANLAMDAŞ [İng., Fr. SYNONYME] )


- ABSOLUTE ERROR[İng.] / ERREUR ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HATA


- MUTLAK (KAVRAMLAR) ile/ve/değil EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK (KAVRAMLAR)


- MUTLAK (KAVRAMLAR) ile/ve/değil EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK (KAVRAMLAR)

( Birbirinden ayrılamayan kavramların didişmesi. )

( [not] ABSOLUTE (CONCEPTS) vs./and/but DIALECTIC (CONCEPTS) )


- MUTLAKA ile/değil ELBETTE


- MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME


- MUTLULUK:
SEROTONİN ve/||/<> OKSİTOSİN ve/||/<> MELATONİN ve/||/<>
NORADRENALİN ve/||/<> FENİLETİLAMİN ve/||/<>
DOPAMİN ve/||/<> ENDORFİN ve/||/<> ASETİLKOLİN

( Özsaygı ve uyku hormonu. VE/||/<> Güven hormonu. VE/||/<> Coşku hormonu. VE/||/<> Heyecan hormonu. VE/||/<> Mutluluk hormonu. VE/||/<> Ödül hormonu. VE/||/<> Ağrı kesici hormon. VE/||/<> Uyanıklık hormonu. )

( )


- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE

( İki kişi, birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki kişiden, biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki kişi, birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )


- MUZ ile EBEKE

( ... İLE Filipinler'de yetişen bir muz. )

( Muz bitkisinin yaşamı 5 yıldır. )

( Muzgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçenekli, çok yıllık bir bitki.[ağaç değildir!] | Bu bitkinin, kendine özgü, hoş kokulu, tatlı, besleyici, kalın kabuklu, uzun meyvesi. İLE ... )

( MEVZ ile/ve ... )

( BANANA vs./and ... )

( MUSA SAPIENTUM cum ... )


- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] ile/ve/||/<> MÜNÂKAŞA ile/ve/||/<> EMÂNETEN

( Açık artırma. İLE/VE/||/<> Açık eksiltme. İLE/VE/||/<> Kim uygun görülürse. )


- MÜZE:
"KORUMA/SERGİLEME YERİ" ile/değil/||/<>/< ESİNLENDİRME YERİ/ARACI


- MÜZİK ZİYAFETİ değil/yerine/= EZGİLER TOYU


- N-BUTYL ETHER[İng.] / ETHER BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / N-BUTYLÄTTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N-DİBÜTİL ETER


- N-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON N[Fr.] / N-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= N ELEKTRONU


- NABZA GÖRE ŞERBET ile/ve/||/<> EŞREF/EŞEK SAATİ


- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ


- NADİR ile/ve/değil/||/<> ENDEMİK


- NÂFIA MECLİSİ ile/ve/||/<> EBLİYE MECLİSİ

( Bayındırlık işleri. İLE/VE/||/<> Denetlemeler. )


- NAİL OLMAK değil/yerine/= ERİŞMEK/ULAŞMAK/KAVUŞMAK


- NAMAZ:
DÜŞÜNCE ve EYLEM BİRLİĞİ/BULUŞMASI


- NAMAZ:
EF'AL-İ MALÛMA ve/||/<> EFKÂR-İ MAHSUSA


- NAVIER-STOKES EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE NAVIER-STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= NAVİER-STOKES DENKLEMİ


- [ne] EGEMEN/LER ile/ne de/||/<> EZİLEN/LER


- NEBÎ ve/||/<> PÎR ve/||/<> VELÎ
ve/||/<>
EDEB ve/||/<> AHLÂK ve/||/<> ZANAAT


- NEDEN-ETKİ ile/ve/değil EYLEM-AMAÇ

( [not] CAUSE-EFFECT vs./and/but ACTION-PURPOSE )


- NEDEN ve/||/<> ETKİNİN :HETEROJENLİĞİ


- NEDENSELLİK ile/ve/değil EŞZAMANLILIK

( [not] SCIENTIFIC TERM vs./and/but SYNCHRONOUSNESS )


- NEFHA değil/yerine/= ESİNTİ


- NEFİS ile/ve/||/<>/> ENFES

( Pek hoş, çok güzel. İLE/VE/||/<>/> Çok güzel, en güzel. )


- NEGATİF/NEGATIVE[İng.] değil/yerine/= EKSİ | OLUMSUZ | YOK


- NEGATİF değil/yerine/= EKSİ


- NESNE ile/ve ESTETİK NESNE


- EŞYA[Osm.] / OBJECT[İng.] / OBJET[Fr.] / DING, GEGENSTAND, OBJEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE


- NEWTON ile/ve/<> EINSTEIN ile/ve/<> FEYNMAN


- NEWTON ve/||/<> EINSTEIN ve/||/<> PLANCK


- NEWTON ile/||/<> EYLEMSİZLİK[İng. INERTIA] ile/||/<> GRAVİTASYON[İng. GRAVITATION] ile/||/<> KÜTLEÇEKİM[İng. GRAVITY]

( Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kuvvetin birimidir. N olarak kısaltılır. Newton, 1 kilogram kütleye sahip bir cismi 1 m/s2 ivmelendirmek için gereken kuvvet biçiminde tanımlanmıştır. Adını İngiliz matematikçi, fizikçi ve filozof Isaac Newton'dan alır. @@ Cisimlerin hareket durumunu koruma eğilimidir. Cismin üzerine etki eden net kuvvet sıfır ise, durmakta olan cisim durmaya, hareket eden cisim ise aynı yönde hareket etmeye devam eder. Örneğin, hareket halindeki otobüs aniden fren yaparsa, otobüsün içindeki yolcular hareket durumunu koruma eğilimden dolayı ileri fırlayacaklardır. Newton'un birinci hareket yasasıdır. @@ Kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine doğru ivmelenme eğilimidir, Türkçede yanıltıcı bir biçimde "kütleçekim" olarak da bilinir. Elektromanyetik kuvvet, zayıf ve güçlü nükleer kuvvet ile birlikte doğadaki dört temel kuvveti oluşturur. Gravitasyon, bu 4 kuvvet arasındaki en zayıfıdır. Cisimlerin birbirini "çektiğini" düşünen Newton, "Küleçekim Teorisi"ni ileri sürmüştür. Ancak günümzüde, cisimlerin birbirlerine doğru hareketinin bir "çekim kuvveti" nedeniyle olmadığı, gerek görecelik teorisi, gerekse de kuantum mekaniğince ortaya konulmuştur. Dolayısıyla "kütleçekim" sözcüğü hatalı bir çağrışıma neden olmaktadır. @@ Kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine doğru ivmelenme eğilimi. Elektromanyetik kuvvet, zayıf ve güçlü nükleer kuvvet ile birlikte doğadaki dört temel kuvveti oluşturur. Kütleçekim, bu 4 kuvvet arasındaki en zayıfı. Cisimlerin birbirini "çektiğini" düşünen Newton, "Küleçekim Teorisi"ni ileri sürdü. Ancak günümüzde, cisimlerin birbirlerine doğru hareketinin bir "çekim kuvveti" nedeniyle olmadığı, gerek görecelik teorisi, gerekse de kuantum mekaniğince ortaya konuldu. Dolayısıyla "kütleçekim" sözcüğü hatalı bir çağrışıma neden olur. "Gravitasyon" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NEZÂKET ile/ve/<> EDEB


- NEZÂKET ile/ve EHLİYET


- NFT:
EMANETE DAYALI OLAN ile EMANETE DAYALI OLMAYAN

( )


- NIELS HENRIK ABEL ve/||/<> EVARISTE GALOIS ve/||/<> ŞÂNİZÂDE ATÂULLAH EFENDİ

( 05 Ağustos 1802 - 06 Nisan 1829 VE/||/<> 25 Ekim 1811 - 31 Mayıs 1832 VE/||/<> 1771 - ? )

( GALOIS KURAMI: Gauss'un kullandığı bazı teknikleri genelleştirerek, derecesi dörtten büyük olan her polinom için çalışacak bir kök bulma yöntemi oluşturmanın neden olanaksız olduğunu açıklar. İçinde kökleri aradağımız sayı dizgeleri "nesneler" ile kökleri kendi arasında döndüren permütasyon "öbekleri" arasında daha önce gözlemlenmemiş ilişkiler bulur. Bu ilişkiler yumağına, bugün genel olarak verilen addır. )


- NİKAH KIYMAK değil/yerine/= EVERMEK


- NİKAH MEMURU değil/yerine/= EVERMECİ


- NİKAH değil/yerine/= EVERME


- NİMET[Ar.] değil/yerine/= ERGİ


- NİRENGİ ile/ve/||/<> EKSEN ile/ve/||/<> HİZA


- NİYET ile/ve EĞİLİM

( INTENTION vs./and TENDENCY )


- NİYET ile/ve/<>/>/< EYLEM

( Niyet, eylemden önceliklidir. )

( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

( Eylem, gerçeğin mihenk taşıdır. )

( Berraklık ve sevecenlik eylemdir. )

( Eylem konusunda tasa çekmeyin, aklınıza ve gönlünüze özen gösterin. )

( Gerçeği bulmak için günlük hayatınızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalısınız. )

( Gerçek, samimi eylemin meyvesidir. )

( Kalbi değiştiren eylemdir. )

( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )

( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )

( Eylem, gizli, bilinmeyen, bilinemez olandır. Sadece onun meyvesini bilebilirsiniz. )

( Hiç kimse, bir başkası adına eylemde bulunamaz. )

( Vazgeçme! Üşenme! Erteleme! )

( Nobody can act for another. )

( Do not give up! Do not dilatory! Do not delay! )

( Action is a proof of earnestness.
Action is the touchstone of reality.
Clarity and charity is action.
You need not worry about action, look after your mind and heart.
Action is hidden, unknown, unknowable. You can only know the fruit.
A man of steady understanding will not refrain from action. )

( INTENTION vs./and/<>/>/< ACTION )


- NİYET ile/ve EYLEM

( Eylem, içtenliğin kanıtıdır. )

( INTENTION vs./and ACTION )


- NİYET EYLEM


- NİYET/Lİ/LİK ile/ve EREK/Lİ/LİK / AMAÇ/LI/LIK

( Akıllı kişi, amacı niyette görür. )

( Niyet, amacı gösterir. )

( Niyet hayır, âkıbet hayır. )

( INTENTION vs./and AIM/PURPOSE/GOAL )

( MEYELÂN ile/ve GÂYE )


- NMR ile/||/<> EPR

( NMR çekirdek spin ¹H ¹³C İLE EPR elektron spin radikaller. )

( Formül: MHz İLE GHz )


- NMR ile/||/<> ESR

( NMR çekirdek spin İLE ESR elektron spin rezonansıdır )

( Formül: Çekirdek İLE elektron )


- NOESIS ile EPISTEME


- NOKSAN değil/yerine/= EKSİK


- NOKTA ile/ve/değil EŞİK


- NONSYNONYMOUS SUBSTITUTION[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI OLMAYAN YERDEĞİŞTİRME

( Bir genin ifade ettiği aminoasitlerin sırasının, DNA yerdeğiştirmesi sebebiyle değişmesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NOTA ile/ve EBCED NOTASI

( ... İLE/VE SOFIUDDIN URMEVÎ[XIII. yy.] [Ebced notasını düzenleyen.] )


- ÉQUILIBRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR DENGE


- NÖTR/NEUTER[İng.] değil/yerine/= ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ


- NÖTRALİZASYON[İng. < NEUTRALIZATION] değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME/YANSIZLAŞTIRMA


- NEUTRON BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENBINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON BAĞLANMA ENERJİSİ


- NEUTRON ECONOMY[İng.] / ÉCONOMIE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÖKONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON EKONOMİSİ


- NEUTRON EXCESS[İng.] / EXCÈS DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÜBERSCHUSS, ÜBERSCHÜSSIGE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON FAZLALIĞI


- NEUTRON CAPTURE[İng.] / CAPTURE NEUTRON[Fr.] / EINFANGEN VON NEUTRONEN, NEUTRONENEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAKALAMA/YAKALANMASI


- NÖTRON YILDIZI İLE KARA DELİK İLE KUARK YILDIZI ile/||/<> EGZOTİK GÖK CADLERİ

( Aşırı yoğun astrofizik nesneler. )

( Formül: Rs = 2GM/c² (Schwarzschild) )


- NEUTRON STAR[İng.] / ÉTOILE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENSTERN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YILDIZI


- NOUS[Yun.] değil/yerine/= EVRENİN DÜZENLEYİCİ İLKESİ


- NÜKLEAZ[İng. NUCLEASE] ile/||/<> EGZONÜKLEAZ[İng. EXONUCLEASE] ile/||/<> RESTRİKSİYON PARÇA UZUNLUK POLİMORFİZMİ (RFLP)[İng. RESTRICTION FRAGMENT LENGTH POLYMORPHISM]

( Nükleik asitlerdeki bağları kıran bir enzim. Deoksiribonükleaz (DNAase) ve Ribonükleaz (RNAase). @@ Fosfodiester bağının hidrolizinde katalizör görevi gören bir çeşit nükleaz. DNA polymeraz I'in 3' dan 5' a doğru egzonükleaz aktivitesi vardır. @@ Restriksiyon (kısaltma) görevli belirli endonükleaz enzimlerinin (EcoRI, PstI, BglII gibi) DNA parçalarını oluşturması ile belirlenen genetik çok sayıda çeşitlilik. Homolog DNA dizilerindeki bu farklılık, DNA'nın restriksiyon enzimleriyle parçalanması ve ardından işaretlenerek analizinin yapılması ile tespit edilir. İşaretlemede kullanılan problar konumlara özgüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÉNERGIE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER ENERJİ


- NÜKLEOFİLİK KATILMA ile ELEKTROFİLİK KATILMA

( Nükleofilin bir moleküle katıldığı tepkime. İLE Elektrofilin bir moleküle katıldığı tepkime. )


- NÜKLEOTİT[İng. NUCLEOTIDE] ile/||/<> ARTIK BİLEŞİK[İng. RESIDUE] ile/||/<> CHARGAFF KURALI[İng. CHARGAFF RULE] ile/||/<> DEOKSİRİBOZ[İng. DEOXYRIBOSE] ile/||/<> ENDONÜKLEAZ[İng. ENDONUCLEASE]

( Nükleik asitlerin yapı taşı. Riboz ya da deoksiriboza bağlı herhangi bir pürin ya da pürimidinden oluşur. @@ Daha büyük bir molekülün parçası oldukları zaman, aminoasitlere ya da nükleotitlere verilen isim. @@ Herhangi bir türe ait DNA'nın nükleotite parçalandığında ortamda bulunan toplam adenin miktarının timine, guanin miktarının sitozine eşit olması durumudur. @@ Beş karbonlu bir şekerdir. @@ Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜSHA TESPİTİNDE:
TEK OLMASI ile/ve/||/<> NADİR OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİF HATTI OLMASI ile/ve/||/<> EN ESKİ TARİHLİ OLANI ile/ve/||/<> MÜELLİF NÜSHASINDAN İSTİNSAH EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİFİN YAŞAMINDA, EN YAKIN DÖNEMDE MUKÂBELE EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> İLK 2/3 FERÂ KAYDININ OLMASI


- NUSRAT["NUSRET" değil!] ve/||/<>/>/< ERTUĞRUL

( Çanakkale'deki mayın gemimizin adı. VE/||/<>/>/< Japonya'ya gidip de dönemeyen gemimizin adı. | Tayyareci İsmail Efendi'nin, Kahire'ye gitmek üzere havalanan fakat Kaz Dağı'na düşen uçağının, Çanakkale Zaferi sırasında onarılarak mayınların gözlenmesini sağlayan Yüzbaşı Cemal'in uçtuğu uçağa verilen ad. )

( ve/||/<>/>/< )


- O-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON O[Fr.] / O-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= O ELEKTRONU


- OBTAIN :/yerine ELDE ETMEK


- ÖBÜR DÜNYA BİLGİSİ = İLM-ÜL-AHİRET = ESCHATOLOGY[İng.] = ESCHATOLOGIE[Fr., Alm.] = ESCHATON:SON LOGOS[Yun.]


- FOCUSING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE FOCALISATRICE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ELEKTROT


- ÖDEV ile/değil/yerine ERDEM

( "Yükleme." İLE/DEĞİL/YERİNE "Yüklenme." )


- ÖDEVBİLİM/DEONTOLOJİ ile EREKBİLİM/TELEOLOJİ

( Eylemlerin ahlâki görev ve yükümlülükler temelinde değerlendirilmesi. İLE Eylemlerin sonuçları ve amaçları üzerinden değerlendirilmesi. )


- OEDIPUS KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ ve/||/<> ELEKTRA KARMAŞIKLIĞI/KOMPLEKSİ

( Eril çocuklarda. VE/||/<> Dişil çocuklarda. )


- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME


- ELEMENTAL ANALYSIS[İng.] / ELEMENTARE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖGE/ELEMENT ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- ÖĞE = UNSUR = ELEMENT[İng., Alm.] = ÉLÉMENT[Fr.] = ELEMENTUM[Lat.] = ELEMENTO[İsp.]


- ÖĞRENME ve/<> EKSİKLİK

( Öğrenebilmek için eksiklik -ve de eksikliğinin farkındalığı- gerekir. )


- ÖĞRENME'DE:
KLASİK ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA


- ÖĞRENMEK ile/ve EDİNMEK

( TO LEARN vs./and TO GET/ACQUIRE/OBTAIN )


- ÖĞÜT ile/ve/||/<>/> ESİNLENME


- OHM İLE JOULE İLE WATT ile/||/<> ELEKTRİK GÜÇ YASALARI

( Elektrik devrelerinde güç ve enerji ilişkileri. )

( Formül: P = V²/R = I²R = VI )

( Georg Ohm tarafından 1827 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1854) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Ohm yasası, elektrik direnci) )


- ÖKLİD İLE GENİŞLETİLMİŞ ÖKLİD İLE BİNARY ile/||/<> EBOB ALGORİTMALARI

( En büyük ortak böleni bulma yöntemleri. )

( Formül: gcd(a ileb) = gcd(b İLE a mod b) )

( Öklid tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-325--265) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Öklid geometrisi, Elemanlar kitabı) )


- OKŞAMAK ile EL YORDAMIYLA

( GROPE vs. GROPING )

( کورمالي کردن ile کورمالي )

( KORMALY KARDAN ile KORMALY )


- OKSİDASYON İLE İNDİRGENME İLE REDOKS ile/||/<> ELEKTRON TRANSFER REAKSİYONLARI

( Elektron alışverişi içeren kimyasal reaksiyonlar. )

( Formül: E°cell = E°katot - E°anot )


- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU


- OKUL = BOŞ ZAMAN[Yun. < SCHOLé] = SCOL[eski İng.] = EDDUBA[Sümer]

( SCHOLA )


- OKUMAK ile/ve/değil EŞİK


- EXTRAORDINARY WAVE[İng.] / ONDE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI DALGA


- EXTRAORDINARY INDEX[İng.] / AUSSERORDENTLICHER INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI İNDİS


- EXTRAORDINARY RAY[İng.] / AUSSERORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI IŞIN


- OLAY UFKU ile/ve/<> ERGOSFER

( EVENT HORIZON ile/ve/<> ERGOSPHERE )

( )


- OLAY UFKU ile/||/<> ERGOSFER

( Olay ufku geri dönüşsüz sınır İLE ergosfer enerji çıkarılabilir bölge. )

( Formül: r = r_s İLE r_s < r < 2r_s )


- ÖLÇEK ile/ve/değil EŞİK


- MİKYAS[Osm.] / SCALE[İng.] / ÉCHELLE[Fr.] / MASSSTAB, SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEK


- ÖLÇÜ ile/ve/değil EŞİK


- ÖLÇÜLEMEZLER VE TARTILAMAZLAR:
ISI ile/ve/||/<> IŞIK ile/ve/||/<> ELEKTRİK ile/ve/||/<> MANYETİZMA


- MEASURING CYLINDER[İng.] / ÉPROUVETTE GRADUÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ SİLİNDİR


- ETALON[İng.] / ÉTALON[Fr.] / ETALON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN, ETALON


- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EDİMSEL/LİK


- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK


- OLMAZSA OLMAZ ile/ve/değil EŞİK


- ÖLÜM ile/ve/değil/yerine EMR-İ HAKK

( [not] DEATH vs./and/but DIVINE COMMAND
DIVINE COMMAND instead of DEATH )


- ÖLÜM ile/ve/değil EŞİK


- ÖLÜM ile ESTONYA FERİBOTU SENDROMU

( Batan Gemideyken, Geminin Batışını 'İzleme/Bekleme' Belirgisi/Sorunu
(Estonya Feribotu Sendromu)

Modern deniz tarihinin en büyük kazası, 28 Eylül 1994 yılında Baltık Denizi’nde yaşandı. 1980 yılında, Almanya’da, Mayer Werft tersanesinde inşâ edilen Estonya Feribotu’nun batmasıyla 852 yolcu yaşamını kaybetti. Bu korkunç kazadan 137 kişi kurtuldu. Kıyıya yakın uzaklıkta su alması nedeniyle yan yatarak batan feribot, sadece gemi mühendisleri tarafından değil aynı zamanda kazadaki ölümlerin nedeni açısından da davranış psikolojisi uzmanlarınca yıllarca incelendi.

İnsan davranış psikolojisi uzmanları, bu kazada ölen 852 yolcunun neden kurtulamadığını araştırdı. Aileleriyle görüşüp geçmişlerini incelediler. Ölenlerin yüzde 98’inin çok iyi yüzme bildiğini belirleyen uzmanlar, son olarak kazadan kurtulanlarla görüştü.

Ortaya çıkan sonuç şuydu:
Feribot, 28 Eylül gecesi saat 00.50’de sert dalgalar nedeniyle su almaya başladı. Feribota giren sular, 50 santim yüksekliğe ulaşınca feribot yan yatmaya başladı. Su miktarının artmasıyla birlikte gemiyi boşaltma süreci başladı. Ancak 987 yolcudan sadece 137’si feribotu, su almaya başlar başlamaz hemen terk etti. Geri kalan 852 yolcu ise gemi kaptanının “panik yapmayın, dünyanın en güçlü feribotundasınız” sözlerine kanarak su boşaltma işlemini izledi. Saatler ilerledikçe feribot daha da yan yattı ama 852 yolcu izlemeye devam etti. Sonunda, saatler 01.50’yi gösterirken, feribot tamamen yan yatarak sulara gömüldü. 852 kişinin, feribotun su aldığını ve yan yatmaya başladığını görmesine karşın son saniyeye kadar rahat rahat batışını izlemesi, psikoloji ders kitaplarında “Estonya Feribotu Sendromu” olarak yer almıştır. Psikoloji bilimi, o kişilerin davranış biçimlerine bugüne dek mantıklı bir açıklama getirememiştir. )


- OLUMLU ile EKSİKSİZ


- OLUMSUZLAMA ile/değil/yerine/<> ELEŞTİRİ


- OLUMSUZLAMA ve ETKİN OLABİLMEK

( NEGATORY and TO BE ABLE TO AFFECTIVE )


- OLUŞ'TA(KEVN): SÜKÛN ve/||/<> HAREKET ve/||/<> ELVAN ve/||/<> ASVAT ve/||/<> TUUM(TADLAR) ve/||/<> REVAYİH(KOKULAR) ve/||/<> İTİMAT ve/||/<> HARARET ve/||/<> BÜRÛDET ve/||/<> RUTÛBET ve/||/<> YÜBÛSET(KURULUK) ve/||/<> TELİF ve/||/<> HAYAT ve/||/<> ELEM ve/||/<> KUDRET ve/||/<> İRADET ve/||/<> KERÂHET ve/||/<> ŞEHVET ve/||/<> NEFRET ve/||/<> İTİKAT ve/||/<> ZAN

( LA STABILITE et/||/<> LE MOUVEMENT et/||/<> LES COULEURES et/||/<> LES SONS et/||/<> LES GOUTA et/||/<> LES ODEURS et/||/<> L'APPUI et/||/<> LA CHALEUR et/||/<> LE FROID et/||/<> L'HUMIDITE et/||/<> LA SECHERESSE et/||/<> L'ACCORD et/||/<> LA VIE et/||/<> LA DOULEUR et/||/<> LA PUISSANCE et/||/<> LA VOLONTE et/||/<> LA REPUGNANCE et/||/<> LE DESIR SEXUEL et/||/<> L'AVERSION et/||/<> LA CONVICTION et/||/<> L'AVIS )


- ÖMÜR:
KAMET ile/ve/<> EZAN ARASI

( Cenaze namazı kılınırken, "Er kişi niyetine" denildikten hemen sonra, "Allah-u Ekber" denilerek devam edilir.
["Allah-u Ekber" demeden önce "Ezanını okusaydık" diyene...
"Doğduğunda okunmuştu" diyerek, ezanın karşılığı anımsatılır.] )


- ONAY ile/ve EMİNLİK

( APPROVAL vs./and TO BE SURE )


- ÖNCESİZLİK-SONRASIZLIK = EZELİYET-EBEDİYET = ETERNITY[İng.] = ÉTERNITÉ[Fr.] = EWIGKEIT[Alm.] = AETERNITAS[Lat.] = ETERNIDAD[İsp.]


- ÖNCÜLLER = MUKADDEMAT = PREMISS[İng.] = PRÉMISSES[Fr.] = PRÄMISSE[Alm.] = PRAEMISSA[Lat.] = ESTABLECIMIENTO[İsp.]


- ONTOLOJİ ile EPİSTEMOLOJİ

( Varlık kavramını ve var olanların temel sınıflamalarını inceleyen felsefe dalı. İLE Bilginin doğası, kaynağı ve geçerliliği üzerine çalışan felsefe dalı. )


- ONTOLOJİ ile/ve/||/<>/> EPİSTEMOLOJİ ile/ve/||/<>/> METAFİZİK

( Nesnelerle uğraşmak. İLE/VE/||/<>/> Nesnelerle uğraşma yöntemi. İLE/VE/||/<>/> İlkelerle/kavramlarla uğraşmak. )

( Tohum. İLE/VE/||/<>/> Ağaç. İLE/VE/||/<>/> Su. )

( Metafizik:
1- Varolan ve varlığın bilimi/bilgisi.
2- Sonsal gerçekler.
3- Bütünün ve tümelin bilgisi.
4- İlk, ilkelerin bilimi/bilgisi. )

( Metafizik yapma biçimleri:
* KELÂMÎ
* İRFÂNÎ
* İŞRÂKÎ
* MEŞŞAÎ )

( Kelâmî felsefenin hikmeti, tasavvuf; meşşai felsefenin hikmeti, işrâkiliktir. )

( İşrâkilik, meşşailerin tasavvufu; irfan, kelâmın tasavvufudur. )

( Felsefenin, felsefeleşmiş biçimi/durumu, metafiziktir. )

( Metafizik: Kavramsal çözümleme[analiz]. Kavramların, kavramsal ilişki ve yargıların çözümlemesi. )

( Gövde. İLE/VE/||/<>/> Gölge. İLE/VE/||/<>/> Boşluk[herşeyi kapsayan]. )

( Havuz. İLE/VE/||/<>/> Su. İLE/VE/||/<>/> Kişi/insan ve/ya da yüzme. )


- ÖNÜMÜZDE ile/ve/||/<> ELİMİZDE


- OPAL GLASS[İng.] / VERRE OPALE[Fr.] / EIN TRÜBGLAS, OPALGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OPAL CAM


- OPERAN ŞARTLANMA/OPERANT CONDITIONING[İng.] değil/yerine/= EDİMSEL KOŞULLANMA


- OPERANT RESPONSE[İng.] değil/yerine/= EDİMSEL TEPKİ

( Gerçekleştirilmesinin sonuçlarına dayalı olarak yerleşmiş, öğrenilmiş bir davranış.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OPTIC THICKNESS[İng.] / ÉPAISSEUR OPTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OPTİK KALINLIK


- EXTINCTION OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES LÖSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK SÖNÜM/SÖNDÜRME


- OPTIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN UYGUN


- OPTIMUM[İng.] değil/yerine/= EN UYGUN


- ÖPÜŞEN ile ÖPÜCÜK ile ÖPÜŞEN ile ÖPÜŞMEK ile AYAK ÖPMEK ile ELLERİ ÖPMEK ile ELLERİN ÖPÜLMESİ

( KISSINGER vs. KISS vs. KISSER vs. KISSING vs. KISSING FEET vs. KISSING HANDS vs. KISSING OF HANDS )

( ماچ کردن ile روبوسي کردن ile بوسيدن ile ماچ ile بوسه دادن ile بوس ile بوسه ile بوسنده ile ماچ کننده ile روبوسي ile پا بوسي ile دستبوس ile دستبوسي ile کيسينجر )

( MACH KARDAN ile ROBOSY KARDAN ile BOSYDAN ile MACH ile BOSEH DADAN ile BOS ile BOSEH ile BOSANDEH ile MACH KONANDEH ile روبوسي ile PA BOSY ile DASTABUS ile DASTABUSY ile KYSYNAJR )


- ORAN ile/ve/<> ETKİ

( PROPORTION vs./and/<> EFFECT )


- IMPLANT[İng.] / EINPFLANZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGAN NAKLİ


- ORGANEL[İng. ORGANELLE] ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM[İng. ENDOPLASMIC RETICULUM] ile/||/<> ENDOSİMBİYOTİK TEORİ[İng. ENDOSYMBIOTIC THEORY] ile/||/<> KLOROPLAST[İng. CHLOROPLAST] ile/||/<> MİTOKONDRİ[İng. MITOCHONDRIA] ile/||/<> MİTOKONDRİYAL DNA (MTDNA)[İng. MITOCHONDRIAL DNA] ile/||/<> RİBOZOM[İng. RIBOSOME] ile/||/<> TAŞIYICI RNA[İng. TRANSFER RNA]

( Ökaryot gözelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplast vb. gibi yapıların her biri. @@ Endoplazmik retikulum; gözenin veziküllerden, tüplerden ve sisternalardan oluşan organelidir. Bu organel gözede çeşitli görevlerden sorumludur. Bunlardan bazıları; proteinlerin taşınması ve katlanması, kalsiyumun depolanması, bazı lipit ve makromoleküllerin depolanması biçiminde sıralanabilir. Hayvan gözelerinde endoplazmik retikulum genellikle gözenin membranöz içeriğinin yarısını oluşturur. Ayrıca endoplazmik retikulumun zarının kalınlığı 50-60 Angström kadardır. Endoplazmik retikulumu göze içinde bir kargo sistemine benzetebiliriz. Çünkü proteinlerin göze içinde ve dışına taşınmasını sağlar. Ayrıca endoplazmik retikulum; bazı gözelerde glikojenler, steroidler ve diğer makromolekülleri depolar. Üzerinde ribozom bulunan endoplazmik retikulumlar granüllü endoplazmik retikulum, bulunmayanlar ise granülsüz endoplazmik retikulum olarak adlandırılır. @@ Mitokondri ve kloroplast gibi ökaryotik organellerin, ilkin ökaryotik canlıların vücuduna endositoz sonucu sindirememekten kaynaklı hapsolmalarıyla evrimleştiğini ileri süren teoridir. Günümüzde oldukça güçlüdür. @@ Bitki gözelerinde bulunan ve klorofil içeren bir organel. Evrim düzeyinin üst basamaklarındaki bitki gözelerinde 50 kadar kloroplast bulunabilirken, alg gözelerinin hemen her çeşidinde göze başına bir tek kloroplasta rastlanır. Fotosentez, kloroplastlar içinde gerçekleşir. @@ Yunanca mitos (iplik) ve khondrion (tane) sözcüklerinden türetilmiştir. En önemli işlevi adenozin trifosfat (ATP) biçiminde enerji üretmektir. Neredeyse tüm ökaryotik gözelerin (net olarak tanımlanmış çekirdekler olan gözeler) sitoplazmasında bulunan göze organellerinden birisidir. Büyüklüğü 0.5-1.0 mikron arasındadır. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Sayıları gözenin enerji ihtiyacına göre değişir. Bir mitokondride 5 kısım vardır: Dış zar, iç zar, zarlararası bölge, krista bölgesi (mitokondrideki kıvrımlı iç zardır) ve matriks dir. @@ Anne tarafından aktarılan, sitoplazmada bulunan mitokondri organeli içerisindeki nükleik bir asit. Bitkilerdeki karşılığı kloroplastik DNA. Bakteriyel DNA'ya ökaryotik DNA'dan daha yakındır. Bu da, ökaryotik gözelerin, prokaryotlardan, Endosimbiyotik Teori dahilinde evrimleştiğini desteklemekte. @@ mRNA translasyonunun, yani protein sentezinin, gerçekleştiği küçük bir sitoplazmik organel. @@ Biyolojik organizmalarda protein sentezi sırasında serbest amino asitlere bağlanıp bu aminoasitleri uygun sırayla ribozom organeline taşıyan RNA molekülüdür. RNA tek zincirli bir yapı gösterdiği için hidrojen bağı içermez. Fakat tRNA bir nükleotit zincirinin kıvrımlar yapmasıyla oluştuğu için kıvrımlar, hidrojen bağlarıyla bir arada tutulur. Bu durumda da tRNA diğer RNA çeşitlerinden farklı olarak hidrojen bağı içerir. Hücrelerde bulunan toplam RNA'nın %15'ini tRNA oluşturur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ORGANİZMA ile/ve EYTİŞİM


- LATTICE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU RÉSEAU[Fr.] / GITTERENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖRGÜ ENERJİSİ


- ORHUN HARFLERİ ile/ve/||/<> OSK HARFLERİ ile/ve/||/<> ETRÜSK HARFLERİ


- ORIGIN vs. ETYMOS


- ORMAN ile EĞRİ ORMAN


- ORMANCILIKTA:
EKONOMİK İŞLEV ile/ve/değil/||/<>/< EKOLOJİK İŞLEV


- SAMPLE[İng.] / ÉCHANTILLON[Fr.] / PROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖRNEK, NUMUNE


- ÖRNEK ile/||/<> EVREN

( Örnek alt küme İLE evren tüm popülasyondur )

( Formül: Sample İLE population )


- ETIKETTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖROPVUM


- ÖNDER:
ORTA ile/ve/||/<>/> İYİ ile/ve/||/<>/> DAHA İYİ ile/ve/||/<>/> EN İYİ

( Anlatır. İLE/VE/||/<>/> Açıklar. İLE/VE/||/<>/> Gösterir. İLE/VE/||/<>/> Esin/ilham verir. )


- ÉLECTRONS COMMUNS[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAK ELEKTRONLAR


- ORTALAMA ile EN AZ(ASGARİ)


- ÖRTÜK BİLME ile/ve/||/<> EKİNSEL/KÜLTÜREL BİLME


- ÖRTÜK TASIM = KIYAS-I MATVİ = ENTHYMEME[İng.] = ENTHYMÈME[Fr.] = ENTHYMEM[Alm.] = ENTHYMEMA[Yun.]


- ORUÇ ile/ve EZBER BOZMAK


- OSEEN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'OSEEN[Fr.] / OSEEN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OSEEN AKIŞI


- OSİLOMETRİ/OSCİLLOMETRY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK SİNYAL ÖLÇÜMÜ


- OSİLOSKOP/OSCİLLOSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK SİNYAL GÖRECİ


- OT YİYEN MEMELİLER ile ET YİYEN MEMELİLER ile ÇOKLU (HEM OT, HEM ET İLE) BESLENENLER (HEPÇİL)

( )

( HERBIVOROUS MAMMALS vs. CARNIVOROUS MAMMALS vs. OMNIVOROUS )


- OT YİYENLER/OTOBURLAR ile/ve ET YİYENLER/ETOBURLAR ile/ve HEPÇİLLER[hem OT, hem ET YİYENLER] ile/ve LEŞ YİYENLER/LEŞOBURLAR ile/ve AYRIŞTIRICILAR

( )

( )

( DÂD ile/ve DED ile/ve DÂD Ü DED ile/ve ... ile/ve ... )

( HERBIVOROUS vs./and CARNIVOROUS vs./and OMNIVOROUS vs./and ... vs./and ... )


- ÖTEKİLEŞTİRME ile "ETİKETLEME" ile "DAMGALAMA"


- EUTECTIC ALLOY, EUROPIUM[İng.] / EUROPIUM[Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= ÖTEKTİK ALAŞIM, EVROPİYUM, ÖROPYUM


- EUTECTOID[İng.] ile/değil/yerine/= ÖTEKTOİD


- OVAL[Fr. < OVALE] ile ELİPS[Fr. < ELIPSE]

( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. İLE Tüm noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri. | Eksilti. )


- ÖVGÜDE:
MEVLÂNÂ ve KONEVİ ile/ve/||/<>/> EINSTEIN ve CHAPLIN


- OXY ile/||/<> ESTHE-/ESTHESİO- ile/||/<> TACHEO-/TACHO-/TACHY- ile/||/<> BRADY-

( Akut, şiddetle algılanan, keskin şiddetli, çabuk, hızlı. İLE/||/<> Duyma, hissetme, duyulanım, algılayıcı oluşumlarla ilgili. İLE/||/<> Hız, kayma, hızla ilgili, hızlı, çabuk. İLE/||/<> Yavaş, yavaşlama. )


- OXYMORON ile EUPHEMISM(ÖFEMİZM)/ÖRTMECE

( Abartılı pekiştirme. İLE Kaba ya da ağır bir söz yerine aynı anlamı veren daha hafif bir söz. )

( "OXYMORON"LAR

* NEDENSİZ NEDEN
* FARKINDALIĞIN DUYARLILIĞI
* YOĞUNLUĞUNDAN ALGILANAMAMA

* "KORKUNÇ GÜZEL"

* "KORKUNÇ KOMİK"

* "KORKUNÇ TİTİZ"

* "DEHŞET GÜZEL"

* "DEHŞET ÖRNEK"

* "DEHŞET ÖNEMLİ"

* "MÜTHİŞ KÖTÜ"

* "MANYAK İYİ"

* "MANYAK BİŞEY"

* "AŞIRI SAĞLIKLI"

* "AŞIRI SEVGİ/SEVMEK"

* "ACAYİP BEĞENMEK"

* "ACAYİP ZEVKLİ"

* "ACAYİP MUHTEŞEM"

* "ACAYİP ÇOK"

* "AŞIRI UYGUN"

* "MUHTEŞEM ŞAİBE"

* "ŞİDDETLE İSTEMEK"

* "ŞİDDETLE ÖNERMEK"

* "ŞİDDETLİ SEVGİ"

* "ŞİDDETLİ DİKKAT"

* "SIKI YAĞMAK"

* "FELÂKET GÜZEL"

* FELÂKET DİNLENDİRİCİ

* "FENA ALBÜM"

* "KÖTÜ OLMAK"

* "KÖTÜ DEZAVANTAJ"

* "PİS ÇARPMAK/BAKMAK"

* "PİS YAKALADIN"

* "PİS (BİR) DURUM"

* "AKILLARA ZARAR ..."

* "DELİ PARA"

* "KÖPEK PARA"

* "TATLI BELA"

* "TATLI ACI"

* "ÇOK AZ"

* "PİS AĞRI"

* "PİS ATLAMAK/BAKMAK/ÇARPMAK"

* "HİÇ YOK"

* "BİRAZ FAZLA"

* "GEVEZE SUSUŞ"

* "DOLU BOŞLUK"

* "ZERREDEKİ OKYANUS"

* "NOKTANIN SONSUZLUĞU"

* "MUHTEŞEM HATA"

* "MÜTHİŞ FELÂKET"

* "FELÂKET MUHTEŞEM"

* "FEVKALÂDE RAHATSIZ EDİCİ"

* "VALLAHİ ÖYLE GALİBA"

* (GÜZEL İÇİN:) "ÂFET"

* "FUCK'N UNBELIEVABLE"

* "DEAFENING SILENCE"

* "MOURNFUL OPTIMIST" )


[Yukarıdakilerin hiçbiri zorlama, uydurma sözcükler değil bir biçimde, bazı yerlerde kullanılmış, görülmüş/duyulmuş "tamlama"lardır.] )


- ÖYKÜNME ile/ve/değil/<> ETKİLENME


- ÖYKÜNMEK ile EMÜLATÖR

( EMULATE vs. EMULATOR )

( هم چشمي کردن ile هم چشم )

( NPAM CHESHAMY KARDAN ile NPAM CHESHAM )


- OYLUM ile/ve/<> EKOYLUM

( ... İLE/VE/<> Camilerde, yarım kubbelerin iki ya da üç yanında, küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemeleri. )


- OYUN ile MERMER OYUNU ile AV BEKÇİSİ ile EĞLENCELİ

( GAME vs. GAME OF MARBLE vs. GAMEKEEPER vs. GAMESOME )

( لعب ile جانور شکاري ile تيله بازي ile شکاربان ile زنده روح )

( لعب ile JANOR SHKARY ile TYLAH BAZY ile شکاربان ile ZANDEH RUH )


- ZÂTÎ TAZYİK[Osm.] / INTRINSIC PRESSURE[İng.] / PRESSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENTLICHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ BASINÇ


- KIYMET-İ ZÂTÎ[Osm.] / EIGENVALUE[İng.] / VALEUR PROPRE[Fr.] / EIGENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DEĞER


- EIGENSTATE[İng.] / ÉTAT PROPRE[Fr.] / EIGENZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DURUM


- EIGENINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKSİYON, KATKISIZ İNDÜKLEME


- SELF-INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE PROPRE[Fr.] / EIGENINDUKTIVITÄT, INDUKTIVITÄT, SELBSTINDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKTANS/İNDÜKTANS


- TEVÂLÎ-İ ZÂTÎ[Osm.] / FRÉQUENCE PROPRE[Fr.] / EIGENFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ FREKANS


- ÖZ IŞINLARI = EŞİ'A-İ NUHÂÎYE = PROLONGEMENTS MÉDULLAIRES, RAYONS MÉDULLAIRES


- EIGENFUNCTION[İng.] / FONCTION PROPRE[Fr.] / EIGENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ İŞLEV


- INTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ/KATKISIZ FOTO SALIM/YAYINI


- EIGENLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ/KATKISIZ İLETKENLİK


- INTRINSIC PARITY[İng.] / PARITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ PARİTE


- SELF-CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ PROPRE[Fr.] / EIGENKAPAZITÄT, SELBSTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIĞA


- EIGENFREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIKLIK


- EIGENVECTOR[İng.] / VECTEUR PROPRE[Fr.] / EIGENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ VEKTÖR


- INTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ YARI İLETKEN, KATKISIZ YARI İLETKENLER


- ÖZ ile/ve ENGİN

( ESSENCE vs./and VAST )


- ÖZ ile EVİN

( ... İLE Bir şeyin içindeki öz, lüp. | Buğday danesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe. )


- ÖZ ile/ve EVRENSEL ÖZ

( ESSENCE vs./and UNIVERSAL ESSENCE )


- ÖZ ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK


- ÖZ = MUH, LİFÂFE-İ MUHHÎYE = ÉTUI MÉDULLAIRE


- ÖZ = ZÂT, MAHİYET = ESSENCE/CRUX/KERNEL[İng., Fr.] = WESEN[Alm.] = ESSENTIA[Lat.] = OUSIA[Yun.] = ESENCIA[İsp.]


- OZAN ile/ve EZAN


- ÖZDEŞ ile/||/<> EŞ


- ÖZDEŞLEŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLEŞTİRMEK


- ÖZDEŞLİK ile/ve EŞİTLİK


- ÖZEL GÖRELİLİK İLE GENEL GÖRELİLİK ile/||/<> EİNSTEİN KURAMLERİ

( Einstein'ın iki devrim niteliğindeki kuramı. )

( Formül: ds² = c²dt² - dx² - dy² - dz² )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- EXCEPTIONAL OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU EXCLUSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZEL VEYA DEVRESİ


- ÖZEL = HUSUSİ = SPECIAL[İng.] = SPÉCIAL[Fr.] = BESONDERE[Alm.] = ESPECIAL[İsp.]


- VASIF[Osm.] / PROPERTY[İng.] / EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZELLİK


- ÖZELLİKLE ile EKSTRADAN


- ZÂTÎ KUDRET[Osm.] / SPECIFIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ENERJİ


- ÖZGÜLÜK = HASSA = PROPERTY, PROPRIETY, OWNERSHIP[İng.] = PROPRIÉTÉ[Fr.] = EIGENSCHAFT[Alm.] = PROPRIETAS[Lat.] = PROPIEDAD[İsp.]


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<> EŞSİZ/LİK


- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> EŞİTLİK ve/||/<> DAYANIŞMA/KARDEŞLİK

( Aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdir. Bunların, topluma yansıması, toplumda karşılık bulması, bir devrim niteliğinde olmakla birlikte, tarihî bir birikimi de gösterir. )

( LIBERTE et/||/<> EGALITE et/||/<> FRATERNITE )

( LIBERTY and/||/<> EQUALITY and/||/<> FRATERNITY/BROTHERHOOD )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/||/<>/> ESNEKLİK


- ÖZGÜRLÜK ve/<>/= ETKİNLİK

( FREEDOM and/<>/= ACTIVITY )


- ÖZLEM ve/||/<>/> GÖZLEM ve/||/<>/> SÖZLEM ve/||/<>/> EYLEM ve/||/<>/> İŞLEM ve/||/<>/> İZLEM


- ÖZNE ile ESTETİK ÖZNE


- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE

( [not] SUBJECT vs./and/but ACTIVE SUBJECT
ACTIVE SUBJECT instead of SUBJECT )


- ÖZNEL = ENFÜSİ = SUBJECTIVE[İng.] = SUBJECTIF[Fr.] = SUBJEKTIV[Alm.] = SUBJECTIVUS[Lat.]


- OZONOLİZ ile/||/<> EPOKSİDASYONU

( Ozonoliz C=C kırılması aldehit/keton, epoksidasyon halka eter. )

( Formül: O₃ İLE mCPBA )


- ÖZÜRLÜ[Ar. < ÖZR / MAZERET]/LER ve ENGELLİ/LER


- EXTRACT[İng.] / EXTRAIT[Fr.] / EXTRACT, ESSENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜT


- EXTRACTION[İng.] / EXTRACTION[Fr.] / EXSICCATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜTLEME


- p.ae.[Lat. < PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARLA


- PAÇA ile/ve/||/<> ETEK


- PADİŞAH değil/yerine/= ERKLİHAN


- PACKING[İng.] / EMBALLAGE[Fr.] / PACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME


- PALEOGRAF değil/yerine/= ESKİYAZIBİLİCİ


- PALEOGRAFİ değil/yerine/= ESKİYAZIBİLİ


- PALEOGRAFİK değil/yerine/= ESKİYAZISAL


- PALİNDROM SAYI ile/||/<> EMİRP SAYI

( Palindrom tersten aynı, emirp tersi de asal olan asal )

( Formül: n = reverse(n) (palindrom) İLE p ve reverse(p) asal (emirp) )


- PALPABIL/PALPABLE[İng.] değil/yerine/= ELE GELİR


- PALPASYON/PALPATION[İng.] değil/yerine/= ELLE INCELEME/YOKLAMA


- PARALEL değil/yerine/= ENLEM/ENLEMLİ


- PARALEL ile EŞZAMANLI

( PARALLEL vs. SYNCHRONOUS )


- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ


- ÉNERGIE DE LA PARTICULE[Fr.] / TEILCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ENERJİSİ


- PARENT :/yerine EBEVEYN


- PAREO ile ETEK

( ... ile ZEYL )

( ... ile DÂMEN )


- PARKINSON ile/değil ESANSİYEL TREMOR


- PARMAK ile EKMEK ile BIÇAK


- PARTİSYON FONKSİYONU ile/||/<> EULER FONKSİYONU

( Partisyon p(n) toplam yazım, Euler φ(n) aralarında asal. )

( Formül: Toplam İLE ortak )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PASCHEN-BACK EFFECT[İng.] / EFFET PASCHEN-BACK[Fr.] / PASCHEN-BACK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN-BACK ETKİSİ


- PASİF-AGRESİF/PASSIVE-AGGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN-SALDIRGAN


- PASİF/PASSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN


- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN


- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN/EDİLGİN


- PASİFİKASYON değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME


- PASİFİZE ETMEK değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRMEK


- PATCHOULI OIL[İng.] / ESSENCE DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ YAĞI


- EXPLOSIVES, PROPELLANT[İng.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI


- PATOJEN[İng. PATHOGEN] ile/||/<> ANTİMİKROBİYAL[İng. ANTIMICROBIAL] ile/||/<> ENFEKSİYÖZ[İng. INFECTIOUS] ile/||/<> ET YİYEN BAKTERİ[İng. FLESH EATING BACTERIA] ile/||/<> İNFLAMAZOM[İng. INFLAMMASOME]

( Konak olarak bulaştığı canlının fizyolojisini bozan ve genelde hastalıklara neden olan mikroorganizmalar (virüsler, bakteriler, prionlar ve mantarlar) için kullanılır. Kelimenin kökeni Yunancadan gelmektedir ve "acı oluşum" demektir. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Özellikle patojenik (hastalık yapıcı) mikroorganizmaların etkinliğini durdurmayı amaçlarlar. @@ Bir hastalığın ya da hastalığa neden olan (virüs, bakteri ya da başka bir patojen gibi) etkenin bir kişiden hayvandan ya da organizmadan diğerine doğrudan ya da dolaylı olarak bulaşarak enfeksiyona neden olması. @@ Streptococcacceae familyasına ait bir bakteri türüdür. Küre şeklinde, Gr(+), oksijenli solunum yapar, hareketsizdir ve spor üretmeyen patojen bir bakteridir. Normalde insan florasında boğaz ve burunlarda bulunur. Ancak sayısı arttığında, bu bakteri farenjite yol açar. Deri enfeksiyonlarına da neden olur. @@ İnflamazom, patojenik mikroorganizmaları ve steril stres etmenlerini tespit eden ve yüksek derecede pro-inflamatuar sitokinler olan interlökin-1beta (IL-1β) ve IL-18'i aktive eden bir göze içi multiprotein kompleksidir. İnflamazomlar ayrıca piroptoz adı verilen bir göze ölümü mekanizmasını tetikler. İnflamazomlarla ilişkili bozukluklar, bazı otoinflamatuar sendrom ve otoimmün hastalıklarla ilişkilidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )