E ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 7.961 başlık/FaRk ile birlikte,
7.961 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(15/33)
- EN ... değil/yerine YETERİNCE ...
- ENABLE :/yerine OLANAK SAĞLAMAK
- ENÂM[Ar.] ile NÂS[Ar.]
- ENÂNİYET/EGO ile BENLİK
( BENLİK, EGO )
- ENÂNİYET ile/yerine HALVET
- ENANTEM ile ENANTEMATÖZ
( [mukozada] Döküntü. İLE Döküntülü [mukoza]. )
- ENANTİOMER = KİRAL MOLEKÜL
- ENANTIOMERS[İng.] ile/değil/yerine/= ENANTİOMERLER
- ENANTİYOMER ile/||/<> DİASTEREOMER
( Enantiyomer ayna görüntüsü İLE diastereomer değildir )
( Formül: R/S İLE farklı stereo )
- ÉCHANTILLONNAGE[Fr.] / ENANTIOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENANTİYOMER
- ENÂT[Ar.] ile HİLM[Ar.]
- ENÂT[Ar.] ile TU'EDE[Ar.]
- ENAYAT ile ENAYETULLAH
( ENAYAT vs. ENAYATOLLAH )
( عنايت ile عنايتالله )
( ANAYT ile عنايتالله )
- [ne yazık ki]
ENAYİ[Ar.] ile/ve/||/<> SERSERİ[Fars.]
( Kendini düşünen. | Fazla bön, avanak, budala. İLE/VE/||/<> Başı, başında[ser: baş > ser-seri]. | Kendinden başkasını dikkate almayan, önemsemeyen, saygı göstermeyen. Kendince ve ölçüsüzce davranan ve/ya da konuşan. )
- ENAYİLEŞMEK ile ENAYİ/LİK ile ENAYİCE ile ENAYİ DÜMBELEĞİ
- ENAYİ/LİK ile BASİRETSİZ/LİK
- ENAYİLİK ile/değil/yerine DAYANÇ/SABIR
( [not] DUPERY vs./but PATIENCE
PATIENCE instead of DUPERY )
- ENAYİ/LİK ile/değil ŞANSSIZ/LIK
- ENBÂR[Ar. < NİBR] ile ENBÂR[Fars.]
( Anbarlar. İLE Dolu, yığın, küme. | Güç vermek üzere ekinlere dökülen çer-çöp, gübre. )
- ENBÂZ[Ar. < NEBEZ] ile ENBÂZ[Fars.]
( Takma adlar, lâkaplar. İLE Ortak, eş. )
- ENBERİ -ile
( Çiftyıldızlarda bileşenlerin kütle merkezine göre çizdikleri elips yörüngede, kütle merkezinin bulunduğu odağa en yakın nokta. )
- ENBERİ ile ENÖTE
( Çiftyıldızlarda, bileşenlerin kütle merkezine göre çizdikleri elips yörüngede, kütle merkezinin bulunduğu odağa en yakın nokta. İLE Çiftyıldızlarda, yoldaşın, başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin, başyıldıza en yakın noktası ya da her bir üyenin kendi yörüngelerinin kütle merkezine en yakın noktası. )
- ENBİYÂ[< NEBÎ] -ile
( PEYGAMBERLER )
- ENBİYÂ(NEBÎ) ile EVLİYÂ(VELÎ)
( Masum. İLE Mahfuz. )
( Allah, nebîlerini velîlerle teyid etmiştir. )
( Evliyaullah, "Allah dostları" demektir. )
( "Evliyaullah" denilen kişiler, ne korkar, ne de herhangi bir şeyden dolayı üzülürmiş. )
( Evliyâ olacak kişi, Hz. Muhammed'in; Kavl'ine (Kavl-i Muhammedî: Şeriat) Fiil'ine (Fiil-i Muhammedî: Tarikat) Hal'ine (Hal-i Muhammedî: Hakikat) Sır'ına (Sır-ı Muhammedî: Marifet) muhtaçtır. )
( KELÂM-I KİBAR: Velî sözü. )
- ENBİYA-I İZAM:
"BÜYÜK PEYGAMBERLER" değil BİLİNEN/DUYULAN PEYGAMBERLER
- ENÇ ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Memnun, dingin. )
- ENCALA/ANGELA ERİK'TE:
KIRMIZI ile BEYAZ
- ENCÂM[Ar.] ile/ve/<>/> SERENCÂM[Fars.]
( Son, nihayet. İLE/VE/<>/> Bir işin sonu. | Başına gelen. | Olay/vak'a. )
- ENCOUNTER :/yerine KARŞILAŞMAK
- ENCOURAGE :/yerine CESARETLENDİRMEK
- HEYET[Ar.]/ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL
( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )
- ENCÜR -ile
( Isırganotu, çalaganotu. )
- ENCYCLOPEDIA vs. INTERNET
- END :/yerine SON, BİTİRMEK
- ENDÂD[Ar. < NİDD] ile ENDÂD/ENZÂD[Ar. < NADAD/NAZAD] ile ENDÂHT[Fars.]
( Benzeyenler, eşler, misiller, nazîrler. İLE Onurlu ve düzenli kişiler. | Toprak tabakaları. İLE Atma, atış, atılma. | Silah atma, boşaltma. )
- EN-DAM
- ENDAM ile ENDAMLI ile ENDAMSIZ ile ENDAM AYNASI
- ENDÂZE -ile
( TAHMİN, TAKDİR | ÖLÇEK | MERTEBE, DERECE | 60/65/68 cm.lik, eski bir uzunluk ölçüsü. )
- ENDAZELEMEK ile ENDAZE ile ENDAZELİ ile ENDAZESİZ
- ENDEK[Oğuz] ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çatı, dam. İLE ... )
- ENDEKSLEMEK ile ENDEKSLENMEK ile ENDEKSLETMEK ile ENDEKS ile ENDEKSLİ
- ENDEMI/ENDEMIA[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL SAYRILIK
- ENDEMİ ile ENDEMİK
( Yerel ve her zaman görülen [sayrılık]. İLE Yerel, yerleşik. )
- ENDEMİK TÜRLER ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK
( Belirli bir coğrafi bölgede sadece bulunan türler. İLE Dünyadaki tüm canlı türlerinin çeşitliliği. )
- ENDEMİK ile/||/<> KOZMOPOLİT
( Endemik bölgeye özgü İLE kozmopolit yaygındır )
( Formül: Yerel İLE küresel )
- ENDEMİK ile/||/<> YERLİ
( Endemik sadece oraya İLE yerli orada doğal. )
( Formül: Restricted İLE native )
- ENDEMİK/ENDEMIC[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL
( Belirli bir bölgeye özgü, belirli bir bölgede yetişen. )
- ENDER VİLLA OTELİ :
( Çayırbaşı'nda küçük parkın karşısında ve eski Çayırbaşı caddesi üzerinde Evrenos yalısı karşısında bulunan üç katlı taş bina uzun zaman Ender Villa adı ile otel olarak kullanıldı. Daha sonraları gazino ve daha değişik amaçlarla kullanılan bina mahallenin en bakımlı ve görkemli binalarından biri olup halen işyeri olarak kullanılmaktadır. )
- ENDERÛN ile/ve/||/<> DEHTERÛN
- ENDERUN ile/||/<> ENDERÛN MEKTEBİ
( Devlet görevlilerini yetiştiren okul. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde devlet görevlilerini yetiştirmek için sarayda açılan ve sadece devşirmelerin alındığı okul. )
- ENDERUN ile ENDERUNLU
- ENDERÛN ve HAREM
- ENDERÛN[Fars.] ile/ve MÂBEYN[Ar.] ile/ve BİRÛN[Fars.]
( Saray mensubu. İLE/VE Arada olanlar. İLE/VE Taşra. )
( Demokrasi, yürütücü tetikçilerin gürültüsü [BİRÛN]; yönetici elitlerin derin sessizliğidir.[ENDERÛN] )
( Saraylarda, harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. | Büyük sarayların iç bölümü. | Devlet görevlilerini yetiştiren okul. İLE/VE Ara. | Eski konaklarda, Harem ile Selâmlık arasındaki daire. | Sultan sarayında, mabeyncilerin bulunduğu daire. | Sultan sarayı. | İki kişi arasındaki soğukluk. İLE/VE Dışarı. | Dış, harici. | Fazla, dışarıda, hariçte. )
- ENDİK ile SAF
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Saf kişi, safdil, saf gönüllü. İLE ... )
- ENDİKASYON/INDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM ALANI | GEREKLİLİK
- ENDİKATÖR/İNDİKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGE, BELİRTEÇ,
- ENDİREKT[Fr. < INDIRECT] değil/yerine/= DOLAYLI
- ENDİREKT ile ENDİREKT ATIŞ
- ENDİŞE ile ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE
( APPREHENSION vs. APPREHENSIVE vs. APPREHENSIVELY )
( تشويش خاطر ile خود خور ile مستشعر ile درک کننده ile بانگراني )
( تشويش خاطر ile KHOD KHOR ile مستشعر ile DARK KONANDEH ile BANGARANY )
- KAYGI/ENDİŞE ile SIKINTI
( ANXIETY vs. BOREDOM/DISTRESS/DEPRESSION )
- ENDİŞELENMEK ile ENDİŞELENDİRMEK ile ENDİŞELENEBİLMEK ile ENDİŞE ile ENDİŞELİ/LİK ile ENDİŞESİZ/LİK
- ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE
( ANXIOUS vs. ANXIOUSLY )
( مشتاق ile انديشناک ile نگران ile دلواپس ile بيم ناک ile شيغ ile مشتاقانه )
( MOSHTAGH ile ANDYSHENAK ile NEGARAN ile DELVAPS ile BEYM NAK ile شيغ ile MOSHTAGHANEH )
- ENDO- ile ENDODERM ile ENDOJEN ile ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ ile ENDOKRİNOLOJİK ile ENDOTERMİK ile ENDOTOKSİN
( İç-, iç [ile ilgili]. İLE İç deri, iç tabaka, iç yaprak. İLE İçsel, iç kaynaklı. İLE İç salgı. İLE İç salgıbilim. İLE İç salgıbilim [ile ilgili]. İLE Isı alan. İLE İç ağı/zehir/toksin. )
- ENDOCENTRIC COMPOUND[İng.] değil/yerine/= İÇMERKEZLİ BİLEŞİK
- ENDODERM[Fr. < ENDODERME] değil/yerine/= İÇ DERİ
- ENDODERM ile/ve/<> EDEME
( İç deri. İLE/VE/<> Alt deri. )
- ENDOFİT[İng. ENDOPHYTE] ile/||/<> ENDOSİMBİYONT[İng. ENDOSYMBIONT] ile/||/<> ENDOSİMBİYOZ[İng. ENDOSYMBIOSIS]
( Bitki dokularının göze içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler. @@ Bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isim. @@ Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENDOGAMİ[Fr. < ENDOGAMIE] değil/yerine/= İÇ EVLİLİK
- ENDOJEN/ENDOGENOUS[İng.] değil/yerine/= İÇ KAYNAKLI
- ENDOJEN ile ENDOJEN
( ENDOGEN vs. ENDOGENOUS )
( آندوژن ile درونزاد )
( ANDOJEN ile DRONZAD )
- ENDOKARP = GILÂF-I DAHİLÎ-İ SEMERÎ = ENDOCARPE
- ENDOKRİN[Fr. < ENDOCRINE] değil/yerine/= İÇ SALGI
- ENDOKRİN ile/||/<> EKZOKRİN
( Endokrin kana İLE ekzokrin kanala salgıdır )
( Formül: Hormon İLE enzim )
- ENDOKRİN ile ENDOKRİNOLOJİ
( ENDOCRINE vs. ENDOCRINOLOGY )
( درون تراو ile غدهدرونتراو ile درون بر ile درون ريز ile درون ريز شناسي )
( DRON TARAV ile غدهدرونتراو ile DRON BAR ile DRON RYZ ile DRON RYZ SHENASY )
- ENDOKRİN değil/yerine/= İÇSALGI
( Gövdedeki salgıbezlerinin, doğrudan doğruya kana karışacak yolda çıkardıkları salgı. )
- ENDOKRİNOLOG değil/yerine/= İÇSALGIBİLİMCİ
- ENDOKRİNOLOJİ[Fr. < ENDOCRINOLOGIE] değil/yerine/= İÇ SALGI BİLİMİ
- ENDOKRİNOLOJİ/K değil/yerine/= İÇSALGIBİLİM/SEL
- ENDOMORFİZM ile ENDOMORFİ
( ENDOMORPHISM vs. ENDOMORPHY )
( درون دگرگوني )
( DRON DEGARGONY )
- ENDONEZYA ile ENDONEZYA DİLİ
( INDONESIA vs. INDONESIAN )
( اندونزي ile اندونزيايي ile وابسته به اندونزي )
( ANDONZY ile ANDONZYAYY ile VABASTEH BAH ANDONZY )
- ENDOPLAZMATİK RETİKULUM ile/||/<> GOLGİ CADCİĞİ
( ER protein sentez/modifikasyon, Golgi paketleme/sevk. )
( Formül: Pürüzlü/düz ER İLE cis/trans )
- ENDOPLAZMİK RETİKULUM ile GOLGİ AYGITI
( Gözede protein ve lipid sentezinin yapıldığı organel. İLE Gözede proteinlerin işlenmesi ve paketlenmesinde görev alan organel. )
- ENDOPLAZMİK RETİKULUM değil/yerine/= İÇ KANSIVISI AĞI/TOPAĞI
- ENDOSITOZ/ENDOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZEİÇİ ALIM
- ENDOSİTOZ ile/||/<> EKSOSİTOZ
( Endositoz içe alma İLE eksositoz dışa verme. )
( Formül: Fagositoz/pinositoz İLE sekresyon )
- ENDOSİTOZ ile/||/<> EKZOSİTOZ
( Endositoz göze içine alma İLE ekzositoz dışarı çıkarmadır )
( Formül: Fagositoz İLE sekresyon )
- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ
- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME
- ENDOSKOPİ ile/ve/||/<> KOLONOSKOPİ
- ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ/ENDOSCOPIC ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASONOGRAFİ
- ENDOTERMİK[Fr. < ENDOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIALAN
- ENDOTERMİK (ETKİLEŞİMLER) ile/||/<>/>< EKZOTERMİK (ETKİLEŞİMLERDE)
( Enerji emer. İLE/||/<>/>< Enerji salınır. )
( Isı alan tepkime. İLE/||/<>/>< Isı veren tepkime. )
- ENDOTERMİK İLE EKZOTERMİK İLE İZOTERMİK ile/||/<> REAKSİYON ISI DEĞİŞİMLERİ
( Kimyasal reaksiyonlardaki ısı akışı yönleri. )
( Formül: ΔG = ΔH - TΔS )
- ENDOTHERMIC REACTION[İng.] / ENDOTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDOTERMİK TEPKİME
- ENDOTERMİK ile/||/<> EKZOTERMİK
( Endotermik ısı alır İLE ekzotermik ısı verir )
( Formül: ΔH>0 İLE ΔH<0 )
- ENDPOİNT[İng.] değil/yerine/= SON NOKTA
- ENDÛH[Fars.] değil/yerine/= TASA, KAYGI, SIKINTI
- ENDÜKSİYON İNDUCTION[İng.] değil/yerine/= BAŞLATMA
- ENDÜKSİYON[Fr. < INDUCTION] değil/yerine/= TÜMEVARIM
- INDUKTION STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKSİYON KUVVETİ
- PÉRIODE D'INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ENDÜKSİYON PERİYODU
- INDUKTANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTANS KÖPRÜSÜ
- INDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTANS
- INDUCTIVELY COUPLED PLASMA (ICP)[İng.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTİF EŞLEŞMİŞ PLAZMA (ICP) SPEKTROSKOPİSİ
- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK
- ENDÜRASYON/İNDURATION[İng.] değil/yerine/= SERTLİK
- ENDÜRASYON ile EREKSİYON ile ENHANCEMENT/ENHANSMENT ile EKSAZERBASYON
( Sertleşme, sertleşim, sertlik. İLE Dikleşme, sertleşme. İLE Güçlenme. İLE Azma, alevlenme. )
- ENDÜSTRİ 1 - 4:
BUHAR ve/||/<>/> ELEKTRİK ve/||/<>/> OTOMASYON ve/||/<>/> NESNELERİN İNTERNETİ
- ENDÜSTRİ[Fr. < INDUSTRIE] değil/yerine/= SANAYİ
- ENDÜSTRİALİZM[Fr. < INDUSTRIALISME] değil/yerine/= SANAYİCİLİK
- ENDÜSTRİLEŞMEK ile ENDÜSTRİ
- INDUSTRIAL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DÉNATURÉ[Fr.] / DENATURIERTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL ALKOL
- INDUSTRIAL SMOG[İng.] / INDUSTRIELLE RAUCHNEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL DUMAN
- ENDÜSTRİYEL[Fr. < INDUSTRIEL] değil/yerine/= SINAİ
- ENDÜSTRİYEL[İng. INDUSTRIAL]/SINAİ[Ar.] değil/yerine/= URANSAL/İŞLEYİMSEL
- ÜRETİM:
ENDÜSTRİYEL ile/ve/<> ÖZEL
( Özel üretim yapan işletmelerde, ürünler sıfırdan tasarlanarak ya da siparişe özel olarak mühendislik çalışmaları sonucunda ortaya çıkar. Sipariş için gerçekleştirilen tasarım, ürünün sonucuna aktarılacağından dolayı ve hazırda bulunan pek çok tahmin nedeniyle, tüm üretim sürecinde esnek bir yapı olmasını gerektirmektedir. Varolan süreçlerin esnekliği dolayısıyla da, özel üretim yapan işletmeler, ERP sistemlerinden temel olarak esneklik ve çeviklik beklemektelerdir. Endüstriyel üretim yapan işletmeler tarafında ise ürünler, sipariş bazlı olarak ayarlanır. Müşteriler, stokta bulunan bir ürünü sipariş edebilecekleri gibi, önceden tasarlanmış ve katalogda yer alan bazı özellikler ve seçenekleri de satın alınacak ürüne katarak sipariş verebilirler ancak değişiklik istekleri, kataloglar ile sınırlıdır.
Özel üretim yapan firmalar, esneklik ve çevikliğe önem verirken, endüstriyel üretim yapan firmalar daha çok operasyonel verimliliğe odaklanmaktadır. Aynı zamanda, endüstriyel üretim yapan firmalar, üretim süreçlerinde, özel üretim sürecindeki her bir projenin değiştiği durumun aksine, tahmin edilebilirlik ve süreklilikten gelen avantajlara da sahip olurlar. Tahminler ve yansıtmalar sayesinde de, yöneticiler, sonuçları ölçebilirler ve gerektiğinde yönlerini değiştirebilirler. Bu değerler de bulunulan süreçlerin gelişmesini ve tüm zincirin bütünleşmesinin güçlenmesini sağlar. )
- ENDÜSTRİYEL ile ENDÜSTRİYEL ATIK
- ENDÜSTRİYEL ile ENDÜSTRİYEL YÖNETİM ile ENDÜSTRİ OKULU ile SANAYİ İŞÇİSİ ile SANAYİLEŞMEK ile ENDÜSTRİLER ile ÇALIŞKAN ile ENDÜSTRİ
( INDUSTRIAL vs. INDUSTRIAL MANAGEMENT vs. INDUSTRIAL SCHOOL vs. INDUSTRIAL WORKER vs. INDUSTRIALIZE vs. INDUSTRIES vs. INDUSTRIOUS vs. INDUSTRY )
( صنعتي ile اهل صنعت ile مديريت صنعتي ile مدرسهصنعتي ile صنعتکار ile صنعتي کردن ile صنايع ile زبر دست ile کار کن ile کوشارو ile صناعت ile صنعت )
( SANATY ile HAL SANAT ile MADYRYT SANATY ile مدرسهصنعتي ile صنعتکار ile SANATY KARDAN ile SANAYE ile ZABAR DAST ile KAR KON ile KOOSHARO ile SANAAT ile SANAT )
- ENE, ORHUN (ERZURUM, 1967) :
( Milli basketbolcu ve basketbol antrenörü. Büyükderelidir. Galatasaray Lisesinden mezun oldu. Basketbol kariyeri nedeni ile ekonomi tahsilini yarıda bıraktı. Çocuk yaşta basketbola başladı ve kısa zamanda milli takım formasını giydi. Basketbol yaşamı boyunca Ortaköy, Eczacıbaşı, Paşabahçe, Fenerbahçe, Ülkerspor, Galatasaray ve İTÜ takımlarında oynadı. 1988 ve 1989'da Eczacıbaşı ve 1995'te Ülkerspor'da oynarken üç kez şampiyonluk yaşadı. 1990 ve 1992'de Paşabahçe'de, 1993'te Fenerbahçe, 1994 ve 1996'da ise Ülkerspor'da oynarken play - off finali oynadı. 2003'te oyuncu olarak basketbol yaşamını noktaladı ve antrenörlük hayatına atıldı. Basketbol oynadığı süre içinde 202 kez milli takım formasını giyme başarısını gösterdi. 1987 yılında Lazkiye (Suriye) şehrinde düzenlenen Akdeniz Oyunlarında şampiyon olan takımda yer aldı ve altın madalya kazandı. 2001'de Avrupa Şampiyonasında ikinci olan takımda yer aldı ve gümüş madalya aldı. Ümit Milli Takım Baş Antrenörlüğü görevini uzun süre devam ettirdi. Ayrıca A. Milli takım antrenörlüğü daha sonrada A Milli Takım Baş antrenörü ve Banvit takımı Baş Antrenörü olarak görev yaptı. )
- ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ
- ENE ile/yerine NAHNÜ
( Ben. İLE/YERİNE Biz. )
- ENE'L HAKK -ile
( Ben Hakk'ım. )
- ENEL HAKK değil ENEL SIRR'UL HAKK
- ENEL HAKK ile/ve/<> İNNEL HAKK
- ENEMY :/yerine DÜŞMAN
- ENERGIA ile/ve/||/<> KINESIS
( Bilfiil. İLE/VE/||/<> Hareket. )
- ENERGY :/yerine ENERJİ
- ENERGY vs./and/or CAPACITY
- ENERJİ
( ENERGY )
- ENERGIEFLUSSSCHICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKI YOĞUNLUĞU
- DENSITÉ DE FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI YOĞUNLUĞU
- FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEFLUSS, ENERGIEFLUX[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI
- ENERJİ AKIŞI ile/||/<> MADDE DÖNGÜSÜ
( Enerji tek yön kaybeder, madde döngüsel geri döner. )
( Formül: Termodinamik İLE konservasyon )
- DÉPENDANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BAĞIMLILIĞI
- BANDES DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BANDI/BANTLARI
- BALANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEBILANZ, ENERGIEHAUSHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DENGESİ
- ENERJİ DEPOLAMA ile/||/<> ENERJİ ÜRETİMİ
( Depolama batarya/pompalı talep, üretim anlık arz. )
( Formül: Zaman kaydırma İLE anlık )
- ENERGIEUMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- ENERGY CONVERSION EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLERNUTZLEISTUNG, ENERGIEUMWANDLUNGSNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜM VERİMİ
- CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ
- | ENERJİ || HELYUM[He] || NÖTRON |
ile/ve/<>/<
DÖTERYUM[D] || TRİTYUM[T]
(
)
- ENERGIENIVEAUKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ EĞRİSİ
- NIVEAU D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ
- ENERJİ[İng. ENERGY] ile/||/<> AKTİF GÜÇ[İng. ACTIVE POWER] ile/||/<> AKTİF TAŞIMA[İng. ACTIVE TRANSPORT] ile/||/<> ALICI[İng. RECEPTOR] ile/||/<> ANABOLİZMA[İng. ANABOLISM] ile/||/<> GÖRÜNÜR GÜÇ[İng. APPARENT POWER] ile/||/<> REAKTİF GÜÇ[İng. REACTIVE POWER]
( İş yapabilme becerisi. Isı, ışık, elektrik gibi çeşitli formlarda bulunur. Türkçe karşılığı "aktivite, operasyon, aksiyon" anlamlarına gelen Yunanca "energeia" sözcüğünden türemiştir. @@ Almanca
Wirkleistung
Fransızca
Puissance active
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde, iş yapabilen ve faydalı enerjiye dönüşen güç bileşeni. Elektrik motorları, lambalar, ısıtıcılar gibi yüklerin enerji tüketimini ve iş üretimini temsil eder. Birimi watt (W)'tır. @@ Az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçen büyük moleküllerin enerji harcanarak taşınması olayıdır. @@ Belirli türden enerjiye tepkide bulunan uzmanlaşmış duyu sinir gözesidir. @@ Canlı gözelerde basit maddelerden karmaşık moleküller sentezlendiği, enerji gerektiren biyokimyasal reaksiyonlar serisidir. @@ Almanca
Scheinleistung
Fransızca
Puissance apparente
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde bulunan bir kaynağın, hem aktif güç (P) hem de reaktif güç (Q) bileşenlerini içeren toplam güç miktarı. Birimi volt-amper (VA)'dır. Görünür güç, devredeki gerilim (V) ve akım (I) bileşenlerinin çarpımıyla hesaplanır ve şu formülle ifade edilir: @@ Almanca
Blindleistung
Fransızca
Puissance réactive
Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde endüktif ve kapasitif yüklerin sebep olduğu, enerji aktarımı olmaksızın elektrik alan ya da manyetik alan oluşturup yok ederek salınan enerji. Birimi volt-amper-reaktif (VAR)'dır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ENERJİ HARCAMAK/BOŞALTMAK ile ENERJİ DENGELEMEK
( SPENDING/RELEASING THE ENERGY vs. BALANCING THE ENERGY )
- OPÉRATEUR ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEOPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ İŞLEMCİSİ
- DISSIPATION D'ÉNERGIE, PERTE D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYBI
- ENERGIEVERLUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYIPLARI
- ENERGIEDREHIMPULSTENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ-MOMENTUM TANSÖRÜ
- ENERGIEABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ SOĞURULMASI
- ENERGIETHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ TERİMİ
- ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR değil/yerine/= GÜRE VE DOĞAL KAYNAKLAR
- ENERJİ VERİMLİLİĞİ ile/||/<> ENERJİ YOĞUNLUĞU
( Verimlilik çıktı/girdi, yoğunluk enerji/GDP. )
( Formül: η = W/Q İLE kWh/$ )
- ENERJİ VERMEK ile ENERJİ VERİCİ
( ENERGIZE vs. ENERGIZING )
( نيرو بخشيدن ile نيرو دادن ile نيروبخشي ile نيروبخش )
( NEYRO BAKHSHYDAN ile NEYRO DADAN ile نيروبخشي ile نيروبخش )
- ENERGIE-DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ YİTİMİ
- DENSITÉ D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ YOĞUNLUĞU
- ENERJİ ile/ve/değil/<>/= ALAN
- ENERJİ ile DEVİNGENLİK/CANLILIK/HAREKETLİLİK
( ENERGY vs. DYNAMISM )
- ENERJİ(") ile/ve/değil/||/<>/>/< (")ELEKTRİK(")
- ENERJİ" ile/değil EMEK
- ENERJİ = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ENERGIA[İt.] = ENERGÍA[İsp.]
- ENERJİ ile ENERJİ KAYNAĞI
( ENERGY vs. ENERGY SOURCE )
( انرژي ile منبع انرژي ile منبع نيرو )
( ENRZHY ile MONBA ENRZHY ile MONBA NEYRO )
- ENERJİ ile ENERJİK/LİK ile ENERJİ KAYNAĞI
- ENERJİ ile/ve/||/<> GÜÇ
( İş yapabilme kapasitesi. İLE/VE/||/<> Birim zamanda yapılan iş. )
( ENERGY vs./and/||/<> POWER )
- ENERJİ ile/ve HIZ
( ENERGY vs./and SPEED )
- ENERJİ ile/ve/ya da/<> KAPASİTE
( Çabalamanın yararı olmadığında, enerjinizi harcamamaya bakın. )
( ENERGY vs./and/or/<> CAPACITY )
- ENERJİ ile/ve/değil/yerine KENDİNİ DENETLEYEBİLEN(KONTROL EDEBİLEN) ENERJİ
- ENERJİ MADDE
- ENERJİ ve/<> MANTIK
( ENERGIA ve/<> LOGOS )
( ENERGY and/<> LOGIC )
- ENERJİ = TERSİNEMEZLİK(ENTROPİ[İng. ENTROPY])
- ENERJİ ile/ve/<> UYUM
( Celâl. İLE/VE/<> Cemâl. )
- ENERJİ/K değil/yerine/= ERKE/ERKİN, GÜRE/CİL / GÜREL/İ
- ENERJİ/K değil/yerine/= GÜRE/CİL / GÜREL/İ
- ENERJİNİN/BESİNİN:
KAYNAĞI ve/||/<>/> ARACI ve/||/<>/> TAŞIYICISI ve/||/<>/> TÜKETİCİSİ
( Güneş. VE/||/<>/> Toprak. VE/||/<>/> Bitkiler. VE/||/<>/> Hayvan/İnsan. )
- CONSERVATION OF ENERGY LAW[İng.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU YASASI
- CONSERVATION DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU
- ENERJİYİ KESMEK ile ENERJİSİ KESİLMİŞ
( DEENERGIZE vs. DEENERGIZED )
( قطع انرژي ile بي انرژي )
( GHATE ENRZHY ile BEY ENRZHY )
- ENES[< ÜNS >< VAHŞET] ile ENEZ(/E)
( Bağlantı/yakınlık kuran, bağlantıda olan. İLE Edirne'nin bir ilçesi. | Cılız, zayıf, güçsüz. )
- ENEZ ile ENEZE
- ENFÂL[Ar. < NEFEL] ile ENFÂR[Ar. < NEFÎR]
( Ganimetler, düşmandan alınan mallar, emeksiz kazançlar. İLE Kalabalıklar, halk, cemâatler. )
- ENFARKT/ÜS INFARCTION[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK DOKU ÖLÜMÜ
- ENFARKTÜS[Fr. < INFARCTUS] değil/yerine/= TIKANCA
- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK
( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )
- ENFEKSİYON[İng. < INFECTION] değil/yerine/= BULAŞ/İÇBULAŞIM
- ENFEKSİYÖZ/INFECTIOUS[İng.] değil/yerine/= BULAŞKAN
- ENFEKTE ETMEK ile ENFEKTE ile ENFEKSİYON ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIK ile BULAŞICI
( INFECT vs. INFECTED vs. INFECTION vs. INFECTIOUS vs. INFECTIOUS DISEASE vs. INFECTIVE )
( آلوده کردن ile عفوني کردن ile مبتلا کردن ile آلوده شدن ile گند زده کردن ile سرايت کردن ile عفوني ile سرايت مرض ile عفونت ile فاسد کننده ile بيماري عفوني ile گند زا ile عفونت زا )
( ALUDEH KARDAN ile OFONY KARDAN ile MOBTELA KARDAN ile ALUDEH SHODAN ile GAND ZADEH KARDAN ile SARAYT KARDAN ile OFONY ile SARAYT MARZ ile OFONT ile FASAD KONANDEH ile BEYMARY OFONY ile GAND ZA ile OFONT ZA )
- ENFEKTE ETMEK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLAMAK
- ENFEKTE/INFECTED[İng.] değil/yerine/= BULAŞMIŞ
- ENFEKTE OLMAK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLANMAK
- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI
- ENFES ile ENFES ŞEYLER
( EXQUISITE vs. EXQUISITE THINGS )
( نفيس ile نفائس )
( NAFYS ile نفائس )
- ENFESTASYON/INFESTATION[İng.] değil/yerine/= ASALAK BULAŞI
- ENFLAMASYON[Fr. < INFLAMMATION] değil/yerine/= YANGI
- ENFLAMASYON/INFLAMMATION[İng.] değil/yerine/= YANGI, YANGILANMA
- ENFLAMASYON ile ENFLAMATUVAR
( Yangı. İLE Yangılı. )
- ENFLAMATUVAR/INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= YANGILI
- ENFLASYON ile ENFLASYON CANAVARI
- ENFLASYON["ENFLANSYON" değil!] ile/ve/||/<>/> STAGFLASYON
( ... @@ Ekonominin, durgunluk zamanındaki enflasyon. )
- ENFLASYON ile/||/<> STANDART BİG BANG
( Enflasyon ilk 10^(-32)s üstel, standart yavaş genişleme. )
( Formül: Horizon/flatness çözümü )
- ENFORCEMENT :/yerine YÜRÜTME, UYGULAMA
- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME
- ENFORMASYON[Fr. < INFORMATION] değil/yerine/= DANIŞMA, TANITMA
- ENFORMASYON SİSTEMİ/INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİLİ DÜZENİ
- ENFORMATİK/INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= BİLİŞİM
- ENFORMATİK[Fr. < INFORMATIQUE] değil/yerine/= BİLİŞİM
- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )
- ENFRARUJ/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- ENFRASTRÜKTÜR[Fr. < INFRASTRUCTURE] değil/yerine/= ALTYAPI
- ENFÜS[< NEFS] -ile
( CANLAR, YAŞAYANLAR )
- ENFÜSÎ[Ar.]/SÜBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= ÖZNEL
- ENG = YANAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ENGAGE :/yerine MEŞGUL OLMAK, KATILMAK
- (not ENGAGED WITH) ENGAGED TO
- ENGEBE/LİK ile ENGEBELİ ile ENGEBESİZ
- ENGEISTON değil/yerine/= SANATÇI
- ENGEK ile ENGEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ağzın iki yanında bulunan çene kemikleri. İLE Peçeyi bağlamakta kullanılan ip. )
- ENGEL
( HANDICAP/BARRIER )
- ENGEL/EMİR değil (KAVRAMSAL) OLUMSUZLUK BELİRTİMİ
- SPERRDURCHGRIFF[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL GEÇİŞİ
- BARRIER VOLTAGE[İng.] / TENSION DE BARRIÈRE[Fr.] / BARRIERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL GERİLİMİ
- SPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL KATMANI
- ENGEL OLMAK ile ARAYA GİRMEK
- ENGEL OLMAK değil/yerine TEŞVİK ETMEK
- ENGEL/SORUN ile/değil/yerine ARA/DİNLENME NOKTASI/VESİLESİ
- BARRIER LAYER[İng.] / COUCHE D'ARRÊT[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGEL TABAKASI
- ENGEL ile BESLENME
- ENGEL ile/ve ÇENGEL
- ENGEL değil/yerine/>< DEVRİM
( Boş konuşan kişiler arasında, dilsizlik(susmak), engel değil devrimdir. )
- ENGEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> ENGEBE
( Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Deprem, yel, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yüzey biçimleri. )
- ENGEL ile ENGEL
( IMPEDIMENT vs. IMPEDIMENTA )
( رادع ile بنه سفر ile توشه سفر )
( رادع ile BANEH SAFAR ile TOOSHEH SAFAR )
- ENGEL ile ENGELLİ YARIŞI
( HURDLE vs. HURDLE RACE )
( چارچوب پريدن ile سبدترکه اي ile دو با مانع )
( CHARCHUB PARYDAN ile SABADTARKEH AY ile DO BA MANE )
- [hem, ne] ENGEL ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de/||/<>/> KAYNAK
( [hem, ne] Kendimizden başka yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/NE DE/||/<>/> Kendimizden başka yoktur. )
- ENGEL ile/ve KESİNTİ
( OBSTACLE vs./and INTERRUPTION )
- ENGEL ile/ve MÜHÜR
( OBSTACLE vs./and SEAL )
- ENGEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAK
- ENGEL ile/ve PEKENT
( ... İLE/VE Geçit vermeyen doğal engel. )
- ENGEL ile PEKENT
( ... İLE Kolayca geçit vermeyen, aşılması çok güç doğal engel. )
- ENGEL ile PERDE
( Engeller yaratmayabilirsiniz. )
( Engeller aşılabilir. )
( Engellerin en yıldırıcısı kişinin kendidir. )
( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Onu tümüyle alın! Buradadır, istemeniz yeter. Fakat istemezsiniz. İsteseniz bile almazsınız. Almanızı engelleyen nedir, onu bulun. )
( Obstacles can be overcome. )
( You can avoid creating obstacles.
It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent.
Take the whole of it! It is here for the asking. But you do not ask. Even when you ask, you do not take. Find out what prevents you from taking. )
( OBSTACLE vs. VEIL/CURTAIN )
- ENGEL ile SANSÜR
- ENGEL ile/ve TUZAK
( BARRIER vs./and TRAP )
- ENGEL ile/ve ZAHMET
( OBSTACLE vs./and BOTHER )
- BARRIER PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION DE LA BARRIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGELİ AŞMA
- ENGELİ KALDIRMAK ile DEBLOKAJ
( DEBLOCK vs. DEBLOCKING )
( شکستن کنده ile کنده شکني )
( SHKASTAN KANDEH ile KANDEH SHKANY )
- ENGELİN:
"YOKLUĞU" ile/ve/değil/||/<>/< BULUNMAMASI
- ENGELLEME/ENGELLENME ile/ve/||/<> DAĞITMA/DAĞILMA
- ENGELLEME ile/değil ÖTELEME
- ENGELLEMEK ile DURUMU ENGELLEME ile ENGELLEYİCİ ile İNHİBİTÖR
( INHIBIT vs. INHIBIT CONDITION vs. INHIBITER vs. INHIBITOR )
( ممانعت کردن ile وضعيت منع ile مانع شونده ile جلوگيري کننده )
( MOMANAT KARDAN ile VAZEYT MAN ile MANE SHVANDEH ile JELOGYRY KONANDEH )
(1996'dan beri)