R ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.745 başlık/FaRk ile birlikte,
9.745 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(31/40)
- SABIR ile/ve SEBÂT
( Allah'ın adlarının sonuncusudur. )
( PATIENCE vs./and PERSEVERANCE )
- SABIR ile/ve/<>/> SELÂMET
( SABIR GEREK EVVELÂ
SONRA TAHAMMÜL
SONRA TENEZZÜL
SONRA İLİM, İRFAN GEREK
SONRA AŞK, ŞEVK GEREK
SONRA YOKLUK
EN SONUNDA KİŞİLİK! [OLUŞUR] )
( Sabır, öyle bir iptir ki; sen kopacak/bitecek sanırsın, o, gittikçe güçlenir/çoğalır. )
- SABIR ile/ve SIĞINMA
- SABIR ile/ve TÂKAT
- SABIR ve/<> TAVIR/TUTUM
( Hiçbir şeyin yokken gösterdiğin. VE/<> Her şeyin varken sergilediğin. )
- SABIR ile/ve TEVEKKÜL
- SABIRSIZLANMAK ile SABIRSIZLANDIRMAK ile SABIR ile SABIRLI/LIK ile SABIRSIZ/LIK ile SABIR TAŞI ile SABIRSIZCA
- SABİTFİKİR ile/ve/> TAKINTI ile/ve/> TAASSUB/NEVROZ
( Bir "düşüncenin", yerinden oynatılamazlığı. İLE/VE/> Sabitfikre, duygunun da katılması (ile). İLE/VE/> Sinirlilik/asabileşme ve çeşitli türlerde tepkisellikler. )
- SABİT ile SABİT YILDIZLAR ile DUVARA SABİTLENDİ
( FIXED vs. FIXED STARS vs. FIXED TO THE WALL )
( مکين ile مقرر ile لايتغير ile پايدار ile ثابت ile مقطوع ile ثوابت ile ديوار کوب )
( مکين ile MOGHARAR ile لايتغير ile PAYDAR ile SABAT ile MOGHTU ile SAVABAT ile DYVAR KUB )
- SABİTLEME ile/ve/<> İSTİKRAR
- SABİTLEMEK ile SABİTLEŞMEK ile SABİTLEŞTİRMEK ile SABİTLEŞEBİLMEK ile SABİTLEŞTİRİLMEK ile SABİ ile SABİT/LİK ile SABİT KUR ile SABİT FİKİR ile SABİT KALEM ile SABİT FİKİRLİ/LİK ile SABİT POLİNOM
- SABİT/LER ile/ve/<> DEĞİŞKEN/LER
( FIXES vs./and/<> VARIABLES )
- SABR[Ar.] ile İHTİMÂL[Ar.]
- SABUN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- SABUR ile SABURA
- SAÇ EKİMİNDE:
MİKROMOTOR ile FUE İĞNESİ
( )
- SAÇLARDA:
GÜR ile YOĞUN
- SAÇMA(LIK)LAR / SAFSATALAR ile/değil/yerine FaRkLaR
( Sözcükler: "SEN ..." / "SEN DE ..." ile başlatılan/saldırılan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: Tartışmada, öteki kişinin söz ve hareketlerini, kendi görüşünü savunmada kanıt olarak kullanma. | "Bir savın doğruluğunun, savı geliştiren kişinin, kişiliği ile ilgisi olduğu" "savı". | Bir kişinin önerileri yerine, önerinin reddedilmesini sağlamak üzere, kişiye sövülerek yapılan saldırı.
Örnek: - "Senin müdür hakkında söylediklerini duydum. Nankör adam! Sen müdürün o kadar ekmeğini yedin!"
- "...yı şu yaptıysa doğrudur/yanlıştır."
- "...yı savunuyorsa ahlâksızın tekiymiş."
Lat./İng.: ARGUMENTUM AD HOMINEM
* Tanım/açıklama: Tepkisel indirgemecilik.
Örnek:
- ... sorununun bu hâle gelmesinin toplumsal, ekonomik, politik bir sürü nedeni var.
- "Terör örgütünü mü savunuyorsun bana?!..."
İng.: STRAW MAN
Sözcük: "ONA BAKARSAN ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Ortak özellik gösteren iki önermenin birbiriyle aynı olması ya da birbirine çok benzemesi gerektiği" "savı". ZAYIF BENZETME
Örnek: "Osmanlı İmparatorluğu da tıpkı Roma İmparatorluğu gibi parçalanmıştır."
İng.: WEAK ANALOGY
Sözcük: "HERKES ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Çoğunluğun benimsediğinin doğru olduğu" "savı".
Örnek: " 'Herkes' ona oy verdiğine göre yaptıkları da doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD POPULUM
Sözcük: "DEMEK Kİ ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Zaman içinde, önce gerçekleşen bir olgunun, onu izleyen başka bir olgunun nedeni olması gerektiği" "savı".
Örnek: "Güneş tutulmasından sonra deprem oldu. Demek ki depremin nedeni güneş tutulmasıdır."
Lat.: POST HOC ERGO PROPTER HOC
Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "SONUÇTA ..." / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Tersi kanıtlanamayanın doğru olduğu" "savı".
Örnek: "UFO'ların dünyayı ziyaret etmediği yolunda hiçbir kanıt yoktur. Demek ki ediyorlar."
Lat.: ARGUMENTUM AD IGNORANTIAM
Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "ZATEN ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Bağlantı, ilişki ya da ortak özelliklerin, mutlaka neden-sonuç ilişkisi içinde olduğu" "savı".
Örnek: "Genç kızlar, çok çikolata yiyor. Genç kızlarda sivilce çok görülüyor. Demek ki, sivilcenin nedeni çikolatadır."
Lat.: CUM HOC ERGO PROPTER HOC
* Tanım/açıklama: "Geleneksel olanın doğru olduğu" "savı".
Örnek 1: "...'yı öldürmemiz gerekiyor. Çünkü töre böyle."
Örnek 2: "Bunca yıldır böyle yapılıyor. Demek ki doğrudur."
Lat.: ARGUMENTUM AD TRADITIO / ANTIQUITATEM
* Tanım/açıklama: "Bir tartışmanın taraflarından birinin sessiz kalmasının, sessiz kalan tarafın tartışılan konuda bilgisi olmadığını, haksız olduğunu ya da yanıldığını kabullenmesi anlamına geldiği" "savı".
Örnek: "Sükût, ikrardan gelir! Türk atasözü."
Örnek:
- Sanık, sorguda susma hakkını kullanmıştır!
- "Suçsuzsa neden sussun ki?! Kalkıp açık açık, 'Ben suçsuzum!' derdi suçlu olmasaydı!"
Lat.: ARGUMENTUM EX SILENTIO
Sözcükler: "DEMEK Kİ ..." / "BELKİ DE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Sorunun ardında yatan varsayımların doğru olduğu" "savı". YÜKLÜ SORU
Örnek:
- Uyuşturucu kullanmaktan ne zaman vazgeçtin?
- Vazgeçmedim!
- Demek ki hâlâ kullanıyorsun?!...
- Hayır, hiç kullanmadım!
- "Ama vazgeçmediğini itiraf ettin!"
İng.: LOADED QUESTION
Sözcükler: "TEMELDE ..." / "HİÇ" / "HEP" ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: Döngüsel nedensellik. Kendi kendini "kanıtlayan" önerme.
Örnek: "O, tembeldir. Çünkü çalışmayı hiç sevmez."
Örnek: "Yalancı değilim. O nedenle, tüm söylediklerim doğrudur."
Örnek: "Sudan hafif maddeler yüzerler. Çünkü batmazlar."
Lat.: PETITIO PRINCIPII
İng.: BEGGING THE QUESTION
Sözcükler: "NASILSA ..." ile başlayan "tanımlar".
* Tanım/açıklama: "Ünlülerin/güçlülerin/zenginlerin söylediklerinin doğru ya da yoksulların söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek 1: "... bunu söylüyorsa doğrudur."
Örnek 2: "O beş parasızın teki! Söylediklerine kim inanır!?..."
Lat.: ARGUMENTUM AD CRUMENAM
* Tanım/açıklama: "Yoksulların söylediklerinin doğru ya da zenginlerin söylediklerinin yanlış olduğu" "savı".
Örnek: "Adamın beş parası yok ki çapkınlık yapabilsin!"
Örnek: "Adamın milyonları var. Güya eşini hiç aldatmamış!"
Lat.: ARGUMENTUM AD LAZARUM
* Tanım/açıklama: "Acınacak durumda olmanın ya da çaresizliğin, söylenilen ya da yapılanların yanlışlığına ağır bastığı" "savı".
Örnek: "Adam ayakta duramayacak denli yaşlı ve hasta. Bence geçmişte yaptıklarından sorumlu tutulmasına artık gerek kalmamalı."
Lat.: ARGUMENTUM AD MISERICORIDIAM
Sözcükler: "İLLE DE" / "TEMELDE ..." ile başlayan "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Yalnızca iki seçeneğin var olduğu savı." YANLIŞ İKİLEM.
Örnek: "Ya çözümün bir parçasısındır ya da sorunun!"
İng.: BIFURCATION
Sözcükler: "ELİMDE DEĞİL ..." / "NE BİLEYİM ..." sözlerinin eklendiği "tanımlar".
Tanım/açıklama: "Güç"/"zayıflık" kullanımı.
Örnek: "Ders kitaplarında yazılanlar doğrudur. Eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır."
Lat.: ARGUMENTUM AD BACULUM
Az kullanılması gerekenleri ve kullanırken çok dikkat edilecekleri bil de KONUŞ!!! )
( http://www.nku.edu/~garns/165/ppt3_2.html
http://courses.washington.edu/spcmu/334/fallacies.html )
( Safsata Türleri )
( [not] FALLACY vs./but DiFfeReNCeS
DiFfeReNCeS instead of FALLACY )
( KIYÂS-I BÂTIL ile/değil/yerine FURKAN )
( SAFSATA ile/değil FURKAN )
- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )
- SADAKA[Ar.] ile/ve/||/<>/> SEVAP[Ar.]
- ŞÂDÂN ile SEVİNÇLİ, NEŞELİ, ZEVKLİ | ŞAD KİŞİLER
( SEVİNÇLİ, NEŞELİ, KEYİFLİ | ŞAD KİMSELER )
- SADÂRET[Ar. < SADR] ile ...
( Başta bulunma, öne geçme. | Sadrâzamlık, sadrâzamın işi ve makamı. | Rumeli ve Anadolu Kazaskerliği. )
- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKÂT ve/||/<> MERHAMET
( SIMPLICITY and/||/<> PATIENCE and/||/<> COMPASSION and/||/<> MERCY )
- SÂDIK[< SIDK] ile GÜVENİLİR
( DOĞRU, GERÇEK | SADÂKATİ, İÇTEN BAĞLILIĞI OLAN )
- SÂDIR ile HUSÛL
- SADIR ile SÂDIR
( Göğüs/sine. | Yürek/kalp. | Kazaskerlere verilen san. | Sadrazam sözcüğünün, kısa söylenişi. İLE Çıkan, görünen. )
- SADIR ve ŞERH
- SADR ile/ve KALB
- SADRAZAM ile SERASKER
( ... İLE Sadrazamlık göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin sanı. )
- SAF KÜLTÜR TEKNİĞİ ile/||/<> KARIŞIK KÜLTÜR
( Saf kültür tek tür mikroorganizma içerir İLE karışık kültür birden fazla tür içerir. Koch agar plak yöntemi ile saf kültür elde etti İLE bu sayede bakterileri tek tek inceledi. Saf kültür bakteriyolojinin temel tekniğidir. )
( Robert Koch tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )
- SAF/TEMİZ":
ÇOCUKLAR ve/||/<> ŞEHİTLER
- SAFAHAT[< SAFHA]:
EVRELER, SAFHALAR -<
- SÂFİR[Ar. < SEFER | çoğ. SÜFFÂR] ile SAFÎR[Ar.]
( Yola çıkmaya hazır, yolcu. | Yazıcı, kâtip. İLE Islık. | İnce, güzel ses. | Islığımsı ses. | Gök yakut. )
- SAFİR değil/yerine/= GÖKÇETAŞ
- SAFİR değil/yerine GÖKYAKUT
( Mavi renkli, değerli bir korindon türü. )
- SAFİR ile/||/<> KUNZİT
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- SAFİR ile SAFİR MAVİSİ
- SAFİR ile/||/<> TANZANİT
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Mavi ve mor tonlarında bir zoisit türü. )
- SAFİR ile/||/<> TURMALİN
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- SAFİR ile/||/<> ZİRKON
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )
- SAFRA ile CESUR ile YİĞİTLİK ile HUYSUZLUK ile GALERİLENMİŞ ile GALERİ ile GALLİKLİK ile FRANSIZLAŞMAK ile GALLİKOL ile SAFRA TAŞI
( GALL vs. GALLANT vs. GALLANTRY vs. GALLEDNESS vs. GALLERIED vs. GALLERY vs. GALLICISM vs. GALLICIZE vs. GALLICOLOUS vs. GALLSTONE )
( زرد آب ile دلاوري کردن ile زن باز ile زن نواز ile زن نوازي ile پوست رفتگي ile موزه دار ile سالن ile جاي ارزان ile لژ بالا ile اطاق موزه ile نگارستان ile نگارخانه ile گالري ile فرانسوي مآبي ile فرانسوي مآب شدن ile موجد مازو ile مازوساز ile سنگ صفرا )
( ZARD AB ile DELAVARY KARDAN ile ZAN BAZ ile ZAN NAVAZ ile ZAN NAVAZY ile POOST RAFTAGY ile MOZEH DAR ile SALEN ile JAY ARZAN ile LOZH BALA ile OTAGH MOZEH ile NEGARESTAN ile NEGARKHANEH ile GALERY ile FARANSOY MAABY ile FARANSOY MAAB SHODAN ile MOJED MAZO ile مازوساز ile SANG SAFARA )
- SAĞ AKCİĞER ile/ve SOL AKCİĞER
( 3 bölüm[lob] vardır.[üst-orta-alt] İLE/VE 2 bölüm[lob] vardır.[üst-alt] )
- SAĞANAQ[Azr.] = KASNAK, ÇEMBER[Tr.]
- SAĞANLAR -ile
( Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımının bir alttakımı. )
- SAĞAR ile/değil SAĞIR
( Sağma işlemi yapan. İLE/DEĞİL Duymayan/işitmeyen kişi. )
- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON
- SAĞÎR/SAGİR[Ar.] ile/değil/||/<>/> SAĞIR[Ar.]
( Küçük, ufak. | Ergenlik çağına gelmemiş, bülûğa ermemiş, velî ya da vasîye muhtaç çocuk. | Ayırt edemeyen. | Zelil ve aşağılık kişi. İLE/DEĞİL/||/<>/> Duymayan. )
- SAĞIR ile SAĞIR ile SAĞIRLIK
( DEAF vs. DEAFEN vs. DEAFNESS )
( ناشنوا ile اصم ile کر ile صم ile کر کردن ile ناشنوايي )
( NASHNAVA ile اصم ile KAR ile SAM ile KAR KARDAN ile NASHNAVAYY )
- SAĞÎR ile/||/<> SAĞİRE
( Küçük yaşta erkek. İLE/||/<> Küçük yaşta kadın. )
- ŞAH MAT değil/yerine/= HAN DÜŞER
- ŞAH ile/ve VEZİR ile/ve FİL ile/ve AT ile/ve KALE/ROK ile/ve PİYON[Fr. < Lat.]
( ... ile/ve FERZ/FERZÎN/FERZÂNE/FERZEND[Fars.] ile/ve PÎL ile/ve ... ile/ve RUH ile/ve PİYÂDE, BEYDÂK[Ar.] )
( KING vs. QUEEN vs. BISHOP vs. KNIGHT vs. ROOK vs. PAWN )
- SÂHA[Ar.]/SEKTÖR[Fr.] ile BÖLÜM/KESİM/ALAN
( SECTOR vs. ZONE/AREA )
- ŞÂH-DÂR ile ...
( Dallı boynuzu olan hayvan. )
- ŞAHESER[Ar.] değil/yerine/= BAŞYAPIT
- ŞÂHİD[Ar.] ile HÂZIR[Ar.]
- SAHÎFE[Ar.] ile DEFTER[Ar.]
- SAHİFE ile/ve TOMAR[Yun.] ile/ve KİTAP
( ... İLE/VE Dürülerek, boru biçimi verilmiş kâğıt. İLE/VE ... )
- SAHİL ile PLAJLAR
( BEACH vs. BEACHES )
( شن زار ile ساحل ile درياکنار ile کنار دريا ile سواحل )
( SHEN ZAR ile SAHEL ile DARYAKENAR ile KONAR DARYA ile SAVAHEL )
- ŞAHİN ile/değil BAYSUNGUR
( ... İLE/DEĞİL Şahin cinsinden, yırtıcı bir kuş. )
- ŞAHİNLEŞMEK ile ŞAHİN ile ŞAHİNCİ/LİK ile ŞAHİNLER ile ŞAHİN BAKIŞLI
- SAHİP OLMADIĞIN ŞEY/DEĞER/OLANAK/KOŞUL ve BULUNMADIĞIN YER
( Vazgeçemeyiz. VE Terk edemeyiz. )
- SÂHİR[Ar. < SİHR] ile SÂHİR[Ar. < SEHER] ile SÂHİR[Ar. < SAHR]
( Büyücü. | Büyüleyici etki yaratan güzel. İLE Gece uyumayan, uykusuz. İLE Maskaralık eden. )
- SAHÎRE[Ar.] ile SÂHİRE[Ar. çoğ. SÂHİRÂT, SEVÂHİR]
( Yeryüzü. İLE Büyücü. )
- ŞÂHİT ile/ve/||/<> NOTER
- SAHNE[Ar. < Yun.] ile/ve/||/<> PARTER[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<> Tiyatro, sinema gibi yerlerde, sahnenin bulunduğu ilk kata ve burada bulunan koltuklara verilen ad. )
- SAHN-İ ÇEMEN ile SAHN-İ GÜLŞEN ile SAHN-İ LÂLE-ZÂR
( Bahçenin ortası. İLE Gül bahçesinin ortası. İLE Lâle bahçesinin ortası. )
- SAHR[Ar.] ile SAHR/SUHÛR[Ar. < SAHRE]
( Kaya. İLE Büyük taşlar, kayalar, maden kütleleri. )
- SAHRA değil/yerine/= KIR
- ŞAHSİ (HAKLAR) değil/yerine/= KİŞİSEL (ÜLEVLER)
- ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİNE ÖZGÜ
- SAHTEKÂR ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE ile SAHTEKÂRLIK ile ŞEREFSİZLİK ile ONURSUZ ile ONURSUZCA
( DISHONEST vs. DISHONESTLY vs. DISHONESTY vs. DISHONOR vs. DISHONORABLE vs. DISHONORABLY )
( متقلب ile کج معامله ile بدحساب ile تقلبآميز ile نادرست ile رند ile بي صداقت ile بي صراحت ile بدمعامله ile بي ذات ile فاقد امانت ile بي ديانت ile رندانه ile رندي ile عدم امانت ile رجز ile نادرستي ile ننگين کردن ile بي شرف ile بيشرفانه )
( MOTEGHALAB ile KAJ MOAMLEH ile بدحساب ile تقلبآميز ile NADREST ile RAND ile BEY SADEQT ile BEY SARAHAT ile بدمعامله ile BEY ZAT ile FAGHAD EMANT ile BEY DYENT ile RANDANEH ile رندي ile ADAM EMANT ile RAJZ ile NADRESTY ile NANGYNE KARDAN ile BEY SHARF ile بيشرفانه )
- SAHTEKÂR değil/yerine/= DÜZMECİ
- SAHTEKÂR ile HİLEKÂR
( Sahtekâr kişi, sahici kişinin gözüne bakamaz. )
- SAHÛR[Ar.] ile SAHÛR[Ar. < SİHR] ile SÂHÛR[Ar. < SAHRE] ile SÂÛR[Ar. < SA'R]
( Temcit yemeği, sahur. İLE Gece uyanıklığı, uykusuzluk. | Ay ağılı. İLE Dünyanın aya düşen, ay tutulmasını oluşturan gölgesi. İLE Ocak, fırın. )
- SAHUR ve/<> SEHER
- SAHUR ile/ve/<> SEHER
- ŞAİR-SÛFÎ ile/ve SÛFÎ-ŞAİR
- SAİR[Ar.] değil/yerine/= BAŞKA, ÖTEKİ
- ŞAİR ile/ve/||/<> DELİ ile/ve/||/<> MECNÛN
- ŞAİR ile/ve DERVİŞ
- ŞAİR ile MÜFLİK
( ... İLE Birinci sınıf şair. )
- ŞAİR ile/ve/||/<> NÂZIM
- ŞAİR[Ar.] değil/yerine/= OZAN
( Şiir söyleyen ya da yazan kişi. | Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kişi. )
( )
- ŞAİR ile ŞAHİR
( İsmet Özel'in, "Şiir Okuma Kılavuzu" kitabında, açıklamasını bulabilirsiniz. )
( Bir şaire, bir beyit yeter. )
( Şairlerin en kötü "şiirleri", yaşamlarıdır. )
- SAÎR[Ar.] ile SÂİR[Ar. < SEYR] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R]
( Ateş, alevli ateş. | Tamu, cehennem. İLE Harekette olan, yürüyen, seyir eden. | Bir şeyden kalan başka şey. | Geçen, dolaşan. | Başka, öteki/diğer, gayri. İLE Ozan, şiir yazan/yazarı. )
- ŞAÎR[Ar.] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R | çoğ. ŞÂİRÂN, ŞUARÂ]
( Arpa. İLE Şair, ozan. )
- ŞAİR ve/||/<> SARAYBOSNA'LI ŞAİR
( )
- ŞAİR[Ar.] ile/ve/||/<>/> ŞARİH[Ar.]
( Ozan. İLE/VE/||/<>/> Açıklayan, şerh eden. Bir yapıtı açıklamak üzere başka bir betik yazan kişi. )
- ŞÂÎRE[Ar. çoğ. ŞÂİRÂT, ŞEVÂİR] ile ŞAÎRE[Ar.]
( Bayan şair. İLE Arpa danesi, tek bir arpa. | Arpacık.[çoğ. ŞAÂYİR][Fr. ORGELET] )
- SÂİRFİLMENÂM[Ar.]/SOMNAMBULE[Fr.] değil UYURGEZER
- ŞAKA ile JİGGER
( JIG vs. JIGGER )
( شيرين کاري ile جرثقيل آبي ile طناب قرقره )
( SHYRYNE KARY ile JARSAGHYLE ABY ile TANAB GHARGHAREH )
- ŞAKA ile ŞAKALAŞMAK ile ŞAKALAR
( JOKE vs. JOKE AROUND vs. JOKES )
( هزل ile متلک ile فکاهي ile شوخي بي مزه ile بذله ile شوخي ile مزاح ile شوخي کردن ile مزه انداختن ile مزاح کردن ile جک ile مسخرگي کردن ile مسخره بازي درآوردن ile فکاهيات )
( CPEHZEL ile MOTELK ile فکاهي ile SHOOKHY BEY MAZEH ile BEZLEH ile SHOOKHY ile MOZAH ile SHOOKHY KARDAN ile MAZEH ANDAKHTAN ile MOZAH KARDAN ile JAK ile MOSKHARGY KARDAN ile MOSKHAREH BAZY DARAVARDAN ile فکاهيات )
- SAKAR[Ar.] ile SAKAR[Ar.]
( Bazı hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan beyaz leke, küçük akıtma. | Sık sık küçük, önemsiz kazalar yapan. İLE Tamu, cehennem.[Fars. DÛZAH] )
- SAKARİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ŞEKERÖLÇER
( Bir sıvıda, çözelti durumunda bulunan şeker miktarını belirlemeye yarayan aygıt. )
- SAKİL[Ar.]["SAKİR" değil!] değil/yerine/= AĞIR | KABA
( Ağır. | Sıkıntı veren, sıkıntılı. | Çirkin, kaba. | Türk müziğinde bir usûl. )
- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR
- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR
- SAKİNLİK ile/ve DAYANÇ/SABIR
( Belirli bir bilgi ve bilinç/tutum gerektirir! )
( CALMNESS vs./and PATIENCE )
- ŞAKIR ŞAKIR ile ŞAKIR ŞUKUR
- ŞAKIR ŞUKUR
( Fazlaca şakırtı çıkararak. )
- ŞÂKİR[< ŞÜKÜR] ile MİNNETTÂR
( Şükreden, gördüğü iyilik için dua eden. İLE Birinden gördüğü iyiliğe karşı kendini borçlu sayan, gönül borcu olan kişi, gönül borçlusu. )
- SAKÜLER/SACCULAR[İng.] değil/yerine/= KESELEŞMİŞ
- SAL ile SALT ile SALI ile SALTÇI/LIK ile SALT NEM ile SAL YARIŞI ile SALT DEĞER ile SALT SIFIR ile SALT SICAKLIK ile SALT ÇOĞUNLUK
- SALATALIK/HIYAR ile ACUR
( ... İLE Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, açık yeşil renkte, irice bir tür hıyar. )
( ... cum CUCUMIS ANGURIA )
- SALATALIK/HIYAR ile ALKAM
( ... İLE Acı salatalık. )
- SALATALIK/HIYARDA:
BADEM ile SİLOR ile DİKENLİ
( KISSA ile ...
KISSÂ ÜL-HİMÂR: Eşek hıyarı.(ÉLATER) )
- ŞALDIR-ŞULDUR
- SALDIRI ile SALDIRIYOR
( ATTACK vs. ATTACKING )
( تک ile هجوم آوردن ile حمله بردن ile حمله کردن ile يورش ile هدف حمله قرار دادن ile هجوم کردن ile تکش ile هجوم بردن ile حمله ور شدن ile حمله ile مورد حمله قرار دادن ile تاخت کردن ile تعرض کردن ile حملهور ile يورش آوردن ile هجوم ile يورش کردن ile تهاجم کردن ile حملهي ile متهاجم )
( TAK ile TEOJJOOM AVARDAN ile HAMLEH BARDAN ile HAMLEH KARDAN ile YVARSH ile CPEHDAF HAMLEH GHARAR DADAN ile TEOJJOOM KARDAN ile TAKESH ile TEOJJOOM BARDAN ile HAMLEH VAR SHODAN ile HAMLEH ile MOORD HAMLEH GHARAR DADAN ile TAKHT KARDAN ile TARZ KARDAN ile HAMLEHOR ile YVARSH AVARDAN ile TEOJJOOM ile YVARSH KARDAN ile TEHAJAM KARDAN ile حملهي ile MOTEHAJAM )
- SALDIRILABİLİR ile SALDIRGAN
( ASSAILABLE vs. ASSAILANT )
( قابل حمله ile ضارب )
( GHABEL HAMLEH ile ZARB )
- SALES :/yerine SATIŞLAR
- SALSA ile BACHATA ile MAMBO ile MERENGUE ile SAMBA ile RUMBA ile CHA CHA CHA ile PASO DOBLE ile JIVE
( Dünyanın her yerinde bilinen Salsa, Avrupa'da, Karayipler'de, özellikle Küba ve Porto Riko'da, Orta Amerika'da, Panama, Guatemala ve New York'un Latin kolonilerinde çok gelişir. Elektrikli çalgıların da kullanıldığı Salsa danslarında, Afrika kökenli vurmalı çalgılar ve bakır üflemeli sazlar büyük rol oynar. Salsa'da, şarkılar her zaman İspanyolca olup şarkıların başlıca işlevi, dans figürlerine eşlik etmektir. Dünyanın belirli bölgelerinde, belirgin olarak ötekilerden ayrılan Salsa stilleri vardır. Birbirinden farklı figürlere sahip olan Salsa'nın tarzları, aynı dansın farklı yaklaşımları ve felsefeleri olarak kabul edilebilir.
İLE
1980'lerde, Dominik Cumhuriyeti'nde, turizmin gelişmesi ve ülkenin dünyaya açılması sonucu popülerliği artan Bachata, içinde aşk, tutku gibi duyguları yansıtan romantik şarkılarla yapılan bir dans türüdür. Bachata, ayrıca, ülkemizde Salsa'dan sonra en çok yeğlenen, yakın eşli bir danstır.
İLE
Küba'da ortaya çıkan Mambo, Kuzey Amerika'daki, Swing ve Rock gibi türlerden etkilenerek günümüzde yapılan biçimini alır. Erkek dansçının sol ayakla başladığı ve ağırlık merkezini ise kalça olarak belirlediği bu dans türü, en yaygın biçimde Küba'da karşımıza çıkar. 1950'li yıllarda, Avrupa tarafından da tanınan Mambo, kıtaları aşan bir dans olarak tüm dünyaya yayılır.
İLE
Dominik Cumhuriyeti'nin yerel dansı olan Merengue, özellikle küçük ve kalabalık dans salonlarına karşı oynanan bir dans türüdür. Oldukça hareketli figürler içeren Merengue, öğrenilmesi kolay, doğaçlamaya açık bir "eğlence" dansı olarak da bilinir. Çiftlerle değil, bir çember biçiminde uygulanan Merengue, hızlı ayak hareketleri, omuzların silkilmesi ve kıvrak kalça hareketleri, bu dansın ana yapısını oluşturur.
İLE
Samba, Brezilya'nın Rio kentinde düzenlenen karnavallarda, kutlama ve eğlenceyi temsil eden dans olarak bilinir. Brezilya müziğine ait kuvvetli bir davulun da yer aldığı, özgün bir müziğe sahip olan Samba, Rio Karnavalı'ndaki dansçıların, gösterişli giysileriyle gösteriye dönüşür. Karnavallarda yapılan bu tip Samba, daha gelişmiş bir biçim olan Uluslararası Samba'dan farklıdır. Samba, Rio Karnavalı'nda, kişisel olarak uygulansa da uluslararası gösterilerde eşli olarak uygulanır.
İLE
Yavaş tempolu, zor bir Latin Amerikan dansı olan Rumba, dans eden çiftler arasındaki tutkuyu hareketlere yansıtır. Aşkın dansı olarak da nitelendirilen rumbada, dansın tutkusunun ve etkisinin büyük bölümü, müzikteki ezgilerde yaşam bulur. Rumba'yı, kusursuz olarak uygulamak için müziğe ve teknik ayrıntılara bağlılık gerekir. Bu ayrıntılar da dansçılardaki güçlü bir denge ve bilek, diz ve kalça koordinasyonu sonucunda ortaya çıkar.
İLE
Amerika'da, 1950'li yıllarda, Mambo ve Rumba'nın birleşiminden doğarak ortaya çıkan Cha Cha Cha, neşeli ritmleri ve müzikleriyle zamanla tüm dünyaya yayılan bir dans türü olur ve Uluslararası Latin Amerikan Dansları'nın vazgeçilmezlerinden sayılır. Canlı, dinamik, hızlı hareketler içeren Cha Cha Cha; neşeli, sevinçli, yerinde duramayanların dansı olarak adlandırılır.
İLE
Kökleri İspanya'ya uzanan "Paso Doble", "iki adım" anlamına gelir. Temiz ve canlı hareketler gerektiren Paso Doble'nin ruhunu seyirciye aktarabilmek için yavaş ve sakin hareketlerden kaçınmak gerekir. Latin dansları arasında en son öğrenilen Paso Doble'de, doğaçlama figürler yoktur, önceden belirlenmiş bir koreografiyi gerektirir.
İLE
Temelinde akrobatik hareketler barındıran bu dans türü, İkinci Dünya Savaşı süresince, Amerika'dan İngiltere'ye yayılır ve ilk olarak 1944 yılında, Londra'lı bir dans öğretmeni olan Victor Silvester tarafından "Jive" olarak adlandırılır. Canlı ve enerjik olmanın yanısıra, zarif bir görünüm de gerektiren bir Latin Amerikan dansı olan Jive, oldukça hareketli figürler içerir. )
- SALT = SIRF, SAF, MAHZ = PURE[İng.] = PUR[Fr.] = REIN[Alm.] = PURUS[Lat.] = PURO[İsp.]
- ŞALTER ile ŞALTER PANOSU
- ŞALTER[Alm.] ile ŞALTER[Alm.] ile ŞALTER[Alm.]
( Anahtar. İLE [fizik] Genellikle, binaların girişine gelen, elektrik akımını açıp kapamaya yarayan araç. İLE Gişe. )
- SALTIK GÖRÜNÜŞLER ile/değil GÖRÜNÜŞLERİN SALTIK İLKESİ
( [not] ABSOLUTE APPEARANCES vs./but ABSOLUTE PRINCIPLE OF THE APPEARANCES )
- ŞALVAR[Fars. < ŞELVÂR] ile ALTINOLUK
( Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü. İLE İşlemeli kadın şalvarı. | Altın sırma ya da kılaptanla işlenmiş çizgili kumaş. | Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar. | Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. )
- ŞALVAR/DİMİ ile ÇAKŞIR
( ... İLE Bir çeşit erkek şalvarı. | Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy. )
- ŞALVAR ile/değil ÇİNTAN
( ... İLE/DEĞİL Kadın şalvarı. )
- ŞALVAR[Azr.] = PANTOLON[Tr. < Fr.]
- ŞALVAR ile ŞALVARLI
- ŞALVAR değil/yerine/= TUMAN
- ŞÂM U SEHER[Fars.] değil/yerine/= AKŞAM-SABAH
- ŞAMARLAMAK ile ŞAMAR
- SAMARYUM[Fr.]
( Atom sayısı 62, atom ağırlığı 150,4 ve yoğunluğu 7,75 olan, seyrek bulunur öğe. [Simgesi: Sm] )
- SAME vs. SIMILAR
- [not] SAME vs. SIMILAR
- SAMİMİYET ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ÇIKAR
- SÂMİR[Ar.] ile SÂMİR[Ar.]
( Gece toplantıları. İLE Meyveli, meyve tutmuş. )
- SAMUR ile DENİZ SAMURU
( ... İLE Amerika'nın kuzey okyanus kıyılarında yaşayar. Çok avlanıldığından soyu tükenme tehlikesi geçirmektedir. Yasalarla korunmaya çalışılmaktadır. Gerçek bir su hayvanıdır. Suda yavrular, suda uyur ve suda beslenir. Karaya seyrek çıkar. )
( Uzunluğu 120 ve kuyruğu 30 cm.'dir. Ağırlığı 40 kg.'ı bulur. Çoğunlukla deniz kestanesi, midye, istiridye, mürekkepbalığı ve salyangozlarla beslenir. Rahatça 30 metre derine dalar. Suyun yüzüne çıkınca sırtüstü yatarak avını midesinin üstüne koyar. Göğsüne yerleştirdiği yassı bir taşa vurarak kabuklarını kırar. Araç kullanabilen nadir hayvanlardandır. )
( Her yıl tek bir yavru yavrular. Sırtüstü yüzerken yavrusunu emzirir. Avlanacağı zaman yavruyu yosunlar arasında gizler. )
(
)
( LUTRA cum LUTAX LUTRIS )
- SAMUR ile SAMUR KÜRK ile SAMUR KAŞLI
- SAMUR ile SUSAMURU/LUTR[Fr.]
( SUSAMURUGİLLER: SEMMÛRİYYE[Ar.] | MUSTÉLIDÉS[Fr.] )
( Susamurları, akıntıyla farklı yerlere sürüklenmemek için uyurken el ele tutuşur. )
( ... İLE Sansargillerden, tüyleri koyu kahverengi, iyi yüzen, küçük bir tür hayvan. )
( SEMMÛR[çoğ. SEMÂMÎR] )
( SABLE vs. OTTER )
( ... avec LOUTRE )
( ... mit OTTER )
( MARTES ZIBELINA cum LUTRA LUTRA )
( ... con NUTRIA )
( ... con LONTRA )
- ŞAMYEL/ŞAMREL değil ŞAMBREL[Fr. < CHAMBRE A AIR]
( İç lastik. )
- SANA (DA) BİR ŞEY SÖYLENİLMİYOR değil/yerine NE SÖYLEYECEĞİNİ (İYİ) BİLMEK
( Ne söylediğini ve haddini iyi bilirsen beklemediğin tepkiler de almazsın. )
- SANAL MÜZELER I, II
- SANAT/HÜNER değil/yerine/= ESİNÇ
- SANAT [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- SANATÇI İÇİN ÖNEMLİ(ÖNCELİKLİ) OLAN:
PARÇALARDAN DOLAYI BÜTÜN değil BÜTÜNDEN DOLAYI PARÇALAR
- SANATÇI ile/ve/||/<>/>/< SANATSEVER
- SANATÇIDA:
KAPRİS ve/||/<> KİBİR
( "Yakışır" )
- SAN'AT-GER[Ar.] ile SAN'AT-KÂR[Ar.]
( Sanatçı. | Esnaf. İLE Sanatçı, usta. )
- SANATKÂR[Ar.]/ARTİST[İng.] değil/yerine/= ESİNÇÇİ
- ŞİİR:
SANATTA ile/ve FELSEFEDE
( En üstte. İLE/VE En altta. )
- SANDALGİLLER
( Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan, ikiyüzden fazla türü olan, taçsız, ikiçenekli bitkiler ailesi. )
- SANDIK ile KRATER
( CRATE vs. CRATER )
( درجعبه گذاردن ile صندوقه ile دهانه آتش فشان )
( DARJABEH GOZARDAN ile صندوقه ile DEHANEH ATASH FESHAN )
- SANDIKLAMAK ile SANDIKLANMAK ile SANDIK ile SANDIKLI ile SANDIKÇI/LIK ile SANDIK EMİNİ ile SANDIK ODASI ile SANDIK SEPET ile SANDIK BALIĞI ile SANDIK EŞYASI ile SANDIK KURULU ile SANDIK LEKESİ ile SANDIK BAŞKANI ile SANDIK ÇEVRESİ ile SANDIK MÜŞAHİDİ ile SANDIK GÖZLEMCİSİ ile SANDIK BALIĞIGİLLER ile SANDIK GÖZLEMCİLİĞİ
- SANEVBER ile ...
( SEVGİLİNİN BOYU, BOSU )
- SANIRIM ... OLABİLİR değil SANIRIM ... ya da ... OLABİLİR
- ŞANJAN/JANJAN[Fr.] değil/yerine/= YANARDÖNER
( Kıpırdadıkça, türlü renklerde parlayan [kumaş vb.]. )
- ŞANKR ile ...
( Ülser. )
- SANRI ile SANRILAR ile ALDATICI
( DELUSION vs. DELUSIONS vs. DELUSIVE )
( فريفتگي ile کوراب ile پندار بيهوده ile اوهام ile گمراه کننده )
( FARYFATGY ile کوراب ile PANDAR BEYTEOODEH ile AVEYAM ile GOMRAH KONANDEH )
- SANSAR ile AÇAĞSANSARI/ZERDEVA
- SANSAR ile FENEK
( Çeşitli küçük etçil hayvanların ortak adı. İLE ... )
( MARTES MARTES cum ... )
- SANSAR ile FERSÂN[Fars.]
( ... İLE Kır sansarı. )
- SANSAR ile GRİSON
( ... İLE Ekvador - Latin Amerika’da yaşayan bir cins yarı sucul sansar. )
(
)
- SANSAR ile KAYA SANSARI
- SANSAR ile/ve KESELİ SANSAR
- SANSAR ile MİNK/VİZON
( MARTES MARTES cum MUSTELA VISON )
- SANSAR ile PORSUK/DACHS[Alm.]
( Türlü küçük etçil hayvanların ortak adı. İLE Sansargillerden, su kıyılarında, kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu bir hayvan. )
( MARTES MARTES cum MELES, MELEN VULGARIS )
- SANSAR ile TAYRA SANSARI
- SANSKAR(LAR) ile ...
( Kişinin karakterinin temelini oluşturan özellikler, huylar, mizaç. )
- SANSÜR[Fr.] değil/yerine/= DENETLEME/DENETKİ/SIKIDENETİM
( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro yapıtlarının, hükümetçe, önceden denetlenmesi. Yayın ve gösterilmesinin, izne bağlı olması, sıkıdenetim. | Denetleme işini yapan kurul. )
- SANSÜR ile/değil/yerine DİSİPLİN
( [not] CENSORSHIP vs./and/but DISCIPLINE
DISCIPLINE instead of CENSORSHIP )
- SANSÜR[Fr. < CENSURE] ile/ve/||/<> KAMUFLAJ[Fr. < CAMOUFLAGE]
( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. | Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim. İLE/VE/||/<> Gizleme. )
- SANSÜRLEMEK ile SANSÜRLENMEK ile SANSÜRLEYEBİLMEK ile SANSÜR ile SANSÜRCÜ/LÜK ile SANSÜRLÜ ile SANSÜRSÜZ/LÜK
- SANTİAR[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAM[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAT[Fr.] ile/ve/<> SANTİLİTRE[Fr.] ile/ve/<> SANTİM[Fr.] ile/ve/<> SANTİMETRE[Fr.]
( Bir ar'ın, yüzde biri, bir metrekare. İLE/VE/<> Bir gramın, yüzde biri, bir desigramın onda biri. İLE/VE/<> Suyun, buz olma noktasını sıfır, buharlaşma noktasını 100 sayarak, arası, derece olarak adlandırılan yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği. İLE/VE/<> Bir litrenin, yüzde biri. İLE/VE/<> Herhangi bir birimin, yüzde biri. İLE/VE/<> Bir metrenin, yüzde biri. )
- ŞANTİYE[Fr. CHANTIER] değil/yerine/= ...
( Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı ya da işlendiği yer. | İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. | Büyük yapıların inşasında yapıcıların yaşadıkları geçici bina. | Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri. | Gemi tezgâhı. )
- [İng.] SANTRFOR ile SANTRHAF
( [ayaktopunda] gol atmakla görevli, ortada oynayan oyuncu. İLE Üç kişilik haf düzleminin ortasında yer alan oyuncu. )
- SANTUR ile KSİLOFON[Fr.< XYLOPHONE]
( ... İLE Değişik sayıda akortlu tahta ya da metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı. )
- SANTUR ile MARİMBA
( ... İLE Zimbabwe'de kullanılan, santura benzeyen bir müzik aleti. )
- SANTUR ile SANTURİ ile SANTURCU/LUK
- ŞANZIMAN değil/yerine/= GÜÇAKTAR
- SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER
- ŞAPIR ŞAPIR ile ŞAPIR ŞUPUR
- ŞAPKA ile KANOTİYE[Fr. < CANOTIER]
( ... İLE Düz kenarlı şapka. )
- ŞAPKA ile MELON[Fr.]
( ... İLE Yuvarlak ve bombeli bir tür şapka. )
- SAPLANTI ile/değil/yerine İSTİKRAR
- SAPLANTI ile/değil TİK[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL Herhangi bir kas kümesinin, istençdışı devinmesi. | Alışkanlıkla sık sık yinelenen, gülünç, sıkıcı söz ya da el, kol, yüz devinmesi. )
- SAPOTAĞACI ve/<> SAPOTGİLLER
( Sapotgillerin örnek bitkisi olan, lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. VE/<> İkiçeneklilerden, örnek bitkisi sapotağacı olan, sıcak ülkelerde, genellikle Orta Amerika'da yetişen, bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki ailesi. )
( ACHRAS SAPOTA )
- SINIR:
SAPTANABİLİR ile/ve/||/<>/> HESAPLANABİLİR
- ŞÂR ile ...
( ŞEHİR | İNSANIN GÖNLÜ, GÖVDESİ )
- SAR'/SAR'A[Ar.] ile SÂR[Ar.] ile -SÂR[Ar.]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Öc, intikam. İLE "yer" bildirerek birleşik sözcükler yapar.[ÇEŞME-SÂR: Çeşmeleri çok olan yer. | KÜH-SÂR: Dağlık yer.] )
- SAR'/SAR'A[Ar.]/TUTARAK/TUTARIK/TUTARGA/YİLBİK[Ar.] ile SÂRÂ[Ar.]
( Tutarık, tutarak, bayıltıcı bir sinir/beyin hastalığı. İLE Katkısız, hâlis. )
- SARAÇHANE = VEZNECİLER
- ŞARAP ile/değil KEVSER ŞARABI
- SARAY ile/ve/değil/yerine/<> ÇAYIR-BAYIR
- SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE
- SARI "BULGUR" ile/değil/yerine DOĞAL BULGUR
- SARIMSAK ve NAR (GİBİ) ve/+/||/<>/> LAHANA ve MARUL ve SOĞAN (GİBİ)
( [İnsanın/kişinin] Bilinmesi gerekenleri. VE/+/||/<>/> Tanınması gerekenleri. )
- SABIR/SARISABIR[Süryanice ŞABRÂ] ile SARISALKIM
( Zambakgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, yaprakları, oldukça yüksek bir sapın tepesinde, rozet biçiminde toplanmış bulunan bir süs bitkisi. | Bu bitkinin, etli ve kalın yapraklarından çıkarılan, kırmızımsı esmer renkli, tıpta ve boyacılıkta kullanılan bir madde. İLE Baklagillerden, salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. )
( ŞİBÂRU[Akatça]: Sivri bir araç. İlâç olarak kullanılan bir bitki. )
( ALOES cum LABURNUM )
- SARIVERMEK ile SARIVELİLER
- SARIYER ile ...
( Toprağının altın ve bakır madenlerinden dolayı sarı renkte olmasından dolayı adını almıştır. )
- SARIYER'DE BUZLAR :
( Boğaziçi'nde tarihin en eski çağlarından beri don olayı görülür. En son don olayı 24 Şubat 1954'te meydana geldi. Tuna'dan çözülen buzların akıntı ile İstanbul Boğazı'ndan içeri girmesi ve koylarda sıkışması sonucunda Boğaziçi buzlarla kaplandı. Rumeli yakasındaki Garipçe köyden Anadolu yakasındaki Poyraz köye buzlar üzerinden yürüyerek geçenler oldu, Sarıyer vapur iskelesi ile Taşiskelesi arasında, sıkışan ve çok sert zemin oluşturan buzlar üzerinde gençler futbol oynadı. Buzlar Boğazı Rumelifeneri'nden Beşiktaş ve Üsküdar'a kadar kapladı. Şehir hatları vapur seferleri yapılamadı. )
- ŞARJ ile ÜCRETLİ ile MASRAFLAR ile MASLAHATGÜZARLIK
( CHARGE vs. CHARGEABLE vs. CHARGES vs. CHARGES D'AFFAIRES )
( تهمت ile مطالبه هزينه ile اتهام ile عهده ile عهده داري ile اتهام پذير ile عوارض ile نايب سفارت ile شارژ دافر )
( TAHAMAT ile MOTALEBEH CPEHZYNAH ile ATEHAM ile EADEH ile EADEH DARY ile ATEHAM PAZYR ile AVAREZ ile NAYBE SEFART ile SHARZH DAFER )
- ŞARJÖR ile ŞARJÖRLÜ ile ŞARJÖRSÜZ
- ŞARKI ile POTPURİ[Fr.]
( ... İLE Sevilen müzik yapıtlarından seçilmiş bölümlerin sıralanmasıyla oluşan müzik parçası. )
- ŞARKI ile VODVİL[Fr.]
( ... İLE Meyhanelerde söylenen, neşeli, alaylı, taşlamalı şarkı. | Hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, şarkılara da yer verilen hafif güldürülü tiyatro gösterisi. )
- ŞARKI değil/yerine/= YIR
- ŞART ile/ve/<> ŞATR
( Koşul. | Durum, hal, vaziyet. | Yemin. İLE/VE/<> Yarı, yarım. | Bölüm, kısım, parça. | Mısra. )
- ŞART-I A'ZAM ile/ve ŞART-I BÂTIL ile/ve ŞART-I CÂİZ ile/ve ŞART-I LAĞV ile/ve ŞART-I MÜFSİD ile/ve ŞART-I MÜTEAHHİR ile/ve ŞART-I MÜTEÂRIZ ile/ve ŞART-I MÜTEKADDİM/EVVEL ile/ve ŞART-I NÂSİH ile/ve ŞART-I SÂNİ ile/ve ŞART-I SARÎH ile/ve ŞART-I TAKYÎDÎ ile/ve ŞART-I VÂKIF
- ŞARTLAMAK ile ŞARTLANMAK ile ŞARTLAŞMAK ile ŞARKLILAŞMAK ile ŞARTLANDIRMAK ile ŞARJ ile ŞARK ile ŞART ile ŞARKLI/LIK ile ŞARKÇI/LIK ile ŞARTLI/LIK ile ŞAR ŞAR ile ŞARTSIZ/LIK ile ŞART KİPİ ile ŞART ŞURT ile ŞARK ÇIBANI ile ŞARTLI REFLEKS ile ŞARTLI TAHLİYE ile ŞARK KURNAZLIĞI ile ŞARTSIZ REFLEKS ile ŞARTSIZ ŞURTSUZ ile ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE ile ŞARTLI BİRLEŞİK ZAMAN
- ŞAŞAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< AŞAR
( Torun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Dede. )
( İstenç[irâde]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Direnç[ihtiyâr]. )
( Aynı dönemde ve birlikte yaşarlar. )
- ŞÂTIR[Ar. < ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]
( Neşeli, zevkli, şen, şenlik. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, sultanın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Dize/mısra. )
- SATIR[Ar.] değil/yerine/= DİZEK/ÇİZEK
- SATIR[Ar.] değil/yerine/= KINRAK
- ŞATIR ile/||/<> RİKABDAR
( Tören ve alaylarda Sultan'ın, Vezir'in yanında yürüyen görevliler. İLE/||/<> Sultan'ın ata binerken üzengisini tutan görevli. )
- SATIR ile/ve SADIR
- SATİR[Fr.] değil/yerine/= YERGİ
- SATRANÇ TAHTASINDA:
AK TAŞLAR ile/ve/<>/>< KARA TAŞLAR
( a1 ile başlar. İLE/VE/<>/>< h8 ile başlar. )
- SATRANÇTA:
AÇILIŞ ve/||/<> YAPILMAMASI GEREKENLER
( * At ile başlanmaz!
* Kalelerin önündeki piyonlarla başlanmaz! [Yandan değil ortadan başlanır!]
* Vezir'in önündeki piyonla başlanmaz! )
- [ne yazık ki]
!SAVAŞ ve/||/<>/>/< !YILDIRMA/TERÖR[Fr.]
- [ne yazık ki]
SAVAŞLARDA:
PARTİZAN ile/<> GERİLLA ile/<> TERÖR
- SAVUNMA ile SAVUNMA AVUKATI ile SAVUNULABİLİR ile SAVUNMA ile SAVUNMA DURUŞU
( DEFENSE vs. DEFENSE ATTORNEY vs. DEFENSIBLE vs. DEFENSIVE vs. DEFENSIVE POSTURE )
( پدآفند ile استحکامات ile تدافع ile دفاع ile وکيل مدافع ile قابل دفاع ile پدافندپذير ile تدافعي ile مقام تدافع ile دفاعي ile پدآفندي ile حالت دفاعي )
( پدآفند ile ESTAHKAMAT ile تدافع ile DAFA ile VAKYLE MADAFE ile GHABEL DAFA ile PEDAFANDPAZYR ile TADAFEY ile مقام تدافع ile DAFAY ile پدآفندي ile HALT DAFAY )
- SAVUNULMASI BİZE DÜŞMEZ değil SAVUNULMASINA GEREK KALMAZ/YOKTUR
- SAVURGANLIK ile ABARTILI ile ABARTILI KONUŞMALAR ile FANTEZİ ile ABARTMAK ile İSRAF
( EXTRAVAGANCE vs. EXTRAVAGANT vs. EXTRAVAGANT TALKS vs. EXTRAVAGANZA vs. EXTRAVAGATE vs. EXTRAVEGANCE )
( زيادهروي ile گزافگري ile ولخرجي ile غيرمعقول ile ولخرج ile خرافات ile اثرخيالي ile کارنامعقول کردن ile بي اعتدالي )
( ZYADEGROY ile GOZAFGARY ile ولخرجي ile غيرمعقول ile VALKHARJ ile KHARAFAT ile اثرخيالي ile KARNAMAGHOL KARDAN ile BEY ETEDALY )
- SAVURMAK ile SAVURTMAK ile SAVURABİLMEK ile SAVUR
- SAYAÇ = KONTÖR = COUNTER[İng.]
- ŞÂYÂN[Fars.] değil/yerine/= UYGUN, YAKIŞIR, YARAŞIR, DEĞER
- ŞÂYET[Fr.] değil/yerine/= EĞER
- SAYGI ile/ve/<> DAYANÇ/SABIR
( [çoğu kişiye] Sonsuz olmalı. İLE/VE/<> Sınırlı olmalı! )
( RESPECT vs./and/<> PATIENCE )
- SAYGI ile/ve/> KRİTER
( RESPECT vs./and/> CRITERION )
- SAYGINLIK/İTİBAR ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BEKLENTİ
- SAYGINLIK/İTİBAR ve/||/<>/>/< KÖPRÜ KURMAK
- SAYI = ADET = NUMBER[İng.] = NOMBRE[Fr.] = ZAHL[Alm.] = NUMERUS[Lat.] = ARITHMOS[Yun.] = NUMERO[İsp.]
- SAYILABİLİR ile/||/<> SAYILAMAZ
( Sayılabilir kümeler doğal sayılarla eşleştirilebilir İLE sayılamaz kümeler eşleştirilemez )
( Cantor tarafından 1874 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )
- SAYISIZ:
...LAR(KONUŞMALAR/ÇÖZÜMLER/YAKLAŞIMLAR vb.) değil KONUŞMA/ÇÖZÜM/YAKLAŞIM
- SAYMAK ile SAYILABİLİR ile GERİ SAYIM ile SAYILIR ile TEZGAH ile KARŞI SALDIRI ile KARŞI DEVRİM ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI TEPKİ ile KARŞI ARGÜMAN ile KARŞI SALDIRI ile DENGELEME ile KARŞI HÜCUM ile KARŞI DAVA ile SAHTE ile SAHTECİ ile TAKLİT ile KARŞI FOLYO ile KARŞI YÜRÜYÜŞ ile KARŞI ÖNLEM ile MUADİLİ ile KONTRPUAN ile DENGE ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI İMZA ile KARŞI GÖRÜŞ ile KARŞI AĞIRLIK ile KONTES ile SAYMA ile SAYISIZ
( COUNT vs. COUNTABLE vs. COUNTDOWN vs. COUNTED vs. COUNTER vs. COUNTER ATTACK vs. COUNTER REVOLUTION vs. COUNTERACT vs. COUNTERACTION vs. COUNTERARGUMENT vs. COUNTERATTACK vs. COUNTERBALANCE vs. COUNTERCHARGE vs. COUNTERCLAIM vs. COUNTERFEIT vs. COUNTERFEITER vs. COUNTERFIT vs. COUNTERFOIL vs. COUNTERMARCH vs. COUNTERMEASURE vs. COUNTERPART vs. COUNTERPOINT vs. COUNTERPOISE vs. COUNTERPOSE vs. COUNTERSIGN vs. COUNTERVIEW vs. COUNTERWEIGHT vs. COUNTESS vs. COUNTING vs. COUNTLESS )
( محسوب داشتن ile بشمار آوردن ile به شمار آوردن ile حساب کردن ile بر شمردن ile محسوب کردن ile شمردن ile شمارش پذير ile شمارش معکوس ile محسوب ile شمرده ile باجه ile شمارشگر ile گيشه ile پيشخوان ile ضد حمله ile انقلاب متقابل ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اقدام متقابل ile استدلال مخالف ile حمله متقابل کردن ile موازنه کردن ile اتهام متقابل ile دعوي متقابل ile جعل کردن ile تقلبي ile ساخته کار ile غش ile ته چک ile ته قبض ile عقب گرد کردن ile همتا ile نقطهمقابل ile نيروي مقاوم ile وزنه متقابل ile متقابل ساختن ile ظهر نويسي ile نظريه مخالف ile وزنه تعادل ile کنتس ile شمارش ile احصاء ile بي حساب ile بيشمار ile ناشمرده ile بي شمار ile نامعدود )
( MOHSUB DASHTAN ile BESHMAR AVARDAN ile BAH SHMAR AVARDAN ile HASAB KARDAN ile BAR SHMARDAN ile MOHSUB KARDAN ile SHMARDAN ile SHMARSH PAZYR ile SHMARSH MAKOOS ile MOHSUB ile SHMARDEH ile BAJEH ile SHMARSHGAR ile GYSHEH ile PEYSHKHAN ile ZED HAMLEH ile ENGHALAB MOTEGHABEL ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EGDAM MOTEGHABEL ile ESTEDELAL MOKHALEF ile HAMLEH MOTEGHABEL KARDAN ile MOVAZNEH KARDAN ile ATEHAM MOTEGHABEL ile DOUY MOTEGHABEL ile JAL KARDAN ile TAGHALABY ile SAKHTEH KAR ile GHESH ile ته چک ile TAH GHABZ ile AGHAB GARD KARDAN ile CPEHMETA ile نقطهمقابل ile NEYROY MOGHAVAM ile VAZNEH MOTEGHABEL ile MOTEGHABEL SAKHTAN ile ZANPAR NOYSY ile NAZARYYEH MOKHALEF ile VAZNEH TAADEL ile KONTS ile SHMARSH ile AHESAE ile BEY HASAB ile BEYSHMAR ile NASHMARDEH ile BEY SHMAR ile نامعدود )
- SAZ ŞAİRLERİ ile ORTAÇAĞ OZANLARI ile AŞKA DAİR KISA KOŞUKLAR SÖYLEYENLER
( MINSTRELS vs. JONGLEURS vs. MADRIGALISTS )
- SAZ ile KOPUZ/KHUMUZ(TAMUR, PANDUR)
( ... İLE Ozanların çaldığı telli Türk sazı. )
- SCANNER[İng.] değil/yerine/= TARAYICI
- SCHILLER ve/||/<> GOTTFRIED KÖRNER ve/||/<> KALLIAS (GÜZELLİK ÜZERİNE)
- SCHLEIERMACHER ile/ve DILTHEY
- SCHOLA CANTORUM[Fr. CHANTEUR(ŞANTÖR)] -ile
( Erkek şarkıcı./"CHANT" İLE Erkek şarkıcılar okulu. )
- SCHOLAR :/yerine BİLGİN, BURSLU ÖĞRENCİ
- SEBATKÂR[Ar.] değil/yerine/= DİREŞKEN/LİK
- ŞEBEKLEŞMEK ile ŞEBEK/LİK ile ŞEBEKE ile ŞEBEKÇİ ile ŞEBEKLER
- SEBİL ile SEBİR ile SEBİR
( Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu. | Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane. | Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma. İLE Suret. | Renk. | Asıl. | Heyet. İLE Mekke yakınlarında bir dağ. )
- SEBR ve TAKSÎM
- SEBZELER:
TOPRAK ALTINDAKİLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TOPRAK ÜSTÜNDEKİLER
( [beslenmemizin] %25'inde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< %75'inde. )
- SEBZELERDE:
EN DAYANIKLILAR ile EN DAYANAKSIZLAR, EN KOLAY/HIZLI ÇÜRÜYENLER
( Pancar, havuç, soğan. İLE Kuşkonmaz, Brokoli, Mısır. )
- SEÇİLMİŞLER ile/ve TUTSAKLAR ile/ve ÇAĞRILMIŞLAR
- SECRET :/yerine SIR
- SECRETARY :/yerine SEKRETER
- SECTOR ile/||/<> SEGMENT
( Sector pasta dilimi İLE segment çembersel bölge. )
( Formül: Pie slice İLE circular region )
- SECTOR :/yerine SEKTÖR
- SEDEF KABUKLULAR ile SERT KABUKLULAR
( Salyangoz, istiridye gibi. İLE Kitin kaplı böcekler. [Hamam böceği, bok böceği gibi.] )
- SEDEF ile SEDEFLİ ile SEDEFÇİ/LİK ile SEDEF OTU ile SEDEF KAKMA ile SEDEF KAKMALI ile SEDEFLİ KALKER ile SEDEF HASTALIĞI ile SEDEF OTUGİLLER
- SEDİR[Fr. < CEDRE] ile AKSEDİR
( Kozaklılardan, çiçekleri sarı ya da açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç. )
( CEDRUS cum THUYA OCCIDENTALIST )
- SEDİR ile KATRANAĞACI
( Kozalaklılardan, boyu kırk metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. İLE Lübnan ve Toroslar'da yetişen bir sedir türü. )
( CEDRUS cum CEDRUS LIBANI )
- SEDİR[Ar. < ŞADR] ile SEDİR/DAĞSERVİSİ
( Kol koyacak yeri olmayan, arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen kerevet, divan. İLE Kozalaklılardan, boyu 40 m. kadar olabilen ve kerestesi, yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. )
(1996'dan beri)