Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 10.004 başlık/FaRk ile birlikte,
10.004 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/41)


- JUSTICE :/yerine ADALET


- JUVENİLE BEHÇET ile/||/<> ERİŞKİN BEHÇET

( Juvenile Behçet 16 yaş öncesi başlar İLE erişkin Behçet 20-40 yaş arası başlar. Juvenile formda nörolojik tutulum daha sık İLE erişkinde vasküler tutulum daha yaygındır. İkisi de benzer tanı kılavuzları İLE juvenile form daha agresif tedavi gerektirir. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- KAÂT ile/||/<> OYMA AJUR

( Oyma. Herhangi bir biçim ya da yazının kâğıttan oyarak çıkarılmasıyla oluşturulan bir süsleme sanatı. Oyulup çıkarılarak başka yere yapıştırılır.["Erkek oyma", oyulan bölüme ise "dişi oyma" denilir.] İLE/||/<> Delikli olarak uygulanan süsleme biçimi. )


- KABA ile/ve/||/<>/> KUBAT

( ... İLE/VE/||/<>/> Kaba, biçimsiz. | Davranışları kaba olan. )


- KABAHAT ile KABAHATLİ/LİK ile KABAHATSİZ/LİK


- KABÂHAT ile/değil/yerine/= SUÇ

( Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet. | Hafif hapis, para cezası ya da meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç. İLE Törelere, ahlâk kurallarına aykırı davranış. | Yasalara aykırı davranış. )


- KABAK ile JACKFRUIT

( ... İLE Tayland'da yetişen, iri kabağa benzeyen bir meyve.[Dünya üzerinde ağaçta yetişen en büyük meyvedir.] )


- KABARTMA TOZU ile SODYUM BİKARBONAT

( BAKING POWDER vs. BAKING SODA )


- KABİLİYET ile KABİLİYETLİ/LİK ile KABİLİYETSİZ/LİK


- KABİLİYET[Ar.] değil/yerine/= YETENEK/BECERİ


- KÂBİLİY(Y)ET değil/yerine/= YETENEK


- KABİN[Fr. < CABINE] ile KABİNE[Fr. < CABINET]["KABİ:NE" değil KABİNE]

( Küçük, özel bölme. | Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde, küçük bölme. | Uçakta, yolcuların oturduğu bölüm. | Plajda, soyunma yeri. İLE Bakanlar Kurulu, hükûmet. | Hekim muayenehanesi. | Bölüm/kabin. | Tuvalet/helâ. )


- KABLELMİLAT değil/yerine/= MİLÂTTAN ÖNCE


- KABUKLANMAK ile KABUKLAŞMAK ile KABUK ile KABUKLU ile KABUKSUZ ile KABUKLULAR ile KABUKLU BİT ile KABUK BİLİMİ ile KABUK KAHVESİ ile KABUK YÖNETİM ile KABUK BÖCEKLERİ ile KABUK DEĞİŞTİRME


- KABUKLULAR:
İSTİRİDYE(SELCE[Ar.], SADEF[Fars.], OYSTER[İng.], OSTREA EDULIS[Lat.]) ile MİDYE/BELEHU'L-BAHR[Ar.]/MUSSEL[İng.] ile SHELL ile KTENIA ile LANGUST(İN)[Lat. PALINURUS VULGARIS] ile KARAVİDES(/KEREVİT) ile KRILL ile PAVURYA ile KARİDES[Yun.](SHRIMP) ile KREOPEK

( MISRÂ': İstiridye gibi deniz kabuklularından kabuklarının her biri. )

( İstiridyeler, doğal ortamlarında 80 yıla kadar yaşayabilirler. )

( İstiridyelerin bir inciyi tamamlamaları 15 - 20 yıllarını alır. [1 ton istiridyeden ancak 3 inci çıkar. Mükemmel küre biçiminde olma olasılıkları ise milyonda birdir.] )

( İstiridye )


- KABUL ile/ve MERHAMET

( ACCEPTANCE vs./and MERCY )


- Kabut et! ve SUS!!!


- KABZ değil/yerine/>< FERÂGAT


- KABZİYET ile GAZAP

( Allah'ın verdiği sıkıntı. İLE Kuldan kaynaklanan sıkıntı. )


- KAÇAK ile SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ İŞ ile SÖZLEŞMELİ ile KASILABİLİR ile KONTRAKTİLİTE ile MÜTEAHHİTLİK ile SÖZLEŞME TARAFI ile KASILMA ile MÜTEAHHİT ile SÖZLEŞMEYE BAĞLI ile YALANLAMAK ile KENDİSİYLE ÇELİŞMEK ile ÇELİŞKİ ile ÇELİŞKİLİ ile MEKANİZMA ile ZITLIK ile AYKIRI ile AKSİNE ile AKSİNE ile ZITLIK

( CONTRABAND vs. CONTRACT vs. CONTRACT WORK vs. CONTRACTED vs. CONTRACTILE vs. CONTRACTILITY vs. CONTRACTING vs. CONTRACTING PARTY vs. CONTRACTION vs. CONTRACTOR vs. CONTRACTUAL vs. CONTRADICT vs. CONTRADICT ONESELF vs. CONTRADICTION vs. CONTRADICTORY vs. CONTRAPTION vs. CONTRARIETY vs. CONTRARIOUS vs. CONTRARY vs. CONTRARY TO vs. CONTRAST )

( اجناس قاچاق ile موافقتنامه ile مبتلا شدن ile به مقاطعه دادن ile مقاطعه ile هم کشيدن ile منقبض شدن ile منقبض کردن ile ترنجيدن ile مقاطعه کردن ile پيمان ile کنترات کردن ile عقد ile عهدنامه ile موافقت نامه ile کنترات ile پيمان کاري ile منقبض ile ادغام شونده ile قابل انقباض ile قابلت انقباض ile قابليت انقباض ile پيمان کار ile متعاهد ile همکشي ile انقباض ile گرفتگي ile ادغام ile مقاطعهکار ile مقاطعه کار ile پيماني ile مقاطعه اي ile عهدي ile ماهده اي ile کنتراتي ile تناقض داشتن ile خلاف گفتن ile ضد و نقيض گفتن ile مغايرت ile نقيضه ile تباين ile تناقض ile ناقض ile مباين ile مغاير ile نقيض ile تناقض دار ile متناقض ile تمهيد ile ضد و نقيض ile عناد آميز ile ضد ile معکوس ile خلاف ile عکس ile مباينت ile کنتراست )

( AJENAS GHACHAGH ile MOVAFEGHTENAMEH ile MOBTELA SHODAN ile BAH MOGHATEH DADAN ile MOGHATEH ile NPAM KESHYDAN ile MONAGHABZ SHODAN ile MONAGHABZ KARDAN ile ترنجيدن ile MOGHATEH KARDAN ile PEYMAN ile KONTERAT KARDAN ile AGHAD ile EADNAMEH ile MOVAFEGHT NAMEH ile KONTERAT ile PEYMAN KARY ile MONAGHABZ ile EDGHAM SHVANDEH ile GHABEL ENGHABAZ ile GHABLAT ENGHABAZ ile GHABELYT ENGHABAZ ile PEYMAN KAR ile MOTEANPAND ile همکشي ile ENGHABAZ ile GARAFTAGY ile EDGHAM ile MOGHATEAKAR ile MOGHATEH KAR ile پيماني ile MOGHATEH AY ile عهدي ile MANPANDEH AY ile KONTERATY ile TANAGHZ DASHTAN ile KHLAF GOFTAN ile ZED VE NAGHYZE GOFTAN ile MOGHAYRAT ile نقيضه ile تباين ile TANAGHZ ile NAGHZ ile مباين ile MOGHAYR ile NAGHYZE ile TANAGHZ DAR ile MOTENAGHZ ile TAMEHYD ile ZED VE NAGHYZE ile ANAD AMYZ ile ZED ile MAKOOS ile KHLAF ile AKS ile مباينت ile KONTERAST )


- KÂD[Ar.] ile KADD[Ar.] ile KÂD[Ar.]

( Mahzûn olma. İLE Boy. İLE Hırs. )


- KADD[Ar.] ile KATT[Ar.]

( Uzunlamasına kesmek. İLE Enine kesmek. )


- KADER-KISMET


- KADER ile/ve/değil/||/<>/< AKIBET


- KADER ile/ve/<> FITRAT


- KADÎ/KADI/KAZI[Ar. < KAZÂ | çoğ. KUZÂT]["ka" uzun okunur] ile KADİH[Ar. < KADH]["ka" uzun okunur]

( Yapan, yerine getiren. İLE Kötüleyici, zemmedici. )


- KÂDI ile MÜÇTEHİT[Ar.]

( Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları. İLE Ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü. )


- KADÎM SANAT değil KADÎM KÜLTÜRLERİN SANATI

( Tiyatro[< değişim] )


- KADİM ile KADİMİ ile KADİM DOST


- KADIN ve ERKEK:
EŞİT ile/ve/değil/||/<>/>/< EŞ

( Eşitlik, ancak hak ve koşullar/olanaklar itibariyle, tüze ve tıpta geçerli olmak üzere, hâkim ve hekim önünde söz konusudur.

Hiçkimse de kimseyle kıyaslanamaz ve ölçülendirilemezdir. Kadın ve erkek "farkı/ayrımı" ise anlamsız bir genelleme sonucunda oluşan gereksiz, yersiz, karşılıksız, anlamsız ve boş bir "çabadır"/zorlamadır. )


- KADÎR[Ar. < KUDRET] ile KADİR["ka" uzun okunur] ile KADR[Ar.]

( Tükenmez kudret sahibi olan Allah.[Allah'ın adlarından] İLE Güçlü, kuvvetli, kudretli, kudret sahibi. | Allah. İLE Değer, itibar. | Onur, şeref, haysiyet, meziyet. | Derece, rütbe. | Yıldızları, parlaklık derecelerine göre birbirinden ayırdetmek için yapılan sınıflandırmada her dereceden biri.[Birinci kadirden(en parlak) altıncı kadire kadar olan yıldızlar gözle görülebilir; teleskobun kuvveti arttıkça daha küçük kadirdeki yıldızları görmek olanaklıdır.][Güneşin parlaklığı sıfırıncı kadirdendir.] )


- KÂDİR[Ar.] ile MUKÎT[Ar.]


- KADRAN/QUADRANT[İng.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR


- KAFA ile BAŞ AĞRISI ile BAŞ VE AĞIZ ile BAŞ UŞAK ile BAŞ AŞÇI ile BAŞÖRTÜSÜ ile BAŞ DAMAT ile BAŞ YARGIÇ ile BAŞ METRESİ ile RAHİM BAŞI ile KAFA PARÇASI ile KAFA PİMİ ile MERKEZ ile KAFA DESTEĞİ ile KAFA TIRAŞI ile KAFA DURAK ile KAFA TAŞI ile KAFA YOLU ile KAFA RÜZGARI ile KAFA İŞİ

( HEAD vs. HEAD ACHE vs. HEAD AND MOUTH vs. HEAD BUTLER vs. HEAD CHEF vs. HEAD COVERING vs. HEAD GROOM vs. HEAD JUDGE vs. HEAD MISTRESS vs. HEAD OF UTERUS vs. HEAD PIECE vs. HEAD PIN vs. HEAD QUARTERS vs. HEAD REST vs. HEAD SHAVING vs. HEAD STALL vs. HEAD STONE vs. HEAD WAY vs. HEAD WIND vs. HEAD WORK )

( باسرتوپ زدن ile رئيس ile راس ile سر ile باشي ile دک ile رائس ile سردرد ile دک و دهن ile سرپيشخدمت ile سر آشپز ile مغرف ile ميرآخور ile سرحکم ile خانم رييس ile سيبک ile قسمت بالا ile سنجاق سر ile مرکز کار ile زيرسري ile سرتراشي ile کله گي ile سنگ قبر ile سنگ بنياد ile سنگ زاويه ile بلندي طاق ile باد مخالف ile فکر روشن )

( BASARTOP ZADAN ile رئيس ile RAS ile SAR ile BASHY ile DAK ile رائس ile SARDARD ile DAK VE DAHAN ile سرپيشخدمت ile SAR ASHPAZ ile مغرف ile MYRAAKHOR ile SARAHKAM ile KHANAM RYYS ile SYBAK ile GHASMAT BALA ile SANJAGH SAR ile MARKZ KAR ile ZYRASARY ile سرتراشي ile KALEH GY ile SANG GHBAR ile SANG BANYAD ile SANG ZAVYYEH ile BALANDY TAGH ile BAD MOKHALEF ile FEKAR ROSHEN )


- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]


- KÂFİL[Ar. < KEFÂLET] ile KÂFİR[Ar. < KÜFR, KÜFRÂN(:
örten, setr eden) | çoğ. KÂFİRÛN, KEFERE, KÜFFÂR] ile KAFR[Ar. çoğ. KUFÂR]

( Üstüne alan, kefâlet eden. | Ödeyen, kefil olan. İLE Hakk'ı tanımayan/bilmeyen. | Allah'ın varlığına ve birliğine inanmayan. | Küfreden/küfredici. | İyilik bilmeyen, nankör. | [mecaz] Zeki, becerikli, kurnaz, yaman, cana yakın, sevimli. İLE Susuz, otsuz, ıssız çöl. )


- KÂFİR ile MÜLHİD[< LÂHD]

( ... İLE Allah'ı inkâr eden, dinsiz. )


- KAFTAN ile/ve/değil/||/<> HİLAT

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sultanların, gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaştan yapılmış kaftan. )


- KAFUR ile KAFURAT ile KÂFUR

( CAMPHOR vs. CAMPHORATE vs. CAMPHORATED )

( کافور ile عرق کافور زدن ile کافوري )

( KAFOR ile ARAGH KAFOR ZADAN ile کافوري )


- KÂĞIT ile ABADİ[Fars.]

( ... İLE Kalınca ve açık saman renginde, yarı mat bir kâğıt türü. )


- KÂĞIT ile AYDINGER[< EIDINGER özel adından]

( ... İLE Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt. )


- KÂĞIT ile/>< ÇELİK YÜNÜ

(

Özellik Kâğıdın Yanması Çelik Yününün Yanması
Kimyasal Süreç
  • Kâğıt, çoğunlukla selülozdan [C6H10O5]n oluşur.
  • Selüloz, oksijenle [O2] tepkimeye girerek karbondioksit [CO2] ve su [H2O] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: C6H10O5 + 6 O2 → 6 CO2 + 5 H2O + enerji
  • Çelik yünü esas olarak demirden [Fe] oluşur.
  • Demir, oksijenle [O2] tepkimeye girerek demir(III) oksit [Fe2O3] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: 4 Fe + 3 O2 → 2 Fe2O3 + enerji
Yanma Ürünleri Karbondioksit [CO2] ve su [H2O] Demir[III] oksit [Fe2O3]
Kütle Değişimi
  • Kâğıdın kütlesi azalır çünkü karbon ve hidrojen gaz biçiminde atmosfere salınır.
  • Az oranda kül kalır, bu da yanmamış mineral nesnelerden oluşur.
  • Çelik yününün kütlesi artar çünkü demir, havadaki oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik [demir oksit] oluşturur.
Karşılaştırma
  • Reaksiyon: Selüloz [organik nesne] yanar.
  • Ürünler: CO2 ve H2O.
  • Kütle Değişimi: Kütle azalır, çünkü karbon ve hidrojen, gaz biçiminde atmosfere salınır. Küçük oranda kül kalır.
  • Reaksiyon: Demir [metal] oksitlenir.
  • Ürünler: Fe2O3 [demir(III) oksit].
  • Kütle Değişimi: Kütle artar, çünkü demir, oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik oluşturur.
)


- KÂĞIT ve/||/<>/> GAZETE ve/||/<>/> ROMAN

( [olmasaydı, ...] Kapitalizm olmazdı. VE/||/<>/> Ulus olmazdı. VE/||/<>/> Birey olmazdı. )

( "Kitap, Kütüphane, Yazı, Okuma Kültürü, Yayıncılık" Konulu Kitaplar )


- KÂĞIT ve/||/<>/> KİTAP

( Gibi sessiz. VE/||/<>/> Gibi dolu. [olmayı yeğle(yebil)menin önemi/önceliği] )


- KÂĞIT ile KONÇİNA[Yun.]

( ... İLE İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları. )


- KÂĞIT ile KUŞEKÂĞIDI/PAPYEKUŞE[Fr. < COUCHE]

( ... İLE Kalın, ağır gramajlı parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan bir tür kâğıt. )


- KÂĞIT ile PAPİRÜS[Yun. < Lat.]

( Hiçbir kağıt parçası, 7 kezden fazla ikiye katlanamaz. )

( ... İLE Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki. | Eski Mısır'lıların, papirüs saplarından yaptığı kâğıt. | Bu kâğıda yazılmış el yazması. )

( PAPER vs. PAPYRUS )

( ... cum CYPERUS PAPIRUS )


- KÂĞIT ile PELÜR[Fr.]

( ... İLE Daktiloda, yazıyı çoğaltmak için kullanılan için kâğıt. )


- KAĞIZ[Azr.] = KÂĞIT[Tr.]


- KAHİR EKSERİYET[Ar.] değil/yerine/= EZİCİ ÇOĞUNLUK


- KAHİR ile KAHİR EKSERİYET


- KAHR[Ar.] ile KUDRET[Ar.]


- KÂİN[Ar.] ile SÂBİT[Ar.]


- KÂİNÂT ile/ve/||/<> ÂLEM

( Ol(un)an. İLE/VE/||/<> Bil(in)en. )

( (B)ilim. İLE/VE/||/<> Bilinen kainat. )


- KÂİNAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= EVREN

( Ay altı [olan/lar(/kâin)]. İLE/VE/<> Ay üstü. )


- KÂİNAT ve/<> KANAAT


- KÂİNÂT ile/ve MEVCÛDÂT


- KAİNÂT ve MÜVELLEDÂT


- KAKTÜS ile/ve/değil SUKKULENT


- KÂL ve/> HÂL ve/> SÜKÛT


- KALAFAT ile KALAFATÇI ile KALAFATLAMA

( CAULK vs. CAULKER vs. CAULKING )

( بتونه کردن ile آب بندي کردن ile آبگيري کردن ile بتونهگيري کردن ile بتونه کار ile درزگيري ile آب بندي )

( BETONEH KARDAN ile AB BANDY KARDAN ile ABGYRY KARDAN ile BETONEKGYRY KARDAN ile BETONEH KAR ile DARZGYRY ile AB BANDY )


- KALAFATLAMAK ile KALAFATLANMAK ile KALAFAT ile KALAFATLI ile KALAFATÇI/LIK ile KALAFATSIZ ile KALAFAT YERİ ile KALAFATÇILAR ile KALAFAT KALEMİ


- KALÇA/PELVİS ile KIÇ/BÜZÜK(GÖT[< GÖDEN]/DÜBÜR,DÜBR/VERÂ'/MAKAT/MÂBAD/ŞERC/ANÜS/REKTUM)

( TEDBİR[< DÜBÛR]: Bir şeyi te'min edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kul iradesi. )

( HIP/HAUNCH/HUCKLE/NATES vs. BUTTOCK(/ASS/ARSE) )


- KALE ile/ve/||/<>/> RİBAT

( İlk yapı türü. )

( )


- KALE ile UZAK DUR ile KONTROL ALTINDA TUTMAK ile HABERDAR OL ile SIR OLARAK SAKLAMAK ile HABERSİZ KALMAK ile GÖZETİM ALTINDA TUTMAK ile BEKLEMEYE DEVAM ET

( KEEP vs. KEEP ALOOF vs. KEEP IN CONTAINMENT vs. KEEP INFORMED vs. KEEP SECRET vs. KEEP UNAWARE vs. KEEP UNDER WATCH vs. KEEP WAITING )

( نگهداري کردن ile نگه داشتن ile حفظ نمودن ile حفظ کردن ile نگاهداري ile فاصلهگرفتن ile محدود نگاهداشتن ile در جريان گذاشتن ile پرده پوشي کردن ile غافل کردن ile تحت نظر داشتن ile زير نظر داشتن ile منتظر کردن ile علاف کردن )

( NAGEIDARY KARDAN ile NAGEH DASHTAN ile HAFZ NEMUDAN ile HAFZ KARDAN ile NEGAHODARY ile FASLEHGARAFTAN ile MAHDUD NEGAHODASHTAN ile DAR JARYAN GOZASHTAN ile PARDEH PUSHY KARDAN ile GHAFEL KARDAN ile TAHAT NAZAR DASHTAN ile ZYR NAZAR DASHTAN ile MONTAZAR KARDAN ile ALAF KARDAN )


- KALIPLAMAK ile KALIPLANMAK ile KALIPLATMAK ile KALIPLAŞMAK ile KALIPLAŞTIRMAK ile KALIP/LIK ile KALIPLI/LIK ile KALIPÇI/LIK ile KALIPSIZ/LIK ile KALIPLICA ile KALIPSIZCA ile KALIP KIYAFET ile KALIP SİGARASI ile KALIPLI KIYAFETLİ ile KALIPSIZ KIYAFETSİZ


- KALIT ile KALITÇI/LIK ile KALITSAL/LIK


- KALP GÖZÜ(FUAD, BASİRET) ile/ve GÖZ

( ... İLE/VE Can alıp, veren. [Azrail] )

( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )


- KALSİT ile/||/<> ARAGONİT

( Kalsiyum karbonat minerali. İLE/||/<> Kalsiyum karbonatın bir diğer polimorfüdür. )


- KALSİYUM ile KALSİYUMLU ile KALSİYUMSUZ ile KALSİYUM OKSİT ile KALSİYUM FOSFAT ile KALSİYUM KLORÜR ile KALSİYUM KARBONAT


- KAMAROT[İt. < CAMAROTO] ile HİZMET GÖREVLİSİ/HİZMETÇİ

( Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli. İLE ... )


- KAMET[Ar.] ile GAMET[Fr. < Yun.]

( Boy. | Camide, namaza kalkmak için okunan ezan. İLE Eril ya da dişil üreme gözesi. )


- KÂMET[Ar.] ile KÂMET[Ar.]

( Boy, endam. İLE Farz olan namazdan önce okunan iç ezan. )


- KAMET ve KIYÂMET


- KÂMİL/MUKAYYEDÂT ile EKSİK/MUTLÂKÂT

( Vurmalı sazlar dışındaki telli ve nefesli sazlar için geçerlidir. )


- KAMYON ile KAMYONET

( Motorlu büyük yük taşıtı. | Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan. İLE Yük taşıyan küçük kamyon, pikap. )


- KAMYONET ile KAMYONETÇİ/LİK


- KANAAT ile/ve/||/<> KALENDER


- KANAAT ile KANAATLİ/LİK ile KANAATSİZ/LİK ile KANAATSİZCE


- KANAAT değil/yerine/= KANI/KANIKLIK


- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT


- KANÂ'AT[Ar.] ile KASD[Ar.]


- KANAAT ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM


- KANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAKÎN


- KANAAT ile/ve/<>/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH


- KANAMA:
YERLEŞME ile/ve/||/<> ÂDET

( Gebe kaldıktan yaklaşık 10 - 14 gün sonra oluşan az miktarda hafif lekelenme ya da kanama olarak tanımlanır. [Bu durum, gebelikte rahim duvarına yumurtanın yerleşmesi sırasında ortaya çıkar ve genellikle uzmanlar tarafından normal karşılanır.][Döllenmiş yumurtanın rahmin iç tabakasına yapışmasıyla oluştuğu düşünülen hafif bir kanama türüdür.][Genellikle kendi kendine durur ve özel bir tedavi gerektirmez.] İLE/VE/||/<> ... )


- KANAT ile/ve/değil/||/<> ANGIÇ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Araca daha fazla yük yüklemek üzere yanlarda oluşturulan parmaklık, kanat. )


- KANAT ile/değil KANAAT

( Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan örgen. | Balıklarda yüzgeç. | Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. | Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. | Yan, taraf. | Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. | Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. | Angıç. | Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. | Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. İLE/DEĞİL Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. | Kanma, inanma. | Kanış, kanı, inanç, düşünce. )


- KANAT ile SİNEKLİK ile SARKIK

( FLAP vs. FLAPPER vs. FLAPPY )

( بال زدن ile پرزدن ile زبانه کفش ile پرپرزدن ile صداي چلپ ile آويخته وشل ile مگس پران ile جوجه اردک ile گل وگشاد ile آويزان وگشاد )

( BAL ZADAN ile پرزدن ile ZABANEH KAFSH ile PARPARZADAN ile SADAY CHELP ile AVYKHTEH VESHEL ile MAGS PARAN ile JUJEH ORDAK ile GOL VAGASHAD ile AVYZAN VAGASHAD )


- KANATMAK ile KANATILMAK ile KANATLANMAK ile KANATLANDIRMAK ile KANAT ile KANATA ile KANATLI/LIK ile KANATSIZ/LIK ile KANATLILAR ile KANATSIZLAR


- KANCALAMAK ile KANCALANMAK ile KANCA ile KANCACI ile KANCALI ile KANCASIZ ile KANCALI İĞNE ile KANCALI KURT ile KANCA BURUNLU


- KANEPE değil/yerine/= ÇEKYAT


- KANIT ile APAÇIK ile DELİL NİTELİĞİNDE ile AÇIKÇA

( EVIDENCE vs. EVIDENT vs. EVIDENTIAL vs. EVIDENTLY )

( گواهي ile بديهي ile آشکار ile هويدا ile مدرکي ile شهادتي ile نظرا )

( GOVAHY ile BADYYEHY ile ASHKAR ile TEOOYDA ile MADRAKY ile شهادتي ile نظرا )


- KANIT ile/ve/||/<> BİLİMSEL BİLGİNİN OLANAĞI


- KANIT = DELİL = ARGUMENT[İng., Fr., Alm.] = ARGUMENTUM, ARGUERE[Lat.] = ARGUMENTO[İsp.] = APODEIXIS[Yun.]


- KANIT ile/ve İSPAT

( Fizik'te. İLE/VE Matematik'te. )

( EVIDENCE vs./and PROOF )


- KANIT[Ar.] ile KANIT[Ar. < KUNÛT]["ka" uzun okunur] ile KANİT[Ar. < KUNÛT]["ka" uzun okunur]

( Bir şeyin doğruluğu/gerçekliği konusunda kanı verici belge/öğe, delil. İLE Ümidi tamamen sönmüş, ümitsiz, kederli. İLE İtaatli, bağlı, dindar. )


- KANIT ve/||/<>/< KAVRAM

( EVIDENCE and/||/<>/< CONCEPT )


- KANIT ile/ve KAYNAK

( PROOF vs./and SOURCE )


- KANIT ile/ve/||/<> SAĞLAMA


- KANIT ve/<> SONSUZLUK


- KANIT ile/ve/değil/||/<> TANIK


- KANITLAMAK ile KANITLANMAK ile KANITLANDIRMAK ile KANITLAYABİLMEK ile KANIT ile KANITLI ile KANITSIZ/LIK


- KANIT/LAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖSTERGE/LER


- KANSIZLAŞMAK ile KANSIZ/LIK ile KANSIZ CANSIZ ile KANSIZ AMELİYAT


- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER

( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )

( Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798'de Jena'dan, Berlin'de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher'a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin'den Jena'ya, kendinin yanına dönmesi için Friedrich'i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği tartışma sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir. Sonunda, Goethe, tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich, bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir. Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar'dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı... )


- KANT ve/||/<> SCHLEIERMACHER

( bkz. Fakültelerin Çatışması - I. Kant )


- KANTAT[Fr. < CANTATE] ile/değil/yerine İLÂHÎ

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir ya da bu şiirin orkestra eşliğindeki tek ya da çok sesli bestesi. )


- KAOLİN ile/ve/||/<>/< KAOLİNİT

( Porselen yapmakta kullanılan bir tür ak ve gevrek kil. İLE/VE/||/<>/< Arı kilin temel maddesini oluşturan hidratlı alüminyum silikat. )


- KAPAT! ile/ve/||/<> YARDIR!

( "Çok hızlı ya da yoğun yapmak/yaşamak" üzere verilen "destek" ve/ya da coşku "sözleri"... )


- KAPI ile/ve/||/<> GEÇİT


- KAPİTAL ile/ve/||/<>/> KAPİTALİST ile/ve/||/<>/> KAPİTALİZM


- KAPİTAL ile KAPİTALİST ile KAPİTALİZM


- | KAPİTALİZM ve BİREY | ile ULUS/MİLLET

( [ne yazık ki] | Birbirimizden uzaklaş(tır)arak. | DEĞİL/YERİNE/>< Birbirimize yaklaşarak. )


- KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT ETMEK ile TOKMAK ile KAPIYI ÇALMAK ile NAKAVT

( KNOCK vs. KNOCK OFF vs. KNOCKER vs. KNOCKING vs. KNOCKOUT )

( درزدن ile ازکار دست کشيدن ile کوبنده ile دق الباب ile دق ile تغ تغ ile کوبي ile ضربت قاطع ile ضربه فني کردن ile ضربه فني )

( DARZADAN ile AZKAR DAST KESHYDAN ile KOBANDEH ile دق الباب ile DAGH ile تغ تغ ile کوبي ile ZARBAT QATE ile ZARBEH FANY KARDAN ile ZARBEH FANY )


- KAPTAN/LIK ile KAPTAN PAŞA ile KAPTAN KÖŞKÜ ile KAPTAN PİLOT ile KAPTAN KÖPRÜSÜ


- KAPUT[Fr. < CAPUTE] ile KAPUT

( Asker paltosu.| Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak. | Prezervatif. İLE İskambilde el vermeden yenme. | Kötü, bozuk, işe yaramaz. )


- KÂR ile GETİRİM/RANT[Fr.]

( ... İLE Bir mal ya da paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeden sağladığı gelir. )


- KARACAOT = ÇÖREK OTU

( Bir tür çöpleme. | Çörek otu. )

( HELLOBORUS NIGER )


- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK

( BLACK SEA vs. BLACK vs. BLACK A VISED vs. BLACK BILE vs. BLACK BOOK vs. BLACK BOX vs. BLACK CAP vs. BLACK COCK vs. BLACK HOLE vs. BLACK MARKET vs. BLACK MUD vs. BLACK MULBERRY vs. BLACK VEIL vs. BLACKBERRY vs. BLACKBOARD vs. BLACKEN vs. BLACKNESS vs. BLACKSMITH vs. BLACKSMITHING )

( سياه رنگ ile اسود ile سياه رنگي ile لباس عزا ile سيه ile مشکي ile سياه شده ile چرک وکثيف ile ادهم ile سيه چرده ile سوداء ile کتاب سياه ile جعبه سياه ile کلاه سياه ile زياک ile خروس کولي ile هلفدان ile سياهچال ile بازار سياه ile لجن ile شاه توت ile درياي سياه ile پيچه ile تخته سياه ile سياه شدن ile سياه کردن ile سواد ile سياهي ile آهنکر ile آهنگر ile آهنگري )

( SYAH RANG ile اسود ile SYAH RANGY ile LABAS AZA ile SYYEH ile MOSHKY ile SYAH SHODEH ile CHARK VAKSYFE ile ADEHAM ile SYYEH CHARDEH ile سوداء ile KETAB SYAH ile JABEH SYAH ile KOLAH SYAH ile زياک ile KHROS KOLY ile هلفدان ile سياهچال ile BAZAR SYAH ile LAJAN ile SHAH TOUT ile DARYAY SYAH ile PEYCHEH ile TAKHTEH SYAH ile SYAH SHODAN ile SYAH KARDAN ile SAVAD ile SYAHY ile AHANKER ile AHANGAR ile AHANGARY )


- KARADUT ile KARADUT ŞERBETİ


- | KARARSIZLIK ve/ya da KORKAKLIK |
ile/değil/yerine/><
CESÂRET

( | Tehlikeye sokar. VE Ölüme götürür/götürebilir. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zafere taşır. )


- KARAT değil KIRAT[Ar.]

( Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 gramlık ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )


- KARBOKSİLİK ASİT ile ESTER

( -COOH öbeğine sahip organik asitler. İLE -COOR öbeğine sahip organik bileşikler. )


- KARBON ile KARBONDİOKSİT ile KARBON GAZLARI ile KARBON MONOKSİT ile KARBON KAĞIDI ile KARBON ŞERİT ile KARBON BANT ile KARBONAT

( CARBON vs. CARBON DIOXIDE vs. CARBON GASSES vs. CARBON MONOXIDE vs. CARBON PAPER vs. CARBON RIBBON vs. CARBON TAPE vs. CARBONAT )

( کربن ile کاربن ile الماس بيفروغ ile دياکسيد کربن ile دي اکسيدکربن ile گاز کربنيک ile مونو اکسيد کربن ile کاغذ کاربن ile برگردان ile نوار کاربني ile کاربنات )

( KARBAN ile کاربن ile الماس بيفروغ ile DYOKSYD KARBAN ile دي اکسيدکربن ile GAZ KARBANYK ile MONO OKSYD KARBAN ile KAGHZ KARBAN ile BARGARDAN ile NAVAR KARBANY ile KARBENAT )


- KARBONAT ile BİKARBONAT

( CO³²? iyonunu içeren bileşikler. İLE HCO³? iyonunu içeren bileşikler. )


- KARBONAT ile SODYUM KARBONAT

( Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı. | Sodyum bikarbonat. | Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim. İLE Sabun yapımında, temizlik işlerinde kullanılan, güçlü bir alkali tuz.[Na2CO3] )


- KARBONATLAMAK ile KARBONAT ile KARBONATLI


- KARBON/AZOT ile KİYANUS

( ... İLE Doğada serbest olarak bulunmayan fakat çok sayıda nesnenin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz. )


- KARBONDİOKSİT ile/ve/||/<> METAN GAZI

( ... İLE 20 kat daha etkilidir. )


- KARBONDİOKSİT[Fr. < CARBONDIOXYDE] ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> NİTRÖZ OKSİT

( Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz.[CO2] İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Karbondioksitten, 300 kat daha zararlı sera gazı. )


- KARBONDİOKSİT ile/ve/||/<> OKSİJEN

( Gözesolunum sonucu açığa çıkan gaz. İLE/VE/||/<> Fotosentez sonucu açığa çıkan gaz. )

( Hayvanda/n ve insanda/n. İLE/VE/||/<> Bitkide/n. )


- KARBONHİDRAT ile PROTEİN

( Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan organik bileşikler. İLE Karbon, hidrojen, oksijen ve azot içeren organik bileşikler. )

( vs./and/||/<> PROTEIN )


- KARBONİK ile KARBONİK ASİT


- KARBONMONOKSİT ile/ve/||/<>/> KARBONİL[Fr. < CARBONILE]

( 0,97 yoğunluğunda, renksiz, kokusuz, zehirleyici bir gaz. [Bol miktarda ısı açığa çıkararak mavi bir alevle yanar ve hava ile birleşerek birçok uygulama alanı olan patlayıcı bir karışım oluşturur.] [simgesi CO]. İLE/VE/||/<>/> Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit. )


- KARDİYAK AREST/CARDİAC ARREST[İng.] değil/yerine/= KALP DURMASI


- KARDİYAK ARREST ile/||/<> KALP YETMEZLİĞİ

( Kalbin aniden durması. İLE/||/<> Kalbin gövdeye yeterli kan pompalayamaması. )


- KARDİYAK OUTPUT/CARDİAC OUTPUT[İng.] değil/yerine/= KALP DEBİSİ


- KARDİYOMİYOPATİ ile/||/<> PERİKARDİT

( Kalp kasının yapısal ya da işlevsel bozukluğu. İLE/||/<> Kalp zarının yangılanması. )


- [ne yazık ki]
KARGAŞA ile VURTUT

( ... İLE Silah kullanılan kargaşa. | Uzun uzun çekişerek, sıkı pazarlık ederek. )


- KARÎHA[Ar.] ile TABÎ'AT[Ar.]


- KARİKATÜR ile KARİKATÜRİST

( CARTOON vs. CARTOONIST )

( فيلم کارتون ile کارتون ile کاريکاتوريست )

( FEYLAM KARTON ile KARTON ile KARYKATORYSET )


- KARİKATÜRİST ile/ve/değil/yerine ÇİZER


- KARİKATÜRLEŞTİRMEK ile KARİKATÜR/LÜK ile KARİKATÜRCÜ/LÜK ile KARİKATÜRİST


- KARINCA ile/ve AKKARINCA/DİVİK/TERMİT ile/ve ÖTEKİ KÜÇÜK CANLILAR

( Karıncaların bilinen 8000 türü vardır. 130 milyon yıldır yaşıyorlar. İLE 2600 termit türü vardır. )

( Dünyadaki toplam böceklerin %1'ini karıncalar oluşturur. [1 kentilyon olarak hesaplanmıştır.] )

( Günde ancak birkaç dakika uyurlar. )

( Sualtında 19 gün yaşayabilirler. )

( Ağaç karıncası kafası kopuk olarak 24 saat yaşayabilir fakat kolonisi dışında tek başına yaşayamaz. )

( Toplam kütleleri, insanın toplam kütlesinden daha fazladır. )

( Karınca, açgözlülüğü simgeler. )

( KARINCA[< KARNI İNCE]'den geldiği söylenir. )

( KÖRE: Karınca yuvası. )

( NEMLİYYE[Ar.]/FORMICIDÉES[Fr.]: Karıncalar. )

( ŞÜTÜR-MUR[Fars.]: Mitolojik, büyük bir karınca. )

( NEML[çoğ. NİMÂL] ile ... ve ... )

( MÛR[çoğ. MÛRÂN] ile ... ve ...

MÛR[Fars.]: Karınca. | Yoksulluk simgesi. | Pas hastalığı.
MÛRÇE[Fars.]: Küçük karınca. | Metal, maden pası. | Alçak, rezil, değersiz kişi. )

( ANT vs. TERMITE and all other bugs )

( FORMICA cum ... cum ... )

( LA HORMIGA con ... con ... )


- KARİYER ile KARİYERİST ile KARİYERİZM


- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK

( PATTERN PERCEPTION and/<> MOVEMENT PERCEPTION and/<> DEPTH PERCEPTION )


- KARNE[Fr. < CARNET] değil/yerine/= BELGE

( Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. | Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge. )


- KARPİT ile KARPİT LAMBASI


- KARŞI/T ile ÖTEKİ/ÖBÜR(DİĞER)

( OPPOSITE vs. OTHER )


- KARŞILIKSIZ HİZMET ile/ve/<> GÖNÜLLÜ HİZMETÇİLİK


- KARŞIT ile ÇELİŞİK


- KARŞIT ile KARŞI/LIK

( OPPOSITE vs. TO OPPOSE )


- KARŞIT ile/değil MUHATTAB


- KARŞIT = ZIT = CONTRARY[İng.] = CONTRAIRE[Fr.] = KONTRÄR[Alm.] = CONTRARIUS[Lat.] = CONTRARIO/RIA, OPUESTO/TA[İsp.]


- KARŞITLIK = TEZAT, ZIDDİYET = CONTRARIÉTÉ[Fr.] = GEGENSATZ[Alm.] = CONTRARIETAS[Lat.]


- KART ile KART[Fr. < CARTE]

( Gençliği ve körpeliği kalmamış. [>< KÖRPE] İLE Düzgün kesilmiş ince karton parçası. | Birinin kimliğini gösteren, kutlamalarda ya da kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. | Kartpostal. | Bazı yerlere girmek ya da bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. | Oyun kâğıdı. | 9x12 santimetre boyutlarındaki baskılı fotoğraf kâğıdı. | Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. | Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. )


- KART ile KART SÜTUNU ile KART YÜZÜ ile KART ALANI ile KART FORMATI ile KART HAZNESİ ile KART YÜKLEYİCİ ile KART ÇALAR ile KART OYNAMAK ile KART RAFI ile KART OKUYUCU ile KART SIRASI ile KART SİSTEMİ ile KARTON ile KARTON KUTU ile KART KESKİNCİSİ

( CARD vs. CARD COLUMN vs. CARD FACE vs. CARD FIELD vs. CARD FORMAT vs. CARD HOPPER vs. CARD LOADER vs. CARD PLAYER vs. CARD PLAYING vs. CARD RACK vs. CARD READER vs. CARD ROW vs. CARD SYSTEM vs. CARDBOARD vs. CARDBOARD BOX vs. CARDSHARPER )

( شانه کردن ile کارت ile ستون کارت ile رويه کارت ile ميدان کارت ile قالب کارت ile ناودان کارت ile کارت بارکن ile ورقباز ile ورق بازي ile طاقچه کارت ile جاي کارت ile کارت خوان ile سطر کارت ile سيستم کارتي ile مقواي نازک ile مقوا ile جعبه مقوايي ile قمارباز متقلب )

( SHANEH KARDAN ile KART ile SETON KART ile ROYYEH KART ile MYDAN KART ile GHALEB KART ile NAVDAN KART ile KART BARKAN ile ورقباز ile VARGH BAZY ile TAGHCHEH KART ile JAY KART ile KART KHAN ile SATAR KART ile SYSETAM KARTY ile MOGHAVAY NAZAK ile MOGHAVA ile JABEH MOGHAVAYY ile GHAMARBAZ MOTEGHALAB )


- KARTON[Fr. < CARTON] ile/||/<> PASPARTU[Fr. < PASSE-PARTOUT]

( Güçlendirilmiş kâğıt. İLE/||/<> Çerçeve biçiminde kesilmiş, ortası boş mukavva/karton. | Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf ya da tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. | Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı koşullar hakkında verileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti. )


- KARTVİZİT değil/yerine/= TANITMA KARTI


- KASALAMAK ile KASALANMAK ile KAS ile KASA/LIK ile KASE ile KASK ile KAST ile KASACI/LIK ile KASALI ile KAS DOKU ile KASA FİŞİ ile KASA SAYIMI ile KASA DEFTERİ ile KAS TUTUKLUĞU


- KASÂVET[Ar.] ile/ve AZAP[Ar.]

( Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı. İLE Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. | İslâm inanışına göre, dünyada günah işlemiş olanlara, daha sonra[ahirette] verilecek cezâ. )


- KASAVETLENMEK ile KASAVET ile KASAVETLİ ile KASAVETSİZ/LİK


- KASD[Ar.] ile NAHV[Ar.]


- KAŞE[Fr. < CACHET] ile KAŞE

( Damga, mühür. | Belirlenmiş sürelerde çalışanlara ödenen ücret. | Toz ilaçların içine konulduğu, yutulmaya uygun, güllaçtan küçük kap. İLE Kalın, kışlık bir tür kumaş. )


- KASET ile KASETÇİ/LİK ile KASETÇALAR


- KASİD[Ar. < KASD | çoğ. KASİDÂN]["ka" uzun okunur] ile KÂSİD[Ar. < KESÂD] ile KASÎD[Ar.]

( Kasdeden, tasarlayan, kıyan. | Postacı, haberci, tatar, ulak. İLE Sürümsüz, geçmez, aranmaz. İLE Kasîde. )


- KASÎDE ile/ve BAAT

( ... İLE/VE Bir tür kasîde. )


- KASÎDE ile BEYT-ÜL-KASÎD

( ... İLE Kasîdenin en iyi beyti. )


- KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET


- KASIR[Ar. < KASR]["ka" uzun okunur] ile KÂSİR[Ar. < KESÎR < KESRET] ile KÂSİR[Ar. < KESR] ile KASIR[Ar. < KUSÛR]["ka" uzun okunur]/KASÎR[Ar. < KASR] ile KASR[Ar. çoğ. KUSÛR] ile KASÎL[Ar.]

( Zorla işleten. İLE Çok olan. İLE Kıran, kesreden. İLE Kısa, boysuz. Kısa kesme, kısaltma, kısma. | Azaltma, kesme, eksiklik. | İbarenin çok kısaltılması. | Aruzda tef'ile'nin son harfinin düşürülmesi. İLE Köşk, kâşâne, saray. İLE Hayvanlara yedirmek üzere zamanından önce biçilen yeşil ot. )


- KASIT ile/ve/<> AYRIM


- KASIT ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM


- KASIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAYANAKÇA


- KASIT ile/ve/||/<> HEDEF


- KASIT ile KASITLI/LIK ile KASITSIZ/LIK ile KASITLICA ile KASITSIZCA


- KASIT ile/||/<> KISIT


- KASK ile BARET


- KASKET ile KASKETLİ ile KASKETÇİ/LİK ile KASKETSİZ


- KAST ile/ve/||/<>/< KAS

( CASTE/INTENTION vs./and/||/<>/< MUSCLE )


- KAST[Ar. < KASD] ile/ve/değil KAST[Fr. < CASTE]

( Amaç, istek, maksat. | Öldürmeyi, yaralamayı ya da zarar vermeyi isteme, kötü niyet. İLE Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )


- KAST ile/ve/||/<> KAT


- KASVET ile KASVETLİ

( GLOOM vs. GLOOMING )

( عبوس بودن ile پکر کننده )

( OBUS BODAN ile PEKAR KONANDEH )


- KASVET ile KASVETLİ/LİK ile KASVETSİZ/LİK


- KAT/KATT[Ar.] ile KAT'[Ar.]

( Katı bir şeyi enine kesme, yontma. | Tahıl fiyatlarının yüksekliği. | Geçme, ilerleme, yol alma. | Kağıtları oyarak dantel gibi süslü biçimler oluşturma sanatı. | Sözün etkisini artırmak ve dinleyenin anlayışına bırakmak için sözü bitirmeden kesme. [şöyle şöyle oluyor, dikkat edin, yoksa ...] İLE Kesme, keslme, biçme. | Halletme, karar verme, sona erdirme, bitirme. )


- KAT ile KAT[Ar.]

( Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire ya da odaların bütünü. | Bir yüzey üzerine az ya da çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. | Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. | Giyeceklerde takım. | Apartman dairesi. | Ön, yan. | Huzur. | Bükülen ya da kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. | Makam, mevki. | Kez, defa, misil. | Katman. | Tekrarlanan bir sayının toplamı. İLE Kesme, kesilme. | İlgiyi kesme. | Sonuca bağlama, bitirme. | Kesme. )


- KATALİZÖR ile REAKTANT

( Kimyasal tepkime hızını artıran nesne. İLE Kimyasal tepkimeye giren nesne. )


- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU


- KATAZAN ile/ve BACAU ile/ve MURUT

( Şehirde yaşayanlar. İLE/VE Balıkçılıkla uğraşanlar. İLE/VE Irmak kıyısında yaşayanlar. )

( KOTA KİNABALU kabileleri. [BORNEO] )


- KATI[Ar.] ile KATI[Ar.] ile KATI'[Ar. < KAT]["ka" uzun okunur] ile KAT'Î[Ar.]

( Sert. [>< YUMUŞAK] | Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz. | Düşünce ve davranışlarında belirli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. | Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın ya da üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan. [sulp] | Çok, aşırı derecede. İLE Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide. [taşlık, konsa] İLE Kesen, kat eden, durduran. İLE Kesip atan, ikirciye düşmeye olanak bırakmayan, kesin. )


- KATI ile SERT

( SOLID vs. HARD )


- KATİLEŞMEK ile KATILAŞMAK ile KATILAŞTIRMAK ile KAT ile KATİ ile KATI/LIK ile KAT KAT ile KATOLİK/LİK ile KATI SÖZ ile KATI YAĞ ile KATI ATIK ile KAT YUVARI ile KATI KALPLİ/LİK ile KAT İRTİFAKI ile KATİ TEMİNAT ile KATI YUMURTA ile KATI YÜREKLİ/LİK ile KAT GÖREVLİSİ


- KÂTİP ile/ve TERZİ/HAYYAT/BAHYEZEN[Fars.]


- KATİYET değil/yerine/= KESİNLİK


- KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK


- KAT'İYYET -ile

( KESİNLİK )


- KATL[Ar.] ile MEVT[Ar.]

( Öldürmek. İLE Ölüm. )


- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ


- KATOT ile/||/<> ANOT

( Elektrolizde katot negatif elektrot İLE anot pozitif elektrottur )

( Faraday tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]

( Denizde/deryada. İLE/VE/||<> Güneşte/şemste. )


- KAVÂİD[Ar.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ


- KAVAL ile/ve/||/<>/> AĞIT

( Çaldım/k, Oynamadın/ız. İLE/VE/||/<>/> Yaktım/k. Ağlamadın/ız. )


- KÂVÎ[Ar. < KEYY | çoğ. KÂVİYÂN] ile KAVÎ[Ar. < KUVVET]

( Dağlayan, yakan/yakıcı. [Fr. CAUSTIQUE] İLE Güçlü, kuvvetli. | Güvenilir, sağlam. )


- KAVMİYET ile KAVMİYETÇİ/LİK


- KAVRA! ve/> AT!


- KAVRAM ile/ve/<> NİYET

( Felsefe. İLE/VE/<> Kavrama niyet girince, ideolojiye dönüşür. )

( CONCEPT vs./and/<> INTENTION )


- KAVRAM ve/||/<>/> SANAT


- KAVRAM ile/ve/||/<> SOYUT


- KAVRAM ve/||/<>/> TİKEL SANAT

( KANT ve/||/<>/> HEGEL )


- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET


- KAVUŞMA/VUSLAT ve/değil ÖZGÜRLÜK


- KAVUŞMAK/VUSLAT ile/ve KARIŞMA(MA)K

( Vuslatın tadı, hasretindedir. Vuslata doyulur, hasrete doyulmaz. )

( Vuslatta gına vardır. )


- KAVUŞMA/VUSLAT

( COITUS )


- KAYA ile KAYALAMA/ANROŞMAN[Fr. ENROCHEMENT]

( ... İLE Taş ocaklarından çıkarılan, iri kaya blokları. | Bir yapının, su içindeki temellerini pekitmek ve suların aşındırmasından korumak için zemine taş dökme işi. )


- KAYA ile MİKAŞİST[Fr.]

( ... İLE Küçük kuvars billurlarıyla mikadan oluşmuş, yaprak biçiminde, başkalaşıma uğramış kaya. )


- KAYAÇ ile ANATEKSİT

( ... İLE Anateksi süreci sonrası oluşan yeni kayaç. )


- KAYAÇ ile DÜNİT

( Doğada büyük yer tutan, yerkabuğunun yapı gereci olan bir ya da birkaç mineralden oluşan kütle. İLE Temel maddesi olivin olan, iri taneli kayaç. [Yeni Zelanda'da, "Dun" adlı bir yerden] )


- KAYAÇ ile GABRO[İt.]

( ... İLE Renkli minerallerden [amfibol, piroksen, olivin] oluşan, bir tür kayaç. )


- KAYDOLMAK ile KAYDOLMAK ile KAYIT

( ENROL vs. ENROLL vs. ENROLLMENT )

( درفهرست واردکردن ile ثبت نام کردن ile نامنويسي ile ثبت نام )

( DARFEHAREST VARDKARDAN ile SABAT NAM KARDAN ile نامنويسي ile SABAT NAM )


- KAYGI/ENDİŞE ile/ve HAYRET

( ANXIETY vs./and ASTONISHMENT/AMAZEMENT )


- KAYIK ile İMAMİIN "KAYIĞI"/TABUT


- KAYIT ile/ve/||/<>/> KALIT


- KAYIT[Ar. < KAYD] ile KAYIT

( Bir yere mal ederek deftere geçirme. | Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin ya da kopyasının bir yerde yazılı bulunması. | Önem verme. | Resmî belge. | Sesi ya da görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. | Şart. | Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. İLE Pencere çerçevesi. | Araç, eşya. | Yiyecek. )


- KAYIT ile SINIR


- KAYIT ile ZABIT (/TUTMAK)


- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ


- KAYITSIZ/LIK ile/ve/||/<>/>/< ÂTIL/ATÂLET


- KAYITSIZLIK ile KAYITSIZ ile ŞİKAYET ETMEK ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET ile ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET

( COMPLACENCY vs. COMPLACENT vs. COMPLAIN vs. COMPLAINANT vs. COMPLAINER vs. COMPLAINING vs. COMPLAINNING vs. COMPLAINT vs. COMPLAINTANT vs. COMPLAISANCE )

( خود خوشنودي ile خود خوشنود ile عشرت طلب ile گله کردن ile شکايت کردن ile چغلي کردن ile شاکي بودن ile شکوه و شکايت کردن ile شکايت داشتن ile شکوه کردن ile شاکي ile عارض ile منقد ile تشکي ile متظلم ile چغلي ile گله گزاري ile اعتراض ile تظلم ile داد خواست ile دادخواست ile گله ile شکوه ile شکايت ile ادب )

( KHOD KHOSHNODY ile KHOD KHOSHNOD ile ESHRAT TALAB ile GOLEH KARDAN ile SHKAYT KARDAN ile CHOGHELY KARDAN ile SHAKY BODAN ile SHKUH VE SHKAYT KARDAN ile SHKAYT DASHTAN ile SHKUH KARDAN ile SHAKY ile AREZ ile منقد ile TASHKY ile متظلم ile چغلي ile GOLEH GOZARY ile ETERAZ ile TAZLOM ile DAD KHAST ile DADKHAST ile GOLEH ile SHKUH ile SHKAYT ile ADAB )


- KAYNAK ve DEĞER ve ÖLÇÜT

( SOURCE and VALUE and MEASUREMENT )


- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET


- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]


- KAYŞAMAK ile KAYŞA ile KAYŞAT


- KAZA ile FELÂKET

( ACCIDENT vs. DISASTER )


- KAZA ile KASIT

( ACCIDENT vs. PURPOSE )


- KAZANÇTA:
DÜNYALIK ile/ve AHİRET

( Amel ile. İLE/VE Emek ile. )


- KAZANÇ'TA:
TİCARET ile/ve/yerine ÜRETİM


- KÂZİB(KİZBİYET) ile SÂDIK(SIDKIYET)

( Vakıaya mutabık olup olmaması açısından. )

( Vakıanın önermeye mutabık olup olmaması açısından Hakikat ya da Bâtıl. )


- KAZIMAK ile YAZILI ile YAZIT

( INSCRIBE vs. INSCRIBED vs. INSCRIPTION )

( حک کردن ile حکاکي کردن ile محاط کردن ile محاط ile ثبت ile نوشته خطي ile کتيبه ile کتابت )

( HAK KARDAN ile HOKAKY KARDAN ile MOHAT KARDAN ile MOHAT ile SABAT ile NOSHTEH KHATY ile KATYBAH ile KETABAT )


- KAZMA ile/ve TIRPIT

( ... İLE/VE Bir tür kazma. )


- KAZULET[Ar. < KAZÛRÂT] = KOCAMAN


- KBB/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK BURUN BOĞAZ


- KBY/CHRONIC RENAL FAILURE | PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ | KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ


- KEBÂD[Ar.] ile KEBBÂD[Ar.]

( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )


- [Ar.] KEBÂD ile KEBBÂD/KÜBBÂD

( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )


- KEBED değil/yerine/= DİK DURMAK | MEŞEKKÂT


- KEBİT = DÜKKÂN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- KEDGÜ = KEDÜT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Her türlü giyilecek nesne. İLE Düğünlerde, gelinin ve damadın akrabalarının, evlenecek çiftin onuruna giydiği belirli bir giysi. )


- KEFALET ile KEFALET SENEDİ ile KEFALET MEKTUBU


- KEFARET ile KEFARET

( ATONE vs. ATONEMENT )

( کفاره دادن ile تقاص پس دادن ile ديه )

( KAFAREH DADAN ile TAQAS PES DADAN ile DYYEH )


- KEFFÂRET[Ar.] ile KEFÂLET[Ar.]

( Örtücü ve imhâ edici. | Bir mecburiyet altında ya da yanlışlıkla işlenmiş günahı affettirmek ümidiyle şeriata uygun olarak verilen sadaka ya da tutulan oruç. | Günahtan arınma. İLE Kefillik, birine kefil olma. )