Bugün[11 Temmuz 2026]
itibarı ile 17.057 başlık/FaRk ile birlikte,
17.057 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(48/70)


- NÖROTİK ile NÖROTİK KİŞİLİK ile NÖROTİK KARAKTER


- NÖROTRANSMİTER/NEUROTRANSMİTTER[İng.] ile/değil/yerine/= KİMYASAL SİNİR ULAĞI


- NÖROTRANSMİTERLER ile SİNAPTİK İLETİM

( Sinir gözeleri arasında bilgi iletimini sağlayan kimyasal haberciler. İLE Sinir gözeleri arasında sinyallerin nasıl iletildiğini gösteren süreç. )


- NOSİSEPTÖR/NOCICEPTOR[İng.] ile/değil/yerine/= AĞRI ALMACI


- [not] (NOT) TO KNOW vs. (NOT) TO REMEMBER


- NOTAİRE[Fr. < NOTAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> NOTER

( Çeşitli belge ve işlemlere geçerlik kazandırmak ve yasanın öngördüğü diğer görevleri yerine getirmekle yükümlü belli nitelikleri ve kendine özgü bir hukuk statüsü olan kamu görevlisi kâtibiadil Bu görevlinin çalıştığı yer noterlik )


- KÂTİB-İ ÂDİL/NOTER[Fr. < NOTAIRE] ile/ve/||/<> HAKEM


- NOTORY[İng.] ile/||/<> NOTAIRE[Fr.] ile/||/<> NOTER[Fr. < NOTAIRE]

( Sözleşme belgit ve diğer belgeleri doğrudan doğruya yasalarıyla istenilen biçimde düzenleyerek onaylayan ve bunların tıpkılarını yanında saklayan ve bu işleri yapmak üzere devletçe yetkilendirilen kişi )

( NOTORY )

( NOTAIRE )


- NÖTR/NEUTER[İng.] ile/değil/yerine/= ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ


- MUTEDİL[Osm.] / NEUTRAL[İng.] / NEUTRE[İng./Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTR, NÖTÜR


- NEUTRALE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SICAKLIK


- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ


- NÖTR ile ATÂLET


- NÖTR ile BOŞ

( NEUTER vs. EMPTY )


- NÖTR ile/ve/değil/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK


- NÖTR ile SAYDAM


- NEUTRON DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DEDEKTÖRÜ


- NEUTRON CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENUMWANDLER, NEUTRONENKONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DÖNÜŞTÜRÜCÜSÜ


- NEUTRON DIFFRACTOMETER[İng.] / DIFFRACTOMÈTRE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETER, NEUTRONENDIFFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMÖLÇERİ


- NEUTRON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SAYISI


- NEUTRON ABSORBER[İng.] / ABSORBEUR DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SOĞURUCU


- NEUTRON HOWITZER[İng.] / OBUS À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENHAUBITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TOPU


- NEUTRON REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSITICISI


- NEUTRON AGE[İng.] / NEUTRONENALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAŞI


- NEUTRON MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENMODERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLATICISI


- NEUTRON STAR[İng.] / ÉTOILE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENSTERN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YILDIZI


- NOVASULOR[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASULOR


- SEMI-CONDUCTEUR NP[Fr.] / NP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= NP YARI İLETKEN


- TRANSISTOR NPN[Fr.] / NPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NPN TRANSİSTÖR


- NUCLEAİRE[Fr. < NUCLÉAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜKLEER

( nükleer atık nükleer enerji nükleer reaktör nükleer santral nükleer silah nükleer tıp Atom çekirdeği ile ilgili çekirdeksel )


- NUCLEAR REACTOR[İng.] ile/||/<> RÉACTEUR NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNREAKTOR[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER REAKTÖR | REAKTÖR[Fr. < RÉACTEUR]

( nükleer reaktör İçinde denetimli nükleer fisyon tepkimesi oluşturulup sürdürülebilen donanım Kısaca reaktör de denir )

( RÉACTEUR )


- NUCLEAR :/yerine NÜKLEER


- NUFUZKAR[Ar. < NUFŪẔ + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜFUZKÂR

( Etkileyici güçlü )


- NUHÂS | BAKIR ile/||/<> BAKIR

( 1 Bakır kova Küçükkabaca Uluborlu Isparta 2 Tencere Yenikent Isparta kimya Kırmızımsı renkli dövülgen sünek ısı ve elektrik iletkenliği yüksek bir metal A A 53 54 A S 29 Ö A 8 95 E S 1084 C Birçok enzimin yapısında kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan eksikliğinde kansızlık ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan kırmızımtırak parlak atom numarası 29 atom ağırlığı 63 54 sembolü Cu olan tuzları zehirli bir metal Bakır beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin lizil oksidaz sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır )

( COPPER )

( CUIVRE )

( KUPFER )


- NUHNEVİDEN KALMA (ÂDETLER) değil NUH NEBÎ(PEYGAMBER)'DEN GELEN


- NÜHÛL[Ar. < NAHL] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]

( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )


- NUCLEAR REACTOR[İng.] / KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER REAKTÖR


- NÜKLEER değil/yerine ÇEKİRDEKSEL


- NÜKLEER ile/||/<> ÇEKİRDEKSEL


- NÜKLEER ile NÜKLEER TIP ile NÜKLEER ATIK ile NÜKLEER SİLAH ile NÜKLEER ENERJİ/K ile NÜKLEER REAKTÖR ile NÜKLEER SANTRAL


- NUKTANAZAR[Ar. < NUḲṬA + NAẒAR] ile/değil/yerine/=/||/<> NOKTAİNAZAR

( Görüş görüş açısı )


- NUMAYİŞKAR[Fars. < NUMĀYİŞKĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> NÜMAYİŞKÂR

( Gösteri ile ilgili olan )


- NUMBER :/yerine SAYI


- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] ile/değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE


- NÛR[çoğ. ENVÂR, NÎRÂN] ile ...

( AYDINLIK, PARILTI, TECELLİYÂT )


- NÛR ve/<> HİDÂYET

( İman. VE/<> İslâm. )


- NUR ve/||/<> HİDÂYET(KILAVUZLAMA)

( Tevrat'ta. / İncil'de. / Kur'ân-ı Kerîm'de. / Kişide. )

( PHILO ve/||/<> SOPHOS )


- NUR ve/<> HİDÂYET(KILAVUZLAMA)

( Sevgi. VE/<> Adâlet. )

( Dışarıda adâlet, içeride sevgi. )


- NUR ve/||/<> İMAN

( Olsun! VE/||/<> Olsun! )


- NUR ile/ve KUDRET


- NUR[Ar. < NŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> NUR

( nuruaynım nuruçeşmim nurudidem nur yüzlü gemici nuru göz nuru gözümün nuru ışık İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık )


- NUR ile NUR YÜZLÜ/LÜK


- NÛR ve OLMAK


- NÛR ile/ve RUH


- NUR ile/ve/<> ŞEFKÂT

( İlâhî sevgi. İLE/VE/<> ... )


- NÜŞ-HÂR[Fars.] ile ...

( Geviş. )


- NUSRET[< NASR] ile ...


- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI


- NUTHATCHES[İng.] ile/||/<> SITTÉLES[Fr.] ile/||/<> SITTIDAE[Lat.] ile/||/<> KLEIBERN[Alm.] ile/||/<> SIVACI KUŞUGİLLER

( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının küçük ve tıknaz yapılı gagaları düz ya da yukarı kıvrık kuyrukları kara böcek ve tanelerle beslenen sıvacı kuşu Sitta europaea büyük kaya sıvacı kuşu S tephronata küçük sıvacı kuşu S krueperi kaya sıvacı kuşu S neumayer türleri iyi bilinen bir familya )

( NUTHATCHES )

( SITTÉLES )

( KLEIBERN )

( SITTIDAE )


- NUTUK/HİTÂBE/DİSKUR ile/değil/yerine/= SÖYLEV/SÖYLERGE

( ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABI


      Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

      Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.

Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.

İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.

Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraatini düşünmeyeceksin!

Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, tüm dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Cebren ve hile ile aziz vatanın, tüm kaleleri zapt edilmiş, tüm tersanelerine girilmiş, tüm orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Tüm bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.

Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.

Millet, fakr u zarûret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.



      Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen;
Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!



ATATÜRK

(Nutuk, 20 Ekim 1927)

)


- NÜZÛR[Ar. < NEZR] ile NÜZÛR/NÜZERÂ[Ar. < NEZÎR]

( Adaklar, adamalar. İLE Doğru yola getirmek üzere gözdağı vermeler, korkutmalar. )


- O DA HAKLI, O DA, O DA ile/değil/yerine HER BİRİNDE, HAKLILIK PAYI VAR


- O SIRALAR ile O DÖNEMLER


- O ZAMAN ile/ve BU SEFER


- O.D./OCULUS DEXTER[İng.] ile/değil/yerine/= SAĞ GÖZE


- O.S./OCULUS SİNISTER[İng.] ile/değil/yerine/= SOL GÖZE


- O ... ile/ve BİR ...

( Belirli. İLE/VE Belirsiz/herhangi. )


- O ... ile BİR ...

( Toplamada. İLE Çarpmada. )

( Etkisiz. İLE Etkisizleştiren/"yutan". )


- OAT FLOUR[İng.] ile/||/<> YULAF UNU

( Yulafın kabukları soyulduktan sonra ince öğütülmüş durumu )

( OAT FLOUR )


- obduc.[Lat. < OBDUCE, OBDUCATUR] ile/değil/yerine/= SÜRÜLSÜN


- ÖBEK ile/ve/||/<> ZİNCİR


- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ


- RÉACTIF OBERMAYER[Fr.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER REAKTİFİ


- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ


- OBJEKTİFTE:
STANDART ile/ve DSLR


- OBSCURISME/OBSCUR[Fr.] ile/değil/yerine/= KARANLIKÇILIK

( XX. yüzyıl başlarında beliren, kapalı anlatımı öngörüp okuyucunun imgesini çalıştırmayı amaç edinen sanat akımı. )


- OBSERVER :/yerine GÖZLEMCİ


- OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK/OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER[İng.] ile/değil/yerine/= TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU


- OBSİDYEN ile/||/<> JASPER

( Volkanik cam. İLE/||/<> Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. )


- OBTÜRATÖR[Fr. < OBTURETEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖRTÜCÜ


- ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE

( )

( [not] OTHER LANGUAGES vs./and/<>/but TURKISH )


- ÖBÜR ile ÖBÜRÜ ile ÖBÜR GÜN ile ÖBÜR DÜNYA


- OBURLUK YAPMAK ile OBUR ile OBURLUK

( GLUTTONIZE vs. GLUTTONOUS vs. GLUTTONY )

( شکم پرستي کردن ile شکمو ile پر خور ile شکم پرست ile شکم پرستي ile پر خوري ile پرخوري )

( SHKAM PARESTY KARDAN ile SHKAMO ile PAR KHOR ile SHKAM PAREST ile SHKAM PARESTY ile PAR KHORY ile PORKHORY )


- OCCUR :/yerine MEYDANA GELMEK


- OCHRE[İng.] ile/||/<> OCRE[Fr.] ile/||/<> OCKER[Alm.] ile/||/<> TOPRAK RENGİ | TOPRAK SARISI

( Resim okhros solgun sarı Kilrengi bu renkteki boya a toprak sarısı )

( OCHRE )

( OCRE )

( OCKER )


- OCULAİRE[Fr. < OCULAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> OKÜLER

( Optik aletlerinde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi )


- ÖD/SAFRA KESESİ/ÖD KİSESİ[Azr.]/KİSE SAFRA[Fars.]/ÖT GABY[Kazak.]/GALL BLADDER[İng.] ile/||/<> SİDİK/İDRAR KESESİ

( ... ile MESÂNE )

( ... ile ÂB-DÂN )

( GALL BLADDER vs. URINARY BLADDER )


- ODA [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- ODA [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ZIMMERTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ODA SICAKLIĞI


- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK


- ODALI YENİÇERİLER ile/||/<> KALELERDE GÖZETÇİLİK EDEN KAPIKULU YENİÇERİLERİ

( Kalelerde gözetçilik eden kapıkulu yeniçerileri )


- ODDTOED UNGULATES[İng.] ile/||/<> PÉRISSODACTYLES[Fr.] ile/||/<> PERISSODACTYLA[Lat.] ile/||/<> UNPAARHUFER[Alm.] ile/||/<> TEK PARMAKLILAR

( perissos tek daktylos parmak Memeliler Mammalia sınıfının etenliler Placentalia bölümünün toynaklılar Ungulata üst takımından art parmakları tek sayıda olup özellikle ortadaki gelişmiş olan ön parmakları ayrık ve çift sayıda olabilen memeleri kasık bölgesinde bulunan otçul geviş getirmeyen bir takım )

( ODDTOED UNGULATES )

( PÉRISSODACTYLES )

( UNPAARHUFER )

( PERISSODACTYLA )


- ÖDEV = VAZİFE = DUTY[İng.] = DEVOIR[Fr.] = PFLICHT[Alm.] = DEON, KATHETON[Yun.] = OFFICIUM[Lat.] = DEBER[İsp.]


- ODİT/AUDIT ile/||/<> ODİTÖR/AUDITOR

( Dinleyiciler. İLE/||/<> İşitsel. )


- ODORİMETRE[Fr. < ODORIMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOKUÖLÇER


- ODORIMETRY[İng.] ile/||/<> ODORIMÈTRE[Fr.] ile/||/<> ODOS: KOKU[Lat.] ile/||/<> ODORIMETER[Alm.] ile/||/<> ODORİMETRE[Fr. < ODORIMÈTRE]

( Koku alma duygusunun ölçülmesi )

( ODORIMETRY )

( ODORIMÈTRE )

( ODORIMETER )

( ODOS: KOKU )


- ÖDÜL ile ÖDÜLLER

( AWARD vs. AWARDS )

( اعطا کردن ile اعطاء کردن ile جيزه ile جويز )

( ETA KARDAN ile ETA KARDAN ile جيزه ile جويز )


- ODUN DAMARLARI ile/||/<> ODUNSU DAMARLAR

( odunsu damarlar )


- XYLOSE, WOOD SUGAR[İng.] / XYLOSE, SUCRE DEBOISE[Fr.] / XYLOSE, HOLZZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN ŞEKERİ


- ODUNSU | ODUNUMSU ile/||/<> ODUN DAMARLARI | ODUNSU DAMARLAR


- OFFER[İng.] ile/||/<> İCAP[Ar. < İCÂB]

( Yazılı ya da sözlü bir sözleşmenin bağıtlanabilmesi için karşı tarafa yapılması gerekli ilk irade bildirimi )

( OFFER )


- OFFER vs. ORDER


- OFFER :/yerine TEKLİF ETMEK


- OFFEROR ile OFFEREE

( İcapçı. İLE Kabulcü. )


- OFFICER :/yerine MEMUR, SUBAY


- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]


- [ne yazık ki]
ÖFKE ile/ve/||/<> İFRİT[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç yaratık. | Öfkeli, ortalığı birbirine katan kişi. | İçini kemiren, meşgul eden şey. )


- ÖFKE ile/ve/||/<> KEDER ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<> STRES ile/ve/||/<> KORKU

( Karaciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Akciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Mideyi yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Kalbi ve beyni yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Böbrekleri yorar ve hasta eder. )


- [ne yazık ki]
ÖFKE ile/ve/||/>/<>/>< ZARAR

( Öfkeyle kalkan, zararla oturur. )


- ÖFKEDE:
GÖZ KIZARIR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YÜZ KIZARIR

( [Öfke ...]
Gelince. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Gidince. )

( Kâzım[öfkesini tutan/yutan] olmayı yeğle/yelim!) )


- OĞ ile/<> OĞURÇAK ile/<> OĞURDAK ile/<> OĞRAK ile/<> OĞUR

( An. İLE/VE/||/<>/> Salise. İLE/VE/||/<>/> Saniye. İLE/VE/||/<>/> Dakika. İLE/VE/||/<>/> Saat. )


- OGAR ile OR ile OY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alnında beyaz bir leke olan.[at] İLE Rengi parlak kırmızımsı kahverengi ile koyu sarı arasında olan.[at] İLE Kül renginde.[at] )


- ÖGE(UNSUR) ile MUTLAK

( Daha altına inilemeyen. İLE ... )

( ELEMENT vs. ABSOLUTE )


- ÖĞE ile ÖĞELER

( ITEM vs. ITEMS )

( فقره ile کالا ile رقم ile اقلام ile فقرات )

( FAGHAREH ile KALA ile RAGHAM ile EGHALAM ile FAGHARAT )


- ÖĞE = UNSUR = ELEMENT[İng., Alm.] = ÉLÉMENT[Fr.] = ELEMENTUM[Lat.] = ELEMENTO[İsp.]


- ÖĞELER, UNSURLAR, ELEMENTLER = CEVÂHİR-İ BASÎTE = ORGANES ÉLÉMENTAIRES


- ÖĞELER ile/ve/||/<>/> KİMYASAL EVRİM ile/ve/||/<>/> DİRİMSEL(BİYOLOJİK) EVRİM

( image )

( Kimyasal evrimin, hidrojen siyanür[HCN] ve formaldehid[H2CO] gibi basit organik moleküllerin, abiyotik sentezleriyle başladığı sanılmaktadır. Bu moleküllerin oluşumuyla ilgili olası mekanizmalar bilinmektedir fakat oluşum oranları hakkında belirsizlikler bulunmaktadır. Gereken şey, reaktif olmayan atmosfer moleküllerinin, yeni moleküller oluşturmak üzere birbiriyle birleşmleri için reaktif bileşenlere ayrılmalarını sağlayacak bir enerji kaynağıdır. Şimşekler ve güneşten gelen mor ötesi ışınlar, yerin ilk zamanlarında, uygun enerji kaynağı yaratmış olabilir.

Polimerlerin, bileşenleri olan monomerlerden oluşmaları için enerji girişi gerekir. Polimerler ve öteki organik bileşikler, daha basit bileşikler olarak yalınlaştıklarında, enerji açığa çıkar.

Tüm organizmalarda, metabolik ve genetik aygıttan başka, protein ve başka polimerlerden oluşan zarlar bulunur. Bazı zarlar, hücreyi kuşatarak canlı protoplazmayı çevresindeki ortamdan ayırır; ötekiler ise iç zarlardır. Son araştırmalar, zarların sadece basit bir koruma olmadıklarını, hücrenin biyokimyasal işlemlerinin çoğunun zarlarda oluştuğunu göstermiştir. Örneğin, hücre çeperinin etkin işlevlerinden biri, çevredeki bileşenler ortamından hücre için gereken özütleme işleminin yapılması ve artık ürünlerin çevreye atılmasıyla ilgilidir. Kimyasal evrim, yaşam başlamadan önce yüksek olasılıkla ham biyolojik zarlar üretmek zorunda kalmıştır.

Hücrenin ortaya çıkmasıyla birlikte yeryüzü tarihinin kimyasal çağı sona ermiştir. Ne yazık ki, kimyasal evrim, jeolojik kayıtlarda kesin bir iz bırakmamış. Yaşamın kökenini kavrayışımız, kurama, laboratuvarda yapılan benzetim çalışmalarına ve karşılaştırmalara dayanmaktadır. )


- ÖĞELER ile LANTAN DİZİSİ

( Kimyasal yollarla daha yalın maddelere ayrıştırılamayan maddeler. İLE Atom numarası 57 ile 71 arasındaki, seyrek bulunan elementlerin oluşturduğu grup. )

( Element Keşiflerinin Ülke Tablosu )

( ELEMENTS vs. LANTHANIDE SERIES )


- ÖĞLE | MERİDYEN DÜZLEMİ/ÖĞLEN ile/||/<> MERİDYEN DÜZLEMİ | ÖĞLE/NISFINNEHAR[Ar. < NİṢF + NEHĀR]

( öğlen çemberi dalöğlen öğle meridyen düzlemi )


- ÖĞRENCELİK | SİMÜLATÖR[Fr. < SIMULATEUR] ile/||/<> ...

( SIMULATEUR )


- ÖĞRENDİRİYOR değil ÖĞRETİYOR


- ÖĞRENMEK ile ÖĞRENİLEBİLİR ile ÖĞRENİLDİ ile BİLGİLİ İNSANLAR ile ÖĞRENİLMİŞ BİR ŞEKİLDE ile ÖĞRENCİ ile ÖĞRENME ile ÖĞRENMELER

( LEARN vs. LEARNABLE vs. LEARNED vs. LEARNED PEOPLE vs. LEARNEDLY vs. LEARNER vs. LEARNING vs. LEARNINGS )

( تعلم کردن ile روان کردن ile فرا گرفتن ile تعليم گرفتن ile بلد شدن ile ياد گرفتن ile درس آموختن ile يادگرفتني ile پر مايه ile مکتسب ile نحرير ile فرزان ile عالم ile فاضل ile علام ile عارف ile فاضلانه ile فراگرفته ile عالمانه ile مايه دار ile فضلا ile يادگيرنده ile فضل وکمال ile فرا گيري ile تعلم ile يادگيري ile فراگيري ile معارف )

( TALAM KARDAN ile RAVAN KARDAN ile FARA GARAFTAN ile TAELYM GARAFTAN ile BOLD SHODAN ile YAD GARAFTAN ile DARS AMUKHTAN ile YADGARAFTANY ile PAR MAYYEH ile مکتسب ile نحرير ile FARZAN ile ALAM ile FAZEL ile ALAM ile AREF ile فاضلانه ile FARAGARAFTEH ile ALMANEH ile MAYYEH DAR ile فضلا ile YADEGYRANDEH ile FAZL VOKMAL ile FARA GYRY ile تعلم ile YADEGYRY ile FARAGYRY ile MOAREF )


- ÖĞRETECEĞİN KADAR ile BİLMEN GEREKTİĞİ KADAR

( Leblebi kadar öğretebilmek için top kadar bilmek gerek. )

( Öğreteceğin kadar bilirsen öğretemezsin. )

( Bilmiyorsan, Öğret! )

( Öğrenmenin tek yolu uygulamadır. )

( Bir günde olmaz ama bir gün[de] olur. )

( Aramakla bulunmaz fakat bulanlar arayanlardır. )

( Arayan aradığı sürece ayrı kaldı çünkü aradığı kendindeydi. )

( AS MUCH AS TO TEACH vs. AS MUCH AS TO KNOW HOW MUCH YOU NEED
The only way to learn is by practice. )


- OĞUL BALI ile/||/<> OĞUL OĞUL ile/||/<> OĞUL OTU ile/||/<> OĞUL UŞAK ile/||/<> OĞUL OĞUL ile/||/<> SÜTOĞUL ile/||/<> ÜVEY OĞUL ile/||/<> ÂDEMOĞLU ile/||/<> AMCA OĞLU ile/||/<> ÇAPANOĞLU ile/||/<> DAYI OĞLU ile/||/<> ELOĞLU ile/||/<> ELİN OĞLU ile/||/<> EMMİ OĞLU ile/||/<> EŞEKOĞLUEŞEK ile/||/<> HALA OĞLU ile/||/<> HAYVANOĞLUHAYVAN ile/||/<> HERİFÇİOĞLU ile/||/<> HIYAROĞLUHIYAR ile/||/<> HİNOĞLU ile/||/<> İNSANOĞLU ile/||/<> İTOĞLUİT ile/||/<> KİŞİOĞLU ile/||/<> KÖPEKOĞLU ile/||/<> KÖPOĞLU ile/||/<> KÖROĞLU ile/||/<> KULOĞLU ile/||/<> ÖLMEZOĞLU ile/||/<> SULTANOĞLU ile/||/<> TEYZE OĞLU ile/||/<> UYAROĞLU ile/||/<> YOKOĞLUYOK

( Erkek evlat mahdum zade Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılıp ikinci bir kovan kuran arı topluluğu Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü )


- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK


- OĞUZ ile OĞUZCA ile OĞUZELİ ile OĞUZLAR


- OHMMETER[İng.] ile/değil/yerine/= OHMMETRE

( Bir elektrik devresindeki devre elemanlarının elektrik akımına karşı gösterdiği direnci ölçmek için kullanılan ölçüm aleti.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OJİV | ANTİKLİNAL ile/||/<> KEMER ile/||/<> KEMER[Fars. < KEMER]

( Katmanlı kayaçlarda katmanları tepeden ters yanlara yatımlı semer biçiminde kıvrım Mimarlık İki sütun ya da ayağı birbirine üstten yarım çember basık eğri yonca yaprağı gibi biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını iki yanındaki ayaklara bindiren karnı dar tonoz bağlantı a eşeksırtı kemer yüksek kemer körkemer ikiz kemer kemergözü Yığışımlı sıklık dağılımının verdiği ve kendine özgü bir biçimi olan çizge yığışımlı dağılım Bir kıvrımın kabarık tepe yeri tekne kıvrım I 1 Düzenli odun yığını Yakaköy Akdağ Gelendost Isparta 2 Ocağın üst tahtası Afşar Gelendost Isparta II Köprü gözlerinin kemer kısmı Azot Kütahya III Misina Seyitömer Kütahya Az kǝmǝr kemer kemer kamar the middle of anything the waist loins a girdle zone belt the middle of a mountain an arch cupola dome arched bridge Räsänenin Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır V 351a Arapçaya da geçmiştir Dozy Noms des vêtements 389 Az kǝmǝr kemer kemer kamar the middle of anything the waist loins a girdle zone belt the middle of a mountain an arch cupola dome arched bridge Räsänenin Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır V 351a Arapçaya da geçmiştir Dozy Noms des vêtements 389 )

( ANTICLINE | BOW | OGIVE )

( ANTICLINALE | ARC | ANTICLINAL )

( ANTIKLINAL | BOGEN | ANTIKLINALE )

( ARCUS )

( KAMAR )

( KƎMƎR[Az.]~KEMER[Tkm.]~KEMER[Krg.] )


- OKAZYON[Fr. < OCCASION] ile/değil/yerine/=/||/<> FIRSAT | KELEPİR

( fırsat kelepir )


- OKLÜDER/OCCLUDER[İng.] ile/değil/yerine/= YAPAY TIKAÇ


- ÖKSEMEK ile ÖKSELEMEK ile ÖKSE ile ÖKSE OTU ile ÖKSE KUŞU ile ÖKSE ÇUBUĞU ile ÖKSE OTUGİLLER


- OXYDATION NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON SAYISI


- SAUERSTOFFERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN ARTTIRICI


- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER


- SAUERSTOFFÜBERTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TAŞIYICI


- OKSİJENATÖR/OXYGENATOR[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİJENLENDİRICİ


- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU


- OXYMONOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENOMETRE


- OKSİYÜR ile/değil/yerine/= SİVRİKUYRUK

( 3-12 mm. uzunluğunda, insanın, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan, küçük bir solucan. )


- ÖKSÜZ/YETİM ile/||/<> NANHAR

( Ya annesi, ya babası ya da ikisi birden olmayan. İLE/||/<> Ölen yeniçerilerin çocuklarına verilen ad. )


- OCTANE NUMBER[İng.] / INDICE D'OCTANE[Fr.] / OKTANZAHL, OKTANWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAN SAYISI


- OKTRUA/OCTROİ[Fr. < OCTROI] ile/||/<> ÖŞÜR/UŞR[Ar. < ʿUŞR] ile/||/<> RÜSUM/RUSUM[Ar. < RUSŪM] ile/||/<> RÜSUMAT/RUSUMAT[Ar. < RUSŪMĀT]

( Şehre giren bazı mallardan alınan vergi )


- OKÜLER[Fr.] ile ...

( Optik aygıtlarında, objektiften aldığı ışınları göze veren mercek dizgesi. )


- OKÜLER ile/değil/yerine/= GÖZLEÇ


- OKÜLER ile/||/<> GÖZLEME MERCEĞİ

( gözleme merceği 1 Gözle görebilme 2 Işık mikroskoplarında gözle bakılan mercek Göze ait 1 Gözle ilgili olan 2 Işık mikroskobunda objektif merceklerden gelen görüntüyü büyüten ve gözle bakılan mercek )

( OCULAR )

( OCULAIRE )

( OKULAR )

( OCULUS: GÖZ )


- OKUNACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR

( GOING TO READ vs. GOING TO TALK )


- OKUR ile/<> OMUR


- OKUR-YAZAR


- OKUYAN/YAZAN ile/ve/değil/yerine OKUR-YAZAR


- OKUYUCU ile/||/<> OKUR

( okuryazar )


- OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE


- OLABİLECEKLER ile/ve/||/<>/>/< OLMASI GEREKENLER


- OLABİLİR ile GİBİ

( PROBABLE vs. LIKE )


- OLABİLİR ile OLABİLEN

( POSSIBLE vs. CAN BE )


- ... OLABİLİR ile/ve ... OLSA GEREK ile/ve ... OLMALI


- OLABİLİR yerine ZAMAN GÖSTERECEK


- OLABİLMEK ile KAPAK OLABİLİR ile KONSERVE ile KONSERVE YİYECEK ile KONSERVE FABRİKASI

( CAN vs. CAN LID vs. CANNED vs. CANNED FOOD vs. CANNERY )

( توانستن ile قوطي کنسرو ile قوطي ile درقوطي ريختن ile در قوطي ile مست باده ile کنسرو ile کنسروسازي )

( TAVANSTAN ile QOTY KONSORO ile QOTY ile DARQOTY RYKHTAN ile DAR QOTY ile MOST BADEH ile KONSORO ile KONSOROSAZY )


- AUSSERORDENTLICHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI DALGALAR


- OLAN OLMALIYDI ile/ve OLACAK OLAN OLUR ile/ve (O HALDE) OLAN OLUR


- OLANAKLAR ve/||/<>/>/< GELİŞME HAKKI


- OLANAKLAR ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAKLILIKLAR

( Parça. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bütün. )

( Hedef. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Durum. )


- OLANAKLI ile/ve/değil YANLIŞ DEĞİL/OLMAYACAKTIR


- OLANAKSIZLAR değil OLANAKSIZLIKLAR


- ... (OLARAK) GÖRÜLÜR ile ... (OLARAK) GÖRÜNÜR


- ... OLASILIĞI:
YÜKSEKTİR ile/ve/||/<>/> YÜKSELİR


- OLASILIK ile/ve/||/<>/> TEDBİR


- OLAY UFKU ile/ve/<> ERGOSFER

( EVENT HORIZON ile/ve/<> ERGOSPHERE )

( )


- OLAY UFKU ile/||/<> ERGOSFER

( Bir karadeliğin, içine girenin (ışık dahil) bir daha çıkamayacağı sınır yüzeyidir; geri dönüşü olmayan noktadır. @@ Dönen bir karadeliğin, olay ufkunun dışında kalan ve uzay-zamanın dönmeye zorlandığı bölgedir; buradan enerji çekilebilir ama kaçış hâlâ olanaklıdır. İlki kaçışın imkânsızlaştığı sınır, ikincisi onun hemen dışındaki sürüklenme bölgesidir. )

( Formül: r = r_s ~ r_s < r < 2r_s )


- OLAYLAR VE KİŞİLER ve/||/<> YÜKLENEN ANLAM ve/||/<> ALGI ve/||/<> YORUM | BİLİŞSEL ÇARPITMALAR


- OLAYLAR ile/ve YANSIMALAR

( EVENTS vs./and REFLECTIONS )


- MESSZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ SİLİNDİR


- MESSFÜHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇER


- ÖLÇERMEK ile ÖLÇER


- ÖLÇÜ EKSİKLİKLERİNDE:
İMÂLE ile/ve/<> ZİHAF ile/ve/<> MED ile/ve/<> VASL(ULAMA) ile/ve/<> KASR ile/ve/<> SEKT-İ MELİH

( Kısa olan hecenin, uzun okunması. İLE/VE/<> Uzun hecenin, kısa okunması. İLE/VE/<> Bir tam sesi, birbuçuk sese yükseltmek. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Uzun heceyi, inceltmek. İLE/VE/<> Kısa hecelerin, birleşerek, uzun hece oluşturması. )

( )


- ÖLÇÜ ile/ve AYAR

( MODERATION vs./and SETTING, ALIGNMENT )


- ÖLÇÜ ile/||/<> AYAR


- ÖLÇÜLEBİLİR/LER ile ÖLÇÜLEMEZ/LER

( MEASURABLE/S vs. UNMEASURABLE/S )


- MEASURING CYLINDER[İng.] / ÉPROUVETTE GRADUÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ SİLİNDİR


- OLDU ile OLUYOR ile OLACAK

( Daha önce defalarca olmuş olsa bile; olmaya devam ediyor ya da edecek "görünse" bile; olacağı "kesin" diye beklenilse bile olmaya devam edecek anlamına gelmez/getirilemez. )


- ... OLDUĞU KADAR ile/ve/değil ... OLMASININ YANISIRA


- OLEASTER[İng.] ile/||/<> ELAEAGNUS ANGUSTIFOLIA[Lat.] ile/||/<> ÖLWEIDE[Alm.] ile/||/<> İĞDE

( İğdegiller Elaeagnaceae familyasından 10 m kadar boylanabilen çiçekleri er dişi ya da erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı aynı bitki üzerinde bulunan eriksi aken tipi meyvesi olan dikenli ya da dikensiz çalı ya da ağaç formundaki bitki )

( OLEASTER )

( ÖLWEIDE )

( ELAEAGNUS ANGUSTIFOLIA )


- OLEFINS[İng.] / OLÉFINE[Fr.] / OLEFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEFİNLER


- OLÉICULTURE/OLIVE/OLIVIER[Fr.] ile/değil/yerine/= OLIVE TREE[İng.] ile/değil/yerine/= OLEA EUROPAEA[Lat.] ile/değil/yerine/= OLIVE, OLBAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEYTINCILIK

( (tarım) )


- ÖLENE KADAR ile/değil ÖĞLENE KADAR


- OLEOMETER[İng.] ile/||/<> OLEOMETRE[Fr. < OLÉOMÈTRE]

( Bitkisel ve balık yağlarının özgül ağırlığını ölçen alet )

( OLEOMETER )

( OLÉOMÈTRE )


- OLGU ile DÜŞÜNCE/FİKİR

( FACT vs. IDEA )


- OLGUNLAŞMA(KEMÂLÂT) ve SABİTLİK ve TEKRAR


- OLIGOMER[İng.] / OLIGOMÈRE[Fr.] / OLIGOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGOMER


- OLİMPİYAT SONUÇLARI[2016]:
ÜLKELER ve/ne yazık ki/>< TÜRKİYE

( )

( Türkiye, 1 altın, 3 gümüş, 4 bronz olmak üzere toplam 8 madalyanın sahibi oldu. )


- OLIVE MOTH[İng.] ile/||/<> TEİGNE DE L'OLİVİER[Fr.] ile/||/<> PRAYS OLEAELLUS[Lat.] ile/||/<> ZEYTİN GÜVESİ

( Tırtıl evresinde yaprak çiçek ve meyve kemirerek zeytin ağaçlarına büyük zarar veren küçük kelebek )

( OLIVE MOTH )

( TEIGNE DE L'OLIVIER )

( PRAYS OLEAELLUS )


- OLMADIYSA:
[ya] DAHA İYİSİ OLUR ya da HAYIRLISI BUDUR


- OLMAK ile OLUYOR

( HAPPEN vs. HAPPENING )

( پيش آمدن ile رويدادن ile پا دادن ile واقعشدن ile واقع شدن ile رخ دادن ile پيشامد کردن ile جريان داشتن ile در رسيدن ile وقوع يافتن ile اتفاق افتادن ile روي دادن ile عارض ile رخداد ile وقوع )

( PEYSH AMADAN ile ROYDADAN ile PA DADAN ile VAGHASHODAN ile VAGHE SHODAN ile RAKH DADAN ile PEYSHAMAD KARDAN ile JARYAN DASHTAN ile DAR RESYDAN ile VAGHU YAFTAN ile ETEFAGH AFTADAN ile ROY DADAN ile AREZ ile RAKHODAD ile VAGHU )


- OLMALI/OLMAMALI ile/değil/yerine OLABİLİR

( POSSIBLE vs. SHOULD/SHOULDN'T BE )


- OLMALI ile/ve/değil/yerine/<> OLABİLİR


- OLMASI GEREKEN KADAR ile ABARTI

( UP TO IT'S NEEDS vs. EXAGGERATION )


- OLMASI GEREKİR değil OLSA GEREK


- OLMAYABİLİR ile OLANAKSIZ


- ÖLMEYE DEĞER ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER

( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )


- OLTU KEBABI ile/||/<> CAĞ KEBABI ile/||/<> YATIK DÖNER


- OLTU TAŞI ile/||/<> KARA KEHRİBAR ile/||/<> OKSİDİYON TAŞI


- ÖLÜ AŞI ile/||/<> FUNERAL DINNER[İng.] ile/||/<> REPAS DU MORT[Fr.] ile/||/<> TOTENMAHL, TOTENBROT[Alm.] ile/||/<> ÖLÜ YEMEĞİ

( ölü yemeği Herhangi bir yöntemle inaktif duruma getirilmiş ya da öldürülmüş bir enfeksiyon etkeninden yapılan aşı inaktif aşı Kimyasal ya da fiziksel ajanlarla etkisiz duruma getirilmiş ya da öldürülmüş enfeksiyon etkeninden hazırlanan aşı tipi inaktif aşı 1 Ölü sahipleri akrabalar ya da komşular tarafından ölenin canı için cenaze törenine katılanlara din adamlarına ve yoksullara verilen yemek 2 Akrabalar ya da komşular tarafından ölenin ailesine belirli bir süre verilen yemek )

( INACTIVE VACCINE | KILLED VACCINE )


- ÖLÜM ile İNTİHAR

( Dünyada yılda bir milyon, kırk saniyede bir intihar etmektedir. )

( )


- ÖLÜM ile/||/<> KIYIM/CİNAYET[Ar.] ile/||/<> ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.]


- ÖLÜM/İLİŞKİ İÇİN:
"BAŞLANGIÇ" yoksa/>< "SON" DA YOKTUR


- OLUR" ile/değil/yerine/>< İHTİYÂR

( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )


- OLUR"
ile/ve/değil/||/<>/><
NA OLUR ve/||/<> NAH OLUR


- OLUR ile/değil/yerine/=/||/<> OLABİLİR | EVET

( olur olmaz olabilir Onay tasdik yapabilme izni evet )


- OLUR ile/ve/||/<> OLMAZ

( Diye bir şey yok! İLE/VE/||/<> Diye bir şey yok! )


- OLUR" ile/değil/yerine/>< ONUR

( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )


- OLUŞ ve NÛR


- OLUŞ ve/<> NÛR


- OLUŞ'TA(KEVN): SÜKÛN ve/||/<> HAREKET ve/||/<> ELVAN ve/||/<> ASVAT ve/||/<> TUUM(TADLAR) ve/||/<> REVAYİH(KOKULAR) ve/||/<> İTİMAT ve/||/<> HARARET ve/||/<> BÜRÛDET ve/||/<> RUTÛBET ve/||/<> YÜBÛSET(KURULUK) ve/||/<> TELİF ve/||/<> HAYAT ve/||/<> ELEM ve/||/<> KUDRET ve/||/<> İRADET ve/||/<> KERÂHET ve/||/<> ŞEHVET ve/||/<> NEFRET ve/||/<> İTİKAT ve/||/<> ZAN

( LA STABILITE et/||/<> LE MOUVEMENT et/||/<> LES COULEURES et/||/<> LES SONS et/||/<> LES GOUTA et/||/<> LES ODEURS et/||/<> L'APPUI et/||/<> LA CHALEUR et/||/<> LE FROID et/||/<> L'HUMIDITE et/||/<> LA SECHERESSE et/||/<> L'ACCORD et/||/<> LA VIE et/||/<> LA DOULEUR et/||/<> LA PUISSANCE et/||/<> LA VOLONTE et/||/<> LA REPUGNANCE et/||/<> LE DESIR SEXUEL et/||/<> L'AVERSION et/||/<> LA CONVICTION et/||/<> L'AVIS )


- OLUŞUM/TEŞEKKÜL[Ar.] ve/<> TEŞEKKÜR


- OMNİVOR ile/||/<> OMNİVOR[Fr. < OMNIVORE]

( omnis hep vorare yemek Hem bitki hem hayvan yiyerek beslenen hayvanlar Hem bitki hem hayvan yiyerek beslenen canlılar Hem bitkisel hem de hayvansal besinlerle beslenen Her çeşit gıdayla geçinen ve her çeşit besin üzerinde yaşayabilen canlılar )

( OMNIVOROUS | OMNIVOROUS, OMNIVORE | OMNIVOR )

( OMNIVORE )

( ALLESFRESSER )

( OMNIS, VORARE | OMNIS: HEP; VORARE: YEMEK )


- OMNIVORE[İng.] ile/değil/yerine/= OMNİVOR

( Hem ot hem de et ile beslenen bir diyete sahip canlılara verilen isimdir. Hepçil olarak da bilinmektedir. İnsan, maymun, fare, ayı ve domuz bu canlılara örnektir. Bir canlının omnivor olup olmadığına bakılırken ana besin kaynağına bakılır. Yani nadiren ot yiyen etobur bir canlı hepçil bir canlı olarak kabul edilmeyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OMNİVORE[Fr. < OMNIVORE] ile/değil/yerine/=/||/<> OMNİVOR

( Hem et hem ot ile beslenen canlı )


- OMUR[İng. VERTEBRATE] ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ADAPTIVE IMMUNITY] ile/||/<> AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ[İng. FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER] ile/||/<> AKSİYEL İSKELET[İng. SKELETON AXIALE] ile/||/<> AMFİARTOZ[İng. AMFIARTOSE] ile/||/<> KAFATASI[İng. SKULL] ile/||/<> KEMİK[İng. BONE] ile/||/<> KEMİKLİ BALIK[İng. BONY FISH] ile/||/<> KIKIRDAKLI BALIKLAR (CHONDRİCHTHYES)[İng. CARTILAGINOUS FISH]

( Omurgayı oluşturan kemiklerin her birine verilen addır. Latince tekil ismi vertebra. @@ Lenf gözelerinin antijenlere belirli ve uzun süreli tepkilerini anlatmak için kullanılan genel bir terimdir. Majör histokompatibilite kompleksi, T-gözesi alıcıları (TCR), immunoglobulinlerle birlikte rekombinaz aktivitesine sahip enzimlere ihtiyaç duyar. Çenesiz balıklar haricindeki tüm omurgalılarda bulunmaktadır. @@ Karın, göğüs ya da eklemlerde tekrarlayan ağrılı inflamasyon atakları ile karakterize kalıtsal bir durumdur. Bu ataklara genellikle ateş ve bazen döküntü ya da baş ağrısı eşlik eder. Bazen kalp, beyni ve omuriliği çevreleyen zar ve testisler gibi vücudun diğer bölgelerinde de inflamasyon görülebilir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yarısında, ataklardan önce prodrom olarak bilinen hafif semptomlar belirir. Prodromal semptomlar, daha sonra inflamasyon gerçekleşecek olan bölgede hafif rahatsız edici hisleri ya da daha genel rahatsızlık hissini içerir. @@ Vücudun kemik yapısının temel olarak omur, göğüs kafesi ve kafatasından oluşan bölümüdür. @@ Çok az ya da özel durumlarda oynayabilen eklemler. Örnek olarak kalça ve omurga arasındaki eklemler verilebilir. @@ Kafatası, omurgalıların kafasını çevreleyen iskelet yapısı. Kemik ya da kıkırdaktan oluşur ve beyin ve bazı duyu organlarını koruyan bir yapı oluşturur. Üst çene (alt çene değil) kafatasının bir parçasıdır. İnsan kafatasının beyni içeren kısmı (kranyum) küresel ve yüzünüz ile karşılaştırıldığında görece daha büyüktür. Diğer çoğu hayvanda kafatasının yüz kısmı, üst dişler ve burun da dahil olmak üzere, kranyumdan daha büyüktür. İnsanlarda kafatası, atlas olarak adlandırılan, başın sallama hareketine izin veren en yüksek vertebra tarafından desteklenir. Atlas, yan yana hareketine izin vermek için, eksende bir sonraki omurga üzerinde, aksis (axis), döner. @@ Vücut dokularının en serti. Organizmanın en önemli destekçilerinden biri. Kalsiyum bakımından doymuş olduğu için sert. Damar içerirler. Enine bakılacak olursa dış ve iç yüzeylerinin zarla kaplı olduğu görülebilir. Dıştaki zar "periosteum", içteki zar ise "endosteum" olarak adlandırılır. Kemik zarı, sert kemik, süngerimsi kemik, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kan damarları ve eklem kıkırdağı gibi alt bölümleri var. @@ Sınıf Osteichthyes: Omurgalı sınıfı çenesiz ve kıkırdaklı balıklardan sonra gelişti. Çeneleri bulunur, iskeleti kemikten oluşur ve vücutlarını örten pulları vardır. En bilinen bilinen tatlısu ve tuzlu su balıkları bu öbeğe aittir. Yaşayan fosil Coelacanth, akrabaları (loblu balıklar) Devonien jeolojik döneme kadar (363-409 MÖ) izlenebilen kemikli bir balıktır. @@ İlkel 'çeneli' omurgalılar yaklaşık 400 MÖ ortaya çıktılar. İskeletleri tamamen kıkırdaktan oluşur. Sınıf, Elasmobranchii alt sınıfı (köpekbalıklarını, vatozlar) ve Holocephali alt sınıfını (sıçanbalığı) kapsar. Hem MHC sınıf I hem de sınıf II genlerine sahip olan en eski takson. Evrimsel merdivendeki bir sonraki adım kemikli balıktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OMUR ile OMURİLİK


- OMUR ile/ve/<> OMURİLİK/MURDARİLİK

( Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri. İçinden omurilik geçebilsin diye ortasında delik olan bir kemik parçası. İLE/VE/<> Omurga içinde bulunan boşluk boyunca uzanan, bozmadde ve akmaddeden oluşan, sinirsel doku. )

( ... ile/ve/<> MAĞZ-I PÜŞT )

( FIKRA ile/ve/<> MURDARİLİK )


- ÖMÜR ile ÖMÜRLÜ/LÜK ile ÖMÜRSÜZ/LÜK ile ÖMÜR ADAM ile ÖMÜR BOYU ile ÖMÜR BOYUNCA ile ÖMÜR TÖRPÜSÜ


- ÖMÜR[< ÖMR < UMÜR]/HAYAT[Ar.] ile/değil/yerine/= YAŞAM


- OMURGA ile OMURGALI ile OMURGASIZ ile OMURGALILAR ile OMURGASIZLAR


- OMURGADA
YUVAR/DİSK:
OLAĞAN ile BOZULMUŞ ile BEL VERMİŞ ile FITIK ile İNCELMİŞ

( image )


- OMURGALILAR ile/ve OMURGASIZLAR

( Omurgalıların Sınıflandırılması )

( VERTEBRATES vs. INVERTEBRATES )


- OMURGASIZLAR ile OMURGASIZ

( INVERTEBRATA vs. INVERTEBRATE )

( بي مهرگان ile غير ذيفقار ile بي مهره )

( BEY MOTEORGAN ile غير ذيفقار ile BEY MANPAREH )


- OMURİLİK ile/||/<> YILDIZ OMURLULAR

( Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri fıkra )


- OMUZLA DİRSEK ARASINDAKİ KEMİK ile DİRSEKLE BİLEK ARASINDAKİ KEMİKLER

( AZBÂ'[< ZAB], AZD ile ... )

( HUMERUS vs. ULNA and RADIUS )


- ON AYAKLILAR ile/||/<> ON AYAKLILAR

( deka on pous ayak Eklem bacaklı hayvanlardan gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda alt dalının kabuklular Crustacea sınıfından yapıları çok gelişmiş ayrı eşeyli denizlerde ve tatlı sularda yaşayan petek gözleri saplar üzerinde bulunan birinci yürüme bacaklarının ucunda iri makaslar taşıyan çeşitli İstakoz yengeç ve karides türlerini içine alan bir takım Eklem bacaklı hayvanlardan gerçek eklem bacaklılar Euarthropoda alt şubesinin kabuklular Crustacea sınıfından yapıları çok gelişmiş ayrı eşeyli denizlerde ve tatlı sularda yaşayan petek gözleri saplar üzerinde bulunan birinci yürüme bacaklarının ucunda iri makaslar taşıyan bir takım )

( DECAPODS )

( DÉCAPODES )

( ZEHNFÜSSER )

( DECAPODA )


- ON BOOK:
TO FOLD UP HALF OF(/TIP OF) THE PAPER - > TO USE SEPARATOR

( KİTAPTA: YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK )


- ÖN KAPI ile ORTA KAPI(LAR) ile ARKA KAPI

( Otobüslerde ön kapı binmek içindir! Orta kapı(lar) ve arka kapı ise inmek içindir! Dikkat ediniz! )


- PREAMPLIFIER[İng.] / PRÉAMPLIFICATEUR[Fr.] / VORVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN YÜKSELTEÇ


- ON ile ON PARA/LIK ile ON BİRLİ ile ON BİNLİK ile ON PARASIZ/LIK ile ON BİNLERCE ile ON AYAKLILAR ile ON MİLYONLUK


- ÖN ile/||/<> UĞUR


- ONALTILIK ile/||/<> ON AYAKLILAR ile/||/<> ONBAŞI ile/||/<> ONBEŞLİ ile/||/<> ON BİNLERCE ile/||/<> ON BİNLİK ile/||/<> ONBİRAYLIK ile/||/<> ON BİRLİ ile/||/<> ONDÖRTLÜK ile/||/<> ONİKİPARMAK BAĞIRSAĞI ile/||/<> ONİKİTELLİ ile/||/<> ON MİLYONLUK ile/||/<> ON PARA ile/||/<> ONSEKİZ ile/||/<> BEŞON ile/||/<> AYIN ON DÖRDÜ

( Dokuzdan sonra gelen sayının adı Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı Dokuzdan bir artık )


- ONANMAK ile ONARMAK ile ONATMAK ile ONAŞMAK ile ONARILMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLANMAK ile ONAYLATMAK ile ONARABİLMEK ile ONARIVERMEK ile ONAYABİLMEK ile ONAYLATABİLMEK ile ONAYLAYABİLMEK ile ONA ile ONAR ile ONAT ile ONAY ile ONARLI ile ONAYLI ile ONANİZM ile ONAYSIZ ile ONA BUNA


- ONAYLANABİLİR ile ONAY ile ONAYLAMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLI

( APPROVABLE vs. APPROVAL vs. APPROVE vs. APPROVE OF vs. APPROVED )

( قابل تصويب ile موافقت ile تصويب ile امضاء ile صوابديد ile تييد ile روا داشتن ile به تصويب رساندن ile امضاکردن ile تصويب کردن ile پسند کردن ile مصوب ile مصوبه ile مستحسن )

( GHABEL TASOOYBE ile MOVAFEGHT ile TASOOYBE ile EMZA ile صوابديد ile TYYD ile RAVA DASHTAN ile BAH TASOOYBE RESANDAN ile EMZAKARDAN ile TASOOYBE KARDAN ile PASAND KARDAN ile MOSOUB ile MOSOOBEH ile مستحسن )


- ONAYLAYICI SÖZCÜKLER ve/||/<>/> HİZMET EYLEMLERİ ve/||/<>/> FİZİKSEL TEMAS


- ÖNCELİK ile/ve İTİBAR


- ÖNCELİKLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ÖNCELİK/LER ile/ve ÖZLEM/LER


- (ÖNCELİKLİ/ÖNEMLİ/[ÖNCEKİ] OLMAZSA OLMAZ)
KAVRAM ÇİFTLERİ:

ÖNCELİK ve/||/<>/> SONRALIK
ve/||/<>
VAR OLAN ve/||/<>/> BİLGİ
ve/||/<>
NESNE/TEK ve/||/<>/> ÖTEKİ/LER
ve/||/<>
SÜREÇ ve/||/<>/> SONUÇ
ve/||/<>
YÖNTEM/USÛL ve/||/<>/> İÇERİK/ESAS
ve/||/<>
BAĞLAM ve/||/<>/> ANLAM
ve/||/<>
ÇÖZÜMLEME ve/||/<>/> ÇÖZÜM
ve/||/<>
ÖNCÜL ve/||/<>/> ÖNERME
ve/||/<>
SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ
[en az %99 ve/||/<>/> en az %1]
ve/||/<>
US/AKIL ve/||/<>/> ANLIK/ZEKÂ
ve/||/<>
EMİK/BEYİN ve/||/<>/> ANLIK/ZİHİN
ve/||/<>
DİRENÇ/İHTİYÂR ve/||/<>/> İSTENÇ/İRÂDE
ve/||/<>
DEVİM/HAREKET ve/||/<>/> ZAMAN
ve/||/<>
AN ve/||/<>/> ZAMAN

( Düşünme, konuşmak ve yaşamak üzere bilinmesi ve uygulanması gereken öncelikli ve olmazsa olmaz kavram çiftleri... [önceki olmadan sonraki olmaz!] )


- ÖNCELİKLİ/LER ile/ve GENEL

( İnsanda. İLE/VE Doğada. )

( For human. VS./AND On nature. )

( PRIORITY vs./and GENERAL )


- ÖNCESİ-SONRASI [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ÖNCÜLLER ile/ve/||/<> KESİNLİK


- ÖNCÜLLER = MUKADDEMAT = PREMISS[İng.] = PRÉMISSES[Fr.] = PRÄMISSE[Alm.] = PRAEMISSA[Lat.] = ESTABLECIMIENTO[İsp.]


- ÖNCÜLLER ile/ve/||/<> ÖNCELİK


- ÖNCÜ/LÜK ile ÖNCÜL ile ÖNCÜLLER ile ÖNCÜ OYUN ile ÖNCÜ TİYATRO ile ÖNCÜLLER KÜMESİ


- TENTH VALUE LAYER[İng.] / DIXIÈME D'ÉPAISSEUR DE DEMI-ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ONDA BİR KALINLIK DEĞERİ


- ONDALIK KESİR ile/||/<> ADİ KESİR

( Ondalık virgüllü, adi kesir çizgili gösterimdir )

( Formül: 0.5 İLE 1/2 )