Bugün[01 Ocak 2026]
itibarı ile 2.096 başlık/FaRk ile birlikte,
2.096 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(7/10)


- NESNE ile/ve/||/<>/< YÜZEY ile/ve/||/<>/< ÇİZGİ ile/ve/||/<>/< NOKTA


- NETWORK THEORY ile/||/<> GRAPH THEORY

( Network theory gerçek dünya ağ sistemlerini modellerken İLE graph theory soyut graph yapılarının matematik özelliklerini inceler )

( Formül: Scale-free networks )


- NEUROETHOLOGY ile/||/<> CLASSICAL NEUROSCIENCE

( Neuroethology doğal davranış sırasında sinir sistemi aktivitesini incelerken İLE classical neuroscience laboratuvar koşullarında sinir sistemi inceler )

( Formül: Natural behavior neuroscience )


- NEVANLİNNA THEORY ile/||/<> JENSEN FORMULA

( Nevanlinna değer dağılım, Jensen ortalama-sıfır ilişkisi. )

( Formül: Value distribution İLE mean-zero relation )


- NEWLY :/yerine YENİ


- NEY ile/ve ÂDEM VE HAVVA

( 60 İLE/VE 45 + 15 )


- NEY ile/ve/> DUDUK


- NEY ile GİRİFT[Fars.]

( ... İLE Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. | [eski güzel yazı sanatında] Boş yer bırakmayacak biçimde, iç içe istif edilmiş yazı. | Türk müziğinde kullanılmış, neye benzeyen bir çalgı. )


- NEY ve/<> İNSAN

( Tüm müzik aletlerini, insan çalar fakat sadece ney, insanı/kişiyi ve kişiden çalar. )


- NEY ile LAVTA


- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]

( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )

( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )


- NEY değil NE


- NEY ile/değil NEYÇE

( ... İLE/DEĞİL Küçük ney. | Dokumacıların kullandığı küçük kamış. )


- NİCELİK = KEMİYET = QUANTITY[İng.] = QUANTITÉ[Fr.] = QUANTITÄT[Alm.] = QUANTITAS[Lat.] = POSOFEI[Yun.] = CANTIDAD[İsp.]


- NIRS/NEAR INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] değil/yerine/= YAKIN KIZILÖTESİ İZGESEL GÖRÜNTÜLEME


- NİTELİK = KEYFİYET = QUALITY[İng.] = QUALITÉ[Fr.] = QUALITÄT, BESCHAFFENHEIT[Alm.] = QUALITAS[Lat.] = POIOTES[Yun.] = CALIDAD[İsp.]


- NOBODY :/yerine HİÇ KİMSE


- NOGAY ile NOGAYCA


- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY İLE HİPERUZAY ile/||/<> BOYUT HİYERARŞİSİ

( 0-boyuttan n-boyuta geometrik nesnelerin boyut sıralamasıdır. )

( Formül: ℝ⁰ ⊂ ℝ¹ ⊂ ℝ² ⊂ ℝ³ ⊂ ℝⁿ )


- NOKTA İLE DOĞRU İLE DÜZLEM İLE UZAY ile/||/<> GEOMETRİK BOYUTLAR

( Temel geometrik nesneler. )

( Formül: dim = 0 İLE 1 İLE 2 İLE 3 )


- NOKTA ve/||/<> DÜZLEM ve/||/<> NESNE/ŞEY

( Biraradalığı vermezler. )


- NONCOMMUTATİVE GEOMETRY ile/||/<> SPECTRAL GEOMETRY

( Noncommutative geometry cebirsel yaklaşımla geometri yaparken İLE spectral geometry operatör spektrumu ile geometri yapar )

( Formül: Gelfand-Naimark duality )


- NONSENSE/FOOLISH vs. STUPIDITY


- NORMAL vs. USUAL/ORDINARY


- NORMALLY :/yerine NORMALDE


- NÖROPATİ/NEUROPATHY[İng.] değil/yerine/= SİNİR SAYRILIĞI


- NÖROPLASTISITE/NEUROPLASTICITY[İng.] değil/yerine/= BEYİN UYARLANMASI


- NORTH :/yerine KUZEY


- NOT TO GIVE PLACE TO vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY


- NOT TO USE vs. TO DENY


- NOTER/LİK değil/yerine/= ONAYCI/ONAYMAN/ONAYTAY


- NOTHING :/yerine HİÇBİR ŞEY


- [not] NOTHINGNESS vs./and/ = maybe/also/or INTEGRITY

( HİÇLİK ile/ve/=/değil/yerine/belki/hem de/ya da BÜTÜNLÜK )


- NOZOLOJİ/NOSOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK SINIFLANDIRMA BİLİMİ


- OBEZİTE/OBESITY[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMANLIK


- [not] OBLIGATION vs./and RESPONSIBILITY


- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ


- OBSTINACY vs.


- ÖBÜR DÜNYA BİLGİSİ = İLM-ÜL-AHİRET = ESCHATOLOGY[İng.] = ESCHATOLOGIE[Fr., Alm.] = ESCHATON:SON LOGOS[Yun.]


- OBVIOUSLY :/yerine AÇIKÇA


- OCCASIONALLY :/yerine ARA SIRA


- OCCUPY :/yerine İŞGAL ETMEK


- OCT/OKT/OPTİK KOHERENS TOMOGRAFİ OPTIC COHERENCE TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖRME EŞEVRELİ KESITÇEKİM


- ÖDEV = VAZİFE = DUTY[İng.] = DEVOIR[Fr.] = PFLICHT[Alm.] = DEON, KATHETON[Yun.] = OFFICIUM[Lat.] = DEBER[İsp.]


- OFF-PUMP CERRAHİ/OFF-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= ATAN KALPTE CERRAHİ


- OFFICER :/yerine MEMUR, SUBAY


- OGAR ile OR ile OY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alnında beyaz bir leke olan.[at] İLE Rengi parlak kırmızımsı kahverengi ile koyu sarı arasında olan.[at] İLE Kül renginde.[at] )


- OK ve YAY

( İlk Selçuklu sultanı, Tuğrul Bey, tüm resmî vesikalarında olduğu gibi gönderdiği mektupların başında yay ve ok işaretlerini koyar ve içine de kendi unvanlarını yazardı. Buna Tuğra deniliyordu. Sonraları bu ok ve yay işaretleri kaldırılmış ise de sultanların ad ve unvanlarını ok ve yay biçiminde gösteren tuğra yöntemi Osmanlı İmparatorluğu'nun sonuna kadar devam etmiştir. )

( Oku ileri atmanın yolu, yayı geri çekmektir... )

( ARROW and BOW/ARC )


- OKAY :/yerine TAMAM


- ÖKLİD İLE GENİŞLETİLMİŞ ÖKLİD İLE BİNARY ile/||/<> EBOB ALGORİTMALARI

( En büyük ortak böleni bulma yöntemleri. )

( Formül: gcd(a ileb) = gcd(b İLE a mod b) )

( Öklid tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-325--265) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Öklid geometrisi, Elemanlar kitabı) )


- OKSİMETRİ/OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= OKSİJEN ÖLÇÜMÜ


- OLANAK = İMKÂN = POSSIBILITY[İng.] = POSSIBILITÉ[Fr.] = MÖGLICHKEIT[Alm.] = POSSIBILITAS, POTENTIA[Lat.] = POSIBILIDAD[İsp.]

( İMKÂN: Mekân yaratmak. )


- OLANAKSIZ(İMKÂNSIZ) ile/değil/yerine OLANAKSIZ(İMKÂNSIZ) GİBİ BİR ŞEY

( Olanaksızı isterseniz, size kim yardım edebilir? )

( ÖZDEŞLİK İLKESİ | ÇELİŞMEZLİK İLKESİ | ÜÇÜNCÜ OLASININ/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI )

( If you ask for the impossible, who can help you? )


- OLASILIK = İHTİMALİYET = PROBABILITY[İng.] = PROBABILITÉ[Fr.] = WAHRSCHEINLICHKEIT[Alm.] = PROBABILITAS[Lat.] = PROBABILIDAD[İsp.]


- OLAY


- OLAY ve/değil/||/=/<>/< BETİMLENEN


- OLAY ve/<> GELİŞİGÜZEL/LİK


- OLAY ve/||/<>/< KOLAY

( Olay ortaya çıkınca, çözümü de belirsizliğe göre nispeten daha kolay olur. )


- OLAY ile/ve OLGU

( Edebî. İLE/VE Bilimsel. )

( Fizik alanda gerçekleşmiş olup, üzerine herhangi bir eklemenin/yorumlamanın yapılamayacağı kesinlik/"sonuç". İLE/VE Oluş'un potansiyeli, kavramsallığı, sürekliliği, genelleştirilmesi. )

( OLGU: Varoluşu zihne bağlı olmayan. )

( Zorunlulukları gösterilmemiş betimleme. İLE/VE Betimlenen üzerine yönelerek nedenselliklerini sorgulamak. )

( Yaşayan kişi. İLE/VE Ölmüş kişi. )

( İlineksel. İLE/VE Ussal. )

( EVENT vs./and FACT )

( EREIGNIS/VORFALL mit/und TATSACHE )


- OLAY ve/<> TASARIM


- OLAYLAŞTIRMAK ile OLAY ile OLAYCI/LIK ile OLAYLI ile OLAYSIZ ile OLAYLAMA ile OLAY BİLİMİ ile OLAY BİLİMSEL


- OLE ile OLEY


- OLGUSALLIK = REALITY[İng.] = RÉALITÉ[Fr.] = REALITÄT[Alm.] = REALITATIS[Lat.]


- OLMAZ ÖYLE ŞEY değil/yerine BENİM İÇİN UYGUN DEĞİL / BEN YAPAMAM


- OMNİPOTANS/OMNİPOTENCY[İng.] değil/yerine/= TÜMGÜÇLÜLÜK


- ON-PUMP CERRAHİ/ON-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= POMPA BAĞLANTILI KALP CERRAHİSİ


- ONANMAK ile ONARMAK ile ONATMAK ile ONAŞMAK ile ONARILMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLANMAK ile ONAYLATMAK ile ONARABİLMEK ile ONARIVERMEK ile ONAYABİLMEK ile ONAYLATABİLMEK ile ONAYLAYABİLMEK ile ONA ile ONAR ile ONAT ile ONAY ile ONARLI ile ONAYLI ile ONANİZM ile ONAYSIZ ile ONA BUNA


- ONAY ile/ve EMİNLİK

( APPROVAL vs./and TO BE SURE )


- ONAY ile/ve/değil TESPİT

( [not] APPROVAL vs./and/but ESTABLISHING )


- ONAYLAMAK ile ONAY ile CİRANTACI ile ONAYLAYAN

( ENDORSE vs. ENDORSEMENT vs. ENDORSER vs. ENDORSING )

( درپشت سندنوشتن ile صحه گذاردن ile ظهرنويسي کردن ile جيرو کردن ile ظهرنويسي ile ضهر نويسي ile جيرو ile ظهر نويسي ile پشت نويسي ile صحه ile پشت نويس ile ضهر نويس )

( DARPASHT SANDNOSHTAN ile SAHEH GOZARDAN ile ZANPARNOYSY KARDAN ile JYRO KARDAN ile ZANPARNOYSY ile ZEAR NOYSY ile جيرو ile ZANPAR NOYSY ile POSHT NOYSY ile SAHEH ile POSHT NOYS ile ZEAR NOYS )


- ONAYLAMAK ile ONAY ile ONAYLANDI ile DOĞRULAYICI

( CONFIRM vs. CONFIRMATION vs. CONFIRMED vs. CONFIRMER )

( تاييد کردن ile تسجيل کردن ile تنفيذ کردن ile تصديق کردن ile استوار کردن ile تنفيذ ile تاييد ile تسجيل ile پادار ile مسجل ile مويد )

( TAYYD KARDAN ile TASJYLE KARDAN ile TANFYZE KARDAN ile TASADYGH KARDAN ile ESTAVAR KARDAN ile تنفيذ ile TAYYD ile تسجيل ile PADAR ile MASJEL ile MOYD )


- ONAYLANABİLİR ile ONAY ile ONAYLAMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLI

( APPROVABLE vs. APPROVAL vs. APPROVE vs. APPROVE OF vs. APPROVED )

( قابل تصويب ile موافقت ile تصويب ile امضاء ile صوابديد ile تييد ile روا داشتن ile به تصويب رساندن ile امضاکردن ile تصويب کردن ile پسند کردن ile مصوب ile مصوبه ile مستحسن )

( GHABEL TASOOYBE ile MOVAFEGHT ile TASOOYBE ile EMZA ile صوابديد ile TYYD ile RAVA DASHTAN ile BAH TASOOYBE RESANDAN ile EMZAKARDAN ile TASOOYBE KARDAN ile PASAND KARDAN ile MOSOUB ile MOSOOBEH ile مستحسن )


- ÖNCESİZLİK-SONRASIZLIK = EZELİYET-EBEDİYET = ETERNITY[İng.] = ÉTERNITÉ[Fr.] = EWIGKEIT[Alm.] = AETERNITAS[Lat.] = ETERNIDAD[İsp.]


- ONE vs. UNITY vs. INTEGRITY


- ONE WITHIN THE OTHER vs. ONE AFTER THE OTHER/SUCCESSIVELY


- ONENESS vs. UNITY


- ONKOLOJİ/ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= UR BİLİMİ, KANSER BİLİMİ


- ONLY vs. ESPECIALLY


- ONLY :/yerine SADECE


- ONUR = HAYSİYET = DIGNITY[İng.] = DIGNITÉ (HUMAINE)[Fr.] = WÜRDE, MENSCHENWÜRDE[Alm.] = DIGNITAS[Lat.] = DIGNIDAD[İsp.]


- OO- ile/||/<> OVİ-/OVO- ile/||/<> OÖPHOR-/OÖPHORO- ile/||/<> OVARİ-/OVARİO-/OARİ-/OARİO- ile/||/<> SALPİNG-/SALPİNGO-/-SALPİNX ile/||/<> ORCHİ-/ORCHİD-/ORCHİDO-/ORCHİO-/-ORCHİSM ile/||/<> OSCHE-/OSCHEO- ile/||/<> BLAST-/-BLASTİC/BLASTO-/-BLASTY ile/||/<> -SPERM/SPERM-/-SPERMA/SPERMAT-/SPERMATO-/-SPERMİA/SPERMO-

( Yumurta. İLE/||/<> Yumurta. İLE/||/<> Yumurtalık, yumurtalığa ait, ovaryum. İLE/||/<> Yumurta/ovaryum ile ilgili. İLE/||/<> Tüp, boru, Östaki ya da Fallop tüpleri. İLE/||/<> Testis, testis ile ilgili durum. İLE/||/<> Testis torbası, skrotum. İLE/||/<> Germ; döl; öz; ateşleme, patlama; tomurcuk, tomurcuklanma, filizlenme ile ilgili, doğurgan göze ile ilgili, ana göze ile ilgili. İLE/||/<> Tohum, döl, semen. )


- OP-/OPTO- ile/||/<> -OPSİS/OPHTHALM-/OPHTHALMO- ile/||/<> -OPİA ile/||/<> -OPSİA/-OPSİS/-OPSY ile/||/<> -OPY ile/||/<> CERAT-/CERATO-/KERA-/KERAT-/KERATO- ile/||/<> OCUL-/OCULİ-/OCULO- ile/||/<> CORE-/CORO-/-CORİA ile/||/<> PHAC-/PHACO- ile/||/<> ANİSOKORİ ile/||/<> DACRY-/DACRYO- ile/||/<> LACRİMO-/LACHRYMO- ile/||/<> CYCL-/CYCLO- ile/||/<> TARS-/TARSO- ile/||/<> İRİD-/İRİDO- ile/||/<> CANTH-/CANTHO- ile/||/<> BLEPHAR-/BLEPHARO-/-BLEPHARON ile/||/<> -SCOPE/-SCOPİC/-SCOPY ile/||/<> PHOR-/-PHORE/-PHORİA/PHORO-/-PHOROUS ile/||/<> ASTHENO-

( Görme, optik. İLE/||/<> Göz. İLE/||/<> Göz, göz kusuru ile ilgili. İLE/||/<> Özel görme ya da görünüm tipi ile ilgili. İLE/||/<> Boynuzsu doku | Kornea. İLE/||/<> Göz, gözle ilgili, göze ait. İLE/||/<> Lens ya da göz merceği ile ilgili. İLE/||/<> Göz bebekleri/Pupiller ile ilgili. İLE/||/<> Göz bebeklerinin farklı büyüklükte olması. İLE/||/<> Göz yaşları ile ilgili. İLE/||/<> Gözyaşı ve ilgili yapılarla ilgili. İLE/||/<> Devir, halka, daire, dairesel, gözün silier nesnesi ile ilgili. İLE/||/<> Göz kapaklarının kenarları ile ilgili, ayağın tarsal bölümü ile ilgili. İLE/||/<> İris. İLE/||/<> Gözün köşeleri ile ilgili, kontusla ilgili. İLE/||/<> Göz kapakları, kirpiklerle ilgili. | Göz kapağı hastalıkları ile ilgili. İLE/||/<> İnceleme için kullanılan araç, görmeyi sağlayan araç, görme, inceleme. İLE/||/<> Taşıyan, yüklenen, görme ekseninin dönmesi. İLE/||/<> Güçsüzlük, zayıflık [astenopi: Göz yorgunluğu]. )


- OPASITE/OPACITY[İng.] değil/yerine/= IŞIKGEÇİRMEZLİK


- OPENNESS vs. TRANSPARENCY


- OPERA SALONU değil/yerine/= ÜNGÜTEY


- OPPORTUNITY :/yerine FIRSAT


- OPTİMİZATION THEORY ile/||/<> APPROXIMATION THEORY

( Optimization theory fonksiyonların ekstremum noktalarını bulmayı incelerken İLE approximation theory fonksiyonlara yaklaşım yöntemlerini inceler )

( Formül: Lagrange multipliers )


- OR-/ORO-/OS- ile/||/<> ORO-/ORRHO- ile/||/<> URANO-/URAN-/URANİSCO- ile/||/<> SER-/SERO- ile/||/<> STOM-/STOMA-/STOMAT-/STOMATO-/-STOME/-STOMİA/-STOMO-/-STOMY ile/||/<> CİON-/CİONO-/KİONO-

( Ağız. İLE/||/<> Serum. İLE/||/<> Damakla ilgili. İLE/||/<> Serumla ilgili, seröz. İLE/||/<> Ağız ya da ağız benzeri giriş, ağzın durumu ya da tipi ile ilgili. İLE/||/<> Küçük dil, uvula ile ilgili. )


- ORDINARY :/yerine SIRADAN


- ORGANOİD TECHNOLOGY ile/||/<> CELL LİNE CULTURE

( Organoid technology 3D organ benzeri yapı kültürüyken İLE cell line culture 2D monokultur sistemidir )

( Formül: 3D differentiation )


- ORIGINALLY :/yerine ASLINDA, BAŞLANGIÇTA


- ÖRNEK ile/||/<> BASILI ÖRNEK/HARDCOPY


- OROGENY ile ...

( DAĞLARIN OLUŞUMU )


- ORTAKLAŞALIK = CEMAAT = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = COMUNIDAD[İsp.]


- OSİLOMETRİ/OSCİLLOMETRY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK SİNYAL ÖLÇÜMÜ


- OSTEOLOJİ/OSTEOLOGY[İng] değil/yerine/= KEMİK BİLİMİ


- OTOBİYOGRAFİK HAFIZA/AUTOBIOGRAPHICAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMÖYKÜSEL BELLEK


- OTOLARYNGOLOGY ile ...

( Kulak ve gırtlak hastalıklarını konu alan tıp dalı. )


- OTOPSİ/AUTOPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI


- OXY ile/||/<> ESTHE-/ESTHESİO- ile/||/<> TACHEO-/TACHO-/TACHY- ile/||/<> BRADY-

( Akut, şiddetle algılanan, keskin şiddetli, çabuk, hızlı. İLE/||/<> Duyma, hissetme, duyulanım, algılayıcı oluşumlarla ilgili. İLE/||/<> Hız, kayma, hızla ilgili, hızlı, çabuk. İLE/||/<> Yavaş, yavaşlama. )


- OY ÇEŞİTLERİ'NDE:
BEYAZ ile YEŞİL ile KIRMIZI

( Kabul. İLE Çekimser. İLE Red. )


- OY ile/ve/||/<> "KAFA/KELLE"


- OY ile OY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dik yamaçlı, derin vadi. İLE Kül renginde.[at] )


- OY ile OY HAKKI ile OY KAĞIDI ile OY BİRLİĞİ ile OY SANDIĞI ile OY ÇOKLUĞU ile OY PUSULASI


- OY ile/ve/||/<> PARA


- ÖZERKLİK = MUHTARİYET = AUTONOMY[İng.] = AUTONOMIE[Fr., Alm.] = AUTOS:KENDİ, NOMOS:YASA[Yun.] = AUTONOMÍA[İsp.]

( İçişlerinde özgür, dışişlerinde merkeze bağlı olma durumu. )


- OZMOLARITE/OSMOLARITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİK


- OZMOMETRİ/OSMOMETRY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM ÖLÇÜMÜ


- OZMOTİK/FRAJİLITE OSMOTIC FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM KIRILGANLIĞI


- ÖZNE ile BİREY

( Kişi, sürekli; nesne, tanık ise öznedir ve onların karşılıklı bağımlılık biçimindeki ilişkileri, onların mutlak kimliklerinin yansımasıdır. )

( The person is always the object, the witness is the subject and their relation of mutual dependence is the reflection of their absolute identity. )

( SUBJECT vs. PERSON )


- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)


- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PANPAN ile/<> MAYDAY

( [denizcilikte] Yardım gereksiniminin, yaşamsal olmadığı durumlarda kullanılır. İLE/<> Çok acil ve yaşamsal tehlike durumlarında yardım için kullanılır. )


- PARA ÇEŞİTLERİ ve/||/<> PARA ÇİÇEĞİ(MONEY FLOWER[TAXONOMY OF MONEY])

( )


- PARA = MONEY[İng.] = ARGENT[Fr.] = GELD[Alm.] = DENARO[İt.] = DINARO[İsp.]


- PARADOX vs. ANTINOMY


- PARAGRAFİ/PARAGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YAZILI ANLATIM GÜÇLÜĞÜ


- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"


- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI


- PARKE ile MARLEY[bir marka adından]

( Küçük, biçimli tahta parçalarının, belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme. | Düzgün bir biçimde yontulmuş, köşeli taşlarla yapılmış kaldırım. İLE Yapılarda, düşeme gereci olarak kullanılan plastik madde. )


- PARTICULARLY :/yerine ÖZELLİKLE


- PARTLY :/yerine KISMEN


- PARTY :/yerine PARTİ


- PATCHPLASTY[İng.] değil/yerine/= YAMALAMA


- PATENS/PATENCY[İng.] değil/yerine/= AÇIK KALMA


- PATIENCE vs. DUPERY


- PATIENCE vs./and HARMONY


- PAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAK


- PAY ile/ve NASİP/BEHRE[Fars.]


- PAY :/yerine ÖDEMEK, PAY


- PAY ile/||/<> PAYDA

( Pay üstteki İLE payda alttaki sayıdır )

( Formül: a/b: a pay İLE b payda )


- PAYELENDİRMEK ile PAY ile PAYE ile PAY SENEDİ


- PEG/PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ/ PERCUTANEOUS ENDOSCOPIC GASTROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERİDEN İÇ GÖREÇLEMEYLE MİDE AĞIZLAŞTIRMASI


- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]


- PENALTY :/yerine CEZA


- PENETRAN YARALANMA/PENETRATING İNJURY[İng.] değil/yerine/= DELICİ YARALANMA


- PERÇİNLEMEK ile YUMRUK SIKMAK ile KATTIĞI ŞEY ile PERÇİNLEME

( CLINCH vs. CLINCH FIST vs. CLINCHER vs. CLINCHING )

( قاطع ساختن ile مشت کردن ile مشت گره کردن ile قيچي کننده ile گلاوي )

( QATE SAKHTAN ile MOSHT KARDAN ile MOSHT GAREH KARDAN ile GHYCHY KONANDEH ile GOLAVY )


- PERFECT vs. "RIGGY"


- PERFECTLY :/yerine MÜKEMMEL ŞEKİLDE


- PERFECTOİD THEORY ile/||/<> RİGİD ANALYTİC GEOMETRY

( Perfectoid theory p karakteristiği etkisi olmayan p-adik geometriyken İLE rigid analytic geometry genel p-adik analitik geometridir )

( Formül: Almost mathematics )


- PERKÜTAN NEFROSTOMİ/PERCUTANEOUS NEPHROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERIDEN BÖBREK AĞIZLAŞTIRMASI


- PERPENDİKÜLER/PERPENDICULAR[İng.] değil/yerine/= DİKEY


- PERSONALITE/PERSONALITY[İng.] değil/yerine/= KİŞİLİK


- PERSONALITY :/yerine KİŞİLİK


- PERSONALLY :/yerine ŞAHSEN


- PERSUASION vs./and JUSTICE/MERCY


- PET/BT/POZİTRON EMISYON TOMOGRAFİ, POZİTRON YAYILIMLI KESITÇEKİM/POSITRON EMISSION TOMOGRAPHY/COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM/TOMOGRAFİ


- PET/POZİTRON EMISYON TOMOGRAFİ POSITRON EMISSION TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= POZİTRON YAYILIMLI KESİTÇEKİM


- PEY ile PEYK/LİK ile PEY AKÇESİ


- PHARMACEUTICAL CHEMISTRY ile/||/<> FINE CHEMICAL INDUSTRY

( Pharmaceutical chemistry ilaç etki mekanizma odaklıyken İLE fine chemical industry yüksek saflık kimyasal üretim odaklıdır )

( Formül: Drug discovery )


- PHARMACOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHARMACOLOGY

( Pharmacogenomics genetik varyasyonun ilaç yanıtına etkisini incelerken İLE classical pharmacology genel ilaç etki mekanizmalarını inceler )

( Formül: Drug response genetics )


- PHD/DOCTOR OF PHILOSOPHY[İng.] değil/yerine/= AKADEMIK UZMAN


- PHENOMENON vs. REALITY


- PHİL-/-PHİL/-PHİLE/-PHİLİA/-PHİLİC/PHİLO-/-PHİLY ile/||/<> PHOB-/-PHOBE/-PHOBİA/-PHOBİAC/PHOBO-

( Sevme, eğilimi olma, eğilim, hastalık derecesinde eğilim. İLE/||/<> Korku, kaygı, fobisi olan. )


- PHILOSOPHY :/yerine FELSEFE


- PHMETRİ/POWER OF HYDROGENMETRY[İng.] değil/yerine/= HİDROJEN GÜCÜ ÖLÇÜMÜ


- PHOTOAFFİNİTY İLE ABPP İLE PROXIMİTY ile/||/<> PROTEİN ETİKETLEME

( Proteinleri işaretleme teknikleri. )

( Formül: Probe-UV-Protein )


- PHOTOCHEMISTRY ile/||/<> THERMAL CHEMISTRY

( Photochemistry ışık enerjisiyle reaksiyon aktive ederken İLE thermal chemistry sıcaklık artışıyla reaksiyon hızlandırır )

( Formül: hν activation )


- PHYLOGENETİC TREE İLE DİSTANCE İLE PARSİMONY ile/||/<> FİLOGENETİK ANALİZ

( Evrimsel ilişkilerin matematiği. )

( Formül: L = P(D|T ileθ) )


- PHYLOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHYLOGENY

( Phylogenomics tüm genom dizisi ile evrimsel ilişki kurarken İLE classical phylogeny morfolojik özelliklerle evrimsel ilişki kurar )

( Formül: Whole genome phylogeny )


- PHYSICALLY :/yerine FİZİKSEL OLARAK


- PİLOT ÇALIŞMA/PİLOT STUDY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL ÇALIŞMA


- PLANIMETRİ/PLANIMETRY[İng.] değil/yerine/= DÜZLEM ÖLÇÜMÜ


- PLASTISITE/PLASTICITY[İng.] değil/yerine/= UYUMLANABİLİRLİK


- PLAY :/yerine OYNAMAK


- -PLEGİA/-PLEGY ile/||/<> -PLEXIA

( Paralizi, palsi, felç. İLE/||/<> Paralizi. )


- PLENTY :/yerine BOLCA


- POA/PROOF OF AUTHORITY[İng.] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ


- POETRY vs. POEM


- POETRY :/yerine ŞİİR


- POİKİLO- ile/||/<> -TROPE/-TROPİC/-TROPİSM/TROPO-/-TROPY

( Değişik, düzensiz. İLE/||/<> Dönme, döndürücü, dönme ya da değişme eğilimi. )


- POLARITE/POLARITY[İng.] değil/yerine/= KUTUPLULUK


- POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY


- POLİ-/POLİO- ile/||/<> POLY- ile/||/<> PLURİ-

( Gri, beyin ve sinir sisteminin gri maddesi ile ilgili. İLE/||/<> Çok, fazla, birçok bölümleri tutan, çok kaynaklı, çok tipli. İLE/||/<> Çok, fazla. )


- POLICY :/yerine POLİTİKA


- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ


- POLITICAL/DIPLOMATIC/MILITARY HISTORY vs. HISTORY


- POLITICALLY :/yerine POLİTİK OLARAK


- POROZİTE/POROSITY[İng.] değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK


- PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI


- PORTRAY :/yerine TASVİR ETMEK


- POŞETLEMEK ile POŞETLENMEK ile POŞETLETMEK ile POŞET ile POŞET ÇAY


- POSSIBILITY vs. OPPORTUNITY


- POSSIBILITY :/yerine OLASILIK


- POSSIBLY :/yerine MUHTEMELEN


- POTENTIAL vs. PROBABILITY/POSSIBILITY


- POTENTIALLY :/yerine POTANSİYEL OLARAK


- POVERTY :/yerine YOKSULLUK


- POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> GENERAL POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> SPECIAL/EXCLUSIVE POWER OF ATTORNEY

( Vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Genel vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Özel vekâletnâme. )


- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ


- PRATİK değil/yerine/= KOLAY


- PRAY :/yerine DUA ETMEK


- PRECISELY :/yerine TAM OLARAK


- PREGNANCY :/yerine HAMİLELİK


- PRELIMINER/PRELIMINARY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL | İLK


- PRENS[Fr./İng. < PRINCE] ile/||/<> GİRAY ile/||/<> ARŞİDÜK[Fr. < ARCHIDUC]/ARŞİDUKA ile/||/<> VOYVODA

( Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. | Bir prensliğin başında bulunan. | Bazı ülkelerde en yüksek "!soyluluk" unvanıydı. İLE/||/<> Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen san. İLE/||/<> Avusturya - Macaristan prenslerine verilen unvan. İLE/||/<> Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. [Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilâyetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar, Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.][Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticilere de bu ad verilmiştir.] )


- PRETEND vs. FORGERY


- PRETTY :/yerine GÜZEL, OLDUKÇA


- PREVIOUSLY :/yerine ÖNCEDEN


- PRIMARILY :/yerine ÖNCELİKLE


- PRİMARY İLE SECONDARY İLE TERTİARY İLE QUATERNARY ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ

( Protein organizasyon hiyerarşisi. )

( Formül: φ İLE ψ açıları )


- PRIMARY vs. SECONDARY


- PRIMARY :/yerine BİRİNCİL, ANA


- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL


- PRINCIPLE vs./and INTEGRITY


- PRINCIPLE vs./and REGULARITY


- PRIORITY :/yerine ÖNCELİK


- PRİSMATİC COHOMOLOGY ile/||/<> CRYSTALLİNE COHOMOLOGY

( Prismatic cohomology birleşik p-adik kohomoloji kuramıyken İLE crystalline cohomology karakteristik p geometrisi için kohomoloji kuramıdir )

( Formül: Prismatic site )


- PRIVACY :/yerine GİZLİLİK


- PRIVILEGED vs. PRIORITY


- PROBABILITY POSSIBILITY CONTINGENCY


- PROBABLY :/yerine MUHTEMELEN


- PROBLEM vs. DEFICIENCY


- PROBLEM vs. RISKY


- PROFICIENCY[İng.] değil/yerine/= YETERLİLİK


- PROPERLY :/yerine DÜZGÜNCE


- PROPERTY :/yerine MÜLK


- PROPORTION vs./and SYMMETRY


- PROPOSITIONAL ile/||/<> PREDICATE ile/||/<> MODAL ile/||/<> FUZZY ile/||/<> MANTIK SİSTEMLERİ

( Farklı mantık türleri. )

( Formül: P ∧ Q → R )


- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ


- PROVIDE vs. SUPPLY


- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ


- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ


- PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY


- PSYCHOLOGY :/yerine PSİKOLOJİ


- PUBLICLY :/yerine ALENEN, HALKA AÇIK


- PULMONER/PULMONARY[İng.] değil/yerine/= AKCİĞER


- PULS/OKSİMETRİ / PULSE OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= VURU-OKSİJEN ÖLÇÜMÜ


- PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY


- PUŞKİN ve/||/<> GOGOL ve/||/<> GONÇAROV ve/||/<> DOSTOYEVSKİ ve/||/<> TURGENYEV ve/||/<> TOLSTOY ve/||/<> ÇEHOV ve/||/<> GORKİ ve/||/<> ZAMYATİN ve/||/<> BULGAKOV ve/||/<> PASTERNAK

( 1799 - 1837 ve/||/<> 1809 - 1852 ve/||/<> 1812 - 1891 ve/||/<> 1821 - 1881 ve/||/<> 1818 - 1883 ve/||/<> 1828 - 1910 ve/||/<> 1860 - 1904 ve/||/<> 1868 - 1936 ve/||/<> 1884 - 1937 ve/||/<> 1891 - 1940 ve/||/<> 1890 - 1960 )

( )


- PY- ile/||/<> PYEL-/PYELO- ile/||/<> PYL-/PYLE-/PYO-

( Cerahatle ilgili, cerahat olması. İLE/||/<> Böbrek pelvisi ile ilgili. İLE/||/<> Portal venle ilgili. )


- PYTHON ile RUBY


- Q.D./QUAQUE DIE, EVERY DAY[İng.] değil/yerine/= HER GÜN


- Q.İ.D./QUATER İN DİE, FOUR TIMES A DAY[İng.] değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ


- Q.S./SUFFICIENT QUANTITY[İng.] değil/yerine/= YETERLİ MİKTARDA


- QUALIFY :/yerine NİTELENDİRMEK, HAK KAZANMAK


- QUALITY vs. BOUNDARY


- QUALITY vs. CAPACITY


- QUALITY :/yerine KALİTE


- QUANTUM COMPUTING THEORY ile/||/<> CLASSICAL COMPUTING THEORY

( Quantum computing theory kubit ve kuantum algoritmaları incelerken İLE classical computing theory bit ve klasik algoritmaları inceler )

( Formül: Quantum speedup )


- QUANTUM CRYPTOGRAPHY ile/||/<> CLASSICAL CRYPTOGRAPHY

( Quantum cryptography kuantum mekaniği ilkelerine dayalı güvenlik sağlarken İLE classical cryptography matematiksel algoritma zorluğuna dayanır )

( Formül: No-cloning theorem )


- QUANTUM FİELD THEORY ile/||/<> CLASSICAL FİELD THEORY

( Quantum field theory alanların kuantum doğasını tanımlarken İLE classical field theory sürekli klasik alanları tanımlar )

( Formül: Feynman diagram )


- QUANTUM SUPREMACY İLE QUANTUM ADVANTAGE İLE QUANTUM UTİLİTY ile/||/<> KUANTUM ÜSTÜNLÜĞÜ

( Klasik bilgisayarları geçme aşamaları. )

( Formül: 53 qubit Sycamore )


- QUEUİNG THEORY ile/||/<> RELİABILITY THEORY

( Queuing kuyruk sistemi, reliability sistem güvenilirlik. )

( Formül: Queue systems İLE system reliability )


- QUICKLY :/yerine HIZLICA


- QUIETLY :/yerine SESSİZCE


- RADYOAKTİVİTE/RADIOACTIVITY[İng.] değil/yerine/= IŞIN ETKINLİK


- RADYOGRAFİ/RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME


- RADYOLOJİ/RADIOLOGY[İng.] değil/yerine/= IŞIN BİLİMİ


- RADYOOPASITE/RADIOPACITY[İng.] değil/yerine/= IŞIN GEÇİRMEZLİK