T ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.004 başlık/FaRk ile birlikte,
10.004 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/41)
- OPAL ile/||/<> PERİDOT
( Işığı farklı açılardan farklı renklerde yansıtır. İLE/||/<> Yeşil tonlarda tek renkli bir taş. )
- OPAL ile/||/<> RODONİT
( Işığı farklı açılardan farklı renklerde yansıtır. İLE/||/<> Pembe ve siyah renkli bir mineral. )
- OPEN vs. DIM/FAINT
- OPERA ile/değil/||/<>/> OPERET
- OPERATING :/yerine İŞLETME, AMELİYAT
- OPERET ile OPERETÇİ
- OPORTÜNIST/OPPORTUNIST[İng.] değil/yerine/= FIRSATÇI
- OPPONENT :/yerine RAKİP
- OPPORTUNITY :/yerine FIRSAT
- OPPOSITION :/yerine MUHALEFET
- [ne yazık ki]
ORANTISIZ GÜÇ ve/||/<>/< KÖR ŞİDDET
- ORANTISIZ ŞİDDET ve/<> ORANTISIZ GÜÇ
- ÖRDEK ile ÇAKIRKANAT
( ... İLE Kanatları mavi hareli, bir ördek çeşidi. )
( ... cum ANAS CRECCA )
- ORGAN PROCUREMENT[İng.] değil/yerine/= AKTARIM İÇİN ÖRGEN ALIMI
- ORGANİZASYON/ORGANIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜZENLEME | YAPILANMA | ÖRGÜT
- ORGANİZMA ve KEMÂLÂT
- ORGANİZMA/UZVİYET değil/yerine/= ÖRGENYAPI
- ORGANOLOJİST değil/yerine/= ÇALGIBİLİMCİ
- ORGANTİN[Fr.] ile ORGANZE[İt.]
( Seyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. İLE Keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde, bir çeşit kolalı kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- ORGANZE[İt.] ile ...
( ... İLE Keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir çeşit kolalı kumaş. )
- ÖRGENLER/ORGANLAR, UZUVLAR, ÂLETLER = ÂLÂT = ORGANES
- ÖRGEN/ORGAN, UZUV = ÂLET = ORGANE
- ÖRGÜLEMEK ile ÖRGÜTLEMEK ile ÖRGÜTLENMEK ile ÖRGÜTLEŞMEK ile ÖRGÜTLENDİRMEK ile ÖRGÜTLENEBİLMEK ile ÖRGÜ ile ÖRGÜN ile ÖRGÜT ile ÖRGÜCÜ/LÜK ile ÖRGÜLÜ ile ÖRGÜSÜZ ile ÖRGÜTLÜ ile ÖRGÜTÇÜ/LÜK ile ÖRGÜTSEL ile ÖRGÜTSÜZ/LÜK ile ÖRGÜLÜ PİLAV ile ÖRGÜN EĞİTİM ile ÖRGÜT KÜLTÜRÜ
- ÖRGÜTLENME ile/değil/yerine SOHBET/MUHABBET
- ORKİT[Fr. < Yun.] ile HİDROSEL
( [erbezlerinin] Yangılanarak şişmesi. İLE Su toplayarak şişmesi. )
- ORMAN ile/ve/||/<> TARIM/ZİRAAT
- OROPOID ile AKDENİZ, ALP DAĞ, KUZEY TİPİ
( AKDENİZ, ALP DAĞ, KUZEY TİPİ ile )
- ORSA[İt.] ile/>< BOCA[İt.]
( Yelkenleri, rüzgârın estiği yöne çevirmekte kullanılan, iki taraftan da yelkenin ortasına bağlanan ip. | Geminin rüzgâr alan yanı, rüzgâr üstü. | Geminin, yelin geldiği yöne döndürülmesi. İLE Geminin rüzgâr almayan yanı. )
- ORŞİT ile HİDROSEL
- ORTAK ile KOMÜNALİZM ile KOMÜN ile İLETİŞİM ile İLETİŞİM ile İLETİŞİM KANALI ile İLETİŞİM AĞI ile İLETİŞİM UYDUSU ile İLETİŞİM TEORİSİ ile İLETİŞİMSEL ile İLETİŞİMCİ ile CEMAAT ile KOMÜNİZM ile KOMÜNİST ile TOPLUM ile TOPLUM MERKEZİ ile TOPLULUK MÜLKİYETİ ile İLETİŞİM KURMAK
( COMMUNAL vs. COMMUNALISM vs. COMMUNE vs. COMMUNICATE vs. COMMUNICATION vs. COMMUNICATION CHANNEL vs. COMMUNICATION NETWORK vs. COMMUNICATION SATELLITE vs. COMMUNICATION THEORY vs. COMMUNICATIVE vs. COMMUNICATOR vs. COMMUNION vs. COMMUNISM vs. COMMUNIST vs. COMMUNITY vs. COMMUNITY CENTER vs. COMMUNITY PROPERTY vs. COMMUNIZE )
( اشتراکي ile سيستم اشتراکي ile صميمانه گفتگو کردن ile کمون ile مزرعه اشتراکي ile ارتباط برقرار کردن ile ابلاغ کردن ile القاء کردن ile مکاتبه ile مرابطه ile ابلاغ ile مجراي ارتباطي ile شبکه ارتباتي ile ماهواره ارتباطي ile نظريه ارتباطات ile ارتباطي ile رسان ile صميميت وهمدلي ile مسلک اشتراکي ile مرام اشتراکي ile کمونيسم ile کمونيست ile کمونيستي ile جماعت ile جامعه ile مرکز اجتماع ile اموال همگاني ile اشتراکي کردن ile کمونيستي کردن )
( اشتراکي ile SYSETAM ESHTARAKY ile SAMYMANEH GOFTEGO KARDAN ile KAMON ile MAZRAEH ESHTARAKY ile ERTABAT BARGHARAR KARDAN ile ABLAGH KARDAN ile ELGHA KARDAN ile MAKATBEH ile مرابطه ile ABLAGH ile MOJRAY ERTABATY ile SHABKEH ERTABATY ile MANPAVAREH ERTABATY ile NAZARYYEH ERTABATAT ile ERTABATY ile RESAN ile SAMYMYT VAHAMDELY ile مسلک اشتراکي ile MARAM ESHTARAKY ile KAMONYSAM ile KAMONYSET ile کمونيستي ile JOMAAT ile JAMEH ile MARKZ EJTEMA ile AMVAL CPEHMGANY ile ESHTARAKY KARDAN ile KAMONYSETY KARDAN )
- ORTAKLAŞALIK = CEMAAT = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = COMUNIDAD[İsp.]
- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine TOPLUMSAL ADÂLET
( [not] COMMUNISM vs./and/but SOCIAL JUSTICE
SOCIAL JUSTICE instead of COMMUNISM )
- ORTH-/ORTHO- ile/||/<> OST-/OSTE-/OSTEO-/-OSTEON ile/||/<> OSSEO-/OSSİ- ile/||/<> SPHEN-/SPHENO- ile/||/<> CHONDR-/CHONDRİ-/CHONDRİO-/CHONDRO- ile/||/<> FRACT-
( Düz, normal, doğru, gerçek. İLE/||/<> Kemik. İLE/||/<> Kemik, kemiksi. İLE/||/<> Kama, kama biçiminde, sfenoid kemikle ilgili. İLE/||/<> Kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdak. İLE/||/<> Kırık, kırılma. )
- ORTOPEDİ ile ORTOPEDİST
- ORTOPEDİST ile PODİATRİST(/CHIROPODIST)
( Kemik, eklem ve kas uzmanı. İLE Ayak uzmanı. )
( ORTOPEDİ[Yun. ORTHOS: Doğru. | PAIS/PAIDOS: Çocuk.]: Tıbbın, çocuklardaki gövde biçimsizliklerini düzelten ya da önleyen bir kolu. | Gövdedeki kemikler, eklemler, kaslar, kirişler, sinirler gibi hareketi sağlayan örgen bozukluklarını sağaltan cerrahi kolu. | Hastahanelerde, bu tür sağaltımların yapıldığı bölüm. )
- ÖRTÜK = ZIMNİ = IMPLICIT[İng.] = IMPLICITE[Fr.] = IMPLIZITE[Alm.]
- ORUÇ ile/ve/değil SAVM-I DÂVÛD
( ... İLE/VE/DEĞİL Bir gün tutarak, bir gün tutmadan uygulanan oruç. )
- ORUM ile ORUT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir tutam ot. İLE Bir yıllık kurumuş ot. )
- ÖRÜMCEK AĞI =/=/= TENE, KERÎ[Fars.] =/=/= BEYT-ÜL-ANKEBUT[Ar.] =/=/= COBWEB[İng.] )
- ORYANTAL/LİK ile ORYANTALİST ile ORYANTALİZM
- OSTEOARTRİT ile/||/<> ROMATOİD ARTRİT
( Eklem kıkırdağının aşınması, bozulması ile ağrı ve sertlik. İLE/||/<> Eklem yangısı ve biçim bozulması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. )
- OSTEOMİYELİT ile/||/<> OSTEONEKROZ
( Kemik yangısı. İLE/||/<> Kemik dokusunun ölümü. )
- OSTEOPOROZ ile/||/<> OSTEOARTRİT
( Kemik yoğunluğunun azalması. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması. )
- OT ile BALIK OTU
( ... İLE Cava ve Malabar'da yetişen, zehirli meyve. )
( ... cum ANAMIRTA )
- OT ile/ve ÇALI ile/ve AĞAÇ
- OT ile FUNDA
( ... İLE Süpürgeotu. )
- OT ile/değil/yerine GÜL
( Bir ayda yetişir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir yılda yetişir. )
- OT = HAŞÎŞE = HERBE
- OT ile KAŞIKOTU
( ... İLE Turpgillerden, iskorbüte karşı kullanılan, yaprakları kaşığı andıran, güzel çiçekler açan bir bitki. )
( ... cum COCHLEARLA OFFICINALIS )
- OT ile KEDİOTU
( ... İLE İki çeneklilerden, kök sapı hekimlikte kullanılan bir bitki. )
( ... cum VALERIANA )
- OT ile KINDIRA
( ... İLE Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu. )
- OT ile/||/<> ÖT
( Zehir[acı kavramından, ilaç/ilaç için kullanılan ve ilaç yapılan bitki]. İLE/||/<> Acı, safra. )
( GRASS/HERB vs./||/<> CHIRP/SOUND )
- OT ile OT ile OT ile OT ile OT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bitki. İLE Her tür kaba hayvan yemini, kuru otu anlatmak için kullanılan sözcük. İLE İlaç.[OTACI: Hekim.] İLE Zehir. İLE Ateş. )
- OT ile/ve/değil SEBZE
- OT ile ŞERBETÇİ OTU
( ... İLE Yaprakları karşılıklı, sapı sarılgan olan, çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından yararlanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki. )
( ... cum HUMULUS LUPULUS )
- OT ile TARAKOTU
( ... İLE Tarakotugillerden, otsu bir bitki. )
( ... cum DIPSACUS )
- OT ile YEŞİLLİK ile SAMAN ile KAMIŞ
- ÖTE ile BULAŞICI/SİRET
- ÖTE(SİNDE) = BEYOND[İng.] = AU DELÀ DE[Fr.] = JENSEITS[Alm.] = PIÙ IN LÀ DI[İt.] = MÁS ALLÁ[İsp.]
- OTOGREFT ile İMZA ile İMZALI ile İMZA
( AUTOGRAFT vs. AUTOGRAPH vs. AUTOGRAPHIC vs. AUTOGRAPHY )
( خودپيوند ile دستينه ile مثل عکس ile خودخوار ile خودخواري )
( KHODPYVAND ile DASTYNAH ile MOSL AKS ile KHODKHAR ile KHODKHARY )
- OTOKRASİ ile OTOKRAT ile OTOKRATİK ile OTOKRATİK OLARAK
( AUTOCRACY vs. AUTOCRAT vs. AUTOCRATIC vs. AUTOCRATICALLY )
( استبداد ile سلطان مطلق ile سلطان مستبد ile استبدادي ile مستبدانه )
( ESTABDAD ile SALTAN MOTALGH ile SALTAN MOSTABAD ile ESTABDADY ile MOSTABDANEH )
- OTOLİT ile OTOLİTLEŞME
( İç kulakta dengeyi sağlayan kalsiyum karbonat kristalleri. İLE Kalsiyum karbonat kristallerinin oluşum süreci. )
- OTOMAT ile OTOMATA TEORİSİ ile OTOMATİKLEŞTİRMEK ile OTOMATİK ile OTOMATİK ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK BİLGİSAYAR ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK EKİPMAN ile OTOMATİK TEST ile OTOMATİK SİLAH ile OTOMATİK OLARAK ile OTOMATİKLİK ile OTOMASYON ile OTOMATİZM ile OTOMAT
( AUTOMATA vs. AUTOMATA THEORY vs. AUTOMATE vs. AUTOMATED vs. AUTOMATIC vs. AUTOMATIC CHECK vs. AUTOMATIC COMPUTER vs. AUTOMATIC CONTROL vs. AUTOMATIC EQUIPMENT vs. AUTOMATIC TESTING vs. AUTOMATIC WEAPON vs. AUTOMATICALLY vs. AUTOMATICITY vs. AUTOMATION vs. AUTOMATISM vs. AUTOMATON )
( ماشينهي خودکار ile نظريه ماشينها ile خود کار کردن ile خودکار شده ile خودکار ile مقابله خودکار ile کامپيوتر خودکار ile کنترل خودکار ile سامانه خودکار ile آزميش خودکار ile اسلحه خودکار ile خودبخود ile بصورت خودکار ile بخودي خود ile خودبخودي ile اتوماسيون ile بطور خودکار ile ماشين خودکار )
( MASHYNAHY KHODKAR ile NAZARYYEH MASHYNEYA ile KHOD KAR KARDAN ile KHODKAR SHODEH ile KHODKAR ile MOGHABLEH KHODKAR ile KAMPYVOTER KHODKAR ile KONTERL KHODKAR ile SAMANEH KHODKAR ile AZMYSH KHODKAR ile ESLEHEH KHODKAR ile KHODBAKHOD ile BASORT KHODKAR ile BAKHODY KHOD ile KHODBAKHODY ile OTOMASYVAN ile BETOR KHODKAR ile MASHYNE KHODKAR )
- OTOMAT ile OTOMATİZM
- OUGHT :/yerine -MELİ, -MALI
- OUT :/yerine DIŞARI
- OUTLET[İng.] değil/yerine/= ÇIKIM
- OUTPUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI | DEBİ
- OVERFİTTING İLE REGULARİZATION İLE DROPOUT ile/||/<> GENELLEME PROBLEMLERİ
( Model performans iyileştirme teknikleri. )
( Formül: L + λ||w||² )
- ÖVGÜ ile İLTİFAT
( MASU YE NYANA: İnek gibi gözlerin var.[Burundi'de, bir genç bayana yapılacak en büyük iltifat] )
( Gereksinimlerini karşılamak. )
- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)
- ÖVME ile/ve NAAT[Ar.]
( ... İLE/VE Bir şeyin, niteliklerini övme. )
- OVÜLLER, TOHUM TASLAKLARI = MÜVEYZENÂT = OVULES
- OXYMORON ile TEZAT
- ÖYKÜNME = TAKLİT = IMITATION[İng., Fr.] = NACHAHMUNG[Alm.] = IMITATIO[Lat.] = MIMESIS[Yun.] = IMITACIÓN[İsp.]
- OYUN ile/ve/||/<> SANAT
- ÖZ ile/ve/değil ANA ÇİZGİLER/HAT
- ÖZ ile MARKET
( ESSENCE vs. MARKET )
- ÖZ ile ÖZET
( ZÜBDE )
( ESSENCE vs. SUMMARY )
- ÖZ = ZÂT, MAHİYET = ESSENCE/CRUX/KERNEL[İng., Fr.] = WESEN[Alm.] = ESSENTIA[Lat.] = OUSIA[Yun.] = ESENCIA[İsp.]
- OZALİT ile OZALİTÇİ/LİK
- ÖZEL HAT ile ÖZEL HAYAT
( PRIVATE LINE vs. PRIVATE LIFE )
- ÖZELLİKLER, ALÂMETLER = ALÂMÂT = CARACTÈRES
- ÖZEN ve/||/<> ONAT
( ... VE/||/<> Özenli, düzgün. | Yararlı. | Dürüst, iyi ahlâklı. )
- ÖZERKLİK = MUHTARİYET = AUTONOMY[İng.] = AUTONOMIE[Fr., Alm.] = AUTOS:KENDİ, NOMOS:YASA[Yun.] = AUTONOMÍA[İsp.]
( İçişlerinde özgür, dışişlerinde merkeze bağlı olma durumu. )
- ÖZET ile BAŞLIK
( SUMMARY vs. TITLE )
- ÖZET ile/ve/||/<> GİRİŞ
( vs./and/||/<> INTRODUCTION )
- ÖZET ile KISALTMA
( ... ile İHTİSAR )
- ÖZET ile/ve ÖRNEK
( SUMMARY vs. EXAMPLE )
- ÖZET ile ŞERH
- ÖZET ile/ve TEKRAR
( SUMMARY vs./and REPETITION )
- ÖZET ile TELAFİ EDİLEBİLİR ile TELAFİ ETMEK ile TAZMİNAT ile DENGELEYİCİ ile TELAFİ EDİCİ
( COMPENDIOUS vs. COMPENSABLE vs. COMPENSATE vs. COMPENSATION vs. COMPENSATOR vs. COMPENSATORY )
( مختصر ومفيد ile قابل پاداش ile پاياپاي کردن ile جبران کردن ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اجرت ile اجر ile تاوان ile جبران ile حقالزحمه ile غرامت ile اجر دهنده ile جبراني )
( مختصر ومفيد ile GHABEL PADASH ile PAYOPAY KARDAN ile JABRAN KARDAN ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EJRAT ile EJR ile TAVAN ile JABRAN ile HAGHALZAHMEH ile GHARAMET ile EJR DAHANDEH ile JABRANY )
- ÖZGÜLÜK = HASSA = PROPERTY, PROPRIETY, OWNERSHIP[İng.] = PROPRIÉTÉ[Fr.] = EIGENSCHAFT[Alm.] = PROPRIETAS[Lat.] = PROPIEDAD[İsp.]
- İSTENÇ = İRADE-İ CÜZİYE = FREE WILL[İng.] = LIBRE ARBITRE[Fr.] = WILLENSFREIHEIT[Alm.] = LIBERUM ARBITRIUM[Lat.] = LIBRE VOLUNTAD[İsp.]
- ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE değil YAKINLIK ya da SAMİMİYET
- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> AŞK (AHLÂKI) ve/||/<>/> BİLGELİK/İRFAN
( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )
( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )
( )
( Üzerinde en çok (")düşündüğümüz, konuştuğumuz, beklediğimiz, aradığımız(") ve (")ağladıklarımız(")... )
( FREEDOM and/||/<>/> MORALS OF LOVE and/||/<>/> WISDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve CESÂRET
( FREEDOM vs./and COURAGE )
- ÖZGÜRLÜK = HÜRRİYET = LIBERTY, FREEDOM[İng.] = LIBERTÉ[Fr.] = FREITHEIT[Alm.] = LIBERTAS[Lat.] = LIBERTAD[İsp.]
- ÖZGÜVEN ile/ve/<> CESÂRET
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( İçinize dönün, böylece özgüveninizi bulacaksınız. )
( Kendinize güvenmediğiniz sürece, bir başkasına da güvenemezsiniz. )
( Kendinize inanmaya başlamadıkça, kendinize ait bir yaşamınız da ol(a)mayacaktır. )
( Kılıcın tahtadan ise bırak kınında kalsın! )
( Turn within and you will come to trust yourself. )
( SELFCONFIDENCE vs./and/<> COURAGE )
- ÖZLEM = LONGING, REGRET[İng.] = SOUHAIT, FRUSTRÉ[Fr.] = SEHNSUCHT[Alm.] = DESIDERIUM[Lat.]
- ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]
- ÖZNE ile ZÂT
- OZOKERİT değil/yerine/= YERMUMU
( Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir tür mum. )
- ÖZÜMLEMEDE:
GÜNEŞ + SU ve KLOROFİL + KARBONDİOKSİT
- PAÇA ile/ve/<> MANŞET
- PACKAGE :/yerine PAKET
- PAINT :/yerine BOYAMAK
- PAK EDELİM! ve/||/<>/< HAK EDELİM!
( Bulunduğumuz/vardığımız yeri. VE/||/<>/< Yediğimiz lokmayı. )
- PAK ile PAKT
- PAKET[Fr. < PAQUET] ile AMBALAJ[Fr. < EMBALLAGE]
( İçinde bir ya da birçok nesne bulunan, kâğıda sarılarak ya da kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne. | Kâğıda sarılarak ya da bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş, belirli bir miktarda olan yiyecek, ilaç vb. | Dolu toplu taşıma aracı. İLE Nesneleri sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme. )
- PAKET ile PAKETLEME
( BUNDLE vs. BUNDLING )
( بقچه بستن ile بقچه ile دسته کردن ile بقچهبندي )
( BAGHCHEH BASTAN ile BAGHCHEH ile DASTEH KARDAN ile بقچهبندي )
- PAKETLEMEK ile PAKETLENMEK ile PAKETLETMEK ile PAKETLEYEBİLMEK ile PAKET ile PAKET TUR ile PAKET TAŞI ile PAKET PROGRAM
- PAKT[Fr.] değil/yerine/= ANTLAŞMA
- PALAMUT ile ALTIPARMAK
( ... İLE Bir tür iri palamut balığı. )
- PALAMUT ile PALAMUT
( Uskumrugillerden, pulsuz bir balık. İLE Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. )
( PELAMYA SARDA cum QUERCUS VALLONEA )
- PALAMUT ile PALIT/PELİT
( Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. İLE Çınar, meşe gibi ağaçların meyvesi. )
- PALAMUTLAMAK ile PALAMUT ile PALAMUTLULAR ile PALAMUT MEŞESİ
- PALET ile/ve/değil/<> KARBON PALET
( Ressamların, boyaları üzerine dizerek, fırça ile karıştırdıkları tahta ya da porselen levha. | Sanayide, çeşitli ereklerle kullanılan, yayvan ve geniş levha. | Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. | Tankın, her türlü arazide yol almasını sağlayan, iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. İLE/VE/DEĞİL/<> ... )
- PALET ile LEKEN
( Kara batmamak için ayağa takılan palet. )
- PALET ile PALETLİ ile PALETSİZ
- PALİSAT[Fr.] ile ...
( Özümleme işini yapan yaprakların üst yüzeyindeki doku tabakası. )
- [Fr.] PALMİTAT ile PALMİTİK ile PALMİTİL ile PALMİTİN
( Palmitik asidin tuzu ya da esteri. İLE Doymuş bir yağ asidi CH3-(CH2)14-CO2H ve bu asitten türeyen bileşikler için kullanılır. İLE Palmitik asitten türeyen C13H31-CO formülündeki tek değerli kök. İLE Gliserinin, palmitik esteri. )
- PALMİTİK ile PALMİTİK ASİT
- PALMİYE ile/ve RAFİT
( ... İLE/VE Bir tür palmiye. )
- PALTO[Fr. < PALETOT] ile MANTO[Fr. < MANTEAU] ile KABAN ile MONT
( Soğuk havalarda, giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi. İLE Kadın paltosu. İLE Kalçaya kadar örten üst giysisi. İLE Hem spor giyim, hem de gündelik sivil giyim olarak giyilir. )
- PALYATİF TEDAVİ/PALLIATIVE TREATMENT[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI SAĞALTIM
- PALYATİF[Fr.]/MUVAKKAT[Ar.] değil/yerine/= GEÇİCİ
- PALYATİF/MUVAKKAT değil/yerine/= GEÇİCİ
- PANDİT ile TOYİN
( Brahma bilgini, din büyüğü. İLE Mani rahibi. )
- PANEL ile PANELİST ile PANEL KÖPRÜ
- PANENTEİZM ile/ve VAHDET-İ VÜCÛD
- PANKART ile PANKARTLI
- PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KREAS: Et.] ile PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KRATOS: Güç.]
( Midenin arkasında bulunan, boşaltıcı kanallarıyla onikiparmakbağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan iri bir bez. İLE Güreşle yumrukoyununu birleştiren sert bir tür spor. )
- PANKREATİT ile/||/<> KOLESİSTİT
( Pankreasın yangılanması. İLE/||/<> Safra kesesinin yangılanması. )
- PANKREATİT ile/||/<> PANKREAS KANSERİ
( Pankreasın yangılanması. İLE/||/<> Pankreas gözelerinden kaynaklanan bir kanser türü. )
- PANO ile PAN FLÜT
- PANSUMAN[Fr. < PANSEMENT] değil/yerine/= YARA BAKIMI/TEMİZLİĞİ
- PANT :/yerine PANTOLON
- PANTER ile PANTEİST ile PANTEİZM
- PAPER :/yerine KAĞIT
- PAPYON ile PAPYON KRAVAT
- PARA:
AKÇE ile/ve/||/<> SULTANÎ ile/ve/||/<> DUCAT ile/ve/||/<> FLORINS ile/ve/||/<> GURUS ile/ve/||/<> ŞÂHÎ
( Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Venedik'te. İLE/VE/||/<> Macaristan'da. İLE/VE/||/<> Avrupa'da. İLE/VE/||/<> İran'da. )
- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA
( CURRENCY vs. CURRENT vs. CURRENT ACCOUNT vs. CURRENT MODE LOGIC vs. CURRENT PRICE vs. CURRENTLY )
( ارز ile کنوني ile جاري ile سياله ile رايج ile حساب جاري ile منطق جرياني ile مظنه روز ile هم اکنون ile اکنون ile درحال حاضر ile در حال حاضر ile ازهم اکنون ile فعلا )
( ARZ ile KONONY ile جاري ile سياله ile RAYJ ile HASAB JARY ile MANTEGH JARYANY ile MAZNEH RUZ ile NPAM AKNON ile AKNON ile DARHAL HAZAR ile DAR HAL HAZAR ile AZEMM AKNON ile FELA )
- PARA/NUKUD[Ar. < NAKD]/SİPALİ[argo] ile/ve KAİME/KAYME[Ar.]
- PARA VAKFI(NUKUD) ile VEFÂEN SATIŞ
- PARA = MONEY[İng.] = ARGENT[Fr.] = GELD[Alm.] = DENARO[İt.] = DINARO[İsp.]
- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ
- PARAMETER ile/ve/||/<> COMPONENT
- PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK
( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )
- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK
(
| Parapsikoloji | Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan. |
| Paranormal | Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar) |
| Parafizik | Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili. |
| Paradigma | Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve. |
| Paralel | Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda) |
| Parazit | Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."] |
| Paralimpik | Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları. |
| Paramedik | Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri]. |
- PARAŞÜT değil/yerine/= DÜŞÜRTEÇ
- PARAŞÜT ile PARAŞÜTLÜ ile PARAŞÜTÇÜ/LÜK ile PARAŞÜT KULESİ ile PARAŞÜT BİRLİKLERİ ile PARAŞÜTÇÜ BİRLİKLER
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] ile/ve/değil/||/<> KALKAN
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] değil/yerine/= PERDE[Fars.]
( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda, bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır, çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden, kendine belirli etmeden yararlanılan kişi/kuruluş. )
- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")
( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )
- PARAZİT ile DİL PARAZİTİ
( ... cum CYMOTHOA EXIGUA )
- PARAZİT ile SAPROFİT
( Canlı konakçıdan beslenen organizma. İLE Ölü organik nesnelerden beslenen organizma. )
- PARÇA ile/ve/||/<> ASKAT
( ... İLE Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri. )
- PARÇAYI ZİKR-BÜTÜNÜ KASIT ile BÜTÜNÜ ZİKR-PARÇAYI KASIT
- PARENT :/yerine EBEVEYN
- PARKE[Fr. PARQUET] değil/yerine/= SAVCI
( Eskiden, hakim kürsüsünden aşağıda ve yerde oturmaları nedeniyle savcılara, parke adı verilirmiş. )
- PARLAK ile PARLAK GÖZLÜ ile PARLAK İŞARET ile AYDINLATMAK ile PARLAKLIK ile PARLAK ÇALIŞMA
( BRIGHT vs. BRIGHT EYED vs. BRIGHT SIGN vs. BRIGHTEN vs. BRIGHTNESS vs. BRIGHTWORK )
( زرنگ ile آفتابي ile پرنور ile شارق ile نور بخش ile فروزان ile منور ile درخشان ile نوراني ile دلباز ile زاغ ile مهر منير ile درخشان کردن ile زرنگ کردن ile درخشان شدن ile سناء ile درخشاني ile فروغ ile فروزندگي ile نورانيت ile روشني ile جلا کاري )
( ZARANG ile AFTABY ile PARNOR ile شارق ile NOR BAKHSH ile FOROZAN ile MONOR ile DARKHSHAN ile NORANY ile DELBAZ ile ZAGH ile مهر منير ile DARKHSHAN KARDAN ile ZARANG KARDAN ile DARKHSHAN SHODAN ile سناء ile DARKHSHANY ile FOROGH ile FORUZANDEGY ile NORANYT ile روشني ile JALA KARY )
- PARMAK ile/ve HAT ile/ve NOKTA
( Bir mimari arşının 1/24'ü.[3,158 cm.] İLE/VE Bir parmağın 1/12'si.[0,263 cm.] İLE/VE Bir hat'ın 1/12'si.[0,0219 cm.] )
( 1 mimari arşın = 24 parmak = 288 hat = 3456 nokta'dır. )
- PARMAKLARDA:
BAŞ ile/ve/||/<> İŞARET ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> YÜZÜK/ADSIZ ile/ve/||/<> SERÇE
- PART :/yerine PARÇA, BÖLÜM
- PARTICIPANT :/yerine KATILIMCI
- PASAPORT ile/ve LESEPASE
( ... İLE/VE Sınırı geçmek için verilen yazılı izin. )
- PASAPORT[Fr.] ile PASAVAN[Fr.]
( Yabancı ülkelere gidecek olanlara, yetkili kurumca verilen, yabancı ülke yetkililerinin kimlik incelemesinde geçerli olan belge. İLE Türkiye Cumhuriyet ile sınırları olan ülkelerin, sınır bölgeleri içinde oturan Türk vatandaşlarına serbestçe gidip gelmeleri için verilen belge. )
- PASSAGE :/yerine GEÇİT
- PASSION vs. LUST
- PAST :/yerine GEÇMİŞ
- PAT ile PAT ile PAT
( Yassı, basık. İLE Yassı bir şeyle vurulunca çıkan ses. İLE Bileşikgillerden, kasımpatına benzeyen bir çiçek. | Bu çiçeğin biçiminde elmas iğne. )
- PAT ile PATA ile PATİ ile PAT KÜT ile PAT PAT ile PAT SAT ile PAT BURUN
- PATA ile PATA[İt.]
( Büyük ayaklı. [PATAGONYA < PATA] İLE Oyunda, yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma. )
- PATALYA[İt.] ile DİNGİ
( İki küreği de bir kişi tarafından çekilen, birden üç çifteye kadar olan savaş gemisi sandalı. İLE Çifte kürekli, küçük patalya. )
- PATEN ile PATENT
( Buz üstünde kaymak için kullanılan, çoğunlukla, tabanına, dar ve uzun bir çelik takılı ayakkabı. | Bu ayakkabının düz yerlerde kaymakta kullanılan tekerlekli türü. İLE Bir buluşun ya da o buluşu uygulama alanında kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge. | Uyrukluk belgesi. | Gemilere, ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge. | Bir durum ya da bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme. )
- PATEN ile PATENT ile PATENCİ/LİK ile PATENT HAKKI ile PATENT DAMGASI
- PATENT[İng.] değil/yerine/= AÇIK | BULUŞ BELGESİ
- PATENT ile YARARLI/FAYDALI MODEL ile TASARIM
( )
- PATENT[İt.] ile MARKA[İt. < Alm.]
( Bir buluşun ya da o buluşu uygulama alanında kullanma hakkının bir kimseye ait olduğunu gösteren belge. | Uyrukluk belgesi. | Gemilere, ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge. | Bir durum ya da bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme. İLE Resim ya da harfle yapılan işaret. | Bilet, para yerine kullanılan metal ya da başka şeyden parça. )
- PATIENT :/yerine HASTA, SABIRLI
- PATİK ile GANİMET
( BOOTIES vs. BOOTY )
( غنايم ile غنيمت ile غارت )
( GHENAYM ile GHENYMAT ile GHART )
- PAYİTAHT[Fars.] değil/yerine/= BAŞKENT
- PAYMENT :/yerine ÖDEME
- PAZAR ile KENT
( Ticaret/alışveriş sabit değilse. İLE Ticaret/alışveriş sabitse. )
- PAZIBENT[Fars.] değil/yerine/= KUŞAK/KOLÇAK
( Belirli bir amaçla, kola geçirilen, enli kuşak, kolçak. )
- PAZUBENT ile PAZUBENTLİ
- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]
- PEKİŞTİRME ile PEKİŞTİRMELİ ile PEKİŞTİRME ÜNLÜSÜ ile PEKİŞTİRMELİ ZARF ile PEKİŞTİRMELİ ÖZNE ile PEKİŞTİRMELİ SIFAT
- PEKMEZ'LERDE:
HURMA ile/ve KAYISI ile/ve DUT ile/ve ÜZÜM ile/ve KEÇİBOYNUZU/HARNUP ile/ve ANDIZ ile/ve KIZILCIK
( )
- PELET ile ...
( PRİNA POSASI )
- PENDANT[İng.] değil/yerine/= ASKI
- PENETRAN/PENETRANT[İng.] değil/yerine/= DELICİ | İÇEGEÇEN
- PEPT- ile/||/<> -PEPSİA
( Sindirim. İLE/||/<> Özel bir sindirim tipi ile ilgili. )
- PER ile PERİ ile PERT ile PERİLİ ile PERULU ile PERİ OYUNU ile PERİ MASALI ile PERİ MASASI ile PERİ PİRAMİDİ ile PERİ HASTALIĞI
- PERFECT :/yerine MÜKEMMEL
- PERFORAN/PERFORANT[İng.] değil/yerine/= DELICİ
- PERİDOT ile/||/<> AMETİST
( Zeytin yeşili renkte bir olivin türü. İLE/||/<> Mor renkte bir kuvars türü. )
- [Fr.] PERİDOT ile PERİDOTİT
( Olivin. İLE Olivin ve piroksenden oluşmuş magma taşı. )
- PERİDOT ile/||/<> SFEN
( Zeytin yeşili renkte bir olivin türü. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve yüksek dispersiyona sahip bir mineral. )
- PERİDOT ile/||/<> ZİRKON
( Zeytin yeşili renkte bir olivin türü. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )
- PERİTONİT ile/||/<> APANDİSİT
( Karın zarı yangısı. İLE/||/<> Apandisin yangılanması. )
- PERLİT ile PERLİTLİ
- PERMANAT[Fr.] ile PERMANGANAT[Fr.]
( Saçların, uzun süre dalgalı kalmasını sağlamak için uygulanan işlem. İLE Mikrop öldürücü olarak kullanılan, suda eriyiği menekşe renginde bulunan, potasyum permanganatın kısa adı. )
- PERMANENT :/yerine KALICI
- PERMISSION/MAY vs. PROBABILITY/MIGHT
- PERMIT :/yerine İZİN VERMEK
- PEROVSKİTE İLE SPİNEL İLE GARNET ile/||/<> OKSİT YAPILARI
( Önemli metal oksit kristal yapıları. )
( Formül: ABO₃ (perovskite) )
- PERSISTAN/PERSISTENT[İng.] değil/yerine/= İNATÇI
- PERSON vs. CONCEPT/EVENT
- [not] PERSONAL REQUEST vs./and GOOD REQUEST
- PERSONEL ile MÜRETTEBAT
- PERT[Fr. < PERTE] değil/yerine/= DEĞERSİZLEŞME, ZARAR
- PES/FOOT[İng.] değil/yerine/= AYAK
- PES ile PESO ile PEST ile PES SES ile PES PERDE ile PES SESLİ/LİK
- PESEND[Fars.] ile/ve/||/<> -PESEND[Fars.]
( Beğenme, seçme. | Bir çeşit iğne işi. | Esmerleşmiş/mat altın. | Mushaflarla yazmaların ilk sayfalarıyla sure ya da bahis başlarında boya ile perdâh edilerek altınla karışık yapılmış olan biçimler. İLE Beğenen, beğenmiş.[MÜŞKÜL-PESEND: Güç beğenir. | HOD-PESEND: Kendini beğenmiş.] )
- PESİMİST/PESSIMIST[İng.]/BEDBİN[Fars.] değil/yerine/= KARAMSAR/KÖTÜMSER
- PEŞİN FİYAT değil/yerine/= ÖN EDER
- PEŞİNAT değil/yerine/= ÖN ÖDEME
- PEŞİNAT ile PEŞİNATSIZ
- PET :/yerine EVCİL HAYVAN
- PET ile/||/<> SPECT
( PET pozitron çift gamma İLE SPECT tek gamma dönen kamera. )
( Formül: β⁺ → 2γ İLE γ )
- PEYGAMBER ve ÜMMET
- PEYKE[Fars. < PAYGÂH]/SEKİ/KEREVET[Yun.] değil/yerine/= SEDİR/SALACAK
( Genellikle eski kahvelerde ve evlerde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir. )
- PHENOMENON vs. FACT
- PHOTOSENSİTİZER İLE QUENCHER İLE FRET ile/||/<> ENERJİ TRANSFER
( Moleküller arası enerji aktarım mekanizmaları. )
( Formül: E ∝ 1/r⁶ (FRET) )
- PHOTOSENSİTİZER ile/||/<> PHOTOCATALYST
( Sensitizer enerji transfer, catalyst reaksiyonu katalizler. )
( Formül: [Ru(bpy)₃]²⁺ İLE TiO₂ )
- PHP'DE:
ECHO ile PRINT
( Echo, print'e göre işlemciyi daha verimli kullanır. )
- PHYSICIAN vs. PHYSICIST
- PİGME ile ABORJİN ile AINU ile İNUİT
( Afrika yerlisi. İLE Yeni Zelanda yerlisi. [Lat.: Roma'lıların ilk ataları. | Yerliler. | İlk oturanlar.] İLE Japonya yerlisi. İLE Kuzey Amerika yerlisi. )
- PİGMENT[Fr. < Lat.] PİGMENTLERİN TEMEL RENKLERİ
( Canlı bir organizmanın oluşturduğu, ona özel bir renk veren kimyasal madde. İLE Siyah, mor, kırmızı, mavi. )
- [Fr. < Yun.] PİLOT ile PİLOT
( Bir hava taşıtını kullanmak ve yönetmekle görevli kişi. İLE Deneme niteliğinde olan. )
- PILOT :/yerine PİLOT
- PIM/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ
- PİRAMİD
( PYRAMID )
- PİRAMİT ile KIZIL/KIRMIZI PİRAMİT
- PİRAMİT ile/<> KONİ
( THALES KURAMI: Piramidin yüksekliğini bulmak için yere dikilen bir çubuğun gölgesinin uzunluğunun, çubuğun uzunluğuna eşit olmasını beklemek ve o anda piramidin gölgesinin uzunluğunu ölçerek piramidin yüksekliğinin ölçülmesi. )
( PYRAMID vs./<> CONE )
- PİRAMİT ile PİRAMİTLİ
- PİRAMİT ile/ve/||/<> YILDIZ
( PYRAMID vs./and/||/<> STAR )
- PİRE ile BİT
( Bit yiğitte, pire itte bulunur. [Rüstem Paşa'nın, Cüzzam'lı olmamasına bağlı olarak söylendiği varsayılmaktadır.] )
( [argo] ... ile MACAR )
( YAVŞAK: Bit yavrusu. )
( BÜRGÛS[çoğ. BERÂGÎS], HADÛŞ[: Sinek. | Pire.] ile KAML/KAMLE, KEHLE
MASS-I ADÎM-ÜL-CANÂHİYYE: Pireler. )
( ... ile ŞÜPÜŞ )
( FLEA vs. LOUSE [YOUNG LOUSE]
XENOPYSLLA )
( PULEX IRRITANS cum PEDICULUS )
( ... ile MACAR )
- PIRPIRLAMAK ile PIRPIRLANMAK ile PIRPI ile PIRPIR ile PIRPIT ile PIRPITÇI
- PIRPIT ile PIRTI
( Eski püskü, değersiz, işe yaramayan. | Bazı pehlivanların, güreşte, kispet yerine giydikleri, kalın bezden yapılmış don. İLE Değersiz şey, eşya. | Ufak tefek ev eşyası. | Basma ve ketenden, yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. )
- PİS ile PİSİ ile PİST ile PİS SU ile PİS PİS ile PİS SÖZ ile PİS BIYIK ile PİSİ PİSİ ile PİS LAKIRTI ile PİSİ BALIĞI ile PİSİ PİSİNE ile PİS SU BORUSU ile PİS SU TESİSATI
- PİŞİRME ile KARBONAT
( BAKING vs. BAKING SODA )
( طبخ ile جوش شيرين )
( TABKH ile JOOSH SHYRYNE )
- PİŞMANLIK değil/yerine ÜMİT
- PİST[Fr.] ile/||/<>/> APRON[Fr.]
( Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit. | Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. İLE Uçakların inip kalktığı pist. )
- PİST[Fr. < PISTE] ile/ve/||/<> KULVAR[Fr. < COULOIR]
( Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit. | Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. İLE/VE/||/<> Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. | İçinde bulunduğu ya da ilgili olduğu alan. )
- PİST ile PİST[Fr.]
( Kedileri kovmak için kullanılan söz. İLE Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında, uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan, özel olarak hazırlanmış şerit. | Yarışlar ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. )
- PİSUVAR[Fr. PISSOIR] ile/ve/||/<>/< BİSİKLET ile/ve/||/<>/< MERDİVENDEN İNEN KADIN
( 1917 ile/ve/||/<>/< 1913 ile/ve/||/<>/< 1912 )
(
ile/ve/||/<>/<
ile/ve/||/<>/<
)
(1996'dan beri)