Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 16.534 başlık/FaRk ile birlikte,
16.534 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/68)


- ASİSTAN, REJİSÖR ASİSTANI, REJİ ASİSTANI, YÖNETİCİ ASİSTANI ile/||/<> FIRST ASSISTANT DIRECTOR, (ABD) ASSISTANT DIRECTOR, AD, | ASSISTANT PRODUCER, PRODUCTION ASSISTANT, PA, FLOOR MANAGER, FM, (ABD) ASSISTANT DIRECTOR[İng.] ile/||/<> ASSİSTANT METTEUR EN SCÈNE (RÉALİSATEUR), PREMİER ASSİSTANT-RÉALİSATEUR, AİDE-METTEUR EN SCÈNE, | ASSİSTANT-RÉALİSATEUR, ASSİSTANT DE PRODUCTİON, CHEF DE PLATEAU[Fr.] ile/||/<> REGIEASSISTENT, ERSTER REGIEASSISTENT, | REGIEASSISTENT, PRODUKTIONSASSISTENT, AUFNAHMELEITER[Alm.] ile/||/<> YÖNETMEN YARDIMCISI

( Sinema 1 Bir filmin yönetiminde yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstlenen kimse TV 2 Bir izlencenin hazırlanmasında ve yayınında yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstenen kimse )

( 1. FIRST ASSISTANT DIRECTOR, (ABD) ASSISTANT DIRECTOR, AD, 2. ASSISTANT PRODUCER, PRODUCTION ASSISTANT, PA, FLOOR MANAGER, FM, (ABD) ASSISTANT DIRECTOR )

( 1. ASSISTANT METTEUR EN SCÈNE (RÉALISATEUR), PREMIER ASSISTANT-RÉALISATEUR, AIDE-METTEUR EN SCÈNE, 2. ASSISTANT-RÉALISATEUR, ASSISTANT DE PRODUCTION, CHEF DE PLATEAU )

( 1. REGIEASSISTENT, ERSTER REGIEASSISTENT, 2. REGIEASSISTENT, PRODUKTIONSASSISTENT, AUFNAHMELEITER )


- ASİT ANHİDRİT ile ASİT KLORÜR

( İki karboksilik asidin dehidrasyonu ile oluşan bileşikler. İLE Karboksilik asidin -OH öbeğinin -Cl ile değiştirilmesiyle oluşan bileşikler. )


- ACID HALOGENIDES[İng.] ile/değil/yerine/= ASİT HALOJENÜRLER


- ACID ERROR[İng.] / SÄURE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT HATASI


- ACID RAIN[İng.] / SAUERREGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT YAĞMUR


- ASİYE ile/||/<> MYRTACÉES[Fr.] ile/||/<> MYRTACEAE[Lat.] ile/||/<> MERSİNGİLLER

( botanik )

( MYRTACÉES )

( MYRTACEAE )


- AŞK [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- AŞK:
"SANDIĞIMIZ KADAR" ile/değil YANDIĞIMIZ KADAR


- AŞK:
SOHBET ve ZİKİR


- AŞK ve/||/<> DAYANÇ/SABIR


- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]


- AŞK ile/||/<> LOVE[İng.] ile/||/<> AMOUR[Fr.] ile/||/<> AMOR, CARITAS[Lat.] ile/||/<> LIEBE[Alm.] ile/||/<> SEVGİ

( 1 Genel olarak Hoşa giden bir şeye eğilim tutkuya dek varabilen bir ruh durumu Türlü biçimleri a Karşı cinse karşı duyulan sevgi b Çocuğa karşı duyulan sevgi c Bir nedene dayandırılamayan duygudaşlık sympathie d Uzun süre içinde oluşup gelişen kişisel gönül dostluğu e Doğaya vb lerine duyulan sevgi 2 Felsefede Eski Yunan felsefesinde sevgi evrende birleştirici ilkedir Empedokies Platonda güzele duyulan sevgi Eros ideaların bilgisine götüren yoldur Hıristiyanlıkta yardım elini uzatma anlamındaki sevgi Caritas ve hastalara acı çekenlere yoksullara duyulan sevgi agape yakın sevgisi giderek hiç bir ayırma yapmaksızın tüm insanlara gösterilen sevgi insanlık sevgisi ve Tanrı sevgisi çağımızda Max Schelerin felsefesinde sevgi temel kavramlardan biridir Schelerin baş sorunu olan kişiliğin asıl özü sevgi olduğu gibi insanları birbirine bağlayan da sevgidir kendi içine çekilmiş ayrık yaşayan kişi değil dünyaya ve insanlara sevgi ile yönelen kişi yine böyle kendisi gibi sevebilen kişilerle kendini birduyan kişi değer taşır )

( LOVE )

( AMOUR )

( LIEBE )

( AMOR, CARITAS )


- AŞK ile/ve/||/<> ONUR


- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR

( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )


- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR

( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )

( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )


- AŞK ile/ve ŞÜKÜR


- AŞK ile/ve ŞÜKÜR

( FALL IN LOVE vs./and GRATITUDE )


- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Ar.] ile AŞKAR[Ar.]

( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )


- ASKER | ER ile/||/<> ER ile/||/<> ER | NEFER[Ar. < NEFER]

( er Karınca ve termit sosyetelerinde bulunan bir sınıf kanatsız ve büyük başlı olan ve işçi bireylerle birlikte koloninin işlerini paylaşan birey grubu zooloji Karınca ve termit sosyetelerinde koloninin işlerini paylaşan kanatsız ve büyük başlı işçi bireylerden oluşan sınıf Asker nefer )


- ASKER[Ar. < ʿASKER] ile/değil/yerine/=/||/<> ASKER

( asker hastanesi asker kaçağı asker ocağı asker tayını kazasker serasker yedek asker hassa askeri Orduda görev yapan erden generale kadar herkes leşker Askerlik görevi veya ödevi Ordunun er sınıfından olan kimse çeri I Topluluk düzenine saygısı olan disiplinli kimse Yurdunu iyi koruyan kahraman özelliği taşıyan )


- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]

( Devredici, seyyar. İLE Er. )


- ASKER ile/||/<> ER

( er er Karınca ve termit sosyetelerinde bulunan bir sınıf kanatsız ve büyük başlı olan ve işçi bireylerle birlikte koloninin işlerini paylaşan birey grubu zooloji Karınca ve termit sosyetelerinde koloninin işlerini paylaşan kanatsız ve büyük başlı işçi bireylerden oluşan sınıf Asker nefer Az әskәr esker Blk asker ordu Balkarlar askere askerçi adını verirler asker ordu esker esker ordu asker 1 ordu 2 asker ᶜaskar Nöldeke Arapça ᶜaskarin Latince exercitustan alındığını ortaya atmışsa da daha sonra bu savdan vazgeçmiştir Nyberge göre Tschudi Arm 134 s 3 not Arapça ᶜaskar Farsça laşkarden alınmıştır Eski ve yeni diyalektlerde asker ve ordu olarak sü çerig çeri gibi birtakım sözler geçer Eski Türkçe sü dilimizde subaşı ve subay sözlerinde saklanmıştır Eski Türkçe çerig çeri ise yeniçeride kalmıştır Bulgarca Sırpça Arnavutça Rumca Rumence gibi Balkan dillerinde Türkçeden kalma bir alıntı olarak kullanılır Skok EtRj l 66 )

( ASKAR~ASKAR FARSÇA LAŞKAR )

( ӘSKӘR[Az.]~ESKER[Tkm.]~ASKER[Nog.]~ESKER[Kklp.]~ESKER[Kzk.]~ASKER[Krg.] )


- ASKER ile KAPIKULU

( ... İLE Osmanlı'larda, devletten ödenek alan, sürekli görev yapan atlı ve yaya askerlerden oluşan teşkilat. )


- ASKER ile/ve/||/<> KARACI

( Kara kuvvetlerine bağlı subay, astsubay ya da er. )


- ASKER ile KARAKULLUKÇU

( ... İLE Yeniçeri Ocağı bölüklerinde odaları ve odaya gelen konukların ayakkabılarını temizleme, yemek kaplarını yıkama vb. işlerle görevli er. )


- ASKER ile KOMANDO[Fr. < COMMANDO]

( ... İLE Özel yetiştirilmiş askerlerden oluşan birlik. | Bu birlikte görevli asker. | Vurucu güç. )


- ASKER ile PENCİK[Fars.]

( ... İLE Asker yetiştirilmek üzere, savaş tutsaklarından, beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adaylarına verilen ad. )


- ASKER ile SEKBAN[Fars.]

( ... İLE Osmanlılar'da, sınır boylarında görev yapan bir sınıf asker. | Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir sınıf asker. )


- ASKER ile/ve/||/<>/>< SİVİL

( Kep ile postal arasında sıkışıp kalma(!) İLE/VE/||/<>/>< Cüzdan ile vicdan arasında sıkışıp kalma(!) )


- ASKER ile/değil/yerine/= SÜER/SÜ


- ASKERÎ ŞAHISLAR ile/değil/yerine/= SÜEL KİŞİLER


- ASKERİYE[Ar. < ʿASKERİYYE] ile/||/<> OSMANLILARDA ASKERLİK İŞLERİYLE UĞRAŞAN GÖREVLİLER

( Osmanlılarda askerlik işleriyle uğraşan görevliler )


- AŞK'I BESLEYENLER ile AŞK'I ÖLDÜRENLER

( * MUTLULUK
* HOŞGÖRÜ
* SEVGİ
* İLGİ
* TEN UYUMU
* DOKUNMA
* BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRME
* UYUM
* NEŞE
* ÖZLEM
* FEDÂKÂRLIK
* KISKANÇLIK
* PAYLAŞIM
* SEVGİ VE AŞK SÖZCÜKLERİ
* ROMANTİZM
* SADAKAT
* ÖZEN
* SAYGI
* CESARET
* ÇILGINLIK
* ONAYLAMA
* DÜRÜSTLÜK
* DUYARLILIK

ile

* İHMAL
* İLETİŞİM AZLIĞI
* ÇATIŞAN KİŞİLİK
* BASKICI TUTUMLAR
* SÖZEL VE FİZİKSEL ŞİDDET
* ONU TANIMAMAK
* UMUTSUZLUK
* [BAZEN] EVLİLİK )


- AŞKIN TANRI/LAR ile YARI TANRI/LAR


- ASKOSPOR[Fr. < ASCOSPORE] ile/||/<> BAZİDİYOSPOR ile/||/<> HAPLOİT

( (botanik) @@ (Yun. askos: kese; sporos: tohum) Ascomycetes sınıfında görülen, askus denilen sporangiyumlarda sekiz adet olarak meydana gelen haploit spor. )

( ASCOSPORE | BASIDIOSPOR | HAPLOID~BASIDIOSPOR~HAPLOID )

( ASCOSPORE | BASIDIOSPORE | HAPLOIDE~BASIDIOSPORE~HAPLOIDE | HAPLOÏDE )

( ASKOSPORE | HAPLOID~BASIDIOSPORE~HAPLOID )

( ASCOSPORA~BASIDIOSPORA~APLOIDE )

( ΑΣΚΟΣΠΌΡΙΟ / ασκοσπόριο~ΒΑΣΙΔΙΟΣΠΌΡΙΟ / βασιδιοσπόριο~ΑΠΛΟΕΙΔΉΣ / απλοειδής )


- ASKOSPOR ile/||/<> ASKOSPOR[Fr. < ASCOSPORE]

( botanik askos kese sporos tohum Ascomycetes sınıfında görülen askus denilen sporangiyumlarda sekiz adet olarak meydana gelen haploit spor )

( ASCOSPORE | BASIDIOSPOR | HAPLOID )

( ASCOSPORE | BASIDIOSPORE | HAPLOIDE )

( ASKOSPORE | HAPLOID )

( ASCOSPORA )

( ΑΣΚΟΣΠΌΡΙΟ / ασκοσπόριο )


- AŞKTA:
AKLINA GELİR diye AKLIN/IN BAŞINDAN GİTMESİ


- AŞKTAN DOĞANLAR ile/ve/değil AŞKIN DOĞANLAR/VAROLANLAR

( Dünya/Batı. İLE/VE/DEĞİL Anadolu'da. )


- ASLA/ZİNHAR[Fars.] ile/değil/yerine/= SAKIN/SAKIN OLA/KESİNKES


- ASLA ile/yerine HAYIR!

( Asla, asla deme! )

( Never say never again! )

( NEVER vs. NO
NO instead of NEVER )


- ASLAN ile GAZANFER[Ar.]

( ... İLE İri aslan. )


- ASLÎ UNSURLAR ile/ve/||/<> KÜLLÎ KAİDELER


- ASLINDA" ile/değil YAPILABİLİYOR/OLABİLİYOR

( Hayır! ["aslı"nın ne olduğunu (bu kadar çok ve boş) "bilme/iddia" etme!] İLE/DEĞİL Evet. )


- ASPARAGAS[İng. < ASPARAGUS] ile/değil/yerine/= ŞİŞİRME HABER


- ASPARAGAS[İng. < ASPARAGUS] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞİŞİRME HABER


- ASPARAGAS[İng. < ASPARAGUS] ile/||/<> YALAN HABER

( yalan haber Kökenini bilmiyoruz )

( ASPARAGUS )


- ASPERGER ile/||/<> OTİZM

( )


- ASPİDİSTRA/ASPİDİSTRA[Fr. < ASPIDISTRA] ile/||/<> DİFENBAHYA/DİEFFENBACH[Alm. < DIEFFENBACH] ile/||/<> FESLEĞEN/FESLEĞEN[Yun. < ] ile/||/<> FİLBAHRİ/FULBAHAR[Ar. < FŪL + Fars. BAHĀR] ile/||/<> MİMOZA/MİMOSA[Fr. < MIMOSA]

( Zambakgillerden genellikle saksıda yetiştirilen yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi )


- ASPİRASYON ile/||/<>/> ASPİRATÖR

( Emme, somurma/soğurma. İLE/||/<>/> Emmeç. )


- ASPİRASYON ile/||/<> ASPİRATÖR ile/||/<> ASPİRE ETMEK

( Emerek çekme. İLE/||/<> Emçek, emeç, emmeç. İLE/||/<> Emerek çekmek. )


- ASPİRASYON ile ÖZLEMLER ile ARZULAMAK

( ASPIRATION vs. ASPIRATIONS vs. ASPIRE )

( رجا ile مطامع ile بلند پروازي کردن )

( RAJA ile MOTAME ile BALAND PARVAZY KARDAN )


- ASPİRATEUR[Fr. < ASPIRATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> ASPİRATÖR

( Havadaki duman is koku vb yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt emmeç Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç emmeç )


- ASPİRATÖR[Fr. < ASPIRATEUR] ile/değil/yerine/= EMMEÇ

( Havadaki duman, is, koku vb. yabancı nesneleri emerek dışarı atan aygıt. | Kendine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye ya da sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç. )


- ASPUR[Ar. < ʿUṢFUR] ile/değil/yerine/=/||/<> YALANCI SAFRAN


- ASPUR[Ar. < ʿUṢFUR] ile/||/<> YALANCI SAFRAN (CARTHAMUS TİNCTORİUS)

( yalancı safran Carthamus tinctorius ᶜuṣfur Carthamus tinctorius Türkçede f sesi pye çevrilmiştir Ermenicede de aspur olarak geçer )

( UṢFUR )


- ASR -ile

( ZAMAN, YÜZYIL | İKİNDİ VAKTİ | İKİNDİ EŞİKTİR, DEVİRDİR][İKİNDİDEN SONRA UYUMAK MAKBUL DEĞİLDİR] )


- AŞR[Ar. < ʿAŞR] ile/değil/yerine/=/||/<> AŞİR

( Bir dinî tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur an ayetleri )


- ASR[Ar.] ile DEHR[Ar.]


- AŞR-I ÂHİR ile AŞR-I EVSAT ile AŞR-I EVVEL

( Ayın on günlük son bölümü. İLE Ayın ikinci on günlük bölümü. İLE Ayın ilk on günü. )


- ASRÎ/MODERN/MUASIR ile/değil/yerine/= ÇAĞDAŞ


- ASSISTANT DIRECTOR[İng.] ile/||/<> RÉGISSENR[Fr.] ile/||/<> ASSISTENT[Alm.] ile/||/<> ASİSTAN[Fr. < ASSISTANT]

( 1 Reji dekor müzik gibi işleri yönetenlerin yardımcısı sahne yönetimine yardım edene verilen ad 2 Sahneye koyucunun yanında çalışan onun yönetimi altında ona yardımcı olan sanatçı )

( ASSISTANT DIRECTOR )

( RÉGISSENR | ASSISTANT )

( ASSISTENT )


- ASSMANN PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE D'ASSMANN[Fr.] / ASSMANNSCHES PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASSMANN PSİKROMETRESİ


- ASSOCIATE PROFESSOR, LECTURER[İng.] ile/||/<> DOCENT, MAİTRE DE CONFERENCES[Fr.] ile/||/<> DOÇENT[Alm. < DOZENT]

( Üniversitelerde derecesi profesör ile doktor asistan arasında bulunan öğretim üyesi )

( ASSOCIATE PROFESSOR, LECTURER )

( DOCENT, MAITRE DE CONFERENCES )

( DOZENT )


- ASSOCIATED PRESS ile İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR ile İŞ ARKADAŞI ile DOÇENT ile BİRLEŞMİŞ ile DERNEK ile FİKİRLERİN BİRLEŞİMİ ile İLİŞKİSEL ile DERNEKLER ile ÇAĞRIŞIMSAL ile İLİŞKİSEL DEĞİŞKEN

( ASSOCIATED PRESS vs. ASSOCIABLE vs. ASSOCIATE vs. ASSOCIATE PROFESSOR vs. ASSOCIATED vs. ASSOCIATION vs. ASSOCIATION OF IDEAS vs. ASSOCIATIONAL vs. ASSOCIATIONS vs. ASSOCIATIVE vs. ASSOCIATIVE VARIABLE )

( معاشرتي ile قابل معاشرت ile متجانس شدني ile انطباق پذير ile هم نشيني کردن ile آميخته شدن ile هم نشين شدن ile نزديکي کردن ile مخالطت کردن ile اختلاط کردن ile حشر داشتن ile هم نشين ile دانشيار ile محشور ile خبرگزاري آسوشيتدپرس ile آسوشيتد پرس ile خلطه ile تداعي ile وابسته سازي ile آميزش ile معاشرت ile مخالطت ile هم نشيني ile اشتراک ile تداعي معاني ile متداعي ile مجامع ile انجمني ile شرکت پذير ile متغير انجمني )

( معاشرتي ile GHABEL MOASHRAT ile MOTEJANS SHODANY ile ENTABAGH PAZYR ile NPAM NESHYNEY KARDAN ile AMYKHTEH SHODAN ile NPAM NESHYNE SHODAN ile NAZADYKY KARDAN ile MOKHALTAT KARDAN ile AKHTELAT KARDAN ile HASHAR DASHTAN ile NPAM NESHYNE ile DANESHYAR ile MAHSHOR ile KHBARGOZARY ASOOSHYTADPORS ile ASOOSHYTAD PORS ile خلطه ile TADAY ile VABASTEH SAZY ile AMYZESH ile MOASHRAT ile مخالطت ile NPAM NESHYNEY ile ESHTARAK ile تداعي معاني ile متداعي ile MOJAME ile انجمني ile SHARKAT PAZYR ile MOTEGHYR ENJAMANY )


- ASTAR ile/<> ISTAR


- ASTER[Fars. < ĀSTER] ile/değil/yerine/=/||/<> ASTAR

( astar boyası astar kaplama aslı astarı Giyecek perde çanta ayakkabı vb şeylerde kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat Sıvanacak boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez halat ağaç vb )


- ASTIGMATIC LENSES[İng.] / LENTILLES ASTIGMATIQUES[Fr.] / ASTIGMATISCHE LINSE, ASTIGMATISCHE LUPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASTİGMATİK MERCEKLER


- ASTRONOT ile ASTRONOM ile ASTRONOMİK ile ASTRONOMİK YASALAR ile ASTRONOMİK TABLO ile ASTRONOMİ

( ASTRONAUT vs. ASTRONOMER vs. ASTRONOMICAL vs. ASTRONOMICAL LAWS vs. ASTRONOMICAL TABLE vs. ASTRONOMY )

( فضانورد ile کيهان نورد ile ستارهشناس ile اخترشناس ile منجم ile رصد نشين ile فضاشناس ile هيئت دان ile اختر شناس ile سرسام آور ile نجومي ile احکام نجومي ile جدول نجومي ile علم نجوم ile ستاره شناسي ile ستاره سنجي ile طالع بيني ile آسمان شناسي ile ستارهشناسي ile نجوم )

( FAZANORD ile KYCPEHAN NORD ile SETAREASHENAS ile AKHTARSHENAS ile MANJAM ile RASAD NESHYNE ile FAZASHENAS ile YEHYET DAN ile AKHTAR SHENAS ile SARSAM AVAR ile NAJOMY ile AHKAM NAJOMY ile JODOL NAJOMY ile علم نجوم ile SETAREH SHENASY ile SETAREH SANJY ile TALE BEYNEY ile ASMAN SHENASY ile SETAREASHENASY ile NAJOM )


- ASUR ile ASUR

( ASSYRIAN vs. ASSYRIA )

( کشور آشور ile آسور ile آشور ile آشوري ile زبان آشوري ile آسوري )

( KESHOR ASHOR ile آسور ile ASHOR ile ASHORY ile ZABAN ASHORY ile آسوري )


- AŞÛRE ile/ve/<> ANAŞABUR/ANUŞABUR

( ... İLE/VE/<> Bakliyat kullanılmaz. Tatlı değildir. )


- ASURLULAR ile/ve/<> PERSLER


- AT ile AŞKAR/EŞKAR[Ar.]

( ... İLE Koyu kırmızı doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. Battal Gazi'nin atının adıdır. Aşkar Devzâde denilen bu at çok yetenekliymiş. )


- AT ile AT DONU ile AT SİNEĞİ ile AT ARABASI ile AT CAMBAZI ile AT GÖZLÜĞÜ ile AT HIRSIZI ile AT MEYDANI ile AT BAKICISI ile AT GÖZLÜKLÜ/LÜK ile AT KESTANESİ ile AT BAKICILIĞI ile AT KESTANESİGİLLER


- AT[Fars.] ile EŞEK/AFRİKA EŞEĞİ ile KATIR

( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir. Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )

( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )

( Atlarda safra kesesi yoktur. )

( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )

( FERESİYYE: Atgiller. )

( AKRAH: Alnı beyaz at. )

( BELAK: Ayakları alacalı at. )

( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )

( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )

( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )

( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )

( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )

( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )

( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )

( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )

( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )

( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )

( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )

( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )

( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )

( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )

( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )

( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )

( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )

( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )

( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )

( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )

( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )

( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )

( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )

( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )

( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )

( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )

( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )

( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )

( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )

( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )

( Eşek, şehveti simgeler. )

( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )

( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )

( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )

( At ile Eşek ile Katır )

( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )

( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )

( Tarih Konuşmaları - NTV )

( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )

( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )

( ... ile MERKEB, HIMAR, AYR[çoğ. A'YÂR] ile BAGL/[BAGLE: Dişil katır], BAĞLÜ )

( ESB, FERES, RAHŞ[: Gösterişli, yürük ve güzel.], BÂRE, BÂR-GÎR ile HAR/MARSIVAN ile ESTER )

( HORSE vs. DONKEY[< DUN&MONKEY][end of XVIII. century] [JACK/JACKASS(male) | JENNY(female)] vs. MULE )

( EQUUS CABALLUS cum EQUUS ASINUS cum EQUUS MULUS )

( EL CABALLO con ... con ... )


- AT ile/ve/değil/yerine KATIR

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Atın yapamadıklarını sağlama olanağı sunar. )


- ATA ile ATALAR ile ATALARDAN KALMA ile SOY

( ANCESTOR vs. ANCESTORS vs. ANCESTRAL vs. ANCESTRY )

( نيا ile جده ile جد ile اجداد ile نياکان ile آباء ile اجدادي ile نياکاني ile نسبي ile اصل ونسب )

( NEYA ile JODEH ile JAD ile AJDAD ile NEYAKAN ile ABA ile اجدادي ile نياکاني ile NASBY ile اصل ونسب )


- ATABİLİYOR ile/değil ATAYABİLİYOR


- ATAKÖY ile/ve/<> ŞİRİNEVLER


- ATA/LAR ile/ve BAHADIR/LAR


- ATAMAK ile MEMUR ATAMAK ile DEVREDİLEBİLİR ile ATAMA ile ATANMIŞ ile DEVREDEN ile ATAMA ile DEVREDEN

( ASSIGN vs. ASSIGN OFFICER vs. ASSIGNABLE vs. ASSIGNATION vs. ASSIGNED vs. ASSIGNER vs. ASSIGNMENT vs. ASSIGNOR )

( مقعر کردن ile مقرر داشتن ile مامور کردن ile گماردن ile واگذار کردن ile افسر معين کردن ile حوالهي ile واگذاردني ile قرار ملاقات ile گماشته ile واگذار کننده ile گمارش ile تکليف ile گماشت )

( MOGHER KARDAN ile MOGHARAR DASHTAN ile MAMOR KARDAN ile GOMARDAN ile VAGOZAR KARDAN ile AFSAR MAYNE KARDAN ile حوالهي ile VAGOZARDANY ile GHARAR MOLAGHAT ile GOMASHTEH ile VAGOZAR KONANDEH ile GOMARSH ile TAKLYFE ile GOMASHT )


- ATAR DAMAR ile ATAR KANAL

( ... İLE Yumurtalardaki spermaları, sidik yoluna salan iki kanal. )


- ATAR ile/||/<> ÇAPUT AYGITI. (DUTLUCA, İNÖNÜ -ESKİŞEHİR)

( Çaput aygıtı Dutluca İnönü Eskişehir )


- ATAR ile YATAR


- PULSAR[İng.] / PULSAR, ÉTOILE PULSANTE[Fr.] / PULSAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATARCALI YILDIZ, PULSAR


- ATARCA/PULSAR ile/ve/||/<> MAGNETAR


- ATARCA/PULSAR ile/||/<> MİLİSANİYE PULSARLARI


- ATARDAMAR ile ANA/BÜYÜK ATARDAMAR/AORT[Fr./İng. < AORTE]

( ... İLE Temiz kan damarı. )

( ARTERY vs. AORTA )


- ATARDAMAR >< SOĞUKKANLI

( Kanı kalpten dokulara taşıyan damar, arter. )


- ATATÜRK ve/||/<> ANITKABİR

( )


- ATEİZM ile ATEİST ile ATEİST ile ATEİSTLER

( ATHEISM vs. ATHEIST vs. ATHEISTIC vs. ATHEISTS )

( زندقه ile الحاد ile زنديقي ile خدا نشناس ile خدانشناس ile زنديق ile ملحد ile بي خدا ile ناخدا ile ملاحده )

( ZANDGHEH ile ELHAD ile ZANDYGHY ile KHODA NESHENAS ile KHODANESHENAS ile زنديق ile MOLHAD ile BEY KHODA ile NAKHODA ile ملاحده )


- ATELİER[Fr. < ATELIER] ile/değil/yerine/=/||/<> ATELYE

( atölye )


- ATELİER[Fr. < ATELIER] ile/değil/yerine/=/||/<> ATÖLYE

( atölye resmi Zanaatçıların veya resim heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer işlik I Mesleki ve teknik eğitim programlarının gerektirdiği uygulamalı derslerde bilgi beceri ve davranışların kazandırılması amacıyla sağlık ve güvenlik koşulları da dikkate alınarak gerekli donanımı yapılmış eğitim öğretim uygulama ve üretim yapılan ortam )


- ATELYE[Fr. < ATELIER] ile/değil/yerine/= İŞLİK, ATÖLYE


- ATEŞ/NÂR ile/değil/yerine/= OD


- ATEŞ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ATEŞ ile AHKER

( ... İLE Ateş koru. )


- ATEŞ ile NİRÂN[< NÂR, NÛR]

( ... İLE Aydınlıklar, parıltılar, ışıklar. | Tamu, cehennem. | Sönmeyen ateş. )

( )


- ATEŞBALIĞI/SARDALYA/SARDALYE[İt.][Lat. CLUPEA PILCHARDUS] ile VONOZ[Yun.] ile SARDUNYA(SARDINE) ile SAZAN(CARP)[Lat. CYPRINUS CARPIO] ile KOLYOS ile HAMSİ(ANCHOVY) ile BAKALYARO[Lat. MERLANGUIS MERLANGUS] ile ÇİNGENE PALAMUDU ile MALTAPALAMUDU[Lat. NAUCRATES DUCTOR] ile TORİK(BONITO) ile ALTIPARMAK ile LÜFER/KUNBER[Ar.] ile ÇİNAKOP/TEMNODON SALTATOR[Lat.] ile ÇİPURA/AURATA AURATA[Lat.] ile HANİ/SERRANUS CARILLA[Lat.] ile HARHARYAS/CARCHARHINUSLAMIA[Lat.] ile İSTRONGİLOS[Lat. SMARIS VULGARIS] ile İŞKİNE[Lat. SCIAENA UMBRA ] ile İZMARİT[Lat. MAENA VULGARIS] ile KOFANA[Yun.] ile TEKİR[MUGIL SURMULLETUS] ile BARBUNYA/BERBUNİ[Ar.]/MULLUS BARBATUS[Lat.] ile KÂĞITBALIĞI ile KALKAN ile KILIÇ ile LAHOS/LAGOS/KAYAHANİSİ[Yun.] ile LİPSOS[Yun.][Lat. SCORPAENA PORCUS] ile MAZAK[Lat. TRIGIA LINEATA] ile MELANURYA[Lat. SPARUS MELANURYA] ile MORİNA[Lat. GADUS MORRHUA] ile MERLİN BALIĞI ile PİSİ ile PLATİKA[Lat. ACERINA CERNUA] ile RİNA/TIRPANA[Lat. RAJA BATIS] ile SARIAĞIZ[Lat. SCIAENA AQUILLA] ile SARIBALIK[Lat. IDUS JESSES] ile SARIGÖZ[Lat. SARGUS SALVIERI] ile SARIHANİ[Lat. EPINEPHELES GIGAS] ile SARPA[Yun.][Lat. BOOPS SALPA] ile SİNAGUD ile SİVRİ ile KARAGÖZ ile MARANGOZBALIĞI/TESTEREBALIĞI[Lat. PRISTIS PRISTIS] ile MERCAN ile USKUMRU(MACKEREL)[Lat. SCOMBER SCOMBRUS] ile ÇİTARİ/BOX SALPA[Lat.] ile ÇOPRABALIĞI/COBITIS[Lat.] ile ÇOPURİNA ile ÇOTİRA/BALISTES CAPRISCUS[Lat.] ile ÇURÇUR/CRENILABRUS[Lat.] ile DAĞALASI/SALMA ALPINUS[Lat.] ile YAYINBALIĞI[Lat. SILURUS GLANIS] ile YAZILIHANİ[Lat. SERRANUS SCRIBA]


- ZÜNDVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME YÜKSELTECİ


- IGNITOR[İng.] / ALLUMOIR[Fr.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEYİCİ


- ATFEDİLEBİLİR ile ATFEDİLEN ile ATFETME

( ASCRIBABLE vs. ASCRIBED vs. ASCRIBING )

( قابل اسناد ile منسوب ile بستن به )

( GHABEL ESNAD ile MONSUB ile BASTAN BAH )


- ATFEDİLEBİLİR ile BAĞLANMAK ile ATFEDİLEN ile NİTELİKLER ile ATFETME ile NİTELİKSEL ile NİTELEYİCİ SIFAT

( ATTRIBUTABLE vs. ATTRIBUTE vs. ATTRIBUTED vs. ATTRIBUTES vs. ATTRIBUTING vs. ATTRIBUTIVE vs. ATTRIBUTIVE ADJECTIVE )

( اسناد دادني ile نسبت دادني ile قابل نسبت دادن ile وصف ile اسناد دادن ile اسناد کردن ile صفت ile منسوب داشتن ile منسوب کردن ile نسبت دادن ile مسند ile صفات ile بستن به ile وصفي ile صفت توصيفي ile وجه وصفي )

( ESNAD DADANY ile NASBAT DADANY ile GHABEL NASBAT DADAN ile VASF ile ESNAD DADAN ile ESNAD KARDAN ile SAFT ile MONSUB DASHTAN ile MONSUB KARDAN ile NASBAT DADAN ile MOSAND ile SAFAT ile BASTAN BAH ile VASFY ile SAFT TOSYFEY ile VAJEH VASFY )


- ATHÂR[Ar. < TÂHİR] ile ATHAR[Ar.]

( Hanımların, âdet ve doğumdan kurtuldukları zamanlar. İLE Çok temiz olan. )


- WASTE GASES, EXHAUST GASES[İng.] / GAZ D'ECHAPPEMENT[Fr.] / ABGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIK GAZLAR


- WASTE WATER[İng.] / EAUX USÉES[Fr.] / ABWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIK SU


- ATILMAZ/LAR ile/ve/<> SATILMAZ/LAR


- ATLAMAK ile ATLANMAK ile ATLATMAK ile ATLANILMAK ile ATLATILMAK ile ATLATTIRMAK ile ATLATABİLMEK ile ATLAYABİLMEK ile ATLAYIVERMEK ile ATLAS ile ATLAS KEMİĞİ ile ATLAS ÇİÇEĞİ ile ATLAS ÇİÇEĞİGİLLER


- ATLATMA ile ATLATMA HABER


- ATLET/ATHLETE[Fr. < ATHLÈTE] ile/||/<> ATLETİK/ATHLETİQUE[Fr. < ATHLÉTIQUE] ile/||/<> SPOR/SPORT[Fr. < SPORT] ile/||/<> SPORSEVER/SPORTSEVER[Fr. < SPORT + Tr. SEVER] ile/||/<> SPORTİF/SPORTİF[Fr. < SPORTIF] ile/||/<> SPORTMEN/SPORTSMAN[Fr. < SPORTSMAN]

( atlet fanilası tavşan atlet fanila Atletizmle uğraşan kimse atletizmci )


- ATLI ile ATLI SPOR ile ATLI KARINCA


- ATMACA ile ÖTÜCÜ ÇAKIR

( ... İLE Kurak ve çalılık açık arazilerde yaşarlar. )

( ... vs. DARK CHANTING GOSHAWK )

( ... cum MELIERAX METABATES )


- ATMOSFER ile ATMOSFER BASINCI


- ATMOSFER ile/||/<> ATMOSHERE[İng.] ile/||/<> ATMOSPHÈRE[Fr.] ile/||/<> HAVA YUVARI

( gökbilim meteoroloji Herhangi bir gökcismini yeryuvarını çevreleyen gaz katmanı )

( ATMOSHERE )

( ATMOSPHÈRE )


- ATMOSFER ile/||/<> HAVAYUVAR

( havayuvar hava yuvarı Isıl işlem fırınlarında kullanmak için belirli bir amaca göre oluşturulmuş olan gaz ya da gazlar karışımı )

( ATMOSPHERE )

( ATMOSPHÈRE )

( ATMOSPHÄRE )


- KÜRE-İ HEVÂ, KÜRE-İ LÂCEVERD[Osm.] / ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE[Fr.] / ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATMOSFER


- ATMOSFER ile/değil/yerine/= ORTAM


- ATMOSPHERE :/yerine ATMOSFER


- SUBATOMICS[İng.] / SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI/İÇİ BİLİMİ


- ATOM ECONOMY ile/||/<> E-FACTOR ile/||/<> SOLVENT-FREE

( Çevre dostu kimyasal süreçler. )

( Formül: AE = MW(product)/ΣMW(reactants)×100 )


- ATOM EKONOMİSİ ile/||/<> E-FAKTÖR ile/||/<> RME

( Kimyasal süreç verimliliği ölçütleri. )

( Formül: AE = (MW_ürün/ΣMW_reaktant) × 100 )


- ATOM-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GAZ LAZERİ


- ATOM MODELLERİNDE:
DEMOCRITOS ile/ve/||/<>/> DALTON ile/ve/||/<>/> THOMSON ile/ve/||/<>/> RUTHERFORD ile/ve/||/<>/> BOHR ile/ve/||/<>/> MODERN ATOM KURAMI

( image )


- ATOM NUMARASI[İng. ATOMIC NUMBER] ile/||/<> İYONİK BAĞ[İng. IONIC BOND] ile/||/<> İZOTOP[İng. ISOTOPE]

( Kimyasal bir elementin çekirdeğindeki proton sayısı. Almancada sayı anlamına gelen "Zahl" kelimesinin baş harfi olan Z ile gösterilir. Proton sayısı elementler için ayırt edici bir özelliktir. Her elementin atom numarası birbirinden farklı olduğundan periyodik cetveldeki elementlerin sırası, proton sayılarıyla belirlenmektedir. Örneğin, evrendeki en hafif element olan hidrojenin çekirdeğinde sadece bir proton bulunduğundan hidrojenin atom numarası 1'dir ve periyodik cetvelde 1. sırada yer alır. @@ Kimyasal bir bileşikteki zıt yüklü iyonlar arası elektrostatik çekimden oluşan kimyasal bağ türüdür. Başka bir deyişle, iyonik bağ bir atomdan diğerine elektron transferiyle gerçekleşmesi sonucu oluşur. Bir ya da daha fazla elektron kaybeden atomlar katyon oluşturur. Bir ya da daha fazla elektron alan atomlar ise anyon oluşturur. İyonik bağın en güzel örneklerinden birisi sofra tuzu olarak da bilinen sodyum klorür (NaCl) bileşiğidir. Sodyum elementinin atom numarası 11'dir, yani bir sodyum atomunda 11 protonu ve 11 elektronu vardır. Sodyumun elektron konfigürasyonu ise 1s2 2s2 2p6 3s1 şeklindedir. Bu durumda sodyumun değerlik elektron sayısı 1'dir. Sodyum elementi kararlı hale geçerken bu elektronu kaybeder ve pozitif yüklü Na+ iyonu oluşturur. Sofra tuzunu oluşturan diğer atom ise klordur. Klorun elektron konfigürasyonu 1s2 2s2 2p6 3s2 3p5 şeklindedir. Bu konfigürasyon klorün değerlik elektron sayısının 7 olduğunu gösterir. Klor bir ametal olduğundan kararlı hale geçerken elektron alır. Bunu yaparken klor, negatif yüklü Cl- iyonu oluşturur. Bu elektron transferi sonucunda ise Na+ ve Cl- iyonları arasında iyonik bağ oluşur. @@ İzotop, aynı atom numarasına, dolayısıyla periyodik tabloda aynı konuma sahip olan; ancak nötron sayısı farklı olan iki ya da daha fazla atom türüdür. Bir elementin izotopları hemen hemen aynı kimyasal özelliklere sahiptir. Fakat atomik kütleleri ve fiziksel özellikleri farklıdır. Örneğin, karbonun üç tane izotopu bulunur: karbon-12 (6 proton + 6 nötron), karbon-13 (6 proton + 7 nötron) ve karbon-14 (6 proton + 8 nötron). Görüldüğü üzere, bu üç izotopun da atom numaraları aynı, fakat nötron sayıları farklı. Etimolojik olarak izotop terimi, "aynı yer" anlamına gelen Yunanca "isos" (Yun: "ίσος", Tür: "eşit") ve "topos" (Yun: "τόπος" Tür: "yer") köklerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ATOMIC NUMBER[İng.] / ATOM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM NUMARASI


- HEURE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMUHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SAATİ


- ATOMARER STREUFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SAÇILMA ÇARPANI


- ATOM ile ATOMİK ile ATOM KÜTLESİ ile NÜKLEER SİLAHLARIN YAYILMASININ ÖNLENMESİ ile ATOM AĞIRLIĞI ile ATOMLAR ile ATOMİZÖR

( ATOM vs. ATOMIC vs. ATOMIC MASS vs. ATOMIC NON-PROLIFERATION vs. ATOMIC WEIGHT vs. ATOMICS vs. ATOMIZER )

( اتم ile آتم ile اتمي ile جرم اتمي ile منع اشاعه فن آوري اتمي ile وزن اتمي ile مبحث اتم ile ژيگلور )

( ATAM ile آتم ile ATAMY ile JARAM ATAMY ile MAN ESHAEH FAN AVARY ATAMY ile VAZAN ATAMY ile MOBHES ATAM ile ZHYGOLOR )


- ATOMIC STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DURDURMA GÜCÜ


- ATOMIC GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK GAZ LAZERİ


- ATOMIC HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN MAZERİ


- ATOMIC CONSTANTS[İng.] / CONSTANTES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SABİTLER


- ATOMIC SCATTERING FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DIFFUSION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAÇILMA FAKTÖRÜ


- ATRİYAL ile/||/<>/> ATRİYOVENTRİKÜLER

( Kulakçığa ait. | Situs kulakçık konumu. İLE/||/<>/> Kulakçık-karıncık. )


- ATTAR[Ar. < ʿAṬṬĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> AKTAR

( Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân İğne iplik zarf kâğıt tütün vb satılan dükkân )


- ATTITUDE vs. MANNER


- ATTITUDE[İng.] ile/||/<> ATTITUDE[Fr.] ile/||/<> HALTUNG, POSE, ATTITUDE[Alm.] ile/||/<> TAVIR[Ar. < ṬAVR]

( Oyunculukta bir karakterin ya da tipin yetişmesini özelliklerini kültürel çevresini ve konumunu belirleyen görünüş Tavır yalnızca hareketlerle değil konuşmayla da ortaya çıkar )

( ATTITUDE )

( ATTITUDE )

( HALTUNG, POSE, ATTITUDE )


- ATTRİBUT OU TERME PRÉDİCATİF[Fr.] ile/||/<> HABER[Ar. < HABER]

( İsimi cümlelerinde yüklem ki isim sıfat zamir veya zarf olabilir Ağaç bitkidir Su soğuktur Gelen odur Onun her işi yapması canla başladır misallerinde bitki soğuk o ve canla başla birer haberdir )

( ATTRIBUT OU TERME PRÉDICATIF )


- AU PAİR[Fr. < AU PAIR] ile/değil/yerine/= BAKICI


- AU PAİR[Fr. < AU PAIR] ile/değil/yerine/=/||/<> AU PAİR

( bakıcı )


- AUGER RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER BİRLEŞMESİ


- AUGER ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON AUGER[Fr.] / AUGER-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER ELEKTRONU


- AUGER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'AUGER[Fr.] / AUGER-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER KATSAYISI


- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI


- AUGER SHOWER[İng.] ile/değil/yerine/= AUGER SERPİNTİSİ


- DOUCHE AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER YAĞMURU


- AUTHOR/OTÖR :/yerine YAZAR


- AUTOCAR[Fr. < AUTOCAR] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOKAR

( Toplu geziler için yapılmış büyük otobüs )


- AUTOCENSURE[Fr. < AUTOCENSURE] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOSANSÜR

( Kişinin veya kurumların kendi kendilerini kısıtlaması )


- AUTOCOİFFEUR[Fr. < AUTOCOIFFEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOKUAFÖR

( Taşıtların iç aksamında detaylı temizlik ve taşıt üzerinde pasta cila uygulaması yapan iş yeri )


- AUTOGARE[Fr. < AUTOGARE] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOGAR

( Şehirler arası çalışan motorlu taşıtların yolcularını aldıkları ve indirdikleri yer )


- AVAL/AVAL[Fr. < AVAL] ile/||/<> DEPOZİTO/DEPOSİTO[İt. < DEPOSITO] ile/||/<> GARANTÖR/GUARANTOR[İng. < GUARANTOR]

( Ticari senetlerde ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence )


- AVAM KAMARASI ile TEMSİLCİLER MECLİSİ ile EV ile EV TEMİZLİĞİ ile EV MOBİLYALARI ile EV BEKÇİSİ ile TANRI'NIN EVİ ile TOPLANTI EVİ ile DÜZELTME EVİ ile HAZİNE EVİ ile EV PARTİSİ ile EV ISINMA PARTİSİ ile YIKMAK ile EV SAHİBİ ile HİZMETÇİ ile EVLER

( HOUSE OF COMMONS vs. HOUSE OF REPRESENTATIVES vs. HOUSE vs. HOUSE CLEANING vs. HOUSE FURNITURE vs. HOUSE KEEPER vs. HOUSE OF GOD vs. HOUSE OF ASSEMBLY vs. HOUSE OF CORRECTION vs. HOUSE OF TREASURY vs. HOUSE PARTY vs. HOUSE WARMING PARTY vs. HOUSEBREAK vs. HOUSEHOLDER vs. HOUSEMAN vs. HOUSES )

( منزل ile چهارديواري ile جا دادن ile منزل گزيدن ile مسکن ile منزل دادن ile منزلگاه ile مسکن دادن ile خاندان ile خانه ile سراي ile چارديواري ile خانه تکاني ile سامان ile خانهدار ile مجلس ايالتي ile مجل عوام ile مجلس عوام ile دار التاديب ile بيت الله ile مجلس نمايندگان ile مجلس مبعوثان ile بيت المال ile مجالس خانگي ile جشن ورود ile بخانه دستبرد زدن ile مالک خانه ile مستخدم خانه ile منازل ile بيوتات )

( MANZEL ile چهارديواري ile JA DADAN ile MANZEL GOZYDAN ile MOSKAN ile MANZEL DADAN ile MANZELGAH ile MOSKAN DADAN ile KHANDAN ile KHANEH ile SARAY ile چارديواري ile KHANEH TAKANY ile SAMAN ile KHANEHDAR ile MOJALS AYELTY ile مجل عوام ile MOJALS AVAM ile DAR ELTADYBE ile بيت الله ile MOJALS NAMAYNADEGAN ile مجلس مبعوثان ile BEYT OLMAL ile MOJALES KHANGY ile JASHEN VORUD ile BAKHANEH DASTABARD ZADAN ile MALK KHANEH ile MOSTEKHODAM KHANEH ile MENAZEL ile بيوتات )


- AVAM ile/||/<> COMMON PEOPLE, POPULACE[İng.] ile/||/<> TIÈRS-ÉTAT, COMMUN PEUPLE[Fr.] ile/||/<> AYAKTAKIMI | PLEBLER

( 1 Aşağı sınıftan sayılan halk 2 plebler )

( COMMON PEOPLE, POPULACE )

( TIÈRS-ÉTAT, COMMUN PEUPLE )


- AVANE/AVENE[Ar.] ile/değil/yerine/= YARDAKÇI/LAR

( Kötü işlerde birine yardım eden "kişi/ler". )


- AVANTAJ[Fr. < AVANTAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜSTÜNLÜK | KAZANIM | YARAR

( saha avantajı üstünlük kazanım yarar Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan Durumun oyuncu veya takımın lehine olması göz önüne alınarak oyunun devam ettirilmesi )


- RÜCHAN EMSALİ[Osm.] / ADVANTAGE FACTOR[İng.] / CONSTANTE D'AVANTAGE[Fr.] / VORTEILSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AVANTAJ FAKTÖRÜ


- AVANTAJ ile AVANTAJLI ile AVANTAJLAR

( ADVANTAGE vs. ADVANTAGEOUS vs. ADVANTAGES )

( مفيد بودن ile حسن ile سودمند بودن ile فيده ile منفعت ile مزيت ile مزيت دادن ile نافع ile باصرفه ile منافع )

( MOFYD BODAN ile HASAN ile SOODMAND BODAN ile فيده ile MONFAT ile MOZYT ile MOZYT DADAN ile NAFE ile BASERFEH ile MENAFE )


- AVANTAJ ile ÇIKAR

( ADVANTAGE vs. PROFIT )


- AVANTÜRİYE[Fr. < AVENTURIER] ile/değil/yerine/= SERÜVENE ATILAN, MACERACI.[ERİL]


- AVANTÜRİYE ile AVANTÜRİYER


- AVAR ile/||/<> ...

( Etrafı çevrilmemiş sebzelik Başkışla Karaman Konya )


- AVARELEŞMEK ile AVARELEŞTİRMEK ile AVAR ile AVARA ile AVARE/LİK ile AVARCA


- AVASKÜLER/AVASCULAR[İng.] ile/değil/yerine/= DAMARSIZ


- AVATAR -ile

( Haberci, Peygamber. )


- AVATAR ile/||/<> AVATARA ile/||/<> MAHATMA

( Haberci, Peygamber. @@ Enkarnasyon, bedenlenme. @@ Aydınlanmış varlık. )


- AVCI/CEBBAR[Ar. < CEBBĀR] ile/||/<> AVCI/ORİON[İng. < ORION]


- AVCI/LAR ile/ve AYRIŞTIRICI/LAR


- AVCI/LIK ile AVCILAR ile AVCI ERİ ile AVCI KUŞ ile AVCI OTU ile AVCI KUŞU ile AVCI HATTI ile AVCI UÇAĞI ile AVCI ÇANTASI


- AVENTURE[Fr. < AVENTURE] ile/değil/yerine/=/||/<> AVANTÜR

( macera Macerayı konu alan film vb )


- AVENTURİER[Fr. < AVENTURIER] ile/değil/yerine/=/||/<> AVANTÜRİYE

( Serüvene atılan maceracı erkek )


- AVENTURİERE[Fr. < AVENTURIÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> AVANTÜRİYER

( Serüvene atılan maceracı kadın )


- -ÂVER[Ar.] ile A'VER[Ar.]

( Getiren, taşıyan. [PEYÂM-ÂVER > PEYGAMBER] İLE Bir gözü kör, tek gözlü. | Körbağırsak. )


- AVOCADO PEAR, ALLIGATOR PEAR[İng.] ile/||/<> AVOCATIER, PERSÉE[Fr.] ile/||/<> PERSEA AMERICANA[Lat.] ile/||/<> AVOCATOBAUM[Alm.] ile/||/<> AVOCADO[İng. < AVOCADO] ile/||/<> AVOKADO[İng. < AVOCADO]

( Defnegiller Lauraceae familyasından 20 m kadar boylanabilen mor renkli ve armut şeklinde eriksi meyveleri olan bir tür )

( AVOCADO PEAR, ALLIGATOR PEAR | AVOCADO )

( AVOCATIER, PERSÉE )

( AVOCATOBAUM )

( PERSEA AMERICANA )


- AVOGADRO'S NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SAYISI

( Bir elementin 1 molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin 1 molündeki molekül sayısı.[1] Avogadro Sabiti olarak da bilinir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'dan gelir. Amedeo Avogadro 1811'de aynı sıcaklık ve basınçtaki gazların, eğer hacimleri eşitse aynı miktarda tanecik içerdiğini keşfetmişti. Avogadro sayısı terimi ise Amedeo Avogadro'nun bu kuramı ortaya koymasından yaklaşık 100 yıl sonra Fransız fizikçi Jean Baptiste Perrin tarafından kullanılmıştır. Jean Baptiste Perrin bir sıvıdaki ya da gazdaki asılı parçacıkların düzensiz hareketleri üzerine 1909'da yayımladığı bir makalede bu terimi evrensel bir sabit olarak kullandı.[2] Yakın zamana kadar mol, karbon-12 atomlarının 12 gramındaki atomların sayısı kadar tanecik içeren bir sistemdeki tanecik sayısı olarak tanımlanıyordu. Yeni tanıma göre ise mol, Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) madde miktarının birimidir ve tam olarak 6,02214076*1023 sayıda temel tanecik içerir.[3] Bu sayı Avogadro sabitinin (NA) sayısal değeridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AVOKADO:
FUERTE ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ

( Türkiye'de daha çok yeğlenen. İLE/||/<> Dünyada daha çok yeğlenen. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( Eylül, Haziran arası olan bu cinslerin hepsinin toplanma zamanı farklıdır. )

( )


- AVOMETER[İng.] / AVOMÈTRE[Fr.] / AVOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOMETRE


- AVUKAT ile AVUKAT ATAMA ile AVUKAT ile AVUKATLAR

( ATTORNEY vs. ATTORNEY APPOINTING vs. ATTORNEY AT LAW vs. ATTORNIES )

( وکيل ile وکيل مدافع ile توکيل ile وکيل دعاوي ile وکالء )

( وکيل ile VAKYLE MADAFE ile توکيل ile وکيل دعاوي ile VEKALEYE )


- AVUKAT ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLAR ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLIK

( COUNSEL vs. COUNSELLOR vs. COUNSELLORS vs. COUNSELOR vs. COUNSELORSHIP )

( مشورت ile مستشار ile مشير ile وکيل مدافع ile رايزن ile کنکاشگر ile مشاور ile نصحا ile مشاورت )

( MOSHORT ile MOSTESHAR ile مشير ile VAKYLE MADAFE ile رايزن ile کنکاشگر ile MOSHAVAR ile نصحا ile مشاورت )


- AWAKE vs. SOBER


- AY AYAKTA, ÇOBAN YATAKTA, AY YATAKTA ÇOBAN AYAKTA" ile/ve "ERKEN KALKAN ERKEN YOL ALIR"


- AY AY/TARSİER ile FİLİPİN TARSİERİ


- AY BALIĞIGİLLER ile/||/<> AY BALIĞIGİLLER

( Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının çengel çeneliler Plectognathi alt takımından kuyruk yüzgeçleri olmayan bunun yerine dalgalı bir deri bulunan Akdeniz ve Atlantik Okyanusunda yaşayan türleri olan bir familya Kuyruk yüzgeçleri olmayan bunun yerine dalgalı bir deri bulunan Akdeniz ve Atlantik okyanusunda yaşayan türleri olan bir familya )

( SUN FISHES | LABYRINTFISCHE | PORBEAGLE SHARKS | ANGLERS | SCIAENIDS | ATHERINES | DEALFISHES | GOBIES | DOG FISHES | SWORDFISHES | GURNARDS | SAND EELS | STARGAZERS | BAND FISHES | TRUNKFISHES | TRUE SAW FISHES | CATFISHES | COMMON EELS )

( POISSON LUNES | PÉRIOPHTHALMES | LAMNIDÉS | LOPHIE | SCIAENIDÉS | ATHÉRINIDÉS | TRACHYPTÈRES | GOBIES | REQUINS VRAIS | XIPHIIDÉS | TRIGLES | AMMODITIDÉS | URANOSCOPES | CÉPOLES | COFFRES | POISSONS SCIES | GLANES | ANGUILLES )

( MONDFISCHE | LABYRINTFISCHE | RIESENHAIE | ANGLERFISCHE | UMBERFISCHE | AHRENFISCHE | BANDFISCHE | MEERGRUNDELN | HUNDHÄIE | SCHWERTFISCHE | KNURHÄHNE | SANDAALE | HIMMELSGUCKEREN | KOFFERFISCHE | SÄGEFISCHES | WELSE | AALE )

( MOLIDAE, MOLA: AY BALIĞI | MOLIDAE | ANABANTIDAE | LAMNIDAE | LOPHIIDAE, LOPHIUS: FENER BALIĞI | SCIAENIDAE | ATHERINIDAE | TRACHYPTERIDAE | GOBIIDAE | SCYLLIORHINIDAE | XIPHIIDAE | TRIGLIDAE | AMMODYTIDAE | URANOSCOPIDAE | CEPOLIDAE, CEPOLA: KURDELE BALIĞI | OSTRACIONTIDAE | PRISTIDAE | SILURIDAE, SILURUS: YAYIN BALIĞI | ANGUILLIDAE, ANGUILLA: YILAN BALIĞI )

( MOLIDI )

( ΟΙΚΟΓΈΝΕΙΑ ΦΕΓΓΑΡΌΨΑΡΩΝ / οικογένεια φεγγαρόψαρων )


- AY BALIĞIGİLLER ile/||/<> CENNET BALIĞIGİLLER ile/||/<> DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER ile/||/<> FENER BALIĞIGİLLER ile/||/<> GÖLGE BALIĞIGİLLER ile/||/<> GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER ile/||/<> KÂĞIT BALIĞIGİLLER ile/||/<> KAYA BALIĞIGİLLER ile/||/<> KEDİ BALIĞIGİLLER ile/||/<> KILIÇ BALIĞIGİLLER ile/||/<> KIRLANGIÇ BALIĞIGİLLER ile/||/<> KUM BALIĞIGİLLER ile/||/<> KURBAĞA BALIĞIGİLLER ile/||/<> KURDELE BALIĞIGİLLER ile/||/<> SANDIK BALIĞIGİLLER ile/||/<> TESTERE BALIĞIGİLLER ile/||/<> YAYIN BALIĞIGİLLER ile/||/<> YILAN BALIĞIGİLLER

( Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, çengel çeneliler (Plectognathi) alt takımından, kuyruk yüzgeçleri olmayan, bunun yerine dalgalı bir deri bulunan, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir familya. @@ Kuyruk yüzgeçleri olmayan, bunun yerine dalgalı bir deri bulunan, Akdeniz ve Atlantik okyanusunda yaşayan türleri olan bir familya. )

( SUN FISHES | LABYRINTFISCHE | PORBEAGLE SHARKS | ANGLERS | SCIAENIDS | ATHERINES | DEALFISHES | GOBIES | DOG FISHES | SWORDFISHES | GURNARDS | SAND EELS | STARGAZERS | BAND FISHES | TRUNKFISHES | TRUE SAW FISHES | CATFISHES | COMMON EELS~LABYRINTFISCHE~PORBEAGLE SHARKS~ANGLERS~SCIAENIDS~ATHERINES~DEALFISHES~GOBIES~DOG FISHES~SWORDFISHES~GURNARDS~SAND EELS~STARGAZERS~BAND FISHES~TRUNKFISHES~TRUE SAW FISHES~CATFISHES~COMMON EELS )

( POISSON LUNES | PÉRIOPHTHALMES | LAMNIDÉS | LOPHIE | SCIAENIDÉS | ATHÉRINIDÉS | TRACHYPTÈRES | GOBIES | REQUINS VRAIS | XIPHIIDÉS | TRIGLES | AMMODITIDÉS | URANOSCOPES | CÉPOLES | COFFRES | POISSONS SCIES | GLANES | ANGUILLES~PÉRIOPHTHALMES~LAMNIDÉS~LOPHIE~SCIAENIDÉS~ATHÉRINIDÉS~TRACHYPTÈRES~GOBIES~REQUINS VRAIS~XIPHIIDÉS~TRIGLES~AMMODITIDÉS~URANOSCOPES~CÉPOLES~COFFRES~POISSONS SCIES~GLANES~ANGUILLES )

( MOLIDAE, MOLA: AY BALIĞI | MOLIDAE | ANABANTIDAE | LAMNIDAE | LOPHIIDAE, LOPHIUS: FENER BALIĞI | SCIAENIDAE | ATHERINIDAE | TRACHYPTERIDAE | GOBIIDAE | SCYLLIORHINIDAE | XIPHIIDAE | TRIGLIDAE | AMMODYTIDAE | URANOSCOPIDAE | CEPOLIDAE, CEPOLA: KURDELE BALIĞI | OSTRACIONTIDAE | PRISTIDAE | SILURIDAE, SILURUS: YAYIN BALIĞI | ANGUILLIDAE, ANGUILLA: YILAN BALIĞI~ANABANTIDAE~LAMNIDAE~LOPHIIDAE, LOPHIUS: FENER BALIĞI | LOPHIIDAE~SCIAENIDAE~ATHERINIDAE~TRACHYPTERIDAE | TRACHIPTERIDAE~GOBIIDAE~SCYLLIORHINIDAE | SCYLIORHINIDAE~XIPHIIDAE~TRIGLIDAE~AMMODYTIDAE~URANOSCOPIDAE~CEPOLIDAE, CEPOLA: KURDELE BALIĞI | CEPOLIDAE~OSTRACIONTIDAE | OSTRACIIDAE~PRISTIDAE~SILURIDAE, SILURUS: YAYIN BALIĞI | SILURIDAE~ANGUILLIDAE, ANGUILLA: YILAN BALIĞI | ANGUILLIDAE )

( MONDFISCHE | LABYRINTFISCHE | RIESENHAIE | ANGLERFISCHE | UMBERFISCHE | AHRENFISCHE | BANDFISCHE | MEERGRUNDELN | HUNDHÄIE | SCHWERTFISCHE | KNURHÄHNE | SANDAALE | HIMMELSGUCKEREN | KOFFERFISCHE | SÄGEFISCHES | WELSE | AALE~LABYRINTFISCHE~RIESENHAIE~ANGLERFISCHE~UMBERFISCHE~AHRENFISCHE~BANDFISCHE~MEERGRUNDELN~HUNDHÄIE~SCHWERTFISCHE~KNURHÄHNE~SANDAALE~HIMMELSGUCKEREN~BANDFISCHE~KOFFERFISCHE~SÄGEFISCHES~WELSE~AALE )

( MOLIDI~ANABANTIDI~LAMNIDI~LOFIDI~SCIENIDI~ATERINIDI~TRACHITTERIDI~GOBIDI~GATTUCCI~PESCI SPADA~TRIGLIDI~CICERELLI~PESCI PRETE~CEPOLE~PESCI SCATOLA~PRISTIDI~PESCI GATTO~ANGUILLE )

( ΟΙΚΟΓΈΝΕΙΑ ΦΕΓΓΑΡΌΨΑΡΩΝ / οικογένεια φεγγαρόψαρων~ΛΑΒΥΡΙΝΘΌΨΑΡΑ / λαβυρινθόψαρα~ΛΑΜΝΟΕΙΔΉ / λαμνοειδή~ΛΟΦΙΊΔΕΣ / λοφιίδες~ΣΚΙΑΙΝΊΔΕΣ / σκιαινίδες~ΑΘΕΡΙΝΊΔΕΣ / αθερινίδες~ΤΡΑΧΎΠΤΕΡΟΙ / τραχύπτεροι~ΓΩΒΙΟΊ / γωβιοί~ΣΚΥΛΌΨΑΡΑ / σκυλόψαρα~ΞΙΦΙΊΔΕΣ / ξιφιίδες~ΤΡΙΓΛΊΔΕΣ / τριγλίδες~ΑΜΜΌΧΕΛΑ / αμμόχελα~ΟΥΡΑΝΟΣΚΌΠΟΙ / ουρανοσκόποι~ΚΟΡΔΕΛΌΨΑΡΑ / κορδελόψαρα~ΟΣΤΡΑΚΊΔΕΣ / οστρακίδες~ΠΡΙΟΝΌΨΑΡΑ / πριονόψαρα~ΓΑΤΌΨΑΡΑ / γατόψαρα~ΧΈΛΙΑ / χέλια )


- AY/KAMER[Ar. < ḲAMER] ile/||/<> AY/MAH[Fars. < MĀH] ile/||/<> AY/MEH[Fars. < MEH]


- AY ile AY BAŞI ile AY HALİ ile AY YILI ile AY BALTA ile AY IŞIĞI ile AY BALIĞI ile AY DÖNÜMÜ ile AY MODÜLÜ ile AY YILDIZ ile AY ÇÖREĞİ ile AY PARÇASI ile AY TAKVİMİ ile AY GÜN YILI ile AY ÖRÜMCEĞİ ile AY KARANLIĞI ile AY TUTULMASI ile AY ÇEKİRDEĞİ ile AY GÜN TAKVİMİ ile AY BALIĞIGİLLER


- AYAĞA KALKMAK/KIYAM ve/||/<>/> UYANMAK/UYANIKLIK/YAKAZA ve/||/<>/> YÜRÜYÜŞ/SEYR


- AYAK ve/<> TÜM ÖRGENLER


- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]

( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )


- AYANDON/AYANDON[Yun. < ] ile/||/<> BADISABA/BADSABA[Fars. < BĀD + Ar. ṢABĀ] ile/||/<> BORA/BOREA[İt. < BOREA] ile/||/<> DIRAMUDANA/DIRAMUDANA[Yun. < ] ile/||/<> FIRTINA/FORTUNALE[İt. < FORTUNALE] ile/||/<> İMBAT/İMBATTO[İt. < IMBATTO] ile/||/<> LODOS/LODOS[Yun. < ] ile/||/<> RÜZGÂR/RUZGAR[Fars. < RŪZGĀR] ile/||/<> POYRAZ/POYRAZ[Yun. < ] ile/||/<> SİKLON/CYCLONE[Fr. < CYCLONE] ile/||/<> SİROKO/SİROCCO[İt. < SIROCCO] ile/||/<> TORNADO/TORNADO[İsp. < TORNADO] ile/||/<> TAYFUN/TYPHOON[İng. < TYPHOON] ile/||/<> URAĞAN/OURAGAN[Fr. < OURAGAN]

( Ocak ta başlayan bir fırtına )


- ÂYÂN-I SÂBİTE ile İLÂHİ İSİMLER


- AYAR ile AĞYAR

( Bir iş ya da davranışta gereken ölçü. İLE Başkaları, yabancılar/eller. | Dışında/ki, hariç, haricinde/ki. )

( Tanımdaki/ifadedeki gereklilik kuralı: Parçalarını bulunduran, dışındakilere engel olan. [Efrâdını câmi, ağyarını mâni.] )


- AYAR ile/<> AŞAR


- ÂYAR değil AYAR


- AYAR ile KIRAT[Ar.]

( Değerli maddelerin saflık derecesi. İLE Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 g. olan ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )


- AYARLAMAK ile İLE AYARLAMAK ile AYARLANABİLİR ile AYARLANABİLİR ANAHTAR ile AYARLAYICI ile AYARLAMA ile AYAR

( ADJUST vs. ADJUST WITH vs. ADJUSTABLE vs. ADJUSTABLE WRENCH vs. ADJUSTER vs. ADJUSTING vs. ADJUSTMENT )

( انطباق يافتن ile تنظيم کردن ile تعديل کردن ile کم و زياد کردن ile ميزان کردن ile منطبق شدن ile قابل تصحيح ile تنظيم پذير ile آچار فرانسه ile تنظيم کننده ile معدل ile منطبق ile انطباق ile تعديل ile تنظيم ile تصحيح )

( ENTABAGH YAFTAN ile TANZYM KARDAN ile TADYLE KARDAN ile KAM VE ZYAD KARDAN ile MYZAN KARDAN ile MANTABAGH SHODAN ile GHABEL TASHYHE ile تنظيم پذير ile ACHAR FARANSEH ile TANZYM KONANDEH ile MADEL ile MANTABAGH ile ENTABAGH ile تعديل ile تنظيم ile TASHYHE )


- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR

( Makam odasını kumrulara terk eden bürokrat: Haluk Dursun

"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.

Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi. Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.

Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.

Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.

Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.

Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, "Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.

"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım" diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.

"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.

Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...

"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.

Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...

Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.

"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.

"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.

Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.

Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?

Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.

Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...

“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm. “Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.

Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.

Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.

Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.

"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.

Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.

Haluk DURSUN )

( )


- AYDAN AYA ile AYDA YILDA BİR


- AYDIN = MÜNEVVER = INTELLECTUAL[İng.] = INTELLECTUEL[Fr.] = INTELLEKTUELL[Alm.] = INTELLETTUALE[İt.] = INTELECTUAL[İsp.] = PAIDEUMENOS[Yun.] = MUFEKKİR[Ar.] = RÛŞENFİKR[Fars.] = INTELLEKTUEEL[Felm.] = ZİYÂLİ[Azarbaycan = Özbek Tr.] = BİLİKTİ[Kazak Tr.] = BİLİMDÜ[Kırgız Tr.] = DIANOOUMENOS[Yun.] = PROSVEŞÇONNIY[Rusça]


- AYDIN ile/ve/||/<> ÖNDER


- AYDINGER[EİDİNGER][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> AYDINGER

( Parlak yüzeyli saydam mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt )


- AYDINLANMA(/IŞIKLANMAK) = TENEVVÜR = İŞRAK(tasavvuf) = ENLIGHTENMENT[İng.] = ENLAITEMENT, SIÈCLES DES LUMIÈRES[Fr.] = AUFKLæRUNG[Alm.] = ESSERE ILLUMINATO[İt.]


- AYDINLANMA/TENEVVÜR[Ar. < TENEVVUR] ile/||/<> AYDINLANMA/TAVAZZUH[Ar. < TAVAŻŻUḤ]


- AYDINLANMAK ile AYDINLATMAK ile AYDINLAŞMAK ile AYDINLANABİLMEK ile AYDINLATABİLMEK ile AYDIN/LIK ile AYDINCA ile AYDINLI/LIK ile AYDINLAR


- ILLUMINANT[İng.] / LEUCHTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATICI


- AYDINLATILABİLİR ile AYDINLATMAK ile AYDINLATILMIŞ ile AYDINLATMA

( ILLUMINABLE vs. ILLUMINATE vs. ILLUMINATED vs. ILLUMINATION )

( منورشدني ile زرنما کردن ile چراغاني کردن ile تذهيب کردن ile تذهيب کاري کردن ile درخشانساختن ile چراقان کردن ile روشنکردن ile منور کردن ile منور ile تنوير ile تذهيب ile چراغاني ile اشراق ile روشنسازي )

( MONORSHODANY ile ZARNEMA KARDAN ile CHARAGHANY KARDAN ile TEZEHYBE KARDAN ile TEZEHYBE KARY KARDAN ile DARKHSHANSAKHTAN ile CHARAGHAN KARDAN ile ROSHENKARDAN ile MONOR KARDAN ile MONOR ile تنوير ile TEZEHYBE ile CHARAGHANY ile ESHARAGH ile ROSHENSAZY )


- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER


- ÂYET ile/ve AŞİR

( ... İLE/VE On ayetlik bölüm. )


- AYGIR ile/||/<> AYGIR

( Atın erkeğidir At düveninde falakayı takmak için kullanılan demir Yurtbeyi Çankaya Ankara tarım at Sıfatta kullanılan damızlık erkek at Az aygır aygır erkek at eşek aygır aygır aygır aygır aygır aygır aygir Alt Tel Kuğ aygır askır Koy Kaça askır Kaça aksır Göçüşme yoluyla oluşmuştur Eren TDAY 1953 171172 Tar argī Göçüşme sonunda ortaya çıkmıştır aygır argıy argī Räsänen LTS 234 Buna benzer bir göçüşme örneği içinbk toygar askırak küçük aygır askır a k küçültme eki asxır askır Şorca Hakasça gibi komşu diyalektlerden alındığı anlaşılıyor Ses yasalarına göre Tuvacada atkır biçiminin geçmesi gerekirdi atīr ăyăr Eski Türkçeden başlayarak adgır olarak kullanılır Orta Türkçede de adgır biçimi geçer Oğuzcada aygıra çevrildiğini görüyoruz Eski Kıpçakçada da aygır biçimi kullanılır Moğolcaya acirġa olarak geçmiştir Clauson ED 47a CAJ 10 162 Clauson ED 47b Senglahta acirġanın Moğolca bir söz olarak geçtiğini ve nar male faḥl stallion olarak açıklandığını bildirmiş bu sonuncu sözün Şeyh Süleyman Radloff Şemsettin Sami gibi aracı yazarların eserlerinde fucl horseradish biçimine girdiğini dile getirmiştir İlk bakışta bu açıklama çarpıcı ve düşündürücüdür Ne var ki Anadolu ağızlarında acırganın yabani turp olarak yaşadığını biliyoruz O nedenle eski sözlükçülerin verdiği acırġanın yabani turp olarak varlığını kabul etmek gerekir acırga Gombocz NyK 35 272273 KSz 13 29 Türkçe aygır biçimini birtakım Moğolca ve Tunguzca biçimlerle karşılaştırmıştır Ramstedt KWb 2a Türkçe aygır ile Moğolca acirġa biçimini ortak bir öge olarak karşılaştırmıştır Poppe Lautlehre 45 Joki Lw SS 7576 Räsänen V 6a de ona katılmıştır Poppe Lautlehre 45 Türkçe Moğolca ve Tunguzca biçimleri saydıktan sonra adırga biçiminden yola çıkmış Moğolca biçimin Türkçeden gelemeyeceğini dile getirmiştir Poppenin görüşünü ayrıntılı olarak eleştiren Doerfer TMEN 648 aygırın Türkçe ad ay trennen kökünden geldiğini düşünmüştür Şçerbak İRLTJa 8789 da ay ad kökünden geldiğini yazmıştır Ubryatova Voprosy tjurkologii 1116 da aygırı ay yaratmak köküne bağlamıştır Sevortyan ÊSTJa 1974 108 aygırın ay ad az kökünden geldiğini öne sürmüş özellikle Türkçe az cinsel duyguları artmak biçimini vermiştir Ancak Sevortyanın bu açıklaması ses yönünden olanaksızdır Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 648 Németh NyK 42 81 Brockelmann UJb 8 261 Bang UJb 14 213 Kałużyński ME 27 Egorov ÊS 3940 Räsänen V 6a Clauson Studies 234 ED 47b Doerfer UAJb N F l 136 ET adgır aǰirγa Leksika 442443 )

( STALLION )

( ÉTALON )

( HENGST )

( AYGIR[Az.]~AYGIR[Tkm.]~AYGIR[Nog.]~AYGIR[Tatk.]~AYGIR[Bşk.]~AYGIR[Kzk.]~AYGIR[Kklp.]~AYGIR[Krg.]~AYGIR[Özb.]~ASKIR[Tuv.]~ASXIR[Hak.]~ATĪR[Yak.]~ĂYĂR[Çuv.] )


- AYGIR ile AYGIR DEPOSU


- AYGIR ile BEYGİR[Fars.]

( Eril at.[Damızlık] İLE Arabaya koşulan. Erildir fakat enenmiştir/kısırlaştırılmıştır. )

( EFRÂS[Ar. < FERES]: Atlar, beygirler, kısraklar. )

( ESB-İ LÂGAR[Fars.]: Zayıf beygir. )

( YÂM[Fars.]: Posta[menzil] beygiri. )

( FAHLUL-HAYL ile HISÂNULCERR )

( ... vs. MARE )


- AYGIR ile KISRAK

( Eril at. İLE Dişil at. )

( HİSÂN ile FERÂSE )

( ... vs. MARE, MÂDİYÂN )


- AYGIT | ÇEYİZ/CİHAZ[Ar. < CİHĀZ] ile/||/<> IŞILDAK | YANSITIM AYGITI/PROJEKTÖR[Fr. < PROJECTEUR]

( çağrı cihazı dinleme cihazı iklimleme cihazı mamografi cihazı odaklama cihazı ozonlama cihazı pos cihazı projeksiyon cihazı solunum cihazı telaffuz cihazı yazıcı cihazı aygıt çeyiz )


- AYIP ile/ve/değil/||/<> AĞIR


- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ


- CIRCUIT SÉPARATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRICI DEVRE


- SEPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRICI


- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS


- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ


- ECZÂ-İ MUFTÂRİK[Osm.] / IDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES DISCERNABLES[Fr.] / UNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEBİLİR PARÇACIKLAR


- ECZÂ-İ GAYR-İ MUFTÂRİK[Osm.] / UNIDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES INDISCERNABLES[Fr.] / UNUNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEMEZ PARÇACIKLAR


- AYKIRILAMAK ile AYKIRILAŞMAK ile AYKIRI/LIK ile AYKIRI DÜŞÜNCE ile AYKIRI DOĞRULAR ile AYKIRI KATMANLAŞMA


- AYKIRILIK/MUGAYERET[Ar. < MUĠĀYERET] ile/||/<> AYKIRI/MUGAYİR[Ar. < MUĠĀYİR] ile/||/<> AYKIRILIK/TEHALÜF[Ar. < TEḪĀLUF]


- AYLAR

(

Milâdî Ay Hicrî Ay Milâdî Ay
(Arap ülkelerinde)
Levant ve
Körfez ülkelerinde
(Latin kökenli)
Latince (İngilizce)
Ocak (Yan)Muharrem (مح, Muh)Kanunü's-Sani (كانون الثاني)Yanayir (يناير)Januarius (January, Jan)
Şubat (Şub)Safer (صف, Saf)Şubat (شباط)Fibraayir (فبراير)Februarius (February, Feb)
Mart (Mar)Rebiülevvel (ر١, R-Ev)Mart (آذار)Mars (مارس)Martius (March, Mar)
Nisan (Nis)Rebiülâhir (ر٢, R-Ah)Nisan (نيسان)Epril (إبريل)Aprilis (April, Apr)
Mayıs (May)Cemaziyelevvel (ج١, C-Ev)Ayyar (أيار)Mayu (مايو)Maius (May, May)
Haziran (Haz)Cemaziyelahir (ج٢, C-Ah)Huzayran (حزيران)Yunyu (يونيو)Iunius (June, Jun)
Temmuz (Tem)Recep (رجب, Rcp)Temmuz (تموز)Yulyu (يوليو)Iulius (July, Jul)
Ağustos (Ağu)Şaban (شعب, Şab)Ağustos (آب)Uğustus (أغسطس)Augustus (August, Aug)
Eylül (Eyl)Ramazan (رمض, Ram)Eylül (أيلول)Sibtambir (سبتمبر)September (September, Sep)
Ekim (Eki)Şevval (شو, Şev)Tişrinü'l-Evvel (تشرين الأول)Uktubr (أكتوبر)October (October, Oct)
Kasım (Kas)Zilkade (ذو١, Z-Ka)Tişrinü's-Sani (تشرين الثاني)Nufambir (نوفمبر)November (November, Nov)
Aralık (Ara)Zilhicce (ذو٢, Z-Hi)Kanunü'l-Evvel (كانون الأول)Dismbir (ديسمبر)December (December, Dec)
)


- AY/LAR AN/LAR


- AYN[Ar.] ile BASAR[Ar.]


- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER


- AYNA:
| DOĞA NESNELERİ ve/||/<> NESNELER | ve/||/<> KİŞİ/İNSAN ve/||/<> YAZI


- MIRROR INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA GİRİŞİMİ


- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ


- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- ÂYÎNE, MİNZAR, MİRAT[Osm.] / MIRROR[İng.] / MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA


- AYNBAKAR[Ar. < ʿAYN + BAḲAR] ile/değil/yerine/=/||/<> AYNABAKAR

( Büyük yumurtamsı kırmızımsı mavi renkli bir tür erik )


- AYNEN ile/||/<> AL BENDEN DE O KADAR


- AYNI ÖĞÜNDE YENEBİLENLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK

( FELLOW vs. FELLOW BELIEVER vs. FELLOW CITIZEN vs. FELLOW RESIDENT vs. FELLOW SOLDIER vs. FELLOWSHIP )

( همتا ile هم مسلک ile هموطن ile همشهري ile خيلتاش ile هم صحبتي ile پژوهانه )

( CPEHMETA ile NPAM MOSLAK ile CPEHMOOTAN ile CPEHMASHEHARY ile خيلتاش ile NPAM SAHBATY ile PAZHVEYANEH )


- AYNI ile/değil/!= BENZER

( [not] SAME vs./but/!= SIMILAR )


- AYN/ILIK ile/ve/||/<>/>< FARK/LILIK

( Yakınlaştırır. İLE/VE/||/<>/>< Geliştirir. )


- AYRI AYRI İŞLER ve AYRI AYRI KİMLİKLER


- AYRI değil/yerine/>< BİR


- AYRIK DÜZENLER/SİSTEMLER ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ DÜZENLER/SİSTEMLER


- AYRIK KÜMELER ile/||/<> AYRIK KÜMELER

( Ortak öğe içermeyen kümeler Kesişimi boş kümeye eşit olan kümeler Ortak elemanı olmayan kümeler )

( DISJOINT SETS )

( ENSEMBLES DISJOINTS )

( DISJUNKTE MENGEN | ELEMENTFREMDE MENGEN, DISJUNKTE MENGEN )


- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR


- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DISSOCIABLE vs. DISSOCIAL vs. DISSOCIANT vs. DISSOCIATE vs. DISSOCIATION )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile حشر نداشتن ile افتراق )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile HASHAR NADASHTAN ile AFTARAGH )


- AYRILIK:
YAKAR ve/||/<>/> YIKAR


- AYRIM ile/ve SINIR

( DISTINGUISH vs./and BOUNDARY )


- AYRIMLI BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİR ile/ve AYRIMSIZ TEK

( ALE-L-ITLAK: Genel olarak bir kayıtla bağlı olmayarak. | Ayırdetmeden, ayırmadan, salt olarak. )


- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ


- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER