T ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.004 başlık/FaRk ile birlikte,
10.004 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(31/41)
- REKOMBİNAN/RECOMBINANT[İng.] değil/yerine/= YENIDEN BİRLEŞTİRİLMİŞ | GENETİK ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ
- REKOMBİNANT ile/||/<> DNA
( Rekombinant DNA teknolojisi )
( Paul Berg tarafından 1972 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-2007) (Ülke: ABD) (Alan: Biyokimya) (Önemli katkıları: DNA polimeraz, DNA sentezi) (Nobel: 1959) )
- REKOMBİNANT ile/||/<> TRANSGENİK
( Rekombinant DNA birleştirme İLE transgenik tür arası. )
( Formül: DNA joining İLE species crossing )
- REKÜREN/RECURRENT[İng.] değil/yerine/= YINELEYEN
- RELEVANT :/yerine İLGİLİ
- RELIABILITY COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK KATSAYISI
- RELIGIOUS TEXT vs. CLASSICAL TEXT
- REM/RAPID EYE MOVEMENT[İng.] değil/yerine/= HIZLI GÖZ DEVİNIMİ
- REMBRANDT ile BELLINI
- REMBRANDT ile PICASSO
- REMITAN/REMITTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLI | ALEVLENME-SAKINLEŞME
- RENDE[Fars.] ile PLANYA[İt.]
( Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. | Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, soğan, havuç gibi şeyleri ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aracı. | Bu araçla ufak parçalara ayrılmış şey. İLE Ağaç rendelemekte kullanılan, uzun marangoz rendesi. )
- RENOIR ile MANET
( [resim] Işıklı ve parti katılımcılarının mutlu olduğu bir ortam ise. İLE Işıklı ve parti katılımcılarının mutsuz olduğu bir ortam ise. )
- REPEAT :/yerine TEKRAR ETMEK
- REPLASMAN/REPLACEMENT[İng.] değil/yerine/= YERINE KOYMA
- REPORT :/yerine RAPOR, BİLDİRMEK
- REPRESENT :/yerine TEMSİL ETMEK
- REPRINT[İng.] değil/yerine/= TIPKI BASIM
- REQUEST SO MUCH vs. REALLY REQUEST/WANT
( REALLY REQUEST/WANT instead of REQUEST SO MUCH )
- REQUEST :/yerine TALEP, RİCA ETMEK
- REQUIREMENT :/yerine GEREKSİNİM
- RESET[İng.] değil/yerine/= YENIDEN KURMA
- REŞİD / MÜRŞİD
( Reşid olmadan, mürşid olunmaz. )
- REŞİD ve/||/<>/> MÜRŞİD
- RESIDENT :/yerine SAKİN, OTURAN
- RESİM ile/ve/> PİKTOGRAM ile/ve/> PETROGLİF ile/ve/> YAZIT
( ... İLE/VE/> Resimli, anlamlı simgeler. İLE/VE/> Çeşitli biçimli harflerden oluşan, ilk dönem simgeleri/tamgaları. İLE/VE/> ... )
- RESİM ile/ve/||/<> SANAT
( )
- RESİPIAN/RECIPIENT[İng.] değil/yerine/= ALICI
- RESIST :/yerine DİRENMEK
- REŞİT/RÜŞT[Ar.] değil/yerine/= ERGİN
( Kendini, kendine teslim ve emânet eden. )
- RESMÎ GEÇİT değil RESM-İ GEÇİT
- RESM-İ KÜŞÂD değil/yerine/= AÇILIŞ TÖRENİ
- RESMİYET ile CİDDİYET ile KİBARLIK ile MESAFE/Lİ/LİK
( Olgun kişiler, başkalarıyla aralarına mesafe koyarken, bunu hiddetle değil asâletle yapar. )
( FORMALITY vs. SERIOUSNESS vs. REFINEMENT vs. DISTANCE/Y/NESS )
- RESOLVENT ile/||/<> SPECTRUM
( Resolvent (λI-T)⁻¹ çözümleyici İLE spectrum σ(T) özdeğer kümesi. )
( Formül: Inverse operator İLE eigenvalue set )
- RESORT :/yerine TATİL YERİ, BAŞVURMAK
- RESPECT :/yerine SAYGI, SAYGI GÖSTERMEK
- RESPOND vs. REACT
- RESPONDENT :/yerine CEVAPLAYAN
- RESPONSE :/yerine CEVAP, YANIT
- REST :/yerine DİNLENMEK, GERİ KALAN
- RESTAURANT :/yerine RESTORAN
- RESTLEŞMEK ile REST
- RESULT :/yerine SONUÇ
- RETİNOPATİ ile/||/<> KATARAKT
( Retina hasarı ile görme kaybı. İLE/||/<> Göz merceğinin bulanıklaşması ile görme kaybı. )
- RETIREMENT :/yerine EMEKLİLİK
- RETREAD vs. RETREAT
( Lastik kaplamak, kaplanmış lastik. İLE Geri çekilmek, ricat. )
- REVİZYON ile REVİZYONCU/LUK ile REVİZYONİST ile REVİZYONİZM
- REYNOLDS İLE PECLET İLE SCHMİDT ile/||/<> BİYOLOJİK AKIŞKANLAR
( Hücre ve organizma ölçeğinde akış. )
( Formül: Re = ρvL/μ )
- REZALET ile REZİL ile UTANÇ VERİCİ ile UTANÇ VERİCİ
( DISGRACE vs. DISGRACED vs. DISGRACEFUL vs. DISGRACING )
( فضاحت ile روسياهي ile شرمساري ile رسوايي ile شرمنده کردن ile بي حرمتي ile خفت دادن ile افتضاح ile خفت ile رسوا کردن ile ننگ ile عار ile روسياهي بار آوردن ile بي آبرويي ile افتضاه درآوردن ile بيآبرو کردن ile مفتضح کردن ile آبروريزي ile رسوا ile گيس بريده ile مفتضح ile روسياه ile سياه رو ile شرمآور ile ننگآور ile خفتآميز ile ننگين ile بيشرفي ile شرماو ile خجالت آور ile تفضيه )
( FAZAHAT ile روسياهي ile شرمساري ile RASVAYY ile SHARMANDEH KARDAN ile BEY HARMATY ile KHOFT DADAN ile AFTEZAH ile KHOFT ile RASVA KARDAN ile NANG ile AR ile ROSYAHY BAR AVARDAN ile BEY ABROYY ile AFTEZAH DARAVARDAN ile BEYABRO KARDAN ile MOFTAZH KARDAN ile ABROORYZY ile RASVA ile GYS BARYDAH ile MOFTAZH ile روسياه ile SYAH RO ile SHARMAVAR ile ننگآور ile خفتآميز ile NANGYNE ile بيشرفي ile شرماو ile KHOJALT AVAR ile تفضيه )
- REZÂNET ile/>< REZÂLET
( Ciddiyet, ağırlık, ağırbaşlılık, temkinlilik, vakarlılık. İLE/>< Alçaklık, rezillik. | Utanılacak durum, utanç verici şey. | Arsızlık. | Maskaralık. )
- REZİDANS[Fr.] değil/yerine/= KONUT
( Yüksek devlet görevlileri, elçiler vb.'nin oturmalarına ayrılan konut. İLE ... )
- REZÎLET ile/değil/yerine/>< FAZÎLET
- REZÎLET ile/ve REDÂET
( Nicelikte. İLE/VE Nitelikte. )
- REZİL/LİK(/REZÂLET) ile SEFİL/LİK(/SEFÂLET)
( VILENESS vs. MISERY )
- REZISTAN/RESISTANT[İng.] değil/yerine/= DİRENÇLİ
- RİÂYET değil/yerine/= GÜTME, GÖZETME | UYMAK, SAYGI, SAYMA | AĞIRLAMA
( GÜTME, GÖZETME | UYMAK, SAYGI, SAYMA | AĞIRLAMA )
- RİAYET ile RİAYETSİZ/LİK
- RİBAT ile ARALIKLI VE DÜZENLİ KONUMLANDIRMA
( )
- RİBAT ile/ve/||/<>/> KERVANSARAY
- RİBAT ile/ve/||/<> KULE
- RİBAT ile/ve/||/<>/> KÜTÜPHANELİ RİBAT
- RİBAT ile/ve/||/<>/> MESCİD
- RİBAT ile/ve/||/<>/> RİBAT-I MELİK/SULTANLAR RİBATI
- RİBAT ile/ve/||/<>/> RİBAT-I NİSÂ
- RİBAT ile/ve/||/<>/> ŞEHİR
- RİBAT ile/ve/||/<>/> ŞEHİR KULE
- RİCA ile RİCAL ile RİCAT ile RİCACI/LIK
- RİF'AT ile RÜFÂT
( Yükseklik, yücelik. | Yüksek rütbe. İLE Çürümüş, un ufak olmuş. )
- [not] RIGHT vs. CONSTANT
- RIGHT vs. LEFT
- RIGHT vs. RIGHT
- RIGHT :/yerine DOĞRU, SAĞ
- RİJİT/RIGID[İng.] değil/yerine/= SERT
- RİK'AT[< RÜK'AT]:
REK'AT -<
- RİKKAT ile RİKKATLİ
- RİSÂLET VE NÜBÜVVET ile VELÂYET
( Örnek kişi. İLE ... )
( Yasalarla koruma. İLE Sevgiyle koruma. )
( Fark. İLE Tevhid. )
( Bildirme. İLE Çekim/câzibe. )
( Yönetir. İLE Yönetmez. )
( Korur. İLE Sunar. )
( Sunarak. İLE Sarılarak. )
( Bildirir. İLE Paylaşır. )
( Ümmetinin sınırlarıyla anlatarak. İLE Kendi sınırlarıyla anlayarak. İLE Sevgiyle/şefkatle. )
- RİSÂLET ile/ve/değil RİYÂSET
- RİSÂLET ile/ve/||/<> SİYASET
- RİSÂLET ile/ve ÜVEYSÎLİK
( Eğitim. İLE/VE Deha. )
- RİVÂYET ile/ve/değil/yerine/+/>< DİRÂYET[YETENEK]
- RİVÂYET ile/ve/<> İŞÂRET
( Büyüklerden. İLE/VE/<> Âlimlerden. )
- RİVAYET ile RİVAYET BİRLEŞİK ZAMANI
- RİVÂYET[Ar.] değil/yerine/= SÖYLENTİ
- RİVÂYET ile/ve YORUM
( MERVÎ[Ar. < RİVÂYET]: Rivâyet olunan, birinden işiterek söylenilen, sağlam olarak bilinmeyen. İLE/VE ... )
- RİYÂSET[Ar.] ile BAŞKANLIK
( REİSLİK, BAŞ OLMA, BAŞKANLIK )
- RİYÂSET ile/ve/değil/yerine RİYÂET
- RİYÂZÂT[< RİYÂZET] ile RİYÂZİYÂT ile RİYÂZİYE
( NEFSİ KIRMALAR, DÜNYA LEZZETLERİNDEN SAKINMALAR, PERHİZLE, KANAATLA YAŞAMALAR | NEFSİN ARZU ETTİĞİ ŞEYLERİ VERMEMEK | NEFSİN DOĞASINDAN ÇIKMAK ile Oluş ve bozuluşlara konu olmayanların incelenmesi. (Matematik Bilimler) ile HESAPLA, MATEMATİKLE İLGİLİ | BİR YAZI ŞEKLİ )
- RİYÂZAT[Ar.] ile/ve/||/<> MÜCÂHEDE[Ar.]
- RİYÂZÂT ile/ve ORUÇ
( ... ile/ve SIYÂM )
( ... ile/ve RÛZE )
- RİYÂZÂT ORUÇ
- RİYBE[Ar.] ile TÖHMET[Ar.]
- RIZÂ >< MÜLKİYET
( [her yer] Cennet. >< Cehennem. )
( Nesnesini tüketmek ister. >< Mülkiyet ister. )
- RIZÂ ile/ve TESLİMİYET
( Teslim ol(a)mayan, teslim edemez. )
- RIZK ile/ve/değil HİDÂYET
- RIZK >/<> KAZÛRAT >/<> RIZK
( RZK > KZR <> RZK [~] )
( Doğadan kişiye/hayvana. > Kişide/hayvanda. <> Doğaya. )
( Gıda. > Besin-posa. <> Gübre-toprak-gıda. )
( Tohum/fidan/ağaç. > Yaprak/çiçek/meyve. <> Çürük yaprak/meyve-gübre-toprak-fidan/ağaç. )
( Mürşid. > Mürid. > Mürşid. )
- RIZK ile/ve/||/<> NASİB ile/ve/||/<> KISMET
- RNA/RIBONUCLEIC ACID[İng.] değil/yerine/= RİBONÜKLEİK ASIT
- ROAD vs. STREET
- ROBA[İt.] ile ...
( Giysi. | Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça. )
- ROBOT ile/değil ÇOCUK
- ROBOT ile/||/<> OTOMAT
( İlk programlanabilir robotlar ve otomatlar )
( Cezeri tarafından 1206 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1136-1206) (Ülke: Cizre) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Robotik ve mekanik, su saatleri, otomatlar) )
- RODOKROZİT ile/||/<> AMETİST
( Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. İLE/||/<> Mor renkte bir kuvars türü. )
- RODONİT ile/||/<> JASPER
( Pembe ve siyah renkli bir mineral. İLE/||/<> Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. )
- RODONİT ile/||/<> ONİKS
( Pembe ve siyah renkli bir mineral. İLE/||/<> Siyah ve beyaz şeritlere sahiptir. )
- RODONİT ile/||/<> RODOKROZİT
( Pembe ve siyah renkli bir mineral. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )
- ROL ile NORMAL YAŞAM
( ROLE vs. NORMAL LIFE )
- RÖLAKSAN/RELAXANT[İng.] değil/yerine/= GEVŞETICİ
- İZÂFİ[Ar.]/RÖLATİF[İng.] değil/yerine/= GÖRELİ
- ROMANLAŞMAK ile ROMANLAŞTIRMAK ile ROMAN ile ROMANS ile ROMANCI/LIK ile ROMANİST ile ROMANTİZM
- ROMATOİD ARTRİT ile/||/<> OSTEOARTRİT
( Eklemlerde yangılanma ve bozunumu ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması ve bozulması. )
- ROOT :/yerine KÖK
- ROT[Fr.] ile/ve/||/<>/> BALANS
( Motorlu taşıtlarda, direksiyon ile tekerlek arasındaki bağlantıyı sağlayan demir çubuk. | Bu çubuğun ayarı. İLE/VE/||/<>/> Aracın, direksiyon bırakılsa bile düz gitmesini ölçme ve ayarlama. )
- ROT ile ROTA
- ROTAXANE İLE CATENANE İLE KNOT ile/||/<> MEKANİK BAĞLI MOLEKÜLLER
( Topolojik olarak kilitli yapılar. )
( Formül: [2]rotaxane )
- ROZE ile ROZET
- ROZET[Fr.] değil/yerine/= İĞNE
( Yakaya vs. takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun simgesi sayılacak ufak kâğıt ya da metal nesne. | Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerine çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel ya da krom kaplanmış çember biçimli sac parça. )
- ROZET ile PORSUK
( BADGE vs. BADGER )
( مدال ile گورکن ile سربسر گذاشتن ile شغار )
( MADAL ile GORKAN ile SARBASAR GOZASHTAN ile شغار )
- RUBAİ MÜCERRED ile/ve RUBAİ MEZİD
( 1 BAB ile/ve 1 BAB [2, 15, 50, 70] )
( FETHÜ ZAMMİN, FETHİ KESRİN, FETHÂTEN, KESRU FETHİN, ZAMMU ZAMMİN, KESRATEN )
( EZBERLEYİNİZ!!! )
- RUBA[İt.] değil/yerine/= GİYSİ
- RUBÛBİYET ile ...
( Terbiye eden, düzenleyen, geliştiren. )
- RÜCÛA KEFÂLET değil/yerine/= DÖNÜŞE YÜKÜMLÜK
- RÛH[Ar.] ile MÜHCE[Ar.] ile NEFS[Ar.] ile ZÂT[Ar.]
- RUHANİYET ile ...
( Kendine ve başkalarına iyilik yapma. )
- RUHİYAT ile RUHİYATÇI/LIK
- RUHSALLIK ve/< HALVET
- RUHSAT ile/ve EHLİYET
- RUHSAT[Ar.] değil/yerine/= YETKİLİK
- RUHSATLANDIRMAK ile RUHSAT ile RUHSATLI ile RUHSATSIZ/LIK
- RÜKÛN:
ASLÎ ile/ve/||/<> ZAİT
- RÜKÛN ile/ve/||/<> ŞART ile/ve/||/<> HÜKÜM ile/ve/||/<> SENET
( SUPPORT avec/et/||/<> CONDITION avec/et/||/<> CONSEQUENCE LEGALE avec/et/||/<> PREUVES A L'APPUI )
- RULMAN/ROULEMENT[İng.] değil/yerine/= YUVARLANMA
- RÜŞD ile ...
( AŞKTA KEMALİNE ERMEK | DOĞRU YOLU BULUP GİTME, DOĞRU YOLDA GİTME | DOĞRU DÜŞÜNME, AKIL SAHİBİ OLMA | BÂLİĞ OLMA, BÜLÛĞA ERME, ERGİNLİK | HAYRA İSABET | TEVAZÛ )
- RÜŞD[Ar.] ile REŞED[Ar.]
- RÜŞT değil/yerine/= ERGİNLİK
- RUSÛH[Ar.] ile SEBÂT[Ar.] ile RUSUVV[Ar.]
- RÜŞVET[Ar.] değil/yerine/= ORUNÇ/URUNÇ, ETTİREÇ
- RÜŞVET ile RÜŞVET ALAN ile RÜŞVET VERMEK ile RÜŞVET VEREN ile RÜŞVET VERMEK
( BRIBE vs. BRIBE TAKER vs. BRIBEE vs. BRIBER vs. BRIBING )
( رشوه دادن ile رشوه ile حق و حساب ile رشوه خوار ile مرتشي ile راشي )
( RASHOOH DADAN ile RASHOOH ile HAGH VE HASAB ile RASHOOH KHAR ile مرتشي ile راشي )
- RÜŞVET ile RÜŞVETÇİ/LİK
- RUTUBETLENMEK ile RUTUBETLENDİRMEK ile RUTUBET ile RUTUBETLİ/LİK ile RUTUBETSİZ/LİK
- RÜYA ile HAYALPEREST
( DREAM vs. DREAMER )
( خواب ile رويا ديدن ile خواب ديدن ile رويا ile خيالباف )
( KHAB ile ROYA DYDAN ile KHAB DYDAN ile ROYA ile خيالباف )
- RÜYA ile/ve/<> MİT
( Bireysel. İLE/VE/<> Toplumsal. )
( Bireysel mitlerdir. İLE/VE/<> Ortak rüyalardır. )
- RÜ'YET ile ...
( GÖRME, BAKMA, GÖRÜLME, GÖRÜŞ | İDARE ETME, ÇEVİRME, YÖNETME | ARAŞTIRMA )
- RÜYET değil/yerine/= GÖRÜLÜM
- YEL/RÜZGÂR ile İMBAT
( ... İLE Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli. )
- YEL/RÜZGÂR ile LEVANT
( ... İLE Fransa ve İspanya kıyılarında esen sert bir rüzgâr. )
- s. op. s.[Lat. < SO OPUS SIT] değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE, GEREK GÖRÜLÜRSE
- SÂ' ile SÂ' ile SAA/SİA[Ar. < VÜS'AT] ile -SÂ[Fars.] ile -SÂ/Y[Fars.]
( S harfinin Arapça adı. İLE Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. İLE Genişlik, bolluk. | Güç, takat. İLE Benzetme edatı olan "âsâ"nın hafifletilmişi.[ANBER-SÂ: Anber gibi. | GAYR-SÂ: Gayır gibi.] İLE "süren/sürücü" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[CEBHE-SÂ: Yüz süren. | CEBÎN-SÂ/Y: Alın süren.] )
- SAADET ile/ve/||/<>/< BEREKET
- SAADET ile SAADETLİ/LİK ile SAADETSİZ/LİK ile SAADET ASRI ile SAADET ZİNCİRİ
- SAADET >< ŞEKÂVET
- SAADET ve/<> SELÂMET
- SAADET ile/ve/> SİYÂDET
( HAPPINESS vs./and/> LORDSHIP/SOVEREIGNTY )
- SAÂDET[Ar.] ile SÜREKLİ MUTLULUK
( SÜREKLİ MUTLULUK )
- SÂAT[Ar. çoğ. SÂÂT] ile SÂÂT[Ar. < SÂAT]
( Saat. | Zaman, vakit. | Belirli/muayyen vakit. | Kıyâmet. İLE Saatler. )
- SÂAT ile ...
( SAAT | VAKİT, ZAMAN | BELİRLİ ZAMAN | KIYÂMET )
- SAAT DÜNYA SAATLERİ
- SAAT ile/||/<> MEKANİK
( Altı silindirli mekanik saat )
( Takiyüddin tarafından 1559 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1526-1585) (Ülke: Osmanlı/Şam) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: İstanbul Rasathanesi, astronomi aletleri, optik) )
- SAAT değil/yerine/= ÖYEN/ÖYLÜK/ÖYBİL/SAYAÇ
- SAAT ile PİRYOL[Marka adından]
( ... İLE Üzerinde kümbet biçiminde bir kapağı bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati. )
- SAAT ile SAAT DAİRESİ ile KUM SAATİ ile SAAT İBRESİ ile SAATLİK ile SAAT
( HOUR vs. HOUR CIRCLE vs. HOUR GLASS vs. HOUR HAND vs. HOURLY vs. HOURS )
( مدت کم ile ساعت ile ساعته ile نصف النهار ile ساعت ريگي ile ساعت شمار ile ساعتي ile ساعات )
( MADAT KAM ile SAAT ile SAATEH ile نصف النهار ile SAAT RYGY ile SAAT SHMAR ile SAATY ile SAEAT )
- SAAT ile SAAT ÜRETECİ ile SAAT KESİNTİSİ ile SAAT BENZERİ ile SAAT YÖNÜNDE
( CLOCK vs. CLOCK GENERATOR vs. CLOCK INTERRUPT vs. CLOCKLIKE vs. CLOCKWISE )
( زمانسنج ile ساعت ديواري ile ساعت زا ile وقفه زمان سنجي ile ساعتي ile درجهت ساعت )
( ZAMANSANJ ile SAAT DYVARY ile SAAT ZA ile VAQFEH ZAMAN SANJY ile SAATY ile DARJEKT SAAT )
- SAAT ile/ve SIHHAT(SAĞLIK)
( "SAATLER OLSUN!" değil "SIHHATLER OLSUN!" )
- SAAT değil/yerine/= UÇUR, ATLAK
- SABÎH[Ar. < SUBH] ile SÂBİH[Ar. < SİBÂHAT]
( Güzel, şirin, lâtif. İLE Yüzen, yüzücü. )
- SÂBÎHA[Ar. < SİBÂHAT] ile SÂBİHÂT[Ar. < SÂBÎHA]
( Gemi. İLE Gemiler. | Yıldızlar. | İmanlıların ruhları. )
- SABIR ile/ve/<>/değil/yerine ÂFİYET
- SABIR ve/<> HİZMET
- SABIR ile/ve KANAAT ile/ve MÜRÜVVET
( Tamamıyla nefs mertebesinden geçmeyen, mürüvvet sahibi olamaz. )
- SABIR ile/ve SEBÂT
( Allah'ın adlarının sonuncusudur. )
( PATIENCE vs./and PERSEVERANCE )
- SABIR ile/ve/<>/> SELÂMET
( SABIR GEREK EVVELÂ
SONRA TAHAMMÜL
SONRA TENEZZÜL
SONRA İLİM, İRFAN GEREK
SONRA AŞK, ŞEVK GEREK
SONRA YOKLUK
EN SONUNDA KİŞİLİK! [OLUŞUR] )
( Sabır, öyle bir iptir ki; sen kopacak/bitecek sanırsın, o, gittikçe güçlenir/çoğalır. )
- SABIR ile/ve TÂKAT
- SABİT/CONSTANT değil/yerine/= DURGAN/DURAĞAN
- SÂBİT[Ar. < SEBÂT, SÜBÛT] ile Sâbit[Ar.]
( Hareketsiz, kımıldamayan, yerinde duran. | İspat edilmiş, anlaşılmış. İLE Ünlü Türk şairlerindendir.[ö. 1716, h. 1124] )
- SABİT ile/ve/<>/değil/yerine BELİRLİ
- SABİT ile/ve/||/<> ÇAKILI
- SABİT ile/ve DEĞİŞMEYEN
( FIXED vs./and INVARIABLE )
- SABİT ile/ve/||/<> DONMA
- SABİT ile/ve/değil HAREKET NOKTASI
( [not] FIXED vs./and/but MOTION POINT )
- SABİT ile İLİŞKİ
( FIXED vs. RELATION )
- SABİT ile/ve/||/<>/> KOZMİK SABİT[1917 < ARKÜTAS (M.Ö. 320)]
- SABİT ile ÖZSEL
- SABİT ile SABİT YILDIZLAR ile DUVARA SABİTLENDİ
( FIXED vs. FIXED STARS vs. FIXED TO THE WALL )
( مکين ile مقرر ile لايتغير ile پايدار ile ثابت ile مقطوع ile ثوابت ile ديوار کوب )
( مکين ile MOGHARAR ile لايتغير ile PAYDAR ile SABAT ile MOGHTU ile SAVABAT ile DYVAR KUB )
- SABİT ile/ve/değil/yerine/||/<> SÂDIK
( [not] CONSTANT/FIXED vs./and/but/||/<> TRUE/TRUTHFUL
TRUE/TRUTHFUL instead of CONSTANT/FIXED )
- SABİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SADIK
- SABİT ile SÜREKLİ
- SABİT[Ar.] değil/yerine/= TANITLI
- SABİT ile/ve TEK
( FIXED vs./and UNIQUE )
- SABİT ile ZÂBİT
( Sabitleyen kişi/şey. İLE Tutan, saklayan, zabteden kişi/şey. | Rütbesi, teğmenden, binbaşıya kadar olan asker, subay. | Yönetme gücü olan, dediğini yaptıran. )
- SABREDİLEN BELÂ ve/<> ŞÜKREDİLEN NİMET
( İkisi de geliştirici/ilerleticidir. )
( Both of them are progressive. )
- SAÇ EKİMİNDE:
FUT ile/değil/yerine/> FUE
- SAÇ ile/değil POSTİŞ[İt.]
( ... İLE/DEĞİL Kadınların, genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç. )
- SAÇAKBULUT/SIRRUS[Lat.] ile/ve KÜMÜLONİMBUS
( En üst/yüksek bulut katmanı. İLE/VE En alt [dokuzuncu] bulut katmanı. )
( Sirrus bulutları, 12.000 m. yükseklikte, ince bir tabakadır. Gökyüzünde tamamen buzdan oluşan tek buluttur. [Yerkürenin ısısını düzenlemeye yardımcı olur.] )
- SAÇALAMAK ile SAÇABİLMEK ile SAÇALANMAK ile SAÇAKLANMAK ile SAÇAK ile SAÇAKLI ile SAÇAK KÖK ile SAÇAK BULUT
- SAÇMA = ABES = ABSURD[İng., Alm.] = ABSURDE[Fr.] = ABSURDO/DA[İsp.]
- SAÇMA ile "SAKAT"
- SÂD/SÂDD[Ar. < SEDD] ile SÂD ile SA'D ile SAD ile SAD[Fars.]
( Kapayan, örten. | Aksu, göz perdesi. İLE Göz ağrısı/hastalığı. İLE Kutluluk. | Uğur. | Kutlu, uğurlu.[SA'D-ÜD-DÎN/SÂDETTİN: Dini uğurlu, kutlu kılan.] İLE Osmanlı ve Arap abecesinin onyedinci harfidir.[ebced hesabında 90 sayısının karşılığıdır] İLE Yüz/100. )
- ŞAD ile ŞAT
- SÂDÂD ile EFENDİLER
( EFENDİLER )
- SADAKA ile ISKAT[Ar.]
( ... İLE Düşürme, aşağı atma. | Düşürülme. | Ölenlerin, kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka. )
- SADÂKAT VE BAĞLILIK ve/||/<> FARKINDALIK VE ADÂLET ve/||/<> EDEB VE HAYÂ ve/||/<> FETA VE GÖNÜL
( HZ. EBÛ-BEKİR SIDDÎK ve/||/<> HZ. ÖMER el-FÂRUK/HATTÂB ve/||/<> HZ. OSMAN ZİNNUREYN ve/||/<> HZ. İMÂM-I ALİ )
( Çocukluk. VE/||/<> Gençlik. VE/||/<> Yetişkinlik. VE/||/<> Olgunluk. )
- SADÂKAT ile/ve/<> BAĞLILIK
- SADÂKAT ile/değil/yerine/>< DEĞİM/LİYÂKAT
( [İşinin ehli ...] Olmayanın "dayandığı". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olanın güvendiği. )
- SADAKAT[Ar. < SADAKA]["ka" uzun okunur] ile SADÂKAT[Ar. < SIDK]
( Sadakalar. | Müslümanların ellerinde bulunan ve fakirlere/düşkünlere verilen üç maldan biri. İLE Dostluk, içten bağlılık, vefâlılık. Doğruluk, yürek doğruluğu. )
- SADAKAT ile SADAKATLİ/LİK ile SADAKATSİZ/LİK
- SADÂKAT ile/değil/yerine SAF BAKIŞ
- SADÂKAT ile/ve SÜREKLİLİK
( LOYALTY vs./and CONTINUITY )
- SADÂKAT ile/ve/<> VEFÂ
( ... İLE/VE/<> Sadakatin zirvesi. )
- SADÂKAT ile YALANSIZLIK
( LOYALTY vs. LACK OF LIE )
- SADÂRET ile/||/<> SADRAZAM
( Başbakanlık. İLE/VE/||/<> Başbakan. )
- SAD-CHİT ile ...
( Evrensel potansiyelin, aşkın(transandantal) durumu. )
- SÂDE[Ar. < SEYYİD] ile SÂDE[Ar. < SÂDEC/SÂZEC]/YALIN[Ar.]
( Seyyidler. İLE Düz, basit, yalın, gösterişsiz. | Süssüz. | Karışıksız, katkısız. | Derin düşünemeyen, bön, saf adam. | Yalnız, ancak. | Arasına, içine peynir vb. konulmamış hamur. )
- SADECE ..." ile "SALT ..."
- SADECE ile TIPKI ile ADİL ile ŞU ANDA ile ADALET ile BARIŞIN ADALETİ ile YARGIÇ ile SAVUNMAK ile ADİL OLARAK
( JUST vs. JUST AS vs. JUST FAIR vs. JUST NOW vs. JUSTICE vs. JUSTICE OF THE PEACE vs. JUSTICIAR vs. JUSTIFY vs. JUSTLY )
( باانصاف ile باعدالت ile عدل پرور ile با مروت ile برحق ile عدل گستر ile سزاوار ile منصف ile راسته ile عينا ile دادگر ile عادلانه ile حق بين ile عادل ile حق گذار ile دادار ile دادور ile حق ile همانطور که ile الان ile جخت ile عدل ile انصاف ile معدلت ile داد ile عدالت ile امين صلح ile دادرس عاليرتبه ile توجيه کردن ile انصافاً ile الحق ile حقا )
( باانصاف ile BAEDOLT ile ADEL PROR ile BA MOROT ile BARHAGH ile ADEL GOSTER ile SEZAVAR ile MANSEF ile RASTEH ile EYNA ile DADGAR ile ADELANEH ile حق بين ile ADEL ile HAGH GOZAR ile DADAR ile DADOR ile HAGH ile CPEHMANTOR KEH ile ALAN ile جخت ile ADEL ile انصاف ile معدلت ile DAD ile ADOLT ile امين صلح ile DADRES ALYRATBEH ile TOJYYEH KARDAN ile ENSAFAN ile الحق ile حقا )
- SADED[Ar.] değil/yerine/= ASIL
( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. )
- SADED[Ar.] ile ÖZET
( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. İLE ... )
- SADELEŞMEK ile SADELEŞTİRMEK ile SADELEŞEBİLMEK ile SADELEŞTİRİLMEK ile SADE/LİK ile SADET ile SADECE ile SADE KEK ile SADE KAHVE ile SADE BİRİMLER BÖLÜĞÜ
- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKÂT ve/||/<> MERHAMET
( SIMPLICITY and/||/<> PATIENCE and/||/<> COMPASSION and/||/<> MERCY )
- SADI CARNOT ve/+/||/<>/> RUDOLF CLAUSIUS
( [1796 - 1832] ve/+/||/<>/> [1822 - 1888] )
( "Isı Makineleri" yazısının yayımlanması - 1824 )
( Isı Şelâlesi )
- SAF HAKİKAT ile/ve/<> EBEDÎ ÖZ
- SAF ... değil SALT ...
- SAFAHAT ile SEFAHAT
( Evreler, safhalar. İLE Eğlenceye düşkünlük. | Uçarılık. )
- SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT
( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )
- SAFİR ile/||/<> KUNZİT
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- SAFİR ile/||/<> TANZANİT
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Mavi ve mor tonlarında bir zoisit türü. )
- SÂFİYET (AHLÂKI) ile/ve/> İRFANİYET (AHLÂKI) ile/ve/> AŞK (AHLÂKI)
( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )
( MORALS OF PURITY vs./and MORALS OF WISDOM vs./and MORALS OF LOVE )
- SÂFİYET ile/ve/||/<>/> İRFÂNİYET
( Kendinde/içten. İLE/VE/||/<>/> Ustadan/dışarıdan. )
- SAFİYET ve/||/<> SAMİMİYET
- SAF/LAŞTIRILMIŞ AKIL ile/ve/= NİYET ile/ve/= KALP
( PURIFIED REASON vs./and INTENTION = HEART )
- SAFLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<> TESLİMİYET
- SÂF/SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF/SÂFÎ[Ar. < SAFÂ, SAFVET] ile SAFH[Ar.]
( Dizi, sıra, camide cemaatin sırası. İLE Temiz, katkısız, karışık olmayan, halis. | Bön, kolay aldanabilen, kurnazlığa aklı ermeyen. İLE Yüz çevirme. | Affetme, suç bağışlama.[AFV] )
- ŞAFT[İng. SHAFT] ile ŞAFT
( Bir makinenin dönme hareketini, öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler ya da pervane bağlanan demir mil. İLE Bilardoda, ıstaka çeşidi. )
- SAFV[Ar.] ile SAFVET[Ar.]
- SAĞ ile/ve/||/<>/> SELÂMET
( Sen. İLE/VE/||/<>/> Ben. )
- SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ ile/değil/yerine SOHBET
( Çağrışımsal. İLE/DEĞİL/YERİNE Sanatsal. )
- SAĞIN = SAHİH = EXACT[İng., Fr.] = EXAKT[Alm.] = EXIGERE[Lat.] = EXACTO/TA[İsp.]
( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün, anlatılmak istenilene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği. )
- SAĞIN/EXACT[İng.] ile ...
( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih. )
- SAĞLIK:
"HİZMET" ile/ve/değil/||/<>/< HAK
- SAĞLIK ile/ve GÜÇ/KUDRET
( 
)
( HEALTH vs./and POWER )
- SAĞLIK = HEALTH[İng.] = SANTÉ[Fr.] = GESUNDHEIT[Alm.] = SALUTE[İt.] = SALUD[İsp.]
- SAĞLIK ve/> ONGUNLUK/SAADET/MUT
( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
( ASKLEPIOS )
- SAGU = AĞIT = MERSİYE
( İslâm'dan önce. = Halk yazınında. = Divan yazınında. )
- ŞAH MAT değil/yerine/= HAN DÜŞER
- SAH/SAHÂ[Ar.] ile SAH/SAHH[Ar. < SIHHAT]
( Cömertlik, elaçıklığı. İLE "doğrudur, yanlışsızdır" anlamına, resmî yazılara konulan bir işaret. )
- ŞAH ile ŞAH MAT ile ŞAH BEYİT ile ŞAH DAMARI
- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]
( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )
( KING vs. QUEEN vs. BISHOP vs. KNIGHT vs. ROOK vs. PAWN )
- SAHÂ'[Ar.] ile SÂHA[Ar. çoğ. SÂH, SÂHÂT]
( Cömertlik, elaçıklığı. İLE Alan, meydan, avlu. )
- ŞAHAB/ŞİHÂB[Ar.]/METEOR(İT) değil/yerine/= GÖKTAŞI
( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olaylara verilen ad. | Akanyıldız. )
- SAHABE ile SAHABET ile SAHABETÇİ
- SAHÂVET[Ar.] değil/yerine/= EL AÇIKLIĞI
( CÖMERTLİK, EL AÇIKLIĞI )
(1996'dan beri)