Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 17.043 başlık/FaRk ile birlikte,
17.043 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/70)


- GÖBEKLİTEPE T ŞEKİLLİ DİKİLİTAŞLAR ile/||/<> STONEHENGE MEGALİTLER

( Göbeklitepe T dikilitaşları MÖ 9600 İLE Stonehenge MÖ 3000 yapıldı. Göbeklitepe 6000 yıl daha eski İLE iki yapı arasında 6 bin yıllık fark var. Göbeklitepe avcı-toplayıcılar İLE Stonehenge tarımcılar inşa etti. İki yapı da astronomik gözlem içerir. )

( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )


- GÖÇEBE | GÖÇER ile/||/<> GÖÇEBELİK | GÖÇERLİK

( göçerkonar )


- GÖÇEBELİK ile/||/<> GÖÇER ile/||/<> GÖÇMEN | YAN GÖÇEBELİK

( Çobanlığa, avcılığa ve toplayıcılığa dayanan ekonomik yaşamın gerektirdiği gezgincilik, a. bk. yan göçebelik. @@ Göçebelerin yaşam biçimi. )

( NOMADISM | NOMADISME | IMMIGRANT~NOMAD~IMMIGRANT | EMIGRANT )

( NOMADISME | ÉMIGRANT~NOMADE~ÉMIGRANT | EMIGRANT )

( NOMADISMUS | AUSWANDERER~NOMADE~AUSWANDERER )

( NOMADISMO~NOMADE~IMMIGRATO )

( ΝΟΜΑΔΙΣΜΌΣ / νομαδισμός~ΝΟΜΆΔΑΣ / νομάδας~ΜΕΤΑΝΆΣΤΗΣ / μετανάστης )


- GÖÇER ile/||/<> GÖÇEBE

( göçebe yaylacı Bir yere yerleşik olmayıp durum ve koşullara göre sürekli yer değiştiren kişi ya da topluluk Belirli bir konutu olmaksızın yurt içinde genellikle belli bir yöre içinde çadır hayvan ve öteki araçlarıyla mevsim ve iklime göre yer değiştiren ve göçebe özelliğinin gerektirdiği işlevleri gören yerleşik olmayan kimse ya da topluluk göçer Yaşamak için gerekli koşulları bulmak amacıyla hayvanları ve diğer araçları ile sürekli yer değiştiren belirli bir konutu olmayan kabileler veya insan toplulukları Az köçǝbǝ göçme göçebe köşpeli göçebe köşpe göçücü köşpeli göçebe köşpe gezgin köşpeli köşpölü göçebe Kazaklar göçme göç ve göçebe olarak köşpö biçimini de kullanırlar Türkçe göç köç kökünden me ekiyle yapıldığı anlaşılıyor köçme göçme göçebe Göçme biçimiyle göçebe arasında yer alması gereken göçeme ara biçiminde görülen e ünlüsü sonradan türemiştir Bu biçim yerel ağızlarda m b değişmesi sonunda göçebeye çevrilmiştir Diyalektlerde göçme köçme biçimi yanında kullanılan köşpe köçme yan biçiminde olduğu gibi Kırgızlar köçmön göçebe köç men türevi yanında köçömal göçebe biçimini de kullanırlar Bu biçimin ikinci hecesindeki ö ünlüsü de sonradan türemiştir Türkçede göçebe biçimi yanında göçer türevi de yaygın olarak geçer Doerfer TMEN 3 187 s UAJb 43 135 göçebeyi köçopa olarak açıklamıştır Bu açıklama Radlofftan alınmıştır )

( KÖÇƎBƎ[Az.]~GÖÇME[Tkm.]~KÖŞPELI[Nog.]~KÖŞPELI[Kklp.]~KÖŞPELI[Kzk.]~KÖŞPÖLÜ[Kzk.] )


- GÖÇ(M)EN KUŞLAR ile YERLEŞİK/GÖÇMEYEN KUŞLAR


- GOETHE ve/||/<> SCHILLER


- GÖĞÜS KABURGALARI ile/ve YÜZEN/YALANCI KABURGALAR

( İlk 7 kaburga. İLE/VE Son 5 kaburga. )

( Kaburgalar, solunum örgenlerini, midenin ve bağırsakların üst kısımlarını âdeta bir kafes içine alır ve onları korur. Aynı zamanda, göğsün tüm incinmelerden etkilenmesinden kaçınmasında yardımcı olur. Kaburgalar, ek genişlik kazanma gereksinimini karşılamak, besin ve gazlarla dolu olan mideye yer sağlamak için göğsü genişletir. Göğüs ve solunum kaslarına gerekli yeri sağlar. Yaşamsal örgenlerin kolayca baskı altında kalmaması ve harap olmaması gerektiği için üstten yedi kaburga, ek bir örtü ve koruma sağlamak üzere, sternumla birleşmiştir. Sindirim örgenlerini örten kaburgalar, omurgadan çıkar fakat sternumla birleşmez, bundan dolayı ön tarafta görülmez. Kaburgalar yukarıdan aşağı doğru aşamalı olarak küçülür. Üst taraftaki kaburgaların ucları birbirine yakın ama aşağı taraftaki kaburgalarınki birbirinden biraz uzaklaşır. Kaburgalar, karaciğer ve dalağı da korur ve midenin tamamına geniş bir yer bırakır. Göğsü çepeçevre sarmış olan ilk yedi kaburga, göğüs kaburgaları olarak bilinir. Bu öbeğin ortasındaki kaburgalar, en geniş ve en uzun kaburgalardır. Uctaki kaburgalar, en ufak olanlardır. Kemikten kaburgaların ince karın zarını harap etmesine engel olmak ve onu korumak için bu kaburgaların ucu kıkırdaktandır. )


- GÖĞÜS ile ŞİFONYER

( CHEST vs. CHEST OF DRAWERS )

( قص ile سينه ile قفسه سينه ile کمد )

( GHS ile SYNAH ile GHAFSEH SYNAH ile KAMAD )


- GÖĞÜSLER değil GÖĞÜS/MEME

( CÂM-I ŞÎR: Sütlü meme. )

( SADR değil SEDY/SEDYÜN )

( [not] CHEST but BREAST )


- GOITER, GOITRE[İng.] ile/||/<> GUATR[Fr. < GOITRE]

( Tiroit bezinin tümör veya yangıya ilgili olmaksızın her türlü büyümesi ve bunun sonucu ortaya çıkan klinik hastalık tablosu struma tirosel )

( GOITER, GOITRE )

( GOITRE )


- GOİTRE[Fr. < GOITRE] ile/değil/yerine/=/||/<> GUATR

( Boyundaki troit bezinin aşırı büyümesiyle beliren hastalık guşa cedre )


- GÖK KIR ile/||/<> KOYU KIR ile/||/<> BAKLA KIRI ile/||/<> DEMİR KIRI ile/||/<> SIÇAN KIRI ile/||/<> SÜT KIRI ile/||/<> TURNA KIRI

( Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk Bu renkte olan )


- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI


- GÖK ve/<> YER ve/<> YERALTI

( [Ar..] SEMÂ ve/<> .... ve/<> ... )

( ÂSMÂN ve/<> .... ve/<> ... )


- GÖKKUZGUN ile GÖKKUZGUNLAR


- GÖKKUZGUNLAR ile/ve/<> GÖKKUZGUNUMSULAR ile/ve/<> GÖKKUZGUNGİLLER

( Kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımına giren bir alttakım. İLE Gökkuzgunları, ağaçkakanları, çobanaldatanları, sağanları içine alan, kuşlar sınıfından bir takım. İLE En iyi bilinen türü, gökkuzgun olan gökkuzugunumsular takımının, gökkuzgunlar alttakımına giren bir aile. )


- GÖKNAR ile KAZDAĞI GÖKNARI


- GÖKNAR >< LADİN


- GÖKSEL ile GÖKSEL YÖRÜNGELER ile GÖK KÜRESİ

( CELESTIAL vs. CELESTIAL ORBITS vs. CELESTIAL SPHERE )

( عرشي ile سماوي ile علوي ile افلاک ile چرخ گردون )

( عرشي ile سماوي ile ALUY ile AFLAK ile CHARKH GARDON )


- GÖKYÜZÜ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- GÖKYÜZÜ ile/ve/değil BULUT/LAR


- GOLDBACH ile/||/<> TWIN PRIME ile/||/<> COLLATZ ile/||/<> ÜNLÜ KONJEKTÜRLER

( Çözülmemiş sayı kuramı problemleri. )

( Formül: 6 = 3+3 İLE 8 = 3+5 )


- GOLDENEYE[İng.] ile/||/<> GARROT À OEIL D'OR[Fr.] ile/||/<> BUCEPHALA CLANGULA[Lat.] ile/||/<> SCHELLENTE[Alm.] ile/||/<> ALTINGÖZ

( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından irili ufaklı göllerde nehirlerde göç zamanı denizlerde toplu hâlde bulunan yalnız Karadeniz sahillerinde kışlayan bir dalıcı ördek türü Altın gözlü ördek )

( GOLDENEYE )

( GARROT À OEIL D'OR )

( SCHELLENTE )

( BUCEPHALA CLANGULA )


- GÖLGE BALIĞIGİLLER ile/||/<> GÖLGE BALIĞIGİLLER

( Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının dikenli yüzgeçtiler Acanthopterygii alt takımından türlerinin çoğu denizlerde yaşayan bir familya Kemikli balıklardan dikenli yüzgeçliler Actinopterygii alt sınıfından türlerinin çoğu denizlerde yaşayan bir familya )

( SCIAENIDS )

( SCIAENIDÉS )

( UMBERFISCHE )

( SCIAENIDAE )


- GÖLGEFAR[Tr. < GÖLGE + FAR] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖLGEVARİ

( Gölgeye benzeyen )


- GÖLGELEMEK ile GÖLGELENMEK ile GÖLGELENDİRMEK ile GÖLGELEYEBİLMEK ile GÖLGE/LİK ile GÖLGELİ ile GÖLGESİZ/LİK ile GÖLGE OLAY ile GÖLGE OYUNU ile GÖLGE BALIĞI ile GÖLGE OLAYCI/LIK ile GÖLGELİ RESİM ile GÖLGE TİYATROSU ile GÖLGE BALIĞIGİLLER


- GOLGİ ile/||/<> ER

( Golgi paketleme İLE ER sentez yapar )

( Formül: Modifikasyon İLE üretim )


- GÖMLEK/LİK ile GÖMLEKLİ ile GÖMLEKÇİ/LİK ile GÖMLEKSİZ ile GÖMLEKLİLER


- GÖMÜT/MEZAR ile/ve/değil/||/<> MORG

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Adliyece kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu ya da birdenbire ve kuşkulu ölümlerde, ölüm nedeninin ve ölünün kim olduğunun saptanması için ölülerin konulduğu ve inceleme yapılan yer ya da yapı. )


- GÖNDER[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> BAYRAK DİREĞİ | ÜVENDİRE

( köşe gönderi yelken gönderi bayrak direği üvendire Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan ucunda metal olan ağaç sopa )


- GÖNDER ile/||/<> GÖNDER[Yun.]

( 1 Ucuna sancak bayrak gibi şeyler takılan uzun sopa 2Elle düşman üzerine fırlatılan ucu demirli kısa mızrak 3 Her bölgede bulundurulan voynuklardan iki üç ya da dört kişilik guruplara verilen ad Dam yapılırken direklerinin üzerine konulan saman ot kamış ve çöp Kursan Yalvaç Isparta Ağızlarda üvendire uzun sırık ve mavna sırığı anlamlarında da kullanılır R κοντάρι Stange Bootsstange Fahnenstange Lanze )

( ΚΟΝΤΆΡΙ / κοντάρι )


- GÖNDER ile/||/<> GÖNDERE

( Bayrak direği. İLE/||/<> Küçük mızrak. )


- GÖNDER ile SEREN

( Bayrak direği. İLE Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. | Konut kapılarında, menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça. )


- GÖNDERMEK ile GÖNDERTMEK ile GÖNDERİLMEK ile GÖNDEREBİLMEK ile GÖNDERİVERMEK ile GÖNDER ile GÖNDERİ ile GÖNDERLİ ile GÖNDERİCİ


- GÖNENCE/KONFOR değil/yerine/>< EYTİŞİM/DİYALEKTİK


- GÖNENCE(KONFOR) ile LÜKS

( COMFORT vs. LUXURY )


- GÖNÜL:
ONA...
KAYAR ve/||/<>/> KAÇAR


- GÖNÜLLÜLÜK:
ÜCRETSİZ YAPILAN İŞ/LER değil KARŞILIKSIZ GELİŞİM


- GÖNÜLSÜZ YENEN AŞ, ...:
[ya] KARIN AĞRITIR ya da BAŞ

( Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya da baş. )


- GONIOMETER[İng.] / GONIOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GONYOMETRE


- GOOD FAITH PURCHASER and IN PLEDGE OF GOOD FAITH and IN GOOD FAITH

( İyi niyetli alıcı. VE İyi niyet sözüyle. VE İyi niyetle. )


- İZÂFÎ, NİSBÎ[Osm.] / RELATIVE[İng./Fr.] / RELATIF[Fr.] / RELATIV[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ, BAĞIL


- GÖREVLER ile SAYGILI

( DUTIES vs. DUTIFUL )

( تکاليف ile وظايف ile وظيفه شناس )

( TAKALYFE ile VAZAYFE ile VAZYFAH SHENAS )


- GORİL/GORİLLE[Fr. < GORILLE] ile/||/<> MAYMUN/MEYMUN[Ar. < MEYMŪN] ile/||/<> MAKAK/MACAQUE[Fr. < MACAQUE] ile/||/<> MAKİ/MAKİ[MADAGASKAR YERLİLERİNİN DİLİNDEN] ile/||/<> ORANGUTAN/ORANGOUTANG[Fr. < ORANG-OUTANG] ile/||/<> LANGUR/LANGUR[İng. < LANGUR]

( Afrika nın Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşayan iri ve güçlü bir tür maymun Gorilla gorilla Koruma kollama işi yapan )


- GORİLLER ile İNSAN

( [Grip olunca] Ölüyorlar. İLE Ölmüyoruz. )

( [Ebola olunca] Ölmüyorlar. İLE Ölüyoruz. )

( Yüzemez.[Bellerini geçen yere/suya de gitmezler.] İLE Yüzebilir. )


- GÖRMEK (BAKMAK) = REGARD[İng.] = CONSIDÉRER[Fr.] = BETRACHTEN[Alm.] = CONTEMPLOR[Lat.]


- GÖRMEYE DEĞER değil GÖRÜLMEYE DEĞER


- [önce] | "GÖRMEMEZLİKTEN GELİRLER"
sonra
"ALAY EDERLER"
sonra
"SAVAŞIRLAR" |
ile/değil/yerine/||/>/><
[sonunda]
KAZANIRSIN


- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ

( IGNOR vs. IGNORANCE vs. IGNORANT vs. IGNORANT PEOPLE vs. IGNORANTLY vs. IGNORANTS vs. IGNORED )

( ناديده گرفتن ile ناداني ile ناشناسي ile جاهليت ile بيدانشي ile جهالت ile بي خبري ile جهل ile جاهل ile نادان ile جهول ile بيانش ile بيعلم ile بي معرفت ile لايعلم ile تيره دل ile بي مايه ile جهلا ile جاهلانه ile جهال ile ازقلم افتاده )

( NADYDAH GARAFTAN ile NADANY ile NASHENASY ile JAOLYT ile بيدانشي ile JACPEHELT ile BEY KHBARY ile JOHAL ile JAOL ile NADAN ile جهول ile BEYENSH ile بيعلم ile BEY MARAFT ile لايعلم ile TYRAH DEL ile BEY MAYYEH ile جهلا ile JAOLANEH ile جهال ile AZGHALAM AFTADEH )


- GÖRSEL ETKİLEME ile/||/<> GÖRSEL-İŞİTSEL ile/||/<> GÖRSEL SANATLAR ile/||/<> GÖRSEL ZEKÂ

( Görme duyusuyla ilgili olan görmeye dayanan )


- GÖRSEL/LİK ile GÖRSEL ETKİLEME ile GÖRSEL SANATLAR


- GÖRÜLME/GÖRÜLÜYOR ile KABUL ETMEK/EDİLİYOR


- APPARENT POWER[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNEN GÜÇ


- APPARENT CANDLE POWER[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNEN MUM GÜCÜ


- GÖRÜNMEYEN [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- GÖRÜNMEZ GÖRÜNÜR


- IMAGE INTENSIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ GÜÇLENDİRİCİ


- GÖRÜNTÜ (HUZUR)


- FARAZÎ TEVETTÜR[Osm.] / FICTITIOUS POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL FICTIF, POTENTIEL IMAGE[Fr.] / EINGEBILDETES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ POTANSİYEL


- BILDVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ ŞİDDETLENDİRİCİ


- GÖRÜNTÜSEL YANSITICI ile/ve/||/<> SAYMACA UZLAŞIMSAL GÖSTERGELER


- GÖRÜNÜŞ/LER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAREKET/LER


- GÖSTERGE [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- GÖSTERMEK ile RESİMLİ ile İLLÜSTRASYON ile AÇIKLAYICI ile İLLÜSTRATÖR

( ILLUSTRATE vs. ILLUSTRATED vs. ILLUSTRATION vs. ILLUSTRATIVE vs. ILLUSTRATOR )

( با تصوير نشان دادن ile بامثال روشنساختن ile مصور کردن ile مصور ile عکسا دار ile نمايش ile روشنگر ile توضيح دهنده ile ترسيمي )

( BA TASOOYR NESHAN DADAN ile BAMSAL ROSHENSAKHTAN ile MOSUR KARDAN ile MOSUR ile AKSA DAR ile NAMAYSH ile ROSHANGAR ile TOZYHE DAHANDEH ile ترسيمي )


- GOTİK ile GOTİK SANAT ile GOTİK HARFLER


- GOTO PAIR[İng.] / PAIRE DE GOTO[Fr.] / GOTO-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GOTO ÇİFTİ


- GÖTÜRMEK ile GÖTÜRTMEK ile GÖTÜRÜLMEK ile GÖTÜREBİLMEK ile GÖTÜRÜ ile GÖTÜRÜ İŞ ile GÖTÜRÜ TUR ile GÖTÜRÜ PAZARLIK


- GOUVERNEUR[Fr. < GOUVERNEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> GUVERNÖR

( Devlet bankasını yöneten kimse Bir kamu kuruluşunu veya özel kuruluşu yöneten kimse )


- GÖVDE VE DALLAR = SÂK VE A'ZÂ = TIGE ET RAMEAUX


- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]


- GÖVDE/BEDEN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- GÖVDE/MİZ:
OKSİJEN ve/||/<> KARBON ve/||/<> HİDROJEN ve/||/<> NİTROJEN ve/||/<>
KALSİYUM ve/||/<> FOSFOR ve/||/<> + 54 ÖĞE

( %65 ve/||/<> %18 ve/||/<> %10 ve/||/<> %3 ve/||/<> %1.4 ve/||/<> %1.1 ve/||/<> + %0 - 0.99 )

( OXYGEN and/||/<> CARBON and/||/<> HYDROGEN and/||/<> NITROGEN and/||/<> CALCIUM and/||/<> PHOSPHORUS and/||/<> + 54 ELEMENTS )


- ENGELLİLER:
GÖVDESEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> DUYUSAL ile/ve/ne yazık ki/||/<> İŞİTME ile/ve/ne yazık ki/||/<> KONUŞMA ile/ve/ne yazık ki/||/<>
ZİHİNSEL ile/ve/ne yazık ki/||/<> GEÇİCİ ile/ve/ne yazık ki/||/<> YAŞLILAR


- GOVERNOR :/yerine VALİ


- GÖZ KIRPMAK ile YANIP SÖNÜYOR

( BLINK vs. BLINKING )

( نگاه مختصر ile روشن و خاموش شدن ile سوسو زدن ile طرفه العين )

( NEGAH MOKHTASR ile ROSHEN VE KHAMUSH SHODAN ile SOSO ZADAN ile طرفه العين )


- EYEPIECE, OCULAR[İng.] / OCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZ MERCEĞİ


- GÖZ VAR, NİZAM VAR değil GÖZ VAR, İZAN VAR

( İZAN: Anlama yeteneği, anlayış. | Bir şeyin, göz ve akıl yoluyla anlaşılabilmesi. )


- GÖZ ile/ve/<> YÜZ(SURAT, VECİH, ÇEHRE, SİMA[Fars.], DİDAR)

( http://faceresearch.org )

( )

( EYE vs./and/<> FACE )


- GÖZDEN IRAK OLAN, GÖNÜLDEN IRAK OLUR
ile/ve/değil/yerine
GÖNÜLE GİREN, GÖZDEN UZAK OLSA NE OLUR


- GÖZE DUVARI ile GÖZE ZAR

( Bitki gözelerinde bulunan ve gözeyi koruyan sert tabakadır. İLE Tüm gözelerde bulunan ve gözeyi çevreleyen esnek tabakadır. )


- GÖZE/HÜCRE ile TURGOR

( ... İLE Gözenin çok su çekerek şişmesi, özsuyunun kıvamının azalması. )


- GÖZE ZARI ile/||/<> SİTOPLAZMA ile/||/<> ÇEKİRDEK ile/||/<> MİTOKONDRİ ile/||/<> ER ile/||/<> GOLGİ

( Ökaryotik gözenin altı temel organeli ve işlevleri. )

( Formül: ATP: ADP + Pi + enerji )


- GÖZE ile/değil/yerine/=/||/<> HÜCRE | PINAR

( göze bilimi göze yutarlığı göze zarı gözeler arası görme gözesi hücre pınar )


- GÖZELER = HÜCERÂT = CELLULES


- GÖZELER ile/ve/||/<> ÖLÇEKLER

( )


- GÖZER ile/||/<> ...

( gözel Savrulmuş buğday arpa ya da nohutu taş ve samanlardan arıtmak için kullanılan büyük elek Akçaşar Yalvaç Isparta Abdaloğlu Gerze Sinop Gürün Sivas Kadıobası Güdül Ankara Emeğil Pınarbaşı Kayseri Beyağıl Ulukışla Niğde gözel Beyceli Fatsa Ordu göze buğday toprak gibi şeyleri iri gözlü kalburdan geçirmek r eki Yerel ağızlarda tahılın taşını ayıklamaya yarayan iri gözlü kalbura taş gözeri adı verilir Farsça kūzar grain left in the ear after threshing a sieve or screen for lime or gravel Türkçeden alınmıştır Irak Kürtçesinde kozere chaff separated grain husks olarak geçer )


- OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM MERCEĞİ


- GÖZLEM = MÜŞAHEDE = OBSERVATION[İng., Fr.] = BEOBACHTUNG[Alm.] = OBSERVAR, MIRAR[İsp.]


- GÖZLENEBİLİYOR değil GÖZLEMLENEBİLİYOR


- GÖZLER ile GÖZE BATAN ŞEY ile GÖZ LEKESİ

( EYES vs. EYESORE vs. EYESPOT )

( ديدگان ile عيون ile مايه نفرت ile چشم اوليه )

( DYDEGAN ile عيون ile MAYYEH NAFARAT ile CHESHAM OLYYEH )


- GÖZ/LER ile/ve/değil İMAN DOLU GÖZ/LER


- KÜYOR değil GÖNÜYOR


- GÖZYAŞI İLE YAZILAN ve/||/<>/> GÖZYAŞI İLE OKUTUR


- GPCR ile/||/<> RTK ile/||/<> ION CHANNEL ile/||/<> NUCLEAR

( Hücre sinyal algılama sistemleri. )

( Formül: 7TM domain (GPCR) )


- GRADER[İng. < GRADER] ile/değil/yerine/=/||/<> GREYDER

( Altında bulunan ve değişik açılarda çalışabilen bıçağı ile toprağı kazıyan veya yayan yol makinesi )


- GRADUATED CYLINDER[İng.] ile/||/<> MEZÜR[Fr. < MESURE]

( Ölçü silindiri )

( GRADUATED CYLINDER )

( MESURE )


- GRAETZ NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GRAETZ[Fr.] / GRAETZ-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAETZ SAYISI


- GRAFİK DİZAYN/IR / DESIGNER ile/değil/yerine/= ÇİZGE TASARIM/CI


- GRAFİKER[Alm. < GRAPHIKER] ile/değil/yerine/=/||/<> GRAFİK TASARIMCISI


- GRAİSSEUR[Fr. < GRAISSEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> GRESÖR

( Makine yağı dökmeye yarayan alet )


- GRAM-SCHMIDT ile/||/<> HOUSEHOLDER ile/||/<> GİVENS

( Vektörleri ortogonal yapma yöntemleri. )

( Formül: u_k = v_k - Σ proj(v_k) )


- SARF[Ar.]/GRAMER[İng.] ile/değil/yerine/= DİL BİLGİSİ


- GRAMER ile GRAMERCİ/LİK


- GRAMER ile/ve LOCUTIO SECUNDARIA

( Birincil dil. İLE/VE İkincil dil. )

( Skolastik Latince. İLE/VE Latince. )

( Doğal. İLE/VE Yapay. )

( Halk dili. Çocukların annelerini taklit ederek, herhangi bir kurala gereksinim duymadan edindikleri sesleri çıkarmaya başladıklarında kullanmayı öğrendikleri dil. İLE/VE Belirli kuralları olan, uzun çalışmalarla öğrendiğimiz ve alışkanlık kazandığımız dil. )

( De vulgari eloyerineuentia - Dante )


- GRAMMAİRE[Fr. < GRAMMAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> GRAMER

( dil bilgisi Dil bilgisi kitabı Bir disiplinin bağlı olduğu kendine özgü yasa )


- GRAMOFON ile/||/<> SESYAZAR


- GRANDFATHER :/yerine BÜYÜKBABA


- GRANDMOTHER :/yerine BÜYÜKANNE


- GRANÜLER/GRANULAR[İng.] ile/değil/yerine/= TANECİKLİ


- GRANÜLER ile GRANÜL ile GRANÜLE ile TANELİ ile GRANÜL ile GRANÜLİT

( GRANULAR vs. GRANULATE vs. GRANULATED vs. GRANULATIVE vs. GRANULE vs. GRANULITE )

( دان دان ile دانهدار ile دانه دانه ile دانه اي ile دانهاي شدن ile دانه کردآن ile دانهدانه کردن ile جو دانه ile دانه ريز ile گرانوليت )

( DAN DAN ile دانهدار ile DANEH DANEH ile DANEH AY ile DANEYAY SHODAN ile DANEH KARDAN ile DANEHDANEH KARDAN ile جو دانه ile DANEH RYZ ile GERANOLYT )


- GRASHOF NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GRASHOF[Fr.] / GRASHOF-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRASHOF SAYISI


- GRÄTZ RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR DE GRÄTZ[Fr.] / GRÄTZ-GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÄTZ DOĞRULTUCUSU


- GRAVE :/yerine MEZAR


- GRAVİMETRE | ÇEKİMÖLÇER ile/||/<> ÇEKİMÖLÇER

( I fizik Yer yer değişen yerçekiminin gerçek değerini dikey olarak saptamaya yarayan araç II fizik Çekim kuvvetlerini ölçme işinde kullanılan araç )

( GRAVIMETER | ATTRACTIONMETER )

( GRAVIMÈTRE | ATTRACTIONMÈRE )


- GRAVİMETRE[Fr. < GRAVIMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEKİMÖLÇER


- GRAVIMETRIC FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= GRAVİMETRİK ETMEN


- GRAVÜR ile/||/<> ÇUKUR BASKI


- GRAVÜR ile GRAVÜRCÜ/LÜK


- GRAVÜR[Fr.] ile RÖLYEF[Fr.]

( Kazıma resim. İLE Kabartma. )


- GRAVURE[Fr. < GRAVURE] ile/değil/yerine/=/||/<> GRAVÜR

( Oyulduktan sonra mürekkeple sıvanan ağaç taş veya metal levhanın yüzeyinin mürekkepten temizlenip baskı uygulanarak üzerindeki görüntünün kâğıda aktarılması biçimindeki baskı tekniği çukur baskı Bu teknikle yapılmış resim )


- GREAT CRESTED GREBE[İng.] ile/||/<> GRÉE HUPPÉ[Fr.] ile/||/<> PODICEPS CRISTATUS[Lat.] ile/||/<> HAUBENTAUCHER[Alm.] ile/||/<> BAHRİ[Ar. < BAHRİ]

( Kuşlar Aves sınıfının lopludalgıçlar Podicipediformes takımının lopludalgıçgiller Podicipedidae familyasından 66 cm kadar uzunlukta bütün dünyaya yayılmış sazlık göllerde yaşayan başında kara tüylerden yapılmış tepelik bulunan bir tür Tepeli batağan tepeli dalgıç elmabaş )

( GREAT CRESTED GREBE )

( GRÉE HUPPÉ )

( HAUBENTAUCHER )

( PODICEPS CRISTATUS )


- GREYDER ile GREYDERCİ/LİK


- GRİ[Fr.] ile/değil/yerine/= BOZ, ÇALAYGAN, KIR


- GRIMPEUR[Fr.] ile/||/<> YOKUŞÇU

( İyi yokuş çıkan tırmanan yarışçı )

( GRIMPEUR )


- GRIP BOSS (FOREMAN), HEAD GRIP, KEY GRIP[İng.] ile/||/<> CHEF D'ÉQUİPE DES MACHİNİSTES DE PLATEAU[Fr.] ile/||/<> VORARBEITER, WERKMEISTER[Alm.] ile/||/<> USTABAŞI

( Sinema TV İşlik çalışmalarını yöneten kimse )

( GRIP BOSS (FOREMAN), HEAD GRIP, KEY GRIP )

( CHEF D'ÉQUIPE DES MACHINISTES DE PLATEAU )

( VORARBEITER, WERKMEISTER )


- GRİZUMETRE[Fr. < GRISOUMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> GRİZUÖLÇER


- GROOM[İng.] ile/||/<> PIQUEUR[Fr.] ile/||/<> KUNTSCHER[Alm.] ile/||/<> AT BAKICISI

( Atlara bakan kişi )

( GROOM )

( PIQUEUR )

( KUNTSCHER )


- GROOVE ile GUTTER

( Oluk. İLE Oluk. )


- GROUNDFLOOR[İng.] ile/||/<> REZ-DE-CHAUSSÉE[Fr.] ile/||/<> ERDGESCHOSS[Alm.] ile/||/<> GİRİŞ KATI

( Mimarlık Bir evin sokak düzeyinde bulunan katı )

( GROUNDFLOOR )

( REZ-DE-CHAUSSÉE )

( ERDGESCHOSS )


- GROVER ile/||/<> SHOR ile/||/<> HHL ile/||/<> VQE

( Kuantum hızlandırma sağlayan algoritmalar. )

( Formül: O(√N) İLE O(N) )


- GRUP ile GRUPLAR

( GROUP vs. GROUPS )

( دستهکردن ile زمره ile هيات ile دسته کردن ile عده ile گروه بندي کردن ile جوقه ile گروهه ile گروهي ile دسته شدن ile گروه ile جرگه ile دسته ile اقشار ile محافل ile دستجات )

( DASTEHKARDAN ile ZAMREH ile YEHYAT ile DASTEH KARDAN ile ADEH ile GARVEH BANDY KARDAN ile جوقه ile گروهه ile GARVEHY ile DASTEH SHODAN ile GARVEH ile JARGEH ile DASTEH ile EGHSHAR ile MOHAFEL ile DASTEJAT )


- GRW KURAMI:
GHIRARDI ile/ve/||/<> RIMINI ile/ve/||/<> WEBER


- GTC/WEARABLE CLINICAL DEVICES[İng.] ile/değil/yerine/= GİYİLEBİLİR TIBBİ CİHAZLAR


- GTIN/GLOBAL TRADE İTEM NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL TICARİ ÜRÜN NUMARASI


- GUARANTOR[İng. < GUARANTOR] ile/değil/yerine/=/||/<> GARANTÖR

( Bir konuda güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen kimse kuruluş veya devlet güvenceci Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi )


- GUATR[Fr.] = CEDRE[Ar.]/GUŞA[Arnavutça]

( Boyundaki kalkanbezinin, aşırı büyümesiyle beliren sayrılık. )


- GUATR ile GUATRLI

( GOITRE vs. GOITROUS )

( غمباد ile گواتري ile غمبادي )

( غمباد ile GUATARY ile غمبادي )


- GUATR ile/||/<> GUŞA


- GUATR ile/||/<> TİROİD NODÜLÜ

( Tiroid bezinin büyümesi. İLE/||/<> Tiroid bezinde olağandışı doku büyümesi. )


- GUATR ile/||/<> TİROİDİT

( Tiroid bezinin büyümesi. İLE/||/<> Tiroid bezinin yangılanması. )


- GUBAR ile/||/<> TOZ

( Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel maddelerin öğütülmüşü Ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar Böcek tozu kene tozu solucan tozu pelin tozu eğrelti tozu gibi sıfat tozlaşır 1 Hayvansal bitkisel ve madensel kökenli maddelerden elde edilen organik ve inorganik yapılı kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi powder pudra pulvis 2 Genellikle tanelerin temizlenmeleri veya öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince pülverize durumdaki kuru parçacıklar Az toz tōz Türkmenler tozan biçimini de kullanırlar tuzan tuzan tozan tozaŋ tozaŋ toz tozon tozoŋ tuzon Alt Tel tozın tozun tusan Komşu diyalektlerden alınmıştır Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede tōz olarak geçer Eski Kıpçakçada toz ve doz biçimleri göze çarpar Diyalektlerde toz yanında geçen tozan tozun biçiminin sonundaki n bir ek olarak değerlendirilebilir Brockelmann OGM 92 Ramstedt Thomsen Arm 186 Moğolca toğusun toz biçimiyle birleştirmiştir Ancak daha sonra KWb 405a bu birleştirmeden vazgeçtiği anlaşılıyor Gombocz KSz 13 12 Moğolca toğusunu Türkçe toprak biçimiyle birleştirmiştir Ligeti MNy 34 74 NyK 49 242 JA 1938 190 198 de Türkçe tōzu Moğolca toğusun biçimiyle karşılaştırmıştır Ona göre MNy 34 7576 Türkçe tōz ve toprak biçimleri Ana Altayca yoluyla birbirine bağlıdır Ancak Ana Türkçeye artık ayrı sözler olarak geçmişlerdir Ligeti I OK 28 398 ResAltL 104 Türkçe toprak Moğolca tobrağ toburağ toğurağ grubuna doğal olarak Türkçe tōz Moğolca toğosun toosun biçimlerinin girdiğini de dile getirmiştir Ligeti MongStud 288 Sinor BSOAS 26 141 Poppe FUF 31 Menges CAJ 15 32 Räsänen V 492a Moğolca togosundan söz etmediği gibi Clauson ED 570571 da Moğolca karşılığını vermemiştir Egorov ÊS 262 Kononov GrJaTRP 92 z ekiyle kurulmuş bir türev olarak değerlendirmiş Moğolca karşılığı üzerinde durmamıştır Tuvaların kullandığı dōzun biçimi Moğolcadan alınmıştır Tuvalar dovurak biçimini de kullanırlar Diyalektlerin bir bölümünde toza çaŋ şaŋ adı verilir Az toz tōz Türkmenler tozan biçimini de kullanırlar tuzan tuzan tozan tozaŋ tozaŋ toz tozon tozoŋ tuzon Alt Tel tozın tozun tusan Komşu diyalektlerden alınmıştır Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede tōz olarak geçer Eski Kıpçakçada toz ve doz biçimleri göze çarpar Diyalektlerde toz yanında geçen tozan tozun biçiminin sonundaki n bir ek olarak değerlendirilebilir Brockelmann OGM 92 Ramstedt Thomsen Arm 186 Moğolca toğusun toz biçimiyle birleştirmiştir Ancak daha sonra KWb 405a bu birleştirmeden vazgeçtiği anlaşılıyor Gombocz KSz 13 12 Moğolca toğusunu Türkçe toprak biçimiyle birleştirmiştir Ligeti MNy 34 74 NyK 49 242 JA 1938 190 198 de Türkçe tōzu Moğolca toğusun biçimiyle karşılaştırmıştır Ona göre MNy 34 7576 Türkçe tōz ve toprak biçimleri Ana Altayca yoluyla birbirine bağlıdır Ancak Ana Türkçeye artık ayrı sözler olarak geçmişlerdir Ligeti I OK 28 398 ResAltL 104 Türkçe toprak Moğolca tobrağ toburağ toğurağ grubuna doğal olarak Türkçe tōz Moğolca toğosun toosun biçimlerinin girdiğini de dile getirmiştir Ligeti MongStud 288 Sinor BSOAS 26 141 Poppe FUF 31 Menges CAJ 15 32 Räsänen V 492a Moğolca togosundan söz etmediği gibi Clauson ED 570571 da Moğolca karşılığını vermemiştir Egorov ÊS 262 Kononov GrJaTRP 92 z ekiyle kurulmuş bir türev olarak değerlendirmiş Moğolca karşılığı üzerinde durmamıştır Tuvaların kullandığı dōzun biçimi Moğolcadan alınmıştır Tuvalar dovurak biçimini de kullanırlar Diyalektlerin bir bölümünde toza çaŋ şaŋ adı verilir )

( POWDER, DUST | POWDER | DUST | POUDRE )

( POUDRE | POUSSIÈRE )

( PULVER | STAUB )

( PULVIS )

( TOZ[Az.]~TŌZ[Tkm.]~TUZAN[Tatk.]~TUZAN[Bşk.]~TOZAN[Nog.]~TOZAŊ[Kzk.]~TOZAŊ[Kklp.]~TOZ[Krg.]~TOZON[Krg.]~TOZOŊ[Krg.]~TUZON[Özb.]~TOZIN[Alt.]~TOZIN[Tel.]~TOZIN[Şor.]~TOZIN[Sag.]~TOZUN[Alt.]~TOZUN[Tel.]~TOZUN[Şor.]~TOZUN[Sag.]~TUSAN[Çuv.] )


- FERTILIZER[İng.] / ENGRAIS[Fr.] / DÜNGEMITTEL, KUNSTDÜNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜBRE


- GÜBÜR ile/||/<> GÜBRE

( gübre Yerel ağızlarda süprüntü çöpanlamında da kullanılır Ağızlarda güpür küpür olarak da geçer Dilimizde daha çok gübre adı kullanılır gübre R κόπρι Dünger Mist Kot )

( ΚΌΠΡΙ / κόπρι )


- GÜÇ BİRLİĞİ ile/||/<> GÜÇ KAYNAĞI ile/||/<> AKTİF GÜÇ ile/||/<> ARTI GÜÇ ile/||/<> ASKERÎ GÜÇ ile/||/<> CİNSEL GÜÇ ile/||/<> ELEKTROMANYETİK GÜÇ ile/||/<> GİZİL GÜÇ ile/||/<> İŞ GÜÇ ile/||/<> KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI ile/||/<> VURUCU GÜÇ ile/||/<> ZIRHLI GÜÇ ile/||/<> DIŞ GÜÇLER ile/||/<> ÜRETİM GÜÇLERİ ile/||/<> BAĞLANTI GÜCÜ ile/||/<> BEYGİR GÜCÜ ile/||/<> BEYİN GÜCÜ ile/||/<> DÜŞ GÜCÜ ile/||/<> EMİŞ GÜCÜ ile/||/<> FİZİK GÜCÜ ile/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/||/<> İŞ GÜCÜ ile/||/<> MAKİNE GÜCÜ ile/||/<> ÖZ BAKIM GÜCÜ ile/||/<> YAPTIRIM GÜCÜ ile/||/<> YARGI GÜCÜ ile/||/<> YASAMA GÜCÜ ile/||/<> YAŞAMA GÜCÜ ile/||/<> YÜRÜTME GÜCÜ ile/||/<> GÜCÜ GÜCÜNE ile/||/<> VAR GÜCÜYLE

( Fizik düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği çelim efor Bir olaya yol açan her türlü hareket kuvvet fer Sınırsız mutlak nitelik Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik Bir cihazın bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği Siyasi ekonomik askerî vb bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet veya devletler topluluğu Bir ulus bir ordu vb nin ekonomik endüstriyel ve askerî potansiyeli Bir toprağın verimlilik yeteneği İktidar ve yeterliliğe sahip olan kimse Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği Birim zamanda yapılan iş )


- GÜÇ/KUVET:
| YAVAŞLATIR ile/ve/ya da/||/<> DURDURUR ile/ve/ya da/||/<> DÖNDÜRÜR ile/ve/ya da/||/<> YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> BİÇİMİNİ DEĞİŞTİRİR ile/ve/ya da/||/<> HIZLANDIRIR |
ile/ve/ya da/||/<> />
| GERER ile/ve/ya da/||/<> BÜKER ile/ve/ya da/||/<> VURUR ile/ve/ya da/||/<> SIKAR |


- GÜÇ/KUVVET | BÜYÜKLÜKLER SKALER ile/||/<> VEKTÖREL

( )

( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )


- GÜÇ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- GÜÇ [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- GÜÇ ile GÜLMEYE ZORLAMAK ile ZORLAMAK ile ZORAKİ ile ZORLA ÇALIŞTIRMA ile GÜÇLÜ ile KUVVETLER ile ZORLA

( FORCE vs. FORCE A LAUGH vs. FORCE OUT vs. FORCED vs. FORCED LABOR vs. FORCEFUL vs. FORCES vs. FORCIBLE )

( بزور وادار کردن ile مجبور کردن ile زور ile اعمال زور کردن ile ناگزير کردن ile نيرو ile وادار کردن ile اجبار ile جبر ile قوه ile بزور خنديدن ile بزور خارج کردن ile تحميلي ile ناگزير ile زورکي ile وادار ile اعمال شاقه ile اجبارا ile قوا ile عدواني ile موثر )

( BOZOOR VADAR KARDAN ile MAJBOR KARDAN ile ZUR ile EMAL ZUR KARDAN ile NAGZYR KARDAN ile NEYRO ile VADAR KARDAN ile EJBAR ile JABAR ile GHOOH ile BOZOOR KHANDYDAN ile BOZOOR KHARJ KARDAN ile TAHAMYLEY ile NAGZYR ile زورکي ile VADAR ile EMAL SHAGHEH ile EJBARA ile GHAVA ile ADAVANY ile MOSAR )


- GÜÇ = KUVVET = POWER[İng.] = FORCE[Fr.] = KRAFT[Alm.] = FORTITUDO/VIS[Lat.] = PODER[İsp.]


- TÂKAT[Osm.] / POWER[İng.] / PUISSANCE[Fr.] / LEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜÇ


- GÜÇ ile ZOR


- GÜÇ/KUVVET | BÜYÜKLÜKLER:
SKALER ile/ve/||/<> VEKTÖREL

( Sadece büyüklük içeren fiziksel nicelik. İLE/VE/||/<> Büyüklük ve yön içeren fiziksel nicelik. )


- ATLAR:
GÜÇLÜ ile/ve DAYANIKLI ile/ve HIZLI/SÜRATLİ


- WATTMÈTRE[Fr.] / LEISTUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜÇÖLÇER


- GÜÇSÜZLÜK/OLANAKSIZLIK ile/ve/> DAYANÇ/SABIR

( POWERLESSNESS/IMPOSSIBILITY vs./and/> PATIENCE )


- GUDRÛF | KIKIRDAK ile/||/<> KILCAL DAMAR

( (biyoloji) @@ Kesif bağ dokusu liflerinden oluşan esnek kıvamda madde, kartilaj. @@ anat. Hiyalin, elastik ve fibröz olmak üzere üç tipi bulunan ve hücreler arası maddesi çok sert olan özelleşmiş destek dokusu türü, kartilago, kondros. )

( CARTILAGE | TEXTUS CARTILAGINEUS | CAPILLARY VESSEL~CAPILLARY VESSEL | CAPILLARY )

( CARTILAGE | CAPULLAIRE VAISSEAU~CAPULLAIRE VAISSEAU | CAPILLAIRE VAISSEAU )

( CAPILLUS: SAÇ~CAPILLUS: SAÇ )

( HAARGEFÄSSE~HAARGEFÄSSE )

( CARTILAGINE~CAPILLARE )

( ΧΌΝΔΡΟΣ / χόνδρος~ΤΡΙΧΟΕΙΔΈΣ ΑΓΓΕΊΟ / τριχοειδές αγγείο )


- GUDRUFÎN | KABUKLAŞMA ile/||/<> KARAAĞAÇGİLLER

( (botanik) )

( ELM FAMILY~ELM FAMILY )

( CHANDRIOME | ULMACÉES~ULMACÉES | ORMES )

( ULMACEAE~ULMACEAE )

( ULMEN~ULMEN )

( INCROSTAZIONE~ULMACEE )

( ΕΠΙΦΛΟΊΩΣΗ / επιφλοίωση~ΦΤΕΛΙΈΣ / φτελιές )


- GÜDÜLENME ve/>/< DAYANÇ/SABIR ( ve/>/< GÜDÜLENME)

( Yaşam, Güdülenme ve Sabır üzerine işlemektedir. )

( Herhangi bir işe başlarken çeşitli nedenlerle zihinsel hareketlilik başlatılır fakat uzun süren/sürecek işlerde ancak bir yere kadar yeterli olur. Güdünün tükenmeye başladığı noktada sabır devreye girer/girmelidir. İşin süresine, zorluğuna göre sabrın da yetmeyeceği noktaya gelinir. Sabrın tükendiği noktada da işin tamamlanması noktasına yaklaşılmıştır ve sona yaklaşmış olmanın güdülemesiyle de süreç/iş tamamlanır. )

( MOTIVATION and/> PATIENCE [< MOTIVATION] )


- GÜDÜLENME(MOTİVASYON) <- > SABIR <- > GÜDÜLENME(MOTİVASYON)


- GUDVE[Ar.] / BÂMDÂD/ÂN, BÂMDÂDÎ, BÂM-GÂH/GEH[Fars.] ile/değil/yerine/= SABAH, SEHER


- GUEST :/yerine MİSAFİR


- GUETRE[Fr. < GUÊTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> GETR

( Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş veya köseleden yapılmış bir tozluk türü )


- GUFRÂN[Ar.] ile SETR[Ar.]


- GÜFTÂR[Fars.] ile/ve/+/değil/yerine/||/<>/> KÂR[Fars.]

( Söz. İLE/VE/+/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. )


- GÜFTÂR[Fars.] ile SÖZ

( SÖZ )


- GUGUKGİLLER ile/||/<> GUGUKGİLLER

( Cuculidae cuculus guguk kuşu Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının guguksular Cuculiformes takımının gugukkuşları Cuculi alt takımına giren bir familyası Gagaları hafifçe eğri kanatları uzun ve sivri kuyrukları kama biçimindedir Dişi kuş yumurtalarını başka kuşların yuvarlarına bırakır kuluçka asılağı Eski dünyada yaşarlar Külrengi guguk Cuculus canorus altın guguk Chrysococcyx cupreus tepeli guguk Coccystes glandarius iyi bilinen türleridir zooloji Kuşlar Aves sınıfının guguksular Cuculiformes takımının guguk kuşları Cuculi alt takımından gagaları hafifçe eğri kanatları uzun ve sivri kuyrukları kama biçiminde dişileri yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakan kuluçka paraziti türleri içine alan bir familya Guguk Cuculus canorus tepeli guguk Clomator glandarius iyi bilinen türleridir )

( CUCKOOS )

( COUCOUS | CUCULIDÉS )

( ECHTE KUCKUCKE )

( CUCULUS | CUCULIDAE | CUCULIDAE, CUCULUS: GUGUK KUŞU )


- GÜĞÜM ile/||/<> STABLE FLY[İng.] ile/||/<> MOUCHE PIQUANTE[Fr.] ile/||/<> STOMOXYS CALCITRANS[Lat.] ile/||/<> WADENSTECHER[Alm.] ile/||/<> BALDIRSOKAN

( baldırsokan 1 Süt taşıma kabı Karaağaç Bozüyük Bilecik 2 İbrik Gençali Senirkent Isparta Eşmeyazı Kars Karasineğe pek benzeyen kan emici türlü hastalıklar bulaştırıcı ve kimi solucanlara arakonakçılık edici niteliklerinden dolayı özellikle hayvan sağlığı yönünden önemli sinek türü ahır sineği güğüm Az güyüm R κουκούμι güğüm cucuma Latince cucuma İtalyancada cuccuma Venedik cógoma olarak saklanmıştır Türkçe güğüm çağdaş Türk diyalektlerinde kullanılan kökür tulum adıyla birleştirilemez Bunun gibi güğüm ile güveç arasında da bir bağ kurulamaz )

( CUCUMA )

( ΚΟΥΚΟΎΜΙ / κουκούμι )

( GÜYÜM[Az.] )


- GUIDE vs. LEADER


- GUIDE :/yerine REHBER


- GUİPURE[Fr. < GUIPURE] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜPÜR

( İplikten veya ipekten olan geniş ilmeklerden oluşan bir dantel türü kumaş )


- GUİTARE[Fr. < GUITARE] ile/değil/yerine/=/||/<> GİTAR

( basgitar Genellikle ahşap gövdeli perdeli altı teli olan telleri parmakla çekilerek veya pena ile vurularak çalınan bir telli çalgı )


- GUKHMAN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GUKHMAN[Fr.] / GUKHMANSCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GUKHMAN SAYISI


- GÜL[Fars. < GUL] ile/||/<> GÜLGİLLER

( (botanik) @@ Gülgiller (Rosaceae) familyasından, reseptakulumu olgunlukta etlenen ve fındıksı meyveleri saran, genellikle yapraklarını döken dikenli çalılar hâlinde olan, ülkemizde 24 tür ile temsil edilen bir cins. )

( ROSE | ROSE FAMILY~ROSE FAMILY )

( ROSE | ROSACÉES~ROSACÉES )

( ROSA | ROSACEAE~ROSACEAE )

( ROSE~ROSENGEWÄCHSE )

( ROSA~ROSACEE )

( ΤΡΙΑΝΤΆΦΥΛΛΟ / τριαντάφυλλο~ΡΟΔΟΕΙΔΉ / ροδοειδή )


- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN

( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )


- GULBAHAR[Fars. < GUL + BAHĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜLBAHAR

( Kırmızı boya elde etmede kullanılan iyi cins bir toprak Bir tavla oyunu )


- GÜLBEŞEKER -ile

( Gül reçeli. )


- GÜLBEŞEKER[Fars. < GULBE + ŞEKER] ile/||/<> ...

( gül çiçeği ve şeker ile yapılan macun kıvamında bir reçel türü Az gülmǝşǝkǝr gül reçeli gul ba şakar gulbaşakar gül reçeli )

( GUL BA ŞAKAR )

( GÜLMƎŞƎKƎR[Az.] )


- GULBEŞEKER[Fars. < GULBE + ŞEKER] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜLBEŞEKER

( Gül çiçeği ve şeker ile yapılan macun kıvamında bir reçel türü )


- GÜLBEŞEKER/GULBEŞEKER[Fars. < GULBE + ŞEKER] ile/||/<> MURABBA/MUREBBA[Ar. < MUREBBĀʾ] ile/||/<> MARMELAT/MARMELADE[Fr. < MARMELADE]

( Gül çiçeği ve şeker ile yapılan macun kıvamında bir reçel türü )


- GULDEN, GUILDER[İng.] ile/||/<> GULDEN

( Hollanda Surinam ve Hollanda Antillerinin resmi para birimi olup 2002 yılında Hollandada dolaşımdan kaldırılmış Surinam ve Hollanda Antillerinde dolaşımdaki para )

( GULDEN, GUILDER )


- GÜLDÜRMEK ile GÜLDÜRTMEK ile GÜLDÜREBİLMEK ile GÜLDÜRÜ ile GÜLDÜRÜCÜ/LÜK ile GÜLDÜR GÜLDÜR


- GÜLMEK ile GÜLÜNÇ ile GÜLÜYOR ile GÜLÜNÇ STOK ile ALAY KONUSU

( LAUGH vs. LAUGHABLE vs. LAUGHING vs. LAUGHING STOCK vs. LAUGHINGSTOCK )

( زير خنده زدن ile خنداندن ile خنده ile خنده کردن ile بخنده افتادن ile خنديدن ile ضحک ile خنده آور ile خنده دار ile خندهآور ile خندان ile الت مسخره ile آالت مسخره ile مايه خنده ile مضحکه ile مظحکه )

( ZYR KHANDEH ZADAN ile KHANDANDAN ile KHANDEH ile KHANDEH KARDAN ile BAKHANDEH AFTADAN ile KHANDYDAN ile ZEHAK ile KHANDEH AVAR ile KHANDEH DAR ile KHANDEHAVAR ile KHANDAN ile ELT MOSKHAREH ile AOT MOSKHAREH ile MAYYEH KHANDEH ile MOZHAKEH ile مظحکه )


- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]


- GULO GULO[Lat.] ile/||/<> OBUR

( Etçiller Carnivora takımından Kuzey Avrupadan Kuzey Asyaya kadar yayılış gösteren iyi tırmanan ormanlarda yaşayan kuş yumurtası kemiriciler ve eşek arısı larvalarıyla beslenen bununla beraber meyve ve tohum da yiyen kürk hayvanlarının en büyük ve en ağırı olan bir memeli türü Yerel ağızlarda sinde yatan ölü olarak da geçer obur obur aç gözlü obır obır obur doymaz ubır efsanevî yaratık vupăr kötü ruh hortlak Türk diyalektlerinde kullanılan op içine çekmek emmek kökünden geldiği anlaşılıyor op u r Rusça upyr biçimi Türk diyalektlerinden alınmıştır Yerel ağızlarda sinde yatan ölü olarak da geçer obur obur aç gözlü obır obır obur doymaz ubır efsanevî yaratık vupăr kötü ruh hortlak Türk diyalektlerinde kullanılan op içine çekmek emmek kökünden geldiği anlaşılıyor op u r Rusça upyr biçimi Türk diyalektlerinden alınmıştır )

( GULO GULO )


- GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER ile/||/<> GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER

( Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının kefaller Percesoces alt takımından denizlerde yaşayan tatlı sularda yaşayan bazı türleri süs balığı olarak kullanılan bir familya Kemikli balıklardan denizlerde ve tatlı sularda yaşayan bazı türleri süs balığı olarak da kullanılan bir familya )

( ATHERINES )

( ATHÉRINIDÉS )

( AHRENFISCHE )

( ATHERINIDAE )


- SILVER DISC PYRHELIOMETER[İng.] / PYRHÉLIOMÈTRE À DISQUE ARGENTÉ[Fr.] / SILBERNE-PLATTEN-PYRHELIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜMÜŞ DİSKLİ PİRHELYOMETRE


- SILVER[İng.] / ARGENT[Fr.] / SILBER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜMÜŞ


- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER


- GÜN GÖRMEMİŞ (KONULAR) ile YAKASI AÇILMAMIŞ (KONULAR)


- GUNA ile/||/<> GUNALAR

( Nitelik. @@ Vasıflar, nitelikler. Samkhaya felsefesinde Kozmik Cevher'in üç niteliği: Etkinleştiren (Rajas), Engelleyen (Tamas), Aydınlatan (Sattva). )


- GÜNAH/GUNAH[Fars. < GUNĀH] ile/||/<> GÜNAHKÂR/GUNAHKAR[Fars. < GUNĀHKĀR]

( günah keçisi yazık günah Dinî bakımdan suç sayılan iş veya davranış Vicdanı rahatsız edecek kötü davranış yazık )


- GUNAHKAR[Fars. < GUNĀHKĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜNAHKÂR

( Günah işlemiş günahı olan günahlı )


- GÜNAHKÂR ile/||/<> GÜNAHLI


- GUNA'LAR -ile

( Vasıflar, nitelikler. Samkhaya felsefesinde Kozmik Cevher'in(Prakriti'nin) üç niteliği şunlardır:
Aktive Eden(Rajas),
Engelleyen, durduran(Tamas),
Aydınlatan(Sattva). )


- GÜNDÜZLERİ DENİZDEN KARAYA ESEN YEL ile GECELERİ DENİZDEN KARAYA ESEN YEL

( SEA BREEZE vs. LAND BREEZE )


- GÜNEŞ, BATIDAN DOĞAR değil GÜNEŞ, BÂTI(N)DAN[İÇİMİZDEN] DOĞAR


- GÜNEŞ HAYVANCIKLARI ile/||/<> GÜNSÜLER


- GÜNEŞ/KARANLIK ile/ve/||/<>/< TAN/FECİR

( ... İLE/VE/||/<>/< Güneş doğmadan önceki alaca karanlık. )


- GÜNEŞ TANRI ve/||/<> YAŞAM AĞACI ve/||/<> SEPET TUTAN KARTALLAR

( Göbeklitepe'de sütunlarında. VE/||/<> Sümer kil tabletlerinde. )


- GÜNEY KUTBUNA GİDİŞTEKİ YÜRÜYÜŞ YOLLARI:
AXEL HEIBERG ile/||/<> HERCULES INLET ile/||/<> ROSS ile/||/<> UNION GLACIER ile/||/<> VİNCENT MASİFİ TIRMANIŞI ile/||/<> MESSNER

( 1.400 km. [Ross Buz Sahanlığı'ndan Güney Kutbu'na kadar] İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<> 1.130 km.[40-60 gün] İLE/||/<> 1.480 km.[50 - 65 gün] İLE/||/<> 1.000 km.[30 - 40 gün] İLE/||/<> 21 km.[10-14 gün][Vincent Dağı zirvesine kadar] İLE/||/<> 890 km.[35 - 50 gün] )

( [zorluk] Çok yüksek. İLE/||/<> Çok yüksek. İLE/||/<> Çok yüksek. İLE/||/<> Yüksek. İLE/||/<> Yüksek. İLE/||/<> ... )

( Transantarktik Dağları'nı aşarak, 3.000 metreden yükseklikteki dağlık bölgelerden geçer. Bu da oksijen seviyesinin düşük olduğu, oldukça zorlayıcı bir bölüm sunar. [Amundsen'in Güney Kutbu'na ulaşmak için kullandığı buzuldur. Bu bölümde, büyük çatlaklar, dik eğimler ve kar fırtınalarıyla uğraşmak gerekir.] İLE/||/<> Antarktika'nın kıyısındaki Hercules Inlet'ten başlar ve Güney Kutbu'na kadar uzanır. [Çoğunlukla buzlu arazide, sürekli sert yellerle mücadele edilerek yapılır. Kendi yiyeceğinizi ve araçlarınızı kızaklarla taşımak zorunda kalınır.] İLE/||/<> Ernest Shackleton ve Robert Falcon Scott'ın kullandığı tarihi yoldur. [Ross Buz Sahanlığı'ndan başlayıp Beardmore Buzulu boyunca uzanır. Zorlu buzulların, sert hava koşullarının ve yüksekliğin olduğu bir yoldur.] İLE/||/<> Union Glacier'deki bir ana kamptan başlar ve genellikle daha dengeli hava koşulları nedeniyle yeğlenir. [Daha düz arazilerde kızak çekerek yapılan bir yürüyüştür.] İLE/||/<> Antarktika'nın en yüksek doruğu olan Vincent Masifi'ne tırmanmak için kullanılan yoldur. [Dağcılık araçlarıyla yapılan, pek de kolay olmayan bir doruk tırmanışıdır.] İLE/||/<> Reinhold Messner'in izlediği yoldan esinlenilmiştir. [Antarktika'nın iç bölgelerinde daha kısa ama yine de zorlu bir yoldur. Hercules Inlet'ten başlayıp Thiel Dağları'nı geçerek Güney Kutbu'na ulaşılır. Arazisi daha dik olabilir.] )


- GÜNLÜ ile GÜNLÜK ile GÜNLÜKÇÜ/LÜK ile GÜNLÜK DİL ile GÜNLÜK AĞACI ile GÜNLÜK DEĞER ile GÜNLÜK DEFTER ile GÜNLÜK KONUŞMA ile GÜNLÜK GÜNEŞLİK


- GÜNLÜK DEFTER ile/||/<> GÜNLÜK DEĞER ile/||/<> GÜNLÜK GÜNEŞLİK ile/||/<> AĞ GÜNLÜĞÜ

( O günkü o günle ilgili Üzerinden gün geçmiş veya geçecek Her gün yapılan her gün yayımlanan her gün çıkan jurnal Her gün için Her gün yaşanan Günü gününe tutulan hatıra günce muhtıra Her gün giyilen kıyafet Günü gününe tutulan anı yazısı veya bu yazıları içine alan eser günce güncelik )


- GÜNLÜK DEFTER ile/||/<> YEVMİYE DEFTERİ


- GÜNLÜK HAREKET/LER ile/ve DÜZENSİZ HAREKET/LER

( ... ile/ve TERÂCÛİYYİN )

( ... vs./and RETROGRADE )


- GÜNLÜK TELGRAF ile GÜNLÜK ile GÜNLÜK YEMEK ile GÜNLÜK MESELELER ile GÜNLÜK ÖDEME ile YEVMİYE

( DAILY TELEGRAPH vs. DAILY vs. DAILY FOOD vs. DAILY MATTERS vs. DAILY PAY vs. DAILY WAGES )

( بطور يوميه ile روز بروز ile يوميه ile روزانه ile روز به روز ile روزمره ile هر روزه ile همه روزه ile رزق ile امور روزمره ile روز مزد ile روزمزد ile ديلي تلگراف ile مزد روزانه )

( BETOR YVAMYYEH ile RUZ BORUZ ile YVAMYYEH ile ROZANEH ile RUZ BAH RUZ ile RUZMAREH ile NPAR RUZEH ile CPEHMEH RUZEH ile REZQ ile AMOR RUZMAREH ile RUZ MOZD ile RUZAMZAD ile DYLEY TELGARAF ile MOZD ROZANEH )


- GUN-POWDER[İng.] ile/||/<> POUDRE[Fr.] ile/||/<> SCHIESSPULVER[Alm.] ile/||/<> BARUT[Fars. < BÂRŪD]

( Tutuşturulduğunda hızla yürüyen tepkimelerle oluşan gaz ürünlerinin yaptıkları basınçla patlayan potasyum nitrat toz odun kömürü ve kükürt karışımı )

( GUN-POWDER )

( POUDRE )

( SCHIESSPULVER )


- GÜNSÜLER -ile


- GÜNSÜZ ile GÜNSÜLER


- GÜR ile ÇOK


- GÜR ile GÜRE ile GÜRZ ile GÜRECİLİK


- GÜRLEYEN KAYALAR :

( Hamsi Limanı koyu ile kayalıkların denizle birleştikleri noktadan başlayan ve kayalıkların içine kadar giden boşluk/girinti veya diğer deyimle derinliklere değil yatay olarak içerilere doğru gidin bir girinti, sualtı mağaradır. Dalga sahile (Kayalara) vurduğunda (çarptığında) ürpertici bir ses çıkardığından bu kayalıklara "Gürleyen kayalar" veya "Ağlayan kayalar" denilmektedir. )


- GURME ile/||/<> TATBİLİR


- GURRE[Ar. çoğ. GURER] ile GURBET[Ar.]

( Aklık, parlaklık. | Atın alnındaki beyazlık, akıtma. | Arabî ayın birinci gecesi ve günü. | Günbatımı. İLE Yabancılık, gariplik. | Yabancı yer, vatan dışı. )


- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR ve fakat MUTLU ETMEZ


- GURUR ve KİBİR | ile/ve/değil/yerine ONUR

( Başkalarının sırtına basarak. VE Başkalarını bastırarak. | İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi ayaklarının/duruşunun üzerinde yükselme. )

( Arpa yiyende, kibir olmaz. )

( NAHHÂT[Ar.]: Kibirli, gururlu. )

( Kibir, kişinin, kendine "iltifatıdır". [iltifat, en karşı konulamaz olanlardandır] )

( BÂD-DÂR[Fars.]: Kibirli. | Şişman. | Deli. | Hiçbir işle ilgisi olmayan. )

( Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla, ne yüzülür, ne de uçulur. )


- GURUR >< AŞK


- GURUR ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/CEHÂLET


- GURUR = GLORY, SELF-EXALTATION[İng.] = GLOIRE[Fr.] = EHRE[Alm.] = GLORIA[Lat.]


- GURÛR[Ar.] ile HAD'[Ar.]


- GURUR ile/değil İNAT

( [not] PRIDE vs./but OBSTINACY )


- GURUR[Ar. < ĠURŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> KURUM | KİBİR

( Kendini beğenme azamet Kendine güvenmekten gelen iftihar kurum III kibir )


- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK

( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )


- GURUR ile/ve/değil/yerine ONUR

( Başkasının sırtına basarak birşey olmaya çalışmak. Başkalarını ezerek büyüklenme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi kaynaklarının/duruşunun üzerinde yükselme. )

( [not] PRIDE vs./and/but HONOUR
HONOUR instead of PRIDE )


- GURUR >< VAKUR

( Nefsini dik tutma. >< Yol(un)da olma. )


- GURURLANMAK ile GURURLANDIRMAK ile GURURLANABİLMEK ile GURU ile GURUP ile GURUR ile GURURLU/LUK ile GURURSUZ/LUK ile GURURLUCA ile GURUP RENGİ


- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)

( [not] TRUST vs./and/but/<> ESTEEM, REPUTATION )


- GÜVENİLİRLİK ile BAĞIMLILIKLAR

( DEPENDABILITY vs. DEPENDENCIES )

( توکل پذيري ile توابع )

( TOKL PAZYRY ile TAVABE )


- GÜVENLİK ile/ve TEDBİR

( ASPHALEIA ile/ve ... )

( SECCURITY vs./and PRECAUTION )


- GÜVENMEK:
"O, BUNU YAPMAZ" ile/değil/yerine "O, BUNU YAPTIYSA, BİR BİLDİĞİ VARDIR"


- GÜVERCİNLER ile/||/<> GÜVERCİNLER

( Columbae columba güvercin Omurgalı hayvanlardan kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünün yağmurkuşları Charadriiformes takımına giren bir alttakım Küçük başlı kısa boyun ve bacaklı olurlar Gagaları hafif kıvrıktır Kanatları sivri olduğu için iyi uçarlar Kursaklarından salınan süte benzer bir salgı ile ilk günler yavrularını beslerler Dünyanın her yanına yayılmışlardır Güvercingiller Columbidae kumrugiller Peristeridae dişligüvercingiller Didunculidae dodogiller Dididae familyaları vardır Kuşlar Aves sınıfının küçük başlı kısa boyun ve bacaklı gagaları hafifçe kıvrık iyi uçan kursaklarından salgılanan süte benzer bir salgı ile ilk günler yavrularını besleyen ve dünyanın her tarafına dağılmış olan güvercingiller Columbidae dişli güvercingiller Didunculidae dodogiller Dididae familyalarını içine alan bir takım )

( DOVES )

( COLOMBINS | COLUMBINS )

( TAUBENVÖGEL )

( COLUMBA | COLUMBIFORMES, COLUMBAE )


- GÜVERCİN/LİK ile GÜVERCİNLER


- GÜZEL KUR'AN OKUYOR değil AĞZI KUR'AN'A YAKIŞIYOR


- GÜZEL/LER ile/ve/||/<>/> GÜZELLİK

( Duyumsanan/görülen, görerek. İLE/VE/||/<>/> Düşünülen, düşünerek. )


- GÜZEL OLAN, SEVGİLİDİR değil/yerine SEVGİLİ OLAN, GÜZELDİR


- GÜZEL "SANAN/LAR" ile/değil/yerine GÜZEL SANAT/LAR


- GÜZELCE KEMER :

( Belgrad Ormanları içindeki kemerlerden biridir. Bu kemere; Güzelce Kemer, Çebeciköy Kemeri ve Kahveci Kemeri de denilmektedir. 1563 yılındaki büyük sel de bu kemerde hasar görmüş ve Mimar Sinan tarafından onarılmıştır (1563/1564). )


- GÜZELLEŞMEK ile GÜZELLEŞTİRMEK ile GÜZELLEŞEBİLMEK ile GÜZELLEŞTİRİLMEK ile GÜZEL/LİK ile GÜZELCE ile GÜZELLEME ile GÜZEL DUYU ile GÜZEL GÜZEL ile GÜZEL DUYUSAL ile GÜZEL SANATLAR ile GÜZEL DUYUCULUK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZEL YAZI SANATI ile GÜZELLİK ENSTİTÜSÜ ile GÜZELLİK KRALİÇESİ ile GÜZELLİK MALZEMESİ ile GÜZELLİK YARIŞMASI ile GÜZELLİK MÜSTAHZARLARI


- GÜZELLİK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- H-BAR[İng.] / RAIE H[Fr.] / H-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= H ÇİZGİSİ


- H. L. A. HART >< LON FULLER


- HABER ile/ve/<>/hem de/değil/yerine BİLGİ

( PEYÂM ile/ve/<>/hem de/değil/yerine ... )

( [not] NEWS vs./and/<>/but/also INFORMATION
INFORMATION instead of NEWS )


- HABER[Ar. < ḪABER] ile/değil/yerine/=/||/<> BİLGİ | YÜKLEM

( haber ajansı haber bülteni haber bürosu haber kaynağı haber kipi haber merkezi haber portali haber stüdyosu acı haber ana haber sunucusu atlatma haber flaş haber hayır haber ilmühaber kara haber kötü haber sıcak haber şişirme haber yalan haber tekmil haberi doğum ilmühaberi ikametgâh ilmühaberi vefat ilmühaberi Bir olay bir olgu üzerine edinilen bilgi çav I selen İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi bilgi yüklem )


- HABER ile/değil/yerine/= ÇAV


- HABER HABERCİ

( NEWS
MESSENGER )


- HABER[Ar.] ile HADÎS[Ar.]


- HABER ile/ve HAVÂDİS

( NEWS vs./and MESSAGE )


- HABER[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]


- HABER ile İŞÂA/T[< ŞÜYÛ]

( Bir haberi herkese duyurma. )


- HABER ile/ve/değil/yerine İSTİHBARAT

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sorup tahkik ederek haber alma. )