Bugün[13 Ocak 2026]
itibarı ile 11.912 başlık/FaRk ile birlikte,
11.912 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/49)


- HİCRÎ ile/ve İSKENDERÎ ile/ve MİLÂDÎ ile/ve TÜRKÎ ile/ve FARSÎ/YEZDİGER ile/ve RAKAMLA ile/ve EBCED ile/ve LUĞAZ


- HİCV ile İSTİHZÂ


- HİDÂYET = KILAVUZLANMA


- HİDRA ile HİDRAT ile HİDRALAR ile HİDRATLI


- HİDROSEL/HYDROCELE[İng.] değil/yerine/= SULUTORBA


- HIFZISSIHHA[Ar.]/SANİTASYON/SANITATION[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA, SAĞLIKLAMA


- HIGHLY :/yerine OLDUKÇA


- HİKÂYE ile/||/<> KISSA


- HİLAF ile HİLAL ile HİLAT ile HİLALİ ile HİLAFSIZ ile HİLAFSIZCA


- HİLÂFET-İ KÂMİLE ile HİLÂFET-İ NÂKISA


- HİLÂFIN(D)A -ile

( DIŞINDA, TERSİNE )


- HİLÂL değil/yerine/= YENİAY/AYÇA

( Hilâl. | Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem. )


- HİLE HURDA" değil HİLE HUD'A[Ar.]

( ... DEĞİL Hîle, düzen, oyun, aldatma. )


- HİMALAYA[Sans. HİMA-ALAYA] -ile

( Karın biriktiği yer. )


- HİNATERA ile HİNATERO


- HİNAYANA -ile

( Küçük Araç/Yol. Budizmin iki ana kolundan biri. Güneydoğu Asya'da yaygındır. )


- HİNAYANA >< MAHAYANA

( Küçük Araç/Yol. Budizmin iki ana kolundan biri. Güneydoğu Asya'da yaygındır. @@ Büyük Araç/Yol. Budizmin iki ana kolundan biri. Çin, Tibet, Japonya gibi kuzey Asya ülkelerinde yaygındır. )


- HİNDİ:
turkey ile/||/<> PERU ile/||/<> ETİYOPYA KUŞU ile/||/<> BUKALEMUN ile/||/<> FRANSIZ KIZI/ĞALOPÛLÂ ile/||/<> TACCHINO[: Kuş.]

( Türkçe'de
İngilizce'de. İLE/VE/||/<> Portekizce'de. İLE/VE/||/<> Arapça'da. İLE/VE/||/<> Farsça'da. İLE/VE/||/<> Yunanca'da. İLE/VE/||/<> İtalyanca'da. )


- HİNDİBA[Ar.]/ANDİV[Fr.] değil/yerine/= GÜNEĞİK


- GÜNEĞİK/KARAKAVUK/HİNDİBÂ[Ar.] ile KARAHİNDİBA

( Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki. İLE Birleşikgillerden, uzun ve dişli yapraklı, çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki. )

( CICHORIUM ENDIVIA cum TARAXACUM )


- HINZIRLAŞMAK ile HINZIR/LIK ile HINZIRCA


- HIP :/yerine KALÇA


- HİPEREMI/HYPEREMIA[İng.] değil/yerine/= AŞIRI KANLANMA


- HİPERGLİSEMI/HYPERGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ


- HİPERMETROP(İ)[Fr. < Yun. HYPER: Aşırı. | METRON: Ölçü. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> MİYOP[Fr. < Yun. MYEIN: Kırpmak. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> ASTİGMATİZMA ile/ve/||/<> PRESBİTLİK[Fr. < Yun.: PRESBYTES: Yaşlı.]

( Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın gerisinde kaldığından dolayı, yakını net/iyi görememe. İLE/||/<> Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın ön tarafında kaldığından dolayı, uzağı net/iyi görememe. İLE/||/<> Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden duru görememe durumu. | Gözdeki kornea ya da lensin düzensiz eğriliği nedeniyle bulanık görme. İLE/||/<> Gözde uyum gücünün azalması yüzünden, yakındaki nesneleri net görememe durumu. )

( * Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelıp Geçici Hipermetropi.

İLE

* Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelİp Geçici Hipermetropi.

İLE

* Basit,
* Kompoze/Bileşik,
* Mikst

İLE

)

( ... ile/||/<> KASR-ÜL-BASAR ile/||/<> ... ile/||/<> ... )

( FARSIGHTEDNESS/HYPERMETROPIC vs. NEARSIGHTEDNESS/MYOPIC vs. ASTIGMATISM )

( ... avec MYOPIE avec ... )


- HİPERTERMİ/HYPERTHERMIA[İng.] değil/yerine/= KONTROLSÜZ SICAKLIK ARTIŞI


- HİPERTONİ/HYPERTONIA[İng.] değil/yerine/= AŞIRI GERİM | AŞIRI GEÇİŞİM


- HİPERVENTILASYON/HYPERVENTILATION[İng.] değil/yerine/= HIZLI-DERİN SOLUMA


- HİPERVOLEMI/HYPERVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= OYLUM FAZLALIĞI


- HİPNOTİK ile HİPNOTİK UYKU ile HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZE ETMEK ile HİPNOTİZE EDİCİ

( HYPNOTIC vs. HYPNOTIC SLEEP vs. HYPNOTISM vs. HYPNOTIZE vs. HYPNOTIZING )

( خواب آور ile توليدکننده خواب ile خواب مغناطيسي ile هيپنوتيزم ile هيپنوتيزم کردن ile منوم )

( KHAB AVAR ile TOLYDOKONANDEH KHAB ile KHAB MOGHENATYSY ile YEHYPNOTYZAM ile YEHYPNOTYZAM KARDAN ile منوم )


- HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZMACI ile HİPNOTİZMALI


- HİPNOZ:
BİREYSEL ile/ve/||/<> ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<> KENDİ KENDİNE(AUTO) ile/ve/||/<> BAŞKASI ARACILIĞIYLA ile/ve/||/<> YOL ile/ve/||/<> TOPLUMSAL ile/ve/||/<> SİYASAL REKLÂM AMACIYLA


- HİPOGLİSEMI/HYPOGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HİPOKRAT ile/ve/||/<>/> GALEN ile/ve/||/<>/> İBN-İ SİNÂ


- HİPOPLAZİ/HYPOPLASIA[İng.] değil/yerine/= AZ GELİŞİM


- HİPOSTENİ/HYPOSTENIA[İng.] değil/yerine/= GÜÇ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HİPOTERMİ/HYPOTHERMIA[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK SICAKLIK


- HİPOVOLEMI/HYPOVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN HACMİ DÜŞÜKLÜĞÜ


- HIRA ile HIRA

( Zayıf, cılız. İLE Çok yiyen, obur. )


- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA

( CHRISTIAN vs. CHRISTIANITY vs. CHRISTIANIZE vs. CHRISTIANS vs. CHRISTMASES vs. CHRIST vs. CHRISTEN vs. CHRISTENDOM vs. CHRISTIAN CALENDAR vs. CHRISTLY )

( ياعلي ile مسيح ile اسلوب گذاردن ile عالم مسيحيت ile جامعه مسيحيت ile مسيحي ile عيسوي ile نصراني ile تاريخ مسيحي ile عيسويت ile نصرانيت ile مسيحيت ile عيسوي کردن ile مسيحي کردن ile نصارا ile شايسته مسيح ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )

( ياعلي ile MOSYHE ile ESLOB GOZARDAN ile ALAM MOSYHEYT ile JAMEH MOSYHEYT ile MOSYHEY ile عيسوي ile نصراني ile TARYKH MOSYHEY ile عيسويت ile نصرانيت ile MOSYHEYT ile EYSOY KARDAN ile MOSYHEY KARDAN ile NASARA ile SHAYSETEH MOSYHE ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )


- HIRKA -ile


- HIRKA ile ABA

( Dervişlerin giydiği. İLE Gövdeyi korumak üzere giyilen. )


- HIRKA ile/ve DALK

( ... İLE/VE Dervişlerin giydiği hırka. )


- HIRKA ile HIRKALI ile HIRKASIZ


- HIRLAMA ile HAVLAMA/ÜRÜME

( HERÎR ile NİBÂH )


- HIRLAMA ile ULUMA

( HERR, HERÎR )


- HIRPINMA değil ÇIRPINMA


- HIRS değil/yerine/>< YASA


- HIRSIZLAMAK ile HIRSIZ/LIK ile HIRSIZCA ile HIRSIZ ADIM ile HIRSIZ MALI ile HIRSIZ FENERİ ile HIRSIZ YATAĞI ile HIRSIZ KELEPÇE ile HIRSIZ ANAHTARI ile HIRSIZ ÇEKMECESİ


- HIRSIZLIK ile YAĞMA


- HIRVAT ile HIRVATÇA


- HİSA ve/||/<> VİRA

( Herhangi bir nesneyi, yukarı çekmek/kaldırmak. VE/||/<> Irgat, vinç gibi nesneleri, sarma/çekme işinde kullanılır. )


- HİSAR ile PALANKA[Macarca]

( ... İLE Ağaç ve toprakla yapılmış, hendekle çevrilmiş, küçük hisar. )


- HISIM-AKRABA


- HISIM/LIK ile HISIM AKRABA


- HISSA[Ar.] ile NASÎB[Ar.]


- HİSTO-İNKOMPATİBİLİTE ile HİSTOKİMYA ile HİSTOKOMPATİBİLİTE ile HİSTOLOJİ ile HİSTOLOJİK ile HİSTOPATOLOJİ ile HİSTOPATOLOJİK

( Doku uyuşmazlığı. İLE Doku kimyası. İLE Doku uygunluğu. İLE Dokubilim. İLE Dokubilim [ile ilgili], dokusal. İLE Sayrılıklı doku bilimi. İLE Sayrılıklı doku bilimi [ile ilgili]. )


- HİZÂ ile/ve İSTİKÂMET

( Yanyana sıralanma. İLE/VE Arka-arkaya sıralanma. )


- HİZALAMAK ile HİZA ile HİZAN


- HİZALAMAK ile HİZALANMIŞ ile HİZALAYICI ile HİZALAMA

( ALIGN vs. ALIGNED vs. ALIGNER vs. ALIGNMENT )

( هم تراز کردن ile هم رديف ile هم تراز کننده ile هم ترازي ile صف بندي )

( NPAM TARAZ KARDAN ile NPAM RADYFE ile NPAM TARAZ KONANDEH ile NPAM TARAZY ile SAF BANDY )


- HIZLANDIRMA ile "EKONOMİK"


- HIZLANMA ile ARTMA


- HIZLANMAK ile HIZLANDIRMAK ile HIZLANABİLMEK ile HIZLANDIRILMAK ile HIZLA


- HIZLANMAK ile HIZLANMA ile HIZLANDIRICI ile HIZLANDIRICI

( ACCELERATE vs. ACCELERATION vs. ACCELERATIVE vs. ACCELERATOR )

( شتاب بخشيدن ile سرعت دادن ile شتاب کردن ile سرعت گرفتن ile تسريع کردن ile تسريع شدن ile تند شدن ile تسريع ile شتاب ile افزيش سرعت ile شتابي ile شتاباننده ile گاز ile تند کن )

( SHTAB BAKHSHYDAN ile SARAT DADAN ile SHTAB KARDAN ile SARAT GARAFTAN ile TASARYE KARDAN ile TASARYE SHODAN ile TAND SHODAN ile TASARYE ile SHTAB ile AFZYSH SARAT ile شتابي ile SHTABANANDEH ile GAZ ile TAND KON )


- HIZLI ALIŞMA ile/ve YAVAŞ ALIŞMA


- HIZLI MODA ile/değil/yerine/>< YAVAŞ MODA

( )

( Gerçek Bedel[The True Cost] ve Irmak Mavisi[River Blue] belgesellerini de izleyelim, bilgilenelim, bilinçlenelim, çevremize duyuralım! )


- HIZLI OKUMA ile/değil ANLAYARAK HIZLI OKUMA


- HIZLI ile KISA

( FAST vs. SHORT )


- HIZLI/LIK ile HIZLICA ile HIZLI AKIN ile HIZLI HÜCUM ile HIZLI HIZLI


- HİZMET:
40'INA KADAR ile/ve/<>/> 40'INDAN SONRA

( Ben, neye/kime? İLE/VE/<>/> Ne/kim, bana? )


- HİZMETLİ ile MÜTEFERRİKA

( ... İLE Küçük giderler için ayrılan para. | Güvenlik örgütünde, kuşkulu kişilerin ilgili yerlere gönderilmek üzere geçici olarak barındırıldıkları bölüm. | Sultan, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde bulunan. )


- HOAX[İng.] değil/yerine/= ALDATMACA


- HOCA ile EFENDİ


- HOCA ile/ve/||/<> KOCA


- HOCA ile/ve/değil KONUŞMACI


- HOCA[Fars. HVÂCE] değil/yerine/= ÖĞRETMEN


- HOKKA ile/ve/||/<> DİVİT

( İçine mürekkep konulan metal, cam ya da topraktan küçük kap. | İçine tükürülen kap. İLE/VE/||/<> Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik ucları olan bir kalem türü. )


- HOL[İng. HALL]/KORİDOR[Fr. CORRIDOR]/SOFA[Ar.] değil/yerine/= GEÇENEK, ARALIK

( Evlerde, oda kapılarının açıldığı genişçe yer. )

( BAKLA SOFA
FASULYE ODA )


- HOLLANDACA ile HOLLANDALI ile HOLLANDA KAVAĞI


- DENGELENİM, İÇ ORTAM KARARLILIĞI/HOMEOSTAZ/HOMEOSTASIS[İng.] ile ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA

( İç dengeyi koruma süreci. İLE Kimyasal tepkimelerin toplamı. )


- HOMOGREFT/HOMOGRAFT[İng.] değil/yerine/= TÜRDEŞ YAMA


- HOMOMORFİZMA İLE İZOMORFİZMA İLE OTOMORFİZMA ile/||/<> YAPI KORUYAN DÖNÜŞÜMLER

( Cebirsel yapılar arası eşlemeler. )

( Formül: f(ab) = f(a)f(b) )


- HOMURDANMA ile HOMURDANAN ile HOMURDANMA

( GRUMBLE vs. GRUMBLER vs. GRUMBLING )

( غنده زدن ile غر زدن ile غرغر کردن ile غرولند کردن ile قر زدن ile ژکيدن ile غر ile غرغرو ile غرغر ile غرولند ile لندلند ile غنده )

( GHANDEH ZADAN ile GHAR ZADAN ile GHORGHAR KARDAN ile GHARVALAND KARDAN ile GHAR ZADAN ile ZHEKYDAN ile GHAR ile GHORGHRO ile GHORGHAR ile GHARVALAND ile لندلند ile غنده )


- HONA ile/ve BURÇİN/MARAL

( Eril geyik. İLE/VE Dişil geyik. )


- HONA ile HONAZ


- HOOKE YASASI ve/||/<>/> "NE KADAR KUVVET, O KADAR UZAMA"

( Bir maddenin bozunumunun, bozunuma neden olan kuvvetle yaklaşık doğru orantılı olduğunu açıklayan yasa. [Bu yasaya uyan maddelere, "doğrusal elastik maddeler" denir.] [Robert Hooke'un ardından adlandırılmıştır.] VE/||/<>/> ... )

( ... et/||/<> "UT TENSIO SIC VIS" )


- HOP ile HOPA ile HOP HOP


- HOPPALA ile HOPPALA BEBEK


- HOPPA/LIK ile HOPPACA


- HOR GÖRME ve/<> KISKANMA

( Fakirsen. VE/<> Zenginsen. )


- HORA[Yun.] ile/ve/||/<> HORAN[Yun.]

( Çok sayıda kişi tarafından el ele tutularak oynanan bir halk oyunu. İLE/VE/||/<> Horon. Doğu Karadeniz bölgesinde, kemençe ile oynanan halk oyunu. )


- HORLAMA ile HORLAMA


- HORLAMA <> ÜMİT

( Komadaki ya da ölüm döşeğindeki bir yakınınızla, bilinci açık olarak göz göze gelmenin, son bir kez konuşmanın -hele de onu affettiğinizi söylemenin/affedildiğinizi duymanın- ümidindeyseniz bakın nasıl da ninni gibi gelir o "horlamalar". )


- HOROZ ile HOROZ DÖVÜŞÇÜSÜ ile HOROZ DÖVÜŞÜ ile HOROZ ile HOROZİBİĞİ ile YARAK VURUŞU ile UKALA

( COCK vs. COCK FIGHTER vs. COCK FIGHTING vs. COCKEREL vs. COCKSCOMB vs. COCKSHOT vs. COCKSHY )

( يک وري کردن ile کج نهادن ile خروس ile مرغ باز ile خروس جنگي ile خروسک ile تاج خروس ile زلف عروسان ile نشانه روي )

( YK VARY KARDAN ile KAJ NEHADAN ile KHROS ile MORGH BAZ ile KHROS JANGY ile KHROSK ile TAJ KHROS ile ZELF AROOSAN ile NESHANEH ROY )


- HOROZ ile/ve KAZ ile/ve KARGA ile/ve TAVUSKUŞU

( Şehveti simgeler. İLE/VE Hırsı simgeler. İLE/VE Tûle emeli simgeler. İLE/VE Kibri/makamı simgeler. )

( Dışarıdaki değil içteki kuşları kontrol etmek gerek. )

( Eşek de sadece açlık ve şehveti için anırır. )


- HOROZBİNA ve/<> HOROZBİNAGİLLER

( Sırt yüzgeci uzun ve geniş, küçük bir balık. VE/<> Kayalık deniz kıyılarında yaşayan, kemikli balıklar ailesi. )

( BLEMNIUS )


- HORTLAMAK ile HORTLATMAK ile HOR ile HORA


- HOŞ "KAFA" ile/ve/||/<>/> BOŞ "KAFA"


- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil/yerine BAĞDAŞMA


- HOŞGÖRÜ ile/ve/değil KORUMA


- HOŞLANIP HOŞLANMAMA ile/ve/değil/||/<>/< GÜDÜLENİP GÜDÜLENMEME


- HOŞNUT/LUK ile HOŞNUTSUZ/LUK ile HOŞNUTSUZCA


- HOŞNUTSUZLUK ile BAĞLANTISINI KESMEK ile AYRILMA

( DISAFFECTION vs. DISAFFILIATE vs. DISAFFILIATION )

( عدم علاقه ile ناوابسته کردن ile عدم همکاري ile قطع ناوابستگي ile عدم ارتباط )

( ADAM ALAGHEH ile NAVABASTEH KARDAN ile ADAM NPAMKARY ile GHATE NAVABASTGY ile ADAM ERTABAT )


- HOST-GUEST İLE LOCK-KEY İLE İNDÜKLENMİŞ UYUM ile/||/<> MOLEKÜLER TANIMA

( Moleküller arası spesifik etkileşim modelleri. )

( Formül: Ka = [HG]/[H][G] )


- HOTEL THALİA :

( Yeniköy'de açılan ilk otel 1913'te Hotel Thalia adıyla açıldı. Yorgo Karusos tarafından işletilen otel bir süre hizmet verdikten sonra kapandı. )


- HOVARDALAŞMAK ile HOVARDA/LIK ile HOVARDACA


- HOYRAT/LIK ile HOYRATÇA


- HRİSTİYANLIK:
(HZ.) İSA değil (AZİZ) PAVLUS/PAUL ve PETRUS[ST. PIERRE][:
Kaya.]


- HÜBEL ile/ve/||/<> LÂT ile/ve/||/<> MENAT ile/ve/||/<> UZZA


- GÖZELERİ SIKICA BİTİŞİK BİR KÜTLE = HACM-I MÜTELÂSIKA = MASSE COHÉRENTE


- HUD'A[Ar.] ile HUDÂ/HÜDÂ[Fars.]

( Aldatma, oyun, hile, dalavere, düzen, dek. İLE Tanrı/Allah. | Doğru yol gösterme. | Kur'ân-ı Kerîm [bkz. HİDÂYET] )


- HUDUS ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> NİSAP ile/ve/||/<> GÜN ile/ve/||/<> RES ile/ve/||/<> KÂBE ile/ve/||/<> NEŞV-Ü-NEMÂ ile/ve/||/<> KAST VE NİYET ile/ve/||/<> HÜKÜMLER ile/ve/||/<> BEKÂ ile/ve/||/<> MEŞRÛ TASARRUF


- HÜKM[Ar.] ile KADÂ[Ar.]


- TÜZE/HUKUK:
BAŞLANGIÇTA ile/ve/değil/||/<>/> GÜNÜMÜZDE


- EZCÜMLE/HULÂSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZET/LE [bkz. ZÜBDE] | KISACA )


- HÜLYALAŞMAK ile HÜLYALAŞTIRMAK ile HÜLYA ile HÜLYALI


- HÜMÂ -ile

( Kutluluk simgesi kuş. )


- HÜMA ile HÜMANİST ile HÜMANİZM


- -HÜMÂ[Ar.] ile HÜMA/Y[Ar.]

( Arapça dilbilgisinde iki kişiyi gösterir. Sürü konulan yerler. İLE Devlet kuşu. | Saâdet, kutluluk. )


- HUMBARA ile HUMBARACI/LIK ile HUMBARA OCAĞI


- HUMBARA/HUMBERE[Fars.] ile HUMBARA/KUMBARA[Fars. < HUMBERE]

( Havan topu. İLE Para biriktirmek için kullanılan, bozuk ya da kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak ya da plastikten yapılmış küçük kap. | Humbara. )


- HUMMA ile HUMMALI


- HUMMA ile MALTAHUMMASI/KALAAZAR

( ... İLE Akdeniz ülkelerinde görülen, en çok keçi sütü ile bulaşan, ateşli bir hastalık. )


- HUMMA ile SARIHUMMA

( ... İLE Çoğunlukla sıcak ülkelerde görülen, bir cins sivrisinek aracılığı ile bulaşan, tene, sarı bir renk veren, ateşli bir sayrılık. )


- HUMUS ile/ve FAVA

( Nohuttan yapılan. İLE/VE Bakladan yapılan. )


- HUNHAR(/CA)[Fars. < HUNHVÂR] değil/yerine/= KAN DÖKÜCÜ, KANA SUSAMIŞ(/ÇA/SINA)


- HUNHAR/LIK ile HUNHARCA


- HUNİ BİÇİMİNDE/HUNİMSİ KOROLLA = TÜVEYC-İ KAM'Î = COROLLE INFUNDIBULÉE, COROLLE INFUNDIBULIFORME


- HUNTING :/yerine AVLANMA


- HURDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİNCİ EL


- HURMA ile HİNTHURMASI

( ... İLE Palmiyegillerden, taze filizleri Hindistan'da sebze gibi yenilen, meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. )

( ... cum BORRASSUS )


- HURMA ile TEMR-İ HİNDÎ

( ... İLE Hind hurması, demirhindi. )


- HURRA[İng.] değil/yerine/= YAŞA!


- HURÛF-İ MUKATAA -ile

( MÜSTAKİL HARFLER | KUR'ÂN'IN 29. SÛRESİNDEKİ ELİF, LÂM, MÎM, ELİF LÂM ELİF RÂ, KAF, SÂD, NÛN... GİBİ HARFLER) )


- HUSBAND :/yerine KOCA


- HÜSEYİN ile HÜSEYİN AĞA ile HÜSEYİN ALİ ile HÜSEYİN GHOLİ

( HOSSEIN vs. HOSSEIN AGHA vs. HOSSEIN ALI vs. HOSSEIN GHOLI )

( حسين ile حسينآقا ile حسينعلي ile حسينقلي )

( HESYNE ile حسينآقا ile HESYNALY ile حسينقلي )


- HÜSN-Ü MUTLAK/HAYR-I MAHZ/BAHR-I AMÂ


- HUŞUYLA ile/ve/||/<> AŞKININ SARHOŞUYLA

( )


- HÜVEYZA[Ar.] ve HÜVEYDÂ[Ar.]

( İç sürgünü, ishal. Kolera ishali. İLE Açık, apaçık, belirli, âşikâr. )


- HUYSUZLANMAK ile HUYSUZLAŞMAK ile HUYSUZ/LUK ile HUYSUZCA


- HÜZÜN = MELANCHOLY[İng.] = MÉLANCOLIE[Fr.] = MELANCHOLIE[Alm.] = MELANCHOLIA[Lat.]


- HUZUR/BARIŞ/BİRLİK/DİRLİK SAĞLA(T)MAK:
SÖZLERLE ile/ve/<>/> YAPILANLARLA ile/ve/<>/> VAROLUŞLA

( Ne söylemeyeceğini bilerek. İLE/VE/<>/> Ne yapmayacağını bilerek. İLE/VE/<>/> (hiçbir şey söylemesen ve yapmasan bile) Varoluşun, yeterlidir![ve de bunu sürekli anımsayarak!] )


- HUZUR ile HUZURLU/LUK ile HUZURSUZ/LUK ile HUZURSUZCA ile HUZUR HAKKI


- HYGİ- ile/||/<> -İA ile/||/<> -İASİS/-ASİS/SİS- ile/||/<> -İATRICS/-İATR/-İATRY ile/||/<> -İTİS ile/||/<> NOS-/NOSO-/NOSUS- ile/||/<> PATH-/-PATH/-PATHİA/-PATHİC/PATHO-/-PATHY ile/||/<> THERAP- ile/||/<> PHLOGO- ile/||/<> CAUST-

( Bir durumu, patolojik durumu anlatan son ek. İLE/||/<> Etki ve gelişim süreci, hastalık, patolojik durum. İLE/||/<> Sayrılığın sağaltımıyla ilgili, iyileşme. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün yangısal durumu. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün sayrılık durumu. İLE/||/<> Sağlık. İLE/||/<> Bir sayrılık ilgili, sayrılığa ait, sayrı. İLE/||/<> Sağaltım ile ilgili. İLE/||/<> Yangı ile ilgili. İLE/||/<> Yanma. )


- HEYULA[Ar.]["HEYHULA" değil!]/HYLE[Yun.] ile NESNE, ŞEY | BİÇİMİ OLMAYAN NESNE, ŞEY


- HYPN-/HYPNO- ile/||/<> NARCO-/NARE- ile/||/<> SOMN-/SOMNİ-/SOMO-/-SOMNİA

( Uyku. İLE/||/<> Uyku durumu; uyuşukluk, cansızlık, sersemlik. İLE/||/<> Uyku. )


- HZ. İBRAHİM ile/ve HZ. İSHAK ile/ve HZ. YAKUP ile/ve HZ. MUSA ile/ve İSRAİLOĞULLARI

( Ahid. İLE/VE And. İLE/VE Yasa/Akıl. İLE/VE Yollar. İLE/VE İşler. )


- HZ. İSA

( JESUS )


- HZ. İSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOKRATES

( Sevgi > Saygı > Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hakikat > Saygı > Sevgi. )

( Kişi üzerinden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram[olgu/bilgi/felsefe/bilim] üzerinden. )


- HZ. MUSA

( PROPHET MOSES )


- HZ. MÛSA ile MÛSA b. MEYMÛN


- İBÂ'[Ar.] ile İBÂ[Ar.]

( Çekinme, razı olmama. | İğrenme, tiksinme. İLE Tiksinme, tiksindirilme. )


- İBÂ'[Ar.] ile KERÂHET[Ar.]


- İBÂ'[Ar.] ile MUZÂDDE[Ar.]


- İBÂDET/BULUŞMA/TOPLANMA YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )

( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )

( SANAL CAMİLER )

( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )

( Hünkâr[Sultan] Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )

( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )

( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )


- İBÂDET ile/ve RIZÂ


- İBÂDET ile/ve TAPINMA


- İBÂHÂ ve/||/<>/>/< BERÂET-I ZİMMET

( İkisi de asıl ve öncelikli olandır. Belirleyici ve bağlayıcı olandır. )


- İBÂRET değil/yerine/= OLUŞMAKTA


- İBDÂ[Ar.] ile İBDÂ[Ar.] ile İBDÂ[Ar.]

( Örneksiz olarak bir şey meydana getirme, yaratma. | [edebiyatta] Yeni ve güzel bir eser meydana getirme. İLE Yoktan ortaya koyma, icad. İLE Bir kimsenin, kârı tamamen kendine ait olmak üzere, bir başkasına sermaye vermesi. | Sorulan şeye iyi yanıt verme, güzel söz söyleme. | Kandırma. )


- İBDA ile İBDAİ


- İBDÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> İBKA'[Ar.]


- İBDÂ[Ar.] ile İCÂD/İCÂT[Ar.]

( Yoktan, ortaya koyma. İLE Var etme. | Yeniden bir şey çıkarma. | Yeni bir düşünceyi, yeni bir konuyu, zihinde bulma. )


- İBKA'["ka" uzun okunur] ile İBKÂ[Ar.]

( Sürekli kılma, devamlı, daim, bâki. | Yerinde, önceki durumunda bırakma. | Sınıf geçememe. İLE Ağlatma. )


- İBKA'[Ar.] ile/ve/||/<>/> LAĞV[Ar.]


- İBLÂ'[Ar.] ile İBLÂĞ[Ar.] ile İBRÂ[Ar.]

( Bellettirme, yutturma. İLE Vardırma/vardırılma. | Eriştirme/eriştirilme. | Ulaştırma. | Gönderme. İLE Temize çıkarılma, aklanma, berî kılma, berâet etme. | Hastayı iyileştirme. )


- İBN BATUTA ile/ve/||/<>/> EVLİYA ÇELEBİ


- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA


- İBRÂ ile BERAAT


- İBRA ile İBDÂ'/İBZA

( Alacaklının, hakkından kısmen ya da tamamen vazgeçmesi. | Borçtan kurtarma, aklama. İLE Kârı tamamen kendine ait olmak üzere bir kimseye sermaye vermek. [VİDAA: Verilen sermaye. | MÜBDÎ: Sermaye veren. | MÜSTEBZÎ: Sermaye alan.] | Sorulan soruya güzel yanıt verme. | Kandırma. )


- İBRÂ[Ar.] ile İBRÂR[Ar.]

( Temize çıkarılma, aklanma, berî kılma, berâet etme. | Hastayı iyileştirme. İLE Yeminin doğruluğunun onaylanması. )


- İBRA ile İBRAZ


- İBTİDA ile/ve İNTİHA

( Başlangıç. İLE/VE Son. )

( Bilinemeyen ve bölünemeyenlerdir. )


- İBTİKA'["ka" uzun okunur] ile İBTİKÂ'[Ar. < BÜKÂ] ile İBTİKÂR[Ar.]

( Rengin doğal olarak değişmesi. İLE Ağlama. İLE Sabah erken kalkma. )


- İBTİLÂ' -ile

( HAZARÂT-I ENBİYA VE EVLİYANIN YAŞAMI | DÜŞKÜNLÜK, TİRYAKİLİK, BAĞIMLILIK, TUTKU )


- İBTİLÂ'[Ar.] ile İBTİLÂ'[Ar. < BEL]

( Bir şeye düşkün olma, düşkünlük, tiryakilik, mübtelâlık. İLE Zorlukla yutma. | Gelini gerdeğe sokma. )


- İBTİLÂ'[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]


- İBTİTÂ'[Ar.] ile İBTİTÂR[Ar.]

( Kesilme. İLE Uyma, tâbi olma. )


- İBTİYÂ'[Ar.] ile İBTİYÂR[Ar.]

( Satın alma, mübâyaa etme. İLE Kavga etme. | Güçsüz, olma. | Seçip kabul etme. )


- İBTİZÂ'[Ar.] ile İBTİZÂL[Ar. < BEZL] ile İBTİZÂR[Ar.]

( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )


- İBZA ile İBZÂ'


- İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.]

( Birini son derece keder ve sıkıntıya düşürme. İLE Kötü söz söyleme. İLE İBDÂ' )


- İBZA ile İBZÂL


- İÇ VE DIŞ (BİLİNCİ):
HAYVANDA ile İNSAN'DA

( Yoktur. [Birdir!] İLE Vardır. )


- İÇ İÇE ile/ve/||/<> BURUN BURUNA


- İÇ KONUŞMA ile/ve DIŞ KONUŞMA ile/ve ÜÇÜNCÜ KONUŞMA


- İCAB ile/ve İMTİNÂ ile/ve İMKÂN


- İCAT ile/ve/değil/<>/> YAYGINLAŞTIRMA

( Abecenin icadı, FİNİKE'liler değil/< UGARİT'ler üzerindendir. Finike'liler, yaygınlaştırmıştır. )


- İCÂZET-İ LÂHİKA değil/yerine/= SONRADAN OLURLAMA


- İCBÂR/CEBRETME[Ar.] değil/yerine/= ZORLA(N)MA


- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]


- İÇ(İN)E ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/></ya da YANSITMA


- İÇE YANSITMA ile/ve/||/<> YANSITMALI ÖZDEŞİM


- ICECUBE İLE XENON İLE DUNE İLE CTA ile/||/<> YENİ NESİL DEDEKTÖRLER

( Gelecek parçacık/astrofizik deneyleri. )

( Formül: km³ ölçeğinde dedektör )


- İÇERİ ile İÇTEN DIŞA ile İÇERİDEN BİLGİ

( INSIDE vs. INSIDE OUT vs. INSIDER )

( به درون ile درداخل ile اندرون ile تو ile باطن ile داخل ile قسمت داخلي ile نزديک بمرکز ile جوف ile توي ile درون ile به داخل ile پشت ورو ile پشت رو ile محرم راز )

( BAH DRON ile DARDAKHAL ile ANDRON ile TO ile BATAN ile DAKHAL ile GHASMAT DAKHALY ile NAZADYK BEMORKZ ile JOOF ile TOY ile DRON ile BAH DAKHAL ile POSHT VERO ile POSHT RO ile MAHRAM RAZ )


- İÇERİK ile/ve İDDİA

( CONTENT vs./and ASSERTION )


- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )

( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<> Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )

( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<> Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )

( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<> Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )

( TO CONTENT vs./and/<> TO CONTAIN )

( İHTİVÂ ile/ve/<> ŞÜMÛL )


- İÇGÖRÜ KAZANDIRMA ile/ve/||/<> FARKINDALIK


- İÇİNDE ile/ve/değil/||/<>/>/< İÇİNDEKİ İÇİNDE(FİH-İ MA FİH)


- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA


- İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A ve/||/<> NESNEYE

( TEMPORAL and/||/<> SPATIAL )


- DOĞA:
İÇKİN ile/ve/||/<> AŞKIN


- İCMA ile İCMAL


- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]


- İCMÂ ile/ve/II TEVÂTÜR

( Fıkıh'ta. İLE/VE/II Hadis'te. )


- ICP-MS İLE ICP-OES İLE XRF İLE NAA ile/||/<> ELEMENT ANALİZİ

( Element tayini spektroskopi yöntemleri. )

( Formül: m/z izotop oranı )


- İCRA ile İCRACI/LIK ile İCRA VEKİLİ ile İCRA KUVVETİ


- İCRÂ ve/> İHYÂ


- İCRÂ ile/ve/||/<> İNFAZ


- İCRA ile/ve TERENNÜM[Ar.]

( Seslendirilmek üzere belirlenmiş şarkıyı/şarkıları söylemek, icra etmek. İLE/VE Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme. )


- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve YAŞAMA YANSITMA

( INTERNALIZATION vs./and PROJECTION TO THE LIFE )


- İCTİBÂ ile/ve/<> HİDÂYET

( Seçme. | Toplama. İLE/VE/<> Doğru yol. | Hakk yoluna erişme. )


- İCTİBÂ ile/ve/||/<>/> İSTİFÂ ile/ve/||/<>/> İHTAR ile/ve/||/<>/> İSTİNÂD

( Seçme. | Toplama. İLE/VE/||/<>/> Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. İLE/VE/||/<>/> Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )


- İÇTİMA ile İÇTİMAİ/LİK


- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM


- İCTİNÂB[Ar.] ile İMTİNÂ[Ar. < MEN]

( Sakınma, çekinme, uzaklaşma. İLE Çekinme, geri durma. | Olanaksızlık, olamayış. )


- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA


- İCTİRÂ'[Ar. < CÜR'ET] ile İCTİRÂ'[Ar. < CÜR'A] ile İCTİRÂH[Ar.]

( Yeltenme, cesâret etme, cür'et etme. İLE Suyu birden içme.[soluk almadan] İLE El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )


- İCTİVÂ'[Ar.] ile İCTİVÂR[Ar.]

( İğrenme, tiksinme. İLE Civar, komşu olma, muhit yapma. )


- İDDİA ile/ve/değil/||/<>/< AVUNTU


- İDDİA ile/ve BENCİLLİK

( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )

( Tüm çatışmaların kökeninde "ben" ve "benim" fikirleri yatar. )

( Sadece kendi ötenize, egonuzdan öteye uzanmalısınız, o zaman onu bulacaksınız. )

( Bencillik, ıstırabın nedenidir. )

( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz, çünkü bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )

( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )

( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )

( ASSERTION vs./and EGO
To be selfish means to covet, acquire, accumulate on behalf of the part against the whole.
The ideas of 'me' and 'mine' are at the root of all conflict.
You have only to reach out beyond yourself, and you will find it.
Selfishness is the cause of suffering.
A man who knows that he is neither body nor mind cannot be selfish, for he has nothing to be selfish for.
Stupidity and selfishness are the only evil.
When the center of selfishness is no longer, all desires for pleasure and fear of pain cease. )


- İDDİA ile/ve/<> CİDDİYET

( ASSERTION vs./and/<> SERIOUSNESS )


- İDDİA ile/ve/değil ÇIKIŞ NOKTASI


- İDDİA ile/değil/yerine DAVET


- İDDİA ile DAYANAK

( İddiaya itiraz edilmez! Ancak "delil"lerine edilebilir. )

( UMDE: Dayanılacak, güvenilecek şey/kişi/yer, destek. | İlke. | Herkesin güvendiği kişi. )

( CLAIM vs. BASE )


- İDDİA ile/değil/yerine DAYANAKÇA


- İDDİA ile/ve/||/<>/> GEREKÇE

( ASSERTION vs./and/||/<>/> JUSTIFICATION )


- İDDİA ile/ve/değil/yerine GÖRÜŞ

( [not] CLAIM vs./and/but OPINION
OPINION instead of CLAIM )


- İDDİA ile/değil/yerine HAKİKAT


- İDDİA ile HEVES

( Yüksek zihinlerin iddiası, düşük zihinlerin hevesi olur. )


- İDDİA ile/değil/yerine İBÂDET


- İDDİA ile İDDİA ETMEK

( ALLEGATION vs. ALLEGE )

( ادعا ile دليل آوردن )

( EDEA ile DELYLE AVARDAN )


- İDDİA ile İDDİADA İDDİA

( Kesin iddia, tutsaklık demektir. )

( Olmadığınız şey olduğunuzu iddia etmekte ve aslında olduğunuz şey olduğunuzu da inkâr etmektesiniz. )

( ASSERTION vs. TO INSIST
Assertion is bondage.
You assert yourself to be what you are not and deny yourself to be what you are. )

( FORDERUNG mit ... )


- İDDİA ile İDDİALI

( ASSERTION vs. ASSERTIVE )

( تقرير ile ادعا کننده )

( تقرير ile EDEA KONANDEH )


- İDDİA ile/ve/değil İMÂ

( [not] ASSERTION vs./and/but ALLUSION/IMPLICATION )


- İDDİA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNANÇ


- İDDİA ile/ve/değil/<> İNAT


- İDDİA ve/> İSPAT

( İddia ettin mi, ispat isterler. )

( HALLAC-I MANSUR )


- İDDİA" ile KANAAT


- İDDİA ile KESİNLİK


- İDDİA değil/yerine NEŞE


- [ne yazık ki]
İDDİA ile/ve/||/<>/< ÖFKE


- İDDİA ile/değil OLGU


- İDDİA ile/ve/değil/yerine ÖNESÜRÜM


- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN

( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )


- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL


- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV