Bugün[13 Ocak 2026]
itibarı ile 11.912 başlık/FaRk ile birlikte,
11.912 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(19/49)


- HANA ile HATA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ana. İLE Ata. )


- HANE[Ar.] ve/> KÖY[Fars. < KÛY] ve/> NÂHİYE[Ar.] ve/> KAZÂ[Ar.]

( Ev/ocak. VE/> Yerleşim birimi. VE/> Bucak, bölge. VE/> İlçe. )


- HANEK[Ar. :
Damak.] değil/yerine SÖZ/KONUŞMA


- HANİ ile/ve/||/<> ASLINDA


- HÂNİF[Ar.] ile HANÎF[Ar. çoğ. HUNEFÂ]

( Küskün, dargın. | Gururlu. İLE İslâm dinine sımsıkı bağlı bulunan kişi. )


- HAPŞIRMA ile AKSIRMA

( MÜTEATTIS: Aksıran. )


- HAPŞIRMA ile IŞINSAL HAPŞIRMA YANSIMASI

( )

( SNEEZING/STERNUTATION vs. PHOTIC SNEEZE REFLEX(AUTOSOMAL-DOMINANT) COMPELLIN HELIO OPHTALMIC OUTBURSTS) )


- HARAM/LIK ile HARAMİ/LİK ile HARAMSIZ ile HARAM PARA ile HARAM LOKMA


- HARAZA ile HARAZA

( Kavga, gürültü, karışıklık. | Öfke, sinir. İLE Sığırın öd kesesinden çıkan taş. )


- HARÇ ile/ve/||/<> SIVA

( Harcanan para, masraf. | Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. | Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı ya da süsleyici şeyler. | Bahçıvanlıkta, değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. | Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin tümü. | Resmî işlerde, devlet veznesine yatırılan para. | Yapıda tuğla ya da taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılan karışım. İLE/VE/||/<> Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı ya da toprak harç. | Bir yapının, duvarlarına sürülen, ince harç tabakası. )


- HARCAMA değil/yerine/= GİDER


- HARCAMA ile HARCAMA KALEMİ


- HARCAMA ile/değil/yerine KULLANMA

( [not] TO SPEND vs./but TO USE
TO USE instead of TO SPEND )


- HARCAMA ile/ve/<>/> YALNIZLIK

( Kazanmak için etrafındakileri harcayanların elde edeceği şey "galibiyet" değil yalnızlıktır. )


- HARCANABİLİR ile HARCAMA

( EXPENDABLE vs. EXPENDITURE )

( مصرف پذير ile برآمد ile مخارج )

( MASRAF PAZYR ile برآمد ile MOKHARJ )


- HARCANILACAK PARA ile/ve BİRİKTİRİLECEK/SAKLANILACAK PARA

( THE MONEY TO SPEND vs./and THE MONEY TO SAVE )


- HARDAL[Ar.] ile HARDALA[Ar.]

( Sofrada kullanılan. İLE Hardal tanesi. )


- HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA


- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM


- HAREKET ile/ve KIMILDAMA


- HAREKET" ile/ve "NUMARA"


- HAREKET ile SES ile KONUŞMA

( MOVEMENT vs. VOICE vs. SPEECH/TO TALK )


- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ

( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )

( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )

( MOVEMENT and/> PSYCHE and/> INTELLIGENCE )


- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA ile/ve/<> YAŞAMDA

( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )

( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )

( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )

( TEKEVVÜN ile/ve/<> TEMEDDÜN )


- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN

( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )


- HARF[Ar.] değil/yerine/= İMCE/İMLEÇ/YAZAÇ/TANIK/KIMSA


- HARF-İ MUKATTA -ile

( AYN SİN KAF )


- HARİÇ değil/yerine/= DIŞINDA


- HARİÇ ile HARİÇ ile İSTİSNA ile İSTİSNAİ ile OLAĞANÜSTÜ

( EXCEPT vs. EXCEPT FOR vs. EXCEPTION vs. EXCEPTIONABLE vs. EXCEPTIONAL )

( جز ile استثناء کردن ile به جز ile غير از ile باستثناي ile بغيراز ile استثنا ile استثناء ile مستني ile اعتراض پذير ile مستثني ile استثنايي ile فوقالعاده )

( JAZ ile ESTESNA KARDAN ile BAH JAZ ile GHYR AZ ile باستثناي ile بغيراز ile ESTESNA ile ESTESNA ile مستني ile ETERAZ PAZYR ile MOSTESNY ile ESTESNAYY ile FOGHALEADEH )


- HARİÇ/MÜSTESNA değil/yerine/= DIŞINDA/-DEN BAŞKA


- HARIDVAR ve/> GANGAMAYA ve/> GANJ


- HARÎKA[Ar.] ile HÂRİKA[Ar. < HAVÂRIK] ile HÂRİKA[Ar.]

( Bulamaç, yulaf vs. lapası. | Acı, sızı. İLE Olanakların üstünde olup kişide hayret uyandıran. İLE Ateş, od. )


- HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜLÜK


- HARİKA ile/ve/||/<> ŞAHİKA


- HARİKULADE/HARİKA değil/yerine/= OLAĞANÜSTÜ/EŞİ GÖRÜLMEMİŞ


- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS


- HARİTA[Ar.] değil/yerine/= ÇİZİNÇ


- HARİTA ile/||/<> COĞRAFYA

( Tabula Rogeriana, ortaçağ dünya haritası )

( İdrisi tarafından 1154 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1100-1165) (Ülke: Sicilya) (Önemli katkıları: Dünya haritası, coğrafya kitabı) )

( Cihannüma, dünya coğrafyası ansiklopedisi
Kâtip Çelebi tarafından 1648 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1609-1657) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Cihannüma, coğrafya ve haritacılık) )


- HARİTA ile/||/<> DENİZCİLİK

( Amerika kıtasını gösteren dünya haritası )

( Piri Reis tarafından 1513 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )


- HARİTA/CILIK ile HALÎTA/CILIK / ALAŞIM/CILIK

( )


- HARİTALAR ile/ve/<> KROKİ

( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )

( ATLAS: Haritaları birarada bulunduran. [XVII. yüzyıldan beri bu tanım kullanılmaktadır] | Yunan mitolojisinde dünyayı omuzları üzerinde taşıyan Tanrı. )

( MAP vs./and SKETCH )


- HARİTA ile/ve/<> PLANÇETE[Fr. < Yun.]

( ... İLE/VE/<> Harita çıkarmaya yarayan bir aygıt. )


- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]

( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )


- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM

( HARMONIC vs. HARMONICA vs. HARMONICS vs. HARMONIOUS vs. HARMONIST vs. HARMONIUM vs. HARMONIZE vs. HARMONY )

( موزون ile هارمونيک ile ساز دهني ile سازدهني ile همسازها ile همساز ile موسيقي دان ile گارمن ile هم آهنگ شدن ile متناسب بودن ile موافق کردن ile همسازي ile توازن ile هارموني ile هم آهنگي ile همگيني )

( MOZON ile CPEHARMONYK ile SAZ DAHANY ile SAZDEHANY ile همسازها ile NPAMSAZ ile MOSYGHY DAN ile GARMAN ile NPAM AHANG SHODAN ile MOTENASB BODAN ile MOVAFEGH KARDAN ile NPAMSAZY ile TAVAZAN ile CPEHARMONY ile NPAM AHANGY ile CPEHMGYNEY )


- HARTAMA değil/yerine/= PEDAVRA


- HAS ile HASA ile HAS UN ile HASILI


- HAŞA ile HÂŞÂ

( Kalın kumaş parçası. İLE Asla. )


- HAŞA ile HAŞAT/LIK


- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA

( HASAN vs. HASAN ALI vs. HASAN ALI Q|ZY|N vs. HASAN MOHAMMAD vs. HASAN REZA )

( حسن ile حسنعلي ile حسنعلي قاضيان ile حسنمحمد ile حسنرضا )

( HASAN ile HASANALY ile HASANALY QAZYAN ile حسنمحمد ile حسنرضا )


- HASAN-ül BASRİ ile/ve/<>/< VÂSIL b. ATA


- HASAR ile HASARLI/LIK ile HASARSIZ/LIK ile HASARSIZCA


- HAŞARILAŞMAK ile HAŞARI/LIK ile HAŞARICA


- HASAT/HASAD ile/ve/||/<>/> SON HASAT/AFARA

( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE/VE/||/<>/> Son hasat.[3. hasat] )


- HASEBİYLE/SEBEBİYLE/HAYSİYETİYLE değil/yerine/= NEDENİYLE/-DEN ÖTÜRÜ/DOLAYI, DOLAYISIYLA


- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA
ile/değil/yerine/></>/<
SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( | "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun". |

İLE/DEĞİL/YERİNE/>/<

| "Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". | )


- HASEP <> HASSA/HASİYET

( Kişisel özellikler, nitelikler. <> Özgülük, hassa. | Yarar, etki. )


- HASH İLE MAC İLE DİJİTAL İMZA ile/||/<> KRİPTOGRAFİK PRİMİTİFLER

( Temel güvenlik yapı taşları. )

( Formül: H(m) → sabit boyut )


- HASIL ile HASILA


- HÂSILA[Ar.] ile/ve/<> HÂSILAT[Ar.]

( Bir işten elde edilen sonuç. Elde edilen kazanç. | Sonuç, netice. İLE/VE/<> Herhangi bir işten husûle gelen şeyler, temettü', yarar/fayda, îrât, vâridat, gelir, kazanç. | Ürün. )


- HÂSILAT[Ar.] ile PARSA[Fars.]

( Ürün. | Gelir, kazanç. İLE Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para. )


- HASIM/LIK ile HASIMCA


- HAŞİV[Ar.] değil/yerine DOLDURMA

( Doldurma. | Yazıyı ya da konuşmayı gereksiz ayrıntılarla uzatma. )


- HASNÂ[Ar.] ile HASNÂ'[Ar.]

( Namuslu bayan. İLE Güzel bayan. )


- HAŞR Ü NEŞR[Ar.] değil/yerine/= TOPLANMA VE DAĞILMA


- HASR[Ar.] ile HASR[Ar.]

( Sıkıştırma, dar bir yerin içine alma. | Hereketten men etme, etrafını çevirme. | Mahsus kılma/kılınma. | Vakfetme, tahsîs etme. | Zaman ayırma. | Konuşurken ya da okurken tutulup kalma. İLE Böğür. | Bel. )

( HÂSIRA: Boş bögür. )


- HAŞR değil/yerine/= TOPLA(N)MA


- HASRET ve/<> SILA[Ar.]

( ... VE/<> Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. | Doğup büyüdüğü ve özlediği yer. )


- HASSA ile HASSAS

( Özgülük, özellik. İLE Duyum ve duyguları algılayan. | Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan. | Çabuk etkilenen. | Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan, çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan araç. )


- HASSA ile HASSAS/LIK ile HASSA ASKERİ


- HASTA ile/değil DANIŞAN


- HASTA ile/ve/değil/<> FARKLI

( [not] PATIENT/SICK vs./and/but/<> DIFFERENT )


- HASTA ile/değil/yerine HAYRAN/LIK

( SNOBİZM: Moda olan her şeye, yapmacıklı ve budalaca hayranlık. )


- HASTA ile KÖTÜ TAVSİYE ile KÖTÜ YETİŞTİRİLMİŞ ile KÖTÜ DÜŞÜNÜLMÜŞ ile TALİHSİZ ile KÖTÜ TERCİH EDİLEN ile KÖTÜ KAZANILMIŞ ile KÖTÜ EŞLEŞME ile KÖTÜ MUAMELE

( ILL vs. ILL ADVISED vs. ILL BRED vs. ILL CONSIDERED vs. ILL FATED vs. ILL FAVORED vs. ILL GOTTEN vs. ILL MATCHED vs. ILL TREAT )

( بدحالت ile غير دوستانه ile بطور ناقص ile بيمار ile ناخوش ile زيان آور ile دردمند ile غير عاقلانه ile غير متمدن ile نينديشيده ile موجب بدبختي ile نگون بخت ile غير جذاب ile نا مشروع ile ناهمرنگ ile بد استقبال کردن )

( بدحالت ile غير دوستانه ile BETOR NAGHS ile BEYMAR ile NAKHOSH ile ZYAN AVAR ile DARDMAND ile GHYR AGHALANEH ile GHYR MATMADAN ile نينديشيده ile MOJEB BADBAKHTY ile NEGON BAKHT ile غير جذاب ile NA MOSHRU ile NANPAMRANG ile BAD ESTEGHABAL KARDAN )


- HASTA değil PARASIZLIK


- HASTA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIKINTILI


- HASTA ile/ve/değil/||/<>/< YASTA


- HASTALANMAK ile HASTALANDIRMAK ile HASTALANABİLMEK ile HASTA/LIK ile HASTACA ile HASTALIKLI/LIK ile HASTA BAKICI/LIK ile HASTA KAĞIDI ile HASTA HAKLARI ile HASTALIK TABLOSU


- HASTALIK ile/ve/değil HASTA

( Hastalık yoktur, hasta vardır! [Her hastanın kendi özel/"karmaşık" durumu ve hastalığı vardır.] )

( [not] DISEASE/ILLNESS vs./and/but PATIENT/SICK )


- HASTALIKLARI TEDAVİDE:
DURDURMA ile/ve/||/<>/>/< GERİLETME


- HAŞYET[Ar.] ile İTTİKÂ[Ar.]


- HAT :/yerine ŞAPKA


- HATA BULUCU ile ARIZA BULMA

( FAULTFINDER vs. FAULTFINDING )

( عيب جو ile خردهگير ile عيب گور ile نکته گير ile عيبجو ile منقد ile نکته گيري ile عيبجوئي )

( عيب جو ile KHARDEGGYR ile EYBE GOR ile NEKTEH GYR ile EYBEJOO ile منقد ile NEKTEH GYRY ile عيبجوئي )


- HATA ile ABES


- HATA ile AÇIK, HESAP AÇIĞI

( MISTAKE vs. BLANK/DEFICIT )


- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> AĞMAN

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Eksiklik, kusur, ayıp. )


- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> APTALLIK (ETMEK)


- HATA ile ARIZALI

( FAIL vs. FAILED )

( موفق نشدن ile شکست خوردن ile رفوزه شدن ile رفوزه کردن ile قصور کردن ile رفوزه ile مردود ile نافرجام )

( MOFEGH NESHODAN ile SHKAST KHORDAN ile RAFOOZEH SHODAN ile RAFOOZEH KARDAN ile GHSUR KARDAN ile RAFOOZEH ile MARDUD ile NAFARJAM )


- HATÂ ile ATÂ

( Kuldan. İLE Allah'tan. )


- HATA ile/ve/değil/<> ATÂLET


- HATA ile BASİT HATA


- HATA ve/<> CİDDİYE ALINMAMA


- HATA ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKMAZ "SOKAK"

( İnsanda/kişide[kişinin emeğinde, üretiminde, davranış ve tutumunda, sözünde/yazısında/çiziminde, yeğlemesinde ve seçiminde] İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Doğada/fizikte/kimyada, dirimbilimde. )


- HATA ve/||/<>/< DENEME

( Hata yapmış olman, denediğin anlamına gelir. Denemeden, vazgeçme! )

( MISTAKE and TRIAL )


- HATA ile/ve/||/<> DENEYİM

( Hatalarımız, deneyimimizi artırır; deneyimlerimiz de hatalarımızı azaltır. )


- HATA ile/değil FARK

( Kişiler arasında ve kişisel özelliklerde/"eksikliklerde", hata değil, ancak fark olabilir. )


- HATA ile/ve/||/<>/< GURUR


- HATA ile/ve/||/<>/> HASAR


- HATÂ'[Ar.] ile Hatâ[Ar.]

( Yanlış, yanlışlık, yanılma. | Günah. | Kusur, kabahat. İLE Kuzey Çin. )


- HATÂ[Ar.] ile HATA'[Ar.]


- HATA ile HATASIZ ile HATA ORANI ile HATALI ile HATASIZ ile HATASIZLIK

( ERROR vs. ERROR FREE vs. ERROR RATE vs. ERRORFUL vs. ERRORLESS vs. ERRORLESSNESS )

( سهو ile غلط ile اشتباه ile خطا ile بي اشتباه ile ميزان خطا ile پر غلط ile بي لغزش ile بي لغزشي ile بي غلطي )

( SATEOO ile GHALT ile ESHTABAH ile KHATA ile BEY ESHTABAH ile MYZAN KHATA ile پر غلط ile BEY LAGHZESH ile BEY LAGHZESHY ile BEY GHALTY )


- HATA ile HATAY ile HATALI/LIK ile HATASIZ/LIK ile HATAYLI/LIK ile HATASIZCA ile HATALI YÜRÜME


- HATA ile HATHA


- HATÂ[Ar.] ile/değil HATTÂ[Ar.]/DAHASI ile/değil HATTA

( Yanlış. İLE Dahası. İLE Sınırda[hat üzerinde]. )


- HATA ile HELÂK

( MISTAKE vs. DESTRUCTION )


- HATA ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İKRAR


- HATA ile/ve/değil İHMAL

( [not] MISTAKE vs./and/but NEGLIGENCE )


- HATA ile/ve/<>/değil/yerine İSABETSİZLİK


- HATA ile/ve KAZÂ


- HATA'[Ar.] ile LAHN[Ar.]


- HATA ile/ve/değil/< NİYET BOZUKLUĞU


- HATA ile/ve SONUÇ

( MISTAKE vs./and RESULT/CONSEQUENCE )


- HATA ile TUTUM

( Aynı hatayı, iki kez yapamayız. Birincisi hataydı belki fakat ikincisi, artık bir yeğlemedir, yanlış bir tutumdur. )

( MISTAKE vs. ATTITUDE )


- HATÂ değil/yerine/= YANLIŞ


- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> YETERSİZLİK


- HATA ile/ve/değil/||/<>/> (YÜKSEK) BEDEL


- HATALARI/NI ...:
KABUL ET! ve/||/<>/> DERS AL! ve/||/<>/> TEKRARLAMA!


- HATALI ile YANLIŞLIKLA

( ERRONEOUSLEY vs. ERRONEOUSLY )

( غلطي ile سهواً )

( غلطي ile SEVVAN )


- HATAY/ANTAKYA ile HATAY

( İl. İLE İlçe[İzmir'de] )


- HATEM:
"SONLANMA" değil BÜTÜNLEŞME/OLGUNLAŞMA


- HÂTEM'ÜL ENBİYÂ ile HÂTEM'ÜL EVLİYÂ


- HÂTIR[< HUTÛR] ile HAVÂTIR[< HÂTIRA]

( Zihin, fikir. | Keyif, hâl. | Gönül. (FÜTÛHÂT[< FETH]-SÜNÛHÂT[< SÜNÛH]-ZUHÛRÂT[< ZUHÛR]-İLHÂMÂT[< İLHAM])(HÂTIR~İLM-İ LEDÜN) İLE Hâtıralar, düşünceler/fikirler. )


- HATIRA[Ar.] ile ANI


- HÂTIRÂ değil HÂTIRA


- HATIRLAMAK ile HATIRLANMAK ile HATIRLATMAK ile HATIRLANABİLMEK ile HATIRLATABİLMEK ile HATIRLAYABİLMEK ile HATIR ile HATIRA ile HATIRLI/LIK ile HATIRSIZ/LIK ile HATIRSIZCA ile HATIR HATIR ile HATIR HUTUR ile HATIR SENEDİ ile HATIR BELASINA ile HATIRA DEFTERİ


- HATRINA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAYRINA


- HATT:
TERKİB ve/||/<> SEYYALLİK ve/||/<> İBDÂ ve/||/<> MEVZUN(ÖLÇÜLÜLÜK)


- HATTA[Ar.]["HATA" değil!] değil/yerine/= DAHASI


- HATTA ile HATTAT/LIK


- MÜDAFAA:
HATTI ile/ve/değil/||/<>/< SATHI


- HAVA CIVA" ile HAVACIVA

( Değer ve önemi olmayan, boş, etkisiz. İLE Sığırdiligillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen bir bitki. )

( ... cum ALKANNA TINCTORIA )


- HAVA PERU ile HAVA ile HAVA ÜSSÜ ile HAVA KESESİ ile KLİMA ile KLİMA ile HAVA AMBARGOSU ile HAVA KUVVETLERİ ile HAVA AĞIRLIĞI ile HAVA POSTASI ile HAVA CEBİ ile HAVA KİRLİLİĞİ ile HAVA POMPASI ile HAVA GEÇİRMEZ

( AIR PERU vs. AIR vs. AIR BASE vs. AIR BLADDER vs. AIR CONDITIONER vs. AIR CONDITIONING vs. AIR EMBARGO vs. AIR FORCE vs. AIR HEAVINESS vs. AIR MAIL vs. AIR POCKET vs. AIR POLLUTION vs. AIR PUMP vs. AIR TIGHT )

( هوا ile باد دادن ile هوا خوردن ile هويي ile هوا دادن ile پيگاه هوائي ile مثانه هوا ile کولر ile تهويه مطبوع ile تحريم هويي ile نيروي هويي ile خفگي هوا ile پست هويي ile آئرو پرو ile هفره هوائي ile آلودگي وها ile تلمبه ile هوابندي شده )

( NPAVA ile BAD DADAN ile NPAVA KHORDAN ile هويي ile NPAVA DADAN ile پيگاه هوائي ile MASANEH NPAVA ile KOLER ile TEHOYYEH MOTBOO ile TAHARYM TEOOYY ile NEYROY TEOOYY ile KHAFGY NPAVA ile PAST TEOOYY ile AERO PRO ile هفره هوائي ile ALODEGY VEYA ile TALAMBEH ile NPAVABANDY SHODEH )


- HAVA[Ar.] değil/yerine/= GÜNZEL | EZGİ | KALIK


- HAVA ile HAVVA


- HAVA ile KUŞ YUVASI

( AERIAL vs. AERIE )

( هويي ile آشيانه مرتفع )

( هويي ile ASHYANEH MORTAF )


- HAVA/AMBİYENS[Fr.]["AMBİYANS" değil!] değil/yerine/= ORTAM


- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES


- HAVA ile/ve/||/<>/> YEL/RÜZGÂR


- HAVA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZİHNİN

( Hava, nasıl olursa olsun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Düşünce/zihin/hâl havan iyi olsun. )


- HAVALANDIRMA ile ISITMA


- HAVALE ile SARA

( Gövdenin kas yapısında kontrol edilemeyen kasılmalarıdır. Sinir merkezindeki bir tahriş yüzünden beyinde gerçekleşen elektriksel boşalmalar sonucu oluşur. İLE Herhangi bir hastalık sonucu gövde sıcaklığının 38 °C'nin üzerine çıkmasıyla oluşur. Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır. )

( Beyinde yaralanma/enfeksiyon, yüksek ateş nedeniyle oluşan ve sara[epilepsi] olmak üzere ikiye ayrılır. )

( [Ateş nedeniyle oluşan havalelerde İlk Yardım]
- Öncelikle hasta ıslak havlu yada çarşafa sarılır.
- Ateş, bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur.
- Tıbbî yardım istenir[112].

[Sara krizinde İlk Yardım]
- Öncelikle, olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır.
[Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir].
- Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır.
- Hasta bağlanmaz, kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz.
- Yabancı madde koklatılmaz, ağızdan yiyecek içecek verilmez.
- Başın altına, yumuşak bir malzeme konulur.
- Etrafın güvenliği sağlanır.
- Sıkan giysiler gevşetilir, kusmaya karşı tedbirli olunur.
- Yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )


- HAVARİ ile/||/<> PATRİK ile/||/<> PİSKOPOS ile/||/<> VOYVODA ile/||/<> MİSYONER

( Bir öndere bağlı, onun düşünce ya da inançlarını yayan kişi. İLE/||/<> Ortodoks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. İLE/||/<> Katoliklerde bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papalığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi. İLE/||/<> Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticiler. [Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilayetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.] İLE/||/<> Bir dini, özellik Hıristiyanlığı yaymakla görevli kişi. )


- HAVAYI[Azr.] = BEDAVA[Tr.]


- HAVF[Ar.]/FOBİ[İng.] değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA

( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )


- HAVF ile HAVF Ü RECÂ

( Sevgdiğini gücendirme korkusu. İLE [örnek] İki aslan'ın görüş mesafesinin arasında olmak. )


- HAVF[Ar.] ile HEL'A'[Ar.] ile FEZ'A[Ar.]


- HAVF >< RECÂ


- HAVLU KULLANIMINDA ...

( "Sudan(banyodan/duştan/denizden vs.) çıktıktan sonra, doğrudan havluyla kurulanmak." İLE/YERİNE Elimizle gövdedeki ve saçlardaki suyu sıyırdıktan sonra havluyla kurulanmak. )


- HAVRÂ[Ar. çoğ. HÛR] ile HAVRA[İbr.]

( Âhû gözlü. İLE Yahudilik tapınağı, sinagog. | Çok gürültülü yer. )


- HAVRA ile HAVRAN


- HAVUÇ/PÜRÇÜKLÜ ile YABANHAVUCU/KARAKAVZA

( Maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen bitki. İLE Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, yıllık ya da çok yıllık otsu bitki. )

( CEZER ile CEZER-üt-TÜRÂB )

( SARI OT ile ... )

( DAUCUS CAROTA cum PASTINACA SATIVA )


- HAVVA ile HAVVA ANA


- HAVYA ile HAVYAR


- HAVZA[Ar.] ile HAVZA[Ar.]

( Bir hükümetin idaresi altında bulunan ülkelerin tümü. İLE Açık ve düz olan deniz kıyısı. | Dağ ya da tepelerle sınırlanmış, aynı denize, göle ya da ırmağa akan bölge. | Kenar, yan, taraf. | Memleket. | Maden bölgesi. | [yerbilim] Tekne. )


- HAVZA ile TEMELLİ

( BASIN vs. BASINED )

( تشتک ile طشت ile لگن دار )

( TASHTAK ile TASHT ile LEGAN DAR )


- HAYA[Fars.] ile HAYÂ'[Ar.] ile AYA

( Erbezi, husye/husâ, testis. İLE Utanma, utanç. | Namus, edep. | Günahtan kaçınma. İLE Avuç içi. )


- HAYÂ' ile/ve VERA'

( ... İLE/VE Haramdan kaçınma. )


- HAYAL ile/ve/değil/yerine/<> MÂNÂ


- HAYALİLEŞMEK ile HAY ile HAYA ile HAYALİ/LİK ile HAYALI ile HAYASIZ/LIK ile HAYASIZCA ile HAYALİ FENER ile HAYALİ İHRACAT


- HAYALPERESTLİK ile ABARTMA

( FANCIFULNESS vs. TO EXAGGERATE )


- HAYÂT[Ar.] ile NEMÂ[Ar.]


- HAYA-TINDA değil/< HAYATINDA


- HAYDA ile HAYDA

( Hayvanları, harekete geçirmek için kullanılan söz. İLE Şaşkınlık belirten ünlem. )


- HAYDAMAK ile HAYDALAMAK ile HAYDALANMAK ile HAYDA


- HAYDARİ ile HAYDARİ YAKA


- HAYIRLAŞMAK ile HAYIR ile HAYIRLI/LIK ile HAYIRSIZ/LIK ile HAYIR DUA ile HAYIRSIZCA ile HAYIR SAHİBİ ile HAYIR HASENAT


- HAYLAMAK ile HAYLAZLAŞMAK ile HAYLAZ/LIK ile HAYLAZCA


- HAYMANA ile HAYMANA ÖKÜZÜ ile HAYMANA BEYGİRİ ile HAYMANA MANDASI


- HAYRET değil/yerine/= ŞAŞMA, ŞAŞIRMA, ŞAŞA KALMA


- HAYSİYET ile/değil HASİYET/HASSA

( Kişilik, onur. İLE/DEĞİL Özgülük. | Yarar, etki. )


- HAYVAN/BİTKİ ile/değil ANTOZA

( ... İLE/DEĞİL Çiçek hayvan. )


- HAYVÂNÂT-I MÂSSA[Ar.] -ile

( Pire ve benzeri gibi hortumuyla emen hayvanlar. )


- HAYVANLAŞMAK ile HAYVANLAŞTIRMAK ile HAYVAN/LIK ile HAYVANİ ile HAYVANCA ile HAYVANSAL ile HAYVAN YEMİ ile HAYVANCILIK ile HAYVAN BİLİMİ ile HAYVAN KÖMÜRÜ ile HAYVAN BİLİMCİ ile HAYVAN BİLİMSEL


- HAZ ile HAZA


- HAZ = PLEASURE, JOY[İng.] = PLAISIR, JOIE[Fr.] = LUST[Alm.] = LAETITIA[Lat.] = HEDONE[Yun.] = GUSTO, PLACER[İsp.]


- HAZÂ[Ar.] ile HAZA'[Ar.]

( Bu, şu, o. İLE Kesme. | Kesip yarma. )


- HAZAR ile HAZAR ile HAZARA


- HAZAR ile HAZARİ ile HAZARCA


- HAZIM ile HAZIMLI/LIK ile HAZIMSIZ/LIK ile HAZIMSIZCA


- HAZIMSIZLIK(DYSPEPSIA)


- HAZİNET-ÜL ESMA -ile

( TOPRAK )


- HAZIRLAMA ile/ve/||/<>/> SUNMA


- HEBÂ ile ÂMÂ


- HEBÂ değil/yerine/>< ÇABA


- HEBÂ ile/değil/yerine FEDÂ


- HECE:
KAPALI/UZUN ile/ve/<> AÇIK/KISA ile/ve/<> UZATILMIŞ

( 1 harekeli, 1 sakin harf. İLE/VE/<> Harekeli harf. + 1 harf. )

( Son sadâ/hece, kısa kalamaz. )

( Sakin bitmeyen hiçbir hece, uzun hece olamaz! )

( LATİN'DE (KAPALI)
[ İz. İLE Biz. İLE Bâ. ]
[ Sesli > sessiz. İLE Sessiz > sesli > sessiz. İLE Sessiz > uzun sesli. ]
[ 1 harekeli, 1 sakin ] )

( Bir kere bakıp gülse, ölürüm, konuşamam.
[ Hafif-sakîl-veted-i mecmû ] gülse, ölürüm, konuşamam. )

( DAİRE [1]
[ 1 açık/kısa, 3 uzun heceden oluşan. ]
[ Veted-i mecmû, 2 sebeb-i hafiften oluşan. ] )


- HECE ve/||/=/<> SADÂ


- HEDEF ile/ve İDDİA

( TARGET vs./and ASSERTION )


- HEDONİ/HEDONIA[İng.] değil/yerine/= HAZ


- HEGEMONYA[Yun. < HEGEMONIA]["HEGAMONYA" değil!] ile BASKI

( ... İLE Bir devletin, başka bir devlet üzerindeki siyasi üstünlüğü ve baskısı. )


- HEKTAR ile DESYATİNA[Rusça]

( ... İLE Eski Rusya'da, 1,09 hektara eşit arazi ölçüsü. )


- HELÂL ve/= RIZÂ


- HELALLEŞMEK ile HELALLEŞEBİLMEK ile HELA ile HELAK ile HELAL/LİK ile HELALİ ile HELALLİ


- HELLO :/yerine MERHABA


- HELVA ile KOZ HELVA

( ... İLE Ceviz ve şekerle yapılan, ağdalı bir helva türü. )


- HELVA ile SABUNİYE

( ... İLE Bir tür nişasta helvası. )


- HELVA ile/ve TATLI

( Eskiden, tatlının genel adı, Helva idi. )


- HEMATEMEZ ile/||/<> MELENA

( Mide ya da yemek borusundan kan kusma. İLE/||/<> Sindirim düzeninden kanamalı dışkı. )


- HEMEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAĞI SICAĞINA


- HEMORAJİ/HEMORRHAGE, BLEEDING[İng.] değil/yerine/= KANAMA


- HEMOSTAZ/HEMOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA DURDURMA


- HEMPA ile/||/<> HEMTA

( Ayaktaş, arkadaş[kötü işlerde]. İLE/||/<>/||/<> Yandaş, denktaş, arkadaş. )


- HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA/ARKADAŞ

( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )


- HEPATİT A ile/||/<> HEPATİT B ile/||/<> HEPATİT C ile/||/<> HEPATİT D ile/||/<> HEPATİT E

( Hepatit A virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ya da yiyeceklerle bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsünün neden olduğu, kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit C virüsünün neden olduğu, kan yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsü ile birlikte bulaş oluşturan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit E virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ile bulaşan bir karaciğer bulaşı. )


- HER ANLAM/DA ile/ve/değil/||/<>/< HER ALAN/DA


- HER BİÇİMDEN/GÖRÜNÜŞTEN ÇÖZÜLME/UZAKLAŞMA ve/||/<>/> YENİ VE YENİDEN BİÇİMLENME


- HER HAFTA ile AYDA DÖRT KERE


- HER HALÜKÂRDA değil/yerine/= HER DURUMDA


- HER NE OLURSA ve/||/<> DİLİM/İZ DURURSA

( Bana, benden olur. VE/||/<> Başım barış/selâmet bulur. )


- HER ŞEY ile/ve/||/<> GERİ KALAN NE VARSA


- HER YERDE ve/<> HER KOŞULDA


- HER ZAMAN ile SÜREKLİ/DAİMA[Ar.]

( Zaman-ötesi oluş, tümüyle Şimdi'dedir. )

( EVERY TIME vs. ALWAYS/FOREVER
Timeless being is entirely in the now. )


- HER ile HERK ile HER BİR ile HER DEM ile HER GÜN ile HER BİRİ ile HER DAİM ile HER HALDE ile HER NEYSE ile HER ZAMAN ile HER NASILSA ile HER NEDENSE ile HER DEM TAZE ile HER NE KADAR ile HER YERDELİK ile HER HALÜKARDA ile HER NE HİKMETSE


- HERA ile/ve/||/<> ATHENA ile/ve/||/<> AFRODİT


- HERE :/yerine BURADA


- HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA


- HERHANGİ BİRİ ile YA-VEYA

( EITHER vs. EITHER-OR )

( چه چه ile يايا ile خواه خواه )

( CHEH CHEH ile يايا ile KHAH KHAH )


- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL


- HERMES = İDRİS(Terzi) = ERMİŞ(Anadolu Türkçe'si) = HİRAMUS = HERMESE = HERMESÜ'L-HİRAMİSE(Araplarca) = THOT(Mısır'da) = HERMİS

( )


- HERNİ/HERNIA[İng.] değil/yerine/= FITIK


- HERNİASYON/HERNIATION[İng.] değil/yerine/= FITIKLAŞMA


- HERŞEYDEN ÖNCE ... ile/değil/yerine TÜM BUNLARIN YANISIRA ...


- ... HESABI (İLE) ile/değil ... HASEBİ (İLE)


- HESAP EDİLME/HESAPLANMA değil/yerine/= SAYIŞILMA


- HESAP-KİTAP (YAPMAK, ORTADA)


- HESAPLAMA ile/ve/<> AÇIKLAMA

( vs./and/||/<> EXPLANATION )


- HESAPLAMA ile PARAKETE HESABI

( Gemilerin gittiği yön ve yaptığı hıza göre, bulunduğu yerin tahmini olarak hesaplanması. )


- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMA ile HESAPLAMA ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYAR MUHASEBECİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MİMARI ile BİLGİSAYAR MİMARİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ MÜDÜRÜ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ile BİLGİSAYAR ENDÜSTRİSİ ile BİLGİSAYAR DİLİ ile BİLGİSAYAR ÜRETİCİSİ ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR ODAKLI ile BİLGİSAYAR PROGRAMI ile BİLGİSAYAR SATICISI ile BİLGİSAYAR BİLİMİ ile BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU ile BİLGİSAYAR SİSTEMİ ile BİLGİSAYAR ZAMANI ile BİLGİSAYAR SÖZCÜĞÜ ile BİLGİSAYARLAŞMA ile BİLGİSAYARLAŞTIRMAK ile BİLGİSAYARLI

( COMPUTABLE vs. COMPUTATION vs. COMPUTE vs. COMPUTER vs. COMPUTER ACCOUNTANT vs. COMPUTER AIDED vs. COMPUTER ARCHITECT vs. COMPUTER ARCHITECTURE vs. COMPUTER ASSISTED vs. COMPUTER CENTER vs. COMPUTER CENTER MANAGER vs. COMPUTER ENGINEER vs. COMPUTER ENGINEERING vs. COMPUTER INDUSTRY vs. COMPUTER LANGUAGE vs. COMPUTER MANUFACTURER vs. COMPUTER NETWORK vs. COMPUTER ORIENTED vs. COMPUTER PROGRAM vs. COMPUTER SALESMAN vs. COMPUTER SCIENCE vs. COMPUTER SIMULATION vs. COMPUTER SYSTEM vs. COMPUTER TIME vs. COMPUTER WORD vs. COMPUTERIZATION vs. COMPUTERIZE vs. COMPUTERIZED )

( محاسبه پذير ile شمارش ile محاسبه کردن ile رايانه ile کامپيوتر ile حسابگر ile بکمک کامپيوتر ile معمار کامپيوتر ile معماري کامپيوتر ile مرکز کامپيوتر ile مدير مرکز کامپيوتر ile مهندس کامپيوتر ile مهندسي کامپيوتر ile صنعت کامپيوتر ile زبان کامپيوتري ile سازنده کامپيوتر ile شبکه کامپيوتري ile کامپيوتر گرا ile برنامه کامپيوتري ile فروشنده کامپيوتر ile علوم کامپيوتر ile علم کامپيوتر ile شبيه سازي ile سيستم کامپيوتري ile وقت کامپيوتر ile کلمه کامپيوتري ile کامپيوتري شدن ile کامپيوتري کردن ile کامپيوتري ile کامپيوتري شده )

( MOHASBEH PAZYR ile SHMARSH ile MOHASBEH KARDAN ile RAYANEH ile KAMPYVOTER ile HASABGAR ile BOKMAK KAMPYVOTER ile MEMAR KAMPYVOTER ile MEMARY KAMPYVOTER ile MARKZ KAMPYVOTER ile MADYR MARKZ KAMPYVOTER ile MANPANDES KAMPYVOTER ile MANPANDESY KAMPYVOTER ile SANAT KAMPYVOTER ile ZABAN KAMPYVOTERY ile SAZANDEH KAMPYVOTER ile SHABKEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTER GERA ile BARNAMEH KAMPYVOTERY ile FOROSHANDEH KAMPYVOTER ile ALUM KAMPYVOTER ile ALAM KAMPYVOTER ile SHABYYEH SAZY ile SYSETAM KAMPYVOTERY ile VAGHT KAMPYVOTER ile KOLMEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODAN ile KAMPYVOTERY KARDAN ile KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODEH )


- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMAK ile HESAPLAMA ile HESAPLAMALAR ile HESAP MAKİNESİ

( CALCULABLE vs. CALCULATE vs. CALCULATION vs. CALCULATIONS vs. CALCULATOR )

( قابل اعتماد ile احتساب کردن ile حساب کردن ile احتساب ile محاسبه ile محاسبات ile شمارش ile محاسب ile حسابگر ile ماشين حساب )

( GHABEL ETEMAD ile EHTESAB KARDAN ile HASAB KARDAN ile EHTESAB ile MOHASBEH ile MOHASBAT ile SHMARSH ile MOHASB ile HASABGAR ile MASHYNE HASAB )


- HESAPLAŞMA ile/ve/değil/yerine YÜZLEŞME


- HETEROSİKLİK KİMYA ile/||/<> AROMATİK KİMYA / KARBOHİDRAT KİMYASI

( Heterosiklik bileşiklerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Aromatik bileşiklerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- HEVÂ -ile

( HEVES, İSTEK, ARZU | KEYİF )


- HEVÂ[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]


- HEVES ile GIPTA


- HEVES/İSTEK OLANAK/KOŞUL/ARAÇ/PARA


- HEYA ile/ve/||/<> İMA

(

Heya [ 部屋 ]

Anlamı: Oda. Her tür odayı tanımlamak için kullanılır.

Kapsamı:

  • Evdeki tüm odaları kapsar: Yatak odası, çalışma odası, banyo vb.
  • Mekânsal ve yapısal anlamda tarafsız bir terimdir.

Örnek kullanımlar:

  • Neru heya [ 寝る部屋 ] – Uyuma odası
  • Kono heya wa hiroi desu [ この部屋は広いです ] – Bu oda, geniştir.

İma [ 居間 / いま]

Anlamı: Yaşam alanı/oturma odası"

Özellikleri:

  • Ailenin birlikte zaman geçirdiği ana yaşam alanıdır.
  • Modern evlerde, "yaşam odası/living room//salon" karşılığıdır.
  • Geleneksel Japon evlerinde genellikle merkezî konumda yer alır.

Örnek:

  • Kazoku wa ima ni imasu [ 家族は居間にいます ] – Aile, oturma odasında.

Heya ve İma arasındaki FaRkLaR...

Özellik Heya (部屋) İma (居間)
Anlam Genel olarak "oda" Oturma odası / yaşam alanı
Kapsam Tüm oda türlerini kapsar Sadece ortak kullanım alanını belirtir
Kullanım tipi Nötr, yapısal terim İşlevsel ve toplumsal anlamda kullanılır

İma, bir Heya türüdür. Her İma, bir heyadır ancak her Heya, bir İma değildir.

Heya, üst kavramdır; ima ise onun içinde özel bir alt sınıfı karşılar.

)


- HEYBE/ÇANTA ile/ve/||/<> CEP

( Bilgiyi, heybene/çantana at / cebinde bulunsun! [Ne zaman, nerede, nasıl işe yarayabileceği bilinmez!] )


- HEYECANLANMAK ile HEYECANLANDIRMAK ile HEYECANLANABİLMEK ile HEYECAN ile HEYECANLI/LIK ile HEYECANSIZ/LIK ile HEYECANSIZCA


- HEY'ET:
HEYULA ve/ SÛRET-İ CİSMİYE ve/ SÛRET-İ NEV'İYE ve/ ŞEKİL/BİÇİM ve/ SÛRET-İ VEHMİYE


- HEYKEL ile PIETA

( ... İLE Kucağında, ölü İsa Mesih'i tutan Meryem Ana heykeli. )


- HEYÛLA ve/<> SÛRET ve/<> ŞEKİL ve/<> NİTELİK


- HEZEYAN/DELİRİUM değil/yerine/= SABUKLANI/SAÇMALAMA


- HEZEYAN/SABUKLANMA ile/değil/yerine/>< COŞKU


- HEZEYAN değil/yerine/= SAYIKLAMA


- HİBÂ[Ar.] ile HİBÂ[Ar. çoğ. AHBİYE]

( Vergi. | Bahşiş. | Bayana kocasından kalan hisse. İLE Keçeden ya da abadan yapılmış göçebe çadırı, oba. )


- HİBE[Ar.] ile İ'TÂ'[Ar.]

( Mülk olarak vermek. İLE Vermek, bir şeyi, alıcısına ulaştırmak. )


- HİBE[Ar.] ile MİNHA[Ar.]


- HİBRIT/HYBRID[İng.] değil/yerine/= KATIŞIK | KIRMA


- HICÂ[Ar.] ile 'AKL[Ar.]


- HİCÂ[Ar.] ile HİCÂ'[Ar.]

( Bilmece, bulmaca, yanıltmaca. İLE Hicvetme, yerme. )


- HİCÂB[Ar.] ile KİTMÂN[Ar.] ile İHFÂ'[Ar.] ile SETR[Ar.]