Z ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 4.115 başlık/FaRk ile birlikte,
4.115 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/18)
- MİKOZ[Fr.]
( Mantar asalaklarından oluşan sayrılık. )
- MİKYAS ile MİKYASLI ile MİKYASSIZ
- MİMAR/LIK ile MİMARİ ile MİMARİSİZ
- MİNARE ile MİNARECİ/LİK ile MİNARELİ ile MİNARESİZ ile MİNARE BOYU ile MİNARE KIRMASI
- MİNDER ile MİNDERLİ ile MİNDERSİZ
- MİNELEMEK ile MİNE ile MİNECİ/LİK ile MİNELİ ile MİNESİZ ile MİNE ÇİÇEĞİ ile MİNE ÇİÇEĞİGİLLER
- MİNERALLEŞTİRMEK ile MİNERAL ile MİNERALLİ ile MİNERALSİZ ile MİNERAL BİLİMİ ile MİNERAL BİLİMCİ ile MİNERAL BİLİMSEL
- MİNİMAL KENDİLİK'TE:
GÖVDE BAĞIMLI ile GÖVDE BAĞIMSIZ
( [MİNİMAL KENDİLİK: Deneyimlerin, "anlık" ve "aracısız" öznesi olan kendilik.]
Yeni doğan bebekler, gövdeleriyle ilişkili olarak minimal öz farkındalık sergiliyor. Çevrelerindekilerin mimiklerini, istemli bir biçimde taklit edebiliyor.
İLE
Yetişkinler, olgusal bir biçimde iç gözlem yoluyla kendiliklerini deneyimlerinin öznesi olarak deneyimleyebiliyor ve kavramsallaştırabiliyor. )
- MİNTAN/LIK ile MİNTANLI ile MİNTANSIZ
- KALIT/MİRAS [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- MİRAS ile/ve/||/<> İZ
- MİSANTROP[Fars.]/MERDÜMGİRÎZ[Fars.] değil/yerine/= KİŞİLERDEN/İNSANDAN "KAÇAN"
- MİSİL ile MİSİLSİZ ile MİSİLLEME
- MISIR ile MISIR AVCISI ile MISIR KOÇANI ile MISIR UNU ile MISIR YAĞI ile GELİNCİK ile BOYNUZLU ile KÖŞE ile KÖŞE KESİMİ ile TEMEL TAŞI ile ÇAPRAZ ile KORNİŞ
( CORN vs. CORN CHANDLER vs. CORN COB vs. CORN MEAL vs. CORN OIL vs. CORN ROSE vs. CORNEOUS vs. CORNER vs. CORNER CUT vs. CORNERSTONE vs. CORNERWISE vs. CORNICE )
( ميخچه ile ذرت ile بلال ile غله ile علاف ile چوب ذرت ile آرد ذرت ile روغن ذرت ile گل شقايق ile شاخ مانند ile نبشي ile سه کنج ile نبش ile گوش ile کنج ile گوشه ile بريدگي گوشه ile آجر نبش ile از گوشه ile شرفه )
( MYKHCHEH ile ZARAT ile BELAL ile GHALEH ile ALAF ile CHUB ZARAT ile ARD ZARAT ile ROGHEN ZARAT ile GOL SHGHAYGH ile SHAKH MANAND ile NABASHY ile SEH KONJ ile NABASH ile GUSH ile KONJ ile GUSHEH ile BARYDEGY GUSHEH ile AJER NABASH ile AZ GUSHEH ile شرفه )
- MİSKE = GAZOZ
- MİSKET ile CİCOZ
( ... İLE Cam ya da toprak bilyelerle oynanan çocuk oyunu. | Bu oyundaki bilyelerin her biri. | [argo] Hiç yok. )
- MİTOZ BÖLÜNMEDE:
PROFAZ[BAŞLANGICI > PROFAZ SONU] ile/ve/<>/> METAFAZ ile/ve/<>/> ANAFAZ ile/ve/<>/> TELOFAZ
(
)
- MİTOZ ile MAYOZ
( Mitoz, gövde gözelerinin bölünme süreci. İLE Mayoz, üreme gözelerinin bölünme süreci. )
- MİTOZ ile/||/<> MAYOZ/MEİOZ
( Mitoz vücut göze bölünmesi (2n→2n) İLE mayoz üreme gözesi (2n→n) )
( Formül: 2 hücre İLE 4 gamet )
( Walther Flemming tarafından 1882 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1905) (Ülke: Almanya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Mitoz, kromatin) )
- MİYELİN ile/||/<> MİYELİNSİZ
( Miyelin izolasyon hızlı İLE miyelinsiz yavaş. )
( Formül: Insulated İLE continuous )
- MİYOZ ile MİTOZ
( Eşeysel gözelerin bölünmesi süreci. İLE Gövde gözelerinin bölünmesi süreci. )
- -MİZ = BİZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- MİZA ile MİZAH ile MİZAN ile MİZAÇ ile MİZAHLI ile MİZAHÇI/LIK ile MİZAÇLI ile MİZAHSIZ ile MİZAÇSIZ
- MİZAH ile MİZAHİ ile MİZAHÇI ile MİZAHSIZ ile ESPRİLİ ile ESPRİLİ BİR ŞEKİLDE ile KOMİKLİK
( HUMOR vs. HUMORAL vs. HUMORIST vs. HUMORLESS vs. HUMOROUS vs. HUMOROUSLY vs. HUMOROUSNESS )
( خلط ile لطيفه ile خلطي ile لطيفهگو ile فکاهي نويس ile لطيفه گو ile بي مزاح ile شوخي آميز ile ظريف ile فکاهي ile خوش مزه ile بشوخي ile شوخ طبعي )
( KHALT ile LATYFAH ile خلطي ile LATYFANPEHGO ile FEKAHY NOYS ile LATYFAH GO ile BEY MOZAH ile SHOOKHY AMYZ ile ZARYFE ile فکاهي ile KHOSH MAZEH ile بشوخي ile SHOOKH TABY )
- MİZANPAJ ile MİZANPAJLI ile MİZANPAJSIZ
- MIZRAK/LIK ile MIZRAKLI ile MIZRAKSIZ
- MOBİLYA ile MOBİLYACI/LIK ile MOBİLYALI ile MOBİLYASIZ
- MÖBLE ile MÖBLELİ ile MÖBLESİZ
- MOD/MODE[İng.] değil/yerine/= TARZ
- MODALITE/MODALITY[İng.] değil/yerine/= TARZ
- MODEL[Fr.]/MOSTRA[İt.] değil/yerine/= ÖRNEK/KÖZ
( Örnek. | Bir özelliği olan nesne ya da kişi. | Bir sanatçıya poz veren kişi. | Biçim. | Örnekleri içinde toplayan dergi. | Tip. | Benzer. | Örnek alınmaya değer kişi ya da şey. | Manken. )
- MODERN TÜRKÇE'MİZ değil TÜRKÇE'NİN, MODERN KULLANIMI
- MOLA ile MOLAS ile MOLALI ile MOLASIZ ile MOLA TAŞI
- MOR[Yun.] değil/yerine/= GÖĞEZ/GÜVEZ
- MORKİNOS:
MAVİ YÜZGEÇLİ ile/<> SARI YÜZGEÇLİ ile/<> ÇİZGİLİ YÜZGEÇLİ ile/<> KOCAGÖZ
- MOTİF ile MOTİFLİ ile MOTİFSİZ
- MOTOR ile MOTORCU/LUK ile MOTORLU ile MOTORSUZ ile MOTOR YAĞI ile MOTORLU TREN ile MOTORLU TAŞIT ile MOTOR YENİLEME
- MOTTO/SLOGAN değil/yerine/= SAV SÖZ
- MOUTH :/yerine AĞIZ
- MUAMMÂ ile LUGAZ
( Kişi adı üzerine bilmece. İLE Manzum bilmece. )
( Sadece esmaü'l-hüsna [Allah'ın isimleri] ve insan ismi gizlenir. İLE Bunların dışında her şey konu olabilir. )
( [Üslûplar farklıdır.] Soru sorulmaz. İLE "Nedir ol kim..." gibi ifadelerle başlar. Başka bir söyleyiş ile muammâ, âşıkâne, hikemî, tasvirî ve benzeri nitelikte şiirler ile yazılır, bu tarz şiirler içine gizlenir. )
( Başında bir isim yazılmamışsa çoğu zaman orada bir muammâ bulunduğunun farkına varmak olanaklı değildir. İLE Şiirin bir bilmece içerdiği açıktır. )
( ... İLE Daha uzun metinlerde bulunur. )
( Çözümü, lügaza göre çok daha zordur. Çünkü muammâyı çözme derin bir dikkat, keskin bir zekânın yanı sıra üç dil ile ilgili bilgi, geniş ve derin bir kültür gerektirir. İLE Çoğu zaman, keskin zekâya bağlıdır. )
- MUAZZEZ[Ar.] değil/yerine/= SAYILAN, SAYGI DUYULAN/GÖSTERİLEN
- MUBAH["MÜBAH" değil!] ile CÂİZ[< CEVÂZ]
- MÜBALAĞA ile MÜBALAĞACI/LIK ile MÜBALAĞALI ile MÜBALAĞASIZ
- MÜBREZ[Ar. < BÜRÛZ] ile MÜBRİZ[Ar. < BÜRÛZ]
( Gösterilmiş, meydana çıkarılmış, ibrâz olunmuş. İLE Gösteren, meydana çıkaran, ibrâz eden. )
- MÜCEHHEZ[Ar. < CİHÂZ] ile MÜCEHHİZ[Ar. < CİHÂZ]
( Donanmış, donatılmış, hazırlanmış, techîz olunmuş. İLE Donatan, techîz eden. | Armadar. )
- MÜCİDD[Ar. < CİDD] ile MÛCİD[Ar. < VÜCÛD] ile MÜCÎZ[Ar. < İCÂZET] ile MÛCİZ[Ar. < VECZ, VÜCÛZ]
( Çok çalışan. İLE Yeni bir şey oluşturan, icâd eden, vücut veren. | Düşünce ve anlam yaratan. İLE İzin veren, icâzet veren. İLE Kısaltan, îcâz eden. | Kısa, toplu. )
- MUCÎZ[Ar. < VECZ, VÜCÛZ] ile MU'CÎZ[Ar. < ACZ] ile MÛCİZ[Ar. < VECZ, VÜCÛD]
( İzin/icâzet veren. İLE Başkalarını, bir şey yapmada geri bırakan, acze düşüren. | Kimsenin yapamayacağı yolda olan. İLE Kısaltan, îcâz eden. | Kısa, toplu. )
- MÜDÂHİL ile/ve/<> NÜFÛZ
- MÜDDET ile MÜDDETLİ ile MÜDDETSİZ
- MÜEBBET[Ar.] değil/yerine/= SÜRESİZ
- MÜFÂD[< FEVD] ile MÜFÂZ[< FEYZ]
( Kavram, anlam. İLE Bol, bereketli. )
- MÜFREZ ile MÜFREZE
- MÜFREZE[Ar. < FERZ] ile MÜFRİZ[Ar.] ile MÜFTERİK[Ar. < FARK]
( Bir askerî birlikten ayrılan kol. İLE Ayıran, ifrâz eden. | Virgül. İLE Ayrılan, iftirâk eden. | Dağılan, perişan olan. )
- MUGAYİR[Ar.] değil/yerine/= AYKIRI / UYMAZ
- MUHÂCEZE[Ar.] ile MUACCİZE[Ar. < ACZ]
( Fısıldamak. İLE Sıkıntı verme, bıktırma, usandırma, tâciz etme. | Yapışkanlık, sırnaşıklık. )
- MUHAFAZA ile MUHAFAZALI ile MUHAFAZASIZ
- MUHÂFAZA[< HIFZ] < SAKLAMA, KORUMA, KAYIRMA
- MUHÂFIZ[Ar.] değil/yerine/= KORUYAN/KOLLAYAN
( Birini ya da bir şeyi koruyan, kollayan. | Bir kalenin ya da bir kentin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan. )
- MUHÂFIZ ile PASTAFOR
( ... İLE Kutsal simge muhâfızı. )
- MUHÂL[Ar.] ile TENÂKUZ[Ar.]
- MUHAMMES[Ar.] ile MUHAMMES[Ar. < HUMS] ile MUHAMMEZ[Ar. < HAMZ]
( Ateş üzerinde kızdırılıp kurutulmuş, tahammüs edilmiş. İLE Beşli, beş katlı, tahmîs edilmiş. | Her bendi, beş mısrâlı olan manzûme. | Beşgen. [Fr. PENTAGONE] İLE Paslanmış, oksitlenmiş, hamızlanmış. )
- MUHAMMIS[Ar.] ile MUHAMMIZ[Ar.]
( Tava. İLE Oksitleyen, humuzlayan. )
- MUHARRİS[Ar. < HIRS] ile MUHARRİŞ[Ar.] ile MUHARRİZ[Ar.]
( Hırslandıran, hırs ve istek artıran. İLE Tırmalayan, azdıran, tahrîş eden. | [biyoloji] İrkilten. [İng./Fr.: IRRITANT] İLE Kışkırtan, tahrîz ve teşvîk eden. )
- MUHATARA ile MUHATARALI ile MUHATARASIZ
- MUHTERİ ile MUHTERİS/LİK ile MUHTERİZ
- MUHTERİS[Ar. < HİRÂSET] ile MUHTERİS[Ar. < HIRS] ile MUHTERİZ[Ar. < HIRZ]
( Sakınan, çekinen. İLE Hırs sahibi. | Çok istekli. | Ateşli. İLE Sakınan, çekinen, ihtirâz eden. )
- MUHTERİZ[Ar.] değil/yerine/= ÇEKİNGEN
- MÜHÜRLEMEK ile MÜHÜRLENMEK ile MÜHÜRLETMEK ile MÜHÜR ile MÜHÜRCÜ/LÜK ile MÜHÜRLÜ ile MÜHÜRSÜZ ile MÜHÜR MUMU ile MÜHÜR BEYTİ ile MÜHÜR GÖZLÜ ile MÜHÜR PENSİ
- MUİN ile MUİNLİ ile MUİNSİZ
- MUKABELE ile MUKABELECİ/LİK ile MUKABELELİ ile MUKABELESİZ
- MUKADDES[< KUDS] ile TAKDÎS EDİLMİŞ, MÜBÂREK, KUTSAL, TEMİZ
- MUKAVELE ile MUKAVELELİ ile MUKAVELESİZ
- MÜKEMMEL ile KUSURSUZ
- MUKRİZ[Ar.] değil/yerine/= BORÇ VEREN
- MÜLÂHAZA[< LÂHZ] değil/yerine/= DİKKATLE BAKMA | İYİCE DÜŞÜNME, DÜŞÜNÜŞ | DÜŞÜNCE
- MÜLHİT[Ar.] değil/yerine/= TANRISIZ
- MÜLK değil/yerine ACZ
( Mülk ile doyamazsın. DEĞİL/YERİNE Acz ile kendinde ve doyurucu olursun/kalırsın. )
- MULTİPL SKLEROZ ile/||/<> GUİLLAİN-BARRÉ BELİRGESİ/SENDROMU
( Merkezi sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Periferik sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )
- MULTİPLE SKLEROZ ile/||/<> AMYOTROFİK LATERAL SKLEROZ (ALS)
( Merkezi sinir düzeninde miyelin kılıfının hasarı ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Motor nöronların kaybı ile kas zayıflığı ve atrofisi ile ilişkili bir nörodejeneratif sayrılık. )
- MUM, DİBİNE IŞIK VERMEZ ile TERZİ, KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKEMEZ
- MÜMEYYEZ[Ar. < MEYZ] ile MÜMEYYİZ[Ar. < MEYZ]
( Seçilmiş, ayrılmış, temyiz edilmiş. İLE Seçen, ayıran, temyîz eden. | Bir kurumda, yazıcıların yazdıkları yazıları düzelten kâtip. | Sınavda bulunup öğrencinin bilgisini sınayan kişi. )
- MÜMKÜN OLAMAZ değil/yerine/= OLANAKSIZ
- MÜNÂKIZ[Ar. < NAKZ] ile MÜNAKKIS[Ar. < NOKSÂN] ile MÜN'AKİS[Ar. < AKS]
( Birbirini tutmayan, nakz eden. İLE Eksilten, tenkîs eden. İLE Tersine dönmüş, çevrilmiş, in'ikâs eden. | Bir yere çarpıp geri dönmüş [ses/ışık]. )
- MÜNASEBET ile MÜNASEBETLİ ile MÜNASEBETSİZ/LİK ile MÜNASEBETSİZCE ile MÜNASEBETLİ MÜNASEBETSİZ
- MÜNASEBETSİZ değil/yerine/= DENSİZ
- MÜNÂZİ'[Ar. < NEZ] ile MÜN'AZİL[Ar. < AZL]
( Ağız kavgası eden, çekişen, kavgacı. İLE Ayrılan, in'izâl eden. | Görevden alınmış, azl edilen. )
- MÜNCEZ[Ar.] ile MÜNCİZ[Ar.]
( Sözü yerine getirilmiş, incâz edilmiş. İLE Sözünü yerine getiren, incâz eden. )
- MUNDUZ ile/ve/||/<> MUNDUZ ile/ve/||/<> MUNGAN / MUNGAK/MUNGAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Budala, şaşkın. İLE/VE/||/<> ... İLE Boşboğaz, geveze kişi. )
- MÜNGÜZ ile MÜNGÜZ MÜNGÜZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Her türlü hayvan boynuzu. İLE Bir çocuk oyunu. )
- MÜNKARİZ[Ar.] değil/yerine/= BATMIŞ, ÇÖKMÜŞ, TÜKENMİŞ
- MUNSAP[Ar.] değil/yerine/= KAVUŞAN, KAVŞAK | [coğ.] AĞIZ
- MÜNTEZİ'[Ar. < NEZ] değil/yerine MÜNTEVÎ[Ar. < NEV]
( Bir şeyi söken, yerinden çekip koparan. DEĞİL/YERİNE Bir şey yapmaya niyetlenen. )
- MÜREKKEPLEMEK ile MÜREKKEPLENMEK ile MÜREKKEP ile MÜREKKEPLİ ile MÜREKKEPÇİ/LİK ile MÜREKKEPSİZ ile MÜREKKEP BALIĞI
- MÜREKKEPTE:
BEYAZ ile/ve/||/<> SİYAH ile/ve/||/<> KIRMIZI
- MÛRİS[Ar. < VERÂSET] ile MU'RİZ[Ar. < ARZ]
( Getiren, veren, kazandıran, îrâs eden. | Miras bırakan. İLE Yüz çeviren, başka tarafa dönen, i'râz eden. | Dokunaklı söz söyleyen, "taş atan", ta'rîz eden. )
- MÜRTEHİS[Ar.] ile MÜRTEHİZ[Ar.]
( Ucuz sayan, irtihâs eden. İLE Rezîl olan, irtihâz eden. )
- MUŞAMBALAŞMAK ile MUŞAMBA ile MUŞAMBALI ile MUŞAMBASIZ
- MUSHAF ile/ve/||/<>/< CÜZ
- MUSLUK ile MUSLUKLU ile MUSLUKÇU/LUK ile MUSLUKSUZ
- MÜSTAHFAZ[Ar. < HIFZ | çoğ. MÜSTAHFAZÎN] ile MÜSTAHFİZ[Ar. < HIFZ]
( Koruyan, hıfz eden. | [Tanzîmat'tan sonra] Kırk yaşını aşmış olan yurttaşların ve -muvazzaf ve rediflikten sonraki- askerlik hizmeti. İLE Koruyan, koruyucu. )
- MÜSTERÎH[Ar. < RAHAT] değil/yerine/= İÇİ RAHAT / KAYGISIZ
- [ne yazık ki]
!MÜTECÂVİZ[Ar.] değil/yerine/= SALDIRGAN/SALDIRICI/SATAŞKAN
- MÜTECEVVİZ ile ...
( Câiz olmayan şeyi, câiz gören. | Mecazlı söz söyleyenler. )
- MÜTELÂHHIZ[Ar.] ile MÜTELÂHIZ[Ar.]
( Ekşi bir şey yiyenin yanında ağzı sulanan, telâhhuz eden. İLE Gözucu ile birbirine bakan, telâhuz eden. )
- MÜTEMAHHIZ[< MÜTEMAHHIZÎN] ile İNANARAK, CAN VE GÖNÜLDEN ÇALIŞAN
- MÜTEMMİM CÜZ[Arç] değil/yerine/= TAMAMLAYICI PARÇA
- MÜTEMMİM/LİK ile MÜTEMMİM CÜZ
- MÜTENÂKIS[Ar. < NOKSÂN] ile MÜTENÂKIZ[Ar. < NAKZ]
( Eksilen, gittikçe azalan, tenâkus eden. İLE Zıt olan, birbirine muhâlif, tenâkuz eden. | İkinci sözü, birinci sözüne zıt olan, uymayan. | Çelişik. )
- MUTLAK ile/ve DEĞİŞMEZ
( ... ile/ve LÂ-YETEGAYYER )
( ABSOLUTE vs./and CONSTANT )
- MUTLAKA ile/ve/değil/yerine/||/<> KUŞKUSUZ
- MUTLULUK İÇİN ...:
DAHA AZ ... ve/>< DAHA ÇOK ...
( ... nefret edelim. VE/>< ... sevelim.
... kaygılanalım. VE/>< ... dans edelim.
... alalım. VE/YERİNE/>< ... verelim.
... tüketelim. VE/YERİNE/>< ... üretelim/türetelim.
... somurtalım. VE/YERİNE/>< ... gülelim.
... konuşalım. VE/YERİNE/>< ... dinleyelim.
... korkalım. VE/YERİNE/>< ... deneyelim.
... yargılayalım. VE/YERİNE/>< ... kabul edelim.
... izleyelim. VE/YERİNE/>< ... yapalım.
... şikâyet edelim. VE/YERİNE/>< ... takdir/tebrik edelim. )
- MUTLULUK:
SAHİP OLDUKLARIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE KADAR AZ ŞEYE GEREKSİNIM DUYDUĞUMUZ
- MUTLULUK ile/değil/yerine/>< HAZ
( Keyif (haz), şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( Mutlu olmak için şeylere gereksinimimiz olduğuna inandığımız sürece, onların yokluğunun bizi perişan edeceğine de inanırız. )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Mutlu olmadığınızdan, mutluluğu hazda ararsınız; haz acı getirir, bunun için de ona dünyevi dersiniz; o zaman başka türlü bir hazzı, acısız bir hazzı özlersiniz, ona da ilâhi/tanrısal dersiniz. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi (özünüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( Hazların büyüsüne kapıldığımız oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış oluruz. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
( HAPPINESS vs. PLEASURE )
- MUVÂZAA[Ar. < VAZ] ile MUVAZZA'[Ar.] ile MUVAZZAH[Ar. < VUZÛH]
( Bir konuda bahse girişme. | Danışıklı dövüş. İLE Saygı gösterilmeyen kişi. İLE Açıklanmış, etraflıca anlatılmış, îzâh edilmiş, tavzîh edilmiş. )
- MUZ ile EBEKE
( ... İLE Filipinler'de yetişen bir muz. )
( Muz bitkisinin yaşamı 5 yıldır. )
( Muzgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçenekli, çok yıllık bir bitki.[ağaç değildir!] | Bu bitkinin, kendine özgü, hoş kokulu, tatlı, besleyici, kalın kabuklu, uzun meyvesi. İLE ... )
( MEVZ ile/ve ... )
( BANANA vs./and ... )
( MUSA SAPIENTUM cum ... )
- MUZ ile KANDOM
( ... İLE Tatsız, şişman bir muz. [Papua Yeni Gine'de] )
- MUZ ile MATOKE
( ... İLE Uganda'da, sadece pişirilerek yenilebilen yeşil bir muz. )
- MUZ ile/değil PLANTANO/PLAINTAIN
( ... İLE/DEĞİL Ekvador'da, Kolombiya'da ve bazı Güney Amerika ülkesinde, acı olmasından dolayı ancak kızartılarak yenilebilen, kırmızı renkli muz. )
- MUZ ile YAYLA/DAĞ MUZU (IŞGIN)
( Kanserden korunma haberi için burayı tıklayınız... )
( ... ile
)
( ... ile IŞKIN/AŞGIN/AŞKIN/EŞKİN/EŞGİN/IÇGIN/IÇKIN/UÇGUN/UÇKUN/UŞGUN/UŞKUN )
( ... cum RHEUM RIBES )
- Müze Kart'ınızı Alınız!
- MÜZİK ile/ve/<> SÖZ
( Sözün bittiği yerde başlayan nutuk. )
- MÜZİKLENDİRMEK ile MÜZİKLEŞTİRMEK ile MÜZİK ile MÜZİKLİ ile MÜZİKÇİ/LİK ile MÜZİKSEL/LİK ile MÜZİKSİZ ile MÜZİK ODASI ile MÜZİK BİLİMİ ile MÜZİK DOLABI ile MÜZİK KULAĞI ile MÜZİK KÖŞESİ ile MÜZİK MARKET ile MÜZİK SALONU ile MÜZİK BİLİMCİ
- MÜZİKTE:
SAZ ile/ve/||/<>/> ÂVAZ
- MÜZİSYEN ile VİRTÜÖZ
( MUSICIAN vs. VIRTUOSO )
- MÜZİSYEN ile VİRTÜÖZ
( MUSICIAN vs. VIRTUOSO )
- MUZLİM[Ar.] değil/yerine/= KARANLIK | GİZLİ/BELİRSİZ
- NABIZ = IRMAK
- NABIZ ile NABIZ YOKLAMASI
- NABIZ ile/||/<> TANSİYON
( Nabız kalp atım sayısı İLE tansiyon basınç )
( Formül: Atım/dakika İLE mmHg )
- NÂCİZ[Ar. çoğ. NEVÂCİZ] ile NÂ-ÇÎZ[Ar.] ile NÂCİS[Ar.]
( Azı dişi. İLE Değersiz, hiç sayılan, önemsiz, çok küçük şey. | Recâizâde Ekrem'in 1886'da basılmış, Fransızca'dan yaptığı çevirileri içeren bir kitabı. İLE Onulmaz hastalık. )
- NÂDİR değil/yerine/= AZ
- NAFİ ile NAFİA ile NAFİZ
- NAFİLE/LİK ile NAFİLE YERE ile NAFİLE NAMAZ
- NAĞME ile NAĞMELİ ile NAĞMESİZ
- NAHZ[Ar.] ile NAHZ[Ar.]
( Bir şeyle dürtme. | Biber gibi şeyleri havanda dövme. İLE [cerrahlıkta] Ameliyatta kesilecek kemiği açma. )
- NAKARAT ile NAKARATLI ile NAKARATSIZ
- NAKÎS[Ar. < NOKSÂN] ile NÂKİS[Ar. < NEKS | çoğ. NEVÂKİS] ile NAKÎZ[Ar. < NAKZ]
( Eksik. İLE Başını sürekli öne eğen kişi. | Alçak, adi, bayağı. İLE Karşı, zıt. )
- NÂKIS ile/||/>< ZÂİD
( Eksi/negatif. İLE/||/>< Artı/ pozitif. )
- NAKIŞLAMAK ile NAKIŞ/LIK ile NAKIŞLI ile NAKIŞÇI/LIK ile NAKIŞSIZ ile NAKIŞ İPLİĞİ ile NAKIŞ MAKİNESİ
- NAKZ ile/ve/||/<> TAHSİS ile/ve/||/<> TAMİM ile/ve/||/<> İCMÂL ile/ve/||/<> TEFSİR
( ANNULATION avec LA RESTRICTION DU SENS OU DE LA PORTEE avec EXTENSION DU SENS OU DE LA PORTEE avec COLLECTIF avec ANNOTATION )
- NALÇA ile NALÇALI ile NALÇASIZ
- NALIN ile NALINCI/LIK ile NALINLI ile NALINSIZ ile NALINCI KESERİ
- NAMAZ-NİYAZ
- NAMAZ ile ...
( KULUN HAK İLE OLMASI (SALÂT) )
- NAMAZ ile/ve/||/<>/< AHLÂK
( [Zorunlu/Farz!] 5 vakit. İLE/VE/||/<>/< 24 saat boyunca, her an. )
- NAMAZ ile/ve DERS
( Kazası varsa bile. İLE/VE Kazası olmaz. )
- NAMAZ ile/ve DÖN NAMAZI
- NAMAZ ile/ve DUHÂ NAMAZI
- NAMAZ ile GECE NAMAZI(VİTR)
- NAMAZ ile/ve HZ. ALİ NAMAZI
- NAMAZ ile İKİNDİ NAMAZI
( ... İLE Kaza kılınmaz! )
( Güneş batarken ve tam tepedeyken de kılınmaz! )
- NAMAZ ile/ve İŞRAK NAMAZI
( ... İLE/VE Gün doğumundan yaklaşık 40 dakika sonra kılınan bir "nafile" namaz. )
- NAMAZ ve ORUÇ
( SALÂT ve SAVM, SIYÂM )
( NAMAZ ve BİHRÂM, RÛZE )
- NAMAZ ve SADAKA
( Namaz; namazda, benliğin tasadduk edilmesidir. )
- NAMAZ ile/ve ŞÜKÜR
- NAMAZ ve/<> ZAMAN
( ... VE/<> Tersten okunuşu ile. )
- NAMAZ/LIK ile NAMAZCI ile NAMAZSIZ/LIK ile NAMAZ BEZİ ile NAMAZ NİYAZ ile NAMAZ VAKTİ ile NAMAZ ÖRTÜSÜ
- NAMLU ile NAMLULU ile NAMLUSUZ
- NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ
- NAN ile NANE/LİK ile NANELİ ile NANESİZ ile NANE RUHU ile NANE SUYU ile NANE ŞEKERİ
- NANE ile NARPIZ
( ... İLE Yaban nanesi. )
- NANE ile SU/YABAN NANESİ/YARPUZ
( .. İLE Ballıbaklagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, güzel kokulu bir bitki. )
( MENTHA SATIVA cum MENTHA PULEGIUM )
( ... ile YARPUZ/YAPRUZ/YALPUZ/NARPUZ )
- NARKOZ ile NARKOZCU
- NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ ile NE BİLDİĞİMİZ
( Ne bildiğimizi değiştirir. İLE Nasıl göründüğümüzü değiştirir. )
- NASIL ...:
"TAKDİR EDERSEN/İZ" ile/ve/değil/yerine/<> "UYGUN GÖRÜRSEN/İZ"
- NASIL ile NE KADAR KÖTÜ ile NASIL OLUR ile NE KADARDIR ile KAÇ TANE ile KAÇ KEZ ile NE KADAR ile NE KADAR TUHAF ile NE SIKLIKTA ile NE KADAR TUHAF ile NE KADAR ŞAŞIRTICI ile NE KADAR HARİKA
( HOW vs. HOW BAD vs. HOW COME vs. HOW LONG vs. HOW MANY vs. HOW MANY TIMES vs. HOW MUCH vs. HOW ODD vs. HOW OFTEN vs. HOW STRANGE vs. HOW SURPRISING vs. HOW WONDERFUL )
( بچه وسيله ile چطور ile چگونه ile چسان ile بدا ile چندوقت ile چه تعداد ile چند ile چندبار ile چند مرتبه ile چه مقدار ile چقدر ile خدا لعنتشکند ile خدا لعنتش کند ile چندوقت يکبار ile عجبا ile بلعجب )
( BECHEH VESYLAH ile CHATUR ile CHEGONEH ile CHSAN ile بدا ile CHANDOGHT ile CHEH TAEDAD ile CHAND ile CHANDBAR ile CHAND MORTABEH ile CHEH MOGHDAR ile CHEGHODAR ile KHODA LANTESHKAND ile KHODA LANTESH KAND ile CHANDOGHT YKABAR ile AJABA ile بلعجب )
- NASIRLANMAK ile NASIRLAŞMAK ile NASIR ile NASIRLI ile NASIRSIZ ile NASIR YAKISI
- NATIKA ile NATIKALI ile NATIKASIZ
- NAYLON ile NAYLON KIZ ile NAYLON FATURA
- NA'Z/İNTİÂZ[Ar.] ile NÂZ[Ar.]
( Güçlenme, kıvama gelme. | Kalkma. İLE Kendini beğendirmek için takınılan yapmacık. | Bir şeyi beğeniyormuş gibi görünme. | Şımarıklık. | Yalvarma, ricâ. )
- NAZ ile/ve/||/<> CAZ
- NAZ ile CİLVE
( Fazla naz, âşık usandırır. )
( BEŞG ile ... )
( COYNESS vs. COQUETRY )
- NAZ ile/ve/değil GAZ
- NAZ ile NAS
- NAZ ile NAS
- NAZ ve/>< ŞEVK
( Süreksizlik. VE/>< Süreklilik. )
( İSTİĞNA: Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. | Doygunluk, gönül doygunluğu. )
- NAZ ile/değil ŞIMARIKLIK
( Büyüğün, küçüğe yaptığı. İLE/DEĞİL Küçüğün, büyüğe yaptığı. )
( BAYLAN: Nazlı, şımarık. )
- NAZİLEŞTİRMEK ile NAZ ile NAZİ
- NAZİR ile NAZİRE ile NAZİRSİZ
- NE ATTIĞIMIZ ve/||/<> NE KATTIĞIMIZ
- NE DESEM BOŞ değil/yerine NE DESEM ÇOK, NE DESEM AZ
- NE DESEM(/DESEN) BOŞ ile/değil/yerine NE DESEM(/DESEN) AZ
- NE KADAR SEVDİĞİNİZ ve/+/||/<> NE KADAR NAZİK YAŞADIĞINIZ ve/+/||/<> NASIL, ZARÂFETLE VAZGEÇEBİLDİĞİNİZ
- NE OLURSA OLSUN ile SOLUNAMAZ ile SORUMSUZ
( IRRESPECTIVE vs. IRRESPIRABLE vs. IRRESPONSIBLE )
( صرفنظر از ile دمنزدني ile وظيفهنشناس )
( SARFANZAR AZ ile DAMANZDANY ile وظيفهنشناس )
- NE VAR, NE YOK? ile/ve/||/<> NEYİ, NASIL BİLEBİLİRİZ?
- [ne yazık ki]
HIZ ile/ve/değil/||/<>/< TELÂŞ
- NEBÜLÖZ[Fr.] değil/yerine/= BULUTSU
- NEBZ[Ar.] ile TARH[Ar.]
- NEDEN ile NEDENLİ ile NEDENSEL/LİK ile NEDENSİZ/LİK ile NEDEN SONRA ile NEDEN BİLİMİ ile NEDEN BİLİMSEL ile NEDENLİ NEDENSİZ ile NEDENSELLİK İLKESİ
- NEDENSİZ/SEBEPSİZ ile/değil BİR ANDA
( [not] WITHOUT APPARENT REASON vs./but SUDDENLY )
- NEDEN/SİZ ile/ve/||/<> KOŞUL/SUZ
- NEFES ile NEFES ALMAK ile NEFES ALMAK ile NEFESSİZ ile NEFES DARLIĞI ile NEFES KESİCİ
( BREATH vs. BREATHE vs. BREATHING vs. BREATHLESS vs. BREATHLESSNESS vs. BREATHY )
( دم ile نفس ile نفس کشيدن ile تنفس کردن ile دم بر آوردن ile هوا خوردن ile استنشاق کردن ile ذينفس ile تنفس ile متنفس ile بي جان ile بي نفس ile بي جاني ile درمعرض نسيم )
( DAM ile NAFS ile NAFS KESHYDAN ile TANFES KARDAN ile DAM BAR AVARDAN ile NPAVA KHORDAN ile ESTANESHAGH KARDAN ile ذينفس ile TANFES ile متنفس ile BEY JAN ile BEY NAFS ile BEY JANY ile DARMARZ NESYM )
- NEFRET ile/ve/||/<>/> KİN/BUĞZ
( Gereksiz/fazla/aşırı düşünce yönelimi. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz/fazla/aşırı olan düşünceyi, süresiz ya da çok uzun süre sürdürme ve eyleme geçme düşüncesi ya da girişimi. )
( Nefret, çok gereksiz/fazla/anlamsız, isabetsiz ve olumsuz bir düşünceyi sürdürmek gerektirdiğinden dolayı, kimseye nefret gerektirecek kadar zaman/enerji/bellek ayırmanın gereği/anlamı/değeri ya da etkisi yoktur/olmaz/olmayacaktır! İLE/VE/||/<>/> Kimseye fakat özellikle de birinci derece yakınlara ve üzerimizde (çok/az) emeği geçenlere kin tut(a)mayacağımızı anımsamamızda, kabul etmemizde yarar vardır. )
- NEFRİT ile/||/<> NEFROZ
( Böbreklerin yangılanması. İLE/||/<> Böbreklerin işlev bozukluğu ve protein kaybı. )
- NEFZ[Ar.] ile NEFZ[Ar.]
( Saçma, yayma. İLE Meyveli bir ağacı sallama. | Giysinin tozunu silkme. | Hastalık nöbetiyle titreme. | Kur'ân-ı Kerîm'i hatmetme. | Bir şeyi inceleme. )
- NEGATIVE :/yerine OLUMSUZ
- NEKS[Ar.] ile NEKS[Ar.] ile NEKS[Ar.] ile NEKZ[Ar.]
( Çok çekinme, kaçınma. İLE Ters çevirme, başaşağı etme, altüst etme. | Geri dönme. | Hastalığın geri dönmesi, depreşmesi.[NÜKS] İLE Ayırma, parçalama, parçalara bölme. İLE Çok çabalama, gayret etme. )
- NE'LİK(SİZ) ile/ve NİTELİK(SİZ)
- NEMEK[Fars.] ile TUZ
( TUZ )
- NEREDE/NE ZAMAN/NASIL:
"DÜŞTÜĞÜMÜZ" değil "SENDELEDİĞİMİZ"
- NEREYE GELDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ
- NES'[Ar.] ile NEZ'[Ar.]
( "Eşhür-ül-Hurum"un muayyen vaktini geçirme. İLE Bir şeyi yerinden koparma, sökme. | Kaldırma, yok etme. | Bozma. | Halkı birbirine düşürme. )
- NESNELLEŞMEK ile NESNELLEŞTİRMEK ile NESNE ile NESNEL/LİK ile NESNELCİ/LİK ile NESNESEL ile NESNESİZ ile NESNE GRUBU ile NESNE ÖBEĞİ
- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE
( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )
( )
- NESNESİZ ile/ve/||/<> DÜŞÜNCESİZ
( Nesnesiz ve düşüncesiz, kültür olanağı yoktur. )
- NET ile TEMİZ
( CLEAR vs. CLEAN )
- NEVMÎD[< NÂ-ÜMÎD] ile ...
( ÜMİTSİZ )
- NEVROZ ile NEVROZLU
- NEV-RÛZ[Fars.] ile ...
( Yeni gün. )
- NEVRUZ ile NEVRUZ OTU ile NEVRUZ BAYRAMI
- [ne yazık ki]
NEYİ
BÖLÜŞEMİYORUZ? ve/||/<> NİYE DÖVÜŞÜYORUZ?
( Hiçbir mal, bizim değil! VE/||/<> Hiçbir can, bizim değil! )
- NEZ'[Ar.] ile NEZ'[Ar.]
( Bozma, halkı birbirine düşürme. İLE Bir şeyi yerinden koparma, sökme. | Kaldırma, yok etme. | Can çekişme. )
- NEZARET ile NEZARETLİ ile NEZARETSİZ
- NİHAYETSİZ değil/yerine/= SONU GELMEZ/BİTİP TÜKENMEZ/BİTMEZ TÜKENMEZ
- NİKELLEMEK ile NİKEL ile NİKELLİ ile NİKELSİZ ile NİKEL KAPLAMA
- NİKRİS/NİKRÎS[Ar. < NEKARÎS] ile NÎKRÎZ/NÎRÎZ[Fars.]
( Ayak parmaklarında, topuklarda ve eklemlerde meydana gelen ağrılı hastalık. [Fr. GOUTTE] İLE Türk müziğinin en eski bileşik makamlarından. )
- NINE :/yerine DOKUZ
- NİŞANLAMAK ile NİŞANLANMAK ile NİŞANLAYABİLMEK ile NİŞAN/LIK ile NİŞANE ile NİŞANCI/LIK ile NİŞANLI/LIK ile NİŞANSIZ ile NİŞAN YÜZÜĞÜ ile NİŞAN HALKASI
- NİŞASTALANMAK ile NİŞASTA ile NİŞASTACI/LIK ile NİŞASTALI ile NİŞASTASIZ ile NİŞASTA ŞEKERİ ile NİŞASTA BUĞDAYI
- NİTELİK:
OLUMLU ve/||/<> OLUMSUZ ve/||/<> SONSUZ
- NİTELİK ile/ve DOZ
( QUALITY vs./ve DOSE )
- NİTELİKLİ YAŞAM İÇİN ...:
YARISI ile/ve/||/<> 2 KATI ile/ve/||/<> 3 KATI :) :) :) ile/ve/||/<> SINIRSIZ ve KOŞULSUZ
( Yemeğin. İLE/VE/||/<> Yürüyüş. İLE/VE/||/<> Gülüş. :) İLE/VE/||/<> Saygı ve Sevgi. )
- NİYE KONUŞUYORUZ? değil NEYİ KONUŞUYORUZ?
( Konuşmak/konuşabilmek esas ve önceliklidir. Bazı şeyler gerçekleşmeden, olumsuzlukları ve yetersizliklerin yaşanmasına fırsat vermemek üzere, konuşabilmek, doğadaki en güçlü ve olanaklı yetimizdir. Konuşmanın, "niye"si, "gereksizliği" vs. olmaz! )
- NİZÂ'[< NEZ] ile/değil/yerine/>< NİZÂM[NAZAME]
( Bilgi, güce tâbi olursa/tutulursa. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güç, bilgiye tâbi olursa/tutulursa. )
( Çekişme, kavga. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İncileri, ipe dizmek. )
- NİZÂSIZ VE FÂSILASIZ değil/yerine/= ÇEKİŞMESİZ VE ARASIZ
- NO ADMITTANCE | GİRİLMEZ değil/yerine GİRİLMEZ (NO ADMITTANCE)
( Önce/üstte Türkçe'si, sonra/altında İngilizce'si. )
- NOEL (SANTA CRUZ) ile/ve/değil YILBAŞI (ST. SYLVESTER)
( 25 Aralık'ta. İLE/VE/DEĞİL 31 Aralık'ta. )
( Hristiyanlık'ta dinî bayram. İLE/VE/DEĞİL Yeni yıl kutlaması. )
- NOHUT ile NOHUTLU ile NOHUTSUZ ile NOHUT RENGİ
- NOKTA ile/ve SÖZ
- NOKTALAMAK ile NOKTALANMAK ile NOKTALANDIRMAK ile NOKTALAYABİLMEK ile NOKTA ile NOKTACI/LIK ile NOKTALI ile NOKTASIZ ile NOKTA ATIŞI ile NOKTA NOKTA ile NOKTA MEMURU ile NOKTA TURİZMİ ile NOKTALI DELİK ile NOKTALI VİRGÜL ile NOKTALAMA İŞARETİ
- NOKTASIZ ile/ve/<> NOKSANSIZ
- NOLMAZ NOLMAZ değil NE OLUR, NE OLMAZ
- NOLMAZ NOLMAZ değil NOLUR NOLMAZ
- NONKOMÜNİKAN/NONCOMMUNICATING[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTISIZ
- NÖRO-BEHÇET ile/||/<> MULTİPL SKLEROZ
( Nöro-Behçet beyin sapı tutulumu İLE multipl skleroz beyaz cevher lezyonlarıdır. Nöro-Behçet vaskülit tabanlı İLE MS demiyelinizasyondur. İkisi de nörolojik semptomlar İLE farklı patolojik mekanizmalar gösterir. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- NÖTR/NEUTER[İng.] değil/yerine/= ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ
- NÖTRAL[Fr./İng.] ile YANSIZ
( NEUTRAL )
- NÖTRALİZASYON ile HİDROLİZ
( Asit ve bazın tepkimesi sonucu tuz ve su oluşumu. İLE Bir bileşiğin su ile tepkimeye girmesi. )
- NÜFUS NÜFÛZ
- NÜFÛZ ile/ve/||/<> DUHUL
- NÜFUZ ile NÜFUZLU/LUK ile NÜFUZSUZ/LUK ile NÜFUZ TİCARETİ
- NÜKTE ile NÜKTECİ/LİK ile NÜKTELİ ile NÜKTESİZ
- NUMARALAMAK ile NUMARALANMAK ile NUMARALANDIRMAK ile NUMARA ile NUMARACI/LIK ile NUMARALI ile NUMARASIZ
- NÛN[Ar. | çoğ. NİNÂN], SEMEK[Ar. çoğ. ESMÂK, SİMÂK], MÂHÎ[Fars.], EL PEZ[İsp.] ile ...
( BALIK )
- NURSUZ/LUK ile NURSUZ PİRSİZ
- NÜVE değil/yerine/= NENÖZ
- O ile/ve/<> BEN/BİZ
- OBUZ ile OY OBUZ ile OBUZLUG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Engebeli, bozuk arazi. İLE Sarp arazi. İLE Arazisi sarp olan ülke. )
(1996'dan beri)