Bugün[15 Ocak 2026]
itibarı ile 11.912 başlık/FaRk ile birlikte,
11.912 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(40/49)


- SİHÂ'[Ar. çoğ. ESHİYE] ile SİHÂH/SIHÂH[Ar. < SAHÎH]

( İnce deri. | Beyin zarı. İLE Doğrular, gerçekler. )


- ŞİİR:
"BELA" ile/ve/değil/<> "DEVA"

( Başa. İLE/VE/DEĞİL/<> Kalbe. )


- ŞİİR ile/ve KOŞMA

( ... İLE/VE Sazla beraber okunan halk şiiri. )


- ŞİİR = POEM[İng.] = POÈME[Fr.] = GEDICHT[Alm.] = POEMA[İt., İsp.]


- ŞIK ile HİNDİBA

( CHIC vs. CHICORY )

( شيک ile باب روز ile کاسني تلخ )

( SHYK ile BAB RUZ ile KASANY TALKH )


- SİKA'["ka" uzun okunur] ile SİKA[Ar. < VÜSÛK | çoğ. SİKAT]

( Kırba, sakaların içine su koydukları köseleden yapılmış kab. İLE Güven, emniyet. | İnanılır, güvenilir kişi. )


- ŞİKÂYET ve/||/<>/> EŞKIYÂ

( Şikâyet eden, eşkıyâdır. )


- ŞİKÂYET ile GAMMAZLAMA

( TO COMPLAIN vs. TO SQUEAL/SNITCH )


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine RİCÂ

( [not] COMPLAINT vs./and/but REQUEST
REQUEST instead of COMPLAINT )


- ŞİKÂYET[Ar.] ile SERZENİŞ[Fars.]/TAKAZA[Ar.]

( Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, yakınma. İLE Başa kakma, sitem etme. )


- ŞİKÂYET[Ar.] ile/değil YAKINMA

( Uyumsuzluk yaratıyor, sonra da yakınıyorsunuz. )

( You create disharmony and then complain! )

( [not] TO COMPLAIN vs./but COMPLAINING )


- SIKILAMAK ile SIKILANMAK ile SIKILAŞTIRMAK ile SIK ile SIĞ ile SIKI/LIK ile SIKICA ile SIKICI/LIK ile SIK SIK ile SIKI DOKU ile SIKI FIKI/LIK ile SIKI SIKI ile SIKI DÜZEN ile SIK OTLATMA ile SIKI AĞIZLI ile SIKI SIKIYA ile SIKI DENETİM ile SIKI DENETİMCİ/LİK


- SIKI/LAŞMA ile KATI/LAŞMA

( STRICT/NESS vs. STERN/NESS )


- SIKILMA ile "BOĞULMA"


- SIKILMA ile/değil KANIKSAMA


- SIKILMA ile SIKILMAZ/LIK


- SIKINTI ile/ve/değil/<> SAKINCA


- SIKINTI ile/ve/> SIRADANLAŞTIRMA


- SIKINTILI ile/değil SIKINTIDA


- SIKIŞMA ile/ve BÜZÜŞME


- SIKLAŞTIRMA ile SIKILAŞTIRMA


- SİKLİK VOLTAMETRİ ile/||/<> LİNEER TARAMA

( CV geri dönüşlü redoks, LSV tek yön tersinmez. )

( Formül: Üçgen İLE rampa )


- SİLA ile SILA[Ar. < VASL]

( Safiyet, ahlâklılık, erdem. Normlar. İLE Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. Memleketine gitme, yakınlarına ulaşma. | Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer. | Bahşiş, hediye. | Rabıt sigâsı.[ulaç, bağ-fiil][Fr. GERONDIF] )


- SİLÂ'[Ar. çoğ. SELEÂT] ile SİL'A[Ar.]

( Hıyarcıklar, urlar. İLE Ticaret malı. | Gövdede olan ur. | Sülük. )


- SILA ile SILACI ile SILA ÖZLEMİ ile SILA SIYGASI ile SILA HASTALIĞI


- SİLAH ile SİLAH KAMA ile SİLAH MENZİLİ ile SİLAH KİTRE ile TOPÇU ile TOPÇULUK ile SİLAHLA VURMA

( GUN vs. GUN BREECH vs. GUN RANGE vs. GUN TRAGACANTH vs. GUNNER vs. GUNNERY vs. GUNNING )

( طپانچه ile هفت تير ile تفنگ ile گلنگدن ile تير رس ile تيرپرتاب ile کتيرا ile توپچي ile تير انداز ile علم توپخانه ile خان تفنگ )

( TAPANCHEH ile NPAFT TYR ile TAFANG ile GOLANGDAN ile TYR RES ile TYREPORTAB ile KATYRA ile توپچي ile TYR ANDAZ ile ALAM TUPKHANEH ile KHAN TAFANG )


- SİLAHSIZLANDIRMAK ile SİLAHSIZLANMA

( DISARM vs. DISARMAMENT )

( خلع سلاح کردن ile خلع سلاح )

( KHAL SALAH KARDAN ile KHAL SALAH )


- SİLAHSIZLANMA ile/ve/||/<> YANITSIZ BIRAKMA


- SİLAHTAR ile SİLAHTAR AĞA


- SİLİKATLAMAK ile SİLİKAT ile SİLİKATLI ile SİLİKATLAŞMA


- SİLİKULA = SİMÂR-I HUREYBÎYE = SILICULE


- SİLİKVA = SİMÂR-I HARNÛBÎYE = SILIQUE


- SİLİNDİR ile SİLİNDİRLİ ile SİLİNDİRSEL ile SİLİNDİR YAĞI ile SİLİNDİR ŞAPKA ile SİLİNDİR MAKİNESİ ile SİLİNDİRSEL YÜZEY ile SİLİNDİR KALIPLAMA


- SİLİNMEZ ile NEZAKETSİZLİK ile KABA

( INDELIBLE vs. INDELICACY vs. INDELICATE )

( محو نشدني ile پاک نشدني ile بي لطافتي ile بي لطافت )

( MAHV NESHODANY ile PAK NESHODANY ile BEY LATAFTY ile BEY LATAFT )


- SİLME ile KAZIMA


- SİM ile SİMA


- SİMÂ'[Ar.] ile SİMÂ'[Ar.]

( Çalgı dinleme, çalgılı tören. İLE Yüz, çehre, beniz. | Kişi. )


- SİMA ile/değil SİNEMA


- ŞIMARIK/LIK ile ŞIMARIKÇA


- ŞIMARMA/CİBİLME ile ŞIRNAMA


- ŞİMDİ = NOW[İng.] = MAINTENANT[Fr.] = JETZT[Alm.] = ORA[İt.] = AHORA[İsp.]


- SİMGE:
BULUŞMA ve/+/||/<> BİRLEŞME


- SİMGELEŞTİRME ile/ve/<> DIŞLAŞTIRMA

( SYMBOLIC/NESS vs./and/<> TO EXTERNALIZE )


- SİMÜLASYON/SİMÜLATÖR[Fr.] değil/yerine/= BENZETİM/BENZETİMLİK | SAYRIMSAMA


- SİMYA ile SİMYACI/LIK


- SİMYACI ile SİMYACI ile SİMYA

( ALCHEMIST vs. ALCHEMISTIC vs. ALCHEMY )

( کيمياگر ile کيمياشناس ile کيمياگرانه ile کيميا ile کيمياگري )

( KYMYEGER ile KYMYESHENAS ile KYMYEGERANEH ile KYMYA ile KYMYEGERY )


- SINAMA ile/ve/||/<>/> SAĞLAMA


- SINAMA ile SINAYIŞ

( Değerini anlama, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi ya da bir düşünceyi yoklamak, denemek. | Bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini ya da niteliğini yoklamak. İLE Sınama eylemi ya da biçimi. )


- SİNEMA değil/yerine/= ÇELKİTEY


- SİNEMA ile/ve FİLM

( CINEMA vs./and FILM, MOVIE )


- SİNEMA ile/ve/||/<> SANAT

( )

( 1- Jean Jacques Annaud / Gülün Adı(The Name of the Rose [1986])

2- Kim Ki-Duck / İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar(Bom Yeoareum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom)

3- Peter Weir / Ölü Ozanlar Derneği(Dead Poets Society)

4- Tony Kaye / Kopma(Detachment) [2011]

5- Andrzej Jakimowski / Hayallerin Ötesinde(Imagine) [2012]

6- Scott Hicks / Shine [1996]

7- Milos Forman / Guguk Kuşu(One Flew Over the Cuckoo's Nest)

8- Sidney Lamet / Equus

9- Michelangelo Antonioni / Cinayeti Gördüm(Blowup) [1966]

10- Alain Corneau / Dünyanın Tüm Sabahları(Tous les matins du monde) )


- SİNEMA ile SİNEMATİK

( CINEMA vs. CINEMATIC )

( سينما ile سينمايي )

( SYNAMA ile SYNAMAYY )


- SİNEMA ile/ve TİYATRO

( 2015 yılı Tiyatro ve Sinema İstatistikleri için burayı tıklayınız... )

( CINEMA vs./and THEATER )


- SİNEMALAŞTIRMAK ile SİNEMA ile SİNEMACI/LIK ile SİNEMA SALONU ile SİNEMA PERDESİ ile SİNEMA TEKNİĞİ ile SİNEMA SANAYİSİ ile SİNEMA SANATÇISI ile SİNEMA ENDÜSTRİSİ


- SINEŞİ/SYNECHIA[İng.] değil/yerine/= YAPIŞIKLIK


- SINESTEZİ/SYNESTHESIA[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK DUYU


- SİNGAPUR'DA RESMÎ DİL:
ÇİNCE ile/ve/<> MALAYCA ile/ve/<> TAMİLCE


- SİNGULUM/CINGULUM[İng.] değil/yerine/= KUŞAK, HALKA


- SINIF/LAMA ile/ve/||/=/<> SINIR/LAMA

( CLASSIFICATION vs./and/||/=/<> LIMITING )


- SINIFLAMA ile/yerine/değil SONSAL/BÜTÜNCÜL SINIFLAMA(KATEGORİ)

( [not] CLASSIFICATION vs./but CATEGORY
CATEGORY instead of CLASSIFICATION )


- SINIFLAMA ile/yerine/değil SONSAL/BÜTÜNCÜL SINIFLAMA(KATEGORİ)

( ... ile/yerine/değil DEME KALIPLARI )

( [not] CLASSIFICATION vs. CATEGORY
CATEGORY instead of CLASSIFICATION )


- SINIFLANDIRMA ile/ve/değil/< ADLANDIRMA/KODLAMA


- SINIFLANDIRMA ile MUTLAKLAŞTIRMA


- SINIFLANDIRMA ile/ve/> SIRALAMA

( vs./and/||/<> RANKING )


- SINIFLANDIRMA = TASNÎF = CLASSIFICATION


- SINIR ile/ve/||/<> ARA


- SİNİR ile/ve/||/<> GÜÇ ile/ve/||/<> VAJİNA/PENİS/PARA

( "Düşünüyorum, dinliyorum, okuyorum, anlıyorum ve gelişmek istiyorum" düşünce ve çabası içinde olan [dişil ya da eril] her bireyin, zorunlu olan paylaşım ve dayanışmayla bazı şeylerden yararlanmak[/istifade etmek] ve birbirine zarar vermemek üzere nitelikli bir yaşam sürmek için uzaklaşması, terk/istifâ etmesi gerekenlerdir. )


- SINIR ile/ve KUŞATMA

( LIMIT vs./and SURROUNDING )


- SINIR ile/ve/<> SINAMA


- SINIRLAMA/KISITLAMA ile/<> GİZLİLİK


- SINIRLAMA ile/ve/<> BÖLÜMLEME


- SINIRLAMA ile/ve/<> ÇERÇEVELEME

( LIMITING vs./and/<> TO FRAME )


- SINIRLAMA ile/ve/< İNDİRGEME

( INTERFERENCE vs./and/< REDUCTION )


- SINIRLAMAK ile SINIRLANMAK ile SINIRLANDIRMAK ile SINIR ile SINIRLI/LIK ile SINIRSIZ/LIK ile SINIR AÇI ile SINIR BOYU ile SINIR DIŞI ile SINIR TAŞI ile SINIRSIZCA ile SINIR KAPISI ile SINIRLI SAYI ile SINIRLI DOĞRU ile SINIRSIZ SAYI ile SINIR KARAKOLU ile SINIRSIZ DOĞRU ile SINIRSIZ YETKİ ile SINIRLI ORTAKLIK ile SINIRLI SORUMLULUK ile SINIRSIZ SORUMLULUK


- SINIRLAMAK ile SINIRLI ile KAPATILMA

( CONFINE vs. CONFINED vs. CONFINEMENT )

( محبوس شدن ile محبوس کردن ile محدود شده ile مقصور ile توقيف ile زندان بودن )

( MOHBUS SHODAN ile MOHBUS KARDAN ile MAHDUD SHODEH ile MOGHSUR ile TOGHYFE ile ZANDAN BODAN )


- SINIRLANDIR(IL)MA ile/ve/||/<>/> YÖNLENDİR(İL)ME


- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/< ÇERÇEVELENDİRME


- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ELEŞTİRİ


- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil KAPSAMA


- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/yerine KONUMLANDIRMA


- SINIRLANDIRMA ile/ve (ÖZEL) YÖNLENDİRME


- SINIRLANDIRMA ile/ve/||/<>/> SİNİRLEN(DİR)MEME


- SINIRLAR:
GÖVDEDE ile/ve/||/<>/> DUYUDA ile/ve/||/<>/> BEYİNDE

( - İnsan gövdesinde 100 trilyon göze(hücre) vardır. [Bu gözelerden 50 milyonu her saniye yenilenir. Her gözede ise 15 milyar atom vardır.]
- Kalp, kanı 30 metre yüksekliğe fışkırtabilecek kadar güçlüdür.
- Kalp, bir dakikada gövdemizdeki kanın tamamını dolaştırır.
- Kan, bir günde gövdemizde tam 96 bin 540 km. yol alır.
- Kalp, yaşam boyunca iki buçuk milyar kereden daha fazla atar. 200 milyon litreye yakın kan pompalar.
- Toplam alyuvar sayısı [eritrosit] 25 trilyondur.
- Toplam akyuvar sayısı [lökosit] 25-100 milyar arasıdır.
- Çenemiz, bir şey çiğnerken 100 kiloya kadar basınç uygular.
- Gövdemizde 650 kas vardır, en güçlü kasımız da dilimizdir.
- Beynimizde 100 milyar sinir gözesi vardır ve bu gözelerin gönderdiği iletiler, saatte 274 km hızla yayılır.
- Bağırsaklarımızın toplam uzunluğu 200 metredir.
- Gövdemiz, Yaşam boyunca 20 kilo deri atar.
- Derideki sinirlerin uzunluğu 72 km.'yi bulur.
- Kişi, bir günde yirmidört bin kez soluk alıp verir.
- İnsan gövdesindeki damarlar, uc uca getirilse oluşan uzunluk, dünyayı iki kez dolaşır. [40.000 km. x 2 = 80.000 km.] )


- [ne yazık ki]
SINIRSIZ "KONUŞMA" ile/ve/||/<>/> "SINIRSIZ SAHİP OLMA"


- SİNOVİYA/SYNOVIA[İng.] değil/yerine/= EKLEM SIVISI


- SİNYOR ile SİNYORA


- SIP ile/||/<> SIPA

( Tay[iki yaşına girmiş]. İLE/||/<> Eşek yavrusu[bir yaşında]. )


- SİPARİŞ ile/ve ISMARLAMA


- SIR ve/<> YANSITMA

( SIR: GÜMÜŞ NİTRAT )


- ŞIRA ile GÜNBALI

( ... İLE Güneş altında bırakılarak koyulaştırılmış üzüm şırası. )


- ŞIRA ile HARDALİYE[Ar.]

( ... İLE İçine hardal katılarak yapılan üzüm şırası. )


- ŞİRÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂL[Ar.]


- ŞİRÂ'[Ar.] ile ŞİRÂ'/Şİ'RÂ'[Ar.] ile Şİ'RÂ'[Ar.]

( Satın alma/alınma. İLE Yelken, gemi yelkeni. İLE İki yıldızın adı. )


- SIRACA ile SIRACAOTU

( Deride ve daha çok, boyunda görülen değişiklik; lenf düğümlenmelerinin şişkinliğiyle beliren tüberküloz türü. İLE Sıracagillerden, birçok türünün kökleri tıpta kullanılmış olan bir bitki. )

( ... cum SCROPHULARIS )


- SIRADANLAŞMA ile/ve/||/<> NORMALLEŞME


- SIRADANLAŞTIRMA ile/ve/<> KANIKSAMA


- SIRADÜZENSİZLİK ile/ve/||/<> KARMAŞA

( ANARCHY vs. CHAOS )


- SIRASINDA ile GÜNDÜZ VAKTİ

( DURING vs. DURING THE DAY TIME )

( در حين ile طي ile زماني ile ظرف ile به هنگام ile در طي ile در طول ile در مدت ile در جريان ile ضمن ile در خلال ile درظرف ile هنگام ile در زمان ile در ile روز هنگام )

( DAR HEYNE ile TY ile ZAMANY ile ZARF ile BAH NPANGAM ile DAR TY ile DAR TUL ile DAR MADAT ile DAR JARYAN ile ZAMAN ile DAR KHLAL ile DORZARF ile NPANGAM ile DAR ZAMAN ile DAR ile RUZ NPANGAM )


- SİRÂYET[Ar.] değil/yerine/= GEÇME/BULAŞMA


- SIRÇA[Tr. < SIRIÇGA]/CAM[Fars. < KUPA] ile/ve/||/<>/> AYNA[Ar.]

( Cam, camdan yapılmış. İLE/VE/||/<>/> Camın sırlanmışı. )


- SIRÇA ile SIRÇA KÖŞK


- SIRDAŞ/LIK ile SIRDAŞÇA


- SIRIK DOMATES ile YER DOMATESİ ile YEŞİL DOMATES ile KAVATA ile OVAL ile ELİKA ile SALKİTO

( Salatalık. İLE Yemeklik. İLE Turşuluk. İLE Dolmalık. [Kızarmayan domates] )

( LYCOPERSICON ESCULENTUM )


- SIRIK ile HEREK/İSPALYA[Fr.]

( ... İLE Asma, fasulye gibi sarılgan bitkilerin tutunması için yanlarına dikilen sırık. )


- SIRIKLA ATLAMA ile SIRIKLA YÜKSEK ATLAMA


- SIRIM ile SIRIMA


- ŞIRINGA[İt. SIRINGA] ile ...

( SYRINGE )


- ŞIRINGALAMAK ile ŞIRINGA ile ŞIRINGACI/LIK


- GÖKBÖRİ/KÖPEKYILDIZI/SİRİUS[Fr., Alm., Rusça]/SOTHIS[Mısır]/SEIRIOS[Yun.]/İŞVARA[Hintçe]/ŞİRA[Ar.]:
A ile/ve/||/<> B


- SİRK ile SİR AĞDA


- ŞİRKET ADI ile MARKA


- ŞİRKET SANI/UNVANI[Ar.] ile/ve/<> MARKA


- SİRKÜLASYON[İng. < CIRCULATION] değil/yerine/= DOLAŞIM/YAYILMA


- SİRKÜMSTANSİYALITE/CIRCUMSTANTIALITY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KONUŞMA


- SIRMA ile SIRMALI ile SIRMA SAÇ ile SIRMA SAÇLI


- SIRNAŞIK/LIK ile SIRNAŞIKÇA


- ŞİRPENÇE[Fars.] değil/yerine/= ASLANÇIBANI/KIZILYARA

( Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin yangılanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların neden olduğu bir kan çıbanı. )


- ŞİRRET[Ar.] = "ZİLLİMAŞA"

( Edepsiz, geçimsiz, yaygaracı. )


- SIRT SIRTA


- SIRTI PEK/LİK ile SIRTI SIRA ile SIRTI YUFKA


- SIRTINDAN VURAN('A) ve/<> ARKANDAN KONUŞAN('A)

( Kızma! Ona güvenip arkanı dönen sensin! VE/<> Darılma! Adam yerine koyan sensin! )


- SISKALAŞMAK ile SISKA/LIK ile SISKACA


- ŞİŞKİNLİK ile NOKRA

( ... İLE Büveleğin neden olduğu, başta sığır olmak üzere çeşitli memeli hayvanlarda, seyrek olarak insanda rastlanılan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık. )


- ŞİŞKO >< SISKA


- ŞİŞMAN/MÜLAHHAM[Ar.] ile/değil/yerine TOPLUCA

( Deri altında fazla yağ toplanması nedeniyle gövdenin her yanı şişkin görünen kişi. İLE/DEĞİL/YERİNE Gövdece biraz dolgun. | Toplu olarak, beraber. )


- ŞİŞMANLAMAK ile ŞİŞMANLATMAK ile ŞİŞMANLAŞMAK ile ŞİŞMANLAYABİLMEK ile ŞİŞMAN/LIK ile ŞİŞMANCA


- [ne yazık ki]
ŞİŞMANLIK:
F ve/||/<> A ve/||/<> T

( Sıklık. VE/||/<> Oran. VE/||/<> Çeşit. )

( Frequency. AND/||/<> Amount. AND/||/<> Type. )


- SİSTEM = MANZÛME = SYSTEM[İng.] = GLIEDERUNG, LEHRBAU, SYSTEM[Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SÜSTEMA[Yun.] = SİSTEMA[İt.]


- SITMA ile AGZEL

( ... İLE En şiddetli sıtma. )


- SITMA ile/||/<> CUHARLANMAK

( ... İLE/||/<> Sıtmaya benzer ateşli bir hastalığa tutulmak. )


- SITMA/MALARYA[İt.] ile/ve DANG

( Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar. )

( Anofel türü sivrisineğin kesmesiyle insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık. İLE ... )

( HUMMA, TEKATTU': Bir sıtma nöbetinin düzenli aralıklara ayrılması. İLE ... )

( TEB ile/ve ... )


- SITMA ile/ve/<> DENGİ

( ... İLE/VE/<> Önce, üç gün boyunca yüksek ateş olur. İlaçla ya da iğne ile ateş düşürülünce, ardından öldürücü olan ikinci aşaması geliyor.[İkisi de sivrisinekten geçer.] )


- SİTOPLAZMA ile/||/<> SİTOSOL

( Sitoplazma organeller dahil İLE sitosol sıvı kısımdır )

( Formül: Tümü İLE sıvı kısım )


- SİTOSOL ile/||/<> SİTOPLAZMA

( Sitosol su fazı İLE sitoplazma organelsiz tüm iç. )

( Formül: Sıvı İLE bütün )


- SIVAMAK ile SIVANMAK ile SIVATMAK ile SIVAŞMAK ile SIVALAMAK ile SIVAZLAMAK ile SIVAZLANMAK ile SIVAZLATMAK ile SIVAŞTIRMAK ile SIVANABİLMEK ile SIVA ile SIVACI/LIK ile SIVALI ile SIVACI KUŞU ile SIVACI KUŞUGİLLER


- SİVİLLEŞMEK ile SİVİLLEŞTİRMEK ile SİVİL/LİK ile SİVİLCE ile SİVİLCELİ ile SİVİL İDARE ile SİVİL POLİS ile SİVİL TOPLUM ile SİVİL SAVUNMA ile SİVİL YÖNETİM ile SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ ile SİVİL TOPLUM KURULUŞU


- SIVIRYA[Yun.] değil/yerine/= ALABİLDİĞİNE

( [ticarette] Alabildiğine. | Sürekli olarak. | Birbiri ardı sıra. )


- SİVRİSİNEK ile DAVUL-ZURNA

( Farkı, anlayacak olanda, anlaması gereken kişide. )


- SİVRİSİNEK ile/değil TİPULA


- SİVRİSİNEK ile/ve/değil YAKARCA


- SİYA[İt.]

( Kürekleri tersine kullanarak, sandalı, geriye yürütme. )


- SİYAH PUMA değil PANTER

( Panter deyince akla gelen "Siyah Puma"dır fakat böyle bir hayvan bulunmamıştır. )


- SİYÂH[Fars.] değil/yerine/= KARA


- SİYAH[Fars.] değil/yerine/= KARA


- SİYAHLANMAK ile SİYAHLATMAK ile SİYAHLAŞMAK ile SİYAHLAŞTIRMAK ile SİYA ile SİYAH/LIK ile SİYAK ile SİYASAL/LIK ile SİYA SİYA ile SİYAH IRK ile SİYAH BEYAZ ile SİYAH NOKTA ile SİYAM İKİZİ ile SİYAM KEDİSİ ile SİYASAL PARTİ ile SİYAM İKİZLERİ


- SIYÂNET[Ar.] değil/yerine/= KORU(N)MA


- SİYANOZ/CYANOSIS[İng.] değil/yerine/= MORARMA


- SİYÂSET ile/ve/<> POLİTİKA


- SİYASET ile SİYASA


- ÇİZİNÇLERDE/HARİTALARDA:
SİYASİ ile/ve FİZİKİ


- SIYÂS/Î[Ar. < SIYSA] ile SİYÂSÎ[Ar.]

( Kaleler. | Köşkler. | Sığınılacak yerler. İLE Siyâset gereği olan. | Diplomatça olan, politik. | Siyâsetle uğraşan. )


- SİYASİ/LİK ile SİYASİ PARTİ ile SİYASİ HARİTA ile SİYASİ AMBARGO ile SİYASİ COĞRAFYA


- SIZINTI ile/değil SIZLAMA


- SIZLANMA ile/değil/yerine SORGULAMA


- SIZLANMA ile SÖYLENME/SOKRANMA


- SIZLANMA ile/ve/değil TESPİT

( [not] TO GROUCH vs./and/but TO DETERMINE )


- SIZLANMA/YAKINMA değil/yerine/>< SORUMLULUK ALMAK


- SKALER ÇARPMA ile/ve/||/<> SKALERLE ÇARPMA


- SKANDHA ile ...

( Kişiliğin bir kısmı. Şekil(rupam), his ya da duyusal algılama(vedana), düşünce(samjna), oluşma(samskara), bilinç(vijnana). )


- SKENES[Mısır ölçüsü][Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...

( 60 stadion'a eşittir. [10 kilometre, 656 metre] )


- SKLERODERMA ile/||/<> LUPUS

( Deri, bağ dokularında ve iç örgenlerde sertleşme ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Deri, eklemler ve örgenlerde yangılanma ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- SKLERODERMA ile/||/<> LUPUS

( Derinin sertleşmesi ve kalınlaşması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin gövdenin kendi dokularına saldırması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )


- SLAVLAŞMAK ile SLAV/LIK ile SLAVCA ile SLAVİST ile SLAVLAR


- SLOVAK ile SLOVAKÇA


- SLOWLY :/yerine YAVAŞÇA


- SMARANA ile ...

( Anımsama, zihinsel ezber. )


- SMİR/SMEAR[İng.] değil/yerine/= YAYMA


- SNEHA ile ...

( Katılık. )


- SNN İLE MEMRİSTOR İLE NEUROMORPHİC ile/||/<> BEYİN-İLHAMLI HESAPLAMA

( Beyni taklit eden bilgisayar mimarileri. )

( Formül: Spike timing )


- SOBA[Macarca SZOBA] ile ŞÖMİNE[Fr. CHEMINEE]

( İçinde, kömür, odun ya da gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı. İLE Odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla ya da taştan yapılmış, bacası olan yer, ocak. )


- SOBA ile/değil KUZİNE[İt. < CUSINA]

( ... İLE/DEĞİL Hem ısıtmaya, hem de üzerinde ya da içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. | Gemilerde yemek pişirilen yer. )


- SOBA[Macarca < SZOBA] ile SOPA

( İçinde kömür, odun, gaz yakılan ya da elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı. İLE Kalın değnek. | Dayak. )


- SODA[İt. < Ar.] ile/değil/yerine MADEN SUYU

( Ekşi Sözlük'teki açıklamaları için burayı tıklayınız... )

( [ruhsatını] Tarım Bakanlığı verir. İLE Sağlık Bakanlığı verir. )


- SODA ile SODALI


- SOF ile SOFA ile SOFU/LUK ile SOFALI ile SOFUCA ile SOFASIZ


- SOFRA ile/ve/<> İRFAN SOFRA/LARI


- SOFRA[Ar. < SUFRE] ile/ve MÂİDE[Ar.]

( ... İLE/VE Üzerinde yemek bulunan, kurulmuş sofra. | Yemek, ziyafet. )


- SOFRA ile ŞİLAN

( ... İLE Sultan sofrası. )


- SOFRA ile/ve SIMAT/SİMÂT/SOMAT

( ... İLE/VE Sofra, yemek masası. | Sofraya gelmiş yemekler. | Ziyafet. )

( ... İLE/VE Mevlevî sofrası. )


- SOFTA[Ar. < SÛHTE] ile MOLLA[Ar.]

( Medrese öğrencisi. | Yanmış, tutuşmuş, talebe, talep eden. | [mecaz] Bir görüşe/inanışa, körü körüne bağlanan kişi. | [mecaz] Yaşadığı çağın gerisinde kalmış geri kafalı kişi. İLE Büyük kadı. | Medrese öğrencisi. | Büyük bilgin. )


- SOFTALAŞMAK ile SOFTA/LIK ile SOFTACA


- SOFU[Ar. < Yun.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MOLLA[Ar.]

( Dinin buyruk ve yasaklarına tümüyle uyan kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Büyük kadı. | Medrese öğrencisi. | Büyük bilgin. )


- SOĞAN ile ARPACIK SOĞANI/KISKA

( ... İLE Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan. )


- SOĞAN ile/ve/||/<> PIRASA[Yun.]

( Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki. | Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü. İLE/VE/||/<> Zambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi. )

( ONION vs.{and/||/<> LEEK )

( ALLIU(/A)M CEPA cum/et/||/<> ALLIUM PORRUM )


- SOĞUK PLAZMA ile/||/<> SICAK PLAZMA

( Soğuk T_e << eV düşük iyonizasyon, sıcak T_e >> keV füzyon. )

( Formül: Endüstriyel İLE füzyon )


- SOĞUK YEREL RÜZGÂRLAR:
BORA ile İMBAT ile MİSTRAL ile POYRAZ ile ETEZYEN ile KRİVETZ


- SOĞULMA ile/<> SOĞURMA

( Suyu ya da sütü çekilerek pörsüme. | Irmak, kuyu, pınar gibi yerlerde, suyun çekilip yok olması. İLE Bir madde, bir sıvıyı içine çekmek. | Katı ya da sıvı bir maddeyi, soğurma yoluyla bir gazı içine almak, emmek, massetmek, absorbe etmek. | Bir ortamın, ışık enerjisini belirli nicelikte emmesi. )


- SOĞURMA ile SOĞURMALI


- SOĞURMA ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SÖMÜRME


- SÖĞÜT ile/değil TAVULGA

( ... İLE/DEĞİL Kabuğu kırmızı ya da erguvan renginde olan bir tür söğüt. )


- SOĞUTMA İLE ISI POMPASI İLE KLİMA ile/||/<> TERS ÇEVRİMLER

( Isı transferi uygulamaları. )

( Formül: COP = Q_h/W > 1 )


- SOĞUTMA ile SOĞUTMAÇ


- SOĞUTUCU/KLİMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEL/RÜZGÂR YAKALAYICISI


- SOĞUT(UL)MA ile/ve/<> SOYUTLANDIR(IL)MA


- SOHBET = CONVERSATIN/CHAT[İng.] = CAUSETTE[Fr.] = GESCHWÄTZ[Alm.] = CONVERSAZIONE[İt.] = CHARLA[İsp.]


- SOHBET ile/ve/||/<> İNZİVÂ ile/ve/||/<> HALVET


- SOHBET ile MÜTÂLAA


- SOHBET ve/<> ŞİFÂ


- SOKRANMAK ile SOKRA


- SÖKÜP-KURMA ile YIKIP-YAPMA


- SOLA DALLANMA ile ...

( LEFT BRANCHING )


- SOLA SCRIPTURA ile/ve/||/<> SOLO SCRIPTURA


- SOLUK ALMA/İNHALASYON[İng. < INHALATION] ile/ve/değil/< SOLUK VERME/EKSHALASYON[İng. < EXHALATION]

( TEBEHHÜR: Kısa ve sık soluk alma. )

( ŞEHÎK[< ŞEHKA] ile/ve/değil/< ZEFÎR )


- SOLUK DARLIĞI/SOLUNUM GÜÇLÜĞÜ/YELPİK/DİSPNE[Fr.]//DYSPNEA[İng.]/ANJİN DÖ PUVATRİN[Fr.]

( Balgamlı öksürükle ortaya çıkan, süreğen göğüs sayrılığı. )

( ZÎK-I NEFES ile/ve ZÎK-İ SADR[: Göğüs darlığı.] )


- SOLUKLAMAK ile SOLUKLANMAK ile SOLUKLAŞMAK ile SOLUKLANDIRMAK ile SOLUK/LUK ile SOLUKSUZ/LUK ile SOLUK BORUSU ile SOLUK KESİCİ ile SOLUK SOLUĞA ile SOLUK ALMADAN ile SOLUK BENİZLİ/LİK ile SOLUK DARLIĞI


- SOLUNUM ve/||/<>/> DOĞRU SOLUNUM ve/||/<>/> DİYAFRAMA ALMA

( Türkçe, soluk verirken konuşulan bir dildir. Konuşmanın etkili olabilmesi ve söyleyişin düzgün olabilmesi için, konuşan kişilerin, doğru solunum uygulamalarını biliyor ve kullanıyor olmaları gerekir. VE/||/<>/> İyi bir solunum, soluk alırken, akciğerlere yeterli ölçüde havayı alıp yorgunluk duymadan geri vermektir. [İyi bir solunum elde edebilmek için diyaframı kullanarak soluk almamız gerekmektedir.] VE/||/<>/> Akciğerleri çevreleyen kaburga kafesinin altında bulunan boşluğu kullanarak soluk almaktır. [Bebeklerin soluk alış-verişi, diyafram soluğuna, en iyi örnektir.] )


- SOLUNUMDA:
TAM TIKANMA ile/ve/||/<> KISMÎ TIKANMA

( [Hasta]br> Öksürür, soluk alabilir, konuşabilir.[Bu durumda, hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.] İLE/VE/||/<> Soluk alamaz. Acı çeker, ellerini boynuna götürür. Konuşamaz. Rengi morarır.[Bu durumda karına bası[Heimlich Manevrası] uygulanır. )

( Heimlich Manevrası:
[Yetişkinlerde]
- Hasta, ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir.
- Hastanın yanında ya da arkasında durulur.
- Bir elle göğsü desteklenerek öne eğilmesi sağlanır.
- Öteki elin topuğu ile hızla 5 kez sırtına süpürür tarzda vurmak.
- Tıkanıklık açılmadıysa.
- Arkadan sarılarak gövdesi kavranır.
- Bir elin baş parmağı midenin üst bölümüne, göğüs kemiği altına gelecek biçimde yumruk yaparak konur.
- Öteki el ile yumruk yapılan el kavranır.
- Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır.
- Bu hareket, 5-7 kez yabancı nesne çıkıncaya kadar tekrarlanır.
- Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir.
- Tıbbî yardım istenir[112].

VE

[Bebeklerde]
- Bebek, ilk yardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır.
- Başparmak ve öteki parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü durumda öne doğru eğilir.
- Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir durumda tutulur.
- 5 kez el bileğinin içiyle bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur.
- Öteki kolun üzerine başı, elle kavranarak sırtüstü çevrilir.
- Yabancı nesnenin çıkıp çıkmadığına bakılır.
- Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü biçimde tutulur.
- 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt bölümünden, karnın üs bölümüne baskı uygulanır.
- Yabancı nesne çıkana kadar devam edilir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )


- SOM ile SOMA ile SOMALİLİ


- SOMA ile SOMA[Yun.]

( ... İLE Eşeysellik gözeleri dışında, gövde gözelerinin tümü. )


- SÖMÜRÜ ile/ve/<> DAYATMA


- SON ARAMA


- SON AŞAMA


- SON ÇABA


- SON LOKMA


- SON NİHAİ NOKTADA ... değil EN SON NOKTADA ...


- SON NOKTA


- SON NOKTA ile/ve DOYUM


- SON NOKTA ile DOYUM


- SON PARÇA


- SON SIRA


- SON ile ARKA

( THE LAST vs. THE BACK )


- SON ile SON OYUN ile FİNALİST ile KESİNLİK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUNDA

( FINAL vs. FINAL GAME vs. FINALIST vs. FINALITY vs. FINALIZE vs. FINALLY )

( انتهاي ile غائي ile پاياني ile فرجامي ile قطعي ile ختام ile نهايي ile مسابقه نهايي ile پايان رس ile حتميت ile بانجام رسيدن ile بهانجام رسانيدن ile آخر ile دست آخر ile عاقبت ile در خاتمه ile آخرالامر ile بالاخره ile سرانجام ile منته )

( ENTEHYAY ile غائي ile PAYANY ile FARJAMY ile GHATEY ile ختام ile NEYAYY ile MOSABAGHEH NEYAYY ile PAYAN RES ile حتميت ile BANJAM RESYDAN ile BACPEHANJAM RESANYDAN ile AKHAR ile DAST AKHAR ile AGHBAT ile DAR KHATMEH ile AKHARALAMER ile BALAKHAREH ile SARANJAM ile منته )


- SON ile SONE ile SON EK ile SON SES ile SON SÖZ ile SON ADAM ile SON BİRİM ile SON DEYİŞ ile SON GÖREV ile SON HIZLA ile SON KANUN ile SON KERTE ile SON NEFES ile SON ÜTÜCÜ/LÜK ile SON DAKİKA ile SON DERECE ile SON TEŞRİN ile SON VAZİFE ile SON ÇEYREK ile SON GÜRLÜĞÜ ile SON KERTEDE ile SON TURFANDA ile SON YOLCULUK ile SON SES DÜŞMESİ


- SONA ERDİRME ile KURTULMA/KURTARMA

( Ancak Yaşamımızın muazzam kederini tamamen idrak ederek ona karşı isyan ettiğimiz zaman, bir çıkış yolu bulunabilir. )

( TO GET FINISH vs. TO RELEASE
It is only when you realise fully the immense sorrow of your life and revolt against it, that a way out can be found. )


- SONA değil SONRA


- SONDA[Fr.] ile SONDA[Fr.]

( Suyun, herhangi bir noktadaki derinliğini ölçmek, dip tabakaların yapısını incelemek için kullanılan araç. | Bir boşluğun içini yoklamaya yarayan, uzunca ve ucu küt demir araç. İLE Gövde içinde, herhangi bir boşluk ya da mesaneye sokulan, tanı, inceleme, sağaltım ve dışarı sıvı atmada kullanılan araç. )


- SONDALAMAK ile SONDA ile SONDAJ ile SONDAJCI/LIK ile SONDALAMACI/LIK ile SONDAJ KUYUSU


- SONDAN BAŞA ile TÜMDEN GELiM


- SONLANDIRMA ile/değil BÜTÜNE ERME


- SONLU KÜMELERİN BİRARADALIĞINDA ile/ve/||/<> SONSUZLUĞUN OLANAKSIZLIĞI


- SONLU = FINITE[İng.] = FINI[Fr.] = ENDLICH[Alm.] = FINITA[Lat.]


- SONOKİMYA ile/||/<> RADYOLİSİS

( Sonokimya ultrasonik dalgalarla kavitasyon oluştururken İLE radyolisis radyasyonla molekülleri parçalar )

( Formül: Kavitasyon baloncuğu )


- SONRA(?) ile/ve/||/<> DOLAYISIYLA(?)


- SONRA ile/ve/ne yazık ki/||/=/<>/> HİÇBİR ZAMAN


- SONRA ile SONRASIZ/LIK


- SONRADAN ile/ve/değil/||/<> AYRICA


- SONRADAN ile SONRADAN OLMA ile SONRADAN GÖRME/LİK ile SONRADAN GÖRMÜŞ/LÜK


- SONRASI ile EN SONUNDA

( AFTERMATH vs. AFTERMOST )

( پسيند ile عقب ترين )

( PESYNAD ile AGHAB TARYNE )


- SONRASINDA ile DAHA SONRASINDA ile DAHA SONRASINDA

( AFTER vs. AFTER THAT vs. AFTERWARDS )

( از پس ile پس از ile پي ile دنبال ile بيادبود ile بعد از ينکه ile به دنبال ile پساز ile پس از ينکه ile بعد ile پس از آن که ile بعد از ile بدنبال آن ile بعد از آن ile سپس ile پسازآن ile بعدا )

( AZ PES ile PES AZ ile PEY ile DANBAL ile بيادبود ile BAD AZ YNAKEH ile BAH DANBAL ile PASAZ ile PES AZ YNAKEH ile BAD ile PES AZ AN KEH ile BAD AZ ile BADANBAL AN ile BAD AZ AN ile SEPS ile PASAZAN ile BAEDA )


- SONSAL) SINIFLAMA/KATEGORİZASYON ile/ve DIŞSALLIK, DIŞLAŞTIRMA

( CLASSIFICATION/CATEGORIZE vs./and TO EXCLUDE )


- SONSAL SINIFLAMA ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE DÖNÜŞTÜRÜLEMEYEN SONSAL SINIFLAMA


- DENKÖBEK/SONSAL SINIFLAMA = CATEGORY[İng.] = CATEGORIE[Fr.] = KATEGORIE[Alm.] = PRAEDICAMENTUM[Lat.] = KATEGORIA[Yun.] = CATEGORÍA[İsp.]


- SONSAL SINIFLAMA(KATEGORİ) ile/ve/||/<>/> KAVRAM


- SONSUZ = NAMÜTENAHİ = INFINITE[İng.] = INFINI[Fr.] = UNENDLICH[Alm.] = INFINITUS, INFINITA[Lat.] = INFINITO/TA[İsp.]


- SONSUZA YÖNELİK OLMA ile/ve/<>/değil SÜREKLİLİK


- SONUÇ ÇIKARMA ile HASTA

( ILLATION vs. ILLATIVE )

( استنباطي ile منتج شونده ile نتيجه رسان )

( ESTANBATY ile MONTEJ SHVANDEH ile NATYJAH RESAN )


- SONUÇ, SONUÇTA ile/ve/değil/yerine ŞU AN

( İkisinin kullanımında da, "Önemli[öncelikli] olan, şu andır/sonuçtur" indirgemeci/lik yanlışlığı yapılmamalıdır! )

( [not] "FINALLY" vs./and/but "RIGHT NOW"
"RIGHT NOW" instead of "FINALLY" )


- SONUÇLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/> SONLANDIRMA


- SONUÇTA"[değil SONUÇ İTİBARI İLE ...] yerine ÇÜNKÜ ...


- SONUÇTA ... ile/ve/değil/yerine/<> GEREKSİNİM