R ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 17.069 başlık/FaRk ile birlikte,
17.069 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/70)
- FACSIMILE[İng.] ile/||/<> BELGEGEÇER
( belgegeçer )
- FACTOR[İng.] ile/||/<> ALACAKLANDIRICI
( alacaklandırıcı Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş )
( FACTOR | FACTORING )
( AFFACTURAGE )
( FACTORING )
( FACTOR )
( ΠΡΆΚΤΟΡΑΣ ΑΠΑΙΤΉΣΕΩΝ / πράκτορας απαιτήσεων )
- FACTOR[İng. < FACTOR] ile/değil/yerine/=/||/<> FACTOR
( alacaklandırıcı )
- FACTOR[İng.] ile/||/<> FACTORİNG | ALACAKLANDIRICI
( bk. alacaklandırıcı@@Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş. )
( FACTOR | FACTORING~FACTORING )
( AFFACTURAGE~AFFACTURAGE )
( FACTORING~FACTORING )
( FACTOR~FACTORING )
( ΠΡΆΚΤΟΡΑΣ ΑΠΑΙΤΉΣΕΩΝ / πράκτορας απαιτήσεων~ΦΆΚΤΟΡΙΝΓΚ / φάκτορινγκ )
- FACTOR :/yerine FAKTÖR
- FACTOR vs./and DETERMINATOR
- FACTORİNG/FACTORİNG[İng. < FACTORING] ile/||/<> FACTOR/FACTOR[İng. < FACTOR]
( alacaklandırma )
- FACTORY/FACTORY OWNER, MANUFACTURER[İng.] ile/değil/yerine/= FABBRICA[İt. < FABBRICA] ile/değil/yerine/= FABRIKA[İt. < FABBRICA]
( İşgücü kullanılarak, makine veya teknik yöntemlerle aramalların başka bir mal hâline dönüştürüldüğü mekân. < İtal fabbrica. )
- FACTORY OWNER, MANUFACTURER[İng.] ile/||/<> FABRİKATÖR[Fr. < FABRICATEUR]
( Fabrika sahibi ya da işleticisi )
( FACTORY OWNER, MANUFACTURER )
( FABRICATEUR )
- FAĞFUR[Fars. < FAGFŪR] ile/||/<> ...
( imparatorlarına verilen san de yapılmış kâse tabak vazo gibi porselen eşya faġfūr the general name of the emperors of China the porcelain of China )
( FAĠFŪR )
- FAGFUR[Fars. < FAĠFŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> FAĞFUR
( kâseifağfur Çin imparatorlarına verilen ünvan Çin de yapılmış kâse tabak vazo vb porselen eşya )
- FAĞFUR ile FAĞFURİ
- FÂHİŞ ile İHTİKÂR
- FAHR -ile
( ÖVÜNME, ŞEREF, ONUR | ULULUK | ERDEM )
- FAHRENHEIT-ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT AREOMETRESİ
- FAHRENHEIT'S HYDROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE DE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT HİDROMETRESİ
- FAHUR[Ar. < FAḪŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> FAHUR
( ferah fahur ferih fahur Çok övünen çok böbürlenen )
- FAİL-İ MUHTAR ile MÛCİB Bİ'Z ZÂT
- FAİLMUHTAR[Ar. < FĀʿİL + MUḪTĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> FAİLİMUHTAR
( Kendi isteğiyle hareket eden isteğini yapmakta serbest olan başına buyruk )
- FAIR :/yerine ADİL
- FAIR[İng.] ile/||/<> FUAR[Fr. < FOIRE]
( Yurtiçi ya da dışı ticareti geliştirmek amacıyla düzenlenen ve yerli ve veya yabancı firmaların mallarının belli süreler içinde sergilendiği büyük ticari merkez )
( FAIR )
( FOIRE )
- FAIR[İng.] ile/||/<> PANAYIR[Yun.]
( Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar R πανηγύρι ayin tören alay panayır pazar Bulgarca panaír Türkçeden alınmıştır )
( FAIR )
( ΠΑΝΗΓΎΡΙ / πανηγύρι )
- [ne yazık ki]:
FAİZ ile/değil/yerine/>< ÜRETİM(EKİN/KÜLTÜR)
- FÂİZ-İ MÜREKKEB | BİLEŞİK FAİZ ile/||/<> BİLEŞİK KESİR ile/||/<> KESİR ile/||/<> ONDALIK KESİR
( (matematik) @@ Dönem sonunda elde edilen faiz tutarının, anaparanın üzerine eklenmesiyle oluşan yeni tutar üzerinden faiz hesaplanması, faize faiz yürütülmesi. )
( COMPOUND INTEREST | IMPROPER FRACTION | FRACTION | DECIMAL FRACTION~IMPROPER FRACTION~FRACTION~DECIMAL FRACTION )
( INTÉRÊT COMPOSÉ | FRACTION COMPOSÉE | FRACTION | FRACTION DÉCIMALE~FRACTION COMPOSÉE | FRACTION IMPROPRE~FRACTION~FRACTION DÉCIMALE )
( UNECHTER BRUCH | BRUCH | DEZIMALBRUCH~UNECHTER BRUCH~BRUCH~DEZIMALBRUCH )
( INTERESSE COMPOSTO~FRAZIONE IMPROPRIA~FRAZIONE~FRAZIONE DECIMALE )
( ΑΝΑΤΟΚΙΣΜΌΣ / ανατοκισμός~ΚΑΤΑΧΡΗΣΤΙΚΌ ΚΛΆΣΜΑ / καταχρηστικό κλάσμα~ΚΛΆΣΜΑ / κλάσμα~ΔΕΚΑΔΙΚΌ ΚΛΆΣΜΑ / δεκαδικό κλάσμα )
- FAKİR ile/ve/||/<> BÂKİR
- FAKİR[Ar. < FAḲĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> FAKİR
( fakir cevher fakir fukara fakirhane fakir kol yoksul zengin karşıtı Olması gerekenden az Hindistan da yokluğa eziyete kendini alıştırmış derviş Zavallı kimsesiz olan Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san )
- FAKİR ile/ve/değil/yerine KANAATKÂR
- FAKÎR[Ar.] ile MÜMLİK[Ar.]
- FAKÎR[Ar.] ile MUSRİM[Ar.]
- FAKİR[Ar.]/ÇIGAY[dvnlgttrk] ile/değil/yerine/= YOKSUL
- FAKİR ile ZÜĞÜRT
- FAKİRLEŞMEK ile FAKİRLEŞTİRMEK ile FAKİR/LİK ile FAKİRCE ile FAKİRİZM ile FAKİR CEVHER ile FAKİR FUKARA
- FAKR -ile
( ASLA AKLINA HAKK'TAN BAŞKA ŞEY GELMEYEN KİMSEYE VERİLEN İSM-İ MUHTAÇLIK )
- FAKR ile FAHR
( Yokluk, yoksunluk. İLE Övünç. )
( SORU ve YANIT ( [40'LAR MECLİSİ] KİM O? ve 1. MUHAMMED en RESULLULLAH 2. ABDULLAH oğlu MUHAMMED 3. el-FAKR ün FAHRİ: Yokluğum, övüncümdür. [ Allah'ın hakkı 3'tür sözü, bu deneyimden çıkmıştır.] )
- FAKR[Ar.] ile HÂCET[Ar.]
- FAKR[Ar.] ile HALLE[Ar.]
- FAKR[Ar.] ile İ'DÂM[Ar.]
- FAKR[Ar.] ile MESKENET[Ar.]
- FAKR[Ar. < FAḲR] ile/değil/yerine/=/||/<> YOKSULLUK (FAKRUZARURET)
- FAKS[İng. < FAX] ile/değil/yerine/=/||/<> BELGEGEÇER
- FAKS ile/değil/yerine/= BELGEÇ, BELGEGEÇER
- FAKSİYON ile/değil/yerine/= KURUMLAR
( KURUMLAR )
- FAKSLAMAK ile FAKSLATMAK ile FAK ile FAKR ile FAKS ile FAK FUK FONU
- FAKTÖR[Fr. < FACTEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> ETKEN | ETMEN
( risk faktörü etken etmen )
- FAKTÖR[İng.] ile/değil/yerine/= ETKEN/ETMEN
- FAKTÖR ile/||/<> ÜRETİM FAKTÖRLERİ
( üretim faktörleri 1 Biyolojik iklimsel besinsel vb olabilen ve bir etki yapan herhangi bir ajan 2 Bir biyokimyasal olayda görev yapan henüz tamamıyla tanımlanmamış bir madde ya da etken Çoğunlukla tanımlandıktan sonra da kullanılmaya devam edilir ya da ayrıca isimlendirilir İstatistiksel çalışmalarda kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken 1 Hayvan beslemede bir vitamin mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde 2 İstatistiksel çalışmalarda kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken etmen )
( FACTOR )
( FACTEUR )
( FAKTOR )
( FACERE: YAPMAK )
- FALAN FİLAN ile ŞUDUR BUDUR
- FALEŞA/LAR -ile
( Kudüs Musevi'leri. )
- FALEZ[Fr. < FALAISE] ile/değil/yerine/= YALI YAR
- FALEZ[Fr. < FALAISE] ile/değil/yerine/=/||/<> YALI YAR
- FALEZ | YALI YAR ile/||/<> YALI YAR
( Deniz kıyısında dik çeperli kayalık düz duvar gibi yükselen kayalık Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen diklik yar )
( SEA CLIFF | CLIFF )
( FALAISE LITTORLE | FALAISE )
( KÜSTENKLIFF | KLIFF )
( FALESIA )
( ΘΑΛΆΣΣΙΟΣ ΓΚΡΕΜΌΣ / θαλάσσιος γκρεμός )
- FALEZ | YALI YAR ile/||/<> YAR
( Deniz kıyısında dik çeperli kayalık (düz duvar gibi yükselen kayalık.) @@ Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen diklik. @@ bk. yar. )
( SEA CLIFF | CLIFF~CLIFF )
( FALAISE LITTORLE | FALAISE~FALAISE )
( KÜSTENKLIFF | KLIFF~KLIFF )
( FALESIA~DIRUPO )
( ΘΑΛΆΣΣΙΟΣ ΓΚΡΕΜΌΣ / θαλάσσιος γκρεμός~ΓΚΡΕΜΌΣ / γκρεμός )
- FALL :/yerine DÜŞMEK, SONBAHAR
- FAMILIAR :/yerine TANIDIK
- FAN :/yerine HAYRAN, VANTİLATÖR
- FAN[İng. < FAN] ile/değil/yerine/=/||/<> VANTİLATÖR
- FANFARE[Fr. < FANFARE] ile/değil/yerine/=/||/<> FANFAR
( Bakırdan yapılmış üflemeli sazlardan oluşan orkestra Bu orkestranın çaldığı tartımlı ve canlı parça )
- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI
- FAR[Fr. < Yun.] ile FAR[Fr.]
( Taşıtların ön bölümünde bulunan, uzağı aydınlatan güçlü ışık. İLE Süs için gözkapaklarına sürülen çeşitli renkte boya. )
- FAR ile/ve/||/<>/> FARK
( HEADLIGHT/DIFFERENCE vs./and/||/<>/> DIFFERENCE )
- FAR :/yerine UZAK
- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ
- FARBA[Fr. < FALBALA] ile/değil/yerine/=/||/<> FIRFIR
- FARBA/FARBALA[Fr.] değil/yerine FIRFIR
- FARBALA[Fr. < FALBALA] ile/değil/yerine/=/||/<> FIRFIR
- FARBALA[Fr. < FARBALA] ile/değil/yerine/= FIRFIR
- FARD[Fr. < FARD] ile/değil/yerine/=/||/<> FAR
( far paleti Göz kapaklarına sürülen çeşitli renkte makyaj malzemesi )
- FARE ile HAMSTER
- FARIMAK ile FARKLILAŞMAK ile FARKSIZLAŞMAK ile FARKLILAŞTIRMAK ile FAR ile FARE ile FARK ile FARS ile FARZ ile FARKLI/LIK ile FARSÇA ile FARKSIZ/LIK ile FARE OTU ile FARKLICA ile FARKSIZCA ile FART FURT ile FARE DELİĞİ
- DIFFERENTIALVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARK YÜKSELTECİ
- FARK ile/ve DEĞER
( DIFFERENCE vs./and VALUE )
- FARK ile KÂR
( DIFFERENCE vs. PROFIT )
- DIFFERENTIATING SOLVENTS[İng.] ile/değil/yerine/= FARKLANDIRICI ÇÖZÜCÜLER
- FARKLAR ile/ve/değil/> FARKLILIK
( Farkın olumlu ya da olumsuz bir yönde olması/değerlendirilmesi gerekmeden sadece fark olarak! )
( TEFÂVÜT[< FEVT]: İki şeyin birbirinden farklı olması. | İki şey arasındaki fark.
BÎ-TEFÂVÜT/BİLÂ-TEFÂVÜT: Farksız. )
( [not] DIFFERENCES vs./and/but/> DIFFERENCE )
- FARKLILIKLAR ile FARKLAR
( DIFFERENCENESSES" vs. DIFFERENCES )
- FARKLAR ile/ve/||/<>/> HAKLAR
- FARKLAR ile/ve/<>/değil/yerine TEMEL/BELİRLEYİCİ FARKLAR
- FARKLI ile FARK ile GÖRÜŞ AYRILIĞI ile FARKLI ile FARKLILAŞMA ile TÜREVLENEBİLİR ile DİFERANSİYEL ile DİFERANSİYEL DİŞLİ ile FARKLILAŞTIRMAK ile FARKLILAŞMA ile FARKLILAŞTIRICI ile FARKLI
( DIFFER vs. DIFFERENCE vs. DIFFERENCE OF OPINION vs. DIFFERENT vs. DIFFERENTIA vs. DIFFERENTIABLE vs. DIFFERENTIAL vs. DIFFERENTIAL GEAR vs. DIFFERENTIATE vs. DIFFERENTIATION vs. DIFFERENTIATOR vs. DIFFERENTLY )
( متفاوت بودن ile تفاوت داشتن ile تباين داشتن ile اختلاف داشتن ile تمايز ile مابه التفاوت ile تباين ile تفاضل ile تفاوت ile فرق ile اختلاف ile اختلاف عقيده ile اختلاف نظري ile جوربجور ile غيريکسان ile ناهمانند ile مختلف ile متباين ile متفاوت ile متمايز ile وجه امتياز ile قابل تشخيص ile فرق گذاشتني ile تفاضلي ile افتراقي ile ديفرانسيل ile فرق گذاشتن ile مشتغ گيري ile فرق گذاري ile فرق گذار ile بطور متفاوت )
( MOTEFAVAT BODAN ile TAFAVAT DASHTAN ile TABAYNE DASHTAN ile AKHTELAF DASHTAN ile TAMAYZ ile MABEH ELTEFAVAT ile تباين ile TAFAZEL ile TAFAVAT ile FARGH ile AKHTELAF ile AKHTELAF AGHYDAH ile AKHTELAF NAZARY ile جوربجور ile GHYRYKESAN ile ناهمانند ile MOKHTELF ile متباين ile MOTEFAVAT ile MOTEMAYZ ile VAJEH EMTYAZ ile GHABEL TASHKHYSE ile FARGH GOZASHTANY ile تفاضلي ile AFTARAGHY ile DYFARANSYLE ile FARGH GOZASHTAN ile MOSHTAGH GYRY ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR ile BETOR MOTEFAVAT )
- FARKLILAŞTIRMAK | FARKLICA | FARKSIZCA ile/||/<> FARKLI | FARKLILIK | FARKSIZ | FARKSIZLIK ile/||/<> DAHA BİR ile/||/<> AYRIMLAŞTIRMAK | AYRIMLICA | AYRIMSIZCA ile/||/<> AYRIMLI | AYRIMLILIK | AYRIMSIZ | AYRIMSIZLIK
- FARKLILIKLAR VE ÇİRKİNLİKLER ile/yerine FARKLILIKLAR VE GÜZELLİKLER
- FARKLILIKLAR değil FARKLAR
(
| Kavram | Açıklama | Örnek Kullanım |
|---|---|---|
| Farklılık |
- Bir durum ya da nesnenin genel olarak farklı olma durmunu tanımlar. - Soyut bir kavramdır ve tekil olarak kullanılır/kullanılmalıdır. |
- "İki kültür arasındaki farklılık, oldukça dikkat çekiciydi." - "Tasarımlardaki farklılık, genel estetik anlayışından kaynaklanıyor." |
| Farklar |
- Belirli iki ya da daha fazla nesne arasındaki somut ya da açık ayrımları tanımlar. - Nesne ya da tek tek gözlemlenebilen durumlar için yeğlenir. |
- "Bu iki öneri arasındaki farklar oldukça belirgindir." - "Renkler arasındaki farklar, hemen göze çarpıyor." |
| "Farklılıklar" |
- En son/üst düşün(dür)me/soyutlama "-lık" ekinden sonra "-lar" çoğul ekinin kullanımı gereksiz/yanlıştır. Dil bilgisi hatasıdır. - Yerine "farklılık" ya da "farklar" yeğlenmelidir. |
- Hatalı örnek: İki çalışma arasındaki "farklılıklar", ayrıntılarıyla incelendi. - Doğru: İki çalışma arasındaki farklar, ayrıntılarıyla incelendi. |
( [not] DIFFERENCE but DIFFERENCES )
- FARKLILIKLAR ile/>< ÖZSEL OLANLAR
- FARMER :/yerine ÇİFTÇİ
- FARMER[İng.] ile/||/<> ÇİFTÇİ
( Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse )
( FARMER )
- FARMING/FARMER[İng.] ile/değil/yerine/= AGRICULTURE[Fr.] ile/değil/yerine/= ACKERBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIFTÇILIK
( Toplayıcılık ve avcılıktan geliştiği sanılan, genellikle hayvancılıkla birlikte yapılan ekonomi biçimi. )
- FARTHER/FURTHER vs. FURTHER
- FÂSIK ile/ve/<> FÂCİR
- FASİLELER = FASÎLAN = FAMILLES
- FAŞIR FAŞIR (YIKAMAK)
( Su ya da başka sıvıların bol ve çok akmasını anlatır. )
- FASL-VASL ile/ve HAŞR-NEŞR
- FATE :/yerine KADER
- FATHER :/yerine BABA
- FÂTİR[Ar.] ile FATÎR[Ar.] ile FATR[Ar. çoğ. FUTUR]
( Füturlu, durgun, gevşek. | Az sıcak, ılık olan. İLE Mayasız saç ekmeği, bazlama. | Bir çeşit pasta. | Olmamış, derecesini bulmamış şey. İLE Çatlak, yarık. | Mantar. )
- FÂTIR ile/ve HÂLİK
- FATR[Ar.] ile Fİ'L[Ar.]
- FAULT :/yerine HATA, KUSUR
- FAVOR :/yerine İYİLİK, DESTEK
- FAYDA[Ar. < FĀʾİDE] ile/değil/yerine/=/||/<> YARAR
- FAYDALI ile İYİLİK ile HAYIRSEVER ile YARARLI ile YARARLANICI ile FAYDA ile FAYDALANMAK ile FAYDALAR
( BENEFIC vs. BENEFICENCE vs. BENEFICENT vs. BENEFICIAL vs. BENEFICIARY vs. BENEFIT vs. BENEFITING vs. BENEFITS )
( فايده برنده ile نيکوکاري ile نکويي ile صاحب کرم ile منان ile نيک کردار ile منعم ile سودمند ile افاضه ile نافع ile بااستفاده ile باصرفه ile ذينفع ile بهره گرفتن ile مستفيض ile سود بردن ile احسان کردن ile فايده بردن ile منتفع کردن ile فايده ile سود ile توشه برگرفتن ile مزيت دادن ile منتفع شدن ile مفيد بودن ile توشه برداشتن ile فايدهرساندن ile منتفع ile متمتع ile حقوق و مزايا ile خواص ile مزايا ile حقوقومزايا )
( FAYDAH BARANDEH ile NEYKOKARY ile نکويي ile SAHEB KARAM ile MENAN ile NEYK KARDAR ile MANAM ile SOODMAND ile AFAZEH ile NAFE ile BAESTEFADEH ile BASERFEH ile ZEYNAF ile BACPAREH GARAFTAN ile مستفيض ile SOOD BARDAN ile EHSAN KARDAN ile FAYDAH BARDAN ile MONTAF KARDAN ile FAYDAH ile SOOD ile TOOSHEH BARGARAFTAN ile MOZYT DADAN ile MONTAF SHODAN ile MOFYD BODAN ile TOOSHEH BARDASHTAN ile فايدهرساندن ile MONTAF ile MOTEMOTE ile HOQUQ VE MOZAYA ile KHAVAS ile MOZAYA ile حقوقومزايا )
- DISCRIMINATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENDISKRIMINATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ AYIRACI
- DIVISEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENSPLITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ BÖLÜCÜ
- PHASENINVERSION, PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ EVİRMESİ
- PHASENSCHIEBER-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYDIRICI OSİLATÖR
- OSCILLATEUR À DÉPHASAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAZ KAYMALI OSİLATÖR
- MODULATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ KİPLEYİCİ
- PHASENUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ TERS ÇEVRİMİ
- GÉNÉRATEUR DE PHASE[Fr.] / PHASENGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FAZ ÜRETECİ
- FAZİLETKÂR[Ar. < FAŻĪLET + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ERDEMLİ
- FAZLA KIYMET | ARTIK DEĞER ile/||/<> ARTIK DEĞER
( İyesinin hiçbir katkısı emeği olmaksızın kamunun etkinlikleri sonucunda bir toprak parçasının ya da taşınmazın değerindeki artış Marksist kuramda emeğin değişken sermayenin üzerinde üretime kattığı ve kapitalistin el koyduğu değer diğer bir deyişle iktisadi artığın kaynağı emeğin yarattığı değerin karşılığını alamadığı kısmı net ürün )
( INCREMENTAL VALUE | SURPLUS VALUE )
( PLUS-VALUE FONCIÈRE )
( WERTSTEIGERUNG, WERTZUWACHS VON GRÜNDSTÜCKEN )
- FAZLALIK ile OBUR
( GLUT vs. GLUTTON )
( سيراب کردن ile پرخور ile شکم پرست )
( SYRAB KARDAN ile PORKHOR ile SHKAM PAREST )
- FEAR :/yerine KORKU
- FEAR[İng.] ile/||/<> KORKU
( Gerçek ya da beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku beniz sararması ağız kuruması yürek ve solunum hızlanması gibi belirtileri olan ya da daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu )
( FEAR )
- FECİ ile FECİR
- FECİR[Ar. < FECR] ile/değil/yerine/=/||/<> TAN | TAN KIZILLIĞI
( fecrikâzip fecrisadık tan tan kızıllığı )
- FECİR ile/değil/yerine/= TAN
- FECR (VAKTİ) ile FECR-İ KÂZİB[YALANCI FECR] ile FECR-İ SÂDIK[HAKİKİ FECR]
( Sabaha karşı, güneş doğmadan önce, ufkun gün doğusu tarafından görünen aydınlığı, tan yerinin ağarması. İLE Sabaha karşı, doğuda, amûdî biçimde görülen aydınlık. [Sahura kalkış.] İLE Şafak sökme, sabah, imsak. )
- FEDAKÂR[Ar. < FİDĀʾ + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZVERİLİ
- FEDAKARLIK ile FEDAKAR ile FEDAKAR
( ALTRUISM vs. ALTRUIST vs. ALTRUISTIC )
( غيرپرستي ile نوع پرستي ile بشردوستي ile نوعدوست ile نوعدوستانه )
( غيرپرستي ile NO PARESTY ile BESHARDOSTY ile NODOOST ile NODOOSTANEH )
- FEDÂKÂRLIK değil/yerine HAK/LAR
- FEEDER[İng.] ile/||/<> ALIMENTEUR, DISTRIBUTEUR[Fr.] ile/||/<> AUFGABEVORRICHTUNG, VERTEILER[Alm.] ile/||/<> BESLEYİCİ
( FEEDER )
( ALIMENTEUR, DISTRIBUTEUR )
( AUFGABEVORRICHTUNG, VERTEILER )
- FEEDER[İng.] ile/||/<> BESİ HAYVANI
( Kesim ağırlığına ulaşıncaya kadar beslenilmek amacıyla satın alınan genç çiftlik hayvanı )
( FEEDER )
- FEHM ile/ve FİKİR
( Tekrar vardır. İLE/VE Hareket vardır. )
- FEHM ile TEDEKKÜR ile TEFEKKUH
- FEL FECRİ/FECİR değil VEL FECRİ/FECİR
( "Gözleri fel fecri okuyor." DEĞİL Gözleri vel fecri okuyor. )
- FELAKET ile FELAKETLER ile FELAKET
( DISASTER vs. DISASTERS vs. DISASTROUS )
( فجيعح ile نائبه ile فاجعه ile ستاره بدبختي ile مصيبت ile فجايع ile مصيبت آميز )
( فجيعح ile نائبه ile FAJEEH ile SETAREH BADBAKHTY ile MOSYBAT ile FEJAYE ile MOSYBAT AMYZ )
- FELAKETLER ile FELAKET ile FELAKET
( CALAMITIES vs. CALAMITOUS vs. CALAMITY )
( بليات ile مصائب ile مصيبت بار ile پربلا ile ويل ile بلا ile بليه ile آفت )
( بليات ile MOSAEB ile MOSYBAT BAR ile پربلا ile ويل ile BELA ile بليه ile AFT )
- FELDSPAT/FELDSPAT[Alm. < FELDSPAT] ile/||/<> ORTOKLAZ/ORTHOCLASE[Fr. < ORTHOCLASE] ile/||/<> LABRADOR/LABRADOR[Fr. < LABRADOR] ile/||/<> PLAJİYOKLAZ/PLAGİOCLASE[Fr. < PLAGIOCLASE]
( Potasyumlu sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu )
- FELSEFE [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- FELSEFE ve/||/<> ANAHTAR KAVRAMLAR
- FELSEFE ile DİSKUR
- FELSEFE ile "FELSEFELER"
- FELSEFE ile/ve KÜLTÜR
- FELSEFE ile/ve ŞİİR
- SÖZCÜK/LER:
FELSEFEDE ile/ve/||/<> BİLİMDE ile/ve/||/<> YAZINDA/EDEBİYATTA
( Kavram. İLE/VE/||/<> Terim. İLE/VE/||/<> Deyim. )
- FELSEFİ GÖRÜŞ/LER ile/ve GÖRELİ FELSEFÎ GÖRÜŞ/LER
- FELSEFÎ SÖYLEM/DİSKUR ile/ve FELSEFÎ EDİM
- FEMORAL ile FEMUR
( Uyluk [ile ilgili], uyluksal. İLE Uyluk kemiği. )
- FEMUR[İng.] ile/değil/yerine/= UYLUK KEMİĞİ
( Uyluk kemiği; memeli iskelet sistemindeki en uzun, en güçlü ve en hacimli kemiktir. Kalçanın bir bölümünü oluşturan bu kemik dizin bir bölümüne kadar uzanır ve vücut yükünün önemli bir bölümünü taşır. Latince’de uyluk anlamına gelen femur sözcüğü uyluk kemiği anlamına gelen os femoris sözcüğünden türetilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FEMUR[Fr. < FEMUR] ile/değil/yerine/=/||/<> UYLUK KEMİĞİ
- FENALIK ile NAZAR ile KÖTÜ HUYLU
( EVIL vs. EVIL EYED vs. EVIL NATURED )
( سوء ile بدي ile خبيثه ile خبيث ile طاغوت ile شر ile زيان آور ile شرارت آميز ile بديمن ile شور چسم ile بد جنس )
( SUE ile BADY ile خبيثه ile KHABYS ile TAGHOT ile SHAR ile ZYAN AVAR ile SHARART AMYZ ile بديمن ile SHOR CHASM ile BAD JENS )
- FENER BALIĞIGİLLER ile/||/<> FENER BALIĞIGİLLER
( Balıklar Pisces sınıfının kemikli balıklar Teleostei takımının ayakçıklılar Pediculati alt takımından vücutları basık ve derileri çıplak ağızları çok büyük Atlantik Pasifik ve Okyanuslarının derinlerinde yaşayan türleri olan bir familya Kemikli balıklardan vücutları basık ve derileri çıplak ağızları çok büyük Atlantik Pasifik ve okyanuslarının derinlerinde yaşayan türleri olan bir familya )
( ANGLERS )
( LOPHIE )
( ANGLERFISCHE )
( LOPHIIDAE, LOPHIUS: FENER BALIĞI | LOPHIIDAE )
- FENER ile/ve/||/<>/> AYAKLI FENER/FANUS[Ar.]
( ... İLE/VE/||/<>/> Süslü, ayaklı fener. | Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap. | Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. | Hamam kubbelerinde içeri aydınlık girmesi için bırakılan deliklerin üzerine konan şişkin cam. )
- FENER[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DENİZ FENERİ | ASKI
( fener alayı fener balığı fener gemisi hayalî fener karpuz fener kırmızıfener şimşekli fener cep feneri deniz feneri el feneri elektrik feneri gelinfeneri gündüz feneri güveyfeneri hırsız feneri Japon feneri borda fenerleri Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı deniz feneri askı Bina çatılarına hamam cami ve medrese kubbelerine içeriye aydınlık girmesini ve havalandırmayı sağlamak üzere yapılan kule biçimindeki camlı çıkıntı )
- FENER ile/||/<> FENER[Yun.]
( a Sinema Türkiyede Sinemaların önyüzlerinin büyük bölümünü kapsayacak boydaki ası Mimarlık Kimi yapıların kubbe ve damlarında içeriye ışık vermek için yapılmış çevresi pencereli bacaya benzeyen üstü kapalı bölüm a dam penceresi 1 Değirmenlerde üst taşın baltacığma bağlı olan ve buğdayın taşlar arasına dökülmesini sağlayan kafes biçiminde bir araç 2 Saat çarklarının bir ucunda bulunan kalın dişli Bursa Eski meddahların tuğlarının dibine yaydıkları örtü üzerine koydukları fener Bu fenerin öykü sırasında yanması gerekirdi Fenerini yakmış olan meddah böylece öyküye başlayacağını belirtmiş olurdu R φανάρι R Bizans φανάριον light lantern lighthouse )
( ΦΑΝΆΡΙ | ΦΑΝΆΡΙΟΝ / φανάρι | φανάριον )
- FENER ile FENERCİ/LİK ile FENERLİ ile FENERSİZ ile FENER ALAYI ile FENER BALIĞI ile FENERLİ BURGU ile FENER BALIĞIGİLLER
- PHENOLS[İng.] / PHENOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOLLER
- FEODAL/FEODAL[Fr. < FÉODAL] ile/||/<> FEODALİZM/FEODALİSME[Fr. < FÉODALISME] ile/||/<> SENYÖR/SEİGNEUR[Fr. < SEIGNEUR]
( Derebeylikle ilgili )
- FEODAL < VIEH[Alm.][:
Mal = Davar]
- FER[Fars. < FER] ile/değil/yerine/=/||/<> CANLILIK | GÜÇ
( kerli ferli Bir şeyin parlak olması canlılık güç I )
- FER[Ar.] ile/ve/||/<>/> FER'İ[Ar.] ile/ve/||/<>/> FERİH[Ar. < FERAH]
( Dal, budak. İLE/VE/||/<>/> Asıla değil fer'e ait olan, ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan. | İkinci dereceden. İLE/VE/||/<>/> Neşeli, sevinçli[< sevinmek]. )
- FER ile FERİ ile FERT ile FERZ ile FERÇ ile FERACE/LİK ile FERACELİ ile FERACESİZ
- FER'[Ar. çoğ. FÜRÛ/FÜRÛAT] ile FERR[Ar.] ile FER[Ar.] ile FER[Fars.]
( Dal, budak. | Tomurcuk. Bir kökten, bir asıldan ayrılan kolların her biri, asıl olmayan, şûbe. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemli olan. İLE Kaçma, firâr. [KERR Ü FERR: Saldırma ve çekilme.("KELLİ-FELLİ" değil KERLİ-FERLİ!)] İLE Türk mûsikîsinde on altı zamanlı, on iki vuruşlu, donanımdan sonra 16/4 biçiminde yazılıp gösterilen bir büyük usûl. İLE Parlaklık, aydınlık, nur [özellikle göz için kullanılır]. | Zîynet, süs, bezek. | Kuvvet, nüfuz, iktidar. )
- FERAH FAHUR/FERİH FAHUR[Fars.] ile/ve/||/<>/> FERAH-DEST[Fars.]
( Rahat rahat, geniş geniş, ferah ferah. @@ Eli açık, cömert. )
- FERAH FAHUR ile/||/<> FERİH FAHUR
- FERAH[Ar.] ile SÜRÛR[Ar.]
- FERAHLAMAK ile FERAHLANMAK ile FERAHLATMAK ile FERAHLANDIRMAK ile FERAH/LIK ile FERAHİ ile FERAH FAHUR ile FERAH FERAH
- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]
( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )
- FERÂSET ile/ve ÂGÂH ile/ve ZİKİR
( Gözün uyanıklığı. İLE/VE Kulağın uyanıklığı. İLE/VE Kalbin uyanıklığı. )
- FERBİYONİYE | SÜTLEĞENGİLLER ile/||/<> SÜTLEĞENGİLLER
( botanik Yaprakları basit almaşlı nadiren karşılıklı dizili kapçık tipte meyveleri olan bir ya da iki evcikli tohumları üzerinde genellikle karunkula denilen yapı bulunan ülkemizde 5 cinsle temsil edilen bir iki ya da çok yıllık otsu ya da çalımsı yapıda genellikle sütlü bitkiler )
( SPURGE FAMILY )
( EUPHORBIACÉES )
( EUPHORBIACEAE )
- FERÇ/FERC[Ar.] ile/değil FECR[Ar.]
( Dişillerde üreme örgeninin dış bölümü. İLE/DEĞİL Güneş doğmadan önce ortalığın ağarmaya başladığı vakit, tan vakti. | Güneş doğmadan önce gün doğusunda görülen aydınlık, tan kızıllığı. )
- FERDİ TAYFUR ile FERDİ TAYFUR
( 1904 - 21 Mart 1958 İLE 15 Kasım 1945 - )
( Selenlendirme sanatçısı. İLE Yorumcu. )
- FERESİYE | ATGİLLER ile/||/<> ATGİLLER
( zooloji Memeliler Mammalia sınıfının toynaklılar Ungulata üst takımının tek parmaklılar Perissodactyla takımından vücut yapılan ince ve çevik orta parmakları çok gelişmiş diğer parmakları küçülmüş ve kaybolmuş vücutları kıllarla kaplı bacakları uzun otçul türleri olan bir familya Zoolojik sınıflandırma içerisinde at eşek katır zebra gibi tek tırnaklı türlerin bulunduğu familyaya verilen genel ad ekuide )
( HORSES | HINNY )
( ÉQUIDÉS | CHEVAUX | BARDOT )
( PFERDE | MAULESEL )
( EQUIDAE | EQUIDAE, EQUUS: AT | EQUUS HINNUS )
( EQUIDI )
( ΙΠΠΟΕΙΔΉ / ιπποειδή )
- FERESİYE | ATGİLLER ile/||/<> BARDO
( (zooloji) @@ Memeliler (Mammalia) sınıfının, toynaklılar (Ungulata) üst takımının, tek parmaklılar (Perissodactyla) takımından, vücut yapılan ince ve çevik, orta parmakları çok gelişmiş, diğer parmakları küçülmüş ve kaybolmuş, vücutları kıllarla kaplı, bacakları uzun, otçul türleri olan bir familya. @@ Zoolojik sınıflandırma içerisinde at, eşek, katır, zebra gibi tek tırnaklı türlerin bulunduğu familyaya verilen genel ad, ekuide. )
( HORSES | HINNY~HINNY | (İNG. HINNY )
( ÉQUIDÉS | CHEVAUX | BARDOT~BARDOT | BARDEAU )
( EQUIDAE | EQUIDAE, EQUUS: AT | EQUUS HINNUS~EQUUS HINNUS )
( PFERDE | MAULESEL~MAULESEL )
( EQUIDI~BARDOTTO )
( ΙΠΠΟΕΙΔΉ / ιπποειδή~ΓΊΝΝΟΣ / γίννος )
- FERESÜL MA | SU AYGIRIGİLLER ile/||/<> SU AYGIRIGİLLER
( Memeliler Mammalia sınıfının çift parmaklılar Artiodactyla takımının geviş getirmeyenler Nonruminantia alt takımından başları ve vücutları çok iri ayakları 4 parmaklı ağızları çok büyük kesici ve köpek dişleri olan su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya Memeliler sınıfının çift parmaklılar Artiodactyla takımının geviş getirmeyenler Nonruminantia alt takımından başları ve vücutları çok iri ayakları 4 parmaklı ağızları çok büyük kesici ve köpek dişleri olan su altında uzun süre kalan türleri olan bir familya hipopotamgiller Su aygırıgiller )
( HIPPOPOTAMS )
( HIPPOPOTAMES )
( FLUSSPFERDE )
( HIPPOPOTAMIDAE, HIPPOPOTAMUS: SU AYGIRI | HIPPOPOTAMIDAE )
- FERFAHİYE ile/||/<> PORTULACACÉES[Fr.] ile/||/<> PRIMULACEAE[Lat.] ile/||/<> SEMİZOTUGİLLER
( botanik )
( PORTULACACÉES )
( PRIMULACEAE )
- FERİBOT[İng. < FERRYBOAT] ile/değil/yerine/=/||/<> ARABALI VAPUR
- FERİH ile FERİH FAHUR
- FERİH[Ar.] ile SÜRÛR
( Çok sevinçli, neşeli. İLE Neşe. )
- FERİSİLER ile SADDUKİLER ile ESSENİLER
( Ferisiler, Tanrı'ya inanır, ruhları, melekleri ve peygamberleri kabul eder ve peygamberlerin gösterdiği yolda yaşamayı, şeriatı savunurdu. Saddukiler, Tanrı'ya inanır, ancak, melekleri kabul etmez, peygamberlere ayrıcalık tanımaz, ruhlara ve ölümden sonra yaşama inanmazdı. Esseniler, ezoterik olanlardı. Yerleşim bölgelerinin uzağında özel tapınaklarda mistik deneyimlerle uğraşırdı. Bunlar daha çok Lut Gölü ve Mısır İskenderiyesi civarında örgütlenmişti. İsa'nın, Esseniler'den olduğu ileri sürülmektedir. )
- FERMAN ile/değil MENŞÛR
( ... İLE/DEĞİL Vezirlik ya da mareşallik rütbesi için çıkarılan ferman. )
- FERMAN ile/değil MENŞÛR
( ... İLE/DEĞİL Vezirlik ya da mareşallik rütbesi için çıkarılan ferman. )
- FERMAN ile/ve/değil TOMAR
- FERMANTASYON[Fr.]/TAHAMMÜR[Ar.] ile/değil/yerine/= MAYALANMA
( Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimlerin etkisiyle uğradığı değişiklik. | Sıvı ya da hamur durumunda bulunan organik maddelerin, kendiliğinden kabarıp köpürerek gaz çıkarması durumu. )
- FERMAR değil FERMUAR
- ZYMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMENTASYON ÖLÇER
- FERMENTE GIDALAR ile/||/<> PROBİYOTİK TAKVİYELER
( Fermente gıdalar doğal probiyotik kaynakları İLE probiyotik takviyeler standardize edilmiş ürünlerdir. Fermente gıdalar ek besin değeri sağlar İLE takviyeler spesifik suşlar içerir. )
( Élie Metchnikoff tarafından 1907 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1916) (Ülke: Rusya/Fransa) (Alan: İmmünoloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Probiyotik kavramı, fermente süt ürünlerinin sağlık faydaları, fagositoz teorisi) )
- FERMI TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE FERMI[Fr.] / FERMI-TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ SICAKLIĞI
- FERMOİR[Fr. < FERMOIR] ile/değil/yerine/=/||/<> FERMUAR
( Giysi çanta vb yerlerde kullanılan karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek cırcır carcur II )
- FERMUAR ile/||/<> CARCUR
- FERMUAR ile FERMUARCI/LIK
- FERROELECTRIC SHUTTER[İng.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİK KAPAĞI
- FERRUM[İng.] ile/değil/yerine/= DEMİR
- FERS | FERES | AT ile/||/<> AYGIR ile/||/<> KISRAK
( (Equus caballus): Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının atgiller (Equidae) takımsından bir memeli türü. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Uzun kıllardan yapılmış yele ve kuyruğu vardır. Geniş bir tırnakla çevrilmiş oları üçüncü parmağının ucu ile yere basar. Asya ve Avrupa yaban atlarından evciIleştirilmiştir. Bütün dünyaya yayılmıştır. Erkeğine aygır, dişisine kısrak denir. Birçok ırkları vardır. @@ (zooloji) @@ Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan. @@ Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür. @@ Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. @@ Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer. Türkmencede de at biçimi kullanılır. -Az at. -Hal hat. Başındaki h- ikincil bir sestir. -Kzk at. -Krg at. -Özb åt. -Yak at. -Çuv ut. Çuvaşçada a'ların u'ya çevrilmesi eski bir kuraldır. Örn. Türkçe kan ~ Çuvaşça yun; Türkçe kanat ~ Çuvaşça śunat; Türkçe altmış ~ Çuvaşça utmăl. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. bk. Doerfer: TMEN 413. Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır. Bu adın Eski Türkçe ulağ'dan geldiği anlaşılıyor (Ligeti: TörK 139-141, 237-238). Rusçada ata verilen lošad' adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz. Bu adın Rusçada kon' sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor. Bu yolda daha çok bilgi almak için bk. G. F. Odintsov: İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke. Moskva 1980. Moğolcada 'at' olarak morin biçimi kullanılır. Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir. bk. yunt. Eski Türkçede ata yunt (yont) adı da verilirdi. Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır. bk. yılkı. || Eski ve yeni bütün diyalektlerde at olarak geçer. Türkmencede de at biçimi kullanılır. -Az at. -Hal hat. Başındaki h- ikincil bir sestir. -Kzk at. -Krg at. -Özb åt. -Yak at. -Çuv ut. Çuvaşçada a'ların u'ya çevrilmesi eski bir kuraldır. Örn. Türkçe kan ~ Çuvaşça yun; Türkçe kanat ~ Çuvaşça śunat; Türkçe altmış ~ Çuvaşça utmăl. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. bk. Doerfer: TMEN 413. Macarların ata verdikleri ló adı eski bir Türk dilinden kalma bir alıntıdır. Bu adın Eski Türkçe ulağ'dan geldiği anlaşılıyor (Ligeti: TörK 139-141, 237-238). Rusçada ata verilen lošad' adının da Türk diyalektlerinden alındığını biliyoruz. Bu adın Rusçada kon' sözünün yerine geçtiği göze çarpıyor. Bu yolda daha çok bilgi almak için bk. G. F. Odintsov: İz istorii gipologičeskoj leksiki v russkom jazyke. Moskva 1980. Moğolcada 'at' olarak morin biçimi kullanılır. Moğolca morin de Rusçaya merin olarak geçmiştir. bk. yunt. Eski Türkçede ata yunt (yont) adı da verilirdi. Çağdaş diyalektlerde yılkı sözü de kullanılır. bk. yılkı. )
( HORSE | STALLION | MARE~STALLION~MARE )
( CHEVAL | ÉTALON | JUMENT~ÉTALON~JUMENT )
( EQUUS CABALLUS~ADMISSARIUS~EQUA )
( PFERD | HENGST | STUTE~HENGST~STUTE )
( CAVALLO~STALLONE~CAVALLA )
( ΆΛΟΓΟ / άλογο~ΕΠΙΒΉΤΟΡΑΣ / επιβήτορας~ΦΟΡΆΔΑ / φοράδα )
- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ
- FERZ[Fars. < FERZ] ile/değil/yerine/=/||/<> VEZİR
- OSCILLATEUR DE FESSENDEN[Fr.] / FESSENDEN-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN OSİLATÖRÜ
- FESSENDEN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN SALINGACI
- FESTİVAL ile ŞENLİKLER ile ŞENLİK
( FESTIVAL vs. FESTIVITIES vs. FESTIVITY )
( جشنواره ile عيدي ile عيد ile اعياد ile بزم ile جشن و سرور )
( JASHNAVAREH ile EYDY ile عيد ile AYAD ile BOZM ile JASHEN VE SARVAR )
- FETİD ile FETOR
( Kokuşuk. İLE Kötü koku. )
- FETVÂ ile KAZA-İ KARAR
- FEUTRE[Fr. < FEUTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> FÖTR
( Şapka çanta çiçek ve başka süs eşyası yapmak için kullanılan ince ve yumuşak keçe Bu keçeden yapılmış şapka )
- FEVİYELER ile/||/<> RUBIACÉES[Fr.] ile/||/<> RIBIACEAE[Lat.] ile/||/<> KÖKBOYASIGİLLER
( botanik )
( RUBIACÉES )
( RIBIACEAE )
- FEVK[Ar.] ile/değil/yerine/= ÜST / YUKARI
- FEVKBEŞER[Ar. < FEVḲ + BEŞER] ile/değil/yerine/=/||/<> FEVKALBEŞER
( insanüstü Üstün nitelikli kimse )
- FEVZ[Ar.] ile ZAFER[Ar.]
- FEWER :/yerine DAHA AZ
- FEYYAZ[Ar. < FEYYĀŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜR
- FEZA'[Ar.] ile HAŞYET[Ar.] ile HAZER[Ar.] ile HAVF[Ar.]
- FİBER[Fr. < FIBER] ile/değil/yerine/=/||/<> FİBER
( Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva veya tahta )
- FİBER ile FİBERGLAS ile FİBERİN
( Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva ya da tahta. İLE Plastik maddelerden, özellikle poliyesterden parçaların yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi. İLE Kan ve lenf serumunda bulunan, albüminli bir madde. )
- FİBER ile FİBRİL ile FİBRÖZ ile FİLAMENT ile FİLAMENTÖZ ile FİLİFORM ile FİLUM ile FİLUM TERMİNALE
( Lif, iplik. İLE Lifçik, iplikçik. İLE Lifli, ipliksi. İLE İplik, tel. İLE İpliksi. İLE İpliksi. İLE İplik, budun. İLE Uç iplik. )
- FIBER :/yerine LİF
- FİBER[İng.] ile/değil/yerine/= LIF
- FİBR- ile/||/<> FİL- ile/||/<> RHABD-/RHABDO-
( Lif. İLE/||/<> İp. İLE/||/<> Çomak biçiminde yapı, çizgili lif. )
- FİBRİLASYON ile/||/<> FLUTTER
( Kalbin düzensiz ve hızlı atması. İLE/||/<> Kalbin düzenli ancak hızlı atması. )
- FIFO/FIRST IN FIRST OUT[İng.] ile/değil/yerine/= İLK GİREN, İLK ÇIKAR
- FIGHTER :/yerine DÖVÜŞÇÜ
- FİGÜR -ile
- FİGÜR = FIGURE[İng., Fr.] = FIGURA[Lat., İsp.]
- FİGÜR ile FİGÜRLÜ ile FİGÜRSÜZ ile FİGÜRASYON
- FİGÜR ile FORM
( Şekil. İLE Biçim/Suret. )
- FİGÜR ile FORM
( Şekil. İLE Biçim/Sûret/Minvâl[Ar.]. )
- FİGURE[Fr. < FIGURE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİGÜR
( Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu )
- FIGURE[İng.] ile/||/<> FIGURE[Fr.] ile/||/<> FIGURA[Lat.] ile/||/<> FİGÜR[Fr. < FIGURE]
( Mantıkta Orta terimin bulunduğu yere göre tasımın aldığı biçim 4 tasım figürü vardır 1 Figürde orta terim büyük önermenin 1 öncülün öznesi konusu küçük önermenin 2 öncül yüklemidir 2 Figürde orta terim iki önermenin de yüklemidir 3 Figürde orta terim iki önermenin de konusudur 4 Figürde orta terim büyük önermenin yüklemi küçük önermenin konusudur )
( FIGURE )
( FIGURE )
( FIGURA )
- FİGÜRLÜ ile MECAZİ ile MECAZİ OLARAK ile FİGÜR ile ŞEKİL LİSTESİ ile ŞEKİL YUMRUK ile RAKAMLAR
( FIGURAL vs. FIGURATIVE vs. FIGURATIVELY vs. FIGURE vs. FIGURE LIST vs. FIGURE PUNCH vs. FIGURES )
( بطور تشبيه ile صورت وار ile تلويحي ile مجازي ile مجازاً ile فرم ile پيکر ile نگاره ile رقم ile اندام ile قلمداد کردن ile عدد ile جدول ارقام ile عددکوب ile رقوم ile اعداد ile ارقام )
( BETOR TASHABYYEH ile SORT VAR ile تلويحي ile MOJAZY ile مجازاً ile FARAM ile PEYKAR ile NEGAREH ile RAGHAM ile ANDAM ile GHALAMDAD KARDAN ile ADAD ile جدول ارقام ile ADADKOOB ile رقوم ile EDAD ile ARAGHAM )
- Fİİ CARİ ile/değil/yerine/= GEÇER DEĞER
- FİİL/FİL[Ar. < FİʿL] ile/||/<> GERUNDİUM/GERUNDİUM[Alm. < GERUNDIUM] ile/||/<> SIFAT/SİFAT[Ar. < ṢİFAT] ile/||/<> ZAMİR/ZAMİR[Ar. < ŻAMĪR] ile/||/<> ZARF/ZARF[Ar. < ẒARF]
( fiil cümlesi fiil çekimi fiil gövdesi fiil kökü fiil tasrifi ad fiil aktif fiil bağ fiil birleşik fiil çekimli fiil dönüşlü fiil edilgen fiil ek fiil etken fiil ettirgen fiil iktidari fiil isim fiil işteş fiil mürekkep fiil olumlu fiil olumsuz fiil sıfat fiil türemiş fiil yardımcı fiil zarf fiil fiili bozuk beklenmezlik fiili bitirme fiili cevher fiili mutavaat fiili müşareket fiili sürerlik fiili tasvir fiili tezlik fiili yakınlık fiili yaklaşma fiili yeterlik fiili eylem Bir kılışı bir oluşu veya bir durumu anlatan zaman ve kiplerle çekimlenebilen ma ekiyle olumsuz biçimi yapılabilen kelime türü eylem )
- FİKİR[Ar. < FİKR] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜŞÜNCE | DÜŞÜN | KURUNTU
( fikir adamı fikir alışverişi fikir babası fikir hayatı fikir hürriyeti fikir işçisi fikir teatisi fikir yazısı fikrisabit ana fikir peşin fikir sabit fikir düşünce düşün kuruntu )
- FİKİR İŞÇİSİ ile/||/<> BEYAZ YAKALILAR
( beyaz yakalılar )
- FİKİR ile/değil/yerine/= DÜŞÜNCE
- FİKİR ile İDEAL OLARAK ile FİKİRLER
( IDEA vs. IDEALY vs. IDEAS )
( طرز فکر ile نقشه کار ile مسلک ile انگاره ile دلخواهانه ile افکار ile ماههاي رومي )
( TARZ FEKAR ile NAQSHEH KAR ile MOSLAK ile ENGAREH ile DELKHAEHANEH ile AFKAR ile MANPANPANAY ROMY )
- FİKİR ile TEZÂHÜR
( IDEA vs. TO APPEAR )
- FİKİR ile/ve/yerine VİCDAN
( IDEA vs./and CONSCIENCE
CONSCIENCE instead of IDEA )
- FİKİR ile/ve ZİKİR
( Felsefe. İLE Tasavvuf. )
- FİKİR ve/> ZİKİR ve/> ŞÜKÜR
- FİKİRLEŞMEK ile FİKİRLEŞTİRMEK ile FİKİR ile FİKİRCİ ile FİKİRLİ/LİK ile FİKİRSİZ/LİK ile FİKİR ADAMI ile FİKİR ESERİ ile FİKİR BABASI ile FİKİR İŞÇİSİ ile FİKİR YAZISI ile FİKİR TEATİSİ ile FİKİR İŞÇİLİĞİ ile FİKİR HÜRRİYETİ
- FİKR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]
- FIKRA[Ar. < FİḲRA] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖŞE YAZISI | PARAGRAF | OMUR
( Kısa ve özlü anlatımı olan nükteli güldürücü hikâyecik köşe yazısı Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri paragraf omur )
- FIKRA | OMUR ile/||/<> OMUR
( Omurgayı yapan kemik ya da azçok kıkırdaklı parçaların herbiri yüksek omurgalı hayvanlarda sentrum denen silindir biçimi bir gövde ile sırtta içinden omuriliğin geçtiği bir kemik yay kapsar biyoloji Omurgayı oluşturan kemik ya da az çok kıkırdaklı parçaların her biri Yüksek omurgalılarda sentrum denen silindir biçiminde bir gövde ile içinden omuriliğin geçtiği merkezî bir delik bulunan parça anat Omurgayı oluşturan kemiklerin her biri vertebra )
( VERTEBRA | BACKBONE | SPINAL CORD )
( VERTÈBRE | COLONNE VERTÉBRALE | MOELLE ÉPINIÈRE )
( WIRBEL | WIRBELSÂULE | RÜCKENMARK )
( VERTEBRA | VERTEBRAE | MEDULLA, SPINA )
( VERTEBRA )
( ΣΠΌΝΔΥΛΟΣ / σπόνδυλος )
- FIKRA | OMUR ile/||/<> OMURGA ile/||/<> OMURİLİK
( Omurgayı yapan kemik ya da azçok kıkırdaklı parçaların herbiri; yüksek omurgalı hayvanlarda sentrum denen silindir biçimi bir gövde ile sırtta, içinden omuriliğin geçtiği bir kemik yay kapsar. @@ (biyoloji) @@ Omurgayı oluşturan kemik ya da az çok kıkırdaklı parçaların her biri. Yüksek omurgalılarda sentrum denen silindir biçiminde bir gövde ile içinden omuriliğin geçtiği merkezî bir delik bulunan parça. @@ anat. Omurgayı oluşturan kemiklerin her biri, vertebra. )
( VERTEBRA | BACKBONE | SPINAL CORD~BACKBONE | BACKBONE, VERTEBRAL COLUMN | COLUMNA VERTEBRALIS~SPINAL CORD | MEDULLA SPINALIS )
( VERTÈBRE | COLONNE VERTÉBRALE | MOELLE ÉPINIÈRE~COLONNE VERTÉBRALE | VERTÉBRALE (COLONNE)~MOELLE ÉPINIÈRE )
( VERTEBRA | VERTEBRAE | MEDULLA, SPINA~VERTEBRAE~MEDULLA ,SPINA | MEDULLA SPINALIS | MEDULLA SPINALIS, MEDULLA: ILIK; SPINA: DIKEN )
( WIRBEL | WIRBELSÂULE | RÜCKENMARK~WIRBELSÂULE | WIRBELSÄULE~RÜCKENMARK )
( VERTEBRA~COLONNA VERTEBRALE~MIDOLLO SPINALE )
( ΣΠΌΝΔΥΛΟΣ / σπόνδυλος~ΣΠΟΝΔΥΛΙΚΉ ΣΤΉΛΗ / σπονδυλική στήλη~ΝΩΤΙΑΊΟΣ ΜΥΕΛΌΣ / νωτιαίος μυελός )
- FIKRALILAR | OMURGALILAR ile/||/<> OMURGALILAR
( Vertebrata vertebra omur İkincilağızlı hayvanlardan kordalılar Chordata altfilumunun bir dalı Omurgası olan hayvanları içine alan geniş bir gruptur Vücutları uzun ve ikiyanlı bakışımlıdır Başları öndedir ye ağız ile duygu organlarını taşır Suda yaşayanlar solungaçlarla karada yaşayanlar akciğerlerle solunurlar Etraflar hayvanın yaşadığı çevreye göre yüzgeç kanat ya da ayak biçimindedir Çokgelişmiş hayvanlardır Yuvarlakağızlılar Cyclostomata balıklar Pisces amfibyumlar Amphibia sürüngenler Reptilia kuşlar Aves ve memeliler Mammalia olmak üzere 6 sınıfı vardır zooloji İkincil ağızlılardan Deuterostomia kordalılar Chordata alt filumunun bir dalı Omurgası olan hayvanları içine alan vücutları uzun ve iki yanlı bakışımlı başları önde olup ağız ile duygu organlarını taşıyan suda yaşayanlar solungaçlarla karada yaşayanlar akciğerlerle solunum yapan ekstremiteleri hayvanın yaşadığı çevreye göre yüzgeç kanat ya da ayak biçiminde olan çok gelişmiş geniş bir grup Yuvarlak ağızlılar Cyclostomata balıklar Pisces amfibyumlar Amphibia sürüngenler Reptilia kuşlar Aves ve memeliler Mammalia olmak üzere altı sınıfı vardır )
( VERTEBRATES | INVERTEBRATES )
( VERTÉBRÉS | INVERTRÉBRATES )
( WIRBELTIERE | WIRBELLOSEN )
( VERTEBRA | VERTEBRATA | VERTEBRATA, VERTEBRA: OMUR | -IN, VERTEBRA )
( VERTEBRATI )
( ΣΠΟΝΔΥΛΩΤΆ / σπονδυλωτά )
- FIKRALILAR | OMURGALILAR >< OMURGASIZLAR
( (Vertebrata), (Lat. vertebra = omur): İkincil-ağızlı hayvanlardan kordalılar (Chordata) alt-filumunun bir dalı. Omurgası olan hayvanları içine alan geniş bir gruptur. Vücutları uzun ve iki-yanlı bakışımlıdır. Başları öndedir ye ağız ile duygu organlarını taşır. Suda yaşayanlar solungaçlarla, karada yaşayanlar akciğerlerle solunurlar. Etraflar, hayvanın yaşadığı çevreye göre yüzgeç, kanat ya da ayak biçimindedir. Çok-gelişmiş hayvanlardır. Yuvarlak-ağızlılar (Cyclostomata), balıklar (Pisces), amfibyumlar (Amphibia), sürüngenler (Reptilia), kuşlar (Aves), ve memeliler (Mammalia) olmak üzere 6 sınıfı vardır. @@ (zooloji) @@ İkincil ağızlılardan (Deuterostomia), kordalılar (Chordata) alt filumunun bir dalı. Omurgası olan hayvanları içine alan, vücutları uzun ve iki yanlı bakışımlı, başları önde olup ağız ile duygu organlarını taşıyan, suda yaşayanlar solungaçlarla, karada yaşayanlar akciğerlerle solunum yapan, ekstremiteleri hayvanın yaşadığı çevreye göre yüzgeç, kanat ya da ayak biçiminde olan, çok gelişmiş geniş bir grup. Yuvarlak ağızlılar (Cyclostomata), balıklar (Pisces), amfibyumlar (Amphibia), sürüngenler (Reptilia), kuşlar (Aves) ve memeliler (Mammalia) olmak üzere altı sınıfı vardır. )
( VERTEBRATES | INVERTEBRATES~INVERTEBRATES | (YUN. AVERTEBRATA )
( VERTÉBRÉS | INVERTRÉBRATES~INVERTRÉBRATES | INVÉRTEBRATES )
( VERTEBRA | VERTEBRATA | VERTEBRATA, VERTEBRA: OMUR | -IN, VERTEBRA~-IN, VERTEBRA | INVERTEBRATA )
( WIRBELTIERE | WIRBELLOSEN~WIRBELLOSEN )
( VERTEBRATI~INVERTEBRATI )
( ΣΠΟΝΔΥΛΩΤΆ / σπονδυλωτά~ΑΣΠΌΝΔΥΛΑ / ασπόνδυλα )
- FIKRASIZLAR | OMURGASIZLAR ile/||/<> OMURGASIZLAR
( İnvertebrata in sız vertebra omur Bugün artık hayvanların sınıflandırılmasına sokulmayan ve omurgalı hayvanlar dışta kalmak üzere öteki bütün hayvanları içine alan hayvanlar Animalia âleminin eski bir bölümü Invertebrata in sız vertebra omur Bugün artık hayvanların sınıflandırılmasında kullanılmayan omurgalı hayvanlar dışta kalmak üzere öteki bütün hayvanları içine alan hayvanlar Animalia âleminin bir bölümü Omurgalı hayvanlar dışındaki homojen olmayan ve çok çeşitlilik gösteren hayvan gruplarını içine alan bir grup Omurgalılar dışında kalan tüm hayvanlar alemi avertebrata invertebrata )
( INVERTEBRATES | (YUN. AVERTEBRATA )
( INVERTRÉBRATES | INVÉRTEBRATES )
( WIRBELLOSEN )
( -IN, VERTEBRA | INVERTEBRATA )
- FİKRİYAT ile/değil/yerine/= DÜŞÜNLER/DÜŞÜNCELER
- FİKSATÖR/FIXER[İng.] ile/değil/yerine/= SABİTLEYİCİ
- Fİ'L[Ar.] ile HALK[Ar.] ile TAĞYÎR[Ar.]
- FİL[Ar. < FÎL] ile KİNCER[Fars.]
( ... İLE Büyük fil. )
( EFYÂL/FÜYÛL[Ar. < FÎL]: Filler. [bilinen büyük hayvanlar] )
- FİLAR/FİLAR[Yun. < ] ile/||/<> BABET/BABETTE[Fr. < BABETTE]
( Hafif bir terlik )
- FİLAR[Yun.] ile/||/<> ESKİDEN GİYİLEN HAFİF BİR TERLİK
( eskiden giyilen hafif bir terlik Bugün yalnız yerel ağızlarda kalmıştır R φελλάριον bir çeşit ayakkabı olarak kullanılan φελλὸςun küçültmesi Bulgarca viral fileri firali bir çeşit ayakkabı Sırpça filar kadın ayakkabısı biçimleri de Rumcadan alınmıştır )
( *ΦΕΛΛΆΡΙΟΝ / *φελλάριον )
- FİLAR[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> FİLAR
( Hafif bir terlik )
- FİLAR ile FİLARLI ile FİLARSIZ
- FİLARMONİ/K ile/değil/yerine/= EZGİSEVİ/EZGİSEVER
- FILDIR ile/||/<> YELDEĞİRMENİNİN KANATLARI. (ASLANLI -KÜTAHYA)
( Yeldeğirmeninin kanatları Aslanlı Kütahya )
- FILE vs. FOLDER
- FILE[İng.] ile/||/<> DOSYA[Fr. < DOSSIER]
( FILE )
( DOSSIER )
- FİLFİL ile/||/<> BİBER ile/||/<> BİBER[Yun.]
( botanik Patlıcangiller Solanaceae familyasından uzun bakka tipinde meyvesi olan ülkemizde kültürü yapılan tek yıllık otsu bitkiler Türkçede büber biçimi de geçer Az biber Yaygın bir inanca göre Eski Hintçe pippaliden gelir Piper longum Uhlenbeke göre Eski Hintçe pippalinin kökeni karışıktır Aaltoya göre NM 50 1323 StO 59 1626 özellikle 24 Eski Hintçeye Dravidceden geçmiştir Latincede piper olarak geçer Grekçede πεπέρι olarak kalmıştır Türkçeye Rumcadan geçtiği anlaşılıyor R πεπέρι πιπέρι Bulgarca pipér biçimi de Rumcadan alınmıştır Arnavutça biber Türkçeden kalma bir alıntıdır Sırpça bìber biçimi de Türkçeden geçmiştir Škaljić Turc 141 Sırpça pàpar biçiminin Balkan Latincesinden kaldığı anlaşılıyor Skok EtRj 2 601 Sırpçada ve Hırvatçada kullanılan paprika biçimi bitki adlarında kullanılan ika ekiyle kurulmuş bir türevdir Macarca paprika Hırvatçadan alınmıştır TESz 3 9394 Macar mutfağında özel bir yer tutmuş Macarcadan birçok Avrupa diline geçmiştir paprica paprika Paprika paprika paprika páprika Belli başlı Avrupa dillerinde kullanılan adı Latince piperden gelir Örn red pepper spanischer Pfeffer poivre dEspagne poivre de Cayenne krasnyj perec Eskiden Macarcada bibere törökbors Türk kara biberi adı verilmiştir Buna göre bitkinin Macaristana Balkan yoluyla geldiği anlaşılıyor Mısır ve tütün gibi Helmer Smithe göre en eski Hintçe biçimi pilpol ī olabilir Arapça fulful Farsça filfil fulful biçiminin de Eski Hintçeden kökenlendiği anlaşılıyor Biber bitkisi ve adı Sami dillere büyük bir olasılıkla deniz yoluyla pilpal olarak geçmiştir Orta Türkçede kullanılan biblī biçiminin de Eski Hintçeden geldiği açıktır Clauson ED 292b Kâşgarlı Mahmuda göre Orta Türkçede bitmül biçimi de geçer Bu yolda daha çok bilgi edinmek için Clauson ED 305b Bailey Köprülü Arm 2 55 Kâşgarlı Mahmudun aktardığı veriyi bıtmul diye okumuştur Ona göre birinci hecesi ptpidi pepper biçiminden gelir Bu biçim ise Hintçe pippala Hotence pipala nın karşılığı olarak değerlendirilebilir Räsänen V 75a Ş Samiye göre biberin öz Türkçesi ıssı ottur Bu ad Anadolu ağızlarında ıssı ot ıssot ısot issi ot isi ot issot isot istot olarak geçer isot )
( CAPSICUM, RED PEPPER, GUINEA PEPPER )
( PIMENT ANNUEL | PIMENT, CAPSIQUE, POIVRE DE GUINÉE )
( ECHTE BEISSBEERE, ROTER GUINEA PFEFFER )
( CAPSICUM ANNUM | CAPSICUM ANNUUM )
- FİLGİLLER ile/||/<> FİLGİLLER
( Elephantidae elephas fil Omurgalı hayvanlardan memeliler Mammalia sınıfının hortumlumemeliler Proboscidea takımından bir familyası Başları çok büyüktür Beyinleri iyi gelişmiştir Anlaklıdırlar Dişleri az sayıdadır İki üst kesici dişler çok uzamıştır Köpek dişleri yoktur Bacakları kısa yuvarlak ve 5 parmaklıdır Dişleri oyularak süs eşyası yapılır Çok kuvvetli olduklarından yük ve binek hayvanı olarak kullanılırlar Bazı türlerinin soyu tükenmiştir Karada yaşayan memelilerin en büyükleridirler Bitki yerler Afrika ve Güney Asyada yaşarlar Hindistan fili Elephas maximus Afrika fili E africanus mamut E primigenius iyi bilinen türleridir zooloji Memeliler Mammalia sınıfının hortumlu memeliler Proboscidea takımından başları çok büyük beyinleri iyi gelişmiş dişleri az sayıda İki üst kesici dişleri erkekte çok uzamış köpek dişleri olmayan bacakları kısa yuvarlak ve beş parmaklı dişleri oyularak süs eşyası yapılan çok kuvvetli olduklarından yük ve binek hayvanı olarak kullanılan karada yaşayan memelilerin en büyüklerini içine alan bir familya )
( ELEPHANTS )
( ÉLÉPHANTS | ÉLÉPHANTIDES )
( ELEFANTEN )
( ELEPHAS | ELEPHANTIDAE | ELEPHANTIDAE, ELEPHAS: FIL )
- FİLİGRAN'DA:
BULGAR ile/ve/||/<>/> AVRUPA
( 1282 - En eski filigran. )
- CEVHER[Osm.] / ORE DRESSING[İng.] / MINERAUX, MINERAI, PRÉPARATION MÉCANIQUE DES MINERAIS[Fr.] / ERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ, CEVHER ÖN HAZIRLAMA İŞLEMİ
- FİLLER ve/||/<>/> ÇİMENLER
( Tepinir. VE/||/<>/> Ezilir. )
(1996'dan beri)