Bugün[14 Ocak 2026]
itibarı ile 11.912 başlık/FaRk ile birlikte,
11.912 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(29/49)


- LAGAR ile LAGA LUGA


- LAHANA[Yun.] ile BAŞLAHANA

( ... İLE Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana. )

( BRASSICA OLERACEA )


- LAHANA ile KIRMIZILAHANA


- LAHANA ile LAHANA SARMASI


- LAHANA ile YABANİLAHANA

( Ballıbabagillerden, küçük yapraklı, hoş kokulu bir saksı bitkisi. İLE Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki. )


- LAHANA/KELEM ile KARALAHANA

( Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve çok sayıda türü olan bitki. İLE Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana. )

( BRASSICA OLERACEA cum SABELLICA )


- LAHİD KABARTMALARINDA:
ERKEK ile KADIN

( Kadın da yanında yer alır. İLE Tek başına yer alır. )


- LÂİKLİK ile YERİNE KOYMA


- LAK ile LAKA ile LAKE ile LAKACI/LIK


- LAKERDA ile LAKERDACI/LIK


- LAL- ile/||/<> -LALIA/LALO- ile/||/<> -LEXIA ile/||/<> -PHASIA/-PHRASIA ile/||/<> -PHEMIA ile/||/<> LINGU-/LINGUO- ile/||/<> CION-/CIONO-/KIONO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-

( Konuşma, anlaşılmaz sözler söylemek. İLE/||/<> Konuşma organları ya da konuşma ile ilgili, konuşma bozukluğu ile ilgili. İLE/||/<> Konuşma, okuyabilme yeteneği ile ilgili. İLE/||/<> Konuşma, konuşma bozukluğu ile ilgili. İLE/||/<> Bozuk konuşma, konuşma yeteneği, söyleme yetisi. İLE/||/<> Dil. İLE/||/<> Küçük dil, uvula ile ilgili. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )


- LALA ile/||/<> LALADAŞ

( Yetiştirici, bakıcı ya da eğitici. [Osmanlı'da, saray içinde saygın olanların, ileri gelenlerin ya da varsıl kişilerin çocuklarını yetiştirmek için tuttuğu kişi.[Geleceğin sultanını yetiştirmek üzere görevlendirilen ve çeşitli yetenekleri olan bu görevlilerdir. Osmanlı'da, lalalar, yetiştirdiği şehzadenin Sultan olması ile güç ve etki kazanmıştır. Başarısızlığa uğrayan ve yaşamını kaybeden şehzadelerin lalaları ise ölümden kurtulabilirse de siyasi yaşamını kaybetmiş olurdu. Şehzadeler sancağa çıkarken, emirlerine tayin edilen devlet görevlileri içinde bir ya da birkaç lala da bulunurdu. Bunlardan en önde geleni ve şehzadenin veziri derecesinde bulunanı "Lala Paşa" sanını taşırdı. Lalalık, duyarlılık ve tam bir güvene dayanan görevlerdendi. Şehzadenin iyi bir devlet adamı olarak yetiştirilmesinin yanı sıra şehzadenin sultana karşı itaatinin devam ettirilmesi de gerekmekteydi. Güveni sarsacak olaylarda, haberler ve ihbarlar sonunda lalaların görevinden alınması yetkisi hükumetindi. Şehzadeler de zevkine göre lalaları bir dereceye kadar kabul edip etmemekte hak sahibiydi. Şehzadeler için kafes yöntemi uygulanmaya başladıktan sonra, şehzade bir yaşında sütten kesilince, kendisine ayrılan görevlilerden üçü has odalılardan seçilirdi. Bunların en yaşlısı ve en deneyimlisi baş lala sanıyla onun yetiştirilmesinden sorumlu tutulurdu. Lala deyimi, ayrıca, eğitici anlamında, halk arasında, konak ve evlerde durumuna göre çocukların yetiştirilmesi için seçilen kişilere verildiği gibi saraylarda, acemilerin yetiştirilmesi görevinde bulunan kişilere de verilirdi. Aynı lalanın idaresinde bulunan acemiler "Laladaş" sanını alırdı. Lalaların acemileri yetiştirme sırasında onların kusurunu düzeltmesine ve öğütte bulunmasına "Lala nizam etti"; bir konuyu inceleme, öğretme çabalarına "Lala divan etti" denirdi.] İLE/||/<> Lalanın altındaki acemilerin birbirine sesleniş biçimi. )


- LALA ile SADRAZAM

( Sultanların sadrazamlara verdikleri unvan. )


- LAM ile LAMA ile LAME ile LAMACI/LIK ile LAMAİST ile LAMAİZM


- LAMA ile DEVE(HECİN)

( Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşar. Tükürmesiyle ünlüdür. İLE ... )

( Lama ile Hecin )

( LÂME ile ZELÛL[çoğ. EZİLLE, ZÜLÜL] )

( LAMA cum CAMELUS )


- LAMA ile/ve/değil GUANAKO

( ... İLE/VE/DEĞİL Yabani lama. Lamaların atası. Güney Amerika ve özellikle Patagonya'da bulunur. )

( Lama ile Guanako )


- LAMA ile OKAPİ


- LAMA ile VİGONİ


- LAMBA[Yun.] ile FENER[Yun.]

( Petrol gibi yanıcı bir nesne yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren araç. | Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış ya da içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik ya da çelikten ampul. | Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti. İLE Saydam bir nesneden yapılmış ya da böyle bir nesne ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. | Gemilere yol gösteren ışık kulesi. | Askı. )

( LAMP vs. LANTERN )


- LAMBA[Yun.] ile KEDİGÖZÜ

( ... İLE Taşıtların arkasındaki kırmızı renkli işaret lambası. | Yollarda, ışık vurduğunda parlayan trafik işareti. )


- LAMBA ile LAMBALAR ile ABAJUR

( LAMP vs. LAMPS vs. LAMPSHADE )

( مشکوه ile مشکات ile مصباح ile چراغ ile مصابيح ile آباژور )

( MOSHKUH ile MOSHKAT ile MASBAH ile CHARAGH ile مصابيح ile ABAZHOR )


- LAMBA[Yun.] ile STROBOSKOP[Fr.]

( Petrol gibi yanıcı bir nesne yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren araç. | Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış ya da içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik ya da çelikten ampul. | Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti. İLE Dönme ve titreşim hareketi yapan bir nesneyi, kısa ve eşit aralıklarla aydınlatmaya yarayan araç. )


- LAMBADA ile LAMBADA DANSI


- LAMBADER[Fr. < LAMPADAIRE] değil/yerine AYAKLI LAMBA

( Genellikle odanın köşelerine konulan. )


- LAMINA[İng.] değil/yerine/= KATMAN


- LANDSCAPE :/yerine MANZARA


- LÂNETLEME" ile "KARALAMA"

( Dinlerde. İLE İdeolojilerde. )


- LANSE ETME değil/yerine/= TANITMA


- LAP ile LAPA ile LAPACI/LIK ile LAP LAP ile LAPA LAPA


- LAPİNA ile KİKLA

( ... İLE Lapinagillerden, güzel renkli, 50 santimetre uzunluğunda bir balık. )

( ... cum LABRUS BERGGYLTA )


- LAPİNA ile LABROS[Lat.]

( Lapinagillerden, kayalık kıyılarda, sığ sularda yaşayan 25-35 cm. uzunluğunda, kırmızı benekli, mavi ya da yeşil balık. İLE Lapina balığının büyüğü. )

( CRENILABRUS PAVO cum ... )


- LAPON ile LAPONCA


- ...-LARLA ... ile/değil ...'YA GÖRE


- LARVA["LAVRA" değil!] ile/ve/||/<>/> PUPA ile/ve/||/<>/> IMAGO

( [İnsanda] EMBRİYON ile/ve/||/<>/> FETÜS ile/ve/||/<>/> HOMO SAPIENS SAPIENS )

( )

( CATERPILLAR vs./and/||/<>/> CHRYSALIS vs./and/||/<>/> BUTTERFLY )


- LASERASYON/LACERATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALI YARALANMA/YIRTILMA


- LASTA[Hollanda dilinden] ile ...

( Gemi yüklerine uygulanan ağırlık ölçüsü birimi. Geminin alabildiği yük. | Kuzey Avrupa'da kullanılan, 2000 kg.'a yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi. )


- LATA[Alm.] ile LATA[İt.]

( Dar ve kalınca tahta. İLE Osmanlı'larda, ilmiyenin giydiği bir tür üstlük. )


- LATA ile LATALI ile LATASIZ


- LATER :/yerine DAHA SONRA


- LATERALİZASYON/LATERALIZATION[İng.] değil/yerine/= YANLAŞMA


- LATERNA ile LATERNACI/LIK


- LATİFUNDİA ile LATİFUNDİACILIK


- LATİNCE ile LATİN AMERİKA

( LATIN vs. LATIN AMERICA )

( لاتين ile زبان لاتين ile لاتيني ile آمريکاي لاتين ile امريکاي لاتين )

( LATYNE ile ZABAN LATYNE ile لاتيني ile AMARYKAY LATYNE ile EMRYKAY LATYNE )


- LATOYA ile LATOYA RAMİREZ

( LATOYA vs. LATOYA RAMIREZ )

( لاتويا ile لاتويا راميرز )

( لاتويا ile لاتويا راميرز )


- LATRİNA[Lat.] ile/ve/||/<>/< LAVATRİNA[Lat.]

( Tuvalet. İLE/VE/||/<>/< Banyo[< yıkanmak]. )


- LAV ile LAVA ile LAV SİLAHI ile LAV TAŞMASI


- LAVAJ/LAVAGE[İng.] değil/yerine/= YIKAMA


- LAVTA[Alm. < Ar.] ile LAVTA[İt.]

( Mızrapla çalınan, gövdesi uddan küçük bir çalgı. İLE Ebe. | Doğacak çocuğu, ana rahminden çekmeye yarayan araç. | [eskiden] Erkek doğum uzmanı. )


- LAVTA ile LAVTACI/LIK


- LAW :/yerine YASA


- LAWSUIT :/yerine DAVA


- LAYİHA değil/yerine/= GÖRÜŞÇE


- LAZ ile LAZA


- LED ile/||/<> AKKOR LAMBA

( LED yarıiletken ışık, akkor ısıtma ile ışık )

( Formül: p-n junction İLE Tungsten filament )


- LEGA ile ...

( Papalık elçisi. )


- LEKELEMEK ile LEKELENMEK ile LEKELETMEK ile LEKE ile LEKECİ/LİK ile LEKELİ ile LEKESİZ/LİK ile LEKECİ KİLİ ile LEKELİ HUMMA


- LEKENDE ile/ve OYULGA

( Kaba dikiş. İLE/VE El ile yapılan gelişigüzel/eğreti dikiş. )


- LEM ile/ve LEMMÂ

( Olasılık. İLE/VE Hiç! )

( Fiil-i muzârinin başına gelerek nunsuz sıgaların sonunu sessiz kılar. )

( Fiil-i muzârinin başına gelerek nunlu sıgaların nunlarını düşürür. )


- LEM'A[Ar.] ile/ve BALG/BALK

( Parıltı, parlayış. İLE/VE Ufukta görülen parıltı. )


- LEMEÂT[Ar. < LEM'A] ile LEMEHÂT[Ar.]

( Parıltılar, parlayışlar. İLE Bir kezlik bakışlar, bir göz atışlar. )


- LEMMÂ[Ar.] ile LEM[Ar.]


- -LEMMA ile/||/<> MENİNG-/MENİNGO- ile/||/<> -PHYLAC/PHYLACT-

( Kılıf, koruyucu zar, membran. İLE/||/<> Membran, meningsler. İLE/||/<> Korunma, savunma. )


- LEMUR ile MİRZA


- LEMUR ile SİFAKA

( ... İLE Sifakalar, primatlar takımının lemur ailesindendir. Lemurlar, dünyada sadece Madagaskar adasında yaşarlar. Lemur, Latince'de, "hayalet" demektir. Madagaskar yerlileri, lemurların, ölmüş kişilerin hayaletleri olduğuna inanır. Lemurların ortak özelliği, gövdelerinin maymuna, yüzlerinin ise köpeğe benzemesidir. Sifakalar, otoburdur. Sifakaların da içinde bulunduğu indrigiller alt ailesinin ortak özelliği, bu hayvanların dikey tırmanıcı ve atlayıcı[vertical clinger and leaper] olmasıdır.

İndrigillerin hepsi, çok iyi birer sıçrayıcıdır. 15 metre kadar ileri sıçrayabilirler. Sıçrarken arka ayaklarını kullanırlar ve yine arka ayakları üzerine iniş yaparlar. İndrigiller, yerde arka ayakları üzerinde zıplayarak ilerler.

Hiçbir maymun türü, indrigiller kadar sıçrayamaz. İndrigillerin kollarında, dirseklerinden bellerine kadar uzanan deriden kanatçıkları vardır. Bu, onların havada süzülmelerine ve yön değiştirmelerine yardımcı olur.

Sifakalar, indrigiller arasında en ünlü olanıdır ve en iyi sıçrayandır. Sifakaların boyları, ayağa kalktığı zaman 50-60 cm.yi bulur. Ağaçtan ağaca, uçarcasına hareket ederler. Madagaskar'da, hiçbir yırtıcı hayvan onları yakalayamaz. )

( )


- LEMUR ile SPAKA


- LENDUHA ile ...

( Çok iri ve kaba şey. )


- LENF ile LENFA


- LENGALENGA ile ...

( Muz, patates ve Burundi ıspanağı ile hazırlanan bir lapa. [Burundi'nin en tipik yemeği] )


- LEŞÇİL ile LEŞÇİL AKBABA


- LESEPASE ile/ve PRATİKA

( Sınırı geçmek için verilen yazılı izin. İLE/VE Gemilere verilen giriş ve çıkış izni. )


- LETARJİ ile LİOPELMA


- LEV ile LEVA

( Romanya para birimi. İLE Bulgar para birimi. )


- LEVHA[Ar.]/TABELA[İt. < TABELLA] ile ARMADURA[İt. < ARMATURA]

( Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret ya da resim bulunan, tahta ya da sac parçası. | Hastahane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge. | Hastahanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt. İLE Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha. )


- LEVHA ile ...

( Levha, serlevha, başlık. Küçüğüne kıt'a. )


- LEVHA[Ar.] ile ANTERLİN/ENTERLİN[Fr.]

( ... İLE Basımcılıkta, satır aralarını denkleştiren ince kurşun levha. )


- LEVHA ile LEVHACI/LIK


- LEYL ile LEYL-İ SECÂ

( Gece. İLE Tam kararmış gece. )


- LEYLÂ LEYLÂ ve/> MEVLÂ MEVLÂ


- LEYLÂ'[Ar.] ile Leylâ'[Ar.]

( Çok karanlık gece. | Arabî ayların son gecesi. İLE Leylâ ile Mecnûn öyküsünün kadın kahramanı. )


- LEYLÂ ile/ve/||/<>/> MEVLÂ


- LEYLEK ile TURNA

( ... İLE Japon kültüründe, 1000 yıllık uzun bir yaşamı simgeler. )

( LAKLAK ile ... )

( LEGLEG ile BÂTİR )

( STORK vs. CRANE )

( CICONIA CICONIA cum GRUS GRUS )


- LİBÂ = ELBİSE | HIRKA

( ELBİSE | HIRKA )


- LİF ile SUNTA ile LİFLEŞTİRMEK

( FIBER vs. FIBERBOARD vs. FIBERIZE )

( ليف الياف ile ليفک ile الياف پارچه ile ورقه فيبر ile فيبر کردن ile ليفي کردن )

( LEYFE ALYAF ile LEYFAK ile ALYAF PARCHEH ile ورقه فيبر ile FEYBAR KARDAN ile LEYFEY KARDAN )


- LİG ile LİGA


- LİGATURA/LİKADURA ile ...

( Gemide kullanılan bir ip. )


- LİHÂ'[Ar.] ile LİHÂ[Ar. < LİHYE] ile LİHÂ[Ar. < LEHÂT]

( Ağaç kabuğu. İLE Sakallar. İLE Küçük diller. )


- LİKA' ile ...

( GÖRME, RASTGELİP KAVUŞMA, YÜZ YÜZE GELME | YÜZ, ÇEHRE )


- LİKA'["ka" uzun okunur] ile LÎKA[Ar.]

( Görme, rastgelip kavuşma. | Yüz, çehre. İLE Mürekkep hokkalarına konulan ham ipek, lök. )


- LİKOPEN:
DOMATESTE ile/ve/||/<>/> KAN VE DOKULARDA

( All-trans izomeri(all E-izomeri)[%90'a yakın oranda]. İLE/VE/||/<>/> Cis-izomeri(Z-izomeri). )

( Çiğ domateste bulunan likopen molekülü, "çizgi" biçimindedir. [Likopenin bağırsaklardan emilmesi ve kana geçmesi için uygun değildir.] İLE/VE/||/<>/> Kanda dolaşan likopen molekülü, "bükük" biçimdedir. )

( [Likopenin ...] Çizgisel biçimi, kümelenme ve kristalleşme eğilimi gösterir.[Emilmesini azaltır.] İLE/VE/||/<>/> Bükük biçimi, bağırsaklarda oluşan misellere kolayca geçer.[Emilimi daha fazla olur.] )

( [Miseller, yağların bağırsaklarda daha kolay emilmelerini sağlayan küçük damlacıklar biçimindeki oluşumlardır. Bağırsak gözeleri tarafından kolaylıkla alınır, şilomikron biçiminde paketlenir ve böylece kan dolaşımına geçerler.] )

( Domatesin pişirilmesi ve özellikle de bu işlem sırasında yağın da bulunması, çizgi biçimindeki moleküllerin bükük biçime dönüşmelerini kolaylaştırır.

Yapılan bir araştırmada, domatesin yağla beraber işlenmesiyle elde edilen domates sosu (cis-izomeri) yiyenlerin kanlarında, çiğ domates yiyenlere (all E-izomeri) göre daha fazla likopen bulunduğu tespit edilmiştir.

Z-izomerlerinin antioksidan etkileşimi de laboratuvar koşullarında all E-izomer biçimine göre çok daha yüksektir yani sağlığa daha yararlıdır. )

( Daha fazla likopen alabilmek için domatesin çiğ değil yağ ile birlikte pişirilmesi gerekiyor.
[Pişirme işlemi, başta C vitamini olmak üzere çoğu besin öğesinin de etkisinin azalmasına neden olur.]

Domatesin çiğ yenilmesi, hem de yemeklerle birlikte pişirilerek tüketilmesinde yarar vardır.
[Endüstri ürünü markalı sos, ketçap ya da salça kullanmamalıyız.] )


- LİKYA ile ...

( IŞIK ÜLKESİ )


- LİLA ile ...

( Oyun, şaka, bir ilâhi oyun olarak bakılan kozmos. Lila, Brahman'ın Mutlak gerçeğini temsil etmez. O ancak kısmi gerçektir ki gerçek olmayandan farklı değildir. Örneğin, buz kimilerine göre su, kimilerine göre ise buhar olarak tanımlanır fakat iki beyan da kısmen doğrudur. )


- LIMITASYON/LIMITATION[İng.] değil/yerine/= SINIRLAMA | KISITLAMA


- LIMITATION :/yerine SINIRLAMA


- LİMONATA ile LİMONATACI/LIK ile LİMONATA BARDAĞI


- LİMONLAMAK ile LİMON/LUK ile LİMONİ ile LİMONCU/LUK ile LİMONLU ile LİMON OTU ile LİMON SUYU ile LİMON TOZU ile LİMON TUZU ile LİMON ASİDİ ile LİMON RENGİ ile LİMONİ HAVA ile LİMON ESANSI ile LİMON KABUĞU ile LİMON SARISI ile LİMON BAHÇESİ


- LİNÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İFŞÂ


- LİR ile/ve KİTARA


- LİRA ile LİRA[< İt. Altın para]

( Telli bir çalgı. İLE Yüz kuruş değerinde, Türkiye para birimi. )


- LISA İLE PULSAR TİMİNG İLE KAGRA ile/||/<> GRAVİTASYONEL DALGA DEDEKTÖRLERİ

( Yerçekimi dalgası gözlem sistemleri. )

( Formül: h ~ 10⁻²¹ )


- LİTOGRAFYA ile LİTOGRAFYACI/LIK ile LİTOGRAFYA TAŞI


- LİVA ile LİVAR ile LİVARLI ile LİVARLI TEKNE


- LİVÂ ile/||/<> MUTASARRIF

( Sancak. | Osmanlı döneminde, sancak olarak tanımlanan yönetim birimi.[Başında sancakbeyi bulunurdu. Tanzimat sonrası dönemde, livânın başında bulunan görevliye mutasarrıf da denilmiştir.] İLE/||/<> Tasarruf hakkı ve salâhiyeti olan kişi. | Bir malın sahibi. | Eskiden vilâyetten küçük olan sancak ya da öteki adı ile livânın yöneticisi. | Mîrî ya da vakıf araziye tasarruf eden kişi. )


- LİYOFİLİZASYON/LYOPHILIZATION[İng.] değil/yerine/= DONDURARAK KURUTMA


- l/L ile L ile La ile la[İt.]

( Türk abecesinin on beşinci yazacı/harfi. Sesbilim bakımından, dişeti ünsüzlerinin ötümlüsüdür. İLE Romen rakamları dizisinde, 50 rakamını gösterir. İLE [kimya] Lantan'ın simgesi. İLE [müzik] Gam (ll) dizisinde, "sol" ile "si" arasındaki ses. | Bu sesi gösteren nota imi. )


- LOBELYA[Lat. LOBELIA] ile ...

( Salkım durumunda, mavi çiçekleri bulunan, bir ya da çok yıllık, Kuzey Amerika bitkisi. )


- LOGARİTMA ile LOGARİTMA TABLOSU


- LOGARİTMA ile/||/<> ÜSTEL FONKSİYON

( Logaritma ve Üstel Fonksiyon arasındaki ilişki )


- LOKAL ANESTEZİ değil/yerine/= SINIRLI UYUŞTURMA


- LOKANTA ile LOKANTACI/LIK ile LOKANTALI


- LOKANTA ile LOSTARYA

( ... İLE Küçük lokanta. )


- LOKANTA ile/ve RESTORAN

( [İt.] TRATTORIA ile RISTORANTE )


- LOKMA ile/ve/> KİMÜS

( ... İLE/VE/> Yemeklerin mide özsuyuyla karıştıktan sonra aldığı durum. )

( İSTİHLÂB[Ar.]: Yemeğin, bağırsaklarda sindirilmek üzere yoğun sıvı kıvamına geçmesi. )

( PEPSIN: Mide özsuyunun hazmı kolaylaştıran bir maddesi. )

( TEKEYLÜS: Yiyeceklerin midede ve bağırsaklarda ezilerek lenf damarları tarafından emilmeye elverişli duruma gelmesi. )

( BOLUS vs./and/> CHYME )


- LOKMA ile LOKMACI/LIK ile LOKMA GÖZ ile LOKMA GÖZLÜ ile LOKMAN RUHU ile LOKMAN HEKİM ile LOKMA ANAHTAR ile LOKMA BAŞLIĞI ile LOKMA TATLISI


- LOKMA ile/ve/> MEBLÛ/A

( ... İLE/VE/> Yutulmuş, bel olunmuş. )


- LOKMA ile/ve/<> RIZÂ


- LONCA ile LONCACILIK ile LONCA USTASI


- LONCA ile LONCALAR

( GUILD vs. GUILDS )

( صنف ile سنخ ile صنوف )

( SANF ile SANAKH ile SANOF )


- LONGITÜDİNAL ÇALIŞMA/LONGITUDİNAL STUDY[İng.] değil/yerine/= ZAMANA YAYILI ÇALIŞMA


- LONGITÜDİNAL/LONGITUDİNAL[İng.] değil/yerine/= UZUN EKSENDE, UZUNLAMASINA


- LOP ile LOP ET ile LOP LOP ile LOP İNCİR ile LOP YUMURTA


- LÖSEMİ ile/||/<> LENFOMA

( Kemik iliğinde olağandışı beyaz kan gözelerinin çoğalması ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Lenfatik düzende olağandışı göze büyümesi ile ilişkili bir kanser türü. )


- LOSTRA[İt.] ile ...

( Ayakkabı boyama. )


- LOSTRA ile LOSTRACI/LIK ile LOSTRA SALONU


- LOT :/yerine ÇOK, ARSA


- LOT ile LOTA


- LOTARYA ile LOTARYACI/LIK


- LÜFER ile/değil AKYA


- LÜFER ile/değil/<> SIRTIKARA

( ... İLE/DEĞİL/<> Lüferin bir türü. )


- LUKATA ile ...

( Buluntu mal. )


- LURIANİK KABALA ile/ve GELENEKSEL KABALA

( Isaac Luria. İLE/VE Isaac the Blind. )


- LÜTÛFKÂR/ÂNE değil/yerine/= KAYRALI/CA


- LÜZUM ile LÜZUCİ ile LÜZUMLU/LUK ile LÜZUMSUZ/LUK ile LÜZUMSUZCA ile LÜZUMSUZ ADAM ile LÜZUMSUZ YERE ile LÜZUMLU LÜZUMSUZ


- MÂ LEKE LÂ TEF'ALU KEZÂ[Ar.] ile LİME LÂ TEF'ALU[Ar.]

( Sana ne oluyor böyle yapmıyorsun? İLE Neden yapmıyorsun? )


- MÂ'[Ar. çoğ. MİYÂH] ile MÂ-[Ar.] ile MA'/MAA[Ar.] ile MÂ[Ar.]

( Su. İLE O şey ki, şu nesne, ...daki. | Olumsuzlama/nefi edatı. İLE İle, beraber, birlikte. İLE Biz. )


- MÂ ile ...

( BİZ )


- -MA ile MA/MAH ile MA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Buyrum kipindeki eylemlere gelen ve olumsuzluk bildiren bir ilgeç. İLE "İşte! | Al!" anlamına gelen bir ilgeç. İLE Oğlak ve kuzu sesinin bir yansıması. )


- MA'A[Ar.] ile 'INDE[Ar.]


- MAALESEF[Ar.]["MALESEF" değil!]/DERDÂ[Fars.] değil/yerine/= NE YAZIK Kİ


- MAÇ ile MAÇA ile MAÇO/LUK ile MAÇ MAÇ ile MAÇA BEYİ ile MAÇA KIZI


- MACARCA ile ASILI ile MACARİSTAN ile AÇLIK ile AÇLIK GREVİ

( HUNGARIAN vs. HUNG vs. HUNGARY vs. HUNGER vs. HUNGER STRIKE )

( آويخته ile مجار ile مجارستاني ile مجاري ile مجارستان ile هونگاري ile مجاعه ile جوع ile قحط ile گرسنگي ile گرسنه کردن ile اعتصاب غذا )

( AVYKHTEH ile MOJAR ile MOJARESTANY ile MOJARY ile MOJARESTAN ile هونگاري ile مجاعه ile JAVO ile قحط ile GARSANGY ile GARSANEH KARDAN ile ETESAB GHZA )


- MACAR/LIK ile MACARCA ile MACAR İNEĞİ ile MACAR BİBERİ ile MACAR SALAMI


- MACERA[Ar.]/SERÜVEN[Fars. SERVAN]/SERGÜZEŞT[Fars.]/AVANTÜR[Fr. AVENTURE | İng. ADVENTURE] değil/yerine/= OLAYCA


- MACERA ile MACERACI/LIK ile MACERALI ile MACERASIZ


- MADÂ/MAZÂ[Ar.] ile MÂ-ADÂ[Ar.]

( Geçti. İLE Başka, fazla, gayrı. )


- MADALYA ile MADALYALI ile MADALYASIZ/LIK ile MADALYA TÖRENİ


- MADALYA[İt.] ile MADALYON[İt.]

( Yararlık gösterenlere, yarışlarda ve sergilerde derece alanlara ödül, bazen de önemli bir olay dolayısıyla, ilgililere, andaç olarak verilen metal nişan. İLE İçine küçük resim, saç teli gibi andaçlar konulan, bona zincirle asılan, genellikle değerli metalden yapılmış, türlü biçimde süs eşyası. )


- MADAM ile MADAMA


- MADDE ile/ve MÂNÂ

( Mânânın kesifleşmiş hali. İLE/VE Seni senden soyan. )

( Verdikçe "azalan". İLE/VE Verdikçe artan/artar. )

( Mânânın hakimiyeti madde sayesinde olur. )


- MADDELEMEK ile MADDELEŞMEK ile MADDELEŞTİRMEK ile MADDE/LİK ile MADDECİ/LİK ile MADDESEL/LİK ile MADDE BAŞI ile MADDE MADDE ile MADDESEL NOKTA


- MADEM Kİ ÖYLE "SÖYLÜYORSA/YAPIYORSA" değil MADEM Kİ ÖYLE SÖYLÜYOR/YAPIYOR


- MADENİ PARA ile MADENİ PARA ile PARA BASMA ile EŞ GÜVENCE

( COIN vs. COINAGE vs. COINING vs. COINSURANCE )

( سکه ile سکه زدن ile ابداع واژه ile مسکوکات ile ضرب ile بيمه مشترک )

( SAKEH ile SAKEH ZADAN ile EBDA VAZHEH ile MOSKOKAT ile ZAB ile BEYMAH MOSHTARK )


- MADENSELLEŞMEK ile MADEN ile MADENİ ile MADENCİ/LİK ile MADENSEL ile MADEN GAZI ile MADEN SUYU ile MADEN YÜNÜ ile MADENİ YAĞ ile MADENİ YÜN ile MADEN DEVRİ ile MADEN OCAĞI ile MADENİ PARA ile MADEN BİLİMİ ile MADEN DAMARI ile MADEN FİLİZİ ile MADEN KİRASI ile MADEN KUYUSU ile MADEN KÖMÜRÜ ile MADEN MAVİSİ ile MADEN SODASI ile MADEN YATAĞI ile MADEN CEVHERİ ile MADEN BİLİMSEL


- MAFYA ile/ve/||/<> CUNTA


- MAFYA ile/ve/<> (")HÜKÜMET(")

( FaRkLaR'ı değil önemli bir ortak yanları vardır. İkisinde de haktan, hukuktan eser yoktur ve/ya da olmayabilir (ne yazık ki[hükümet için]). )


- MAGANDA ile MAÇO


- MAĞARA ile/ve/||/<>/> BARAKA


- MAĞARA[Ar.] değil/yerine/= İN

( Bir yamaca ya da kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu. | Karst bölgelerinde, kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yeraltı kovukları. )


- MAĞARA ile İTİRAZCI ile SIZLANMA

( CAVIL vs. CAVILLER vs. CAVILLING )

( عيبجوئي کردن ile عيب گو ile خردهگير ile عيبجوئي ile عيب گوئي ile خردهگيري )

( EYBEJOYEY KARDAN ile EYBE GO ile KHARDEGGYR ile عيبجوئي ile EYBE GOIY ile خردهگيري )


- MAĞARA ile KAVERNÖZ

( CAVERN vs. CAVERNOUS )

( غار ile حفره ile غاردار ile غاري ile مغاري ile غارمانند )

( GHAR ile HAFAREH ile غاردار ile غاري ile مغاري ile غارمانند )


- MAĞARA ile MAĞARA ADAMI

( CAVE vs. CAVEMAN )

( زاغه ile مغاره ile مجوف کردن ile کهف ile غار ile غارنشين )

( ZAGHEH ile MOGHAREH ile MOJOOF KARDAN ile KONPAF ile GHAR ile غارنشين )


- MAĞARA ile MAĞARA SESİ ile MAĞARA RESMİ ile MAĞARA BİLİMİ ile MAĞARA BİLİMCİ


- MAĞARA ve/> MAĞAZA


- MAĞARA ile/ve/||/<> YERALTI

( Platon. İLE/VE/||/<> Dostoyevski. )


- MAĞAZA değil/yerine/= KEPİTEY


- MAĞAZA ile MAĞAZACI/LIK


- MAĞAZA ile/ve/<> REYON[Fr. < RAYON]

( ... İLE/VE/<> Bir mağazanın yalnız bir tür eşya satılan bölümü. )


- MAGMA[Yun.] değil/yerine/= ISI/SICAK YUVARI

( Yerin içinde, sıvı ya da hamur kıvamında, uçucu gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik. )


- MAGMA ile MAGMASAL


- MAGRİB-İ AKSÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ EDNÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ ESVÂT[Ar.] ile MAGRİB OCAKLARI[Ar.]

( Fas, Marakeş. İLE Trablus ve Berberiye. İLE Tunus, Cezâyir. İLE Trablus, Tunus ve Cezâyir. )


- MAĞRURLANMAK ile MAĞRUR/LUK ile MAĞRURCA


- MAGZÂ[Ar.] ile MAGZÂ[Ar. çoğ. MAGAZÎ]

( Amaç, istek, meram. İLE Gazâ, savaş öyküleri. | Savaş. )


- MAHABHARATA ile/||/<> UPANİŞADLAR ile/||/<> PALİ

( Kutsal sayılan bir Hint Destanı. Kötü ruhlar ile iyi ruhlar arasındaki çatışma üzerine dayalıdır. @@ Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılar. @@ Hindistan'ın kuzeyinde konuşulan ve Sakyamuni Buda'nın anadili olan dil. )


- MAHA-KARTA ile/||/<> MAHA-KASYAPA ile/||/<> MAHA-MANTRA ile/||/<> BİJA-MANTRA

( Büyük yapıcı. Zihin büyük yapıcıdır, her zaman bir şeyle meşguldür. @@ Buda'nın müritlerinden biri ve Dharma Lambası'nı ilk alan kişi. @@ Büyük büyü, efsun, sihir. @@ Tohum mantrası ya da tek kelimeden oluşan bir güç çığlığı. )


- MAHAL ile/||/<> MÂFEVK ile/||/<> EMÂKİN ile/||/<> HÂNE ile/||/<> MESKEN ile/||/<> MINTIKA ile/||/<> SÜKNÂ

( Yer. İLE/||/<> Üst mahal. İLE/||/<> Mahaller, mekanlar, mevkiler, yerler. İLE/||/<> Ev. İLE/||/<> Kişinin fiilen oturduğu yer, konut. İLE/||/<> Bölge, yer, mahal. İLE/||/<> Oturma [oturulacak yer]. )


- MAHA-MAYA ile/||/<> LİLA

( Büyük İllüzyon. Gerçekdışılık. Maya Gerçek'i örtüp gizleyen aldatıcı güçtür. @@ Oyun, şaka, bir ilâhi oyun olarak bakılan kozmos. )


- MAHAPARİNİRVANA ile/||/<> BRAHMANİRVANA

( Sonsal Nirvana. Nirvana'ya bu yaşamda erişilebilir, ölümü Sonsal Nirvana takip eder. @@ En üst varlığın içinde erimek, yok olmak. Tasavvuf'taki karşılığı "Fenafillah". )


- MAHA-SATTVA ile/||/<> MAHA-TATTVA ile/||/<> SATYAM-SHİVAM-SUNDARAM

( En Yüce Uyum. @@ Büyük Gerçek, En Yüce Bilinç. @@ Doğru, iyi, güzel. Satyam(doğruluk), shivam(lütufkâr), sundaram(güzel). )


- MAHA-VAKYA ile/||/<> AHAM BRAHMASMİ ile/||/<> BRAHMASMİ ile/||/<> SOHAM ile/||/<> TAT-SAT

( Yüce söz. En üstün Vedanta gerçeklerini ifade eden dört Upanişad. @@ Ben Brahma'yım. @@ Ben En Yüce'yim. Saf bilincin ifadesi. @@ Ben O'yum. @@ Gerçek O'dur. )


- MÂHÂZÂ/MAAHÂZÂ değil/yerine/= BUNUNLA BİRLİKTE, BÖYLEYKEN, BÖYLE İSE DE


- MAHCUP/LUK ile MAHCUPÇA


- MAHFAZA[Ar.] değil/yerine/= KORUNCAK


- MAHFAZA değil/yerine/= KORUNCAK


- MAHFAZA ile MAHFAZALI ile MAHFAZASIZ


- MAHFİL-İ KAZÂ değil/yerine/= ADÂLET MEYDANI


- MAHİYET ile/ve/||/<> MUHTEVÂ


- MAHREC değil/yerine/= PAYDA


- MAHRÛT ile/||/<> MAHRÛT KÂİM ile/||/<> MAHRÛT MÂİL ile/||/<> MAHRÛT MUDALLA ile/||/<> MAHRÛT NÂKIS

( Koni. İLE/||/<> Dik koni. İLE/||/<> Eğik koni. İLE/||/<> Çokgen koni. İLE/||/<> Kesik koni. )


- MAHSUBEN[Ar.] değil/yerine/= SAYILCA


- MAHSÛSA ile KÜLLİYYE MÜSEVVERE ile CÜZ'İYYE MÜSEVVERE ile MÜHMELE


- MÂHYA ile MÂHYA

( Ramazan gecelerinde, camilerde, iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil ya da elektrik ampulleriyle yazılan yazı ya da yapılan resim. İLE Çatılarda, iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm. )


- MAHZUNLAŞMAK ile MAHZUN/LUK ile MAHZUNCA


- ENGEL/SAKINCA/MAHZUR[Ar.] ile ENGEL/SAKINCA/BEİS[Ar.]


- MÂ-İ CÂRİ ile/||/<> MÂ-İ LEZÎZ ile/||/<> LEB-İ DERYA

( Akarsu. İLE/||/<> İçilecek su, lezzetli su, memba suyu. İLE/||/<> Deniz kenarı, sahil. )


- MAIL :/yerine POSTA, E-POSTA


- MAIN :/yerine ANA


- MAINLY :/yerine BAŞLICA


- MAJOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= MAJOR ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA


- MAKARA-KUKARA


- MAKARA ile ÇARK

( PULLEY vs. WHEEL )


- MAKARA ile MAKARALI ile MAKARALI KUŞ


- MAKARA ile MANDAR[Yun.]

( ... İLE Gemilerde kullanılan küçük makara. )


- MAKARA değil/yerine/= SARDIRAÇ


- MAKARA ile TURNO[İt. ]

( ... İLE Tek dilli, bir tekerlekli makara. )


- MAKARNA ile ERİŞTE


- MAKARNA ile MAKARNACI/LIK


- MAKARON[Azr.] = MAKARNA[Tr.]


- MAKEDON ile MAKEDONCA


- MAKİNE ile/ve/değil MEKANİZMA


- MAKİNE'DE:
DÖRT AŞAMA ve/||/<>/> DÖRT KİŞİ

( )


- MAKİNELEŞMEK ile MAKİNELEŞTİRMEK ile MAKİNE ile MAKİNECİ/LİK ile MAKİNELİ ile MAKİNE GÜCÜ ile MAKİNE YAĞI ile MAKİNE ODASI ile MAKİNE PARKI ile MAKİNE DOLABI ile MAKİNELİ TÜFEK ile MAKİNELİ TABANCA


- MAKİNELEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> YABANCILAŞ(TIR)MA


- MAKRO- ile MEGA- ile MİKRO-

( İri, büyük. İLE Büyük, -milyon. İLE Küçük .... )


- MAKROCYCLİC KİMYA ile/||/<> CROWN ETHER KİMYASI

( Makrocyclic kimya büyük halka yapıları genel olarak incelerken İLE crown ether kimyası spesifik iyon bağlama halka yapılarını inceler )

( Formül: Makrocycle )


- MAKSAT ile MAKSATLI/LIK ile MAKSATSIZ/LIK ile MAKSATLICA ile MAKSATSIZCA


- MAKTA ile/ve HÜSN-Ü MAKTA

( Kasîde ya da gazelin ilk beyiti. İLE/VE Kasîde ya da gazelin sondan bir önceki beyiti. [yazarın mahlası makta beyitinde değilse bu beyittedir] )


- MAKTA'[Ar. < KIYÂS] ile MAKTAA[Ar.]

( Kesilen yer, bir şeyin kesildiği yer, eski kamış kalemlerin, yontulduktan sonra üzerine yatırılıp uclarının kesildiği, sert ağaçtan ya da kemikten yapılan alet. | [mat.] Kesit. | Bir gazel ya da kasîdenin son beyti. İLE Üzerinde kamış kalemin ucu kesilerek düzeltilen kemik, şimşir ya da madenden yapılmış alet. )


- MAKYAJ ile/ve/değil BOYA

( [not] MAKE-UP vs./and PAINT )


- MAKYAJ[Fr.] değil/yerine SÜSLEM / YÜZ BOYAMA


- MAKYAJLAMAK ile MAKYAJ ile MAKYAJCI/LIK ile MAKYAJLI ile MAKYAJSIZ/LIK ile MAKYAJSIZCA ile MAKYAJ ODASI ile MAKYAJ TAKIMI


- MAL/META ile/değil/yerine CAN


- MAL ile/ve/||/<> EMTİA

( Birinin, tüzel kişinin sahip olduğu, taşınır ya da taşınmaz varolanların tümü. İLE/VE/||/<> Alınıp satılabilen, her türlü tecim nesnesi. )


- MAL ile MARDA[Yun.]

( ... İLE Değerini kaybetmiş[ıskarta(İt.)] mal. )


- MALA[Fars.] değil/yerine/= SÜRGÜ

( Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı, demirden, tahta saplı, duvarcı ve sıvacı aracı. )


- MALAK/BALAK ile/ve/||/<>/> MANDA

( Manda yavrusu. İLE/VE/||/<>/> ... )


- MALALAMAK ile MALTLANMAK ile MAL ile MALA ile MALİ ile MALT ile MALÇ ile MAL MÜLK ile MALİ YIL ile MALI TAŞI ile MAL BEYANI ile MAL SAHİBİ ile MALİ BELGE ile MALİ CEBİR ile MALİ SENET ile MAL BİRLİĞİ ile MAL CANLISI ile MAL SANDIĞI ile MAL VARLIĞI ile MALİ ANALİST ile MAL BİLDİRİMİ


- MALAMAT ile/ve/||/<> MADARA[Fars.]

( Alçak, aşağılık, rezil. @@ Kötü, sevimsiz. )


- MALATYA ile MALATYALI/LIK


- MÂLÂYÂNÎ ile/ve "KELLİM KELLİM LÂ YENFÂ'"


- MALEZYA ve/<> KUALA LUMPUR

( ... VE/<> Malezya'nın başkenti. )

( ... VE/<> Malayca'da, "Çamurlu Irmağın Ağzı"[< Kuala: Ağız. | Lumpu: Çamur] anlamına gelmektedir. )


- MALEZYA ve/<> PALMİYELER

( İlk kez, 1860'da, Sri Lanka'dan getirilerek yetiştirilmeye başlanılan Palmiyeler, Malezya'nın en önemli ihraç kalemlerindendir.[Bir yıl içinde, 2 milyon hektar alandan, 7 milyon ton palmiye yağı elde edilmektedir.] )


- MALEZYACA ile MALEZYALI


- MALİNKA" değil KAMALİN[Rusça]


- MALKAR ile MALKARA ile MALKARCA


- MALPRAKTİS/MALPRACTICE[İng.] değil/yerine/= HATALI TIBBİ UYGULAMA


- MAMA ile MAMMA[İt.]

( Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı. İLE Abla. )


- MAMMALİA ile/||/<> AVES

( Mammalia memeli süt İLE aves kuş tüy uçma. )

( Formül: Milk İLE feathers/flight )


- MAMOGRAFİ ÇEKİMİ!:
YILDA BİR KEZ ve/<> ÂDET SONRASINDA

( Kanser durumunda/olasılığında, tedavi süresinin yeterli olabilmesi için 40 yaşından sonra her yıl çekilmesinde yarar vardır.[Kişisel/yetersiz yorum, "ağrı" ya da radyasyon nedeniyle çektirmeme tutumu yersizdir/isabetsizdir.] VE/<> Âdet öncesi ya da süresince çektirmek yerine âdet sonrasında, olası "ağrı/acı" daha azdır ve bu dönem daha uygundur. )


- MÂNÂ ile ...

( SENİ SENDEN TAMAMIYLA SOYAN )


- MÂNÂ[Ar.] değil/yerine/= ANLAM


- MÂNÂ[< A'NÎ] ve/< KASD


- MÂNÂ ile/ve MADDE

( Seni senden soyan. İLE/VE ... )


- MÂNÂ ile/ve/> MAHMUL ile/ve/> HADD ile/ve/> RÂBITA ile/ve/> İLLET


- MÂNÂ ile MÂKULÂT


- MA'NÂ[Ar. çoğ. MAÂNÎ] ile MÂNÂ[Ar.]

( Anlam. | İç, iç yüz. | Düş/rüya. | Akla yakın neden. İLE Eş, benzer. )


- MA'NÂ[Ar.] ile MEVSÛF[Ar.]


- MANALANDIRMAK ile MANA ile MANAS ile MANAT ile MANAV/LIK ile MANACA ile MANALI/LIK ile MANASIZ/LIK ile MANALICA ile MANASIZCA


- MANANA ile ...

( Meditasyon, tefekkür. )


- MANCA/RE[İt.] ile MANGIA/RE[İt.]

( MANCA: Fiiil çekimi. ([o] eksik/yok.) [Zaman eksik.(Manca il tempo.)]
MANCARE: Mastar fiil. eksik olmak / özlemek vb. [Voglio mancare di nulla["Hiçbir şeyden yoksun kalmak istemiyorum." ("Her şeyim olsun istiyorum." / "Hiçbir eksik istemiyorum.")]

İLE

MANGIARE: "Yemek yemek" fiili.
MANGIA: [o] yer/yiyor [anlamında çekimi] )


- MANCELINA[İsp.]

( Sütleğengilleren, Antil Adaları'nda yetişen, çok zehirli bir ağaç. )

( MANZENILLA )


- MANÇU ile MANÇUCA