Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 11.315 başlık/FaRk ile birlikte,
11.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(2/47)


- á=Acute accent ile à=Grave accent ile â=Circumflex ile ä=Umlaut ile ã=Tilde ile å=Aring


- AB -ile

( Su. )


- AB İNİTİO İLE HOMOLOGY İLE THREADİNG ile/||/<> PROTEİN YAPI TAHMİNİ

( 3D protein yapısı modelleme. )

( Formül: RMSD < 2Å )


- AB INİTİO ile/||/<> YARI-AMPİRİK

( Ab initio tam kuantum HF İLE yarı-ampirik parametrize AM1. )

( Formül: İlk ilkeler İLE fit )


- ABÂ[Ar.] ile ÂBÂ[Ar.] ile A'BÂ[Ar.]

( Yünden yapılmış kaba kumaş. | Bu kumaştan yapılmış bol, geniş giyecek. İLE Babalar. | Gök küreleri, gezegenler, seyyâreler. [ÂBÂ-İ KENÎSÂİYYE: Kilise ileri gelenleri.] İLE Yükler, ağırlıklar. | Sorumluluklar, mes'ûliyetler. | Çift denk ya da sandık. )


- ÂBÂD[Ar. < EBED] ile ÂBÂD[Fars.] ile Â'BÂD[Ar. < ABD] ile ÂBÂT[Ar. < İBT, IBIT]

( Sonsuz gelecek zaman. İLE Mâmur, bayındır. | Şen, rahat. | Çokluk bildirir. [ŞEMS-ÂBÂD: Güneşi bol olan yer.] İLE Köleler. İLE Koltuk altları. )


- ABAD ile/ve/<> AİHM

( Avrupa Birliği Adâlet Divânı İLE/VE/<> Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi )


- ABAJUR[Fr.] değil/yerine/= LAMBA SİPERİ, SİPERLİ/AYAKLI LAMBA


- ABAJUR/LUK ile ABAJURCU ile ABAJURLU ile ABAJURSUZ


- ABAK[Fr. ABAQUE | Lat. ABACUS] ile ABAK

( Sütun başlıklarının üstüne gelen, genişçe ve dışa taşkın tabla, başlık tablası, mahmel. Abakus, sütunla baştaban ya da kenar üzengisi arasında, yastık görevi yapar. İLE Eski Türklerde, ölmüş ataların, yani abaların, tapılan suret ve heykelleri. Bir totem niteliğinde olan bu abaklar, çoğunlukla, bir direğin başına oyularak, evlerin ve çalardırın önüne dikilirdi. )


- ABAK ile/ve/<> ABAK MAHMUZU

( Sütun başlıklarının üstüne gelen, genişçe ve dışa taşkın tabla, başlık tablası, mahmel. Abakus, sütunla baştaban ya da kenar üzengisi arasında, yastık görevi yapar. İLE/VE/<> Bazı abakların köşelerinde yer alan kıvrımlara verilen ad. )


- ABAKUS ile ABAKULUS/TESSERA

( Sütun başlıklarının üstüne gelen, genişçe ve dışa taşkın tabla, başlık tablası, mahmel. Abakus, sütunla baştaban ya da kenar üzengisi arasında, yastık görevi yapar. İLE Döşeme ve duvar mozaiği yapımında kullanılan, küçük bir küp biçiminde cam, pişmiş toprak ya da taş parçası. )


- ABAKÜS[Fr.] değil/yerine/= SAYIBONCUĞU (ÇÖRKÜ)


- ABALI ile ABALIK


- ABANDIRABİLMEK ile ABANDIRIVERMEK


- ABANDON :/yerine TERK ETMEK


- ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and GIVE UP


- ABANMAK ile ABANDIRMAK ile ABANABİLMEK ile ABANIVERMEK ile ABA ile ABAT ile ABA GÜREŞİ


- ABANMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK


- ABANMAMALI!


- ABANOZ ile ABANOZ AĞACI

( EBONY vs. EBONY WOOD )

( آبنوس ile درخت آبنوس ile جغ )

( ABNOS ile DARKHT ABNOS ile JOGH )


- ABANOZ ve TİK AĞACI

( Solomon Adaları'ında en yoğun bulunan ağaçlar. )


- ABANOZLAŞMAK ile ABANOZLAŞTIRMAK ile ABANOZLAŞTIRABİLMEK ile ABANOZ


- ÂBÂR[Ar. < Bİ'R] ile ÂBÂR[Fars.]

( Su kuyuları. İLE Hesap defteri. )


- ABAROGNOZİ[Yun.] değil/yerine/= BİR NESNENİN AĞIRLIĞINI TARTMA YETİSİNİN YOKLUĞU


- ABARTI ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK


- ABARTI ile KABARTI

( Bir şeyi/olayı, olduğundan büyük ya da çok gösterme, mübalağa. İLE Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer. )


- ABARTI ile PALAVRA[İsp. < PALABRA]


- ABARTI ile/ve/||/<> VAAD


- ABARTI ile/değil/yerine/>< ZARÂFET


- ABARTILANLAR ile/ve/||/<> ANLAŞILMAYANLAR ile/ve/||/<> GÖZARDI EDİLENLER


- ABARTMA ile AĞDALAMA


- ABARTMA ile/ve/değil/||/<> FAZLA ÖNEMSEME


- ABARTMA ile/ve GAYRETKEŞLİK


- ABARTMA ile/ve/||/<> GÜZELLEME


- ABARTMA ile İDEALLEŞTİRME


- ABARTMA ile KABARTMA

( Zihinde[vehmin olumsuz kullanımıyla]/olaylarda/olgularda/kavramlarda. İLE Nesnelerde. )


- Abartmadan KONUŞ!!!


- ABARTMA/EKSAJERE ile/ve/||/<> KABALAŞTIRMA/VULGARİZE


- ABARTMAK ile ABARTILMAK ile ABARTABİLMEK ile ABARTI/LIK ile ABARTICI ile ABARTILI/LIK ile ABARTISIZ/LIK ile ABARTISIZCA


- ABARTMAK ile ABARTMA ile ABARTI ile ABARTILI ile ABARTICI

( EXAGGERATE vs. EXAGGERATING vs. EXAGGERATION vs. EXAGGERATIVE vs. EXAGGERATOR )

( اغراق کردن ile غلو کردن ile اغراق گفتن ile گزاف گوئي کردن ile مبالغه کردن ile مبالغه گو ile گزافهگو ile مبالغه ile گزافه گويي ile مبالغه گويي ile غلو ile اغراق ile گزاف ile گزافه ile گزاف گوئي ile اغراق آميز ile مبالغه آميز )

( EGHARAGH KARDAN ile GHLU KARDAN ile EGHARAGH GOFTAN ile GOZAF GOIY KARDAN ile MOBALEGHEH KARDAN ile MOBALEGHEH GO ile GOZAFEHGO ile MOBALEGHEH ile GOZAFEH GOYY ile MOBALEGHEH GOYY ile GHLU ile EGHARAGH ile GOZAF ile GOZAFEH ile GOZAF GOIY ile EGHARAGH AMYZ ile MOBALEGHEH AMYZ )


- ABARTMAK ile/değil "ALTINI ÇİZMEK"


- ABARTMAK ile APARTMAK[< APARMAK]

( Bir nesneyi ya da durumu olduğundan daha önemli, daha büyük ya da daha çok göstermek. | Bir iş, bir davranış ve benzerlerinde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak. İLE Alıp götürmek. | Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak. )


- ABARTMAK ile/değil/yerine/>< AZALTMAK


- ABARTMAK ile/ve/değil/<> DURMAYI BİL(E)MEMEK/BECEREMEMEK


- ABARTMAK ile "KAÇIRMAK"


- ABARTMAK ile/ve/değil/yerine "KÖPÜRTMEK"


- ABARTMAK ile/ve/değil/yerine ÖNE ÇIKARMAK


- [ne yazık ki]
KONULARI/AYRINTILARI/OLAYLARI/SORUNLARI:
ABARTMAK ile SAPTIRMAK ile TIRMANDIRMAK


- ABARTMA/LIK ile ABARTMACI ile ABARTMALI ile ABARTMASIZ ile ABARTMASIZCA


- ABARTMAMALI!


- ABASH vs. SHAME


- ABAŞO[Yun.] ile/ve/<> ALARGA[İt.]

( Gemiyi, baştan ya da kıçtan halatla karaya bağlama. | Altta, aşağıda bulunan, alttaki. İLE/||/<> Açık denizde demir atmak. | Açık deniz, engin. | Uzaktan, açıktan | "Açıktan geç, yaklaşma" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. )


- ABAŞO[İt.] değil/yerine/= AŞAĞI, ALTTAKİ, ALT | GEMİYİ HALATLA KARAYA BAĞLAMA


- ABATAJ[Fr.] değil/yerine/= KAZI[madencilik]


- ABATE vs. DECREASE


- ABAZANLAŞMAK ile ABAZA ile ABAZAN/LIK ile ABAZACA


- ABAZİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANANABAZİ[Fr.]

( Yürüyememe, yürüme yitimi. İLE/VE/||/<> Zaman zaman beliren yürüme yitimi. )


- ABBAS NUSRET BABA :

( Nafi Baba Tekkesi (Dergâhı) son şeyhi Küçük Mahmut Babanın oğlu Abbas Nusret Baba (1898 - 1975) idi. Abbas Nusret Baba tekkede postnişin olabilmek için Londra Büyükelçiliğindeki görevini bırakıp gelmişti. Abbas Nusret Baba, İngilizlerin ata sporu olan kriketi Türkiye'de oynayan ilk sporculardan biridir. )


- ABBAS ile ABBAS ABDİ ile ABBAS AĞA ile ABBAS ALİ

( ABBAS vs. ABBAS ABDİ vs. ABBAS AGHA vs. ABBAS ALİ )

( عباس ile عباس عبدي ile عباسآقا ile عباسعلي )

( EBAS ile EBAS ABDY ile عباسآقا ile EBASAELY )


- ABBE KIRILMA ÖLÇÜTÜ ve/||/<> ABBE KURAMI ve/||/<> ABBE ÖLÇÜTÜ ve/||/<> ABBE PRİZMASI ve/||/<> ABBE SAYISI ve/||/<> ABBE YOĞUNLAŞTIRICISI

( Sıvıların kırılma indisini ölçmek için kullanılan kırılmaölçer. VE/||/<> Gerçek bir görüntü elde edilecek bir mercek, cismin tüm kırınım saçaklarını geçirecek kadar büyük olmalıdır. VE/||/<>Bir teleskobun çözme gücü için açısal ayrılma λ/d'den küçük olmamalıdır. Burada λ gelen ışığın dalga boyu, d; objektifin yarıçapıdır. VE/||/<> Dik görüntü elde etmek için kullanılan, iki çift dik açılı prizmadan oluşan ve dört yansıma yapan düzen. VE/||/<> Dağıtıcı gücün tersi. VE/||/<> İyi bir ışık toplama özelliğine sahip, sayısal açıklığı 1.25 olan ve mikroskopide yaygın olarak kullanılan, basit iki mercekten oluşan düzenek. )


- ABC PLANI ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "ABD PLANI"


- ABC ile/ve/||/<>/> XYZ

( Bilinen nicelikler için. İLE/VE/||/<>/> Bilinmeyen ölçüler için. )

( Rene Descartes [1596 - 1650] )


- ABD KONSOLOSLUK BİNASI :

( İstinye Dereiçi mevkiinin batı tarafındaki yamaçtadır. Çok büyük bir alanı kapsar. )


- ABD ile KUL

( KUL )


- ABD[Ar.] ile MEMLÛK[Ar.]


- ABDAL ile Abdal

( Eskiden, bazı gezgin dervişlere verilen ad. İLE Safeviler döneminde, İran'da yaşayan önemli Türk oymaklarından biri. | Anadolu'da yaşayan, bu addaki bir oymak. [Geygel Abdalları] )

( DERVISH vs. DERVISH )


- ABDEST ALMAK yerine ÇEHİZLENMEK/ÇEYİZLENMEK


- ABDEST, VUZÛ' ile TEYEMMÜM

( İMAM-I ZEYNEL ÂBİDİN, namaz kılacağım heyecanıyla abdest alırken bayılırmış. )


- ABDEST ile NAMAZDAN ÖNCE ABDEST ALMAK ile TOPRAKLA ABDEST ALMAK

( ABLUTION vs. ABLUTION BEFORE PRAYER vs. ABLUTION WITH EARTH )

( غسل ile آبدست ile وضو ile دست نماز ile تيمم )

( GHASL ile ABDAST ile VOZO ile DAST NAMAZ ile TYMAM )


- ABDEST ve TERBİYE


- ABDESTBOZAN ile ABDESTBOZAN OTU


- ABDESTBOZAN/ŞERİT/SIĞIR ŞERİDİ/TENYASI/TENYA ile ABDESTBOZAN OTU

( Şeritgillerden, gövdesi yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı. İLE Gülgillerden, almaşık yapraklı, yeşilimsi ya da kan kırmızı çiçekler açan, idrar söktürmede ve kan dindirmede kullanılan bir bitki. )

( ... cum POTERIUM SPINOSUM )


- ABDEST/LİK ile ABDESTLİ/LİK ile ABDESTSİZ/LİK


- ABDOLMALEK ile ABDÜLMEHDİ

( ABDOLMALEK vs. ABDOLMEHDI )

( عبدالملک ile عبدالمهدي )

( ABDOLMOLK ile عبدالمهدي )


- ABDOMEN ile/||/<>/> ABDOMINAL

( Karın/karınla ilgili. İLE/||/<>/> Karın. )


- ABDOMİN- ile/||/<> CELİ-/CELİO-/COELİ-/COELİO- ile/||/<> OMPHAL-/OMPHALO-/-OMPHALUS ile/||/<> GASTER-/-GASTER/GASTREO-/GASTR-/-GASTRİA/GASTRO- ile/||/<> LAPAR- ile/||/<> LUMB-/LUMBO- ile/||/<> VENTRİ-/VENTRO- ile/||/<> HELC-/HELCO-

( Karın, karınla ilgili. İLE/||/<> Karın, göbek. İLE/||/<> Göbek, göbeğin durumu, navel. İLE/||/<> Mide/karın ile ilgili, mide ile ilgili durum, bölüm ya da benzerliği belirir. İLE/||/<> Yan taraf, böğür, bel, karın(bazen). İLE/||/<> Bel. İLE/||/<> Karın, gövdenin ön tarafı. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )


- ABDOMİNOKARDİYAK REŞEKS değil/yerine/= KARIN-YÜREK TEPKESİ


- ABDÜKSİYON ile/||/<> ABDÜKTÖR ile/||/<> ABDUSENS

( Dışa çekim. İLE/||/<> Dışa çeken, uzaklaştırıcı. İLE/||/<> Dışa çekme. )


- ABDÜLHAMİD HAN (I) ÇEŞMESİ :

( Emirgan'da Muvakkithane Caddesinin tam ortasında Çınaraltı çay bahçelerinin önünde bunan bir meydan çeşmesidir (H. 1197, M. 1782). Çeşme yapılışından günümüze kadar orijinal durumunu korumuştur. Çeşmenin mimarisi devrin üslubu olan barok - rokoko üslubunu yansıtır... Çeşme Başlısu kaynağından akış almaktadır. Birinci Abdülhamid bu meydan çeşmesini zevcelerinden Hümaşah kadın ile oğlu Şehzade Mehmed'in ruhlarını şadetmek için onların adına yaptırmıştır. Bu bakımdan çeşmeye "Hümaşa Kadın" ve "Şehzade Mehmet Çeşmesi" de denilebilir. )


- ABDÜLHAMİD HAN (I) ÇEŞMESİ :

( İstinye'de Cami Sokakta ve Neslişah Camiinin avlu kapısı bitişiğindedir (H. 1197, M. 1782). )


- ABDÜLHAMİD HAN (I) ÇEŞMESİ :

( İstinye'de Neslişah Camiinin avlusuna giriş kapısı bitişiğinde bulunmaktadır. Padişahın oğlu Şehzade Ahmet tarafından yaptırılmıştır (H. 1197, M. 1782). Çeşmenin yüzü düz mermerle kaplanmış, etrafı çerçeve içine alınmıştır. Kitabesi ayna taşı üzerine oturtulmuştur. Kitabe boyandığından özelliğini kaybetmiş durumdadır. Çatısı düz satıhlıdır. Yalağı mermerden olup, tek muslukludur, suyu yoktur. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Bu çeşme - i ferahfeza şevketlu kerametli Padişah - ı a'zam, Ve Şehinşah - ı muazzam Halifet - ullah - ı fi lalem, Hadim - ül harameyn - ül muhteremeyn, Sultan Abdülhamid Han halledallahü Saltana tu hu ilâ, Nihayet - id - devran Hazretlerinin eser - i latifleridir" (1197). )


- ABDÜLHAMİD HAN (II) ÇEŞMESİ :

( Rumelikavağı, Altınkum mevkiinde Deniz Kuvvetleri Özel Eğitim Merkezi Piknik sahası içindedir (1318, M. 1900). Çeşmenin yapıldığı tarihten günümüze kadar gelen tek parçası bu kitabe olsa gerek. Eski Türkçe kitabenin Türkçe yazılışı ve hemen altında manası yer alıyor. Çeşmenin memba suyu akarı vardır. Çeşme kitabesinde şöyle yazmaktadır: Tarih - i Muhtar'ı oku ey su içen eyle dua/Abdülhamid Han eyledi bu çeşme - i paki bina" sene 1318 (1900)" )


- ABDÜLHAMİD ile ABDÜLHASAN

( ABDOLHAMİD vs. ABDOLHASAN )

( عبدالحميد ile عبدالحسن )

( عبدالحميد ile ABDOLHASAN )


- ABDULLAH KADI CAMİİ :

( Zekeriyaköy'de Kiptaş Sitesi içindedir. Yeni bir cami olup Osmanlı tarzında yapılmış, her hangi bir tarihi özelliği yoktur. )


- ABDULLAH KAYA PARKI :

( Kilyos Mahallesinde olup, 724,46 m²'lik bir alan üzerinde olup, 346,04 yeşil alanı, 337,04 m²'lik çocuk oyun alanı ve 21,3 m²'lik bir tesisi vardır. )


- ABDULLAH PAŞA YALISI :

( Emirgan'da Hamid - i Evvel Camiinin yanında ve deniz kıyısındadır. Padişah IV. Mehmet'in (1612 - 1640) Emirgüneoğlu Yusuf Paşa (ö. 1641) için 1635'te yaptırdığı tek katlı bu yalı Boğaziçi'nin en eski yalısıdır. Yalının son sahibi Mekke Emir'i Abdullah Paşa (ö. 1877) idi. Bu nedenle yalının bir ismi de Abdullah Paşa Yalısı'dır. Bu nedenle bu yalıya "Şerifler Yalısı" da denilmektedir. Bu yalı 1881 yılından beri müze olarak kullanılmaktadır. )


- ABDULLAH ile/ve/<> ABDUL LÂTÎF/REZZÂK/ŞÂFÎ


- ABDULLAH ile ABDULLAH GOL

( ABDOLLAH vs. ABDOLLAH GOL )

( عبدالله ile عبدالله گل )

( ABDOLLAH ile ABDOLLAH GOL )


- ABDÜLLÂTİF ile/değil/yerine ABDULLAH


- ABDÜLLEZİZ[Ar. < HABBÜLLEZİZ: Tatlı tane.]

( Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık bir bitki. | Bu bitkinin, yemiş gibi yenilen, tatlı ve yağlı ürünü. )

( CYPERUS ESCULENTUS )


- ABDURRAHİM ile ABDOLRAHMAN ile ABDÜLRASUL

( ABDOLRAHIM vs. ABDOLRAHMAN vs. ABDOLRASUL )

( عبدالرحيم ile عبدالرحمان ile عبدالرسول )

( عبدالرحيم ile ABDORRAHMAN ile ABDORRASOL )


- ABDURRAHMAN NURETTİN PAŞA YALISI/KOCATAŞ YALISI :

( Yalı Abdurrahman Nurettin Paşa (1833 - 1912) 1900 yılında bir Fransız mimara yaptırılmıştır. Yalı bir süre sonra Maksutzade Sebul Bey tarafından satın alındı. Padişah II. Abdülhamit Şehzade Ahmet Efendi'ye bu yalıyı satın aldı. Şehzade'de yalıyı Şakir Rıfat Atılhan'a sattı. Necmeddin Molla (Kocataş) da yalıyı 35 bin liraya Şakir Rıfat Atılhan'dan 1929 yılında satın olarak konut olarak kullandı. Eski İstanbul Savcısı ve Adalet Bakanı olan Necmeddin Molla'ya (Kocataş) Atatürk misafir gelmiş ve bu yalıda ağırlanmıştır. Yalı Necmeddin Molla öldükten (1949) sonra bakılamamış ve zamanla harap olmuştur. 25.2.1997 tarihinde geçirdiği büyük bir yangından sonra ise kaderine terk edilen yalı 2008 yılında satılmıştır. )


- ABDUSENS ile/||/<> ABDÜKSİYON[>< ADDÜKSİYON] ile/||/<> ABDÜKTÖR

( Dışa çekme. İLE/||/<> Dışa çekim. | Uzaklaştırma.[>< İçe çekim. | Yaklaştırma.] İLE/||/<> Dışa çeken. | Eksenden uzaklaştırıcı. )


- ABE ile ABES/LİK ile ABERASYON


- ABECE ile ABECESEL ile ABECE SIRASI


- ABECELER('İ)

( )

( )


- Abeceleri karıştırmadan ve saygı göstererek KONUŞ!!! -ve


- ABECESEL DİL ile İMGESEL/RESİMSEL DİL


- ÂBEHU[Ar.] ile LEMEZEHU[Ar.]


- ABEL GRUBU ile/||/<> DEĞİŞMELİ OLMAYAN GRUP

( Abel grubunda işlem değişmeli, diğerinde değil )

( Formül: ab = ba (Abel) İLE ab ≠ ba (genel) )


- ABELL KATALOĞU ile/||/<> ABELL YARIÇAPI

( 1958 yılında, George Ogden Abell[astronom] tarafından yayımlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğu.[Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için içinde en az elli gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli ölçütleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu ölçütler sürekli uygulanmamıştır.[Kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı ellinin altında pek çok küme bulunmaktadır.] İLE/||/<> Astronomide Abell kataloğundaki gökada kümelerinden devimle uzunluğu 2.14 megaparsek kabul edilen, tipik bir gökada kümesinin yarıçapı olarak tanımlanır. )


- ABELYEN İLE DÖNGÜSEL İLE BASİT ile/||/<> GRUP TÜRLERİ

( Farklı özelliklere sahip grup sınıfları. )

( Formül: G = ⟨a⟩ (döngüsel) )


- ABERAN ile/||/<> ABERASYON

( [Eşeysel] Sapkın. | Olağandışı. İLE/||/<> Sapma, sapkınlık, [eşeysel] sapıklık. )


- ABERAN[Fr.] değil/yerine/= DOĞAL/BİLİNEN DURUMDAN UZAKLAŞAN, SAPKIN


- ABERASYON ile/||/<> ABERAN

( Sapınç. | Sapma. İLE/||/<> Sapmış. | Normal dışı. )


- ABERASYON değil/yerine/= SAPINÇ/SAPMA


- İNHİRAF[Ar.]/ABERASYON[Fr.] değil/yerine/= SAPKINLIK, SAPINÇ | SAPITMA


- ABES ile/ve/<> AYIP


- ABES[Ar.] ile el-LA'İB[Ar.] ile LEHV[Ar.]


- ABES değil/yerine/= GEREKSİZ/YERSİZ


- ABESLANG[Fr. < ABAISSE LANGUE] değil/yerine/= DİLBASAR


- ABET vs. ENCOURAGE vs. ENTICE vs. INCITE vs. INDUCE vs. LURE vs. PROVOKE vs. URGE


- ÂB-GÂH[Fars.] ile ÂB-GÎR[Fars.]

( Su biriken yer, havuz. | Karnın, kaburga kemikleri kıkırdağı ve kısa kaburgalar altında olan bölümü, boş böğür. İLE Su biriken yer, havuz. | Dokumacı fırçası. )


- ABHAVA ile

( Varolmama, -olumsuzluk-. )


- ABHAZ ile ABHAZCA


- ÂBÎ[Ar. < İBÂ] ile ÂBÎ[Fars.]

( Çekinen, nazlanan, sakınan; tiksinen. İLE Ayva. | Suda yaşayan ve suda oluşan. | Açık mavi. )


- ÂBİD[< İBÂDET] -ile

( İBÂDET EDEN )


- ÂBİD[çoğ. EVÂBİD] ile ÂBÎD[Fars.] ile ABÎD[Ar. < ABD] ile ÂBİD[Ar. < İBÂDET]

( Mesel, yanıltmaç. İLE Kıvılcım. İLE Kullar, köleler. | Kulluk[ubûdiyet]. İLE İbâdet eden, tapınan. [çoğ. ÂBİDÎN] )


- ABÎD[Ar.] ile HAVEL[Ar.]


- ÂBÎDÂT[yanlış olarak ÂBİDE'nin çoğulu] ile ÂBÎDÂT[Ar.]

( Anıtlar. İLE İbâdet eden, inanmış kadınlar. )


- ÂBİDE[Ar. çoğ. EVÂBİD (ÂBİDÂT yanlıştır!)] ile ÂBİDE[Ar. < ABD]

( Anıt, yâdigâr kalacak eser. İLE Köleler. )


- ÂBİDE ile ABİ DE


- ÂBİDE değil/yerine ANIT


- ÂBİDE ile NUMÛNE


- ABİDELEŞMEK ile ABİDELEŞTİRMEK ile ABİDELEŞTİRİLMEK ile ABİDE


- ABİDİK-GUBİDİK (ŞEYLERLE UĞRAŞMAK)


- ABİENİNİK ASİT ile ABİYETİK ASİT

( Formülü, 10 C13H20O2, mol kütlesi 208,2 g. olan bir asit. İLE Formülü, C20H30O2 e.n. 161 °C olan, kolofan ve çam reçinesinden elde edilen, suda çözünmeyen bir çam asidi. )


- ABİK, EROL (İST. 1957) :

( Sarıyerli, siyasetçi. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik Bölümünden Elektronik Mühendisi olarak mezun oldu. NETAŞ da iş hayatına başladı ve aynı şirketten emekli oldu. Siyasete CHP de başladı. İlçe Başkanlığı, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı, Disiplin Kurulu Başkanlığı yaptı. CHP, Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) üyesidir. )


- ABİL[Fr.] değil/yerine/= ABİS[Fr.]

( Aşırılıkla kötü kullanma. İLE Okyanusların en derin yeri. )


- ABİL[İt.] değil/yerine/= YATAY SERENLERİ SAĞA/SOLA ÇEVİRMEDE KULLANILAN YELKENLİ DONANIMI


- ABILITY :/yerine YETENEK


- ÂBİR[Ar. < UBÛR, çoğ. ÂBİRÛN, ÂBİRÎN] ile ABÎR[Ar.]

( Bir yerden geçen. İLE Bir ilâç karışımı. | Güzel koku. )


- ÂBİS[Ar.] ile ÂBİS[Ar.]

( Alaycı, saygısız. İLE Asık yüzlü, yüzü ekşi. )

( ABÛS[< UBÛSET]: Somurtkan. )


- ABİS ile/ve FONDA

( Okyanusların en derin yeri. İLE/VE Deniz dibi. | Geminin, demir attığı yer. | Demir atma komutu. )


- ABİSTA -ile

( Abhazya'da, mısır unundan yapılan bir yiyecek. )


- ÂBİST/E[Fars.] ile ÂYİŞNE, ÂYİŞTE/NE[Fars.]

( Gebe. İLE Casus. | Dalkavuk. )


- ABİYE ile ABİYE SAHİBİM


- ABİYE[Fr.] değil/yerine/= ŞIK, SÜSLÜ, GÖSTERİŞLİ GİYİM BİÇİMİ


- ABİYOGENEZ/ABİYOGENES[Yun.] ile ABİYOTİK[Yun.] ile ABİYOZ[Yun.]

( Canlıların kendi kendine cansız nesneden oluştuğunu savunan sav.[Dört milyar yıl kadar önce dünyada] İLE Cansızlığa özgü/ait. | Yaşamın/canlılığın olanaksız olduğu ortam. İLE Yaşamsal durum ve olayların durması/yokluğu. )


- ABİYOGENEZ ile BİYOGENEZ

( Kendiliğinden türeme. | Yaşamın cansız nesnelerden oluştuğu kuramı. İLE Yaşamın sadece var olan yaşamdan türeyebileceği kuramı. )


- ABİYOTİK ile/>< BİYOTİK

( Canlı olmayan çevresel etmenler. İLE/>< Canlı organizmaları içeren etmenler. )


- ABİYOTİK ile/||/<> BİYOTİK

( Abiyotik cansız faktör İLE biyotik canlı faktör. )

( Formül: Sıcaklık/pH İLE predatör )


- ABİYOTİK ile/ve/||/<> İNORGANİK


- ABLA/LIK ile ABLAK/LIK ile ABLACI/LIK ile ABLAKÇA


- ABLASYON ile/||/<> ABORTUS

( Yok edim. İLE/||/<> Düşük. )


- ABLASYON ile/||/<> AS[S]ENDAN ile/||/<> AVÜLSİYON

( Kesip çıkarma. İLE/||/<> Çıkan, çıkıcı. İLE/||/<> Kopma. )


- ABLASYON[Lat.] değil/yerine/= BUZUN, YÜZEYDEN ERİMESİ


- ABLATİF[Lat.] değil/yerine/= ADIN -DEN DURUMU [ÇIKMA/KAYNAK DURUMU]


- ABLAVUTLAŞMAK ile ABLAVUT/LUK


- (ABLE) TO ACCEPT vs. (NOT ABLE) TO WITHSTAND


- ABLE TO vs. POSSIBILITY


- ABLE :/yerine YAPABİLEN


- ABLEFARİ[Fr.] değil/yerine/= GÖZ KAPAĞININ YOKLUĞU[DOĞUŞTAN/SONRADAN]


- ABLEPSİ[Yun.] değil/yerine/= KÖRLÜK


- ABLUKA[İt. < ABLOCO] ETMEK/ABLUKAYA ALMAK/İHATA ETMEK/MUHASARA ETMEK değil/yerine/= KUŞATMAK


- ABNEY OLAYI ile/ve/||/<> ABNEY YASASI

( Işıklılığı ve baskın dalga boyu değişmez kılınmış bir renk uyartısının, arılığının değişmesi ile oluşan renk türü değişmesi. İLE/VE/||/<> A ve B gibi iki renk uyartısının, parıltıları birbirinin aynı olarak algılanıyorsa ve C ve D gibi iki renk uyartısının da parıltıları aynı algılanıyorsa, A ve C ile B ve D'nin toplamsal karışımlarının parıltıları da aynı olur.
[Abney yasasının geçerliliği, gözlem koşullarına büyük oranda bağlıdır.] )

( ABNEY PHENOMENON vs./and/||/<> ABNEY'S LAW )

( PHENOMENE OF ABNEY avec/et/||/<> LOI D'ABNEY )

( BEZOLD-ABNEY-PHANOMEN und/||/<> ABNEYSCHES GESETZ )


- ABOLFATH ile ABOLFAZL

( ABOLFATH vs. ABOLFAZL )

( ابوالفتح ile ابوالفضل )

( ABOLFATH ile ABOLFAZL )


- ABONELİK değil/yerine/= SÜRDÜRÜMCÜ OLMAK


- ABONE/SUBSCRİBER değil/yerine/= SÜREKÇİ


- ABONMAN/ABONE değil/yerine/= SÜRDÜRÜM/CÜ


- ABORDA[İt.] değil/yerine/= GEMİNİN YANINI VEREREK YANAŞMASI


- ABORJİN ile/ve MAORİ

( Yeni Zelanda yerlisi. İLE/VE Yeni Zelanda yerli halkı. )


- ABORTİF ile/||/<> ABORTUS ile/||/<> ABORTUS İMMİNENS ile/||/<> ABORTUS İNSİPİENS

( Düşük yaptıran, eksik. İLE/||/<> Düşük. İLE/||/<> Düşük tehdidi. İLE/||/<> Önlenemeyen düşük. )


- ABORTİF[Fr.] değil/yerine/= GELİŞİMİNİ TAMAMLAMAYAN (BİTKİ/ÖRGEN) | NORMAL SÜRESİNİ TAMAMLAMADAN İYİLEŞEN HASTALIK


- ABORTION :/yerine KÜRTAJ


- ABOSA[İt.] değil/yerine/= DUR! / TUT!


- ABOUT :/yerine HAKKINDA


- ABOVE vs. OVER


- ABOVE :/yerine ÜSTÜNDE


- ABRAHAM ABULAFIA ve/<> İBN ARABİ


- ABRAHAM PAŞA (İST. 1833 - 1918) :

( Ermeni Sarraf bir ailenin çocuğudur. Asıl Adı Abraham Eremyan'dır. Mısır'da Kavalalı'nın sarayında özel kalem müdürlüğü yaptı. Sultan Abdülhamid'in yakın dostu oldu. Ana dili gibi Türkçe, Arapça ve Fransızca bilirdi. Renkli bir yaşamı vardı. Büyük zenginliğini kumarda bitirdi. Bilezikçi Çiftliği, Beyoğlu'ndaki Cercie d'Odient Kulübüne (Büyük Kulüp) kiralamış olduğu büyük konak ile Sarıyer'de Mesarburnu Caddesi üzerinde ve Kocataş suyu çeşmesinin Büyükdere tarafındaki dönemin en görkemli eserlerindendi. Bu yalı yanarak ortadan kalktı. Yanan bu yalı yerine Kocataş Suyu Fabrikası inşâ edildi. Necmeddin Molla ve varislerine ait olan Kocataş Yalısı ile bu yalının alakası yoktur. )


- ABRAMAK ile ABRA ile ABRAŞ/LIK


- ABRAMS DENEYİ ve/<>/< ABRAMS KURALI

( Belirli bir taze beton kütlesinin, kendi ağırlığı altında biçim değiştirmesini ölçerek dayanım derecesini gösteren deney. VE/<>/< Önce 1892'de, Fransa'da, Ferret'nin, sonra da ABD'de, Duff Abrams'ın tanıtladığı kural. Bu kurala göre, bir beton ya da harcın dayanımı, karışıma giren suyun ağırlığının, çimento ağırlığına oranı ile ters orantılıdır. )

( SU/ÇİMENTO ORANI: Bir beton ya da harçla, su ağırlığının çimento ağırlığına oranı. Bir betonun ya da harcın dayanımı, karışımındaki su/çimento oranı ile ters orantılıdır. Çimentonun prizinin kimyasal etkileşimi için gerekli en az su/çimento oranı, yaklaşık olarak 0.25'tir. Ancak, kum ve çakılı ıslatmak için bundan biraz daha fazla su gereklidir. Su/çimento oranı, akışkanlaştırıcı bazı kimyasal katkılar sayesinde daha az su kullanılarak düşürülebileceği gibi, vakumlu betonda, dökümden sonra karışımdaki suyun emilmesi yoluyla da azaltılabilir. Böylece, beton, daha kolay işlenebilir ve sonuç itibariyle de daha iyi bir dayanım sağlanabilir. )


- ÂB-RÂNE[Fars.] ile ÂB-ENDÂZ[Fars.]

( Su yollarına ve borularına bakan mühendis. İLE Su mühendisi. )


- ABRÂŞ[Ar.] -ile

( Yüzünde sam lekesi bulunan kişi. )


- ABRAZYON[Lat.] değil/yerine/= DENİZ AŞINDIRMASI


- ABREJE[Fr.] değil/yerine/= ORG KLAVYELERİNİ BAĞLAYAN DÜZENEK


- ABROAD :/yerine YURTDIŞINDA


- ABROMA[Fr.] değil/yerine/= ÇALI

( Lifleri çuval yapımında kullanılan çalı. )


- ABRÖVAJ[Fr.] değil/yerine/= ÇAPAK

( Madencilikte, bir döküm üzerinde oluşan maden ve kum karışımı çapak. )


- ABRUPSİYO ile/||/<> ABRUPSİYO PLASENTA

( Ayrılım. İLE/||/<> Erken eş ayrılımı. )


- ABSÂL ile ÂSÂL


- ABSENCE :/yerine YOKLUK


- ABSOLÜ REFRAKTER PERİYOT değil/yerine/= MUTLAK DUYARSIZ DÖNEM


- [not] ABSOLUTE APPEARANCES vs. ABSOLUTE PRINCIPLE OF THE APPEARANCES


- ABSOLUTE vs. DOGMA


- ABSOLUTE, NOMINATIVE[İng.] ile YALIN


- ABSOLU/ABSOLUT/ABSOLUTE ile/||/<> ABSOLU/T/E DUYARSIZ DÖNEM/PERİYOT

( Tam, kesin, saf. İLE/||/<> Kesin duyarsız dönem. )


- ABSOLUTE :/yerine MUTLAK


- ABSOLUTE vs./and JUSTICE


- ABSOLUTELY vs. IN ONE WAY


- ABSOLUTELY :/yerine KESİNLİKLE


- ABSOLUTE[NESS] vs. RIGHT[NESS]


- ABSORB :/yerine EMMEK


- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS

( Emici. İLE/||/<> Soğurganlık. )


- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS ile/||/<> ABSORBE ETMEK ile/||/<> ABSORBE OLMAK ile/||/<> ABSORPSİYON ile/||/<> ABSORPTİVİTE

( Emici, soğurucu, yüzeyine bağlayan. İLE/||/<> Emme, soğurum, soğurganlık. İLE/||/<> Emmek, soğurmak, yüzeyine bağlamak. İLE/||/<> Soğurulmak, yüzeye bağlanmak. İLE/||/<> Emilim, soğurma, yüzeyine bağlama. İLE/||/<> Emicilik, soğurganlık. )


- ABSORB/SİYON[Fr.] değil/yerine/= SOĞURUM

( ABSORBE: Emilmiş, soğurulmuş. )


- ABSORPSİYON ile/||/<> ABSORBAN ile/||/<> ABSTİNANS

( Emilim. | Soğurma. İLE/||/<> Emici | Soğuran. İLE/||/<> Yoksunluk. )


- ABSTAINER vs. TIMID


- ABSTRACT vs. CONCRETE


- ABSTRACT vs. ISOLATED


- ABSTRACTION vs./and ABSTRACTION IN INTEGRITY


- ABSTRAKSİYON ile ABSTRAKSİYONİST ile ABSTRAKSİYONİZM


- ABSTRAKSİYONİZM değil/yerine/= SOYUTÇULUK


- ABSTRE ile ABSTRE SAYI ile ABSTRE SANAT


- ABSURD vs. "SHIFTY/RISKY"


- ABSÜRD değil/yerine/= SAÇMA


- ABT[Ar.] ile KİZB[Ar.]

( Yalan. | Şüphe uyandırıcı hareket. İLE Yalan. )


- ABU SIMBEL TAPINAĞI ile/ve/||/<> NEFERTARI TAPINAĞI

( II. Ramses'in mezarının bulunduğu mağara tapınak. İLE/VE/||/<> Eşi Nefertari'nin mezarının bulunduğu mağara tapınak. )


- ABUK SUBUK değil ABUK SABUK


- ABUKLAMAK ile ABUKLAŞMAK ile ABUKLAŞTIRMAK ile ABU ile ABUK/LUK ile ABUS/LUK ile ABUKÇA ile ABUK SABUK/LUK ile ABUK SUBUK/LUK ile ABUR CUBUR/LUK


- ABULİ ile/||/<> AJUZİ

( İstenç yitimi. İLE/||/<> Tat yitimi. )


- ABULİ[Fr.] değil/yerine/= İSTENÇ/İRÂDE YİTİMİ


- ABUNDANCE vs./and UNITY


- ABUR-CUBUR ile/||/<> APERİTİF

( Gereksiz, sağlıksız yiyecekler için. İLE/||/<> Yemek öncesinde yenen çerez vb. yiyecek. )


- ABUS ile ABUZAMBAK

( Somurtkan. | Çatık/asık yüz. | Garip, acayip. İLE Garip sözler söyleyen, tuhaf hareketlerde bulunan kişi. )


- ABÛS[Ar.] ile SOMURTKAN | ÇATIK/ASIK YÜZ | GARİP, ACAYİP


- ABUSE :/yerine İSTİSMAR


- ABYSS vs. HELL


- AÇ ACINA (YOLA ÇIKMAK, DIŞARI ÇIKMAK, İŞE GİTMEK)


- AC AKIM ile/||/<> DC AKIM

( AC alternatif yön değiştiren, DC doğru tek yönlü )

( Formül: V_AC = V_m sin(ωt) İLE V_DC = sabit )


- AÇ BÎ-İLAÇ[:İLAÇSIZ]["AÇ BİLAÇ" değil!] (ÇALIŞMAK, GİTMEK)


- AÇ GÖZLÜ ile AÇGÖZLÜ KİŞİ

( GREEDY vs. GREEDY PERSON )

( دندان گرد ile تنگ چشم ile حرص زدن ile پولکي ile پول پرست ile آزمند ile پر ولع ile حريصانه ile حريص ile شره ile طماع ile طمعکار )

( DANDAN GARD ile TANG CHESHAM ile HARS ZADAN ile پولکي ile POL PAREST ile AZMAND ile PAR VAL ile حريصانه ile HARYSE ile SHAREH ile TAMA ile TAMAKAR )


- AC İLE DC İLE PULS ile/||/<> AKIM TÜRLERİ

( Elektrik akımının zaman değişimleri. )

( Formül: V = V₀sin(ωt) )


- AC İLE DC İLE PULSED İLE RF ile/||/<> ELEKTRİK AKIM TÜRLERİ

( Farklı akım karakteristikleri. )

( Formül: V = V₀sin(ωt) )


- AÇ-SEFİL (YAŞAMAK)


- AÇ TAVUK, KENDİNİ TAHIL AMBARINDA SANAR ile DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK


- AÇ ile AÇ

( Tok olmayan. İLE Aralamanın, açmanın buyruk kipi. )


- AÇ ile AÇ AÇINA ile AÇ BİİLAÇ ile AÇ KARNINA


- AÇ ile AÇ KİŞİ

( HUNGRY vs. HUNGRY PERSON )

( گشنه ile گرسنگي آور ile گرسنه ile ناشتا ile سير نشده )

( GOSHNEH ile GARSANGY AVAR ile GARSANEH ile NASHTA ile SYR NESHODEH )


- Ac ile Ag

( Aktinyum öğesinin simgesi. İLE Gümüş öğesinin simgesi. )


- AC ile/||/<> DC

( AC alternatif akım yön değiştirir İLE DC doğru akım tek yöndür )

( Formül: sinüzoidal İLE sabit )


- AÇ ile/ve/||/<> MUHTAÇ


- AC-/ACET- ile/||/<> ACANTH-/ACANTHO- ile/||/<> -ANG ile/||/<> APEX- ile/||/<> APİCO-/APİC- ile/||/<> ACR-/ACRO- ile/||/<> CUSP- ile/||/<> CENTE- ile/||/<> -TRESİA/-TRESİS ile/||/<> ATRETO- ile/||/<> -STİXIS

( Keskin, sivri. İLE/||/<> Dikenli, sivri dikensi çıkıntıları olan. İLE/||/<> Açılı, keskin, köşeli, eğri. İLE/||/<> Sivri uc, üst çıkıntı. İLE/||/<> Ucla/apeksle ilgili. İLE/||/<> Uc, ekstremite [akromegali: Ellerin, ayakların ve yüzün anormal büyümesi]. İLE/||/<> Nokta, uc. İLE/||/<> Delme. İLE/||/<> Delme, delik açma, delinme, delikli olma, Perforasyon. İLE/||/<> Açılmamış olma, bir geçitin olmaması, kapalı olması. İLE/||/<> İğne ile girme, ponksiyon. )


- AÇ-AÇIKTA


- ACADEMIC :/yerine AKADEMİK


- AÇAN ile AÇAR ile AÇKI ile AÇACAK

( Açma işini yapan. | Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı. [>< BÜKEN] İLE Anahtar. | İştah açmak üzere, yemekten önce içilen içecek. İLE Bir cismin, yüzeyi üzerine, sert bir madde ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma. [PERDAH] | [demircilikte] Delik büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar ve her türlü açma aracı. İLE Açmaya yarayan araç. | Açma işleminin yapılacak olmasını, birinin, gelecek zaman kipinde gerçekleştireceğini belirten söz. )


- ACAR, ERDEM (İST. 1955) :

( Sarıyer Spor Kulübü altyapısından yetişti. Dört sezon oynadıktan sonra Boluspor'a transfer etti. Bu kulüpten sonra tekrar Sarıyer'e geldi ve 6 sezon daha oynadı. Sarıyer forması altında 327'si resmi ve 95'i özel olmak üzere 422 maçta yer aldı. 1' lig, 1' kupa 2' si amatör lig maçlarında olmak üzere 4 gol attı. Sarıyer takımında en çok oynayan üçüncü futbolcudur. Futbolu bıraktıktan sonra antrenör ve teknik direktör olarak Sarıyer dahil çeşitli kulüplerde görev yapmaya devam etmektedir. )


- ACAR, İSMET (BORÇKA, 1946) :

( İstanbul Işık Mühendislik Yüksek Okulu Üçüncü sınıfından ayrıldı. İstanbul YSE de işçi olarak iş hayatına atıldı. Türk İş bünyesinde Sendikacılık yaptı. Yol İş Federasyonu Genel Sekreteri görevinde iken sendikacılığı bıraktı ve kendi şirketini kurdu. ACARLAR Şirketi'nin sahibidir. Şirket Acarlar Kız Futbol takımını kurdu. Batum ve Havalisi Muhacirleri Derneği, Artvinlileri Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği ve Karadenizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği Kurucu üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem yönetim kurulu üyesi 1 dönem de başkan olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- ACAREL, SALİH EM. KORG. (ÜSKÜDAR, 1934) :

( İlk ve orta eğitimi İstanbul'da gördü ve 1954 Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. 1956'da Kara Harp Okulu'ndan Topçu Asteğmen olarak mezun oldu. Çeşitli birlik ve kurumlarda görev yaptıktan sonra 1970'de Kara Harp Akademisi'nden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun oldu. 1971'de Silahlı Kuvvetler Akademisi'ni bitirdi. 1972 - 1978 yılları arasında Kara Harp Akademisi'nde öğretmenlik yaptı. 1978'de Erzurum 9. Kor. 9. Top. Grp. K. lığı yaptıktan sonra bir süre 9. Kv. Kor. K. lığı emrinde görev yapmış ve 1980 yılında Tunceli 6. J. Kom. A. K.lığı'na atandı. 1981'de Tuğgeneralliğe yükseltildi ve 1981 - 1985 yılları arasında Kayseri Hv. İndirme Tug. K.lığı görevinde bulundu. 1985'te Tümgeneralliğe terfi ederek, İstanbul 6. Piyade Tümen K.lığına atandı. 1987 - 1989 yılları arasında MSB Müş. Eko. Ve Tek. İşl. Yardımcılığı görevini yürüttü. 1989'da Korgeneralliğe yükseltilerek, Elazığ 8. Kor. K.lığına, 1991'de K.K.Eğt. K. lığına, 1992'de de Harita Genel Komutanlığına atandı. Harita Genel Komutanlığı'ndan 30.08.1993'te emekli oldu. Sivil hayata atıldıktan sonra sosyal çalışmalara yöneldi. Sarıyer S. K. de 6. dönem yönetim kurulu üyesi (bir dönem başkan) olarak görev yaptı. )


- ACARLAŞMAK ile ACAR/LIK ile ACARA


- ACARSOY, ERTUN (İST. 1957) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Sarıyer takımında 63'ü resmi 9'u özel olmak üzere 73 maçta oynadı. PAF maçlarında üç gol attı. )


- ACATAY, A. GAFUR (PROF. DR.) (DENİZLİ, 1913 - 1993) :

( İ. Ü. Orman Fakültesi öğretim üyesi. Denizli İdadisini bitirdikten sonra 1923 yılında Orman Mektebi Âlisine girdi ve 1926'da mezun oldu. Mezuniyetini takiben bir süre Orman Fen memuru olarak çalıştı. 1931'de tahsilini genişletmek için Almanya'ya gönderildi. 1937'de Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine başasistan olarak atandı. Bir süre sonra doktora tezini verdi ve "Ormancılık İlimlerinun Mühendis doktor" payesini aldı. Orman Koruma ve Entomolji Kürsüsünün kurulmasında büyük emek verdi. 1941'de Doçent, 1946 yılında Profesörlüğe atandı. Kitap veyalınlarından bazıları: Urtedschengen über Menge und Gute des Samenansatz en in verschiedenen Kronenteilen einheimischer Waldbaume (Diploma tezi), 1937), "Ormans Koruma Kılavuzu, 1946", "Zararlı Orman Böcekleri teşhis anahtarı, 1948", "Orman ve Otlatma, 1951", "Türkiye'de Orman Böcekleri ve Muhutu, 1953, tercüme), "Kavak Kitabı, 1956" ve pek çok bilimsel makalesi var. )


- ACAYİB-ÜL MAHLÛKAT ile/ve/||/<> GARAİB-ÜL MEVCÛDAT


- ACAYİPLEŞMEK ile ACAYİPLEŞTİRMEK ile ACAYİPLEŞEBİLMEK ile ACAYİP/LİK


- ACAYİPLİK ile/ve/<> ACAYİPLİK KORUNUMU

( Hadronların taşıdığı yük sayısı. | Taneciklerin çok çabuk oluşumuyla [güçlü etkileşme] çok yavaş bozunması [zayıf etkileşme] arasında görülen dengesizlik. İLE/VE/<> Zayıf etkileşimlerle ihlâl edilen yalıtılmış bir düzendeki hadronların, acayiplik sayılarının toplamının sabit olması. )

( STRANGENESS vs./and/<> STRANGENESS CONSERVATION )

( L'ÉRANGETÉ avec/et/<> LA CONSERVATION DE L'ÉRANGETÉ )

( STRANGENESS mit/und/<> STRANGENEßERHALTUNG )


- ACC[Ar.] ile ÂCC[Ar.]

( Bağırma, na're. İLE Kalabalık. )


- ACCEDE vs. EXCEED


- AÇÇELERANDO[İt.] -ile

( Parçanın, çalınırken, gittikçe hızlandırılacağını anlatır. )