Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 9.951 başlık/FaRk ile birlikte,
9.951 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/41)


- MENÂ'TÜHÛ 'ANİ'L-Fİ'Lİ[Ar.] ile SENEYTHU 'ANHU[Ar.]


- MENBA SUYU | KAYNAK SUYU ile/||/<> KAYNAK SUYU

( Bir kaynaktan çıkan yeraltı suyu coğrafya Yer altındaki jeolojik özelliklere bağlı olarak doğal veya yapay bir biçimde yerin üstüne yükselen sular Doğal bir biçimde yeryüzüne çıkan yer altı suyu kaynak suyu )

( SPRING WATER | MINERAL WATER )

( EAU DE SOURCE | EAU MINÉRALE )

( QUELLWASSER | MINERALWASSER )

( AQUA FONTANA )

( ACQUA SORGIVA )

( ΠΗΓΑΊΟ ΝΕΡΌ / πηγαίο νερό )


- MENBA SUYU | KAYNAK SUYU ile/||/<> MADEN SUYU

( Bir kaynaktan çıkan yeraltı suyu. @@ (coğrafya) @@ @@ Yer altındaki jeolojik özelliklere bağlı olarak, doğal veya yapay bir biçimde yerin üstüne yükselen sular. @@ Doğal bir biçimde yeryüzüne çıkan yer altı suyu, kaynak suyu. )

( SPRING WATER | MINERAL WATER~MINERAL WATER )

( EAU DE SOURCE | EAU MINÉRALE~EAU MINÉRALE )

( AQUA FONTANA~... )

( QUELLWASSER | MINERALWASSER~MINERALWASSER )

( ACQUA SORGIVA~ACQUA MINERALE )

( ΠΗΓΑΊΟ ΝΕΡΌ / πηγαίο νερό~ΜΕΤΑΛΛΙΚΌ ΝΕΡΌ / μεταλλικό νερό )


- MENDİL/ULATU ile/ve/değil DESTMÂL

( ... İLE/VE/DEĞİL Nakışlı, süslemeli mendil. )


- MENEKŞE GÜLÜ ile/||/<> KUŞBURNU ile/||/<> YABAN GÜLÜ

( Tırmanıcı küçük çiçekli bir gül Rosa chinensis @@ Çalılık ve ormanlık alanlarda yetişen soluk pembe renkte çiçekler açan bir ağaç yaban gülü ağacı Rosa canina Bu ağacın parlak kırmızı renkli içi tüylü ve çekirdekli meyvesi Bu meyveden yapılan içecek @@ Gülgillerden çiçekleri soluk pembe beyaz yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki yabani gül Rosa canina )

( ROSA CHINENSIS cum/||/<> ROSA INDICA cum/||/<> ROSA GALLICA cum/||/<> ROSA DAMASCENA cum/||/<> ROSA CANINA cum/||/<> ROSA DUMALIS cum/||/<> ROSA CORYMBIFERA cum/||/<> ROSA RUBIGINOSA cum/||/<> ROSA ARVENSIS )


- MENEKŞE GÜLÜ ile/||/<> YAĞ GÜLÜ ile/||/<> KUŞBURNU

( Tırmanıcı küçük çiçekli bir gül Rosa chinensis )

( ROSA CHINENSIS cum/||/<> ROSA INDICA cum/||/<> ROSA GALLICA cum/||/<> ROSA DAMASCENA cum/||/<> ROSA CANINA )


- MENEKŞE ile MENEKŞE GÜLÜ ile MENEKŞE GÖZLÜ ile MENEKŞE RENGİ


- MENFAAT ile MENFAATÇİ/LİK ile MENFAAT DÜŞKÜNÜ ile MENFAAT DÜŞKÜNLÜĞÜ


- MENGGÜ ile
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sonsuz [hâlid/ölümsüz] olan. | Sonsuzluk.[hulûd/ölümsüzlük] İLE ... )


- MENİ ile/||/<> BEL ile/||/<> ATMIK ile/||/<> DİKEL ile/||/<> ER SUYU


- MENTOL ile MENTOLLÜ


- MENÜ[Fr. < MENU] ile/değil/yerine/= YEMEK DİZİNİ


- MENU :/yerine MENÜ


- MENU[İng.] ile/||/<> MENÜ[Fr. < MENU]

( MENU )

( MENU )


- MENU[Fr. < MENU] ile/değil/yerine/=/||/<> MENÜ

( ana menü fiks menü yemek listesi Sofraya çıkarılacak yemeklerin hepsi Komut veya seçenek listesi )


- MERAK"[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (NİTELİKLİ) SORU


- MERASİM ile MERASİMLİ ile MERASİMSİZ ile MERASİM SALONU


- MERCAN ile MERCANCI ile MERCANLI ile MERCANLAR ile MERCAN OTU ile MERCAN ADASI ile MERCAN BALIĞI ile MERCAN RESİFİ ile MERCAN TESPİH ile MERCAN YEŞİLİ ile MERCAN YILANI ile MERCAN TEKNESİ ile MERCAN TERLİĞİ


- MERCİMEĞİ ... :
"FIRINA VERMENİN" HAZZI ve/||/<>
EVSİZ(LER)E VERMENİN HUZURU

( EVSİZLERİ (DE) DÜŞÜN(ELİM)!!! )

( Çorbada Tuzun Olsun!... )

( Aynada gördüğün, ben(evsiz) değil(im)!

Bu işte bir Evsizlik var!

Ne yersek paylaşıyoruz!...
Bu kurda-kuşa, bu bana, bu da bir evsize...

Evlenme teklifime yardım eder misin!?

Ben - Sen - O | Biz - Siz - Evsiz

3 taş oynamak için taşta oturmak/yatmak zorunda değilsin!

Yazın kaşın, kışın taşın! (İşimiz/yaşamımız bu/böyle!)

Düşün, taşın! Ya da kaşın!

"Evde yokuz!" / "Evdeyim!"
( Senin yalanın. / Benim yalanım. )

Benim görmem için pertavsız gerekebilir fakat senin görmen(düşünmen) için bir evsiz görmen gerekmiyor!

Yaşar, ne(rede) yaşar; ne(rede) yaşamaz(. / ?)

Ah bir Çelik kapım olsa...
Evsiz Hercai

Neden, huzurlu evinizde, evsizler için bir Hadise çıkmasın? )


- MERCÛ/V[Ar. < RECÂ] ile MERCÛH/A[Ar. < RÜCHÂN]

( Ümit edilen. | Rica olunan. İLE Başka bir şeyin kendine üstün tutulduğu şey. | Düşmanından önce iddiasını kanıta yetkisi olmayan. )


- MERDİVEN ile MERDİVENCİ/LİK ile MERDİVENLİ ile MERDİVEN ALTI ile MERDİVEN BOŞLUĞU ile MERDİVEN KORKULUĞU ile MERDİVEN SAHANLIĞI ile MERDİVEN ALTI ÜRETİM


- MERİ | YEMEK BORUSU ile/||/<> YEMEK BORUSU

( karşılık özofagus oisophagos yutak sindirim kanalının yutak ile mide arasında uzanan bölgesi Yutak ile mide arasında kalan içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış bağ dokusu çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş çok sayıda bez içeren insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı Özofagus Sindirim kanalının yutakla mide arasında kalan kısmı özefagus ösefagus özofagus anat Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ özofagus )

( OESOPHAGOUS | ESOPHAGUS, OESOPHAGUS | ESOPHAGUS )

( OESOPHAGE | ÉSOPHAGUS, OESOPHAGUS )

( SPEISERÖHRE | ESOPHAGUS, OESOPHAGUS )


- MERİNOS ile MERİNOS KOYUNU


- MERİNOS ile/||/<> MERİNOS KOYUNU


- MERİSTEM[Fr. < MÉRISTÈME] ile/değil/yerine/=/||/<> SÜRGEN DOKU


- MERİSTEM[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRGEN DOKU

( Bitkilerde, kök ve sapların, gelişebilecek durumda olan uc bölümlerindeki, çok yüzlü, kolay üreyebilir hücrelerden oluşan bir doku türü. )


- MERMERCİ AÇIK HAVA TİYATROSU :

( Reşitpaşa Mahallesinde Değirmentepe mevkiinde bulunmaktadır. )


- MESA TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR MESA[Fr.] / MESATRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MESA TRANSİSTÖRÜ


- MESAFE NAVLUNU ile/ve PİŞMANLIK NAVLUNU

( NAVLUN/FREIGTH[İng.]: Denizde mal taşıma karşılığı verilen ücret. )

( C.F. [COST - FREIGTH]: Mal bedeli ve nakliye ücreti içinde olmak üzere belirli bir yerde malın teslimi için yapılan satış. [Sigorta dahil değildir. Alıcı isterse teslim anına kadar risklerini karşılayacak sigortayı yaptırabilir.] )

( Beklenilmeyen bir drurum sonucunda geminin taşınmaz malı kaybetmesi nedeniyle navlun sözleşmesi sona ermekle birlikte bir miktar mal kurtarılmış ise bu mallar için ödenen ücret. İLE/VE Kiracının yolculuk başlamadan önce navlun akdinden vazgeçmesi halinde ödemekte zorunlu olduğu orandır. )


- MESÂHA ETMEK[doğrusu MİSÂHA/T] ile/değil/yerine/= YERİ ÖLÇME | YÜZÖLÇÜMÜ

( Ölçmek. )


- MESAHA[Ar. < MİSĀḤA] ile/değil/yerine/=/||/<> YÜZ ÖLÇÜMÜ


- MESARBURNU :

( Sarıyer Vehbi Kaç Vakfı Lisesinden Sarıyer Vapur İskelesine kadar olan alan Mesarburnu'dur. Kocataş dağ silsilesi buradan başlar. Kocataş dağı yamaçlarına eski dönemlerde mezarlıkların bulunması nedeni ile bu ismi almıştır. Mesarburnu'nun en uç çıkıntısına Orduevi (Mahfel) ve Vapur İskelesi var. )


- MEŞBU[Ar. < MEŞBŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> DOLMUŞ | DOLU | DOYMUŞ

( dolmuş dolu doymuş )


- MESELE, PROBLEM | MESELE | ÇÖZGÜ ile/||/<> ÇÖZGÜ ile/||/<> SORUN

( sorun 1 Dokuma tezgahına gerilen keten pamuk ya da ipek iplik İlyaslı Uşak Kandilli Bozüyük Bilecik Bünyan Kayseri 2 Kücü Yeşilköy Gelendost Isparta 3 Eski bez ve kumaşlardan yapılan ip Ankara 1 Çözümü yaratıcı düşünmeyi gerektiren önemli ve güç durum 2 Bir soru ya da bir dizi soru aracılığıyla kişiyi soruların nedenleri ile sonuçlarını araştırmaya yönelten durum 1 Çözümü istenen soru Anlamdaş çözgü 2 Yapılacak bir işlemi ya da oluşturulacak bir kuruluşu gerektiren önerme Anlamdaş çözgü problema pro öne ballein atmak 1 Bilimsel yöntemlerle çözülmek üzere ortaya atılan soru 2 Çözümsüz kalan kuramsal ya da kılgılı her türlü güçlük )


- MESELE ile/ve/değil/||/<>/< MEVZÛ


- MEŞE/LİK ile MEŞE ODUNU ile MEŞE KÖMÜRÜ ile MEŞE PALAMUDU


- MESFÛ'[Ar.] ile MESFÛH[Ar.]

( Nazar değmiş. İLE Dökülmüş, akıtılmış. | Dağ eteği. )


- MEŞFÛ[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖNALIMLIK


- MESİR MACUNU ile LERP

( Kuvvet macunu. Afrodizyak. [Manisa'da] İLE Kudret helvası. [Avustralya'da] )


- MESKÛN ile/değil/yerine/= OTURUMLU


- MESLÛ'[Ar.] ile MESLÛH[Ar. < SELH]

( Gövdesinde ur bulunan kişi. İLE ... )


- MESMU[Ar. < MESMŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> MESMU

( İşitilmiş duyulmuş olan )


- MESMÛ'[Ar. < SEM] ile MESMÛR[Ar.]

( Duyulmuş/işitilmiş, haber alınmış. | Dilenilen, işitilen. İLE Ufak tefek olmasının yanısıra sinirleri güçlü adam. )


- MEŞRÛ ve/||/+/<>/> MAKUL ve/||/+/<>/> MASUM

( Tütün[sigara vb.], çevremizdeki en çok maruz kaldığımız ve en sorunlu dayatmalardandır ne yazık ki. Tabii, bizim izin/fırsat vermememiz dışında! )


- MESRÛ'[Ar.] ile MEŞRÛ'/MEŞRÛA[Ar. < ŞER] ile MEŞRÛH/A[Ar. < ŞERH]

( Sar'a hastalığına tutulmuş, sar'alı. kişi. İLE Şeriatın izin verdiği, şer'an caiz olan, şeriata, hukuka/yasaya uygun. İLE Açıklanmış, şerh olunmuş. | Uzun uzadıya anlatılan. )


- MEŞRU[Ar. < MEŞRŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> YASAL (MEŞRU MÜDAFAA, GAYRİMEŞRU)


- MEŞRUİYET ile MEŞRU ile MEŞRULAŞTIRMAK

( LEGITIMACY vs. LEGITIMATE vs. LEGITIMIZE )

( برحق بودن ile حقانيت ile مشروعيت ile قانوني بودن ile حق ile حلال زاده ile حلال ile مشروع ile رسميت دادن به ile مشروع کردن )

( BARHAGH BODAN ile HAGHANYT ile MOSHRUYT ile GHANONY BODAN ile HAGH ile HALAL ZADEH ile HALAL ile مشروع ile RASMYT DADAN BAH ile MOSHRU KARDAN )


- MEŞRUT/ŞARTLI ile/değil/yerine/= KOŞULLU


- MESUL[Ar. < MESʾŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> SORUMLU (ECZACI MESUL MÜDÜRÜ)


- MESUT/MESUD[Ar.] ile/değil/yerine/= MUTLU


- MESUT[Ar. < MESʿŪD] ile/değil/yerine/=/||/<> MUTLU


- METABOLİK MÜHENDİSLİK ile/||/<> YOL OPTİMİZASYONU

( Mikroorganizmaların endüstriyel üretim için modifikasyonu. )

( Formül: Verim = g ürün/g substrat )


- METAL AŞINIMI/KOROZYONU ile/ve/<> SOĞUK UC AŞINIMI/KOROZYONU

( METALLIC CORROSION vs./and/<> COLD-END CORROSION )


- MÉTAL/MINEUR/INDUSTRIE MINIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MINER/MINING[İng.] ile/değil/yerine/= BERGMANN/BERGBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MADEN[Ar. < MAʿDEN]

( metal(kimya) )


- METHANE, MARSH GAS[İng.] / METHANE, GAS DES MARAIS, GRISOU[Fr.] / METHAN, SUMPFGAS, GRUBENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= METAN, BATAKLIK GAZI


- METANOL[İng. < METHANOL] ile/değil/yerine/=/||/<> ODUN RUHU


- METATEZ REAKSİYONU ile/||/<> SN2 REAKSİYONU

( Metatez reaksiyonu çifte bağların yer değiştirmesiyken, SN2 nukleofilik substitüsyondur )

( Formül: Grubbs katalizörü )


- METBU[Ar. < METBŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> METBU

( Kendisine bağlanılan )


- METEOROLOG[Fr. < MÉTÉOROLOGUE] ile/değil/yerine/= HAVA ÖNGÖRÜCÜSÜ


- METEOROLOJİ/K ile METEOROLOJİ İSTASYONU


- METEOROLOJİ[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= KALIKBİLİM/HAVABİLGİSİ

( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmelerini, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olayları inceleyen fizik dalı. )


- METFUN[Ar. < MEDFŪN] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖMÜLÜ


- METFUN[Ar.] ile/değil/yerine/= GÖMÜLÜ

( Gömülmüş olan. )


- METHİYE | ÖVGÜ ile/||/<> ÖVGÜ

( Birini ya da bir şeyi övmek için yazılan ya da söylenen söz koşuk Birini veya bir şeyi övmek için yazılan yahut söylenen söz ÖVGÜLÜ Elogieux )

( ÉLOGE | ELOGE )


- METHİYELER ile METHİYECİ ile ÖVMEK ile METHİYECİ ile ÖVGÜ ile METHİYE

( EULOGIES vs. EULOGIST vs. EULOGIZE vs. EULOGIZER vs. EULOGIZING vs. EULOGY )

( مدائح ile ثناگو ile مداح ile مديحهسرا ile ثنا خوان ile مديحه سرا ile ثناء گفتن ile مدح کردن ile مداحي کردن ile ثنا ile مداحي ile مديحه ile مدح ile ستايشگري )

( مدائح ile ثناگو ile MADAH ile مديحهسرا ile SNA KHAN ile MADYHEH SARA ile SNA GOFTAN ile MADH KARDAN ile MADAHY KARDAN ile SNA ile MADAHY ile مديحه ile MADH ile ستايشگري )


- METHYL[İng.] / MÉTHYLE[Fr.] / METHYL, METHYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL GRUBU


- METHYL RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC DE' METHYLE[Fr.] / METHYLKAUTSCHUK, DIMETHYLBUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= METİL KAUÇUĞU


- METHYLONE BLUE[İng.] / BLUE DE MÉTHYLÈNE[Fr.] / METHYLENBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= METİLEN MAVİSİ


- METHINE GROUP[İng.] / METHIN GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METİN GRUBU


- METİN OKTAY SPOR SALONU :

( Yavuz Sultan Selim mahallesinde olan bu spor salonu çok amaçlı olarak Gençlik Spor İl Müdürlüğünün sorumluluğu altında hizmet vermektedir. )


- METİN | ÖRÜ ile/||/<> ÖRÜ

( Bilişimsel dilbilim ve bilgi erişimde doğal dil sözdiziminin bir yazı oluşturacak biçimde biçim anlatış ve noktalama imleriyle kullanıldığı bir uzunluk kısıtlaması öngörülmeksizin gereken boyda damga dizgisi Bir yapıtın bir yazının kendisi aslı Buna göre çıkmalar açıklamalar özetlemeler eleştiriler metin dışında kalır I öre öreke Yün eğirme aracı Esat Çiftliği Terme Samsun Çalıdere Salman Akkuş Ordu öre Beyceli Fatsa Ordu öreke Derekuşculu Görele Giresun II Dokunan halının çözülmemesi için atkıya atılan düğüm Beyköy Şarkikaraağaç Isparta biyoloji örü I Ağızlarda höreke olarak da geçer Başındaki h sonradan türemiştir R ρόκα Spinnrocken Rumca ρόκαnın İtalyancadan geldiği anlaşılıyor rocca Andriotis EL 310 Bulgarcada xurka furka biçimi kullanılır )

( TEXT )

( TEXTE | RÉSEAU )

( ΡΌΚΑ / ρόκα )


- ÖRÜT/DOKU/METİN[Ar.]/TEXT[İng.] ile/ve/||/<>/> METÎN ile/ve/||/<>/> Metin

( Bir yazıyı, biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan sözcüklerin tümü. | Basılı ya da el yazması parça. İLE/VE/||/<>/> Acılar karşısında, dayanma gücünü yitirmeyen, sağlam, dayanaklı, değerli, kavî. İLE/VE/||/<>/> Kişi adı. )


- METODİK/METOTLU ile/değil/yerine/= YÖNTEMLİ


- METHOXY GROUP[İng.] / GROUPE DE MÉTHOXY[Fr.] / METHOXY GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= METOKSİ GRUBU


- METER BRIDGE[İng.] / PONT DE MESURE[Fr.] / METERBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= METRE KÖPRÜSÜ


- MEVDU[Ar. < MEVDŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> MEVDU

( Emanet edilmiş verilmiş bırakılmış )


- MEVZU BAHİS ile/değil/yerine/= SÖZ KONUSU


- MEVZU, OBJE | MEVZU, SÜJE, TEMA, VAKA, SİNEMATOGRAFİK MEVZU, FİLM MEVZUU | KONU ile/||/<> KONU

( Sinema TV 1 Sinema ve televizyon alıcısının fotoğraf aygıtının merceğinin üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık nesne görünüm 2 Bu yolda saptanmış olan nesne 3 Öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu Bir oyunun en kestirme biçimde anlatılabilecek baş olgusu 1 Ele alınan üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce sorun durum ya da olay 2 Herhangi bir ders kapsamının belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri Bir yapıta temel olan duygu düşünce durum yargı olay Resim Heykel Sanatçının üzerinde çalışarak yapıt haline getirmek istediği olay özdek ya da nesne Bir ressam ya da heykelcinin üzerinde çalıştığı örge Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri )

( 1-2. OBJECT, 3. STORY, SUBJECT, ACTION THEME | SUBJECT, THEME | SUBJECT, SUBJECT MATTER | SUBJECT | ARGUMENT | TOPIC )

( 1-2. OBJET, 3. SUJET, RÉCIT | SUJET | ARGUMENT )

( 1-2. OBJEKT, AUFNAHMEOBJEKT, 3. SUJET, FILMSUJET, INHALTSANGABE, STOFF | THEMA )


- MEVZÛ + GÂYE


- MEVZÛ[Ar.] ile/değil/yerine/= KONU


- MEVZÛ ile/değil/yerine/= KONU


- MEVZU[Ar. < MEVŻŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> KONU (MEVZUBAHİS, BAHİS MEVZUSU)


- MEVZÛ' ile/ve/+ MAHMÛL

( Konu. İLE/VE/+ Yüklem )


- MEVZÛ'[Ar. < VAZ] ile MEVZÛ'[Ar.]

( Konulmuş, vaz olunmuş. | İşlemekte olan, geçer olan. | Doğru olmayan, uydurma, sonradan düzme. İLE Konu. )


- MEVZU ile MEVZUN ile MEVZULU ile MEVZUSUZ


- MEVZUAT ile YASAMA ile YASAMA ORGANI ile YASAMA KONSEYİ ile YASA KOYUCU ile YASAMA ORGANI

( LEGISLATION vs. LEGISLATIVE vs. LEGISLATIVE BRANCH vs. LEGISLATIVE COUNCIL vs. LEGISLATOR vs. LEGISLATURE )

( قانونگذاري ile قانون گذاري ile تقنين ile مقننه ile تقنيني ile قوه مقنن ile مجلس مقننه ile قانونگذار ile شارع ile مقنن ile قانون گذار ile قوه مقننه )

( GHANONGOZARY ile GHANON GOZARY ile تقنين ile MOGHANANEH ile تقنيني ile GHOOH MOGHANAN ile MOJALS MOGHANANEH ile GHANONGOZAR ile SHARE ile MOGHANAN ile GHANON GOZAR ile GHOOH MOGHANANEH )


- MEVZUN, VEZİNLİ ile/||/<> ÖLÇÜLÜ

( 1 Dizeleri hece ve durak bakımından denk olan koşuk 2 Kimi sözcükleri söz öbekleri hece ve durak bakımından denk plan tümce ya da düzyazı bölümü )


- MEYAN KÖKÜ ile/||/<> ÇİN MEYANI ile/||/<> DİKENLİ MEYAN

( Fasulyegillerden 3060 santimetre yüksekliğinde tüysü yapraklı mavimsi mor çiçekli tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içeceklerin yapımında kullanılan çok yıllık otsu bir bitki meyan I Glycyrrhiza glabra )

( GLYCYRRHIZA GLABRA cum/||/<> GLYCYRRHIZA URALENSIS cum/||/<> GLYCYRRHIZA ECHINATA cum/||/<> GLYCYRRHIZA ASPERA )


- MEYAN KÖKÜ ile/||/<> DİKENLİ MEYAN

( Fasulyegillerden 3060 santimetre yüksekliğinde tüysü yapraklı mavimsi mor çiçekli tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içeceklerin yapımında kullanılan çok yıllık otsu bir bitki meyan I Glycyrrhiza glabra @@ Yüksekliği 12 metre olan beyazımsı mor çiçekli tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki acı meyan Glycyrrhiza echinata )

( GLYCYRRHIZA GLABRA cum/||/<> GLYCYRRHIZA URALENSIS cum/||/<> GLYCYRRHIZA ECHINATA cum/||/<> GLYCYRRHIZA ASPERA cum/||/<> GLYCYRRHIZA LEPIDOTA )


- MEYAN KÖKÜ ile MERCAN KÖŞKÜ


- MEYAN KÖKÜ ile/||/<> MEYAN

( meyan balı meyan kökü acı meyan dikenli meyan )


- MEYAN ile MEYANE ile MEYANCI/LIK ile MEYAN BALI ile MEYAN KÖKÜ


- MEYDANA GELMEK ile TUTARLI ile TUTARLILIK ile TUTARLILIK ile TUTARLILIK KONTROLÜ

( CONSIST vs. CONSISTANT vs. CONSISTENCE vs. CONSISTENCY vs. CONSISTENCY CHECK )

( متشکل بودن ile يکپارچهبودن ile تشکيل دادن ile شامل بودن ile پرقوام ile درجه غلظت ile يکپارچگي ile بررسي سازگاري )

( MOTESHEKL BODAN ile YKAPARCHEHABUDAN ile TASHKYLE DADAN ile SHAMEL BODAN ile PARGHAVAM ile DARJEH GHELZAT ile YKAPARCHAGY ile BARRESY SAZGARY )


- MEYDAN/LIK ile MEYDANİ ile MEYDANCI/LIK ile MEYDAN SAZI ile MEYDAN SAATİ ile MEYDAN DAYAĞI ile MEYDAN SAVAŞI ile MEYDAN KORKUSU ile MEYDAN MUHAREBESİ


- MEYHANE ile MEYHANECİ/LİK ile MEYHANELİ ile MEYHANESİZ ile MEYHANECİ OTU ile MEYHANE PİLAVI ile MEYHANE TAVUĞU


- MEYVE KURUSU ile/değil ÇİR

( ... iLE/DEĞİL Kayısı, erik, zerdali gibi meyvelerin kurusu. )


- MEYVE SUYU ile MEYVE SUYU SIKACAĞI ile MEYVE SIKACAĞI

( JUICE vs. JUICE EXTRACTOR vs. JUICER )

( آب ile عصاره ile شربت ile شيره ile عصاره گير ile عصارهگير ile آب ميوهگير )

( AB ile ASAREH ile SHARBAT ile SHYRAH ile ASAREH GYR ile عصارهگير ile AB MYVAHAGYR )


- MEYVE ile MEYVE SUYU ile MEYVECİ ile VERİMLİ ile MEYVE VERME ile SONUÇSUZ

( FRUIT vs. FRUIT JUICE vs. FRUITERER vs. FRUITFUL vs. FRUITION vs. FRUITLESS )

( ثمره ile ثمر ile ميوه ile آب ميوه ile ميوه فروش ile ثمر بخش ile بارور بودن ile زاينده ile بارور ile ممر ile پر ثمر ile پرثمر ile تمتع ile کامراني ile ميوه آوري ile بي ميوه ile بي ثمر ile بي بر )

( SAMREH ile SAMAR ile MYVAH ile AB MYVAH ile MYVAH FOROSH ile SAMAR BAKHSH ile BAROOR BODAN ile ZAYNADEH ile BAROOR ile ممر ile پر ثمر ile PORSMER ile TAME ile کامراني ile MYVAH AVARY ile BEY MYVAH ile BEY SAMAR ile BEY BAR )


- MEYVELENMEK ile MEYVELENDİRMEK ile MEYVE/LİK ile MEYVECİ/LİK ile MEYVELİ ile MEYVESİZ/LİK ile MEYVE İÇİ ile MEYVE DIŞI ile MEYVE SUYU ile MEYVE AĞACI ile MEYVE EZMESİ ile MEYVE KABUĞU ile MEYVE ORTASI ile MEYVE REÇELİ ile MEYVE SİNEĞİ ile MEYVE YAPRAK ile MEYVE ŞEKERİ ile MEYVE BAHÇESİ ile MEYVE SİNEĞİGİLLER


- MEYVE/Sİ ile/ve/değil ÜRÜN/Ü


- MEYYİT[Ar. < MEYYİT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÜ


- MEZAR SOYGUNCULUĞU ile/||/<> KEFEN SOYUCULUK ile/||/<> NEBBAŞLIK


- MEZAR SOYGUNCUSU ile/||/<> ÖLÜ SOYUCU ile/||/<> KEFEN SOYUCU


- MEZÂRÎ'[Ar. < MEZRAA] ile MEZÂRÎ[Ar. < MEZRÛ]

( Ziraat olunacak yerler, tarlalar. İLE Ziraat olunmuş, çifte sürülüp tohum atılmış yerler. )


- MEZAR/LIK ile MEZARCI/LIK ile MEZAR TAŞI ile MEZAR KAÇKINI ile MEZAR SOYGUNCUSU ile MEZAR SOYGUNCULUĞU


- MEZRAA[Ar.] ile/<> MEZRU[Ar.]

( Ekenek. Ekilen yer. İLE/<> Ekilmiş, ekili. )


- MEZRU[Ar. < MEZRŪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> EKİLİ


- MEZÜR[Fr. < MESURE] ile/değil/yerine/=/||/<> MEZURA | ÖLÇÜ

( mezura ölçü )


- MİCHAEL KATILMA ile/||/<> ROBİNSON ANÜLASYONU

( Michael 1,4-katılma α,β-doymamış, Robinson halka oluşumu. )

( Formül: Enolat + enon )


- MICHAEL REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= MİCHAEL REAKSİYONU


- MICHEAL REACTION[İng.] / RÉACTION DE MICHEAL[Fr.] / REACTION VON MICHEAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MİCHEAL TEPKİMESİ/REAKSİYONU


- MİDE ile MİDE SUYU

( GASTRIC vs. GASTRIC JUICE )

( معدي ile عصير معده )

( معدي ile عصير معده )


- MİHMANDAR[Fars. < MİHMĀNDĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> KONUKÇU


- MİHNET[Ar.] ile/değil/yerine/= SIKINTI/ÜZÜNTÜ

( ZAHMET, EZİYET | GAM, KEDER, SIKINTI, DERT | BELÂ, MUSİBET )


- MİHRAK MESAFESİ, MİHRAK UZUNLUĞU, FOKUS UZUNLUĞU ile/||/<> FOCAL LENGTH[İng.] ile/||/<> DISTANCE FOCALE, LONGUEUR FOCAL[Fr.] ile/||/<> BRENNWEITE, OBJEKTIVBRENNWEITE[Alm.] ile/||/<> ODAK UZUNLUĞU

( Sinema TV Merceğin optik özeği ile odak noktası arasındaki uzunluk Bir alıcı merceğinin odak uzunluğu bu mercek sonsuza odaklandığında merceğin optik özeği ile boş filmin düzlemi arasındaki uzunluktur Bu uzunluk milimetre mm ile belirtilir ve merceklerin üzerine yazılır Mercekler genellikle kısa odaklı uzun odaklı olağan odaklı olarak üçe ayrılır )

( FOCAL LENGTH )

( DISTANCE FOCALE, LONGUEUR FOCAL )

( BRENNWEITE, OBJEKTIVBRENNWEITE )


- MİKA ile/||/<> EVREN PULU


- MİKA[Fr.] değil/yerine EVRENPULU


- MİKDAR ile ÖLÇÜ

( Klasik dönemde büyüklüktür. İLE ... )


- EQUIVALENT LENGTH OF A MAGNET[İng.] / LONGUEUR ÉQUIVALENTE D'AIMANT[Fr.] ile/değil/yerine/= MIKNATIS EŞDEĞER UZUNLUĞU


- ÄQUIVALENTE MAGNETLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISIN EŞ DEĞER UZUNLUĞU


- FACTEUR DE DÉMAGNÉTISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLIĞI GİDERME FAKTÖRÜ


- ENTMAGNETISIERUNG FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATISLIK GİDERME FAKTÖRÜ


- MİKRO ile/değil/yerine/= KÜÇÜ


- MİKROBİK ile/değil/yerine/= KÜÇÜMLÜ


- MİKROBİYOTA/MICROBIOTA[İng.] ile/değil/yerine/= UFAK CAN ÖRTÜSÜ


- MİKROFON ile MİKROFONCU


- MİKROPKIRAN | ANTİSEPTİK ile/||/<> ANTİSEPTİK ile/||/<> MİKROP ÖLDÜRÜCÜ

( mikrop öldürücü Vücudun çeşitli kısımlarını mikroplardan arındırmak için kullanılan kimyasal madde Mikropların üremesini engelleyen veya onları öldüren Vücudun çeşitli kısımlarını mikroplardan arındırmak için kullanılan kimyasal madde )

( ANTISEPTIC )

( ANTISEPTIQUE )

( ANTISEPTISCH, ANTISEPTIKUM )


- MİKROPLANMAK ile MİKROPLAŞMAK ile MİKROPSUZLAŞTIRMAK ile MİKRO ile MİKRON ile MİKROP/LUK ile MİKROPLU ile MİKROPSUZ/LUK


- MILLI CURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MİL KÜRÜ


- MİL ile MUYLU[Ar.]

( Türlü işlerde kullanılmak üzere yapılan, ince ve uzun metal çubuk. | Göze sürme çekmeye yarayan, kemik ya da fildişinden yapılmış ince ve uzun araç. İLE Başka bir parça için dönme ekseni görevini yapan, silindir biçiminde parça. | Bir milin, yatağında dönmesini sağlayan bölüm. | Bir top namlusunun, iki yanına tutturulan millere verilen ad. )


- MILDIOU, MILDEW[Fr.] ile/||/<> PERONOSPORA VITICOLA[Lat.] ile/||/<> MİLDİYU[Fr. < MILDIOU]

( botanik )

( MILDIOU, MILDEW | MILDIOU )

( PERONOSPORA VITICOLA )


- MİLDİOU[Fr. < MILDIOU] ile/değil/yerine/=/||/<> MİLDİYU

( En çok bağlarda görülen peronospora cinsinden emeçlerini bitkilerin yapraklarına salarak yaşayan asalak bir mantarın oluşturduğu hastalık )


- MİLDİYU[İng.]

( En çok, bağlarda görülen, peronospora cinsinden, emeçlerini bitkilerin yapraklarına salarak yaşayan asalak bir mantarın oluşturduğu hastalık. )


- MİLFÖY[Fr. < MILLE-FEUILLE] ile/değil/yerine/=/||/<> MİLFÖY HAMURU (MİLFÖY HAMURU)


- MİLFÖY[Fr. < MILLEFEUILLE] ile/değil/yerine/= MİLFÖY HAMURU


- MİLFÖY ile MİLFÖY HAMURU


- MILITARY SCHOOL[İng.] ile/||/<> ÉCOLE MILITAIRE[Fr.] ile/||/<> HARP OKULU

( Kara deniz ya da hava kuvvetlerinde görev alacak subay adaylarını yetiştiren ve öğrenim süresi dört yıl olan yüksek okul )

( MILITARY SCHOOL )

( ÉCOLE MILITAIRE )


- MILKY WAY[İng.] ile/||/<> VOIE LACTÉE[Fr.] ile/||/<> MILCHSTRASSE[Alm.] ile/||/<> SAMANYOLU

( Güneş dizgesinin de içinde bulunduğu gökada galaksi )

( MILKY WAY )

( VOIE LACTÉE )

( MILCHSTRASSE )


- MILL[İng.] ile/||/<> BROYEUR, MOULIN[Fr.] ile/||/<> MÜHLE[Alm.] ile/||/<> ÖĞÜTÜCÜ

( MILL )

( BROYEUR, MOULIN )

( MÜHLE )


- MİLLET ile/||/<> NATION[İng.] ile/||/<> NATION[Fr.] ile/||/<> NATION[Alm.] ile/||/<> ULUS | HALK KÜLTÜRÜ

( Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum halk kültürü seçkin kültürü ulusal kültür Eski kaynaklarda ulus aşiret halk millet kavim olarak geçer Az ulus esk el oba yurt halk Tel Alt ulus halk ulus halk ulūs Kałużyński ME Yakutça ulūsu vermemiştir ulus ET uluş Eski Türkçe uluşun sonundaki ş Moğolcada sye çevrilmiştir Türkçe yemiş Moğolca cimis örneğinde olduğu gibi Kırgızca ulut biçiminin de Moğolcadan alındığı anlaşılıyor Türkçe uluşun Eski Türkçeden başlayarak kullanıldığını biliyoruz Orta Türkçede uluş köy ve şehir olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre Çiğiller köy olarak Argular ise şehir olarak kullanırlar Kutadgu Bilig gibi eserlerde de uluş biçimi geçer Moğol akınlarından başlayarak Türk diyalektlerinde ulus biçimi yaygınlık kazanmıştır Dil inkılabı yıllarından başlayarak Türkçede de ulus biçimi Arapça millet karşılığı olarak benimsenmiştir Moğolcadan Farsçaya da ūlūs ulūs olarak geçmiştir Eski kaynaklarda ulus aşiret halk millet kavim olarak geçer Az ulus esk el oba yurt halk Tel Alt ulus halk ulus halk ulūs Kałużyński ME Yakutça ulūsu vermemiştir ulus ET uluş Eski Türkçe uluşun sonundaki ş Moğolcada sye çevrilmiştir Türkçe yemiş Moğolca cimis örneğinde olduğu gibi Kırgızca ulut biçiminin de Moğolcadan alındığı anlaşılıyor Türkçe uluşun Eski Türkçeden başlayarak kullanıldığını biliyoruz Orta Türkçede uluş köy ve şehir olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre Çiğiller köy olarak Argular ise şehir olarak kullanırlar Kutadgu Bilig gibi eserlerde de uluş biçimi geçer Moğol akınlarından başlayarak Türk diyalektlerinde ulus biçimi yaygınlık kazanmıştır Dil inkılabı yıllarından başlayarak Türkçede de ulus biçimi Arapça millet karşılığı olarak benimsenmiştir Moğolcadan Farsçaya da ūlūs ulūs olarak geçmiştir Eski kaynaklarda ulus aşiret halk millet kavim olarak geçer Az ulus esk el oba yurt halk Tel Alt ulus halk ulus halk ulūs Kałużyński ME Yakutça ulūsu vermemiştir ulus ET uluş Eski Türkçe uluşun sonundaki ş Moğolcada sye çevrilmiştir Türkçe yemiş Moğolca cimis örneğinde olduğu gibi Kırgızca ulut biçiminin de Moğolcadan alındığı anlaşılıyor Türkçe uluşun Eski Türkçeden başlayarak kullanıldığını biliyoruz Orta Türkçede uluş köy ve şehir olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre Çiğiller köy olarak Argular ise şehir olarak kullanırlar Kutadgu Bilig gibi eserlerde de uluş biçimi geçer Moğol akınlarından başlayarak Türk diyalektlerinde ulus biçimi yaygınlık kazanmıştır Dil inkılabı yıllarından başlayarak Türkçede de ulus biçimi Arapça millet karşılığı olarak benimsenmiştir Moğolcadan Farsçaya da ūlūs ulūs olarak geçmiştir )

( NATION )

( NATION )

( NATION )

( ULUS )


- MİLLETİN EFENDİSİ:
"KÖYLÜ" değil ÜRETEN KÖYLÜ


- MİLLÎ SPORCU ile/||/<> YILDIZ SPORCU

( Sporla uğraşan kimse sportmen )


- MILYÖ/MILLİEU[İng.] ile/değil/yerine/= ORTAM


- MİMAR İÇİN FELSEFENİN SAĞLADIĞI:
İLKELİLİK ile/ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU

( Felsefe, mimarı, ilke sahibi ve alçakgönüllükle açgözlü olmadan, dürüst, nazik ve âdil kılar.[VITRUVIUS] )


- MİMOZA ile/||/<> KÜSTÜMOTU

( küstümotu Küstüm otugiller Mimosaceae familyasından 15 m kadar boylanabilen parçalı yapraklı çiçekleri ışınsal simetrili er dişi ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan bir tür )

( MIMOSA )

( MIMOSA, MIMEUSE | MIMOSA )

( MIMOSA )

( ACACIA DEALBATA )


- MİNARE ile MİNARECİ/LİK ile MİNARELİ ile MİNARESİZ ile MİNARE BOYU ile MİNARE KIRMASI


- MİNİK[Azr.] = ULAŞIM ARACI,YOLCU[Tr.]


- MINING[İng.] ile/||/<> INDUSTRIE MINIÈRE[Fr.] ile/||/<> BERGBAU[Alm.] ile/||/<> MADENCİLİK

( MINING )

( INDUSTRIE MINIÈRE )

( BERGBAU )


- MINKOWSKI-TENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ TENSÖRÜ


- MİNNETTAR ile/||/<> GÖNÜL BORÇLUSU


- MİNNETTARLIK ile/ve KORKU

( GRATITUDE vs./and FEAR )


- MİNYATÜRDE:
MİRAN ÜSLÛBU ile/ve UYGUR ÜSLÛBU


- MİRMİROĞLU KÖŞKÜ :

( Büyükdere, Çayırbaşı Caddesi üzerinde olup deniz cephelidir. Yalının sahiplerinin soyadı ile anılmaktadır. 20. yy. başlarında inşâ edilen yalı; gazino, otel olarak kullanıldı. Büyükdere'nin önemli otellerinden Platon Oteli bu bina idi. )


- MİS ile MİSK ile MİSO ile MİSK OTU ile MİS ÜZÜMÜ ile MİS SABUNU


- MİSAFİR/LİK ile MİSAFİR ODASI ile MİSAFİR SALONU


- MISIR YOLU ile/ve ÇİN YOLU

( Sanat tarihinin seçtiği yol. İLE/VE ... )


- MISIR ile MISIR AVCISI ile MISIR KOÇANI ile MISIR UNU ile MISIR YAĞI ile GELİNCİK ile BOYNUZLU ile KÖŞE ile KÖŞE KESİMİ ile TEMEL TAŞI ile ÇAPRAZ ile KORNİŞ

( CORN vs. CORN CHANDLER vs. CORN COB vs. CORN MEAL vs. CORN OIL vs. CORN ROSE vs. CORNEOUS vs. CORNER vs. CORNER CUT vs. CORNERSTONE vs. CORNERWISE vs. CORNICE )

( ميخچه ile ذرت ile بلال ile غله ile علاف ile چوب ذرت ile آرد ذرت ile روغن ذرت ile گل شقايق ile شاخ مانند ile نبشي ile سه کنج ile نبش ile گوش ile کنج ile گوشه ile بريدگي گوشه ile آجر نبش ile از گوشه ile شرفه )

( MYKHCHEH ile ZARAT ile BELAL ile GHALEH ile ALAF ile CHUB ZARAT ile ARD ZARAT ile ROGHEN ZARAT ile GOL SHGHAYGH ile SHAKH MANAND ile NABASHY ile SEH KONJ ile NABASH ile GUSH ile KONJ ile GUSHEH ile BARYDEGY GUSHEH ile AJER NABASH ile AZ GUSHEH ile شرفه )


- MISIRLI ile MISIR DOĞUMLU ile MISIR

( EGYPTIAN vs. EGYPTIAN-BORN vs. EGYPT )

( کشور مصر ile مصر ile مصري ile مصري الاصل )

( KESHOR MASR ile MASR ile مصري ile مصري الاصل )


- MISIR/LIK ile MISIRCI/LIK ile MISIRLI ile MISIR UNU ile MISIR ÖZÜ ile MISIR FULÜ ile MISIR YAĞI ile MISIR EKMEĞİ ile MISIR ANASONU ile MISIR BAKLASI ile MISIR KALBURU ile MISIR PÜSKÜLÜ ile MISIR TURNASI ile MISIR YASEMİNİ


- MİSK KOKUSU ile/ve/değil/yerine DOST KOKUSU


- MUSC[Fr.] ile/değil/yerine/= MİSK OLU


- MİSK OTU ile/||/<> KAYA NANESİ

( İki çeneklilerden 50100 santimetre boyunda sarımtırak renkli şeker uçucu yağ A ve B vitaminleri içeren güzel kokulu bir bitki Calamintha officinalis )

( CALAMINTHA OFFICINALIS cum/||/<> CALAMINTHA NEPETA cum/||/<> CALAMINTHA GRANDIFLORA cum/||/<> CALAMINTHA SYLVATICA )


- MASK[İng.] / MOSCHUS, BISAM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİSK OTU


- MİSK ile/||/<> MİLLÎYETÇİ İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU

( Millîyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu )


- MİSKET ÜZÜMÜ ile/||/<> ASMA

( Genellikle Ege Bölgesinde yetişen küçük taneli beyaz kokulu bir tür üzüm misket I mis üzümü Vitis rotundifolia )

( VITIS ROTUNDIFOLIA cum/||/<> MUSCADINIA ROTUNDIFOLIA cum/||/<> VITIS VINIFERA cum/||/<> VITIS LABRUSCA cum/||/<> VITIS RIPARIA )


- MİSKET ÜZÜMÜ ile/||/<> MİS ÜZÜMÜ


- MİSKET ile MİSKET OYUNU ile MİSKET ÜZÜMÜ ile MİSKET ELMASI ile MİSKET DOMATES


- MİSKİN[Ar.]/ERMEGÜ[dvnlgttrk] ile/değil/yerine/= YOKSU

( Allah'ta yok olan, fenafillah. )


- MİSKOTU ile ...

( COMPOSITAE ARTEMISIALAXA[Lat.] = BİRİNCÂSF[Fars.] = MUGWORT[İng. Miskotu, koyunotu.] = ARMOISE[Fr. Miskotu, yabani karanfil.] = BEIFUSS[Alm.] )


- MİSTİSİZM ile/ve HALK KÜLTÜRÜ


- MİTOZ BÖLÜNMEDE:
PROFAZ[BAŞLANGICI > PROFAZ SONU] ile/ve/<>/> METAFAZ ile/ve/<>/> ANAFAZ ile/ve/<>/> TELOFAZ

( image )


- MİYÂH-İ MADENİYE | MADEN SUYU ile/||/<> MADEN SUYU

( İçinde erimiş durumda mineral tuzları ya da gazlar bulunan ve bir kaynaktan çıkan içme suyu İçinde çözünmüş olarak değişik nitelik ve nicelikteki mineral tuzlarını ya da kimi gazları içeren ve bu nedenle kendine özgü tadı olan su İçerisinde çözünmüş bulunan madde miktarı toplam 250 ppm den az olmayan su doğal mineral su )

( MINERAL WATER )

( EAU MINÉRALE )

( MINERALWASSER )


- MİYELİN KILIF ile/||/<> RANVİER BOĞUMU

( Miyelin yalıtkan, Ranvier iletken bölge )

( Formül: Schwann/Oligodendrosit İLE Na⁺ kanal yoğunluğu )


- MİYELİN ile/||/<> RANVİER BOĞUMU

( Miyelin yalıtkan kılıf, Ranvier iletim noktasıdır )

( Formül: Yalıtım İLE atlama noktası )


- MİYOKARD ENFARKTÜSÜ ile/||/<> ANGİNA PEKTORİS

( Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. )


- MİYOKARD ENFARKTÜSÜ ile/||/<> ANGİNA PEKTORİS

( Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan göğüs ağrısı. )


- MİYOP" (YÜZLÜ) ile/değil MİNYON (YÜZLÜ)


- MÎZÂN ile/||/<> LIBRA, LIB (LIBRAE), BALANCE[İng.] ile/||/<> BALANCE[Fr.] ile/||/<> WAAGE[Alm.] ile/||/<> TERAZİ[Fars. < TERÂZŪ]

( Bir takımyıldızın ve bir burcun adı Terazi takımyıldızı Terazi burcu )

( LIBRA, LIB (LIBRAE), BALANCE )

( BALANCE )

( WAAGE )


- MİZÂN ile/||/<> TERAZİ ile/||/<> TERAZİ[Fars. < TERÂZŪ]

( Vücudun asılarak ya da dayanarak yere koşut bulunduğu denge duruşu terezi III Tahta yapılarda duvarların dik çıkıp çıkmadığını anlatmakta kullanılan araç Kuzköy Akkuş Ordu terezi III Yukarıkaşıkara Yalavç Isparta kimya Az tǝrǝzi terezi taraza tarazı Tel terezi tarāzū a balance scale weight Az tǝrǝzi terezi taraza tarazı Tel terezi tarāzū a balance scale weight )

( BALANCE )

( WAAGE )

( TARĀZŪ )

( TƎRƎZI[Az.]~TEREZI[Tkm.]~TARAZA[Krg.]~TARAZI[Kzk.]~TEREZI[Tel.] )


- MİZANSEN[Ar.] ile/değil/yerine/= DÜZENTİ/KURGU


- MIZIKA ile/||/<> AĞIZ KOPUZU


- MODEL/LİK ile MODELCİ/LİK ile MODELİST ile MODEL SALONU


- MODÜL ile MODÜLER ile MODÜLLÜ ile MODÜLASYON


- MOHR'S SALT[İng.] / MOHR SALTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MOHR TUZU


- MOLDY[İng.] ile/||/<> MOUCEUX[Fr.] ile/||/<> SCHIMMELIG[Alm.] ile/||/<> KÜFLÜ

( Küf bağlamış )

( MOLDY )

( MOUCEUX )

( SCHIMMELIG )


- MOLECULAR FORMULA[İng.] / FORMULE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL FORMÜLÜ


- VOLUME MOLECULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL OYLUMU


- MOLECULAR STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE MOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL YAPISI


- MOLEKÜL ile/ve/||/<>/< ELEKTRON ile/ve/||/<>/< ATOM ile/ve/||/<>/< ÇEKİRDEK ile/ve/||/<>/< PROTON - NÖTRON ile/ve/||/<>/< QUARK ile/ve/||/<>/< PLANCK ile/ve/||/<>/< [HIGGS BOZONU?]

( 10üzeri-9 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-18 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-10 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 / 10üzeri-14 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-19 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-43 m. İLE/VE/||/<>/< ??? )


- MOLEKÜL ile MOLEKÜLER ile MOLEKÜLLÜ


- MOLECULAR STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DURDURMA GÜCÜ


- MOLECULAR ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ENERJİ DÜZEYİ


- MOLLA SUYU :

( Zekeriyaköy'de Molla bağının içinden çıkan bir memba suyudur. Bağın içinde olduğu için halka açık değildir. )


- FONCTION D'ONDE DE QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNGSGRÖSSE-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- BEWEGUNGSGRÖSSEREHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUM KORUNUMU


- CONSERVATION DE LA QUANTITÉ DE MOUVEMENT[Fr.] / IMPULSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOMENTUMUN KORUNUMU


- MOMIST[İng.] ile/||/<> ANA KUZUSU

( Annesi ya da onun yerine geçen başka bir yetişkine aşırı derecede bağımlı olan kişi )

( MOMIST )


- MONITOR[İng.] ile/||/<> GÖZCÜ

( MONITOR )


- MONTAJ | FİKSİYON | YAPILANDIRMA ile/||/<> YAPILANDIRMAK ile/||/<> KURGU

( kurgu Sinema 1 Bir filmin çevrilişi sırasında elde edilen filmler arasında seçim yapmak bunları çevirim oyunluğundaki sıralarına göre dizmek bu çekimlerin uzunluklarını saptamak çekimlerin içerik yönünden ilişkilerini göz önüne almak bunları belirli bir anlatıma göre düzenleme işi böylelikle kurgu yardımıyla filme özgü uzay ve zamanı yaratmak filmsel gerçeği ve evreni kurmak filmin tartımını ve dizemini gerçekleştirmek filmin akıcılığını sağlamak gibi çapraşık ve değişik sonuçları amaçlayan çalışma 2 ABDde Görsel bir etki yaratmak üzere kısa ve çarpıcı çekimlerin birleştirilmesi bu birleştirmeden doğan durum bu iş için ABDde yalnız montage terimi kullanılır asıl kurgu editing terimiyle anlatılır TV 3 Mıknatıslı görüntü kuşağındaki çekimlerin uyumlu bir bütün oluşturacak yolda bir araya getirilmesi 4 Sinemadaki kurgu çalışmasının çok değişik biçiminin televizyonda doğrudan doğruya yayın sırasında ve anında yapılması bu işlem resim seçme terimiyle belirtilir Değişik donanım birimlerinin birleşiminden oluşan bir bilgisayarda birimler arasındaki bağlantıların düzenlenmesi Ve bilgisayarın belli bir sorun üzerinde çalışabilmesi için gerekli ayarların yapılması Kişiyi çevredeki uyaranlar arasından kimilerine karşı daha duyar duruma getiren geçici ama yeniden ortaya çıkabilen bir yatkınlık durumu Olgusal karşılığı olmamakla birlikte usalır bir durumun imgesel tasarımı sinema Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak asıl filmi ortaya çıkaracak biçimde birleştirip dizme )

( CONFIGURE )


- MONTAJ | TELEVİZYON MONTAJI | KURGU ile/||/<> KURGU

( Sinema 1 Bir filmin çevrilişi sırasında elde edilen filmler arasında seçim yapmak bunları çevirim oyunluğundaki sıralarına göre dizmek bu çekimlerin uzunluklarını saptamak çekimlerin içerik yönünden ilişkilerini göz önüne almak bunları belirli bir anlatıma göre düzenleme işi böylelikle kurgu yardımıyla filme özgü uzay ve zamanı yaratmak filmsel gerçeği ve evreni kurmak filmin tartımını ve dizemini gerçekleştirmek filmin akıcılığını sağlamak gibi çapraşık ve değişik sonuçları amaçlayan çalışma 2 ABDde Görsel bir etki yaratmak üzere kısa ve çarpıcı çekimlerin birleştirilmesi bu birleştirmeden doğan durum bu iş için ABDde yalnız montage terimi kullanılır asıl kurgu editing terimiyle anlatılır TV 3 Mıknatıslı görüntü kuşağındaki çekimlerin uyumlu bir bütün oluşturacak yolda bir araya getirilmesi 4 Sinemadaki kurgu çalışmasının çok değişik biçiminin televizyonda doğrudan doğruya yayın sırasında ve anında yapılması bu işlem resim seçme terimiyle belirtilir Değişik donanım birimlerinin birleşiminden oluşan bir bilgisayarda birimler arasındaki bağlantıların düzenlenmesi Ve bilgisayarın belli bir sorun üzerinde çalışabilmesi için gerekli ayarların yapılması Kişiyi çevredeki uyaranlar arasından kimilerine karşı daha duyar duruma getiren geçici ama yeniden ortaya çıkabilen bir yatkınlık durumu Olgusal karşılığı olmamakla birlikte usalır bir durumun imgesel tasarımı sinema Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak asıl filmi ortaya çıkaracak biçimde birleştirip dizme )

( 1. EDITING, MONTAGE, 2. (ABD) MONTAGE, 3. VIDEOTAPE EDITING, TAPE EDITING | SETUP | SET | FICTION | MONTAGE, EDITTING | MONTAGE | CONFIGURATION | DÉCOUPAGE )

( 1-2. MONTAGE, 3, MONTAGE DE BANDE VIDÉO | MONTAGE | DÉCOUPAGE )

( 1-2. MONTAGE, FILMMONTAGE, SCHNITT, FILMSCHNITT, SCHNITTBEARBEITUNG, 3. MAGNETBILDBANDSCHNITT, MAGNETBANDCUTTING, MAGNETBANDSCHNITT, MAGNETBANDBEARBEITUNG | DÉCOUPAGE )

( MONTAGGIO )

( ΜΟΝΤΆΖ / μοντάζ )


- MONTAJ | TELEVİZYON MONTAJI | KURGU ile/||/<> KURGULAMA

( Sinema 1. Bir filmin çevrilişi sırasında elde edilen filmler arasında seçim yapmak, bunları çevirim oyunluğundaki sıralarına göre dizmek, bu çekimlerin uzunluklarını saptamak, çekimlerin içerik yönünden ilişkilerini göz önüne almak, bunları belirli bir anlatıma göre düzenleme işi; böylelikle, kurgu yardımıyla, filme özgü uzay ve zamanı yaratmak, filmsel gerçeği ve evreni kurmak, filmin tartımını ve dizemini gerçekleştirmek, filmin akıcılığını sağlamak gibi çapraşık ve değişik sonuçları amaçlayan çalışma. 2. (ABD'de) Görsel bir etki yaratmak üzere, kısa ve çarpıcı çekimlerin birleştirilmesi; bu birleştirmeden doğan durum (bu iş için ABD'de yalnız montage terimi kullanılır, asıl kurgu editing terimiyle anlatılır). TV. 3. Mıknatıslı görüntü kuşağındaki çekimlerin uyumlu bir bütün oluşturacak yolda bir araya getirilmesi. 4. Sinemadaki kurgu çalışmasının çok değişik biçiminin televizyonda doğrudan doğruya yayın sırasında ve anında yapılması (bu işlem, resim seçme terimiyle belirtilir). @@ Değişik donanım birimlerinin birleşiminden oluşan bir bilgisayarda, birimler arasındaki, bağlantıların düzenlenmesi Ve bilgisayarın belli bir sorun üzerinde çalışabilmesi için gerekli ayarların yapılması. @@ Kişiyi çevredeki uyaranlar arasından kimilerine karşı daha duyar duruma getiren, geçici ama yeniden ortaya çıkabilen bir yatkınlık durumu. @@ Olgusal karşılığı olmamakla birlikte usalır bir durumun imgesel tasarımı. @@ sinema: Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak, asıl filmi ortaya çıkaracak biçimde birleştirip dizme. @@ @@ )

( 1. EDITING, MONTAGE, 2. (ABD) MONTAGE, 3. VIDEOTAPE EDITING, TAPE EDITING | SETUP | SET | FICTION | MONTAGE, EDITTING | MONTAGE | CONFIGURATION | DÉCOUPAGE~"DÉCOUPAGE" | EDIT, CUT | DECOUPAGE | SET UP )

( 1-2. MONTAGE, 3, MONTAGE DE BANDE VIDÉO | MONTAGE | DÉCOUPAGE~DÉCOUPAGE | MONTER, DÉCOUPER | MONTER )

( 1-2. MONTAGE, FILMMONTAGE, SCHNITT, FILMSCHNITT, SCHNITTBEARBEITUNG, 3. MAGNETBILDBANDSCHNITT, MAGNETBANDCUTTING, MAGNETBANDSCHNITT, MAGNETBANDBEARBEITUNG | DÉCOUPAGE~"DÉCOUPAGE" | SCHNEIDEN, MONTIEREN | MONTIEREN )

( MONTAGGIO~MONTAGGIO )

( ΜΟΝΤΆΖ / μοντάζ~ΜΟΝΤΆΖ / μοντάζ )


- MONTAJ[Fr.] ile/değil/yerine/= KURGU


- MONTAJCI, BAŞ MONTÖR, MONTAJ OPERATÖRÜ ile/||/<> SUPERVISING EDITOR, (ABD) EDITOR, FILM EDITOR, | TAPE EDITOR[İng.] ile/||/<> MONÎEUR(-EUSE), CHEF MONTEUR(-EUSE), | MONTEUR JNAGNÉTOSCOPE[Fr.] ile/||/<> SCHNITTMEISTER(-IN), CUTTER(-IN), | MAG-NETBANDCUTIER[Alm.] ile/||/<> KURGUCU

( Sinema 1 Kurgunun gerçekleştirilmesinden sorumlu kimse TV 2 Mıknatıslı görüntü kurgusunu gerçekleştiren kimse )

( SUPERVISING EDITOR, (ABD) EDITOR, FILM EDITOR, 2. TAPE EDITOR )

( 1. MONÎEUR(-EUSE), CHEF MONTEUR(-EUSE), 2. MONTEUR JNAGNÉTOSCOPE )

( 1. SCHNITTMEISTER(-IN), CUTTER(-IN), 2. MAG-NETBANDCUTIER )


- CIRE DE LIGNITE[Fr.] / MONTANWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= MONTAN MUMU


- MOUNTAIN WAX[İng.] ile/değil/yerine/= MONUM MUMU


- MOOD[İng.] ile/değil/yerine/= DUYGU DURUMU


- MOOD[İng.] ile/||/<> DUYGU DURUMU

( Sevinçli dertli ya da coşkusal bir tepki göstermek için kişinin içsel hazırlığı )

( MOOD )


- MORAL ile MORALİST ile MORALİZM ile MORAL EĞİTİMİ ile MORAL ÇÖKÜNTÜSÜ ile MORAL EĞİTİM MERKEZİ


- MORBİT/MORBİD[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ


- ULTRAVIOLET ABSORBER[İng.] / AMORTISSEUR ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRAVIOLETTABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= MORÖTESİ SOĞURUCU


- MORÖTESİ | ULTRAVİYOLE ile/||/<> ULTRAVİYOLE ile/||/<> MOR ÖTESİ RADYASYONU

( Mor ötesi radyasyonu Mor ötesi ışın )

( ULTRAVIOLET | ULRAVIOLET )

( ULTRAVIOLET )


- MORTAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÜMLÜ


- MORTO ile MORTOCU


- MORTO[İt. < MORTO] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÜ


- MORUMSU ile/||/<> MORUMTIRAK


- MORUQ[Azr.] = AHUDUDU[Tr.]


- MOSCOVIAN EPOCH[İng.] ile/değil/yerine/= MOSKOVYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 315.200.000 ile 307.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MOSKOF/LUK ile MOSKOF CAMI ile MOSKOF GAVURU ile MOSKOF TOPRAĞI


- MÖSSBAUER SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MÖSSBAUER[Fr.] / MÖSSBAUER-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÖSSBAUER TAYFI/SPEKTRUMU


- MOTHERWORT[İng.] ile/||/<> VERBASCUM[Lat.] ile/||/<> SIĞIRKUYRUĞU

( Sığırkuyruğugiller Scrophulariaceae familyasına ait Verbascum cinsi türlerine verilen ad Bir iki veya çok yıllık otsu beyaz şamdan biçiminde tüylü genelde sarı nadiren pembe çiçekli ülkemizde 250 kadar türü yetişen bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü bazılarının tohumları balık avlamada zehir olarak kullanılan bir bitki cinsi )

( MOTHERWORT )

( VERBASCUM )


- MOTOR ile MOTORCU/LUK ile MOTORLU ile MOTORSUZ ile MOTOR YAĞI ile MOTORLU TREN ile MOTORLU TAŞIT ile MOTOR YENİLEME


- MOTORLU PARAŞÜT ile/||/<> MOTORLU TAŞIT ile/||/<> MOTORLU TREN ile/||/<> ÇİFT MOTORLU

( Motorla çalışan )


- MOZAİK ile/ve/değil/||/<>/> EBRU


- MQTT/MESSAGE QUEUING TELEMETRY TRANSPORT[İng.] ile/değil/yerine/= TELEMETRİ MESAJLAŞMA PROTOKOLÜ


- MUAKKAT | DÜĞÜMLÜ ile/||/<> DÜĞÜMLÜ ile/||/<> DÜĞÜMLENME

( Anlaşılması çözülmesi güç yazı ya da söz düğümlenme düğümlenme Anlatımdaki bir bozukluk yüzünden sözün kolayca anlaşılmaması İki türlüdür 1 Söz düğümlenmesi es t takidi lafzı Sözcüklerin yerli yerinde doğru düzgün kullanılmamasından ileri gelir 2 Anlam düğümü es t takidi manevi Tümcelerin yanlış düzenlenmesinden yadcıl deyim kullanmadan şiveye aykırılıktan daha çok da konuyu iyice kavramış olmamaktan doğar Böyle sözlere düğümlü es t muakkat denir Söz sanatı terimi Her hangi bir sebepten dolayı deyim bozukluğu yadcıl deyim kullanma şivesizlik gibi hallerden doğan anlaşılmazlık bu halde bulunan ifadeye DÜĞÜMLÜ Muakkat denir )


- MÜBÂREK[< BEREKET] ile/değil/yerine/= VERİMLİ/KUTLU

( BEREKETLİ, FEYİZLİ | UĞURLU, HAYIRLI, MUTLU, KUTLU )


- MÜBAREK ile/değil/yerine/= KUTLU


- MÜBAREK/LİK ile MÜBAREK AY ile MÜBAREK GÜN ile MÜBAREK OTU


- MÜBAREKOTU

( Gülgillerden, sarı çiçekli, yaprakları ve kökleri, eskiden tıpta kullanılmış olan çok yıllık, otsu bir bitki. )

( GEUM URBANUM )


- MÜBTEDEEN ile/ve/||/<> ZORUNLU


- MÜCEVHER KUTUSU ile/||/<> MÜCEVHER MAHFAZASI


- MÜCEVHER ile KUYUMCU ile MÜCEVHERLİ ile KUYUMCU

( JEWEL vs. JEWELER vs. JEWELLED vs. JEWELLER )

( گهر ile زيور ile گوهر ile سنگ گرانبها ile جواهر ile جواهر فروش ile گوهر فروش ile جواهري )

( گهر ile زيور ile GOUSAR ile SANG GERANBEHYA ile JAVANPAR ile JAVANPAR FOROSH ile GOUSAR FOROSH ile JAVANPARY )


- MÜCEVHER ile MÜCEVHERCİ/LİK ile MÜCEVHERLİ ile MÜCEVHER TARİH ile MÜCEVHER KUTUSU ile MÜCEVHER MAHFAZASI


- MUCEZ | ÖZLÜ ile/||/<> ÖZLÜ

( Az sözcükle çok şey anlatan söz Az kelime ile çok şey anlatan ÖZLÜLÜK İcaz Concision Az sözcükle çok ve derin bir kavramı anlatma sanatı özlü )

( CONCIS )


- MUCİZE:
OLAĞANÜSTÜ değil ÂCİZ BIRAKAN


- MÜCMEL[Ar.] ile/değil/yerine/= KISA VE ÖZLÜ

( Özet olarak anlatılmış. )


- MÜCRİM[Ar. < MUCRİM] ile/değil/yerine/=/||/<> SUÇLU


- MÜCRİM[Ar.] ile/değil/yerine/= SUÇLU


- MÜDAFAA OYUNCUSU, BEK ile/||/<> BACK[İng.] ile/||/<> VERTEIDIGER[Alm.] ile/||/<> SAVUNUCU

( Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri )

( BACK )

( VERTEIDIGER )


- MÜDÂFİ ile/değil/yerine/= SAVUNCU


- MÜDRİR[Ar. < MUDRİR] ile/değil/yerine/=/||/<> İDRAR SÖKTÜRÜCÜ


- MÜEDDEP[Ar. < MUʾEDDEB] ile/değil/yerine/=/||/<> USLU


- MÜESSES/E[Ar.] ile/değil/yerine/= KURULU/Ş

( Kurulma işi. | Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. | Yapı, yapılış, bünye. | Kasılma. | Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. )


- MÜESSİF[Ar.] ile/değil/yerine/= ÜZÜCÜ


- MÜESSİS | KURUCU ile/||/<> KURUCU

( Bir kuruluşu bir varlığı yapan meydana getiren kişi )

( FOUNDER | INSTALLER )

( FONDATEUR )


- MÜESSİS[Ar. < MUʾESSİS] ile/değil/yerine/=/||/<> KURUCU


- MÜESSİS ile/||/<> FONDATEUR[Fr.] ile/||/<> KURUCU

( FONDATEUR )


- MUFLON ile MUFLONLU


- [ne yazık ki]
!MÜFSİT[Ar.]/MÜZEVİR[Ar.] ile/değil/yerine/= ARABOZUCU


- MUFTİ[Ar. < MUFTĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MÜFTÜ

( İl ve ilçelerde din görevlilerinin amiri olan ve dinî konularda fetva verme yetkisi bulunan devlet memuru )