A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.912 başlık/FaRk ile birlikte,
11.912 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(27/49)
- KIRPMA ile/değil/yerine KOLAYLAŞTIRMA
- KISA BİLGİ ile KISA VE ÖZ ile EVRAK ÇANTASI ile KISACA ile KISACA ile KISALIK
( BRIEF vs. BRIEF AND TO THE POINT vs. BRIEFCASE vs. BRIEFLESS vs. BRIEFLY vs. BRIEFNESS )
( کوتاهمدت ile مختصر ile مجمل ile موجز ile مفيد آند مختصر ile مختصر و مفيد ile کيف ile بي مراجعه ile مختصرا ile مجملاً ile بطور مجمل ile بالاجمال ile عليالاجمال ile ايجاز ile مختصري )
( KOTANPAMDAT ile MOKHTASR ile MAJMEL ile MOJEZ ile MOFYD AND MOKHTASR ile MOKHTASR VE MOFYD ile KYFE ile BEY MARAJEEH ile MOKHTASRA ile مجملاً ile BETOR MAJMEL ile بالاجمال ile عليالاجمال ile AYJAZ ile MOKHTASRY )
- KISA ZAMANDA ile TEZ ZAMANDA
- KISACA ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< KABACA
- KISACA ile/||/<> ÖZETLE
- KISA/LIK ile KISACA ile KIS KIS ile KISA FAR ile KISA ÜNLÜ ile KISA DALGA ile KISA DEVRE ile KISA MESAJ ile KISA ÇİZGİ ile KISA KAFALI ile KISA MESAFE ile KISA VADELİ ile KISA YOLDAN ile KISA ÖMÜRLÜ/LÜK ile KISA ÜNLÜLÜ ile KISA GÖRÜŞLÜ/LÜK
- KISALTILMIŞ ile KISALTMA
( ABRIDGED vs. ABRIDGEMENT )
( تلخيص شده ile مجمل ile اقتصار )
( TALKHYSE SHODEH ile MAJMEL ile اقتصار )
- KISALTMA ve/ya da HIZLANDIRMA ile/> GENELLEME ve İNDİRGEME
- KISALTMA ile HIZLANDIRMA
- KISALTMA ile KISALTMALI ile KISALTMALI KELİME
- KISALTMAK ile KISALTMA
( ABBREVIATE vs. ABBREVIATION )
( مخفف کردن ile اقتصار کردن ile مختصر کردن ile علامات اختصاري ile علامت اقتصاري ile يجاز ile اختصار )
( MOKHAFFF KARDAN ile EGTESAR KARDAN ile MOKHTASR KARDAN ile ALAMAT AKHTESARY ile ALAMET EGTESARY ile يجاز ile AKHTESAR )
- KISAS[Ar. < KISSA] ile KISÂS[Ar.]
( Fıkralar, öyküler, söylenceler. İLE Suçun birebir aynısının işleyene uygulanması. )
- KİŞİ:
AYNI ACIYA ile AYNI GÜLÜNÇ OLANA
( [nedense ...] Defalarca ağlar. İLE Defalarca gülmez. )
- KİŞİ/İNSAN:
ANLAMAYANA ile/ve/||/<> "ANLAYANA"
( "Eksik" geliriz. İLE/VE/||/<> "Çok" geliriz. )
( Davul-zurna, az. İLE/VE/||/<> Sivrisinek, saz. )
- KİŞİ/İNSAN, GÖVDENİN İÇİNDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖVDE, KİŞİNİN DIŞINDA
- KİŞİ, KİŞİNİN KURDUDUR[HOMO HOMINUS LUPUS]:
"THOMAS HOBBES'UN SÖZÜ" değil PLAUTUS'UN SÖZÜ[ASINARIA'da]
- KİŞİ ve/||/<>/> GÖZGÜ/AYNA ve/||/<>/> YAZI
( Üçü de herşeyi yansıtır. )
( Ancak, üçüne baktığında, kendini görebilirsin. )
( Kişi, kendini, en iyi, yazı aynasında tanır ve gerçekleştirir. [ Öncelikli olarak, iki ayrı sayfada, şu iki dizini oluşturmakla başlamak gerek. 1- HAYIR! | 2- YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ) ] )
( Kişi, kendini, üç ayna karşısında tanıyabilir ve gerçekleştirebilir.
İlk aynamız, öteki aynasında yani anne ve başka kişilerle olan ilişkilerinde, paylaşım ve iletişimlerimizdedir.
İkincisi, doğada ya da cam/ayna, metal, kamera gibi nesnelerdeki yansımalarındadır.
Üçüncüsü ise yazı aynasındadır, yazdıklarımızın ve yazabileceklerimizin yansımasındadır.
Yazma eylemi, ilk ikisi gibi dolaylı olmayıp doğrudan, kişinin kendini, zihnini ve yaşamını karşısına koyup gözlemlemesini ve düzenlemesini sağlayan, yaşamın gelişine ya da kendi "haz ve keyfî kararlarına" düş(ür)meyebileceği eylem ve tutumdur.
Yaparak, eyleyerek ve "Yaptığını yaz, yazdığını yap!" ilkesiyle ancak yazarak, kendine hizmet etmekle herkese, insanlığa hizmet etmiş ve yaşama katılmış olur.
Bir'e hizmet, bin'e hizmet;
bin'e hizmet, bir'e hizmettir.
-------------------------------------------
Kişi, ne yaparsa
kendi yapar, kendine yapar. )
- KİŞİDE/İNSANDA ve/||/<>/>/< TOPLUM('DA)
( Akıl. VE/||/<>/>/< Üniversite. )
( Direnç[ihtiyâr] ve istenç[irâde]. VE/||/<>/>/< Siyâset. )
( Bulunç/vicdan. VE/||/<>/>/< Türe/adâlet. )
( Değişen. VE/||/<>/>/< Dönüşen. )
( Direnç[ihtiyâr: yapmama bilgisi/isteği] ve istenç[irâde: yapma "gücü/bilgisi/isteği"]. VE/||/<>/>/< Direnç[İhtiyâr]. )
( (Koşulsuz) Saygı ve sevgi. VE/||/<>/>/< Türe/adâlet. )
- KİŞİ/İNSAN ve/<> DOĞA/TOPRAK ve/<> PARA
( Meta olarak görülmemesi gerekenler. )
( ... VE/||/<> BER[Arapça ve Türkçe]: Yer, toprak. VE/||/<> ... )
( Yedi çeşit iklim bulunan kuzey yarım kürede 0-90 derecenin tam ortası yani 45 derece enlemin altı ve üstü ot çeşitliliği olan bölgeleri oluşturmaktadır. )
( HUMAN and NATURE/LAND and MONEY )
- KISIK/LIK ile KISIKÇA
- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA
- KİŞİLERİ TANIMA:
YOLCULUKTA ve/||/<> ZORLUKTA ve/||/<>
YOKLUKTA ve/||/<> (AYNI) MASADA
- KİŞİLERİ, ZİHNİMİZDEN/YAŞAMIMIZDAN ÇIKARMA:
HATA YAPTIKLARINDAN DOLAYI değil ÜMİDİMİZ KESİLİRSE
- KİŞİLEŞME ile/ve/> TOPLUMSALLAŞMA
- KİŞİLEŞMEK ile KİŞİLEŞTİRMEK ile KİŞİSELLEŞTİRMEK ile KİŞİ/LİK ile KİŞİSEL/LİK ile KİŞİ EKİ ile KİŞİLİKLİ/LİK ile KİŞİLİKSİZ/LİK ile KİŞİ BAŞINA ile KİŞİ ZAMİRİ ile KİŞİLİK DIŞI ile KİŞİLER ARASI ile KİŞİSEL SERGİ ile KİŞİLER ARASI İLİŞKİ
- KISIM, PARÇA, BÖLÜM = KIT'A = PARTIE
- KİŞİNİN:
ANLAYACAĞI DİL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "KENDİ DİLİ"
( Aklına ulaşı(lı)r. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> "Kalbine" ulaşı(lı)r. )
- KISINTI ile KISITLAMA
( Her türlü gereksinimi karşılamada tutumlu davranma, kısma, azaltma. İLE Önceden verilmiş olan hak ve özgürlüklerin sınırlarını daraltmak, tahdit etmek. | Sınırlamak, daraltmak. | Birini, yasal yoldan mallarını kullanmaktan yoksun bırakmak, kısıt altına almak, hacir altına almak. )
- KISIR DÖNGÜ ile/değil YAYILMA
- KİŞİYE/KİŞİNİN:
SIĞINMA ile/ve/değil/||/<>/>/< GÜCÜNDEN YARARLANMA
- KISKAÇ ile BOĞUŞMAK ile BOĞUŞMA
( GRAPPLE vs. GRAPPLE WITH vs. GRAPPLING )
( دست بگريباني ile گلاويز شدن ile گلاويزي ile در آويختن ile گلاوي ile لنگر گاه )
( DAST BEGARYBANY ile GOLAVYZ SHODAN ile GOLAVYZY ile DAR AVYKHTAN ile GOLAVY ile LANGAR GAH )
- KISKANÇLIK:
HALK ARASINDA ile SINIRLI/BELİRLİ BİR ÇEVREDE (/[eskiden] SARAYDA)
( İğne ucu gibidir. İLE Hançer ucu gibidir. )
- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA
( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )
( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )
( HASED, GAYRA ile/değil/yerine GIBTA )
( REŞK ile/değil/yerine BÜJHÂN )
( [not] JEALOUSY vs./but ADMIRE
ADMIRE instead of JEALOUSY )
( ZELOTYPIA cum/et ... )
- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]
- KISKANMAK ile KISKANILMAK ile KISKAÇLAMAK ile KISKANDIRMAK ile KISKANABİLMEK ile KISKA ile KISKAÇ ile KISKACI/LIK ile KISKAÇLI ile KISKAÇ GÖZLÜK
- KIŞKIRTMA ile/ve/> FIŞKIRTMA
- KIŞKIRTMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "GIDIKLAMA"
- KIŞKIRTMA ile KIŞKIRTMA
( GOAD vs. GOADING )
( سک زدن ile سک )
( SAK ZADAN ile SAK )
- KIŞKIRTMA ile KIŞKIRTMACI/LIK
- KIŞKIRTMA ile KIŞKIRTMAK
( INCITATION vs. INCITE )
( وادار سازي ile باصرار وادار کردن ile بر انگيختن ile شوراندن )
( VADAR SAZY ile BASERAR VADAR KARDAN ile BAR ENGYKHTAN ile SHORANDAN )
- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME
- KIŞLA ile BARRAKON
( BARRACK vs. BARRACOON )
( سربازخانه ile درسربازخانه جادادن ile انبار کاه ile منزل کارگران ile بازداشتگاه بردگان )
( SARBAZKHANEH ile DARSARBAZKHANEH JADADAN ile ANBAR KAH ile MANZEL KARGARAN ile BAZDASHTGAH BARDEGAN )
- KIŞLA ile KIŞLA ile KIŞLA ile KIŞLAK
( Askerlerin toplu olarak barındıkları yapıların tümü. İLE Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği ya da kışın barındığı kapalı ağıl. İLE Kış ile [soğuk/kar ile] (baş etmek/edememek). İLE Kışın barınılan yer. | Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer. )
- KIŞLA ile/||/<> KIŞLAK ile/||/<> ODA
( Askerlerin toplu olarak barındığı büyük yapı. Çevresine göre daha yüksek yerlerde kış aylarının aşırı soğuklarından etkilenen göçebe yaşam tarzını benimseyenlerin gittiği, daha sıcak olan görece alçak bölgelerdir. Kışlaklar, genelde deniz, göl ve akarsu kıyılarıdır. Deniz ve göl kıyıları çevresine göre genelde düşük yükseklikteki bölgeler olduğundan iklimi, yaylaklara göre daha ılıman olan yerlerdir. İLE/||/<> Yeniçeri kışlası. )
- KIŞLAMAK ile KIŞLATMAK ile KIŞLA ile KIŞLAK
- KISMEN "DOĞRU" ile/ve/||/<> ÇARPITMA
- KISSA ile/ve/||/<>/> HİSSE
( Fıkra, öykü/hikâye, rivâyet. | Vak'a. İLE/VE/||/<>/> ... )
- KISSA[Ar. < KISAS] ile KISSA'[Ar.] ile KISA[>< UZUN]
( Fıkra, öykü, söylence. | Vak'a, macera. İLE Salatalık/hıyar.[KISSÂ ÜL-HİMÂR: Eşek hıyarı.(Fr. ÉLATER)] İLE Boyu, uzunluğu az olan, kesik. )
- KISSA[Ar.] ile MENKIBE/MENKABE[Ar. çoğ. MENÂKIB]
( Fıkra, öykü, rivâyet. | Olay, macera. İLE Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kişilerin, yaşamları ve olağanüstü davranışlarıyla ilgili öykü. )
- KISSA[Ar.] değil/yerine/= OLAY/DURUM ANLATI
- KISTAS[Ar.]/CRITERION, CRITERIA[İng.]/KRİTER[Fr. < CRITERE] değil/yerine/= ÖLÇÜT/ÖLÇEK
- KIT ile KITA ile KIT KANAAT ile KITI KITINA ile KITALAR ARASI ile KITA SAHANLIĞI
- KITA ile/ve/değil ADA
- KITÂ[Ar.] değil/yerine/= ANAKARA | BİRLİK | DÖRTLÜK
- KITA[Ar.] değil/yerine/= KESİT
- KITÂ'[Ar.] ile KIT'A[Ar.]
( Kat etme, kesme. | Daireden bir parça/kesme/kıt'a. [İng., Fr. SEGMENT] İLE Parça, bölük, cüz. | Arazi, memleket, ülke. | Askeri birlik. | En az iki beyitten oluşan, gazel tarzında kafiyelenen, ancak ilk beytinin mısraları birbiriyle kafiyeli olmayan nazım biçimi. )
- KITA ile KITA ile KITA ile KITA
( Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara. İLE Askerlerin bir komutanın emrinde biraraya gelmesinden oluşan birlik. İLE Dörtlük. İLE Parça, tane. )
- KITA ile/ve ÜLKE
( CONTINENT vs./and COUNTRY )
- KİTAP:
ÂFAK'TA ile/ve/<> ENFÜS'TE
( İspat, ayet, delil. İLE/VE/<> Nefs. )
- KİTAP:
BELLEK ve/||/<> İDDİA
( Korutur. VE/||/<> Sağlatır. )
- KİTAP/YAZMA ile/ve/değil RİSÂLE
( ... İLE/VE/DEĞİL Kısa yazılmış küçük kitap. )
- KİTAP ile SUBARA
( ... İLE Osmanlılar'da okul kitaplarına verilen genel ad. )
- KİTAPLAŞMAK ile KİTAPLAŞTIRMAK ile KİTAPLAŞTIRABİLMEK ile KİTAP/LIK ile KİTAPLI/LIK ile KİTAPÇA ile KİTAPÇI/LIK ile KİTAPSIZ/LIK ile KİTAPLICA ile KİTAP CEBİ ile KİTAP EHLİ ile KİTAPSIZCA ile KİTAP FUARI ile KİTAP KURDU ile KİTAP DOLABI ile KİTAP SARAYI ile KİTAP AÇACAĞI ile KİTAP DÜŞKÜNÜ ile KİTAPLIK BİLİMİ ile KİTAP DÜŞKÜNLÜĞÜ ile KİTAPLIK BİLİMCİ
- KITASAL ADA ile/||/<> OKYANUS ADASI
( Kıtasal kıta bağlı ada, okyanus adası izole. )
( Formül: Continental İLE oceanic )
- KITLAMA ile KITLAMA ŞEKERİ
- KİTLELEŞME ile "KURUMSALLAŞMA"
- KIVAMLANMAK ile KIVAMLAŞTIRMAK ile KIVAM ile KIVAMLI/LIK ile KIVAMSIZ/LIK ile KIVAMLICA
- KIVRAK ZEKÂ" ile "HAZIR YANIT"
- KIVRAKLAŞMAK ile KIVRAK/LIK ile KIVRAKÇA ile KIVRAK KIVRAK
- KIYABİLMEK ile KIYASLAMAK ile KIYAKLAŞMAK ile KIYASLANMAK ile KIYA ile KIYAK/LIK ile KIYAM ile KIYAS ile KIYACI ile KIYAKÇI/LIK
- KIYAM:
FARZ NAMAZDA ve NÂFİLE NAMAZDA
( Farzdır. VE Sünnettir. )
( [çok zorunlu olmadıkça] Farz namazlar, oturarak kılınmaz! )
- KIYAS değil/yerine/= DENK SAYMA/BİR TUTMA
- KIYAS ile/yerine KARŞILAŞTIRMA
( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek). Sonuç: Kıyasın değil, karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/YERİNE Oran. )
( TO COMPARE vs. COMPARISON
COMPARISON instead of TO COMPARE )
- KIYASIN ENGELLERİNDE(DEF-İ KIYAS):
MEN ile/ve/||/<> MUARAZA ile/ve/||/<> NAKZ-I İCMÂLÎ ile/ve/||/<> NAKZ-I TAFSİLÎ/ŞEBİHÎ
( EMPECHEMENT PROPREMENT DIT avec/et/||/<> CONTESTATION avec/et/||/<> REFUTATION COLLECTIVE avec/et/||/<> REFUTATION PARTIELLE OU RESSEMBLANTE )
- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE
( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )
- KIYASLAMA ile "TOKUŞTURMA"
( TO COMPARE vs. "TO KNOCK" )
- KIYASLAMA ile/ve/||/<>/> YARGILAMA ile/ve/||/<>/> SUÇLAMA ile/ve/||/<>/> AŞAĞILAMA
- KIYAS(LAMA)/TASMİM[Ar.] değil/yerine/= TASIM(LAMA)
- KIYAS/MUKAYESE değil/yerine/= KARŞILAŞTIRI/KARŞILAŞTIRMA
- KIYI ile/ve RİA
( ... İLE/VE Denizin örttüğü vadi, bir kıyı türü. )
- KIYIDAŞ ile KIYIDA KÖŞEDE ile KIYIDA BUCAKTA
- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK
- KIZ ile KIZ CUMA ile KIZLAR
( GIRL vs. GIRL FRIDAY vs. GIRLS )
( صبيه ile دختر ile بنت ile معاون زن ile بنات ile صبايا )
( صبيه ile DOKHTAR ile بنت ile MOAVAN ZAN ile بنات ile صبايا )
- KIZ ile KIZ KUŞU ile KIZ KIZAN ile KIZ BAŞINA ile KIZ BÖCEĞİ ile KIZ KARDEŞ ile KIZ KİLİMİ ile KIZ KURUSU ile KIZ TAVLASI ile KIZA KÖPÜRE ile KIZ BÖCEKLERİ
- KIZ ve SÂNİYE ve SÂLİSE ve RABİA
- KIZGIN ile KIZGIN ile ÖFKE ile AŞAĞILAMA
( INDIGN vs. INDIGNANT vs. INDIGNATION vs. INDIGNITY )
( فاقد شايستگي ile غير مستحق ile نا مطلوب ile خشمگينانه ile رنجش ile غيظ ile خشم ile هتک آبرو )
( FAGHAD SHAYSATGY ile غير مستحق ile NA MOTLUB ile KHSHMGYNANEH ile RANJESH ile غيظ ile KHSHAM ile CPEHTAK ABRO )
- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA
- KIZIL VEBA" ile "KIZIL VEBA"
(
| Başlık | Kızıl (Scarlet Fever) | Gerçek Veba (Yersinia pestis) | “Kızıl Veba” Adlandırması |
|---|---|---|---|
| Gerçek bir hastalık mı? | Evet - tıpta tanımlı bir bakteriyel bulaş. | Evet - Orta Çağ’dan beri bilinen ölümcül bir bakteriyel bulaş. | Hayır - Modern tıpta bu adla hiçbir hastalık yoktur. |
| Etken | Streptococcus pyogenes | Yersinia pestis | Tek bir etken yok; tarihsel halk yakıştırması ya da edebî kullanım. |
| Bulaşma yolu | Solunum damlacıkları | Genellikle pire ısırığı, nadiren hava yolu | Gerçek bir bulaşma tanımı yok. |
| Belirgin belirtiler | Kırmızı döküntü, “çilek dil”, boğaz ağrısı, ateş | Yüksek ateş, lenf düğümü şişmesi[bubon], sepsis, kanama | Gerçek belirti yok; kurgu yapıtlarda "yüz kızarması" teması kullanılır. |
| Ölüm oranı | Antibiyotiklerle oldukça düşük | Yaygın salgınlarda çok yüksek [%30 - 90] | Gerçek bir istatistik yok; kurgu metinlerde aşırı yüksek. |
| Tarihsel adlandırma | Döküntünün kızıllığından dolayı “kızıl” denmiştir. | Siyah lekelenme/doku ölümü nedeniyle bazen “kara ölüm” denmiştir. | Eski dönemlerde kızarık döküntülü ya da hızlı öldüren sayrılıklar için halk tarafından hatalı biçimde kullanılmıştır. |
| Edebî kullanım | — | — | Jack London’ın 1912 tarihli The Scarlet Plague (Kızıl Veba) romanında geçen tamamen kurgu bir salgın. |
| Modern tıp sınıflaması | Resmî tanımlı bulaş | Resmî tanımlı bulaş | Tıpta sınıflaması yoktur; sayrılık adı değildir. |
- KIZILABA ile/||/<> PIRPIRI/PİRPİRİ ile/||/<> LATA
( Yeniçeri oçağına küçük yaşta giren oğlanların giydiği kırmızı abadan yapılmış giysi. İLE/||/<> Yeniçeri salma erlerinin giydiği kırmızı çuhadan yapılmış cüppe. İLE/||/<> İlmiyenin giydiği bir üstlük. )
- KIZILMAK ile KIZILLAŞMAK ile KIZIL/LIK ile KIZILCA ile KIZIL YEL ile KIZIL ISI ile KIZIL İBLİS ile KIZIL KIYAMET ile KIZILCA KIYAMET ile KIZIL SU YOSUNLARI
- KIZMAK ile KIZMACA
- KIZSA ile KIZSA ile KISSA[Ar.]
( O, kızar/öfkelenir ise. İLE Erkek değil ise. İLE Ders çıkarılması gereken anlatı, olay. )
- KLARNET ile/ve/değil OBUA
- KLASİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI
( )
( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )
- KLASİK KOŞULLANMA ile/ve BİLİŞSEL KOŞULLANMA
- KLASİK ile/değil ANTİK/A
( [not] CLASSIC vs. ANTIQUE )
- KLESHA ile/||/<> TRİSHNA ile/||/<> İKHA
( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. @@ Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. @@ İstek, arzu. )
- KLESHA(/KİLESA) ile ...
( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. )
- KLİMA ile KLİMALI ile KLİMASIZ
- KLİNİK BİYOKİMYA ile MOLEKÜLER TIP
( Hastalıkları teşhis ve tedavisinde kullanılan biyokimyasal yöntemleri inceleyen bir bilim dalı. İLE Moleküler düzeyde hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, genetik testler ve moleküler ilaçlar geliştirilmektedir. )
- KLİNİK ile KLİNİK VAKA ile KLİNİK ARAŞTIRMA
- KLİP ile KLİP ÇİVİ ile KIRPILMIŞ ile KESME MAKİNESİ ile KIRPMA ile KIRPMA DEVRESİ
( CLIP vs. CLIP NAILS vs. CLIPPED vs. CLIPPER vs. CLIPPING vs. CLIPPING CIRCUIT )
( گيره ile ناخن چيدن ile چيده ile قيچي باغباني ile طياره تندرو ile جمع در ile مدارکوتاه کننده )
( GYRAH ile NAKHAN CHYDAN ile CHYDAH ile GHYCHY BAGHABANY ile TYAREH TANDRO ile JAM DAR ile MADARKOTAH KONANDEH )
- KLON ile/||/<> KİMERA
( Klon identik kopya İLE kimera farklı DNA karışım. )
( Formül: Identical İLE mixed DNA )
- KLON ile KLONLAMA
( CLONE vs. CLONING )
( مشابه ile مشابه سازي )
( MOSHABEH ile MOSHABEH SAZY )
- KLONLAMA ile HİBRİTİZASYON
( Genetik olarak aynı bireylerin laboratuvar ortamında üretilmesi. İLE Farklı türlerin ya da genetik çeşitlenmelerin melezlenmesi. )
- KNEZLİK ile/||/<> VOYVODA
( Prensliğin genellikle Slav devletlerine verilen adı. İLE/VE/||/<>/> Slav dillerinde kumandan ya da prens. )
- KNİDARİA ile/||/<> KTENOFORA
( Knidaria knidosit iğne İLE ktenofora taraklı. )
( Formül: Stinging İLE comb plates )
- KOAGÜLASYON/COAGULATION[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞMA
- KOBRA ile/ve AKBABA
( Aşağı Mısır'ı simgeler. [Kuzey] İLE/VE Yukarı Mısır'ı simgeler. [Güney] )
- KOBRA ile TÜKÜREN KOBRA
( ... İLE Mpzambik ve Botswana'nın Chobe Ulusal Parkı'nda görülebilmektedir. )
( ... İLE Saniyeler içinde, dişlerini geçirmelerine gerek kalmadan, kırk kezden fazla zehir fışkırtabilirler. )
- KOÇ ile/ve/<> KOYUN/MARYA[Yun.]
( Eril. İLE/VE/<> Dişil. )
( ... İLE/VE/<> Dişil koyun. | Dişil hayvan. | Bir tür küçük balık. )
( KUÇİ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile/ve/<> ... )
( ... İLE/VE/<> Gebelik süreleri 147-154 gündür. )
( KEBŞ[çoğ. KİBÂŞ] ile/ve/<> GANEM, NA'CE[çoğ. NİÂC], ŞÂT )
( HÛC ile/ve/<> ... )
- KOCA ile KOCA
( Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç. İLE Büyük, geniş. | Kocaman, iri. | Yaşlı, ihtiyar, pir. | Yüksek. | Büyük, ulu. )
- KOCA ile KOCASIZLIK ile ÇİFTÇİ
( HUSBAND vs. HUSBANDLESSNESS vs. HUSBANDMAN )
( گياه پرطاقت ile باغباني کردن ile شوهر ile شوي ile بي شوهري ile سرپرست خانه )
( GYAH PORTAGHT ile BAGHABANY KARDAN ile SHVEAR ile شوي ile BEY SHVEARY ile SARPAREST KHANEH )
- KOCA KOSKOCA
- KOCABAŞ/FLURCUN ile YELVE/FLURYA
( İspinozgillerden, 18 cm. uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir kuş türü. | Pancar, şeker pancarı. İLE İspinozgillerden, tüyleri yeşilimsi, ağaçlık ve fundalıklarda yaşayan, güzel ötüşli bir kuş. )
( COCCOTHRAUSTES COCCOTHRAUSTES cum CHOLORIS CHOLORIS )
- KOÇAK ile KOÇAKLAMA
- KOÇAKLAMA = YİĞİTLEME
- KOCAMAK ile KOCALMAK ile KOCATMAK ile KOCA/LIK ile KOCALI/LIK ile KOCAALİ ile KOCAELİ ile KOCASIZ/LIK ile KOCA KOCA ile KOCAELİLİ/LİK ile KOCA BEBEK ile KOCA YEMİŞ ile KOCA KUŞLUK
- KOCAMANLAŞTIRMAK ile KOCAMA ile KOCAMAN/LIK ile KOCAMANCA
- KOÇAN ile MISIR KOÇANI/FUÇA
- KOĞ ile/||/<> KOĞA
( Toz toprak, kül, pislik. İLE/||/<> Güvercin ve benzeri kuşların gübresi. )
- KÖK ile KÖK SAP ile KÖK HÜCRE ile KÖK KURDU ile KÖK SAPLI ile KÖK ÖRNEK ile KÖK BOYASI ile KÖK MANTAR ile KÖK BİLGİSİ ile KÖK İŞARETİ ile KÖK KAPLAMA ile KÖK KIRMIZISI ile KÖK BACAKLILAR ile KÖK DOĞRAYICISI
- KOK ile/ve KUKA
- KOKARCA(AMERİKA/KIR SANSARI) ile ÇİZGİLİ/ŞERİTLİ KOKARCA ile DOMUZ BURUNLU KOKARCA ile KOKAN PORSUK
( 12 türünün çoğunluğu Amerika kıtasında yaşamaktadır. )
( Uzunlukları 12 – 51 cm. (+7 –41 cm. kuyruk) ve ağırlıkları 0,2 - 4,5 kg. olur. Renkleri siyah ya da kahverengi, üzerilerinde beyaz şeritleri ya da benekleri olur. Gövdeleri, zarif ve uzun, bacakları kısa ve kuyrukları çok püsküllü olur. Kazmak için kullandığı ön ayaklarının tırnakları çok uzun ve kıvrıktır. Çoğu türün burnu uzun, gözleri ve kulakları küçük olur. )
( En önemli özellikleri, çok iyi gelişmiş, kötü kokulu bir sıvı üreten anal bezeleridir. Bu kokulu sıvıyı, kendilerini korumak için alti metre bir mesafeye kadar sıçratabilirler. [Anlatılanlara göre bu iğrenç koku, sarımsak, kükürt ve yanık plastik karışımı gibi kokmaktadır.] )
( Hem Amerika'da, hem de Güneydoğu Asya'da yaşarlar. Amerika'daki yayılımları, Kanada'dan Patagonya'ya kadar uzanır. Güneydoğu Asya'da ise Sumatra, Borneo, Cava(Endonezya) adalarından, Filipinler'in güneyine ve Palavan'a kadar uzanır. Yaşam alanı olarak kır, yarı çöl ve çalılık alanlar gibi açık alanları yeğlerler. Fazla ağaçlı ormanları ve sulak alanları sevmezler. )
( Fazla yemek seçmeyen, her şey yiyicilerdir[omnivor]. Daha çok et ile beslenmeyi yeğlerler. Tavşan ve kemiriciler gibi küçük memelileri, kuş, kertenkele, yılan, kurbağa ve böcekleri avlarlar. Bitkisel beslenmeleri kök, meyve ve fındık türlerinden oluşur. )
( Dişi kokarca, 40 ila 65 gün arası süren bir gebelikten sonra genelde 4-5 [nadir olarak 16] yavru dünyaya getirir. Yavrular, ilk başta kör ve çıplaktır ama çok çabuk büyür. 35 gün sonra yürümeye başlarlar, iki ay sonra emzirilmeleri bırakılır ve yarım ya da bir yıl sonra yuvadan uzaklaşıp kendileri üreyebilecek bir olgunluğa ulaşır. Yaşamları, doğada 5-6 yıldır. )
( ZIRBÂN ile ... ile ... ile ... )
( POLECAT[< Fr. POULE CHAT: Tavuk kedisi.]/SKUNK vs. SKUNK vs. ... vs. ... )
( MUSTELA PUTORIUS | MEPHITIS cum MEPHITIS MEPHITIS cum CONEPATUS cum MYDAUS )
- KOKARCA <> OSURGAN BÖCEĞİ
( ... İLE Kendini, çıkardığı pis bir koku ile savunan bir böcek. )
( ... cum BRACHYNUS CREPITANS )
- KOKARCA ile SANSAR
( ... vs. MARTEN )
( ... cum MARTES )
- KOKART ile KOKARCA ile KOKARTLI ile KOKARTSIZ ile KOKAR AĞAÇ
- KOKU ALMA ile KOKLAMAYA AİT
( OLFACTION vs. OLFACTORY )
- KOKULANMAK ile KOKULANDIRMAK ile KOK ile KOKA ile KOKU ile KOKUCU/LUK ile KOKULU ile KOKUSUZ/LUK ile KOK KÖMÜRÜ ile KOKULU KİRAZ ile KOKULU SABUN ile KOKU TEDAVİSİ ile KOKU ALMA DUYUSU ile KOKU ALMA ORGANI ile KOKULU ÇAYIR OTU
- KOLA ile KOLA ile KOLAGİLLER
( Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. | Kâğıt ya da bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. | Kolalama. İLE Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. [Lat. COLA ACUMINATA] | Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir nesneyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılan, yararsız ve zararlı "içecek". İLE Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki ailesi. )
- KOLANYA değil KOLONYA[İt. < COLONIA]
( İçinde limon, lavanta vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir nesne. )
- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR
( EASY vs. EASY CHAIR vs. EASY LISTENING vs. EASY MONEY vs. EASY PACED vs. EASY TO COLLECT vs. EASY TO PASS vs. EASY YET DIFFICULT TO IMITATE )
( روان ile سهل ile کاري ندئرد ile بي زحمت ile آسان ile بدون درد سر ile بي درد سر ile صندلي راحتي ile آهنگ ملايم ile سودبادآورده ile راهوار ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )
( RAVAN ile SONPAL ile KARY NADAERD ile BEY ZAHMAT ile ASAN ile BEDON DARD SAR ile BEY DARD SAR ile SANDELY RAHATY ile AHANG MOLAYM ile SOODBADAVARDEH ile RANPAVAR ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )
- KOLAY ile/ve/||/<> KOLAYCA ile/ve/||/<> KOLAYCACIK ile/ve/||/<> KOLAYLAMAK
( Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı. | Kolaylık. | Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe. İLE Oldukça kolay. | Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden. İLE Çok kolay. | Çok kolay bir biçimde: İLE Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. )
- KOLAYCA ile KOLAYCA PİŞİRİLİR ile KOLAYCA SİNDİRİLEBİLİR ile KOLAYCA BULUNDU ile KOLAYCA ELDE EDİLEBİLİR ile KOLAYCA KIRGIN ile KOLAYCA DAMGALANMIŞ ile KOLAYCA ANLAŞILDI ile KOLAYLIK
( EASILY vs. EASILY COOKED vs. EASILY DIGESTIBLE vs. EASILY FOUND vs. EASILY OBTAINABLE vs. EASILY OFFENDED vs. EASILY STAMPEDED vs. EASILY UNDERSTOOD vs. EASINESS )
( بي دردسر ile راحت ile باساني ile براحتي ile پزا ile زودپذ ile سهل الهظم ile زودياب ile سهل الحسول ile زودرنج ile رموک ile سهل الادراک ile راحتي )
( BEY DARDASAR ile RAHAT ile باساني ile BARAHATY ile پزا ile زودپذ ile SONPAL ELAHAZAM ile ZUDYAB ile سهل الحسول ile ZUDARANJ ile رموک ile سهل الادراک ile RAHATY )
- KOLAYLAMAK ile KOLAYLANMAK ile KOLAYLAŞMAK ile KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRILMAK ile KOLAY/LIK ile KOLAYCA ile KOLAYCI/LIK ile KOLAY KOLAY
- KOLAYLAŞTIRMA ile/ve/değil KAÇMA
( [not] TO FACILITATE vs./and/but TO ESCAPE )
- KOLAYLAŞTIRMA ile PAZARLAMA
( TO FACILITATE vs. MARKETING )
- KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRMA ile TESİSLER
( FACILITATE vs. FACILITATION vs. FACILITIES )
( تمهيد کردن ile تسهيل کردن ile سهل ساختن ile تسهيل ile تسهيلات ile امکانات )
( TAMEHYD KARDAN ile TASEHYLE KARDAN ile SONPAL SAKHTAN ile TASEHYLE ile TASEHYLAT ile EMKANAT )
- KOLEKTİF değil/yerine/= ORTAK(LAŞA)
- KOLERA ile KOLERALI
- KOLERA ile KOLOİD
( CHOLERA vs. CHOLEROID )
( وبا ile وبائي )
( VEBA ile وبائي )
- KOLKOLA" değil KOL KOLA
- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> ÇÖZELTİ KİMYASI
( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Çözeltilerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> EMÜLSİYON KİMYASI
( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Emülsiyonların kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> SÜSPANSİYON KİMYASI
( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Süspansiyonların kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- KOLLOİD KİMYA ile/||/<> YÜZEY KİMYASI
( Kolloid sistemlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Yüzeylerdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- KOLON[Fr. < COLONNE] ile/değil HOPARLÖR[Fr. < HAUT-PARLEUR < HAUT: Yüksek < Lat. ALTUS(> İt. ALTO) + PARLEUR: Konuşan.(Fr. PAROLE: Söz. > PAROLA: Gizli söz/cük. PALAVRA[< PALABRA])]
( Dikme/sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. İLE/DEĞİL Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan aygıt. | Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren aygıt. )
- KOLONİZASYON ile/||/<> MANDA
( Bir ülkenin başka bir ülke üzerinde egemenlik kurarak o ülkenin maddi ve manevi kaynaklarını kendi yararına kullanacak biçime getirmesi. İLE Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya dek Milletler Cemiyet adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik. )
- KOLONYALAMAK ile KOLONYALANMAK ile KOLONYA ile KOLONYAL ile KOLONYALI ile KOLONYASIZ ile KOLONYALİST ile KOLONYALİZM ile KOLONYAL ŞAPKA ile KOLONYALI MENDİL
- KOMA ile/<>/> "BİTKİSEL" "YAŞAM"/DURUM ile/<>/> KİLİT DURUM
( COMA vs./||/<>/> VEGETATIVE STATE )
- KOMA[Fr. < COMA] ile KOMA[Yun.]
( Bazı sayrılıklar, yaralanmalar, zehirlenmeler sırasında görülen anlama, duyma ve devimin tamamen ya da az çok kaybolmasıyla beliren bilinç kaybı durumu, bilinç yitimi. İLE Eşit olmayan iki ses arasında kulakla seçilebilecek en küçük aralık. )
- KOMEDYA ile KOMEDYACI
- KOMİK ile/ve/değil/||/<>/> SAÇMA
- KOMİTA ile KOMİTACI/LIK
- KOMİTA[Lat. < Sırpça] ile KOMİTE[Fr. < COMITÉ]
( Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk. İLE Alt kurul. )
- KOMPAKSİYON/COMPACTION[İng.] değil/yerine/= KİLITLENME | TAKILMA
- KOMPAKT ile SIKIŞTIRMA
( COMPACT vs. COMPACTION )
( فشرده ile فشرده کردن ile فشرده سازي )
( FESHARDEH ile FESHARDEH KARDAN ile FESHARDEH SAZY )
- KOMPLO/TERTİP[Ar.] değil/yerine/= KURMACA
- KOMŞU ile/ve/değil AKRABA
( Çoğu zaman ve durumda komşu akrabadan daha yakındır! )
( Komşu komşunun küll'üne[herşeyine] muhtaçtır. )
( Hayır dile komşuna, hayır gelsin başına. )
( CÂR[çoğ. CÎRÂN] ile/ve EKARİB[< AKREB (< KARÎB: Yakın.) (< KURB: Yakınlık. [KURBİYET: Arapça dilbilgisi yönünden yanlış olmakla birlikte kullanılmaktadır.])] )
( NEIGHBOUR vs./and RELATIVE )
- KÖMÜRCÜ SAKASI ile KASIM SAKASI (KENESEKLİ SAKA)
( Her yerde görülebilen sakalara verilen ad. İLE Kasım ayında Karadeniz'den İstanbul'a göç etmiş olan sakalar. )
( GOLDFINCH vs. ... )
( CARDUELIS CARDUELIS cum ... )
- KOMUT ile KOMUTA
- KONAKLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BARINMA
- KONALGA[Moğolca] ile/||/<> KONAK
( Göçebe ve yolcuların yolculuk ya da göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri. İLE/||/<> Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. )
- KONDANSASYON/CONDENSATION[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA
- KONFİRMASYON/CONFİRMATION[İng.] değil/yerine/= DOĞRULAMA
- KONFLİKT/CONFLICT[İng.] değil/yerine/= ÇATIŞMA
- KONFOBÜLASYON/CONFABULATION[İng.] değil/yerine/= MASALLAMA
- KONFOR ile RAHAT ile RAHATÇA ile YORGAN ile RAHATLATICI
( COMFORT vs. COMFORTABLE vs. COMFORTABLY vs. COMFORTER vs. COMFORTING )
( آسايش دادن ile نعمت ile مايه تسلي ile تسلي دادن ile راحتي ile آسايش ile آسودگي ile مرفه الحال ile آسوده ile راحت ile مرفه ile براحتي ile روتختخوابي ile لحاف ile تسلي بخش )
( ASAYSH DADAN ile NEMAT ile MAYYEH TASLY ile TASLY DADAN ile RAHATY ile ASAYSH ile ASOODEGY ile MARFEH ELHAL ile ASOODEH ile RAHAT ile MARFEH ile BARAHATY ile ROTOKHTKHABY ile LEHAF ile TASLY BAKHSH )
- KONGLOMERA[Fr. < CONGLOMERAT] değil/yerine/= YIĞIŞIM
- KONSENSÜS/CONSENSUS[İng.] değil/yerine/= UZLAŞMA, | OYDAŞMA
- KONTAMINASYON/CONTAMINATION[İng.] değil/yerine/= BULAŞMA
- KONTRA[İt. < CONTRA] ile KONTRAST[Fr. < CONTRASTE]
( Karşıt, karşı, aksi. | Kontrplak. İLE Karşıt, karşıtlık. )
- KONTRA ile KONTRAT ile KONTRATLI ile KONTRATSIZ ile KONTRA MİZANA
- KONTRAKSİYON/CONTRACTION[İng.] değil/yerine/= KASILMA
- KONTRAST MADDE/CONTRAST MEDIA[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜVERİR NESNE
- KONTROL ETMEK ile ALANI KONTROL ET ile KONTROL LİSTESİ ile ÇEK TOPLAMI ile KONTROL ETMEK ile DENETLEYİCİ ile DAMALI ile DAMA ile KONTROL ETMEK ile KONTROL ETMEK
( CHECK vs. CHECK FIELD vs. CHECK LIST vs. CHECK SUM vs. CHECK UP vs. CHECKER vs. CHECKERED vs. CHECKERS vs. CHECKING vs. CHECKUP )
( چک ile خد ile ميدان مقابله اي ile سياهه مقابله ile مجموع مقابله اي ile معاينه کردن ile شطرنجي کردن ile شترنجي ile خانه خانه ile پيچازي ile خشت خشتي ile شطرنجي ile جنگ نادر ile چکرز ile مقابله ile معاينه عمومي )
( CHAK ile KHOD ile MYDAN MOGHABLEH AY ile SYANPANEH MOGHABLEH ile MAJMOO MOGHABLEH AY ile MOAYNAH KARDAN ile SHATRANJY KARDAN ile شترنجي ile KHANEH KHANEH ile پيچازي ile KHSHT KHSHTY ile شطرنجي ile JANG NADAR ile CHEKARZ ile MOGHABLEH ile MOAYNAH AMOMY )
- KONU ile DAVÂ
- KONUKLUKTA ve/||/<> YEMEKTE ve/||/<> TOPLUMDA
( Gözümüze sahip çıkalım. VE/||/<> Elimize sahip çıkalım. VE/||/<> Dilimize sahip çıkalım. )
- [ne yazık ki]
KONU(ŞULAN)LARI:
"SULANDIRMA" ile/ve/||/<>/< "ÇOK BİLMİŞLİK"
- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )
- KONUŞMA ile/||/<> APAR[Fr.]
( ... İLE/||/<> Bir tiyatro oyuncusunun, izleyicilerin duyacağı biçimde sanki öteki oyuncular duymuyormuş gibi konuşması ya da düşüncesini/davranışını izleyiciye açıklaması. )
- KONUŞMA ile HUTBE
- KONUŞMA ile KONUŞMACI/LIK ile KONUŞMA DİLİ ile KONUŞMA ENGELLİ ile KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ ile KONUŞMA KORKUSU ile KONUŞMA MERKEZİ ile KONUŞMA ÇİZGİSİ ile KONUŞMA BOZUKLUĞU ile KONUŞMA YETERSİZLİĞİ
- KONUŞMA ile/ve KOŞMA
- KONUŞMA ile/ve/< MUHÂVERÂT[Ar. < MUHÂVERE]
( ... İLE/VE Karşılıklı konuşma/lar. )
- KONUŞMA ile/ve/> SOHBET
( ... İLE/VE/> Edeb varsa/girince. )
( İNSIBÂĞ[< SIBG]: Ortamda/mecliste bulunan kişinin boyasıyla boyanma. | Temizlenme. )
- KONUŞMA ile TARTIŞMA
( TALKING vs. ARGUE )
- KONUŞMADA:
ŞİŞME ile/ve/||/<> KAYMA ile/ve/||/<> KOPMA
- KONUŞMAK:
"AĞIZLA" ve/değil/||/<>/< AKILLA
- KONUŞUNCA/KONUŞTUKÇA ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< SUSUNCA/SUSTUKÇA/SUSABİLDİKÇE
( Köle/yiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Sultan/ız. )
- KONVALESANS/CONVALESCENCE[İng.] değil/yerine/= TOPARLANMA
- KONVANSİYON[Fr./İng. < CONVENTION] değil/yerine/= ANTLAŞMA
( Antlaşma. | Bir anayasa yapmak ya da bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü geçici meclis. )
- KONVERJANS/CONVERGENCE[İng.] değil/yerine/= TOPLANMA, | YAKINSAMA
- KONYA < KAVANİA
- KONYA ile KONYAK ile KONYALI/LIK
- KOPÇALAMAK ile KOPÇALANMAK ile KOPÇA ile KOPÇALI ile KOPÇASIZ
- KOPMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIRILMA
- KÖPRÜ ile/ve KANTARA
( ... İLE/VE Taştan yapılan kemerli büyük köprü. )
- KÖPRÜLÜ MEHMET PAŞA ile/ve/||/<>/> FAZIL AHMET PAŞA ve MUSTAFA PAŞA
( Baba. İLE/VE/||/<>/> Oğulları. )
- KOPULA ile ÇİFTLEŞMEK
( COPULA vs. COPULATE )
( عضو رابط ile جماع کردن )
( OZV RABET ile JOMA KARDAN )
- KÖPÜRTME ile PARLATMA
- KOPYA[İng. < COPY]/NÜSHA[Ar.] değil/yerine/= EŞLEM
- KOPYA değil/yerine EŞLEM
- KOPYA değil/yerine/= EŞLEME
- KOPYA ile KAYIT
( COPY vs. RECORD )
- KOPYA ile TAKLİT
( Nesnelerde. İLE İnsanda ve hayvanda. )
- KOPYA ile/değil TEKRAR
( ["not"] COPY vs./but REPETITION )
- KOPYALA ile KİTABI KOPYALA ile KOPYALAMA MAKİNESİ ile KOPYALAMA ile KOPYACI
( COPY vs. COPY BOOK vs. COPY MAKER vs. COPYING vs. COPYIST )
( نسخه بر داشتن ile المثني ile کپي کردن ile رونويس کردن ile نسخه برداري ile واگيره برداشتن ile سرمشق ile سواد ile استنساخ کردن ile رونويس ile رونوشت ile سواد برداشتن ile جلد ile واگيره ile نسخه ile کپيه ile مجلد ile دفتر مشق ile مشابهسازي ile کپي برداري ile استنساخ ile رونويسي ile سواد بردار )
( NASKHEH BAR DASHTAN ile المثني ile KAPY KARDAN ile RONOYS KARDAN ile NASKHEH BARDARY ile VAGYRAH BARDASHTAN ile SARMASHGH ile SAVAD ile ESTENSAKH KARDAN ile رونويس ile RONOSHT ile SAVAD BARDASHTAN ile JOLD ile VAGYRAH ile NASKHEH ile KAPYYEH ile MOJOLD ile DAFTAR MOSHGH ile MOSHABACPEHSAZY ile KAPY BARDARY ile ESTENSAKH ile رونويسي ile SAVAD BARDAR )
- KOPYALAMA ile MODELLEME
( COPYING vs. MODELLING )
- KOPYALAMA ile/değil ÖYKÜNME
- KOPYALAMAK ile KOPYA KOPYA ile İKİYÜZLÜLÜK
( DUPLICATE vs. DUPLICATE COPY vs. DUPLICITY )
( نسختين ile المثني ile نثخه المثني ile ريا )
( نسختين ile المثني ile نثخه المثني ile RYA )
- KOPYALAMAK ile KOPYALANMAK ile KOPYALAYABİLMEK ile KOPYA ile KOPYACI/LIK ile KOPYA FİLM ile KOPYA KALEMİ ile KOPYA KAĞIDI ile KOPYA DEFTERİ ile KOPYA MÜREKKEBİ
- KALMA!:
KÖR ve/||/<> SAĞIR ve/||/<> DİLSİZ
( Geçmiş(in)e. VE/||/<> Şimdi'(n/y)e. VE/||/<> Geleceğ(in)e. )
- KÖR NOKTA ile/ve/değil EŞİK
- KÖR-TOPAL ile DERME-ÇATMA
- KÖR ile ÇIKMAZ SOKAK ile KÖRBAĞIRSAK ile KÖR KALPLİ ile KÖR NOKTA ile KÖRÜ KÖRÜNE ile KÖRLÜK
( BLIND vs. BLIND ALLEY vs. BLIND GUT vs. BLIND HEARTED vs. BLIND SPOT vs. BLINDLY vs. BLINDNESS )
( نابينا کردن ile ضرير ile روشندل ile کور کردن ile نابينا ile خيره کردن ile کور ile کوچه بي دررو ile اعور ile کور دل ile کور باطن ile نقطه ضعف ile نقطه کور ile عليالعميا ile تعبداً ile مانند کورها ile کورکورانه ile کوري ile نابينائي )
( NABYNA KARDAN ile ضرير ile ROSHANDEL ile KOR KARDAN ile NABYNA ile KHYRAH KARDAN ile KOR ile KUCHEH BEY DARRO ile اعور ile KOR DEL ile KOR BATAN ile NAGHTEH ZAF ile NAGHTEH KOR ile عليالعميا ile تعبداً ile MANAND KOREHYA ile KORKORANEH ile کوري ile NABYNAYEY )
- KÖRELTMEK ile AÇIKÇA ile AÇIK SÖZLÜLÜK
( BLUNT vs. BLUNTLY vs. BLUNTNESS )
( بي تعارف ile کند کردن ile بي پرده ile بي نوک ile بالصراحه ile صراحت )
( BEY TAAREF ile KAND KARDAN ile BEY PARDEH ile BEY NOK ile بالصراحه ile SARAHAT )
- KORKAK ile KORKAKLIK ile KORKAKÇA
( COWARD vs. COWARDICE vs. COWARDLY )
( بيدل ile شخص جبون ile ترسو ile ضعيفالنفس ile بزدل ile نامرد ile بي جرات ile ادم بي رگ ile بيرگ ile بيدلي ile نامردي ile ترسويي ile بيرگي ile بيغيرتي ile بزدلي ile بي حميت )
( BEYDEL ile SHKHS JABON ile TARSO ile ضعيفالنفس ile BOZDEL ile NAMARD ile BEY JARAT ile ADAM BEY RAG ile BEYRAG ile بيدلي ile نامردي ile TARSOYY ile BEYRAGY ile بيغيرتي ile بزدلي ile BEY HAMYT )
- KORKAKLIK ile/ve/değil/||/<>/< KORUMA
- KORKALAMAK ile KORKAK/LIK ile KORKAKÇA
- KORKU(HAVF) ile HAŞYET(ALLAH'TAN KORKMA) ile İTTİKÂ ile HEYBET
( Korku peşimizi bırakmaz. Tüm çalışıp çabalamamız, ölüm korkusundan. Halbuki, korku gitmeyince Allah dostu olamayız. )
( Korkunun bir bölümü, Allah'ın "Rezzâk-ı Âlem" olduğunu anlayınca gider. )
( İhanet bitsin, kanundan da, hemcinsinden de, Allah'tan da korkmazsın. )
- KORKU ile HAVF ile İTTİKÂ
( ... İLE Sevdiğini gücendirme korkusu. İLE Sakınma, Allah'tan korkma. )
- KORKU ile/ve/değil/yerine KORUMA
( [not] FEAR vs./and/but PROTECTION
PROTECTION instead of FEAR )
- KORKU ile TANRI KORKUSU ile KORKUNÇ ile KORKUSUZ ile KORKUSUZCA ile KORKUSUZLUK
( FEAR vs. FEAR OF GOD vs. FEARFUL vs. FEARLESS vs. FEARLESSLY vs. FEARLESSNESS )
( بيم داشتن ile هراسيدن ile هراس کردن ile باک داشتن ile ترسيدن ile شکوه ile وهم کردن ile جبن ile وحشت کردن ile پروا داشتن ile حساب بردن ile مخافت ile هراس ile رعب و وحشت ile هول ile خوف ile باک ile واهمه ile وحشت ile محابا ile ترس ile رعب ile بيم ile سهم ile خدا ترسي ile خوفناک ile هراسانده ile بيمناک بودن ile ترسان ile متهور ile بي باک ile بي هراس ile بيباک ile ناپروا ile بي واهمه ile بي وحشت ile بي ترس ile نترس ile بي پروا ile بدون بيم ile بي محابا ile بي مهابا ile بي باکانه ile بي باکي )
( BEYM DASHTAN ile هراسيدن ile NPARAS KARDAN ile BAK DASHTAN ile TARSYDAN ile SHKUH ile VAHAM KARDAN ile جبن ile VAHSHT KARDAN ile PARVA DASHTAN ile HASAB BARDAN ile MOKHAFT ile NPARAS ile RAB VE VAHSHT ile TEOOL ile خوف ile BAK ile VANPAMEH ile VAHSHT ile MOHABA ile TARS ile RAB ile BEYM ile SONPAM ile KHODA TARSY ile خوفناک ile NPARASANDEH ile BEYMENAK BODAN ile TARSAN ile متهور ile BEY BAK ile BEY NPARAS ile BEYBAK ile ناپروا ile BEY VANPAMEH ile BEY VAHSHT ile BEY TARS ile NETRES ile BEY PARVA ile BEDON BEYM ile BEY MOHABA ile BEY MEHABA ile BEY BAKANEH ile بي باکي )
- KORKU ile/> ZEKÂ
- KORKULACAK OLAN:
KİŞİNİN KAZANDIĞI PARA değil "PARANIN KAZANDIĞI KİŞİ"
- KORKUTMA ile KORKUTMACA
- KORKUTMA ile/ve/değil/yerine UYARMA
- KORKUTMAK ile KORKUTABİLMEK ile KORKU/LUK ile KORKUT ile KORKUŞ ile KORKULU ile KORKUSUZ/LUK ile KORKULUKLU ile KORKUSUZCA ile KORKULUKSUZ ile KORKU DAMARI
- KÖRLER ÇARŞISINDA ve/||/<> SAĞIRLAR ÇARŞISINDA
( Ayna satma! VE/||/<> Gazel atma! )
- KORNA ile BOYNUZLU
( HORN vs. HORNED )
( شاخ ile شخ ile شاخي ile شاخدار )
( SHAKH ile SHKH ile شاخي ile SHAKHODAR )
- KORNA değil/yerine IŞIK/SELEKTÖR/SİNYAL
( Yayalara korna çalınmaz! [araç sahipleri, rahat/sıcak arabalarının içinde, fren ve gaz ayaklarının altında, her türlü olanağa sahip olarak beklemeyi bilmeli/uygulamalılardır!] )
( İster bisiklet/motosiklet olsun, ister herhangi bir araç olsun, sokak aralarında ve kişilere hiçbir zaman ve koşulda korna çalınmaz!!! [özellikle görme engellilere ve yaşlılara!] )
( Kırmızı ışıkta ya da en ufak bir duraksamada çalınan kornaların gereksizliğini anlamış ve sürekli anımsıyor olmamız gerekir! [Çalınan kornanın da hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, hızlandırmayacağını da!] )
( Kornalar otoyollarda, hızın ve gürültünün yüksek olduğu yerlerde, araçlar arasında kullanılmak üzere bir olanaktır. Ki otoyolda dahi, ışık/sinyal/selektör varken korna çalmak gereksiz/işlevsiz/anlamsızdır! )
- KORNA[İt. < CORNA] ile/= KLAKSON[Fr. < KLAXON]
( )
- KORNA[İt. < CORNA] ile/değil KORNO[İt. < CORNO]
( Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru/araç. İLE Savaşlarda çağrı aracı olarak kullanılan boynuz ya da fil dişi boru. | Bir ağızlık, kendi üzerine dolanmış koni biçiminde uzun bir boru ve ağzı genişçe açılan bir kulaklıktan oluşan üflemeli bakır çalgı. )
- [ne yazık ki]
KORNA:
"SELÂMLAMA/VEDÂLAŞMA" ile/ve/||/<> "TEPKİ GÖSTERME" ile/ve/||/<> "ADÂLET ARAMA/SAĞLAMA"
- KORNEA[Lat.] değil/yerine/= SAYDAM TABAKA
- KOROZYON/CORROSION[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL AŞINMA
- KORT[İng. < COURT]/SAHA[Ar.] değil/yerine/= ALAN
( Tenis oynanılan alan. | Adliye Sarayı. )
- KORUMA/SAKLAMA(MUHAFAZA) ile/değil/yerine HAYAL
- KORUMA ile KALICILIK
( VİKAYE["ka" uzun okunur!]: Koruma, kayırma, esirgeme. | Herhangi bir hastalık için önleyici tedbir alma. İLE ... )
( TO PROTECT/SAVE vs. PERMANENCE )
- KORUMA ile/ve/||/<> SAVUNMA
- KORUNAK ile KORUNCAK/MAHFAZA[Ar.] ile KORUNGA
( Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. | Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. | Koruyan, esirgeyen, saklayan kişi. İLE Ambalajlanan malı dış etkilere karşı korumak için ambalaj çatısına çakılan tahta, kontrplak vb. malzeme. İLE Otsu, genellikle 30-70 cm. boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. )
- KORUNMA ile/ve/<> DEĞİM/LİYÂKAT
- KORUNMA ile/ve SAVUNMA
( PROTECTION vs./and DEFENCE )
- KORUYABİLMEK ile KORUYUCU/LUK ile KORUYUCU AİLE ile KORUYUCU ÜNSÜZ ile KORUYUCU KAPLAMA ile KORUYUCU HEKİMLİK
- KORUYUCU KONSEY ile KORUMA ile KORUNAN ile NÖBETÇİ KULÜBESİ ile VASİ ile KORUMASIZ ile VESAYET ile KORUMA ile SINIRLARIN KORUNMASI ile GARDİYAN ODASI
( GUARDIAN COUNCIL vs. GUARD vs. GUARDED vs. GUARDHOUSE vs. GUARDIAN vs. GUARDIANLESS vs. GUARDIANSHIP vs. GUARDING vs. GUARDING OF THE FRONTIERS vs. GUARDROOM )
( گارد ile پاس دادن ile سپر کردن ile مامورانتامات ile نگاهبان ile مامور گارد ile پاسداري کردن ile نگهباني کردن ile پاسدار ile نگهباني دادن ile نگهبان ile مراقبت کردن ile ضامندار ile محروس ile محروسه ile پاسدارخانه ile متکفل ile سرپرست ile قيم ile شوراي نگهبان ile بي سرپرست ile قيموميت ile سرپرستي ile مراقبت ile نگهباني ile پاسباني ile پاسداري ile مرزباني ile اطاق کشيک )
( GARD ile PAS DADAN ile SEPAR KARDAN ile MAMORANTAMAT ile NEGAHOBAN ile MAMOR GARD ile PASDARY KARDAN ile NAGEIBANY KARDAN ile PASDAR ile NAGEIBANY DADAN ile NAGEIBAN ile MARAGHBAT KARDAN ile ZAMANDAR ile محروس ile MAHROSEH ile PASDARKHANEH ile MOTEKAFEL ile SARPAREST ile قيم ile SHORAY NAGEIBAN ile BEY SARPAREST ile قيموميت ile SARPARESTY ile MARAGHBAT ile NAGEIBANY ile PASBANY ile PASDARY ile MARZBANY ile OTAGH KESHYK )
- KOŞA ile KOŞA
( Çift, eş, ikiz. İLE Hep birlikte. )
- KOŞMA ile KAYABAŞI
( ... İLE Bir Anadolu ezgisi ve bu ezgiyle söylenen koşma. | Türk halk yazınında çoban türküsü. )
(1996'dan beri)